<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru" version="2.0">
    <channel>
        <title>Sektörel &quot;Ekonomi, Sağlık, Eğitim, Dünya, Siyaset&quot;</title>
        <link>https://www.sektorel.com.tr/</link>
        <description>Sektorel Ekonomi, Sağlık, Eğitim, Siyaset, tarih, yaşam, Yerel Haberler</description>
        <language>tr</language>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/iskenderun-arsuz-hattinda-ekoturizm-rotasi-icin-arazi-calismasi-84849</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İskenderun-Arsuz Hattında Ekoturizm Rotası İçin Arazi Çalışması</h1>
                        <h2>Hatay’ın İskenderun ve Arsuz ilçeleri arasında yer alan, zengin doğal ve kültürel potansiyeliyle dikkat çeken bölgede ekoturizm rotası oluşturulması amacıyla Hatay Orman Bölge Müdürü İlkay Günay ve beraberindeki heyet arazi çalışması gerçekleştirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/09/iskenderun-arsuz-hattinda-ekoturizm-rotasi-icin-arazi-calismasi-1789803360.jpg">
                        <figcaption>İskenderun-Arsuz Hattında Ekoturizm Rotası İçin Arazi Çalışması</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hatay Orman Bölge Müdürü İlkay Günay ve beraberindeki heyet, bölgenin doğal ve kültürel değerlerinin turizme kazandırılması, vatandaşların doğayla buluşturulması ve bölge ekonomisine katkı sağlanması amacıyla planlanan ekoturizm rotasına yönelik güzergâh belirleme çalışmaları kapsamında sahada incelemelerde bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gerçekleştirilen arazi gezisinde, bölgenin doğal güzellikleri, orman varlığı ve turizm açısından değerlendirilebilecek alanları incelenerek oluşturulması planlanan ekoturizm rotasının güzergâhına ilişkin değerlendirmeler yapıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çalışmaların, bölgedeki doğal ve kültürel değerlerin korunarak turizme kazandırılmasına, yerel ekonominin canlandırılmasına ve vatandaşların ormanlardan daha fazla faydalanmasına katkı sağlaması hedeflendiği belirtildi.</span></span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/hatayda-uzum-hasadini-baslatti-84848</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hatay'da Üzüm Hasadını Başlattı</h1>
                        <h2>​​​​​​​Hatay Valisi Mustafa Masatlı ,Hassa ilçesinde üzüm hasadına katılarak ilçedeki hasad sezonunu başlattı.  Bu yıl il genelinde 85 bin ton üzüm rekoltesi beklendiği belirtildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/09/hatayda-uzum-hasadini-baslatti-1789646025.jpg">
                        <figcaption>Hatay'da Üzüm Hasadını Başlattı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hatay, üzüm üretiminde Türkiye genelinde 7’nci sırada yer alırken, Hatay’da 2025 yılında 49 bin 750 dekar alanda 84 bin 477 ton üzüm üretildiği ve 2026 yılında ise il genelinde 85 bin ton rekolte beklendiği belirtildi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hatay’da en çok tercih edilen üzüm çeşitleri Pafi, Horoz Karası, Hatun Parmağı, Perlette, Sultani Çekirdeksiz, Trakya İlkeren, Yalova İncisi ve Mevlana olarak sıralanıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hassa da üzüm hasadı için bağa giren Hatay Valisi Mustafa Masatlı ,tarımsal üretimimize devam etmeye, üreticilerimizi desteklemeye ve ürünlerinin bir an önce hasat edilip pazara ulaştırılması için çalışmaya devam ediyoruz diyerek şunların söyledi</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​“ Bir şehrin ayağa kalkması; sadece konutları, iş yerleri, altyapısı ve kamu tesisleriyle mümkün olmaz. Şehrin, başta tarım olmak üzere tüm üretim alanlarının harekete geçmesi gerekir. Bu anlamda şehrimiz, Türkiye'nin önemli tarımsal merkezlerinden biridir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Bugün de üzüm hasadındayız. Üzüm üretimi hem şehrimiz hem de ülkemiz açısından büyük önem taşımaktadır. 2025 yılında yaklaşık 50 bin dekarlık alanda 84 bin 477 ton üzüm hasat etmiştik. Bu yıl da yine yaklaşık 50 bin dekarlık sahada 85 bin ton üzüm rekoltesi bekliyoruz. Beklenen bu 85 bin tonluk rekoltenin yaklaşık 81 bin tonu, inşallah Hassa ilçemizde gerçekleşecektir."</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Üzümleri hasadı için bir araya gelinen bağ sahibi Çiftçi Mustafa Tatar, ürettikleri ürünleri çevre illere sattıklarını 250 dönüm üzüm ekili arazi sabinin olduğunu ve yaklaşık olarak 250 ton rekolte beklediğini söyledi.</span></span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/izmirli-cocuklar-iklim-krizine-karsi-bulustu-84847</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 14:51:28 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İzmirli çocuklar, iklim krizine karşı buluştu</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/09/izmirli-cocuklar-iklim-krizine-karsi-bulustu-1789645888.jpg">
                        <figcaption>İzmirli çocuklar, iklim krizine karşı buluştu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Sosyal İklim Derneği tarafından Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği iş birliğiyle UNICEF Türkiye’nin Avrupa Birliği eş finansmanlı ACAR Projesi kapsamında Çocuk İklim Forumu gerçekleştirildi. Tarihi Bıçakçı Han’da düzenlenen forumda çocuklar, hazırladıkları talepleri projenin paydaş belediyeleri olan İzmir Büyükşehir Belediyesi, Konak Belediyesi ve Bornova Belediyesi'ne sunacak, o fikirler COP31 İklim Değişikliği Konferansı’na ulaşacak.</p>

<p>İzmir'de yaşayan 10-18 yaş arasındaki 40 çocuk, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde Tarihi Bıçakçı Han'da düzenlenen İzmir Çocuk İklim Forumu'nda bir araya geldi. Sosyal İklim Derneği tarafından yürütülen, UNICEF Türkiye'nin Avrupa Birliği eş finansmanlı ACAR Projesi kapsamında desteklenen ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği iş birliğiyle gerçekleştirilen forum, çocukların iklim krizinin kentleri üzerindeki etkilerini kendi bakış açılarıyla tartışacağı ve somut politika önerileri geliştirecekleri katılımcı bir alan olarak tasarlandı. İzmir Çocuk İklim Forumu, Sosyal İklim Derneği'nin yürütücülüğünde hayata geçirilen “İklim için Çocukların Sesi” projesinin İzmir ayağını oluşturdu. Proje kapsamında İzmir'in ardından Ankara, Gaziantep ve İstanbul'da da Çocuk İklim Forumları düzenlenecek. Projenin paydaş belediyeleri arasında ise İzmir Büyükşehir Belediyesi, Konak Belediyesi ve Bornova Belediyesi yer aldı. Gün boyunca süren çalışmaların sonunda katılımcı çocuklar, kendi belirledikleri önceliklere dayanan ve katılımcılar tarafından imzalanan bir Çocuk İklim Talepleri Bildirgesi hazırladı. Bildirge, forumun paydaş belediyelerinin yetkililerine resmi olarak sunulacak ve ardından bu yıl Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Değişikliği Konferansı’nda yetkililere iletilecek.</p>

<p><strong>“Fikirlerinizi</strong><strong> ileteceğiz”</strong></p>

<p>Foruma katılarak çocuklarla bir araya gelen İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, interaktif bir konuşma gerçekleştirdi. Çocuklara iklim krizine ilişkin sorular soran Okyay, “Sizler büyüme çağındasınız. Sağlıklı gıdaya ulaşmak en büyük hakkınız. Ancak bir gıda krizi olduğunda bundan herkes eşit şekilde mi etkilenir? Biz buna ‘iklim adaleti’ diyoruz ve iklim adaleti kavramı çok önemli. Yaptığınız çalışmalarda iklimin farklı gruplardaki çocukları, özellikle farklı ekonomik durumdaki çocukları nasıl etkileyeceğini de düşünün. Fikirlerinizi çok merak ediyorum. Bu forumdan sizlerden birçok söz, fikir, öncelik çıkacak. Şimdi söz sizin. Biz de onları Birleşmiş Milletler COP31 İklim Değişikliği Konferansı’na götüreceğiz ve önceliklerinizi onlara ileteceğiz” dedi.</p>

<p><strong>“Bugün söz sizde”</strong></p>

<p>Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Genel Sekreteri Gökçe Başkaya da “Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği olarak Dünya Sağlık Örgütü’nü Türkiye’de temsil eden kuruluşuz. Dünya Sağlık Örgütü de sağlıklı bir şehri; insanların güvenle yaşayabildiği, temiz havaya, suya, doğaya ve sağlıklı yaşam koşullarına erişebildiği bir yer olarak tanımlıyor. Biz de Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği olarak sağlığın sağlık hizmetlerinden, hastanelerden, hastane hizmetlerinden önce yaşadığımız mahallelerde, sokaklarda, parklarda ve okullarda başladığına inanıyoruz. Dünya Sağlık Örgütü, çocukların ‘Sağlıklı nesiller için sağlıklı şehirler’ çalışmalarıyla çocukların sağlıklı güvenli doğaya uyumlu kentlerde büyümesini hedefliyor. Bu vizyon doğrultusunda bugün bu forumu gerçekleştiriyoruz. Sağlıklı nesillerin yetişeceği kentleri de çocukların deneyimleri ve fikirleri ile birlikte şekillendirmek istiyoruz. Bugün söz sizde” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Taleplerinizi aktarmak istiyoruz”</strong></p>

<p>Sosyal İklim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Gaye Tuğrulöz ise “İklim için Çocukların Sesi projesinde Türkiye’nin farklı bölgelerinden, şehirlerinden çocuklar bir araya gelerek şehirlerindeki doğa, çevre iklim meselelerini konuşuyor ve şehirde onlar için çalışan belediye temsilcilerine taleplerini anlatıyor. Buradan da bu sene Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Değişikliği Konferansı’na sizlerin sözlerini götüreceğiz. Sizlerin taleplerini onlara aktarmak istiyoruz. Bu süreci destekleyen, finanse eden Avrupa Birliği ve UNICEF’e çok teşekkür ediyorum ama bunu yerelde Sağlıklı Kentler Birliği ile beraber yürütmeseydik İzmir Büyükşehir Belediyesi, Konak Belediyesi ve Bornova Belediyesi ile bir araya gelmeseydik bunu yürütmek imkânsız olurdu. O yüzden destekleri için her kurumumuza ayrı ayrı teşekkür ediyorum” diye konuştu.</p>

<p>Forum kapsamında “İklim Kriziyle Mücadele: Dünyamız için Neler Yapabiliriz?” başlıklı oturum düzenlendi. Daha sonra çocuklar tematik grup çalışmalarında fikir üreterek Çocuk İklim Talepleri Bildirgesi hazırladı.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/inciralti-nda-arabada-sinema-keyfi-84846</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 14:51:20 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İnciraltı nda arabada sinema keyfi</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/09/inciralti-nda-arabada-sinema-keyfi-1789645880.jpg">
                        <figcaption>İnciraltı nda arabada sinema keyfi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği “Yeniden Sinematek Arabada Film Keyfi” etkinliğinde İnciraltı’nda 200 araçlık alan sinemaseverlerle doldu. Film tutkunları, açık havada “Kurtuluş Projesi”ni izlerken geçmişin araba sineması kültürünü yeniden deneyimleme şansı buldu.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sinemaseverleri açık havada, nostaljik bir deneyimle buluşturduğu “Yeniden Sinematek Arabada Film Keyfi” etkinliği İnciraltı Süleyman Demirel Meydanı’nda beşinci kez başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen etkinlik, sinema ile nostaljiyi bir araya getirdi. Etkinliğe QR kod uygulamasıyla giriş yapan sinemaseverler, yaklaşık 2,5 saat boyunca arabalarının içinden “Kurtuluş Projesi” filminin heyecanını yaşadı. Araçlarını alana park eden izleyiciler, filmin sesini radyo sistemi üzerinden dinlerken açık havada beyaz perde deneyiminin tadını çıkardı.</p>

<p><strong>Her salı farklı bir film</strong></p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Sinema Koordinatörü Emine Uysal Berger, etkinliğe gösterilen ilginin yoğun olduğunu belirtti. Berger, son dönemin öne çıkan filmleriyle klasiklerden oluşan bir seçki hazırladıklarını ifade ederek şöyle konuştu: “Her hafta salı günü bir film gösterimimiz olacak. Her yılın heyecanla beklenen etkinliği. Herkes için çok heyecan verici. Arabaların içinden filmi seyredip, radyo sistemi üzerinden de sesleri dinleyebiliyorlar. Yani hem deneyim olarak heyecan verici hem de sevdikleri insanlarla bir arada güzel anlar yaşıyorlar.”</p>

<p><strong>“Böyle etkinliklere ihtiyacımız var”</strong></p>

<p>Etkinliğe ilk kez katılan İletişim Fakültesi mezunu Irmak Yılman, duyuruyu gördüğünde heyecanlandığını belirterek, “Böyle etkinliklere ihtiyacımız var bence. Özellikle bu dönemlerde. Hem ilgimi çektiği için hem de böyle bir etkinliğin keyifli olacağını düşündüğüm için katıldım” dedi.</p>

<p>Ahu Ayaz Arslan da eşi Güvenç Arslan ile etkinliğe ilk kez katıldıklarını söyledi. Ahu Ayaz Arslan, “Etkinliği görünce katılmak, arabayla bir deneyim yaşamak istedik. Teşekkür ediyoruz böyle bir etkinlik düzenledikleri için. Arabada nasıl film izlenir diye merak ettiğimiz için geldik” diye konuştu. Güvenç Arslan ise bu deneyimi ailece yaşamak istediklerini belirterek, “Hollywood filmlerinde çocukluk zamanlarımızda üstü açık araçlardan film izlendiğini görmüştük. Biz de bir tecrübe edelim dedik. Organize edenlere de teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Eski bir kültürü yeniden yaşıyoruz”</strong></p>

<p>İlk kez arabada film izleyeceğini söyleyen Kürşat Kılıç ise heyecanını şu sözlerle anlattı: “Dört gözle bekliyordum bu filmi görmeyi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum. Arabanın içinde film izlemek eski bir kültür, eski bir gelenek. Bunu tekrar yaşadığımız için mutluyum.”</p>

<p>Eşi ve oğluyla gelen Murat Kurtiş de uzun süredir etkinlikleri takip ettiğini ancak ilk kez katılma fırsatı bulduğunu söyledi. Kurtiş, “Bu yıl etkinliğin olduğunu gördüm. Katılımcı olarak başvurdum. Geldim. Çok güzel bir etkinlik olmuş. Belediyeye teşekkür ediyorum. Eşim ve oğlum da bu deneyimi yaşasın diye onlarla geldim” dedi.</p>

<p><strong>Bilim kurgu heyecanı İnciraltı’nda</strong></p>

<p>Yönetmen koltuğunda Phil Lord ve Christopher Miller’ın oturduğu, 2026 ABD yapımı “Kurtuluş Projesi”, Andy Weir’ın aynı adlı eserinden sinemaya uyarlandı. Başrolünde dünyaca ünlü oyuncu Ryan Gosling’in yer aldığı bilim kurgu ve dram türündeki film, insanlığın geleceğini tehdit eden büyük bir krize çözüm bulmak üzere uzaya gönderilen fen bilgisi öğretmeni Ryland Grace’in hikâyesini anlatıyor.</p>

<p><strong>Sırada “Demir Dev” var</strong></p>

<p>“Yeniden Sinematek Arabada Film Keyfi”nin bir sonraki gösterimi 22 Eylül Salı günü gerçekleştirilecek. Çocukların da katılabileceği etkinlikte, Türkçe dublajlı “Demir Dev” filmi gösterilecek. Brad Bird’ün yönetmenliğini üstlendiği 1999 ABD yapımı animasyon, macera ve bilim kurgu türündeki film, Ted Hughes’un The Iron Man adlı eserinden sinemaya uyarlandı. “Demir Dev”, Amerika’nın Maine eyaletindeki küçük bir kasabada yaşayan 9 yaşındaki Hogarth ile uzaydan gelen dev bir metal robotun karşılaşmasıyla başlayan macerayı konu alıyor.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/izmirlilerin-saglik-ve-esenlik-duragi-izsem-84845</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 14:51:09 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İzmirlilerin sağlık ve esenlik durağı: İZSEM</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/09/izmirlilerin-saglik-ve-esenlik-duragi-izsem-1789645869.jpg">
                        <figcaption>İzmirlilerin sağlık ve esenlik durağı: İZSEM</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin beş ayrı noktada hizmet veren İzmir Sağlık ve Esenlik Merkezleri (İZSEM), İzmirlilerin sağlık ve yaşam kalitesini destekleyen ücretsiz hizmetlerini sürdürüyor. Psikolojik destekten diyetisyen ve beslenme danışmanlığına; fizyoterapi, yoga ve pilatesten koruyucu sağlık çalışmalarına kadar farklı alanlarda hizmet sunan İZSEM’ler, her yaştan yurttaşa kapılarını açıyor.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Küçük Çiğli, Nergiz, Karabağlar (Yurdoğlu Engelli Hizmet Merkezi), Konak Center ve Talatpaşa olmak üzere beş ayrı noktada hizmete sunulan İzmir Sağlık ve Esenlik Merkezleri (İZSEM), İzmirlilerin hem fiziksel hem de ruhsal iyilik hallerini destekliyor. Ücretsiz ve herkese açık merkezlerde çocuk, ergen ve yetişkinlere yönelik çok sayıda sağlık hizmeti sunuluyor. İzmirliler, farklı ihtiyaçlarına yönelik hizmetlerden ücretsiz olarak faydalanırken, merkezlerde düzenlenen çalışmalar sayesinde sosyalleşme ve günlük yaşamlarını destekleme imkânı da buluyor.</p>

<p><strong>“Ücretsiz ve herkese açık”</strong></p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSEM Sorumlusu Dr. Hilal Sipahi, hizmetler hakkında şu bilgileri paylaştı: “İzmir Sağlık Esenlik Merkezleri, beş ayrı noktada hizmet veriyor. Ayrıca Hatay Kadın Danışma Merkezi'nde psikolojik destek hizmeti için bir psikoloğumuz görev yapıyor. Yaş grubu ayırt etmeksizin bütün İzmirli yurttaşlarımıza hizmet veriyoruz. Çocuk, ergen, yetişkin, aile ve çift terapisi gibi psikolojik destek ile diyetisyen ve beslenme danışmanlığı hizmetleri sunuyoruz. Nergiz’deki İZSEM bünyesinde yer alan Diyabet Farkındalık Merkezi’nde diyabete yönelik çalışmalar yapılıyor. Küçük Çiğli ve Konak Center’daki İZSEM’lerimizde Gönüllü Danışmanlık Test Merkezi’miz var. Burada da HIV ve diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklara yönelik anonim testler yapılıyor ve danışmanlık hizmeti veriliyor. Tüm bunların yanında cinsiyet, yaş ve sağlık durumlarına özel olarak kişilere koruyucu sağlık hizmetleri konusunda bilgilendirme yapıyoruz. Küçük Çiğli’de bulunan merkezimizde spor eğitmenimiz, fizyoterapistimiz ve beden eğitimi öğretmenimiz tarafından pilates, yoga, egzersiz hizmetleri veriliyor. Bu hizmetleri bir yılı aşkın bir süredir sağlıyoruz.”</p>

<p>Merkezlerin vatandaşlar tarafından kısa sürede bilinir hale geldiğini belirten Sipahi, “Hem merkezlerimizden aldıkları hizmetten hem de ekip arkadaşlarımızın çalışmalarından çok memnun olduklarını iletiyorlar. İzmir’in pek çok noktasında bu hizmetlerimizi ücretsiz ve herkese açık sunuyoruz” dedi.</p>

<p><strong>“Herkese tavsiye ederim”</strong></p>

<p>İZSEM’de yoga ve pilates derslerine katılan Ayhan Demirkapı, “İZSEM’den çok iyi bir şekilde faydalanıyorum. İZSEM’e diyetisyenle başladım. Diyetisyen hizmeti bana bir basamak oldu ve ondan sonra pilates ve yogaya geldim. Görevliler son derece yetkin. Ben eski sporcu olduğum halde burada bilmediğim birçok konuyu öğrendim. Çok memnunum, herkese kesinlikle tavsiye ederim. Bu ortamı dışarıda bulmak mümkün değil” dedi.</p>

<p><strong>“Hayata bakış açım değişti”</strong></p>

<p>İZSEM’den hizmet alan İğdem Aydın da “İZSEM’e gelmeye başladığımdan beri olumlu etkilerini görüyorum. Ben pilatese geliyorum, kızım da psikoloğa geliyor. Aile olarak çok memn</p>

<p>unuz. Sosyalleşip yeni insanlar tanıyorum. Hayata bakış açım değişti” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Sağlık sorunlarım çözüldü”</strong></p>

<p>Ayfer Korkmaz ise “İZSEM’de pilates ve yogaya geliyorum. Çok güzel geçiyor. Hocalarımız profesyonel. Çok memnunuz. Birtakım sağlık sorunları yaşamıştım. Buraya başlayınca sağlık sorunlarım çözüldü. Severek geliyorum ve arkadaşlarıma da öneriyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İZSEM’den yararlanmak isteyen yurttaşlar, 153 Hemşehri İletişim Merkezi’ni arayarak randevu oluşturabiliyor.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/fast-food-beslenme-genclerde-kolon-kanseri-riskini-artiriyor-84844</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Fast Food Beslenme Gençlerde Kolon Kanseri Riskini Artırıyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/09/fast-food-beslenme-genclerde-kolon-kanseri-riskini-artiriyor-1789645861.jpg">
                        <figcaption>Fast Food Beslenme Gençlerde Kolon Kanseri Riskini Artırıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İleri bir yaş hastalığı olarak bilinen kolon kanseri, son yıllardaki modern yaşam tarzı nedeniyle genç yaşlardaki bireylerde de hızla artıyor. Kolon kanserinin gençlerde hızla artmasının basında ise hareketsizlik, işlenmiş gıdalar, obezite ve sağlıksız yaşam alışkanlıkları ve genetik yatkınlıklar geliyor. Dışkıda kan, bağırsak alışkanlıklarında değişiklik, geçmeyen karın ağrısı, açıklanamayan kilo kaybı ve kansızlık gibi belirtilerin hemoroid veya sindirim sorunlarıyla karıştırılmaması büyük önem taşıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Rumeysa Atabey, gençlerde artan kolon kanseri riski ve erken tanının önemi hakkında bilgi verdi.</p>

<p><strong>Modern yaşam tarzı kolon kanserine davetiye çıkarıyor</strong></p>

<p>Modern yaşam tarzı, gençlerde kolon kanseri riskini artıran önemli faktörler arasında yer almaktadır. Hareketsizlik, fast food, işlenmiş ve hazır gıdalar, ekran başında geçirilen uzun saatler, uyku düzensizliği ve yoğun stres bağırsak sağlığını olumsuz etkileyebilmektedir. Yüksek oranda işlenmiş gıda tüketiminin kolon kanseri riskini artırabileceğine ilişkin çalışmalar bulunmaktadır. Fast food ağırlıklı beslenme alışkanlığının uzun vadede bağırsak sağlığı açısından olumsuz sonuçları olabilmektedir. Kolon kanserindeki artış yalnızca genetik mirasla açıklanamamaktadır. Çoğu vakada çevresel ve yaşam tarzına bağlı faktörler de önemli rol oynamaktadır. Fast food tüketimi, aşırı işlenmiş gıdalar, hareketsizlik, obezite, stres ve uyku düzensizliği bağırsak sağlığını olumsuz etkileyen başlıca faktörler arasında sayılmaktadır. Modern yaşam tarzıyla birlikte ortaya çıkan bu faktörlerin bağırsak mikrobiyotasını da etkileyebileceği ve bağırsak sağlığını bozabileceği düşünülmektedir.</p>

<p><strong>Hemoroid sandığınız sorunlar kolon kanseri olabilir!</strong></p>

<p>Gençlerde kolon kanseri görülme sıklığındaki artışın yanı sıra tanının gecikmesi de önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Birçok genç, dışkıda kan görmeyi “hemoroid” veya “basur” olarak değerlendirirken, geçmeyen karın ağrısını da “gaz sancısı” olarak yorumlayabilmekte ve doktora başvurmayı erteleyebilmektedir. “Ben daha gencim, bende kanser olmaz” düşüncesi ise tanının gecikmesine neden olabilmektedir. Spor yapan, fit ve sağlıklı görünen gençlerin de devam eden veya tekrarlayan şikayetleri ciddiye alması gerekmektedir. Dışkıda kan, bağırsak alışkanlıklarında belirgin değişiklik veya açıklanamayan karın ağrısı gibi belirtilerin bulunması halinde hekime başvurulması önem taşımaktadır. Tanının gecikmesi, hastalığın daha ileri evrede saptanmasına ve daha kapsamlı tedavilere ihtiyaç duyulmasına neden olabilmektedir.</p>

<p><strong>Erken teşhis hayat kurtarıyor!</strong></p>

<p>Kolon kanseri gençlerin en üretken ve hayal dolu dönemlerinde yaşamlarını ciddi şekilde etkileyebilmektedir. Oysa risk grubuna uygun tarama programları ve şüpheli belirtilerin zamanında değerlendirilmesi erken tanı açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Erken evrede saptanan kolon kanserinde tedavi seçenekleri ve başarı şansı daha yüksek olabilmektedir. Uygun kişilerde, henüz herhangi bir şikayet bulunmadan yapılan dışkıda gizli kan testi veya kolonoskopi gibi tarama yöntemleri kolon kanserinin erken dönemde saptanmasına katkı sağlayabilmektedir. Bu nedenle yaşa, aile öyküsüne ve kişisel risk faktörlerine uygun tarama programlarının ihmal edilmemesi gerekmektedir. Genetik yatkınlığın yanı sıra sağlıksız ve hareketsiz yaşam tarzı da kolon kanseri riskinde rol oynayabilmektedir. Kolon kanseri gelişiminde dikkat edilmesi gereken başlıca risk faktörleri şöyle sıralanabilir:</p>

<ul>
	<li>Fast food ve işlenmiş/hazır gıdalar</li>
	<li>Gazlı ve asitli içecekler</li>
	<li>Hareketsizlik</li>
	<li>Obezite ve uyku düzensizliği</li>
	<li>Bağırsak mikrobiyotasındaki olumsuz değişiklikler</li>
	<li>Ailesel/genetik kansere yatkınlık</li>
</ul>

<p><strong>Bu tabloyu tersine çevirmek mümkün!</strong></p>

<ul>
	<li><strong>Tarama programlarına katılmak:</strong>&nbsp;45 yaşından itibaren, şikayeti olmayan bireylerde dışkıda gizli kan testi veya kolonoskopi gibi tarama yöntemlerinin değerlendirilmesi uygun olabilir. Tarama yöntemi ve zamanlaması kişinin yaşına ve risk durumuna göre hekim tarafından belirlenmelidir.</li>
	<li><strong>Genetik ve ailesel risk taşıyanlarda özel tarama programı:</strong>&nbsp;Ailesinde kolon kanseri öyküsü bulunanlar, özellikle anne, baba, çocuk veya kardeş gibi birinci derece akrabasında 50 yaşından önce kolon kanseri tanısı bulunan kişiler ile Lynch sendromu veya ailesel adenomatöz polipozis (FAP) gibi genetik olarak kanser riski yüksek olanların hekime başvurması ve kişisel tarama planlarının oluşturulması gerekmektedir. Bu kişilerde daha erken yaşta ve daha sık kolon kanseri taraması gerekebilmektedir.</li>
	<li><strong>Yaşam tarzı değişikliği:</strong>&nbsp;Liften zengin, yeterli ve çeşitli beslenme, yeterli su tüketimi, düzenli egzersiz ve obeziteyle mücadele yaşam boyu önem taşıyan temel adımlardır. Bir gıdayı tüketmeden önce içeriğini ve besin değerini değerlendirmek sağlıklı beslenme alışkanlığının bir parçası haline gelmelidir. İşlenmiş gıdalardan, özellikle işlenmiş et ürünleri olan salam, sucuk ve sosis ile hazır soslar ve aşırı işlenmiş atıştırmalıklardan mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Özellikle çocukluk ve gençlik döneminde kazanılan beslenme alışkanlıklarının ilerleyen yaşlarda değiştirilmesi daha zor olabildiğinden, sağlıklı alışkanlıkların erken yaşlarda kazandırılması önem taşımaktadır.</li>
	<li><strong>Toplum farkındalığı:</strong>&nbsp;Çocukluk döneminden itibaren evlerde ve okullarda bağırsak sağlığını destekleyen yaşam tarzının öğretilmesi ve teşvik edilmesi gerekmektedir. Sağlıklı ve yeterli gıdaya erişim konusunda toplumun bilinçlendirilmesi, tarama programlarına katılımın artırılması ve farkındalık çalışmalarının yaygınlaştırılması önem taşımaktadır. Üniversitelerden işyerlerine, sosyal medya platformlarından aile sohbetlerine ve medyaya kadar farklı alanlarda kolon kanserine yönelik farkındalık çalışmalarının sürdürülmesi gerekmektedir.</li>
	<li><strong>Şikayetlere kulak vermek:</strong>&nbsp;Vücudun verdiği sinyaller görmezden gelinmemelidir. Dışkıda kan, bağırsak alışkanlıklarında değişiklik, yeni başlayan ve inatçı kabızlık veya ishal, birbirini takip eden kabızlık ve ishal dönemleri, tekrarlayan veya ısrarcı karın ağrısı, istemsiz kilo kaybı, nedeni açıklanamayan kansızlık ve buna bağlı halsizlik, çabuk yorulma veya çarpıntı gibi şikayetler geciktirilmeden bir hekim tarafından değerlendirilmelidir.</li>
</ul>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/8-merter-moda-haftasi-basladi-podyumda-moda-siklik-ve-renkli-anlar-84843</link>
            <category>MAGAZİN</category>
            <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>8. Merter Moda Haftası Başladı! Podyumda Moda, Şıklık ve Renkli Anlar</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/09/8-merter-moda-haftasi-basladi-podyumda-moda-siklik-ve-renkli-anlar-1789645842.jpg">
                        <figcaption>8. Merter Moda Haftası Başladı! Podyumda Moda, Şıklık ve Renkli Anlar</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Merter Moda Haftası’nın 8’incisi görkemli defilelerle başladı. 2027 Sonbahar-Kış koleksiyonlarının tanıtıldığı gecede 50 manken podyuma çıkarken, Demet Şener western tarzıyla “Calamity Demet”, Ece Gürsel ise Japon esintili görünümüyle “Geyşa Ece” oldu. Gecenin sunuculuğunu ise Oylum Talu ve Zeliha Çal üstlendi.</strong></p>

<p>Moda ve tekstil dünyasının önemli merkezlerinden Merter,&nbsp;<strong>8. Merter Moda Haftası</strong>&nbsp;ile moda dünyasının ünlü isimlerini bir araya getirdi.&nbsp;<strong>MESİAD Başkanı Ufuk Muslu ve Yönetim Kurulu üyelerinin ev sahipliğinde</strong>&nbsp;gerçekleşen organizasyonun ilk gününde birbirinden renkli defileler düzenlendi.</p>

<p><strong>NES Prodüksiyon – Neslihan Hacıoğlu</strong>&nbsp;imzasını taşıyan organizasyonda defilelerin koreografisini&nbsp;<strong>Asil Çağıl</strong>&nbsp;üstlendi. Gecenin sunuculuğunu ise ekranların sevilen isimleri&nbsp;<strong>Oylum Talu ve Zeliha Çal</strong>&nbsp;yaptı.Kadın ve erkek toplam&nbsp;<strong>50 mankenin</strong>&nbsp;görev aldığı podyumda, 2027 Sonbahar-Kış koleksiyonları moda tutkunlarının beğenisine sunuldu.</p>

<p><strong>WESTERN DÜNYASININ KADIN KAHRAMANI: “CALAMITY DEMET”</strong></p>

<p>Gecenin en dikkat çeken görüntülerinden biri&nbsp;<strong>Demet Şener</strong>'in western tarzı oldu. Şapkalı ve kovboy esintili kombiniyle podyuma çıkan Şener, basın mensupları tarafından&nbsp;<strong>“Calamity Demet”</strong>&nbsp;benzetmesiyle karşılandı.</p>

<p>Küçük yaşlardan itibaren ata bindiğini anlatan ünlü manken, western dünyasına olan ilgisini de dile getirdi.</p>

<p>“Vahşi Batı dönemine ilgim var. O dönemde yaşamak isterdim. Herhalde iyi bir kovboy olabilirdim” diyen Şener, farklı dönemlere duyduğu merakı esprili sözlerle anlattı.</p>

<p>Şener, bugün yaşadığı dönemden ise oldukça memnun olduğunu söyledi. Özellikle teknolojinin hızla gelişmesinin kendisini zaman zaman düşündürdüğünü belirten ünlü manken, yapay zekâ ve teknoloji konusunda daha fazla denetim yapılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>“Şu an bulunduğum yerde çok mutluyum. Keyfini çıkaralım, doya doya yaşayalım, kıymetini bilelim” diyen Şener, teknoloji konusunda çocuklarının kendisiyle şakalaştığını da anlattı.</p>

<p><strong>“GEYŞA ECE” OLDU!</strong></p>

<p>Podyumun bir diğer dikkat çeken ismi ise&nbsp;<strong>Ece Gürsel</strong>&nbsp;oldu. Japon kültüründen esintiler taşıyan kıyafetiyle podyuma çıkan Gürsel, görünümüyle gecenin en renkli anlarından birine imza attı.</p>

<p>Ünlü manken, “Bugün ben de&nbsp;<strong>Geyşa Ece</strong>&nbsp;oldum” diyerek yeni imajını esprili bir şekilde yorumladı.</p>

<p>Geçmiş dönemlerde yaşama fikrine sıcak baktığını söyleyen Gürsel ise tercihini Osmanlı döneminden yana kullandı. “Zaman yolculuğu yapabilseydim Muhteşem Yüzyıl dönemlerine, Osmanlı zamanlarına gitmek isterdim. O dönemde yaşamayı çok isterdim” sözleriyle hayalindeki dönemi anlattı.</p>

<p><strong>ÜNLÜ MANKENLER PODYUMDA BULUŞTU</strong></p>

<p>Merter Moda Haftası'nın ilk gününde&nbsp;<strong>Demet Şener, Özge Ulusoy, Wilma Elles, Ece Gürsel, Açelya Kartal ve Ari Ünal&nbsp;</strong>başta olmak üzere çok sayıda ünlü manken podyumda yer aldı.</p>

<p>Toplam 50 kadın ve erkek mankenin görev aldığı defilelerde farklı markaların 2027 Sonbahar-Kış koleksiyonları tanıtıldı.Ünlü isimler, Merter'in tekstil sektörü açısından taşıdığı öneme dikkat çekerken, farklı markaların aynı organizasyonda buluşmasından duydukları memnuniyeti de dile getirdi.</p>

<p><strong>MERTER’DE MODA VE EĞLENCE BİR ARADA</strong></p>

<p>Sadece defilelerle sınırlı kalmayan Merter Moda Haftası'nda sektör buluşmaları, dans ve sahne şovlarının yanı sıra konserler de düzenleniyor.&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/hayvancilik-istatistikleri-haziran-2026-84842</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hayvancılık İstatistikleri, Haziran 2026</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/09/hayvancilik-istatistikleri-haziran-2026-1789645810.jpg">
                        <figcaption>Hayvancılık İstatistikleri, Haziran 2026</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Büyükbaş hayvan sayısı 2026 yılı Haziran ayında 17 milyon 805 bin baş oldu</strong><br />
&nbsp;</p>

<p>Büyükbaş hayvan kategorisinde, sığır sayısı Haziran ayı sonu itibarıyla bir önceki yılın Aralık ayına göre %0,5 artarak 17 milyon 640 bin baş, manda sayısı ise %0,2 azalarak 164 bin 508 baş oldu.</p>

<p><br />
<strong>Küçükbaş hayvan sayısı 2026 yılı Haziran ayında 60 milyon 815 bin baş oldu</strong><br />
&nbsp;</p>

<p>Küçükbaş hayvan kategorisinde, koyun sayısı Haziran ayı sonu itibarıyla bir önceki yılın Aralık ayına göre %6 artarak 49 milyon 473 bin baş, keçi sayısı ise %1,4 artarak 11 milyon 342 bin baş oldu.</p>

<p><br />
<br />
<strong>Hayvan sayıları ve değişim oranları, Aralık 2025-Haziran 2026</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/09/6aabd3ef3f8db.png" style="height:182px; width:505px" /><br />
<br />
<br />
<br />
<strong>Hayvan sayıları, Aralık 2025-Haziran 2026</strong><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/09/6aabd3f0b3261.png" style="height:354px; width:727px" /></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/fuat-tosyali-mesleki-ve-teknik-anadolu-lisesinin-temeli-torenle-atildi-84841</link>
            <category>EĞİTİM</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 17:52:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Fuat Tosyalı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin temeli törenle atıldı.</h1>
                        <h2>İskenderun’da 24 Derslikli Fuat Tosyalı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Binası ve 2 Atölyenin yapılacağı okulun temeli görkemli bir törenle atıldı.
Hatay Protokolünün katıldığı törende devasa lisenin detayları hakkında bilgiler verildi. Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, "Sanayi hızla değişiyor, dijitalleşme, otomasyon, yapay zeka ve sürdürülebilirlik, üretimin bütün süreçlerini yeniden şekillendiriyor. İşte bugün temelini atacağımız bu okul da gençlerimizi geleceğin dünyasına hazırlamak için tasarlandı" dedi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/09/fuat-tosyali-mesleki-ve-teknik-anadolu-lisesinin-temeli-torenle-atildi-1788533606.jpg">
                        <figcaption>Fuat Tosyalı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin temeli törenle atıldı.</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye’nin önemli bir sanayi bölgesi olan İskenderun’da ara eleman ihtiyacını da karşılayacak olan bu devasa yatırım tamamlandığında burada okuyacak öğrenciler, Dünya’nın ve Türkiye’nin birçok yerine yayılanan Tosyalı Holding’e bağlı işletmelerde hem staj imkanı görecek, hem iş başında eğitim imkanı yaşayacak.<br />
Tosyalı ailesinin sadece okul yapmadığını belirten AK Parti Genel Başkanı Hüseyin Yayman, burs veren, cami yapan, kimsesizlerin yanında yer alan ve kazandıklarını Türkiye için, millet için harcayan ailelerden olduğunu dile getirdi.</p>

<p>‘BİZİM İNSAN KAYNAĞINI ZENGİNLEŞTİRMEMİZ LAZIM’<br />
Yayman, eğitim meselesinin çok önemli olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: "Gençlerimizi 2053, 2071 hedefi için hazırlamamız lazım. O özgün sözde söylendiği gibi 'Bir yıl sonrasını düşünüyorsak buğday ekelim, 20 yıl sonrasını düşünüyorsak orman dikelim ama 100 yıl sonrasını düşünürsek mutlaka ama mutlaka eğitime, gençlerimize önem verelim'. Türkiye'de ilkokul, ortaokul, lisede tam 20 milyon genç var. Danimarka'nın nüfusu 5 milyon, Yunanistan'ın nüfusu 10 milyon, Hollanda'nın nüfusu 18 milyon, dolayısıyla birkaç ülkeden daha büyük gencimiz var ve Türkiye'de petrol, taş kömürü, zengin maden kaynakları yok ama çok iyi yetişmiş insan kaynağı, mühendislerimiz, dünya çapında doktorlarımız, yöneticilerimiz, matematikçilerimiz ve hekimlerimiz var. Dolayısıyla bizim bu insan kaynağını zenginleştirmemiz, büyütmemiz lazım."<br />
Temelini attıkları lisenin hayırlı olmasını dileyen Yayman, lise hizmete girdiğinde bilgisayar ve yapay zeka branşlarının da içerisinde olması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>‘SOSYAL YATIRIMLAR BİZLERİ HER ZAMAN MUTLU EDİYOR’<br />
Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı da her yeni fabrikanın, yatırımın kendilerini heyecanlandırdığını ancak sosyal yatırımların verdiği mutluluğun bir başka olduğunu anlattı.<br />
Eğitimin ise bütün bu çalışmaların içinde çok özel bir yere sahip olduğunu belirten Tosyalı, şimdiye kadar eğitim alanında yaptıkları yatırımları sıraladı.<br />
Tosyalı, gençlerin sadece eğitimine değil, sportif gelişimine de katkıda bulunmaya çalıştıklarını belirterek, Osmaniye ve Hatay'da bu alanda yatırım yaptıklarını dile getirdi.<br />
Eğitime yapılan yatırımın yalnızca bugünü değiştirmediğinin altını çizen Tosyalı, şunları ifade etti:<br />
"Bir çocuğun hayatını, bir ailenin geleceğini ve zaman bir ülkenin geleceğini de şekillendirir. Bugün temelini atacağımız bu okulun en önemli özelliklerinden biri de eğitim ile üretimin kesiştiği çok kıymetli bir alan olan mesleki eğitime hizmet edecek olmasıdır. Bir sanayici olarak yıllardır bilirim, görürüm; mesleki eğitim güçlenmeden üretim gücümüzü sürdürülebilir kılmak mümkün değildir. Sanayi hızla değişiyor, dijitalleşme, otomasyon, yapay zeka ve sürdürülebilirlik, üretimin bütün süreçlerini yeniden şekillendiriyor. İşte bugün temelini atacağımız bu okul da gençlerimizi geleceğin dünyasına hazırlamak için tasarlandı."<br />
Tosyalı, şu an temelini attıkları yerde, İskenderun Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi yerleşkesinin bulunduğunu ve 6 Şubat 2023'teki depremde bazı bölümlerin hasar alarak kullanılamaz hale geldiğini hatırlattı.<br />
Şimdi burada çok daha güvenli, çağdaş ve nitelikli bir eğitim ortamını yeniden inşa ettiklerini bildiren Tosyalı, 17 bin metrekarelik alana inşa edilen 4 katlı okulda gençlerin öğrendiklerini uygulayabilecekleri, üretimi tanıyabilecekleri, mesleki becerilerini geliştirebilecekleri güçlü bir eğitim altyapısı oluşturduklarını anlattı.</p>

<p>‘251. OKULUMUZU HİZMETE ALDIK’<br />
Vali Mustafa Masatlı da temelini attıkları lisenin eğitim camiasına hayırlı olmasını diledi. Kentin eğitimine verdiği desteklerden dolayı Tosyalı ailesine teşekkür etti.<br />
Depremlerde 210 okulun yıkıldığını hatırlatan Masatlı, "Şu an itibarıyla 251'inci okulumuzu hizmete aldık. Bunun şehrimize olan derslik katkı sayısı 2 bin 720'dir. 42 okulumuzun inşaatı devam ediyor, inşallah bunlar da yakın zamanda tamamlanacak ve 547 dersliği daha hizmete almış olacağız" dedi.<br />
Hatay Milletvekilleri Abdulkadir Özel, Mehmet Güzelmansur ve Necmettin Çalışkan da, konuşmalarında “Bu devasa okulun yapılmasında emeği geçen Tosyalı Ailesi’nden Allah razı olsun” ifadelerini kullandı. Hatay İl Milli Eğitim Müdürü Harun Tüysüz ise Mesleki ve Teknik eğitimin, ülkemizin üretim gücü ve gençlerimizin geleceği açısından büyük önem taşıdığını aktardı. “Bu anlamlı yatırımı Hatay’ımıza ve gençlerimize kazandıran hayırsever iş insanı Sayın Fuat Tosyalı'ya ve ailesine teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.<br />
Konuşmaların ardından lisenin temeli törenle atıldı.<br />
Törene; Hatay Valisi Mustafa Masatlı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, AK Parti Hatay Milletvekili Abdulkadir Özel, CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, Yeni Yol Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, İskenderun Kaymakamı Muhammet Önder, Arsuz Kaymakamı Fatih Eroğlu, Belen Kaymakamı Onur Şan, İl Milli Eğitim Müdürü Harun Tüysüz, Payas Belediye Başkanı Bekir Altan, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, siyasi parti temsilcileri, Tosyalı Ailesi ve işinsanları katıldı.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/isteden-fuat-tosyaliya-ekonomi-alaninda-fahri-doktora-84840</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 17:49:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İSTE’DEN FUAT TOSYALI’YA EKONOMİ ALANINDA FAHRİ DOKTORA</h1>
                        <h2>İskenderun Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen II. Uluslararası İskenderun Demir ve Çelik Sempozyumu kapsamında, Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı, TOGG Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Varlık Fonu Yönetim Kurulu Üyesi Fuat TOSYALI’ya Ekonomi alanında Fahri Doktora Beratı takdim edildi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/09/isteden-fuat-tosyaliya-ekonomi-alaninda-fahri-doktora-1788533484.jpg">
                        <figcaption>İSTE’DEN FUAT TOSYALI’YA EKONOMİ ALANINDA FAHRİ DOKTORA</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE) ev sahipliğinde gerçekleştirilen II. Uluslararası İskenderun Demir ve Çelik Sempozyumu kapsamında, Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı, TOGG Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Varlık Fonu Yönetim Kurulu Üyesi Fuat TOSYALI’ya Ekonomi alanında Fahri Doktora Beratı takdim edildi. İSTE Senatosunun oy birliğiyle aldığı karar doğrultusunda gerçekleştirilen tören, Fuat TOSYALI’nın İskenderun’da başlayan girişimcilik ve sanayicilik yolculuğunun, Türk ekonomisine ve sanayisine sunduğu katkıların akademik bir takdirle taçlandırıldığı anlamlı bir buluşmaya dönüştü.&nbsp;<br />
4 Eylül Cuma günü İSTE Merkez Kampüs Turuncu Salon’da gerçekleştirilen törene; Hatay Valisi Mustafa MASATLI, Hatay Milletvekilleri Hüseyin YAYMAN, Abdulkadir ÖZEL ve Necmettin ÇALIŞKAN, İskenderun Kaymakamı Muhammet ÖNDER, Arsuz Kaymakamı Fatih EROĞLU, Belen Kaymakamı Onur ŞAN, Payas Belediye Başkanı Bekir ALTAN, İskenderun Belediye Başkan Yardımcısı Cihan AKYÜREKKOĞLU, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Veysel EREN, Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut DOĞAN, Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zekeriya AKMAN, Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan SÖZEN, Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol YAŞAR, Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Mehmet CİHANGİR, Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Dr. Veysel YAYAN, Fuat TOSYALI ve ailesi, akademisyenler, demir-çelik sektörünün önde gelen temsilcileri ile basın mensupları katıldı. İskenderun Teknik Üniversitesi tarafından Fuat TOSYALI’ya Ekonomi alanında tevcih edilen Fahri Doktora unvanı; İskenderun’da başlayan bir girişimcilik hikâyesinin, Türkiye’nin üretim, ihracat, istihdam ve sanayi gücüne yapılan katkılarla uluslararası ölçekte ulaştığı başarının akademik bir takdirle tescili niteliğini taşıdı. İSTE’nin üniversite-sanayi iş birliğini ve üretim odaklı akademik vizyonunu ortaya koyan tören, bilim dünyası ile iş dünyasının aynı hedef etrafında buluşmasının güçlü bir örneği oldu.<br />
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, II. Uluslararası İskenderun Demir-Çelik Sempozyumu kapsamında Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Eyyuphan YAKINCI ve Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Dr. Veysel YAYAN tarafından sektörün mevcut durumu ve geleceğine ilişkin değerlendirmeler paylaşıldı.<br />
Programda konuşan İSTE Rektörü Prof. Dr. Mehmet DURUEL, Fuat TOSYALI’ya fahri doktora unvanı verilmesine ilişkin kararın İSTE Senatosunun 25 Ağustos 2026 tarihli ve 13 No’lu toplantısında oy birliğiyle alındığını belirtti. Rektör DURUEL, bu kararın yalnızca TOSYALI’nın ulaştığı ekonomik büyüklüklere değil; üretime duyduğu sarsılmaz inanca, istihdam iradesine, Ar-Ge vizyonuna ve sürdürülebilir üretim anlayışına dayandığını vurguladı. Fuat TOSYALI’nın İskenderun’da başlayan girişimcilik yolculuğunun bugün üç kıtaya yayılan, 50’ye yakın tesisi ve 15 bin çalışanıyla küresel ölçekte üretim gerçekleştiren bir yapıya dönüştüğüne dikkat çeken Rektör DURUEL, TOSYALI’nın Türk sanayisinin uluslararası alandaki itibarını yükselten çalışmalarının akademik bir takdirle tescillendiğini ifade etti. DURUEL, “Sınai gelişimimize sunduğunuz katkıları ve uluslararası alanda Türk sanayisinin itibarını yükselten çalışmalarınızı akademik bir takdirle mühürlüyoruz.” sözleriyle fahri doktora unvanının taşıdığı anlamı vurgularken, sanayicilere de gençlere daha fazla imkân tanımaları ve üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmeleri çağrısında bulundu. DURUEL, “Güçlü üniversite güçlü sanayiyi; güçlü sanayi ise tam bağımsız Türkiye’yi inşa eder.” dedi.<br />
Programda söz alan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Hatay Milletvekili Doç. Dr. Hüseyin YAYMAN da Fuat TOSYALI’nın Hatay ve İskenderun’dan başlayarak Türkiye’nin sanayi ve üretim gücüne yaptığı katkının önemine dikkat çekti. YAYMAN, TOSYALI’nın ortaya koyduğu girişimcilik ve yatırım iradesinin bölge açısından taşıdığı değere vurgu yaparak, kendisine tevcih edilen fahri doktora unvanının anlamlı ve kıymetli olduğunu ifade etti.<br />
Hatay Valisi Mustafa MASATLI ise Fuat TOSYALI’ya tevcih edilen fahri doktora unvanının, Hatay’ın üretim kültürü içerisinde başlayan bir sanayi yolculuğunun uluslararası ölçekte ulaştığı başarının önemli bir göstergesi olduğunu belirtti. TOSYALI’nın yatırımlarıyla üretime, ihracata ve istihdama sunduğu katkılara dikkat çeken Vali MASATLI, özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından Hatay’ın yeniden ayağa kalkma sürecinde üretmeye, yatırım yapmaya ve istihdam oluşturmaya devam eden Tosyalı ailesinin ortaya koyduğu iradenin kıymetli olduğunu vurguladı. Vali MASATLI, Fuat TOSYALI’nın başarılarını Hatay’ın girişimci ruhunun ve üretim kabiliyetinin dünyaya uzanan örneklerinden biri olarak değerlendirdi ve kendisine Hatay ve Türkiye’nin üretimine, sanayisine, ihracatına ve istihdamına sunduğu katkılar dolayısıyla teşekkür ederek fahri doktora unvanının hayırlı olmasını temenni etti.<br />
Konuşmaların ardından Fuat TOSYALI’nın hayatını, girişimcilik serüvenini ve Türk sanayisine sunduğu katkıları konu alan video gösterimi gerçekleştirildi. Gösterimin ardından İSTE Rektörü Prof. Dr. Mehmet DURUEL tarafından, İSTE Senatosunun oy birliğiyle aldığı karar doğrultusunda Fuat TOSYALI’ya Ekonomi alanında Fahri Doktora Beratı takdim edildi.<br />
Fahri doktora unvanının kendisi için büyük bir gurur olduğunu ifade eden Fuat TOSYALI, konuşmasına İskenderun’un hayatındaki özel yerine vurgu yaparak başladı. İskenderun’un kendisi için yalnızca doğduğu şehir olmadığını belirten TOSYALI, “Hayatı, emeği, çalışmayı; üretmenin, alın terinin ve sanayinin ne anlama geldiğini öğrendiğim yer.” sözleriyle doğduğu toprakların hayatındaki önemini dile getirdi. Kendi şehrinin üniversitesinden fahri doktora unvanı almanın kendisi için tarifsiz bir gurur olduğunu belirten TOSYALI, bu anlamlı takdir dolayısıyla İSTE yönetimine, Senatosuna ve akademik camiasına gönülden teşekkür etti.<br />
Sanayicilik yolculuğunun temelinde büyük hayaller, maksimalist bir yaklaşım ve bu hayalleri hayata geçirecek iradenin bulunduğunu ifade eden TOSYALI, 9 metrekarelik bir dükkânda çalıştığı yıllarda dahi büyük sanayi tesisleri kurmayı, Türkiye’de üretilmeyeni üretmeyi ve dünyanın en iyileriyle rekabet etmeyi hedeflediğini anlattı. TOSYALI, hayallerinin sahiplikten çok değer üretmek üzerine kurulu olduğunu vurgulayarak, büyük hedeflerin daha büyük yatırımlar, daha fazla risk ve daha ağır sorumluluk gerektirdiğini ancak doğru hedefler belirlendiğinde ülkeye bırakılan değerin de aynı ölçüde büyüdüğünü ifade etti. Sanayicilikte hayal kurmanın tek başına yeterli olmadığını dile getiren TOSYALI, fikirlerin projeye, projelerin yatırıma, yatırımların çalışan fabrikalara ve fabrikaların da rekabet eden, ihracat yapan ve kalıcı değer oluşturan yapılara dönüşmesi gerektiğini söyledi. TOSYALI, “Günün sonunda skor tabelası ne söylediğinizi değil, ortaya neyi koyduğunuzu yazar.” ifadeleriyle hayata geçirme iradesinin önemine dikkat çekti.<br />
Osmaniye’de gerçekleştirilen yatırımlarla bölgenin önemli bir çelik üretim merkezine dönüşmesine değinen TOSYALI, bir yatırımın gerçek değerinin yalnızca ortaya çıkan fabrikayla ölçülemeyeceğini belirterek, yatırımların bulunduğu şehri dönüştürmesi, yeni bir üretim kültürü oluşturması, insan kaynağını geliştirmesi ve yeni yatırımları cesaretlendirmesi gerektiğini ifade etti.<br />
Pandemi, tedarik zincirlerindeki kırılmalar ve 6 Şubat depremlerine rağmen Sarıseki’de 2,5 milyar dolarlık yatırımla yıllık 4 milyon ton yassı çelik kapasitesine sahip dünya ölçeğinde bir tesis kurduklarını belirten TOSYALI, zor zamanlarda gerçekleştirilen yatırımların yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal bir anlam taşıdığını söyledi. TOSYALI, 2025 yılında 12 milyon 110 bin ton ham çelik üretimi gerçekleştirerek dünya sıralamasında 32’nciliğe yükseldiklerini ve Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ikinci büyük çelik üreticisi konumuna geldiklerini ifade etti. Bu başarıyı bir sonuçtan ziyade yeni hedeflere ilerleyen bir ara istasyon olarak değerlendiren TOSYALI, hedeflerinin dünyanın ilk 20 çelik üreticisi arasında yer almak olduğunu açıkladı. Türkiye’nin güçlü bir sanayi altyapısına sahip olmasının ekonomik bağımsızlık açısından taşıdığı öneme de dikkat çeken TOSYALI, çeliğin otomotivden savunma sanayisine, enerjiden altyapıya kadar birçok stratejik alanın temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, “Çeliğiniz yoksa bağımsızlığınız da yoktur.” dedi.<br />
Yeşil dönüşümün geleceğin en önemli rekabet alanlarından biri olduğunu vurgulayan TOSYALI, hidrojenle üretim teknolojileri, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilir üretim alanlarında yapılan yatırımların önemine dikkat çekerek, “Geleceğin yeşil çeliğini, dünün teknolojisiyle üretemezsiniz.” ifadelerini kullandı. TOSYALI, BMC ve TOGG bünyesinde yürütülen çalışmalara da değinerek, Türkiye’nin yalnızca ürün üreten değil, teknoloji geliştiren ve küresel ölçekte markalar ortaya çıkaran bir ülke olması gerektiğini ifade etti.<br />
Konuşmasının önemli bir bölümünde üniversite-sanayi iş birliğine vurgu yapan TOSYALI, geleceğin sanayisinin nitelikli insan kaynağı, bilimsel araştırma, teknoloji ve yapay zekâ ekseninde şekilleneceğini belirtti. Üniversitelerin ve eğitim sisteminin bu dönüşümde kritik bir role sahip olduğunu ifade eden TOSYALI, kamu, sanayi ve üniversitelerin aynı hedef etrafında buluşmasının Türkiye açısından büyük fırsatlar oluşturacağını söyledi. İSTE tarafından kendisine layık görülen fahri doktora unvanını geçmişte gerçekleştirdiği çalışmaların bir ödülü olarak değil, bundan sonraki çalışmalar için yüklenen yeni bir sorumluluk olarak gördüğünü belirten TOSYALI, İskenderun Teknik Üniversitesi’ne bir kez daha teşekkür etti.<br />
Tören, Fuat TOSYALI’nın konuşmasının ardından protokol üyeleri, akademisyenler, sektör temsilcileri ve Tosyalı ailesinin katılımıyla gerçekleştirilen hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.<br />
&nbsp;</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/marfresh-2026-ile-bilim-dunyasini-iskenderunda-bulustu-84839</link>
            <category>EĞİTİM</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 17:44:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>MARFRESH 2026 İLE BİLİM DÜNYASINI İSKENDERUN’DA BULUŞTU</h1>
                        <h2>İskenderun Teknik Üniversitesi’nde (İSTE), İSTE İlim ve Medeniyet Günleri kapsamında düzenlenen uluslararası bilimsel ve kültürel organizasyonların ilki olan “3. Uluslararası Deniz ve Tatlı Su Bilimleri Sempozyumu (MarFresh 2026)” üniversitenin ev sahipliğinde gerçekleştirilen açılış töreniyle başladı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/09/marfresh-2026-ile-bilim-dunyasini-iskenderunda-bulustu-1788533277.jpg">
                        <figcaption>MARFRESH 2026 İLE BİLİM DÜNYASINI İSKENDERUN’DA BULUŞTU</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><br />
<br />
İskenderun Teknik Üniversitesi’nde (İSTE), İSTE İlim ve Medeniyet Günleri kapsamında düzenlenen uluslararası bilimsel ve kültürel organizasyonların ilki olan “3. Uluslararası Deniz ve Tatlı Su Bilimleri Sempozyumu (MarFresh 2026)” üniversitenin ev sahipliğinde gerçekleştirilen açılış töreniyle başladı. İskenderun Teknik Üniversitesi Merkez Kampüs Turuncu Salon’da 1 Eylül Salı günü gerçekleştirilen sempozyumun açılış programına; Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Tahir ÖZCAN, Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi akademik personeli, yurt içinden ve yurt dışından alanında yetkin akademisyenler ile basın mensupları katıldı. Harran Üniversitesi, İMEAK Deniz Ticaret Odası, Akademik Birlik Derneği ve ASSOSIATECH iş birliğiyle düzenlenen MarFresh 2026, İskenderun Teknik Üniversitesi’nin deniz bilimleri ve teknoloji alanındaki akademik birikimini uluslararası bilim dünyasıyla buluşturan önemli bir bilimsel platform olarak öne çıktı.<br />
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda açılış konuşmasını Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Tahir ÖZCAN yaptı. ÖZCAN konuşmasında, 3. Uluslararası Deniz ve Tatlı Su Bilimleri Sempozyumu’na katılan bilim insanlarını İskenderun Teknik Üniversitesi ve İskenderun’da ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Bilimin evrensel diliyle farklı ülkelerden ve farklı disiplinlerden araştırmacıları bir araya getiren sempozyumun; bilgi paylaşımının güçlendirilmesine, yeni bilimsel iş birliklerinin kurulmasına ve gelecekte gerçekleştirilecek ortak çalışmalara önemli katkılar sunacağına dikkat çeken ÖZCAN, organizasyona katkı sağlayanlara ve sempozyuma değer katan tüm katılımcılara teşekkür etti.<br />
Akademik niteliği ve uluslararası katılımı ile dikkat çeken MarFresh 2026’da, 15 farklı ülkeden 100’ün üzerinde akademisyen çevrim içi sunum ve konuşmalarıyla sempozyuma bilimsel katkı sundu. Yüz yüze gerçekleştirilen sunumlarda ise Tunus, Fas ve Bangladeş’in yanı sıra Ege Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden alanında yetkin akademisyenler bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.<br />
İki gün süren MarFresh 2026 kapsamında toplam 20 akademik oturum gerçekleştirildi. Deniz ve tatlı su bilimlerinin farklı disiplinlerine ilişkin güncel araştırmaların ele alındığı oturumlarda bilim insanları, çalışmalarını paylaşarak alanın gelişimine yönelik bilgi ve görüş alışverişinde bulundu. Sempozyum, farklı ülkelerden ve üniversitelerden akademisyenleri aynı bilimsel çatı altında buluşturmasının yanı sıra yeni araştırma ve iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik güçlü bir akademik ortam oluşturdu.<br />
İskenderun Teknik Üniversitesi’nin denizcilik, deniz bilimleri ve teknoloji alanındaki akademik birikimini uluslararası bilim dünyasıyla buluşturan MarFresh 2026, üniversitenin deniz odaklı akademik kimliğini ve uluslararası bilimsel iş birliklerine verdiği önemi ortaya koyan önemli organizasyonlardan biri oldu. Sempozyumun, alanında önemli çalışmalara imza atan Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Tahir ÖZCAN’ın bilimsel koordinasyonu ve akademik birikimiyle şekillenmesi, organizasyonun bilimsel niteliğini daha da güçlendirdi.<br />
İskenderun Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet DURUEL de MarFresh 2026’nın, üniversitenin denizcilik ve deniz bilimleri alanındaki akademik kapasitesinin uluslararası ölçekte görünürlük kazanması açısından önemli bir organizasyon olduğunu belirtti. Rektör DURUEL, özellikle 15 farklı ülkeden 100’ün üzerinde akademisyenin çevrim içi olarak sempozyuma katkı sunmasının, İskenderun Teknik Üniversitesi’nin uluslararası bilim çevreleriyle kurduğu akademik bağların ulaştığı seviyeyi göstermesi bakımından son derece kıymetli olduğunu ifade etti.<br />
Rektör DURUEL, “İskenderun Teknik Üniversitesi olarak denizcilik, deniz bilimleri ve teknoloji alanlarında sahip olduğumuz akademik birikimi uluslararası bilim dünyasıyla buluşturmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. MarFresh 2026’nın 15 farklı ülkeden 100’ün üzerinde akademisyenin çevrim içi katılımıyla gerçekleştirilmesi, üniversitemizin uluslararası akademik iş birlikleri açısından ulaştığı noktayı göstermesi bakımından bizim için ayrıca anlamlıdır. Farklı ülkelerden ve üniversitelerden bilim insanlarını aynı akademik platformda buluşturan bu sempozyumun, yeni iş birliklerinin ve ortak bilimsel çalışmaların önünü açacağına inanıyoruz. Üniversitemizin bilimsel üretimini, uluslararasılaşma hedeflerini ve deniz bilimleri alanındaki akademik kapasitesini güçlendiren bu değerli organizasyona öncülük eden Sempozyum Başkanımız Prof. Dr. Tahir ÖZCAN başta olmak üzere, katkı sunan tüm akademisyenlerimize ve paydaşlarımıza teşekkür ediyor, MarFresh 2026’nın verimli ve kalıcı bilimsel sonuçlara vesile olmasını diliyorum.” açıklamasında bulundu.<br />
İskenderun Teknik Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen MarFresh 2026, iki gün boyunca 20 oturumda gerçekleştirilen akademik sunumlarla deniz ve tatlı su bilimleri alanında ulusal ve uluslararası bilim insanlarını İskenderun’da buluştururken, İSTE’nin bilimsel üretim ve uluslararasılaşma vizyonuna da önemli bir katkı sundu.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/sekerbank-a-global-finance-ten-inovasyon-odulu-84838</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 17:41:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Şekerbank a Global Finance ten inovasyon ödülü</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/09/sekerbank-a-global-finance-ten-inovasyon-odulu-1788532886.jpg">
                        <figcaption>Şekerbank a Global Finance ten inovasyon ödülü</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Şekerbank, finans sektörünün önde gelen yayınlarından Global Finance tarafından yenilikçi finansal çözümlerin değerlendirildiği “Innovators Awards 2026” kapsamında, çiftçi ve esnafın şubeye gitmelerine gerek kalmadan Şekerbank müşterisi olabilmelerine imkân sağlayan projesiyle ödül almaya hak kazandı.&nbsp;</p>

<p>Şeker Mobil üzerinden sunulan çözüm sayesinde çiftçi ve esnaf kullanıcılar, ilave bilgi belge sunmalarına gerek kalmadan uzaktan müşteri olarak bankacılık işlemlerini daha hızlı ve kolay bir şekilde gerçekleştirebiliyor. Süreç boyunca online servisler aracılığıyla kullanıcıların sektörel durumları anlık olarak belirlenirken, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) ve Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) entegrasyonları üzerinden gerçekleştirilen doğrulamalar sayesinde, kullanıcıların ek bir işlem yapmasına gerek kalmıyor. Bu sayede dijital kanallar üzerinden müşteri edinim süreçleri kolaylaştırılırken, çiftçi ve esnafın iş yerlerinden ayrılmalarına gerek kalmadan bankacılık hizmetlerine erişimi sağlanıyor. &nbsp;</p>

<p><strong>Mustafa Çamlar: “Çiftçi ve esnafımızın bankacılık işlemlerini kolaylaştırmaya yönelik dijital çözümler geliştirmeye devam edeceğiz.”&nbsp;</strong></p>

<p>Şekerbank Dijital Çözümler ve İşletme Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çamlar&nbsp;“Çiftçilerimizin ve esnafımızın işinin başından ayrılmadan bankacılık hizmetlerine hızlı ve kolay bir şekilde erişebilmesi büyük önem taşıyor. Bu nedenle geliştirdiğimiz Uzaktan Müşteri Edinimi projemizin Global Finance tarafından inovasyon alanında ödüle layık görülmesi ve dijital bankacılık hizmetlerimizin uluslararası ölçekte takdir edilmesi bizim için çok değerli. Bu kapsamda çiftçi ve esnafımızın bankacılık işlemlerini kolaylaştırmaya yönelik dijital çözümler geliştirmeye devam edeceğiz.” dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/okul-cantasi-hazir-peki-sagligi-84837</link>
            <category>EĞİTİM</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 17:41:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Okul çantası hazır, peki sağlığı?</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/09/okul-cantasi-hazir-peki-sagligi-1788532864.jpg">
                        <figcaption>Okul çantası hazır, peki sağlığı?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Okula başlamadan önce yapılacak kapsamlı bir çocuk muayenesi, fark edilmeyen sağlık sorunlarının erken dönemde ortaya çıkarılmasına ve çocuğun eğitim hayatına daha sağlıklı başlamasına yardımcı oluyor<strong>. Acıbadem Fulya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmre Gökyar</strong>&nbsp;“Çocukluk döneminin en hızlı büyüme ve gelişme dönemlerinden biri olan okul öncesi yıllar, fiziksel olduğu kadar zihinsel, sosyal ve akademik gelişim açısından da büyük önem taşıyor.&nbsp;Çocuğun okula başlamadan önce genel sağlık değerlendirmesinden geçirilmesi, yalnızca mevcut bir hastalığın saptanması açısından değil, ileride öğrenme ve okul başarısını etkileyebilecek sorunların önceden fark edilmesi açısından da kritik rol oynuyor” diyor.</p>

<p>Görme ve işitme problemlerinden büyüme-gelişme geriliklerine, demir eksikliğinden beslenme sorunlarına kadar birçok durumun aileler tarafından günlük yaşam içerisinde fark edilmeyebildiğini belirten Dr. Gökyar, ‘çocuğum kendini iyi hissediyor ve herhangi bir şikayeti yok’ şeklindeki düşüncenin de yanıltıcı olabileceğini vurgulayarak “Çünkü bazı görme ve işitme problemleri, demir eksikliği, büyüme-gelişme sorunları, ağız ve diş sağlığı problemleri veya bazı beslenme yetersizlikleri uzun süre belirgin bir yakınmaya yol açmayabiliyor” uyarısında bulunuyor.&nbsp;</p>

<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmre Gökyar, özellikle okul öncesi dönemde 10 kritik sağlık kontrolünü anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.&nbsp;</p>

<ul>
	<li><strong>Büyüme ve gelişmenin değerlendirilmesi</strong></li>
</ul>

<p>Okul öncesi sağlık kontrolünde çocuğun boyu, kilosu, vücut kitle indeksi ve büyüme eğrileri değerlendirilmelidir. Yalnızca&nbsp;yaşıtlarına göre kilosunun veya boyunun normal olup olmadığına bakmak yeterli değildir; büyümenin zaman içerisindeki seyri de önemlidir. Boy veya kilo artışının beklenenden yavaş olması beslenme sorunlarından kronik hastalıklara kadar çeşitli durumların ilk işareti olabilir. Benzer şekilde aşırı kilo ve obezite de ilerleyen yaşlarda diyabet, hipertansiyon ve diğer metabolik sorunlar açısından risk oluşturabilir.</p>

<ul>
	<li><strong>Görme muayenesi</strong></li>
</ul>

<p>Çocuklar görmelerindeki problemi her zaman ifade edemeyebilir. Özellikle küçük çocuklar bulanık veya tek gözle daha az görmeyi normal kabul edebilir. Görme kusurları ve göz tembelliği erken dönemde fark edilmediğinde okulda tahtayı takip etme, kitap okuma, yazı yazma ve dikkatini derse verme gibi konularda çocuğu zorlayabilir. Bu nedenle okul öncesi dönemde görmenin değerlendirilmesi büyük önem taşır.</p>

<ul>
	<li><strong>İşitme değerlendirmesi</strong></li>
</ul>

<p>İşitme kayıpları da ailelerin gözünden kaçabilen sorunlar arasında yer alır. Çocuk sese tepki veriyor olsa bile özellikle hafif veya tek taraflı işitme kayıpları fark edilmeyebilir. İşitme problemi olan bir çocuk, öğretmenin söylediklerini tam olarak anlayamayabilir, yönergeleri takip etmekte zorlanabilir veya arkadaşlarıyla iletişiminde güçlük yaşayabilir. Bu durum zaman içerisinde dil gelişimini, öğrenmeyi ve okul performansını etkileyebilir.</p>

<ul>
	<li><strong>Demir eksikliği ve kansızlık açısından değerlendirme</strong></li>
</ul>

<p>Okul öncesi dönemde demir ihtiyacı, devam eden büyüme nedeniyle önemlidir. Özellikle seçici beslenen, yeterince demir içeren gıda tüketmeyen veya risk faktörleri bulunan çocuklarda demir eksikliği açısından değerlendirme yapılmalıdır. Demir eksikliği yalnızca kansızlığa yol açmaz; çocuğun dikkat, öğrenme, enerji düzeyi ve bilişsel performansını da olumsuz etkileyebilir. Ancak her sağlıklı çocuğa otomatik olarak bütün kan tetkiklerinin yapılması yerine, çocuk doktorunun beslenme öyküsü, büyüme durumu ve muayene bulgularına göre gerekli testleri belirlemesi daha doğrudur.</p>

<ul>
	<li><strong>Vitamin ve mineral durumunun değerlendirilmesi</strong></li>
</ul>

<p>Dr. İmre Gökyar “Özellikle D vitamini, demir ve gerektiğinde B12, folat gibi vitamin ve mineraller, çocuğun büyümesi ve genel sağlığı açısından önem taşır. Burada önemli olan, bütün çocuklara gelişigüzel vitamin-mineral tahlili yapmak veya doktor önerisi olmadan takviye başlamak değildir. Çocuğun beslenme şekli, büyüme-gelişme özellikleri, güneşlenme durumu ve varsa klinik bulguları değerlendirilerek hangi tetkiklerin gerekli olduğuna karar verilmelidir. Eksikliklerin bulunduğu çocuklarda halsizlik, iştahsızlık, büyüme sorunları, dikkat ve öğrenme güçlükleri gibi çeşitli problemler ortaya çıkabilir” diyor.</p>

<ul>
	<li><strong>Ağız ve diş sağlığı kontrolü</strong></li>
</ul>

<p>Süt dişleri geçici olsa da sağlıklı olmaları son derece önemlidir. Tedavi edilmeyen diş çürükleri ağrıya, beslenme sorunlarına, uyku bozukluklarına ve çocuğun günlük yaşamının olumsuz etkilenmesine neden olabilir. Bu nedenle okul öncesi dönemde çocukların diş hekimi kontrolü de sağlık değerlendirmesinin önemli bir parçasıdır.</p>

<ul>
	<li><strong>Beslenme alışkanlıklarının değerlendirilmesi</strong></li>
</ul>

<p>Çocuğun yalnızca kilosuna değil, ne yediğine de bakılmalıdır. Aşırı süt tüketimi, sürekli paketli gıda tüketimi, sebze-meyve tüketiminin yetersizliği, tek tip beslenme veya aşırı şeker tüketimi zaman içerisinde çeşitli beslenme sorunlarına neden olabilir. Ailelerin “Çocuğum yemek yiyor” demesi her zaman dengeli beslendiği anlamına gelmez. Okul öncesi dönemde kazanılan beslenme alışkanlıkları ilerleyen yaşlardaki sağlık açısından da önemlidir.</p>

<ul>
	<li><strong>Uyku, ekran kullanımı ve davranışların değerlendirilmesi</strong></li>
</ul>

<p>Çocuğun uyku süresi ve kalitesi, ekran karşısında geçirdiği zaman, fiziksel aktivitesi ve günlük davranışları da değerlendirilmelidir. Yetersiz uyku ve aşırı ekran kullanımı dikkat, öğrenme, davranış ve sosyal iletişim üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir. Ailelerin “çok hareketli”, “dikkati dağınık” veya “söz dinlemiyor” şeklinde tanımladığı bazı çocuklarda öncelikle uyku, ekran kullanımı, işitme-görme ve diğer temel sağlık sorunlarının değerlendirilmesi gerekebilir.</p>

<ul>
	<li><strong>Aşılarının ve sağlık kayıtlarının gözden geçirilmesi</strong></li>
</ul>

<p>Okul öncesi kontrolde çocuğun aşılarının yaşına uygun olup olmadığı ve sağlık kayıtları da gözden geçirilmelidir. Eksik veya gecikmiş aşılar varsa uygun şekilde tamamlanmalıdır.</p>

<ul>
	<li><strong>Çocuğun genel fizik muayenesi</strong></li>
</ul>

<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmre Gökyar, “Son olarak çocuğun baştan ayağa genel fizik muayenesi yapılmalıdır. Kalp ve akciğer muayenesi, karın muayenesi, omurga ve kas-iskelet sistemi, cilt, lenf bezleri ve nörolojik gelişim gibi birçok alan değerlendirilmelidir. Ailelerin gözünden kaçabilecek küçük bir değişiklik, çocuk hekimi tarafından muayene sırasında önemli bir bulgu olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle okul öncesi sağlık kontrolü, yalnızca “çocuğun hasta olup olmadığını” anlamaya yönelik bir muayene değil, çocuğun okula fiziksel, zihinsel ve sosyal açıdan mümkün olan en sağlıklı şekilde başlamasını sağlayan kapsamlı bir değerlendirmedir. Unutulmamalıdır ki; erken fark edilen birçok sağlık sorunu, çocuğun eğitim hayatını ve yaşam kalitesini etkilemeden önce kolaylıkla değerlendirilebilir ve gerekli önlemler alınabilir” diye konuşuyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/cocugun-okul-korkusu-kucumsenmemeli-84836</link>
            <category>EĞİTİM</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 17:40:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çocuğun okul korkusu küçümsenmemeli!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/09/cocugun-okul-korkusu-kucumsenmemeli-1788532854.jpg">
                        <figcaption>Çocuğun okul korkusu küçümsenmemeli!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk-Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, çocuklarda okul korkusu ve okula gitmeyi reddetmenin nedenleri, özellikle ayrılık kaygısıyla ilişkisi, belirtileri ve sorunun nasıl ele alınması gerektiği hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong>Okul korkusu ile anne babadan ayrılma kaygısı birbirini besleyebiliyor!</strong></p>

<p>Okulların açılmasının, birçok çocuk için heyecan verici bir başlangıç olsa da bazı çocuklarda yoğun kaygıya dönüşebildiğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, “Özellikle okula yeni başlayan, uzun bir tatilin ardından sınıfa dönen veya okul değişikliği yaşayan çocuklar; evden çıkmak istememe, ebeveyne sıkıca tutunma, okul kapısında ağlama ya da çeşitli bedensel yakınmalarla okula gitmeyi reddetme davranışı gösterebiliyor.” dedi.</p>

<p>Okul korkusu ile anne babadan ayrılma kaygısının birbirini besleyebildiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, “Çocukların verdiği sinyallerin doğru okunması gerekir. Okul korkusu, çocuğun okula gitme düşüncesi karşısında yoğun kaygı yaşaması ve bu nedenle okula gitmekten kaçınması ya da okulda kalmakta zorlanması şeklinde görülebilir. Bazı çocuklar kaygısını doğrudan ‘korkuyorum’ diyerek anlatabilir. Bazıları ise sabahları karın ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı, kusma hissi, iştahsızlık veya sık tuvalete gitme isteği yaşayabilir. Bu belirtiler çoğu zaman okul saatleri yaklaştıkça artar, çocuk evde kaldığında hafifleyebilir. Uykuya dalmakta güçlük, gece sık uyanma, kabus görme, okul eşyalarını hazırlamak istememe, pazar akşamı başlayan huzursuzluk ve pazartesi sabahı yoğunlaşan bedensel şikayetler de dikkate alınmalı.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>‘Okulu sevmiyor’ demeden önce kaygının kaynağı anlaşılmalı!</strong></p>

<p>Okula gitmek istemeyen her çocuğun aynı nedenle zorlanmadığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, “Çocuk anne babasından ayrılmaktan, okulda tek başına kalmaktan, öğretmeniyle iletişim kuramamaktan, arkadaşları tarafından dışlanmaktan veya akademik olarak başarısız olmaktan korkabilir.” dedi.</p>

<p>“Akran zorbalığı, öğrenme güçlüğü, dikkat sorunları, öğretmen değişikliği, sınıf değişikliği, taşınma, aile içindeki çatışmalar, hastalık, kayıp ya da travmatik bir olay da okul reddinin arkasında bulunabilir.” diyen Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, sorunun yalnızca okul kapısındaki davranışa bakılarak açıklanamayacağını, &nbsp;çocuğun ev, okul ve sosyal yaşamının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Okul, ayrılığı görünür hale getiriyor!</strong></p>

<p>Çocuğun gelişiminin belirli dönemlerinde bakım veren kişiden ayrılırken huzursuzluk yaşamasının doğal olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, şunları söyledi:</p>

<p>“Yaşına ve gelişim düzeyine göre beklenenden daha yoğun, uzun süreli ve günlük yaşamı bozan kaygının ayrıca ele alınması gerekir.</p>

<p>Çocuk anne veya babasının başına kötü bir şey geleceğini düşünebilir, onlardan ayrı kalmayı reddedebilir, yalnız uyumak istemeyebilir ya da sürekli güvence talep edebilir. Okul, ayrılığı görünür hale getirdiği için bu kaygının en belirgin yaşandığı yerlerden biri olabilir. Burada temel mesele çoğu zaman okulun kendisinden çok, güven duyulan kişiden uzak kalma düşüncesidir.”&nbsp;</p>

<p><strong>Kaygının bedendeki karşılığı göz ardı edilmemeli!</strong></p>

<p>Okul sabahlarında ortaya çıkan bedensel şikayetlerin ‘bahane’ olarak görülmemesi gerektiğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, “Kaygı çocuklarda fiziksel belirtilerle kendini gösterebilir.” dedi.</p>

<p>Çocuğun gerçekten karın ağrısı, bulantı, çarpıntı veya baş dönmesi hissedebileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, “Öncelikle tıbbi bir neden bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli. Fiziksel bir hastalık saptanmadığında ise şikayetleri küçümsemek yerine duygusal etkenler araştırılmalı. ‘Hiçbir şeyin yok’ demek çocuğu rahatlatmayabilir; tam tersine anlaşılmadığı hissini güçlendirebilir.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Uzayan vedalar çocuğa ‘burada tehlike var’ mesajı verebilir!</strong></p>

<p>Okul kapısında yapılan uzun vedaların ve tekrar tekrar geri dönmenin ayrılık anını daha da zorlaştırabildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, ebeveynin sakin, kararlı ve öngörülebilir olmasının çocuğa güven verdiğini söyledi.</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, “Vedalaşma kısa, sıcak ve net olmalı. Ebeveyn ne zaman geri geleceğini çocuğun anlayabileceği biçimde söylemeli ve verdiği sözü tutmalı. Gizlice uzaklaşmak güveni zedeleyebilir; dakikalarca süren vedalar ise ayrılığın tehlikeli olduğu mesajını verebilir. Ebeveynin kaygısı çocuğa kolaylıkla yansıyabildiği için yetişkinin kendi duygusunu düzenlemesi de çok önemli.” açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>‘Ağlarsan seni burada bırakırım’ gibi sözler kaygıyı büyütebilir!</strong></p>

<p>Çocuğu tehdit etmek, utandırmak, başka çocuklarla kıyaslamak veya korkusunu küçümsemek gibi yaklaşımların sorunu derinleştirebileceği uyarısını yapan Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, “‘Bebek gibi davranma’, ‘herkes gidiyor, bir tek sen ağlıyorsun’ ya da ‘ağlarsan seni burada bırakırım’ gibi sözler çocuğun kaygısına utanç ve suçluluk da ekler.” dedi.&nbsp;</p>

<p>Bunun yerine çocuğun duygusunun kabul edilmesini, ancak okula devam etme konusunda sakin ve tutarlı duruşun korunması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, çocuğun her kaygılandığında evde kalmasına izin verilmesinin kısa süreli rahatlama sağlasa da kaçınma davranışını pekiştirebileceğinin altını çizdi.&nbsp;</p>

<p><strong>Aile ve okul aynı dili konuşmalı!</strong></p>

<p>Okul korkusunun çözümünde öğretmen, rehberlik servisi, aile ve gerektiğinde çocuk ruh sağlığı uzmanının ortak yaklaşım geliştirmesinin önemine değinen Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, “Çocuğun okula geldiği ilk dakikaların önceden planlanması kaygıyı azaltabilir.” dedi.</p>

<p>Çocuğu kimin karşılayacağının, sınıfa nasıl geçeceğinin, zorlandığında kimden destek isteyeceğinin ve günün sonunda kimin alacağının net olması gerektiğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, “Evde başka, okulda başka mesaj verilmesi çocuğun belirsizlik hissini artırabilir. Yetişkinlerin ortak, sakin ve tutarlı bir plan izlemesi güven duygusunu destekler.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Çocuğun davranışı yalnızca inatlaşma olarak görülmemeli!&nbsp;</strong></p>

<p>Okul reddinin farklı ruhsal, gelişimsel veya çevresel nedenlerle ilişkili olabileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, “Değerlendirmede akran zorbalığı, sosyal kaygı, depresif belirtiler, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, öğrenme güçlükleri, otizm spektrum özellikleri ve aile içindeki değişimlerin göz önünde bulundurulması gerekir.” dedi.</p>

<p>Çocuğun davranışını yalnızca inatlaşma olarak görmenin altta yatan nedeni kaçırmaya neden olabileceğini hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Etkili destek, önce çocuğun neden zorlandığını doğru anlamakla başlar. Kaygının günler içinde azalmaması, giderek şiddetlenmesi, çocuğun düzenli biçimde okula gidememesi, sınıfta kalamaması veya bedensel şikayetlerin sıklaşması durumunda profesyonel değerlendirme alınması gerekir. Yoğun uyku ve iştah sorunları, belirgin içe kapanma, öfke patlamaları, panik belirtileri, akran zorbalığı şüphesi ya da çocuğun kendisine zarar verme düşüncelerinden söz etmesi durumlarında ise gecikmeden destek alınmalı.&nbsp;</p>

<p>Tedavi ve destek planı her çocuk için bireysel olarak oluşturulur. Çocuğun yaşı, gelişim özellikleri, kaygının nedeni, süresi ve aile dinamikleri değerlendirilir. Gerektiğinde çocukla psikoterapi çalışmaları, ebeveyn danışmanlığı, okul düzenlemeleri ve eşlik eden başka bir ruhsal sorun varsa buna yönelik tedavi birlikte planlanabilir.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/4-eylul-dunya-polikistik-bobrek-hastaligi-gunu-84835</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 17:40:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>4 Eylül Dünya Polikistik Böbrek Hastalığı Günü</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/09/4-eylul-dunya-polikistik-bobrek-hastaligi-gunu-1788532841.jpg">
                        <figcaption>4 Eylül Dünya Polikistik Böbrek Hastalığı Günü</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Abdi İbrahim Otsuka tarafından 4 Eylül Dünya Polikistik Böbrek Hastalığı Günü dolayısıyla paylaşılan bilgilere göre, kalıtsal bir hastalık olan otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı yalnızca böbrekleri değil, vücudun farklı organ ve sistemlerini de etkileyebiliyor. Bu nedenle hastalığın erken dönemde fark edilmesi, düzenli takip edilmesi ve aile bireylerinin de değerlendirilmesi büyük önem taşıyor.</p>

<p><strong>Ebeveynden Çocuğa Geçiş İhtimali Yüzde 50</strong></p>

<p>Polikistik böbrek hastalığı en sık görülen kalıtsal böbrek hastalıklarından biridir. Hastalığa sahip bir anne veya babanın hastalığa neden olan&nbsp;<strong>genetik değişikliği çocuğuna aktarma olasılığı yüzde 50</strong>’dir. Bu nedenle ailede polikistik böbrek hastalığı öyküsünün bulunması, diğer aile bireyleri açısından da önemli bir uyarı işaretidir.</p>

<p>Aile taraması, risk altındaki bireylerin hastalık konusunda bilgilendirilmesine ve uygun zamanda hekim değerlendirmesine yönlendirilmesine yardımcı olabilir. Özellikle anne, baba veya kardeşinde polikistik böbrek hastalığı bulunan kişilerin bu durumu hekimleriyle paylaşması önemlidir.</p>

<p><strong>Belirti olmaması hastalığın olmadığı anlamına gelmeyebilir</strong></p>

<p>Polikistik böbrek hastalığı uzun yıllar belirgin bir şikâyete yol açmadan ilerleyebilir. Bazı kişiler hastalıklarını hipertansiyon, yan veya sırt ağrısı, idrarda kan görülmesi, böbrek taşı ya da idrar yolu enfeksiyonu gibi sorunların ortaya çıkmasının ardından öğrenebilir.</p>

<p>Oysa hastalığın erken dönemde tanınması, yalnızca mevcut böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesi açısından değil, hastalığın ilerleme riskinin belirlenmesi ve kişiye uygun bir takip planının oluşturulması açısından da önemlidir.</p>

<p>Düzenli takiplerde kan basıncı, böbrek fonksiyonları ve gerekli durumlarda böbreklerin görüntüleme yöntemleriyle değerlendirilmesi, hastalığın seyrinin izlenmesine yardımcı olur.</p>

<p><strong>Polikistik böbrek hastalığı yalnızca böbreklerle sınırlı değildir</strong></p>

<p>Polikistik böbrek hastalığı denildiğinde ilk olarak böbreklerde gelişen kistler akla gelse de hastalık tüm vücudu ilgilendirebilen sistemik bir hastalıktır.&nbsp;<strong>Hipertansiyon</strong>, hastalığa eşlik eden en önemli sorunlardan biridir ve böbrek fonksiyonları henüz korunmuşken dahi ortaya çıkabilir. Kan basıncının düzenli ölçülmesi ve yüksek tansiyonun uygun şekilde kontrol altına alınması hem böbreklerin hem de kalp-damar sisteminin korunması açısından önem taşır.</p>

<p>Polikistik böbrek hastalığı olan bireylerde&nbsp;<strong>kalp ve damar sistemiyle ilişkili bazı sorunlar</strong>&nbsp;da toplumun geneline göre daha sık görülebilir. Bu nedenle hastaların yalnızca böbrek fonksiyonlarının değil, genel kardiyovasküler risklerinin de değerlendirilmesi gerekir.</p>

<p>Hastalıkla ilişkili dikkat edilmesi gereken bir diğer durum ise&nbsp;<strong>beyin damarlarında gelişebilen anevrizmalardır (baloncuklar).</strong>&nbsp;Her hastanın rutin olarak beyin anevrizması açısından taranması gerekmese de ailede beyin anevrizması veya beyin kanaması öyküsü bulunanlar gibi riskli bireylerde hekim tarafından tarama önerilebilir.</p>

<p><strong>&nbsp;Erken tanı, düzenli takip ve doğru yönlendirme önemli</strong></p>

<p>Polikistik böbrek hastalığında hastalığın seyri kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bu nedenle tanının konulmasının ardından düzenli nefroloji takibi ve bireysel risk değerlendirmesi önem taşır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/hak-sahipleri-evlerine-kavusuyor-84834</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 17:40:20 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hak sahipleri  evlerine kavuşuyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/09/hak-sahipleri-evlerine-kavusuyor-1788532820.jpg">
                        <figcaption>Hak sahipleri  evlerine kavuşuyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Kartepe Kent Konut Evleri’nde 144 dairenin anahtarları, 5 Eylül Cumartesi günü (yarın) düzenlenecek törenle hak sahiplerine teslim edilecek.</p>

<p><b>HAK SAHİPLERİ YUVALARINA KAVUŞUYOR</b></p>

<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki Kent Konut A.Ş. güvencesiyle Kartepe’de hayata geçirilen Kartepe Kent Konut Evleri, düzenlenecek törenle hak sahiplerine teslim ediliyor. 12 blokta toplam 144 daireden oluşan projede tüm hazırlıklar tamamlanırken, yeni yuvalarına kavuşmayı bekleyen hak sahipleri, hayallerindeki evlerine adım atmanın sevincini yaşayacak. Kartepe Kent Konut Evleri’nin anahtarları, 5 Eylül Cumartesi günü (yarın) saat 17.00’de düzenlenecek törenle sahiplerine teslim edilecek.</p>

<p><b>BÖLGEYE DEĞER KATACAK</b></p>

<p>Kent Konut A.Ş.’nin kente değer katma hedefi doğrultusunda Kartepe Fatih Sultan Mehmet Mahallesi’nde hayata geçirilen proje, bölgenin geleceğine yönelik önemli yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Modern mimarisi, çağdaş yaşam alanları ve sosyal donatılarıyla dikkat çeken Kartepe Kent Konut Evleri, ailelerin güvenli, konforlu ve huzurlu bir yaşam sürmelerine imkân sunacak.</p>

<p><b>ÇEVRE DOSTU DONATILARLA SÜRDÜRÜLEBİLİR YAŞAM</b></p>

<p>Kartepe Evleri, çevre dostu uygulamaları, yeşil alanları ve modern sosyal donatılarıyla yalnızca bir konut projesi değil, sakinlerinin yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen bütüncül bir yaşam alanı olarak öne çıkıyor. Toplam 16.800,74 metrekare alan üzerine inşa edilen Kartepe Evleri, modern mimarisi ve çağdaş yaşam donatılarıyla sakinlerine konforlu, güvenli ve sürdürülebilir bir yaşam alanı sunuyor.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/cigli-de-istihdam-garantili-pastacilik-ve-ekmekcilik-kurslarinda-yeni-donem-basliyor-84833</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 17:39:59 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çiğli de İstihdam Garantili Pastacılık ve Ekmekçilik Kurslarında Yeni Dönem Başlıyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/09/cigli-de-istihdam-garantili-pastacilik-ve-ekmekcilik-kurslarinda-yeni-donem-basliyor-1788532799.jpg">
                        <figcaption>Çiğli de İstihdam Garantili Pastacılık ve Ekmekçilik Kurslarında Yeni Dönem Başlıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, "sans-serif"">Çiğli Belediyesi’nin istihdam odaklı mesleki eğitim projeleri kapsamında hayata geçirilen istihdam garantili Pastacılık ve Ekmekçilik Kurslarının üçüncü dönemi başlıyor. Yoğun ilgi gören programa yapılan başvurular arasından mülakatla seçilen 40 kursiyer, 7 Eylül Pazartesi günü eğitimlerine başlayacak</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, "sans-serif"">Çiğli Belediyesi, İzmir Şekerciler ve Pastacılar Odası, İstihdam İçin Mesleki Eğitim Programı (İMEP) ve Çiğli Esnaf ve Sanatkarlar Odası iş birliğiyle yürütülen istihdam garantili Pastacılık ve Ekmekçilik Kurslarının üçüncü dönem eğitimleri başlıyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, "sans-serif""><b>40 Kursiyer Eğitim Almaya Hak Kazandı</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, "sans-serif"">Yapılan değerlendirmeler sonucunda 32 Türk vatandaşı ve uluslararası koruma statüsündeki 8 Suriyeli olmak üzere toplam 40 kursiyer eğitim almaya hak kazandı. Kursiyerler, 7 Eylül Pazartesi günü başlayacak eğitim programı kapsamında hem teorik hem de uygulamalı eğitim alacak.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, "sans-serif""><b>Sosyal Kapsayıcılığı Destekleyen Eğitim Programı</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, "sans-serif"">Toplam 300 saat sürecek eğitim programında kursiyerlere, sektörün ihtiyaç duyduğu mesleki bilgi ve beceriler kazandırılacak. Eğitimlerde; hamur hazırlama tekniklerinden ekmek üretimine, pastacılık uygulamalarından hijyen kurallarına kadar birçok farklı konuda kapsamlı eğitim verilecek. Mesleki becerilerini geliştirme fırsatı bulacak olan kursiyerler, eğitim sürecinin sonunda sertifika almaya hak kazanacak. Programla birlikte katılımcıların sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli personel olarak iş hayatına kazandırılması amaçlanıyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, "sans-serif""><b>Başkan Yıldız: “İnsanlarımızın Geleceğine Dokunan Projeler Üretiyoruz”</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, "sans-serif"">Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, mesleki eğitimin istihdama açılan en önemli kapılardan biri olduğunu belirterek, şunları söyledi; “Vatandaşlarımızın hayatına doğrudan dokunan, onların geleceğine katkı sunan projeler geliştirmeye büyük önem veriyoruz. İstihdam garantili Pastacılık ve Ekmekçilik Kursumuz da bu anlayışın önemli örneklerinden biri. Meslek sahibi olmak isteyen vatandaşlarımızın nitelikli eğitim almasını, yeni beceriler kazanmasını ve iş hayatında güçlü bir şekilde yer almasını hedefliyoruz. Bu programın bir diğer önemli yönü ise sosyal kapsayıcılığı desteklemesi. Farklı yaşam deneyimlerine sahip kursiyerlerimizi aynı eğitim ortamında buluşturuyor, herkesin üretime ve istihdama katılabilmesi için fırsatlar oluşturuyoruz. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan kursiyerlerimizin sertifikalarını alarak sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli çalışanlar arasında yer alacağına inanıyorum. Çiğli’de kimsenin kendini yalnız hissetmediği, herkesin fırsatlara eşit şekilde ulaşabildiği bir kent oluşturmak için çalışmaya devam edeceğiz.”</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/kecioren-de-park-konseri-coskusu-devam-ediyor-84832</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 17:39:42 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Keçiören de Park Konseri Coşkusu Devam Ediyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/09/kecioren-de-park-konseri-coskusu-devam-ediyor-1788532782.jpg">
                        <figcaption>Keçiören de Park Konseri Coşkusu Devam Ediyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Calibri, Helvetica, sans-serif, EmojiFont, "Apple Color Emoji", "Segoe UI Emoji", NotoColorEmoji, "Segoe UI Symbol", "Android Emoji", EmojiSymbols"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="color:#0d0d0d">Keçiören Belediyesi tarafından ilçenin farklı noktalarında düzenlenen Park Konserleri, vatandaşları müzik ve eğlenceyle buluşturmaya devam ediyor. Yaz akşamlarını kültür-sanat etkinlikleriyle renklendiren konserde sahne alan Sanatçılar Mustafa Kızıltuğ ve Yüksel Didikoğlu, Sefer Eğri Parkı’nda Keçiörenlilerle bir araya geldi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Calibri, Helvetica, sans-serif, EmojiFont, "Apple Color Emoji", "Segoe UI Emoji", NotoColorEmoji, "Segoe UI Symbol", "Android Emoji", EmojiSymbols"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="color:#0d0d0d">Sefer Eğri Parkı’nda gerçekleştirilen konsere vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Müzikseverler, sanatçıların seslendirdiği birbirinden güzel şarkı ve türkülere hep birlikte eşlik ederek keyifli bir akşam geçirdi. Konser boyunca parkı dolduran vatandaşlar, müziğin ritmine kendilerini bırakarak gönüllerince eğlendi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Calibri, Helvetica, sans-serif, EmojiFont, "Apple Color Emoji", "Segoe UI Emoji", NotoColorEmoji, "Segoe UI Symbol", "Android Emoji", EmojiSymbols"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><b><span style="color:#0d0d0d">Vatandaşlar halay çekerek keyiflerince eğlendi</span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Calibri, Helvetica, sans-serif, EmojiFont, "Apple Color Emoji", "Segoe UI Emoji", NotoColorEmoji, "Segoe UI Symbol", "Android Emoji", EmojiSymbols"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="color:#0d0d0d">Akşam boyunca renkli ve hareketli görüntüler yaşanırken, bazı vatandaşlar çalınan hareketli parçalar eşliğinde halay çekerek konser coşkusuna ortak oldu. Her yaştan Keçiörenlinin katıldığı konser, ilçede kültür ve sanat etkinliklerinin vatandaşların sosyal yaşamına kattığı canlılığı bir kez daha ortaya koydu. Keçiören Belediyesi, konser alanında vatandaşların keyifli vakit geçirmesi için patlamış mısır ve pamuk şeker ikramında da bulundu. Farklı yaş gruplarından vatandaşları aynı etkinlikte buluşturan konserler, mahalle kültürünün ve komşuluk ilişkilerinin güçlenmesine de katkı sağlıyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Calibri, Helvetica, sans-serif, EmojiFont, "Apple Color Emoji", "Segoe UI Emoji", NotoColorEmoji, "Segoe UI Symbol", "Android Emoji", EmojiSymbols"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><b><span style="color:#0d0d0d">Vatandaşlardan Başkan Özarslan’a teşekkür</span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Calibri, Helvetica, sans-serif, EmojiFont, "Apple Color Emoji", "Segoe UI Emoji", NotoColorEmoji, "Segoe UI Symbol", "Android Emoji", EmojiSymbols"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="color:#0d0d0d">Etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getiren Keçiörenliler, ilçede düzenlenen kültür-sanat faaliyetlerinin sosyal yaşama önemli bir katkı sunduğunu belirtti. Vatandaşlar, kendilerine müzik, eğlence ve sosyalleşme imkânı sunulan Park Konserleri için Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’a teşekkür etti. </span>Keçiören Belediyesi’nin ilçenin farklı noktalarında düzenlediği Park Konserleri, önümüzdeki günlerde de devam edecek.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p> </p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/enerjimi-koruyorum-cocuk-tiyatrosu-iskenderunda-cocuklari-costurdu-84831</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Enerjimi Koruyorum Çocuk Tiyatrosu İskenderun'da Çocukları coşturdu</h1>
                        <h2>​​​​​​​Enerjisa Enerji’nin “Enerjimi Koruyorum” Sosyal Sorumluluk Projesi ile İskendernu Millet Parkında çocuk tiyatrosu çocukları doyasıya eğlendirdi. Yüz boyama ve fotoğraf çekimleri ile renklenen gecede çocuklar müzik eşliğinde doyasıya oynadı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/08/enerjimi-koruyorum-cocuk-tiyatrosu-iskenderunda-cocuklari-costurdu-1787649489.jpg">
                        <figcaption>Enerjimi Koruyorum Çocuk Tiyatrosu İskenderun'da Çocukları coşturdu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Enerjisa Enerji’nin 16 yıldır çocuklarda enerji verimliliği ve tasarruf bilinci oluşturmak amacıyla sürdürdüğü “Enerjimi Koruyorum” Sosyal Sorumluluk Projesi, yenilenen çocuk tiyatrosuyla Hatay’da çocuklarla buluşuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hatay Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen yaz turnesi kapsamında gezici tiyatro, İskenderun Millet Parkında Çocuklar ve aileleri ile buluşan Enerjimi koruyorum çocuk oyunu ekibi 28 Ağustos 2026 tarihine kadar&nbsp; , Arsuz, Yayladağ, Samandağ ve Defne’de sahnelenecek. Ücretsiz gösterimler çocuklar ve ailelerin katılımına açık olacak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İLK DURAK İSKENDERUN</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hatay turnesinin ilk gösterimi İskenderun’da gerçekleştirildi. Alana gelen çocuklar önce boyama standında yüzlerini boyadılar ardından çeşitli panolarda yerlerini alarak fotoğraflarını çektiler.&nbsp; Ardından tiyatro ekibi çocuklarla bir araya gelerek müzik eşliğinde hem oynadılar ardından da sahnelenen oyunu dikkatlice izlediler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Enerjimi Koruyorum oyun ekibi 25 Ağustos’ta Arsuz, 26 Ağustos’ta Yayladağ, 27 Ağustos’ta Samandağ ve 28 Ağustos’ta Defne’de çocuklarla bir araya gelecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Enerjisa Enerji’nin “Herkes İçin Daha İyi Bir Gelecek” vizyonuyla yürüttüğü proje, çocukların günlük yaşamlarında enerji kaynaklarını daha bilinçli kullanmalarını ve sürdürülebilir yaşam konusunda erken yaşta farkındalık kazanmalarını hedefliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">400 BİN ÇOCUĞA ULAŞILDI</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">2010 yılında Milli Eğitim Bakanlığı ile imzalanan protokolle hayata geçirilen “Enerjimi Koruyorum” Projesi, bugüne kadar Türkiye genelinde 750’den fazla okulda yaklaşık 400 bin çocuğa ulaştığı keydedildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Özellikle çevre bilinci ve tasarruf alışkanlıklarının gelişmeye başladığı 7-10 yaş grubuna yönelik hazırlanan eğitimlerde çocuklara yaşlarına uygun ve etkileşimli içerikler sunuluyor. Enerjisa Enerji çalışanlarından oluşan “Enerjik Gönüller” de eğitim çalışmalarında aktif görev alıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">TİYATRO OYUNU YENİLENDİ</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Enerjimi Koruyorum” Çocuk Tiyatrosu, 2026 yılında pedagogların katkısıyla yeniden hazırlandığı belirtildi. Yeni senaryoda enerji tasarrufu ve enerji verimliliğinin yanı sıra yenilenebilir enerji kaynakları, sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları ve çocukların dijital dünyayla dengeli ilişki kurması gibi güncel konular da ele alınıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Enerjimi Koruyorum” Projesi, 2025 yılında The Hammers Awards’ta En İyi Kurumsal Sosyal Sorumluluk Ekibi kategorisinde bronz ödülün yanı sıra 18. Gönülden Ödüller’de En Başarılı Gönüllülük Projesi – Çevre Ödülüne de layık görüldü.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Özsürekci: “Daha iyi bir gelecek doğru alışkanlıklarla mümkün”</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Enerjisa Enerji CEO’su ve Enerjisa Dağıtım Şirketleri Genel Müdürü Oğuzhan Özsürekci, Hatay turnesiyle ilgili değerlendirmesinde, “Enerjimi Koruyorum” projesinin 16 yıldır çocukların hayatına dokunan önemli bir sosyal sorumluluk çalışması olduğunu belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Özsürekci, daha iyi bir geleceğin çocuklara bugün kazandırılacak doğru alışkanlıklarla mümkün olduğuna dikkat çekerek, tiyatro oyununun günümüz ihtiyaçları doğrultusunda pedagogların katkısıyla yenilendiğini ifade etti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilir yaşam konularının çocukların dünyasına daha yakın ve güncel bir hikâyeyle aktarıldığını belirten Özsürekci, Hatay’da beş farklı noktada çocuklarla buluşacak olmanın heyecanını yaşadıklarını söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Özsürekci, tiyatronun birleştirici gücüyle çocuklara hem güzel anılar hem de geleceğe taşıyacakları bir farkındalık bırakmayı amaçladıklarını belirterek, Enerjisa Enerji’nin topluma değer katan sosyal sorumluluk çalışmalarını sürdüreceğini kaydetti.</span></span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/bu-hastalik-kornea-nakline-goturuyor-84830</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 12:14:47 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bu hastalık kornea nakline götürüyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/08/bu-hastalik-kornea-nakline-goturuyor-1787649287.jpg">
                        <figcaption>Bu hastalık kornea nakline götürüyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Korneanın incelerek öne doğru sivrilmesine neden olan keratokonusta uygulanan her yöntemin amacı aynı olmayabilir. Bazı uygulamalar hastalığın ilerlemesini durdurmayı hedeflerken, bazı seçenekler hastanın görme kalitesini artırmak amacıyla değerlendirilebilir. Uzmanlar, tedaviden beklenen sonucun hastalığın evresine ve korneanın yapısına göre değişebileceğine dikkat çekiyor. Dünyagöz Etiler Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Anıl Kubaloğlu, keratokonusun ilerleyici özelliği nedeniyle öncelikle hastalığın aktif olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Kubaloğlu, “Keratokonus erken dönemde teşhis edildiğinde, hastalığın ilerlemesini durdurmakta çok başarılı sonuçlar alıyoruz” dedi.</p>

<p>Çocukluk ve ergenlik döneminde başlayan görme bozukluklarında keratokonus hastalığına dikkat çeken Prof. Dr. Kubaloğlu, gelişen düzensiz astigmatizma nedeniyle yani gözümüzün ön yüzeyinde kornea adı verilen saydam tabaka yüzeyindeki düzensizliklerin ışık kırma kusuruna yol açarak, nesnelerin görüntüsünü bulanıklaştırmasıyla hastalarda ilk olarak görmenin etkilendiğini söyledi.</p>

<p><strong>Sık Göz Ovuşturanlar Dikkat</strong></p>

<p>Göz ovuşturmanın keratokonus hastalığında ciddi görme kaybına neden olabildiğini belirten Prof. Dr. Kubaloğlu, "Özellikle kaşıntı nedeniyle birçok hasta refleks olarak gözlerini ovuşturur. Ancak, bu alışkanlık kornea dokusunda incelme ve sivrilme sonucu ilerleyici bir hastalık olan keratokonusa yol açabilir. Başlangıçta hastalar gelişen astigmatizmaya bağlı bulanık görmeden şikayet eder. Teşhis ve tedavi edilmediğinde gözlüklerle dahi net görememe şeklinde ortaya çıkan, ileri derecede görme kaybına neden olabilir" dedi. Prof. Dr. Kubaloğlu, aileleri de uyararak, hastalığın belirtilerini şöyle sıraladı:</p>

<ul>
	<li>Göz ovuşturma</li>
	<li>Gözlüklerle net görememe</li>
	<li>Gözlük numarasında hızlı değişim</li>
	<li>Gözler arasında belirgin numara farkı</li>
	<li>Hızla gelişen astigmat</li>
	<li>Gece sürüş zorluğu</li>
	<li>Cisimlerin gölgeli görülmesi</li>
	<li>Yeni gözlüklerle rahat edememe</li>
</ul>

<p><strong>Kornea Tomografisi</strong></p>

<p>Prof. Dr. Kubaloğlu, keratokonusta düzenli takibin tedavi kadar önemli olduğunu belirterek, kornea tomografisi ile birlikte detaylı göz muayenesinin şart olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Geç Teşhisten Kaçının</strong></p>

<p>Keratokonusun geç teşhis edildiğinde kornea nakline bile götürebildiğini söyleyen Prof. Dr. Kubaloğlu, "Ülkemizde kornea nakli için başvuran hastalarını üçte biri keritokonus hastasıydı. Bu gerçekten ciddi bir oran. Bunun için bu hastalıkta erken teşhis çok önemli" dedi.</p>

<p><strong>Çapraz Bağlama Yöntemiyle Tedavi</strong><br />
Prof<strong>. </strong>Dr. Kubaloğlu, keratokonusun ilerleyici özelliği nedeniyle öncelikle hastalığın aktif olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini belirterek, "Keratokonus erken dönemde teşhis edildiğinde, hastalığın ilerlemesini durdurmakta çok başarılı sonuçlar alıyoruz. Çapraz bağlama (Cross-linking) tedavisi yapıyoruz. Temel amaç ilerlemeyi kontrol altına almak. Özellikle çocukluk ve gençlik döneminde daha hızlı ilerleyebilen keratokonusta, korneadaki kollajen liflerin güçlendirilmesini amaçlayan çapraz bağlama uygulaması değerlendirilebilir. Bu yöntemin temel hedefi korneanın daha fazla incelmesini ve şekil bozukluğunun ilerlemesini kontrol altına almaktır. Ancak hastalığın durdurulması, mevcut göz numarasının tamamen ortadan kalkacağı veya görmenin kendiliğinden artacağı anlamına gelmeyebilir. Uygulama sonrasında hastaların gözlük ya da kontakt lens kullanmaya devam etmesi gerekebilir" dedi.</p>

<p><strong>Hangi Hastaya Hangi Tedavi Yapılır?</strong><br />
 Görmeyi artırmak için tedavide farklı seçeneklerin değerlendirilebileceğini de söyleyen Prof. Dr. Kubaloğlu, "Keratokonusta oluşan düzensiz astigmatizma nedeniyle standart gözlükler bazı hastalarda yeterli görme sağlayamayabilir. Bu durumda, keratokonusa özel sert veya hibrit lensler, hastanın kornea yapısına göre görmeyi artırmak amacıyla değerlendirilebilir. Gözlük ve kontakt lenslerle yeterli görme elde edilemeyen olgularda ise görmeyi artırmak için kornea içi halka uygulamaları, kornea topografi kılavuzlu lazer tedavileri veya ileri evrelerde kornea nakli seçenekler arasındadır. Hangi yöntemin tercih edileceği; kornea kalınlığı, hastalığın derecesi, ilerleme durumu ve hastanın görme ihtiyacı birlikte değerlendirilerek, belirlenebilir" diye konuştu.</p>

<p><strong>Her Hastaya Özel Yöntem</strong><br />
 HER hastaya aynı yöntem uygulanmayabileceğinin altını çizen Prof. Dr. Kubaloğlu, şöyle dedi: "Keratokonus tedavisinde tek bir uygulamanın bütün hastaların ihtiyacını karşılaması mümkün olmayabilir. Bir hastada öncelik, hastalığın ilerlemesini durdurmak, başka bir hastada görme kalitesini artırmaya yönelik seçeneklere ihtiyaç duyulabilir. Bazı olgularda ise iki hedefin farklı aşamalarda birlikte ele alınması gerekebilir. Bu nedenle hastaların uygulama öncesinde yöntemin hangi amaçla önerildiğini, görme seviyesinde nasıl bir değişiklik beklenebileceğini ve gözlük ya da lens ihtiyacının devam edip etmeyeceğini hekimleriyle ayrıntılı şekilde değerlendirmesi önem taşıyor."</p>

<p><strong>Türkiye'de de Tarama Programı Başlatılmalı</strong><br />
 Bazı Avrupa ve Uzak Doğu ülkelerinde çocukların ilkokula başlarken keratokonus taramasından geçtiğini örnek olarak gösteren Prof. Dr. Kubaloğlu, şu önerilerde bulundu: "Çocuklarda kornea tomografisi taraması yapıyorlar. Çünkü çocuğu o yaşta yakalarsanız, yaptığımız çapraz bağlama tedavisiyle çocuğun görmesini, yani hayatını kurtarabiliyoruz. Yani bir bireyi engellilikten, hayat boyu engelli olmaktan kurtarıyorsunuz. Ülkemizde de bu hastalık tarama programına alınmalı. Çocuk ilkokula başlarken taraması yapılmalı. Erken teşhis ile çapraz bağlama tedavisi yüzde 90-95 oranında başarılı bir tedavi. Erken dönemde yaptığınız tedavide hastanın basit bir gözlükle ya da basit bir lensle görmesini koruyabiliyorsunuz."</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/zayiflama-ignelerinde-gorunmeyen-tehlike-84829</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/08/zayiflama-ignelerinde-gorunmeyen-tehlike-1787649246.jpg">
                        <figcaption>Zayıflama iğnelerinde görünmeyen tehlike!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Son yıllarda obezite tedavisinde çığır açan gelişmeler arasında gösterilen ve kamuoyunda ‘zayıflama iğnesi’ olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu haline geldi. Ancak bu tedavilerin masum bir şekilde sadece iştahı azaltan bir yöntem olarak görülmesi ve özellikle sosyal medyadan etkilenerek ya da arkadaş tavsiyesiyle kullanılması ciddi sağlık sorunlarına hatta hayati riske neden olabiliyor!&nbsp;<strong>Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin</strong>&nbsp;“Çünkü bu ilaçlar yalnızca kilo kaybını hedeflemiyor; metabolizma, hormon dengesi ve kan şekeri düzenlenmesi üzerinde de etkili güçlü tıbbi tedaviler arasında yer alıyor. Bilinçsiz kullanımı pankreas, safra kesesi ve sindirim sistemi başta olmak üzere pek çok organı olumsuz etkileyebiliyor” diyor. Dr. Çetin, zayıflama iğnesinde 5 hayati kuralı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.&nbsp;</p>

<p><strong>Uzman kontrolü şart!</strong></p>

<p>Zayıflama iğnelerinin, her kilo vermek isteyen kişi için uygun olmadığını belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin şöyle konuşuyor: “Unutulmamalı ki, bu ilaçlar bir takviye ürünü ya da vitamin- mineral desteği değil; insülin direnci, kalp- damar hastalıkları, karaciğer yağlanması, diyabet gibi pek çok metabolik bozukluk ve hastalığın altında yatan hormonal bozuklukları düzelten bir tıbbi tedavi ajanıdır. Nasıl ki antibiyotiği, kemoterapiyi ya da apandisit cerrahisini profesyonel ellere emanet ediyoruz, bu tedaviyi de mutlaka uzman kontrolünde kullanmak elzemdir.&nbsp;İnternetten edinilen bilgiler doğrultusunda tedaviye başlamak, doz değiştirmek veya ilacı kontrolsüz şekilde temin etmek sağlık açısından ciddi risk oluşturur.”</p>

<p><strong>Bu hastalıklarınız varsa kullanmayın!</strong></p>

<p>Daha önce pankreatit geçirenler, safra taşı veya safra yolu hastalığı bulunanlar, medüller tiroit kanseri açısından risk taşıyanlar ve ileri düzey mide-bağırsak sistemi hastalığı olan kişilerde bu ilaçların kullanımı ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Ayrıca kontrol altında olmayan kalp-damar hastalıkları, çok yüksek trigliserid düzeyleri, kronik alkol kullanımı ve ailede pankreas veya safra hastalığı öyküsü bulunan kişiler de mutlaka ayrıntılı değerlendirilmelidir. Tedavi kararı yalnızca kiloya göre değil, kişinin tüm sağlık geçmişi dikkate alınarak verilmelidir.</p>

<p><strong>Tedavi öncesi bu tetkikleri mutlaka yaptırın!</strong></p>

<p>Obezite tedavisinde doğru ilaç kadar doğru değerlendirme de hayati önem taşır. Tedavi öncesinde açlık kan şekeri, HbA1c, insülin direnci, kolesterol ve trigliserid düzeyleri ile karaciğer, böbrek ve tiroit fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerekir. Gerektiğinde safra kesesi ve pankreasın ultrasonografiyle incelenmesi, gizli kalmış sağlık sorunlarının ortaya çıkarılmasını sağlayabilir. Yapılmayan her tetkik, gözden kaçabilecek bir riski de beraberinde getirir.</p>

<p><strong>Dozu kendiniz değiştirmeyin!</strong></p>

<p>Dr. Ferhat Çetin “"Biraz daha fazla kullanırsam daha hızlı kilo veririm" düşüncesi en tehlikeli hatalardan biridir. Bu ilaçlarda doz artışı belirli bir plan doğrultusunda ve yalnızca hekim kontrolünde yapılmalıdır. Gereğinden hızlı doz artırılması bulantı, kusma, şiddetli mide-bağırsak yakınmaları, sıvı kaybı ve tedavinin bırakılmasına neden olabilecek yan etkilere yol açabilir. Aynı şekilde ilacı düzensiz kullanmak veya enjeksiyon günlerini değiştirmek de tedavinin etkinliğini azaltabilir” diyor.</p>

<p><strong>Bu belirtilerde hemen doktora danışın</strong></p>

<p>Tedavi sırasında gelişen her yakınma ‘normal yan etki’ olarak değerlendirilmemelidir. Özellikle şiddetli ve geçmeyen karın ağrısı, sürekli kusma, sarılık, koyu renk idrar veya yüksek ateş gibi belirtiler pankreas ya da safra yollarıyla ilgili ciddi bir sorunun habercisi olabilir. Bu belirtiler ortaya çıktığında ilacı kendi kendine kullanmaya devam etmek yerine zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.</p>

<p><strong>xxxxxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxxxx</strong></p>

<p><strong>İlacı bırakınca bu hataya düşmeyin!</strong></p>

<p>İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, zayıflama iğnesi kullanımında en sık yapılan hatalardan birinin tedavi sonrası eski alışkanlıklara dönmek olduğunu vurguluyor. Dr. Çetin, “Tedavinin bitmesi sürecin tamamlandığı anlamına gelmez. Amaç yalnızca kilo vermek değil, verilen kiloyu koruyacak sağlıklı yaşam alışkanlıklarını kazanmaktır. Beslenme ve hareket düzeni değişmezse, ilacın iştah azaltıcı etkisi ortadan kalktığında kilolar yeniden alınabilir” diyor. Tedavi sonrası özellikle ilk 3-6 ayda kilo, bel çevresi ve metabolik değerlerin düzenli takibi büyük önem taşıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/buyukakin-buyuk-gurur-yasadik-84828</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 12:13:29 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Büyükakın: “Büyük gurur yaşadık”</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/08/buyukakin-buyuk-gurur-yasadik-1787649209.jpg">
                        <figcaption>Büyükakın: “Büyük gurur yaşadık”</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Gölcük Donanma Komutanlığı’nda 4 gün boyunca büyük bir gurur ve heyecan yaşatan TEKNOFEST Mavi Vatan sona erdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, festivale en büyük katkıyı sağlayan kurumlardan biri olan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a kapanış töreninde plaket takdim etti. Büyükakın, rekor kıran bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan büyük gurur duyduklarını kaydetti.</p>

<p><b>TEKNOFEST, KOCAELİ’YE ÇOK YAKIŞTI</b></p>

<p>Dünyanın en büyük Denizcilik, Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST Mavi Vatan Kocaeli, pazar günü sona erdi. Milli Savunma Bakanlığı ve T3 Vakfı’nın ana yürütücülüğündeki Mavi Vatan, 4 gün boyunca 343 bin ziyaretçiyi ağırlayarak rekora imza attı.</p>

<p><b>YERLİ VE MİLLİ ARAÇLAR</b></p>

<p>TEKNOFEST Mavi Vatan, Gölcük'te deniz ve savunma teknolojilerini buluşturdu. Etkinlikte TCG Anadolu, TCG Savarona ve ULAQ gibi 37 farklı donanma unsuru ile insansız deniz araçları yer aldı. Türkiye'nin yerli denizaltı projesine ait MİLDEN Test Bloğu ilk kez ziyaretçilerin incelemesine sunuldu. İnsansız Su Altı Sistemleri, Su Altı Roket ve İnsansız Deniz Aracı kategorilerinde yarışmalar düzenlendi.</p>

<p><b>GURUR YAŞATTI</b></p>

<p>Hava araçları alanında Bayraktar TB2 ve TB3'ün yanı sıra SH-70 Seahawk ve AH-1W helikopterleri sergilendi. ÇELİKKUBBE kapsamında SİPER, HİSAR, GÜRZ ve KORKUT gibi milli hava savunma ile füze sistemleri alanda yer aldı. SAT/SAS timlerinin gösterileri nefes keserken, kürek yarışları ve yüzme müsabakaları ziyaretçilere heyecanlı anlar yaşattı. Festivalin kapanışında Müze Gemi Yavuz ziyarete açılırken, Bayraktar Kalkan DİHA Türk Deniz Kuvvetleri envanterine girdi.</p>

<p><b>KAPANIŞI DA GÖRKEMLİ OLDU</b></p>

<p>Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda düzenlenen TEKNOFEST Mavi Vatan’ın kapanış programı da açılışı gibi görkemli oldu. Programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu başta olmak üzere Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, AK Parti Kocaeli Milletvekilleri Prof. Dr. Sadettin Hülagü, Veysel Tipioğlu, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) Mütevelli Heyet Başkanı Selçuk Bayraktar, kuvvet komutanları, protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p><b>BÜYÜKAKIN’A ÖDÜL, CEVDET YILMAZ’DAN</b></p>

<p>Kapanış programında TEKNOFEST Mavi Vatan’da festivalin düzenlenmesinde emeği geçen paydaş kurum ve kuruluşlara plaket takdim edildi. Festivale en büyük katkıyı sağlayan kurumların başında gelen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi adına ödülü Başkan Tahir Büyükakın, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın elinden aldı. Kocaeli olarak güzel bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan mutlu olduklarını belirten Başkan Büyükakın, duygularını şu sözlerle dile getirdi:</p>

<p><b>“BÜYÜK BİR GURUR YAŞADIK”</b></p>

<p>“Gölcük’te, şanlı denizcilik tarihimizin kalbinde; savunma sanayiimizin ulaştığı güce, gençlerimizin teknolojiye olan tutkusuna ve milletimizin Millî Teknoloji Hamlesi’ne duyduğu büyük teveccühe hep birlikte şahitlik ettik. Dört gün boyunca Türkiye’nin dört bir yanından yüz binlerce vatandaşımızı ağırlayan Kocaeli’miz; üretim gücü, sanayi birikimi ve teknoloji vizyonuyla bu büyük organizasyona ev sahipliği yapmanın gururunu yaşadı”</p>

<p><b>“İDEALİMİZ TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE”</b></p>

<p>“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; tam bağımsız Türkiye idealimiz, Millî Teknoloji Hamlemiz ve Mavi Vatan’daki güçlü yürüyüşümüz kararlılıkla devam edecek. Bu büyük heyecana ortak olan tüm vatandaşlarımıza, geleceğin Türkiye’sini inşa edecek gençlerimize ve organizasyonda emeği bulunan herkese teşekkür ediyorum.” Başkan Büyükakın kapanışta festivalin gözdeleri; dünyanın ilk silahlı insansız hava araçları gemisi TCG Anadolu güvertesinde bulunan, Türkiye’nin ürettiği, görünmezlik teknolojisine sahip, ilk insansız muharip savaş jeti Kızılelma önünde Teknofest pozu da verdi.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/halkbank-ureten-kadinlar-yarismasi-84827</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Halkbank Üreten Kadınlar Yarışması</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/08/halkbank-ureten-kadinlar-yarismasi-1787649197.jpg">
                        <figcaption>Halkbank Üreten Kadınlar Yarışması</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye’nin duyarlı ve yenilikçi bankası Halkbank, kadın girişimciliğini güçlendirmeye yönelik çalışmalarına devam ediyor. ‘Üreten Kadının Bankası’ vizyonuyla 2021 yılında hayata geçirilen Üreten Kadınlar Yarışması’nın 6’ncı dönemi başladı. Başvurular&nbsp;<strong>24 Ağustos-1 Kasım 2026</strong>&nbsp;tarihleri arasında Halkbank'ın resmi internet sitesi üzerinden gerçekleştirilecek. Başvuru sürecinin ardından değerlendirme süreci başlayacak. Master Class Marka Eğitim Programı ve Jüri aşamalarının tamamlanmasıyla birlikte kazananlar&nbsp;<strong>26 Mart 2027</strong>&nbsp;tarihinde düzenlenecek ödül töreninde açıklanacak.&nbsp;</p>

<p>Yarışmada bu yıl; “<strong>Yılın Üreten Kadın Girişimcisi”, “İnovasyon, Teknoloji ve Yapay Zekâ”, “Yükselen Yıldız”, “Sürdürülebilirlik”, “Kadın Kooperatifi” ve “Sosyal Girişimci”</strong>&nbsp;kategorilerinde dereceye giren kadın girişimciler ödüllendirilecek.&nbsp;Nakdi ödüllere ek olarak girişimcilerin büyüme yolculuklarına katkı sağlayacak ayni destekler de sunulacak.</p>

<p><strong>Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil: “Kadın girişimcilerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz”</strong></p>

<p>Finansmanın yanı sıra eğitim, mentorluk, iş geliştirme programları ve iş birlikleriyle kadın girişimcilerin büyümesine destek olmayı hedeflediklerini belirten&nbsp;<strong>Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil,</strong>&nbsp;<strong>“Üreten Kadınlar Yarışması ile yalnızca başarılı girişimcileri ödüllendirmiyoruz; aynı zamanda onların hikâyelerini görünür kılıyor, cesaretlerini ve üretim azimlerini daha geniş kitlelerle buluşturuyoruz.</strong>&nbsp;<strong>Teknolojiden sürdürülebilirliğe, ihracattan yerel kalkınmaya kadar pek çok alanda fark oluşturan kadın girişimcilerimizin, yeni girişimcilere ilham vermesini önemsiyoruz”&nbsp;</strong>dedi.</p>

<p>Halkbank’ın kuruluşundan itibaren üretimin, girişimciliğin ve kalkınmanın en güçlü destekçilerinden biri olduğunu söyleyen&nbsp;<strong>Recep Süleyman Özdil,</strong>&nbsp;<strong>“2021 yılından bu yana yaklaşık 280 bin kadın girişimciye 142 milyar TL finansman desteği sağladık. Bundan sonra da kadın girişimcilerimizin üretmeye, büyümeye ve Türkiye ekonomisine katma değer oluşturmaya devam etmeleri için tüm imkânlarımızla yanlarında olmayı sürdüreceğiz. Çünkü biliyoruz ki üreten kadın; güçlü aile, güçlü ekonomi ve güçlü Türkiye demektir. Türkiye Yüzyılı vizyonunda kadın girişimcilerimizin ortaya koyduğu her başarı, Ülkemizin kalkınma yolculuğuna değer katmaktadır”</strong>&nbsp;diye konuştu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/mezuna-kalmak-bir-yili-belirsizlige-birakmak-olabilir-84826</link>
            <category>EĞİTİM</category>
            <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Mezuna kalmak bir yılı belirsizliğe bırakmak olabilir!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/08/mezuna-kalmak-bir-yili-belirsizlige-birakmak-olabilir-1787649156.jpg">
                        <figcaption>Mezuna kalmak bir yılı belirsizliğe bırakmak olabilir!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Üniversite yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte öğrenciler ve aileler açısından yeni bir karar dönemi başladı. Beklediği sıralamayı elde edemeyen ya da hedeflediği üniversite ve bölüme yerleşemeyen bazı adaylar, kazandıkları programın sunduğu olanakları incelemeden “mezuna kalma” seçeneğine yöneliyor.</p>

<p>Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, mezuna kalma kararının yalnızca üniversitenin adı veya sıralama beklentisi üzerinden verilmemesi gerektiğini anlattı.&nbsp;</p>

<p><strong>“Kazanılan bölüm analiz edilmeden verilen kararlar sağlıklı olmayabilir”</strong></p>

<p>Yerleştirme sonrasında sıklıkla karşılaşılan örüntülerden birinin, adayların kazandıkları programları yeterince araştırmadan yeniden sınava hazırlanmayı düşünmeleri olduğunu ifade eden Özgür Akoğlan, şunları söyledi:</p>

<p>“Üniversite yerleştirme sonuçlarının ilan edilmesiyle birlikte sıklıkla karşılaştığımız durumlardan biri, adayların yerleştikleri programları derinlemesine analiz etmeden doğrudan mezuna kalma eğilimi göstermeleridir. Kazanılan bölümün akademik profili, akreditasyonları, sektörel entegrasyonu ve mezun istihdam oranları nesnel ölçütlerle değerlendirilmeden verilen bu ani kararlar, çoğu zaman rasyonel bir kariyer planlamasından ziyade bilişsel çarpıtmalar ve çevresel dinamiklerin baskısıyla şekillenmektedir.”</p>

<p><strong>“Ya hep ya hiç düşüncesi başarıyı görünmez hale getirebiliyor”</strong></p>

<p>Mezuna kalma kararında özellikle mükemmeliyetçi düşünce kalıplarının etkili olabildiğini kaydeden Özgür Akoğlan, “Çoğu zaman bu tercihi yöneten dinamik, hedeflerin uyuşmazlığından ziyade ‘ya hep ya hiç’ şeklinde çalışan katı bir mükemmeliyetçiliktir. İlk birkaç binde yer almayı hayal ederken biraz daha geride bir sıralama elde eden aday, elindeki somut başarıyı bir anda yok sayar. Sosyal medyadaki filtrelenmiş başarı hikayeleri, ailelerin örtük beklentileri ve akranlar arası prestij yarışı birleştiğinde; birkaç popüler üniversite dışındaki tüm seçenekler adayın zihninde peşinen ‘değersiz’ etiketini alır. Sonuç, bir meslek edinme sürecinin salt bir statü mücadelesine indirgenmesidir.” dedi.</p>

<p><strong>“Mezun yılı doğrusal ve garantili bir denklem değil”</strong></p>

<p>Mezuna kalmanın bazı öğrenciler için doğru bir seçenek olabileceğini ancak bunun psikolojik ve akademik maliyetlerinin de hesaba katılması gerektiğini ifade eden Özgür Akoğlan, “Oysa mezun yılı, dışarıdan zannedildiği gibi yalnızca ‘bir yıl daha soru çözüp sıralamayı katlamak’ kadar doğrusal ve garantili bir denklem değildir. Akranlar yeni bir yaşama adım atarken evde kalmanın yarattığı sosyal yalıtılmışlık, zamanla derinleşen motivasyon kayıpları ve ‘bu defa kesin başarmalıyım’ baskısının arttığı sınav anı kaygısı ciddi bir psikolojik direnç gerektirir. Üstelik bir programa yerleşmiş olmanın getirdiği %50 azalan Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) kesintisi gibi sistemsel engeller, yeni yıla doğrudan puan dezavantajıyla başlanmasına yol açar.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Üniversiteye başlamak diğer seçeneklerin kapısını kapatmıyor</strong></p>

<p>Bir programa yerleşmenin öğrencinin kariyer yolunu geri dönülmez biçimde belirlemediğinin altını çizen Özgür Akoğlan, “Burada gözden kaçırılan temel gerçek şudur: Üniversite kapısından içeri girmek, diğer tüm seçenekleri yok etmez; aksine yeni geçiş koridorları açar. Günümüz yükseköğretim yapısı; merkezi puanla veya genel not ortalamasıyla yatay geçiş, çift ana dal (ÇAP), yan dal ve yurt dışı değişim programları gibi dinamik alternatifler<strong>&nbsp;</strong>sunar.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>“Üniversite öğrencinin yetkinlik sermayesini erkenden geliştirebilir”</strong></p>

<p>Üniversite yaşamının yalnızca derslerden ibaret olmadığını vurgulayan Akoğlan, “Zamanı tekrar eden sınav stresinde tüketmek yerine üniversite ekosistemine dahil olmak; öğrencinin çoktan seçmeli test kalıplarından çıkarak proje yönetimi, yabancı dil, kulüp organizasyonları ve sektörel bağlantılar üzerinden kendi yetkinlik sermayesini erkenden inşa etmesini sağlar.” ifadesinde bulundu.</p>

<p><strong>Diplomanın üzerindeki bölüm adı tek başına kariyeri belirlemiyor</strong></p>

<p>İş dünyasının da son yıllarda ciddi biçimde değiştiğine işaret eden Akoğlan, şöyle devam etti:&nbsp;</p>

<p>“En kritik gerçeklerden biri de modern iş dünyasının dönüşen kariyer dinamikleridir. Günümüz istihdam piyasasında bireylerin çok büyük bir kısmı doğrudan lisans diplomalarının etiketine bağlı kalmadan, disiplinler arası alanlarda kariyer inşa etmektedir. Artık mesleki başarıyı belirleyen yegâne unsur üniversite diplomasındaki unvan değil; adayın edindiği aktarılabilir beceriler, problem çözme yetisi, yabancı dil yetkinliği, dijital okuryazarlık ve sektörel uyum kabiliyetidir.”</p>

<p><strong>Aileler kıyaslama yerine tabloyu birlikte değerlendirmeli</strong></p>

<p>Yerleştirme sonrasında ailelerin tutumunun öğrencinin karar sürecini doğrudan etkileyebildiğini belirten Akoğlan, “Bu kritik eşikte ailelere düşen rol, gençlerin hissettiği hayal kırıklığını küçümsemeden dinlemek ve onları kıyaslama tuzağından uzak tutmaktır. Bir sonraki yılın belirsizlikleri ile mevcut yerleşimin sunduğu somut iç geçiş fırsatları masaya baskısız, şeffaf bir tablo olarak yatırılmalı; nihai sorumluluğun gence ait olduğu hissettirilmelidir.” dedi.</p>

<p><strong>“Bazen en doğru rota yürürken ortaya çıkar”</strong></p>

<p>Üniversite tercihlerinin hayatın geri kalanını belirleyen tek ve değiştirilemez karar gibi görülmemesi gerektiğini vurgulayan Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Kariyer ve yaşam, tek bir sınav kağıdına sıkıştırılamayacak kadar geniştir. Bazen en stratejik başarı, mükemmel koşulların oluşmasını beklemek için hayatı durdurmak değil; mevcut zemine basıp rotayı yürürken inşa etme cesaretini göstermektir.”&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/5-yayincilik-yaz-okulu-bu-yil-kultur-yayinciligi-temasiyla-genclerle-bulusuyor-84825</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 12:12:02 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>5. Yayıncılık Yaz Okulu Bu Yıl “Kültür Yayıncılığı” Temasıyla Gençlerle Buluşuyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/08/5-yayincilik-yaz-okulu-bu-yil-kultur-yayinciligi-temasiyla-genclerle-bulusuyor-1787649122.jpg">
                        <figcaption>5. Yayıncılık Yaz Okulu Bu Yıl “Kültür Yayıncılığı” Temasıyla Gençlerle Buluşuyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p data-asw-org-font-size="14"><strong>Konya Büyükşehir Belediyesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü ve Necmettin Erbakan Üniversitesi iş birliğinde, Sosyal İnovasyon Ajansı yürütücülüğünde düzenlenen Yayıncılık Yaz Okulu, 5. yılında “Kültür Yayıncılığı” temasıyla gençleri yayıncılık sektörüyle buluşturuyor. Yayıncılık sektörünün temel kavramları ve süreçlerinin ele alınacağı, katılımcıların sektördeki güncel gelişmeleri takip edebileceği program, 24-30 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek.</strong></p>

<hr />
<p data-asw-org-font-size="14">Konya Büyükşehir Belediyesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü ve Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) iş birliğinde, Sosyal İnovasyon Ajansı (SİA) yürütücülüğünde 5. kez düzenlenen Yayıncılık Yaz Okulu başladı. </p>

<p data-asw-org-font-size="14">Konya Büyükşehir Belediyesi Sosyal İnovasyon Ajansı’nda düzenlenen programın açılışında Yayıncılık Yaz Okulu’nun ilk dönem mezunlarından Ali Gezginci, tüm mezunlar adına yaptığı konuşmada “Başta Konya Büyükşehir Belediyesi Sosyal İnovasyon Ajansı’na, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü’ne ve Necmettin Erbakan Üniversitesi’ne böyle önemli bir programı istikrarlı bir şekilde iş birliği içerisinde sürdürdükleri için teşekkür ediyorum” dedi.</p>

<p data-asw-org-font-size="14"><strong>“5. YAYINCILIK YAZ OKULU’NUN KÜLTÜR HAYATIMIZA VE YAYINCILIK DÜNYAMIZA HAYIRLI OLMASINI TEMENNİ EDİYORUM”</strong></p>

<p data-asw-org-font-size="14">NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, Yayıncılık Yaz Okulu ile kamu, akdemi ve yerel yönetimin somut iş birliği modelinin gözler önüne serildiğini belirterek, “5. Kez kapılarını açan bu kıymetli yapının sürekli hale gelmesinde emeği geçen Kültür ve Turizm Bakanlığımıza, her daim desteğini yanımızda hissettiğimiz Konya Büyükşehir Belediyemize ve programı büyük bir titizlikle yürüten SİA ekibimize şükranlarımı sunuyorum. Değerli katılımcılara zihin açıcı ve verimli bir eğitim haftası diliyorum. 5. Yayıncılık Yaz Okulu’nun kültür hayatımıza ve yayıncılık dünyamıza hayırlı olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p data-asw-org-font-size="14"><strong>“ORTAYA KONULAN EĞİTİM MODELİNİN ÇOK ETKİLİ OLDUĞUNA İNANIYORUM”</strong></p>

<p data-asw-org-font-size="14">Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Taner Beyoğlu, Yayıncılık Yaz Okulu’nun 5. yılına ulaşmasının gurur verici olduğunu belirterek, “Ortaya konulan eğitim modelinin çok etkili olduğuna inanıyorum. Bu çerçevede de en büyük payın eğitmenlerimize ait olduğunu düşünüyorum. Büyükşehir Belediyemizin bu organizasyonun hayata geçmesinde çok büyük bir katkısı var. Büyükşehir Belediyemizin SİA gibi bir girişimi hayata geçirmiş olması zaten ayrıca kesinlikle takdire şayan bir durum. Necmettin Erbakan Üniversite’mizin başından beri sürdürülebilir ve kararlı bir şekilde bu yaz okulunun devamı konusunda ortaya koyduğu irade çok önemli. Buraya katılacak öğrencilerimizin seçimlerinden, ders programının kurgulanmasına kadar çok büyük emeği olan Genel Müdürlükten yöneticilerim ve çalışma arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum” dedi.</p>

<p data-asw-org-font-size="14">5. Yayıncılık Yaz Okulu’nun hayırlı olması temennisinde bulunan Beyoğlu, “Yayıncılık hayatımızın en önemli dinamiklerinden taşıyıcı unsurlarından birisi olan ‘Kültür Yayıncılığı’nı ele alacağız. Kültür yayıncılığının dünyada ve Türkiye’de ele alınış biçimini hep birlikte değerlendireceğiz. Bir lisans programı ya da sürdürülebilir bir yüksek öğretim programı şeklinde yayıncılığın bir okulunun olmadığını biliyoruz. Bu çerçevede Yaz Okulu gibi girişimlerin de önemli bir yer edindiğini ifade etmek isterim. Bu seneki Yaz Okulu’nun hayırlı, bereketli olmasını diliyorum. Hepinize bu eğitim programında başarılar diliyorum” diye konuştu.</p>

<p data-asw-org-font-size="14"><strong>“GENÇLERİMİZİ GELECEĞİMİZİN EN BÜYÜK GÜCÜ OLARAK GÖRÜYORUZ”</strong></p>

<p data-asw-org-font-size="14">Konya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Uzbaş, yayıncılığın bir toplumun hafızasını korumak, düşünce dünyasını zenginleştirmek ve geleceğe kalıcı eserler bırakmanın ta kendisi olduğuna değinerek, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği gibi ‘Gençlerine sahip çıkan, gençlerine değer veren ve yatırım yapan toplumlar geleceğe güvenle bakarlar’. Bizler de Konya Büyükşehir Belediyesi olarak gençlerimizi geleceğimizin en büyük gücü olarak görüyoruz. Eğitimden sanata bilim ve teknolojiden girişimciliğe kadar her alanda onları desteklemeye devam ediyoruz. Yayıncılık Yaz Okulumuz da bu anlayışımızın önemli bir parçası oldu. İnşallah burada paylaşılacak fikirler ve kurulacak dostluklar, gençlerimizin mesleki yolculuklarına önemli katkılar sunacaktır. Bu güzel programın paydaşı olan Kültür ve Turizm Bakanlığımıza ve yetkililerine, değerli Genel Müdürümüze, Necmettin Erbakan Üniversitemize, Sosyal İnovasyon Ajansımıza, eğitmenlerimize ve katılımcılarımıza yürekten teşekkür ediyorum. 5. Yayıncılık Yaz Okulu’nun hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p data-asw-org-font-size="14"><strong>5. YAYINCILIK YAZ OKULU </strong></p>

<p data-asw-org-font-size="14">Konya Büyükşehir Belediyesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü ve Necmettin Erbakan Üniversitesi iş birliğinde, Sosyal İnovasyon Ajansı yürütücülüğünde düzenlenen Yayıncılık Yaz Okulu, 5. yılında “Kültür Yayıncılığı” temasıyla düzenleniyor. </p>

<p data-asw-org-font-size="14">Konya Büyükşehir Belediyesi Sosyal İnovasyon Ajansı’nda gerçekleştirilen programa 30 genç katılıyor. Eğitimlerde yayıncılık sektörünün temel kavramları ve süreçleri ele alınırken, gençlerin sektörel yetkinliklerini geliştirmeleri ve nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sağlanması hedefleniyor.</p>

<p data-asw-org-font-size="14">Program kapsamında İslam İşbirliği Teşkilatı ile Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı aracılığıyla farklı ülkelerden gelen gençler de yer alıyor.</p>

<p data-asw-org-font-size="14">Uluslararası Genç Yayıncılar Buluşması kapsamında gerçekleştirilen program, farklı ülkelerden genç yayıncıları İslam İşbirliği Teşkilatı Gençlik Forumu (ICYF) tarafından 2026 yılı için “İİT Gençlik Başkenti” ilan edilen Konya'da buluşturarak bilgi ve deneyim paylaşımına ve uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesine imkan sağlıyor.</p>

<p data-asw-org-font-size="14">Yayıncılık sektörünün temel kavramları ve süreçlerinin ele alınacağı, katılımcıların sektördeki güncel gelişmeleri takip edebileceği program, 24-30 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek.</p>

<p data-asw-org-font-size="14"> </p>

<p data-asw-org-font-size="14"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/suda-akrobasi-sovu-84824</link>
            <category>SPOR</category>
            <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Suda akrobasi şovu</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/08/suda-akrobasi-sovu-1787649096.jpg">
                        <figcaption>Suda akrobasi şovu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Sevindikli Göleti’nde düzenlenen Türkiye Tekne Arkası Su Kayağı Şampiyonası’nda yarışmacılar, sergiledikleri birbirinden etkileyici akrobatik hareketlerle izleyenlere nefes kesen anlar yaşattı.</p>

<p><strong>KOCAELİ’DE SPORUN HER BRANŞI VAR</strong></p>

<p>Kentin doğa sporları potansiyelini ulusal ve uluslararası alanda tanıtmaya devam eden Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, su sporlarında önemli bir organizasyona daha ev sahipliği yapmanın gururunu yaşadı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Körfez Belediyesi, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu ve Körfez Su Kayağı Spor Kulübü iş birliğinde Sevindikli Göleti’nde gerçekleştirilen Türkiye Tekne Arkası Su Kayağı Şampiyonası kıyasıya rekabete ve heyecan dolu anlara sahne oldu.</p>

<p><strong>ÖDÜL VE KUPALAR TAKDİM EDİLDİ</strong></p>

<p>17 yaş altı, 17-34 yaş, 35 yaş ve üzeri, 65 yaş ve üzeri olmak üzere toplam 4 kategoride gerçekleştirilen organizasyonda Türkiye’nin farklı illerinden gelen 25 sporcu mücadele etti. İki gün boyunca Sevindikli Göleti’nde 14 yaşından 72 yaşına kadar sınır tanımayan su kayağı sporcuları ödül kürsüsünde yer almak için mücadele verdi. Su üzerindeki nefes kesen gösteriler sporseverlere adeta görsel şölen yaşattı. Kategorilerinde ipi göğüsleyerek kürsüye çıkan sporculara ödül ve kupaları törenle takdim edildi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" style="width:0px">
	<tbody>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p><strong>&nbsp;</strong></p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p><strong>&nbsp;</strong></p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p><strong>&nbsp;</strong></p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p><strong>&nbsp;</strong></p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p><strong>KATEGORİ</strong></p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p><strong>SÜRAT / İP UZUNLUĞU / GEÇİLEN TOP SAYISI</strong></p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p><strong>SIRALAMA</strong></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>1</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>ÜSTÜN ATA EKİNCİ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>İSTANBUL</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>14</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>U17</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>34/18.25/1</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>2</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>2</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>PARS TRİGANO</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>İSTANBUL</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>14</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>U17</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>34/18.25/0.25</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>3</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>3</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>RAUF ASLAN EKİNCİ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>İSTANBUL</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>16</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>U17</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>34/18.25/1</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>1</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>4</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>KERİM SULYAK</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>İSTANBUL</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>19</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>Seniors</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>34/18.25/0</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>2</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>6</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>FURKAN KARABIYIK</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>İSTANBUL</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>34</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>Seniors</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>34/18.25/3</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>1</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>7</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>ADNAN KASAPOĞLU</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>İSTANBUL</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>36</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>35+</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>34/18.25/5.5</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>3</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>8</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>MEHMET BAŞARAN</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>İSTANBUL</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>39</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>35+</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>34/18.25/1</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>&nbsp;</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>9</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BARIŞ FIRINCI</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>KOCAELİ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>40</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>35+</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>55/12/2.5</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>1</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>10</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>ÜNAL DOST</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>İSTANBUL</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>44</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>35+</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>34/18.25/0</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>&nbsp;</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>11</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>ALİ SULYAK</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>İSTANBUL</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>49</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>35+</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>34/18.25/1</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>&nbsp;</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>12</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>VOLKAN RAUF EKİNCİ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>İSTANBUL</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>55</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>35+</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>55/13/3</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>2</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>13</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>MEHMET TEKİNEL</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>İSTANBUL</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>65</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>65+</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>52/16/4</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>1</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>14</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>MEHMET SAİT YAVUZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>İSTANBUL</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>72</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>65+</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>52/18.25/4</p>
			</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/afetlerde-ortak-liderlik-guven-ve-is-birligi-icin-arama-kurtarma-ekipleri-ayni-kampta-bulustu-84823</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Afetlerde Ortak Liderlik, Güven ve İş Birliği İçin Arama Kurtarma Ekipleri Aynı Kampta Buluştu</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/08/afetlerde-ortak-liderlik-guven-ve-is-birligi-icin-arama-kurtarma-ekipleri-ayni-kampta-bulustu-1787649039.jpg">
                        <figcaption>Afetlerde Ortak Liderlik, Güven ve İş Birliği İçin Arama Kurtarma Ekipleri Aynı Kampta Buluştu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>AKUT Arama Kurtarma Derneği ev sahipliğinde, afet ve acil durumlara müdahalede kurumlar arası koordinasyonu güçlendirmek, ortak hareket kabiliyetini geliştirmek ve ekipler arasında güvene dayalı iş birliğini pekiştirmek amacıyla “Afetlerde Ortak Liderlik, Güven ve İş Birliği” temalı bir kamp gerçekleştirildi. Programa;&nbsp;<strong>AKUT Arama Kurtarma Derneği</strong>&nbsp;Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Akbel,&nbsp;<strong>ANDA Arama Kurtarma Derneği</strong>&nbsp;Genel Başkanı Okan Tosun,&nbsp;<strong>GEA Arama Kurtarma</strong>&nbsp;Yönetim Koordinatörü Umut Dinçşahin ve&nbsp;<strong>İHH</strong>&nbsp;Afet Yönetiminden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Kars ile Türkiye’nin farklı illerinden gelen arama kurtarma ekiplerinin liderleri katıldı. Kampa ayrıca İstanbul Vali Yardımcısı ve Arnavutköy Kaymakamı Mahmut Hersanlıoğlu, İstanbul AFAD İl Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener ve Eğitim ve Farkındalık Hizmetleri Şube Müdürü Yasin Odabaş da iştirak etti.</p>

<p>Afet ve acil durumlarda farklı kurumların aynı hedef doğrultusunda, etkin bir koordinasyon içerisinde hareket edebilmesini desteklemek amacıyla düzenlenen kampta; arama kurtarma ekiplerinin bilgi ve deneyimlerini paylaşmasına, ortak liderlik anlayışının geliştirilmesine ve ekipler arasındaki iletişim ile güvenin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirildi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen ekip liderlerini aynı çatı altında buluşturan program kapsamında, afetlere müdahale süreçlerinde karşılaşılan ihtiyaçlar ve saha deneyimleri ele alınırken, kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesine yönelik ortak yaklaşımlar üzerinde duruldu. Kampın, Türkiye’nin afetlere hazırlık ve müdahale kapasitesinin güçlendirilmesine, farklı arama kurtarma ekiplerinin birlikte çalışma kültürünün geliştirilmesine ve afet anında daha hızlı, etkin ve koordineli müdahale edilmesine katkı sağlaması hedeflendi.</p>

<p><strong>“Afetlerde güçlü müdahalenin temeli, birlikte hareket edebilme kapasitemizdir”</strong></p>

<p><strong>AKUT Arama Kurtarma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Serhat Akbel</strong>, kampın yalnızca bilgi ve deneyim paylaşımı açısından değil, afetlere müdahale edecek ekipler arasında ortak bir çalışma kültürü oluşturulması bakımından da önemli olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Afetler, tek bir kurumun veya ekibin kendi başına üstesinden gelebileceği süreçler değildir. Sahada hayat kurtarmak için farklı kurumların aynı hedef etrafında buluşması, birbirine güvenmesi ve ortak bir anlayışla hareket edebilmesi büyük önem taşıyor. Bu kampı, kurumlarımız arasındaki iletişimi ve iş birliğini güçlendirmek, saha deneyimlerimizi paylaşmak ve ortak liderlik anlayışımızı geliştirmek açısından çok değerli buluyoruz. Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen ekip liderlerini aynı ortamda buluşturmak, birbirimizi daha iyi tanımamıza ve afet anında daha etkin bir koordinasyon kurmamıza imkân sağlıyor. Bizim için temel hedef, rekabet eden değil, afet karşısında aynı amaç için omuz omuza çalışan ekipler oluşturmak. Çünkü afet anında zamanla yarışıyoruz ve koordinasyonun her saniyesi hayat kurtarıyor. AKUT olarak, afetlere hazırlık ve müdahale kapasitemizi güçlendirecek her türlü ortak çalışmanın içinde olmaya devam edeceğiz. Güven, iletişim, ortak liderlik ve iş birliği kültürünü ne kadar güçlendirirsek, afetlere karşı o kadar hazırlıklı ve güçlü oluruz.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/cilveozu-tir-parki-hizmete-acildi-84822</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 09:07:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Cilveözü TIR Parkı Hizmete Açıldı</h1>
                        <h2>​​​​​​​Reyhanlı ilçesinde bulunan Cilvegözü Gümrük Kapısı yakınlarındaki TIR parkı Hatay Valisi Mustafa Masatlı’nın katıldığı törenle hizmete açıldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/08/cilveozu-tir-parki-hizmete-acildi-1785996508.jpg">
                        <figcaption>Cilveözü TIR Parkı Hizmete Açıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hatay Valisi Mustafa Masatlı, TIR parkında giriş çıkış işlemlerinin yapıldığı bölgedeki incelemesinin ardından, Hatay’ın 6 Şubat 2023'teki depremlerin ardından küllerinden yeniden doğduğunu söyleyerek, bir&nbsp; yandan konutları, iş yerlerini, eğitim kurumlarını, sağlık tesisleri ve altyapıları yeniden ihya ederken diğer taraftan afette Hatay Modeli çerçevesinde birtakım projelere de imza atmaya başladıklarını belirtti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">2011'den sonra Suriye ile&nbsp; olan özellikle ticari ilişkilerin oradaki rejimden kaynaklı kesildiğini kaydeden Vali Masatlı, 2024 Aralık ülkede gerçekleşen harekattan sonra Suriye'de rejimin değiştiğini söyledi. Masatlı, “Suriye rejimiyle ülkemiz arasında çok önemli ekonomik ve ticari ilişkiler başladı, devam ediyor. Bizler de tabii ki şehrimizde bir taraftan sahada o afetin izlerini temizlerken, yeniden inşa çalışmaları yaparken, diğer taraftan da şehrimizin özellikle Orta Doğu'ya açılan, ülkemizin Orta Doğu'ya açılan en önemli ticari kapılarından bir olan Cilvegözü Gümrük Kapısında da birtakım çalışmalara başladık” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çalışmalar çerçevesinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile özellikle dış ticarete önemli ölçüde katkı sunacak bir çalışmanın tamamlandığını sözlerine ekleyen Vali Masatlı, “Daha önceden burada kilometrelerce tır kuyruğu oluşuyordu, buradaki şoförlerimiz gerçekten sağlıksız şartlar içerisinde işini yapmaya çalışıyordu, onun yanında ihracatçılarımız, lojistikçilerimiz özellikle bu sıradan ve mevcut durumdan kaynaklı ciddi derecede sıkıntılar çekiyordu. Bizler de bu Afette Hatay Modeli çerçevesinde burada 184 bin metrekarelik bir alanda, yaklaşık 1200 tırın aynı anda park edebileceği, konaklayabileceği ve burada başta şoförlerimizin ihtiyaçlarının karşılanması dahil, diğer taraftan işte 9 ticari alanı, onun yanında ibadethanesi de dahil, böyle bir tır parkı projesini de tamamlamış olduk” şeklinde konuştu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">LOJİSTİK KAYIP YAŞAANMAYACAK</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Proje ile birlikte başta ihracatçıların mallarının bir an önce yerine ulaştırılması, diğer taraftan lojistikçilerin zaman kaybı yaşamaması, maliyetlerinin daha düşürülmesi ve buradaki geçiş sisteminin düzenlenmesi de dahil insanların iyi olma haline, ticaretin geliştirilmesi, dış ticaretin arttırılması ve kolaylaştırılmasına gerçekten önemli bir çalışma olduğunu belirtti. Yaklaşık 3 aydır bu manada hizmete başladıklarını ve şu ana kadar 65 binden fazla tırın buraya girdiğini ifade eden Masatlı, dönem içerisinde daha da çoğalacağını söyleyerek “TIR parkının projenin bir kısmıdır. Lojistik köy çalışması devam ediyor. Sadece sahada sorunları görüp, bu sorunları ortadan kaldıran değil, şehrin ve ülkenin geleceğe yönelik işlerinde ticaretinde, ekonomisinde, turizminde buna katkı sunmaya gayret ediyoruz. Çalışmalarımıza her zaman destek olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere herkese teşekkür ederiz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">GÜNDE 1500 TIR GİRİŞ ÇIKIŞ YAPIYOR</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bir soru üzerine Vali Masatlı, “Güvenli, düzenli geri dönüş, yani Suriyeli misafirlerimizin kendi ülkelerine dönüşü. Bir diğer taraftan da küçük araçlarla tır geçişi. Şu an itibarıyla güvenli, düzenli geri dönüşte Cilvegözü&nbsp; bu dönüşün yüzde 65'ini kapsamaktadır. Diğer taraftan küçük araçlar hariç, günde ortalama Cilvegözü kapımızdan 1500 tır giriş-çıkış yapmaktadır."</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Masatlı, daha sonra tır parkı alanını ve içerisindeki çalışma ofisi, berber ve yemekhaneyi gezdi.</span></span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/11-uluslararasi-dionysos-tiyatro-senligi-84821</link>
            <category>KÜLTÜR SANAT</category>
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 17:32:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>11. Uluslararası Dionysos Tiyatro Şenliği</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/08/11-uluslararasi-dionysos-tiyatro-senligi-1785853933.jpg">
                        <figcaption>11. Uluslararası Dionysos Tiyatro Şenliği</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="text-align:left"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tarihin ve kültürün iç içe geçtiği Sardes Antik Kenti'nin yanı başındaki Sart Mahallesi, bu yıl da tiyatronun evrensel diliyle buluştu. On gün süren 11. Uluslararası Dionysos Tiyatro Şenliği ve Tiyatro Eğitim Kampı, 49 eğitmen ile Türkiye'nin 80'e yakın ilinden ve yurt dışından gelen yaklaşık 500 tiyatro gönüllüsünü aynı çatı altında buluşturdu.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">On gün boyunca oyunculuk, dramatik yazarlık, çocuk tiyatrosu, doğaçlama, pantomim, dans, yaratıcı drama, sahne tasarımı ve performans sanatları alanlarında gerçekleştirilen atölyelerle katılımcılar hem eğitim aldı hem de deneyimlerini paylaşma fırsatı buldu. Gün boyu süren eğitimlerin ardından sahnelenen oyunlar, söyleşiler ve performanslar şenliğe ayrı bir renk kattı.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şenliğin kurucusu Dr. Rasim Aşın, etkinliğin yıllar içinde yalnızca bir tiyatro organizasyonu olmaktan çıkarak büyük bir dayanışma hareketine dönüştüğünü söyledi. "Bu yıl 976 başvuru aldık. Aralarından 419 katılımcıyı kabul ettik. Yakın ilçelerden gelenlerle birlikte yaklaşık 650 kişiyi ağırladık. Kampımıza yalnızca tiyatroyla aktif olarak ilgilenen kişiler katılabiliyor. Bu yönüyle Türkiye'de örnek gösterilen bir eğitim kampı haline geldik."</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Paranın Doğduğu Topraklarda Paranın Geçmediği Bir Etkinlik</strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şenliğin en dikkat çeken yönlerinden birinin ise tamamen gönüllülük esasına dayanması olduğunu vurgulayan Aşın, sanatın paylaşım kültürüyle büyüdüğünü ifade etti. "Burada para geçmiyor. Paylaşım kültürüyle büyüyen bir etkinlik. Kimse kimseye yük olmuyor. Herkes elindekini paylaşıyor. Birisi ekmeğini getiriyor, diğeri yemeğini... Ama bizim için en büyük paylaşım bilgi paylaşımı. Oyunculuk, yazarlık, yönetmenlik ve sahne deneyimi burada özgürce aktarılıyor."</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>“Burası Tiyatronun Yaşayan Laboratuvarı”</strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şenliğin eğitmenlerinden Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Tönel ise Sardes'teki kampı yalnızca bir eğitim organizasyonu olarak görmediğini belirterek, buranın uygulamalı sanat eğitiminin en güçlü örneklerinden biri olduğunu söyledi. Bu yıl katılımcılarla birlikte Gılgamış Destanı üzerine hazırlanan performansı sahnelediklerini anlatan Tönel, kısa sürede ortaya çıkan üretimin önemine dikkat çekti.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"Altı günlük bir çalışmanın sonunda oyunumuzu iki kez sahneledik. Burada insanlar yalnızca tiyatro öğrenmiyor; birlikte üretmeyi, paylaşmayı ve deneyimlemeyi de öğreniyor. Kitaplardan öğrenilen bilgi burada sahnede hayat buluyor." Tönel, şenliğin ulaştığı düzeyin artık daha güçlü kurumsal destekleri hak ettiğini de belirterek şunları söyledi: "Burası yalnızca Salihli'nin değil, Türkiye'nin kültürel değerlerinden biri haline geldi. Açık hava sahnesi, ulaşım ve altyapı gibi desteklerle çok daha güçlü bir uluslararası merkez olabilir."</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şenliğe gönül veren ve kurucularından olan oyuncu Müge Bakırcı ise tiyatronun disiplinlerarası bir sanat dalı olduğunun altını çizerek paylaşma ve üretme ruhunu on bir yıldır ayakta tutmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Sanat, Dayanışmayla Büyüyor</strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Katılımcıların kendi imkânlarıyla geldiği, yemeklerin imece usulü hazırlandığı ve tüm eğitimlerin gönüllü katkılarla gerçekleştirildiği kamp, bu yönüyle de dikkat çekti. Şenlik boyunca onlarca atölye, söyleşi ve sahne performansı gerçekleştirilirken, Türkiye'nin farklı şehirlerinden gelen tiyatro toplulukları aynı kamp alanında bilgi ve deneyim paylaşımında bulundu.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">On bir yıldır aralıksız sürdürülen Uluslararası Dionysos Tiyatro Şenliği, bu yıl da yalnızca tiyatro sanatını değil; paylaşmayı, dayanışmayı ve ortak üretim kültürünü yaşatan örnek bir organizasyon olarak hafızalarda yer etti.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left">&nbsp;</p>

<p style="text-align:left">&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/ege-ihracatci-birliklerinden-rekor-84820</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 17:31:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ege İhracatçı Birliklerinden rekor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/08/ege-ihracatci-birliklerinden-rekor-1785853900.jpg">
                        <figcaption>Ege İhracatçı Birliklerinden rekor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ege İhracatçı Birlikleri temmuz ayında ihracatını yüzde 7’lik artışla 1 milyar 634 milyon dolardan 1 milyar 746 milyon dolara taşıdı ve aylık bazda tarihinin en yüksek ihracat rakamına imza attı.</p>

<p>EİB’nin bundan önceki rekoru geçen haziran ayındaki 1 milyar 743 milyon dolardı. EİB böylelikle iki ay üst üste ihracat rekoru kırma başarısı gösterdi.</p>

<p>Ege İhracatçı Birlikleri’nin sanayi ürünleri ihracatı yüzde 4’lük artışla 880 milyon dolardan 911 milyon dolara çıkarken, tarım sektörlerinin ihracatı yüzde 5’lik yükselişle 647,5 milyon dolardan 677,5 milyon dolara ilerledi. Madencilik sektörü yüzde 47’lik rekor artışla ihracatını 106,8 milyon dolardan 157 milyon doların üzerine taşıdı.</p>

<p><strong>Demir ve demirdışı metaller zirvedeki yerini korudu</strong></p>

<p>Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, temmuz ayında 221,5 milyon dolarlık ihracatla zirvedeki yerini korurken, 7 aylık dönemde 1 milyar 530 milyon dolarlık, son bir yıllık dönemde 2 milyar 603 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya koydu.</p>

<p><strong>Su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı 2 milyar dolara koşuyor</strong></p>

<p>Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği 191,8 milyon dolarlık ihracatla zirve takibini sürdürdü. 2026 yılı ocak – temmuz döneminde 1 milyar 141 milyon dolarlık ihracata imza atan ESÜHMİB son 1 yıllık dönemde ihracatını yüzde14’lük artışla 1 milyar 993 milyon dolara taşıdı ve ağustos ayında yıllık ihracatının 2 milyar doları aşacağının sinyalini verdi.</p>

<p><strong>Maden ihracatında 1,5 milyar dolar hedefi 5 ay önce aşıldı</strong></p>

<p>Temmuz ayında yüzde 47’lik ihracat artışıyla EİB çatısı altında ihracat artış rekortmeni olan Ege Maden İhracatçıları Birliği 157,1 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. EMİB, son 1 yıllık dönemde ihracatını yüzde 11’lik artışla 1 milyar 519 milyon dolara çıkardı ve 2026 yılı sonu için belirlediği 1,5 milyar dolar ihracat hedefine 5 ay önce ulaşma başarısı gösterdi.</p>

<p><strong>Hazır giyim sektörü ihracat artışını 3 aya taşıdı</strong></p>

<p>Mayıs ve haziran aylarında ihracatını artırma başarısı gösteren Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, temmuz ayında da ihracatını yüzde 1 artırdı ve 129,6 milyon dolar dövizi hanesine yazdırdı. EHKİB’in ihracat artış serisi 3 aya ulaştı.</p>

<p><strong>Taze meyve sebze ihracatı uçuşa geçti</strong></p>

<p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2025 yılı temmuz ayında 94,5 milyon dolar olan ihracatını 2026 yılı temmuz ayında yüzde 32’lik artışla 124,8 milyon dolara ilerletti. Bu artışta taze meyve sebze ihracatındaki yüzde 193’lük artış etkili oldu.</p>

<p><strong>Tütün ihracatı yatay bir seyir izledi</strong></p>

<p>Temmuz ayında Tütün Araştırmaları Bilimsel İş Birliği Merkezi (CORESTA)’nin 65’inci Zirai Kimyasal Analiz Alt Grup Toplantısı’nda 17 farklı ülkeden gelen bilim insanlarını Türkiye’de ağırlayan Ege Tütün İhracatçıları Birliği 106,4 milyon dolarlık ihracata imza atarken 2025 yılı temmuz ayındaki performansını tekrarladı. ETİB’in son 1 yıllık dönemde ihracatı yüzde 3’lük artışla 1 milyar 1 milyon dolardan 1 milyar 29 milyon dolara çıktı.</p>

<p><strong>Hububat bakliyat yağlı tohumlar ihracatı 89,3 milyon dolar&nbsp;</strong></p>

<p>Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, temmuz ayında gerçekleştirdiği ihracatla 89 milyon 270 bin dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı.</p>

<p><strong>Kuru meyve ihracatı 1 milyar doların üzerinde tutunuyor</strong></p>

<p>Çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirimizi dünyanın dört bir tarafına ulaştıran Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, iklim krizi ve rekolte düşüşlerine rağmen temmuz ayında 73 milyon dolarlık ihracat başarısı ortaya koydu. EKMİB son 1 yıllık dönemde 1 milyar 13 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi ve 1 milyar doların üzerinde tutunmayı başardı.</p>

<p><strong>Mobilya kâğıt ve orman ürünlerinde ibre yukarı yönlü</strong></p>

<p>2026 yılında fuarlar, ticaret heyetleri, tasarım yarışmalarıyla arı gibi çalışan Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği temmuz ayında ihracatını yüzde 15’lik artışla 63,3 milyon dolardan 72,6 milyon dolara yükseltti.</p>

<p><strong>Tekstil sektörü ihracatını yüzde 15 artırdı</strong></p>

<p>Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği temmuz ayında ihracatını yüzde 15’lik artışla 33,7 milyon dolardan 38,8 milyon dolara ilerletti.</p>

<p>Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin ihracattaki kan kaybı temmuz ayında da sürdü. Temmuz ayında ihracatı yüzde 49 düşen EZZİB 17 milyon 558 bin dolarlık ihracat yaparken, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 17 milyon 442 bin dolarlık ihracata imza attı.</p>

<p><strong>Ege Bölgesi’nin ihracatı 3 milyar doları aştı</strong></p>

<p>Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre Ege Bölgesi’nin temmuz ayındaki ihracatı yüzde 6’lık artışla 2 milyar 838 milyon dolardan 3 milyar 6 milyon dolara çıktı ve 3 milyar doları aştı.</p>

<p>İzmir, 1 milyar 714 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi ihracatının yüzde 57’sini tek başına gerçekleştirirken İzmir’de kurulu iki serbest bölge İzmir’in ihracatına 295 milyon dolarlık katkı sağladılar.</p>

<p>Denizli ihracatını yüzde 17 artırarak 416 milyon dolardın 483,8 milyon dolara çıkardı ve bu başarısıyla Manisa’yı geride bırakarak Ege Bölgesi’nde en çok ihracat yapan ikinci il konumuna yükseldi.</p>

<p>Manisa’nın ihracatı yüzde 21’lik azalışla 445,8 milyon dolardan 353,3 milyon dolara geriledi.</p>

<p>Muğla ihracatını yüzde 9’luk artışla 127,6 milyon dolardan 139,5 milyon dolara ilerletti. Balıkesir’in ihracatı yüzde 24’lük azalışla 138,5 milyon dolardan 105,7 milyon dolara indi. Aydın 87,2 milyon dolarlık ihracat yaparken ihracatını yüzde 7 artırma başarısı gösterdi. Afyon’un ihracatı yüzde 12’lik artışla 40,3 milyon dolardan 45,3 milyon dolara yükseldi. Kütahya ihracatını 2 artırarak 40,5 milyon dolar ihracatı hanesine yazdırdı. Uşak 36,2 milyon dolarlık ihracata imza atarken yüzde 23’lük ihracat artış hızıyla Ege Bölgesi illeri arasında ihracat artış rekortmeni olmayı başardı.</p>

<p><strong>Almanya iki ay sonra zirveyi geri aldı</strong></p>

<p>Ege İhracatçı Birlikleri’nin en çok ihracat yaptığı ülkeler listesinde ilk sırada 160,3 milyon dolarla Almanya yer aldı. Mayıs ayında ABD ve İtalya’nın, haziran ayında İtalya’nın gerisinde kalan Almanya iki ay aranın ardından zirvedeki yerini geri aldı.</p>

<p>Amerika Birleşik Devletleri 138,4 milyon dolarlık taleple zirve ortağı olurken, İtalya 109 milyon dolarla zirvenin üçüncü basamağında yer buldu.</p>

<p>Ege İhracatçı Birlikleri, temmuz ayında Libya, Hindistan, Litvanya, Suriye, Vietnam ve Türkmenistan’a 3 haneli ihracat artış rakamlarına ulaştı.</p>

<p><strong>Öztürk; “6 birliğimizin ihracatı azaldı”</strong></p>

<p>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, haziran ayından sonra temmuz ayında da aylık ihracat rekoru kırmanın ve yıllık ihracatta 19 milyar doları aşmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi. Öztürk; “Bu başarıların yanında 12 ihracatçı birliğimizin 6 tanesinin ihracat rakamlarının 2025 yılı temmuz ayının gerisinde kalması bizleri üzüyor” değerlendirmesinde bulundu</p>

<p>Ege Bölgesi’ndeki 9 ilin 7’sinin temmuz ayında ihracatını artırdığına vurgu yapan Öztürk, “İhracat rakamlarımızdaki artışların çift hanelere ulaşması için ihracatçılarımızın finansmana erişimdeki engellerinin kaldırılması gerekiyor. Yüzde 45-50’ye ulaşan finansman maliyetleriyle ihracatımızı artıramayız. Ege Bölgesi’nin ihracatında tarım sektörleri yüzde 40 pay alıyor. Pek çok üründe ihraç sezonları başlıyor. Tarım ürünleri ihracatçılarımız 1 yıl boyunca ihraç edecekleri ürünleri bu aylarda satın alacak ve ödemelerini gerçekleştirecek. Tarım sektörlerine özel Türk Eximbank’ın bir finansman modelini hayata geçirmesini bekliyoruz” diye konuştu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/ciftcinin-emegi-bu-merkezde-korunacak-84819</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 17:30:50 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çiftçinin emeği bu merkezde korunacak</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/08/ciftcinin-emegi-bu-merkezde-korunacak-1785853850.jpg">
                        <figcaption>Çiftçinin emeği bu merkezde korunacak</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından geçen ay hizmete açılan Kandıra Tarımsal Ürün Depolama ve Değerlendirme Merkezi, sunduğu depolama, kurutma ve TMO alım hizmetleriyle üreticilerin ürünlerini değer kaybetmeden ekonomiye kazandırmayı amaçlıyor.</p>

<p><b>ÜRETİCİLER EMEKLERİNİN KARŞILIĞINI ALACAK</b></p>

<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından geçen ay hizmete alınan Kandıra Tarımsal Ürün Depolama ve Değerlendirme Merkezi, yeni hasat sezonu öncesinde üreticiler için önemli bir güvence sağlayacak. Özellikle fındık, mısır, arpa ve buğday başta olmak üzere hububatta üreticilerin yıllardır yaşadığı depolama, kurutma ve pazarlama sorunlarına çözüm sunacak merkez sayesinde ürünler değer kaybetmeden muhafaza edilecek. Üreticiler böylece emeklerinin karşılığını daha güçlü şekilde alarak ürünlerini daha avantajlı koşullarda değerlendirme imkânı bulacak.</p>

<p><b>ÜRÜNLER SAĞLIKLI KOŞULLARDA MUHAFAZA EDİLECEK</b></p>

<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın katılımıyla tanıtımı gerçekleştirilen Kandıra Çalköy Mahallesi’ndeki merkez, hasat döneminde yaşanan depolama ve kurutma sorunlarına kalıcı çözüm sunmayı hedefliyor. Modern altyapısıyla dikkat çeken tesis, ürünlerin sağlıklı koşullarda muhafaza edilmesini sağlayarak üreticinin emeğinin karşılığını daha iyi almasına katkı sunacak.</p>

<p><b>ÜRÜN DEĞER KAYBETMEDEN KORUNACAK</b></p>

<p>Hasat döneminde üreticilerin en büyük sorunlarından biri olan uygun depolama imkanı, modern tesis sayesinde ortadan kalkacak. Çiftçiler ürünlerini sağlıklı koşullarda muhafaza ederek piyasa şartlarını takip edebilecek, acele satış yapmak zorunda kalmadan ürünlerini değerinde pazarlama fırsatı yakalayacak.</p>

<p><b>TMO ALIMLARI TEK NOKTADA YAPILACAK</b></p>

<p>Merkezin en önemli avantajlarından biri de Toprak Mahsulleri Ofisi’nin alımlarını aynı tesiste gerçekleştirecek olması. Bu sayede buğday, arpa, mısır ve fındık üreticileri ürünlerini modern bir ortamda hızlı ve düzenli şekilde teslim edebilecek. Özellikle fındık sezonunda yaşanan yoğunluğun azaltılması ve alım süreçlerinin daha verimli yürütülmesi hedefleniyor.</p>

<p><b>KURUTMA SİSTEMİ KALİTEYİ ARTIRACAK</b></p>

<p>Tesiste kurulacak fındık ve mısır kurutma sistemleri, üreticilere önemli kolaylık sağlayacak. Nem oranı yüksek olduğu için alıma uygun olmayan ürünler tesiste kurutularak standartlara uygun hale getirilecek. Böylelikle üretici ürününü geri götürmeden aynı merkezde işlemlerini tamamlayabilecek ve zaman kaybı yaşamayacak.</p>

<p><b>KATMA DEĞER SAĞLAYACAK ÜRETİM MERKEZİ</b></p>

<p>Merkez yalnızca depolama hizmeti sunmayacak. Fındık kırma, kavurma ve paketleme işlemlerinin de gerçekleştirileceği tesiste ürünler işlenerek katma değer kazanacak. Böylelikle üreticiler sadece ürünlerini muhafaza etmekle kalmayacak, daha yüksek ekonomik değer oluşturacak üretim süreçlerinden de faydalanabilecek.</p>

<p><b>MODERN ALTYAPISIYLA DİKKAT ÇEKİYOR</b></p>

<p>Toplam 2 bin 98 metrekare kapalı alana sahip tesis; TMO alımları, depolama ve ürün işleme faaliyetleri olmak üzere üç ayrı bölümden oluşuyor. Kandıra Ziraat Odası’nın kullanımına ayrılan depolama alanı da üreticilerin hizmetine sunulurken, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iştiraki SEKA Park A.Ş. kurutma ve işleme faaliyetlerini yürütecek.</p>

<p><b>HEDEF GÜNLÜK 2 BİN TON FINDIK ALIMI</b></p>

<p>Merkezin tam kapasiteyle hizmet vermesiyle birlikte TMO’nun günlük yaklaşık 2 bin ton fındık alımı yapması planlanıyor. Yıllık 15 ila 20 bin ton fındık rekoltesine sahip Kandıra’da yaklaşık 10 bin ton ürünün TMO tarafından alınması öngörülüyor. Bu kapasite sayesinde hem alım süreçlerinin hızlanması hem de üreticilerin ürünlerini güvenle değerlendirebilmesi amaçlanıyor.</p>

<p><b>ÇİFTÇİ DOSTU BAŞKAN BÜYÜKAKIN’A TEŞEKKÜR</b></p>

<p>Kandıra Ziraat Odası Başkanı Erdal Çetin ve çiftçiler, merkezin özellikle hasat döneminde üreticiye büyük kolaylık sağlayacağını belirterek, ürünlerin değer kaybetmeden depolanması, kurutulması ve TMO alımlarının aynı noktada yapılmasının önemli bir kazanım olduğunu ifade etti. Tarıma ve üreticiye verdiği güçlü desteklerden dolayı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Tahir Büyükakın’a teşekkür eden üreticiler, merkezin Kandıra tarımına uzun yıllar önemli katkılar sunacağını dile getirdi.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/yaslanma-korkusunu-kirisikliklardan-fazlasi-besliyor-84818</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 17:30:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yaşlanma korkusunu kırışıklıklardan fazlası besliyor!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/08/yaslanma-korkusunu-kirisikliklardan-fazlasi-besliyor-1785853816.jpg">
                        <figcaption>Yaşlanma korkusunu kırışıklıklardan fazlası besliyor!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, yaşlanma korkusunun psikolojik temelleri hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong>Yaşlanma korkusunun temelinde, sevilmeyeceği ve değer görmeyeceği inancı yatıyor!</strong></p>

<p>Yaşlanma sürecinde zaman zaman üzülmenin, bedendeki değişimlerden endişe duymanın ya da ‘zaman ne çabuk geçiyor’ diye düşünmenin son derece doğal olduğunu ifade eden Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, “Çünkü yaşlanmak, insana zamanın sınırlı olduğunu hatırlatır. Ancak bu kaygı, kişinin yaşamını yönetmeye başladığında psikolojik bir soruna dönüşebilir.” dedi.</p>

<p>“Sürekli aynaya bakmak, yeni oluşan bir çizgi ya da kırışıklık nedeniyle yoğun kaygı yaşamak, yaşını söylemekten kaçınmak, fotoğraf çektirmek istememek ya da genç görünmek için yaşamının büyük bölümünü estetik uygulamalar araştırarak geçirmek, artık yalnızca yaşlanmayı sevmemekten öte bir duruma işaret edebilir.” diyen Yalçın, “Bu noktada asıl sorgulanması gereken soru şudur; ‘Kişi gerçekten yaşlanmaktan mı korkuyor, yoksa yaşlandığında artık sevilmeyeceğine, beğenilmeyeceğine ya da değer görmeyeceğine mi inanıyor?’ Çoğu zaman psikolojik süreçlerin temelinde bu düşünceler yer alır.” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p><strong>Yaşlanma korkusunu belirleyen yaş değil, yaşlanmaya yüklenen anlam!</strong></p>

<p>İnsanların yaşlanmanın kendisine değil, ona yükledikleri anlama tepki verdiklerine işaret eden Yalçın, “Bazıları için yaş almak; olgunlaşmak, deneyim kazanmak ve kendini daha iyi tanımak anlamına gelirken, bazıları için güzelliğin, çekiciliğin, üretkenliğin ya da toplumsal değerinin azalması demektir.” dedi.</p>

<p>Öz değerini yıllarca gençlik, fiziksel görünüm, başarı veya başkalarının onayı üzerine kurmuş kişilerde yaşlanmanın daha tehdit edici algılanabileceğini aktaran Yalçın, “Çünkü bu durumda yaşlanma yalnızca bedensel bir değişim değil, kişinin kimlik algısını da sarsan bir süreç haline gelir.” ifadesini kullandı.</p>

<p><strong>Yalnızca başkalarının değil, filtrelenmiş kendi görüntümüzün de etkisi altında kalıyoruz!</strong></p>

<p>Sosyal medyanın, özellikle idealize edilmiş güzellik standartlarını sürekli göz önünde bulundurduğu için yaşlanma kaygısını artırabildiğine dikkat çeken Yalçın, şunları söyledi:</p>

<p>“Araştırmalar ve meta analizler, görünüm odaklı sosyal medya içeriklerinin beden memnuniyetini olumsuz etkilediğini gösteriyor.</p>

<p>Eskiden insanlar kendilerini yalnızca çevrelerindeki sınırlı sayıdaki kişiyle kıyaslarken, bugün yüzlerce filtrelenmiş görüntüyle karşılaştırıyor. Üstelik artık yalnızca başkalarının değil, filtrelenmiş kendi görüntümüzün de etkisi altında kalıyoruz. Kırışıklıkları, gözenekleri ve cilt kusurlarını dijital olarak silmeye alışan kişiler, filtre kapandığında gerçek yüzlerini kusurlu algılamaya başlayabiliyor. Böylece filtreler yalnızca görüntüyü değil, normal kabul edilen görünüm algısını da değiştirebiliyor.”</p>

<p><strong>Yaşlanma korkusu yalnızca ölüm korkusuna indirgenemez!</strong></p>

<p>Yaşlanma kaygısı ile ölüm kaygısı arasında güçlü bir ilişki bulunsa da, yaşlanma korkusunu yalnızca ölüm korkusuna indirgemenin doğru olmadığını vurgulayan&nbsp;Yasemin Yalçın, “Çünkü çoğu zaman kişiyi kaygılandıran ölümün kendisi değil, ölümden önce yaşanacağı düşünülen kayıplardır.” dedi.</p>

<p>Sağlığını kaybetme, bağımsızlığını yitirme, fiziksel çekiciliğinin azalması, eşi tarafından artık istenmeyeceğini düşünme ya da toplum tarafından görünmez hale geleceği inançlarının bu korkuların başında geldiğini dile getiren Yalçın, bu nedenle yaşlanma korkusunun, çoğu zaman farklı kayıp korkularının birleşiminden oluştuğunu söyledi.</p>

<p><strong>Orta yaşta kaygıyı artıran yalnızca kırışıklıklar değil, yaşam muhasebesidir!</strong></p>

<p>Otuzlu ve kırklı yaşlarda yaşlanma hissinin daha belirgin hale gelebildiğini vurgulayan Yalçın, “İlk beyaz saçlar, kırışıklıklar ve metabolizmadaki değişimler zamanın geçişini somutlaştırır.” dedi.&nbsp;</p>

<p>Ancak bu dönemde yaşanan kaygının yalnızca fiziksel değişimlerle ilgili olmadığına değinen Yalçın, “Birçok kişi bu yaşlarda geçmişine dönüp hayatını değerlendirmeye başlar. ‘Hayal ettiğim yaşamı yaşayabildim mi?’, ‘Yanlış seçimler mi yaptım?’, ‘İstediğim ilişkiyi kurabildim mi?’, ‘Hayatım böyle mi devam edecek?’ gibi sorgulamalar yaşlanma kaygısına eşlik edebilir. Bu nedenle orta yaş krizini yalnızca estetik kaygılar üzerinden değerlendirmek eksik kalacaktır.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Art arda yapılan estetik uygulamalar kaygının belirtisi olabilir!</strong></p>

<p>Bir kişinin görünümünde hoşlanmadığı bir noktayı değiştirmek istemesinin tek başına psikolojik bir sorun olmadığını ifade eden&nbsp;Yasemin Yalçın, şöyle devam etti:</p>

<p>“Önemli olan, yapılan işlemin kaygıyı gerçekten azaltıp azaltmadığıdır. Kişi ‘burnumu yaptırırsam rahatlayacağım’ diye düşünüp operasyon sonrasında bu kez göz altı, çene, kırışıklık veya başka bölgelerle yoğun şekilde meşgul olmaya başlıyorsa, estetik artık özgür bir tercihten çok kaygıyı yönetme aracı haline gelmiş olabilir.</p>

<p>Özellikle beden dismorfik bozukluğunda kişiler, başkalarının fark etmediği ya da çok az fark ettiği görünüm kusurlarıyla yoğun biçimde uğraşabilir. Bu nedenle kozmetik işlemler çoğu zaman kalıcı psikolojik rahatlama sağlamaz.”</p>

<p><strong>Yaşlanma korkusu, bazı kişilerde mevcut anksiyeteyi besleyebilir!</strong></p>

<p>Yoğun yaşlanma korkusunun, depresyon ve anksiyete belirtileriyle birlikte görülebileceği bilgisini paylaşan Yalçın, “Ancak yaşlanma korkusunun doğrudan panik atağa neden olduğunu söylemek doğru değildir.” dedi.</p>

<p>Yalçın, “Kişi sürekli ‘hasta olacağım’, ‘kontrolü kaybedeceğim’, ‘artık güzel değilim’ ya da ‘öleceğim’ gibi düşünceler etrafında zihinsel olarak dönüp duruyorsa, bu durum mevcut kaygı bozukluklarını besleyebilir. Bazı kişilerde yaşlanma, aslında var olan genel anksiyetenin üzerine yerleşen bir tema haline gelir.” açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Sürekli kusur aramak ve aynaya bakmak psikolojik değerlendirme gerektirebilir!</strong></p>

<p>Genç görünme isteğinin klinik açıdan değerlendirilmesi için zihinsel meşguliyet, yoğun sıkıntı ve işlev kaybının önemli ölçütler olduğunu kaydeden&nbsp;Yasemin Yalçın, “Sabah uyanır uyanmaz aynaya bakmak, fotoğrafları sürekli büyüterek kusur aramak, çevresindekilere sık sık ‘Çok yaşlı mı görünüyorum?’ diye sormak, görünümü nedeniyle sosyal ortamlardan kaçınmak ya da yoğun utanç hissetmek profesyonel değerlendirme gerektirebilir.” dedi.</p>

<p>Yalçın, beden dismorfik bozukluğunda ise görünümle aşırı uğraşma, aynayı sürekli kontrol etme ya da tam tersine aynadan tamamen kaçınma gibi davranışlar görülebileceğini dile getirdi.</p>

<p><strong>Yaşlanma kaygısının içinde çoğu zaman ayrılık ve kayıp korkusu da bulunur!</strong></p>

<p>Çocuk sahibi olmanın, kişinin kendi yaşam döngüsünü daha belirgin şekilde fark etmesine neden olabileceğini belirten Yalçın, “‘Artık bir çocuğun annesi ya da babasıyım’ düşüncesi zamanın ilerlediğini daha görünür hale getirir.” dedi.</p>

<p>Benzer şekilde ebeveynlerin yaşlanmasının da güçlü bir tetikleyici olabileceğini aktaran Yalçın, “Çocuklukta güçlü ve değişmez olarak algılanan anne ve babanın yaşlandığını görmek, yalnızca onların değil kişinin de yaşlandığını ve bir gün onları kaybedebileceğini hatırlatır. Bu nedenle yaşlanma kaygısının içinde çoğu zaman ayrılık ve kayıp korkusu da bulunur.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Psikolojik dayanıklılık, değişen bedene rağmen kişinin kendilik değerini koruyabilmesidir!</strong></p>

<p>“Yaşlanmayı sağlıklı şekilde kabul eden kişiler, yaşlanmayı sevdikleri için değil; hayatı yalnızca kayıplardan ibaret görmedikleri için bu süreci daha rahat yaşayabilirler.” diyen Yalçın, “Kimliklerini yalnızca gençlik, güzellik ya da dış görünüm üzerine kurmazlar. İlişkilerini sürdürür, üretmeye devam eder, yeni ilgi alanları geliştirir ve yaşamlarına anlam katacak yeni roller üstlenebilirler. Psikolojik dayanıklılık, değişen bedene rağmen kişinin kendilik değerini koruyabilmesidir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Sürekli 'genç görün' mesajı, yaşlanmayı doğal bir yaşam evresi olmaktan çıkarabilir!</strong></p>

<p>Yapay zekâ destekli estetik teknolojileri ve dijital gençleştirme uygulamalarının gelecekte yaşlanma kaygısını artırabilecek önemli etkenler arasında görüldüğüne dikkat çeken&nbsp;Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, “Teknolojinin insanların daha sağlıklı yaşamasına katkı sağlaması elbette değerlidir. Ancak kültür sürekli ‘yaşlanma’, ‘çizgilerini sil’, ‘on yaş genç görün’ mesajı verirse, yaşlanma doğal bir yaşam evresi olmaktan çıkarak düzeltilmesi gereken bir kusur gibi algılanabilir.” uyarısında bulundu.</p>

<p>Yapay zekâ sayesinde insanların kendi yüzlerinin yıllar önceki hâlini saniyeler içinde görebildiği bir dünyada, gerçek görünümlerine karşı toleranslarının azalmasının mümkün olduğuna işaret eden Yalçın, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Bu teknolojilerin uzun vadeli psikolojik etkileri konusunda henüz kesin yargılara varmak için erken olsa da, belirleyici olan teknolojinin kendisinden çok topluma verilen mesaj olacaktır. Asıl önemli soru, ‘daha uzun ve sağlıklı yaşa’ mı denileceği, yoksa ‘asla yaşlanma’ anlayışının mı teşvik edileceğidir. Çünkü psikolojik açıdan bu iki yaklaşım arasında büyük fark vardır.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/yapay-zeka-iletisimcinin-rakibi-degil-akilli-asistani-olmali-84817</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 17:29:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yapay zekâ iletişimcinin rakibi değil, akıllı asistanı olmalı!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/08/yapay-zeka-iletisimcinin-rakibi-degil-akilli-asistani-olmali-1785853790.jpg">
                        <figcaption>Yapay zekâ iletişimcinin rakibi değil, akıllı asistanı olmalı!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, yapay zekâ çağında iletişim sektörünün dönüşümünü, iletişim eğitiminin geleceğini ve öğrencileri bu değişime nasıl hazırladıklarını değerlendirdi.</p>

<p><strong>"Bugün tam anlamıyla bir iletişim çağında yaşıyoruz"</strong></p>

<p>Teknolojik gelişmelerle birlikte iletişimin öneminin daha da arttığını ifade eden Prof. Dr. Gül Esra Atalay, "Biz bugün tam anlamıyla bir iletişim çağında yaşıyoruz. İletişim elbette her zaman önemliydi ama bugün iletişim teknolojilerindeki gelişmeler, akıllı telefonlar ve sosyal ağlar sayesinde herkesin her an ulaşılabilir olduğu bir hiper bağlantılılık çağındayız. Bu durum olumlu ve olumsuz sonuçlar doğuruyor. Teknolojik gelişmeler iletişimi kolaylaştırırken anlam yaratma ve ortak bir zeminde buluşma süreçlerimizi radikal bir biçimde zorlaştırıyor. İletişim becerileri konusunda eğitimli olmak hem özel yaşamda hem profesyonel yaşamda büyük fark yaratıyor." dedi.</p>

<p><strong>"Yapay zekâ analiz edebilir ama insan gibi hissedemez"</strong></p>

<p>İnsan yaratıcılığı ile yapay zekânın birlikte çalışacağı yeni bir döneme girildiğini ifade eden Prof. Dr. Atalay, “Eskiden iyi bir reklam fikri bulmak, o fikri görsele dökmek, metnini yazmak günler, haftalar alırdı. Şimdi yapay zeka araçlarına komut verdiğinizde saniyeler içinde önünüze on tane alternatif yığıyor. İşte tam bu noktada bizim o insani tarafımız devreye giriyor. O on alternatif içinden hangisinin insanın kalbine dokunacağını, hangisinin toplumsal bir yaraya parmak basacağını ya da hangisinin insanı gerçekten güldüreceğini algoritmalar tam çözemiyor. Çünkü yapay zekâ insanı analiz edebilir ama insan gibi hissiyatı yoktur.” diye konuştu.</p>

<p>Yapay zekâ ile birlikte içerik üretiminin büyük ölçüde arttığını belirten Prof. Dr. Atalay, "Herkesin tek tuşla içerik üretebildiği bir dünyada bir bilgi ve içerik çöplüğü oluşuyor. Her yer deepfake görseller, yapay zekâ yazımı ruhsuz metinlerle dolduğunda insanlar sahiciliği özleyecek. 'Bunu gerçekten bir insan, bir yaşanmışlıkla, bir duyguyla üretmiş' dedirten işler değerlenecek. Elbette yapay zekâyı doğru ve dozunda kullanabilenler sektörde öne çıkarken, aklını ve yaratıcılığını tamamen yapay zekâya devredenler yok olacak." ifadesinde bulundu.</p>

<p><strong>"Teknolojiden korkan değil, teknolojiyi yöneten iletişimciler yetiştiriyoruz"</strong></p>

<p>Yapay zekâ çağında iletişim eğitiminin de yeniden şekillendiğini dile getiren Prof. Dr. Gül Esra Atalay, "Biz her şeyden önce öğrencilere şunu söylüyoruz: 'Yapay zekâ iletişimcinin rakibi değil, onun akıllı asistanıdır.' Bu yüzden eğitimi teknolojiden korkan değil, teknolojiyi yöneten ve ona entelektüel derinlik katan bir vizyonla yeniden tasarlıyoruz." şeklinde konuştu.</p>

<p>İyi bir iletişimci olmanın artık yalnızca güçlü yazma becerisi ya da iyi bir görsel bakış açısıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Bugün bunlara bir de bilişsel esneklik ve yapay zekâyla doğru konuşabilme becerisi eklendi. Her bölümümüzde müfredatlara yapay zekâ konulu dersleri entegre ettik. Öğrenci sadece teoriyi öğrenmiyor; uygulamalı derslerde bir yapay zekâ modeline nasıl doğru komut vereceğini, çıkan sonucu nasıl filtreleyeceğini bizzat deneyimliyor. Yapay zekânın ürettiği bilginin doğruluğunu teyit etme, bilişsel önyargıları fark etme ve algoritmik manipülasyonları deşifre etme becerisi eğitimimizin merkezinde yer alıyor. Sahicilik ve etik ise derslerimizin ana omurgasını oluşturuyor."</p>

<p><strong>Her bölümde yapay zekâ odaklı zorunlu dersler var</strong></p>

<p>Üretken yapay zekâ araçlarının iletişim eğitimine kapsamlı biçimde entegre edildiğini belirten Prof. Dr. Atalay, öğrencilerin yalnızca bu teknolojileri kullanmayı değil, aynı zamanda eleştirel bakış açısıyla değerlendirmeyi de öğrendiklerini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Atalay, fakültede verilen dersleri şöyle sıraladı:</p>

<p>"Çizgi Film ve Animasyon bölümümüzde Yapay Zekâ Destekli Konsept Geliştirme, Görsel İletişim Tasarımı bölümümüzde Görsel İletişim Tasarımında Üretken Yapay Zekâ, Gazetecilik bölümümüzde Gazetecilikte Yapay Zekâ, Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümümüzde Halkla İlişkiler ve Yapay Zekâ Uygulamaları, Radyo Televizyon ve Sinema bölümümüzde Yapay Zekâ Destekli Film Yapım ve Yönetimi, Reklamcılık bölümümüzde Dijital Reklamcılık ve Yapay Zekâ Uygulamaları, Yeni Medya ve İletişim bölümümüzde ise Yapay Zekâ derslerimiz zorunlu. Bunlar dışında seçmeli dersler havuzumuzda yine isteyen öğrencilerin kendilerini bu alanlarda geliştirmelerine imkân tanıyan Yapay Zeka temelli seçmeli dersler yer alıyor.”</p>

<p><strong>"Deepfake çağında veri ve algoritma okuryazarlığı zorunlu hale geldi"</strong></p>

<p>Yapay zekâ ile birlikte deepfake, dezenformasyon ve algoritmik manipülasyon risklerinin de arttığını belirten Prof. Dr. Atalay, "Veri ve algoritma okuryazarlığının önemi her gün daha fazla anlaşılıyor. Algoritmaların nasıl çalıştığını, yankı odalarını ve verinin arkasındaki mekanizmaları anlamak hedef kitleyi manipülasyondan korumak için şart." dedi.</p>

<p>İletişim profesyonellerinin tersine görsel arama tekniklerinden doğrulama araçlarına kadar pek çok yeni beceriye sahip olması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Atalay, "Deepfake, yapay zekâ üretimi sahte görsel ve metinleri ayırt edebilecek, dijital ayak izlerini takip edecek doğrulama araçlarını ve tersine görsel arama tekniklerini ustaca kullanabilmek; kurumlara yönelik olası bir deepfake veya itibar saldırısında yapay zekâ hızında refleks göstererek kriz senaryolarını yönetebilmek; telif hakları, veri gizliliği ve etik sınırları doğru belirleyebilmek günümüz iletişimcisinin temel yetkinlikleri arasında yer alıyor." şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Gazetecilikten halkla ilişkilere tüm meslekler dönüşüyor</strong></p>

<p>Yapay zekânın gazetecilikten reklamcılığa, halkla ilişkilerden kurumsal iletişime kadar tüm alanlarda meslek tanımlarını değiştirdiğini belirten Prof. Dr. Atalay, “Haber yazan gazeteciden doğrulayan ve anlamlandıran gazeteciye doğru bir dönüşüm gerçekleşiyor. Rutin ajans haberlerini zaten artık yapay zekâ yazabiliyor. Gazetecinin yeni rolü dezenformasyonu filtrelemek, derinlemesine araştırma yapmak, veri gazeteciliği ve o ham verinin arkasındaki insan hikayesini yakalamak olacak. Yapay zekâ saniyeler içinde binlerce mikro-hedeflemeli reklam alternatifi üretebiliyor. Reklamcının işi artık sıfırdan üretmek değil; o alternatifler içinden markanın ruhuna ve insan psikolojisine en uygun olanı seçmek, promptları yönetmek ve yaratıcı stratejiyi kurmak olacak.” şeklinde konuştu.</p>

<p>Halkla ilişkiler alanında da güven yönetiminin ön plana çıkacağını belirten Prof. Dr. Atalay, "Bülten dağıtımı ve medya takibi yerini bilişsel kriz yönetimi ve güven mimarlığına bırakıyor. Deepfake ve manipülasyonun bu kadar kolaylaştığı bir çağda PR profesyonelleri, yapay zekâ hızında yayılan itibar krizlerini yönetmek ve toplumla marka arasında sahici bağlar kurmak zorunda." dedi.</p>

<p><strong>Geleceğin iletişim mezunları kimler olacak?</strong></p>

<p>Prof. Dr. Atalay, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Önümüzdeki 10-15 yılda en hızlı büyümesi beklenen alanların önemli bir kısmı teknik bilgi ile iletişim becerisini birlikte gerektirecek. Geleceğin iletişim mezunları algoritmaları yöneten, yapay zekâyı anlamlandıran ve dijital güven inşa eden profesyoneller olacak. Meslekler değişiyor ama iyi iletişim kurabilme becerisi her zamankinden daha değerli hâle geliyor. Yapay zekâ içerik stratejisti, dijital itibar yöneticisi, dezenformasyon analisti, veri hikâyeleştiricisi ve insan-yapay zekâ etkileşimi tasarımcısı gibi yeni alanlar iletişim fakültesi mezunlarının çalışma alanları arasında yer alacak."</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/galeri-alt-karsiyaka-nin-kultur-yasamina-deger-katiyor-84816</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 17:29:35 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Galeri Alt, Karşıyaka nın kültür yaşamına değer katıyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/08/galeri-alt-karsiyaka-nin-kultur-yasamina-deger-katiyor-1785853775.jpg">
                        <figcaption>Galeri Alt, Karşıyaka nın kültür yaşamına değer katıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><b>Karşıyaka Belediyesi, ana hizmet binasının giriş katında yer alan Galeri Alt Sergi Salonu ile kentin kültür yaşamına değer katmaya devam ediyor. Açıldığı günden bu yana 22 ayrı sergiye ev sahipliği yapan Galeri Alt, hem profesyonel ve amatör sanatçılara katkı sağlıyor hem de vatandaşları kültür ve sanatla buluşturuyor. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Karşıyaka’da kültür ve sanata değer katmaya devam edeceğiz” dedi.</b><br />
<br />
<br />
Karşıyaka Belediyesi ana hizmet binasının giriş katında hizmet veren Galeri Alt Sergi Salonu, kentin kültür ve sanat yaşamına yön veren önemli buluşma noktalarından biri olmayı sürdürüyor. Farklı disiplinlerden pek çok çalışmayı sanatseverlerle buluşturan alan, kentin sanatsal çeşitliliğini artırırken vatandaşların kültür ve sanatla olan bağını da güçlendiriyor.<br />
<br />
<b>YENİ SEZON EYLÜL’DE BAŞLAYACAK</b><br />
Profesyonel ve amatör sanatçılara eserlerini geniş kitlelerle buluşturma imkânı sunan Galeri Alt, yaklaşık iki yıllık kısa bir sürede toplam 22 farklı sergiye ev sahipliği yaptı. İlk olarak İzmir Fotoğraf Sanatı Derneği’nin sergisine ev sahipliği yapan Galeri Alt’ta; Sevdamız Karşıyaka, Attilâ İlhan Portreleri ve Kardeş Kadrajlar başta olmak üzere; farklı alan ve disiplinlerden sergiler sanatseverlerle buluştu. Galeri Alt’ta son olarak ‘Metin Altıok: Bir Acıya Kiracı’ ile genç yaştaki fotoğrafçı Kerem Şen’in kuşları ve doğayı kadrajına taşıdığı ‘Vizöründen Uçuşan Renkler’ sergileri sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Galeri Alt’ta 2026-2027 sezonu ise Eylül ayında başlayacak, yeni bir sergi vatandaşlar ile buluşacak.<br />
<br />
<b>“HERKES İÇİN ERİŞİLEBİLİR SANAT”</b><br />
Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Belediyemizin giriş katında oluşturduğumuz Galeri Alt ile sanatı günlük yaşamın içine taşıdık. Açıldığı günden bu yana farklı disiplinlerden sergilere ev sahipliği yapan bu alan, sanatçılar ve sanatseverler için önemli bir buluşma noktası oldu. Yaklaşık iki yıl içinde düzenlenen 22 sergiyle Karşıyaka’nın kültürel çeşitliliğini görünür kıldık. Sanatı herkes için erişilebilir kılmayı sürdürecek, Karşıyakalıları kültür ve sanatla buluşturmaya devam edeceğiz” diye konuştu.</p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/izmir-limani-nin-turkiye-varlik-fonu-na-devri-tamamlandi-84815</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 17:28:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İzmir Limanı nın Türkiye Varlık Fonu na Devri Tamamlandı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/08/izmir-limani-nin-turkiye-varlik-fonu-na-devri-tamamlandi-1785853735.jpg">
                        <figcaption>İzmir Limanı nın Türkiye Varlık Fonu na Devri Tamamlandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye Varlık Fonu (TVF) mülkiyetinde bulunan ve TCDD tarafından işletilen İzmir Limanı’nın TVF’ye devir süreci 1 Ağustos 2026 itibarıyla tamamlandı. İzmir Limanı, gerçekleştirilecek modernizasyon yatırımlarıyla daha etkin, sürdürülebilir ve uluslararası standartlarda hizmet sunan bir lojistik merkez olarak yeniden yapılandırılacak.</p>

<p>&nbsp;Türkiye Varlık Fonu, stratejik varlıkların uzun vadeli değer üretme kapasitesini artırma yaklaşımı doğrultusunda İzmir Limanı’nda kapsamlı bir dönüşüm süreci başlatıyor. Proje ile limanın rekabet gücünün geliştirilmesi, İzmir’in lojistik altyapısının güçlendirilmesi ve bölge ekonomisine kalıcı katkı sağlanması amaçlanıyor.</p>

<p>&nbsp;<strong>Limanın Mülkiyeti Türkiye Varlık Fonu’nda Kalacak</strong></p>

<p>İzmir Limanı’nın işletme ve yatırım modeli çerçevesinde limanın mülkiyeti Türkiye Varlık Fonu bünyesinde kalmaya devam edecek ve herhangi bir imtiyaz devri söz konusu olmayacak. Yük ve yolcu limanı olmak üzere iki ana bölümden oluşan İzmir Limanı’nda, her iki bölümün ihtiyaçlarına uygun işletme ve yatırım modelleri uygulanacak.</p>

<p>&nbsp;Yük limanının işletme faaliyetleri, alanında uluslararası tecrübeye sahip Alport tarafından yürütülecek. Modernizasyon yatırımları kademeli olarak hayata geçirilirken yük limanı, operasyonlarında herhangi bir kesinti yaşanmadan hizmet vermeyi sürdürecek.</p>

<p>Yeni işletme yapısıyla limanın operasyonel etkinliğinin artırılması, hizmet kalitesinin geliştirilmesi ve uluslararası taşımacılık ağlarıyla bağlantısının güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>&nbsp;<strong>Yük Limanı Kapsamlı Bir Modernizasyon Sürecinden Geçecek</strong></p>

<p>Yük limanına yönelik dönüşüm programı kapsamında mevcut altyapı ve üstyapının rehabilitasyonu, yenilenmesi ve modernizasyonunun yanı sıra limanın gelişimini destekleyecek büyüme yatırımları hayata geçirilecek. Çevresel sürdürülebilirlik ilkeleriyle&nbsp;&nbsp;şekillenen bu yaklaşım, İzmir Limanı’nın ekonomik değerinin yanı sıra kentsel ve çevresel katkısını da artıracak.</p>

<p>&nbsp;<strong>Yolcu Limanı Ayrı Bir Model Çerçevesinde Geliştirilecek</strong></p>

<p>Yolcu limanına ilişkin işletme ve yatırım modeli, limanın kendine özgü ihtiyaçları doğrultusunda ayrı bir yapı içinde ele alınacak. Proje kapsamında yolcu limanının hizmet kapasitesinin geliştirilmesinin yanı sıra liman ve çevresiyle bütünleşen ticari, sosyal ve kültürel alanlara da yer verilmesi planlanıyor. Böylece yolcu limanının İzmir’in turizm potansiyeline ve kent ekonomisine katkısının artırılması amaçlanıyor.</p>

<p>&nbsp;İzmir Limanı Projesi, kamu mülkiyetindeki stratejik bir varlığın uzun vadeli bir perspektifle geliştirilmesini esas alıyor. Dönüşümün tamamlanmasıyla liman, İzmir’in ticaret, lojistik ve turizm kapasitesini destekleyen, bölgesel bağlantıları güçlendiren ve Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesine katkı sunan modern bir yapıya kavuşacak.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/didim-belediyesi-yerel-esitlik-eylem-plani-calismalarini-surduruyor-84814</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 10:24:42 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Didim Belediyesi Yerel Eşitlik Eylem Planı Çalışmalarını Sürdürüyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/08/didim-belediyesi-yerel-esitlik-eylem-plani-calismalarini-surduruyor-1785569082.jpg">
                        <figcaption>Didim Belediyesi Yerel Eşitlik Eylem Planı Çalışmalarını Sürdürüyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Didim Belediyesi, imzacısı olduğu Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı (CEMR) kapsamında hazırlıklarını sürdürdüğü Yerel Eşitlik Eylem Planı (YEEP) doğrultusunda Hazırlık ve Eşgüdüm Kurulu'nun ikinci toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda, belediyenin birim amirlerine yönelik toplumsal cinsiyet eşitliği ve YEEP hazırlık sürecine ilişkin eğitim de düzenlendi.</p>

<p>Didim Belediyesi, Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı (CEMR) kapsamında yürüttüğü Yerel Eşitlik Eylem Planı hazırlık çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen Hazırlık ve Eşgüdüm Kurulu'nun ikinci toplantısında, planın hazırlık süreci değerlendirilirken yerel yönetim hizmetlerinde eşitlik yaklaşımının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar ele alındı.</p>

<p>BİRİM AMİRLERİNE YÖNELİK EĞİTİM GERÇEKLEŞTİRİLDİ</p>

<p>Toplantıya, Eşit Yaşam Derneği Başkanı Sn. Nazik Işık ile Eşit Yaşam Derneği temsilcileri Sn. Canan Aydemir Özkara ve Sn. Kamile Akay katıldı.</p>

<p>Program kapsamında belediyenin birim amirlerine, Yerel Eşitlik Eylem Planı hazırlık süreci ile toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda eğitim verildi. Eğitimde, eşitlik ilkesinin belediye hizmetlerine bütüncül bir yaklaşımla nasıl yansıtılabileceği konusunda değerlendirmelerde bulunuldu.</p>

<p>BAŞKAN HATİCE GENÇAY: "EŞİTLİK ANLAYIŞINI TÜM HİZMETLERİMİZE YANSITMAYI HEDEFLİYORUZ"</p>

<p>Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, Yerel Eşitlik Eylem Planı'nın belediyenin gelecek vizyonu açısından önemli bir çalışma olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Yerel yönetim anlayışımızın merkezinde eşitlik, katılımcılık ve kapsayıcılık yer alıyor. Hazırlıklarını sürdürdüğümüz Yerel Eşitlik Eylem Planı ile bu anlayışı belediyemizin tüm hizmet alanlarına daha güçlü şekilde yansıtmayı hedefliyoruz. Bu süreçte katkı sunan tüm paydaşlarımızla birlikte, daha eşit ve kapsayıcı bir Didim için çalışmalarımızı sürdüreceğiz."</p>

<p>Didim Belediyesi, Yerel Eşitlik Eylem Planı hazırlık çalışmalarını ilgili kurum ve paydaşların katkılarıyla sürdürerek, eşitlik odaklı yerel yönetim anlayışını güçlendirmeye devam edecek.</p>

<p> </p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/uluslararasi-gures-turnuvasi-nda-ilk-gun-tamamlandi-84813</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 10:24:35 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Uluslararası Güreş Turnuvası nda ilk gün tamamlandı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/08/uluslararasi-gures-turnuvasi-nda-ilk-gun-tamamlandi-1785569075.jpg">
                        <figcaption>Uluslararası Güreş Turnuvası nda ilk gün tamamlandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin gerçekleştirdiği Hasan Gemici-Gazanfer Bilge Uluslararası Serbest ve Grekoromen Güreş Turnuvası’nda 24 ülkeden 433 seçkin sporcu adeta minderin tozunu atıyor.</p>

<p><b>24 ÜLKEDEN 433 SPORCU KOCAELİ'DE</b></p>

<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Güreş Federasyonu ve Kocaeli Valiliği iş birliğinde Şehit Polis Recep Topaloğlu Spor Salonu’nda düzenlenen Hasan Gemici-Gazanfer Bilge Uluslararası Serbest ve Grekoromen Güreş Turnuvası, 24 ülkeden 433 sporcuyu ata sporumuzun ortak değerinde Kocaeli’de buluşturdu. Üç gün boyunca dostluğun, centilmenliğin ve mücadelenin adresi olacak Kocaeli, serbest ve grekoromen stilin seçkin sporcularını ağırlayacak.</p>

<p><b>FARKLI BAYRAKLAR AYNI MİNDERDE</b></p>

<p>‘Sporun Başkenti Kocaeli’ vizyonu doğrultusunda düzenlediği Uluslararası Güreş Turnuvası ile farklı bayrakları aynı minderde buluşturan Büyükşehir Belediyesi bir kez daha uluslararası spor organizasyonlarının güçlü adreslerinden biri olduğunu gösteriyor. Türk güreşinin iki büyük efsanesinin mirasını yaşatan anlamlı organizasyonda ilk gün geride kalırken, minderde birbirinden heyecanlı ve çekişmeli müsabakalar gerçekleştirildi.</p>

<p><b>DEV TURVUVADA İLK GÜN TAMAMLANDI</b></p>

<p>Hasan Gemici-Gazanfer Bilge Uluslararası Serbest ve Grekoromen Güreş Turnuvası’nın ilk gününde 8 kategoride müsabakalar gerçekleştirildi. 57-70-86-125 kilo serbest ve 55-67-82-130 grekoromen stilde gerçekleştirilen müsabakalarda sporcular kıyasıya rekabete tutuştu. Kategorilerinde dereceye giren güreşçilere madalya ve ödülleri Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı ile Güreş Federasyonu yetkilileri tarafından takdim edildi.</p>

<p>GREKOROMEN 55 KİLO</p>

<p>1-Hossein Younes BIJANI (İran)</p>

<p>2-Muhammet Emin Çakır (Türkiye)</p>

<p>3-Malik GIGIEV (Rusya)</p>

<p>3-Ömer Halis RECEP (Türkiye)</p>

<p>GREKOROMEN 67 KİLO</p>

<p>1-Erzu ZAKRIEV (Rusya)</p>

<p>2-Grair OGANESIAN (Rusya)</p>

<p>3-Mohammad Mahmoud KAMALI (İran)</p>

<p>3-Amirreza Mohammadreza ZAKARIAEI (İran)</p>

<p>GREKOROMEN 82 KİLO</p>

<p>1-Yüksel SARIÇİÇEK (Türkiye)</p>

<p>2-Sosruko KODZOKOV (Brezilya)</p>

<p>3-Abolfazl Jahangir RASOULI (İran)</p>

<p>3-Burhan AKBUDAK (Türkiye)</p>

<p>GREKOROMEN 130 KİLO</p>

<p>1-Pavel HLINCHUK (Belarus)</p>

<p>2-Sarkhan MAMMADOV (Azerbaycan)</p>

<p>3-Fatih BOZKURT (Türkiye)</p>

<p>3-Beka KANDELAKI (Azerbaycan)</p>

<p>SERBEST 57 KİLO</p>

<p>1-Bekzat ALMAZ UULU (Kırgızistan)</p>

<p>2-Ali Mohammad YAHYAPOURSANGTARASHANI (İran)</p>

<p>3-Asadbek SAIDTURAEV (Özbekistan)</p>

<p>3-Muhammet KARAVUS (Türkiye)</p>

<p>SERBEST 70 KİLO</p>

<p>1-Vasile DIACON (Moldova)</p>

<p>2-Shakhzodbek YARASHEV (Özbekistan)</p>

<p>3-Ramik HEYBATOV (Azerbaycan)</p>

<p>3-Ferhat KILIÇ (Türkiye)</p>

<p>SERBEST 86 KİLO</p>

<p>1-Reza Aliakbar AFSHAR (İran)</p>

<p>2-Malik SHAVAEV (Kırgızistan)</p>

<p>3-Ahmet YAGAN (Türkiye)</p>

<p>3-İsmail KÜÇÜKSOLAK (Türkiye)</p>

<p>SERBEST 125 KİLO</p>

<p>1-Mohsen Mansour SIYAR (Almanya)</p>

<p>2-Khetag KARSANOV (Azerbaycan)</p>

<p>3-Doğan UZUN (Türkiye)</p>

<p>3-Mohammadreza Ali Reza LOTFI (İran)</p>

<p>PROGRAM AKIŞI</p>

<p>1 AĞUSTOS CUMARTESİ</p>

<p>09.00-14.30 Eleme maçları - Yarı final maçları (61-74-92- Kg Serbest) – (60-72-87 Grekoromen)</p>

<p>16.30 Protokolün katılımı ve açılış seremonisi başlangıcı</p>

<p>16.35 Seremoni geçiş töreni</p>

<p>16.40       Seremoni – Saygı duruşu ve İstiklal Marşı</p>

<p>16.42 Protokol konuşmaları ve plaket takdimi</p>

<p>16.56 Hatıra fotoğrafı çekimi</p>

<p>17.00 Final müsabakaları başlangıcı</p>

<p>18.30 Ödül töreni</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/cigli-de-mahalle-tiyatro-gunleri-basladi-84812</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 10:24:21 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çiğli de Mahalle Tiyatro Günleri Başladı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/08/cigli-de-mahalle-tiyatro-gunleri-basladi-1785569061.jpg">
                        <figcaption>Çiğli de Mahalle Tiyatro Günleri Başladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif">Yaz boyunca çocukları kültür ve sanat etkinlikleriyle buluşturan Çiğli Belediyesi, Mahalle Tiyatro Günleri'nin ilk gösterimini Evka 2 Mahallesi Pazaryeri'nde gerçekleştirdi. Üzeyir Tavuş'un yazıp yönettiği "Depremden Korkmuyoruz" adlı çocuk oyunu, minik izleyicilere eğlenceli anlar yaşatırken deprem anında yapılması gerekenleri de eğitici bir dille anlattı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif">Deprem bilincini eğlenceli bir anlatımla çocuklara aktaran oyun sayesinde minikler hem keyifli vakit geçirdi hem de olası bir deprem anında doğru davranışları öğrenme fırsatı buldu. Renkli karakterleri ve interaktif anlatımıyla dikkat çeken oyun, çocuklardan tam not aldı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><b>Tiyatro Mahalle Mahalle Devam Edecek</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif">Mahalle Tiyatro Günleri kapsamında sahnelenen "Depremden Korkmuyoruz" çocuk oyunu önümüzdeki haftalarda da Çiğli'nin farklı mahallelerinde çocuklarla buluşmayı sürdürecek. Oyun; 13 Ağustos Perşembe günü saat 20.00'da Evka 5 Mahallesi Pazaryeri'nde, 20 Ağustos Perşembe günü saat 20.00'da Cumhuriyet Mahallesi Pazaryeri'nde ve 27 Ağustos Perşembe günü saat 20.00'da Yenimahalle Pazaryeri'nde sahnelenecek.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><b>Başkan Yıldız: "Kültür Ve Sanatı Mahallelerimize Taşımaya Devam Edeceğiz"</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:15.6933px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif">Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, Mahalle Tiyatro Günleri'nin çocukların gelişimine katkı sağlayan önemli bir etkinlik olduğunu belirterek etkinliklerin devam edeceğini kaydetti; "Çocuklarımızın yaz tatilini hem eğlenerek hem de öğrenerek geçirmelerini önemsiyoruz. Mahalle Tiyatro Günleri ile kültür ve sanatı kentimizin her mahallesine taşıyor, çocuklarımızı nitelikli tiyatro oyunlarıyla buluşturuyoruz. 'Depremden Korkmuyoruz' oyunu da çocuklarımıza afet bilincini eğlenceli ve öğretici bir dille aktarıyor. Tüm çocuklarımızı ve ailelerini önümüzdeki gösterilerimize bekliyoruz. Çiğli'de kültür ve sanat etkinliklerimizi yıl boyunca her yaştan vatandaşımızla buluşturmaya devam edeceğiz."</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"> </p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/sunnet-tamam-sira-solende-84811</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:06:08 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sünnet Tamam Sıra Şölende</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/sunnet-tamam-sira-solende-1785405968.jpg">
                        <figcaption>Sünnet Tamam Sıra Şölende</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Haymana Belediyesi tarafından 5 Ağustos’ta düzenlenecek Sünnet Şöleni için 21-27 Temmuz tarihleri arasında başvuruları alınan çocuklar, 27 Temmuz'da Haymana Devlet Hastanesi'nde uzman hekimler tarafından sünnet edildi.<br />
Sünnet olan çocukları hastanede ziyaret eden Haymana Kaymakamı Osman Sak, Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, AK Parti Ankara Milletvekili Zehranur Aydemir ve AK Parti Haymana İlçe Başkanı Emre Avcı, çocuklara geçmiş olsun dileklerini ileterek ailelerle yakından ilgilendi. Belediye Başkanı Levent Koç ise çocuklara çeşitli hediyeler takdim ederek onların sevincine ortak oldu.<br />
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, toplu sünnet organizasyonunun yalnızca bir sosyal belediyecilik hizmeti olmadığını, aynı zamanda birlik, beraberlik ve dayanışmanın güzel bir örneği olduğunu belirterek "Evlatlarımızın hayatındaki bu anlamlı günde onların ve kıymetli ailelerimizin yanında olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Çocuklarımızın yüzündeki tebessüm, bizim en büyük kazancımızdır. Sünnet Şölenimizle hem ailelerimizin mutluluğunu paylaşıyor hem de çocuklarımıza ömür boyu unutamayacakları güzel bir hatıra bırakıyoruz. Tüm hemşehrilerimizi şölenimize davet ediyorum." dedi.<br />
Haymana Kent Meydanı'nda 5 Ağustos Çarşamba günü saat 17.00'de düzenlenecek şölen, birbirinden renkli etkinliklere ev sahipliği yapacak. Program kapsamında sevilen sanatçı Ankaralı Yasin ile yöresel sanatçılar sahne alacak, çocuklar ve aileleri müzik dolu, eğlenceli bir akşam yaşayacak.</p>

<p> </p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/uretici-ve-tuketicinin-yuzunu-gulduren-pazarlar-buyuk-ilgi-goruyor-84810</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Üretici ve Tüketicinin Yüzünü Güldüren Pazarlar Büyük İlgi Görüyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/uretici-ve-tuketicinin-yuzunu-gulduren-pazarlar-buyuk-ilgi-goruyor-1785405947.jpg">
                        <figcaption>Üretici ve Tüketicinin Yüzünü Güldüren Pazarlar Büyük İlgi Görüyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Calibri,Helvetica,sans-serif,EmojiFont,"><span style="background-color:#ffffff">Keçiören Belediyesi tarafından hayata geçirilen&nbsp;<strong>Üretici Pazarları</strong>&nbsp;uygulamasıyla üreticiden tüketiciye doğrudan satış imkânı sağlanıyor. Aracı olmadan gerçekleştirilen satışlar sayesinde vatandaşlar taze ve doğal ürünleri uygun fiyatlarla satın alarak aile bütçesine katkı sağlarken, üreticiler de emeklerinin karşılığını alarak ürünlerini doğrudan tüketiciyle buluşturup ekonomik gelir elde ediyor. Üreticiyi destekleyen ve tüketiciye ekonomik alışveriş fırsatı sunan uygulama, her iki kesimden de memnuniyetle karşılanıyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Calibri,Helvetica,sans-serif,EmojiFont,"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Aracısız satış imkânı sunuluyor</strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Calibri,Helvetica,sans-serif,EmojiFont,"><span style="background-color:#ffffff">Tarımsal üretim yapan çiftçilere ve el emeği ürün üreticilerine ücretsiz satış alanı tahsis eden Keçiören Belediyesi, üreticilerin yetiştirdiği sebze, meyve ve el yapımı ürünleri aracı olmadan doğrudan vatandaşlarla buluşturmasına imkân sağlıyor. Üretici Pazarları uygulamasıyla üreticiler mahsullerini satarak gelir elde ederken, vatandaşlar da ürünlere daha uygun fiyatlarla ulaşabiliyor. Böylece hem üreticinin ekonomik olarak desteklenmesi hem de aile bütçesine katkı sağlanması amaçlanıyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Calibri,Helvetica,sans-serif,EmojiFont,"><span style="background-color:#ffffff"><strong>Haftanın üç günü kuruluyor</strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Calibri,Helvetica,sans-serif,EmojiFont,"><span style="background-color:#ffffff">Üretici Pazarları, haftanın belirli günlerinde üç farklı noktada hizmet veriyor. Doğal mahsuller; pazartesi günleri Bağlum Semt Pazarı'nda, çarşamba günleri Etlik Semt Pazarı'nda, cumartesi günleri de Bademlik Semt Pazarı'nda vatandaşlarla buluşturuluyor. Belediyenin sunduğu bu imkânlardan ve ilçedeki hizmetlerden memnun kalan vatandaşlar, Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’a teşekkür etti.&nbsp;</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/yaz-aylarinda-cocuklarda-ishal-enfeksiyonlarina-dikkat-84809</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yaz Aylarında Çocuklarda İshal Enfeksiyonlarına Dikkat!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/yaz-aylarinda-cocuklarda-ishal-enfeksiyonlarina-dikkat-1785405928.jpg">
                        <figcaption>Yaz Aylarında Çocuklarda İshal Enfeksiyonlarına Dikkat!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yaz mevsiminde artan hava sıcaklıkları, çocukların daha fazla dışarıda vakit geçirmesi, havuz ve deniz kullanımı ile açıkta satılan gıdaların daha sık tüketilmesi, ishal enfeksiyonlarında belirgin bir artışa neden oluyor. Özellikle küçük yaş grubundaki çocuklarda görülen ishal, çoğu zaman hafif seyretse de bazı durumlarda ciddi sıvı kaybına yol açarak hastanede tedavi gerektirebiliyor. Memorial Ankara Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Nisa Eda Çullas İlarslan,<strong>&nbsp;</strong>yaz aylarında alınacak basit hijyen önlemleriyle ishal vakalarının önemli ölçüde önlenebileceği konusunda bilgi verdi.&nbsp;</p>

<p><strong>Park gibi ortak kullanım alanlarında bulaş riski yüksek&nbsp;</strong></p>

<p>Yaz aylarında görülen ishallerin büyük bölümü bakteri, virüs ve parazitlerin neden olduğu enfeksiyonlardan kaynaklanmaktadır. Sıcak havalarda bu mikroorganizmaların daha kolay çoğalması, uygun koşullarda saklanmayan gıdaların tüketilmesi, iyi yıkanmamış meyve ve sebzeler ile temiz olmayan su kaynakları enfeksiyon riskini artırmaktadır. Çocukların park, piknik, havuz ve deniz gibi ortak kullanım alanlarında daha fazla zaman geçirmesi de bulaş ihtimalini yükseltmektedir. Özellikle küçük çocukların ellerini ve oyuncaklarını ağızlarına götürme alışkanlığı, mikropların kolayca yayılmasına neden olabilmektedir.</p>

<p>Kış aylarında ishaller daha çok virüslere bağlı görülürken, yaz mevsiminde bakteriyel ve paraziter enfeksiyonlar daha sık karşımıza çıkmaktadır. Rotavirüs, norovirüs ve adenovirüs en sık görülen viral etkenler arasında yer alırken; Salmonella, Campylobacter, Shigella ve bazı Escherichia coli (E.coli) türleri bakteriyel ishallerin önemli nedenlerini oluşturmaktadır. Giardia ve Entamoeba histolytica ise yaz aylarında görülen paraziter bağırsak enfeksiyonlarının başlıca etkenleri arasında bulunmaktadır.</p>

<p><strong>Bu 12 önemli belirtiyi hafife almayın!</strong></p>

<p>Çocukluk çağı ishallerinin büyük bölümü birkaç gün içinde uygun sıvı desteği ve beslenmeyle düzelmektedir. Ancak bazı belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir çocuk hekimine başvurulması gerekir:&nbsp;</p>

<ol>
	<li>Ağız kuruluğu</li>
	<li>Ağlarken gözyaşı olmaması</li>
	<li>Gözlerde çöküklük</li>
	<li>İdrar miktarında azalma</li>
	<li>Aşırı uyku hali&nbsp;</li>
	<li>Tekrarlayan kusmalar</li>
	<li>Yüksek ateş&nbsp;</li>
	<li>Şiddetli karın ağrısı ve karında şişlik&nbsp;</li>
	<li>Dışkıda kan görülmesi</li>
	<li>Ağızdan sıvı alımının reddedilmesi&nbsp;</li>
	<li>Altı aydan küçük bebeklerde görülen ishal</li>
	<li>Kronik hastalığı bulunan çocuklarda gelişen ishal&nbsp;</li>
</ol>

<p>Ve yedi günden uzun süren şikâyetler mutlaka hekim değerlendirmesi gerektirmektedir. Çocuklarda ishalin en önemli riski ise enfeksiyonun kendisinden çok gelişebilecek sıvı kaybı olmasıdır.&nbsp;</p>

<p><strong>Her ishalde antibiyotik kullanılmamalı</strong></p>

<p>Çocuklarda görülen ishallerin büyük çoğunluğu viral enfeksiyonlara bağlı geliştiği için antibiyotik tedavisi gerektirmemektedir. Antibiyotiklerin gereksiz kullanımı, bağırsak florasının bozulmasına, antibiyotik direncinin gelişmesine ve ishal süresinin uzamasına neden olabilir. Bu nedenle antibiyotik kullanımına yalnızca hekim karar vermelidir.</p>

<p>İshal tedavisinde en önemli yaklaşım ise çocuğun kaybettiği sıvı ve minerallerin yerine konulmasıdır. Anne sütü alan bebeklerde emzirme sürdürülmeli ve mümkünse daha sık emzirilmelidir. Daha büyük çocuklarda ise yeterli sıvı alımı sağlanmalı, yaşına uygun normal beslenmeye devam edilmelidir. Kusmanın eşlik ettiği durumlarda ise az miktarda ve sık aralıklarla beslenme tercih edilmelidir. Sıvı ve elektrolit kayıplarının yerine konulmasında oral rehidrasyon solüsyonları (ORS) önemli bir tedavi desteği sağlamaktadır.</p>

<p><strong>Beslenme tedavinin önemli bir parçası</strong></p>

<p>İshal sırasında çocukların beslenmesi tamamen kesilmemelidir. Sindirimi kolay besinlerin tercih edilmesi gerekmektedir. Yoğurt, pirinç lapası, makarna, haşlanmış patates, muz, şeftali, az yağlı et ve hafif sebze yemekleri uygun seçenekler arasında yer alır. Buna karşılık aşırı yağlı, baharatlı ve rafine şeker içeren gıdalardan uzak durulması gerekir. Hazır meyve suları ve gazlı içecekler ise sıvı ihtiyacını karşılamak yerine ishali artırabileceği için önerilmemektedir.&nbsp;</p>

<p><strong>Havuz hijyenine dikkat!</strong></p>

<p>Yaz aylarında ortak kullanılan havuzlar da bağırsak enfeksiyonlarının yayılmasına zemin hazırlayabilir. Dışkıyla kirlenen havuz suyunun yutulması sonucu ishal başta olmak üzere farklı enfeksiyonlar gelişebilir. Bu nedenle çocuklara havuz suyunu yutmamaları öğretilmeli, havuza girmeden önce ve çıktıktan sonra mutlaka duş aldırılmalı, havuzların düzenli dezenfekte edildiğinden emin olunmalıdır. Özellikle bebeklerde havuz suyunun yutulmasını engellemek zor olduğundan ilk yaşlarda ortak havuz kullanımından mümkün olduğunca kaçınılması önerilmektedir.</p>

<p>Deniz suyu ise geniş hacmi nedeniyle genellikle daha düşük bulaş riski taşısa da kanalizasyon karışan veya kirli olduğu bilinen bölgelerde denize girilmemesi gerekir. Ayrıca ishal geçiren çocukların hem hastalık süresince hem de iyileştikten sonraki birkaç gün boyunca havuz ve denize girmemesi, diğer çocukların sağlığının korunması açısından büyük önem taşımaktadır.</p>

<p><strong>El yıkamak en etkili korunma yöntemi</strong></p>

<p>Yaz ishallerinden korunmanın en etkili yolu el hijyenidir. Ellerin yemek hazırlamadan önce ve sonra, yemek yemeden önce, tuvalet sonrası, dışarıdan gelindiğinde ve hayvanlarla temas sonrasında en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkanması enfeksiyon riskini önemli ölçüde azaltır. Ebeveynlerin bu konuda çocuklarına örnek olması da doğru alışkanlıkların kazanılmasında önemli rol oynamaktadır.</p>

<p>Yaz tatillerinde güvenilir içme suyu tüketilmesi, açıkta satılan gıdalardan uzak durulması, çiğ veya az pişmiş et ve süt ürünlerinin tüketilmemesi, meyve ve sebzelerin iyice yıkanması da alınabilecek en önemli önlemler arasında yer almaktadır. Ayrıca ilk 6 ay yalnızca anne sütüyle beslenmenin ve bebeklik döneminde uygulanan rotavirüs aşısının, ağır seyreden ishal enfeksiyonlarına karşı önemli koruma sağladığını vurgulamaktadır.</p>

<p>Sonuç olarak, yaz aylarında görülen çocukluk çağı ishallerinin büyük bölümü doğru hijyen uygulamaları, güvenli gıda tüketimi ve yeterli sıvı desteği ile önlenebilir veya hafif atlatılabilir. Ancak özellikle küçük bebeklerde ve kronik hastalığı bulunan çocuklarda gelişen ishal vakalarında sıvı kaybı hızla ilerleyebileceği için uyarıcı belirtiler yakından takip edilmeli ve gerektiğinde vakit kaybetmeden çocuk hekimine başvurulmalıdır. Bu sayede ciddi sağlık sorunlarının önüne geçmek mümkün olacaktır. &nbsp; &nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/izmir-in-kuzeyinde-orman-yangini-alarmi-84808</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İzmir in kuzeyinde orman yangını alarmı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/izmir-in-kuzeyinde-orman-yangini-alarmi-1785405900.jpg">
                        <figcaption>İzmir in kuzeyinde orman yangını alarmı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Balıkesir’in Gömeç ilçesinde başlayan orman yangını, kuvvetli rüzgarın etkisiyle İzmir’in Bergama ilçesi sınırlarına ulaştı. Alevlerin yerleşim alanlarına sıçraması engellenirken, Çandarlı’da gece saatlerinde çıkan iki ayrı yangın ise kontrol altına alındı.</p>

<p>Balıkesir’in Gömeç ilçesinde çıkan orman yangını, kuvvetli rüzgarın etkisiyle dün öğle saatlerinde İzmir'in Bergama ilçesine sıçradı. Demircidere ve Okçular mahallelerinde etkili olan yangına, İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ile Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri çok sayıda personel ile hava ve kara araçlarıyla müdahale ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin muhtarlara dağıttığı yangın tankerleri, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çeşitli birimlerine ve ilçe belediyesine ait su tankerleri de söndürme çalışmalarına destek veriyor. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu alevlerin Hacıveliler ve Tıfıllar mahallelerindeki evlere ulaşması önlendi. Yangının Kozak Yaylası çevresinde etkisini sürdürdüğü, söndürme çalışmalarının ise aralıksız devam ettiği bildirildi.</p>

<p><strong>Çandarlı’daki yangın kontrol altına alındı</strong><br />
Bergama’daki yangınla mücadele sürerken, gece saatlerinde Çandarlı'da Eyko Sitesi yakınlarında da ot yangını çıktı. İtfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle alevler yerleşim alanlarına ulaşmadan kontrol altına alındı. Öte yandan, saat 04.00 sıralarında Çandarlı’da çıkan ve çevredeki evleri tehdit eden başka bir yangın da kısa sürede kontrol altına alındı.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/dis-hekimliginde-artik-sadece-el-becerisi-yeterli-degil-84807</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Diş hekimliğinde artık sadece el becerisi yeterli değil!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/dis-hekimliginde-artik-sadece-el-becerisi-yeterli-degil-1785405878.jpg">
                        <figcaption>Diş hekimliğinde artık sadece el becerisi yeterli değil!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ergün Yücel, geleceğin diş hekimlerinin günümüzde nasıl yetişmesi gerektiğine dikkat çekti.&nbsp;</p>

<p><strong>"Artık sadece el becerisi yeterli değil"</strong></p>

<p>Diş hekimliğinin önümüzdeki yıllarda bugünkünden çok daha farklı bir noktaya ulaşacağını ifade eden Prof. Dr. Ergün Yücel, teknolojik gelişmelerin mesleğin doğasını değiştirdiğini söyledi.</p>

<p>"Diş hekimliği çok hızlı değişen bir meslek alanı." diyen Yücel, "Gelecek 10 yıla baktığımızda artık sadece el becerisi yeterli olmayacak. Bunun yanında teknolojiyle iç içe olmak, dijital sistemleri kullanabilmek, hatta yapay zekâyı anlayabilmek çok daha önemli hale geliyor. Biz öğrencilerimizi yalnızca bugünün değil, geleceğin diş hekimliği dünyasına hazırlıyoruz.” dedi.</p>

<p>&nbsp;<strong>"Bilgiyi ezberleyen değil, sorgulayan hekimler yetiştiriyoruz"</strong></p>

<p>Teknolojinin önemine rağmen hekimliğin temelinde insanın bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ergün Yücel, "Bizim temel yaklaşımımız; literatürü takip edebilen, bilimsel gelişmeleri izleyen, proje hazırlayabilen, sürekli öğrenmeye açık öğrenciler yetiştirmek. Bunun yanında teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin hastasını anlayabilen, doğru karar verebilen, düşünebilen, sorgulayan ve empati kurabilen hekimler yetiştirmek en önemli hedefimiz." diye konuştu.</p>

<p><strong>"Proje üretmeyen bir eğitim anlayışı eksik kalır"</strong></p>

<p>Üsküdar Üniversitesi'nde bilimsel üretimin öğrencilik yıllarında başladığını belirten Prof. Dr. Yücel, "Öğrencilerimizin yalnızca bilgi tüketen değil, bilgi üreten bireyler olmalarını önemsiyoruz. Bu nedenle proje kavramı fakültemizde son derece önemli. Proje temelli öğrenci kongreleri düzenliyoruz, öğrencilerimizi ulusal ve uluslararası kongrelere katılmaları için teşvik ediyoruz, bilimsel çalışmalarda aktif görev almalarını destekliyoruz. Biz mezun olan bir öğrenciyi sadece klinikte hasta tedavi eden biri olarak değil, aynı zamanda yeni fikirler geliştirebilen, araştıran, sağlık teknolojileriyle ilgilenen ve bilime katkı sunabilen bir diş hekimi olarak yetiştirmeyi amaçlıyoruz." şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Yapay zekâ hekimin yerine geçmiyor, hekime ikinci göz oluyor"</strong></p>

<p>Yapay zekânın sağlık alanındaki yükselişinin diş hekimliğinde de çok belirgin şekilde hissedildiğini ifade eden Prof. Dr. Ergün Yücel, "Bugün yaşamın birçok alanında olduğu gibi diş hekimliğinde de yapay zekâ hem klinik uygulamalarda hem de öğrenci eğitiminde giderek daha fazla yer alıyor. Özellikle erken teşhis konusunda yapay zekâ destekli sistemler hekime ikinci bir göz gibi yardımcı oluyor. Böylece gözden kaçabilecek bazı bulguların atlanmasının önüne geçilebiliyor." dedi.</p>

<p><strong>"Dijital sistemler daha doğru tedavi planlaması sağlıyor"</strong></p>

<p>Dijital teknolojilerin yalnızca tanıda değil, tedavi planlamasında da büyük kolaylık sağladığını dile getiren Prof. Dr. Yücel, "Dijital sistemlerin gelişmesiyle tedavi planlamaları daha hızlı ve daha doğru hale geliyor. Öğrencilerimiz eğitim süreçlerinde dijital görüntüler üzerinde çalışıyor, analiz yapmayı öğreniyor ve klinik kararlarını daha bilinçli şekilde oluşturuyor. Dijital sistemleri görerek, deneyimleyerek mezun oluyorlar.” ifadesinde bulundu.</p>

<p><strong>"Tecrübeli akademik kadromuz öğrencilerimize gerçek klinik deneyim kazandırıyor"</strong></p>

<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nin güçlü akademik kadrosunun önemli avantaj sağladığını belirten Prof. Dr. Yücel, "Alanında deneyimli akademisyenlerimiz sayesinde öğrencilerimiz yalnızca teorik bilgi almıyor; gerçek hasta deneyimiyle mesleklerini öğreniyorlar.” dedi.</p>

<p><strong>"Tüm eğitim alanları aynı bina içerisinde"</strong></p>

<p>Fakültenin fiziksel altyapısının da eğitim kalitesini artırdığını ifade eden Prof. Dr. Ergün Yücel, "Kliniklerimiz, diş hastanemiz, dersliklerimiz ve preklinik laboratuvarlarımız aynı bina içerisinde bulunuyor. Böylece öğrencilerimiz teori ile pratiği aynı gün içerisinde kolaylıkla bir araya getirebiliyor. Bu entegre yapı eğitim kalitesine önemli katkı sağlıyor."</p>

<p><strong>"İstanbul'un merkezinde ulaşımı kolay bir fakülteyiz"</strong></p>

<p>Merkezi konumun da öğrencilere önemli avantaj sunduğunu belirten Prof. Dr. Yücel, "İstanbul gibi büyük bir şehirde kolay ulaşılabilir bir kampüste eğitim görmek öğrenciler açısından ciddi bir avantaj oluşturuyor." ifadesinde bulundu.</p>

<p><strong>"DUS hazırlığında da öğrencilerimizin yanındayız"</strong></p>

<p>Diş Hekimliğinde Uzmanlık Sınavı (DUS) hazırlık sürecine de destek verdiklerini belirten Prof. Dr. Yücel, "Fakültemizde DUS kontenjanlarının açılmış olması önemli bir avantaj. Bunun yanında öğrencilerimizin uzmanlık sınavına hazırlık süreçlerini de destekliyoruz. Akademik kariyer hedefleyen öğrencilerimize güçlü bir altyapı sunuyoruz."</p>

<p><strong>"SGK anlaşması sayesinde öğrencilerimiz çok sayıda vaka görüyor"</strong></p>

<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi'nin SGK anlaşmalı olmasının öğrencilere önemli klinik deneyim kazandırdığını belirten Prof. Dr. Yücel, "SGK anlaşmamız sayesinde hasta sayımız süreklilik gösteriyor. Öğrencilerimiz çok farklı yaş gruplarından ve farklı hastalıklardan oluşan geniş bir vaka çeşitliliğini görme fırsatı yakalıyor. Mezun olmadan önce ne kadar fazla vaka görürlerse mesleğe o kadar güçlü başlıyorlar." dedi.</p>

<p><strong>"Teknoloji gelişse de diş hekimliğinin merkezinde insan vardır"</strong></p>

<p>Tüm teknolojik gelişmelerin insan faktörünün önüne geçemeyeceğini vurgulayan Prof. Dr. Ergün Yücel, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Tüm teknolojik gelişmelere karşın hastayla kurulan iletişim, güven, empati insan odaklı mesleğimizin en önemli kavramları olup, bizler eğitimde bu noktalara ve insani değerleri özümsemiş öğrenciler yetiştirmeye özellikle önem veriyoruz. Öğrencilerimiz sadece tedavi yapmayı değil, hastayla doğru şekilde iletişim kurmayı da öğreniyorlar.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/pepsico-vakfi-ve-eit-food-dan-gelecegin-ciftcilerine-destek-84806</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>PepsiCo Vakfı ve EIT Food dan Geleceğin Çiftçilerine Destek</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/pepsico-vakfi-ve-eit-food-dan-gelecegin-ciftcilerine-destek-1785405870.jpg">
                        <figcaption>PepsiCo Vakfı ve EIT Food dan Geleceğin Çiftçilerine Destek</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Dünyanın en büyük yiyecek ve içecek şirketlerinden biri olan PepsiCo, sürdürülebilir tarımı destekleyen ve tarımın geleceğini güçlendirmeyi hedefleyen çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. PepsiCo Vakfı ile Avrupa İnovasyon ve Teknoloji Enstitüsü'nün (EIT) desteklediği EIT Food iş birliğiyle geliştirilen Geleceğin Hasadı Programı, Türkiye'de de hayata geçiriliyor. Çiftçilerin sürdürülebilir, dayanıklı ve geleceğe hazır tarım işletmeleri kurmalarını desteklemeyi amaçlayan program, Türkiye'nin yanı sıra Avrupa'nın önemli tarım pazarlarında uygulanacak.</p>

<p>Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) verilerine göre Türkiye'de çiftçilerin ortalama yaşı yaklaşık 59'a ulaşmış durumda. &nbsp;Üretici profiline; iklim değişikliği, artan üretim maliyetleri ve piyasa dalgalanmaları gibi giderek büyüyen baskılar da eklendiğinde, özellikle küçük ve orta ölçekli tarım işletmeleri önemli zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Bu durum, kırsal yaşamın sürdürülebilirliğini ve uzun vadeli gıda güvenliğini tehdit ederken, tarım sektöründe yeni nesil üreticilerin desteklenmesini her zamankinden daha kritik hale getiriyor.</p>

<p><strong>2026 Sonuna Kadar Avrupa Genelinde 900 Çiftçinin Programa Dahil Edilmesi Hedefleniyor</strong></p>

<p>Tarım sektörünün karşı karşıya olduğu bu ihtiyaçtan hareketle hayata geçirilen Geleceğin Hasadı Programı, Fransa, İspanya, Hollanda, Polonya ve Türkiye'de uygulanacak. Program kapsamında, 2026 yılı sonuna kadar Avrupa genelinde yaklaşık 900 çiftçinin desteklenmesi, bunların yaklaşık 200'ünün ise Türkiye'de programa dahil edilmesi hedefleniyor. Program, çiftçileri ve tarım alanında değer yaratmak isteyen katılımcıları hızla dönüşen gıda sistemine uyum sağlayabilmeleri için uygulamalı bilgi, yenilikçi çözümler ve güçlü iş birlikleriyle desteklemeyi amaçlıyor.</p>

<p>Tarımda kuşak değişiminin yeterince desteklenmemesi, Avrupa'nın gıda sisteminin iklim değişikliği ve ekonomik belirsizlikler karşısındaki dayanıklılığını zayıflatma riski taşıyor. Geleceğin Hasadı, aile çiftliklerini devralan veya yönetmeye başlayan çiftçileri ve geleceğin tarım profesyonellerini; tarımsal faaliyetlerinin sürdürülebilirliğini ve dayanıklılığını güçlendirecek bilgi, araç ve ağlarla desteklemeyi hedefliyor.</p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Doktar İş Birliğiyle Yapay Zekâ ve Akıllı Tarım Teknolojileri Eğitimi</strong></p>

<p>PepsiCo Vakfı tarafından finanse edilen ve EIT Food koordinasyonunda yerel iş ortaklarıyla yürütülen Geleceğin Hasadı programı, Türkiye'de yapay zekâ ve akıllı tarım teknolojileri geliştiren Doktar iş birliğiyle uygulanacak. Program, çevrim içi eğitimleri uygulamalı saha deneyimleriyle bir araya getirirken; yenileyici tarım, iklim dayanıklı tarım uygulamaları, dijital tarım teknolojileri ile işletme ve finans yönetimi gibi başlıklarda kapsamlı bir eğitim sunacak. Böylece katılımcıların edindikleri bilgileri kendi işletmelerine aktarmaları desteklenecek.</p>

<p>Program kapsamında katılımcılar; sürdürülebilir tarım uygulamaları, tarım işletmesi yönetimi, girişimcilik ve liderlik gibi başlıklarda, ihtiyaçlarına göre şekillendirilmiş kapsamlı bir eğitim sürecine dahil olacak. Bununla birlikte, katılımcılar Geleceğin Hasadı Farm Hub çatısı altında sunulan tarla klinikleri, saha ziyaretleri, öğrenme oturumları ve mentorluk programları aracılığıyla uygulamalı deneyim kazanırken; sektör uzmanları, girişimciler ve yenilikçi tarım ekosisteminin farklı paydaşlarıyla doğrudan bir araya gelme fırsatı bulacak.</p>

<p>Geleceğin Hasadı, yarının çiftçilerinin yeni uygulamaları sahada deneyimlemelerine, işletmelerinin dayanıklılığını artırmalarına ve yenilikçi çözümleri üretim süreçlerine entegre etmelerine destek olmayı amaçlıyor. Program aynı zamanda daha dayanıklı, sürdürülebilir ve ekonomik açıdan güçlü bir gıda sisteminin oluşmasına katkı sunarken, EIT Food'un Avrupa genelindeki yenilik ekosistemi ile PepsiCo Vakfı'nın sürdürülebilir gıda sistemlerini güçlendirme vizyonunu bir araya getiriyor.</p>

<p><strong><em>PepsiCo Global Sosyal Etki Kıdemli Başkan Yardımcısı ve PepsiCo Vakfı Başkanı Monica Bauer</em></strong>, programla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi:&nbsp;<em>"Bir gıda ve içecek şirketi olarak tarımla güçlü bir bağa sahibiz. Ürünlerimizin temelini oluşturan hammaddeler, artan maliyetler ve iklim değişikliği gibi önemli zorluklarla mücadele eden çiftçiler tarafından üretiliyor. PepsiCo Vakfı olarak,&nbsp;<strong>Geleceğin Hasadı&nbsp;</strong>gibi yerel ihtiyaçlardan hareketle geliştirilen ve güvenilir iş ortaklarımızla hayata geçirilen programları destekleyerek tarım topluluklarının uzun vadede daha dirençli, sürdürülebilir ve</em>&nbsp;<em>daha dirençli ve sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz."</em></p>

<p>Program Avrupa genelinde ortak bir çerçevede uygulanırken, Türkiye'deki uygulamalar Doktar ve ilgili ekosistem paydaşlarıyla yakın iş birliği içinde yürütülecek. Böylece programın, Türkiye'nin tarımsal öncelikleri ve üreticilerin ihtiyaçları doğrultusunda uygulanması sağlanacak.</p>

<p><strong><em>EIT Food CEO'su Richard Zaltzman ise şunları söyledi:</em></strong>&nbsp;<em>"Avrupa tarımının geleceği, tarımla ilgilenen bireylerin ve geleceğin üreticilerinin üretmek, yenilik geliştirmek ve liderlik etmek için cazip bir alan olarak görmesine bağlı. Bu nedenle PepsiCo Vakfı ile güçlerimizi birleştiriyoruz. Amacımız çiftçilere ve tarımın geleceğine katkı sunacak katılımcılara toprağı yeniden canlandıracak, işletmelerini güçlendirecek ve daha dirençli bir gıda sisteminin oluşmasına katkı sağlayacak bilgi, özgüven ve bağlantıları kazandırmak. Geleceğin Hasadı, EIT Food'un Avrupa genelinde daha dayanıklı bir tarım sektörü oluşturma hedefinin önemli bir parçasıdır."</em></p>

<p>Türkiye tarım sektörü; özellikle kuşak yenilenmesi, su verimliliği ve iklim değişikliğine dayanıklı sürdürülebilir üretim modellerine geçiş alanlarında önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Geleceğin Hasadı, çiftçilerin ve geleceğin tarım profesyonellerinin daha dayanıklı ve geleceğe hazır tarım işletmeleri kurabilmeleri için gerekli bilgi, araç ve yetkinlikleri kazandırarak bu dönüşümü desteklemeyi amaçlıyor.</p>

<p><strong><em>PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay</em></strong><em>:</em>&nbsp;<strong>"<em>Bu programın tarımı anlamlı ve sürdürülebilir bir kariyer alanı olarak daha fazla kişiye göstereceğini düşünüyoruz”</em></strong></p>

<p><strong>PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay</strong>&nbsp;konuya ilişkin şunları söyledi:&nbsp;<em>"PepsiCo Türkiye olarak tarımın sürdürülebilir dönüşümünü desteklemeyi gıda değer zincirimiz boyunca önemli bir odak alanı olarak görüyoruz. Geleceğin Hasadı aracılığıyla PepsiCo Vakfı’nın geleceğin çiftçilerinin ve tarım profesyonellerinin güçlenmesine ve daha dayanıklı, geleceğe hazır üretim modellerine geçişlerine katkı sağlamasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Doktar ile gerçekleştirilen iş birliğinin çiftçilerin yenilikçi çözümlere erişimini artırarak daha verimli ve sürdürülebilir üretim modellerini benimsemelerine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Aynı zamanda bu programın tarımı anlamlı ve sürdürülebilir bir kariyer alanı olarak daha fazla kişiye tanıtacağına inanıyoruz."</em></p>

<p><strong>Türkiye'de Programın İlk Etabı Başladı&nbsp;</strong></p>

<p>Türkiye'de programın ilk etabı; Tekirdağ, Edirne, İstanbul, Kırklareli ve Adana'da mısır ve kanola üretimi yapan 86 çiftçiyle başladı. İkinci etapta ise başta Tekirdağ, Mersin, Manisa ve Kocaeli olmak üzere patates üreticilerine öncelik verilerek 114 çiftçinin daha programa dahil edilmesi planlanıyor. Program kapsamında katılımcılar, Türkiye'nin tarımsal ihtiyaçlarına göre hazırlanan yerel vaka çalışmalarını içeren üç çevrim içi eğitim modülünün yanı sıra Adana'da düzenlenecek yüz yüze eğitimlere katılacak. Programın uygulamalı öğrenme ayağında ise seçilen 40 çiftçi; saha ziyaretleri, akran öğrenme programları ve işletmelerine özel hazırlanacak gelişim yol haritalarıyla desteklenecek.</p>

<p>Program, Haziran-Aralık döneminde yürütülecek. Başvurular, programın 2026 yılında uygulandığı ülkelerdeki çiftçilere ve tarım alanında kendini geliştirmeyi hedefleyen adaylara açık olacak. Başvuru takvimi ile katılım koşulları, EIT Food ile program ortaklarının iletişim kanalları üzerinden duyurulacak. &nbsp;Programa ilişkin detaylı bilgi almak ve başvuruda bulunmak isteyen adaylar aşağıdaki bağlantıyı ziyaret edebilir:&nbsp;https://eitfoodsouth.typeform.com/to/b3TItDKj</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/iett-catalca-film-festivali-icin-yollarda-84805</link>
            <category>KÜLTÜR SANAT</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İETT, Çatalca Film Festivali İçin Yollarda</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/iett-catalca-film-festivali-icin-yollarda-1785405848.jpg">
                        <figcaption>İETT, Çatalca Film Festivali İçin Yollarda</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Türkiye’nin köklü toplu ulaşım kurumu İETT, sosyal sorumluluk projelerine devam ediyor. Bu kapsamda 27-29 Ağustos tarihlerinde İstanbul’un önemli sayfiye ilçelerinden Çatalca’da ilk kez gerçekleştirilecek olan Çatalca Film Festivali için ulaşım ve tanıtım desteği sağlayacak.&nbsp;</strong></p>

<p>155 yıllık köklü geçmişi ve filo büyüklüğü ile Türkiye’nin en önemli toplu taşıma kurumu olan İETT, işletme ve yatırım çalışmalarını hız kesmeden sürdürürken, kültürel ve sosyal projelere de destek vermeye devam ediyor. Bu kapsamda; Çatalca İlçesi’nde ilk kez gerçekleştirilecek olan ve Çatalca Belediyesi tarafından düzenlenen Çatalca Film Festivali’ne İstanbulluların ve sinemaseverlerin kolay ulaşımının sağlanması için İETT destek verecek.&nbsp;</p>

<p><strong>FESTİVAL İÇİN ÖZEL SEFERLER VE TANITIM DESTEĞİ</strong></p>

<p>Aralarında; Hale Soygazi, İlyas Salman, Yüksel Aksu ve Dilan Deniz Çiçek gibi ülkemizin önemli sinemacıların yer alacağı festivale ulaşım için İETT, Beylikdüzü Tüyap Metrobüs Durağından festival alanına özel seferler düzenleyecek.&nbsp;</p>

<p>Sinemaseverlerin festival hakkında bilgi sahibi olması amacıyla da İETT’nin; 336M Arnavutköy – Mecidiyeköy, 22RE Fatih Sultan Mehmet – Beşiktaş ve 76O Avcılar Cihangir Mahallesi – Otogar hatlarında hizmet veren bazı otobüslerinde ve bir metrobüs aracının dışında festival ile ilgili dış bilgilendirme kaplaması yer alacak.&nbsp;</p>

<p>Tüm İstanbulluların ücretsiz olarak katılabileceği Çatalca Film Festivali, 27-28 ve 29 Ağustos tarihlerinde gerçekleşecek.</p>

<p><strong>Türkiye’nin köklü toplu ulaşım kurumu İETT, sosyal sorumluluk projelerine devam ediyor. Bu kapsamda 27-29 Ağustos tarihlerinde İstanbul’un önemli sayfiye ilçelerinden Çatalca’da ilk kez gerçekleştirilecek olan Çatalca Film Festivali için ulaşım ve tanıtım desteği sağlayacak.&nbsp;</strong></p>

<p>155 yıllık köklü geçmişi ve filo büyüklüğü ile Türkiye’nin en önemli toplu taşıma kurumu olan İETT, işletme ve yatırım çalışmalarını hız kesmeden sürdürürken, kültürel ve sosyal projelere de destek vermeye devam ediyor. Bu kapsamda; Çatalca İlçesi’nde ilk kez gerçekleştirilecek olan ve Çatalca Belediyesi tarafından düzenlenen Çatalca Film Festivali’ne İstanbulluların ve sinemaseverlerin kolay ulaşımının sağlanması için İETT destek verecek.&nbsp;</p>

<p><strong>FESTİVAL İÇİN ÖZEL SEFERLER VE TANITIM DESTEĞİ</strong></p>

<p>Aralarında; Hale Soygazi, İlyas Salman, Yüksel Aksu ve Dilan Deniz Çiçek gibi ülkemizin önemli sinemacıların yer alacağı festivale ulaşım için İETT, Beylikdüzü Tüyap Metrobüs Durağından festival alanına özel seferler düzenleyecek.&nbsp;</p>

<p>Sinemaseverlerin festival hakkında bilgi sahibi olması amacıyla da İETT’nin; 336M Arnavutköy – Mecidiyeköy, 22RE Fatih Sultan Mehmet – Beşiktaş ve 76O Avcılar Cihangir Mahallesi – Otogar hatlarında hizmet veren bazı otobüslerinde ve bir metrobüs aracının dışında festival ile ilgili dış bilgilendirme kaplaması yer alacak.&nbsp;</p>

<p>Tüm İstanbulluların ücretsiz olarak katılabileceği Çatalca Film Festivali, 27-28 ve 29 Ağustos tarihlerinde gerçekleşecek.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/yasam-tarzi-migreni-dogrudan-etkiliyor-84804</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yaşam tarzı migreni doğrudan etkiliyor!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/yasam-tarzi-migreni-dogrudan-etkiliyor-1785405829.jpg">
                        <figcaption>Yaşam tarzı migreni doğrudan etkiliyor!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Burcu Polat, yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen migrenin hangi durumlarda tetiklenebileceği ve hangi önlemlerin alınabileceği hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong>Migrenin en önemli özelliği, kişiyi işlevsiz bırakacak kadar şiddetli olması!</strong></p>

<p>Migrenin, yalnızca şiddetli bir baş ağrısı değil; kişinin günlük yaşamını, iş performansını ve sosyal hayatını önemli ölçüde etkileyebilen nörolojik bir hastalık olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Burcu Polat, “Genetik yatkınlık zemininde gelişen migren, çoğunlukla tek taraflı ve zonklayıcı baş ağrısıyla birlikte ışık ve ses hassasiyeti, bulantı ve kusma gibi belirtilerle seyreder.” dedi.</p>

<p>“Normal baş ağrılarından en önemli farkı kişiyi işlevsiz bırakacak kadar şiddetli olmasıdır.” diyen&nbsp;Doç. Dr. Polat, “Basit bir ağrı kesiciyle kolayca kontrol altına alınamayan migren atakları, yaşam kalitesini belirgin şekilde düşürebilir. Toplumda oldukça yaygın görülen migren, yaklaşık her beş kadından birini ve her on erkekten birini etkiler.” bilgisini paylaştı.</p>

<p><strong>Yaşam biçiminde yapılacak düzenlemeler, migren ataklarının azalmasında etkili olabilir!</strong></p>

<p>Migren tedavisinde ilaçlar önemli bir yere sahip olsa da yaşam biçiminde yapılacak düzenlemelerin, atakların sıklığını, şiddetini ve süresini azaltmada etkili olabileceğini dile getiren&nbsp;Doç. Dr. Polat, şöyle devam etti:</p>

<p>“Migrenli bireylerin sinir sistemi; uyku düzeni, beslenme, stres ve çevresel uyaranlara karşı daha hassastır. Bu nedenle düzenli bir yaşam ritmi oluşturmak, sinir sisteminin daha dirençli çalışmasına katkı sağlayabilir. Büyük değişiklikler yerine sürdürülebilir küçük alışkanlıklar kazanmak çoğu zaman daha başarılı sonuçlar verir. Düzenli uyku, dengeli beslenme, fiziksel aktivite, nefes egzersizleri ve gevşeme teknikleri bu yaklaşımın temelini oluşturur.”</p>

<p><strong>Hem yetersiz hem de fazla uyumak migren ataklarını tetikleyebilir!</strong></p>

<p>Migren ile uyku arasında güçlü bir ilişki bulunduğuna işaret eden&nbsp;Doç. Dr. Polat, “Hem yetersiz hem de fazla uyumak migren ataklarını tetikleyebilir. Bu nedenle önemli olan uyku süresinden çok düzenli bir uyku ritmi oluşturmaktır.” dedi.</p>

<p>Araştırmaların, gece saat 02.00'den sonrasını uykuda geçiren bireylerde beyin sağlığının daha iyi olduğunu gösterdiğini hatırlatan&nbsp;Doç. Dr. Polat, “Uykusuzluk yalnızca migren ataklarını artırmakla kalmaz; unutkanlık, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve genel sinir sistemi fonksiyonlarının bozulmasına da neden olabilir. Bu nedenle kaliteli ve düzenli uyku, migren yönetiminin vazgeçilmez unsurlarından biridir. Uyku kalitesini artırmak amacıyla lavanta gibi rahatlatıcı aromaterapi uygulamalarından yararlanılabilir. Nane kokusunun da bazı kişilerde ağrının hafiflemesine katkı sağlayabileceği bilinmektedir. Bu yöntemler tek başına tedavi sağlamasa da destekleyici olarak kullanılabilir.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Migren hastaları için en uygun beslenme modeli Akdeniz tipi beslenme!</strong></p>

<p>Migren hastaları için katı bir beslenme listesi bulunmasa da uzun süre aç kalmaktan ve aşırı karbonhidratlı, yüksek kalorili öğünlerden kaçınılmasını öneren&nbsp;Doç. Dr. Polat, “Akdeniz tipi beslenme modeli bu açıdan uygun bir seçenek olarak öne çıkar.” dedi.</p>

<p>Dengesiz beslenme ve obezitenin migren ataklarını daha sık, daha şiddetli ve daha uzun süreli hâle getirebildiğini vurgulayan&nbsp;Doç. Dr. Polat, “Ayrıca kan şekeri dalgalanmaları da migreni tetikleyebileceğinden düzenli öğünlerle beslenmek önem taşır. Ailesinde diyabet öyküsü bulunan kişilerin, hastalık gelişmemiş olsa bile kan şekeri dengesini koruyacak şekilde yaşam tarzı benimsemeleri hem migren hem de metabolik hastalıklar açısından koruyucu olabilir. Migren nedeniyle kazanılan sağlıklı yaşam alışkanlıkları yalnızca baş ağrısını değil; obezite, hipertansiyon, diyabet ve bazı kronik hastalıkların riskini azaltmaya da katkı sağlayabilir.” açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Düzenli egzersiz migren ataklarını azaltabilir!</strong></p>

<p>Haftada 3-5 gün, 30-60 dakika tempolu yürüyüş veya aerobik egzersiz yapılmasının migren ataklarını azalttığına değinen&nbsp;Doç. Dr. Burcu Polat, “Egzersiz yalnızca baş ağrısını değil; uyku kalitesini, stres yönetimini ve ruh sağlığını da olumlu etkiler.” dedi.</p>

<p>Yoğun çalışma temposu nedeniyle düzenli spor yapamayan kişilerin ise günlük yaşamlarına hareket katmaya çalışmasını öneren&nbsp;Doç. Dr. Polat, asansör yerine merdiven kullanmanın, uzun süre oturmamanın ve gün içinde kısa hareket molaları vermenin bile hareketsiz kalmaktan daha faydalı olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Nöromodülasyon, ilaç dışı migren tedavisinde etkili bir seçenek olabilir!</strong></p>

<p>Yaşam tarzı düzenlemelerinin yanı sıra ilaç dışı tedavi yöntemlerin de migren yönetiminde kullanılabileceğini ifade eden&nbsp;Doç. Dr. Polat, “Bunlardan biri nöromodülasyon uygulamalarıdır.” dedi.</p>

<p>Düşük düzeyde elektriksel veya manyetik uyarılarla çalışan bu cihazların alın, kafa, boyun veya kulak bölgesine uygulanarak sinir sisteminin ağrıya verdiği yanıtı düzenlemeyi hedeflediğini aktaran&nbsp;Doç. Dr. Polat, “Ağrı eşiğinin yükselmesine yardımcı olabilen bu yöntemler özellikle ilaç kullanamayan, ilaçlardan yeterli fayda görmeyen veya eşlik eden depresyon ve anksiyete gibi sorunları bulunan hastalarda değerlendirilebilir. Nöromodülasyon kalıcı bir tedavi değildir ancak etkisi aylar boyunca sürebilir ve gerektiğinde belirli aralıklarla tekrarlanabilir.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Migren günlüğü, tetikleyicilerin belirlenmesine ve tedavinin doğru planlanmasına yardımcı olabilir!</strong></p>

<p>Migren tedavisinde kullanılan vitamin ve mineral desteklerinin her hastada aynı etkiyi göstermese de bazı kişilerde fayda sağlayabileceğini kaydeden&nbsp;Doç. Dr. Polat, “Migrenli bireylerde hücrelerin enerji üretim mekanizmalarında bazı verimsizlikler olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle özellikle B2 vitamini (riboflavin), koenzim Q10 ve magnezyum desteği uygun hastalarda yararlı olabilir. Ancak bu ürünlerin mutlaka hekim önerisiyle, uygun doz ve sürede kullanılması gerekir.” dedi.</p>

<p>Migren günlüğünün atakların sıklığını, şiddetini, süresini ve olası tetikleyicileri düzenli olarak kaydetmeyi hedeflediğini de sözlerine ekleyen&nbsp;Doç. Dr. Polat, “Baş ağrısının yaşandığı günlerde tüketilen besinler, uyku süresi, stres düzeyi, kullanılan ilaçlar, ilaçların etkisi ve kadınlarda adet dönemi gibi bilgilerin not edilmesi hem hastanın kendi tetikleyicilerini fark etmesini sağlar hem de tedaviyi planlayan hekime önemli bilgiler sunar.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Ağrı kesicilerin sık kullanımı, ilaç aşırı kullanımına bağlı baş ağrısı riskini artırabilir!</strong></p>

<p>Ayda dört veya daha fazla migren atağı yaşayanların, ağrıları günlük yaşamını ve iş performansını olumsuz etkileyen kişilerin nöroloji uzmanına başvurmasını öneren&nbsp;Doç. Dr. Burcu Polat, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Ayrıca ilaç kullanım sıklığı da önemli bir uyarı işaretidir. Basit ağrı kesicilerin ayda 15 günden fazla, migrene özel ağrı ilaçlarının ise ayda 10 günden fazla kullanılması ‘ilaç aşırı kullanımına bağlı baş ağrısı’ gelişme riskini artırabilir. Bu durumda mutlaka bir nöroloji uzmanı tarafından değerlendirilmek gerekir.</p>

<p>Migren tamamen kontrol edilemeyen bir hastalık değildir. Düzenli yaşam alışkanlıkları, uygun tedavi planı ve hekim takibiyle atakların sıklığı ve şiddeti önemli ölçüde azaltılabilir, yaşam kalitesi belirgin şekilde artırılabilir.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/ing-turkiye-den-yurt-disi-seyahatlerine-kapsamli-guvence-84803</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>ING Türkiye den yurt dışı seyahatlerine kapsamlı güvence</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/ing-turkiye-den-yurt-disi-seyahatlerine-kapsamli-guvence-1785405824.jpg">
                        <figcaption>ING Türkiye den yurt dışı seyahatlerine kapsamlı güvence</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>En sevilen dijital banka olma hedefiyle ilerleyen ING Türkiye, Zurich Türkiye iş birliğiyle sunduğu Seyahat Sağlık Sigortası ile müşterilerinin hayatını kolaylaştırmaya devam ediyor. Yurt dışı seyahatlerinde öne çıkan ihtiyaçlar arasında yer alan Seyahat Sağlık Sigortası, acil sağlık sorunları, hukuki yardım, bagaj kaybı ve gecikmesi ile ilgili risklere karşı poliçe kapsamı ve limitleri dâhilinde güvence sağlıyor.</p>

<p>ING Mobil üzerinden kolayca satın alınabilen ürün; seyahat sırasında oluşabilecek acil muayene, tanı ve tedavi giderleri, ilaç ve tıbbi malzeme masrafları ile kaza veya ani hastalık nedeniyle gerçekleşen hastane tedavilerini teminat altına alıyor. &nbsp;Sigorta kapsamında ayrıca kayıp bagajın bulunup ulaştırılması, hukuki yardım, yurt dışında nakit avans desteği, tıbbi bilgi ve danışmanlık ile refakatçi nakli ve konaklama giderleri gibi ek hizmetler de yer alıyor. Böylece müşteriler, yurt dışı seyahatlerinde karşılaşabilecekleri beklenmedik durumlara karşı daha kapsamlı bir güvenceye erişebiliyor.</p>

<p>Müşteriler, seyahat edecekleri bölgeye göre Avrupa Ülkeleri (Schengen dahil) veya Tüm Dünya seçeneklerinden birini tercih ederek poliçelerini oluşturabiliyor. Ayrıca farklı paket seçenekleri sayesinde ihtiyaçlarına en uygun teminat kapsamını seçebiliyor.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/gayrimenkul-degerleme-sektoru-yapay-zeka-teknolojileriyle-donusuyor-84802</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:03:32 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Gayrimenkul değerleme sektörü yapay zekâ teknolojileriyle dönüşüyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/gayrimenkul-degerleme-sektoru-yapay-zeka-teknolojileriyle-donusuyor-1785405812.jpg">
                        <figcaption>Gayrimenkul değerleme sektörü yapay zekâ teknolojileriyle dönüşüyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Gayrimenkul piyasasında değişen fiyatlar, bölgesel farklılıklar ve artan veri hacmi, değerleme süreçlerini daha karmaşık hale getiriyor. Yapay zekâ ve veri analitiği teknolojileri ise uzmanların daha fazla bilgiyi birlikte değerlendirmesine ve süreçlerin daha izlenebilir yürütülmesine yardımcı oluyor.</strong></p>

<p>Gayrimenkul değerleme süreçlerinde taşınmazın fiziksel özelliklerinden konumuna, bölgesel piyasa koşullarından benzer nitelikteki taşınmazların fiyatlarına kadar çok sayıda değişkenin birlikte ele alınmasını gerektiriyor. Tapu, ruhsat ve imar belgelerinin incelenmesi, emsal araştırması, saha çalışmalarının yürütülmesi ve hazırlanan raporların kontrol edilmesi de sürecin temel aşamaları arasında yer alıyor.</p>

<p>Gayrimenkul piyasasındaki fiyat hareketleri, aynı bölge içinde dahi görülebilen farklılaşmalar ve değerlendirmeye konu olan veri miktarının artması, doğru ve güncel bilgiye erişimin önemini artırıyor. Bu durum, uzman deneyiminin yanı sıra verilerin sistemli biçimde toplanmasını, karşılaştırılmasını ve kayıt altına alınmasını da gerekli kılıyor.</p>

<p>Sektörde verinin giderek daha belirleyici hale geldiğini belirten Creative Solution CTO’su Zafer Çalık, “Bir taşınmazın değerini belirlerken yalnızca metrekaresine veya bulunduğu bölgedeki ortalama fiyatlara bakmak yeterli değil. Taşınmazın hukuki durumu, fiziksel özellikleri, çevresindeki gelişmeler, kullanım biçimi ve karşılaştırılabilir emsaller gibi birçok unsurun birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Veri miktarı arttıkça bu bilgilerin doğru biçimde sınıflandırılması ve anlamlandırılması da değerleme sürecinin önemli bir parçası haline geliyor.” dedi.</p>

<h2><strong>Yapay zekâ uzman görüşünü veriyle destekliyor</strong></h2>

<p>Yapay zekâ ve veri analitiği teknolojileri, farklı kaynaklardan elde edilen bilgilerin daha kısa sürede karşılaştırılmasını ve tekrarlayan işlemlerin otomatikleştirilmesini mümkün kılıyor. Özellikle belge inceleme, emsal analizi, saha verilerinin kaydedilmesi ve rapor kontrolleri gibi aşamalarda kullanılan dijital sistemler, süreçlerin daha bütünlüklü yönetilmesine yardımcı oluyor.</p>

<p>Bununla birlikte gayrimenkul değerleme yalnızca matematiksel hesaplamalara dayanmıyor. Taşınmazın kendine özgü özelliklerinin, bölgesel koşulların ve piyasa dinamiklerinin yorumlanmasında değerleme uzmanlarının bilgi ve deneyimi önemini koruyor.</p>

<p>Çalık, yapay zekânın değerleme sektöründeki rolüne ilişkin, “Yapay zekâ, büyük miktardaki veriyi işleme, benzerlikleri karşılaştırma ve olası tutarsızlıkları belirleme konusunda uzmanlara önemli bir destek sunuyor. Ancak teknolojinin ürettiği her çıktı, gayrimenkulün kendi koşulları ve uzman görüşüyle birlikte ele alınmalı. Bu nedenle yapay zekâyı değerleme uzmanının yerine karar veren değil, karar sürecini daha fazla veriyle destekleyen bir araç olarak görüyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Teknolojinin sektöre bir diğer katkısı da değerleme sürecinin farklı aşamalarını izlenebilir hale getirmesi. Dijital kayıt altyapısı sayesinde hangi verinin ne zaman toplandığı, belgelerin hangi kriterlere göre incelendiği ve raporun hangi kontrollerden geçtiği daha sistemli biçimde takip edilebiliyor. Bu yapı, kurumsal hafızanın korunması ve benzer işlerde ortak standartların uygulanması açısından da önem taşıyor.</p>

<h2><strong>Değerlemede dört farklı aşamaya odaklanıyoruz</strong></h2>

<p>Creative Solution tarafından geliştirilen Sayısal Akıllı Değerleme Süreç Yönetim Sistemi (SADES), değerleme çalışmalarının farklı aşamalarını desteklemek amacıyla Değer, Vira, 360 ve Radar olmak üzere dört modülden oluşuyor.</p>

<p>SADES Değer, yapay zekâ destekli değer tahminleme ve emsal analiziyle uzmanların değerlendirmelerinde kullanabileceği referans çıktıları oluşturuyor. SADES Vira, tapu, ruhsat ve imar belgelerini doğal dil işleme teknolojileriyle analiz ederek belge inceleme aşamasına destek sağlıyor. SADES 360; mobil saha verisi toplama, mekânsal analiz ve dijital kayıt özellikleriyle saha çalışmalarından elde edilen bilgilerin ortak bir sistemde tutulmasına yardımcı oluyor. SADES Radar ise hazırlanan raporları banka kriterleri ve tanımlanmış süreç standartları doğrultusunda inceleyerek eksik, tutarsız veya riskli olabilecek alanları belirliyor.</p>

<p>Çalık, SADES’in geliştirilme yaklaşımını şöyle anlattı, “Değerleme sürecinde emsal araştırması, belge inceleme, saha çalışması ve rapor kontrolü birbirini tamamlayan aşamalar. SADES modüllerini bu aşamalardaki farklı ihtiyaçları dikkate alarak geliştirdik. Buradaki temel amacımız, uzmanların kullandığı verileri tek bir yapı içinde daha kolay takip edebilmesine ve tekrarlayan işlerin teknoloji desteğiyle yürütülmesine katkı sağlamak. Teknoloji geliştikçe değerleme sektöründe hız kadar verinin güvenilirliğinin, izlenebilirliğinin ve doğru yorumlanmasının da önemi artacak.” dedi.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/cordelion-mutfak-sanatlari-merkezi-nden-lezzet-dolu-atolyeler-84801</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:03:23 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Cordelion Mutfak Sanatları Merkezi nden lezzet dolu atölyeler</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/cordelion-mutfak-sanatlari-merkezi-nden-lezzet-dolu-atolyeler-1785405803.jpg">
                        <figcaption>Cordelion Mutfak Sanatları Merkezi nden lezzet dolu atölyeler</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="text-align:start"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><b><span style="font-size:14pt"><span style="line-height:21.4667px"><span style="font-family:"Times New Roman", serif">Karşıyaka Belediyesi, Cordelion Mutfak Sanatları Merkezi’nde usta şefler eşliğindeki lezzet atölyelerini Ağustos ayında da dopdolu bir programla sürdürecek. Yetişkin ve çocuk-genç atölyelerinde uygulamalı eğitim alacak olan katılımcılar, birbirinden lezzetli tarifler öğrenip becerilerini geliştirme şansı bulacak. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Mutfak sanatlarına ilgi duyan ve hem eğitici hem de keyifli bir deneyim yaşamak isteyen herkesi atölyelerimize bekliyoruz” dedi.</span></span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:14pt"><span style="line-height:21.4667px"><span style="font-family:"Times New Roman", serif">Karşıyaka Belediyesi iştiraki Kent A.Ş. bünyesinde faaliyet gösteren Cordelion Mutfak Sanatları Merkezi (MSM), mutfak sanatlarına ilgi duyan İzmirlileri lezzet atölyelerinde buluşturmaya devam ediyor. Usta şeflerin bilgi ve deneyimlerini paylaştığı atölyelerde, mezeden pizzaya kadar pek çok lezzet tüm aşamalarıyla uygulamalı olarak hazırlanıyor. Katılımcılar, profesyonel mutfak tekniklerini öğrenip becerilerini geliştirirken, atölye sonunda kendi elleriyle hazırlayıp pişirdikleri lezzetleri tatmanın mutluluğunu yaşıyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:14pt"><span style="line-height:21.4667px"><span style="font-family:"Times New Roman", serif">Talep doğrultusunda her ay için dolu dolu programlar hazırlayan Cordelion MSM, Ağustos ayında toplam 6 atölye çalışması gerçekleştirecek. 17 yaş ve üzeri yetişkinler için 6 Ağustos’ta pizza, 11 Ağustos’ta kahve/kurabiye, 26 Ağustos’ta komşu sofralar/mezeler üzerine atölyeler düzenlenecek. 4-12 yaş grubuna yönelik olarak da 5 Ağustos’ta çocuk pizza, 12 Ağustos’ta yetişkin katılımlı çocuk makarna, 25 Ağustos’ta cupcake atölyeleri yapılacak. Merkezde sınırlı kontenjanla gerçekleştirilen atölyelere katılmak isteyenler 0232 337 26 44 ve 0552 037 00 47 numaralı telefonlardan ayrıntılı bilgi alabilecek ve ön kayıt yaptırabilecek.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><b><span style="font-size:14pt"><span style="line-height:21.4667px"><span style="font-family:"Times New Roman", serif">“HERKESİ BEKLİYORUZ”</span></span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:14pt"><span style="line-height:21.4667px"><span style="font-family:"Times New Roman", serif">Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Karşıyaka'da her yaştan vatandaşımızın kendini geliştirebileceği, yeni deneyimler kazanabileceği eğitim ortamları oluşturmaya önem veriyoruz. Cordelion Mutfak Sanatları Merkezimiz de bu anlayışın en güzel örneklerinden biri. Düzenlediğimiz atölyeler sayesinde katılımcılar hem mutfak becerilerini geliştiriyor hem de üretmenin ve paylaşmanın keyfini yaşıyor. Ağustos ayında da dopdolu bir programla sürdüreceğimiz atölyelerimize; yeteneklerini geliştirmek isteyen ve mutfağa ilgi duyan herkesi bekliyoruz” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/konakli-kadinlar-ucretsiz-kurslarla-meslek-ogreniyor-84800</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:03:10 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Konaklı kadınlar ücretsiz kurslarla meslek öğreniyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/konakli-kadinlar-ucretsiz-kurslarla-meslek-ogreniyor-1785405790.jpg">
                        <figcaption>Konaklı kadınlar ücretsiz kurslarla meslek öğreniyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><b>Konak Belediyesi’nin Konak Halk Eğitim Merkezi işbirliği ile Zeytinlik Semt Merkezi’nde hayata geçirdiği Protez Tırnak ve Cilt Bakımı kurslarında, onlarca kadın yeni bir meslek öğrenerek hayallerine bir adım daha yaklaşıyor. </b></p>

<p>Konak Belediyesi ve Konak Halk Eğitim Merkezi işbirliğinde Zeytinlik Semt Merkezi’nde düzenlenen Protez Tırnak ve Cilt Bakımı kursları, Konaklı kadınların hayatında yeni bir kapı açtı. Zehra Yıldırım’ın eğitmenliğinde devam eden kurslara, meslek edinerek kendi işyerlerini kurmak isteyen kadınlar akın etti. Protez tırnak uygulaması ve cilt bakımıyla ilgili detaylı bir eğitim sürecinden geçen kadınlar, kurs bitiminde Halk Eğitim Merkezi’nden E-Devlet onaylı sertifikalarına kavuşacak. Meslekte ilerlemek isteyenler, Ustalık ve Usta Öğreticilik eğitimlerine de katılabilecek.</p>

<p><b>“Kadınların kendi ayakları üzerinde durabilecekleri bir gelecek kurmalarını destekliyoruz”</b></p>

<p>Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, kadınlara yönelik açılan kurslarda özellikle meslek edindirmeye yönelik eğitimler seçmeye dikkat ettiklerini vurgulayarak, “Kurslarımızda kadınların sadece yeni beceriler kazanmasını değil, kendi ayakları üzerinde durabilecekleri bir gelecek kurmalarını da destekliyoruz. Uygulamalı eğitimlerle hem meslek sahibi olmalarına yardımcı oluyor hem de ustalık yolunda ilerleyerek kendi işlerini kurabilecek donanıma ulaşmalarını sağlıyoruz. Konak’ta kadınların hayallerini ve geleceğini desteklemeye, fırsat eşitliğini büyütmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><b>“Bu meslekte ilerleyip ekonomilerine katkıda bulunsunlar istiyoruz”</b></p>

<p>Konak Halk Eğitim Merkezi Öğretmeni Zehra Yıldırım da belediyenin semt merkezlerinin ev sahipliği yaptığı bu kursların kadınlar için çok önemli olduğunu dile getirdi ve şunları söyledi: “Protez tırnak dersi çok ilgi görüyor, çok fazla talep var. Arkadaşlarımız da bu kursa gelmeye çok hevesliler ve çok başarılılar. Bu meslekte ilerleyip bu meslekten ekmek yemelerini, para kazanmalarını istiyoruz. Ekonomilerine katkıda bulunsunlar istiyoruz. Protez tırnak, kuaförlük, manikür-pedikür, cilt bakımı kurslarımız var. Genç hanımların, evde oturanların bu kurslardan faydalanması ekonomik özgürlükleri olması, özgüven kazanmaları, kendi ayaklarının üzerinde durmaları için önemli.”</p>

<p><b>“Kurslarımız çok verimli”</b></p>

<p>Protez Tırnak kursiyeri Semiha Türk Atalay, sosyal medyadan öğrenerek katıldığı kurstan duyduğu mutluluğu, “Belediyenin resmi sitesinden duydum. Kurslarımız çok verimli. Başkanımıza teşekkür ederim” sözleriyle dile getirdi.</p>

<p><b>“Bizim için hem bir uğraş hem de bir meslek”</b></p>

<p>Kursların meslek edindirmenin yanı sıra sosyalleşmek için de önemli olduğu belirten İpek Alevli ise şöyle konuştu: “Arkadaşlarla birlikte hepimiz bu mesleği öğrenmeye çalışıyoruz. Çok da güzel ilerliyoruz, hocamız sayesinde çok yol kat ettik. Bizim için hem bir uğraş hem de bir meslek. Kendimizi geliştiriyoruz.”<b> </b></p>

<p><b>“Kızımla bir meslek öğrenmek ve yer açmak istiyoruz”</b></p>

<p>Kızıyla birlikte Zeytinlik Semt Merkezi’ndeki Cilt Bakımı Kursuna katılan Lütfiye Akkoyun, bir meslek öğrenerek iş yeri açma hayallerini bu kurslar sayesinde gerçekleştireceklerine dikkat çekerek, “Kızımla bir meslek öğrenmek ve yer açmak istedik. Buradaki kurslara başvurduk. Kadınlar için bu kurslar çok faydalı. Meslek öğreniyoruz” dedi.</p>

<p><b>“Hem eğleniyoruz hem öğreniyoruz”</b></p>

<p>Kursiyerlerden Cansu Avcı da, eğitimlerin çok keyifli geçtiğini şu sözlerle dile getirdi: “Protez tırnak ve cilt bakımı kurslarına devam ediyorum. Eğitimlerimiz çok güzel gidiyor. Hem eğleniyoruz hem öğreniyoruz.”</p>

<p><b>“Ustalık belgesi almak için bu kurslara katılıyorum”</b></p>

<p>Aslen İranlı olan ve işyeri açma hayaliyle kurslara katılan Sahba Balşirin ise, “Dükkan açmak istiyorum ve ustalık belgesi almak için bu kurslara katılıyorum. Çok şey öğrendim. Hocamız her şeyi ince ince anlatıyor. Arkadaşlarımızla da çok iyi anlaşıyoruz” diye konuştu. </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/konya-buyuksehir-alanya-daki-yanginda-sondurme-calismalarina-destek-oluyor-84799</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:02:54 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Konya Büyükşehir Alanya daki Yangında Söndürme Çalışmalarına Destek Oluyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/konya-buyuksehir-alanya-daki-yanginda-sondurme-calismalarina-destek-oluyor-1785405774.jpg">
                        <figcaption>Konya Büyükşehir Alanya daki Yangında Söndürme Çalışmalarına Destek Oluyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p data-asw-org-font-size="14"><strong>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Antalya’nın Alanya ilçesinde meydana gelen orman yangınlarına müdahale etmek üzere Konya’dan 6 araç ve 13 personelin bölgeye gönderildiğini belirterek, tüm Antalya halkına geçmiş olsun dileklerini iletti. </strong></p>

<hr />
<p data-asw-org-font-size="14">Konya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı itfaiye ekipleri ile Karatay ve Selçuklu belediyelerinin destek ekipleri Antalya’da meydana gelen orman yangınlarına destek amacıyla bölgeye gitti.</p>

<p data-asw-org-font-size="14">Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Antalya'nın Alanya ilçesinde meydana gelen orman yangınını büyük bir üzüntüyle takip ettiklerini ifade ederek, “Orman yangınlarını söndürme çalışmalarına destek olmak amacıyla, Afet Koordinasyon Merkezimiz koordinesinde 6 araç ve 13 personelimizi bölgeye uğurladık. Ciğerlerimizi yakan yangının bir an önce kontrol altına alınarak daha fazla alanın zarar görmemesi ve insanlarımızın en az şekilde etkilenmesi en büyük temennimizidir. Tüm Antalya halkına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum. Rabbim tüm ekiplerimizin yardımcısı olsun” ifadelerini kullandı.<br />
 </p>

<p data-asw-org-font-size="14"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/aksa-cukurova-dogalgaz-dan-hasarlari-onleme-ve-degerlendirme-toplantisi-84798</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 17:19:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Aksa Çukurova Doğalgaz dan Hasarları Önleme ve Değerlendirme Toplantısı</h1>
                        <h2>Aksa Çukurova Doğalgaz, 6 Şubat depremleri sonrası yeniden yapılanma sürecinin hızla devam ettiği Hatay’da izinsiz kazı çalışmalarından kaynaklanan hat hasarlarına dikkat çekmek amacıyla ilgili kurumların katılımıyla iki gün süren bilgilendirme ve farkındalık toplantısı düzenledi. “Tüm altyapı çalışmaları dağıtım şirketinin bilgisi dahilinde gerçekleştirilmelidir.” denildi</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/aksa-cukurova-dogalgaz-dan-hasarlari-onleme-ve-degerlendirme-toplantisi-1784298061.jpg">
                        <figcaption>Aksa Çukurova Doğalgaz dan Hasarları Önleme ve Değerlendirme Toplantısı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">6 Şubat depremleri sonrasında yüzlerce şantiyenin eş zamanlı faaliyet gösterdiği Hatay’da doğal gaz dağıtım şirketine bilgi verilmeden yürütülen kazı çalışmaları esnasında şebekeye hasar veriliyor. Doğal gaz hatlarında oluşan bu hasarlar, yalnızca gaz kesintilerine yol açmakla kalmıyor, kontrolsüz gaz çıkışları, yangın ve patlama riski nedeniyle vatandaşların can ve mal güvenliğini riske atıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aksa Çukurova Doğalgaz, bu tabloya dikkat çekmek ve hat hasarlarının önlenmesi amacıyla Hatay’daki ilgili kurum ve kuruluşların yöneticileriyle iki günlük bir bilgilendirme toplantısında bir araya gelindi. Kurumların hassasiyeti olumsuz durumların önüne geçeceğine dikkat çekildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">HAT HASARINDA ARTIŞ OLUNCA TOPLANILDI</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu yılın ilk altı ayında gerçekleşen hat hasarlarının geçen yılın ilk altı ayına kıyasla yüzde 88 arttığının bilgisini paylaşan Aksa Çukurova Doğalgaz, 1002 hat hasarının yaşandığını, bu hasarlardan etkilenen 27 bin 850 abonenin ortalama 55 dakika boyunca gazsız kaldığını belirtti. Kamu güvenliği, can ve mal emniyeti açısından kritik öneme sahip doğal gaz hatlarına yönelik izinsiz kazı, hafriyat, zemin kesimi veya iş makinesi müdahalelerinin telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabildiğine dikkate çeken Aksa Çukurova Doğalgaz, tüm altyapı çalışmalarının Altyapı Koordinasyon Merkezi'nin (AYKOME) yönetmeliği kapsamında doğal gaz dağıtım şirketinin bilgisi ve izni dahilinde yürütülmesinin zorunlu olduğunu vurguladı. Kurumların bu konuda göstereceği hassasiyetin, yaşanabilecek olumsuz durumların önüne geçilmesi açısından büyük önem taşıdığını açıkladı. Aksa Çukurova Doğalgaz ayrıca, yangın ve patlama gibi durumlar için kullanılan acil durum vanalarına herhangi bir zarar verilmemesi ve çalışmalar sürecinde vanaların üzerlerinin kapatılmaması uyarısında bulundu. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">AKSA ÇUKUROVA DOĞALGAZ UYARDI</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aksa Çukurova Doğalgaz, konuyla ilgili olarak uyarılarda bulundu: “Bilgilendirmelerimizde sık sık belirttiğimiz üzere, yapılması planlanan tüm kazı faaliyetlerinin başta can ve mal güvenliğini sağlamak ve herhangi bir hasara sebebiyet verilmemesi adına doğal gaz dağıtım şirketinin bilgisi dahilinde olması gerekiyor. Bunun için de öncesinde 44 44 187 numaralı Aksa Doğalgaz Çözüm Merkezimiz ile görüşülmeli. Öte yandan vatandaşlarımız herhangi bir kazı çalışmasına dair şüpheli bir durumla karşılaşırlarsa, 7 gün 24 saat hizmet veren 187 Doğal Gaz Acil hattımızı arayabilirler.”</span></span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/yok-ozel-ogrencilik-hakkini-uzatti-84797</link>
            <category>EĞİTİM</category>
            <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>YÖK Özel Öğrencilik Hakkını Uzattı</h1>
                        <h2>Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 6 Şubat depremlerinden etkilenen öğrenciler için tanınan özel öğrencilik hakkını bir yıl daha uzatma kararı aldı. Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’daki üniversitelerde kayıtlı öğrencilerin mağduriyet yaşamaması amacıyla uygulanan bu kolaylık, yeni akademik yılda da geçerli olacak.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/yok-ozel-ogrencilik-hakkini-uzatti-1784297960.jpg">
                        <figcaption>YÖK Özel Öğrencilik Hakkını Uzattı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerden etkilenen öğrencilere tanınan özel öğrencilik hakkının uzatılmasına karar verdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">YÖK'ten yapılan açıklamaya göre, depremzede öğrencilerin mağduriyet yaşamaması için özel öğrencilik hakkının bir yıl daha uzatılmasına karar verildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kurul, 6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından aldığı kararla, Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ile Malatya'daki üniversitelerde öğrenim gören öğrencilere talepleri halinde özel öğrencilik verilmesini kararlaştırmıştı.</span></span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/dijital-obezite-alarmi-84796</link>
            <category>EĞİTİM</category>
            <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>“Dijital obezite” alarmı!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/dijital-obezite-alarmi-1784297832.jpg">
                        <figcaption>“Dijital obezite” alarmı!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü Öğretim Üyesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Nöropazarlama Yüksek Lisans Programı Dr. Öğr. Üyesi Özgün Arda Kuş, "dijital obezite" konusuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Dijital obezite ihtiyaçtan fazla içerik tüketmektir</strong></p>

<p>Dijital obezitenin son yıllarda giderek yaygınlaşan bir sorun haline geldiğini belirten Dr. Kuş, "Dijital obeziteyi, kişinin ihtiyaç duyduğundan çok daha fazla dijital içerik tüketmesi ve bu durumun günlük yaşamını olumsuz yönde etkilemeye başlaması olarak tanımlayabiliriz. Sürekli sosyal medya akışında takılı kalmak, kısa videoları kaydırırken zaman kavramını yitirmek ya da gereksiz bilgi tüketimini kontrol edememek bu durumun en yaygın örnekleri arasında yer alıyor." dedi.&nbsp;</p>

<p>Bugün dijital platformların insan yaşamının merkezinde bulunduğunu belirten Dr. Kuş, "Telefonlar, sosyal medya platformları ve dijital uygulamalar artık hayatımızın odak noktasında yer alıyor. İçerikler çok hızlı, kısa ve sürekli yenileniyor. Bu durum beynin sürekli yeni uyaran istemesine neden oluyor. Özellikle bildirimler, sonsuz kaydırma sistemi ve algoritmalar insanların ekranda daha uzun süre kalmasını hedefliyor. Zamanla kişiler farkında olmadan dijital içerik tüketimini bir alışkanlıktan öteye taşıyabiliyor ve beyin bu durumu haz unsuru olarak nitelendirebiliyor." diye konuştu.</p>

<p><strong>Her dijital obezite bağımlılık değildir</strong></p>

<p>Dijital bağımlılık ile dijital obezitenin aynı kavramlar olmadığını vurgulayan Dr. Kuş, "Dijital bağımlılık, kişinin ekran kullanımını kontrol edememesi ve dijital ortamdan uzak kaldığında kaygı ya da yoksunluk yaşamasıyla ilişkilidir. Her dijital obezite vakası bağımlılık seviyesinde olmayabilir ancak uzun vadede dikkat dağınıklığı, zihinsel yorgunluk, verim kaybı, bağımlılık ve sosyal yaşamdan uzaklaşma gibi sorunlara neden olabilir." &nbsp;ifadesinde bulundu.</p>

<p>Dijital obeziteyi aşırı yemek tüketimine benzeten Dr. Kuş, şunları söyledi:</p>

<p>"Ben dijital obeziteyi bireyin ihtiyacından fazla yemek yemesiyle ilişkilendiriyorum. Nasıl ki kişi fazla yemek tükettiğinde rahatsızlık ve ağırlık hissederse, dijital obezitede de benzer bir durum yaşanıyor. Aradaki temel fark, birinin fiziksel bedeni, diğerinin ise bilişsel ve psikolojik yapıyı etkilemesidir."</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Çok şey görüyoruz ama çok azını hatırlıyoruz</strong></p>

<p>Aşırı dijital içerik tüketiminin beynin dikkat, hafıza ve ödül sistemini doğrudan etkilediğini belirten Dr. Kuş, "Sürekli içerik tüketimi beynin hızlı uyarana ve bu uyaranlardan kaynaklı hazza alışmasına neden oluyor. Özellikle kısa video formatları ve sürekli değişen içerikler dikkat süresini ciddi şekilde azaltabiliyor. İnsanlar uzun süre odaklanmakta zorlanabiliyor, sabırsızlık hissi artabiliyor. Bunu özellikle gençlerde daha belirgin biçimde gözlemleyebiliyoruz.” şeklinde konuştu.&nbsp;</p>

<p>Yoğun bilgi akışının hafıza üzerinde de olumsuz etkiler oluşturduğunu ifade eden Dr. Kuş, "Beyin sürekli yeni bilgiyle karşılaştığında bu bilgileri işleme ve kalıcı hale getirme konusunda zorlanabiliyor. Bu nedenle kişiler 'çok şey gördüğünü ama az şey hatırladığını' fark edebiliyor. Kısacası kişi zihninde işleyebileceğinden çok daha fazla bilgiyi sindirmeye çalışıyor." dedi.</p>

<p><strong>Beynin ödül sistemi daha fazlasını istemeye başlıyor</strong></p>

<p>Sosyal medya platformlarının çalışma mantığının beynin ödül sistemini etkilediğini dile getiren Dr. &nbsp;Kuş, "Beğeniler, bildirimler ve sürekli gelen yeni içerikler beyinde kısa süreli haz hissi oluşturuyor. Düzenli ve yoğun dijital içerik tüketen kişi zamanla buna tolerans geliştiriyor. Bu durum, aynı hazza ulaşabilmek için daha fazla içerik tüketme isteğini tetikleyebiliyor. Sosyal medya platformlarının çalışma mantığı da bu döngüyü güçlendiriyor." ifadesinde bulundu.</p>

<p><strong>En önemli belirtiler dikkat dağınıklığı ve sürekli telefonu kontrol etme isteği</strong></p>

<p>Dijital obezitenin erken belirtilerine de değinen Dr. Öğr. Üyesi Özgün Arda Kuş, "En yaygın belirtiler arasında sürekli telefonu kontrol etme ihtiyacı, dikkat dağınıklığı, ekran başında planlanandan çok daha fazla zaman geçirme, uyku düzensizliği ve gerçek hayattaki aktivitelerden uzaklaşma yer alıyor. Özellikle çocuklar, ergenler ve genç yetişkinler daha büyük risk altında görülüyor. Çünkü bu yaş grupları hem dijital platformlarla çok daha erken yaşta tanışıyor hem de sosyal medya etkileşimlerinden daha fazla etkilenebiliyor. Ancak günümüzde yetişkinlerde de iş, sosyal yaşam ve eğlence süreçlerinin dijitalleşmesi nedeniyle risk giderek artıyor.” dedi.</p>

<p><strong>Dijital dünyadan kaçamayız ama onu yönetebiliriz</strong></p>

<p>Günlük yaşamda dijital tüketimi dengelemek için ekran kullanımının öncelikle fark edilmesi gerektiğini ifade eden Dr. Kuş, "Birçok kişi gün içinde ne kadar süre telefon ekranında vakit geçirdiğini fark etmiyor. Bu nedenle ekran süresini takip etmek önemli bir başlangıçtır. Bildirimleri azaltmak, özellikle gece saatlerinde telefonu yatak odasından uzak tutmak ve belirli saatleri ‘ekransız zaman’ olarak ayırmak etkili yöntemler arasında yer alıyor. Ayrıca sosyal medya kullanımını amaçlı hale getirmek gerekiyor. Sürekli akış içinde kaybolmak yerine belirli sürelerle kontrollü kullanım daha sağlıklı bir yaklaşım olabilir.” şeklinde konuştu.</p>

<p>Fiziksel aktivite, yüz yüze sosyal ilişkiler ve hobilerin dijital dengeyi koruduğunu vurgulayan Dr. Kuş, "Dijital dünyadan tamamen uzaklaşmak çağımızda mümkün değil. Önemli olan onu kontrollü, bilinçli ve dengeli kullanmayı öğrenmektir." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Çocuklar söyleneni değil, gördüğünü örnek alıyor</strong></p>

<p>Ailelerin çocuklara ekran kullanımı konusunda rol model olması gerektiğini belirten Dr. Kuş, "Çocuklar söylenenden çok gördüğünü örnek alır. Sürekli telefon kullanan ebeveynlerin çocuklarına ekran sınırı koyması tek başına yeterli olmayabilir. Çünkü çocuk gördüğünü taklit eder. Ayrıca ebeveynlerin kendilerine zaman ayırmak veya çocuğu susturmak/sakinleştirmek amacıyla eline telefon veya tablet vermesi de çocuğun geleceği açısından büyük risk teşkil ediyor. Ailelerin yasaklayıcı değil, rehberlik eden bir yaklaşım benimsemesi gerekiyor. Çocuklarla birlikte ekran kuralları belirlemek, ortak aktiviteler yapmak ve dijital içerikleri birlikte değerlendirmek daha sağlıklı sonuçlar verebilir. Ayrıca çocukların spor, sanat ve sosyal etkinliklere yönlendirilmesi dijital yaşam ile gerçek yaşam arasında daha sağlıklı bir denge kurulmasına yardımcı olabilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/vektorel-mucadele-4-koldan-yurutuluyor-84795</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 17:17:01 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Vektörel mücadele 4 koldan yürütülüyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/vektorel-mucadele-4-koldan-yurutuluyor-1784297821.jpg">
                        <figcaption>Vektörel mücadele 4 koldan yürütülüyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, ekipleri vektörel mücadeleyi yılın 12 ayı aralıksız sürdürüyor. Ekipler, vektörel mücadeleyi, kültürel, fiziksel, biyolojik ve kimyasal olarak gerçekleştiriyor.<br />
Karasinek, sivrisinek ve hamam böceği başta olmak üzere haşerelerle fiziksel ve kimyasal mücadele yapan Antalya Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, Antalya ve ilçelerinde çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyor. Ekipler, Antalya merkezi yanı sıra ilçelerde yoğun bir çalışma sürdürüyor. Çevre Sağlı Şube Müdürlüğü Alanya ekipleri, özellikle kırsal mahallelerdeki sulama havuzları ve göletlere gambusya türü balık bırakılarak biyolojik mücadele yürütülüyor. <br />
SİNEKLE BALIKLI MÜCADELE<br />
Alanya'da 236 personel ve 18 araçla vektörel mücadele çalışmaları yapılırken, gambusya balığının sivrisinek larvaları ile beslenmesi nedeniyle çalışma kapsamında 3 kişiden oluşan ekip Alanya'nın kırsal mahallelerinde çalışmalarını sürdürüyor. Ekip, tarımsal sulama havuzlarına gambusya balıklarını bırakarak sivrisineklerin üremesinin önüne geçiyor. Biyolojik mücadele olan bu yöntemle hem sular temiz kalıyor,  hem de çevre, doğa ve canlılara zarar verilmemiş oluyor.<br />
TERMAL SİSLEME VE İLAÇLAMA<br />
Öte yandan kanalizasyon ve yağmur giderleri ile çöp konteynerlerine de termal sisleme ve ilaçlama yapılarak kimyasal yöntemle vektörel mücadele gerçekleştiriliyor. Sahadaki ekipler zaman zaman vatandaşları da eğiterek mücadele faaliyeti yapıyor. Çöp konteynerlerinde karasinekle mücadele çalışması yapan ekipler, geceleri de ULV araçları ile sivrisinek ve yakarca mücadelesi gerçekleştiriyor.</p>

<p> </p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/beymen-club-sailing-team-55-deniz-kuvvetleri-kupasi-nda-kursude-yer-aldi-84794</link>
            <category>SPOR</category>
            <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 17:16:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Beymen Club Sailing Team, 55. Deniz Kuvvetleri Kupası nda Kürsüde Yer Aldı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/beymen-club-sailing-team-55-deniz-kuvvetleri-kupasi-nda-kursude-yer-aldi-1784297813.jpg">
                        <figcaption>Beymen Club Sailing Team, 55. Deniz Kuvvetleri Kupası nda Kürsüde Yer Aldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türk yelken sporunun en köklü ve prestijli organizasyonlarından biri olan ve Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) tarafından düzenlenen TAYK - AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı, bu yıl 55. kez denizseverleri ve sporcuları bir araya getirdi. İstanbul’dan verilen startla başlayan ve Çeşme’de son bulan 275 deniz millik dev maratona 8’i yabancı, 24’ü yerli olmak üzere toplam 32 seçkin tekne katıldı. Beymen Club Sailing Team, 12 teknenin mücadele ettiği, yarışın en çekişmeli gruplarından IRC 1 klasmanında sergilediği yüksek performansla genel sıralamada ikincilik kupasını aldı ve bir kez daha adından söz ettirdi.</p>

<p><strong>Hava Koşulları Dengeleri Değiştirdi</strong></p>

<p>Yarışın 11 Temmuz'da İstanbul - Bozcaada rotasıyla başlayan 1. Etabı, rüzgarsız ve durgun hava şartları nedeniyle ekipleri stratejik ve fiziksel olarak en üst sınırlarına kadar zorladı. Liderliğin sürekli el değiştirdiği ve taktiksel kararların öne çıktığı ilk etabı Beymen Club Sailing Team kendi klasmanında 3. sırada tamamlayarak podyumdaki yerini garantiledi.</p>

<p>Bozcaada - Çeşme rotasında verilen 2. Etap startı ise bambaşka bir senaryoya sahne oldu. Zaman zaman hızı 55 km/s’yi bulan sert sağanaklar altında yelken açan ekipler, adeta bir mücadele verdi. Beymen Club Sailing Team, bu zorlu şartlarda da çizgisini bozmayarak istikrarlı performansını sürdürdü ve yine kürsüde yer almayı başardı.</p>

<p><strong>Eşit Puanla Zirvenin En Yakın Takipçisi</strong></p>

<p>Her iki etabın toplam puanlaması sonucunda Beymen Club Sailing Team, IRC 1 klasmanında birinci olan Flyer ile aynı puana ulaşarak averajla genel sıralamada Türkiye ikincisi oldu. Bu sonuçla takım, geçtiğimiz yıl elde ettiği podyum başarısını koruyarak istikrarını sürdürdü. Ekip ayrıca, yarışa katılan tüm sınıflardaki genel klasmanda 4. sırada yer aldı.</p>

<p><strong>Kaptan Köroğlu: Rekabet üst seviyedeydi</strong></p>

<p>Yarış sonrası değerlendirmelerde bulunan Beymen Club Sailing Team Kaptanı Ahmet Köroğlu, zorlu şartlar altında kupayı kaldırmaktan gurur duyduklarını belirterek şunları söyledi: "Yerli ve yabancı çok güçlü ekiplere karşı mücadele ettik. Her etapta podyumun ve kazananların değişmesi, yarışın kalitesini ve rekabetin ne kadar üst düzey olduğunu net bir şekilde gösteriyor. Tamamen zıt hava koşullarında gerçekleşen bu zorlu mücadele için öncelikle tüm ekibime, bizleri destekleyen markamıza çok teşekkür ediyorum. Beymen Club Sailing Team olarak, sporun, mücadelenin ve centilmence rekabetin olduğu her yarışta denizlerde var olmaya devam edeceğiz."</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/motorlu-kara-tasitlari-haziran-2026-84793</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 17:16:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Motorlu Kara Taşıtları, Haziran 2026</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/motorlu-kara-tasitlari-haziran-2026-1784297772.jpg">
                        <figcaption>Motorlu Kara Taşıtları, Haziran 2026</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Haziran ayında 194 bin 740 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı</strong><br />
<br />
Haziran ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların %49,4'ünü motosiklet, %37,8'ini otomobil, %8,5'ini kamyonet, %1,7'sini traktör, %1,5'ini kamyon, %0,7'sini minibüs, %0,3'ünü otobüs ve %0,1'ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. &nbsp;<br />
<br />
<strong>Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre %22,0 arttı</strong><br />
<br />
Haziran ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre özel amaçlı taşıtta %191,0, motosiklette %62,1, minibüste %53,2, traktörde %20,9, kamyonda %12,7 artarken otobüste %14,5, kamyonette %5,8 ve otomobilde %2,9 azaldı.<br />
<br />
<strong>Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı, Haziran 2024 - Haziran 2026</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/07/6a59e61c3ca90.png" style="height:478px; width:1140px" /><br />
<br />
<strong>Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre %2,9 arttı</strong><br />
<br />
Haziran ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı özel amaçlı taşıtta %140,5, otobüste %26,2, minibüste %26,0, kamyonda %21,8, kamyonette %11,8, motosiklette %4,2, otomobilde %1,8 artarken traktörde %43,4 azaldı.<br />
<br />
<strong>Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Haziran ayı sonu itibarıyla 34 milyon 545 bin 132 oldu</strong><br />
<br />
Haziran ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların %51,7'sini otomobil, %21,5'ini motosiklet, %14,4'ünü kamyonet, %6,8'ini traktör, %3,1'ini kamyon, %1,6'sını minibüs, %0,6'sını otobüs ve %0,3'ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.<br />
<br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/07/6a59e61d0667f.png" style="height:475px; width:865px" /><br />
<br />
<strong>Haziran ayında 941 bin 964 adet taşıtın devri yapıldı</strong><br />
<br />
Haziran ayında devri(1)&nbsp;yapılan taşıtların %64,6'sını otomobil, %14,4'ünü kamyonet, %13,7'sini motosiklet, %3,2'sini traktör, %2,0'ını kamyon, %1,5'ini minibüs, %0,4'ünü otobüs ve %0,2'sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.<br />
<br />
<strong>Haziran ayında 73 bin 665 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı</strong><br />
<br />
Haziran ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %20,5'i Renault, %7,1'i Hyundai, %6,7'si Volkswagen, %6,5'i Fiat, %5,2'si Toyota, %5,0'ı Peugeot, %4,1'i Mercedes-Benz, %3,9'u Skoda, %3,6'sı Chery, %3,2'si Omoda, %3,1'i Citroen, %2,8'i BMW,&nbsp; %2,8'i TOGG, %2,7'si Opel, %2,5'i Kia, %2,2'si Jaecoo, %2,0'ı Volvo, %2,0'ı Nissan, %1,9'u Mini, %1,7'si Audi ve %10,5'i diğer(2)&nbsp;markalardan oluştu. &nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
<br />
<strong>Ocak-Haziran döneminde 962 bin 739 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı</strong><br />
<br />
Ocak-Haziran döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı %11,7 azalarak 962 bin 739 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı %22,7 artarak 29 bin 212 adet oldu. Böylece Ocak-Haziran döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 933 bin 527 adet artış gerçekleşti.<br />
<br />
<strong>Trafiğe kaydı yapılan ve trafikten kaydı silinen motorlu kara taşıtları, Haziran 2026</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/07/6a59e61c1e38a.png" style="height:86px; width:654px" /><br />
<br />
<strong>Ocak-Haziran döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %41,8'i benzin yakıtlıdır</strong><br />
<br />
Ocak-Haziran döneminde trafiğe kaydı yapılan 456 bin 50 adet otomobilin %41,8'i benzin, %31,6'sı hibrit, %17,8'i elektrikli, %7,8'i dizel ve %1,0'ı LPG yakıtlıdır. Haziran ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 867 bin 368 adet otomobilin ise %32,1'i dizel, %31,0'ı benzin, %29,4'ü LPG, %4,7'si hibrit ve %2,5'i elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen(3)&nbsp;otomobillerin oranı ise %0,2'dir.<br />
<br />
<strong>Trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yakıt cinslerine göre dağılımı, Haziran 2026</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/07/6a59e61bf25f4.png" style="height:177px; width:696px" /><br />
<br />
<strong>Ocak-Haziran döneminde en fazla 1300 ve altı silindir hacimli otomobil kaydı yapıldı</strong><br />
<br />
Ocak-Haziran döneminde trafiğe kaydı yapılan 456 bin 50 adet otomobilin %32,6'sı 1300 ve altı, %16,0'ı 1401-1500, %14,3'ü 1501-1600, %10,2'si 1301-1400, %8,2'si 1601-2000, %0,9'u 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir.<br />
<br />
<strong>Ocak-Haziran döneminde kaydı yapılan otomobillerin 190 bin 529'u&nbsp;gri renklidir</strong><br />
<br />
Ocak-Haziran döneminde trafiğe kaydı yapılan 456 bin 50 adet otomobilin %41,8'i gri, %25,7'si beyaz, %11,9'u siyah, %9,8'i mavi, %5,6'sı yeşil, %3,2'si kırmızı, %1,3'ü kahverengi, %0,3'ü turuncu, %0,3'ü sarı ve %0,1'i diğer renklidir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/yaz-aylarinda-migren-ve-bas-agrisini-en-aza-indiren-7-oneri-84792</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 17:16:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yaz Aylarında Migren ve Baş Ağrısını En Aza İndiren 7 Öneri</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/yaz-aylarinda-migren-ve-bas-agrisini-en-aza-indiren-7-oneri-1784297764.jpg">
                        <figcaption>Yaz Aylarında Migren ve Baş Ağrısını En Aza İndiren 7 Öneri</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yaz mevsiminin bunaltıcı sıcakları, birçok kişi için sadece terleme ve yorgunluk değil, aynı zamanda şiddetli baş ağrısı ve migren ataklarını da tetikliyor. Özellikle dehidratasyon, güçlü güneş ışığı ve hava basıncı değişiklikleri migren hastalarında atak sıklığını belirgin şekilde artırıyor. Sıcak havalarda baş ağrısı ve migren atakları ihmal edilmemesi gereken bir durum olarak belirtiliyor. Ataklar sıklaşıyor, şiddetleniyor veya yeni belirtiler ekleniyorsa mutlaka bir nöroloji uzmanına başvurulması gerekiyor. Memorial Antalya Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Özden Yener Çakmak, sıcak havalarda baş ağrısı ve migren sorunu yaşayanlara önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p><strong>Sıcaklarda artış gösteriyor</strong></p>

<p>Sıcaklarda baş ağrısı ve migren, vücudun susuz kalması, damarların genişlemesi ve aşırı ışık maruziyeti gibi faktörlerle tetiklenen yaygın bir sağlık sorunu haline gelmektedir. Migrenin belirtileri aşağıdaki gibidir;</p>

<ul>
	<li>Şiddetli, zonklayıcı baş ağrısı (genellikle tek taraflı)</li>
	<li>Işık ve sese aşırı hassasiyet</li>
	<li>Bulantı ve kusma</li>
	<li>Baş dönmesi</li>
	<li>Görme bozuklukları (aura)</li>
	<li>Yorgunluk ve konsantrasyon kaybı</li>
	<li>Boyun ve omuzlarda kas gerginliği</li>
</ul>

<p>Migreni olan kişilerde bu ataklar daha şiddetli ve uzun sürebilir. Basit önlemlerle bu atakların sıklığı ve şiddeti önemli ölçüde azaltılabilir.</p>

<p><strong>Yaz aylarında ek tedavi gerekebilir</strong></p>

<p>Sıcak havalarda baş ağrısı ve migren atakları ihmal edilmemesi gereken bir durumdur. Sıcak havalarda baş ağrısı ve migren atakları sıklaşır, şiddetlenir, günlük yaşamı önemli ölçüde etkilerse veya görme kaybı, uyuşma, konuşma güçlüğü gibi yeni belirtiler eşlik ederse vakit kaybetmeden bir nöroloji uzmanına başvurmak gerekir. Kronik migren hastalarında doktor kontrolünde ilaç veya botoks uygulaması gibi koruyucu tedavi yöntemleri yaz aylarında atakları büyük oranda azaltabilmektedir.&nbsp;</p>

<p><strong>Sinir blokajı tedavisiyle baş ağrısından tamamen kurtulabilirsiniz</strong></p>

<p>Sıcak havalarda atakları sıklaşan ve standart ilaç tedavilerinden yeterli fayda göremeyen kronik migren hastalarında sinir blokajı tedavileri etkili bir seçenek olabilmektedir. Bu işlemde, ense ve baş bölgesindeki belirli sinirlere lokal anestezik ve bazen kortizon içeren enjeksiyon uygulanır, ağrıyı beyne taşıyan sinir yoluna, ince bir iğneyle ağrı kesici ilaç verilir. İlaç, siniri geçici olarak uyuşturur ve ağrı sinyali kesilir. Tedavi, atakların şiddetini ve sıklığını hızlı bir şekilde azaltabilir, hatta haftalar-aylar süren rahatlama sağlayabilir. Özellikle yaz aylarında yaşam kalitesini ciddi anlamda düşüren migrenlerde tercih edilen bu yöntem, uzman hekimler tarafından poliklinik şartlarında uygulanmaktadır.</p>

<p><strong>Sıcaklarda baş ağrısı ve migreni önlemek için önemli ipuçları;</strong></p>

<ol>
	<li>Bol su için. Susamasanız bile günde en az 2,5-3 litre su tüketin. Dehidrasyon migrenin en önemli tetikleyicilerinden biridir.&nbsp;</li>
	<li>Güneş ışığından korunun. Güneş gözlüğü ve şapka kullanın. Özellikle 11:00-16:00 saatleri arasında mümkün olduğunca gölgede kalın.</li>
	<li>Düzenli ve dengeli beslenin. Öğün atlamayın. Özellikle kafein, çikolata, işlenmiş gıdalar ve alkolden uzak durun.</li>
	<li>Serin ve karanlık ortamda dinlenin. Atak başladığında karanlık, sessiz ve serin bir odaya geçin. Soğuk kompres uygulayın.</li>
	<li>Stres ve uykuya dikkat edin. Yazın artan stres ve düzensiz uyku migreni tetikler. Her gün aynı saatte yatıp kalkmaya çalışın.</li>
	<li>Ani sıcak-soğuk farkından kaçının. Klimalı ortamdan direkt sıcak havaya çıkarken dikkatli olun. Vücudunuzu ani değişimlere karşı koruyun.</li>
	<li>İlaç kullanımında doktor kontrolü şarttır. Migren ilacınızı doktorunuzun önerdiği şekilde kullanın. Aşırı ağrı kesici kullanımı yine baş ağrısına yol açabilir.</li>
</ol>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/deu-dis-hekimligi-fakultesi-ilk-mezunlarini-verdi-84791</link>
            <category>EĞİTİM</category>
            <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>DEÜ Diş Hekimliği Fakültesi İlk Mezunlarını Verdi</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/deu-dis-hekimligi-fakultesi-ilk-mezunlarini-verdi-1784297708.jpg">
                        <figcaption>DEÜ Diş Hekimliği Fakültesi İlk Mezunlarını Verdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Diş Hekimliği Fakültesi, 2025-2026 Akademik Yılı Mezuniyet Töreni ile ilk mezunlarını uğurladı. 15 Temmuz Sağlık Yerleşkesi Kurucu Öğretim Üyeleri Konferans Salonu'nda düzenlenen törende mezun olan genç diş hekimleri, Hipokrat Yemini ederek meslek yaşamlarına ilk adımlarını attı.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Törene; Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, İzmir İl Sağlık Müdürü Ayhan Kul, rektör yardımcıları, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aliye Akcalı, akademik ve idari personel, mezun öğrenciler ile aileleri ve çok sayıda davetli katıldı.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Program kapsamında fakülte birincisi Erdinç Uğur Karataş, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aliye Akcalı ve DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz katılımcılara hitap etti.</span></span></span></span><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">&nbsp;</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Konuşmasında Diş Hekimliği Fakültesinin 2021 yılında eğitim-öğretim faaliyetlerine başladığını hatırlatan DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, fakültenin üniversitenin en genç akademik birimlerinden biri olduğunu belirtti.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Dokuz Eylül Üniversitesinin 300 binden fazla mezunu bulunduğunu ifade eden Rektör Yılmaz, bakanlıklardan kamu kurumlarına, özel sektörün farklı alanlarına kadar birçok önemli görevde DEÜ mezunlarının yer almasının üniversite adına büyük bir gurur kaynağı olduğunu vurguladı.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Uzun ve özverili bir eğitim sürecini başarıyla tamamlayan mezunları tebrik eden Rektör Bayram Yılmaz, hekimlik mesleğine ilk adımlarını atan genç diş hekimlerine meslek yaşamlarında başarılar dileyerek konuşmasını tamamladı.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">&nbsp;</span></span></span></span><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>"ETİK DEĞERLERDEN ÖDÜN VERMEYİN"</strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aliye Akcalı ise mezun öğrencilere hitaben yaptığı konuşmada, genç diş hekimlerinin meslek yaşamları boyunca etik değerlere bağlı kalacaklarına, bilimsel düşünceden ödün vermeyeceklerine ve insan sağlığını her zaman ön planda tutacaklarına olan inancını dile getirdi.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong>İLK İSİM PLAKASI MEZUNİYET KÜTÜĞÜNE ÇAKILDI</strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Mezuniyet töreninde fakülte birincisi Erdinç Uğur Karataş tarafından, Dekan Prof. Dr. Aliye Akcalı eşliğinde mezuniyet kütüğüne ilk isim plakası çakıldı.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Program kapsamında ayrıca mezun öğrencileri temsilen üniversite bayrağı, eğitimini sürdüren öğrencileri temsilen dördüncü sınıf öğrencisine teslim edilerek geleneksel bayrak devir teslim töreni gerçekleştirildi.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">Tören, genç diş hekimlerinin Dekan Prof. Dr. Aliye Akcalı eşliğinde Hipokrat Yemini ederek meslek yaşamlarında etik ilkelere bağlı kalacaklarına söz vermeleriyle devam etti. Program, mezun öğrencilerin hep birlikte kep atarak mezuniyet coşkusunu yaşamalarıyla sona erdi.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/yaz-aylari-kadinlarda-bu-sorunlari-artiriyor-84790</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 17:14:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yaz ayları kadınlarda bu sorunları artırıyor!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/yaz-aylari-kadinlarda-bu-sorunlari-artiriyor-1784297699.jpg">
                        <figcaption>Yaz ayları kadınlarda bu sorunları artırıyor!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yaz aylarında deniz, havuz ve açık hava aktiviteleri günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geliyor. Ancak yapılan bazı küçük hatalar, bazı sağlık sorunlarının daha sık görülmesine neden olarak tatil keyfini olumsuz etkileyebiliyor.&nbsp;<strong>Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran</strong>, kadınlarda özellikle yaz aylarında çok sık görülen bazı sorunlara karşı basit ama etkili önlemler alınabileceğini, olası bir sorunda ise mutlaka doktora başvurmak gerektiğini belirterek “Kadınların yaz döneminde yaşadığı bazı şikayetler basit gibi görünse de yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebiliyor. Erken dönemde alınan önlemler ise birçok sorunun gelişmesini önleyebiliyor” diyor. Doç. Dr. Baran, yaz aylarında kadınlarda en sık görülen 4 önemli sorunu ve yaz hastalıklarından korunmada 7 altın kuralı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>

<p><strong>Vajinal enfeksiyonlar</strong></p>

<p>Yaz aylarında artan sıcaklık ve nem, mantar enfeksiyonları başta olmak üzere vajinal enfeksiyonların daha sık görülmesine zemin hazırlayabiliyor. Özellikle uzun süre ıslak mayo veya bikiniyle kalmak, dar ve hava almayan kıyafetler tercih etmek risk oluşturabiliyor. Kaşıntı, yanma, kötü kokulu akıntı veya rahatsızlık hissi gibi belirtiler ortaya çıktığında vakit kaybetmeden hekime başvurmak gerekiyor. Enfeksiyon riskini azaltmak için mayo ve bikinilerin yüzme sonrasında değiştirilmesi, pamuklu iç çamaşırlarının tercih edilmesi ve genital bölgenin kuru tutulması kritik önem taşıyor.</p>

<p><strong>İdrar yolu enfeksiyonları</strong></p>

<p>Yetersiz sıvı tüketimi, uzun yolculuklar ve tuvalet ihtiyacının ertelenmesi yaz aylarında idrar yolu enfeksiyonlarının görülme sıklığını artırabiliyor. Sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma, kasık ağrısı ve idrarda kötü koku gibi belirtiler enfeksiyonun habercisi olabiliyor. Tedavi edilmeyen enfeksiyonlar böbreklere kadar ilerleyebildiği için belirtilerin göz ardı edilmemesi gerekiyor. Gün içinde yeterli miktarda su içmek, hijyen kurallarına dikkat etmek ve idrarı uzun süre tutmamak koruyucu önlemler arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>Adet düzensizlikleri</strong></p>

<p>Mevsim değişiklikleri, yoğun sıcaklar, tatil dönemindeki uyku ve beslenme alışkanlıklarının değişmesi bazı kadınlarda adet düzenini etkileyebiliyor. Adet tarihinin gecikmesi ya da beklenenden erken başlaması çoğu zaman geçici nedenlere bağlı olsa da sık tekrarlayan düzensizliklerde altta yatan başka bir sağlık sorunu bulunabiliyor. Bu nedenle adet döngüsündeki belirgin değişikliklerin takip edilmesi önem taşıyor. Düzenli uyku, dengeli beslenme ve stres yönetimi hormonal dengenin korunmasına katkı sağlıyor.</p>

<p><strong>Genital bölgede tahriş ve cilt problemleri</strong></p>

<p>Aşırı terleme, sürtünme ve nemli ortamlar yaz aylarında genital bölgede kızarıklık, tahriş ve hassasiyete yol açabiliyor. Özellikle sentetik kumaşlar ve dar kıyafetler bu şikayetleri artırabiliyor. Kaşıntı ve tahrişin uzun sürmesi enfeksiyonlarla karıştırılabildiğinden, belirtilerin devam etmesi halinde uzman görüşü almak gerekiyor. Günlük hijyene dikkat edilmesi, terleten kıyafetlerden kaçınılması ve cildin hava almasının sağlanması şikayetlerin önlenmesine yardımcı oluyor.</p>

<p><strong>xxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxxx</strong></p>

<p><strong>YAZ HASTALIKLARINDAN KORUNMADA 7 ALTIN KURAL!</strong></p>

<p><strong>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Şafak Yılmaz Baran,&nbsp;</strong>keyifli bir yaz tatili geçirmek ve yaz hastalıklarından korunmak için 7 altın kuralı şöyle sıralıyor;</p>

<ul>
	<li>Islak mayo ve bikiniyle uzun süre kalmayın.</li>
	<li>Susamayı beklemeden su için.</li>
	<li>Tuvalet ihtiyacınızı ertelemeyin.&nbsp;</li>
	<li>Dar ve sentetik kıyafetleri uzun süre kullanmayın.</li>
	<li>Genital bölgenin hijyenini abartmayın.</li>
	<li>Uyku ve beslenme düzeninizi tamamen bozmayın.</li>
	<li>Kaşıntı, yanma, sık idrara çıkma veya ciltte tahriş gibi belirtiler varsa, doktora başvurmayı ertelemeyin. &nbsp;</li>
</ul>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/gelecegin-profesyonel-fotografcilari-osmangazide-yetisiyor-84789</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 15:04:38 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Geleceğin Profesyonel Fotoğrafçıları Osmangazide Yetişiyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/gelecegin-profesyonel-fotografcilari-osmangazide-yetisiyor-1783685078.jpg">
                        <figcaption>Geleceğin Profesyonel Fotoğrafçıları Osmangazide Yetişiyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Osmangazi Belediyesi, düzenlediği fotoğrafçılık kursuyla fotoğraf tutkunlarını temel ve uygulamalı eğitimlerle buluşturuyor. Alanında uzman eğitmenler tarafından verilen kursta katılımcılar, fotoğraf çekim tekniklerinden ışığın doğru kullanımına, manuel makine ayarlarından doğru kadraj oluşturmaya kadar fotoğrafçılığın temel inceliklerini öğreniyor.</p>

<p>Osmangazi'de yaşayan vatandaşların ilgi duydukları alanlarda kendilerini geliştirmelerine katkı sağlayan Osmangazi Belediyesi, Gençlik ve Girişimcilik Merkezi'nde "Fotoğrafın İzinde Eğitimden Kadraja" temasıyla fotoğrafçılık kursu düzenledi. Fotoğraf severlerin yoğun ilgi gösterdiği kursta, Fotoğraf Sanatçısı Özlem Büyükevren tarafından hem teorik hem de uygulamalı eğitimler veriliyor.</p>

<p>Toplam sekiz dersten oluşan program kapsamında kursiyerler fotoğraf çekim teknikleri, fotoğraf makinesinin manuel ayarlarının kullanımı, ışığın doğru değerlendirilmesi, doğru kadraj oluşturma ve fotoğrafçılığın temel prensipleri hakkında kapsamlı bilgi ediniyor. Eğitimleri başarılı şekilde tamamlayan kursiyerler fotoğrafçılığın temel tekniklerini öğrenmiş olacak.  </p>

<p>“Kursa Yoğun Bir İlgi Var”</p>

<p>Yaklaşık 20 yıldır fotoğraf çektiğini ifade eden Fotoğraf Sanatçısı Özlem Büyükevren, "Kendimi daha çok seyahat ve portre fotoğrafçısı olarak tanımlıyorum. Yaklaşık 20 yıldır edindiğim bilgi ve deneyimleri fotoğrafçılığa gönül verenlerle paylaşmaya çalışıyorum. Bu kursa fotoğrafa ilgi duyan ancak teknik bilgi konusunda kendini geliştirmek isteyen vatandaşlarımız katılıyor. Toplam 8 dersten oluşan eğitimlerde fotoğrafçılığın temel kurallarını, doğru çekim tekniklerini ve fotoğraf makinesinin teknik özelliklerini anlatıyoruz. Kursiyerlerimiz, burada edindikleri bilgiler sayesinde fotoğraf makinelerinin ayarlarını bilinçli bir şekilde kullanmayı öğrenerek çok daha başarılı kareler yakalayabilecek. Kursa ilgi oldukça yoğun. Salonumuz tamamen doldu. Bu da fotoğraf sanatına ilgi duyan çok sayıda insan olduğunu gösteriyor." şeklinde konuştu. </p>

<p>Osmangazi Belediyesi'nin düzenlediği "Fotoğrafın İzinde Eğitimden Kadraja" kursuna katılan fotoğraf tutkunları, eğitimlerde edindikleri bilgiler sayesinde fotoğraf makinelerini daha bilinçli kullanmayı öğrendiklerini ve artık daha güzel fotoğraflar çekebileceklerini ifade etti.</p>

<p> </p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/kuru-incirde-buyuk-bulusma-84788</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kuru incirde büyük buluşma</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/kuru-incirde-buyuk-bulusma-1783684947.jpg">
                        <figcaption>Kuru incirde büyük buluşma</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Cennet meyvesi kuru incirin ihracat yolculuğunun rahat ve konforlu geçmesi için kuru incirin başkenti Aydın’da tüm taraflar “İncir Zirvesi”nde güç birliğine gitti. Toplantıda, kuru incirde sürdürülebilir ihracat için ürünün üretim aşamasında doğru seçilip ayıklanması gerektiğinin altı çizildi.</p>

<p>Türkiye’nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu, ülkemize yıllık 400 milyon dolar döviz kazandıran kuru incirde 2026/27 sezonu öncesi Aydın’da “İncir Zirvesi” gerçekleştirildi.</p>

<p>Aydın Valisi Dr. Osman Varol başkanlığında İncir Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Sarılop Toplantı Salonu’nda düzenlenen; zirvede yaklaşan kuru incir sezonu öncesinde üretim, ihracat ve pazarda yaşanan sorunlar ile çözüm önerileri ele alındı.</p>

<p>“İncir Zirvesi”nde kamu kurumları, yerel yönetimler, üretici temsilcileri, oda ve borsalar, araştırma kuruluşları ve ihracatçılar ilk kez bu ölçekte aynı masa etrafında bir araya gelerek kuru incirin geleceği için ortak irade ortaya koydu. Toplantıya Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, milletvekilleri, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, üretici örgütleri, oda ve borsa temsilcileri, ihracatçı firmalar ile Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gabay, Birlik Yönetim ve Denetim Kurulu üyeleri ve Birlik üyeleri katıldı.</p>

<p>Toplantıda verilen en güçlü mesaj, kuru incirin yalnızca bir tarım ürünü değil; Aydın’ın binlerce yıllık üretim mirası, üreticinin emeği, ihracatçının dünyaya açılan gücü ve Türkiye’nin milli serveti olduğu yönünde oldu.</p>

<p><strong>Kuru incirde ortak mesaj: Kalite bahçede başlar</strong></p>

<p>Toplantıda, kuru incirde sürdürülebilir ihracatın temelinin üretim aşamasında atıldığı vurgulandı. Ürünün bahçeden itibaren doğru kurutulması, seçilmesi, ayıklanması, sağlıklı koşullarda depolanması ve riskli ürünlerin erken aşamada ayrıştırılması gerektiği dile getirildi.</p>

<p>Sektör temsilcileri, kalitenin yalnızca ihracat aşamasında yapılan kontrollerle sağlanamayacağına dikkat çekti. Üretici, tüccar, işletme ve ihracatçı zincirinin her halkasında aynı kalite bilincinin yerleşmesi gerektiği ifade edildi.</p>

<p><strong>Gabay: “Dünya liderliğimizi üretimden başlayan kaliteyle koruyabiliriz”</strong></p>

<p>Toplantıda bir sunum yapan Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gabay, Türkiye’nin kuru incirde dünya liderliğini korunmasının tüm tarafların ortak sorumluluğu olduğunun altını çizdi.</p>

<p>Gabay, kuru incirin bu topraklarda binlerce yıldır üretilen çok kıymetli bir ürün olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı: “Kuru incirde liderliği korumanın yolu kaliteyi bahçeden başlatmaktan geçiyor. Ürünün üretici aşamasında doğru kurutulması, seçilmesi, ayıklanması ve kontrol edilmesi gerekiyor. Sağlıklı ürünle riskli ürünün erken ayrıştırılması hem üreticimizin emeğini korur hem ihracatımızı güçlendirir hem de ülkemizin marka değerini yükseltir.”</p>

<p>Toplantıda, aflatoksin kontrollerinin üretici ve ilk alım aşamalarında güçlendirilmesinin önemi de öne çıktı. Erken kontrol mekanizmalarının yaygınlaştırılmasıyla ürünün güvenli ve katma değerli şekilde ekonomiye kazandırılabileceği belirtildi.</p>

<p>Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay toplantı sonrasında şu mesajı verdi:</p>

<p>“Önümüzdeki süreçte önceliğimiz, kuru incirde üretimden ihracata uzanan değer zincirini güçlendirmek ve sektörümüzün sahada yaşadığı konuları Sayın Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı ve ilgili kurumlarımıza aktarmak olacak. Ülkemizin ve bölgemizin en kıymetli ürünlerinden biri olan kuru incirin üretimine ve ihracatına sürdürülebilir şekilde devam edebilmek için kamu kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz, araştırma kuruluşlarımız, üretici örgütlerimiz ve ihracatçılarımızla yoğun bir çalışma süreci yürüteceğiz. Aydın’ın binlerce yıllık incir mirasını koruyarak Türkiye’nin dünya liderliğini geleceğe taşımak için kararlıyız.”</p>

<p>Kuru incirde ürün kayıplarının önüne geçilmesi için seçme ve ayıklama süreçlerinin daha etkin hale getirilmesinin önemini vurgulayan Gabay, risk taşıyan ürünlerin sağlıklı üründen erken aşamada ayrılmasının ürünün değerinde korunmasını sağlayacağına dikkati çekti.</p>

<p><strong>Milli servetin korunması için yeni yaklaşım</strong></p>

<p>EKMİB Başkanı Yusuf Gabay atılması gereken adımları şöyle sıraladı; “Ortalama esaslı analiz yönteminin uygulanması, ihracattan geri dönen ürünlerin yeniden ihracatına imkân sağlanması, mobil UV lambası desteğinin yaygınlaştırılması ve uygun limitlere sahip ülkelere sevkiyat yapılabilmesinin önünün açılması sektörün öncelikli beklentileri arasında yer alıyor. Kuru incirin milli servet olduğu bilinciyle, temel hedefin ürünü kaybetmek değil; doğru kontrol, doğru ayıklama ve doğru pazar yönetimiyle üreticinin emeğini, ihracatçının ticari gücünü ve ülkemizin marka değerini korumak olmalı.”</p>

<p>Toplantıda, kuru incirde karşılaşılan kalite parametrelerinin dışarıdan eklenen bir unsur olmadığı; iklim, kurutma, depolama ve doğal tarımsal üretim koşullarına bağlı olarak pek çok tarım ürününde görülebilen bir konu olduğu ifade edildi.</p>

<p>Sektör temsilcileri, temel hedefin ürünü kaybetmek değil; doğru kontrol, doğru ayrıştırma ve doğru pazar yönetimiyle bu milli serveti ekonomiye kazandırmak olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Vali Varol: “Alınacak önlemler yerel ve Ankara nezdinde hızlı uygulanmalı”</strong></p>

<p>Aydın Valisi Dr. Osman Varol, çözümün çok aşamalı bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirtti. Varol; üretici ve depo koşullarının iyileştirilmesi gibi yerelde atılabilecek adımların hızla uygulanması, mevzuat gerektiren konuların ilgili bakanlıklar nezdinde takip edilmesi ve uluslararası platformlarda Türkiye’nin kuru incirdeki üretim gerçeklerinin güçlü biçimde anlatılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Kuru incirin değeri tüketiciye daha güçlü anlatılacak</strong></p>

<p>Toplantının önemli çıktılarından biri de kuru incirin sağlık açısından faydalarının daha geniş kitlelere anlatılması oldu. Kuru incirin doğal, besleyici, lif açısından zengin ve sağlıklı bir Anadolu ürünü olduğu belirtilerek, tüketici farkındalığının artırılması gerektiği ifade edildi.</p>

<p><strong>Çerçioğlu: “Kuru incir için hazırlanacak kamu spotuna destek vereceğiz”</strong></p>

<p>Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, kuru incirin tanıtımı ve tüketici bilincinin artırılması amacıyla kamu spotu hazırlanmasına destek vereceklerini açıkladı. Çerçioğlu, ilgili kurumların sağlayacağı verilerle profesyonel bir çalışma yapılabileceğini ve kuru incirin değerinin geniş kitlelere anlatılması için katkı sunacaklarını belirtti.</p>

<p><strong>Aydın’dan güçlü mesaj: Kuru incire birlikte sahip çıkacağız</strong></p>

<p>Aydın’da yapılan toplantı, kuru incirde yeni sezon öncesi sektörün geleceği açısından önemli bir dönüm noktası oldu. İlk kez bu kadar geniş bir paydaş grubunun Vali başkanlığında aynı masa etrafında buluşması, ürüne tüm tarafların sahip çıktığını gösterdi.</p>

<p><strong>Kuru incirde kalitenin artması için neler yapılmalı?</strong></p>

<p>“İncir Zirvesi”nde kuru incirde kalitenin artırılması için yol haritası şu şekilde belirlendi.</p>

<p>Ürünlerin işletmelere gelene kadar kaldığı depo koşulların iyileştirilmesi,</p>

<p>Ürünün üretim aşamasında üreticiler tarafından seçilip ayıklanması,</p>

<p>UV kontrolünün yaygınlaştırılması,</p>

<p>Mevzuat kaynaklı başlıkların ilgili kurumlara aktarılması,</p>

<p>Türkiye’nin uluslararası pazarlardaki konumunun güçlendirilmesi konusunda ortak çalışma iradesi ortaya kondu.</p>

<p><strong>Kuru incir ihracatı 50 bin tonu aştı</strong></p>

<p>Türkiye 15 Ekim 2025 tarihinde başlayan 2025/26 sezonunda 50 bin 32 ton kuru incir ihraç ederek 314 milyon dolar döviz getirisi elde etti.</p>

<p>Amerika Birleşik Devletleri 52,5 milyon dolarlık ihracatla ilk sıradaki yerini korurken, Fransa 41,5 milyon dolarlık Türk kuru inciri talebiyle ikinci sırada yer aldı. Almanya’ya 40 milyon dolarlık kuru incir ihraç ettik.</p>

<p>Avrupa Birliği ülkeleri 123,5 milyon dolarlık taleple yüzde 39 pay alırken, Uzak Doğu ülkelerine kuru incir ihracatı yüzde 29’luk artışla 37,5 milyon dolardan 48,5 milyon dolara yükseldi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/egeli-hazir-giyim-ihracatcilari-2026-yilinin-ikinci-yarisindan-umutlu-84787</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Egeli hazır giyim ihracatçıları 2026 yılının ikinci yarısından umutlu</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/egeli-hazir-giyim-ihracatcilari-2026-yilinin-ikinci-yarisindan-umutlu-1783684934.jpg">
                        <figcaption>Egeli hazır giyim ihracatçıları 2026 yılının ikinci yarısından umutlu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstihdam ve ihracatın lokomotif sektörlerinden hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe kötü bulutlar dağılıyor.&nbsp;</p>

<p>Son 4 yılda ihracatta 5 milyar dolarlık kayıp yaşayan konfeksiyon sektörü 2026 yılı haziran ayında Türkiye genelinde yüzde 15, Ege Bölgesi’nde yüzde 13 ihracat artışlarıyla 2026 yılının ikinci yarısına umutlu girdi.</p>

<p>Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, Haziran ayında ihracatlarının yüzde 13’lük artışla 117,8 milyon dolara ulaştığını, yakaladıkları çift haneli ihracat artışıyla, yılın ikinci yarısı için umutlarını güçlendirdiklerini dile getirdi.&nbsp;</p>

<p>“Rekabet gücümüzü dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve katma değerli üretimle artıracağız” diyen Bağcı; “Küresel ekonomide devam eden belirsizlikler, Avrupa pazarındaki talep daralması ve artan üretim maliyetleri nedeniyle 2026 yılının ilk yarısında hazır giyim sektörü zorlu bir dönemden geçti. Türkiye'nin hazır giyim ihracatı Ocak-Haziran döneminde yüzde 2 gerileyerek 7,98 milyar dolar olurken, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği'nin ihracatı yüzde 3'lük sınırlı düşüşle 631 milyon dolar olarak gerçekleşti” diyerek 2026 yılının ilk yarı performansını ortaya koydu.&nbsp;</p>

<p><strong>Avrupa Birliği’nden son çeyrekte siparişlerde toparlanma bekliyoruz</strong></p>

<p>Avrupa Birliği'nin 2026 yılında da Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin en güçlü pazarı olmayı sürdürdüğünü ifade eden Bağcı sözlerini şöyle sürdürdü; “Altı aylık dönemde en fazla ihracatı İspanya'ya gerçekleştirdik. İspanya’ya ihracatımız yüzde 20’lik artışla 126 milyon dolardan 152 milyon dolara yükseldi. Danimarka’da yüzde 19, İsveç’te yüzde 9, Polonya’da yüzde 4 ve ABD’de yüzde 1 artış yakaladık. Pazar çeşitliliğini artırmaya yönelik çalışmalarımız hız kesmeden devam edecek. Özellikle son çeyrekte Avrupa pazarındaki sipariş hareketliliğinin toparlanmasını bekliyoruz. Ancak küresel konjonktürün hâlâ kırılgan olduğunu da göz ardı etmiyoruz. Haziran ayında gelen toparlanma sinyali, firmalarımızın dirençli yapısı, Ege’nin katma değerli üretim gücü ve sürdürülebilirlik alanındaki birikimi yılın ikinci yarısı için bize umut veriyor.”&nbsp;</p>

<p>Hazır giyim sektörünün rekabetçiliğinde dijital dönüşümün belirleyici rol üstleneceğine dikkat çeken Bağcı, "İzlenebilirlik sistemleri, dijital ürün pasaportu uygulamaları, yapay zekâ destekli üretim çözümleri ve daha şeffaf tedarik zincirleri sektörümüzün geleceğini şekillendirecek. Katma değerli üretim, sürdürülebilirlik, tasarım odaklı yaklaşım ve dijitalleşme artık yalnızca bir tercih değil, küresel rekabette ayakta kalmanın temel koşulları haline geldi. Ege hazır giyim sektörü güçlü üretim altyapısı, tasarım kabiliyeti ve ihracat deneyimiyle küresel pazarlardaki konumunu daha da güçlendireceğine inanıyoruz. Üretmeye, istihdam sağlamaya ve ihracatımızı artırmaya devam edeceğiz. Hedefimiz, sektörümüzü daha rekabetçi, daha sürdürülebilir ve daha yüksek katma değer üreten bir yapıya taşımak" ifadelerini kullandı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/kamil-koc-ve-mercedes-benz-turk-84786</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kâmil Koç ve Mercedes-Benz Türk</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/kamil-koc-ve-mercedes-benz-turk-1783597299.jpg">
                        <figcaption>Kâmil Koç ve Mercedes-Benz Türk</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Türkiye’de şehirler arası yolcu taşımacılığının öncü markası Kâmil Koç, 100. kuruluş yıl dönümünü çevreye ve geleceğe değer katan anlamlı bir etkinlikle kutladı. Mercedes-Benz Türk ev sahipliğinde gerçekleştirilen Aksaray Hatıra Ormanı fidan dikim etkinliği, iki kurumun onlarca yıla dayanan güçlü iş ortaklığını kalıcı bir mirasa dönüştürdü. Kâmil Koç’un yüzüncü yılı anısına dikilen fidanlar, geçmişe duyulan saygının yanı sıra sürdürülebilir bir geleceğe yönelik ortak vizyonun da simgesi oldu. Sektörün iki köklü markası, bu anlamlı organizasyonla hem iş birliklerini hem de gelecek nesillere karşı sorumluluklarını bir kez daha ortaya koydu.&nbsp;</strong></p>

<p>Anadolu yollarında bir asır önce başlayan yolculuğunu bugün Türkiye’nin dört bir yanına uzanan güçlü bir ulaşım ağına dönüştüren Kâmil Koç, 100. kuruluş yıl dönümünü anlamlı bir etkinlikle kutladı. Türkiye’de şehirler arası yolcu taşımacılığının kurucusu ve sektörün asırlık çınarı Kâmil Koç’un 100. yılı kapsamında, uzun yıllardır stratejik iş ortağı olan Mercedes-Benz Türk’ün ev sahipliğinde gerçekleştirilen Aksaray Hatıra Ormanı fidan dikim etkinliği, iki kurum arasındaki köklü iş ortaklığını geleceğe taşınan kalıcı bir mirasa dönüştürdü. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma hedefiyle düzenlenen etkinlikte dikilen fidanlar, geçmişe duyulan saygının ve sürdürülebilir bir geleceğe yönelik ortak vizyonun simgesi oldu.</p>

<p>Aksaray’da bulunan Mercedes-Benz Türk Aksaray Hatıra Ormanı’ndaki etkinliğe Mercedes-Benz Türk adına Otobüs Satış ve Pazarlama Direktörü Osman Nuri Aksoy, Otobüs Filo Satış Grup Müdürü Burak Batumlu, Kurumsal İletişim Birim Müdürü Selen Uludoğan, Otobüs Filo Satış Koordinatörü Taylan Özyiğit ve Otobüs Pazarlama İletişimi Müdür Yardımcısı Uğur Arslanoğlu katıldı.</p>

<p>Kâmil Koç adına ise Genel Müdür Çağatay Kepek, İcra Kurulu Üyesi ve Operasyon Direktörü Mehmet Türkyılmaz, Ankara Bölge Koordinatörü Umut Özcan, Halkla İlişkiler Yöneticisi Ahmet İmren, Kurumsal İletişim ve Pazarlama Yöneticisi Sinan Yaman, Özmal Filo Yönetim ve Raporlama Grup Müdürü Tayfun Akgün ile Özmal Filo Saha Operasyon Müdürü Sefer Erdoğdu, Özmal Filo Yöneticisi Fatih Özerol, Kurumsal Strateji ve Projeler Koordinatörü Berrak Zavutlar etkinlikte yer aldı. Etkinlikte ayrıca Kâmil Koç’un Aksaray, Nevşehir, Konya, Kayseri ve Kırşehir’deki acente yöneticileri de hazır bulundu.</p>

<p><strong>“Diktiğimiz her fidan gibi iş ortaklığımız da gelecek nesillere bıraktığımız güçlü bir mirastır”&nbsp;</strong></p>

<p>Etkinlikte konuşan Kâmil Koç Genel Müdürü Çağatay Kepek, Kâmil Koç’un 100 yıllık yolculuğunun, Türkiye’nin ulaşım tarihine eşlik eden önemli bir başarı öyküsü olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Bugün burada, Kâmil Koç’un 100. yılını böylesine anlamlı bir etkinlikle taçlandırmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Bir asır önce Anadolu yollarında başlayan yolculuğumuz, bugün Türkiye’nin dört bir yanına ulaşan güçlü bir markaya dönüştü. Geride bıraktığımız yıllar boyunca milyonlarca yolcuya yol arkadaşlığı yapmak; ailelere, öğrencilere, çalışanlara ve</p>

<p>hayallerinin peşinden giden sayısız insana eşlik etmek, bizim için ticari bir başarının çok ötesinde büyük bir sorumluluğu ifade ediyor.</p>

<p>Türkiye’nin 100 yıllık köklü markalarından biri olmanın verdiği gurur, bizi her gün daha ileriye taşıyan bir ilham kaynağıdır. Bu anlamlı yolculukta yanımızda olan iş ortaklarımız da başarımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Mercedes-Benz Türk ile onlarca yıldır sürdürdüğümüz iş ortaklığı, yalnızca araç tedarikine dayanan bir ilişki değil; karşılıklı güven, ortak vizyon ve sektöre değer katma anlayışı üzerine kurulu güçlü bir ortaklıktır. Kâmil Koç’un yüzüncü yılında bu birlikteliği Mercedes Benz Türk’ün Aksaray’da kurduğu çok kıymetli Aksaray Htıra Ormanı’na diktiğimiz fidanlarla taçlandırmak bizim için son derece anlamlıdır. Çünkü diktiğimiz her fidan gibi, bu ortaklık da gelecek nesillere bıraktığımız değerli bir mirası temsil etmektedir.</p>

<p>Mercedes Benz Türk’ün uzun yıllardır yoğun çabalar göstererek büyüttüğü, geleceğimiz için çok kıymetli olan bu hatıra ormanına dikim gerçekleştiren ilk misafir firma olma ayrıcalığını tanıyarak Kâmil Koç markasına verdiği değeri bir kez daha gösteren başta Osman Bey olmak üzere tüm Mercedes-Benz Türk ekibine teşekkür ediyorum. Bu fidanlar, geçmişe duyduğumuz saygının ve geleceğe olan inancımızın simgesidir. Önümüzdeki yüz yılda da bu köklü iş birliğiyle birlikte büyümeye ve Türkiye’nin yollarına değer katmaya devam edeceğiz.”</p>

<p><strong>“Karşılıklı güvene dayanan iş ortaklığımız güçlenerek devam edecek”&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Mercedes-Benz Türk Otobüs Satış ve Pazarlama Direktörü Osman Nuri Aksoy&nbsp;</strong>ise etkinlikte yaptığı konuşmada şunları kaydetti: “Türkiye'nin karayolu yolcu taşımacılığı tarihinde 100 yıllık iz bırakan Kâmil Koç'un bu önemli kilometre taşını kutlamaktan büyük gurur duyuyoruz. Bir asır boyunca kalite, güvenlik, konfor ve müşteri memnuniyetini odağına alan yaklaşımıyla milyonlarca yolcuyu sevdiklerine ulaştıran Kâmil Koç, yalnızca sektörünün gelişimine öncülük etmekle kalmayıp ülkemize de önemli değer katan köklü bir marka olmayı başardı. Uzun yıllardır sürdürdüğümüz iş ortaklığımızı, karşılıklı güvene ve ortak değerlere dayanan güçlü bir birliktelik olarak görüyoruz. Kâmil Koç'un kalite, güvenlik, konfor ve müşteri memnuniyetini merkeze alan yaklaşımı ile Mercedes-Benz Türk'ün kalite, güven, konfor ve sürdürülebilirlik vizyonu arasındaki uyum, iş ortaklığımızın en önemli yapı taşlarından birini oluşturuyor.</p>

<p>Kâmil Koç'un 100. yılı anısına birlikte diktiğimiz bu 100 fidan, yıllardır başarıyla sürdürdüğümüz güçlü iş ortaklığımızın yanı sıra gelecek nesillere karşı ortak sorumluluğumuzun da simgesi niteliğinde. Doğaya bıraktığımız bu kalıcı iz, köklü iş ortaklığımızın gelecekte de aynı güven ve dayanışmayla büyüyerek devam edeceğinin anlamlı bir göstergesi olacak. Bir asırlık bu kıymetli yolculukta Kâmil Koç ailesini ve emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarını gönülden kutluyor, iş ortaklığımızın daha nice yıllar boyunca güçlenerek devam edeceğine yürekten inanıyorum.”</p>

<p>Konuşmaların ardından her iki şirketin yönetim ekipleri ve davetliler, fidanları toprakla buluşturarak can suyu verdi. Sektörün iki lider markası, ulaşımdaki öncü rollerini sürdürülebilirlik alanında da ortaya koyarak Türkiye’nin yollarına olduğu kadar doğasına da değer katmayı sürdürecekleri mesajını verdi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/mars-mira-baris-yuruyusu-84785</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 14:40:15 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>“Marş Mira Barış” yürüyüşü</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/mars-mira-baris-yuruyusu-1783597215.jpg">
                        <figcaption>“Marş Mira Barış” yürüyüşü</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal">Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Bosna-Hersek’te Srebrenitsa Soykırımı’nın 31. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen “Marş Mira Barış Yürüyüşüne” desteğini sürdürüyor. Bu kapsamda Büyükşehir, Sivil Toplum Kuruluşları İle İlişkiler Dairesi Başkanlığı ve Antikkapı A.Ş.’nin katkılarıyla yürüyüşe katılanlara çeşitli ikram ve lojistik destek sağlıyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><b>BOSNA-HERSEK’TE ANLAMLI DESTEK</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal">Bosna-Hersek’te, 1995 yılında yaşanan Srebrenitsa Soykırımı’nın 31. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen Marş Mira Barış Yürüyüşü, Nezuk’ta başladı. Binlerce kişinin katıldığı ve üç gün sürecek yürüyüş, 11 Temmuz’da Potoçari Srebrenitsa Anıt Mezarlığı’nda gerçekleştirilecek resmi anma ve cenaze töreniyle sona erecek.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><b>3 GÜN BOYUNCA SICAK YEMEK DESTEĞİ</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal">Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, yürüyüş kapsamında katılımcılara yönelik destek çalışmalarına ilk günden başladı. Sivil Toplum Kuruluşları İle İlişkiler Dairesi Başkanlığı ve Antikkapı A.Ş.’nin katkılarıyla 3 bin kişilik sıcak yemek ikramı gerçekleştirildi. Organizasyona verilen destek kapsamında 9 ve 10 Temmuz tarihlerinde de katılımcılara günlük sıcak yemek dağıtımı yapılacak.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><b>SREBRENİTSA ANMA TÖRENİ 11 TEMMUZ’DA</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal">Srebrenitsa Mars Mira Barış Yürüyüşü, 11 Temmuz’da Potocari Srebrenitsa Anıt Mezarlığı’nda düzenlenecek resmi anma ve cenaze töreniyle sona erecek. Bu kapsamda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, yürüyüş ve anma programına sağladığı destekle tarihsel hafızanın yaşatılmasına, barış ve dayanışma bilincinin güçlendirilmesine katkı sunmayı sürdürecek.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><b>BÜYÜKŞEHİR’DEN ANI ŞAPKASI VE TÜLBENT DAĞITIMI</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal">11 Temmuz’da Potocari Srebrenitsa Anıt Mezarlığı’nda gerçekleştirilecek resmi anma programı kapsamında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından katılımcılara anı şapkası, tülbent ve su dağıtımı gerçekleştirilecek. Anma programına Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın da katılım sağlaması bekleniyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/vodafone-turkiye-den-yapay-zeka-odakli-ornek-yapilanma-84784</link>
            <category>TEKNOLOJİ</category>
            <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 14:39:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Vodafone Türkiye den Yapay Zekâ Odaklı Örnek Yapılanma</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/vodafone-turkiye-den-yapay-zeka-odakli-ornek-yapilanma-1783597192.jpg">
                        <figcaption>Vodafone Türkiye den Yapay Zekâ Odaklı Örnek Yapılanma</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren&nbsp;<strong>Vodafone,&nbsp;</strong>yapay zekâ odaklı dönüşümünü başarıyla sürdürüyor.<strong>&nbsp;</strong>Yapay zekâyı artık yalnızca bir verimlilik aracı değil, iş yapış biçimlerini dönüştüren stratejik bir güç olarak gören şirket, yeni kurduğu ve doğrudan CEO’ya bağlı çalışan<strong>&nbsp;Veri ve Yapay Zekâ</strong>&nbsp;organizasyonuyla telekomünikasyon sektöründe örnek bir adım attı. Yeni yapılanmayla, şirket içinde daha önce farklı birimler altında çalışan Veri, Analitik, Yapay Zekâ ve Robotik Süreç Otomasyonu ekipleri tek çatı altında toplandı. Toplam&nbsp;<strong>150’yi aşkın</strong>&nbsp;kişinin görev yaptığı yeni organizasyon sayesinde, şirket içinde hem daha hızlı karar alabilen hem de daha net önceliklendirme yapabilen bir yapı kuruldu.</p>

<p><strong>Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy,&nbsp;</strong>şunları söyledi:</p>

<p><strong>&nbsp;</strong>“Yapay zekâ artık opsiyon değil, zorunluluk. Daha da önemlisi, yapay zekânın değere dönüşmesi gerekiyor. Yapay zekâyı teknoloji olarak değil, iş dönüşümü olarak ele almak, küçük başlayıp hızlı ölçeklemek, güçlü yönetişim yapıları kurmak ve organizasyonu bu dönüşüme hazırlamak gerekiyor. Belki de en önemlisi, ‘AI-first’ yani ‘önce yapay zekâ’ diye düşünmek gerekiyor. Şirketimizde yapay zekâ sadece uygulanmıyor; nasıl çalıştığımızı da yeniden tanımlıyor. İlk başladığımızda, daha çok raporlama, kontrol panelleri ve veri görünürlük çalışmaları ile ilerliyorduk. Ardından kestirimci analiz ile bir üst seviyeye geçtik; KPI tahminleri, satış tahminleri, müşteri geçişlerini tahminleme gibi çalışmalar yaptık. Süreç içinde çok net bir şekilde gördük ki yapay zekâ entegrasyonu sadece teknolojik bir dönüşüm değil, aynı zamanda kültürel ve yönetişimsel bir dönüşüm. Şirketimizde yapay zekâyla yönettiğimiz alan ciddi şekilde büyüyünce, organizasyonumuzu da buna adapte etmemiz gerektiğine karar verdik. Bu kapsamda, Veri ve Yapay Zekâ organizasyonumuzu bana bağlı bir direktörlük altında konumlandırdık.&nbsp;Bu sayede hem daha hızlı karar alabilen hem de daha net önceliklendirme yapabilen bir yapıya geçtik.”</p>

<p><strong>100’den fazla yapay zekâ modeli çalışıyor</strong></p>

<p>Bugün Vodafone Türkiye’de 100’den fazla yapay zekâ modeli aktif olarak çalışıyor. Bu modeller; müşteri geçişleri, uyarlanabilir teklifler, müşteri deneyimi, şebeke optimizasyonu, dolandırıcılık ve anomali tespiti, kredi riski gibi çok geniş bir alanda kullanılıyor. Baz istasyonu optimizasyonundan net tavsiye skoru ve müşteri deneyimi modellerine, cihaz satın alma eğiliminden çağrı merkezi temsilci eşleştirmeye, kredi risk ve batık modellerinden anomali tespitine kadar birçok alanda yapay zekâ şirket için aktif olarak değer üretiyor.</p>

<p><strong>%100 yapay zekâ tabanlı Müşteri Değer Yönetimi</strong></p>

<p>Vodafone Türkiye,&nbsp;Müşteri Değer Yönetimi alanında da %100 yapay zekâ tabanlı bir yapıya ulaştı. Daha önce segment bazlı, manuel ve statik kampanyalar yöneten şirket, bugün tamamen yapay zekâ tarafından yönetilen, gerçek zamanlı çalışan bir karar mekanizmasına geçti. Bu doğrultuda, müşteri geçişlerini tahminleme modelleri ve uyarlanabilir teklif sistemleri birlikte çalışarak müşteriye özel teklifleri anında oluşturuyor. Bu sistemlerin şirkete katkısı yaklaşık %5,9 EBITDA seviyesine ulaştı.&nbsp;</p>

<p><strong>Yönetişim, strateji ve yatırım motoru oluşturuldu</strong></p>

<p>Vodafone Türkiye, tüm yapay zekâ projelerini yönetmek, kaynakları doğru kullanmak ve stratejiyi merkezi olarak kurmak için “AI Board” yapısı oluşturdu. Sadece bir yönetişim mekanizması değil, aynı zamanda bir strateji ve yatırım motoru olarak tasarlanan “AI Board”da her proje iş değeri, teknik efor ve risk açısından değerlendiriliyor. Özellikle Sorumlu Yapay Zekâ konusunun kritik bir başlık olarak ele alındığı bu yapıyla, büyük ve dönüşümsel projeler önceliklendirilirken, daha küçük ve hızlı uygulanabilecek işler demokratize ediliyor.</p>

<p><strong>Kültürel dönüşüme öncelik</strong></p>

<p>Vodafone Türkiye, yapay zekâ dönüşümünü organizasyon geneline yaymak ve güçlü bir kültürel dönüşüm başlatmak amacıyla “Yapay Zekâ Şampiyonları” yapısı da kurdu. Bu yapıyla, sadece yapay zekâ geliştiren değil, aynı zamanda yapay zekâyı anlayan ve doğru talep edebilen bir organizasyon yaratılması hedefleniyor. Bu kapsamda, şirket içinde farklı departmanlarda farkındalık çalışmaları yapılıyor.</p>

<p><strong>P3 araştırmasında “Yapay Zekâ Hizmetleri Şampiyonu” seçildi</strong></p>

<p>Vodafone Türkiye, Nisan ayında gerçekleştirilen P3 araştırmasında, yalnızca 5G kapsamasında değil, şebeke performansı ve yapay zekâ yetenekleri alanındaki liderliğini de ortaya koydu. P3 Mobil Karşılaştırma Raporu'nda en yüksek performans puanını alarak "P3 Test Şampiyonu" ve "P3 Yapay Zekâ Hizmetleri Şampiyonu" seçilen şirket, hem şebeke kalitesi hem de yapay zekâ odaklı hizmet sunumunda lider operatör konumunu teyit etti. Şirketin "P3 Yapay Zekâ Hizmetleri Şampiyonu" olarak tanınmasında, hızlı ve güvenilir yapay zekâ yanıt süreleri sağlaması, yapay zekâ motorlarına istikrarlı bağlantı sunması ve gerçek yapay zekâ etkileşim senaryolarında yüksek başarı oranları elde etmesi etkili oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/namazgah-yagli-pehlivan-guresleri-84783</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 14:39:30 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Namazgâh Yağlı Pehlivan Güreşleri</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/namazgah-yagli-pehlivan-guresleri-1783597170.jpg">
                        <figcaption>Namazgâh Yağlı Pehlivan Güreşleri</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2 style="margin-top:13px"><span style="font-size:13pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,serif"><span style="color:#4f81bd"><span style="font-weight:bold"><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:black"><span style="font-weight:normal">Tarihi Namazgâh Yağlı Pehlivan Güreşleri 15 Temmuz’da Başlıyor</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></h2>

<p class="isselectedend"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:black">Türkiye'nin en köklü spor geleneklerinden biri olan yağlı pehlivan güreşlerinin heyecanı, Kırkpınar'ın ardından bu kez Kandıra'da yaşanacak. </span></span></span></span></p>

<p class="isselectedend"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:black">Kandıra Belediyesi tarafından, 15 Temmuz Şehitleri anısına düzenlenen </span></span><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:black"><span style="font-weight:normal">Tarihi Namazgâh Yağlı Pehlivan Güreşleri</span></span></span></strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:black">, 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü saat 10.00'da Namazgâh Er Meydanı'nda güreşseverlerle buluşacak.</span></span></span></span></p>

<p class="isselectedend"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:14.0pt">Kandıra’nın en önemli kültürel organizasyonlarından biri haline gelen Tarihi Namazgâh Yağlı Pehlivan Güreşleri, ata sporunun asırlık ruhunu yaşatan kortej yürüyüşüyle başlayacak. </span></span></span></p>

<p class="isselectedend"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:14.0pt">Belediye Hizmet Binası önünden başlayacak kortej, coşkulu bir yürüyüşün ardından Tarihi Namazgâh Er Meydanı'na ulaşacak ve güreş şöleninin açılışı gerçekleştirilecek.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:14.0pt">Kandıralı iş insanı Erhan Başaran'ın güreş ağalığını üstlendiği organizasyonda, gün boyu birbirinden çekişmeli güreş müsabakalarının yanı sıra Kandıra'nın yöresel lezzetleri ve kültürel değerleri de ziyaretçilerle buluşacak. </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:14.0pt">Binlerce güreşseverin katılımının beklendiği şölen, ata sporunun yaşatılmasına ve Kandıra'nın kültürel zenginliklerinin tanıtılmasına önemli katkı sağlayacak.</span></span></span></p>

<h2 style="margin-top:13px"><span style="font-size:13pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,serif"><span style="color:#4f81bd"><span style="font-weight:bold"><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:black"><span style="font-weight:normal">32 Başpehlivan Er Meydanına Çıkacak</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></h2>

<p class="isselectedend"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:black">Türkiye'nin dört bir yanından gelecek 32 başpehlivan, Tarihi Namazgâh Er Meydanı'nda birincilik  yolunda kıyasıya mücadele edecek. </span></span></span></span></p>

<p class="isselectedend"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:black">Er meydanında, 2026 Kırkpınar Yağlı Güreşleri finalisti </span></span><strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:black"><span style="font-weight:normal">Feyzullah Aktürk ile Üçüncü Seçkin Duman </span></span></span></strong><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:black">başta olmak üzere, Ali Gürbüz, Mehmet Yeşil Yeşil Recep Kara, Feyzullah Aktürk, Serdar Yıldırım, Yıldıray Pala, Y.Emre Yaman, Ünal Karaman, Hamza Özkaradeniz, Yıldıray Akın, Osman Özgül, Recep Taslak, Ali İhsan Batmaz, İsmail Koç, Sinan Yıldız, Onur Susuz, Serhat Balcı, Abdullah Güngör, Salih Erinç, Nedim Gürel, Serhah Elvan, Refik Öner, Tanju Gemici, Faruk Akkoyun, Seçkin Duman, Rıza Yıldırım, Süleyman Aykırı, Kaan Kaya, Semih Turgut, Recep Taslak, Onur Şenel, Arif Akın gibi Türk yağlı güreşinin önemli isimleri yer alacak.</span></span></span></span></p>

<p class="isselectedend"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:black">Birbirinden iddialı başpehlivanların mücadele edeceği organizasyonda, güreşseverleri gün boyu büyük bir heyecan bekliyor.</span></span></span></span></p>

<h2 style="margin-top:13px"><span style="font-size:13pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,serif"><span style="color:#4f81bd"><span style="font-weight:bold"><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:black"><span style="font-weight:normal">Kültür, Lezzet ve Gelenek Aynı Çatıda Buluşacak</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></h2>

<p class="isselectedend"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:black">Tarihi Namazgâh Yağlı Pehlivan Güreşleri yalnızca sportif mücadelelere değil, Kandıra'nın zengin kültürel mirasının tanıtımına da ev sahipliği yapacak. Etkinlik alanında kurulacak stantlarda Kandıra'nın yöresel lezzetleri ziyaretçilerin beğenisine sunulurken, geleneksel değerlerin yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.</span></span></span></span></p>

<h2 style="margin-top:13px"><span style="font-size:13pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Cambria,serif"><span style="color:#4f81bd"><span style="font-weight:bold"><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:black"><span style="font-weight:normal">Başkan Ölmez: "Kültürel Değerlerimizi Yaşatmaya Devam Edeceğiz"</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></h2>

<p class="isselectedend"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:black">Kandıra Belediye Başkanı Erol Ölmez, organizasyonun ilçe için taşıdığı öneme dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</span></span></span></span></p>

<p class="isselectedend"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><em><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:black">"Tarihi Namazgâh Yağlı Pehlivan Güreşleri'ni sadece bir spor organizasyonu olarak görmüyoruz. Bu etkinlik, kültürel mirasımızı yaşatan, birlik ve beraberliğimizi güçlendiren önemli bir buluşmadır. Ata sporumuz yağlı güreşi yaşatırken, Kandıra'nın kültürünü, misafirperverliğini ve yöresel değerlerini de tanıtıyoruz. Tüm hemşehrilerimizi ve güreşseverleri bu büyük heyecana ortak olmaya davet ediyorum."</span></span></em></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:14.0pt"><span style="color:black">Binlerce güreşseverin katılımının beklendiği organizasyonun, hem ata sporunun yaşatılmasına hem de Kandıra'nın kültürel ve turizm değerlerinin tanıtımına önemli katkı sağlaması bekleniyor.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/qnb-mobil-borc-transferi-kredisi-84782</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 14:38:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>QNB Mobil Borç Transferi Kredisi</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/qnb-mobil-borc-transferi-kredisi-1783597134.jpg">
                        <figcaption>QNB Mobil Borç Transferi Kredisi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>QNB Türkiye, müşterilerinin finansal süreçlerini sadeleştiren ve günlük hayatlarını kolaylaştıran dijital çözümler geliştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda hayata geçirilen QNB Borç Transferi Kredisi ile kullanıcılar, diğer bankalardaki mevcut kredi, kredi kartı ve kredili mevduat hesabı borçlarını QNB Mobil üzerinden görüntüleyebiliyor; kapatmak istedikleri borçlarını seçerek ihtiyaç kredisi başvurusunu kendilerine özel önerilen avantajlı faiz oranlarıyla hızlı ve kolay şekilde tamamlayabiliyor.</p>

<p>Müşteriler, kredi tutarına göre 36 aya varan vade seçeneklerinden yararlanabiliyor. Tamamen mobil üzerinden ilerleyen kullanıcı deneyimi sayesinde müşteriler, şubeye gitmeye ihtiyaç duymadan başvuru süreçlerini dakikalar içinde tamamlayabiliyor. Kredi kullanımının ardından ilgili bankalara yapılacak para transferleri de süreç içerisinde kolay ve ücretsiz şekilde gerçekleştiriliyor.</p>

<p>QNB Türkiye Bireysel Bankacılık ve İşletme Bankacılığı’ndan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Enis Kurtoğlu, yeni ürünle ilgili şunları söyledi:</p>

<p>“Finansal ürünlerimizi müşterilerimizin hayatını kolaylaştıracak dijital deneyimlerle geliştirmeye devam ediyoruz. QNB Borç Transferi Kredisi ile kullanıcılarımızın farklı bankalardaki borçlarını bankamız çatısı altında toplayarak 36 aya varan vade seçenekleriyle daha esnek yönetebilecekleri bir çözüm sunuyoruz. Avantajlı faiz oranları, mobil üzerinden ilerleyen hızlı akış ve ücretsiz para transferi imkânı sayesinde müşterilerimize daha konforlu ve pratik bir deneyim sağlamayı hedefliyoruz.”</p>

<p>QNB Türkiye, önümüzdeki dönemde de müşterilerinin finansal ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi ve kullanıcı odaklı çözümler geliştirmeyi sürdürecek.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/buyuksehir-ev-sahipliginde-kadin-dostu-kentler-egitimi-duzenlendi-84781</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 14:38:27 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Büyükşehir ev sahipliğinde Kadın Dostu Kentler eğitimi düzenlendi</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/buyuksehir-ev-sahipliginde-kadin-dostu-kentler-egitimi-duzenlendi-1783597107.jpg">
                        <figcaption>Büyükşehir ev sahipliğinde Kadın Dostu Kentler eğitimi düzenlendi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, Yerel Eşitlik Masası temsilcileri ile Kadın Dostu Kentler Sivil Toplum Grubu temsilcilerine yönelik tematik alan eğitimi düzenledi. </p>

<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, Avrupa Birliği finansmanı ile Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) iş birliğinde yürütülen Kadın Dostu Kentler III Programı kapsamında tematik alan eğitimi gerçekleştirdi. <br />
EĞİTİM PROGRAMININ AMAÇLARI<br />
Eğitimlerle belediyenin kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi ve Yerel Eşitlik Eylem Planı hazırlık sürecine katkı sağlanması amaçlandı. Üç gün süren eğitimlerde; katılım ve temsiliyet, kentsel hizmetler, eğitim, istihdam, sağlık, sosyal hizmetler, kadına yönelik şiddetin önlenmesi, çocuk yaşta, erken ve zorla evliliklerle mücadele ile kentsel dayanıklılık başlıkları ele alındı. Belediye personeli ile sivil toplum kuruluşlarının ortak katılımıyla yürütülen çalışmalar, Yerel Eşitlik Eylem Planı'nın katılımcı bir anlayışla hazırlanmasına önemli katkı sundu.<br />
HEDEF DAHA KAPSAYICI VE EŞİTLİKÇİ HİZMETLER <br />
Antalya Büyükşehir Belediyesi, Kadın Dostu Kentler III Programı kapsamında kamu kurumları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içerisinde Yerel Eşitlik Eylem Planı hazırlık çalışmalarını önümüzdeki süreçte de sürdürecek.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/pazarda-asure-ikrami-84780</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 17:03:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Pazarda Aşure İkramı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/pazarda-asure-ikrami-1783000987.jpg">
                        <figcaption>Pazarda Aşure İkramı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="text-align:start"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Kahramankazan Belediyesi, Muharrem ayının birlik, kardeşlik, sevgi, hoşgörü ve paylaşma ruhunu yaşatmak amacıyla geleneksel aşure ikramını bu yıl da gerçekleştirdi.</strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;</span></span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Salı Pazarı'nda düzenlenen etkinlikte vatandaşlara ve pazar esnafına aşure ikram edildi. Yoğun ilgi gören programa Belediye Başkan Yardımcıları Dilşad Taş Polat, Sedat Kubat ve Ali İhsan Baykurt ile CHP Meclis Üyeleri Zeki Ceylan, Fesih Yılmaz, Volkan Sarıkaya ve Dilaver Ünal katılarak vatandaşlar ve esnafla bir araya geldi.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;</span></span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ay yıldızlı Türk bayrağı motifli sunumuyla da beğeni toplayan aşureler, pazarı ziyaret eden vatandaşlara ve tezgâh açan esnafa ikram edildi. Sıcak ve samimi görüntülere sahne olan etkinlikte, Muharrem ayının paylaşma ve dayanışma kültürü bir kez daha yaşatıldı.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/cop-evden-5-kamyon-atik-cikarildi-84779</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 16:58:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çöp evden 5 kamyon atık çıkarıldı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/cop-evden-5-kamyon-atik-cikarildi-1783000717.jpg">
                        <figcaption>Çöp evden 5 kamyon atık çıkarıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mersin Yenişehir Belediyesi, Batıkent Mahallesi'nde çevre ve halk sağlığını tehdit eden çöp eve yönelik kapsamlı bir temizlik operasyonu gerçekleştirdi. Mahalle sakinlerinin yoğun şikayetlerine neden olan evden 5 kamyon dolusu çöp ve kullanılmayan eşya çıkarılırken, ev ve çevresi ilaçlanarak dezenfekte edildi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mersin’in Yenişehir ilçesinde, çevreye yaydığı yoğun kötü koku nedeniyle mahalle sakinlerini isyan ettiren çöp ev temizlendi. Ev sahibinin cezaevinde olduğu öğrenilen meskenden tam 5 kamyon çöp çıkarıldı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>KOMŞULAR KOKUDAN EVİNE GİREMİYORDU</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Batıkent Mahallesi Soydaş Sitesi içerisinde bulunan bir meskenden çevreye yayılan yoğun ve kötü kokular, mahalle sakinlerini canından bezdirdi. Vatandaşların durumu bildirmesi üzerine harekete geçen Yenişehir Belediyesi Zabıta Müdürlüğü, söz konusu adrese giderek ilk kontrolleri gerçekleştirdi. Yapılan denetimde evde ve çevresinde; çeşitli ebatlarda fideler, eski kıyafetler, halılar, kullanılmaz haldeki mobilyalar ve yığınla atık malzeme olduğu belirlendi. Halk sağlığını doğrudan tehdit eden bu durum karşısında hızla aksiyon alınarak İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kurulu’ndan gerekli tahliye kararı çıkartıldı. Operasyon sadece zabıta ekipleriyle sınırlı kalmadı; çevre güvenliği ve halk sağlığı koordinasyonu için adrese adeta çıkarma yapıldı. Tahliye ve temizlik çalışmaları; Yenişehir Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ve Temizlik İşleri Müdürlüğü, İlçe Sağlık Müdürlüğü, İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri ve mahalle muhtarının katılımıyla koordineli bir şekilde gerçekleştirildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>5 KAMYON ÇÖP ÇIKARILDI</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kurul kararına istinaden eve giren temizlik ve zabıta ekipleri, adresten tam 5 kamyon dolusu kullanılmayan eski ev eşyası ve çöp vasfındaki atık malzemeyi tahliye etti. Kamyonlar dolusu çöpün boşatılmasının ardından, hem ev hem de sitenin çevresi olası salgın hastalıklara ve haşerelere karşı köşe bucak ilaçlandı. Dezenfeksiyon çalışmalarının ardından tamamen hijyenik hale getirilen bölgede, mahalle sakinleri derin bir nefes aldı. Çevre sakinleri, şikayetlerine kısa sürede dönüş yaparak hızlıca çözüm üreten Yenişehir Belediyesi'ne ve ilgili kurumlara teşekkür etti. </span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/qnb-sigorta-ayricaliklar-kulubu-ile-musterilerinin-gunluk-yasamina-deger-katiyor-84778</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 16:58:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>QNB Sigorta, Ayrıcalıklar Kulübü ile müşterilerinin günlük yaşamına değer katıyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/qnb-sigorta-ayricaliklar-kulubu-ile-musterilerinin-gunluk-yasamina-deger-katiyor-1783000693.jpg">
                        <figcaption>QNB Sigorta, Ayrıcalıklar Kulübü ile müşterilerinin günlük yaşamına değer katıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>QNB Sigorta, müşterilerinin hayatına yalnızca sigorta çözümleriyle değil, günlük yaşamı kolaylaştıran ayrıcalıklarla da dokunmaya devam ediyor. QNB Sigorta Ayrıcalıklar Kulübü kapsamında sunulan avantajlar sayesinde aktif poliçesi bulunan müşteriler; alışverişten sağlık ve iyi yaşama, özel günlerden eğitime kadar hayatın farklı alanlarında kendilerine özel fırsatlardan yararlanabiliyor.&nbsp;</strong></p>

<p>“Bugün, bugünü yaşa” yaklaşımıyla müşterilerinin ihtiyaçlarını hayatın her anında desteklemeyi hedefleyen QNB Sigorta, Ayrıcalıklar Kulübü ile sigorta deneyimini poliçe kapsamının ötesine, daha bütünsel bir yapıya taşıyor. QNB Sigorta Ayrıcalıklar Kulübü, aktif poliçesi bulunan müşterilerine yalnızca geleceğe yönelik güvence değil, bugünün ihtiyaçlarına da katkı sağlayan özel indirim fırsatları sunuyor.</p>

<p>Aktif poliçesi bulunan QNB Sigorta müşterileri; güncel olarak Çiçeksepeti, Eczacıbaşı Dynavit ve Tahta App iş birlikleri kapsamında sunulan ayrıcalıklardan faydalanabiliyor. Böylece müşteriler, sevdiklerini mutlu edecek seçimlerden günlük iyi yaşam rutinlerine ve çocuklarının eğitim süreçlerine kadar farklı ihtiyaç alanlarında avantajlı deneyimlere erişebiliyor.</p>

<p>Yarının endişelerini bugünden hafifleten sigorta çözümlerinin yanı sıra Ayrıcalıklar Kulübü ile sigorta deneyiminin ötesine geçen bir değer alanı sunan şirket; sağlık, eğitim, hediyeleşme ve özel günler gibi hayatın farklı anlarında müşterilerinin yanında olmayı hedefliyor ve müşteri deneyimini zenginleştiren uygulamalar geliştirmeye devam ediyor.</p>

<p><strong>Hayatın her alanına uygun ayrıcalıklar sunuluyor</strong></p>

<p>Ayrıcalıklar Kulübü kapsamında QNB Sigorta müşterileri, ilgili kampanya kodlarını alarak online alışverişlerinde sepet aşamasında kullanabiliyor. Son dönemde büyük ilgi gören iş birlikleri kapsamında sigortalılar, Çiçeksepeti’nde online alışverişlerde tüm ürünlerde yüzde 15 indirimden yararlanabiliyor. Sağlık ve iyi yaşam alanındaki ayrıcalıklar kapsamında ise Eczacıbaşı Dynavit iş birliğiyle müşterilere online alışverişlerde tüm indirimlere ek yüzde 15 indirim imkanı, eğitim alanında da Tahta App online eğitim paketlerinde yüzde 20 indirim fırsatı sunuluyor.&nbsp;</p>

<p><strong>QNB Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Tolga Ceylantepe,</strong>&nbsp;<em>“Sigortacılığı yalnızca geleceğe yönelik güvence sunan bir alan olarak görmüyoruz. QNB Sigorta olarak müşterilerimizin bugününe de değer katmayı, hayatlarının farklı anlarında yanlarında olmayı önemsiyoruz. Ayrıcalıklar Kulübü tam da bu anlayışın bir yansıması: Aktif poliçesi olan her müşterimiz, günlük hayatlarında ihtiyaç duydukları alanlarda somut avantajlara erişebiliyor. Sağlıktan eğitime, hediyeleşmeden özel günlere kadar hayatın farklı anlarında yanlarında olmak, müşteri deneyimini sigorta poliçesinin çok ötesine taşıyor. Bu kulübü, iş birliklerimizi ve sunduğumuz fırsatları büyütmeye devam edeceğiz.”</em>&nbsp;dedi.</p>

<p>QNB Sigorta, müşterilerinin ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda Ayrıcalıklar Kulübü kapsamındaki avantajlarını sürekli geliştirirken, güncel kampanya detaylarına ve yeni ayrıcalıklara&nbsp;https://www.qnbsigorta.com.tr/ayricaliklar-kulubu&nbsp;sayfası üzerinden ulaşılabiliyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/asarlik-trafik-egitim-parkuru-nda-her-gun-50-cocuk-kurallari-ogreniyor-84777</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 16:50:06 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Asarlık Trafik Eğitim Parkuru nda Her Gün 50 Çocuk Kuralları Öğreniyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/asarlik-trafik-egitim-parkuru-nda-her-gun-50-cocuk-kurallari-ogreniyor-1783000206.jpg">
                        <figcaption>Asarlık Trafik Eğitim Parkuru nda Her Gün 50 Çocuk Kuralları Öğreniyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><b><i>Menemen Belediyesi'nin geleceğin bilinçli sürücülerini ve yayalarını yetiştirmek amacıyla Asarlık Gençlik Merkezi içerisinde hizmete açtığı Trafik Eğitim Parkuru, çocuklar ve ailelerinden yoğun ilgi görüyor. Trafik kurallarının küçük yaşta benimsenmesini hedefleyen eğitimlerde her gün onlarca öğrenci hem teorik hem de uygulamalı eğitim alıyor.</i></b><br />
<br />
Menemen Belediyesi tarafından geçtiğimiz aylarda hizmete açılan Trafik Eğitim Parkuru, kısa sürede ilçenin en çok ilgi gören eğitim alanlarından biri haline geldi. 15 bin metrekarelik Asarlık Gençlik Merkezi yerleşkesi içerisinde bulunan parkurda, 7-12 yaş arasındaki çocuklara trafik kuralları uygulamalı olarak öğretiliyor.<br />
<br />
Program kapsamında her öğrenci haftada bir gün olmak üzere toplam dört ders alıyor. Yaklaşık bir ay süren eğitimlerin sonunda trafik işaretleri, levhalar ve kurallara uygun şekilde araç kullanmayı başaran çocuklara başarı sertifikası veriliyor.<br />
<br />
<b>HER GÜN EN AZ 50 ÖĞRENCİ EĞİTİM ALIYOR</b><br />
<br />
Trafik Eğitim Parkuru Eğitmeni Betül Kardaş, eğitimlere gösterilen ilgiden memnun olduklarını belirterek şunları söyledi:<br />
<br />
"7-12 yaş grubundaki çocuklarımıza eğitim veriyoruz. Her öğrencimiz toplam dört ders alıyor. Haftada bir gün yarım saat süren derslerle çocuklarımız yaklaşık bir ay boyunca eğitim görüyor. Eğitimlerin sonunda trafik kurallarını, levhaları ve güvenli sürüş kurallarını doğru şekilde uygulayan öğrencilerimize sertifikalarını veriyoruz. Talep oldukça yüksek. Gün boyunca altı farklı sınıfımız eğitim görüyor. Her sınıfımızda en az sekiz öğrencimiz bulunuyor. Böylece her gün en az 50 çocuğumuza trafik eğitimi veriyoruz. Amacımız çocuklarımızın kuralları ezberleyen değil, günlük yaşamlarında uygulayan bireyler olarak yetişmeleri."<br />
<br />
<b>PEHLİVAN: "TRAFİK KÜLTÜRÜNÜ KÜÇÜK YAŞTA KAZANDIRIYORUZ"</b><br />
<br />
Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan ise çocuklara yapılan her yatırımın geleceğe yapılan yatırım olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:<br />
<br />
"Bir toplumda trafik güvenliğinin temelinde eğitim vardır. Bu bilinç ne kadar erken yaşta kazanılırsa geleceğimiz de o kadar güvenli olur. Asarlık Trafik Eğitim Parkurumuzda çocuklarımız yalnızca trafik levhalarını öğrenmiyor; sabrı, saygıyı, sorumluluğu ve birlikte yaşam kültürünü de öğreniyor. Burada eğitim alan evlatlarımızın yarın trafikte daha bilinçli sürücüler, daha dikkatli yayalar ve kurallara duyarlı bireyler olacaklarına yürekten inanıyorum.<br />
<br />
Menemen Belediyesi olarak eğitimin her alanında çocuklarımızın yanında olmaya devam ediyoruz. Geleceğimizi emanet edeceğimiz evlatlarımızın güvenli, bilinçli ve özgüvenli bireyler olarak yetişmesi için yatırımlarımızı aynı kararlılıkla sürdüreceğiz."</p>

<p> </p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/bakirkoy-yaza-hazir-84776</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 16:49:50 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bakırköy Yaza Hazır</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/bakirkoy-yaza-hazir-1783000190.jpg">
                        <figcaption>Bakırköy Yaza Hazır</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Calibri, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial">Yaz aylarının gelmesiyle birlikte Bakırköy genelinde temizlik çalışmaları yoğunlaştırıldı. Belediyenin Şenlikköy Mahallesi’nde sürdürdüğü temizlik seferberliğine katılan Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, çalışmaları yerinde inceleyerek ekiplerden bilgi aldı. Yaz aylarıyla birlikte yoğunlaştırılan çalışmalar kapsamında mahalle, çok sayıda personel ve araçla baştan sona temizlendi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:16px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Calibri, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial">Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu’nun temiz bir Bakırköy hedefiyle sürdürdüğü temizlik seferberliği kapsamında Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, Şenlikköy Mahallesi’nde kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdi. Sabahın erken saatlerinde mahalleye giren 50 kişilik Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri; 3 yıkama aracı, 3 süpürge makinesi, 4 damperli araç, 1 çöpjet, 1 mobil kaynak bakım onarım aracı, 2 yaprak üfleme makinesi ve 1 konteyner dezenfekte aracı ile aralıksız çalıştı. Çalışmalara katılan Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu da sahada incelemelerde bulunarak ekiplerden bilgi aldı, vatandaşlarla bir araya gelerek talep ve önerileri dinledi. 15 mahallede planlanan toplu temizlik programı kapsamında; parklar, kaldırımlar, okul çevreleri, ibadethaneler, konteyner noktaları ve ortak kullanım alanlarında detaylı temizlik, yıkama ve dezenfekte işlemleri tüm hızıyla devam ediyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"> </p>

<p style="text-align:start"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/nilufer-belediye-meclisi-nde-kati-atik-tesisi-kararina-tepki-84775</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 16:49:39 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Nilüfer Belediye Meclisi nde katı atık tesisi kararına tepki</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/nilufer-belediye-meclisi-nde-kati-atik-tesisi-kararina-tepki-1783000179.jpg">
                        <figcaption>Nilüfer Belediye Meclisi nde katı atık tesisi kararına tepki</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><b>Nilüfer Belediyesi Temmuz ayı Meclis Toplantısı, Kayapa ve Kuruçeşme mahalleleri arasında kurulması planlanan katı atık tesisine yönelik protestolara sahne oldu. Belediye Başkanı Şadi Özdemir, muhtarlar ve Nilüfer Kent Konseyi gönüllüleri kararın yeniden gözden geçirilmesini istedi.</b></p>

<p>Nilüfer Belediyesi’nin Temmuz ayı meclis toplantısında, ilçede yapılması planlanan katı atık tesisi projesine karşı ortak ses yükseldi. Toplantının yapıldığı Nilüfer Barış Meclisi’ne “Nilüfer’e Çöplük İstemiyoruz!” pankartı asılırken, Nilüfer’in muhtarları da “Geleceğimizi Çöpe Atmayacağız” pankartıyla karara tepki gösterdi. Nilüfer Kent Konseyi gönüllülerinin de pankartlarla katıldığı eyleme, Nilüfer Belediye Meclis Üyeleri de ellerindeki dövizlerle destek verdi.</p>

<p>Toplantının açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer’in üretimi, kültürü ve sosyal yapısıyla sadece Bursa’nın değil, Türkiye’nin en önemli ilçelerinden biri olduğunu vurguladı. İlçenin doğasını ve temizliğini koruma konusunda tüm siyasi partilerin ve meclis üyelerinin ortak bir sorumluluk taşıdığını belirten Başkan Şadi Özdemir, bilim insanlarının da bu bölgede bir katı atık tesisi kurulmasının uygun olmayacağı yönünde görüş bildirdiğini hatırlattı.</p>

<p>Olası bir kirliliğin sadece tesisin kurulacağı yakın çevreyi değil, tüm Nilüfer’i ve Bursa’yı etkileyeceğine dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Bu tesisin kurulacağı alana baktığımızda, ortaya çıkacak kirlilik sadece Kayapa ya da Kuruçeşme’nin meselesi değildir; su yatakları başta olmak üzere tüm büyük mahallelerimizi, yani bütün Nilüfer’i doğrudan ilgilendirmektedir. Teorik olarak tesislerin sorunsuz işleyeceği söylenebilir ancak geçmiş tecrübelerimiz bizleri hassas olmaya zorluyor. Zamanında benzer vaatlerle kurulan santrallerin bölgemize, doğamıza verdiği zararları ve insan sağlığını nasıl tehdit ettiğini hepimiz biliyoruz. Bu nedenle Bursa Büyükşehir Belediyemizin ve Büyükşehir Belediye Meclisimizin bu kararı bir kez daha gözden geçirmesini, konuyu yeniden değerlendirmesini meclisimizin ortak talebi olarak iletiyoruz.”</p>

<p>Toplantıda bölge halkını temsilen söz alan Altınşehir Mahalle Muhtarı Melahat Şanal, Kuruçeşme Mahalle Muhtarı Ergin Özdemir, Kayapa Mahalle Muhtarı Ali İhsan Dengiz ve 30 Ağustos Zafer Mahalle Muhtarı Halil Özçoban da söz alarak projenin yaratacağı çevre sorunlarına değindi. Muhtarlar, tarım alanlarının ve su kaynaklarının korunması adına tesisin yapımından vazgeçilmesi yönündeki taleplerini dile getirdi.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/psikolojik-dayanikliligin-sirri-kendinize-soylediginiz-sozlerde-84774</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 16:49:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Psikolojik dayanıklılığın sırrı kendinize söylediğiniz sözlerde!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/psikolojik-dayanikliligin-sirri-kendinize-soylediginiz-sozlerde-1783000165.jpg">
                        <figcaption>Psikolojik dayanıklılığın sırrı kendinize söylediğiniz sözlerde!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog İpek Erol, kişinin kendine iltifat etmesinin, özsaygı ve psikolojik dayanıklılık üzerindeki etkilerinden bahsetti.</p>

<p><strong>Kendi değerlerini görmek, psikolojik dengeyi korumayı kolaylaştırır!</strong></p>

<p>Son yıllarda sosyal medyada en çok karşılaşılan önerilerden birinin ‘her gün aynaya bak ve kendine güzel şeyler söyle’ şeklinde olduğunu hatırlatan Klinik Psikolog İpek Erol, “Kimileri bunun özgüveni artırdığını savunuyor, kimileri ise ‘İnsan kendini övünce gerçekten daha iyi hisseder mi?’ diye soruyor. Aslında bu tartışma yeni değil.” dedi.</p>

<p>Psikoloji biliminin uzun yıllardır insanın kendisiyle kurduğu iç diyaloğun ruh sağlığı üzerindeki etkisini araştırdığını aktaran Erol, “Bugün elimizdeki bulgular, kendine iltifat etmenin sanıldığından daha karmaşık bir süreç olduğunu gösteriyor. Psikoloji literatüründe bu yaklaşım çoğunlukla öz-onaylama (self-affirmation) kavramıyla açıklanır. Öz-onaylama, kişinin kendisini abartılı biçimde övmesi anlamına gelmez. Daha çok, kendi değerlerini, güçlü yönlerini ve yaşamındaki anlamlı rolleri hatırlayabilme becerisini ifade eder. İnsan, eleştirildiğinde, başarısız olduğunda ya da zorlayıcı bir yaşam olayıyla karşılaştığında benlik algısı sarsılabilir. İşte bu noktada kişi, yalnızca eksiklerine değil, sahip olduğu değerlere de bakabildiğinde psikolojik dengesini koruması kolaylaşır.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Kişinin kendisiyle kurduğu dil değiştikçe, olayları değerlendirme biçimi de değişebiliyor!&nbsp;</strong></p>

<p>Kişinin kendisine söylediği sözlerin yalnızca moral verici cümlelerden ibaret olmadığı, beynin bu sürece biyolojik olarak da yanıt verdiğinin bilindiğine değinen&nbsp;İpek Erol, “Özellikle kendimizle ilgili gerçekçi ve olumlu değerlendirmeler yaptığımızda, ödül sistemiyle ilişkili beyin bölgelerinde aktivitenin arttığını gösteren çalışmalar bulunuyor. Aynı zamanda duygu düzenleme süreçlerinde görev alan prefrontal bölgelerin daha etkin çalıştığı, stres karşısında ise savunucu tepkilerin azalabildiği gösteriliyor. Başka bir ifadeyle, kişinin kendisiyle kurduğu dil değiştikçe, olayları değerlendirme biçimi de değişebiliyor.” dedi.</p>

<p>Olumlu iç konuşma ile kendine iltifat etmeyi birbirinden ayırmak gerektiğini dile getiren Erol, “Olumlu iç konuşma, kişinin kendisiyle kurduğu yapıcı diyaloğun genel adıdır. ‘Şu an zorlanıyorum ama bunun üstesinden gelebilirim’ ya da ‘hata yaptım, bunu telafi edebilirim’ gibi ifadeler bu gruba girer. Kendine iltifat etmek ise daha çok kişinin kendi çabasını, davranışını veya karakter özelliklerini takdir etmesini içerir. ‘Bugün sabırlı davrandım’, ‘bu iş için gerçekten emek verdim’ gibi cümleler buna örnektir. Aradaki fark küçük gibi görünse de psikolojik açıdan önemlidir. İlki kişiyi geleceğe hazırlarken, ikincisi kişinin kendisiyle kurduğu ilişkinin niteliğini güçlendirir.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Kişinin kendisini yalnızca sonuç üzerinden değerlendirmemesi gerekir!&nbsp;</strong></p>

<p>Bu yaklaşımın etkili olabilmesi için dikkat edilmesi gereken noktalar olduğuna işaret eden Erol, şunları söyledi:</p>

<p>“Öncelikle kullanılan ifadelerin gerçek yaşantıya dayanması gerekir. Kişinin hiç sahip olmadığını düşündüğü özellikleri kendisine yüklemesi, sağlıklı bir öz değerlendirme oluşturmaz. Buna karşılık, küçük de olsa gösterdiği çabayı fark edebilmesi çok daha güçlü bir etki yaratır. Çünkü özsaygıyı besleyen şey yalnızca başarı değildir; emek, kararlılık, sabır ve yeniden deneme cesareti de benlik algısının önemli parçalarıdır.</p>

<p>İkinci olarak, kişinin kendisini yalnızca sonuç üzerinden değerlendirmemesi gerekir. Günümüzde birçok insan başarılı olduğunda bunu ‘zaten olması gereken’ diye küçümserken, en küçük hatasını kimliğinin tamamına mal edebiliyor. Oysa psikolojik açıdan daha dengeli olan yaklaşım, davranışı kişilikten ayırabilmektir. Başarısız bir sunum yapmak, başarısız bir insan olmak anlamına gelmez. Aynı şekilde başarılı olmak da insanı kusursuz yapmaz.”</p>

<p><strong>Sağlıklı bir iç konuşma, ne eksikleri görmezden gelir ne de yalnızca kusurlara odaklanır!&nbsp;</strong></p>

<p>‘Kendine iltifat etmek, kendini kandırmak anlamına gelir mi?’ sorusunun sıkça sorulduğunu kaydeden&nbsp;Klinik Psikolog İpek Erol, “Yanıt büyük ölçüde kişinin gerçeklikle kurduğu ilişkiye bağlıdır. Sağlıklı bir iç konuşma, ne eksikleri görmezden gelir ne de yalnızca kusurlara odaklanır.” dedi.</p>

<p>İnsanın, güçlü yönlerini kabul ederken gelişmesi gereken alanları da inkâr etmemesi gerektiğine vurgu yapan Erol, “Kendini kandırmak ise gerçekliği çarpıtmakla başlar. Sürekli kusursuz olduğunu söylemek de, sürekli yetersiz olduğunu düşünmek de aynı ölçüde gerçeklikten uzaklaşabilir. Ruh sağlığı açısından önemli olan, kişinin kendisini uçlarda değil, olduğu hâliyle değerlendirebilmesidir.” açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Kendine adil davranan kişinin özsaygısı dış onaya daha az bağımlı olur!&nbsp;</strong></p>

<p>Klinik uygulamalarda bu beceriyi geliştirmek isteyen kişilere uzun listeler yerine küçük alışkanlıklar önerildiğini aktaran Erol, “Gün sonunda birkaç dakika ayırıp ‘Bugün hangi davranışımdan memnunum?’, ‘Bugün hangi konuda emek verdim?’ ya da ‘Yakın bir arkadaşım aynı şeyi yapsaydı ona ne söylerdim?’ sorularını düşünmek bile zamanla kişinin kendisine yönelik bakışını değiştirebilir. Çünkü birçok insan başkalarına gösterdiği anlayışı kendisinden esirger.” dedi.</p>

<p>Kendine iltifat etmenin, kusurları görmezden gelmek olmadığının altını çizen Erol, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Asıl mesele, kişinin kendi emeğini fark etmeyi öğrenebilmesidir. Ruh sağlığını güçlendiren şey, sürekli olumlu düşünmeye çalışmak değil; başarıyı da hatayı da aynı gerçekçilikle değerlendirebilmektir. İnsan kendisine karşı daha adil davranabildiğinde, özsaygı dışarıdan gelen onaylara daha az bağımlı hâle gelir. Belki de kendimize söyleyebileceğimiz en kıymetli iltifat, ‘mükemmel değildim ama elimden geleni yaptım’ cümlesidir. Çoğu zaman iyileşme tam da bu noktada başlar.”&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/temmuz-ayi-gezileri-su-medeniyetleri-muzesi-ziyaretiyle-basladi-84773</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 16:49:05 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Temmuz ayı gezileri, Su Medeniyetleri Müzesi ziyaretiyle başladı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/temmuz-ayi-gezileri-su-medeniyetleri-muzesi-ziyaretiyle-basladi-1783000145.jpg">
                        <figcaption>Temmuz ayı gezileri, Su Medeniyetleri Müzesi ziyaretiyle başladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="text-align:justify"><span style="font-size:small"><span style="background:white"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:14pt"><span style="font-family:"Times New Roman", serif"><span style="color:black">Maltepe Belediyesi’nin temmuz ayındaki gezi programının ilk rotasında 1800'lü yılların sonuna doğru İstanbullulara ilk basınçlı suyun taşındığı Terkos Gölü’ndeki Arnavutköy İSKİ su pompa istasyonu ve kültür-sanat merkezine dönüştürülen İSKİ Terkos Su Medeniyetleri Müzesi ziyaret edildi. Maltepeliler, Karadeniz kıyılarının hemen gerisinde bulunan müzede, İstanbul Büyükşehir Belediyesi kültür rehberi eşliğinde İstanbul’un yakın tarihindeki önemli endüstri yapılarını inceledi. Katılımcılar, geçmişten günümüze suyun serüvenini anlatan tarihi müzede, 1967’e kadar faaliyetini sürdüren farklı nesil buharlı pompalarını, sanayi ve dağıtım yapılarını ve demiryolunun izlerini keşfetti. Katılımcılar, İstanbul’un Bizans ve Osmanlı dönemlerine uzanan su yolları, kemerleri ve sarnıçlarıyla ilgili detaylı bilgi edindi. Program, Terkos Gölü’nün çevresinde doğayla ve tarihle iç içe geçen yürüyüşle  tamamlandı. Yaz gezilerinin temmuz ayı programı Miniatürk ve Dijital Deneyim Müzesi, Belgrad Ormanı yürüyüş parkuru ve Yıldız Sarayı ziyaretleriyle devam edecek.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"><span style="font-size:small"><span style="background:white"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:11px"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/sekerbank-ta-ust-duzey-atama-84772</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Şekerbank ta üst düzey atama</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/07/sekerbank-ta-ust-duzey-atama-1783000120.jpg">
                        <figcaption>Şekerbank ta üst düzey atama</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Bankacılık sektöründe 25 yılı aşkın deneyime sahip olan Burak Somer, Şekerbank Finansal Piyasalardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevine atandı.</p>

<p>Kariyerine 2001 yılında Koçbank’ta başlayan Somer, kariyeri boyunca Koçbank, Finans Yatırım, Garanti Bankası, ING Türkiye ve ING Global’de ticari bankacılık, hazine pazarlama ve kurumsal satış alanlarında önemli görevler üstlendi. Somer, son olarak ING Group’ta, Türkiye dahil dokuz farklı ülkenin finansal piyasa ürünlerinin dijitalleştirilmesi ve kurumsal müşteri çözümlerinin yaygınlaştırılmasına yönelik ING Orta ve Doğu Avrupa Bölgesi Finansal Piyasalar Kurumsal Satış Başkanlığı görevini sürdürmekteydi.</p>

<p>Lisans eğitimini Bilkent Üniversitesi Bankacılık ve Finans bölümünde tamamlayan Somer’in Boğaziçi Üniversitesi Executive MBA derecesi ile SPL Düzey 3 ve SPL Türev lisansları bulunmaktadır.</p>

<p>Şekerbank ailesine katılmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten Burak Somer, “Finansal piyasalar alanında yerel ve global ölçekte birçok kurumda edindiğim uzun yıllara varan tecrübem ile Türkiye’nin şube ağı ve müşteri tabanı ile en köklü bankalarından biri olan Şekerbank’ın büyüme hamlesine katkı sağlayacak olmaktan büyük heyecan duyuyorum. 75 yıla varan geçmişi boyunca ülkemizde sayısız kurumun büyüme yolculuğuna katkı sağlayan Şekerbank, önümüzdeki dönemde müşterilerimize değişen piyasa koşullarında katma değer sağlayan tam donanımlı çözümler sunarak tüm Türkiye genelindeki güçlü hizmet anlayışını daha da kuvvetlendirecek” dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/bubble-house-okul-kostum-dunyasi-hizmete-girdi-84771</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 16:26:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bubble House Okul Kostüm Dünyası Hizmete Girdi</h1>
                        <h2>İşletmeciliğini Gizem Cengizoğlu ve Özge Kök’ün üstlendiği Bubble House Okul Kostüm Dünyası, düzenlenen törenle, Karaağaç Konarlı’da hizmete girdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/bubble-house-okul-kostum-dunyasi-hizmete-girdi-1782566833.jpg">
                        <figcaption>Bubble House Okul Kostüm Dünyası Hizmete Girdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Arsuz Belediye Başkan Yardımısı Sedat Bektaşlı, ATSİAD Başkanı Mithat Ceritbinmez, ARİAD Başkanı Adnan Ağır, İşinsanı Cem Cengizoğlu ve iş insanlarının katıldığı törenle açılışı yapıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çocuk, yetişkin ve bebek kostümleri ile pelerin, aksesuar ve özel tasarım ürünlerinin üretildiği Bubble House Okul Kostüm Dünyası, okulları rengarenk kostümlerle şenlendirecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Açılış töreninde konuşan işletmenin ortakları Gizem Cengizoğlu ve Özge Kök, “İskenderun, Arsuz, çevre ilçe ve illerde tüm anasınıfları, kreşler, okullar, sahne gösteri grupları ve kostüme ihtiyaç duyulan tüm noktalarda kostüm ihtiyacını gidermeyi amaçlıyoruz” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Arsuz Belediye Başkan Yardımısı Sedat Bektaşlı, ATSİAD Başkanı Mithat Ceritbinmez, ARİAD Başkanı Adnan Ağır, “ Önemli bir yatırım yapmanızdan dolayı kutluyoruz. Özellikle okullara yönelik olmasını önemli. Bölgemize değer katacak bu güzel girişimin hayırlı olmasını temenni ediyor, girişimci kadınlarımıza &nbsp;iş hayatlarında başarılar, bol ve bereketli kazançlar diliyoruz“ şeklinde konuştular</span></span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/buca-da-kadinlar-lezzeti-meslege-donusturuyor-84770</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 16:26:01 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Buca da kadınlar lezzeti mesleğe dönüştürüyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/buca-da-kadinlar-lezzeti-meslege-donusturuyor-1782566761.jpg">
                        <figcaption>Buca da kadınlar lezzeti mesleğe dönüştürüyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Buca Belediyesi</strong><strong>’</strong><strong>nin Halk Eğitimi Merkezi iş birliğiyle düzenlediği aşçılık ve pastacılık kursları, kadınlara hem meslek kazandırıyor hem de sosyal yaşamın kapılarını aralıyor. </strong><strong> </strong></p>

<p>Buca Belediyesi ile Halk Eğitimi Merkezi iş birliğinde Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde düzenlenen aşçılık ve pastacılık kursları, Bucalı kadınlardan yoğun ilgi görüyor. Meslek edinmek, kendini geliştirmek ve üretime katılmak isteyen kadınlar, alanında uzman eğitmenler eşliğinde mutfak sanatlarının inceliklerini uygulamalı eğitimlerle öğreniyor.</p>

<p>Haftanın üç günü aşçılık, iki günü ise pastacılık eğitiminin verildiği kurslarda dersler saat 09.00’da başlayıp 14.30’a kadar devam ediyor. Profesyonel mutfak ortamında gerçekleştirilen eğitimlerde kursiyerler, temel tekniklerden ileri uygulamalara kadar kapsamlı bir eğitim sürecinden geçiyor.</p>

<h3>HEM MESLEK EDİNİYORLAR HEM SOSYALLEŞİYORLAR</h3>

<p>Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’ndeki mutfak atölyesi, kadınlar için yalnızca bir eğitim ortamı değil, aynı zamanda paylaşımın ve dayanışmanın güçlendiği bir buluşma noktası niteliği taşıyor. Kursiyerler, bir yandan meslek sahibi olma yolunda kendilerini geliştirirken, diğer yandan yeni arkadaşlıklar kurarak günlük yaşamın yoğun temposundan uzaklaşma fırsatı buluyor.</p>

<h3>YENİ MODÜLLER BAŞLIYOR</h3>

<p>Üç ay süren “<strong>Aşçı Çırağı</strong><strong>”</strong> eğitim programı 22 Temmuz 2026 tarihinde tamamlanacak. Programın ardından kurslar, “<strong>Türk Mutfağı</strong><strong>”</strong> ve “<strong>Aşçı Yardımcısı</strong><strong>”</strong> modülleriyle devam edecek. Modüler yapıda planlanan eğitimlerde her programın süresi ve içeriği, seçilen eğitim alanına göre farklılık gösterecek.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/yazin-en-sevilen-6-meyvesi-sagliga-da-katki-sagliyor-84769</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 16:25:33 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yazın en sevilen 6 meyvesi sağlığa da katkı sağlıyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/yazin-en-sevilen-6-meyvesi-sagliga-da-katki-sagliyor-1782566733.jpg">
                        <figcaption>Yazın en sevilen 6 meyvesi sağlığa da katkı sağlıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Yaz aylarının vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alan karpuz, kavun, kiraz, çilek, üzüm ve erik hem ferahlatıcı tatları hem de zengin besin içerikleriyle öne çıkıyor. Su oranı yüksek olan bu meyvelerin sıcak havalarda vücudun sıvı ihtiyacını desteklerken vitamin, mineral ve antioksidan içerikleri sayesinde genel sağlığa da katkı sağladığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, “Yaz meyvelerinden en yüksek faydayı sağlayabilmek için porsiyon kontrolüne dikkat edilmeli, mümkün olduğunca taze ve mevsiminde tüketilmeli. Özellikle ara öğünlerde tercih edilen meyveler, dengeli bir beslenme planının sağlıklı ve lezzetli bir parçası olabilir” dedi.</strong></p>

<p><strong> </strong>Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, 6 yaz meyvesinin genel sağlığa faydalarını sıraladı:</p>

<p><strong> Karpuzda ideal porsiyon: Üç parmak kalınlığında iki dilim </strong></p>

<p>Karpuz, yüzde 90’ı aşan su içeriğiyle yaz aylarında vücudun sıvı ihtiyacının karşılanmasına destek olurken, lifli yapısıyla sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlıyor. A, B6 ve C vitaminleri bakımından da zengin olan bu meyve, içerdiği potasyum ve magnezyum sayesinde kas kramplarının hafifletilmesine yardımcı olabiliyor. Karpuza kırmızı rengini veren güçlü antioksidan likopenin ise kalp damar hastalıkları, diyabet, kanser ve kemik erimesi gibi sağlık sorunlarına karşı koruyucu etkileri bulunuyor. Özellikle kabuğa yakın beyaz kısmında yoğunlaşan sitrülin ve arginin, kan basıncının dengelenmesine katkı sağlarken bağışıklık sistemini de destekliyor. Ancak karpuz ve kavun tüketirken hijyen kurallarını da göz ardı etmemek gerekiyor; meyveler kesilmeden önce yıkanarak kabuk yüzeyindeki bakterilerin bıçak aracılığıyla iç kısma taşınmasının önüne geçilebiliyor.<strong> </strong></p>

<p><strong>Kirazda ideal porsiyon: 13-15 adet iri boy</strong></p>

<p>Kavun; A, C, B ve K vitaminlerinin yanı sıra potasyum, magnezyum, manganez ve bakır gibi mineraller açısından da zengin bir meyve. Özellikle potasyum içeriği sayesinde kan basıncının dengelenmesine katkı sağlarken, ürik asidin vücuttan uzaklaştırılmasını destekleyerek gut ve eklem ağrılarının hafifletilmesine yardımcı olabiliyor. İçerdiği melatonin uyku kalitesini desteklerken, C vitamini yaşlanma karşıtı etki gösteriyor. Düşük glisemik indeksi nedeniyle diyabetli bireyler tarafından da kontrollü porsiyonlarda tüketilebilen kavun, yüksek lif içeriğiyle sindirim sistemini destekliyor. Ancak aşırı tüketimi ishale neden olabileceğinden özellikle kalp ve tansiyon hastalarının porsiyon kontrolüne dikkat etmesi gerekiyor.</p>

<p><strong>Çilekte ideal porsiyon: 7-8 iri veya 15 orta boy</strong></p>

<p>Çilek; C vitamini başta olmak üzere B grubu vitaminler, K ve E vitamini ile kalsiyum, demir, magnezyum ve bakır gibi mineraller açısından zengin bir meyve. İçeriğinde bulunan ellagik asit, antosiyanin, kuersetin ve kaempferol gibi güçlü antioksidanlar sayesinde kansere karşı koruyucu etki gösterebiliyor. Ayrıca LDL olarak bilinen kötü kolesterolün düşürülmesine ve kan şekerinin dengelenmesine katkı sağlayarak diyabet riskinin azaltılmasına yardımcı olabiliyor. Folat (B9 vitamini) içeriği ise yorgunluk ve halsizlik şikâyetlerinin hafifletilmesini destekliyor. Ancak çilek alerjik reaksiyonlara yol açabilen meyveler arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra pestisit kalıntılarını azaltmak için çileğin yıkandıktan sonra 5-10 dakika karbonatlı suda bekletilmesi, ardından yeniden durulanarak tüketilmesi öneriliyor.<strong> </strong></p>

<p><strong>Üzümde ideal porsiyon: 20 iri veya 25-30 küçük boy</strong></p>

<p>Üzüm; vitamin ve mineral içeriğinin yanı sıra antosiyanin, flavanol, fenolik asitler, kateşin ve resveratrol gibi güçlü antioksidan bileşikler açısından da zengin bir meyve. Özellikle siyah üzümde bulunan resveratrolün kalp ve damar sağlığını destekleyici etkileri birçok bilimsel çalışmada ortaya konuyor. Demir içeriği sayesinde kan yapımını destekleyen üzüm, içerdiği karotenoidlerle göz sağlığının korunmasına da katkı sağlıyor. Potasyum bakımından zengin olması nedeniyle kan basıncının dengelenmesine yardımcı olan üzüm, yüksek glisemik indeksi nedeniyle diyabetli bireyler tarafından kontrollü porsiyonlarda tüketilmeli.</p>

<p><strong>Kavunda ideal porsiyon: 3 parmak genişliği ve uzunluğunda 2 dilim</strong></p>

<p>Kavun; selenyum, beta karoten, C vitamini, lutein, kolin ve zeaksantin gibi antioksidan bileşenler sayesinde oksidatif stresin azaltılmasına ve serbest radikallerin vücuttan uzaklaştırılmasına yardımcı oluyor. Bu özelliğiyle bağışıklık sistemini desteklerken kansere karşı koruyucu etki de gösterebiliyor. C vitamini içeriği cilt sağlığına katkı sağlarken, beta karoten göz sağlığının korunmasına destek oluyor. Yüksek su ve lif içeriği sayesinde sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olan kavun, potasyum içeriğiyle de kan basıncının dengelenmesine katkı sağlıyor. Ancak yüksek glisemik indeksi nedeniyle diyabetli bireylerin tüketim miktarına dikkat etmesi, aşırı tüketimden kaçınması gerekiyor.</p>

<p><strong>Erikte ideal portsiyon: 9-10 adet</strong></p>

<p>Erik; yüksek C vitamini içeriğinin yanı sıra A ve K vitaminleri, B grubu vitaminler ile potasyum, kalsiyum, demir ve magnezyum gibi mineraller açısından da zengin bir meyve. İçerdiği C vitamini, beta karoten, lutein ve zeaksantin gibi antioksidanlar sayesinde bağışıklık sistemini desteklerken, demir emiliminin artmasına da katkı sağlıyor. K vitamini ve magnezyum kemik sağlığını desteklerken, A ve C vitaminleri kolajen üretimine katkıda bulunarak cildin daha sağlıklı görünmesine yardımcı oluyor. Beta karoten içeriğiyle göz sağlığını koruyan erik, yüksek lif içeriği sayesinde tokluk hissini artırıyor, sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlayarak kabızlığın önlenmesine destek oluyor. Düşük glisemik indeksi nedeniyle kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olan erik, diyabetli bireyler tarafından da kontrollü şekilde tüketilebiliyor.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/konya-nin-darulmulk-olusunun-929-yil-donumu-kutlandi-84768</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 16:25:01 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Konya nın Darülmülk Oluşunun 929. Yıl Dönümü Kutlandı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/konya-nin-darulmulk-olusunun-929-yil-donumu-kutlandi-1782566701.jpg">
                        <figcaption>Konya nın Darülmülk Oluşunun 929. Yıl Dönümü Kutlandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p data-asw-org-font-size="14"><strong>Konya Büyükşehir Belediyesi, Konya’nın Türkiye Selçuklu Devleti’ne başşehir oluşunun 929. Yılı etkinlikleri kapsamında Darülmülk Kutlamaları ve anma programı gerçekleştirdi. </strong></p>

<hr />
<p data-asw-org-font-size="14">Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından Konya’nın Türkiye Selçuklu Devleti’ne başşehir oluşunun 929. Yılı kapsamında Darülmülk Kutlamaları ve anma programı düzenlendi.</p>

<p data-asw-org-font-size="14">Selçuklu Sultanları’nın medfun bulunduğu Alaeddin Camii avlusunda düzenlenen programda konuşan Konya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ahmet Murat Koru, Konya'nın geçmişiyle bugünü, hikmetle irfanı, ilimle sanatı, devlet aklıyla gönül dilini oluşturan bir medeniyetin merkezi olduğunu belirtti.</p>

<p data-asw-org-font-size="14">Koru, Büyükşehir Belediyesi olarak bu aziz şehre hizmet ederken her zaman büyük sorumlulukla hareket etmeye gayret gösterdiklerini söyledi.</p>

<p data-asw-org-font-size="14">Şehrin tarihi merkezini ihya ederken ecdattan kalan eserleri yeniden ayağa kaldırdıklarını, Konya'nın kadim kimliğini geleceğe taşırken yalnızca binaları onarmayıp bir milletin hafızasını da diri tuttuklarını vurgulayan Koru, "Bizim görevimiz, Sultan Alaaddin'in, Kılıçarslan'ın, Mevlana'nın ve bu topraklara mührünü vuran nice gönül ve devlet insanının emanetini korumak, bu emaneti çocuklarımıza çok daha güçlü şekilde bırakmaktır" ifadelerini kullandı.</p>

<p data-asw-org-font-size="14">Koru, Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı (UCLG) Başkanlığına seçilen Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay'ın selamını katılımcılara ileterek, elde ettiği başarı dolayısıyla kendisini tebrik etti.</p>

<p data-asw-org-font-size="14"><strong>“KONYA'YI ANLATMAK ZAMANIN ÖTESİNE GEÇMEK DEMEKTİR”</strong></p>

<p data-asw-org-font-size="14">Konya Valisi İbrahim Akın, konuşmasına Konya'yı anlatmanın zamanın ötesine geçmek olduğunu ifade ederek başladı.</p>

<p data-asw-org-font-size="14">İnsanlığın yerleşik hayata, tarıma ve toplumsal yaşama geçtiği Çatalhöyük'te başlayan muhteşem hikayenin, asırlar sonra bir devlet nizamına dönüştüğünü ifade eden Akın, "1097 yılında Selçuklu Devleti'ne başşehir olan Konya, iki asrı aşkın bir süre bilimin, sanatın, mimarinin, ticaretin ve devlet yönetiminin de merkezi olmuştur" dedi.</p>

<p data-asw-org-font-size="14"><strong>VALİ AKIN, BAŞKAN ALTAY’I TEBRİK ETTİ</strong></p>

<p data-asw-org-font-size="14">Akın, Selçuklu'nun asil sembolü çift başlı kartalının Konya'nın ruhunu ve ülküsünü temsil ettiğini belirtti.</p>

<p data-asw-org-font-size="14">Bu kutlamaları geçmişten bugünle buluşan bir medeniyet şöleni olarak gördüğünü aktaran Akın, "Konya'mızın tarihi ve kültürel mirasını geleceğe taşıyan her başarı, şehrimizin uluslararası alandaki itibarını da güçlendirmektedir. Bu vesileyle Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı (UCLG) Başkanlığına seçilen Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Uğur İbrahim Altay'ı tebrik ediyor, bu önemli vazifenin şehrimize, ülkemize ve Dünya Belediyeler Birliğine hayırlı olmasını temenni ediyorum" diye konuştu.</p>

<p data-asw-org-font-size="14">Programa, Konya Hava Savunma ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Yusuf Diker, Konya İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Cemil Lütfü Özkul, Konya İl Emniyet Müdürü Necmettin Koç, Meram Kaymakamı Bayram Yılmaz, Karatay Kaymakamı Cengiz Ayhan, Selçuklu Belediyesi Başkan Vekili Ali İmran Arıtan, Kültür Turizm Müdür Yardımcısı İsmail Dığrak, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Şerife Didem Yurdal ve AK Parti İl Yönetim Kurulu Üyesi Galip Kavasoğlu katıldı.</p>

<p data-asw-org-font-size="14">Konuşmaların ardından Konya Büyükşehir Belediyesi Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu tarafından "Nevbe Merasimi" icra edildi. Program, tiyatro gösterisiyle sona erdi.</p>

<p data-asw-org-font-size="14"> </p>

<p data-asw-org-font-size="14"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/abdal-musa-sultani-anma-etkinlikleri-basladi-84767</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 16:24:32 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Abdal Musa Sultanı Anma Etkinlikleri başladı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/abdal-musa-sultani-anma-etkinlikleri-basladi-1782566672.jpg">
                        <figcaption>Abdal Musa Sultanı Anma Etkinlikleri başladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">Antalya Büyükşehir Belediyesi, Elmalı Belediyesi ve Tekke Köyü Abdal Musa Kültürünü Araştırma ve Yaşatma Derneği işbirliği ile düzenlenen 21. Uluslararası, 42. Ulusal Abdal Musa Sultan’ı Anma Etkinlikleri başladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">Birliğin, dirliğin, kardeşliğin ve hoşgörünün en önemli temsilcilerinden birisi olan, Türk Mutasavvıf Abdal Musa Sultan’ın manevi mirasını yaşatmak amacıyla düzenlenen anma etkinlikleri Türbe ziyaretleri ile başladı. Elmalı Tekke Köyü'nde gerçekleşen etkinliklerde deyişler ve ağıtlar okundu, semahlar dönüldü, oruçlar açılarak dualar edildi. Gün boyunca türbe çevresinden ayrılmayan Abdal Musa sevenleri aşıkların okuduğu mersiyelere eşlik ederek can kulağı ile dinledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">KERBELA ANILDI</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">Ozanların ve sanatçıların yer aldığı akşam konserlerinde ise Muharrem ve matem ayı nedeniyle mersiyeler ve deyişler okundu. Konser alanını dolduran ziyaretçiler Hz. Hüseyin ve Ehlibeyti anarak dualar etti. Akşam konserlerinde Rıza Aslandoğan, Özgün Doğan, Tekke Köyü Cem Sazendeleri, Nuri Kardeş, İlyas Şimşek- Süleyman Demir-Taner Bektaş, Ali Askerer-Adem Kepez-Yusuf Özüdoğru ve Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Korosu sahne aldı. Ozanların ve sanatçıların birbirinde güzel ezgileri, deyişleri ile birlikte ziyaretçiler duygu dolu bir akşam yaşadı. Konser sonunda Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür Şube Müdürü Orhan Ateş, sanatçılara teşekkür ederek çiçek takdim etti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">ETKİNLİKLER CUMARTESİ VE PAZAR GÜNÜ DE SÜRECEK</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">Üç gün sürecek anma etkinlikleri programı hakkında bilgi veren Tekke Köyü Abdal Musa Kültürünü Araştırma ve Yaşatma Derneği Başkanı Mehmet Özel, "Bu yıl da Büyükşehir Belediyemizin destekleri ile etkinliklerimizi gerçekleştiriyor, dolu dolu programlarla ziyaretçilerimizi ağırlıyoruz. Büyükşehir Belediyesi Başkanımız Vekilimiz Büşra Özdemir'e derneğimiz adına çok teşekkür ediyorum. Tüm Antalyalıları, Abdal Musa Sultan'ı sevenleri etkinliklerimize davet ediyorum" dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">Antalya Büyükşehir Belediyesi Muharrem ayı dolayısıyla etkinlik boyunca mobil aşevi ile ziyaretçilere aşure ikramında bulunacak.</span></span></p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/hatay-sorf-merkezi-yeni-yerleskesi-acildi-84766</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 17:41:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hatay Sörf Merkezi Yeni Yerleşkesi Açıldı</h1>
                        <h2>Hatay’ın Samandağ ilçesinde Hatay Sörf Merkezi'nin yeni yerleşkesi düzenlenen törenle açıldı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/hatay-sorf-merkezi-yeni-yerleskesi-acildi-1782484958.jpg">
                        <figcaption>Hatay Sörf Merkezi Yeni Yerleşkesi Açıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hatay Valiliği, Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı &nbsp;ve Ahbap Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen yeni yerleşkenin açılış törenine Vali Mustafa Masatlı, Ahbap Derneği Kurucusu Haluk Levent, DOĞAKA Genel Sekreteri Oğuz Alibekiroğlu, kamu kurumlarının temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, sporcular ve vatandaşlar katıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ahbap Derneği Kurucusu Haluk Levent, "Depremin ardından babalarını ve annelerini kaybetmiş birçok gençle konuştuk. Son 2 yılda sörfe inanılmaz bir ilginin oluştuğunu gördük. Valimizle yaptığımız görüşmelerin ardından Hatay Sörf Merkezi'nin yeni yerleşkesinin hayata geçirilmesi için destek verdik. Projenin önemli bir bölümünü Ahbap Derneği olarak üstlendik. Bugün bunun meyvelerini topluyoruz. Gençlerimiz milli takıma seçiliyor, uluslararası yarışmalara hazırlanıyor. Bundan dolayı çok mutlu ve gururluyuz" dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">2 BİN KİŞİ EĞİTİM ALDI</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hatay Valisi MUstafa Masatlı 6 Şubat depremlerinin ardından projenin Hatay'ın yeniden ayağa kalkma sürecine katkıda bulunduğunu söyledi. Masatlı, "Sörf merkezi 2023 yılından bu yana 2 binden fazla çocuk ve gence ücretsiz sörf, deniz güvenliği ve gençlik eğitimleri verdi. Burada yetişen sporcular Türkiye şampiyonlukları kazandı. 5 sporcumuz milli takıma seçildi. Milli sporcularımız 24 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında İrlanda'da düzenlenecek şampiyonada ülkemizi temsil edecek. Hatay'da deprem sonrası spor altyapısına 11 milyar lirayı aşkın yatırım yapıldı. Gençlerin sporla buluşmasını sağlayacak yeni tesisler hizmete alındı. Hatay Sörf Merkezi de kentin spor turizmine ve sosyal kalkınmasına önemli katkılar sunacak" diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kulüp Başkanı Gümüş ise sadece sörf yapmayı değil birlikte bir arada yaşamayı ve umudu güçlendirmeyi de öğrettiklerini kaydetti.</span></span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/eib-ihracatinda-mayis-ayinda-abd-ve-italya-ruzgari-esti-84765</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 17:41:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>EİB ihracatında mayıs ayında ABD ve İtalya rüzgârı esti</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/eib-ihracatinda-mayis-ayinda-abd-ve-italya-ruzgari-esti-1782484890.jpg">
                        <figcaption>EİB ihracatında mayıs ayında ABD ve İtalya rüzgârı esti</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ege İhracatçı Birlikleri’nin mayıs ayındaki ihracatında Amerika Birleşik Devletleri ve İtalya rüzgârı esti. ABD ve İtalya, mayıs ayındaki ihracat performanslarıyla Almanya’yı geçerek ilk iki sıraya isimlerini yazdırdılar.</p>

<p>Milli ve dini bayramlar nedeniyle ihracatçıların 6 iş günü daha az ihracat yüklemesi yaptıkları mayıs ayında Ege İhracatçı Birlikleri’nin ihracatı yüzde 5’lik kayıp yaşasa da Amerika Birleşik Devletleri’ne yapılan ihracat yüzde 19, İtalya’ya ihracat yüzde 42 artış gösterdi.</p>

<p>EİB’den ABD’ye yapılan ihracat yüzde 19’luk artışla 150 milyon dolardan 179 milyon dolara çıkarken, ABD bu performansıyla Almanya’yı geçti ve zirveye yerleşti.</p>

<p>Egeli ihracatçıların parlak başarıya imza attığı bir diğer ülke İtalya oldu. İtalya’ya ihracat yüzde 42’lik artışla 98 milyon dolardan 139 milyon dolara fırladı. İtalya bu başarısıyla Egeli ihracatçıların en çok ihracat yaptığı ikinci ülke konumuna yükseldi.</p>

<p><strong>Almanya, ilk kez üçüncü sıraya geriledi</strong></p>

<p>Uzun yıllardır zirvede görmeye alışık olduğumuz Almanya’ya ihracat mayıs ayında yüzde 17’lik kayıp yaşayarak 152 milyon dolardan 125,6 milyon dolara geriledi. Almanya EİB’den en çok ihracat yapılan ülkeler sıralamasında ilk kez üçüncü sıraya geriledi. Almanya, ocak – mayıs döneminde 730 milyon dolarlık ihracatla ilk sıradaki yerini korudu.</p>

<p>2026 yılında ocak – mayıs döneminde EİB’den en çok ihracat yapılan ikinci ülke 686 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri olurken, İtalya’ya yüzde 29’luk artışla 463 milyon dolardan 598 milyon dolara çıktı ve İtalya üçüncü sıradaki yerini sağlamlaştırdı.</p>

<p>Ege İhracatçı Birlikleri verilerine göre; mayıs ayında Egeli ihracatçıların en çok ihracat yaptığı 10 ülkede diğer ülkeler; İngiltere, İspanya, Hollanda, Fransa, Çin Halk Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu ve Yunanistan şeklinde sıralandı.</p>

<p>İngiltere’ye ihracat yüzde 20’lik artışla 81 milyon dolardan 97 milyon dolara ilerledi. İspanya’nın talebi yüzde 14’lük yükselişle 76,8 milyon dolardan 87,3 milyon dolara çıktı. Hollanda’ya ihracat yüzde 4’lük artışla 64,5 milyon dolara yükseldi. Fransa’ya ihracat yüzde 9’luk azalışla 64 milyon dolardan 58 milyon dolara geriledi. Ege İhracatçı Birlikleri’nin özel önem verdiği Çin pazarına ihracat yüzde 9’luk artışla 49 milyon dolar oldu. Ege İhracatçı Birlikleri Rusya’ya 45,6 milyon dolar, Yunanistan’a 40 milyon dolar ihracat yapma başarısı gösterdi.</p>

<p><strong>ABD ve İtalya en çok kimyevi ürünler talep etti</strong></p>

<p>Mayıs ayında Ege İhracatçı Birlikleri’nden ABD ve İtalya’ya en çok kimyevi ürünler ihraç edildi. ABD’ye kimyevi mamul ihracatı yüzde 343’lük rekor artışla 13 milyon dolardan 57,3 milyon dolara tırmandı.</p>

<p>Ege Bölgesi’nden ABD’ye ihracatta ikinci sırada Ege Tütün İhracatçıları Birliği yer aldı. ABD’ye tütün ve tütün mamulleri ihracatı yüzde 57’lik artışla 16,5 milyon dolardan 26 milyon dolara çıktı. Ege Maden İhracatçıları Birliği 20 milyon 265 bin dolarlık ihracatla üçüncü sıraya tutundu.</p>

<p>EİB, 2025 yılı mayıs ayında İtalya’ya 15 milyon dolarlık kimyevi ürünler ihraç etmişken, 2026 yılının mayıs ayında yüzde 218’lik sıçrayışla 48 milyon dolarlık kimyevi mamulleri İtalya’ya gönderdi.</p>

<p>Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, mayıs ayında İtalya’ya yüzde 80’lik artışla 26,5 milyon dolarlık demir ve demirdışı metal ürünleri ihraç etme başarısı gösterdi.</p>

<p>Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği ihracatta güçlü pazarlarından İtalya’ya 22,8 milyon dolarlık ihracatla İtalya’ya en çok ihracat yapan üçüncü sektör oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/turkiye-bisiklet-federasyonu-temmuz-ayi-takvimi-84764</link>
            <category>SPOR</category>
            <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 17:41:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye Bisiklet Federasyonu temmuz ayı takvimi</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/turkiye-bisiklet-federasyonu-temmuz-ayi-takvimi-1782484860.jpg">
                        <figcaption>Türkiye Bisiklet Federasyonu temmuz ayı takvimi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Haziran ayında Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı uluslararası organizasyonlar ve milli sporcuların Avrupa'da elde ettiği başarılı sonuçların ardından, Türkiye Bisiklet Federasyonu temmuz ayında Türkiye Şampiyonaları, Avrupa Şampiyonaları, Türkiye Kupası yarışları ve milli takım kamplarıyla bisiklet sezonunun en yoğun dönemlerinden birine giriyor.</p>

<p>Türkiye Bisiklet Federasyonu'nun Temmuz 2026 faaliyet takviminde; yol, dağ bisikleti, pist, BMX ve gran fondo olmak üzere 5 farklı disiplinde, Türkiye'de 12 şehir ve yurt dışında 5 ülkede gerçekleştirilecek toplam 22 yarış, şampiyona ve milli takım kampı yer alıyor.&nbsp;</p>

<p>Temmuz ayında Ankara, Artvin, Bartın, Erzincan, Hatay, Kahramanmaraş, Konya, Muğla, Nevşehir, Sakarya, Trabzon ve Zonguldak'ta düzenlenecek yarışlar, şampiyonalar ve milli takım kamplarıyla bisiklet heyecanı Türkiye'nin dört bir yanına yayılacak. Aynı dönemde milli sporcular, Almanya, Avusturya, İsviçre, Romanya ve Slovenya'da gerçekleştirilecek uluslararası organizasyonlarda ay-yıldızlı formayla Türkiye'yi temsil edecek. Faaliyet takviminde Dağ Bisikleti ve Pist Bisikleti Türkiye Şampiyonaları, Türkiye Kupası Yol Yarışları, Türkiye BMX Race Şampiyonası, Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası, Avrupa Dağ Bisikleti Şampiyonaları ile milli takım hazırlık ve gelişim kampları öne çıkıyor. Yurt içinde düzenlenecek organizasyonlar sporculara önemli rekabet ve gelişim fırsatları sunarken, milli takım da Avrupa'nın prestijli organizasyonlarında kürsü mücadelesi verecek.</p>

<p><strong>Avrupa'da Türk bisikleti rüzgârı esecek</strong></p>

<p><strong>Geleceğin yıldızları Slovenya'da pedal çevirecek</strong></p>

<p>4 Temmuz'da düzenlenecek Kids Tour of Slovenia, genç yol bisikletçilerini uluslararası arenada buluşturacak önemli organizasyonlardan biri olacak. Avrupa'nın önde gelen altyapı yarışlarından biri olarak kabul edilen organizasyon, genç sporcuların uluslararası deneyim kazanmaları ve gelişimlerini sürdürmeleri açısından büyük önem taşıyor.</p>

<p><strong>Milli Takımlar Avrupa arenasında</strong></p>

<p>7 Temmuz, Türk bisikleti için temmuz ayının en önemli uluslararası yarış günlerinden biri olacak. Milli sporcular, Almanya'nın Cottbus kentinde düzenlenecek Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası ile Avusturya'nın Graz kentinde gerçekleştirilecek Avrupa Junior Festivali kapsamında Dağ Bisikleti disiplininde Türkiye'yi temsil edecek. Temmuz ayı boyunca milli takım, Romanya'daki Yıldızlar Avrupa Dağ Bisikleti Şampiyonası ve İsviçre'deki Büyükler Avrupa Dağ Bisikleti Şampiyonası başta olmak üzere Avrupa'nın önemli organizasyonlarında mücadele edecek. Milli sporcular ayrıca Romanya'nın Brasov kentinde düzenlenecek Downhill Balkan Şampiyonası'nda da mücadele edecek. Yıldızlardan elit sporculara uzanan milli takım kadrosu, uluslararası deneyim kazanmanın yanı sıra kürsü hedefiyle pedal çevirecek.</p>

<p><strong>Sakarya'da BMX heyecanı yaşanacak</strong></p>

<p>4-5 Temmuz tarihlerinde Sakarya Ayçiçeği Bisiklet Vadisi, Türkiye BMX Race Şampiyonası'na ev sahipliği yapacak. Olimpik branşlar arasında yer alan BMX'te sezonun önemli organizasyonlarından biri olan şampiyona, elit ve genç sporcuları aynı start çizgisinde buluştururken, Türkiye'de BMX branşının gelişimine de katkı sağlayacak</p>

<p><strong>Konya'da geleceğin şampiyonları yetişiyor</strong></p>

<p>8-10 Temmuz tarihlerinde Konya Olimpik Velodromu'nda gerçekleştirilecek Pist Bisikleti Gelişim Kampı, genç sporcuların teknik, taktik ve performans gelişimine katkı sağlamanın yanı sıra milli takım altyapısının güçlendirilmesi açısından da önemli rol üstlenecek. Olimpik standartlardaki velodromda düzenlenecek kamp, geleceğin milli sporcularını uluslararası yarışlara hazırlayan önemli organizasyonlardan biri olacak.</p>

<p><strong>Türkiye Şampiyonaları heyecanı Nevşehir ve Konya'da yaşanacak</strong></p>

<p>16-17 Temmuz tarihlerinde Nevşehir'de Dağ Bisikleti Türkiye Şampiyonası, 28 Temmuz-1 Ağustos tarihleri arasında ise Konya Olimpik Velodromu'nda Pist Bisikleti Türkiye Şampiyonası düzenlenecek. Sezonun en prestijli ulusal organizasyonlarında Türkiye şampiyonları belirlenecek.</p>

<p><strong>Erzincan'dan Trabzon'a bisiklet heyecanı</strong></p>

<p>Temmuz ayında Erzincan'da Puanlı Türkiye Şampiyonası 4. Etap yarışları ve Ergan MTB Cup, Hatay ile Trabzon'da Türkiye Kupası Yol Yarışları, Zonguldak Gran Fondo, Muğla'da 15 Temmuz Şehitlerini Anma Bisiklet Yarışı ile Bartın, Kahramanmaraş ve Artvin'de düzenlenecek bölgesel dağ bisikleti etap yarışları, Türkiye'nin dört bir yanında bisiklet heyecanını yaşatacak.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Türkiye Bisiklet Federasyonu Temmuz 2026 Faaliyet Takvimi:</strong></p>

<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="3" style="width:708px">
	<thead>
		<tr>
			<td>
			<p><strong>Tarih</strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><strong>Disiplin</strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><strong>Organizasyon</strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><strong>Yer</strong></p>
			</td>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td>
			<p>3–5 Temmuz</p>
			</td>
			<td>
			<p>Yol Bisikleti</p>
			</td>
			<td>
			<p>Türkiye Kupası 6. Etap Puanlı Yol Yarışları</p>
			</td>
			<td>
			<p>Hatay</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p>3–5 Temmuz</p>
			</td>
			<td>
			<p>Dağ Bisikleti</p>
			</td>
			<td>
			<p>Puanlı Türkiye Şampiyonası 4. Etap</p>
			</td>
			<td>
			<p>Erzincan</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p>4 Temmuz</p>
			</td>
			<td>
			<p>Yol Bisikleti</p>
			</td>
			<td>
			<p>Kids Tour of Slovenia</p>
			</td>
			<td>
			<p>Slovenya</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p>4–5 Temmuz</p>
			</td>
			<td>
			<p>BMX</p>
			</td>
			<td>
			<p>Türkiye BMX Race Şampiyonası</p>
			</td>
			<td>
			<p>Sakarya</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p>4–5 Temmuz</p>
			</td>
			<td>
			<p>Dağ Bisikleti</p>
			</td>
			<td>
			<p>Ergan MTB Cup</p>
			</td>
			<td>
			<p>Erzincan</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p>7–11 Temmuz</p>
			</td>
			<td>
			<p>Dağ Bisikleti</p>
			</td>
			<td>
			<p>Avrupa Junior Festivali</p>
			</td>
			<td>
			<p>Avusturya / Graz</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p>7–12 Temmuz</p>
			</td>
			<td>
			<p>Pist Bisikleti</p>
			</td>
			<td>
			<p>Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası</p>
			</td>
			<td>
			<p>Cottbus / Almanya</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p>8–10 Temmuz</p>
			</td>
			<td>
			<p>Pist Bisikleti</p>
			</td>
			<td>
			<p>Gelişim Kampı</p>
			</td>
			<td>
			<p>Konya</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p>8–15 Temmuz</p>
			</td>
			<td>
			<p>Dağ Bisikleti</p>
			</td>
			<td>
			<p>Milli Takım Hazırlık Kampı (U13–U11)</p>
			</td>
			<td>
			<p>Ankara</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p>11–12 Temmuz</p>
			</td>
			<td>
			<p>Pist Bisikleti</p>
			</td>
			<td>
			<p>Puanlı Pist Bisikleti Kupası</p>
			</td>
			<td>
			<p>Konya</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p>13–21 Temmuz</p>
			</td>
			<td>
			<p>Dağ Bisikleti</p>
			</td>
			<td>
			<p>Milli Takım Hazırlık Kampı – Yıldızlar (Avrupa Şamp.)</p>
			</td>
			<td>
			<p>Muhtelif</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p>15 Temmuz</p>
			</td>
			<td>
			<p>Yol Bisikleti</p>
			</td>
			<td>
			<p>15 Temmuz Şehitlerini Anma Bisiklet Yarışı</p>
			</td>
			<td>
			<p>Muğla</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p>16–19 Temmuz</p>
			</td>
			<td>
			<p>Dağ Bisikleti</p>
			</td>
			<td>
			<p>Dağ Bisikleti Türkiye Şampiyonası (XCC–XCO–XCE)</p>
			</td>
			<td>
			<p>Nevşehir</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p>22–26 Temmuz</p>
			</td>
			<td>
			<p>Dağ Bisikleti</p>
			</td>
			<td>
			<p>Yıldızlar Avrupa Şampiyonası</p>
			</td>
			<td>
			<p>Romanya</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p>22–28 Temmuz</p>
			</td>
			<td>
			<p>Dağ Bisikleti</p>
			</td>
			<td>
			<p>Milli Takım Hazırlık Kampı – Genç-Elit (Avrupa Şamp.)</p>
			</td>
			<td>
			<p>Muhtelif</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p>24–25 Temmuz</p>
			</td>
			<td>
			<p>Dağ Bisikleti</p>
			</td>
			<td>
			<p>Downhill Balkan Şampiyonası</p>
			</td>
			<td>
			<p>Romanya / Brasov</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p>24–26 Temmuz</p>
			</td>
			<td>
			<p>Yol Bisikleti</p>
			</td>
			<td>
			<p>Türkiye Kupası 7. Etap Puanlı Yol Yarışları</p>
			</td>
			<td>
			<p>Trabzon</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p>25 Temmuz</p>
			</td>
			<td>
			<p>Dağ Bisikleti</p>
			</td>
			<td>
			<p>1. Bölge Etap 3 Yarışı – Yıldızlar</p>
			</td>
			<td>
			<p>Bartın</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p>25 Temmuz</p>
			</td>
			<td>
			<p>Dağ Bisikleti</p>
			</td>
			<td>
			<p>2. Bölge Etap 3 Yarışı – Yıldızlar</p>
			</td>
			<td>
			<p>Kahramanmaraş / Elbistan</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p>25 Temmuz</p>
			</td>
			<td>
			<p>Dağ Bisikleti</p>
			</td>
			<td>
			<p>3. Bölge Etap 3 Yarışı – Yıldızlar</p>
			</td>
			<td>
			<p>Artvin</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p>28 Temmuz – 1 Ağustos</p>
			</td>
			<td>
			<p>Pist Bisikleti</p>
			</td>
			<td>
			<p>Pist Bisikleti Türkiye Şampiyonası</p>
			</td>
			<td>
			<p>Konya</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p>29–31 Temmuz</p>
			</td>
			<td>
			<p>Dağ Bisikleti</p>
			</td>
			<td>
			<p>Büyükler Avrupa Şampiyonası (XCC–XCO–XCR)</p>
			</td>
			<td>
			<p>İsviçre</p>
			</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p>&nbsp;</p>

<p>Türkiye Bisiklet Federasyonu, temmuz ayında düzenlenecek organizasyonlarla bisiklet sporunun tabana yayılması, genç sporcuların gelişiminin desteklenmesi, ulusal yarış takviminin güçlendirilmesi ve Türkiye'nin uluslararası bisiklet organizasyonlarındaki konumunun daha da ileriye taşınması hedefi doğrultusunda faaliyetlerini sürdürüyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/sahillerde-dijital-devrim-84763</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 17:40:54 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sahillerde dijital devrim</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/sahillerde-dijital-devrim-1782484854.jpg">
                        <figcaption>Sahillerde dijital devrim</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından geliştirilen “Plaj Bilgi Sistemi” ile Kandıra’daki 6 mavi bayraklı plajın anlık yoğunluk oranı, hava ve deniz koşulları vatandaşların erişimine açıldı. Dünyada bir ilk olan sistem sayesinde tatilciler plaja gitmeden önce güncel verileri takip ederek planlama yapabilecek.</p>

<p><b>PLAJLARDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM</b></p>

<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, akıllı şehir vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği yeni uygulamayla Kandıra sahillerini dijital dönüşümle buluşturdu. Büyükşehir Belediyesi tarafından geliştirilen “Plaj Bilgi Sistemi” sayesinde; Bağırganlı, Miço Koyu Kadınlar Plajı, Kerpe, Kovanağzı, Paşaağzı ve Seyrek plajlarındaki anlık yoğunluk oranları vatandaşların erişimine açıldı.</p>

<p><b>PLAJA GİTMEDEN ÖNCE DURUM GÖRÜLEBİLECEK</b></p>

<p>Akillisehirkocaeli.com ve E-Kocaeli uygulaması üzerinden erişilebilen sistem sayesinde vatandaşlar plajlara gitmeden önce doluluk oranlarını, hava sıcaklığını, nem durumunu, deniz suyu sıcaklığını, dalga yüksekliğini ve rüzgâr hızını canlı olarak takip edebiliyor. Böylece tatilciler yoğunluk durumuna göre tercihlerini önceden belirleyebiliyor.</p>

<p><b>YOĞUNLUK BİLGİSİ DİJİTAL EKRANLARDA</b></p>

<p>Dünyada bir ilk olan sistem yalnızca web ve mobil uygulamalarla sınırlı kalmıyor. Kandıra güzergâhında bulunan değişken mesaj sistemleri (VMS) üzerinden de plajların anlık doluluk bilgileri vatandaşlarla paylaşılıyor. Sürücüler, sahil bölgesine ulaşmadan önce yoğunluk durumunu görerek rotalarını buna göre planlayabiliyor.</p>

<p><b>GÜVENLİ VE KONFORLU TATİL İÇİN</b></p>

<p>Plaj Bilgi Sistemi kapsamında vatandaşlara deniz yasağı bilgileri de anlık olarak aktarılıyor. Deniz ve hava koşullarına ilişkin güncel veriler sayesinde ziyaretçiler daha güvenli ve konforlu bir tatil deneyimi yaşayabiliyor.</p>

<p><b>AKILLI ŞEHİR VİZYONUNUN YENİ ADIMI</b></p>

<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından tamamen yerli imkânlarla geliştirilen sistem, veri modernizasyonu ve akıllı şehir uygulamalarının önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların yaşamını kolaylaştıran dijital hizmetleri kentin farklı noktalarında yaygınlaştırmayı sürdürüyor.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/yaz-tatilinde-dengeli-plan-onemli-84762</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 17:40:46 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yaz tatilinde dengeli plan önemli!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/yaz-tatilinde-dengeli-plan-onemli-1782484846.jpg">
                        <figcaption>Yaz tatilinde dengeli plan önemli!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Seren Doğantekin, çocuklarda can sıkıntısının her zaman olumsuz olmadığı, can sıkıntısının yalnızlıkla karıştırılmaması gerektiği ve yaz tatilinin dengeli bir planla geçirilmesinin önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong>Can sıkıntısı ile yalnızlık duygusu birbirinden ayrılmalı! </strong></p>

<p>Can sıkıntısının çocuk için tamamen olumsuz bir durum olmadığına işaret eden Klinik Psikolog Seren Doğantekin, “Hatta üretkenliği artırabilir.” dedi.</p>

<p>Ebeveynlerin çoğu zaman ‘çocuğumuzun canı evde çok sıkılıyor’ diye endişelendiğini hatırlatan Doğantekin, “Ancak burada önemli olan, çocuğun can sıkıntısını nasıl değerlendirdiğidir. Eğer çocuk bu süreçte legolarla oynuyor, hikâyeler üretiyor, oyun kuruyor ya da aileyle vakit geçiriyorsa bu durum gelişim açısından oldukça faydalıdır. Yani can sıkıntısı üretkenliğe dönüşüyorsa, bu olumsuz değil, destekleyici bir durumdur. Dikkat edilmesi gereken önemli nokta, can sıkıntısı ile yalnızlık duygusunun birbirinden ayrılmasıdır. Canı sıkılan çocuk bir şey üretmeye, oyun kurmaya veya bir etkinlik bulmaya yönelir. Ancak yalnızlık hissi yaşayan çocuk daha çok içine kapanır, odasına çekilir ve hiçbir aktiviteye yönelmez. Asıl izlenmesi gereken ayrım budur.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Hem eğlenceyi hem öğrenmeyi içeren esnek bir tatil planlanmalı! </strong></p>

<p>Yaz tatili sürecinde tamamen esnek ya da tamamen katı bir yaklaşımın doğru olmadığına dikkat çeken Seren Doğantekin, “Gün içerisinde belirli bir düzen olması gerekir. Hiç ders çalışılmayan bir tatil, okul başladığında motivasyon kaybına yol açabilir.” dedi.</p>

<p>Bu nedenle dengeli bir plan yapılmasını öneren Doğantekin, şunları söyledi:</p>

<p>“İlkokul ve ortaokul öğrencilerinde haftanın belirli günleri ders çalışmak, kitap okumak veya çalışma kâğıtları çözmek uygun olabilir. Ancak bu süreç yalnızca akademik çalışma olarak düşünülmemeli. Müze gezmek, belgesel izlemek gibi etkinlikler de öğrenmeyi destekler. Önümüzdeki yıl sınava hazırlanan öğrenciler için ise daha planlı bir program yapılabilir. Haftanın beş ya da altı günü ders çalışıp bir günü dinlenmeye ayrılabilir. Ancak bu plan, katı bir okul düzeni gibi değil; hem eğlenceyi hem öğrenmeyi içeren esnek bir yapı olmalıdır.”</p>

<p><strong>Çocuğun sosyal medyayı yalnızlık nedeniyle kullanması bir risk göstergesi!</strong></p>

<p>Ergenlik döneminde sosyal medya kullanımının kıyaslama davranışını artırabileceği uyarısında bulunan Seren Doğantekin, “Tatil paylaşımları üzerinden ‘o tatile gitti, ben gitmedim’ gibi düşünceler oluşabilir. Bu durum özgüven düşüklüğüne ve kaygıya yol açabilir. Bu noktada çocuklara sosyal medyada görülen her şeyin gerçek hayatı yansıtmadığı anlatılmalıdır.” dedi.</p>

<p>Uyku düzeninin de oldukça önemli olduğuna değinen Doğantekin, “Gece geç saatlere kadar ekran kullanımı, uyku ritmini bozabilir ve bu da duygu durum dalgalanmalarına yol açabilir. Çocuğun sosyal medyayı neden kullandığı da değerlendirilmeli. Eğer yalnızlık hissi nedeniyle sadece oradan sosyal iletişim kuruyorsa bu bir risk göstergesi olabilir. Ergenler için bir gruba ait olma ihtiyacı çok güçlüdür. Bu nedenle yaz tatilinde akran ilişkilerinin tamamen kesilmemesi önemlidir. Aksi halde yalnızlık ve ‘kimse beni anlamıyor’ düşüncesi gelişebilir.” açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Sorunlu bir durumun önemli işaretleri, sürecin iki haftadan uzun sürmesi ve sosyal çekilme! </strong></p>

<p>Ancak her yalnızlaşma durumunun bir problem olmadığını dile getiren Doğantekin, “Eğer çocuk aileyle iletişim kuruyor, sorumluluklarını yerine getiriyor ve sosyal yaşamını sürdürebiliyorsa bu durum gelişimsel olarak normal kabul edilebilir. Ergenlikte zaman zaman yalnız kalma isteği ve aileden uzaklaşma eğilimi görülebilir.” dedi.</p>

<p>Sorun olarak değerlendirilmesi gereken durumlara açıklık getiren Doğantekin, “Sürecin iki haftadan uzun sürmesi, çocuğun odasından hiç çıkmaması, uyku ve beslenme düzeninin bozulması, sosyal ilişkilerden tamamen çekilmesi ve ‘kimse beni anlamıyor’ gibi ifadelerin artması önemli işaretlerdir. Bu durumda profesyonel destek gerekebilir.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Aşırı serbestlik ya da aşırı planlılık yerine denge kurulmalı! </strong></p>

<p>Teknoloji ve yapay zekâ kullanımının da benzer şekilde değerlendirilmesi gerektiğini aktaran Seren Doğantekin, “Önemli olan kullanım biçimidir. Çocuk üretmek için mi kullanıyor, yoksa yalnızca tüketiyor mu? Yapay zekâ doğru kullanıldığında hikâye yazma, karakter oluşturma, dil öğrenme veya kodlama gibi alanlarda üretkenliği destekleyebilir. Ancak tamamen hazır bilgiye bağımlı bir kullanım doğru değildir.” dedi.</p>

<p>Yaz tatilinde ideal yaklaşımın dengeli, esnek ama belirli bir rutini olan bir program olduğunun altını çizen Doğantekin, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Aileyle kaliteli zaman geçirilmesi, akran ilişkilerinin sürdürülmesi, fiziksel aktivitelerin yapılması ve küçük sorumlulukların verilmesi önemlidir. Aşırı serbestlik ya da aşırı planlılık yerine denge kurulmalıdır.</p>

<p>Sonuç olarak, çocukların hem dinlenebileceği hem de gelişimini sürdürebileceği bir yaz tatili planı oluşturulmalı. Teknoloji kullanımında ise süre kadar içeriğe ve çocuğun yaşamındaki genel dengeye bakmak gerekir.”</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/yavru-tilki-ormanya-da-sifa-buluyor-84761</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 17:40:12 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yavru tilki Ormanya da şifa buluyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/yavru-tilki-ormanya-da-sifa-buluyor-1782484812.jpg">
                        <figcaption>Yavru tilki Ormanya da şifa buluyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Trafik kazası sonucu yaralandığı tespit edilen yavru tilki, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Ormanya’da hayata geçirilen “Kocaeli Yaban Hayatı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi”nde yeniden hayata tutundu. Ormanya’daki merkezde tedavi edilen yavru tilki, kısa sürede sağlığına kavuşma yolunda önemli bir mesafe kat etti.</p>

<p><b>UMUT DOLU YOLCULUK ORMANYA’DA BAŞLADI</b></p>

<p>Kocaeli’nin kırsal kesiminde vatandaşlar tarafından bitkin halde bulunan yavru tilki, vakit kaybedilmeden Ormanya Yaban Hayatı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi’ne ulaştırıldı. Uzman veteriner hekimler tarafından gerçekleştirilen muayene sonucunda yavru tilkini trafik kazası geçirdiği tespit edildi. </p>

<p><b>YAVRU TİLKİ KORUMA ALTINDA</b></p>

<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin doğaya ve yaban hayata verdiği önem doğrultusunda koruma altına aldığı yavru tilki, Ormanya’da tedavi ve rehabilitasyon sürecinde bulunuyor. Geldiğinde yaklaşık 930 gram ağırlığında olan yavru tilki, uygulanan tedavi ve beslenme desteği sayesinde bugün 1 kilo 500 grama ulaştı. Veteriner hekimler tarafından düzenli olarak takip edilen tilkinin genel sağlık durumunda her geçen gün olumlu gelişmeler kaydediliyor.</p>

<p><b>BAKIM SÜRECİ TİTİZLİKLE TAKİP EDİLİYOR</b></p>

<p>Ormanya’daki uzman ekipler, yavru tilkinin doğal yaşam becerilerini kaybetmemesi amacıyla bakım sürecini büyük bir hassasiyetle sürdürüyor. İnsan etkileşiminin minimum seviyede tutulduğu rehabilitasyon programı ile tilkinin doğaya döndüğünde yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesi hedefleniyor.</p>

<p><b>DOĞAYA DÖNÜŞ GÜNÜNÜ BEKLİYOR</b></p>

<p>Sağlık durumu her geçen gün daha iyiye giden yavru tilkinin, veteriner hekimlerin yapacağı değerlendirmelerin ardından yeterli olgunluğa ve sağlık seviyesine ulaştığında doğal yaşam alanına bırakılması planlanıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin yaban hayatını koruma çalışmalarının merkezi konumunda bulunan Ormanya’da bakım ve rehabilitasyon süreci devam eden yavru tilki, yeniden güç kazanarak doğaya dönüş gününü bekliyor.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/egitim-ve-teknoloji-profesyonellerini-bulusturan-tetz-2026-bakan-tekin-in-katilimiyla-basladi-84760</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 17:39:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Eğitim ve Teknoloji Profesyonellerini Buluşturan TETZ 2026, Bakan Tekin in Katılımıyla Başladı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/egitim-ve-teknoloji-profesyonellerini-bulusturan-tetz-2026-bakan-tekin-in-katilimiyla-basladi-1782484796.jpg">
                        <figcaption>Eğitim ve Teknoloji Profesyonellerini Buluşturan TETZ 2026, Bakan Tekin in Katılımıyla Başladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Millî Eğitim Bakanlığı himayesinde bu yıl yedincisi düzenlenen Türkiye Eğitim Teknolojileri Zirvesi ve Fuarı'nın (TETZ 2026) resmi açılışı, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in katılımıyla gerçekleştirildi.</p>

<p>Ana teması "Dijital Çağda İnsan Yetiştirmek: Barış Kültürü, Değerler, Kimlik ve Gelecek" olarak belirlenen zirve, uluslararası arenada tanınan çok sayıda prestijli ismi İstanbul'da ağırlıyor.</p>

<p><strong>“Teknolojiyi kucaklayalım ama evlatlarımızın ruhunu yazan kalem haline gelmesine rıza gösteremeyiz"</strong></p>

<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, yapay zekanın eğitimi yeniden şekillendirdiği bu dönemde, teknolojinin insan onuru ve milli değerler ekseninde yönetilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Teknolojinin artık sadece bir araç olmaktan çıkıp insanın algısını, hafızasını ve düşüncesini şekillendiren kültürel bir sürece dönüştüğünü belirten Bakan Tekin, şunları kaydetti:</p>

<p>“Çağın en ileri teknolojilerini cesaretle kucaklamalıyız. Fakat onların evladımızın ruhunu yazan kalem haline gelmesine rıza göstermemeliyiz. Bilmeliyiz ki bir milletin asıl kudreti sahip olduğu teknolojik imkanları elinde tutan nesillerin gönüllerindeki pusulada gizlidir. Bu anlayışla biz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adıyla öğretim programlarımızı geçtiğimiz yıl revize ettik. Bu kapsamda hazırladığımız her içeriği kendi medeniyet tasavvurumuzun sahip olduğu eğitim, kültür ve değerlerin içerisinde geçirmeye çaba sarf ettik. Evlatlarımızın dünyayla temasını daraltmak yerine o teması kendi kimlikleriyle kurabilecekleri bir zemin hazırlamaya çaba sarf&nbsp;ettik. Onlara karşılaştıkları her yeniliği tartabilecekleri bir ölçü, kendi sözlerini kurabilecekleri bir dil, değişen şartlar içinde yönlerini kaybetmeyecekleri sağlam bir şahsiyet kazandırmaya çaba sarf ettik.”</p>

<p>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin tam da bu amaca hizmet ettiğini hatırlatan Bakan Tekin, dijital dünyada çocukların veri mahremiyetini korumanın yerli ve milli bir altyapıyla mümkün olduğunu ve başta FATİH projesi olmak üzere ardından takip eden bütün yapay zeka uygulamalarında bu hassasiyetten hareket etmeye çaba sarf ettiklerini söyledi.&nbsp;</p>

<p><strong>"Türkiye son 22 yılda eğitim teknolojilerinde devrim niteliğinde işler yaptı"</strong></p>

<p>Türkiye’nin eğitim teknolojilerinde son 22 yılda kat ettiği mesafeyi ve elde edilen küresel başarıları verilerle paylaşan Bakan Tekin, şunları kaydetti:</p>

<p>"Türkiye, eğitim teknolojilerinde son 22 yılda devrim niteliğinde işler yaptı. Türkiye bu anlamda derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı gibi referanslar açısından da uluslararası göstergelerin üzerine çıkmış durumda.&nbsp;Bugün gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki bu tablonun arkasında çeyrek asra yayılan kesintisiz bir irade var. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde eğitimi bir devlet politikasının ötesinde bir dava olarak gördük ve bütçeden en büyük payı eğitime ayırdık. Bugün OECD ülkeleri arasında okullarına teknolojik altyapı sağlama bakımından en üst sıralardayız. Dünyanın pek çok ülkesi eğitimin devamını sağlamakta zorlanırken, Türkiye EBA başta olmak üzere kendi imkanlarıyla kurduğu dijital sistemler sayesinde 18 milyondan fazla öğrencisini kesintisiz şekilde öğretmeniyle buluşturdu. TIMSS 2023 sonuçları da bu ilerlemeyi açıkça ortaya koyuyor; 4. sınıf matematik alanında puanını en fazla yükselten ülke Türkiye oldu. Fen bilimlerinde ise tüm dünyada 4'üncü, OECD ülkeleri arasında 2'nci sıraya yükseldik."</p>

<p><strong>“Türkiye, yenilikçi yapay zeka politikalarıyla iddialı bir aktör”</strong></p>

<p><strong>Millî Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri (YEĞİTEK) Genel Müdürü Mustafa Canlı ise&nbsp;</strong>eğitim teknolojilerinin artık basit birer teknik destek aracı olmaktan çıkıp sınırları aşan devasa bir küresel pazara dönüştüğünü vurguladı.&nbsp;</p>

<p>Sektörün egemen oyuncularının dünya genelindeki sınıfları birer hedef pazar olarak gördüğünü belirten Canlı, yapay zekanın eğitim sistemine entegrasyonunda asıl başarının akademik yükselişle değil fırsat eşitsizliğini onarmak ve çocukları yakınlaştırmakla ölçülebileceğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Güçlü dijital altyapısı ve yenilikçi yapay zeka politikalarıyla iddialı bir aktör olan Türkiye, sadece teknoloji üretmenin ötesine geçerek küresel standartları belirlemeyi hedeflemektedir. Bugün burada sergilenen projeler, dünyaya model sunma kararlılığımızın en net kanıtıdır. Zirve boyunca konuşacağımız bütün bu teknolojiler ve içerikler de nihayetinde geleceğe yön verecek donanımlı, vizyon sahibi ve iyi insan yetiştirme gayemize hizmet ediyor<strong>.”</strong></p>

<p><strong>&nbsp;</strong>Resmi açılışın ardından ziyaretçiler, fuar stantlarını ve deneyim alanlarını inceledi. Açılış programı kapsamında ayrıca yeni medya sanatçısı Mert Onaran tarafından hazırlanan "Ortak Yarınlar” dijital açılış gösterisi de katılımcılara sunuldu. Yapay&nbsp;zeka, dijital sanat ve yeni medya teknolojilerini bir araya getiren bu özel performans; barış, insanlık ve ortak gelecek temalarını odak noktasına aldı.</p>

<p><strong>"Bakanlar Oturumu"nda 20'den fazla ülkenin eğitim bakanlıkları bir araya gelecek&nbsp;</strong></p>

<p>TETZ 2026 kapsamında, yapay zekanın eğitimi nasıl dönüştürdüğü ve insanlığın ortak geleceği için nasıl bir fırsata dönüştürülebileceği küresel ölçekte ele alınıyor.&nbsp;</p>

<p>Eğitim, teknoloji ve kamu politikalarının kesişimindeki en güncel gelişmeler masaya yatırılıyor.</p>

<p>Eğitim teknolojileri alanında Türkiye'nin vizyonunu küresel paydaşlarla buluşturmayı hedefleyen zirve kapsamında gerçekleştirilecek “Bakanlar Oturumu”nda, 20’den fazla ülkenin eğitim bakanlıklarını bir araya getirerek eğitim sistemlerine teknolojinin entegrasyonu konusunda stratejik fikir alışverişine zemin hazırlayacak.</p>

<p><strong>Küresel liderler,&nbsp;</strong><strong>akademisyenler, girişimciler ve teknoloji öncüleri<strong>&nbsp;İstanbul'da</strong></strong></p>

<p>27 ve 28 Haziran tarihlerinde devam edecek olan zirvede; Avrupa Konseyi'nin ilk Başkanı ve Belçika Başbakanı (2008–2009) Herman Van Rompuy, UNESCO Genel Direktörü (2009–2017) Irina Bokova, Kosta Rika Cumhurbaşkanı (1994–1998) ve Dünya Ekonomik Forumu CEO'su José María Figueres Olsen, Finlandiya Cumhurbaşkanı (2012–2024) Sauli Niinistö, Alibaba Avrupa Başkanı (2015–2020) James Hardy, Twitter Avrupa Başkan Yardımcısı (2012–2020) Bruce Daisley, Amazon Web Services Türkiye Kamu Sektörü Ülke Müdürü Levent Kanpolat, Yandex Türkiye Kamu İlişkileri Kıdemli Yöneticisi Serkan Çakır ve AçıkBeyin Kurucu Başkanı Prof. Dr. Sinan Canan gibi isimler konuşmacı olarak yer alıyor. Uluslararası kuruluşların temsilcileri, akademisyenler, girişimciler ve teknoloji öncüleri de görüşlerini katılımcılarla paylaşacak.</p>

<p>Küresel dönüşümü "Devletler Perspektifi", "Kurumlar Perspektifi" ve "Şirketler Perspektifi" olmak üzere üç farklı açıdan ele alacak olan zirvede 20'den fazla yabancı bakan, uluslararası karar vericiler, yatırımcılar ve dünya genelinden konuşmacılar bir araya geliyor.</p>

<p><strong>Eğitim teknolojilerinde küresel iş birliği platformu</strong></p>

<p>TETZ 2026, teorik tartışmaların ötesinde katılımcı firmalar için güçlü bir fuar deneyimi sunuyor. Sektör temsilcileri, ürün ve çözümlerini gerçek kullanım senaryoları içinde sergileme, uluslararası kamu temsilcileriyle doğrudan temas kurma ve yeni ihracat fırsatları geliştirme imkânı yakalayabilecek. Fikirlerin ürüne, ürünlerin küresel etkiye dönüştüğü bu ekosistem, Türkiye'yi eğitim teknolojilerinde bölgesel değil küresel bir merkez olarak konumlandırmayı hedefliyor.</p>

<p>Eğitimde dijital dönüşüm ve yeni nesil öğrenme modellerinin ötesine geçen zirve, teknolojinin dostluk ve küresel iş birliğini güçlendiren stratejik bir güç olduğunu gözler önüne sermeyi amaçlıyor.</p>

<p><strong>Fuar stantları ve interaktif alanlar ziyaretçilerini bekliyor</strong></p>

<p>Zirveyle eş zamanlı düzenlenen fuarda, yerli ve yabancı teknoloji firmaları stant açacak. Kuluçka merkezlerinde geliştirilen yenilikçi eğitim çözümleri yatırımcılarla&nbsp;buluşturulacak. Girişimcilik oturumları ve deneyim alanlarıyla katılımcılara etkileşimli bir ortam sağlanacak. Fuar alanının temel hedeflerinden biri, yerli ve millî eğitim teknolojisi şirketlerini uluslararası platformlarla buluşturmak ve girişimlerin küresel pazara açılımını desteklemek olarak belirlendi.</p>

<p>Ziyaretçilere çok sayıda oturum, workshop ve sürpriz etkinliklerle eşsiz bir deneyim sunan TETZ 2026 kapsamında, interaktif alanlar da sektöre yön verecek. Etkinlik süresince kurulacak olan Açık Sahne, Çocuk Dijital Deneyim Alanı, İnteraktif Öğrenme Sınıfı ve Kuluçka Merkezi gibi özel alanlar, üç gün boyunca teknoloji ve eğitim meraklılarının ziyaretine açık olacak.</p>

<p>Millî Eğitim Bakanlığı'nın öncülüğünde hayata geçen TETZ 2026, yapay zekayı merkezine alan uluslararası bir eğitim teknolojileri etkinliği olarak Türkiye'nin bu alandaki kararlılığını ve küresel vizyonunu güçlü biçimde yansıtmayı hedefliyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/turkiye-bankalar-birligi-yonetim-kurulu-bakan-murat-kurum-ile-bir-araya-geldi-84759</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 17:39:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu, Bakan Murat Kurum ile bir araya geldi</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/turkiye-bankalar-birligi-yonetim-kurulu-bakan-murat-kurum-ile-bir-araya-geldi-1782484783.jpg">
                        <figcaption>Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu, Bakan Murat Kurum ile bir araya geldi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu, Başkan Alpaslan Çakar başkanlığında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile bir araya geldi. Toplantı, restorasyon çalışmaları tamamlandığında Türkiye Bankalar Birliği'nin yeni merkez binası olacak tarihi Ahmet Ratıp Paşa Köşkü’nde gerçekleştirildi.</p>

<p>Toplantıda, sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar ile ülkemizin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek 31’inci Taraflar Konferansı (COP31) hazırlık süreci değerlendirildi. Finans sektörünün yeşil dönüşüm sürecindeki rolü, sürdürülebilir finansman uygulamaları ve iklim odaklı risklerin yönetimi konularında da değerlendirmelerde bulunuldu.&nbsp;</p>

<p>TBB Yönetim Kurulu Başkanı Alpaslan Çakar, toplantıya ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Bankacılık sektörü olarak sürdürülebilirlik gündemini stratejik önceliklerimiz arasında konumlandırıyoruz. İklim değişikliğiyle mücadele ve düşük karbon ekonomisine geçiş sürecinde finans sektörüne önemli sorumluluklar düşüyor. Bu çerçevede, tüm paydaşlarımızla yakın iş birliği içinde çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.</p>

<p>Çakar, COP31 sürecinin küresel ölçekte iklim politikalarının şekillenmesi açısından önemli bir platform olduğunu belirterek, sürecin ülkemizin yeşil dönüşüm vizyonunun uluslararası alanda daha görünür hale gelmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Sürdürülebilir finansmanın yeşil dönüşümün temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Çakar, iklim hedeflerine ulaşılmasında bankacılık sektörünün önemli bir rol üstlendiğini vurgulayarak, Türk bankacılık sektörünün COP31 sürecinde de aktif rol almaya devam edeceğini söyledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/masmek-kursiyerleri-yil-boyunca-ogrendiklerini-sahneye-tasidi-84758</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 17:39:31 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>MASMEK Kursiyerleri Yıl Boyunca Öğrendiklerini Sahneye Taşıdı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/masmek-kursiyerleri-yil-boyunca-ogrendiklerini-sahneye-tasidi-1782484771.jpg">
                        <figcaption>MASMEK Kursiyerleri Yıl Boyunca Öğrendiklerini Sahneye Taşıdı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Manisa Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları (MASMEK) tarafından düzenlenen yıl sonu gösterisi, Atatürk Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirildi. Yıl boyunca farklı branşlarda eğitim alan kursiyerler, hazırladıkları performanslarla sahneye çıkarak emeklerinin karşılığını izleyicilerle buluşturdu.</p>

<p>Programa, Manisa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Ural Sevener, Halk Eğitim Şube Müdürü Serap Gücüyen ile Kültür ve Sanat Şube Müdürü Okan Gündüz de katıldı. Kursiyerlerin aileleri ve çok sayıda vatandaşın ilgi gösterdiği etkinlikte, salonu dolduran izleyiciler gösterileri beğeniyle takip etti.</p>

<p>MASMEK bünyesinde eğitim alan kursiyerler, yıl boyunca kazandıkları bilgi ve becerileri sahneye yansıttı. Halk oyunları gösterisiyle başlayan program, piyano, keman, bağlama, ut, gitar ve ritim dinletileriyle devam etti. Bireysel ve toplu performanslar izleyicilerden uzun süre alkış alırken, Türk halk müziğinin sevilen eserlerinden klasik müzik repertuvarına uzanan seçkin eserler geceye renk kattı. Vatandaşlar da zaman zaman türkülere eşlik ederek programa ortak oldu.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/altin-karinca-odullu-84757</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 17:39:21 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Altın Karınca Ödüllü</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/altin-karinca-odullu-1782484761.jpg">
                        <figcaption>Altın Karınca Ödüllü</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Altın Karınca ödüllü Klasik Pazar konserleri, 2026 yaz sezonunda dünyaca ünlü sanatçıların katılımıyla Nevmekân Sahil’de yeniden müzikseverleri ağırlayacak.</p>

<p>Üsküdar Belediyesi’nin kültür ve sanatı herkes için erişilebilir kılma anlayışıyla hayata geçirdiği ve kısa sürede kentin önemli kültür-sanat etkinliklerinden biri haline gelen Klasik Pazar konserleri, yeni sezonunda da zengin programıyla sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.</p>

<p>İlk kez 2024 yılında “Sandalyeni Kap Gel” konseptiyle başlatılan proje, klasik müziği salonların dışına taşıyarak Boğaz’ın eşsiz atmosferinde binlerce vatandaşı ücretsiz konserlerle buluşturdu. Nevmekân Sahil’in tarihi bahçesinde düzenlenen konserler, her yaştan sanatseverin yoğun ilgisiyle karşılandı. Cihat Aşkın, Serhan Bali, Murat Cem Orhan, Yalçın Tura, Teyfik Rodos ve Erdem Sökmen, Hasan Metan gibi birbirinden değerli sanatçılar ve topluluklar, Üsküdarlılarla aynı sahnede buluşarak klasik müziğin seçkin eserlerini seslendirdi.</p>

<p>Klasik Pazar, yalnızca konserlerden oluşan bir etkinlik serisi olmanın ötesine geçerek, klasik müziğin toplumun her kesimine ulaşmasını hedefleyen örnek bir kültür projesine dönüştü. Ücretsiz olarak gerçekleştirilen konserler sayesinde vatandaşlar, açık havada nitelikli sanat etkinliklerine erişme imkânı bulurken, Üsküdar’ın kültür yaşamı da önemli ölçüde zenginleşti.</p>

<p>2025 sezonunda da artan ilgiyle devam eden Klasik Pazar konserleri, farklı müzik disiplinlerinden seçkin sanatçıları ağırlamayı sürdürdü. Cihat Aşkın, Ensemble Orient Occident İstanbul, Adalar Quartet, Iraz Yıldız Murat Cem Orhan ve Sercan Halili gibi isimlerin sahne aldığı konserler, binlerce sanatseveri Nevmekân Sahil’de buluşturdu. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikler, Üsküdar’ın kültür-sanat alanındaki güçlü vizyonunu bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p>Klasik Pazar projesi, kültür ve sanat alanına sunduğu katkılar sayesinde 2024 yılında düzenlenen Altın Karınca Ödülleri’nde kültür-sanat kategorisinde ödüle layık görüldü. Proje, sanatı geniş kitlelere ulaştıran yapısı, sosyal yaşamı güçlendiren yaklaşımı ve kamusal alanda kültürel etkileşimi artıran niteliğiyle örnek gösterilen çalışmalar arasında yer aldı.</p>

<p>Başarıyla sürdürülen konser serisi, 2026 yılında da dünya çapında tanınan sanatçıları sanatseverlerle buluşturacak zengin programıyla devam edecek. Sezon, uluslararası alanda Türkiye’nin en önemli sanat elçilerinden, dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say konseriyle açılacak.</p>

<p>Eserleri dünyanın önde gelen konser salonlarında seslendirilen, uluslararası ödülleri ve özgün besteleriyle klasik müziğin en saygın isimleri arasında yer alan Fazıl Say, 28 Haziran’da Nevmekân Sahil’de Üsküdarlılarla buluşacak. 12 Temmuz’da Klasik Pazar sahnesinde Serhan Bali ve Burcu Hancı, soprano Cansu Özel, tenor Emre Parlar ve piyanist Fügen Yiğitgil ile birlikte operanın seçkin eserlerini sanatseverlerle buluşturacak.</p>

<p>26 Temmuz’da ise Türkiye’nin önde gelen yenilikçi çok sesli koro topluluklarından Chromas, Klasik Pazar sahnesinde sanatseverlerle buluşacak. Koro şefi Başak Doğan tarafından 2015 yılında kurulan topluluk, çok sesli müziğe getirdiği özgün yorumuyla izleyicilere unutulmaz bir konser deneyimi sunacak.</p>

<p>9 Ağustos’ta dünya müziğinin önemli isimlerinden Burhan Öçal, Murat Süngü, Uraz Kıvaner ve Savaş Özkök’ten oluşan quartet ekibiyle sahne alacak.23 Ağustos’ta Murat Cem Orhan ve Merve Engin, “Maskelerin Şakası” başlıklı Commedia dell’Arte ve opera buffa temalı özel performanslarını izleyiciyle buluşturacak.</p>

<p>Sezon, 6 Eylül’de keman virtüözü Cihat Aşkın’ın “Aşkın Tangosu” konseriyle devam edecek. Şef Oğuzhan Balcı yönetimindeki Avrasya Oda Orkestrası’na solist Teyfik Rodos eşlik edecek.</p>

<p>Üsküdar Belediyesi, Klasik Pazar konserleriyle kültür ve sanatı toplumun her kesimine ulaştırmayı, kamusal alanları sanatla buluşturmayı ve kentin kültürel yaşamına değer katmayı sürdürüyor. Her yıl artan ilgiyle büyüyen ve Altın Karınca Ödülü ile taçlanan konser serisi, Üsküdar’ı yaz aylarında klasik müziğin en önemli açık hava buluşma noktalarından biri haline getirmeye devam ediyor.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/baskan-sandikci-ogrencilerin-karne-sevincini-paylasti-84756</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 17:38:54 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Başkan Sandıkçı Öğrencilerin Karne Sevincini Paylaştı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/baskan-sandikci-ogrencilerin-karne-sevincini-paylasti-1782484734.jpg">
                        <figcaption>Başkan Sandıkçı Öğrencilerin Karne Sevincini Paylaştı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:107%">Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Canik Başalan İlkokulu öğrencilerinin karne sevincine ortak oldu. </span></span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Canik Başalan İlkokulu'nda gerçekleştirilen karne töreninde öğrencilerle bir araya geldi. Öğrencilerin karne sevincini paylaşan Başkan İbrahim Sandıkçı, öğrencilerle yakından ilgilenerek onları başarılarından dolayı tebrik etti. Renkli görüntülere sahne olan karne töreninde öğrencilerin Başkan İbrahim Sandıkçı'ya heyecanla karnelerini gösterdiği ve hatıra fotoğrafı çektirdiği anlar ise yüzleri gülümsetti. Eğitim yolculuğunun her aşamasında öğrencilerin yanında olmayı sürdürdüklerini ifade eden Başkan Sandıkçı, "Karne heyecanı yaşayan tüm öğrencilerimizi canıgönülden tebrik ediyor, çocuklarımız için gecesini gündüze katan öğretmenlerimize ve ailelerimize teşekkür ediyorum" dedi. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:107%">Bilim ve Teknoloji Dolu Tatil </span></span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü'nde yaz tatili döneminde öğrencileri deney ve gözlem etkinliklerinin yer aldığı atölye çalışmalarıyla bir araya getirmeye devam edeceklerini kaydeden Başkan Sandıkçı, "Yaz tatili döneminde öğrencilerimizi bilim ve teknoloji etkinlikleriyle buluşturmayı sürdüreceğiz. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsümüzde gerçekleştireceğimiz atölye çalışmalarıyla çocuklarımızla bilim ve teknoloji yolculuğunda tatil sevincini paylaşacağız. Keşif alanlarımızda düzenleyeceğimiz birçok aktivite eşliğinde gençlerimizin ve çocuklarımızın eğlenirken yeni bilgiler öğrendiği bir tatil sürecini geride bırakmalarına katkı sunacağız. Ailelerimizin katılımıyla gerçekleştireceğimiz etkinliklerimizin yanı sıra ayrıca 'Hayallerine Sınır Yok' ve 'Enerji Avcıları' projelerimizle de gençlerimizle buluşacağız" şeklinde ifade etti. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:107%">Gelenek Devam Ediyor </span></span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Yaz tatili döneminde "Haydi Güle Oynaya Camiye Gel" projesiyle camilerin çocukların sesleriyle şenleneceğine değinen Başkan Sandıkçı, "Bu yaz tatili döneminde de çocuklarımızla, gençlerimizle ve ailelerimizde camilerimizin manevi atmosferinde bir araya gelmeyi sürdüreceğiz. Camilerimiz çocuklarımızın ve gençlerimizin sesleriyle dolacak, onların neşeleriyle şenlenecek. ‘Haydi Güle Oynaya Camiye Gel’ projemizin başvuruları devam ediyor. Çocuklarımızı ve gençlerimizi birbirinden özel hediyelerle buluşturacağımız projemizde 7'den 70'e hep birlikte unutulmaz anlara ortak olacağız" diye konuştu.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Karne törenine ayrıca Canik Kaymakamı Şeref Aydın, Canik İlçe Milli Eğitim Müdürü Zahit Köseoğlu, protokol üyeleri, öğretmenler ve aileler de katıldı. Tören, Canik Belediyesi’nin Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü tarafından gerçekleştirilen bilim gösterilerinin ardından son buldu. </span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/atlas-universitesi-dunyada-7-nci-oldu-84755</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 17:38:48 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Atlas Üniversitesi dünyada 7 nci oldu</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/atlas-universitesi-dunyada-7-nci-oldu-1782484728.jpg">
                        <figcaption>Atlas Üniversitesi dünyada 7 nci oldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Atlas Üniversitesi, Times Higher Education Impact Rankings 2026 sonuçlarına göre “Erişilebilir ve Temiz Enerji” kategorisinde dünyanın 7’nci, Türkiye’nin 2’nci ve vakıf üniversiteleri arasında 1’inci sırada yer alarak sürdürülebilirlik alanındaki başarısını uluslararası düzeyde bir kez daha kanıtladı. Atlas Üniversitesi, “Sağlıklı ve Kaliteli Yaşam” kategorisinde ise dünya sıralamasında 96’ncı sırada yer aldı. </span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Times Higher Education Impact Rankings 2026’da Atlas Üniversitesi Başarısı</span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Atlas Üniversitesi, dünyanın en saygın yükseköğretim derecelendirme kuruluşlarından biri olan Times Higher Education (THE) tarafından açıklanan Impact Rankings 2026 sonuçlarında önemli başarılara imza attı. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) doğrultusunda üniversitelerin toplumsal etkilerini değerlendiren sıralamada Atlas Üniversitesi, birçok kategoride uluslararası ölçekte güçlü bir performans sergiledi.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Atlas Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Sınağ, bu önemli başarıyı şöyle değerlendirdi:</span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">“THE Sustainability Impact Ratings 2026 sonuçlarında Erişilebilir ve Temiz Enerji (SDG 7) alanında dünyada 7’nci, Türkiye’de 2’nci ve vakıf üniversiteleri arasında 1’inci sırada yer almamız, sürdürülebilirliği yalnızca bir hedef değil, eğitimden araştırmaya, kampüs yaşamından toplumsal katkıya kadar tüm süreçlerimize yön veren temel bir değer olarak benimsediğimizin uluslararası bir göstergesidir.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Atlas Üniversitesi olarak, geleceğin dünyasını şekillendirecek bireyleri yetiştirirken çevresel sorumluluğu, yenilikçi teknolojileri ve sürdürülebilir kalkınma anlayışını eğitim ve araştırma ekosistemimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bu önemli başarı, akademisyenlerimizin, öğrencilerimizin ve tüm çalışma arkadaşlarımızın ortak emeğinin sonucudur.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Bilimsel üretimimizi toplum yararına dönüştürmeye, sürdürülebilir kalkınma amaçlarına katkı sunan projeler geliştirmeye ve ülkemizi uluslararası platformlarda en güçlü şekilde temsil etmeye kararlılıkla devam edeceğiz.”</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Vakıf üniversiteleri arasında 5’inci sırada</span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Üniversite, genel sıralamada dünya genelinde 401-600 bandında yer alırken, Türkiye’de 21’inci ve vakıf üniversiteleri arasında 5’inci sıraya yükseldi.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Erişilebilir ve Temiz Enerji alanında dünyanın ilk 10 üniversitesi arasında </span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Atlas Üniversitesi’nin en dikkat çekici başarısı, Birleşmiş Milletler’in 7’nci Sürdürülebilir Kalkınma Amacı olan “Erişilebilir ve Temiz Enerji” kategorisinde elde edildi.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Bu alanda Atlas Üniversitesi;</span></span></span></b></span></span></span></p>

<ul>
	<li style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Dünyada 7’nci, </span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Türkiye’de 2’nci, </span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Vakıf üniversiteleri arasında 1’inci sırada yer aldı. </span></span></span></span></span></span></span></li>
</ul>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Bu sonuç, üniversitenin enerji verimliliği, sürdürülebilir kampüs uygulamaları, çevre dostu projeler ve temiz enerjiye yönelik akademik çalışmalarıyla küresel ölçekte öne çıktığını ortaya koyuyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Sağlıklı ve Kaliteli Yaşam kategorisinde Türkiye’nin en başarılı üniversiteleri arasında</span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Atlas Üniversitesi, “Sağlıklı ve Kaliteli Yaşam” kategorisinde dünya sıralamasında 96’ncı sırada yer alırken, Türkiye genelinde 2’nci sıraya yükseldi.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Sağlık bilimleri, araştırma faaliyetleri, topluma yönelik sağlık projeleri ve sağlık alanındaki akademik katkılarıyla öne çıkan üniversite, bu alanda da uluslararası başarı elde etti.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Atlas Üniversitesi, aşağıdaki kategorilerde de önemli bir ilerleme katetti:</span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Yoksulluğa Son</span></span></span></b></span></span></span></p>

<ul>
	<li style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Dünya: 201-300 </span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Türkiye: 10 </span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Vakıf Üniversiteleri: 2</span></span></span></span></span></span></span></li>
</ul>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Temiz Su ve Sanitasyon</span></span></span></b></span></span></span></p>

<ul>
	<li style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Dünya: 201-300 </span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Türkiye: 13 </span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Vakıf Üniversiteleri: 2 </span></span></span></span></span></span></span></li>
</ul>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Nitelikli Eğitim</span></span></span></b></span></span></span></p>

<ul>
	<li style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Dünya: 301-400 </span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Türkiye: 24 </span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Vakıf Üniversiteleri: 8 </span></span></span></span></span></span></span></li>
</ul>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Cinsiyet Eşitliği</span></span></span></b></span></span></span></p>

<ul>
	<li style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Dünya: 201-300 </span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Türkiye: 14 </span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Vakıf Üniversiteleri: 7 </span></span></span></span></span></span></span></li>
</ul>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Eşitsizliklerin Azaltılması</span></span></span></b></span></span></span></p>

<ul>
	<li style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Dünya: 201-300 </span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Türkiye: 14 </span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Vakıf Üniversiteleri: 3 </span></span></span></span></span></span></span></li>
</ul>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı</span></span></span></b></span></span></span></p>

<ul>
	<li style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Dünya: 401-600 </span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Türkiye: 32 </span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Vakıf Üniversiteleri: 5 </span></span></span></span></span></span></span></li>
</ul>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Amaçlar İçin Ortaklıklar</span></span></span></b></span></span></span></p>

<ul>
	<li style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Dünya: 801-1000 </span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Türkiye: 36 </span></span></span></span></span></span></span></li>
	<li style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="tab-stops:list 36.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Vakıf Üniversiteleri: 12 </span></span></span></span></span></span></span></li>
</ul>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Atlas Üniversitesi sürdürülebilir bir gelecek için çalışmaya devam ediyor</span></span></span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Times Higher Education Impact Rankings 2026 sonuçları, Atlas Üniversitesi’nin eğitim, araştırma ve toplumsal katkı alanlarında sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik çalışmalarının uluslararası düzeyde karşılık bulduğunu gösteriyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Özellikle erişilebilir ve temiz enerji alanında dünyanın ilk 10 üniversitesi arasında yer alan Atlas Üniversitesi, sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımıyla hem Türkiye’de hem de küresel ölçekte etkisini artırmaya devam ediyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"> </p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/genc-girisimciler-kosgeb-destegi-icin-sunum-yapti-84754</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 08:49:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Genç Girişimciler KOSGEB Desteği İçin Sunum Yaptı</h1>
                        <h2>Hatay’da ki genç girişimciler KOSGEB desteği için sunum yaptı. Sunumu izleyen Hatay KOSGEB İl Müdürü Mustafa Öztaş, yıl içerisinde esnaf, Kobi ve genç girişimcilere yönelik projelerde bilgilendirme toplantıları yaptıklarını ifade etti.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/genc-girisimciler-kosgeb-destegi-icin-sunum-yapti-1782453009.jpg">
                        <figcaption>Genç Girişimciler KOSGEB Desteği İçin Sunum Yaptı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">KOSGEB imkanlarından daha büyük bir kitlenin faydalanmasını sağlamak için &nbsp;mücadele içerisinde olduklarını kaydeden , KISGEB Bölge Müdürü Mustafa Öztaş’a özellikle Kobiler ile genç girişimcilere cesaretlerinden dolayı teşekkür etti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hatay KOSGEB Müdürlüğü Girişimcilik İş Geliştirme jüri değerlendirilmesi İskenderun Teknik Üniversitesi Yetenek Vadisinde gerçekleştirildi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Jüri başkanlığını KOSGEB Hatay İl Müdürü Mustafa Öztaş’ın yaptığı Girişimcilik İş Geliştirme jüri değerlendirilmesinde, onlarca girişimci sunumlar yaparak projelerine destek alabilmek için çaba sarfetti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Jüri üyeliklerini Hatay Rıza Evrim KOSGEB Küresel Rekabet Müdürü Gül Elçim Polat, TOBB Kadın Girişimciler Başkanı Yeşim Uğutmen ve İskenderun Teknik Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr.&nbsp; İsa Kılıç’ın yaptığı Girişimcilik İş Geliştirme jüri değerlendirme toplantısında projelerini anlatan girişimciler destek almaya hak kazandı.</span></span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/emir-can-igrek-fiyakali-albumunu-yayinladi-84753</link>
            <category>MAGAZİN</category>
            <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 08:49:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Emir Can İğrek Fiyakalı albümünü yayınladı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/emir-can-igrek-fiyakali-albumunu-yayinladi-1782452956.jpg">
                        <figcaption>Emir Can İğrek Fiyakalı albümünü yayınladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Pop müziğin hikaye anlatıcısı Emir Can İğrek, tamamının sözü ve müziği kendisine ait 14 şarkıdan oluşan üçüncü stüdyo albümü “Fiyakalı”yı yayınladı. Aynı adlı filmle başlayan projede; Teoman, Dedublüman, Hüsnü Şenlendirici, M Lisa ve Tuana da sürpriz düetleriyle yer alıyor.</strong></p>

<p>Türk müziğinin başarılı isimlerinden Emir Can İğrek, üçüncü stüdyo albümü “Fiyakalı”yı dinleyicilerle buluşturdu. Tamamının söz ve müziği Emir Can İğrek imzası taşıyan 14 şarkılık albüm, sanatçının bugüne kadarki en kapsamlı çalışmalarından biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Bir süre önce yayınlanan ve büyük ilgi gören “Fiyakalı” filmiyle ilk adımı atılan proje, şimdi albümüyle tamamlandı. Emir Can İğrek ilk kez düet çalışmalarına imza attı. Teoman, Dedublüman, Hüsnü Şenlendirici, M Lisa ve Tuana ile gerçekleştirilen sürpriz düetlerin de yer aldığı albüm, farklı müzikal renkleri aynı hikâyede buluşturuyor.</p>

<p>“Geçmiş Geçmişte” adlı şarkısıyla dinleyicileri albümün dünyasına hazırlayan İğrek, “Fiyakalı”da aşkı, özlemi, kırgınlığı, eğlenceyi ve hayatın içinden duyguları bir araya getiriyor. Duygu yüklü anlatımların yanı sıra Trakya’dan, mahalle kültüründen ve sanatçının kendi yaşamından izler taşıyan albüm, Emir Can İğrek’in hikâye anlatıcılığını merkezine alan güçlü bir çalışma olarak dikkat çekiyor.</p>

<p>Albümle aynı adı taşıyan kısa filmde de rol alan Emir Can İğrek, müziğini sinematik bir anlatımla genişleterek dinleyicilerine yalnızca şarkılardan değil, karakterlerden ve hikâyelerden oluşan bir dünya sunuyor.</p>

<p>“Fiyakalı” Hypers Müzik etiketiyle tüm dijital platformlarda yayında.</p>

<p><strong>FİYAKALI</strong></p>

<p>1. Geçmiş Geçmişte</p>

<p>2. Fiyakalı</p>

<p>3. Aklın Varsa</p>

<p>4. Sehven ft Dedublüman</p>

<p>5. Aradığın Yerde</p>

<p>6. Uyanıp Kabusuma ft Teoman</p>

<p>7. Jandarmalar Gelene Kadar</p>

<p>8. Sen Bi’ Belasın ft Mlisa</p>

<p>9. İnkar Etme</p>

<p>10. Boylu Boyunca</p>

<p>11. Aklın Varsa (Hüsnü Şenlendirici versiyon)</p>

<p>12. Duyuyor Musun? ft Tuana Yılmaz</p>

<p>13. Anılar</p>

<p>14. Aşkım Sensin</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/aybuke-albere-den-cem-yilmaza-tesekkur-84752</link>
            <category>MAGAZİN</category>
            <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 08:49:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Aybüke Albere den Cem Yılmaza teşekkür</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/aybuke-albere-den-cem-yilmaza-tesekkur-1782452943.jpg">
                        <figcaption>Aybüke Albere den Cem Yılmaza teşekkür</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Zeynep Bozkaya'nın sunumuyla NR1 Türk ekranlarında izleyiciyle buluşan&nbsp;<strong>NR1 Magazin</strong>, bu hafta da müzik ve magazin dünyasının nabzını tutuyor. Programın stüdyo konuğu, son dönemin dikkat çeken isimlerinden Aybüke Albere oldu. Samimi açıklamalarıyla dikkat çeken başarılı sanatçı, hem kariyerine hem de müzik dünyasına dair çarpıcı itiraflarda bulundu.</p>

<p><strong>Sezen Aksu Şarkısıyla Büyük Çıkış, Cem Yılmaz'a Teşekkür</strong></p>

<p>Sezen Aksu imzasını taşıyan&nbsp;<strong>"Tatlı Kaçık"</strong>&nbsp;adlı şarkısıyla büyük beğeni toplayan Aybüke Albere, şarkının kendisine ulaşma hikâyesini ilk kez NR1 Magazin'de anlattı.</p>

<p>"Cem Yılmaz bizi dinlemeye çok gelir. Bana o şarkıyı o söylemişti. Çok da iyi bir fikir oldu. Kendisine buradan teşekkür ediyorum." sözleriyle ünlü komedyene teşekkür eden Albere, 90'lı yılların Türk pop müziğine olan hayranlığını da dile getirdi.</p>

<p>Genç sanatçı, dikkat çeken açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"90'lı yıllarda üreten tüm sanatçılara teşekkür ediyorum. Biz şu an 90'lardan ekmek kazanıyoruz. O dönem bana çok iyi geliyor."</p>

<p><strong>İçinde Kalan En Büyük Hayal: Özkan Uğur'la Düet</strong></p>

<p>Müzik kariyerindeki hedeflerinden de bahseden Aybüke Albere, gerçekleştiremediği en büyük hayalini ise duygusal sözlerle anlattı.</p>

<p>"Benim en büyük hayallerimden biri Özkan Uğur'la düet yapmaktı. Maalesef bunu gerçekleştiremedim. Allah rahmet eylesin, içimde hep bir ukde olarak kaldı. Onun dışında müziğe emek veren herkesle düet yapabilirim."</p>

<h4>PROGRAMDA BAŞKA NELER VAR?</h4>

<p>NR1 Magazin'in yeni bölümünde birbirinden özel röportajlar ve çok konuşulacak görüntüler ekranlara geliyor.</p>

<ul>
	<li>
	<p>Demet Akalın ve Sefo'nun Bodrum'daki beach açılışından gündem yaratacak açıklamaları.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Ankara'da düzenlenen görkemli ödül töreninden Bülent Ersoy, Safiye Soyman ve çok sayıda ünlü ismin yer aldığı özel görüntüler.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Serkan Kaya'nın, "Tanımam" klibinde birlikte kamera karşısına geçtiği usta oyuncu Demir Karahan hakkında yaptığı samimi açıklamalar.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Derya Bedavacı'nın yeni şarkısı **"Atlatırım"**ın klip çekiminden özel görüntüler ve formda kalmasının sırları.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Babalar Günü'ne özel dosyada ilk kez babalık heyecanı yaşayan ünlü isimler ile "Baba olmak istiyorum" diyen sürpriz sanatçıların açıklamaları.</p>
	</li>
</ul>

<h4>STÜDYO KONUKLARI</h4>

<p>Yurt dışındaki başarılı performanslarıyla adından söz ettiren Mustafa Akay, yeni projelerini ilk kez NR1 Magazin'de açıklıyor.</p>

<p>Moda dünyasının genç ve başarılı isimleri Luca Artikov ile Eren Aydemir ise yeni sezon trendlerini ve sektörde yaşanan gelişmeleri stüdyoda değerlendiriyor.</p>

<h4>YAYIN BİLGİSİ</h4>

<p>NR1 Magazin, yeni bölümüyle&nbsp;<strong>Cuma saat 20.00'de NR1 Türk ekranlarında</strong>&nbsp;izleyicisiyle buluşacak.</p>

<p>Programın tekrar bölümleri ise&nbsp;<strong>Cumartesi ve Pazar günleri saat 10.00'da</strong>&nbsp;NR1 Türk ekranlarında olacak.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/atakan-tasur-turkiyeden-turk-dunyasina-uzanan-basari-hikayesiyle-dikkat-cekiyor-84751</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 08:48:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Atakan Taşur Türkiyeden Türk Dünyasına uzanan başarı hikayesiyle dikkat çekiyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/atakan-tasur-turkiyeden-turk-dunyasina-uzanan-basari-hikayesiyle-dikkat-cekiyor-1782452929.jpg">
                        <figcaption>Atakan Taşur Türkiyeden Türk Dünyasına uzanan başarı hikayesiyle dikkat çekiyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İş dünyasında başarı çoğu zaman kazanılan ödüllerle ölçülür. Ancak bazı isimler vardır ki yalnızca ödül almakla kalmaz, başarıyı ödüllendiren sistemleri kurar, markalara değer katar ve sektörlere yön verir.</p>

<p>BHS Group Medya Yönetim Kurulu Başkanı, organizatör, hukuk danışmanı ve proje geliştirici Atakan Taşur, son yıllarda ortaya koyduğu çalışmalarla Türkiye'nin en dikkat çeken iş insanlarından biri olarak gösteriliyor.</p>

<p>Yaklaşık 15 yıldır medya, marka yönetimi ve kurumsal iletişim alanlarında faaliyet gösteren Taşur, yüzlerce kurum ve kişiye sunduğu marka danışmanlığı hizmetleriyle birçok markanın büyüme yolculuğuna katkı sağladı. İş dünyasında görünür olmanın yalnızca reklamla değil, doğru strateji, güçlü iletişim ve sürdürülebilir marka değeriyle mümkün olduğuna inanan Taşur, bu anlayışıyla sektöründe fark yaratıyor.</p>

<p>Bugün Türkiye'nin en prestijli organizasyonları arasında gösterilen Türk Dünyası Kızılelma Ödülleri ile Türkiye Avrupa İş Dünyası Ödülleri'nin proje kurucusu olan Atakan Taşur, yalnızca bir organizasyon düzenlemiyor; iş, sanat, medya ve girişimcilik dünyasının başarılı isimlerini aynı çatı altında buluşturarak uluslararası bir vizyon ortaya koyuyor.</p>

<p>Her yıl yüzlerce başvurunun değerlendirildiği organizasyonlar, Türkiye sınırlarını aşarak Avrupa ve Türk dünyasında da yakından takip edilen platformlara dönüşmüş durumda.</p>

<p>Medya alanındaki başarılarının yanı sıra hukuk danışmanlığı da yapan Taşur, özellikle bilişim suçları ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) alanlarında yürüttüğü çalışmalarla kurumlara ve bireylere rehberlik ediyor. Dijitalleşen dünyada hukukun önemine dikkat çeken Taşur, teknoloji ve hukuk arasındaki dengeyi doğru kurmanın geleceğin en kritik konularından biri olduğuna inanıyor.</p>

<p>Başarıları yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmayan Atakan Taşur, Azerbaycan Devleti tarafından takdim edilen Milli Mükâfat Nişanı başta olmak üzere birçok ulusal ve uluslararası ödüle layık görüldü. Bu ödüller, onun yıllardır sürdürdüğü çalışmaların ve ortaya koyduğu vizyonun uluslararası düzeyde de karşılık bulduğunu gösteriyor.</p>

<p>Bugün BHS Group Medya, gerçekleştirdiği organizasyonlar, medya çalışmaları ve marka yönetimi projeleriyle Türkiye'nin en güçlü organizasyon markalarından biri olarak gösterilirken; Atakan Taşur da Türk iş dünyasının uluslararası alandaki temsilcilerinden biri olarak çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Gelecek hedeflerini Avrupa ve Türk dünyasında daha büyük projeler gerçekleştirmek olarak özetleyen Taşur, Türk markalarının küresel ölçekte daha görünür hale gelmesi için çalışmalarına aralıksız devam ediyor.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/yildiz-tilbe-klasigi-84750</link>
            <category>MAGAZİN</category>
            <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 08:48:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yıldız Tilbe Klasiği</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/yildiz-tilbe-klasigi-1782452917.jpg">
                        <figcaption>Yıldız Tilbe Klasiği</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Uzun yıllardır ekranların, sahnelerin ve sanat dünyasının yakından tanıdığı başarılı sunucu ve sanatçı Merve Akıncı, müzik kariyerinde heyecan verici bir adıma daha imza attı. Akıncı, Türk pop müziğinin efsane ismi Yıldız Tilbe'nin zamansız eseri "Hastayım Sana"yı kendi benzersiz yorumuyla yeniden müzikseverlerin beğenisine sundu.</p>

<p>Sözü ve müziği Yıldız Tilbe'ye ait olan unutulmaz eserin aranjörlüğünü ve prodüktörlüğünü, müzik dünyasının usta ismi Selim Çaldıran üstlendi.Şarkının orijinalindeki duygusal atmosferi koruyan yeni düzenleme, modern ve ritmik dokunuşlarıyla yaz aylarının enerjisini ve dinamizmini müzik listelerine taşımaya hazırlanıyor.<br />
<br />
<strong>Antalya Sahillerinde Görsel Şölen</strong><br />
Şarkının ruhunu ekrana taşıyan göz alıcı klip, Antalya'nın gözde mekanlarından Megasaray Club Belek'te çekildi. Holiday Medya - Aşkın Koç yönetmenliğinde, sahil ve doğal yaşam temalarının ön planda tutulduğu klip; zarif görsel dili, modern estetik anlayışı ve güçlü kadın duruşunu yansıtan sahneleriyle büyük beğeni topluyor.<br />
<br />
<strong>17 Yıllık Ekran Tecrübesi Müzikle Taçlanıyor</strong><br />
Yaklaşık 17 yıllık başarılı sunuculuk kariyerinin yanı sıra sahne ve ekran deneyimiyle de adından sıkça söz ettiren Merve Akıncı, müzikal yolculuğunda da kendi özgün çizgisini sağlam adımlarla oluşturmaya devam ediyor.Merve Akıncı'nın Çaldıran Records etiketiyle yayınlanan yeni teklisi "Hastayım Sana", şu anda netd müzik YouTube kanalı ve tüm dijital müzik platformlarında dinleyicilerini&nbsp;bekliyor.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/itso-yuksek-istisare-kurulu-toplandi-84749</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 17:36:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İTSO Yüksek İstişare Kurulu Toplandı</h1>
                        <h2>    İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası (İTSO) Yüksek İstişare Kurulu, ikinci toplantısını geniş katılımla gerçekleştirdi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/itso-yuksek-istisare-kurulu-toplandi-1782225466.jpg">
                        <figcaption>İTSO Yüksek İstişare Kurulu Toplandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bölgenin önde gelen sanayicileri, ihracatçıları ve istihdama önemli katkı sağlayan iş insanlarından oluşan kurul, bölge ekonomisinin gelişimine yönelik konuları değerlendirdi. Yapılan toplantıda oylama sonucunda Selma Yılmaz ve Can Teymur, İTSO Yüksek İstişare Kurulu Başkan Yardımcıları olarak seçildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bölgedeki firmaların yeni üretim ve yatırım alanlarına yönlendirilmesi amacıyla Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tesislerine teknik ziyaret düzenlenmesi kararlaştırıldı. Ayrıca, Özbekistan heyeti ile gerçekleştirilen görüşmelerin ardından üyelerin katılımıyla Özbekistan’a iş gezisi düzenlenmesi konusunda görüş birliğine varıldığı belirtildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kurul üyeleri, firmaların ulusal ve uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırmak amacıyla sektörel fuarlara katılım sağlanması ve bu kapsamda ticaret ve sanayi odalarıyla iş birliğinin geliştirilmesi yönünde de karar aldığı açıklandı.</span></span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/ucretsiz-ruzgar-sorfu-kurslari-basliyor-84748</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 17:36:37 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ücretsiz Rüzgâr Sörfü Kursları Başlıyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/ucretsiz-ruzgar-sorfu-kurslari-basliyor-1782225397.jpg">
                        <figcaption>Ücretsiz Rüzgâr Sörfü Kursları Başlıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="margin-top:8px; margin-bottom:8px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Ayvalık Belediyesi, yaz tatiline giren çocuklar için karne hediyesi niteliğinde ücretsiz rüzgâr sörfü kurslarını bu yıl da hayata geçiriyor. Deniz sporlarının yaygınlaştırılması ve çocukların sporla iç içe bir yaz geçirmesi amacıyla düzenlenen eğitimler, Cunda Arka Deniz Plajı’ndaki Windsurf Okulu’nda gerçekleştirilecek.<b> </b></span></span></span></p>

<p style="margin-top:8px; margin-bottom:8px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, çocukların hem fiziksel hem de zihinsel gelişiminde sporun önemine değinerek, "Ayvalık’ın çocukları çok şanslı çünkü dünyanın en güzel denizine ve rüzgârına sahibiz. Yoğun bir eğitim öğretim yılını geride bırakan evlatlarımıza hem bir karne hediyesi vermek hem de onları deniz sporlarıyla buluşturmak istedik. Amacımız, Ayvalık’ta denizle kucaklaşmayan, bu harika rüzgârın tadını sörf tahtası üzerinde çıkarmayan tek bir çocuk bile bırakmamak. Tüm çocuklarımızı bu güzel deneyimi yaşamaya davet ediyor, şimdiden iyi tatiller diliyorum” dedi.</span></span></span></p>

<p style="margin-top:8px; margin-bottom:8px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">29 Haziran Pazartesi günü başlayacak kurslar, 3 Temmuz Cuma gününe kadar her gün 13.30 ile 15.30 saatleri arasında düzenlenecek. Programın sonunda katılımcılar için 3 Temmuz Cuma günü sertifika töreni yapılacak.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:8px; margin-bottom:8px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">8-16 yaş grubundaki çocuklara yönelik hazırlanan etkinlik kapsamında her gün 20 çocuk, Ayvalık’ın rüzgârı ve mavilikleri eşliğinde rüzgâr sörfü deneyimi yaşama fırsatı bulacak. Kurslarda kullanılacak tüm ekipmanlar organizasyon tarafından sağlanırken, katılımcıların yalnızca deniz şortu ve havlularıyla gelmeleri yeterli olacak.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-top:8px; margin-bottom:8px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Ücretsiz kurslara ilişkin başvuru ve ayrıntılı bilgi almak isteyenler, 444 10 66 veya 0552 053 54 79 numaralı telefonlardan yetkililere ulaşabilecek.</span></span></span> </span></span></span></p>

<p style="margin-top:8px; margin-bottom:8px"> </p>

<p style="margin-top:8px; margin-bottom:8px"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/akilli-telefonda-yerli-uretim-icin-kritik-esik-potansiyel-var-destek-sart-84747</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 17:36:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Akıllı Telefonda Yerli Üretim İçin Kritik Eşik:  Potansiyel Var, Destek Şart</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/akilli-telefonda-yerli-uretim-icin-kritik-esik-potansiyel-var-destek-sart-1782225363.jpg">
                        <figcaption>Akıllı Telefonda Yerli Üretim İçin Kritik Eşik:  Potansiyel Var, Destek Şart</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Türkiye, yıllık 14,8 milyon adetlik akıllı telefon üretim kapasitesiyle bölgesinin önemli üretim merkezlerinden biri konumunda bulunuyor. Buna rağmen 2025 yılında IMEI kaydı yapılan yaklaşık 11,7 milyon adet akıllı telefonun yalnızca 5,27 milyon adedi yerli üretimden oluşurken, sektörün kapasite kullanım oranı yüzde 35,7 seviyesinde kaldı.</strong></p>

<p>Son yıllarda birçok küresel teknoloji markasının Türkiye'de üretim yatırımı gerçekleştirmesi, ülkenin üretim altyapısına duyulan güvenin önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Ancak bu yatırımların sürdürülebilir ekonomik değere dönüşebilmesi için mevcut kapasitenin daha verimli kullanılması, yüksek katma değerli üretimin teşvik edilmesi ve yerli teknoloji ekosisteminin güçlendirilmesi kritik önem taşıyor.</p>

<p>General Mobile İcra Kurulu Başkan Yardımcısı İlkay Cihaner, Türkiye'nin son yıllarda akıllı telefon üretiminde önemli bir üretim kabiliyeti geliştirdiğini ancak mevcut potansiyelin tam anlamıyla değerlendirilemediğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Türkiye son yıllarda akıllı telefon üretiminde önemli bir altyapı ve bilgi birikimi oluşturdu. General Mobile olarak yüzde 70'e varan yerlilik oranına ulaşırken, yıllık 4,2 milyon adet üretim kapasitesine sahip tesisimizle hem kendi markamız hem de farklı markalar için üretim gerçekleştirebiliyoruz. Ancak sektör genelinde kurulu kapasitenin önemli bölümü atıl durumda bulunuyor. Mevcut kapasitenin daha verimli kullanılması, yerli üretimi destekleyecek politikaların hayata geçirilmesi ve teknoloji ekosisteminin güçlendirilmesi halinde Türkiye'de yaratılan katma değer önemli ölçüde artabilir. Bu sayede hem yatırımların sürdürülebilirliği sağlanabilir hem de elektronik üretiminde oluşan bilgi birikimi daha geniş bir sanayi ekosistemine yayılabilir.”</p>

<p><strong>5G dönüşümü için finansmana erişimin ulaşılabilir olması gerekiyor</strong></p>

<p>Türkiye'nin 5G dönüşüm sürecine güçlü şekilde hazırlandığını belirten Cihaner, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre 5G mobil abone sayısının yaklaşık 42 milyona ulaştığını ifade etti.</p>

<p>“Bu sayı, Türkiye'de tüketicilerin yeni nesil haberleşme teknolojilerine adaptasyonunun son derece güçlü olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde 5G'nin yaygınlaşmasıyla birlikte tüketicilerin bu teknolojiden tam anlamıyla faydalanabilmesi için 5G destekli yeni nesil cihazlara erişimin kolaylaştırılması gerekiyor.</p>

<p>Bugün 12 ay vadeli tüketici kredilerinde uygulanan 20 bin TL üst sınır, yaklaşık 39 bin TL seviyesine ulaşan ortalama akıllı telefon fiyatlarının oldukça gerisinde kalmış durumda. Mevcut düzenleme tüketicilerin yeni teknolojilere erişimini zorlaştırırken, iç pazardaki talebi de baskılıyor. Türkiye'nin 5G dönüşümünü hızlandırabilmesi ve tüketicilerin yeni nesil teknolojilere erişiminin önünün açılabilmesi için kredi üst limitlerinin günümüz piyasa koşullarına uygun şekilde en az 40 bin TL seviyesine çıkarılmasının değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.<br />
&nbsp;</p>

<p>Bununla birlikte sürdürülebilirlik yaklaşımı kapsamında yenilenmiş akıllı telefonlarda uygulanan 12 ay kredi kartı taksit imkanının, yerli üretim 5G akıllı telefonlar için de değerlendirilmesi önemli bir kaldıraç etkisi yaratacaktır. Böyle bir düzenleme, tüketicilerin yeni nesil teknolojilere erişimini kolaylaştırırken, 5G cihazların geleneksel satış kanalları başta olmak üzere daha geniş bir noktada ulaşılabilirliğini ve tercih edilebilirliğini artıracaktır. Bu sayede yerli üretim desteklenirken, 5G cihaz penetrasyonunun ve Türkiye'nin dijital dönüşüm hızının artmasına da önemli katkı sağlanacaktır.”</p>

<p><strong>Yerli üretime yönelik vergi teşvikleri kayıt dışılığı azaltabilir</strong></p>

<p>Akıllı telefonların artık lüks tüketim ürünü değil, günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini belirten Cihaner, mevcut vergi yapısının hem tüketiciyi hem de yerli üreticiyi zorladığını ifade etti.</p>

<p>“Bugün akıllı telefonlar eğitimden sağlığa, bankacılık işlemlerinden kamu hizmetlerine, iş hayatından sosyal yaşama kadar hayatın her alanında kullanılan temel ihtiyaç ürünlerinden biri haline geldi. Mobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri İş İnsanları Derneği'nin (MOBİSAD) paylaştığı verilere göre sektörde kayıt dışılık oranı yüzde 35 seviyelerine ulaşmış durumda. Bu oran dikkate alındığında, her yıl yaklaşık 3 ila 3,5 milyon adet cihazın kayıt dışı yollarla ülkeye girdiği ve bunun ülke ekonomisinde yaklaşık 2,6 milyar dolarlık ekonomik kayba neden olduğu hesaplanıyor.</p>

<p>Yerli üretimi yapılan cihazlara yönelik vergi indirimi veya belirli vergi istisnalarının hayata geçirilmesi, hem tüketicilerin teknolojiye erişimini kolaylaştıracak hem de talebi canlandıracaktır. Böyle bir uygulamanın yalnızca Türkiye'de üretilen cihazları kapsaması halinde yerli üretim teşvik edilirken kayıt dışılığın azaltılması da mümkün olabilir. Bunun sonucunda kapasite kullanım oranları yükselirken sektörün ekonomiye sağlayacağı katkı da önemli ölçüde artacaktır.”</p>

<p><strong>Yüksek teknoloji üretimi için 200 dolar gözetim uygulaması güncellenmeli</strong></p>

<p>Akıllı telefon ithalatında uygulanan 200 dolar seviyesindeki gözetim uygulamasının günümüz maliyet yapısını yansıtmadığını belirten Cihaner, özellikle yapay zeka yatırımlarının elektronik sektöründe önemli maliyet değişimlerine neden olduğunu söyledi.</p>

<p>“Yapay zeka yatırımları ile yüksek bant genişlikli belleklere yönelik küresel talep son derece hızlı arttı. Veri merkezleri ve yapay zeka altyapı yatırımları nedeniyle tüketici elektroniğinde kullanılan belleklerde arz baskısı oluşurken, bazı ürün gruplarında bellek maliyetleri geçen yıla göre altı kata kadar yükseldi.</p>

<p>Bugün birçok akıllı telefonda bellek maliyetinin toplam cihaz maliyetinin yaklaşık yüzde 50'sine kadar ulaştığını görüyoruz. Bu durum ürün maliyet yapısını önemli ölçüde değiştirmiş durumda. Mevcut 200 dolar seviyesindeki gözetim uygulaması üreticileri ağırlıklı olarak giriş ve giriş-orta segment ürünlere yönlendirirken, daha yüksek teknoloji içeren ürünlerin Türkiye'de üretilmesini yeterince teşvik etmiyor.</p>

<p>Gözetim uygulamasının en az 300 dolar seviyesine çıkarılması, daha geniş ürün segmentlerinin Türkiye'de üretilmesine, yüksek katma değerli yatırımların artmasına ve Türkiye'nin teknoloji üretimindeki rekabet gücünün güçlenmesine katkı sağlayacaktır.”<br />
&nbsp;</p>

<p><strong>Türkiye, değişen küresel tedarik zincirlerinde önemli bir konuma sahip</strong></p>

<p>Küresel şirketlerin son yıllarda üretim ve tedarik zincirlerini çeşitlendirmeye yöneldiğini belirten Cihaner, Türkiye'nin bu dönüşümden faydalanabilecek en güçlü ülkelerden biri olduğunu ifade etti.</p>

<p>“Doğu ile Batı arasında değişen jeopolitik dengeler ve küresel tedarik zincirlerinde yaşanan dönüşüm, Türkiye için önemli fırsatlar sunuyor. Avrupa pazarına yakınlığımız, Gümrük Birliği avantajımız, güçlü lojistik altyapımız, yetişmiş iş gücümüz ve üretim kabiliyetimiz sayesinde Türkiye teknoloji yatırımları açısından stratejik bir merkez konumunda bulunuyor.</p>

<p>Özellikle Avrupa, Orta Doğu ve Afrika pazarlarına erişim açısından sahip olduğumuz avantajlar yeni teknoloji yatırımlarının ülkemize çekilmesinde önemli rol oynayabilir. Bugün kurulu bulunan üretim kapasitesinin daha verimli kullanılması yalnızca iç pazarın ihtiyaçlarını karşılamak için değil, Türkiye'nin bölgesel teknoloji üretim ve ihracat üssü haline gelmesi için de önemli bir fırsat sunuyor.”</p>

<p><strong>Kritik haberleşme teknolojilerinde yerli üretim stratejik önem taşıyor</strong></p>

<p>Günümüzde telekom altyapılarının enerji ve savunma sistemleri kadar kritik hale geldiğini belirten Cihaner, birçok ülkenin haberleşme ekipmanlarını artık yalnızca ticari ürün olarak değil, stratejik milli güvenlik unsuru olarak değerlendirdiğine dikkat çekti.</p>

<p>“Hindistan başta olmak üzere birçok ülke kritik haberleşme altyapılarında güvenilir tedarikçi modellerini destekliyor ve yerli üretimi teşvik ediyor. Avrupa'da da telekom altyapıları artık yalnızca maliyet perspektifiyle değil, siber güvenlik ve stratejik bağımsızlık perspektifiyle değerlendiriliyor.</p>

<p>Türkiye'nin de sahip olduğu üretim altyapısını yalnızca akıllı telefonlarla sınırlamaması gerekiyor. Modemler, fiber erişim ekipmanları, kurumsal ağ çözümleri ve IoT haberleşme ürünleri gibi kritik teknolojilerde yerli üretimin teşvik edilmesi hem dışa bağımlılığı azaltacak hem de ülkemizin siber güvenlik ve milli teknoloji hedeflerine katkı sağlayacaktır.</p>

<p>Akıllı telefon üretiminde uygulanan gözetim mekanizmasına benzer şekilde, kritik haberleşme ekipmanlarında da yerli üretimi destekleyecek gözetim uygulamalarının ve gümrük politikalarının değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu sayede Türkiye yalnızca tüketici elektroniğinde değil, stratejik haberleşme teknolojilerinde de bölgesel üretim merkezi haline gelebilir.”</p>

<p><strong>Güçlü bir yan sanayi ekosistemi yeni yatırımların önünü açabilir</strong></p>

<p>Türkiye'de akıllı telefon üretimiyle oluşan bilgi birikiminin elektronik sektörünün diğer alanlarına da yayılabileceğini belirten Cihaner, yerli tedarik ekosisteminin güçlendirilmesinin kritik önemde olduğunu söyledi.</p>

<p>“Bugün otomotiv sektöründe güçlü bir yan sanayi yapısı bulunuyor. Benzer bir dönüşümün elektronik sektöründe de gerçekleşmesi gerekiyor. Elektronik bileşenler, mekanik parçalar ve diğer kritik komponentlerde yerli üretimin artırılması yalnızca akıllı telefon sektörüne değil, otomotiv elektroniğinden IoT cihazlarına kadar birçok farklı sektöre katkı sağlayacaktır.</p>

<p>Türkiye'nin sahip olduğu üretim altyapısı ve mühendislik kabiliyeti doğru inisiyatiflerle desteklendiğinde yalnızca tüketen değil, teknoloji geliştiren, üreten ve ihraç eden bir ülke konumunu daha da güçlendirebilir.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/100-gazi-kosusu-icin-geri-sayim-basladi-84746</link>
            <category>SPOR</category>
            <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 17:35:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>100. Gazi Koşusu İçin Geri Sayım Başladı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/100-gazi-kosusu-icin-geri-sayim-basladi-1782225316.jpg">
                        <figcaption>100. Gazi Koşusu İçin Geri Sayım Başladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türk at yarışçılığının en önemli organizasyonu olan Gazi Koşusu, bu yıl tarihi bir dönüm noktasına ulaşıyor. 1927 yılından bu yana aralıksız olarak düzenlenen yarış, 28 Haziran’da 100. kez gerçekleştirilecek.</p>

<p>Adını Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ten alan Gazi Koşusu, yalnızca at yarışı dünyasının değil, Türk spor tarihinin de en köklü ve prestijli organizasyonları arasında yer alıyor. Bir asırdır devam eden yarış, her yıl olduğu gibi bu yıl da safkanların, jokeylerin ve yetiştiricilerin uzun soluklu hazırlıklarının zirve noktası olacak.</p>

<p>Gazi Koşusu’nu benzersiz kılan en önemli özelliklerden biri ise yarışa yalnızca 3 yaşındaki safkan İngiliz atlarının katılabilmesi. Her safkanın kariyeri boyunca bu yarışta sadece bir kez start alma hakkı bulunuyor. Bu nedenle Gazi Koşusu, yarış dünyasında sadece bir mücadele değil, aynı zamanda kariyerleri şekillendiren bir dönüm noktası olarak görülüyor.</p>

<p>100. yıl nedeniyle bu yılki organizasyon, yarış severler açısından da ayrı bir anlam taşıyor. Bir asrı geride bırakan Gazi Koşusu, geçmişten bugüne uzanan güçlü mirasıyla yalnızca sporun değil, Türkiye’nin kültürel hafızasının da önemli parçalarından biri olarak kabul ediliyor.</p>

<p>At yarışlarının resmi platformu Bi’Talih de bu tarihi kilometre taşına eşlik eden uygulamalar arasında yer alıyor. Haziran 2024’te, 98. Gazi Koşusu haftasında kurulan&nbsp;<strong>Bi’Talih Genel Müdürü</strong>&nbsp;<strong>Sebati Altunyuva</strong>, yaklaşımlarını şu sözlerle anlatıyor:&nbsp;<strong>“Bi’Talih’i, at yarışını yalnızca bir şans oyunu olarak değil; tarih, veri, uzmanlık ve spor kültürüyle birlikte ele alan bir anlayışla hayata geçirdik. Amacımız, bir asrı geride bırakan bu köklü kültürü daha geniş kitlelerle buluşturmak ve yarış deneyimini herkes için daha erişilebilir hale getirmek. Yarışların canlı yayınlarını kullanıcılarımızla buluştururken, 100. Gazi Koşusu heyecanını da yarış severlerin yakından takip etmesine imkân sağlıyoruz.”</strong></p>

<p>Gazi Koşusu, bir asırlık geçmişiyle, 28 Haziran’da bir kez daha gözleri Veliefendi’ye çevirecek. Yarış dünyası yeni şampiyonunu beklerken, Türk spor camiası da en köklü geleneklerinden birinin 100. yılını kutlayacak.&nbsp;</p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/sikayetvar-yetkili-servis-sikayetleri-yuzde-109-artti-84745</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 17:34:57 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Şikayetvar: Yetkili servis şikayetleri yüzde 109 arttı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/sikayetvar-yetkili-servis-sikayetleri-yuzde-109-artti-1782225297.jpg">
                        <figcaption>Şikayetvar: Yetkili servis şikayetleri yüzde 109 arttı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Çözüm platformu Şikayetvar, elektronik ürün yetkili servislerine yönelik şikayetlerin son bir yılda yüzde 109, beyaz eşya yetkili servislerine yönelik şikayetlerin ise yüzde 59 arttığını açıkladı. En çok şikayet edilen konular ise; uzun onarım süreleri, garanti anlaşmazlıkları ve yedek parça sorunları olarak kaydedildi.</strong></p>

<p>Çözüm platformu Şikayetvar verilerine göre elektronik ürün yetkili servislerine ilişkin şikayet sayısı geçen yılın aynı dönemindeki 694 seviyesinden bin 452'ye yükselerek yüzde 109 arttı. Beyaz eşya yetkili servislerinde ise şikayet sayısı 2 bin 812'den 4 bin 467'ye çıkarak yüzde 59 artış gösterdi. Beyaz eşya ve yedek parça sitelerine yönelik şikayetler de yüzde 96 yükselerek 304'e ulaştı.</p>

<p><strong>Platform tarafından yapılan açıklamada şu bilgilere yer verildi:</strong></p>

<p>“Elektronik ürünlerde yaşanan arızaların ardından servis desteğine başvuran tüketiciler, en çok uzun onarım süreleri, yedek parça bekleme süreçleri ve aynı arızanın tekrar etmesinden şikayet ediyor. Özellikle akıllı telefon, televizyon ve bilgisayar gibi yüksek maliyetli ürünlerde kullanıcılar, yeni ürün satın almak yerine mevcut cihazlarını kullanmaya devam etmeye çalışırken servis süreçlerinde yaşanan aksaklıklar mağduriyet yaratıyor. Servis süreçlerinin uzaması, garanti kapsamına ilişkin anlaşmazlıklar ve onarım sonrasında aynı arızanın tekrar etmesi öne çıkan sorunlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Beyaz eşya yetkili servislerine yönelik şikayet sayısı 4 bin 467'ye ulaştı. Özellikle klima, buzdolabı ve derin dondurucu gibi günlük yaşamın vazgeçilmez ürünlerinde servis randevularının gecikmesi, arızaların giderilememesi ve garanti kapsamına ilişkin anlaşmazlıklar öne çıkıyor. Tüketiciler, servis sürecinin haftalarca uzaması nedeniyle günlük yaşamlarının aksadığını belirtirken, bazı şikayetlerde aynı arıza nedeniyle birden fazla servis kaydı açıldığı görülüyor. Yaz aylarında artan klima kullanımıyla birlikte servis yoğunluğunun da şikayetlere yansıdığı dikkat çekiyor.</p>

<p>Yedek parça sitelerine yönelik şikayetlerdeki yüzde 96'lık artış da dikkat çekiyor. Veriler, tüketicilerin yalnızca tamir hizmetlerine değil, ürünlerini daha uzun süre kullanabilmek için yedek parçaya da daha fazla ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Tüketiciler; sipariş edilen parçaların gönderilmemesi, yanlış ürün teslim edilmesi, stokta görünen ürünlerin temin edilememesi ve iade süreçlerinde yaşanan gecikmeler nedeniyle çözüm arıyor. Artan ürün fiyatları nedeniyle cihazlarını yenilemek yerine onarmayı tercih eden kullanıcılar için yedek parçaya erişim daha kritik hale geliyor.”</p>

<p><strong>Şikayetvar verilerine göre yetkili servis ve yedek parça kategorilerinde öne çıkan şikayet konuları şöyle:</strong></p>

<ul>
	<li>Garanti kapsamı ve garanti süresine ilişkin anlaşmazlıklar</li>
	<li>Uzayan onarım süreçleri</li>
	<li>Servis randevularına uyulmaması</li>
	<li>Yedek parça temininde yaşanan gecikmeler</li>
	<li>Aynı arızanın tekrar etmesi</li>
	<li>Ürün değişim ve iade taleplerinin karşılanmaması</li>
	<li>Kurulum ve montaj sırasında yaşanan sorunlar</li>
	<li>Müşteri hizmetlerine ulaşamama</li>
	<li>Yüksek servis ve yedek parça ücretleri </li>
</ul>

<p><strong>Konuyla ilgili platforma ulaşan bazı şikayetler ise şöyle sıralandı:</strong></p>

<p>“Derin dondurucu satın aldım ancak aradan 15 gün geçmesine rağmen kurulum için servis gelmedi. Defalarca ulaşmaya çalışmamıza rağmen ne telefonlara yanıt alabildik ne de kurulum tarihi konusunda bilgi verildi. Ürün evde kutusunda bekliyor ve kullanamıyorum. Mağduriyetimin giderilmesi için bir an önce servis yönlendirilmesini talep ediyorum.”</p>

<p>“Yaklaşık 3 yıldır kullandığım buzdolabım arızalandı. Yetkili servis tarafından yapılan incelemede cihazın tamir edilemeyeceği belirtilerek garanti kapsamında değişim kararı verildi. Ancak bir süre sonra ürünün stokta bulunmadığı gerekçesiyle değişim yerine para iadesi teklif edildi. Önerilen bedelin güncel piyasa koşullarında aynı segmentte bir ürün almak için yetersiz olduğunu belirttim. Talebim para iadesi değil, değişim kararı verilen ürünün eşdeğer veya daha üst özelliklere sahip bir modelle değiştirilmesi yönünde."</p>

<p>“Satın aldığım beyaz eşya için ücretini ödeyerek ek garanti yaptırdım. Ancak ürünle ilgili sorun yaşadığımda, yetkili serviste ek garantinin sistemde tanımlı olmadığı bilgisi verildi. Müşteri hizmetleriyle yaptığım görüşmede ise ek garanti kapsamında yetkili servis yerine farklı bir servis süreci işletildiği ve arıza için ek ücret talep edildiği belirtildi. Ek garanti ücretini, ürünümün garanti kapsamının genişletilmesi ve olası arızalarda ek maliyetle karşılaşmamak için ödemiştim. Buna rağmen hem garanti kapsamına ilişkin belirsizlik yaşadım hem de ek ücret talebiyle karşılaştım.”</p>

<p>“Satın aldığım bulaşık makinesi için ücretini ödeyerek ek garanti yaptırdım. Ancak ürünle ilgili sorun yaşadığımda, yetkili servis tarafından ek garantinin sistemde görünmediği bilgisi verildi. Müşteri hizmetleriyle yaptığım görüşmede ise ek garanti kapsamında yetkili servis yerine farklı bir servis yönlendirmesi yapıldığı ve arıza için yaklaşık 5 bin TL ücret talep edildiği belirtildi. Ek garanti ücretini, ürünümün garanti kapsamının genişletilmesi ve olası arızalarda ek maliyetle karşılaşmamak için ödemiştim. Buna rağmen hem garanti kaydının görünmemesi hem de ek ücret talebiyle karşılaşmam mağduriyet yarattı.”</p>

<p>“Satın aldığım mini buzdolabı bir süre sonra soğutmamaya başladı ve kullanılamaz hale geldi. Arıza kaydı oluşturmama rağmen yaklaşık 40 gündür ne servis geldi ne de tarafıma herhangi bir dönüş yapıldı. Bu süreçte defalarca müşteri hizmetleriyle görüşmeme rağmen her seferinde servis yönlendirileceği bilgisi verildi ancak herhangi bir işlem yapılmadı. Ürünü uzun süredir kullanamıyor olmama rağmen sorunun çözümü için somut bir adım atılmadı.”</p>

<p>“Klimamda aynı arıza nedeniyle garanti süresi boyunca defalarca servis işlemi yapılmasına rağmen sorun giderilemedi. Daha sonra arızanın, önceki servis müdahalelerindeki hatalı işlemlerden kaynaklandığını öğrendim. Sorunun devam etmesi nedeniyle garanti sonrasında 5.700 TL ücret ödemek zorunda kaldım. Hatalı servis işlemleri nedeniyle tahsil edilen bu bedelin iadesini talep ediyorum.”</p>

<p>“Satın aldığımız çamaşır makinesi ve buzdolabında kurulumdan itibaren ciddi sorunlar yaşadık. Çamaşır makinesi ilk kullanımda arızalanarak su baskınına neden oldu, buzdolabı ise hasarlı teslim edildi ve soğutma problemi yaşadı. Her iki ürün de servis tarafından incelenmek üzere alındı. Defalarca yaptığımız başvuruya rağmen değişim talebimiz reddedildi ve ürünlerin sorunsuz olduğu belirtildi. Ancak yaşadığımız arızalar ve servis tespitleri bunun aksini göstermektedir. Arızalı ürünler için öncelikle ücret iadesi, bu mümkün değilse sıfır ve sorunsuz ürünlerle değişim talep ediyoruz.”</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/mine-topbas-kadinlarin-hayatini-yapay-zeka-ve-girisimcilikle-donusturuyor-84744</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 17:34:49 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Mine Topbaş kadınların hayatını yapay zeka ve girişimcilikle dönüştürüyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/mine-topbas-kadinlarin-hayatini-yapay-zeka-ve-girisimcilikle-donusturuyor-1782225289.jpg">
                        <figcaption>Mine Topbaş kadınların hayatını yapay zeka ve girişimcilikle dönüştürüyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Günümüz iş dünyasında başarı yalnızca rakamlarla değil; dokunulan hayatlar, oluşturulan değerler ve yaratılan dönüşümlerle ölçülüyor. 20 yılı aşkın girişimcilik deneyimi boyunca doğrudan satış sektörünü klasik kalıpların ötesine taşıyan Mine Topbaş, teknolojiyi insan odaklı liderlikle buluşturarak Türkiye’de dikkat çeken bir başarı hikâyesi yazıyor.</p>

<p>Bugün Farmasi Başkan Direktörü olarak binlerce kişilik ekibe liderlik eden Topbaş, yalnızca bir satış lideri değil; kadınların ekonomik ve sosyal anlamda güçlenmelerine katkı sağlayan, yapay zekâyı girişimcilikle buluşturan ve yeni nesil liderler yetiştiren bir dönüşüm lideri olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>KENDİ HAYATINDAKİ DÖNÜŞÜMÜ BİNLERCE KADININ HAYATINA TAŞIDI</strong></p>

<p>Mine Topbaş’ın hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri, yaklaşık 12 yıl önce Farmasi ile tanışması oldu.</p>

<p>O günlerde bunun yalnızca bir iş fırsatı olduğunu düşünüyordu. Ancak zamanla Farmasi’nin ona sunduğu şeyin çok daha büyük olduğunu fark etti. Farmasi çatısı altında sadece gelir elde etmedi; kendisini yeniden keşfetti, liderlik becerilerini geliştirdi, özgüvenini güçlendirdi, hayallerini büyüttü ve gerçekleştirebileceğine inanmayı öğrendi.</p>

<p>Farmasi onun için yalnızca bir şirket değil; kendi potansiyelini keşfettiği, güçlü yönlerini fark ettiği ve hayatında yeni bir sayfa açtığı bir gelişim yolculuğuna dönüştü. Bu süreçte girişimciliğin yalnızca gelir elde etmekten ibaret olmadığını, insanların hayatlarında kalıcı değişimler yaratabilen güçlü bir araç olduğunu deneyimledi.</p>

<p>Kendi hayatında yaşadığı bu dönüşüm, zamanla güçlü bir misyona dönüştü.</p>

<p>“Eğer ben bu yolculukta kendi potansiyelimi keşfedebildiysem, hayallerimi büyütebildiysem ve hayatımda yeni bir sayfa açabildiysem; aynı fırsatı başka kadınların da yaşayabileceğine inanıyorum.”</p>

<p>Bugün yaptığı çalışmaların temelinde de bu inanç yatıyor.</p>

<p>Onun liderliğinde büyüyen topluluk içerisinde yüzlerce kadın ekonomik özgürlüğünü kazandı, kendi gelirini oluşturmaya başladı, özgüvenini güçlendirdi ve kendi başarı hikâyesini yazmaya başladı.</p>

<p>Hayalleri için mücadele eden, ailesine destek olmak isteyen, yeni bir fırsat arayan, kendi ayakları üzerinde durmayı hedefleyen ve içindeki potansiyeli ortaya çıkarmak isteyen kadınlar için yeni kapılar açan Topbaş, kadınların güçlenmesini çalışmalarının merkezine koyuyor.</p>

<p>Bugün onun yetiştirdiği birçok kadın lider, kendi ekiplerini kurarak başka kadınların hayatlarına dokunmaya devam ediyor. Böylece başarı yalnızca bireysel bir sonuç olmaktan çıkıyor; kadınların birbirini güçlendirdiği sürdürülebilir bir liderlik hareketine dönüşüyor.</p>

<p><strong>FARMASİ’Yİ SADECE ÜRÜN DEĞİL, DEĞER ÜRETEN BİR DENEYİM OLARAK GÖRÜYOR</strong></p>

<p>Mine Topbaş’ın vizyonunda Farmasi ürünleri de önemli bir yer tutuyor.</p>

<p>Ancak Topbaş, ürünleri yalnızca tüketiciye sunulan ürünler olarak değerlendirmiyor. Ona göre kaliteli bir ürün; insanların kendilerine daha fazla değer vermelerini sağlayan, yaşam kalitelerine katkı sunan, özgüvenlerini destekleyen ve küçük dokunuşlarla büyük değişimlerin başlangıcı olabilen bir deneyimdir.</p>

<p>Bu nedenle yürüttüğü çalışmalarda ürünlerin yalnızca özelliklerini anlatmakla kalmıyor; onların insanların hayatlarında oluşturduğu olumlu değişimi görünür kılmaya da önem veriyor.</p>

<p>DOĞRUDAN SATIŞ SEKTÖRÜNDE YAPAY ZEKÂ DÖNÜŞÜMÜNE ÖNCÜLÜK EDİYOR</p>

<p>Mine Topbaş’ı farklı kılan en önemli özelliklerden biri de yapay zekâ ve teknoloji alanındaki çalışmaları.</p>

<p>Türkiye’de doğrudan satış sektöründe yapay zekânın kullanımını yaygınlaştıran öncü isimlerden biri olan Topbaş, teknolojiyi insan odaklı liderlik anlayışıyla birleştirerek yeni nesil girişimcilik modellerine katkı sunuyor.</p>

<p>Yapay zekâ alanındaki çalışmaları kapsamında;</p>

<p>•⁠  ⁠Yapay zekâ destekli eğitim sistemleri geliştiriyor,<br />
•⁠  ⁠Sanal asistanlar ve dijital çözümlerle iş süreçlerini kolaylaştırıyor,<br />
•⁠  ⁠İçerik üretim sistemleri oluşturarak girişimcilerin dijital görünürlüğünü artırıyor,<br />
•⁠  ⁠İş süreçlerini hızlandıran verimlilik çözümleri geliştiriyor,<br />
•⁠  ⁠Kadınlara yönelik ücretsiz yapay zekâ eğitimleri düzenliyor,<br />
•⁠  ⁠Yapay zekânın girişimcilikte etkin kullanımı konusunda mentorluk çalışmaları yürütüyor,<br />
•⁠  ⁠Dijital dönüşüm süreçlerinde girişimcilere rehberlik ediyor.</p>

<p>Topbaş’a göre yapay zekâ, insanların yerine geçen bir sistem değil; insanların zamanını özgürleştiren, üretkenliğini artıran ve potansiyelini büyüten güçlü bir yardımcıdır.</p>

<p>Bu yaklaşımı sayesinde teknolojiyi insanla, inovasyonu duygusal zekâyla ve girişimciliği sosyal etkiyle bir araya getiriyor.</p>

<p><strong>PRESTİJLİ ÖDÜLLERLE TAÇLANAN BİR VİZYON</strong></p>

<p>Kadınların güçlenmesine sunduğu katkılar, yetiştirdiği liderler, yapay zekâ alanındaki öncü çalışmaları ve insan odaklı liderlik anlayışı sayesinde Mine Topbaş, yıllar içerisinde birçok önemli ödüle layık görüldü.</p>

<p>Bu kapsamda;</p>

<p>•⁠  ⁠Yılın En İyi Girişimci Kadını<br />
•⁠  ⁠Yılın Başarılı İş İnsanı<br />
•⁠  ⁠Yılın Yapay Zekâ ile Dönüşüm Yaratan Kadını<br />
•⁠  ⁠Masalsı Girişimcilik ve Duygusal Zekâ Liderliği</p>

<p>ödüllerini aldı.</p>

<p>Son olarak Türkiye ve Avrupa iş dünyasında düzenlenen prestijli ödül organizasyonlarında aldığı ödüllerle başarı yolculuğunu bir kez daha taçlandırdı.</p>

<p>Ancak Mine Topbaş için ödüller hiçbir zaman bir hedef olmadı.</p>

<p>Ona göre gerçek başarı; kendi gücünü keşfeden bir kadının ilk adımına tanıklık etmek, bir insanın hayatına umut olmak ve geleceğin liderlerini yetiştirebilmektir.</p>

<p><strong>GELECEĞE BIRAKILAN İZ</strong></p>

<p>Bugün Mine Topbaş; girişimcilik, kadın liderliği, duygusal zekâ ve yapay zekâ alanlarında ortaya koyduğu vizyonla Türkiye’de iz bırakan isimlerden biri olarak çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>İnsan odaklı yaklaşımı, teknolojiyi erişilebilir hâle getiren projeleri, yetiştirdiği liderler ve binlerce insanın hayatında bıraktığı etkiyle yalnızca bugünün değil, geleceğin girişimcilik dünyasına da ilham vermeye devam ediyor.</p>

<p>Çünkü ona göre her büyük başarı önce bir hayalle başlar. O hayal doğru bir fırsatla buluştuğunda dönüşüme, dönüşüm ise başka insanların hayatına dokunan güçlü bir hikâyeye dönüşür.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/yapay-zekaya-uyum-saglayan-kazanacak-84743</link>
            <category>EĞİTİM</category>
            <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 17:34:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yapay zekâya uyum sağlayan kazanacak!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/yapay-zekaya-uyum-saglayan-kazanacak-1782225281.jpg">
                        <figcaption>Yapay zekâya uyum sağlayan kazanacak!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, medya sektöründeki yapay zekâ ve dijital teknolojilerle dönüşümünü ele aldı.</p>

<p><strong>Hedef medya sektörüne nitelikli ve donanımlı profesyoneller yetiştirmek</strong></p>

<p>İletişim alanındaki eğitim faaliyetlerini sektörün ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirdiklerini ifade eden Prof. Dr. Güngör, “Hedefimiz medya sektörünün çok çeşitli alanlarına nitelikli ve donanımlı profesyoneller yetiştirmek. Bunun yolu da sektörle sürekli temas halinde olmaktan, teknolojik gelişmeleri yakından takip etmekten geçiyor. Çünkü gelişen teknolojilerle birlikte üretim ilişkileri değişiyor, buna bağlı olarak sektörün ihtiyaçları da dönüşüyor. Toplumun medyadan beklentileri ve medyayı kullanma biçimleri de büyük bir değişim geçiriyor.” dedi.</p>

<p><strong>Sosyal medya hayatın merkezine yerleşti</strong></p>

<p>Yaklaşık yirmi yıl önce sosyal medyanın hayatın bir parçası olmadığını hatırlatan Prof. Dr. Güngör, “Bugün ise toplumsal hareketliliğin neredeyse merkezine sosyal medyayı koyabiliyoruz. Bu nedenle iletişim alanında eğitim veren kurumların, sektördeki değişimi ve teknolojik dönüşümü dikkate alarak programlarını sürekli güncellemesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p><strong>Yapay zekâ medya alanını en fazla etkileyen teknolojilerden biri oldu</strong></p>

<p>Yapay zekânın da birçok meslek alanında olduğu gibi medya sektöründe de önemli değişimlere yol açtığını vurgulayan Prof. Dr. Güngör, şunları söyledi:</p>

<p>“Yapay zekayla birlikte çok şey değişti. Dijital teknolojilerin gelişmesi ve yapay zekâ süreçlerinin hayatımıza girmesi belki de en çok medya alanını etkiledi. Medyada üretim biçimleri, çalışma yöntemleri ve içerik üretim süreçleri büyük ölçüde değişti. Bu nedenle medya eğitimi veren kurumlar olarak yapay zekâ temelli yeni ihtiyaçları dikkate almak ve eğitim programlarımızı buna göre güncellemek zorundayız.”</p>

<p><strong>Sorun teknoloji değil, onu kullanan insan</strong></p>

<p>Hem ulusal hem küresel düzeyde teknolojik gelişmelere uyum sağlayamamaktan dolayı zaman zaman bazı sorunlar yaşandığını, meydana gelen bazı olaylarda da suçlunun sosyal medya olarak görüldüğünü belirten Prof. Dr. Güngör, “Teknoloji suç işlemez; suçu insan işler. Sosyal medya veya yapay zekâ gibi teknolojileri suçlamak yerine, bunları nasıl kullandığımızı sorgulamamız gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.&nbsp;</p>

<p>Dijital okuryazarlık eğitiminin küçük yaşlardan itibaren verilmesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Güngör, “Biz artık dijital çağın içindeyiz ve bu teknolojilerle uyum içinde yaşamak zorundayız. Sonuçta bu teknolojileri insanlığa fayda sağlasın diye geliştiren de yine insanın kendisidir. Bu nedenle yalnızca teknolojiyi üretmek değil, onu doğru kullanma kültürünü de geliştirmek zorundayız. Türkiye’de yaşadığımız temel sorunlardan biri, teknolojilerle çok hızlı tanışmamıza rağmen bu süreçten önce yeterli farkındalık ve eğitim altyapısının oluşturulamamasıdır. Bu nedenle zaman zaman uyum sorunları ve kullanım kaynaklı sıkıntılar yaşanabiliyor. İşte bu nedenle dijital okuryazarlık ve dijital teknoloji okuryazarlığı büyük önem taşıyor. Teknolojinin yaşamımıza değer katabilmesi, fayda sağlayabilmesi ve toplumsal uyumu güçlendirebilmesi için bireylerin bu araçları bilinçli şekilde kullanmayı öğrenmesi gerekiyor.” dedi.</p>

<p><strong>Anne babaların da dijital dünyayı öğrenmesi gerekiyor</strong></p>

<p>“Dijital teknolojileri tanıyan ve kullanan ebeveynler, çocuklarını da daha bilinçli şekilde yönlendirebilir.” diyen Prof. Dr. Güngör, “Bugün Z ve Alfa kuşağı gibi yeni nesiller dijital dünyanın içine doğarken, önceki kuşaklar bu teknolojilere sonradan uyum sağlamaya çalışıyor. Bu durum kuşaklar arasında önemli bir mesafe oluşturuyor. Gençler çoğu zaman kendilerini dijital dünyada daha yetkin gördükleri için önceki kuşakların bilgi ve deneyimlerinden yeterince yararlanma ihtiyacı hissetmeyebiliyor. Bu nedenle kuşaklar arasındaki iletişimi güçlendirmek ve ortak bir dijital kültür oluşturmak her zamankinden daha büyük önem taşıyor.” şeklinde konuştu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/turizmin-nabzi-istanbul-turizm-fuari-nda-atacak-84742</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 17:34:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Turizmin nabzı İstanbul Turizm Fuarı nda atacak</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/turizmin-nabzi-istanbul-turizm-fuari-nda-atacak-1782225251.jpg">
                        <figcaption>Turizmin nabzı İstanbul Turizm Fuarı nda atacak</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><em>5 yıl içinde dünyanın en büyük 3 turizm fuarından biri olmayı hedefleyen İstanbul Turizm Fuarı için geri sayım başladı. 24-25 Eylül’de Yenikapı’da dördüncü kez kapılarını açacak olan fuar, turizm sektörünün kilit isimlerini buluşturacak. Sadece bir fuar değil, doğrudan ticaret yaratan bir merkez haline gelen İTF ile turizm sektörünün nabzı İstanbul’da atacak.</em></p>

<p><strong>GLOBAL HEDEF İLK 3</strong></p>

<p>Turizm sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri haline gelen İstanbul Turizm Fuarı (İTF), bu yıl 24-25 Eylül 2026 tarihlerinde Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde dördüncü kez düzenlenecek. Turizm sektörünün lider oyuncularını bir araya getirecek fuar, ulusal ve uluslararası ölçekte büyümesini sürdürürken, Türkiye’nin turizmdeki küresel konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor.</p>

<p><strong>İSTİKRARLI BÜYÜME</strong></p>

<p>Türkiye turizm sektörünün tüm paydaşlarını küresel liderlik hedefi etrafında buluşturan İTF, her geçen yıl istikrarlı büyümesini sürdürüyor. Geçtiğimiz yıl 314 firmanın katılım sağladığı fuar, bu yıl yüzde 10 büyüyerek 345 katılımcı firmaya ulaştı. Özellikle seyahat acenteleri, tur operatörleri ve otel gruplarının yoğun ilgi gösterdiği organizasyonun ziyaretçi sayısında da önemli bir artış bekleniyor. 2025 yılında 16 bin 500 profesyonelin ziyaret ettiği fuarın, bu yıl 18 binin üzerinde sektör temsilcisini ağırlaması öngörülüyor.</p>

<p>Sadece sektör profesyonellerine açık olarak düzenlenen fuar, katılımcılarına birebir iş görüşmeleri gerçekleştirme ve yeni iş birlikleri geliştirme imkanı sunuyor. Bu yönüyle İstanbul Turizm Fuarı, klasik fuar organizasyonlarının ötesine geçerek somut ticaret fırsatları yaratan bir platform olarak öne çıkıyor.</p>

<p>İstanbul Turizm Fuarı öncesinde uluslararası danışmanlık şirketi iş birliğiyle gerçekleştirilen kapsamlı araştırma da Türkiye turizmine yönelik güçlü ilgiyi ortaya koydu. Dream Project Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Volkan Ataman, araştırmanın sonuçlarını paylaşırken fuarla ilgili son hazırlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>150 ülkeden 10 bin turizm profesyonelinin katıldığı araştırmaya göre Türkiye pazarı, küresel turizm sektörünün önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor. Araştırmaya katılan profesyonellerin yüzde 44’ü Avrupa ve İngiltere, yüzde 24’ü Asya, yüzde 15’i Ortadoğu, yüzde 8’i Afrika ve yüzde 9’u Amerika pazarından geliyor. Sonuçlar, Türkiye’nin farklı coğrafyalardan ilgi gören çok yönlü bir destinasyon yapısına sahip olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>MİLYON DOLARLIK BÜTÇELER</strong></p>

<p>Araştırmaya katılan şirketlerin bütçe büyüklükleri de dikkat çekiyor. Katılımcıların yüzde 58’i 250 bin doların üzerinde bütçe yönetirken, yüzde 12’si 1 ila 5 milyon dolar, yüzde 21’i ise 5 milyon doların üzerinde hacme sahip bulunuyor. Konaklama, lüks turizm ve destinasyon bazlı ürünlerin ön plana çıktığı bu tablo, Türkiye’nin yüksek gelir grubuna hitap eden turizm segmentlerindeki büyüme potansiyelini de ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>DÜNYANIN ÖNEMLİ SATIN ALMACILARI İSTANBUL'DA BULUŞUYOR</strong></p>

<p>Bu yıl İstanbul Turizm Fuarı’nın öne çıkan başlıklarından biri de uluslararası satın almacı programı olacak. Hosted buyer modeli kapsamında gerçekleştirilen çalışmalarla dünyanın farklı bölgelerinden sektör profesyonelleri İstanbul’da ağırlanacak. Rusya, Belarus, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Çeçenistan, Tataristan ve Gürcistan başta olmak üzere BDT pazarının önemli oyuncularının yanı sıra İngiltere ve Avrupa pazarlarından sektörün önde gelen satın almacıları ve turizm profesyonelleri fuarda yer alacak.</p>

<p>Bu yaklaşım, katılımcı firmaların yeni pazarlara erişimini kolaylaştırırken, Türkiye turizminin uluslararası ticaret hacmine doğrudan katkı sağlamayı hedefliyor.</p>

<p><strong>TİCARET HACMİ YARATIYOR</strong></p>

<p>Araştırma sonuçlarının İstanbul Turizm Fuarı’nın stratejik önemini daha da artırdığını belirten Volkan Ataman, hosted buyer modeliyle kurgulanan organizasyonun katılımcı firmaları doğru alıcılarla buluşturduğunu ifade etti. Ataman, “İTF yalnızca bir tanıtım platformu değil, doğrudan ticaret hacmi yaratan bir merkez haline geliyor. Katılımcılarımızın doğru alıcılarla bir araya gelmesi sayesinde fuar, somut iş birlikleri ve yeni ticari fırsatlar yaratıyor” dedi.</p>

<p>Küresel jeopolitik gelişmelerin turizm hareketlerini yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken Ataman, Türkiye’ye yönelik ilginin devam ettiğini belirterek, “Değişen uluslararası koşullar içerisinde Türkiye güçlü turizm altyapısı, ulaşım ağı ve destinasyon çeşitliliği ile öne çıkıyor. İstanbul Turizm Fuarı da bu ilgiyi ticarete dönüştürecek önemli bir platform görevi üstleniyor” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>TURİZMİN ZİRVESİ</strong></p>

<p>Fuarla eş zamanlı olarak iki gün boyunca gerçekleştirilecek Turizm Zirvesi’nde 17 farklı başlık altında 83 ulusal ve uluslararası konuşmacı sektörün geleceğini değerlendirecek. Zirvede 2026 sezonunun analizi ve 2027 beklentilerinin yanı sıra BDT pazarı, Mısır pazarı, MICE endüstrisi ve turizmde öne çıkan yeni trendler ele alınacak.</p>

<p>İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu sponsorluğunda düzenlenecek “Vizyon 2036: Küresel Sektör Liderlerinin Gözünden Destinasyonların Konumlandırılması” oturumunda uluslararası turizm sektörünün önde gelen isimleri yer alacak. Ayrıca Mısır Pazarı ve Muğla Destinasyon Oturumları ile sektörün önemli temsilcileri ve yerel yöneticiler deneyimlerini katılımcılarla paylaşacak.</p>

<p>İstanbul Turizm Fuarı kapsamında 24 Eylül akşamı Swissôtel The Bosphorus'ta gerçekleştirilecek İTF Gala Party, sektörün önde gelen temsilcilerini bir araya getirecek. Yerli ve yabancı turizm profesyonellerinin katılımıyla düzenlenecek gala gecesi, fuarın yarattığı iş birliği ve networking ortamını daha da güçlendirecek.</p>

<p><strong>Editöre Not:</strong></p>

<p>İstanbul Turizm Fuarı, bu yıl Türk Hava Yolları resmi hava yolu sponsorluğunda, TÜRSAB stratejik partnerliğinde, TÜROB ve TTYD resmi iş ortaklığında; İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Ticaret Bakanlığı ve İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu destekleriyle, Türkiye İş Bankası ana sponsorluğunda düzenlenecektir.</p>

<p>24-25 Eylül 2026 tarihlerinde Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilecek İstanbul Turizm Fuarı, 345 katılımcı firma, 18 bini aşkın sektör profesyoneli ve 83 ulusal ve uluslararası konuşmacının yer alacağı Turizm Zirvesi ile turizm sektörünün en önemli buluşmalarından birine ev sahipliği yapacaktır.</p>

<p>Fuar kapsamında gerçekleştirilecek hosted buyer programı ile dünyanın farklı bölgelerinden satın almacılar ve turizm profesyonelleri Türkiye turizm sektörüyle bir araya gelecek; organizasyon, yeni iş birlikleri ve ticaret hacmi yaratmayı hedefleyecektir.</p>

<p>24 Eylül akşamında Swissôtel The Bosphorus'ta gerçekleştirilecek İTF Gala Party ile yerli ve yabancı sektör profesyonelleri bir araya gelecektir.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/dikili-de-sanat-ruzgari-84741</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 17:33:54 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Dikili de sanat rüzgarı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/dikili-de-sanat-ruzgari-1782225234.jpg">
                        <figcaption>Dikili de sanat rüzgarı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Dikili Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen Kültür ve Sanat Kursları, bir yıl boyunca devam eden yoğun emeğin ardından unutulmaz bir finalle taçlandı. İlçenin kültürel ve sanatsal yaşamını canlandırmak, her yaştan Dikililiyi üretimin ve yaratıcılığın parçası haline getirmek amacıyla düzenlenen kurslar; muhteşem sergiler, müzik dinletileri ve dans gösterileriyle son buldu.</p>

<p>7'den 70'e sloganıyla yola çıkan ve bu yıl 329 kursiyere kapılarını açarak adeta bir sanat akademisine dönüşen program, yaş sınırlarını ortadan kaldırdı. Kadınların ve çocukların başrolde olduğu yıl sonu etkinliklerinde, hem sahne performansları hem de sergi alanları izleyenleri büyüledi.</p>

<p><b>EL EMEĞİ VE GÖZ NURU SANATSEVERLERLE BULUŞTU</b></p>

<p>Kursiyerlerin bir yıl boyunca büyük bir sabır, dikkat ve tutkuyla ürettiği eserler, düzenlenen yıl sonu sergisinde Dikilililerin beğenisine sunuldu. Özellikle kadın kursiyerlerin elinden çıkan çini, seramik, deri işleme ve resim çalışmaları sanatseverlerden tam not aldı. Sergilenen her bir eser, sadece birer el sanatı ürünü olmanın ötesinde, Dikili'nin zengin kültürel kimliğini yansıtan canlı birer belge niteliği taşıdı.</p>

<p><b>SAHNEDE MÜZİK VE DANS RÜZGARI ESTİ</b></p>

<p>Görsel sanatların yanı sıra sahne sanatları da etkinliklere ayrı bir renk kattı. Halk oyunları ve modern dans gruplarının coşkulu gösterileri izleyicilerden büyük alkış alırken, gecenin yıldızı minik müzisyenler oldu. Piyano ve gitar kurslarını başarıyla tamamlayan çocukların performansı, salonda hem duygusal hem de keyifli anlar yaşattı. Minik parmakların tuşlara ve tellere dokunuşu, etkinliklerin en çok konuşulan anları olarak hafızalara kazındı.</p>

<p><b>"SANATLA NEFES ALAN BİR DİKİLİ"</b></p>

<p>Etkinliklerin ardından açıklamalarda bulunan Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz, kültür ve sanatın bir toplum için hayati bir önem taşıdığını vurgulayarak şunları söyledi: Bizler, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 'Sanatsız kalmış bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir' sözünü kendimize rehber ediniyor ve tüm adımlarımızı bu vizyonla atıyoruz. Bu yıl Kültür Müdürlüğümüzün çatısı altında buluşan 329 yurttaşımızın azmi, yeteneği ve ortaya koyduğu bu muhteşem sinerji, kentimizin sanata olan bağını bir kez daha en güçlü şekilde kanıtladı. Kadınlarımızın zarif dokunuşlarıyla ürettiği çiniler, seramikler ve resimler adeta birer şaheser niteliğinde. Çocuklarımızın piyano ve gitar tuşlarında sergilediği o büyük yetenek ise geleceğe dair umudumuzu ve inancımızı yeşertiyor. 7'den 70'e tek bir yürek olup bu güzellikleri Dikili'mize sunan tüm kursiyerlerimizle gurur duyuyor, onlara rehberlik eden değerli eğitmenlerimize içtenlikle teşekkür ediyorum. Dikili'de sanatın sesini her geçen gün daha da yükseltmeye, hayat damarlarımızı sanatla beslemeye devam edeceğiz.</p>

<p><b>YENİ SEZON HAZIRLIKLARI BAŞLIYOR</b></p>

<p>Bir yıllık emeğin alkışlarla ödüllendirildiği etkinlikler, Dikili halkının yoğun katılımıyla adeta bir festival havasında tamamlandı. Sokakların müzikle, salonların ise renkli eserlerle dolup taştığı finalin ardından Dikili Belediyesi, önümüzdeki dönemde de her yaştan vatandaşı sanatla buluşturmaya devam edeceğini duyurdu. Yeni eğitim dönemine ilişkin kayıt ve program bilgilerinin çok yakında kamuoyuyla paylaşılacağı belirtildi.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/turkiyenin-gastrodiplomasi-modeli-sofra-ve-miras-programi-84740</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 14:28:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye’nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra Ve Miras” Programı</h1>
                        <h2>Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda düzenlenen ve iki gün sürecek olan “Türkiye’nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra ve Miras” Panel ve Çalıştay Serisi’nin ikinci buluşmasına Hatay ev sahipliği yaptı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/turkiyenin-gastrodiplomasi-modeli-sofra-ve-miras-programi-1781955000.jpg">
                        <figcaption>Türkiye’nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra Ve Miras” Programı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif">2026 yılı Türk Mutfağı Haftası kapsamında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’nda gastronomi alanında tescilli şehir Hatay’da gerçekleştirilen programa; Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Hatay Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hayrettin Güngör, İskenderun Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Duruel, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Veysel Eren, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı temsilcileri, gastronomi dünyasının önemli isimleri, akademisyenler, sektör temsilcileri, gastronomi alanında kendini geliştiren gençler ve içerik üreticileri katıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif">Tarihi Meclis Binası’nda gerçekleşen programda konuşan Hatay Valisi Mustafa Masatlı, ilki Gaziantep’te gerçekleştirilen bu anlamlı serinin ikinci durağının Hatay olmasının; Hatay’ın binlerce yıllık sofra kültürünün, medeniyet hafızasının, üretim gücünün ve insanlığa söyleyecek güçlü sözünün yeniden dünyaya duyurulması bakımından son derece kıymetli olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif">Hatay’ın gastronomi dünyasındaki yerinin, yalnızca sahip olduğu yemek çeşitliliğiyle izah edilemeyecek kadar derin, köklü ve çok katmanlı olduğuna dikkat çeken Hatay Valisi Masatlı,”</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif">Hatay mutfağı, bir tarifler toplamı değildir. Hatay mutfağı; tarihin, kültürün, ticaretin, emeğin ve sofra adabının aynı kazanda kaynadığı büyük bir medeniyet hafızasıdır.” dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif">"Türkiye'nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra ve Miras" başlığını tamda Hatay'ı anlatmakta olduğunu dile getiren Hatay Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hayrettin Güngör de konuşmasında. Hatay’ın, yüzyıllardır sofrasını herkese açık tutmuş bir şehir olduğunu anlattı. </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif">HBB Genel Sekreteri Hayrettin Güngör “Burada sofra, sadece yemek yenilen bir yer değildir. Sofra; bir dil, bir müzakere zemini, bir barış masasıdır. Farklı inançlardan, farklı kültürlerden insanların aynı ekmekten koparıp aynı tuzluğa uzandığı, anlaşmazlıkların çoğunun bir tabak humus, bir fincan Antakya kahvesiyle çözüldüğü bir şehirdir burası. Hatay'ın sofra kültürü bir tesadüf değildir. Kadimden bu güne ticaret yollarının kesiştiği bu coğrafyada, her medeniyet kendi lezzetini bırakmış; Hatay bu lezzetleri özümsemiş, kendine özgü bir bütün haline getirmiştir.” </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif">UNESCO’nun bu derinliği gördüğünü ve Hatay'ı Gastronomide Yaratıcı Şehirler ağına dâhil ettiğini hatırlatan HBB Genel Sekreteri Güngör,&nbsp; Bu tescilin, Hatay'ın sofrasının dünya sahnesindeki meşruiyetini tescilleyen bir belge olduğunu belirterek “Belediye olarak bu sorumluluğun gereğini yerine getirmek için somut adımlar attık. Hatay'ın coğrafi işaretli ürün sayısı 68’e ulaşarak, bu alanda Türkiye'nin bu alandaki en güçlü şehirlerinden biri konumuna gelmiştir. Bu rakam, yalnızca bürokratik bir başarı değildir. Her yeni tescil; bir lezzetin, bir geleneğin, bir zanaatkârın hakkının korunması demektir. Künefesinin, zeytinyağının, Antakya narının, süzme peynirinin, tahinli ekmeğinin uluslararası arenada kimlik kartı alması demektir.” dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın mesajlarının yayınlanmasının ardından program, panelistler, akademisyenler ve sektör temsilcilerinin konuşmacı olarak katıldığı panelle devam etti.</span></span></span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/basiskele-sahili-buyuksehir-le-hem-temiz-hem-guvenli-84739</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 14:28:12 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Başiskele sahili Büyükşehir le hem temiz hem güvenli</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/basiskele-sahili-buyuksehir-le-hem-temiz-hem-guvenli-1781954892.jpg">
                        <figcaption>Başiskele sahili Büyükşehir le hem temiz hem güvenli</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Başiskele sahilinde temizlik ve bakım çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. İlçenin en prestijli yaşam alanlarından biri olan sahil bölgesi, Büyükşehir ekiplerinin çalışmaları ile hem daha estetik görünüme kavuşuyor hem de daha güvenli hale geliyor.</p>

<p><b>KAPSAMLI TEMİZLİK ÇALIŞMALARI</b></p>

<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı’na bağlı ekiplerin sahil boyunca yürüttüğü çalışmalar kapsamında çöp ve çeşitli atıklar düzenli olarak toplanırken, çevre temizliğini olumsuz etkileyen unsurlar da titizlikle ortadan kaldırılıyor. Özellikle vatandaşların yoğun olarak kullandığı alanlarda hijyen ve düzen ön planda tutuluyor.</p>

<p><b> YAPRAKLAR, İZMARİTLER VE YABANİ OTLAR TEMİZLENİYOR</b></p>

<p>Sahil şeridinde yerlere düşen yaprakların temizlenmesinin yanı sıra sigara izmaritleri de tek tek toplanıyor. Görüntü kirliliğine neden olan yabani otlar ve çeşitli bitkiler temizlenerek alanın daha düzenli bir görünüm kazanması sağlanıyor.</p>

<p><b>KALDIRIM VE YOLLAR PIRIL PIRIL</b></p>

<p>Çalışmalar kapsamında kaldırım ve yürüyüş yolları süpürülüyor, toz ve kirlerden arındırılıyor. Böylece vatandaşların sahilde daha konforlu ve temiz bir ortamda vakit geçirmesi hedefleniyor.</p>

<p><b>ORTAK KULLANIM ALANLARINDA HİJYEN ÖN PLANDA</b></p>

<p>Ekipler, çevrede bulunan çeşitli eşyaların düzenlenmesinin yanı sıra bank, masa ve ortak kullanım alanlarında da hijyen çalışmalarını sürdürüyor. Düzenli olarak gerçekleştirilen temizlik faaliyetleriyle sahilin her noktasında temiz ve sağlıklı bir ortam oluşturuluyor.</p>

<p><b>HEM GÖRSEL HEM DE GÜVENLİK AÇISINDAN ÖNEMLİ</b></p>

<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından sürdürülen bu çalışmalar, sahilin estetik görünümünü korumanın yanı sıra vatandaşların güvenliği açısından da büyük önem taşıyor. Düzenli bakım ve temizlik faaliyetleri sayesinde Başiskele sahili, bölgenin en gözde sosyal yaşam alanlarından biri olmayı sürdürüyor.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/dogal-yasam-parki-yeni-yavrularla-senlendi-84738</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Doğal Yaşam Parkı yeni yavrularla şenlendi</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/dogal-yasam-parki-yeni-yavrularla-senlendi-1781954840.jpg">
                        <figcaption>Doğal Yaşam Parkı yeni yavrularla şenlendi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">Antalya Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı'nda turako, ara papağan, jako papağan, zebra, midilli ve alageyik gibi çeşitli türlerden yeni yavrular dünyaya geldi. Sevimli yavrular ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">118 türde bin 500’ün üzerinde hayvana ev sahipliği yapan Antalya Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı'nda doğum bereketi yaşanıyor. Yaz dönemi ile birlikte farklı türde yeni yavrular dünyaya gözünü açtı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">YENİ YAVRULAR NEŞE GETİRDİ </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">Geniş doğal yaşam alanlarıyla Türkiye’nin en büyük hayvanat bahçelerinden biri olan Antalya Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı yeni üyeleriyle şenlendi. Doğal Yaşam Parkı’ın özel türlerinden turako kuşları, ara papağan, jako papağan, zebra, midilli, ala ve benekli geyikler </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">doğum yaparak, yavrularını dünyaya getirdi. Yeni doğan üyeler veterinerler ve bakıcıların kontrolünde özenle bakılıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">BAKIMLARI YAPILIYOR</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">SAĞLIKLI BÜYÜYORLAR</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">Yeni doğumlar olmasının hayvan refahının iyi olduğunun bir göstergesi olduğunu ifade eden Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı Şube Müdürü Veteriner Hekim Dr. Aygül Arsun, “Hayvan popülasyonunun artması bizleri sevindiriyor. Özel bir tür olan ve geçtiğimiz yıl yasak ticaret sırasında el konularak Doğal Yaşam Parkı’na emanet edilen Turako kuşundan iki yavru dünyaya geldi. Afrika kıtasına özgü nadir türlerden biri olan Turako kuşu ziyaretçilerimizin her zaman görebilecekleri bir tür değil. Misafirlerimizin en çok ilgi gösterdiği hayvanlar arasında yer alan zebralar da yavruladı. Sağlıklı bir zebra üyemiz aramıza katıldı. Midilli ailesinde de doğum mutluluğu yaşandı yine ala geyik ve benekli geyikler de yeni yavrular dünyaya geldi. Bütün hayvanlarımızın sağlık durumları iyi durumda” diye konuştu. </span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/cocugu-baba-sevgisi-sekillendiriyor-84737</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çocuğu baba sevgisi şekillendiriyor!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/cocugu-baba-sevgisi-sekillendiriyor-1781954832.jpg">
                        <figcaption>Çocuğu baba sevgisi şekillendiriyor!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk-Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, 21 Haziran Babalar Günü dolayısıyla babaların çocuk gelişimi, aile içi denge ve bireysel psikolojik iyilik hali üzerindeki duygusal, sosyal ve gelişimsel etkileri ile modern babalık anlayışının önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong>Çocuğun güvenli ve sağlıklı ilişki kurma gelişiminde baba, önemli bir rehber!</strong></p>

<p>Bir çocuğun hayatında babanın, sadece ihtiyaçlarını karşılayan ya da kuralları koyan kişi olmadığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, “Baba; çocuğun kendisini güvende hissetmesinde, hayata güvenle bakabilmesinde ve sağlıklı ilişkiler kurabilmesinde önemli bir rehberdir. Çocuklar, babalarıyla geçirdikleri zaman içinde sevildiğini, değer gördüğünü ve desteklendiğini hissederler. Bu duygular da onların özgüvenli, sorumluluk sahibi ve güçlü bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlar.” dedi.</p>

<p>Günümüzde çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden birinin, anne ve babalarının hayatlarına duygusal olarak katılması olduğuna işaret eden&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, “Birlikte geçirilen zamanın uzunluğundan çok, o zamanın niteliği önemlidir. Çocuğunu dinleyen, onunla oyun oynayan, duygularını anlamaya çalışan ve ihtiyaç duyduğunda yanında olan bir baba, çocuğun ruhsal gelişimine çok değerli katkılar sunar. Babaların aile içindeki sevgi dolu ve ilgili varlığı, sadece çocukları değil, tüm aileyi güçlendirir. Güçlü aileler ise daha sağlıklı ve dayanışma içinde toplumların temelini oluşturur. Bu nedenle babalık, yalnızca bir sorumluluk değil; çocukların geleceğine ve toplumun yarınlarına yapılan en kıymetli yatırımlardan biridir.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Babalık, erkeğin duygusal olarak büyümesi ve olgunlaşmasıdır!</strong></p>

<p>Babalığın, bir erkeğin yaşamındaki en önemli dönüşüm süreçlerinden biri olduğuna değinen&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, “Bir çocuğun dünyaya gelişiyle birlikte erkekler yalnızca yeni bir role değil, aynı zamanda kendilerini yeniden keşfettikleri bir gelişim sürecine de adım atarlar. Bu süreç, sorumluluk duygusunun güçlenmesine, empati becerilerinin artmasına ve duygusal olgunlaşmaya katkı sağlar.” dedi.</p>

<p>Birçok babanın, çocuk sahibi olduktan sonra olaylara daha farklı bir gözle bakmaya, daha sabırlı olmaya ve kendi duygularıyla daha fazla temas kurmaya başladığını ifade ettiğini aktaran&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, şunları söyledi:</p>

<p>“Özellikle çocuğuyla yakın ilişki kuran babalarda, şefkat, koruyuculuk ve fedakârlık gibi duyguların daha belirgin hale geldiğini görüyoruz. Bu durum, erkeklerin duygusal dünyalarını zenginleştirirken, ruhsal iyilik hallerini de olumlu yönde etkileyebiliyor. Öte yandan babalık, zaman zaman kaygı, yetersizlik hissi veya yoğun sorumluluk duygusu gibi zorlukları da beraberinde getirebilir. Ancak bu zorluklar, uygun destek ve sağlıklı aile ilişkileriyle birlikte ele alındığında, kişisel gelişim için önemli fırsatlara dönüşebilir. Kısacası babalık, yalnızca bir çocuğun büyümesine eşlik etmek değil, aynı zamanda bir erkeğin de duygusal olarak büyümesi, olgunlaşması ve yaşamına yeni anlamlar katmasıdır.”</p>

<p><strong>Babalığı; otorite kuran değil, çocukla duygusal bağ kuran bir ilişki olarak değerlendirmek gerekiyor!</strong></p>

<p>“Babalıkla ilgili en yaygın yanlış algılardan biri, babanın temel görevinin yalnızca ailenin maddi ihtiyaçlarını karşılamak olduğu düşüncesidir.” diyen&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, “Oysa günümüzde biliyoruz ki çocukların sağlıklı gelişimi için babaların duygusal olarak da ulaşılabilir, ilgili ve aktif olmaları büyük önem taşır. Çocuklar sadece bakım ve güvenceye değil; birlikte geçirilen zamana, ilgiye, oyuna ve duygusal paylaşıma da ihtiyaç duyarlar.” dedi.</p>

<p>Bir diğer yanlış algının ise çocuk bakımının ve yetiştirilmesinin ağırlıklı olarak annenin sorumluluğuymuş gibi düşünülmesi olduğunu ifade eden&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, “Çocuk gelişimi, anne ve babanın birbirini tamamlayan katkılarıyla desteklenir. Toplumda zaman zaman karşılaştığımız bir başka yanlış inanış ise ‘erkekler duygularını belli etmez’ anlayışıdır. Çocuklar için sevgisini ifade eden, duygularını sağlıklı şekilde paylaşabilen ve gerektiğinde hassasiyet gösterebilen babalar çok değerli bir rol modeldir. Çocuklar, duyguların konuşulabildiği ve kabul gördüğü aile ortamlarında daha sağlıklı gelişirler. Bugün babalığı; otorite kuran, uzaktan izleyen bir rol olarak değil, çocuğunun yaşamına sevgiyle eşlik eden, onun gelişiminde aktif sorumluluk alan ve duygusal bağ kuran bir ilişki olarak değerlendirmek gerekiyor.” açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>İlgili bir baba, aile içindeki güveni, dayanışmayı ve huzuru artırır!</strong></p>

<p>Babaların aile yaşamına aktif ve destekleyici şekilde katılmasının, ailedeki tüm bireylerin ruhsal ve duygusal iyilik halini olumlu yönde etkileyeceğine dikkat çeken&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, “Kendini yalnız hissetmeyen, sorumlulukları paylaşabildiğini gören bir anne daha az tükenmişlik yaşarken, çocuklar da her iki ebeveynden sevgi, ilgi ve destek gördüklerinde kendilerini daha güvende hissederler.” dedi.</p>

<p>Babanın aile içindeki olumlu varlığının aynı zamanda aile ilişkilerinin kalitesini de artıracağını dile getiren&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, “Eşler arasında iş birliği ve dayanışmanın güçlenmesi, ev içindeki stresin azalmasına ve daha huzurlu bir aile ortamının oluşmasına yardımcı olur. Çocuklar da bu ortamda sevgi, saygı ve sağlıklı iletişim becerilerini model alarak öğrenirler. Babaların aile yaşamındaki etkin varlığı, hem bireysel hem de aile bütünlüğü açısından önemli bir koruyucu güç olarak değerlendirilebilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Takdir edilen babalar, çocuklarıyla daha güçlü bağlar kurabilir!</strong></p>

<p>Babaların emeklerinin ve fedakârlıklarının görünür kılınmasının, hem bireysel hem de aile sistemi açısından önemli bir psikolojik değere sahip olduğunun altını çizen&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Çoğu baba, sorumluluklarını sessizce yerine getirmeyi tercih eder ve duygusal ihtiyaçlarını ifade etme konusunda daha geri planda kalabilir. Bu nedenle emeklerinin fark edilmesi ve takdir edilmesi, onların kendilerini değerli ve görülmüş hissetmelerine katkı sağlar. Bir babanın çabasının fark edilmesi; onun ebeveynlik motivasyonunu artırabilir, çocuklarıyla olan ilişkisinde daha sıcak ve katılımcı bir tutum geliştirmesine destek olabilir.&nbsp;</p>

<p>Çocuklar açısından bakıldığında ise, babalarının emeklerini fark etmek ve takdir etmek; empati gelişimi, minnettarlık duygusu ve aile bağlarının güçlenmesi açısından değerlidir. Çocuk, ebeveyninin yalnızca ‘otorite figürü’ değil, aynı zamanda emek veren, çabalayan ve duygusal olarak da emek harcayan bir birey olduğunu gördüğünde, ilişkiler daha dengeli ve gerçekçi bir zemine oturur.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/kiyi-ege-belediyeler-birligi-bolgesel-egitimleri-cesme-programi-tamamlandi-84736</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 14:26:40 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kıyı Ege Belediyeler Birliği bölgesel eğitimleri Çeşme programı tamamlandı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/kiyi-ege-belediyeler-birligi-bolgesel-egitimleri-cesme-programi-tamamlandi-1781954800.jpg">
                        <figcaption>Kıyı Ege Belediyeler Birliği bölgesel eğitimleri Çeşme programı tamamlandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="text-align:start; margin-top:16px; margin-bottom:16px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="color:#000000"><b><i><span lang="tr" style="font-size:14pt"><span style="line-height:21.4667px"><span style="font-family:"Times New Roman", serif">Çeşme Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Kıyı Ege Belediyeler Birliği bölgesel eğitimleri, üç gün süren yoğun katılımla tamamlandı.</span></span></span></i></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-top:16px; margin-bottom:16px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="color:#000000"><span lang="tr" style="font-size:12pt"><span style="line-height:18.4px"><span style="font-family:"Times New Roman", serif">17-18-19 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen eğitim programında belediye personelinin mevzuat bilgilerini güncellemesi, kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi ve belediyeler arası bilgi paylaşımının artırılması amaçlandı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-top:16px; margin-bottom:16px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="color:#000000"><span lang="tr" style="font-size:12pt"><span style="line-height:18.4px"><span style="font-family:"Times New Roman", serif">Üç gün boyunca gerçekleştirilen eğitimlerde; iş yeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin mevzuat, kamu ihale süreçleri, ihale mevzuatı ve doğrudan temin uygulamaları ile EKAP ve şikâyet süreçleri gibi yerel yönetimler açısından önem taşıyan başlıklar ele alındı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-top:16px; margin-bottom:16px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="color:#000000"><span lang="tr" style="font-size:12pt"><span style="line-height:18.4px"><span style="font-family:"Times New Roman", serif">Çeşme Belediyesi personelinin yoğun ilgi gösterdiği eğitimlere </span></span></span><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:18.4px"><span style="font-family:"Times New Roman", serif">Bozcada, Bayraklı, </span></span></span><span lang="tr" style="font-size:12pt"><span style="line-height:18.4px"><span style="font-family:"Times New Roman", serif">Karaburun, Urla, Güzelbahçe ve Seferihisar belediyelerinden temsilciler de katılım sağladı. Toplam 153 katılımcının yer aldığı programda, Çeşme Belediyesi 103 personel ile en yüksek katılımı gösteren kurum oldu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-top:16px; margin-bottom:16px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="color:#000000"><span lang="tr" style="font-size:12pt"><span style="line-height:18.4px"><span style="font-family:"Times New Roman", serif">Çeşme Belediyesi olarak, yerel yönetimlerde hizmet kalitesinin artırılmasına katkı sağlayan bu tür eğitim çalışmalarına ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını belirten yetkililer, programa katılım sağlayan tüm belediye temsilcilerine teşekkür etti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-top:16px; margin-bottom:16px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="color:#000000"><span lang="tr" style="font-size:12pt"><span style="line-height:18.4px"><span style="font-family:"Times New Roman", serif">Üç gün boyunca bilgi ve deneyim paylaşımına olanak sağlayan eğitimlerin, belediyeler arasındaki iş birliğinin güçlenmesine ve hizmet süreçlerinin daha etkin yürütülmesine katkı sunması hedefleniyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-top:16px; margin-bottom:16px"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/2-saatte-2-bin-ziyaretci-84735</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 14:26:26 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>2 saatte 2 bin ziyaretçi</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/2-saatte-2-bin-ziyaretci-1781954786.jpg">
                        <figcaption>2 saatte 2 bin ziyaretçi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal">Körfez Aqua Kıtalar Akvaryumu, açılış gününde oluşan uzun kuyruklar ve binlerce kişilik ziyaretçi akınıyla büyük bir ilgi görerek kısa sürede Kocaeli’nin en yeni ve en dikkat çeken turizm cazibe merkezlerinden biri olacağının mesajını verdi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><b> </b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><b>KÖRFEZ AQUA, AÇILIŞI UZUN KUYRUKLAR İLE YAPTI</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal">Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından İzmit Millet Bahçesi (Fuar Park) içerisinde hayata geçirilen Körfez Aqua Kıtalar Akvaryumu, açılış gününde yoğun ilgi görerek kentin yeni cazibe merkezleri arasında şimdiden öne çıktı. Modern tasarımı, etkileyici sergileme alanları ve kıtalar arası deniz yaşamını bir araya getiren konseptiyle dikkat çeken dev akvaryum, Karneval kapsamında düzenlenen etkinliklerle birlikte 20–21 Haziran 2026 tarihlerinde vatandaşlara ücretsiz olarak kapılarını açtı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><b>İKİ SAATTE 2 BİN VATANDAŞ ZİYARET ETTİ</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal">Sabah saat 10.00 itibariyle ziyarete açılan Körfez Aqua, daha ilk dakikalardan itibaren büyük ilgiyle karşılandı. Açılış öncesinde vatandaşlar akvaryuma girebilmek için alanda yerini aldı. Ziyaretçiler uzun kuyruklar oluşturdu. Körfez Aqua Kıtalar Akvaryumu, açılışın ilk bir saatinde yaklaşık 1300 kişiyi ağırlayarak güçlü bir başlangıç yaptı. İkinci saatin sonunda ise bu sayı 2000’i aşarak dikkat çekici bir rekor seviyeye ulaştı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><b>KOCAELİ TURİZMİNE YENİ BİR DEĞER KATACAK</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal">Kentin turizm potansiyeline yeni bir değer katması hedeflenen Körfez Aqua, sunduğu görsel şölen, interaktif deneyim alanları ve zengin deniz ekosistemiyle hem çocukların hem de yetişkinlerin ilgisini çekti. Ziyaretçiler, farklı kıtalara ait su altı yaşamını yakından gözlemleme fırsatı bulurken, tesisin modern ve etkileyici atmosferi de büyük beğeni topladı. Körfez Aqua Kıtalar Akvaryumu’nun, Kocaeli’nin en çok ziyaret edilen turizm noktalarından biri haline gelmesi bekleniyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/bakirkoy-belediyesinden-renkli-babalar-gunu-etkinligi-84734</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 14:26:20 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bakırköy Belediyesinden Renkli Babalar Günü Etkinliği</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/bakirkoy-belediyesinden-renkli-babalar-gunu-etkinligi-1781954780.jpg">
                        <figcaption>Bakırköy Belediyesinden Renkli Babalar Günü Etkinliği</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Bakırköy Belediyesi, Babalar Günü kapsamında Yuvamız Bakırköy Gündüz Çocuk Bakımevi’nde çocuklar ve babaların birlikte oyunlar oynayıp yarışmalara katıldığı, boyama etkinlikleri yaptığı renkli bir program düzenledi. Atatürk Spor Yaşam Köyü’nde futbol maçıyla devam eden etkinliklerde, Engelsiz Yaşamevi’nde ise babalar ve özel çocuklar el emeği süs eşyaları üretip birlikte sergiledi.</p>

<p>Bakırköy Belediyesi, Babalar Günü dolayısıyla ilçenin farklı noktalarında çocuklar ve babaları bir araya getiren çeşitli etkinlikler gerçekleştirdi. Yuvamız Bakırköy Gündüz Çocuk Bakımevi’nde düzenlenen programda 3-4-5 yaş grubu çocuklar, babalarıyla birlikte ekip olarak oyunlar oynadı, eğlenceli yarışmalara katıldı ve boyama etkinlikleri gerçekleştirdi. Etkinliklerde çocuklar ve babalar keyifli anlar yaşadı. Atatürk Spor Yaşam Köyü’nde ise Babalar Günü etkinlikleri futbol maçıyla devam etti. Babalar ve çocuklar sahada birlikte mücadele ederek eğlenceli ve rekabet dolu anlar yaşadı.</p>

<p><b>Engelleri aşan sevgi</b></p>

<p>Babalar Günü’nün en anlamlı duraklarından biri olan Engelsiz Yaşamevi’nde ise özel gereksinimli çocuklar ve babaları bir araya gelerek duygu dolu bir etkinlik gerçekleştirdi. Katılımcılar, birlikte el emeği süs eşyaları üreterek hem üretmenin hem de birlikte vakit geçirmenin mutluluğunu yaşadı. Renkli materyallerle hazırlanan çalışmalar, dayanışma ve sevgi temasıyla şekillenirken, ortaya çıkan ürünler etkinlik sonunda sergilenerek büyük beğeni topladı. Etkinlik, babalar ve çocuklar arasında güçlü bağların pekiştiği anlamlı anlara sahne oldu.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/sinav-oncesi-beslenme-duzeni-degistirilmemeli-84733</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 14:16:30 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sınav öncesi beslenme düzeni değiştirilmemeli!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/sinav-oncesi-beslenme-duzeni-degistirilmemeli-1781781390.jpg">
                        <figcaption>Sınav öncesi beslenme düzeni değiştirilmemeli!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, sınav döneminde öğrencilerin stresle birlikte değişebilen beslenme alışkanlıklarının performansa etkisi ve bu süreçte dengeli, düzenli ve alışılmış beslenme düzeninin korunmasının önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong>Stres beslenmeyi, beslenme de stresi etkiliyor!</strong></p>

<p>Sınav stresinin öğrencileri yalnızca akademik açıdan değil; fiziksel, duygusal ve sosyal yönden de etkileyebildiğini ifade eden Hülya Yiğit İspiroğlu, “Bu dönemde birçok öğrencinin beslenme düzeninde değişiklikler görülür.” dedi.</p>

<p>Bazı öğrencilerde iştah azalırken, bazı öğrencilerde aşırı yeme davranışının ortaya çıkabileceğine dikkat çeken İspiroğlu, “Özellikle yoğun stres altında şekerli besinlere, çikolata, tatlılar, çay ve kahve gibi ürünlere yönelimin arttığı biliniyor. Beslenme ve stres arasında çift yönlü bir ilişki var. Stres yeme davranışlarını etkileyebilirken, düzensiz ve dengesiz beslenme de stres düzeyinin artmasına katkıda bulunabilir. Bu nedenle sınav döneminde öğrencilerin mevcut beslenme düzenlerini korumaları ve yeterli, dengeli beslenmeye özen göstermeleri önemli.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Besin çeşitliliğinin sağlandığı dengeli bir beslenme düzeni oluşturmak önemli!</strong></p>

<p>Beynin temel enerji kaynağının glikoz olduğunu hatırlatan Hülya Yiğit İspiroğlu, şunları söyledi:</p>

<p>“Ancak bu enerjinin şekerli içecekler ve tatlılardan değil; besin öğeleri açısından zengin kaynaklardan sağlanması gerekir. Kuru ve taze meyveler, ceviz, badem ve fındık gibi çiğ kuruyemişler, tam tahıllar, yumurta, süt ürünleri, kefir gibi fermente besinler, zeytin, balık, taze sebzeler ve yeşil yapraklı sebzeler zihinsel performansı destekleyen besinler arasında yer alır. Özellikle ceviz ve balık gibi omega-3 kaynakları dikkat, öğrenme ve hafıza süreçlerini desteklerken; kefir gibi probiyotik içeren besinler bağırsak mikrobiyotasının korunmasına katkı sağlayabilir. </p>

<p>Günümüzde bağırsak ve beyin arasında güçlü bir iletişim olduğu bilinmekte olup, sağlıklı bir bağırsak yapısının ruh hali ve bilişsel fonksiyonlar üzerinde olumlu etkileri olabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle sınav döneminde tek bir besine odaklanmak yerine, besin çeşitliliğinin sağlandığı dengeli bir beslenme düzeni oluşturmak daha önemli.”</p>

<p><strong>Sınav başarısını tek bir besin değil, düzenli beslenme ve kaliteli uyku belirler!</strong></p>

<p>Sınav döneminde amacın, son anda beslenme düzenini değiştirmek değil, mevcut düzeni koruyarak zihinsel performansı desteklemek olduğunu kaydeden Hülya Yiğit İspiroğlu, “Bu nedenle öğrencilerin daha önce tüketmedikleri veya sindirim sistemi açısından alışık olmadıkları besinleri denememeleri, öğün atlamamaları ve yeterli su tüketmeleri önemli.” dedi.</p>

<p>Özellikle uzun süre ders çalışabilmek amacıyla aşırı miktarda kahve, çay veya enerji içeceği tüketmenin çarpıntı, huzursuzluk, dikkat dağınıklığı ve uyku problemlerine yol açarak beklenenin aksine performansı olumsuz etkileyebileceğini vurgulayan İspiroğlu, şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“Öğünlerin düzenli olması ve her ana öğünde protein, kompleks karbonhidrat, sağlıklı yağ ve sebze-meyve gruplarına yer verilmesi gerekir. Kahvaltıda yumurta, peynir, tam tahıllı ekmek ve söğüş sebzeler; öğle ve akşam öğünlerinde et, tavuk, balık veya kuru baklagillerle birlikte sebze yemekleri, salata ve tam tahıllı ürünler tercih edilebilir. Ara öğünlerde ise meyve, kefir, yoğurt ve çiğ kuruyemişler iyi seçeneklerdir.</p>

<p>Sınav öncesindeki son günlerde ağır, yağlı ve sindirimi zor yiyeceklerden uzak durulmalı; bireyde gaz ve sindirim şikâyetlerine neden oluyorsa kuru baklagiller, brokoli ve karnabahar gibi besinler kontrollü tüketilmelidir. Beyin performansı tek bir öğün veya tek bir besinle değil, günler boyunca sürdürülen düzenli beslenme, yeterli sıvı alımı ve kaliteli uyku ile şekillenir.”</p>

<p><strong>Sınav günü yeni beslenme alışkanlıkları denenmemeli!</strong></p>

<p>Sınav sabahında en önemli noktanın, öğrencinin alışık olduğu beslenme düzenini koruması olduğunun altını çizen Hülya Yiğit İspiroğlu, “Sınav günü performansı artıracağı düşüncesiyle farklı besinler denemek, normalde tüketilmeyen bir kahvaltı yapmak veya öğün düzenini değiştirmek doğru bir yaklaşım değildir. Öğrenciler deneme sınavlarına nasıl hazırlanıyor ve kendilerini hangi şekilde daha rahat hissediyorlarsa, sınav sabahında da benzer bir rutin izlemelidir.” dedi.</p>

<p>Kahvaltı yapan öğrenciler için yumurta, peynir, tam tahıllı ekmek ve söğüş sebzelerden oluşan dengeli bir öğünün tercih edilebileceğini aktaran İspiroğlu, “Ancak önemli olan belirli bir menüyü uygulamak değil, vücudun alışık olduğu düzeni korumaktır. Sınav öncesinde aşırı yağlı, ağır ve yüksek şeker içeren yiyeceklerden kaçınılmalı; çay ve kahve tüketimi de abartılmamalı. Fazla miktarda kafein bazı öğrencilerde çarpıntı, huzursuzluk ve dikkat dağınıklığına neden olabilirken, sık idrara çıkma ihtiyacını da artırabilir. Benzer şekilde sınavdan hemen önce aşırı sıvı tüketmek yerine, su tüketimini gün içine yaymak daha uygun olacaktır. Sınav sabahı yapılabilecek en doğru şey yeni bir beslenme planı uygulamak değil, vücudun ve zihnin alışık olduğu düzeni sürdürmektir.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/beslenmeden-taktige-yks-de-basariyi-artiran-stratejiler-84732</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 14:16:21 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Beslenmeden, taktiğe YKS de başarıyı artıran stratejiler!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/beslenmeden-taktige-yks-de-basariyi-artiran-stratejiler-1781781381.jpg">
                        <figcaption>Beslenmeden, taktiğe YKS de başarıyı artıran stratejiler!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, 20-21 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesinde adaylara sınav anında uygulanabilecek önemli önerilerde bulundu. </p>

<p>Sınav başarısının yalnızca bilgi düzeyiyle değil, bilgiyi doğru yönetebilme becerisiyle de yakından ilişkili olduğunu vurgulayan Akoğlan, sınav sırasında sakin kalmanın ve odağı korumanın başarıya önemli katkı sağlayacağını söyledi.</p>

<p><strong>İlk turda takılmadan ilerleyin</strong></p>

<p>Sınav sırasında zorlanan öğrencilerin bir soruya gereğinden fazla zaman harcamaması gerektiğini ifade eden Akoğlan, sınav anında başarıyı en üst düzeye çıkarmak için kullanılabilecek ve doğrudan uygulanabilecek taktikleri şöyle sıraladı: </p>

<p>“Tur tekniği (pas geçme); Soruları ilk okuyuşta çözemediğini hissettiğin an, üzerinde durmadan yanına bir işaret koyup hızlıca bir sonraki soruya geç. İlk turda yapabildiğin tüm soruları tamamlamak, hem sınavın geneli hakkında sana fikir verir hem de kalan zamanı zor sorulara daha rahat odaklanarak kullanmanı sağlar.</p>

<p><strong>Soru köklerini dikkatle okuyun!</strong></p>

<p>Soru kökü okuma stratejisi: Özellikle ‘değildir’, ‘yoktur’, ‘en fazladır’ gibi olumsuz veya kapsayıcı ifadelerin altını mutlaka çiz. Bu, zihnin sınav heyecanıyla soru kökünü yanlış yorumlamasının önüne geçen en basit ama en etkili güvenlik önlemidir.</p>

<p><strong>Kodlamayı sayfa veya bölüm sonunda yapın</strong></p>

<p>Turlama ve optik kodlama: Kodlamayı her soru biter bitmez değil, bir bölüm veya sayfa bittikten sonra yap. Bu, hem zihnini kısa süreliğine dinlendirmeni sağlar hem de kaydırma yapma riskini minimize eder.</p>

<p><strong>Güçlü olduğun alandan başla…</strong></p>

<p>Sınav başlangıç ritüeli: Sınavın başında, kendine en kolay gelen branştan veya soru tipinden başla. Bu, zihninin başarma duygusunu yaşamasını sağlayarak dopamin salgılanmasını ve sınavın devamında daha yüksek bir özgüvenle ilerlemeni tetikler.</p>

<p><strong>Zaman kontrolünü ihmal etmeyin</strong></p>

<p>Zaman yönetimi kontrolü: Sınav süresinin yarısında ve son 15 dakikada mutlaka saate bak. Kalan süreyi kontrol etmek, sınavın kontrolünün sende olduğunu hissettirir ve ani panik ataklarını engeller.</p>

<p><strong>TYT’nin sonucu AYT’yi etkilememeli</strong></p>

<p>Duygusal izolasyon: TYT’nin iyi veya kötü geçmesi, AYT’yi etkilememeli. Eğer TYT beklediğinden zor geçtiyse, ‘olan oldu, şimdi AYT'de toparlama zamanı’ düşüncesiyle kendine yeni bir sayfa aç. Eğer çok iyi geçtiyse, ‘iş bitti’ rehavetine kapılmadan odaklanmaya devam et.</p>

<p><strong>AYT’ye farklı bir zihinsel hazırlıkla geçin</strong></p>

<p>AYT odaklanması: Zihnini AYT’nin soru tipine ve ağırlığına göre yeniden programla. TYT hız ve pratik odaklıyken, AYT bilgi ve derinlik odaklıdır. TYT’den gelen o hızlı ritmi bir kenara bırakıp, AYT’nin gerektirdiği o daha yavaş, daha analitik ve daha dikkatli sürece kendini hazırla.</p>

<p><strong>Küçük hareketlerle zihninizi tazeleyin</strong></p>

<p>Küçük fiziksel hareketler: Oturduğun yerden kalk, birkaç adım at, omuzlarını ve boynunu esnet. Kan dolaşımını hızlandırmak, uzun süreli oturmanın getirdiği yorgunluk hissini dağıtır ve AYT kitapçığını açtığında daha taze bir zihinle başlamanı sağlar.”</p>

<p>Özgür Akoğlan, “Bu taktikler, bildiğin bilgiyi sınav kağıdına aktarırken yaşayabileceğin sınav kazalarını minimize etmeyi hedefler.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>

<p><strong>Beslenme rutinini kökten değiştirmek strese neden olabilir!</strong></p>

<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden Arş. Gör. Dr. Hatice Çolak Çetinkaya da sınav öncesi dönemde beslenme alışkanlıklarını da değerlendirdi.</p>

<p>YKS'ye sayılı günler kala öğrencilerin beslenme rutinini köklü biçimde değiştirmenin çocuklarda stres oluşturabileceğini ifade eden Dr. Çetinkaya, “Aynı zamanda daha önce denenmemiş besinlere ve beslenme rutinine geçmek sindirim sistemini olumsuz etkileyebilir. Öğrencinin var olan rutinini küçük adımlarla düzenlemesi en iyisi olacaktır. Kan şekerini istikrarlı tutmak için gün içinde 3 ana öğün ve 2 ara öğün şeklinde beslenilmesi, tam tahıllı ekmek, yulaf ezmesi, bulgur gibi besinler tüketilmesi önerilmektedir. Aynı zamanda enerjiyi uzun süreli ve sabit biçimde sağlamak ve tokluk hissini desteklemek için yumurta, kuru baklagiller, yoğurt ve peynir gibi protein kaynakları eklenebilir.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Meyve ve sebzeler dikkat ve ruh halini destekliyor</strong></p>

<p>Meyve ve sebze tüketiminin yalnızca fiziksel sağlık için değil zihinsel performans açısından da önemli olduğunu kaydeden Dr. Çetinkaya, “Öğrencilerin sevdiği meyve ve sebze tüketimlerini artırması antioksidan içeriği ile dikkat artırmada, psikolojik ruh halinin iyileşmesinde destek sağlayabilir. Ancak en önemli şeyin su tüketimi olduğu unutulmamalıdır. Hafif dehidrasyon bile odaklanma güçlüğüne yol açar; günde en az 2-2.5 litre su içilmesi önerilir.” ifadesinde bulundu. </p>

<p><strong>Fast food ve yüksek şekerli atıştırmalıklara dikkat!</strong></p>

<p>Hazır ve işlenmiş gıdaların sınav öncesi dönemde mümkün olduğunca azaltılması gerektiğini belirten Dr. Çetinkaya, şöyle devam etti: </p>

<p>“Hazır ve işlenmiş gıdalar, yüksek şekerli atıştırmalıklar ve fast food bu dönemde minimuma indirilmeli. Kan şekerini hızlı yükselten besinler aynı hızda düşeceğinden yorgunluk ve odaklanma güçlüğü yaratır. Dışarıdan tüketilen besinlerde, özellikle sıcak havalarda tavuklu, kremalı ve kızartılmış yiyeceklerde bozulma riski yüksektir. Bu durum gıda zehirlenmelerine ve gastroenterit gibi sağlık sorunlarına yol açabilir. Böyle bir rahatsızlık sınava çok yakın bir dönemde yaşanırsa öğrencinin performansını olumsuz etkileyebilir.”</p>

<p> <strong>Sınavdan bir gün önce tanıdık ve sindirimi kolay besinleri tercih edin</strong></p>

<p>Sınavdan önceki gün beslenmenin önemine değinen Dr. Çetinkaya, “Makarna, pilav, çorba, sebze yemeği gibi sindirimi kolay ve tanıdık yemekler tercih edilebilir. Yanında yeterli protein sağlayacak yumurta, tavuk veya baklagil içeren bir öğün ile tam tahıllı seçenekleri değerlendirmek mantıklı olur. Çünkü sınav günü için kan şekeri regülasyonuna ve enerji depolanmasına yardımcı olur. Enerji vermesi ve vitamin sağlaması için de bol sebze ve meyveyi de eklemek güzel bir alternatif olur.” dedi.</p>

<p>Sebze ve meyve tüketiminin de ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Dr. Çetinkaya, “Ancak daha önce sebze, kuru baklagil, tam tahıl gibi besinlere alışık değilse gaz ve şişkinlik yapma ihtimalinden dolayı tercih edilmemesi gerekir. Aynı zamanda yağlı, ağır ve kızartılmış yiyecekler, hiç denenmemiş yiyecekler (alerji ve sindirim riski), gazlı ve şekerli içecekler de kaçınılması gereken besinler arasındadır.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Sınav sabahı mideyi doldurmayın</strong></p>

<p>Sınav sabahı yapılacak kahvaltının dengeli ve ölçülü olması gerektiğini ifade eden Dr. Çetinkaya, şunları kaydetti:</p>

<p>“Kahvaltıda aşırıya kaçmamak da önemlidir. Mide doldurmak yerine orta miktarda, dengeli bir öğün hedeflenmelidir. Kahvaltıya alışık bir öğrenci değilse muz, yulaflı ürünler, ceviz, badem veya fındık (küçük bir avuç), protein bar, meyve bar gibi saatler boyunca enerjiyi dengeli tutacak, tokluk hissi verecek ve beyin dostu besinler tercih edilebilir. Kahvaltı alışkanlığı olan bir öğrenci ise haşlanmış yumurta ya da omlet, tam tahıllı ekmek ile yapılmış tost ve yanında söğüş sebze tüketirse uzun süreli enerji depolayacaktır.”</p>

<p><strong>Sınav sabahı ilk kez kahve içmeyin</strong></p>

<p>Kafein tüketimi konusunda da önemli uyarılarda bulunan Dr. Çetinkaya, düzenli kahve veya çay tüketen öğrencilerin alışık oldukları miktarın dışına çıkmamaları gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Sınav sabahı bir fincan filtre kahve veya 1-2 bardak çay genellikle yeterlidir.” diyen Dr. Çetinkaya, şöyle devam etti:<strong> </strong></p>

<p><strong>“</strong>Ancak düzenli kahve tüketmeyen öğrencilerin sınav sabahı ilk kez kafein alması ciddi riskler taşır, çarpıntı, titreme, mide rahatsızlığı ve aşırı gerginlik bu kişilerde çok daha belirgin görülür. Enerji içeceklerini içeriğinden dolayı normalde de önermiyoruz. Sınav gününde ise enerji içeceklerinden kesinlikle uzak durulmalıdır.”</p>

<p><strong>Kaygı yaşayan öğrenciler küçük porsiyonlarla beslenmeli</strong></p>

<p>Sınav kaygısının iştahsızlık ve sindirim sistemi sorunlarına neden olabileceğini belirten Dr. Çetinkaya, “Bu dönemde büyük porsiyonlar yerine küçük porsiyonlarla ve daha sık aralıklarla beslenmek daha doğru olacaktır.” dedi.</p>

<p>Kahve, çikolata, soğan ve nane gibi bazı besinlerin mide hassasiyetini artırabileceğini ifade eden Dr. Çetinkaya, “Yoğurt, kefir ve ayran gibi probiyotik kaynakları bağırsak sağlığını destekleyebilir. Ayrıca ıhlamur ve papatya gibi bitki çayları hem sakinleştirici etkileri hem de sıvı alımına katkıları nedeniyle tercih edilebilir.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Başarı için beden de en az zihin kadar hazırlanmalı</strong></p>

<p>Öğrencilerin sınav öncesi dönemde en sık yaptığı hataların başında kahvaltıyı atlamak, aşırı kafein tüketmek ve enerji içeceklerine yönelmek olduğunu belirten Dr. Çetinkaya, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“En önemli tavsiyemiz öğrencilerin kendilerini rahat ve güvende hissetmeleridir. Ailelerin de bu ortamı sağlaması büyük önem taşır. Sınav başarısı için yalnızca zihnin değil, bedenin de iyi hazırlanmış olması gerekir. Beslenme açısından tanıdık yiyecekleri tercih etmek, yeterli miktarda su tüketmek, kahvaltıyı atlamamak ve aşırı kafeinden kaçınmak temel kurallar arasında yer alır. Bu basit ama etkili öneriler, öğrencilerin uzun süredir verdikleri emeğin karşılığını en iyi şekilde alabilmelerine yardımcı olacaktır. Ayrıca sınavdan önceki gün aşırı yemek yememek ve enerji içeceklerine güvenmemek gerektiği de unutulmamalıdır.” </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/40-yil-aradan-sonra-keten-uretimi-yeniden-basladi-84731</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 14:15:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>40 Yıl Aradan Sonra  Keten Üretimi Yeniden Başladı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/40-yil-aradan-sonra-keten-uretimi-yeniden-basladi-1781781354.jpg">
                        <figcaption>40 Yıl Aradan Sonra  Keten Üretimi Yeniden Başladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="font-size:12pt"><span style="color:black">Kandıra Belediyesi tarafından yürütülen KETENKÖY Projesi kapsamında, yaklaşık 40 yıl aradan sonra yeniden üretime kazandırılan keten bitkisinde hasat heyecanı yaşanıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="color:black">Coğrafi işaretli Kandıra bezinin ham maddesi olması nedeniyle büyük önem taşıyan keten, ilçede hem tarımsal hem de kültürel açıdan yeniden değer kazanıyor. 1980’li yıllarda tamamen sona eren keten tarımı, yürütülen çalışmalarla yeniden canlandırıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="color:black">Kandıra Belediyesi öncülüğünde; saha çalışmalarında temin edilen 50 kilogram ata tohumu, üç yıldan beri yaklaşık 10’ar dönümlüklük alanlara ekiliyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="color:black">Ortalama 8 aylık büyüme sürecinin ardından 1 metreyi aşan keten bitkilerinin hasadı, geleneksel yöntemlerle gerçekleştirilmeye başlandı.</span></span></p>

<h3><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Cambria,serif"><span style="color:#4f81bd"><strong><span style="color:black">Tarımsal ve kültürel yeniden doğuş</span></strong></span></span></span></h3>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="color:black">Kandıra Belediyesi tarafından üç yıldır ekimi yapılan ve bu yıl da hasadına başlanan keten, yalnızca bir tarımsal üretim faaliyeti olmanın ötesinde, bölgenin unutulmaya yüz tutmuş üretim kültürünün yeniden canlanması olarak değerlendiriliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="color:black">Keten bitkisinin Kandıra’da yeniden ekilmesiyle birlikte hem atıl tarım arazilerinin üretime kazandırılması hem de yerel ekonomiye yeni bir üretim modeli oluşturulması hedefleniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="color:black">Kandıra Belediye Başkanı Erol Ölmez, keten üretiminin yeniden başlamasını “geçmişle geleceği buluşturan bir adım” olarak nitelendirerek, ilçenin tarımsal hafızasının yeniden canlandırıldığını ifade etti. Ölmez, ketenin geçmişte bölge halkı için önemli bir geçim kaynağı olduğunu hatırlatarak, “Keten bitkisini yeniden gün yüzüne çıkarmak, sadece bir tarım projesi değil; aynı zamanda kültürel bir mirası yeniden yaşatma çabasıdır” dedi.</span></span></p>

<h3><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Cambria,serif"><span style="color:#4f81bd"><strong><span style="color:black">Üretimden ekonomiye uzanan zincir</span></strong></span></span></span></h3>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="color:black">Proje kapsamında elde edilen keten liflerinin ileri teknoloji tesislerde işlenerek Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin el sanatları atölyelerinde yeniden dokunması planlanıyor. Böylece üretim zincirinin tarımdan sanayiye ve el sanatlarına uzanan sürdürülebilir bir modele dönüşmesi hedefleniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="color:black">Yetkililer, Türkiye’de ketenin ağırlıklı olarak yağlık üretim için yetiştirildiğini ancak lif kalitesinin ekonomik açıdan daha değerli olduğunu belirterek, uygun alanlarda yaygınlaştırılmasının çiftçi gelirine önemli katkı sağlayacağını vurguluyor.</span></span></p>

<h3><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Cambria,serif"><span style="color:#4f81bd"><strong><span style="color:black">Geçmişi hatırlatan hasat</span></strong></span></span></span></h3>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="color:black">Hasada katılan vatandaşlar, tarlalarda keten’in yeniden görülmesinin geçmişe dair güçlü bir hatırlatma olduğunu ifade etti. Yaşlı üreticiler ise ketenin bir dönem çeyizden günlük yaşama kadar birçok alanda kullanıldığını hatırlatarak, bu kültürün yeniden canlanmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi.</span></span></p>

<h3><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Cambria,serif"><span style="color:#4f81bd"><strong><span style="color:black">Hedef: kalıcı üretim modeli</span></strong></span></span></span></h3>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="color:black">KETENKÖY Projesi ile keten üretiminin yalnızca dönemsel bir çalışma olmaktan çıkarılarak kalıcı bir üretim modeline dönüştürülmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında tohum çoğaltımıyla birlikte üretimin ilerleyen yıllarda daha geniş alanlara yaygınlaştırılması planlanıyor.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/genelde-erken-evrede-belirti-vermiyor-84730</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 14:15:24 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Genelde erken evrede belirti vermiyor!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/genelde-erken-evrede-belirti-vermiyor-1781781324.jpg">
                        <figcaption>Genelde erken evrede belirti vermiyor!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Boynunuzda fark ettiğiniz küçük ve ağrısız bir şişlik, sesinizdeki inatçı bir kısıklık ya da yutkunurken yaşadığınız güçlük... Çoğu zaman önemsenmeyen bu belirtiler, boynun ön ve orta kısmında yer alan tiroit bezindeki kanserin ilk sinyalleri olabilir. Erken evrede çoğunlukla hiçbir belirti vermeyen tiroit kanserinde iyi haber ise görüntüleme yöntemlerinin yaygın kullanımı sayesinde bu bezdeki en küçük değişikliklerin dahi erken dönemde fark edilebilmesi. <strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İldem Deveci</strong>, tiroit  kanserlerinde erken evrede tanı konulan hastalarda sağkalım oranlarının oldukça yüksek olduğunu vurgulayarak, “Erken tanı için özellikle risk grubunda yer alan kişilerin düzenli kontrollerini ihmal etmemesi ve boyun bölgesinde fark ettikleri değişiklikleri ciddiye alarak bir uzmana başvurması büyük önem taşımaktadır" diyor.</p>

<p><strong>Dünyada görülme sıklığı en hızlı artan kanser türü ama…</strong></p>

<p>Tiroit, boynun ön kısmında yer alan ve vücudun metabolizma hızını düzenleyen hormonların üretiminden sorumlu olan önemli bir salgı bezi. Hormonal etkenler, baş-boyun bölgesine uygulanan radyoterapi öyküsü, çevresel radyasyon maruziyeti ya da genetik yatkınlık nedeniyle tiroit bezi hücrelerinde kontrolsüz çoğalmalar oluşabiliyor. Tiroit kanserlerinin dünyada en hızlı artış gösteren kanser türleri arasında yer aldığına dikkat çeken Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İldem Deveci, “Dünya genelinde her yıl yaklaşık 600 bin yeni tiroit kanseri vakası tanı alırken, Türkiye'de bu sayı yıllık ortalama 30 bine ulaşmaktadır. Ancak bu artışın önemli nedenlerinden biri, rutin muayene ve check-up uygulamalarının yaygınlaşmasıdır. Bununla birlikte ultrason gibi görüntüleme yöntemlerinin daha sık kullanılması da henüz belirti vermeyen küçük tümörlerin daha erken evrede saptanabilmesini sağlamaktadır” ifadelerini kullanıyor.  </p>

<p><strong>Ağrısız şişlik ilk işaret olabilir</strong></p>

<p>Tiroit kanserleri en sık 20-60 yaş aralığında görülüyor. Kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 4 kat daha fazla rastlanıyor.<strong> </strong>Prof. Dr. İldem Deveci, bunun en önemli sebebinin üreme çağındaki kadınlarda östrojen hormonunun tiroit dokusu üzerindeki etkileri olduğunu belirtiyor. Tiroit kanserlerinin genelde erken dönemde belirti vermediğini, sadece görüntüleme yöntemleriyle tespit edilebildiğini ifade eden Prof. Dr. İldem Deveci, “Ancak kanser büyüdükçe en sık boyundaki orta hatta ele gelen ya da gözle görülebilen şişlikler oluşturmaktadır. Bu şişlikler çoğu zaman ağrısız ve sert yapıdadır. Kanser büyüdükçe çevre dokuları da etkileyerek ses kısıklığı, yutma güçlüğü ve boğaz ağrısına neden olabilir. Lenf nodlarına da metastaz yaparak boyun yan taraflarında da şişlik oluşturabilir” diyor. </p>

<p><strong>Ailede tiroit hastalığı varsa, dikkat! </strong></p>

<p>Tiroit kanserlerine  karşı riskli grupta bulunan kişilerin düzenli doktor kontrolünden geçmesinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. İldem Deveci, “Özellikle ailesinde tiroit hastalığı ve otoimmün hastalığı olanların, daha önce baş veya boyun bölgesine ışın tedavisi almış olanların, hamilelerin, iyot eksikliği sık rastlanan bölgelerde yaşayanların ve 35 yaş üstü kadınların rutin muayene olması son derece önemlidir” diye konuşuyor. </p>

<p><strong>Şüpheli nodülde biyopsi şart</strong></p>

<p>Tiroit kanserlerinde tanı sürecinin çoğu zaman muayene sırasında tiroit nodülü veya boyun lenf bezlerinde şüpheli bulguların saptanmasıyla başladığını söyleyen Prof. Dr. İldem Deveci, “Şüpheli nodüllerde ultrason eşliğinde ince iğne aspirasyon biyopsisi yapılarak alınan örnekler patolojik olarak değerlendirilir ve kesin tanıya ulaşılır. Gerektiğinde kan tetkikleri, genetik incelemeler ile bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme gibi ek yöntemlerden de tanı ve tedavi planlamasında yararlanılabilir" diyor. <strong> </strong></p>

<p><strong>Tiroit bezinin tümü alınmayabiliyor!</strong></p>

<p>Tüm kanser türlerinde olduğu gibi tiroit kanserlerinde de erken tanı ile tedavideki başarı oranının yükseldiğinin altını çizen Prof. Dr. İldem Deveci, “Erken evrede yakalanan ve tedavi edilen vakalarda sağkalım oranları oldukça yüksektir. Erken evrede yakalandığında kanser için tiroit bezinin tümü alınmadan sadece kanserli tarafın alındığı kısmi cerrahilerin de yapılması mümkün olabilmektedir. Bu sayede hastaların ömür boyu hormon ilacı kullanma ihtiyaçları ortadan kalkabilmektedir. Erken evre vakalarda ameliyat sonrası kemoterapi ve radyo aktif iyot tedavisi olarak bilinen atom tedavisi gibi ek tedavilere de çoğunlukla ihtiyaç olmamaktadır” diyor. </p>

<p><strong>Tiroit kanserinde temel tedavi cerrahi</strong></p>

<p>Tiroit kanserlerinde temel tedavi yöntemini cerrahi oluşturuyor. Hastalığın evresine göre yalnızca kanserli bölümün çıkarılması yeterli olabilirken, bazı hastalarda tiroit bezinin tamamının alınması gerekebiliyor. Boyun lenf bezlerine yayılım saptanması durumunda ise aynı operasyon sırasında bu dokular da temizleniyor. Tedavide amaçlarının tümörlü dokuyu tamamen ortadan kaldırırken hastanın yaşam kalitesini korumak olduğunu belirten Prof. Dr. İldem Deveci, “Tiroit kanserlerinde cerrahi planlama hastalığın evresine ve yayılım durumuna göre kişiye özel olarak yapılmaktadır. Hastalarımızın büyük bölümü ameliyattan sonra 1-2 gün içerisinde taburcu olmakta ve yaklaşık bir hafta içinde günlük yaşamlarına dönebilmektedir” diyor. Prof. Dr. Deveci, hastalığın evresine göre cerrahi sonrasında radyoaktif iyot tedavisi veya diğer ek tedavilere ihtiyaç duyulabileceğini belirtiyor.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/fil-ailesi-5-yasina-girdi-84729</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 14:15:13 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Fil ailesi 5 yaşına girdi</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/fil-ailesi-5-yasina-girdi-1781781313.jpg">
                        <figcaption>Fil ailesi 5 yaşına girdi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İzmir Doğal Yaşam Parkı’nda yaşayan Türkiye’nin tek fil ailesinin en küçük üyesi Ege, 5’inci yaşını meyvelerden hazırlanan özel pastayla kutladı. Enerjisi ve oyunlarıyla kutlamaya renk katan minik fil, ziyaretçilerin ilgi odağı oldu.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Doğal Yaşam Parkı’nda yaşayan Türkiye’nin tek fil ailesinin en küçük üyesi Ege, 5’inci yaşını renkli görüntüler eşliğinde kutladı. Fil ailesinin anne ve babası Begümcan ile Winner’ın üçüncü yavrusu olan minik fil için meyvelerden özel bir doğum günü pastası hazırlandı. Pastasının tadını çıkaran Ege, enerjisi ve neşeli tavırlarıyla kutlamanın yıldızı oldu. Kutlama boyunca bir an olsun yerinde durmayan Ege, annesi Begümcan ve ablalarıyla birlikte koşup oynayarak keyifli anlar yaşadı. Enerjisiyle dikkat çeken minik fil, zaman zaman yaptığı oyunlarla ailesini de hareketlendirdi. Yeni yaşına sevgi dolu bir ortamda adım atan Ege, ortaya sıcak ve renkli görüntüler çıkardı. Doğal Yaşam Parkı’nın en sevilen sakinlerinden biri olan minik fil, 5’inci yaşında da neşesiyle ilgi odağı olmayı sürdürdü.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/bu-6-belirti-cocuklarda-diyabet-habercisi-olabilir-84728</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 14:14:53 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bu 6 Belirti Çocuklarda Diyabet Habercisi Olabilir</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/bu-6-belirti-cocuklarda-diyabet-habercisi-olabilir-1781781293.jpg">
                        <figcaption>Bu 6 Belirti Çocuklarda Diyabet Habercisi Olabilir</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Son yıllarda çocukluk çağı diyabetinde dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Özellikle tip 1 diyabetin çocukluk çağında en sık görülen diyabet türü olduğunu vurgulayan uzmanlar, erken tanının hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. Diyabet bazen sinsi seyrederek fark edilmesi güç bir tablo oluşturabildiğinden, erken uyarı sinyallerinin bilinmesi büyük önem taşıyor. Özellikle aşırı susama, sık idrara çıkma, açıklanamayan kilo kaybı ve halsizlik gibi belirtiler diyabetin ilk işaretleri arasında yer alabiliyor. Memorial Ataşehir\Göztepe Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Elif Söbü, çocuklarda diyabetin belirtileri ve tedavi süreci hakkında bilgi verdi.</p>

<p><strong>Her yıl 2 bin 500 çocuk diyabet tanısı alıyor</strong></p>

<p>Çocukluk çağındaki diyabet vakalarının yüzde 95’inden fazlasını tip 1 diyabet oluşturmaktadır. Bu hastalık, pankreastaki insülin üreten beta hücrelerinin bağışıklık sistemi tarafından hasara uğratılması sonucu ortaya çıkar. Toplumda yaygın olarak bilinen tip 2 diyabetten farklı bir mekanizmaya sahip olan tip 1 diyabet, çocuklarda görülen diyabet vakalarının büyük çoğunluğunu oluşturur.</p>

<p>Dünya genelinde 20 yaş altındaki yaklaşık 1,5 milyon çocuk ve ergen, tip 1 diyabetle yaşamını sürdürmektedir. Türkiye’de ise yaklaşık 45-50 bin çocuk ve ergen tip 1 diyabetlidir ve her yıl yaklaşık 2 bin- 2 bin 500 çocuk yeni tanı almaktadır. Son yıllarda yayımlanan bilimsel raporlar da hem dünyada hem de ülkemizde çocukluk çağı diyabetinin giderek arttığını ortaya koymaktadır.</p>

<p><strong>Bu 6 belirti diyabetin ilk sinyali olabilir</strong></p>

<p>Diyabet bazen sinsi ilerleyebilir ve belirtiler başlangıçta gözden kaçabilir. Bu nedenle çocuklarda diyabetin en sık görülen belirtilerini tanıma, erken tanı ve tedavi sürecinde önemli avantaj sağlayabilir. Bu belirtiler aileler için önemli bir uyarı niteliği taşıyabilir:</p>

<ol>
	<li>Aşırı susama</li>
	<li>Sık ve fazla miktarda idrar yapma</li>
	<li>Gece alt ıslatma veya idrar kaçırmanın başlaması</li>
	<li>Açıklanamayan kilo kaybı</li>
	<li>Halsizlik ve yorgunluk</li>
	<li>Ağız kuruluğu</li>
</ol>

<p>Bu belirtilerin bir arada görülmesi durumunda vakit kaybetmeden bir hekime başvurulmalıdır. Erken tanı sayesinde diyabetik ketoasidoz gibi hayatı tehdit edebilen ciddi tabloların önüne geçilebilir.</p>

<p><strong>Aileler kendilerini suçlamamalı ancak bilinçli davranmalı</strong></p>

<p>Tanı sonrasında ailelerin en sık sorduğu sorulardan biri, “Acaba yanlış bir şey mi yaptık?” olur. Ancak ailelerin bunu bilmesi gerekir ki; tip 1 diyabet; fazla şeker tüketimi, stres, yanlış beslenme veya ebeveyn hatalarından kaynaklanan bir hastalık değildir. Tip 1 diyabetin kesin nedeni bugün hala tam olarak bilinmemektedir. Günümüzde hastalığı tamamen önlemenin veya ortadan kaldırmanın bir yolu bulunmasa da erken tanı, düzenli takip ve bilimsel tedavi yaklaşımları sayesinde çocuklar son derece sağlıklı ve aktif bir yaşam sürdürebilmektedir.</p>

<p><strong>Diyabetli çocuklara “arkadaşım diyabet” bakış açısı kazandırılmalı</strong></p>

<p>Çocukların diyabete uyum sağlamasında kullanılan en güçlü yaklaşımlardan biri “arkadaşım diyabet” bakış açısıdır. Günümüzde çocuklara ve ailelere önerdiğimiz bu yaklaşım, diyabeti bir düşman olarak görmek yerine onunla yaşamayı öğrenmektir. Diyabeti doğru yönetildiğinde yaşamın bir parçası hâline gelen bir yol arkadaşı olarak görmek, hem çocukların hem de ailelerin psikolojik yükünü önemli ölçüde azaltmaktadır. Düzenli kan şekeri takibi, doğru insülin kullanımı, teknolojik cihazlardan etkin yararlanma ve pozitif yaklaşım sayesinde çocuklar özgüvenlerini koruyarak sosyal yaşamlarına rahatlıkla devam edebilmektedir.</p>

<p><strong>Teknolojik gelişmeler tedaviyi kolaylaştırıyor</strong></p>

<p>Son yıllarda diyabet tedavisinde yaşanan teknolojik gelişmeler çocukların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırmıştır. Sürekli glikoz ölçüm sistemleri (CGM), insülin pompaları ve hibrit kapalı döngü sistemleri sayesinde kan şekeri kontrolü daha güvenli ve daha başarılı şekilde sağlanabilmektedir. Bu teknolojiler sayesinde çocuklarda kan şekeri dalgalanmaları azalmakta, hipoglisemi riski düşmekte, gece takipleri de daha güvenli hale gelmektedir. Çocuklar okul, spor ve sosyal yaşamlarına daha rahat uyum sağlamaktadır.</p>

<p><strong>Doğru yönetilen diyabet çocuğun geleceğini kısıtlamaz</strong></p>

<p>Çocukluk çağı diyabeti konusunda toplumun her kesiminde farkındalığın artırılması önemlidir. Ailelerin erken belirtileri tanıması, düzenli sağlık kontrollerini aksatmaması ve bilimsel tedavi yöntemlerinden yararlanması sayesinde diyabetli çocuklar sağlıklı, üretken ve mutlu bireyler olarak yaşamlarını sürdürebilir. Unutulmamalıdır ki, diyabet tanısı bir son değil; doğru bilgi, güçlü aile desteği, deneyimli sağlık ekipleri ve güncel teknolojilerle başarıyla yönetilebilen bir yaşam yolculuğudur. İyi yönetilen diyabet, çocukların büyüme ve gelişimini olumsuz etkilemez. Kan şekeri kontrolü iyi olan çocuklar eğitim hayatlarına, spor faaliyetlerine ve sosyal yaşamlarına yaşıtlarıyla aynı şekilde devam edebilmektedir.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/vakifbank-tan-surdurulebilirlik-baglantili-faiz-swap-islemi-84727</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 14:14:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>VakıfBank tan sürdürülebilirlik bağlantılı   faiz swap işlemi</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/vakifbank-tan-surdurulebilirlik-baglantili-faiz-swap-islemi-1781781285.jpg">
                        <figcaption>VakıfBank tan sürdürülebilirlik bağlantılı   faiz swap işlemi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>200 milyon Euro tutarında ve yaklaşık 10 yıl vadeli işlem,&nbsp;altyapı yatırımlarında risk yönetimi ile sürdürülebilir finansman yaklaşımını bir araya getirirken; sürdürülebilirlik kriterlerinin türev ürünlere entegrasyonu açısından da öncü bir uygulama niteliği taşıyor.</p>

<p>VakıfBank, sürdürülebilir finansmanı yalnızca kaynak sağlayan bir yapı olarak değil, risk yönetiminden finansman modellerine kadar tüm süreçlere entegre edilen stratejik bir yaklaşım olarak değerlendiriyor. Gerçekleştirilen işlem ile birlikte proje finansmanına ilişkin faiz riskinin daha etkin yönetilmesi sağlanırken, çevresel ve sosyal performans kriterlerini risk yönetimi süreçlerine entegre eden yenilikçi bir yapı oluşturuldu.</p>

<p>Çevresel ve sosyal performans kriterlerine dayalı model, altyapı yatırımlarında sürdürülebilir finansman uygulamalarının farklı alanlarda kullanımına yönelik önemli bir örnek niteliği taşırken, sürdürülebilirlik kriterlerinin türev ürünlere entegrasyonu açısından da öncü bir uygulama olarak öne çıkıyor.</p>

<p>VakıfBank, kalkınma odaklı değer bankacılığı vizyonu doğrultusunda; üretim, ihracat, istihdam, teknoloji gibi ülkemizin stratejik yatırımlarını destekleyen projelere uzun vadeli finansman çözümleri sunmayı sürdürüyor. Banka, sadece bugünün ihtiyaçlarına değil, Türkiye’nin gelecekteki büyüme potansiyeline katkı sağlayacak alanlara odaklanırken; kaynaklarını ülkemize katma değer sağlayan yatırımlara yönlendirmeye ve reel sektörün sürdürülebilir büyümesini destekleyen yenilikçi finansman çözümleri geliştirmeye devam ediyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/izmir-ogretmen-akademileri-2025-2026-egitim-ogretim-yili-kapanis-programi-gerceklestirildi-84726</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 14:14:32 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İzmir Öğretmen Akademileri 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Kapanış Programı Gerçekleştirildi</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/izmir-ogretmen-akademileri-2025-2026-egitim-ogretim-yili-kapanis-programi-gerceklestirildi-1781781272.jpg">
                        <figcaption>İzmir Öğretmen Akademileri 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Kapanış Programı Gerçekleştirildi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="text-justify:inter-ideograph"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Millî Eğitim Bakanlığı himayesinde İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda, 2025-2026 eğitim öğretim yılı boyunca öğretmenlerin meslekî, kültürel ve kişisel gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla faaliyetlerini sürdüren ‘‘İzmir Öğretmen Akademileri’’ kapanış programı İzmir Atatürk Lisesi Konferans Salonunda gerçekleştirildi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="text-justify:inter-ideograph"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Programa; İzmir İl Millî Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı İlker Erarslan, İl Millî Eğitim Şube Müdürü Doç. Dr. Özden Ölmez Ceylan, Öğretmen Akademileri’nde eğitim veren; akademisyenler, yazarlar ve sanatçılar, Öğretmen Akademileri koordinatörleri ve çok sayıda öğretmen katıldı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="text-justify:inter-ideograph"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><b><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Öğretmen Akademileri Zengin İçerikleriyle Tamamlandı</span></b></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="text-justify:inter-ideograph"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Edebiyat, Şehir ve Kültür, Müzik, Düşünce ve Biyografi Akademileri kapsamında gerçekleştirilen etkinliklerde öğretmenler; alanında uzman akademisyenler, yazarlar, sanatçılar ve düşünce insanlarıyla buluşarak zengin içerikli eğitim faaliyetlerine katıldı ve öğrenmenin, paylaşmanın, birlikte üretmenin güçlü örneklerini ortaya koydu.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="text-justify:inter-ideograph"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Program, İzmir Maarif Orkestrası’nın hazırladığı mini konser ile başladı. </span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="text-justify:inter-ideograph"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü Öğretmen Akademileri İl Koordinatörü Eser Arık Dereli açılış konuşmasında ‘‘2025-2026 eğitim öğretim yılında; 65 akademi programı içerisinde 50’den fazla akademisyen, yazar, sanatçı ve uzman ismin yer aldığı eğitim faaliyetlerine, 300’e yakın öğretmen katıldı. Süreç içerisinde katkıda bulunan tüm eğitmenlerimize ve öğretmenlerimize teşekkür ediyorum.’’ dedi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="text-justify:inter-ideograph"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Çörekçioğlu konuşmasında, Öğretmen Akademileri’nin eğitim camiası için önemli olan bir platform olduğunu vurguladı. Bu çalışmada emeği geçen tüm eğitmen ve öğretmenlere teşekkürlerini iletti.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="text-justify:inter-ideograph"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><b><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Ben Yenilenmeliyim, Değişip Dönüşmeliyim Diyen Eğitimciler Gelişir</span></b></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="text-justify:inter-ideograph"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">İzmir İl Millî Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi konuşmasında, Öğretmen Akademileri’nin her geçen yıl daha nitelikli çalışmalarla insana dokunan, insana değer veren ve insanı besleyen kıymetli eğitmenleriyle tamamlandığını vurguladı. Ayrıca "Ben yenilenmeliyim, değişmeliyim ve dönüşmeliyim." diyen öğretmenlerin talep ettikleri ve kendilerini besledikleri bir alan haline geldiğini belirtti. Yahşi konuşmasına şu sözleri ekledi: ‘‘Yapay zekanın geliştiği bu dönemde değişmeye ve gelişmeye açık olmalıyız. Çünkü biz insanı besliyoruz. Onun için bu salonda bulunan, gayret gösteren, eğitim adına gerçekten sancı çeken tüm katılımcılara yürekten teşekkür ediyorum.’’</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="text-justify:inter-ideograph"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Öğretmen Akademileri katılımcısı Şahika At tarafından Behçet Necatigil’e ait ‘‘Açık’’ adlı şiir okundu.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="text-justify:inter-ideograph"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Öğretmen Akademileri’nde eğitim veren akademisyenlere plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekimi ardından program sona erdi.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"> </p>

<p style="text-align:justify"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/iso-500-buyuk-sanayi-listesini-acikladi-84725</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İSO 500 Büyük Sanayi Listesini açıkladı…</h1>
                        <h2>İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025” araştırmasının sonuçları, İskenderun Bölgesi’nin sanayideki gücünü bir kez daha ortaya koydu. Üretimden satışlar esas alınarak hazırlanan listede bölgeden toplam 19 firma yer almayı başardı.
Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarının sıralandığı listede bazı firmalar yükseliş gösterirken, bazıları ise önceki yıla göre geriledi. Bu dönemde en dikkat çekici düşüşlerden biri, Rus sermayeli MMK Metalürji ve Liman İşletmeciliği A.Ş.’de yaşandı.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler">
                        <figcaption>İSO 500 Büyük Sanayi Listesini açıkladı…</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>BÖLGENİN LOKOMOTİF</p>

<p>FİRMALARI LİSTEDE</p>

<p>Araştırma sonuçlarına göre İskenderun Demir ve Çelik A.Ş. üç basamak gerileyerek 11’inci sırada yer aldı. Tosyalı Demir Çelik Sanayi A.Ş. bir sıra yükselerek 14’üncü sıraya çıkarken, Tosçelik Profil ve Sac Endüstrisi A.Ş. iki basamak gerileyerek 20’nci sırada yer aldı.</p>

<p>Tosyalı Metalürji önceki yılki yerini koruyarak 53’üncü sırada bulunurken, Atakaş Çelik Sanayi A.Ş. yedi basamak yükselerek 76’ncı sıraya çıktı. Tosyalı Toyo Çelik A.Ş. 37 sıra gerileyerek 113’üncü, Tosyalı Filmaşin ve İnşaat Demir Üretim Sanayi A.Ş. ise bir basamak düşüşle 118’inci sırada yer aldı.<br />
Koç Metalürji A.Ş. 10 basamak yükselerek 144’üncü sıraya çıkarken, Net Haddecilik Sanayi Ticaret Ltd. Şti. 18 sıra yükselerek 218’inci sıraya yerleşti. Tosçelik Spiral Boru Üretim Sanayi A.Ş. 40 basamaklık yükselişle 277’nci sıraya çıkarken, İlhan Demir Çelik Boru Profil Endüstrisi A.Ş. 58 sıra gerileyerek 358’inci sırada yer aldı. CRT Metal Sanayi ve Ticaret A.Ş. ise geçen yılki yerini koruyarak 483’üncü sırada listede kendine yer buldu.</p>

<p>MERKEZİ HATAY DIŞINDA</p>

<p>OLAN FİRMALAR DA LİSTEDE</p>

<p>Üretim faaliyetlerini bölgede sürdüren ancak merkezleri Hatay dışında bulunan firmalar da İSO 500 listesinde yer aldı. Yücel Boru ve Profil Endüstrisi A.Ş. 15 sıra gerileyerek 64’üncü, Atlas Enerji Üretim A.Ş. dört sıra düşerek 96’ncı sırada yer aldı.</p>

<p>Yazıcı Demir Çelik Sanayi ve Turizm Ticaret A.Ş. 50 basamak yükselerek 97’nci sıraya çıkarken, Ekinciler Demir Çelik Sanayi A.Ş. 15 sıra gerileyerek 126’ncı oldu. MMK Metalürji ve Liman İşletmeciliği A.Ş. 72 sıra düşüşle 182’nci sıraya gerilerken, Noksel Çelik Boru Sanayi A.Ş. 45 basamak kayıpla 232’nci sırada yer aldı. Çayırova Boru Sanayi ve Ticaret A.Ş. ise 36 sıra gerileyerek 360’ıncı sırada listelendi.</p>

<p>HALİL ŞAHİN’İN ŞİRKETİ</p>

<p>YÜKSELİŞ GÖSTERDİ</p>

<p>İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası (İTSO) eski Başkanı Halil Şahin’in sahibi olduğu İzmir Demir Çelik Sanayi A.Ş. ise başarı grafiğini yükseltmeye devam etti. Şirket, üç basamak yükselerek İSO 500 listesinde 38’inci sıraya yerleşti.</p>

<p>İSO’nun 2025 yılı araştırması, İskenderun ve çevresinin demir-çelik başta olmak üzere ağır sanayi alanındaki üretim gücünü ve Türkiye ekonomisindeki stratejik konumunu bir kez daha gözler önüne serdi.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/atsiad-baskani-ceritbinmez-ekonominin-carklari-donmeye-basladi-84724</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>ATSİAD Başkanı Ceritbinmez, 'Ekonominin Çarkları Dönmeye Başladı'</h1>
                        <h2>Akdeniz Tüccar ve Sanayici İşinsanları Derneği (ATSİAD) Başkanı Mithat Ceritbinmez, uzun süredir durma noktasına gelen ekonomi çarklarının ABD ile İran arasında varılan barış mutabakatı sonrası piyasaların hareketlenmeye başladığını söyledi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/atsiad-baskani-ceritbinmez-ekonominin-carklari-donmeye-basladi-1781615396.jpg">
                        <figcaption>ATSİAD Başkanı Ceritbinmez, 'Ekonominin Çarkları Dönmeye Başladı'</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ceritbinmez, savaşın bitmesinin Türkiye açısından sadece ekonomik değil, ekonomi dışı riskleri de azaltan bir gelişme olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ATSİAD Başkanı ve Edip Demir Çelik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Ceritbinmez; demir çelik, gübre, filtre, liman ve lojistik sektörleri başta olmak üzere, onlarca sektörde yeni umutların ışığında ticari hareketliliğin başladığına dikkat çekti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Uzun yıllar Suriye’deki savaş ortamından olumsuz etkilenen ekonominin, pandemi, depremler ve ardından ABD ile İran arasında yaşanan savaş ortamında ciddi sıkıntılar yaşadığını hatırlatan Ceritbinmez, aylardır durma noktasına gelen ekonomide, barış mütabakatı sonrası yeniden hareketlenmesinin sevindirici olduğuna vurgu yaptı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Suriye’de normalleşme sürecinde Türkiye ile ilişkilerde beklentilerin aksine yüksek vergiler uygulamasının ‘vefasızlık’ olarak nitelendirilen ciddi hayal kırıklığına sebep olduğunu hatırlatan Ceritbinmez, Türkiye hükümetinin girişimleri sonucu vergilerin aşağı çekilmesiyle ‘evet ama yetmez’ mihvalinde rahatlama sağladığına değinerek şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“ Suriye’deki savaş ortamında milyonlarca kişiye kapılarını açması, her türlü destekle himaye etmesi bir yana, tüm verilen desteklere rağmen normalleşme döneminde Türkiye ile ilişkilerde yüksek vergi ve ağır şartlar uygulamasının kabul edilemez. Önümüzdeki günlerde &nbsp;Türkiye-Suriye ilişkileri için daha olumlu bir süreç bekliyoruz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın Türkiye ve tüm Dünya’ya maliyetinin telafisi çok zor hasarlara neden oldu. ABD ile İran arasında Pakistan’da gerçekleşen barış mutabakatının duyurulması sonrası ekonominin tüm çarklarının verdiği olumlu tepkilerle nefes almaya başladığı için mutlu olduk.”</span></span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/sicak-havalar-mikroplara-firsat-taniyor-84723</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sıcak havalar mikroplara fırsat tanıyor!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/sicak-havalar-mikroplara-firsat-taniyor-1781615261.jpg">
                        <figcaption>Sıcak havalar mikroplara fırsat tanıyor!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, yaz aylarında sıcaklıkların artmasıyla birlikte sağlık riski oluşturabilecek durumlar hakkında bilgi verdi.</p>

<p><strong>Sıcaklık yükseldikçe mikroorganizmalar da hızla çoğalıyor</strong></p>

<p>Yaz mevsiminin yalnızca insanlar için değil, hastalık yapıcı mikroorganizmalar için de uygun bir yaşam ortamı oluşturduğunu belirten Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Sıcak ve nemli havalar birçok bakteri türünün çoğalmasını hızlandırır.” dedi.</p>

<p>Özellikle Salmonella, E. coli, Campylobacter, Shigella ve bazı Vibrio türlerinin yaz aylarında daha sık görüldüğünü vurgulayan Dr. Mamçu, “İyi pişirilmemiş etler, çiğ tavuk ürünleri, açıkta bekletilen yiyecekler ve hijyenik olmayan su kaynakları enfeksiyonların en önemli bulaş yolları arasında yer alır. Pikniklerde veya açık hava organizasyonlarında saatlerce güneş altında bekleyen yiyecekler de ciddi sağlık riski oluşturur. Sıcak havalarda gıdaların bozulma süresi önemli ölçüde kısalıyor. Güvenli görünen bir yiyecek bile kısa süre içerisinde enfeksiyon kaynağına dönüşebiliyor.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Yazın en sık karşılaşılan sorunu gıda zehirlenmeleri!</strong></p>

<p>Yaz döneminde acil servislere başvuruların önemli bir bölümünü gıda kaynaklı enfeksiyonların oluşturduğuna işaret eden Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal, ateş ve halsizlik gibi belirtilerin hafife alınmaması gerekir.” dedi.</p>

<p>Özellikle çocuklar, yaşlılar, hamileler ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde sıvı kaybının çok daha hızlı gelişebildiğine dikkat çeken Dr. Mamçu, “Bazı vakalarda hastaneye yatış ve yoğun tedavi gereksinimi oluşabilir. Mayonez içeren ürünler, tavuk yemekleri, deniz ürünleri, krema bazlı tatlılar ve soğuk zinciri korunmamış gıdalar yaz aylarında ekstra dikkat gerektirir. Tüketicilerin özellikle açıkta satılan yiyeceklere karşı temkinli olması önerilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Serinlemek için girilen sular hastalık kaynağına dönüşebiliyor!</strong></p>

<p>Yaz sıcaklarında serinlemek amacıyla tercih edilen bazı göl, dere ve kontrolsüz su kaynaklarının çeşitli enfeksiyonların bulaşmasına neden olabileceğini aktaran Dr. Dilek Leyla Mamçu, şunları söyledi:</p>

<p>“Kirli sularda çok sayıda virüs, bakteri ve parazit bulunabilir. Norovirüs, Rotavirüs, Adenovirüs, Giardia ve Cryptosporidium gibi etkenler özellikle sindirim sistemi enfeksiyonlarına yol açabilir ve bu mikroorganizmalar ishal, kusma, karın ağrısı ve ateş gibi belirtilerle kendini gösterebilir.&nbsp;</p>

<p>Sadece bağırsak enfeksiyonları değil, göz ve cilt enfeksiyonları da yaz döneminde artış gösterir. Güvenilir olmayan sularda yüzmek bazı kişilerde ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.”</p>

<p><strong>Havuzlar her zaman masum değil!</strong></p>

<p>Toplumda havuzların denize göre daha güvenli olduğu yönünde yaygın bir algı bulunduğunu dile getiren Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Düzenli dezenfekte edilmeyen havuzlar enfeksiyon açısından önemli riskler taşır.” dedi.</p>

<p>Yetersiz klorlama yapılan havuzlarda kulak enfeksiyonları, göz enfeksiyonları, mantar hastalıkları ve çeşitli bağırsak enfeksiyonlarının daha sık görüldüğünü kaydeden Dr. Mamçu, “Özellikle çocuklar havuz suyunu yutmamalı. Aileler havuz seçiminde işletmenin hijyen uygulamalarını sorgulamalı. Ortak kullanım alanlarında kişisel havlu kullanımı da önemli bir koruyucu önlemdir.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Kenelere karşı bilinçsiz müdahaleden kaçınılmalı!</strong></p>

<p>Yaz aylarında artan kamp, piknik ve doğa yürüyüşlerinin beraberinde kene temaslarını da artırdığına dikkat çeken Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Özellikle çalılık, uzun otluk ve ormanlık alanlarda daha dikkatli olunması gerekir. Her kene hastalık taşımaz ancak riskin göz ardı edilmemesi gerekir. Doğa aktivitelerinden sonra vücut dikkatlice kontrol edilmeli. Kene tespit edilmesi durumunda bilinçsiz müdahalelerden kaçınılmalı. Sağlık kuruluşlarına başvurularak uygun şekilde çıkarılması önem taşır.” açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Parazitler yaz aylarında daha kolay yayılıyor!</strong></p>

<p>Yaz mevsiminde yalnızca bakteriyel ve viral enfeksiyonların değil, parazit kaynaklı hastalıkların da artış gösterdiğine değinen Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Yıkanmamış sebze ve meyveler, kirli su kaynakları ve yetersiz hijyen koşulları parazit bulaşını kolaylaştırıyor.” dedi.</p>

<p>Uzun süren ishal, karın ağrısı, kilo kaybı, halsizlik ve sindirim sistemi problemlerinin bazı parazit enfeksiyonlarının habercisi olabileceğini hatırlatan Dr. Mamçu, belirtilerin uzun sürmesi halinde mutlaka uzman değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Çocuklar ve yaşlılar için risk daha büyük!</strong></p>

<p>Yaz enfeksiyonlarının her yaş grubunda görülebileceği ancak bazı bireylerde çok daha ağır sonuçlara yol açabileceği uyarısını yapan Dr. Mamçu, “Özellikle 5 yaş altı çocuklar, 65 yaş üzeri bireyler, hamileler, diyabet hastaları, kanser tedavisi görenler ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler daha dikkatli olmalı. Bu gruplarda enfeksiyonlar daha hızlı ilerleyebilir ve sıvı kaybı ciddi sonuçlar doğurabilir. Yüksek ateş, şiddetli ishal, sürekli kusma, kanlı dışkılama veya belirgin halsizlik durumlarında vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalı.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Basit önlemlerle büyük risklerin önüne geçilebilir…</strong></p>

<p>Yaz enfeksiyonlarının önemli bir bölümünün doğru hijyen uygulamalarıyla önlenebileceğini belirten Dr. Dilek Leyla Mamçu, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Yaz aylarında enfeksiyon riskini tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmasa da doğru önlemlerle büyük ölçüde azaltmak mümkündür. El hijyenine dikkat etmek, güvenilir su tüketmek, gıdaların saklama koşullarına özen göstermek, sebze ve meyveleri iyi yıkamak, şüpheli gıdalardan uzak durmak ve doğa aktiviteleri sonrasında kene kontrolü yapmak oldukça önemlidir. Basit görünen bu uygulamalar hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından ciddi koruma sağlar.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/1-ton-kapak-toplandi-3-tekerlekli-sandalyeye-ulasildi-84722</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 16:06:58 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>1 ton kapak toplandı, 3 tekerlekli sandalyeye ulaşıldı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/1-ton-kapak-toplandi-3-tekerlekli-sandalyeye-ulasildi-1781615218.jpg">
                        <figcaption>1 ton kapak toplandı, 3 tekerlekli sandalyeye ulaşıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="text-align:start"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><b><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Tahoma, sans-serif"><span style="color:black">Karşıyaka Belediyesi, yeniden başlattığı ‘Mavi Kapak’ projesiyle kısa sürede 1 ton plastik kapağı geri dönüşüme kazandırdı. Toplanan kapaklarla temin edilen iki tekerlekli sandalye ihtiyaç sahiplerine ulaştırılırken, kampanyaya bağışlanan üçüncü sandalye de kısa süre içinde teslim edilecek. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Kampanyamıza destek veren vatandaşlarımıza teşekkür ediyor, plastik kapakları umuda dönüştürmek için herkesi bu dayanışma hareketinin parçası olmaya çağırıyorum” dedi.</span></span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Tahoma, sans-serif"><span style="background-image:initial"><span style="background-position:initial"><span style="background-size:initial"><span style="background-repeat:initial"><span style="background-origin:initial"><span style="background-clip:initial">Sosyal sorumluluk projeleriyle toplumsal dayanışma kültürünü güçlendirmeye devam eden Karşıyaka Belediyesi’nin yeniden hayata geçirdiği ‘Mavi Kapak’ projesi, kısa sürede büyük bir iyilik hareketine dönüştü. Proje kapsamında bugüne kadar bir ton plastik kapak toplandı. Geri dönüşüme kazandırılan bu kapaklar karşılığında iki adet tekerlekli sandalye temin edilerek ihtiyaç sahiplerine teslim edildi. Ayrıca, bir hayırsever vatandaş da projeye doğrudan bir tekerlekli sandalye bağışında bulunarak dayanışmaya önemli bir katkı sundu. Böylelikle proje aracılığıyla ulaşılan toplam tekerlekli sandalye sayısı üçe yükseldi. Teslim edilen iki sandalyenin ardından, bağışlanan sandalye de kısa süre içinde ihtiyaç sahibi vatandaşa ulaştırılacak. </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><b><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Tahoma, sans-serif"><span style="background-image:initial"><span style="background-position:initial"><span style="background-size:initial"><span style="background-repeat:initial"><span style="background-origin:initial"><span style="background-clip:initial">100 AYRI NOKTADA TOPLAMA </span></span></span></span></span></span></span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Tahoma, sans-serif"><span style="background-image:initial"><span style="background-position:initial"><span style="background-size:initial"><span style="background-repeat:initial"><span style="background-origin:initial"><span style="background-clip:initial">Karşıyaka Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen proje; farklı ilçelerden gelen destekler, öğrenciler ve çeşitli okulların katılımları ile muhtarlıkların özverili çalışmalarıyla büyümeye devam ediyor. Projeye katkı sunmak isteyen vatandaşların topladıkları kapaklar, belediye ekipleri tarafından teslim alınıyor. Ayrıca ilçenin 100 ayrı noktasında bulunan toplama kutuları ile muhtarlıklara bırakılan her türlü plastik kapak ve damacana kapağı da kampanyaya dahil ediliyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><b><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Tahoma, sans-serif"><span style="background-image:initial"><span style="background-position:initial"><span style="background-size:initial"><span style="background-repeat:initial"><span style="background-origin:initial"><span style="background-clip:initial">“PLASTİK KAPAKLAR UMUDA DÖNÜŞÜYOR”</span></span></span></span></span></span></span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Tahoma, sans-serif"><span style="background-image:initial"><span style="background-position:initial"><span style="background-size:initial"><span style="background-repeat:initial"><span style="background-origin:initial"><span style="background-clip:initial">Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Plastik atıkların doğamızda bıraktığı tahribat, geleceğimiz için ciddi bir tehdit oluşturmaya devam ediyor. Karşıyaka’da bu atıkları bertaraf etmekle kalmıyor, onları umuda dönüştürüyoruz. Yeniden başlattığımız Mavi Kapak kampanyasına, 7’den 77’ye kadar destek veren tüm vatandaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Topladığımız her bir kapak, engelli bir bireyin hayatına özgürlük ve mutluluk olarak geri dönüyor. Herkesi plastik kapakları toplamaya ve bu dayanışma zincirinin bir parçası olmaya davet ediyorum” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/dikkat-bu-hatalar-sinav-stresini-korukluyor-84721</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 16:06:47 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Dikkat! Bu hatalar sınav stresini körüklüyor!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/dikkat-bu-hatalar-sinav-stresini-korukluyor-1781615207.jpg">
                        <figcaption>Dikkat! Bu hatalar sınav stresini körüklüyor!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong> </strong>Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) sayılı günler kala yaklaşık 2,5 milyon aday ve ailesinde heyecanla birlikte stres de giderek artıyor. Sınav öncesinde hissedilen stresin doğal ve hatta belirli ölçüde gerekli olduğunu belirten <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi</strong> <strong>Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Talat Sarıkavak</strong>, başarının anahtarının stresi ortadan kaldırmak değil, onu doğru yönetebilmekten geçtiğini vurguluyor. Stresin doğru yönetildiğinde dikkati artırıp motivasyonu destekleyerek performansa olumlu katkı sağlayabildiğine dikkat çeken Sarıkavak “Unutulmamalıdır ki; YKS bir son değil, sadece bir başlangıçtır. Gençlerimizin bu süreçten zihinsel ve bedensel olarak sağlıklı, aile ilişkileri yara almamış bir şekilde çıkması, sınavda alacakları puandan çok daha uzun vadeli bir başarı kriteridir” diyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Sarıkavak, sağlıklı ve verimli bir sınav için hem gençlere hem de ailelerine stresi yönetmenin 7 altın kuralını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>

<ul>
	<li><strong>Sınavı ‘kader anı’ olarak görmeyin</strong></li>
</ul>

<p>Sınavın bir "kader anı" olarak görülmesi stresi artıran en önemli etkenlerin başında gelmektedir. Ailelerin, çocuklarının sınav başarısını kendi ebeveynlik performanslarının bir karnesi olarak görmesi sık yapılan bir hatadır. Bu durum hem ebeveynin kaygısını artırır hem de gencin sırtına taşıyamayacağı bir yük bindirir. Beklentilerin; çocuğun önceki akademik geçmişi, ilgi alanları ve mevcut koşullarıyla uyumlu, esnek ve gerçekçi olması iç motivasyonu destekler. Sınav öncesi çocuğa ‘zaman zaman zorlandın, zaman zaman çok çalıştın. Eksiklerin olsa bile bu süreci bugüne kadar getirdin. Bizim için bu çaban ve emeğin her şeyden daha değerli’ demek en güçlü psikolojik kalkan olacaktır.</p>

<ul>
	<li><strong>Duygularınızı konuşmaktan çekinmeyin</strong></li>
</ul>

<p>Ergenlik döneminde gençlerin kaygılarını, korkularını veya tükenmişliklerini kelimelere dökmesi zordur. Ev içinde yargıdan uzak, duyguların rahatça konuşulabildiği bir atmosfer yaratmak çok değerlidir. Gencin "Çok yoruldum, çalışmak istemiyorum" serzenişine "Tembellik yapma, az kaldı" demek yerine, onun bu duygusunu merak eden ve anlamaya çalışan bir yaklaşım sergilenmelidir. Aileler kendi kaygılarını fark etmeli ve bu yükü çocuğa yansıtmak yerine, gerekirse bir uzmandan destek almalıdır.</p>

<ul>
	<li><strong>Uyku ve günlük düzeninizi koruyun</strong></li>
</ul>

<p>Sınav döneminde ailenin en somut rolü; düzenli uyku, dengeli beslenme ve huzurlu bir çalışma ortamı sağlamaktır. Ders dışı tüm sosyal ve keyifli aktiviteleri kısıtlanan, sürekli olumsuz eleştiriye maruz kalan bir gencin tükenmişlik riski artar. Sınav haftasında ev içi gürültüyü azaltmak, gencin günlük ritmine saygı duymak ve kısa molalarla deşarj olmasına izin vermek performansı doğrudan olumlu etkiler.</p>

<ul>
	<li><strong>Sınavı hayatın tek belirleyicisi olarak görmeyin</strong></li>
</ul>

<p>Araştırmalar, sınavı "geri dönüşü olmayan tek şans" olarak gören öğrencilerin stres seviyelerinin çok daha yüksek olduğunu gösteriyor. Eğitim ve kariyer hayatının; yatay geçişler, ikinci tercihler, tekrar deneme şansı veya farklı kariyer rotaları gibi pek çok alternatif barındırdığı evde açıkça konuşulmalıdır. Bu durum sınavı önemsizleştirmek değil; "Bu sınav önemli bir adım ama senin değerini belirleyen tek ölçüt değil" mesajını vermektir.</p>

<ul>
	<li><strong>Nefesinizi ve bedeninizi sakinleştirmeyi öğrenin</strong></li>
</ul>

<p>Stres zihinde başlasa da bedende yaşanır. Kalp çarpıntısı, nefes darlığı gibi fizyolojik belirtileri yatıştırmak için basit nefes egzersizleri ve kas gevşetme teknikleri hayat kurtarıcıdır. Bu tekniklerin sadece sınav günü değil, öncesinde deneme sınavlarında da prova edilmesi beynin bu beceriyi otomatikleştirmesini sağlar. Böylece gerçek sınav anında panik dalgası çok daha hızlı kontrol altına alınabilir.</p>

<ul>
	<li><strong>Sonuca değil sürece odaklanın</strong></li>
</ul>

<p>"Ya kazanamazsam?" düşüncesi öğrenciyi kontrol edemediği bir alana sürükler. Stres yönetiminin temel kuralı, kontrolünüz altındaki alanlara odaklanmaktır. Sınav gününe dair "ya başaramazsam" senaryoları kurmak yerine; bugün kaç soru çözüleceği, hangi konunun tekrar edileceği gibi somut hedeflere odaklanmak kaygıyı dengeler. Gencin kendi iç konuşmasında "Başaramam" yerine "Daha önce de zorlu konuları aştım, elimden geleni yapıyorum" diyebilmesi, sınavı bir tehdit değil, bir performans alanı olarak görmesini sağlar.</p>

<ul>
	<li><strong>Sınav günü için küçük planlar yapın</strong></li>
</ul>

<p>Sınav sabahında yaşanabilecek stresi azaltmanın en etkili yollarından biri önceden plan yapmaktır. Sınava giderken giyilecek kıyafetlerin hazırlanması, ulaşım planının önceden yapılması ve sınav merkezine erken gidilmesi gençlerin kendilerini daha güvende hissetmesini sağlar. Rahat kıyafet seçimi, sınav merkezine ideal zamanda varış, sıraya oturunca alınacak birkaç derin nefes ve sınava ‘en iyi bilinen’ konudan başlamak adaptasyonu kolaylaştırır. Sorularda takıldığınızda bir yudum su içip, soruyu işaretleyerek geçmek gibi mikro planlar, sınav anında duygusal enerjinin doğru yönetilmesini sağlar. </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/midye-kabuklari-deniz-yasamina-nefes-olacak-84720</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 16:05:47 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Midye kabukları deniz yaşamına nefes olacak</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/midye-kabuklari-deniz-yasamina-nefes-olacak-1781615147.jpg">
                        <figcaption>Midye kabukları deniz yaşamına nefes olacak</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZDENİZ ile ekolojik teknoloji girişimi NE-SEA’nın TÜBİTAK destekli projesi kapsamında, atık midye kabuklarından üretilen doğa dostu resifler Seferihisar Sığacık’taki Telgraf Koyu’na yerleştirildi. Deniz canlılarına yeni yaşam alanları oluşturmayı hedefleyen proje kapsamında önümüzdeki süreçte 35 yeni resif daha İzmir kıyılarıyla buluşturulacak.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZDENİZ’in, İzmir merkezli ekolojik teknoloji girişimi NE-SEA ile birlikte yürüttüğü TÜBİTAK destekli “Mavi Ekonomi İş Birliği: Atık Kabuklar Yapay Resiflerle Deniz Yaşamına Dönüşüyor” projesi kapsamında üretilen doğa dostu resifler denizle buluştu. NE-SEA tarafından İZDENİZ için özel olarak tasarlanan dört resif, Seferihisar Sığacık’taki Telgraf Koyu’na yerleştirildi. Projenin ikinci aşamasında ise atık midye kabuklarından 35 yeni resif daha üretilerek İzmir kıyılarına yerleştirilecek. Böylece deniz canlıları için yeni yaşam alanları oluşturulurken, deniz ekosisteminin güçlendirilmesine de katkı sağlanacak.</p>

<p><strong>Dalgıçların operasyonuyla denize indirildi</strong><br />
Doğa dostu resifler, Teos Marina’da bir balıkçı teknesine yüklenerek Seferihisar Sığacık’taki Telgraf Koyu’na taşındı. Resifler, İZDENİZ ve Serenad Dalış Merkezi dalgıçlarının gerçekleştirdiği yaklaşık bir saatlik operasyonla denize indirildi. Çalışmayı Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marım, İZDENİZ Genel Müdür Yardımcısı Dr. Ceyla İnmeler de takip etti. Deniz canlılarının resifleri kullanım biçimi düzenli olarak izlenecek; elde edilecek veriler doğrultusunda sistem geliştirilerek seri üretim aşamasına geçilecek.</p>

<p><strong>Deniz turizmine ve biyolojik çeşitliliğe destek</strong><br />
İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, projenin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın Körfez ve deniz ekosistemine verdiği önemin bir yansıması olduğunu belirterek, “Bu çalışma, İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisindeki denizlerimizin kalitesini artırmaya yönelik önemli adımlardan biri. Amacımız, doğal yaşamın bir parçası olan midye kabuklarını değerlendirerek doğa dostu resiflere dönüştürmek ve yeniden denizle buluşturmak. TÜBİTAK desteğiyle yürüttüğümüz proje kapsamında resiflerin hangi canlılara ev sahipliği yaptığını ve su kalitesine etkilerini bilimsel olarak takip edeceğiz. Elde edeceğimiz verilerle doğa temelli çözümlerin yaygınlaştırılmasına katkı sunmayı hedefliyoruz. Bu uygulamaların çoğalmasıyla hem doğayla uyumlu bir yaklaşımı güçlendirecek hem de deniz turizmine yeni bir değer kazandıracağız” dedi.</p>

<p><strong>Özger: 35 yeni resif daha üretilecek</strong><br />
NE-SEA kurucusu ve baş tasarımcısı Nermin Sena Özger, projenin 2024 yılında TÜBİTAK ve Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı desteğiyle başladığını belirterek, su altı gözlemleri ve davranış analizleriyle geliştirilen prototiplerin İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle denize yerleştirildiğini söyledi. Özger, atık midye kabuklarından elde edilen biyokompozit malzemeyle doğa dostu resifler ürettiklerini ifade ederek, “Ege Bölgesi’nde her ay 40 tondan fazla midye kabuğu çöpe atılıyor. Bu atık kabuklardan suya dayanıklı biyokompozit malzeme elde ettik. Bu projeyi doğa ile insan arasındaki uyumu güçlendirmek ve su altı yaşamını daha görünür kılmak amacıyla geliştirdik. İkinci aşamada TÜBİTAK desteğiyle 35 yeni doğa dostu resif üreterek biyolojik çeşitliliğin desteklenmesi gereken farklı deniz alanlarına yerleştireceğiz” diye konuştu.</p>

<p><strong>Yetişkin: Çok önemsediğimiz bir proje</strong><br />
Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, İZDENİZ’e ve projede emeği geçenlere teşekkür ederek, çalışmanın doğadan gelen ve yeniden doğaya kazandırılan önemli bir uygulama olduğunu söyledi. Yetişkin, “Proje, deniz ekosistemi ve dalış turizmi açısından büyük önem taşıyor. Resifler bölge turizmine katkı sağlayacak. Çok önemsediğimiz bir proje” ifadelerini kullandı.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/turkiye-nin-tasarruf-egilimleri-arastirmasi-2026-yili-1-ceyrek-sonuclari-aciklandi-84719</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 16:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması 2026 yılı 1. çeyrek sonuçları açıklandı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/turkiye-nin-tasarruf-egilimleri-arastirmasi-2026-yili-1-ceyrek-sonuclari-aciklandi-1781615138.jpg">
                        <figcaption>Türkiye nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması 2026 yılı 1. çeyrek sonuçları açıklandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>En sevilen dijital banka olma hedefiyle ilerleyen ING Türkiye, sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında finansal sağlığa katkı sunmak amacıyla NielsenIQ iş birliğiyle gerçekleştirdiği Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması’nın 2026 yılı birinci çeyrek sonuçlarını paylaştı. Araştırmaya göre Türkiye’de tasarruf sahipliği oranı yüzde 51,3 seviyesinde gerçekleşirken, düzenli tasarruf yaptığını belirtenlerin oranı yüzde 84 oldu. Tasarrufu bulunmayanların yüzde 22’si ise yakın gelecekte birikim yapmayı planladığını ifade etti. Tasarruf motivasyonlarında ise geleceğe yatırım yapma isteği yüzde 34 ile ilk sırada yer alırken, beklenmedik durumlara karşı güvence oluşturma ihtiyacı yüzde 23 ile öne çıkan nedenlerden biri oldu.&nbsp;</p>

<p>Araştırma sonuçlarına göre, tasarruf sahipleri ortalama iki farklı araç üzerinden birikim yapmayı sürdürüyor. Bu çeyrekte, ilk sırayı yüzde 44 ile yastık altı altın ve değerli madenler alırken, yastık altı döviz ve TL nakit ise önceki çeyreğe göre 8 puan artış göstererek yüzde 40 oranıyla ikinci sırada konumlandı. TL vadeli hesapların tercih edilme oranı ise önceki döneme 6 puanlık bir artış göstererek yüzde 24’e ulaştı. TL vadesiz hesaplar da önceki çeyreğe göre 4 puan artışla yüzde 13 oldu. &nbsp;Hisse senedi ve borsa yatırımları yüzde 18 seviyesinde gerçekleşti. 45 yaş üstü kişilerin yastık altı altın ve diğer değerli madenler, yastık altı döviz ve TL araçlarını daha sık kullandığı dikkat çekti. Ayrıca araştırma; altın ve değerli metal hesapları ile hisse senedi ve borsa ürünlerini kullananlar genç yatırımcıların da öne çıktığını gösterdi.</p>

<p><strong>Uzun vadeli getiri beklentisi güçleniyor.</strong></p>

<p>Bu çeyrekte kısa vadeli tasarrufların getiri beklentisinin düştüğü, yatırımcıların uzun vadeli yatırımlardan beklentisinin yükseldiği görüldü. Yatırımcıların uzun vadeli getiri beklentilerinde 5 puanlık artış görülürken, kısa vadeli getiri beklentilerinde 4 puan düşüş yaşandı. Tasarruf sahiplerinin yüzde 45’i uzun vadeli, yüzde 42’si orta vadeli ve yüzde 13’ü de kısa vadeli getiri beklentisine sahip.&nbsp;</p>

<p>Katılımcıların yüzde 92’si bankacılık hizmetlerinden yararlanırken, son bir ay içinde internet veya mobil bankacılık hizmeti kullananların oranı yüzde 93’e yükseldi. Yatırım ürünleri hakkında bilgi sahibi olduğunu belirtenlerin oranı ise yüzde 37 seviyesinde gerçekleşti. 25-34 yaş grubundaki katılımcılar yüzde 45 ile yatırım ve birikim ürünleri konusunda kendisini en bilgili grup olarak tanımladı.&nbsp;</p>

<p><strong>Sezin Erken: Yenilikçi yatırım çözümlerimizle müşterilerimizin uzun vadeli getiri hedeflerini destekliyoruz.</strong></p>

<p>Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren&nbsp;<strong>ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Sezin Erken</strong>: “Araştırmamız, Türkiye’de tasarruf bilincinin güçlü olduğunu ancak yatırım araçlarının çeşitlendirilmesi ve finansal okuryazarlığın artırılması gerektiğini gösteriyor. Özellikle yatırımcıların giderek uzun vadeli getiriye yönelmesi, yatırım tarafında daha bilinçli karar ihtiyacını artırıyor. ING Türkiye olarak bu içgörüden yola çıkarak, ING Mobil’i yalnızca bir bankacılık uygulaması değil; müşterilerimizin yatırım araçlarını analiz edip farklı dönem performanslarını karşılaştırabildiği, daha bilinçli yatırım kararları almasını destekleyen güçlü bir yatırım platformu olarak konumluyoruz. Türkiye’nin Z kuşağı yatırımcılara özel ilk ve tek yatırım fonu olan GNZ ile tasarruf bilincinin genç yaşta kazanılmasını destekliyoruz. Yalnızca 1996–2012 doğumlu ING müşterilerine sunulan bu yenilikçi fon sayesinde, genç yatırımcıların birikim yapma ve yatırım alışkanlığı geliştirme süreçlerine katkı sağlıyoruz. Ayrıca yakın zamanda devreye aldığımız gümüş ve platin işlemleri ile döviz menümüzü zenginleştirirken, döviz ve kıymetli maden tarafında sunduğumuz alarm kurma ve emir bırakma özellikleriyle müşterilerimizin fırsatları anlık takip etmeden yakalayabilmelerini ve işlemlerini daha etkin şekilde gerçekleştirebilmelerini sağlıyoruz. ING Mobil’e yeni eklenen tematik fonlar ve fon listeleri ile yatırım fonlarını keşfetmeyi ve ihtiyaca uygun seçeneklere ulaşmayı kolaylaştırıyoruz.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/bosch-grubu-nun-turkiye-ve-orta-dogu-baskanligi-gorevini-karin-gilges-devraliyor-84718</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 16:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bosch Grubu nun Türkiye ve Orta Doğu Başkanlığı görevini Karin Gilges devralıyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/bosch-grubu-nun-turkiye-ve-orta-dogu-baskanligi-gorevini-karin-gilges-devraliyor-1781615122.jpg">
                        <figcaption>Bosch Grubu nun Türkiye ve Orta Doğu Başkanlığı görevini Karin Gilges devralıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yaklaşık beş yıldır Bosch Grubu’nun Türkiye ve Orta Doğu Başkanlığı görevini sürdüren Daniel Korioth emekli oluyor ve 1 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla görevi Karin Gilges devralıyor. Son dört yıldır Bosch Hindistan’da finanstan sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Gilges, daha önce Bursa’daki Güç Çözümleri tesisinde Fabrika Müdürü olarak görev almıştı.&nbsp;</p>

<p>Bosch Grubu’nda yaklaşık 30 yıllık bir kariyere sahip olan Karin Gilges, bu sürede Çin ve Almanya başta olmak üzere mobilite ve sanayi teknolojileri sektörlerinde farklı sorumluluklar üstlendi. Bosch Hindistan’daki görevinin ardından Türkiye’ye dönmekten büyük heyecan duyduğunu belirten Gilges, Türkiye’nin iki kıtayı birbirine bağlayan ve dinamik yapısıyla büyük bir potansiyel barındırdığını ifade etti. Gilges sözlerine şöyle devam etti: “Bosch, yüzyılı aşkın bir süredir Türkiye’de ilerlemenin temel taşlarından biri olmuştur. Yetkin ve motive çalışanlarımızın vereceği destekle, Türkiye'nin geleceğine yönelik katkılarımızı daha da pekiştirme konusunda kararlıyım.”</p>

<p><strong>Daniel Korioth, yaklaşık 38 yılın ardından emekli oluyor</strong></p>

<p>Daniel Korioth, Bosch Grubu’nun Türkiye ve Orta Doğu Başkanı görevinden önce &nbsp;Macaristan ve Adriyatik Bölgesi Temsilcisi ve Bosch Macaristan&nbsp;</p>

<p>Genel Müdürü olarak şirketin bölgedeki operasyonlarını yönetti. Kariyerinin önceki dönemlerinde ise İspanya, Arjantin, Almanya ve Brezilya’da üst düzey görevlerde bulundu. Korioth Türkiye’deki görev süresiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Burada, Bosch çalışanlarından çok ilham aldım ve onlar için ‘imkânsız’ diye bir kelime olmadığını gördüm. Son beş yıldır birlikte çalıştığım tüm Bosch Grubu Türkiye ailesine içtenlikle teşekkür ediyorum.”</p>

<p>100 yılı aşkındır Türkiye’de faaliyet gösteren Bosch, 2025 finansal yılı kapanış sonuçlarına göre 18 bini aşkın çalışanı, 5,2 milyar Euro toplam satış, 2,7 milyar Euro konsolide satış rakamıyla ülkenin önde gelen teknoloji ve servis sağlayıcılarından biri olarak mobilite, sanayi teknolojileri, enerji ve bina teknolojileri ve dayanıklı tüketim malları sektörlerinde faaliyet gösteriyor. Son 25 yılda Türkiye’ye 4,5 milyar Euro’nun üzerinde yatırım yapan Bosch’un, sadece geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği yatırım miktarı 139 milyon Euro’yu buldu. Bosch’un Türkiye’de, Kocaeli, Bursa, Manisa ve Tekirdağ’da fabrikaları ve T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tescilli 5 Ar-Ge ve 2 Tasarım Merkezi bulunuyor. Yaklaşık bin kişiye istihdam sağlayan bu merkezlerde 2025 yılında 68,5 milyon Euro tutarında Ar-Ge harcaması gerçekleşti.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/motorlu-kara-tasitlari-mayis-2026-84717</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 16:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Motorlu Kara Taşıtları, Mayıs 2026</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/motorlu-kara-tasitlari-mayis-2026-1781615098.jpg">
                        <figcaption>Motorlu Kara Taşıtları, Mayıs 2026</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Mayıs ayında 159 bin 623 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı</strong><br />
&nbsp;</p>

<p>Mayıs ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların %47,5'ini otomobil, %37,2'sini motosiklet, %11,0'ını kamyonet, %1,7'sini traktör, %1,6'sını kamyon, %0,5'ini minibüs, %0,4'ünü otobüs ve %0,1'ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. &nbsp;</p>

<p><br />
<strong>Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre %12,3 azaldı</strong><br />
<br />
Mayıs ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre özel amaçlı taşıtta %38,3, minibüste %27,2, kamyonda %23,9, otobüste %23,9, traktörde %21,6, kamyonette %16,8, motosiklette %15,2 ve otomobilde %7,4 azaldı.<br />
<br />
<strong>Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı, Mayıs 2024 - Mayıs 2026</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a3105c63b097.png" style="height:474px; width:1153px" /><br />
<br />
<strong>Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre %24,1 azaldı</strong><br />
&nbsp;</p>

<p>Mayıs ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı traktörde %50,9, minibüste %42,4, motosiklette %37,0, kamyonda %22,6, otomobilde %12,9, otobüste %3,9, özel amaçlı taşıtta %3,8 ve kamyonette %2,0 azaldı.</p>

<p><br />
<strong>Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Mayıs ayı sonu itibarıyla 34 milyon 361 bin 85 oldu</strong><br />
<br />
Mayıs ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların %51,8'ini otomobil, %21,4'ünü motosiklet, %14,5'ini kamyonet, %6,8'ini traktör, %3,0'ını kamyon, %1,6'sını minibüs, %0,6'sını otobüs ve %0,3'ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.<br />
<br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a3105c6456f2.png" style="height:476px; width:852px" /><br />
<br />
<strong>Mayıs ayında 752 bin 150 adet taşıtın devri yapıldı</strong><br />
<br />
Mayıs ayında devri(1)&nbsp;yapılan taşıtların %66,9'unu otomobil, %14,5'ini kamyonet, %11,6'sını motosiklet, %3,0'ını traktör, %1,9'unu kamyon, %1,5'ini minibüs, %0,4'ünü otobüs ve %0,2'sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.<br />
<br />
<strong>Mayıs ayında 75 bin 851 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı</strong><br />
<br />
Mayıs ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %16,4'ü Renault, %10,3'ü Volkswagen, %7,5'i Hyundai, %6,7'si Toyota, %5,7'si Peugeot, %5,2'si TOGG, %4,9'u Skoda, %4,8'i Fiat, %3,9'u Opel, %3,8'i Citroen, %3,2'si Mercedes-Benz, %3,1'i Kia, %3,0'ı BMW, %2,8'i Chery, %2,3'ü Nissan, %2,0'ı Audi, %1,6'sı Mini, %1,5'i Volvo, %1,4'ü Dacia, %1,4'ü Ford ve %8,8'i diğer(2)&nbsp;markalardan oluştu. &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
<br />
<strong>Ocak-Mayıs döneminde 767 bin 999 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı</strong><br />
<br />
Ocak-Mayıs döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı %14,7 azalarak 767 bin 999 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı %19,5 artarak 22 bin 837 adet oldu. Böylece Ocak-Mayıs döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 745 bin 162 adet artış gerçekleşti.<br />
<br />
<strong>Trafiğe kaydı yapılan ve trafikten kaydı silinen motorlu kara taşıtları, Mayıs 2026</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a3105c625cf7.png" style="height:101px; width:700px" /><br />
<br />
<strong>Ocak-Mayıs döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %40,7'si benzin yakıtlıdır</strong><br />
<br />
Ocak-Mayıs döneminde trafiğe kaydı yapılan 382 bin 385 adet otomobilin %40,7'si benzin, %32,2'si hibrit, %18,4'ü elektrikli, %7,8'i dizel ve %0,9'u LPG yakıtlıdır. Mayıs ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 786 bin 370 adet otomobilin ise %32,2'si dizel, %31,0'ı benzin, %29,5'i LPG, %4,6'sı hibrit ve %2,5'i elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen(3)&nbsp;otomobillerin oranı ise %0,2'dir.<br />
<br />
<strong>Trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yakıt cinslerine göre dağılımı, Mayıs 2026</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a3105c63081b.png" style="height:177px; width:670px" /><br />
<br />
<strong>Ocak-Mayıs döneminde en fazla 1300 ve altı silindir hacimli otomobil kaydı yapıldı</strong><br />
<br />
Ocak-Mayıs döneminde trafiğe kaydı yapılan 382 bin 385 adet otomobilin %32,7'si 1300 ve altı, %16,1'i 1401-1500, %13,3'ü 1501-1600, %9,9'u 1301-1400, %8,7'si 1601-2000, %0,9'u 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir.<br />
<br />
<strong>Ocak-Mayıs döneminde kaydı yapılan otomobillerin 160 bin 405'i gri renklidir</strong><br />
<br />
Ocak-Mayıs döneminde trafiğe kaydı yapılan 382 bin 385 adet otomobilin %41,9'u gri, %25,6'sı beyaz, %11,6'sı siyah, %9,9'u mavi, %5,6'sı yeşil, %3,4'ü kırmızı, %1,3'ü kahverengi, %0,4'ü turuncu, %0,3'ü sarı ve %0,1'i diğer renklidir.<br />
&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/istanbul-muzik-festivali-nde-zamansiz-ezgilere-mercedes-benz-destegi-84716</link>
            <category>KÜLTÜR SANAT</category>
            <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 16:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İstanbul Müzik Festivali nde Zamansız Ezgilere Mercedes-Benz Desteği</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/istanbul-muzik-festivali-nde-zamansiz-ezgilere-mercedes-benz-destegi-1781615064.jpg">
                        <figcaption>İstanbul Müzik Festivali nde Zamansız Ezgilere Mercedes-Benz Desteği</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Mercedes-Benz, Türkiye’nin en köklü klasik müzik etkinliklerinden İstanbul Müzik Festivali’ni 39 yıldır kesintisiz olarak desteklemeye devam ediyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu yıl 54’üncüsü düzenlenen festivalin “Yüksek Katkıda Bulunan Gösteri Sponsoru” olan Mercedes-Benz, klasik müzik alanında dünya çapında ses getiren sanatçıları Türkiye’deki izleyicilerle buluşturmayı sürdürüyor.</p>

<p>Bu yıl Mercedes-Benz sponsorluğunda gerçekleşecek heyecan verici konser, 24 Haziran’da Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) müzikseverlerle buluşacak. 125 yıldır klasik müzik dünyasını şekillendiren ve bu kültürün geçmişiyle geleceği arasında eşsiz bir köprü kuran Viyana Senfoni Orkestrası, daimi şefi Petr Popelka yönetiminde sahne alacak. Orkestra, teknik virtüözlüğü ve sahne karizmasıyla tüm dünyada hayranlık uyandıran ödüllü çellist Kian Soltani’ye eşlik edecek. Dvořák’ın lirik eserlerinin yankılanacağı bu özel gece, klasik müziğin zarafetini çağdaş bir yorumla bir araya getirecek.</p>

<p>Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Şükrü Bekdikhan, festival sponsorluğu ile ilgili olarak: “İstanbul Müzik Festivali’ne 39 yıldır kesintisiz destek vermek, Mercedes-Benz olarak kültür-sanat alanındaki uzun soluklu vizyonumuzun çok değerli bir parçası. Bu yıl, geçmişle gelecek arasında bağ kuran Viyana Senfoni Orkestrası ve Kian Soltani gibi dev isimleri ağırlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Sanatın dönüştürücü ve birleştirici gücüne inanarak, ülkemizin yaratıcı potansiyelini desteklemeye devam edeceğiz.” dedi.</p>

<p>Mercedes-Benz, kültür ve sanat alanındaki sürdürülebilir katkılarıyla Türkiye’nin yaratıcı potansiyeline destek olmaya ve sanatı daha geniş kitlelerle buluşturmaya kararlılıkla devam edecek.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/cocugunuzun-yaz-tatili-icin-oneriler-84715</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 16:04:04 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çocuğunuzun Yaz Tatili için öneriler</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/cocugunuzun-yaz-tatili-icin-oneriler-1781615044.jpg">
                        <figcaption>Çocuğunuzun Yaz Tatili için öneriler</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Çocuklarla birlikte aileleri de okulların bitmesini, yaz tatilinin başlamasını heyecanla bekliyor. Ancak bu bekleyişte konforlu bir tatil dönemi geçirmek için çocukların ağız ve diş kontrollerini yaptırmak gerekiyor. Çünkü okul döneminde diş kontrolleri çocukların ders programları, sınav stresleri nedeniyle çoğu zaman ihmal edilebiliyor. Tatil öncesi yaptırılan kontroller mevcut ağız diş sorununun erken tespit edilmesini, diş kontrolleri, çürüklerin erken teşhisi, ağız ve çene gelişiminin değerlendirilmesi ve olası ortodontik problemlerin önlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Memorial Bodrum Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü’nden Pedodonti Uzmanı Prof. Dr. Aylin Akbay Oba, çocuklardaki ağız ve diş sağlığı konusunda ebeveynlere şu tavsiyelerde bulundu. </p>

<p><strong>Çocuğunuzun süt dişlerini ihmal etmeyin</strong></p>

<p>Süt dişleri çocukların gelecekteki ağız ve çene gelişiminde kritik rol oynar. Her süt dişi, alttan gelecek daimi diş için doğal bir rehber görevi görür. Erken kaybedilen süt dişleri, öncelikle beslenme problemleri, ilerleyen yıllarda ise çapraşıklık, çene darlığı ve kapanış bozuklukları gibi ortodontik problemlere yol açabilir. Bu nedenle çocuklarda ilk diş hekimi muayenesinin, ilk süt dişi sürer sürmez yaptırılması gerekir. Çocukların sağlık ağız ve diş yapısına sahip olmaları ve sağlıklı büyümeleri için bu takip ve tedavilerin ihmal edilmemesi gerekir; </p>

<ul>
	<li>Çürük süt ve daimi dişlerde dolgu ve gerekli durumlarda kanal tedavileri</li>
	<li>Fissür örtücü ve flor uygulamaları (koruyucu uygulamalar)</li>
	<li>Travmaya bağlı diş yaralanmalarının tedavisi </li>
	<li>Süt dişi çekimleri, yer tutucu ve çocuk protezi uygulamaları</li>
	<li>Erken ortodontik değerlendirme ve yönlendirme tedavileri</li>
	<li>Dil itimi, ağızdan nefes alma ve yanlış yutkunma gibi fonksiyonel bozuklukların yönetimi</li>
</ul>

<p><strong>Okul döneminde ertelediğiniz randevuları yazın planlayabilirsiniz</strong></p>

<p>Yaz tatili çocukların ağız ve diş sağlığı açısından önemli bir fırsat sunmaktadır. Yaz tatili öncesinde yapılacak muayeneler sayesinde hem mevcut sorunlar erken dönemde tespit edilebilir, hem de tedaviler tatil sürecinde daha rahat planlanabilmektedir. Çünkü okul döneminde oluşturulan randevular çocukların derslerine devamlarını aksatmakta ya da akşam saatlerine denk geldiği için çocukların yorgun olması açısından bazen dezavantaj oluşturabilmektedir. Bunun yanında, sınav döneminde yaşanan stres, diş tedavisi süreci ile birleştiğinde bazen çocuk açısından zorlayıcı olabilmektedir. Bu nedenle ebeveynlere tedavilerin tatil döneminde gerçekleştirilmesi önerilmektedir. Ayrıca şehir ya da ülke değiştirilerek yapılan tatillerde ağrı ve benzeri kötü sürprizlere karşı, tatil öncesi kontrol muayenelerinin önemi göz önünde bulundurulmalıdır. </p>

<p><strong>Sağlıklı dişler çocuğunuzun sağlıklı büyümesini de sağlar</strong></p>

<p>Çocuklarda ağız ve diş sağlığının korunması yalnızca estetik açıdan değil; sağlıklı büyüme, beslenme, konuşma gelişimi ve özgüven açısından da önemlidir. Tatil dönemlerinde çocukların rutin alışkanlıklarında değişiklik olabileceği, bu nedenle ağız hijyeni ve çürük yapıcı gıda tüketimi konusuna dikkat edilmesi gerekir. Koruyucu hekimlik uygulamaları çocukların gelecekteki ağız ve diş sağlığını şekillendirir. Fissür örtücüler, flor uygulamaları ve düzenli kontroller sayesinde çürük oluşumu büyük ölçüde önlenebilir. Yaz döneminde gerçekleştirilen bu uygulamalar, okul dönemi boyunca oluşabilecek diş problemlerinin önüne geçilmesine de yardımcı olur.</p>

<p><strong>Yaz tatilinde sağlıklı bir gülümseme için 5 öneri </strong></p>

<p>Yaz tatiline girerken yapılacak basit bir diş muayenesi, ileride oluşabilecek daha büyük sorunların önüne geçmekte aynı zamanda çocukların yeni eğitim öğretim yılına sağlıklı bir gülüşle başlamalarına da katkı sağlamaktadır. Çocuğunuzun sağlıklı bir gülüş ve sağlıklı bir diş yapısı için yaz tatilinde bu önerilere kulak vermeniz gerekir; </p>

<ul>
	<li>Çocuğunuzun diş kontrolünü karne öncesi veya hemen sonrasında planlayın.</li>
	<li>Günde iki kez diş fırçalama alışkanlığını sürdürmesini sağlayın.</li>
	<li>Yaz aylarında artan şekerli içecek ve atıştırmalık tüketimine dikkat edin.</li>
	<li>Spor ve hareketli aktivitelerde diş travmalarına karşı koruyucu önlemler alın.</li>
	<li>Düzenli diş hekimi kontrollerini aksatmayın.</li>
</ul>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/ege-bolgesi-2026-nin-bes-ayinda-176-milyar-dolar-ihracata-imza-atti-84714</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ege Bölgesi 2026 nın beş ayında 17,6 milyar dolar ihracata imza attı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/ege-bolgesi-2026-nin-bes-ayinda-176-milyar-dolar-ihracata-imza-atti-1781614990.jpg">
                        <figcaption>Ege Bölgesi 2026 nın beş ayında 17,6 milyar dolar ihracata imza attı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ege Bölgesi, mayıs ayında 3 milyar 675 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Egeli ihracatçılar, 2025 yılı mayıs ayında 3 milyar 940 milyon dolarlık ihracat yapma başarısı göstermişti. Kurban Bayramı nedeniyle 6 gün eksik ihracat yapılınca Ege Bölgesi’nin ihracatı yüzde 6,75 azaldı.</p>

<p>Ege İhracatçı Birlikleri’nden yapılan yazılı açıklamaya göre; Ege Bölgesi’nin, 2026 yılının ocak – mayıs dönemindeki ihracatı yüzde 2,5’luk düşüşle 18 milyar 60 milyon dolardan 17 milyar 605 milyon dolara geriledi.</p>

<p><strong>İzmir, bayram tatiline rağmen mayıs ayında ihracatını artırdı</strong></p>

<p>Ege Bölgesi’nin ihracatını domine eden İzmir, mayıs ayında İzmir 2 milyar 78 milyon dolarlık ihracatla hem Ege Bölgesi illeri arasında zirvedeki yerini korudu hem de ihracatını 2025 yılı mayıs ayına göre yüzde 1’de olsa artırmayı başardı.</p>

<p>İzmir, mayıs ayında Ege Bölgesi ihracatının yüzde 57’sini temsil ederken, İzmir’in beş aylık dönemde ihracatı 9 milyar 510 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre İzmir’in en çok ihracat yapan sektörler sıralamasında kimya sektörü ihracatını yüzde 21’lik artışla 899 milyon dolardan 1 milyar 90 milyon dolara çıkardı ve zirvedeki yerini sağlamlaştırdı. Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü İzmir’in ihracatına 533 milyon dolarlık katkı sağlarken üçüncü sırada 516 milyon dolarla çelik sektörü yer aldı.</p>

<p><strong>Manisa’nın ihracattaki kan kaybı arttı</strong></p>

<p>Ege Bölgesi ihracatını sürükleyen illerden Manisa’nın ihracatı mayıs ayında yüzde 25,3’lük düşüşle 695 milyon dolardan 519 milyon dolara düştü ve Manisa’nın ihracattaki kan kaybı arttı.</p>

<p>Manisa’nın 5 aylık dönemde ihracatı yüzde 10’luk azalışla 3 milyar 145 milyon dolardan 2 milyar 826 milyon dolara indi. Manisa’nın 5 aylık ihracat kaybı 319 milyon doları buldu.</p>

<p>2026 yılının ocak – mayıs döneminde Elektrik-Elektronik Sektörü 475,8 milyon dolarlık ihracatla Manisa’da lider sektör konumunu korumakla birlikte ihracatta yüzde 35 düşüş yaşadı. İklimlendirme sektörü 380 milyon dolarlık, Otomotiv sektörü 285 milyon dolarlık ihracata imza attı.</p>

<p><strong>Denizli’nin ihracatı yüzde 5 arttı</strong></p>

<p>Ege Bölgesi’nde ihracat yönü güçlü illerden Denizli mayıs ayında 395 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırırken, Denizli’nin beş aylık dönemde ihracatı yüzde 5,2’lik artışla 1 milyar 889 milyon dolardan 1 milyar 988 milyon dolara yükseldi.</p>

<p>Denizli’de Elektrik-Elektronik Sektörü 2026 yılının beş aylık döneminde ihracatını yüzde 12,3’lük artışla 424 milyon dolardan 476 milyon dolara çıkardı ve zirvenin yeni sahibi oldu.</p>

<p><strong>Denizli’de elektrik-elektronik sektörü hazır giyimi geçti</strong></p>

<p>Hazır giyim sektörü 2025 yılının beş aylık döneminde yaptığı 450 milyon dolarlık ihracatla birinci sıradayken, 2026 yılının ocak – mayıs döneminde ihracatta yüzde 5’lik azalışla 427 milyon dolara düştü ve uzun yıllar sonra ikinci sıraya geriledi. 364 milyon dolarlık ihracat yapan demir ve demirdışı metaller sektörü Denizli ihracatında zirvenin üçüncü basamağına adını yazdırdı.</p>

<p><strong>Balıkesir’in beş aylık ihracatı 1 milyar doları aştı</strong></p>

<p>Balıkesir, mayıs ayında 220 milyon dolarlık ihracat yaparken, 5 aylık dönemde ihracatı yüzde 5,2’lik artışla 987 milyon dolardan 1 milyar 39 milyon dolara ilerledi ve 1 milyar doları aşmayı başardı. Balıkesir’in ihracatına en büyük katkıyı 190 milyon dolarlık tutarla elektrik-elektronik sektörü sağladı.</p>

<p>Mayıs ayında Aydın’ın ihracatı yüzde 5’lik azalışla 169 milyon dolardan 160,5 milyon dolara indi. 2026 yılının ocak – mayıs döneminde Aydın’ın ihracatı yatay bir seyir izledi ve 798 milyon dolar oldu. Madencilik sektörü 93 milyon dolarlık ihracatla Aydın’da liderliğini sürdürdü.</p>

<p><strong>Muğla ihracatı yüzde 6,5 artırdı</strong></p>

<p>Muğla, mayıs ayında 124 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırırken, beş aylık dönemde ihracatını yüzde 6,5’luk artışla 537 milyon dolardan 572 milyon dolara taşıdı. Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü 385 milyon dolar ihracata imza attı ve Muğla ihracatından yüzde 67 pay aldı.</p>

<p>Kütahya mayıs ayında 90 milyon dolarlık ihracatı hanesine yazdırırken, ocak – mayıs döneminde ihracatını yüzde 4 geliştirdi ve 410 milyon dolara ulaştı. Çimento Cam Seramik ve Toprak Ürünleri sektörü 77 milyon dolarlık ihracatla ilk sıradaki yerini korudu.</p>

<p>Mayıs ayında Afyonkarahisar 54 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya koyarken, beş aylık dönemde 295 milyon dolar ihracat performansı gösterdi. Madencilik sektörü 109 milyon dolarlık ihracatla Afyonkarahisar’ın ihracatında liderliğini korudu.</p>

<p>Uşak mayıs ayında 32,4 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırdı. Geri dönüşümün başkenti Uşak’ın beş aylık ihracatı yüzde 7’lik artışla 155 milyon dolardan 166 milyon dolara ilerledi. 37’şer milyon dolar ihracat yapan Tekstil ve Halı sektörleri Uşak’ın ihracatından yüzde 45 pay aldılar.</p>

<p><strong>Öztürk; “Ege Bölgesi üretim ve ihracat gücünü korudu”</strong></p>

<p>Ege Bölgesi’nin 2026 yılı ocak – mayıs dönemi ihracat performansını değerlendiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Bölgesi’nin ihracat verilerinin, küresel ticaretteki yavaşlama, maliyet artışları ve düşük kur baskısına rağmen Ege Bölgesi'nin üretim ve ihracat gücünü koruduğunu ortaya koyduğunu dile getirdi.</p>

<p>Denizli, Balıkesir, Muğla, Kütahya ve Uşak’ın 2026 yılının ocak – mayıs döneminde ihracatlarını artırmayı başardıkları bilgisini veren Öztürk, “İzmir ve Aydın 2025 yılı performanslarına yakın bir seviyede tutundu. Manisa ve Afyonkarahisar, 2026 yılının ocak – mayıs dönemine göre 487 milyon dolar ihracat kayıplarıyla dikkati çekti. 2026 yılının kalan 7 aylık döneminde küresel talepte yaşanacak canlanma ve Türk ihracatçısının rekabetçiliğini artıracak adımlar atılması halinde Ege Bölgesi ihracatta 45 milyar dolar hacmine ulaşabileceğinin sinyallerini verdi” şeklinde konuştu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/tosyali-avrupanin-2-buyuk-celik-ureticisi-oldu-84713</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:25:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Tosyalı, Avrupa’nın 2. Büyük Çelik Üreticisi Oldu</h1>
                        <h2>Türkiye'nin küresel çelik üreticisi Tosyalı, dünya çelik sektöründeki yükselişini sürdürerek 12,11 milyon tonluk ham çelik üretimiyle dünya sıralamasında 14 basamak birden yükselerek 32’nci sıraya çıktı.
Dünya Çelik Birliği’nin (World Steel Association) açıkladığı 2025 yılı üretim verilerine göre Tosyalı, Avrupa’nın ikinci büyük çelik üreticisi olurken, dünyanın en büyük 50 çelik şirketi arasında en hızlı büyüyen çelik üreticisi unvanını da elde etti.
Türkiye, Cezayir, Angola, Libya ve İspanya’daki üretim tesisleriyle yıllık 15 milyon ton sıvı çelik üretim kapasitesine sahip olan Tosyalı, yaklaşık 15 bin çalışanıyla küresel çelik sektörünün dikkat çeken oyuncularından biri haline geldi.</h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/tosyali-avrupanin-2-buyuk-celik-ureticisi-oldu-1781537202.jpg">
                        <figcaption>Tosyalı, Avrupa’nın 2. Büyük Çelik Üreticisi Oldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><br />
<br />
ÜRETİMDE YÜZDE 33’LÜK REKOR ARTIŞ<br />
2025 yılında gerçekleştirdiği 12,11 milyon tonluk ham çelik üretimiyle iki haneli milyon ton seviyesini aşan Tosyalı, bir önceki yıla göre üretimini yüzde 33 artırarak dünya çelik sektöründe en hızlı büyüyen şirket oldu. Şirket, Türkiye merkezli üreticiler arasındaki liderliğini korurken, Avrupa sıralamasında da ikinci sıraya yükseldi.<br />
TOSYALI “HEDEF DÜNYANIN İLK 20&nbsp;<br />
ÇELİK ÜRETİCİSİ ARASINA GİRMEK”<br />
Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, elde edilen başarının sürdürülebilirlik, verimlilik ve entegre üretim modeli sayesinde gerçekleştiğini belirterek, şirketin son beş yılda dünya çelik sektörünün en hızlı büyüyen üreticilerinden biri olduğunu söyledi.<br />
Fuat Tosyalı, 2021 yılında 4,68 milyon ton olan ham çelik üretiminin 2025 yılında 12,11 milyon tona ulaştığını hatırlatarak, “Avrupa’nın ikinci büyük, Türkiye’nin lider çelik üreticisi konumuna yükseldik. Ancak hedefimiz bununla sınırlı değil. Devam eden yatırımlarımız ve sürdürülebilir büyüme stratejimizle önümüzdeki birkaç yıl içerisinde dünyanın en büyük 20 çelik üreticisinden biri olmayı amaçlıyoruz” dedi.<br />
İSKENDERUN TESİSİ&nbsp;<br />
BÜYÜMENİN LOKOMOTİFİ…<br />
Tosyalı’nın 2025 yılında ulaştığı 9 milyar dolarlık konsolide ciro ve 2 milyar doları aşan ihracat performansında İskenderun’daki yatırımlar önemli rol oynadı. 2023 yılında devreye alınan ve yıllık 4 milyon ton yassı çelik üretim kapasitesine sahip Tosyalı Demir Çelik İskenderun Tesisi, tam kapasiteye yaklaşmasıyla birlikte Türkiye’nin katma değerli ihracatına güçlü katkı sağlamaya başladı. Şirket bugün 5 kıtada 100’ün üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiriyor.<br />
CEZAYİR YATIRIMI DA GÜÇ KATIYOR<br />
Tosyalı’nın Cezayir’deki yatırımı olan Tosyalı Algérie de grubun büyümesinde stratejik bir rol üstleniyor. Tesis, hidrokarbon dışı sektörlerde Cezayir’in en büyük üreticisi ve ihracatçısı olarak faaliyet gösteriyor.<br />
BORU VE PROFİLDE&nbsp;<br />
AVRUPA LİDERİ<br />
Çelik boru ve profil üretiminde de Avrupa’nın en büyük üreticisi konumunda bulunan Tosyalı, 2025 yılında ürettiği boru ve profillerle dikkat çekici bir rekora imza attı. Şirket, sadece bir yılda Dünya ile Ay arasındaki mesafeyi gidiş-dönüş kat edecek uzunlukta boru ve profil üretimi gerçekleştirerek küresel ölçekteki üretim gücünü bir kez daha ortaya koydu.<br />
Sürdürülebilirlik odaklı yatırımları, düşük karbonlu üretim teknolojileri ve entegre üretim ağıyla büyümesini sürdüren Tosyalı, Türk sanayisinin küresel ölçekteki en güçlü markalarından biri olarak yükselişini devam ettiriyor.</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/cumra-karpuzu-nun-cografi-isaret-tescil-sureci-basliyor-84712</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:23:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çumra Karpuzu nun Coğrafi İşaret Tescil Süreci Başlıyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/cumra-karpuzu-nun-cografi-isaret-tescil-sureci-basliyor-1781536988.jpg">
                        <figcaption>Çumra Karpuzu nun Coğrafi İşaret Tescil Süreci Başlıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Çumra Belediyesi, ilçenin önemli tarımsal değerlerinden biri olan Çumra Karpuzu'nun coğrafi işaretle tescillenmesi amacıyla önemli bir projeyi hayata geçiriyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Mevlana Kalkınma Ajansı (MEVKA) tarafından yürütülen Turizm Teknik Destek Programı kapsamında desteklen</span><span style="font-size:12.0pt">en </span><span style="font-size:12.0pt">ve Çumra Belediyesi tarafından yürütülecek "Tarladan Tescile Çumra Karpuzu Coğrafi İşaret Başvurusu Projesi" için sözleşme imzalandı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Çumra Belediye Başkanı Mehmet Aydın ile MEVKA Genel Sekreteri İhsan Bostancı'nın katılımıyla gerçekleştirilen imza töreniyle birlikte, Çumra Karpuzu'nun coğrafi işaret tescil süreci resmen başlamış oldu.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">C</span><span style="font-size:12.0pt">oğrafi işaret tescili sayesinde, Çumra Karpuzu'nun marka değerinin artırılması, ürünün korunması ve ilçe ekonomisine daha fazla katma değer sağlaması amaçlanıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çumra Belediye Başkanı Mehmet Aydın, ilçenin tarımsal mirasını koruyarak gelecek nesillere aktarmayı önemsediklerini belirterek, "Çumra'mızın bereketli topraklarında yetişen ve kalitesiyle öne çıkan Çumra Karpuzu'nun coğrafi işaret alması için önemli bir adım attık. Üreticilerimizin emeğini koruyacak, ürünümüzün bilinirliğini artıracak bu projenin ilçemize ve çiftçilerimize hayırlı olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/baspehlivan-feyzullah-akturk-oldu-84711</link>
            <category>SPOR</category>
            <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:22:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Başpehlivan Feyzullah Aktürk oldu</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/baspehlivan-feyzullah-akturk-oldu-1781536968.jpg">
                        <figcaption>Başpehlivan Feyzullah Aktürk oldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl 18'incisini gerçekleştirdiği</p>

<p>Sekapark Altınkemer Yağlı Güreşleri, büyük bir katılım ve coşkuyla gerçekleştirildi. Bin 700 pehlivanın çeşitli boylarda kıyasıya yarıştığı müsabakaların büyük finalinde rakibi Mustafa Taş’ı yenen Feyzullah Aktürk başpehlivan oldu. Aktürk’ün altın kemerini Başkan Büyükakın taktı.</p>

<p><strong>YAĞLI GÜREŞLER NEFESLERİ KESTİ</strong></p>

<p>CW Enerji Türkiye Yağlı Güreş Ligi’nin 4'üncü etabı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 18.</p>

<p>Sekapark Altınkemer Yağlı Güreşleri oldu. Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu'nun bu yıl 8 etap halinde düzenlediği güreşlerin 4'üncü etabı olan organizasyonda efsane isimler İzmit Atletizm Pisti'nde kol bağladı. 12 Haziran Cuma günü başlayan ve 3 gün süren müsabakalar her kategoride nefesleri kesti. Türkiye’nin dört bir yanından gelen pehlivanların er meydanına çıktığı organizasyonda başpehlivanlığı Feyzullah Aktürk kazandı. Başpehlivan Feyzullah Aktürk’e madalyası ve kemeri Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın tarafından takdim edildi.</p>

<p><strong>BAŞKAN BÜYÜKAKIN, FİNALİ TAKİP ETTİ&nbsp;</strong></p>

<p>12-14 Haziran tarihleri arasında İzmit Atletizm Pisti'nde 18. Sekapark Altınkemer Yağlı Güreşleri'nin son gününde final heyecanı yaşandı. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Türkiye Yağlı Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Cantürk, AK Parti Kocaeli İl Başkanı Şahin Talus, MHP Kocaeli İl Başkanı Enes Emengen ve güreşseverler final müsabakasını büyük bir heyecanla takip etti. Başkan Büyükakın, final öncesinde tribünleri gezerek vatandaşlarla selamlaştı ve finalde mücadele edecek olan pehlivanlara başarılar diledi.</p>

<p><strong>ALTIN KEMER FEYZULLAH AKTÜRK’TE&nbsp;&nbsp;</strong></p>

<p>Başpehlivanlık yarı final ve final müsabakalarında heyecanın doruğa çıktığı 18. Sekapark Altınkemer Yağlı Güreşleri'nde Feyzullah Aktürk şampiyonluğu elde ederken, Mustafa Taş ise ikinci oldu. Yarı final müsabakalarını kaybeden Ali İhsan Batmaz ve Enes Doğan da üçüncülüğü paylaştı.</p>

<p><strong>BİN 700 PEHLİVAN ER MEYDANINA ÇIKTI</strong></p>

<p>Bu yıl 18'incisi düzenlenen organizasyona 75 başpehlivan, 100 başaltı ve 110 büyük orta güreşçisi başta olmak üzere yaklaşık bin 700’ün üzerinde güreşçi katıldı. Üç gün boyunca süren güreşlerde minik boylardan başpehlivanlığa kadar tüm kategorilerde kıyasıya mücadeleler yaşandı.</p>

<p><strong>TÜM KATEGORİLERDE SONUÇLAR</strong></p>

<p>BAŞ</p>

<p>1. Feyzullah Aktürk – Ankara</p>

<p>2. Mustafa Taş – Antalya</p>

<p>3. Ali İhsan Batmaz – Antalya</p>

<p>4. Enes Doğan – Balıkesir</p>

<p>5. İsmail Balaban – Antalya</p>

<p>6. Süleyman Başar – Balıkesir</p>

<p><strong>BAŞALTI</strong></p>

<p>1. Hüseyin Söğükoğlu – Kocaeli</p>

<p>2. İlhan Kırmızıkan – Antalya</p>

<p>3. Yusuf İslam Taş – Antalya</p>

<p>4. Mehmet Kırat – Ankara</p>

<p>5. Hüseyin Civelek – Amasya</p>

<p>6. Gürkan Balcı – Antalya</p>

<p>7. Batuhan Güzel – Balıkesir</p>

<p>8. Emirhan Ergin – Balıkesir</p>

<p><strong>BÜYÜK ORTA</strong></p>

<p>1. Muhammed Enes Özcan – Muğla</p>

<p>2. Murat Gonca – İstanbul</p>

<p>3. Atahan Eser – Antalya</p>

<p>4. Adil Kıvrak – Antalya</p>

<p>5. Ahmet Faruk Uğuz – Zonguldak</p>

<p>6. Oğuzhan Öztürk – Antalya</p>

<p>7. Hasan Can Güzzeller – Antalya</p>

<p>8. Alparslan Tekmen – Sakarya</p>

<p><strong>KÜÇÜK ORTA BÜYÜK</strong></p>

<p>1. Caner Arslan – Antalya</p>

<p>2. Burak Selvi – Antalya</p>

<p>3. Enes Özbek – Kocaeli</p>

<p>4. İsmail Sait Işıklı – Ankara</p>

<p>5. Selim Gündoğdu – Antalya</p>

<p>6. Beytullah Uludağ – Ankara</p>

<p>7. Serhat Tekin – Çanakkale</p>

<p>8. İlkay Akdağ – Ankara</p>

<p><strong>KÜÇÜK ORTA KÜÇÜK</strong></p>

<p>1. Alperen Düzeni – Tokat</p>

<p>2. İbrahim Başduran – Ankara</p>

<p>3. Serhat Atalay – Antalya</p>

<p>4. Feyzullah Koca – Antalya</p>

<p>5. Mert Can Damatoglu – Antalya</p>

<p>6. Ali Cingöz – Antalya</p>

<p>7. Güven Can Türkoğlu – Yalova</p>

<p>8. Melih Özdemir – Ankara</p>

<p><strong>DESTE BÜYÜK</strong></p>

<p>1. Eren Aymaz – Balıkesir</p>

<p>2. Muhammet Berat Duran – İstanbul</p>

<p>3. Ferhat Duman – İstanbul</p>

<p>4. Alper Küçük – Antalya</p>

<p>5. Resul Yakan – Balıkesir</p>

<p>6. Bilalcan Bakkal – Sakarya</p>

<p>7. Tuğrulkan Akçil – Antalya</p>

<p>8. Teyfik Gülter – Balıkesir</p>

<p><strong>DESTE ORTA</strong></p>

<p>1. Can Ergen – Antalya</p>

<p>2. Berkay Gürbüz – İstanbul</p>

<p>3. Kerem Berk Akdağ – Antalya</p>

<p>4. Burak Serinkan – Kocaeli</p>

<p>5. Mehmet Arda Tanır – Muğla</p>

<p>6. Oğuzhan Süleyman Sunar – Antalya</p>

<p>7. Ayhan İncedoğan – Antalya</p>

<p>8. Ramazan Torun – Antalya</p>

<p><strong>DESTE KÜÇÜK</strong></p>

<p>1. Fahrettin Adil Çelik – İstanbul</p>

<p>2. Erdoğan Alkan – Antalya</p>

<p>3. Ensar Samet Atar – İstanbul</p>

<p>4. Mehmet Başkan Bozkurt – Antalya</p>

<p>5. Hasan Hüseyin Şahin – Balıkesir</p>

<p>6. Abdurrahman Eker – Samsun</p>

<p>7. İbrahim Enes Bayındır – Denizli</p>

<p>8. Yunus Emre Baycan – Sakarya</p>

<p>AYAK BOYU</p>

<p>1. İsmet Emir – Balıkesir</p>

<p>2. Oğuzhan Kaya – Samsun</p>

<p>3. Nasuf Epçin – Antalya</p>

<p>4. Mustafa Yanmaz – Yalova</p>

<p>5. Salih Yıldız – Kocaeli</p>

<p>6. Anıl Efe – Antalya</p>

<p>7. Sarvarbek Sultonov – İstanbul</p>

<p>8. Nurullah Eliş – Balıkesir</p>

<p><strong>TOZKOPARAN BOYU</strong></p>

<p>1. Doğukan Karakuş – İstanbul</p>

<p>2. İbrahim Armutlu – Antalya</p>

<p>3. Yusuf Tosuncuk – İstanbul</p>

<p>4. Buğra Yılmaz – Antalya</p>

<p>5. Talha Aygün – Denizli</p>

<p>6. Ömer Öncü – Antalya</p>

<p>7. Hüseyin Çınar – Antalya</p>

<p>8. Orhan Çetin – Antalya</p>

<p><strong>TEŞVİK İKİ BOYU</strong></p>

<p>1. Siyel Kadiri – Yalova</p>

<p>2. Furkan Fidan – İstanbul</p>

<p>3. Yunus Emre Demir – Kocaeli</p>

<p>4. Erdem Topçu – Kocaeli</p>

<p>5. Ali Hamza Şahin – Kocaeli</p>

<p>6. Emir Karaduman – Kocaeli</p>

<p>7. Efe Değirmenci – Balıkesir</p>

<p>8. Ertuğ Özler – Çankırı</p>

<p><strong>TEŞVİK BİR BOYU</strong></p>

<p>1. Efe Çınar – Bursa</p>

<p>2. Hakan Can Susam – İstanbul</p>

<p>3. Ömer Asaf Akbaş – Kocaeli</p>

<p>4. Pars Polat – İstanbul</p>

<p>5. Berkay Zengin – Balıkesir</p>

<p>6. Ziya Demir – Kocaeli</p>

<p>7. Miraç Emin Topal – İstanbul</p>

<p>8. Çağrı Bıçak – Edirne</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/okan-da-mezuniyet-sevinci-84710</link>
            <category>EĞİTİM</category>
            <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:22:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Okan da mezuniyet sevinci</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/okan-da-mezuniyet-sevinci-1781536956.jpg">
                        <figcaption>Okan da mezuniyet sevinci</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>“İş Yaşamına En Yakın Üniversite” vizyonuyla çalışmalarını sürdüren İstanbul Okan Üniversitesi'nin 2025-2026 Akademik Yılı, Tuzla Kampüsü’nde düzenlenen törenle sona erdi. Mezuniyet törenine Kurucu ve Onursal Başkan Bekir Okan, Mütevelli Heyet Başkanı Işıl Okan Gülen, Rektör Prof. Dr. Güliz Muğan, öğretim üyeleri, mezunlar ve veliler katıldı. İstanbul Okan Üniversitesi’nden bu yıl 5800 öğrenci mezun oldu.&nbsp;</p>

<p>Törende mezunlara ve ailelerine seslenen Mütevelli Heyet Başkanı Işıl Okan Gülen, dünya üniversitesi olma vizyonunun gereksinimlerini yerine getirdiklerini belirtti: “Biz İstanbul Okan Üniversitesi olarak öğrencilerimize sadece diploma veren bir eğitim-öğretim yuvası değiliz aynı zamanda onları bir dünya vatandaşı vizyonuna sahip olacak şekilde hayata ve geleceğe hazırlıyoruz. Öğrencilerimize sosyal, kültürel ve sportif anlamda da farklılıklar katarak onların iyi bir insan, iyi bir vatandaş olmasını sağlıyoruz. Girişimcilik Dersi, ikici yabancı dil imkanı, Kariyer ve Yaşam Dersi, Happy Life gibi farklılıklarımızla dünyanın her ülkesinde iş bulabilecek donanımda öğrenciler yetiştiriyoruz.”</p>

<p>Rektör Prof. Dr. Güliz Muğan ise İstanbul Okan Üniversitesi’nin 26 yılda toplamda yaklaşık 70 bin mezuna ulaştığını söyledi ve mezun öğrencileri kutladı.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/yazin-yanlis-urun-kullanimi-cilt-lekelerini-tetikleyebilir-84709</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:21:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yazın Yanlış Ürün Kullanımı Cilt Lekelerini Tetikleyebilir</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/yazin-yanlis-urun-kullanimi-cilt-lekelerini-tetikleyebilir-1781536863.jpg">
                        <figcaption>Yazın Yanlış Ürün Kullanımı Cilt Lekelerini Tetikleyebilir</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yaz aylarında birçok kişi daha parlak, eşit tonlu ve lekesiz bir cilt görünümü elde etmek için bakım rutinini yoğunlaştırıyor. Ancak uzmanlar, özellikle sosyal medyada önerilen çok sayıda serum, asit ve aktif içerikli ürünün bilinçsizce bir arada kullanılmasının ciltte beklenen faydayı sağlamayabileceği konusunda uyarıyor. Deri bariyerinin bozulmasıyla birlikte hassasiyet, tahriş ve güneş ışınlarına karşı artan duyarlılık gelişebiliyor. Bu durum da özellikle yazın cilt lekelerinin koyulaşmasına veya yeni lekelerin oluşmasına zemin hazırlayabiliyor. Dermatoloji uzmanları, sağlıklı ve eşit tonlu bir cilt için çok ürün kullanmak yerine doğru içerikleri doğru şekilde kullanmanın önemine dikkat çekiyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Zeynep Altan Ferhatoğlu, yaz öncesi cilt bakımında dikkat edilmesi gerekenler konusunda bilgi verdi.</p>

<p><strong>Yaz aylarında lekeler neden daha belirgin hale geliyor?</strong></p>

<p>Haziran aylarında UV indeksinin belirgin şekilde artmasıyla birlikte cildimizdeki melanosit adı verilen pigment hücreleri daha aktif çalışmaya başlar. Özellikle UVA ışınları derinin daha derin tabakalarına ulaşarak melanin üretimini artırır. Kış boyunca fark edilmeyen veya hafif seyreden pigment birikimleri bu dönemde daha görünür hale gelir. Ayrıca sıcaklık artışı, terleme, sürtünme ve ciltte oluşan inflamasyon da mevcut lekelerin koyulaşmasına neden olabilir.</p>

<p><strong>En büyük hata çok fazla içeriği bir arada kullanmak</strong></p>

<p>Yaz döneminde daha hızlı sonuç almak isteyen birçok kişi aynı anda birden fazla serum, asit ve retinol içeren ürünü kullanmaya başlar. Ancak bu yaklaşım cilt bariyerinin bozulmasına, hassasiyet gelişmesine ve güneşe karşı duyarlılığın artmasına neden olabilir. Sonuç olarak ciltte tahriş, lekelerde koyulaşma ve yeni pigmentasyon sorunları ortaya çıkabilir.</p>

<p>Özellikle yüksek oranlı AHA ve BHA asitleri ile retinol veya retinal içeren ürünlerin bilinçsiz şekilde kombinlenmesi yaz döneminde ciddi problemlere yol açabilmektedir. Cilt bakımında daha fazla ürün kullanmak her zaman daha iyi sonuç anlamına gelmez. Önemli olan doğru içerikleri doğru zamanda ve doğru şekilde kullanmaktır.</p>

<p><strong>Sosyal medyadaki doğal olarak sunulan tariflere dikkat!</strong></p>

<p>Limon, karbonat, elma sirkesi veya diş macunu gibi ürünlerle yapılan “doğal leke tedavileri” bilimsel olarak desteklenmemektedir. Üstelik bu uygulamalar ciddi tahrişe yol açarak lekelerin daha da koyulaşmasına neden olabilir. Özellikle limon sürüldükten sonra güneşe çıkılması, fitofotodermatit adı verilen ciddi reaksiyonlarla sonuçlanabilir.&nbsp;</p>

<p>Bazı pigment değişiklikleri yalnızca kozmetik bir sorun olmayabilir. Ani başlayan, hızla büyüyen, renk değiştiren veya düzensiz sınırlara sahip lekeler mutlaka dermatolojik değerlendirme gerektirir. Özellikle asimetri, kanama, kaşıntı ve hızlı büyüme gibi belirtiler varsa vakit kaybetmeden bir dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır.&nbsp;</p>

<p><strong>Telefon ve bilgisayar ekranları lekeleri etkiliyor mu?</strong></p>

<p>Mavi ışığın özellikle melazmaya yatkın bireylerde pigmentasyonu artırabileceğini gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Ancak burada asıl önemli olan yalnızca telefon ekranları değil, toplam görünür ışık maruziyeti ve şehir yaşamının oluşturduğu oksidatif strestir. Bu nedenle özellikle lekeye yatkın kişilerde demir oksit içeren renkli güneş koruyucular fayda sağlayabilir.</p>

<p><strong>Beslenme ve yaşam tarzı da lekeleri etkiliyor</strong></p>

<p>Cilt sağlığı yalnızca kullanılan ürünlerle ilgili değildir. Aşırı şeker tüketimi, sigara kullanımı, kronik stres ve düzensiz uyku ciltte oksidatif stresi artırarak pigmentasyon sorunlarının daha belirgin hale gelmesine neden olabilir. Özellikle melazma gibi kronik leke problemlerinde yaşam tarzı faktörleri tedavi başarısını doğrudan etkileyebilmektedir.</p>

<p><strong>Leke tedavisinde zamanlama önemli</strong></p>

<p>Leke tedavisinde doğru zamanlama son derece önemlidir. Çünkü birçok tedavi yöntemi cildi güneşe karşı daha hassas hale getirir. Yaz döneminde bazı dermatolojik işlemler güvenle uygulanabilirken bazı uygulamalar leke riskini artırabilir. Nem odaklı medikal bakımlar, mezoterapi, PRP ve düşük irritasyonlu antioksidan uygulamalar yaz aylarında daha güvenli seçenekler arasında yer alır. Buna karşılık derin kimyasal peelingler, fraksiyonel CO2 lazerler ve agresif soyucu işlemler pigmentasyon riskini artırabileceği için daha dikkatli planlanmalıdır. Yaz aylarında işlem yapılacaksa etkili güneş koruması vazgeçilmezdir.</p>

<p>Son yıllarda pikosaniye lazerler, thulium ve non-ablatif fraksiyonel lazer sistemleri, traneksamik asit mezoterapileri ve kombine antioksidan uygulamaları sık tercih edilen yöntemler arasında yer almaktadır. C vitamini ve niasinamid kombinasyonları da destek tedavilerinde önemli rol oynar. Ayrıca daha kontrollü aktif içerik kullanımını esas alan “skin cycling” yaklaşımı son dönemde oldukça ilgi görmektedir.</p>

<p><strong>Yaz aylarında cildiniz için olmazsa olmazlar…</strong></p>

<p>Yaz aylarında bakım rutininin karmaşık olmasına gerek yoktur. Önerdiğimiz temel yaklaşım; nazik bir temizleyici, antioksidan içerikli bir serum ve geniş spektrumlu SPF 50+ güneş koruyucu kullanılmasıdır. Buna ek olarak cilt bariyerini destekleyen bir nemlendirici de rutinin önemli parçalarından biridir. Niasinamid, C vitamini, azelaik asit, seramid ve hyaluronik asit gibi içerikler yaz döneminde güvenle tercih edilebilir.</p>

<p>Lekeleri tedavi etmek çoğu zaman onları oluşmadan önlemekten daha zordur. Bu nedenle düzenli güneş koruyucu kullanımı, şapka ve gözlük gibi fiziksel koruyuculardan yararlanılması, öğle saatlerinde güneşten kaçınılması ve bilinçsiz aktif içerik kullanımından uzak durulması büyük önem taşır. Güneş hayatımızın vazgeçilmez bir parçasıdır, ancak cildimiz için aramıza mesafe koymamız gerekir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/tohum-otizm-vakfi-egitim-kurumlari-ogrencilerinden-gururlandiran-yil-sonu-gosterisi-84708</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:20:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Tohum Otizm Vakfı Eğitim Kurumları Öğrencilerinden Gururlandıran Yıl Sonu   Gösterisi</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/tohum-otizm-vakfi-egitim-kurumlari-ogrencilerinden-gururlandiran-yil-sonu-gosterisi-1781536849.jpg">
                        <figcaption>Tohum Otizm Vakfı Eğitim Kurumları Öğrencilerinden Gururlandıran Yıl Sonu   Gösterisi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Tohum Otizm Vakfı Eğitim Kurumları, geleneksel hale gelen Yıl Sonu Gösterisi ile bir eğitim dönemini daha coşku içinde tamamladı.</p>

<p>Türkiye’de 2003 yılından bu yana otizmde erken tanının önemine dikkat çekilmesi, nitelikli eğitimle otizmli bireylerin topluma kazandırılmalarına öncülük edilmesi ve bu çalışmaların yurt çapında yaygınlaştırılması amacıyla faaliyet gösteren Tohum Otizm Vakfı; 2006 yılında kurduğu Tohum Otizm Vakfı Eğitim Kurumları ile de otizmli çocuklara erken çocukluk, okul öncesi ve okul dönemi eğitimlerinde bilimsel temelli eğitim olanakları sunuyor.</p>

<p>Vakfın Şişli’deki okul yerleşkesinde gerçekleşen yıl sonu gösterisi; öğrenciler, veliler, mezunlar, öğretmenler, vakıf çalışanları ve özel eğitime gönül vermiş paydaşları bir araya getirerek unutulmaz anlara sahne oldu.</p>

<p>Büyük emekle hayata geçirilen etkinlikte öğrenciler; drama, dans, halay ve ritim gösterileriyle sahnede izleyicilerle buluştu. Program kapsamında öğrenciler yıl boyunca edindikleri becerileri sahne deneyimiyle paylaşırken, mezuniyet ve başarı belgeleri de takdim edildi.</p>

<p>Tohum Otizm Vakfı Eğitim Direktörü ve Okul Müdürü Ayşe Nur Kekiç, öğrencilerin yıl boyunca gösterdiği gelişimi sahnede izlemekten büyük gurur duyduklarını belirterek şunları söyledi:&nbsp;</p>

<p>“Bugün sahnede izlediğimiz her performans, öğrencilerimizin yıl boyunca emekle, sabırla ve sevgiyle attığı adımların bir yansıması. Kimi zaman ilk kez kurulan bir göz teması, kimi zaman beklenen bir kelime, kimi zaman da sahneye çıkma cesareti bizler için çok kıymetli. Doğru destek ve doğru ortam sağlandığında her çocuğun gelişebileceğine inanıyoruz. Onlara kazandırdığımız her beceri, yalnızca bugünü değil; bağımsız bireyler olarak gelecekte toplumun bir parçası olmalarını da destekliyor. Bu yolculukta öğrencilerimizin yanında olan ailelerimize, öğretmenlerimize ve tüm destekçilerimize gönülden teşekkür ediyoruz.”</p>

<p>Etkinlik kapsamında destek veren kurumlara teşekkür plaketleri Tohum Otizm Vakfı Genel Müdürü Seda Köknel tarafından takdim edildi. Tohum Otizm Vakfı Onursal Başkanı Mine Narin’in de yer aldığı etkinliğe; Şişli Kaymakamı Cevdet Ertürkmen, Şişli Milli Eğitim Şube Müdürü Adnan Can da katılım gösterdi. Etkinlik, tüm öğrencilerin ve eğitimcilerin sahnede bir araya geldiği coşkulu anlarla sona erdi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/obam-ve-albam-in-el-emegi-urunlerine-vatandaslardan-tam-not-84707</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:20:38 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>OBAM ve ALBAM ın El Emeği Ürünlerine Vatandaşlardan Tam Not</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/obam-ve-albam-in-el-emegi-urunlerine-vatandaslardan-tam-not-1781536838.jpg">
                        <figcaption>OBAM ve ALBAM ın El Emeği Ürünlerine Vatandaşlardan Tam Not</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">Osmangazi Belediyesi’nin OBAM ve ALBAM üyeleri tarafından hazırlanan el emeği göz nuru ürünler, Geleneksel Lions 118K Şenliği’nde vatandaşlardan yoğun ilgi görürken, etkinlik dayanışma ve toplumsal farkındalığın en güzel örneklerinden birine sahne oldu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">Osmangazi Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda hizmet veren Engelli Bakım Merkezi (OBAM) ile Alzheimer Bakım Merkezi (ALBAM) üyelerinin büyük emek ve sabırla hazırladığı el işi ürünler, Geleneksel Lions 118K Şenliği’nde vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Balat Ormanı’nda düzenlenen şenlik, renkli görüntülere ve keyif dolu anlara sahne olurken, dayanışma ruhunu bir kez daha ortaya koydu. Şenlik alanında kurulan stantta OBAM ve ALBAM üyelerinin tamamen kendi emekleriyle hazırladığı kokulu mumlar, makromeler, işlemeler, yastıklar ve birçok farklı el işi ürün ziyaretçilerin dikkatini çekti. Özel bireylerin üretime katılması ve sosyal yaşam içerisinde aktif rol alması büyük takdir toplarken, aynı zamanda toplumsal farkındalık oluşturan çalışmalar ön plana çıktı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">El Emeği, Göz Nuru Ürünler Sergilendi</span></span></b></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">Şenlikte yer almaktan ve üyelerin gerçekleştirdiği el emeği ürünleri vatandaşlarla buluşturmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirten Alzheimer Bakım Merkezi (ALBAM) Birim Sorumlusu Nazlı Doru, vatandaşlara çalışmalar hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Ürünlerin el emeği, göz nuru olduğunun altını çizen Doru, “Bunların hepsi emek, sabır ve güzel bir iş birliği içerisinde ortaya çıkıyor. Bu hizmetleri vermemizde destek sağlayan Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a çok teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">“Osmangazi Belediyesi OBAM İle Bize Farkındalık Alanı Açtı”</span></span></b></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">Uluslararası bir kurum olan Lions bünyesinde gayelerinin daha fazla insana ulaşarak yardımcı olabilmek olduğuna işaret eden Uluslararası Lions Federasyonu 118K Yönetim Çevresi Genel Yönetmeni Zafer Ekici de yaptığı açıklamada şu şekilde konuştu:</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">“İnsanlığa, bizden daha az şanslı olan bireylere, topluma naçizane katkı koyabilmek adına birlikte bulunmanın mutluluğunu, huzurunu yaşıyoruz. Dönemin en başından bu yana sevgili belediye başkanımız Erkan Aydın’a verdiği destekler için teşekkür ediyorum, bu çok kıymetli. Sosyal sorumluluk projesi anlamında Osmangazi Belediye’miz her zaman yanımızda oldu. Bizler de mümkün olduğunca onların desteğini naçizane gücümüzle halkla buluşturmanın gayreti içerisinde olduk. OBAM birlikteliği bizim için çok kıymetli, insanlar şunu düşünüyor; her şeyimiz var ama bir şeyimiz eksik. İşte OBAM belki de eksikliğimizi yüzümüze vurdu, çünkü Osmangazi Belediyesi sayesinde bizden daha az şanslı insanların varlığını fark ettik. Bize farklı bir farkındalık alanı açtı, elimizden geldiğince bizler de yardımcı olma gayretindeyiz.” </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">“Çok Güzel Emekler Üretiliyor”</span></span></b></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">118-K Lions Federasyonu Engelsiz Yaşam Komitesi Başkanı Cihan Balyeci ise bütün üyelerin tek hedefinin topluma hizmet olduğunun altını çizerek, “ALBAM ve OBAM gerçekten çok kıymetli kurumlar. Her gittiğimde çok güzel emeklerin üretildiğini görüyorum, bugün burada yer almaları bizim için çok kıymetli. Toplumuzun, özel bireylerimizin yaşamına dokunan Osmangazi Belediyesi ile beraber bu alanda bulunmaları çok değerli bir katkı oldu” açıklamalarında bulundu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">Şenliğe katılan vatandaşlar, Osmangazi Belediyesi’nin OBAM ve ALBAM standını ziyaret ederek, bu noktada oluşturulan farkındalığın ve üyelere yardımcı olmanın çok değerli olduğunu dile getirdi. </span></span></span></span></p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/dunya-menemen-de-bulusacak-84706</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:20:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Dünya  Menemen de buluşacak</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/dunya-menemen-de-bulusacak-1781536821.jpg">
                        <figcaption>Dünya  Menemen de buluşacak</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Menemen’de 5. Uluslararası Çömlek Festivali için geri sayım başladı. Dünya çapında prestije sahip olan festivalde bu yıl da onlarca ülkeden sanatçı ve akademisyen, Menemen’de toprağın ve ateşin dansı etrafında buluşacak. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, “Uluslararası bir marka olan festivalimiz, bu yıl sofra temasıyla yine kıtaları ve kalpleri buluşturacak. Menemen çömleğinin küresel bir marka olma yolculuğunda tüm gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz.” dedi.<br />
<br />
Geçtiğimiz yıl tam 41 ülkeden 69 yabancı katılımcı, 20 üniversiteden 33 değerli akademisyen ve ülkemizin dört bir yanından yüzlerce sanatçının katılımıyla gerçekleştirilen Uluslararası Menemen Çömlek Festivali, bu yıl beşinci kez katılımcı ve ziyaretçiyle buluşmaya hazırlanıyor. 8 bin yıllık çömlekçilik geçmişine sahip olan Menemen’de 5. Uluslararası Menemen Çömlek Festivali, bu yıl 18-19-20 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenecek.<br />
<br />
<strong>Bu yıl sofra teması işlenecek</strong><br />
<br />
Uluslararası Menemen Çömlek Festivali’nin bu yıl teması, sofra olarak belirlendi. Festivalin en heyecanlı anlarına sahne olan Hünerli Eller Çömlek Yarışması kapsamında dünyanın en yetenekli çömlek ustaları, hem teknik hem de estetik dallarda düzenlenecek müsabakalarda dünya şampiyonluğu için hünerlerini sergileyecek. Organizasyonun bu seneki en dikkat çekici yeniliklerinden birini ise Hemhal Sofra Kavramsal Seramik Yarışması oluşturuyor. Seramik sanatına gönül veren usta zanaatkârları ve özellikle genç yetenekleri aynı yaratıcı zeminde buluşturmayı hedefleyen bu özel yarışma, Menemen’in kültürel mirasını çağdaş yorumlarla görünür kılmayı amaçlıyor. Önceki yıllardan farklı bir konseptle kurgulanan yarışmada katılımcılar, Menemen’in bereketli kiliyle ürettikleri özgün seramik formları ilçenin coğrafi işaretli lezzetlerinden Menemen Menemeni veya Tartılı Erişte ile birleştirerek bütünsel bir sanat deneyimi sunacak.<br />
<br />
<strong>Dolu dolu program</strong><br />
<br />
Kültürel aktarımı ve eğitimi odağına alan organizasyonda, yerli ve yabancı çok sayıda değerli sanatçı workshop atölyelerinde sanatseverlerle buluşarak deneyimlerini paylaşacak. Aynı zamanda gerçekleştirilecek alternatif pişirim teknikleri etkinlikleri ile usta isimler ve akademisyenler, genç sanatçılara bilgi ve pratik tecrübelerini aktarma fırsatı yakalayacak. Sanatın farklı dallarını çömleğin estetiğiyle buluşturan festival kapsamında düzenlenecek olan Çömleğin İzinde fotoğraf yarışmasında ise fotoğraf sanatına ilgi duyan katılımcılar, festival boyunca yakalayacakları özgün kadrajlarla bu mirasın anlarını ölümsüzleştirecek.<br />
<br />
<strong>Bahçe düzenlemede çömlek zamanı</strong><br />
<br />
Bu yıl festivalde ilk kez peyzaj ve bahçe düzenleme uzmanları ile çiçek üreticileri de çömlek ustalarıyla aynı stantlarda yer alacak. Böylece Menemen çömleğinin yalnızca geleneksel bir el sanatı değil, aynı zamanda bahçe ve peyzaj düzenlemelerinde kullanılan estetik ve işlevsel bir ürün olduğu ziyaretçilere uygulamalı örneklerle gösterilecek. Bu iş birliği, Menemen çömleğinin farklı kullanım alanlarını tanıtarak sektörel iş birliklerine de zemin hazırlayacak.</p>

<p><strong>"Dünya sahnesinde yerimiz güçleniyor"</strong></p>

<p>Festival hazırlıklarına ilişkin konuşan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Her yıl onlarca ülkeyi buluşturduğumuz&nbsp;Çömlek Festivalimizin beşinci yılını çok önemsiyoruz. Yeni konseptler ve daha önce festivalimize katılmamış ülkelerle birlikte ziyaretçilerimiz için sürpriz etkinlikler hazırlıyoruz. Bu topraklarda 8 bin yıl önce başlayan çömlekçiliği, yeniden dünya sahnesine çıkararak ilçemizin ve çömleğimizin tanıtımını en güzel şekilde gerçekleştireceğimiz festivalimiz için ekip arkadaşlarımızla birlikte yoğun bir tempoda çalışıyoruz." dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/emeklilerin-bulusma-noktasi-emekli-kahveleri-84705</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:20:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Emeklilerin buluşma noktası Emekli Kahveleri</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/emeklilerin-bulusma-noktasi-emekli-kahveleri-1781536800.jpg">
                        <figcaption>Emeklilerin buluşma noktası Emekli Kahveleri</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından emeklilerin kullanımına sunulan Emekli Kahveleri, sunduğu ücretsiz hizmetler ve samimi ortamıyla emekli vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Kent merkezinde iki noktada ve Alanya’da faaliyet gösteren Emekli Kahvesi, emeklilerin ekonomik olarak zor günler geçirdiği bir dönemde önemli bir sosyal buluşma noktası oluyor. </p>

<p><br />
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışı kapsamında, emekliler için hizmete sunduğu Emekli Kahveleri, Antalyalı emeklilerin ikinci evi oldu. Düden Park ve İsmet İnönü Kent Meydanı’nda faaliyete gösteren iki emekli kahvesine ek olarak geçtiğimiz yıl da Alanya’da hizmete açılan Emekli Kahveleri, sağladığı imkanlar ve sosyalleşme ortamıyla, birçok emeklinin uğrak noktası haline geldi. <br />
EMEKLİLER HUZURU EMEKLİ KAHVESİ’NDE BULUYOR<br />
Ücretsiz çay ve su imkanı sunan Emekli Kahveleri’ne sabahın erken saatlerinde giden emekliler, çaylarını yudumlayıp, kahvaltılarını yaparken bir yandan da gazetelerini okuyor. Vakitlerini bir şeyler öğrenerek geçirmek isteyenler içi ise Emekli Kahvelerindeki kütüphanelerde farklı türlerde çok sayıda kitap bulunuyor. Emekliler burada diğer emeklilerle de kaynaşıp, sosyalleşme fırsatı buluyor. Kurdukları arkadaşlıklar ve sohbetler sayesinde keyifli zaman geçiren emekli vatandaşlar, Emekliler Kahvesi’nde bir ev ortamındaki sıcaklığı buluyor. <br />
“BÜYÜKŞEHİR BİZE SAHİP ÇIKIYOR”<br />
Emekli Musa Geçgin, Emekli Kahvesi ilk açıldığı günden bu yana gelmeye devam ettiğini söyledi. Geçgin, “Buradaki hizmet fazlasıyla güzel. Bir grubumuz var. Hep aynı yerde otururuz. Gayet güzel vakit geçiriyoruz. Emeklinin aldığı maaşla yapabileceği çok bir şey yok. Buraya gelip, ücretsiz imkanlardan faydalanıyoruz. Sağ olsun Büyükşehir Belediyesi bize sahip çıkıyor, bize değer veriyor. Burada çok imkanımız var. Personel de bizimle çok iyi ilgileniyor, çok kibarlar. Bu ekonomik koşullarda buradan daha iyi yer bulan olursa beni de götürsün. Teşekkürler Büyükşehir Belediyesi” dedi.<br />
SOSYALLEŞME İMKANI DOĞUYOR<br />
Emekli Ebru Berik ise Emekli Kahvesi’ni çok sevdiğini, özellikle kütüphane bölümünü çok beğendiğini ve faydalı bulduğunu kaydetti. Berik, “Haftada birkaç gün geliyorum, buradaki hizmetlerden faydalanıyorum. Çayın tadını çok beğeniyorum. Onun dışında arkadaşlarımızla burada buluşup, birlikte kitap okuyup sohbet ediyoruz. Sosyalleşme imkanımız oluyor. Yeni birçok arkadaş edindim. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bu hizmetten dolayı çok teşekkür ediyorum” diyerek memnuniyetini dile getirdi. </p>

<p> </p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/pist-bisikleti-milli-takimimizdan-cekya-da-madalya-yagmuru-84704</link>
            <category>SPOR</category>
            <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:19:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Pist Bisikleti Milli Takımımızdan Çekya da   Madalya Yağmuru</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/pist-bisikleti-milli-takimimizdan-cekya-da-madalya-yagmuru-1781536778.jpg">
                        <figcaption>Pist Bisikleti Milli Takımımızdan Çekya da   Madalya Yağmuru</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Pist Bisikleti kategorisinde Dünya Şampiyonası kotası yolunda mücadele eden Pist Bisikleti Milli Takımı sporcularından Ramazan Yılmaz ve Mustafa Tarakcı, GP Brno ve GP Austria yarışlarında 1 altın, 2 gümüş ve 1 bronz madalya kazanarak önemli UCI puanları topladı.</strong></p>

<p>UCI ve Türkiye Bisiklet Federasyonu 2026 faaliyet takviminde yer alan, Dünya Şampiyonası kotası açısından önem taşıyan GP Brno (C1) ve GP Austria (C2) yarışlarında mücadele eden Pist Bisikleti Milli Takımımız, Çekya'da önemli başarılara imza attı.</p>

<p>Türkiye Olimpik Hazırlık Merkezi (TOHM) bünyesinde çalışmalarını sürdüren milli sporcularımız Ramazan Yılmaz ve Mustafa Tarakcı, elde ettikleri derecelerle ülkemizi başarıyla temsil etti.</p>

<p>Ramazan Yılmaz, GP Brno ve GP Austria yarışlarında gösterdiği performansla toplam dört madalya kazanarak organizasyonun öne çıkan isimlerinden biri oldu. GP Brno'da U23 Erkekler Scratch yarışında ve Omnium yarışında gümüş, takım arkadaşı Mustafa Tarakcı ile birlikte mücadele ettiği Madison yarışında ise bronz madalya kazanan milli sporcumuz, GP Austria'da Omnium kategorisinde altın madalyanın sahibi oldu.</p>

<p>Mustafa Tarakcı da GP Brno Madison yarışında Ramazan Yılmaz ile birlikte elde ettiği üçüncülük derecesiyle milli takımımızın madalya hanesine katkı sağladı.</p>

<p>Dünya Şampiyonası kotası yolunda kritik öneme sahip yarışlarda elde edilen bu sonuçlarla milli sporcularımız değerli UCI puanları toplarken, Türk pist bisikletinin uluslararası alandaki yükselişini sürdürdü.</p>

<p><strong>Emin Müftüoğlu: “Pist bisikletinde geleceğe umutla bakıyoruz”</strong></p>

<p>Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, elde edilen başarıların Türk bisikleti adına önemli bir gelişme olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Pist bisikletinde son yıllarda attığımız adımların karşılığını uluslararası arenada almaya başlıyoruz. Sporcularımızın Çekya'da elde ettiği madalyalar ve topladıkları UCI puanları, Dünya Şampiyonası hedefimiz açısından son derece değerli. Ramazan Yılmaz ve Mustafa Tarakcı başta olmak üzere sporcularımızı ve teknik ekibimizi yürekten kutluyorum. Bu başarılar, Türk pist bisikletinin geleceği adına bizlere büyük umut veriyor.”</p>

<p><strong>Kazanılan Dereceler:&nbsp;</strong></p>

<p><strong>GP Brno (C1)</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Gümüş Madalya: Ramazan Yılmaz (Omnium)</li>
	<li>Gümüş Madalya: Ramazan Yılmaz (U23 Scratch)</li>
	<li>Bronz Madalya: Ramazan Yılmaz &amp; Mustafa Tarakcı (Madison)</li>
</ul>

<p><strong>GP Austria (C2)</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Altın Madalya: Ramazan Yılmaz (Omnium)</li>
</ul>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/cesme-ildir-da-mubadiller-ikinci-kez-bulustu-84703</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:19:19 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çeşme Ildır da mübadiller ikinci kez buluştu</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/cesme-ildir-da-mubadiller-ikinci-kez-bulustu-1781536759.jpg">
                        <figcaption>Çeşme Ildır da mübadiller ikinci kez buluştu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="color:#000000"><b><i>Başkan Denizli: “Mübadil ailelerimizin bizlere bıraktığı miras; ayrılığı ve hüznü anlatırken aynı zamanda dayanışmayı, birlikte üretmeyi ve bir arada yaşamayı da öğreten çok kıymetli bir kültürdür.”</i></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="color:#000000">Çeşme Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Ildır Mübadil Buluşması, gün boyu süren etkinliklerle Ildır Köyü’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Erythrai Antik Kenti gezilerinden sergilere, gastronomi atölyelerinden söyleşilere, dans gösterilerine ve konsere uzanan programda mübadelenin kültürel mirası farklı kuşaklarla buluştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="color:#000000">Etkinlik kapsamında konuşan Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, Ildır’ın Türkiye’nin gizli kalmış güzelliklerinden biri olduğunu belirterek, mübadil buluşmalarının yalnızca geçmişi anmak için değil, ortak değerleri geleceğe taşımak adına da büyük önem taşıdığını ifade etti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="color:#000000">Başkan Denizli, şunları söyledi:</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="color:#000000">“Burası Türkiye’nin en gizli kalmış güzelliklerinden biri. Biz burada mübadil buluşmalarını başlattık. İlkini geçen yıl yaptık, bu yıl ikincisini gerçekleştiriyoruz. Mübadil ailelerinin bizlere bıraktığı hem ayrılığı, hüznü ve zorlukları anlatan ama aynı zamanda buluştuğumuz her yerde dayanışmayı, büyümeyi, birlikte üretmeyi geliştirdiğimiz bir kültürün eseridir. Türkiye; Ege’siyle, Karadeniz’iyle, doğusuyla çok renkliliğin ve çok sesliliğin muazzam bir birleşimi olan bir ülkedir.”</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="color:#000000">Konuşmasının devamında birlik ve beraberlik vurgusu yapan Denizli, şu ifadeleri kullandı:</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="color:#000000"> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span><span style="font-size:medium"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="color:#000000">“Kardeşlik huzurumuzun hiç bozulmadığı, ülkemizde yaşadığımız tüm zorluklara ve tüm adaletsizliklere rağmen geleceğe umutla baktığımız nice birlikte buluşmalarımız olsun, nice atalarımızı anabildiğimiz günler olsun.”</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="color:#000000"> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span><span style="font-size:medium"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="color:#000000">Gün boyunca süren program kapsamında katılımcılar, mübadele temalı sergileri ziyaret etti; geleneksel lezzetlerin yapımına ilişkin gastronomi atölyelerine katıldı; akademisyenler, sanatçılar ve mübadil ailelerin temsilcileriyle gerçekleştirilen söyleşileri takip etti. Halk dansları gösterileri ve müzik dinletileriyle zenginleşen etkinlik, akşam saatlerinde SAMİDA konseriyle sona erdi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="color:#000000">Ildır Mübadil Buluşması, mübadelenin bıraktığı ortak hafızayı yaşatırken; dayanışma, kültürel çeşitlilik ve birlikte yaşam kültürünü güçlendiren anlamlı bir buluşma olarak bir kez daha hafızalarda yer etti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/kaynasli-da-heyecan-dolu-hafta-sonu-84702</link>
            <category>SPOR</category>
            <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:19:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kaynaşlı da Heyecan Dolu Hafta Sonu</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/kaynasli-da-heyecan-dolu-hafta-sonu-1781536742.jpg">
                        <figcaption>Kaynaşlı da Heyecan Dolu Hafta Sonu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>PETLAS 2026 Türkiye Offroad Şampiyonası 3. ayağı Düzce Offroad Yarışı, SSV kategorisinde Eren Alver-Onur Sırımoğlu, otomobil kategorisinde ise İsmail Ayhan-Eray Vural ekiplerinin birincilikleri ile sona erdi.</p>

<p>Düzce Offroad Spor Kulübü tarafından, Düzce Valiliği, Kaynaşlı Kaymakamlığı, Kaynaşlı Belediyesi, Düzce Ticaret ve Sanayi Odası ile Go Düzce'nin katkılarıyla düzenlenen organizasyonda 18 araç ve 36 sporcunun mücadelesi bölge halkı tarafından heyecanla takip edildi.</p>

<p>İlk gün Yaylagöl Göleti bölgesinde belirlenen Suat Öztürk mukavemet etabında, ikinci gün ise Sarıçökek Köyü’nde yer alan Moto Üçel seyirci etabında gerçekleşen organizasyon, Kaynaşlı Belediyesi İş Merkezi’nde gerçekleştirilecek ödül töreni ile son buldu.</p>

<p><strong>SSV KATEGORİSİ</strong><br />
1. Eren Alver-Onur Sırımoğlu<br />
2. Ergün Çirkin-Bora Kayım</p>

<p><strong>OTOMOBİL KATEGORİSİ</strong><br />
1. İsmail Ayhan-Erol Vural<br />
2. Şehmuz Oğuz-Harun Ulusoy<br />
3. Yakup Çimiç-Adem Paç</p>

<p><strong>KADIN COPİLOTLAR KLASMANI</strong><br />
1. Yasemin Biber Toker<br />
2. Gülten Toprak</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/inegol-fatihi-turgut-alp-kabri-basinda-anildi-84701</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:18:51 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İnegöl Fatihi Turgut Alp Kabri Başında Anıldı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/inegol-fatihi-turgut-alp-kabri-basinda-anildi-1781536731.jpg">
                        <figcaption>İnegöl Fatihi Turgut Alp Kabri Başında Anıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ertuğrul Gazi ve Osman Gazi’nin silah arkadaşı, İnegöl’ün Fatihi Turgut Alp, kabrinin bulunduğu Turgutalpköy’de düzenlenen anma programında dualarla anıldı. Geçmişin yad edildiği, şanlı Türk tarihine atıfta bulunulan programa İnegöl halkının ilgisi de yoğun oldu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Osmanlı’nın kuruluşuna beşiklik etmiş, içerisinde bulunan tarihi değerlerle adeta geçmişi günümüze taşıyan İnegöl’de, şehri Bizans’ın elinden alarak Türk ve Müslüman yurdu yapan ve bu yönüyle İnegöl’ün Fatihi olarak bilinen Turgut Alp, Pazar günü kabrinin bulunduğu Turgutalplöy’de düzenlenen programla anıldı. 2021 yılında başlayan restorasyon çalışmaları sonucunda Bursa Valiliği ile İnegöl Belediyesi iş birliğinde restore edilerek yeniden şehre kazandırılan 700 yıllık türbenin bulunduğu alanda yapılan Turgut Alp’in Anma Programına İnegöl halkının ilgisi yoğun oldu. Turgut Alp’in ruhuna misafirlere ikramların yapıldığı programda, Tarihi İnegöl Mehteri de marşlarıyla mest etti.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Turgut Alp’in aynı zamanda adını da taşıyan Turgutalpköy Mahallesinde bulunan türbesinde yapılan program, saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından Kuran-ı Kerim tilavetleri ile başladı. Ardından kısa bir selamlama konuşması yapan Turgutalpköy Muhtarı Gökhan Efe, “İnegöl’ümüzün manevi değerlerinden, Osman Gazi’nin silah arkadaşı İnegöl Fatihi Turgut Alp’i anmak ve hatırasını yaşatmak adına düzenlediğimiz anma programına hoş geldiniz” dedi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b>TURGUT ALP FETHETTİĞİ TOPRAKLARI; AHLAKLA, ADALETLE VE MERHAMETLE YURT HALİNE GETİREN BİR NESLİN TEMSİLCİSİDİR</b></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ardından İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban kürsüye geldi. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşan Başkan Taban, şöyle devam etti: “Öncelikle şunu vurgulamak isterim ki; bugün yalnızca bir tarihi şahsiyeti anmıyoruz. Bugün; bir inancı, bir davayı, bir medeniyet yürüyüşünü, bu toprakları vatan yapan iradeyi ve fedakârlığı anıyoruz. Bugün burada, yüzyıllar öncesinden bizlere ulaşan bir emanetin başında bulunuyoruz. Turgut Alp; Ertuğrul Gazi'nin, Osman Gazi'nin ve Orhan Gazi'nin yanında yer almış, Osmanlı Devleti'nin kuruluşuna omuz vermiş büyük bir komutandır. Ancak onu büyük yapan, yalnızca kazandığı savaşlar değildir. Onu büyük yapan; sadakati, cesareti, adaleti ve davasına olan bağlılığıdır. Turgut Alp, fethettiği toprakları sadece kılıçla değil; ahlakla, adaletle ve merhametle yurt haline getiren bir neslin temsilcisidir.”</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b>İNEGÖL ALELADE BİR ŞEHİR VE ALELADE BİR FETİH DEĞİL</b></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“İnegöl alelade bir şehir ve alelade bir fetih değildir. Bugün üzerinde huzurla yaşadığımız bu güzel şehir, yaklaşık 7 asır önce büyük mücadelelerin, büyük fedakârlıkların neticesinde Türk ve Müslüman yurdu oldu. İnegöl, Osmanlı'nın kuruluş sürecinde sıradan bir yerleşim yeri değildir. İnegöl; Bursa'ya uzanan fetih yolunun önemli bir kapısıdır. İnegöl; bir devletin filizlendiği, bir medeniyetin kök saldığı topraklardır. Bu sebeple İnegöl'ün tarihi, yalnızca bir şehrin tarihi değil; aynı zamanda bir milletin yeniden dirilişinin hikâyesidir. İşte Turgut Alp de bu hikâyenin en önemli kahramanlarından biridir. Bulunduğumuz bu alan da Turgut Alp’in ölmeden önce vasiyet ettiği yerdir. Rivayete göre ömrünün son demlerinde; ‘Beni öyle bir yere gömün ki mezarım toprağımda olsun, gözlerim fethettiğim İnegöl’e baksın’ diye vasiyet etmiştir. Bu söz aslında bir ömrün özetidir. Bu söz; vatan sevgisinin, aidiyet duygusunun ve hizmet anlayışının ifadesidir. Bugün burada bulunan herkes, o büyük mirasın emanetçisidir.”</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b>BİZİM GÜCÜMÜZ, GEÇMİŞİMİZDE SAKLI</b></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Geçmişine sahip çıkamayan milletlerin geleceğe güvenle yürümeleri mümkün değildir. Bir milletin hafızası ne kadar güçlü olursa, geleceğe olan yürüyüşü de o kadar sağlam olur. Bu nedenle bizler tarihimize yalnızca geçmişte yaşanmış hadiseler olarak bakmıyoruz. Biz tarihimize, bize yön veren bir pusula olarak bakıyoruz. İnegöl bu anlamda çok özel bir şehir. Bunun kıymetini bilmeliyiz. Bu topraklar; Baykoca'nın yiğitliğine, İshak Paşa'nın devlet adamlığına, Akbıyık Sultan'ın irfanına, Samsa Çavuş'un fedakârlığına ve daha nice kahramanın izlerine ev sahipliği yapmaktadır. Şehrimizin her köşesinde ayrı bir hikâye, her mahallesinde ayrı bir hatıra bulunmaktadır. Bizlere düşen görev ise bu mirası korumak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmaktır. İnegöl Belediyesi olarak tarihimize sahip çıkmayı önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu anlayışla Turgut Alp Türbesi ve çevresinde 2021 yılında başlayarak gerçekleştirdiğimiz restorasyon çalışmalarıyla bu kıymetli mirası gelecek nesillere daha güçlü şekilde aktarmanın gayreti içerisinde olduk. Bugün buraya gelen ziyaretçilerin sayısının her geçen gün artması, gençlerimizin tarihine ilgi göstermesi bizleri son derece memnun ediyor. Çünkü biliyoruz ki tarihi mekânlar sadece taş ve topraktan ibaret değil, buralar aynı zamanda bir milletin hafızasıdır. Geçmişle gelecek arasında kurulan köprülerdir.”</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b>SULTAN ALPARSLAN’DA BİZİM, OSMAN GAZİ’DE, ABDÜLHAMİD’DE, ATATÜRK’TE</b></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman da Turgut Alp’in bu toprakların fatihi olduğunu vurgulayarak “Bizim için çok kıymetli. Gençlerimizin geleceklerini planlayabilmeleri için geçmişteki kahramanları, bu toprakların ne fedakarlıklarla bugünlere geldiğini de hep birlik araştırmamız, öğrenmemiz lazım. Anadolu’ya bin yıl önce Sultan Alparslan girmiş ve yaklaşık 700 yıl önce de Osmanlı beyliği bu toprakları ve Bursa’mızı fethetti. Bursa’mızın fethinin de bu yıl 700’üncü yılı. Elhamdülillah Sultan Alparslan da bizim, Osman Gazi’de, Turgut Alp’te, Selçuklu da bizim, Osmanlı da bizim, Cumhuriyette bizim. Fatih Sultan Mehmet’te, Abdülhamid’de, Atatürk’te bizim. Dolayısıyla bin yıldır bu topraklarda var olan bu aziz millet inşallah geçmişte ecdadının yaptığı gibi haksızlığın, hukuksuzluğun giderek arttığı yerde dahil adil bir dünya için ayağa kalkmaya gayret edecek. Dünya beşten büyüktür diyen Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte inşallah daha güçlü bir Türkiye ve daha güçlü bir Türk milletinin çok daha adil bir dünyayı teşekkül ettirebilmesi adına canla başla hep birlikte çalışıyoruz” diye konuştu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b>GEÇMİŞİMİZİ, ECDADIMIZI, TARİHİMİZİ BİLDİKÇE GELECEĞE DAHA EMİN ADIMLARLA YÜRÜYECEĞİZ</b></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Son olarak kürsüye gelen Kaymakam Eren Arslan ise “Şu anda bulunduğumuz ortamın bize anlattığı çok şey var. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı diye aslında bize bir görev olarak söylediği satırların vücut bulmuş halini görüyoruz. Biz geçmişimizi, ecdadımızı, tarihimizi bildikçe geleceğe daha emin adımlarla yürüyeceğiz. Belki bir zamanlar bizim içimizdeki bu büyüklerimiz, kahramanlarımız ihmal edilmiş olabilir. Ama bugün gerçekten Bursa’nın fethinin kapısı olan, o kutlu yürüyüşün başlangıcı İnegöl’ün fethinin mimarları olan devlet adamlarını bugün anmak ve anlamak çok kıymetli. Bu yüzden emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Geçmişimiz bizim gurur duyacağımız bir geçmiş, gurur duyacağımız bir tarih” ifadelerinde bulundu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b>TURGUT ALP SÖYLEŞİSİ VE TARİHİ İNEGÖL MEHTERİ GÖSTERİSİ YAPILDI</b></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Konuşmalar sonrası Prof. Dr. Haşim Şahin tarafından Turgut Alp konulu söyleşi gerçekleştirildi. Yarın saat süren söyleşide Turgut Alp ve fetih dönemine ilişkin çok değerli bilgileri alandaki vatandaşlarla paylaşan Şahin, verdiği bilgiler ve anlatımlarıyla programa anlam kattı. Söyleşi sonrasında da Tarihi İnegöl Mehteri sahne aldı. Marşlarla anma programına heyecan ve coşku katan İnegöl Mehteri, alanda büyük bir coşku yaşanmasına sebep oldu. Mehter gösterisi sonrası protokol üyeleri Turgut Alp’in kabri başında dualar etti.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/parkinson-riskinde-cevresel-faktorler-one-cikiyor-84700</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:18:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Parkinson riskinde çevresel faktörler öne çıkıyor!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/parkinson-riskinde-cevresel-faktorler-one-cikiyor-1781536723.jpg">
                        <figcaption>Parkinson riskinde çevresel faktörler öne çıkıyor!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, Parkinson hastalığında çevresel faktörlerin, yaşam tarzının ve biyolojik mekanizmaların etkisi hakkında bilgi verdi.</p>

<p><strong>Parkinson vakalarındaki artış yaşlanma hızını da aşıyor!</strong></p>

<p>Parkinson hastalığının, Alzheimer tipi bunamaya göre daha erken yaşlarda ortaya çıktığını ifade eden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Genellikle 50-55 yaşlarında başlıyor. Uzun yıllardır özellikle köylerde yaşayanlarda, tarımla uğraşanlarda ve kuyu suyu kullananlarda Parkinson hastalığının daha sık görüldüğü biliniyor.” dedi.</p>

<p>Parkinson hastalığının yalnızca yaşlı nüfusun artmasına paralel olarak yükselmediğine işaret eden Prof. Dr. Tarlacı, “Artış hızı yaşlanma oranının da üzerine çıkıyor. Bu durum, yaş dışında başka çevresel faktörlerin de rol oynayabileceğini düşündürüyor. California'da yapılan araştırmalarda, yaklaşık 21 farklı tarım ilacının Parkinson hastalığına da etki eden, dopamin üreten beyin hücrelerine zarar verdiği gösterildi. Bu hücrelerin pestisitlere karşı oldukça hassas olduğu ve söz konusu kimyasalların laboratuvar ortamında hücre ölümüne yol açtığı uzun zamandır biliniyor.” açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Tarım ilaçları ‘Parkinson epidemisi’ne mi neden oluyor?&nbsp;</strong></p>

<p>Araştırmaların, bazı tarım ilaçlarının Parkinson hastalığının ortaya çıkmasında rol oynayan beyin bölgeleri üzerinde seçici ve toksik etkiler oluşturduğunu ortaya koyduğunu kaydeden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Bu nedenle konu bireysel olmaktan çok toplumsal bir sorun olarak değerlendiriliyor ve bazı uzmanlar tarafından ‘Parkinson epidemisi’ olarak tanımlanıyor. Tarım ilaçlarının kontrollü ve bilinçli kullanımı büyük önem taşıyor.” dedi.</p>

<p>Domates ve benzeri bazı sebze-meyvelerin, üzerlerine uygulanan pestisitleri bünyelerine çekebildikleri için ‘kirli ürünler’ arasında gösterildiğini aktaran Prof. Dr. Sultan Tarlacı, şunları söyledi:</p>

<p>“Türkiye'de domatesin yaygın tüketildiği düşünüldüğünde, tarım ilaçlarının denetlenmesi daha da önemli hâle geliyor. Sağlık ve Tarım Bakanlıklarının iş birliğiyle pestisit kullanımının uzman denetiminde, ölçülü ve kontrollü şekilde gerçekleştirilmesi gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p>Ürünlerin yıkanması önemli olmakla birlikte, pestisitlerin tamamının bu yolla uzaklaştırılamadığı biliniyor. Özellikle ‘Paraquat’ adlı tarım ilacının yalnızca ürünlere değil, toprağa da nüfuz ederek uzun yıllar kalabildiği belirtiliyor. Geçmişte kuyu suyu kullanan kişilerde Parkinson hastalığının daha sık görülmesinin nedenlerinden birinin de, pestisitlerin yer altı sularına karışması olabileceği düşünülüyor. Bu nedenle koruyucu önlemlerin zamanında alınması gerektiği ifade ediliyor.”</p>

<p><strong>Bir Parkinson ilacına eşdeğer etki için 5 kilo bakla gerekiyor!</strong></p>

<p>Baklanın içerisinde, Parkinson hastalığında eksikliği görülen dopaminle ilişkili bazı maddeler bulunduğuna değinen Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Ancak Parkinson tedavisinde 1960'lardan beri kullanılan ve beyinde dopamine dönüşen L-Dopa etken maddeli ilaç çok daha etkili bir seçenek olarak kabul ediliyor.” dedi.</p>

<p>125 miligramlık bir L-Dopa kapsülünün içerdiği etken maddeyi almak için yaklaşık 5 kilogram taze bakla tüketmek gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Tarlacı, “Bu nedenle yalnızca bakla yiyerek Parkinson tedavisini sağlamak gerçekçi görünmüyor. Bununla birlikte, bakladan elde edilen bazı ekstreler hafif Parkinson belirtileri olan kişilerde veya huzursuz bacak sendromunda destekleyici amaçla kullanılabiliyor. Yine de ilaç tedavisi daha pratik ve etkili bir yöntem olarak öne çıkıyor.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Tekrarlayan kafa darbeleri Parkinson riskini artırabiliyor!</strong></p>

<p>Boksta baş bölgesine alınan tekrarlayıcı darbelerin, beyinde ‘mikrotravma’ olarak adlandırılan hasarlara yol açabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Beyin, kafatasının içinde sabit durmaz; beyin omurilik sıvısı içerisinde hareket edebilir durumdadır. Her darbede beyin kafatasının iç yüzeyine çarpar ve zaman içinde tekrarlayan bu travmalar birikici etki oluşturur. Bu nedenle tekrarlayan kafa travmalarının Parkinson hastalığının ve bazı bunama türlerinin daha erken ortaya çıkmasına katkıda bulunabileceği düşünülüyor. Efsanevi boksör Muhammed Ali, bu durumun en bilinen örneklerinden biri olarak gösteriliyor.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Parkinson titremesi hareketle azalır, istirahatte belirginleşir!</strong></p>

<p>İnsan vücudunda normal koşullarda da çok hafif düzeyde fizyolojik titremeler bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Ancak klinikte en sık karşılaşılan iki titreme türü esansiyel tremor ve Parkinson titremesidir.” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Sultan Tarlacı sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Esansiyel tremor genellikle ailesel özellik gösterir. Çoğu zaman 20-25 yaşlarında hafif bir titreme ile başlar ve yaş ilerledikçe belirginleşir. Özellikle bir nesneye uzanırken veya nesneyi kullanırken artış gösterir.</p>

<p>Parkinson titremesi ise genellikle istirahat hâlinde ortaya çıkar. ‘Para sayar’ tarzda olarak tanımlanan bu titreme, kişi bir nesneye uzandığında veya hareket etmeye başladığında çoğu zaman azalır ya da kaybolur. Bu nedenle Parkinson titremesi, kural olarak bir ‘istirahat titremesi’ olarak kabul edilir.”&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/dunya-plaj-voleybolunun-kalbi-alanya-da-atti-84699</link>
            <category>SPOR</category>
            <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:18:34 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Dünya plaj voleybolunun kalbi Alanya da attı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/dunya-plaj-voleybolunun-kalbi-alanya-da-atti-1781536714.jpg">
                        <figcaption>Dünya plaj voleybolunun kalbi Alanya da attı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Dünya plaj voleybolunun kalbinin attığı Alanya’da, 23 Projects Alanya Uluslararası Plaj Sporları Merkezi’nde gerçekleştirilen Volleyball World Beach Pro Tour Alanya Challenge tamamlandı. Turnuva, final maçlarının ardından düzenlenen görkemli ödül töreni ve kapanış seremonisiyle sona erdi. Dünyada sadece 7 ülkede düzenlenen turnuvanın, dünya devlerinin sahaya çıktığı final gününde erkeklerde Almanya'dan Paul Henning-Lukas Pfretzschner çifti, kadınlarda ise İspanya'dan Sofia Izuzquiza Corulla- Tania Moreno Matveeva çifti şampiyonluk kupasını kaldıran isimler oldu.</p>

<p><strong>Şampiyonlara Kızılkule'nin 800. Yılına özel tarihi kupa</strong></p>

<p>Canlı yayınlarla S Sport ve S Sport Plus ekranlarından tüm dünyaya ulaşan maçların erkekler finalinde Almanya'dan Paul Henning-Lukas Pfretzschner çifti ile İngiltere'den Javier Bello-Joaquin Bello ikilisi karşılaştı. Henning-Pfretzschner çifti, ilk setini 22-20, ikinci setini de 24-22 aldıkları müsabakayı 2-0 kazanarak şampiyonluğa ulaştı. Kadınlar finalinde de İspanya'dan Sofia Izuzquiza Corulla- Tania Moreno Matveeva çifti, ABD'den Savannah Cory-Devon Newberry ikisini 21-14 ve 21-18'lik setlerle 2-0 yenerek şampiyon oldu.  Turnuvanın kapanışında şampiyonluk kürsüsüne çıkan takımlara, Alanya'nın simgelerinden Kızılkule’nin 800. yılına özel olarak tasarlanan şampiyonluk kupalar takdim edildi. Alanya'nın köklü tarihini ve sporun dinamizmini bir araya getiren özel tasarım kupalar, uluslararası arenada kentin kültürel değerlerinin tanıtılması açısından büyük beğeni topladı.</p>

<p><strong>‘Mükemmeliyet Merkezi’ unvanıyla ilk sınav başarıyla geçildi</strong></p>

<p>Bu yıl Dünya Voleybol Federasyonu (FIVB) tarafından resmi olarak “Mükemmeliyet Merkezi” (Centre of Excellence) akreditasyonu alan 23 Projects Alanya Uluslararası Plaj Sporları Merkezi, turnuvayla, uluslararası düzeydeki yeterliliğini de bir kez daha ispatladı. Olimpik standartlardaki kumu, aydınlatması, sporcu sağlığı ve toparlanma alanlarıyla dünyanın en elit sporcularından ve delegelerinden tam not alan merkez, Alanya’nın spor turizmi alanındaki iddiasını güçlendiren en önemli tesislerden biri olduğunu gösterdi. </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/ankara-universitesi-80-yasinda-84698</link>
            <category>EĞİTİM</category>
            <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:18:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ankara Üniversitesi 80 Yaşında</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/ankara-universitesi-80-yasinda-1781536701.jpg">
                        <figcaption>Ankara Üniversitesi 80 Yaşında</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk üniversitesi olarak 13 Haziran 1946’da kurulan “Devletin Fikir Mutfağı” Ankara Üniversitesi, yeni yaşını “80. Kuruluş Yılı Sempozyumu” ile kutladı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Kurulduğu günden bu yana binlerce bilim insanı, hukukçu, hekim, mühendis, eğitimci, diplomat ve her alanda yetkin isimler ve devlet adamları yetiştirerek, yalnızca ülkemizin değil insanlığın bilgi birikimine de büyük katkılar sağlayan Ankara Üniversitesinde, 80. kuruluş yılı dolayısıyla sempozyum düzenlendi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Üniversitenin en köklü fakültelerinden Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinin tarihi Farabi Salonu’nda gerçekleştirilen sempozyum, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı sanatçılarının müzik dinletisi ile başladı. </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Daha sonra, Ankara Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından hazırlanan, üniversitenin sembolü Güneş Kursu’nun hikayesinin anlatıldığı “İki Güneş Arasında” isimli belgeselin ön gösterimi yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Sempozyumun açılışında konuşan Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, bugünün, Ankara Üniversiteliler için çok tarihi bir gün olduğunu söyledi. “Devletin fikir mutfağı” Ankara Üniversitesinin tam 80 yıl önce bugün, 13 Haziran 1946'da doğduğunu aktaran Ünüvar, “Devletin aklını yoğuran, geleceğini pişiren, kadrolarını yetiştiren o büyük ocak yandı. Bugün burada, o ocağın 80. yılını kutlamak için bir araya gelmiş olmaktan derin bir gurur ve heyecan duyuyorum” dedi. </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">80. yaşını kutladıkları üniversitenin geçmişinin çok daha eskiye dayandığının altını çizen Ünüvar, “Ankara Üniversitesi, daha ilk gününden itibaren bu ülkenin hukukunu, tarımını, sağlığını, yönetimini, dilini, tarihini, kültürünü, ekonomisini ve eğitimini birlikte düşünen bir üniversite oldu. Cumhuriyetimizin ihtiyaç duyduğu insan kaynağını yetiştirdi; ama bundan daha fazlasını yaptı: Cumhuriyet’in ihtiyaç duyduğu fikri, bilgiyi ve kurumsal aklı da üretti” ifadelerini kullandı. </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">“Kökleri Çok Daha Derinlere Uzanan Bir Büyük Mirasın Taşıyıcısı”</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Rektör Ünüvar, 80. yılda geriye dönüp bakıldığında, Ankara Üniversitesinin yalnızca kendi kuruluş tarihiyle sınırlı bir kurum olmadığının görüldüğünü belirterek, şöyle devam etti: </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">“Ankara Üniversitesi, kökleri çok daha derinlere uzanan bir büyük mirasın taşıyıcısıdır. Bu nedenle biz Ankara Üniversitesini anlatırken, onu sadece 1946’da kurulmuş bir üniversite olarak anlatamayız. Bu büyük bir haksızlık olur. Bugün Ankara Üniversitesinin 80. yılını kutlarken üç büyük zamanı bir arada selamlıyoruz. Köklerindeki ecdat emeğiyle geçmişi, kuruluşundaki Atatürk'ün akla ve hukuka inancıyla cumhuriyeti ve hâlâ bilim üreten, insan yetiştiren bir kurum olarak yoluna devam etmesiyle geleceği selamlıyoruz. Dolayısıyla Ankara Üniversitesi hem ata yadigarı hem ecdat yadigarı bir üniversite sıfatını kazanıyor.”</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Çok güçlü kurumları, çok önemli binaları, çok önemli fakülteleri ve kampüsleri bulunan Ankara Üniversitesinin sadece binalardan, kampüslerden oluşan bir üniversite olmadığına dikkati çeken Ünüvar, “Bizim koridorlarımızda her kuşaktan ses var. Laboratuvarımızda ülkenin geleceğine ilişkin çözümler arayan emekler var, alın teri var. Ankara Üniversitesi işte böyle bir kurumdur. Ankara Üniversitesi sadece bir adres değildir. Aynı zamanda bir hafızadır. Bir bina değildir, bir gelenektir. Bir diploma değildir, bir aidiyettir. Bugün 80. yılımızda bu sorumluluğun farkındayız” dedi. </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">“Gençleri Geleceğe Hazırlayan Büyük Bir Bilim Ailesiyiz”</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Ünüvar, bugün Ankara Üniversitesinin 31.104 ön lisans, 57.244 lisans, 6.332 yüksek lisans ve 4.782 doktora öğrencisiyle, 99 binin üzerinde genci aynı çatı altında geleceğe hazırlayan büyük bir bilim ailesi olduğunu da ifade ederek, sözlerini şu cümlelerle sürdürdü: </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">“Bugün bu salonda oturan herkes, bilerek ya da bilmeyerek o emanetin bir parçasıdır. Bu üniversitenin koridorlarında yürüyen her öğrenci, bir sınıfa giren her hocamız, bir laboratuvarda nöbet tutan her araştırmacımız, aslında 80 yıl önce yakılan o ocağın ateşini taşımaktadır. Bizim görevimiz, o ateşi söndürmemek değil yalnızca; onu daha da büyütüp, bizden sonrakilere teslim etmektir.”</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Konuşmasının devamında, fakülteler, enstitüler, meslek yüksekokulları ve araştırma merkezlerinden üniversitenin araştırma faaliyetleri ve uluslararası iş birliklerine kadar pek çok konuda bilgi veren Ünüvar, “Cumhuriyetimizin ilk üniversitesi olarak 80 yıldır bilimin ışığında ülkemize hizmet etmenin gururunu yaşarken, geçmişimizden aldığımız güçle geleceğe yürümeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Ankara Üniversitesi 80. Kuruluş Yılı Sempozyumu, açış konuşmasının ardından, “Cumhuriyetin İlk Üniversitesi: Ata ve Ecdat Yadigârı” başlıklı birinci oturum ile devam etti.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">&nbsp;Oturum başkanlığını Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Cengiz Köseoğlu ve Ankara Üniversitesi emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nahide Bozkurt’un üstlendiği panelde, dünden bugüne bilimsel üretim, akademik gelenek ve bu birikimin toplumsal hayata yansımaları ele alındı. Oturumda Prof. Dr. Osman Müftüoğlu “Sağlık Bilimleri” perspektifiyle; önceki dönem Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk, “Sosyal Bilimler ve Eğitim Geleneği” çerçevesinde, Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin de “Akademik Birikimin Sahaya Yansımaları” üzerine değerlendirmelerde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Ankara Üniversitesi emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Başkal başkanlığında “Bugünden Yarına” teması ile gerçekleşen “80 Yılda Bilimin, Aklın ve Toplumsal Hizmetin Yolunda” başlıklı ikinci oturumda ise; Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, “Bilimsel Yetkinlikten Kamusal Akla”; Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran, “Bir Araştırma Üniversitesi Olmak”; YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Kemal Şenocak da “Gelecek Perspektifi: 21. Yüzyılda Cumhuriyet Üniversitesi” başlıklı konuşmalarını gerçekleştirdi. Ufuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hakan Haliloğlu, rektör yardımcıları, dekanlar, enstitü ve meslek yüksekokulu müdürleri ile akademik ve idari personelin katıldığı program, konuşmacılara Güneş Kursu takdiminin ardından, anı fotoğrafı çektirilmesiyle sona erdi. </span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/dijital-oyunun-gelecegi-icin-yeni-bolum-acildi-84697</link>
            <category>TEKNOLOJİ</category>
            <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:16:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Dijital Oyunun Geleceği için Yeni Bölüm Açıldı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/dijital-oyunun-gelecegi-icin-yeni-bolum-acildi-1781101003.jpg">
                        <figcaption>Dijital Oyunun Geleceği için Yeni Bölüm Açıldı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Dijital oyun sektörü, son yıllarda dünya genelinde en hızlı büyüyen yaratıcı endüstrilerden biri olarak öne çıkıyor. Uluslararası araştırma şirketlerinin verilerine göre küresel dijital oyun pazarının büyüklüğü 2025 itibarıyla yaklaşık 190 milyar dolara yaklaşırken dünya genelindeki oyuncu sayısı da 3,5 milyarı aştı. Gaming in Türkiye tarafından hazırlanan Oyun Sektörü Raporu 2025’e göre ise ülkemizdeki pazarın büyüklüğü 1,1 milyar dolara ulaştı.&nbsp;</p>

<p>Mobil oyunlardan bağımsız yapımlara, artırılmış ve sanal gerçeklik deneyimlerinden yapay zekâ destekli oyun teknolojilerine kadar genişleyen sektör; yalnızca eğlence alanını değil, eğitimden sağlığa, kültürden iletişime kadar birçok alanı da dönüştürüyor. Bu dönüşüm, yaratıcı ve teknik yetkinlikleri bir arada taşıyan oyun tasarımcılarına duyulan ihtiyacı da artırıyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Disiplinlerarası Eğitim Yaygınlaşıyor</strong></p>

<p>Bu gelişmelere paralel olarak dijital oyun tasarımı eğitimi, dünya genelinde üniversitelerde hızla yaygınlaşan disiplinlerarası alanlar arasında yerini alıyor. Özellikle ABD, İngiltere ve Avrupa’daki birçok üniversite; oyun tasarımını sanat, yazılım, hikâye anlatıcılığı ve kullanıcı deneyimiyle birleştiren lisans ve yüksek lisans programları açıyor. New York University, University of Southern California, Abertay University ve DigiPen Institute of Technology gibi üniversiteler, oyun tasarımı alanındaki programlarıyla dünya sıralamalarında öne çıkıyor. Bu programlar; öğrencileri yalnızca oyun geliştirmeye değil, aynı zamanda yaratıcı teknoloji üretimi, etkileşim tasarımı ve dijital medya alanlarında da uzmanlaşmaya hazırlıyor.</p>

<p><strong>Yaratıcılık ve Teknik Altyapı Bir Arada</strong>&nbsp;</p>

<p>Yeditepe Üniversitesi de, dijital oyun sektörüne yaratıcı ve teknik donanımı güçlü profesyoneller kazandırmak amacıyla Sanat ve Tasarım Fakültesi bünyesinde lisans düzeyinde “Dijital Oyun Tasarımı Bölümü”nü açtı. 2026-2027 akademik yılında öğrenci kabul etmeye başlayacak bölüm, tam burslu ve yüzde 50 burslu olmak üzere toplam 29 öğrenci kontenjanıyla eğitim verecek.</p>

<p>Dijital Oyun Tasarımı Bölümü; sanat, teknoloji, anlatı, iletişim ve etkileşim alanlarını bir araya getirerek öğrencileri oyun tasarımının tüm üretim süreçlerine hazırlamayı hedefliyor.</p>

<p>Dört yıllık lisans programı öğrencilere yaratıcı, teknik ve kuramsal açıdan güçlü bir altyapı kazandırmayı amaçlıyor. Program kapsamında öğrenciler; oyun tasarımı, programlama, görsel tasarım, ses, anlatı, kullanıcı deneyimi ve oyun kültürü gibi alanlarda eğitim alacak.</p>

<p><strong>Yapay Zekâdan XR Oyunlara Geniş Seçmeli Ders Havuzu</strong><br />
&nbsp;Program kapsamında öğrenciler, ilgi alanlarına göre farklı uzmanlık alanlarına yönelme fırsatı da bulacak. Oyunlarda Yapay Zekâ, XR Tabanlı Oyunlar, Mobil Oyun Tasarımı, Ses Tasarımı, Oyunlar için Çevre Tasarımı, Eğitsel Oyun Tasarımı, Oyun Kültürü ve Sosyolojik Analiz gibi seçmeli dersler öğrencilerin farklı alanlarda uzmanlaşmasını destekleyecek.</p>

<p><strong>Uygulamalı Eğitim ve Zorunlu Staj İmkânı<br />
&nbsp;</strong>Bölüm, proje temelli ve uygulama odaklı eğitim modeliyle dikkat çekiyor. Oyun Stüdyosu derslerinde öğrenciler; fikir geliştirme, prototipleme, görsel tasarım, yazılım, kullanıcı deneyimi ve test süreçlerini ekip çalışmasıyla deneyimleyecek.</p>

<p>Program kapsamında öğrenciler için 60 iş günü zorunlu staj bulunuyor. Öğrenciler stajlarını dijital tasarım stüdyoları, oyun ve yazılım şirketleri, animasyon stüdyoları, televizyon kanalları ve post-prodüksiyon şirketlerinde yapabilecek.</p>

<p><strong>Geniş Kariyer Olanakları</strong><br />
&nbsp;Dijital Oyun Tasarımı Bölümü mezunları; oyun stüdyolarında karakter sanatçısı, ortam tasarımcısı, UI/UX uzmanı, konsept sanatçısı ve oyun geliştiricisi olarak görev alabilecek. Mezunlar ayrıca animasyon ve görsel efekt stüdyolarında, AR/VR projelerinde, reklam ve medya ajanslarında ya da etkileşimli medya alanında kariyer yapabilecek.</p>

<p>Program, öğrencilerin bağımsız projeler geliştirmelerini de destekliyor. Mezunlar kendi oyun stüdyolarını kurabilecek, bağımsız oyun geliştiricisi olarak çalışabilecek veya akademik kariyerlerini sürdürebilecek.</p>

<p><strong>Geleceğin Oyun Tasarımcıları Yetişecek</strong><br />
&nbsp;Yeditepe Üniversitesi Dijital Oyun Tasarımı Bölümü, dijital oyun alanını yalnızca teknik bir üretim süreci olarak değil; sanat, kültür, iletişim ve etkileşim disiplinlerinin kesişiminde yer alan çağdaş bir tasarım alanı olarak ele alıyor. Bölüm, yaratıcı düşünme becerisi yüksek, teknolojiye hâkim ve ekip çalışmasına yatkın oyun tasarımcıları yetiştirerek Türkiye’nin yaratıcı endüstrilerine katkı sunmayı hedefliyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/evdeki-atiklar-topraga-can-oluyor-84696</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:16:24 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Evdeki atıklar toprağa can oluyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/evdeki-atiklar-topraga-can-oluyor-1781100984.jpg">
                        <figcaption>Evdeki atıklar toprağa can oluyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı kompost seferberliğiyle mutfak atıkları yeniden toprağa kazandırılıyor. Dünya Çevre Günü etkinliğinde 7’den 70’e İzmirliler bokaşi yöntemiyle organik atıkları dönüştürmeyi uygulamalı öğrendi.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın sürdürülebilir atık yönetimi vizyonuyla hayata geçirilen “Dönüşüme Evde Başla” projesi kapsamındaki bokaşi (bokashi) kompost uygulaması, farklı etkinliklerle İzmirlilere anlatılarak farkındalık oluşturuluyor.  İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Kompost Üretimi ve Geri Kazanım Şube Müdürlüğü tarafından, Dünya Çevre Günü etkinlikleri kapsamında “Dönüşüme Evde Başla: Kompost, Tarım ve Gelecek” temalı etkinlik düzenlendi. İzmirlilerin dönüşüm sürecine yaşamın her alanında dahil olmaları için hayata geçirilen etkinliklerde 7’den 70’e her kuşağa uygulamalı eğitimler verildi.</p>

<p><strong>Evlerdeki organik hazine</strong></p>

<p>Karşıyaka Bostanlı Pazar Yeri’nde düzenlenen etkinlikte Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen ev tipi kompost çalışmaları, organik pazar atıklarının geri kazanımına yönelik uygulamalar ve planlanan kompost tesisi hakkında bilgi verdi. Etkinlik kapsamında ziraat mühendisi Aylin Işık moderatörlüğünde panel gerçekleştirildi. İzmir Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünden Dr. Nurdan Zincircioğlu, ziraat mühendisi Mehmet Pakkaner ve gönüllü katılımcı Ayşe Özer konuşmacı olarak evlerdeki organik hazinelere ve dönüşüme dikkat çekti. Organik atıkların geri kazanımı, kompost uygulamaları ve sürdürülebilir atık yönetimine yönelik çalışmalar anlatıldı. Kompost uygulamalarının toprak verimliliğinin artırılması, su tutma kapasitesinin geliştirilmesi ve sürdürülebilir tarımsal üretimin desteklenmesindeki önemi aktarıldı.</p>

<p><strong>Çocuklara uygulamalı kompost eğitimi</strong></p>

<p>Etkinlik kapsamında çocuklara yönelik kompost atölyeleri ve bitki dikim çalışmaları da yapıldı. Minikler, organik atıkların toplanmasından kompostun toprağa dönüşmesine kadar tüm süreci uygulamalı olarak deneyimledi.</p>

<p><strong>Toprakla buluşturuldu</strong></p>

<p>Pazar yerinin peyzaj alanında, fermantasyon sürecini tamamlayan bokaşi kompostunun temsili uygulaması gerçekleştirildi. Bu çalışma ile organik atıkların yeniden toprağa kazandırılması ve kentsel yeşil alanların iyileştirilmesine katkı sağlanması hedeflendi.</p>

<p>Etkinlik boyunca katılımcılara, organik atıkların kaynağında ayrıştırılmasının çevresel ve tarımsal faydaları da anlatıldı.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/qnb-sigortalilar-iyiligi-bu-kez-cocuklar-icin-bulastirdi-84695</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>QNB Sigortalılar iyiliği bu kez çocuklar için bulaştırdı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/qnb-sigortalilar-iyiligi-bu-kez-cocuklar-icin-bulastirdi-1781100954.jpg">
                        <figcaption>QNB Sigortalılar iyiliği bu kez çocuklar için bulaştırdı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>QNB Sigorta çalışanları gönüllülük esasıyla hayata geçirdiği “İyilik Bulaştır Challenge” kapsamında, bu kez yüzlerde tebessüm bırakmak için harekete geçti. Göztepe Semiha Şakir Sevgi Evi’nde yaşayan 3-6 yaş arası çocukların günlük yaşamlarına katkı sunacak destekler ulaştırarak şirket çalışanları dayanışmanın gücünü bir kez daha gösterdi. Q Seninle Sosyal Sorumluluk Kulübü koordinasyonunda gerçekleşen çalışma, departman liderlerinin katılımıyla dayanışma ruhunu büyüttü.&nbsp;</strong></p>

<p>QNB Sigorta, çalışanlarının gönüllü katılımıyla yürüttüğü sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında, “İyiliğin bulaşıcı olduğu” inancıyla 2021 yılında başlattığı “İyilik Bulaştır Challenge” hareketiyle toplum yararına projeler hayata geçirmeye devam ediyor. Şirket içinde iyiliği çoğaltmak ve toplumsal fayda bilincini yaygınlaştırmak üzere başlatılan bu hareket ile bu yıl çocuklara yönelik anlamlı bir destek çalışması gerçekleştirildi.</p>

<p>Q Seninle Sosyal Sorumluluk Kulübü koordinasyonunda yürütülen çalışmada, “İyilik Bulaştır Challenge” bayrağını bu kez departman liderleri devraldı. QNB Sigorta çalışanlarının gönüllü katkılarıyla Göztepe Semiha Şakir Sevgi Evi’nde yaşayan 3-6 yaş arası çocukların günlük yaşamlarına katkı sunacak destekler ulaştırıldı.</p>

<p><strong>QNB Sigorta İnsan ve Kültürden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nadire Yücetürk&nbsp;</strong>yaptığı açıklamada, “QNB Sigorta olarak, iyiliğin paylaştıkça büyüdüğüne inanıyoruz. Çalışanlarımızın gönüllü katkılarıyla yürüttüğümüz İyilik Bulaştır Challenge, bizim için yalnızca bir sosyal sorumluluk projesi değil; kurum kültürümüzün önemli bir parçası. Göztepe Semiha Şakir Sevgi Evi’nde yaşayan çocukların günlük yaşamlarına katkı sunmak ve onların yanında olduğumuzu hissettirmek bizim için çok kıymetliydi. Q Seninle Sosyal Sorumluluk Kulübümüzün koordinasyonunda, departman liderlerimizin de katkısıyla dayanışmanın en güzel örneklerinden birini birlikte hayata geçirdik.” dedi.</p>

<p>QNB Sigorta, çalışanlarının gönüllülük kültürünü güçlendiren bu proje ile yalnızca ihtiyaçlara destek olmayı değil, aynı zamanda kurum içinde dayanışma duygusunu büyütmeyi de hedefliyor. Şirketin farklı ekiplerinin sahiplenmesiyle ilerleyen “İyilik Bulaştır Challenge”, her yeni adımda daha fazla çalışanın iyilik hareketine katılmasına olanak sağlıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/takeda-245-yillik-yolculugunu-turkiye39de-genc-yeteneklerle-paylasti-84694</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:15:45 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Takeda, 245 Yıllık Yolculuğunu Türkiye&#39;de Genç Yeteneklerle Paylaştı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/takeda-245-yillik-yolculugunu-turkiye39de-genc-yeteneklerle-paylasti-1781100945.jpg">
                        <figcaption>Takeda, 245 Yıllık Yolculuğunu Türkiye&#39;de Genç Yeteneklerle Paylaştı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>“Daha sağlıklı, daha parlak bir gelecek” vizyonuyla bilim ve teknoloji odaklı çalışmalarını sürdüren Takeda Türkiye, ofisinde gerçekleştirdiği özel buluşmalarda üniversite öğrencilerini misafir etti. Şirketin yenilikçi iş yapış biçimlerini ve kurumsal dünyayı yerinde deneyimleme fırsatı bulan gençler, asırlık birikimin geleceğe nasıl taşındığına tanıklık etti. Takeda’nın bu özel yılına denk gelen etkinlik, gençler için kariyer yolculuklarında motivasyon kaynağına dönüştü. </p>

<p>Takeda, kurulduğu ilk günden bu yana pusulası haline getirdiği bütünlük, dürüstlük, adalet ve azim gibi temel değerlerini gelecek nesillere aktarırken; karşılıklı öğrenmeyi ve bilgi paylaşımını teşvik eden açık bir ortam sundu.</p>

<p>Asırlardır olduğu gibi bugün de insan sağlığı için değer üretmeye odaklanan Takeda, genç kuşakların enerjisi ve küresel sorumluluk bilinciyle daha sağlıklı bir geleceği inşa etme kararlılığını bir kez daha vurguladı.</p>

<p><strong>245. Yıl ile </strong><strong>Sürdürülebilir Bir Geleceğe</strong></p>

<p>Gelecek nesillere yalnızca güçlü bir kariyer vizyonu kazandırmayı değil, aynı zamanda daha yaşanabilir bir dünya bırakmayı da amaçlayan Takeda Türkiye, 245. yılı vesilesiyle tüm çalışanları adına ÇEKUD’a fidan bağışında bulundu. Şirket, yerelde attığı bu yeşil adım ile küresel ölçekteki sürdürülebilirlik çalışmalarını destekliyor. Takeda, bilim temelli iklim hedefleri doğrultusunda 2030 yılına kadar operasyon kaynaklı sera gazı emisyonlarını %65, 2035 yılına kadar ise %90 azaltmayı hedeflerken; değer zinciri genelindeki emisyonlarını azaltmaya yönelik çalışmalarını da sürdürüyor.  [i]</p>

<p>Takeda, 245 yıldır olduğu gibi bugün de insan sağlığı için değer üretmeye, toplumsal fayda yaratmaya ve daha sağlıklı bir geleceğe katkı sunmaya kararlılıkla devam edecek. </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/dragon-festival-de-sporcularin-sagligi-84693</link>
            <category>SPOR</category>
            <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Dragon Festival de Sporcuların Sağlığı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/dragon-festival-de-sporcularin-sagligi-1781100931.jpg">
                        <figcaption>Dragon Festival de Sporcuların Sağlığı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Festival boyunca etkinlik alanında görev yapacak uzman sağlık ekipleri, sporcuların ve katılımcıların ihtiyaç duyabileceği sağlık hizmetlerine yönelik destek sağlayacak.</p>

<p>Türkiye’nin önde gelen kurumsal spor organizasyonları arasında yer alan Dragon Festival, 2008 yılından bu yana 2 bin 500’ü aşkın takım ve 5 bin 500’den fazla sporcuyu ağırladı. Bugüne kadar 350 bini aşkın ziyaretçinin katıldığı festival, spor, takım ruhu ve sosyal etkileşimi bir araya getiren önemli etkinliklerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Okan Sağlık Grubu, festival süresince sahada bulunacak sağlık ekipleriyle organizasyonun güvenli ve sağlıklı bir ortamda gerçekleşmesine katkı sunmayı hedefliyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/avrupa-nin-gozu-mersin-de-84692</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:14:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Avrupa nın gözü Mersin de</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/avrupa-nin-gozu-mersin-de-1781100895.jpg">
                        <figcaption>Avrupa nın gözü Mersin de</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Avrupa Birliği’nin NetZeroCities programında yüzlerce belediyeyi geride bırakarak ilk 22 arasına giren tek ilçe belediyesi olan Mersin Yenişehir Belediyesi, geliştirdiği çevreci ve teknolojik projelerle sadece Türkiye’nin değil Avrupa kentlerine rehberlik ediyor. Bulgaristan’ın Sofya Belediyesi, Yenişehir Belediyesi iştiraki Yenişehir İşletmecilik A.Ş. bünyesinde eğitim veren Beceri Temelli Eğitim Merkezi (BETEM) 1 yeşil binası ve dijital ikiz tabanlı mikroiklim simülasyon çalışmalarını kendi şehrine uyarlamaya hazırlanıyor.<br />
Avrupa Birliği projelerinde aktif rol alan, bilim temelli yönetim anlayışıyla şehir planlamasını yeniden tanımlayan Mersin Yenişehir Belediyesi, geliştirdiği projelerle artık sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın da dikkatle izlediği bir model haline geldi. Erken çocukluk eğitiminden dijital ikiz teknolojilerine, yenilenebilir enerjiden ekolojik tarıma kadar uzanan geniş bir alanda yürütülen çalışmalar, klasik belediyecilik anlayışını kökten değiştiriyor. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve iklim nötr kentlerin oluşturulmasını hedefleyen NetZeroCities programının Cohort 4 çağrısında büyük bir başarıya imza atan Yenişehir Belediyesi, programa kabul edilen tek ilçe belediyesi olma unvanını kazandı. Program kapsamında misyon şehir olarak Bulgaristan’ın başkenti Sofya, ikiz şehir olarak ise Macaristan’ın Győr kenti ile eşleşen Yenişehir Belediyesi, ilk teknik saha ziyaretini Sofya Belediyesi’ne gerçekleştirdi. İki gün süren AR-GE ziyaretinde Yenişehir’in hayata geçirdiği çevre ve iklim odaklı projeler, Sofya Belediyesi’ne iyi uygulama örnekleri olarak sunuldu.<br />
SOFYA, YENİŞEHİR’İN TEKNOLOJİSİNİ VE EĞİTİM MODELİNİ İSTEDİ<br />
Toplantılarda, Yenişehir Belediyesi iştiraki Yenişehir İşletmecilik A.Ş tarafından hayata geçirilen BETEM 1 Yeşil Binası ile dijital ikiz tabanlı mikroiklim simülasyonları konusunda geliştirilen metodoloji ve uygulama süreçleri Avrupalı uzmanlar tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı. Sofya Belediyesi, Yenişehir Belediyesi’nin iklim krizine karşı geliştirdiği bu yenilikçi yaklaşımları kendi çalışmalarına uyarlama kararı aldı. Yenişehir Belediyesi ise projenin Avrupa’da da hayata geçirilmesi için ihtiyaç duyulan her aşamada Sofya’ya teknik destek sağlamaya hazır olduğunu belirtti. İş birliği köprüsü sadece teknoloji transferiyle sınırlı kalmayacak. Yenişehir Belediyesi de Sofya Belediyesi’nin iklim değişikliğine uyum ve iklim krizine karşı gelecek senaryolarının oluşturulmasına yönelik çalışmalarından faydalanacak. Bu doğrultuda, gelecekte ortaya çıkabilecek iklim risklerinin değerlendirilmesine yönelik senaryo temelli yaklaşımlar Yenişehir’de hayata geçirilecek.<br />
BAŞKAN ÖZYİĞİT: BETEM ARTIK SINIRLARI AŞAN BİR MODEL<br />
Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, geliştirilen projelerin Avrupa kentleri tarafından ilgiyle takip edilmesinden memnuniyet duyduklarının altını çizerek, BETEM modelinin artık Türkiye sınırlarını aşan bir başarı hikâyesine dönüştüğünü söyledi. Özyiğit, “Geçtiğimiz hafta AR-GE birimimiz iki günlük bir çalışma için Sofya’ya gitti. Sofya ile iklim konusunda ortak çalışmalar yürütüyoruz. Orada arkadaşlarımız BETEM’lerden bahsetti. Sofya Büyükşehir Belediyesi, BETEM’in felsefesini, hem fiziki bina yapısı hem de içerik anlamında bizimle paylaşmamızı ve kendilerini de bu sürece dahil etmemizi talep etti.” dedi. Kent yönetiminde teknolojinin önemine dikkat çeken Özyiğit, “Bugün dünyada şehirler sadece yönetilmiyor, aynı zamanda ölçülüyor, analiz ediliyor ve simüle ediliyor. Yenişehir Belediyesi de bu dönüşümün Türkiye’deki en ileri örneklerinden birini oluşturuyor. Dijital ikiz teknolojisi sayesinde çevresel verileri analiz ediyor, geleceğe yönelik senaryolar geliştiriyor ve kararlarımızı bilimsel veriler ışığında şekillendiriyoruz. Amacımız kentimizi daha yaşanabilir, daha sağlıklı ve daha dirençli hale getirmek.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/tuvalde-kardeslik-sanatta-bulusma-84691</link>
            <category>KÜLTÜR SANAT</category>
            <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:14:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Tuvalde Kardeşlik, Sanatta Buluşma</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/tuvalde-kardeslik-sanatta-bulusma-1781100861.jpg">
                        <figcaption>Tuvalde Kardeşlik, Sanatta Buluşma</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Cambria,"><span style="color:black">Bornova Belediyesi, sanatın birleştirici gücünü yansıtan özel bir sergiye ev sahipliği yapmaya başladı. Ressam kardeşler Özlem ve Özge Köseoğlu’nun ortak üretimi Bornova’da sanatseverlerle buluştu. Farklı teknikler ve özgün anlatımlarla hazırlanan “Biz” Karma Resim Sergisi, sanatseverlerin beğenisine sunuldu.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Cambria,"><span style="color:black">Sergi, 13 Haziran’a kadar Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi'nde ziyaret edilebilecek.</span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Cambria,"><strong>&nbsp;</strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Cambria,"><strong><span style="color:black">Farklı teknikler, ortak duygu: “Biz”</span></strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Cambria,"><span style="color:black">“Biz” Karma Resim Sergisi, iki kardeş sanatçının farklı bakış açılarını ve sanatsal disiplinlerini aynı çatı altında buluşturuyor. Yağlı boya, akrilik, karışık teknik ve çağdaş yorumların yer aldığı eserlerde; insan, doğa, kadın, kimlik, duygu ve yaşam temaları öne çıkıyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Cambria,"><span style="color:black">Özlem ve Özge Köseoğlu’nun uzun yıllara dayanan sanat yolculuğunun ürünü olan çalışmalar, izleyiciyi renkler, figürler ve semboller aracılığıyla içsel bir keşfe davet ediyor. Sergi, kardeşlik bağının sanatsal üretime nasıl dönüştüğünü ortaya koyarken, farklı üslupların uyum içinde bir araya gelebileceğini de gösteriyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Cambria,"><strong><span style="color:black">Başkan Eşki: “Bornova’yı sanatın ve kültürün merkezi yapıyoruz”</span></strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Cambria,"><span style="color:black">Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, sanata ve sanatçılara destek vermeyi sürdüreceklerini belirterek, "Bornova, yalnızca bilim ve eğitimin değil, sanatın da kenti olma iddiasını güçlendiriyor. Özlem ve Özge Köseoğlu’nun eserlerinden oluşan ‘Biz’ Sergisi, hem aile bağlarının hem de sanatın birleştirici gücünün çok güzel bir örneği. Tüm sanatseverleri bu özel sergiyi ziyaret etmeye davet ediyorum." dedi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Cambria,"><strong><span style="color:black">Sanatseverlere altı günlük görsel şölen</span></strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Cambria,"><span style="color:black">Sergi, 13 Haziran kadar altı gün boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak. Renklerin, düşlerin ve farklı anlatım biçimlerinin bir araya geldiği sergide sanatseverler, iki sanatçının özgün dünyalarına yakından tanıklık etme fırsatı bulacak.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Cambria,"><span style="color:black">Bornova Belediyesi’nin kültür-sanat etkinlikleri kapsamında düzenlenen sergi, ilçenin sanat yaşamına katkı sunarken, yerel sanatçıların görünürlüğünü artırmayı da amaçlıyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/agiz-ve-dis-sagligi-ile-ruh-sagligi-arasinda-guclu-bir-baglanti-var-84690</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:13:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ağız ve diş sağlığı ile ruh sağlığı arasında güçlü bir bağlantı var!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/agiz-ve-dis-sagligi-ile-ruh-sagligi-arasinda-guclu-bir-baglanti-var-1781100832.jpg">
                        <figcaption>Ağız ve diş sağlığı ile ruh sağlığı arasında güçlü bir bağlantı var!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, NPİSTANBUL Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ağız ve diş sağlığı ile ruh sağlığı arasındaki ilişkiyi; stres, estetik algı, diş hekimi korkusu ve modern tedavi yaklaşımları üzerinden değerlendirdi.</p>

<p><strong>Ağızdaki enflamasyon depresyonla ilişkili sistemik enflamasyonu tetikleyebilir!&nbsp;</strong></p>

<p>Ağız ve diş sağlığı ile ruh sağlığı arasında çift yönlü bir ilişki olduğunu kaydeden&nbsp;Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Kişi depresifse, yaşamdan zevk almıyorsa öz bakımını ihmal etmeye başlar. Diş fırçalamak gibi rutinler bu kişiler için çok zorlaşır.” dedi.</p>

<p>Öte yandan, ağız sağlığının bozulmasının da ruh sağlığını etkilediğine işaret eden Prof. Dr. Tarhan, “Kronik diş ağrıları, ağız kokusu gibi durumlar sosyal ilişkilere zarar verir. Ayrıca diş estetiği bozuk olduğunda kişinin özgüveni düşer. Özellikle çocuklarda akran zorbalığına neden olabilen diş sorunları, erken yaşta özgüven eksikliğine yol açabilir. Biyolojik olarak bakarsak, ağızdaki enflamasyon (iltihap) vücuttaki CRP değerlerini yükseltir ve bu durum, depresyonun biyolojik sebeplerinden biri olan sistemik enflamasyonu tetikleyebilir.” açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Mükemmeliyetçilik duygusu iyi yönetilmezse kişiyi bunalıma sokar!&nbsp;</strong></p>

<p>Dijital çağda fiziksel görünümün bir değer ölçütü haline geldiğine dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Maalesef ‘güzel görünüyorsan değerlisin’ gibi yanlış bir küresel algı var.” dedi.</p>

<p>Bu durumun gençlerde estetik takıntıları (obsesyon) doğurduğunu dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Yüzündeki bir sivilce ya da dişindeki küçücük bir kırık nedeniyle eve kapanan, depresyona giren vakalar görüyoruz. Mükemmeliyetçilik duygusu iyi yönetilmezse kişiyi bunalıma sokar. Bizim için asıl önemli olan ‘sevimlilik’tir. Sevimliliği ise sadece fiziksel görünüm değil, mizaç, karakter ve samimiyet oluşturur. Diş estetiği özgüven için önemlidir; ancak bunu ‘kutsallaştırmamak’ gerekir.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Tedavi iş birliği başarının yüzde 40’ını oluşturuyor!</strong></p>

<p>Yeni nesil diş hekimlerinin sadece teknik beceriyle değil, hastanın ruhsal durumunu da analiz edebilecek bir vizyonla yetişmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şunları söyledi:</p>

<p>“Modern tıpta ‘tedavi iş birliği’ (terapötik ittifak) başarının yüzde 40’ını oluşturur. Diş hekimi koltuğu, tarihsel olarak ağrı ve korkuyla özdeşleşmiş bir yerdir. Bu yüzden hekimin hastayla kurduğu güven ilişkisi çok önemlidir.</p>

<p>Hekim sadece bir ‘organ tamircisi’ gibi değil, hastayı bir insan olarak görerek ve durumu sabırla açıklayarak yaklaşmalıdır. Hastanın yüzüne bakmayan, hâlini hatırını sormayan bir hekim güven oluşturamaz. Biz öğrencilerimize önce ‘iyi insan’, sonra ‘iyi hekim’ olmayı öğretiyoruz.”</p>

<p><strong>Diş tedavisi korkusu, VR ile kademeli olarak azaltılabiliyor!&nbsp;</strong></p>

<p>Diş fobisi (monofobi) olan kişiler için tedavide sanal gerçeklik (VR) gözlüklerinin kullanıldığına değinen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bu gözlüklerle kişi, üç boyutlu bir yazılım eşliğinde korkusunu deneyimlerken kademeli olarak duyarsızlaşmayı öğreniyor.” dedi.</p>

<p>Ayrıca çocuklarda veya otizm gibi özel durumu olan bireylerde genel anestezi altında müdahaleler yaparak travma oluşmasının önüne geçildiğini aktaran Prof. Dr. Tarhan, “Bazı durumlarda ise hipnoterapi (hipnoz) teknikleri kullanılarak hastanın ağrı eşiği yönetiliyor. Diş hekimliğinde hipnoz, hastayı rahatlatmak ve sürece uyumunu artırmak için çok etkili bir yöntemdir.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Diş sıkma, beynin kronik stres altında salgıladığı hormonların bir sonucu!&nbsp;</strong></p>

<p>Stres, kaygı ve travmaların diş sağlığına nasıl yansıdığı hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Özellikle diş sıkma, beynin kronik stres altında salgıladığı hormonların bir sonucudur. Beyin stresi yönetemediğinde bunu vücudun farklı yerlerine yansıtır; kiminde bağırsak sorunlarına, kiminde ise diş sıkmaya dönüşür.” dedi.</p>

<p>Diş sıkmanın, dişlerin erken aşınmasına ve diş eti enfeksiyonlarına yol açtığını hatırlatan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bu durumda yalnızca ağıza bir aparat takmak yeterli değildir; altta yatan ‘gizli stresin’ veya depresyonun psikiyatrik olarak tedavi edilmesi gerekir.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/bosch-win-eurasia-ileri-uretim-teknolojilerini-sergiliyor-84689</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:12:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bosch, WIN Eurasia İleri Üretim Teknolojilerini Sergiliyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/bosch-win-eurasia-ileri-uretim-teknolojilerini-sergiliyor-1781100770.jpg">
                        <figcaption>Bosch, WIN Eurasia İleri Üretim Teknolojilerini Sergiliyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>&nbsp;Dünyanın önde gelen teknoloji ve servis sağlayıcılarından Bosch’un sanayi teknolojileri alanındaki iş kolu Bosch Üretim Çözümleri (BMG), 10-13 Haziran tarihleri arasında düzenlenen WIN Eurasia fuarında üretimin geleceğine yön veren teknolojilerini ziyaretçilerle buluşturuyor. Yaklaşık 150 metrekarelik stant alanında dijital mühendislik, akıllı otomasyon, üretim ekipmanları ve özel makine çözümlerine odaklanan BMG, üretim teknolojilerindeki yetkinliklerini sektör profesyonellerine tanıtıyor. WIN Eurasia’nın, BMG’nin farklı sektörlerdeki müşterilere yönelik teknoloji ve mühendislik kabiliyetlerini görünür kıldığı önemli bir platform olduğunu belirten Bosch Üretim Çözümleri Türkiye Teknik Müdürü Ersin Uçan şunları söyledi: “WIN Eurasia, yalnızca teknolojilerimizi sergilediğimiz bir platform olmanın ötesinde, sanayinin geleceğine yönelik dönüşüm vizyonumuzu paydaşlarımızla birlikte değerlendirdiğimiz önemli bir buluşma noktası oldu”.</p>

<p>Uçan, Bosch Üretim Çözümleri Türkiye olarak Bosch’un küresel üretim ekosistemindeki bilgi birikimini, Türkiye ve<strong>&nbsp;</strong>dünyanın pek çok ülkesindeki müşterilerinin<strong>&nbsp;</strong>karmaşık üretim ihtiyaçları için özel çözümlere dönüştürdüklerinin altını çizdi ve şöyle devam etti: “Dijital mühendislik, akıllı otomasyon ve ileri üretim teknolojilerindeki uzmanlığımızla üretim süreçlerini daha verimli, daha esnek ve daha sürdürülebilir hale getiren çözümler geliştiriyoruz.”</p>

<p><strong>Akıllı otomasyon ve görüntü işleme uygulamaları fuarda öne çıktı</strong></p>

<p>Fuar kapsamında sergilenen al-bırak (pick &amp; place) uygulamaları ve yüksek performanslı konveyör sistemleriyle entegre çalışan interaktif cobot uygulamaları, görüntü işleme (vision) sistemleri ve akıllı üretim senaryoları, insan ve makine iş birliğinin üretim süreçlerinde nasıl daha yüksek verimlilik sağladığını uygulamalı olarak ortaya koyuyor. Manuel montaj süreçlerinde operatörlere yönlendirme sağlayan ve mikrometre seviyesindeki çok ince yüzeylerin bile kalite kontrolünü yapabilen görüntü işleme (vision) sistemleri ile akıllı üretim senaryoları da fuarda dikkat çeken teknolojiler arasında. Batarya ve hidrojen teknolojilerine yönelik geliştirilen uçtan uca üretim hatları da Bosch Üretim Çözümleri standında yer bularak küresel kabiliyetlerini temsil ediyor.</p>

<p><strong>Üretim sistemlerinin modernizasyonu için çözümler</strong></p>

<p>Fuarda gerçekleştirilen teknoloji demoları sayesinde, pek çok farklı sektör için mühendislik çözümleri ziyaretçilere uygulamalı olarak aktarılıyor. Bosch Üretim Çözümleri Türkiye, danışmanlıktan tasarıma, üretimden teknik servise kadar uzanan uçtan uca hizmet modeliyle sadece yeni tesis kurulumlarında değil, mevcut üretim sistemlerinin modernizasyonunda da sanayicilerin yanında yer alıyor. Şirket, mobilite, sensör ve elektronik, batarya, hidrojen, dayanıklı tüketim malları, enerji ve iklimlendirme (HVAC) gibi birbirinden farklı üretim dinamiklerine sahip sektörlerin dönüşüm yolculuğuna katkı sağlamayı sürdürüyor.</p>

<p>Bosch Üretim Çözümleri, küresel bir endüstriyelleşme ortağı ve üretim ekipmanları ile otomasyon için özel makine ve montaj hattı sağlayıcısı olarak 17 yıldır Bursa’da faaliyet gösteriyor. Geçtiğimiz aylarda, Bosch Üretim Çözümleri, Ar-Ge Merkezi olarak T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından sertifikalandırıldı. Bosch Üretim Çözümleri Türkiye Teknik Müdürü Ersin Uçan, Ar-Ge merkezi sertifikasıyla inovasyon kapasitelerini uluslararası standartlara taşıdıklarını belirterek şunları söyledi: “Makine, mekatronik, bilgisayar ile elektrik-elektronik mühendisliği disiplinlerinden oluşan 100 kişilik Ar-Ge ekibimizle, tasarım, proses geliştirme, yazılım ve donanım alanlarında çalışmalar yürütüyoruz. Güçlü mühendislik birikimimizle Türk sanayisine katma değerli çözümler kazandırırken, Ar-Ge çalışmalarımızla müşterilerimizin üretim hatlarını daha verimli, esnek, sürdürülebilir ve rekabetçi hale getirmeyi hedefliyoruz.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/kazakistanli-ogretmenlerden-belediye-kresine-ziyaret-84688</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:12:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kazakistanlı öğretmenlerden belediye kreşine ziyaret</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/kazakistanli-ogretmenlerden-belediye-kresine-ziyaret-1781100728.jpg">
                        <figcaption>Kazakistanlı öğretmenlerden belediye kreşine ziyaret</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kazakistan’dan gelen öğretmenler, Kemer Belediyesi Ülker – Orduvar Akman Kreş ve Gündüz Bakımevi’ni ziyaret etti. Kazakistanlı öğretmenlere Kemer Belediyesi Meclis Üyesi Timur Zabitoğlu eşlik etti.&nbsp;</p>

<p>Meclis Üyesi Zabitoğlu’nun misafiri olarak Kemer’de bazı ziyaretlerde bulunan Kazakistanlı öğretmenler, Kemer Belediyesi Ülker – Orduvar Akman Kreş ve Gündüz Bakımevi’ni de ziyaret ederek, Kreş Müdürü Oya Aslantaş ve öğretmenlerden bilgi aldı.&nbsp;</p>

<p>Kreş Müdürü Oya Aslantaş, kreşi ve sınıfları gezerek bol bol fotoğraf çeken Kazakistanlı heyete, kreşte öğrencilere verilen eğitimle ilgili bilgiler verdi.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/hal-personeline-mevzuat-ve-denetim-egitimi-verildi-84687</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:11:48 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Hal Personeline Mevzuat ve Denetim Eğitimi Verildi</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/hal-personeline-mevzuat-ve-denetim-egitimi-verildi-1781100708.jpg">
                        <figcaption>Hal Personeline Mevzuat ve Denetim Eğitimi Verildi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Manisa Büyükşehir Belediyesi İşletme ve İştirakler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Haller Şube Müdürlüğünde görev yapan personele Salihli MABEM Eğitim ve Toplantı Salonu’nda eğitim programı düzenlendi.</p>

<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, personelin mesleki bilgi ve donanımını artırmaya yönelik eğitim çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda İşletme ve İştirakler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Haller Şube Müdürlüğü tarafından Salihli MABEM Eğitim ve Toplantı Salonu’nda hal zabıta ve hal denetim personeline yönelik eğitim gerçekleştirildi. Eğitim programında Haller Şube Müdürü Eren Dağıstanlı tarafından, 5957 Sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili yönetmelikler hakkında kapsamlı bilgiler verildi. Katılımcılara, mevzuatın uygulanmasına ilişkin güncel düzenlemeler aktarılırken, hal sisteminin işleyişine yönelik önemli başlıklar ele alındı.</p>

<p><b>Denetim Süreçleri Değerlendirildi</b></p>

<p>Program kapsamında hal yönetimi, denetim mekanizmaları, personelin görev ve sorumlulukları ile sahada karşılaşılan uygulamalar değerlendirildi. Hal zabıta ve denetim personeline, denetim faaliyetlerinde dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında bilgi verilerek mevzuata uygun çalışma süreçleri anlatıldı.</p>

<p><b>Hizmet Kalitesinin Artırılması Hedefleniyor</b></p>

<p>Eğitimde ayrıca ürünlerin izlenebilirliği, hal kayıt sistemi uygulamaları ve kayıt dışılıkla mücadele konularına değinildi. Katılımcıların sorularının da yanıtlandığı programda, sahada karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen eğitim programıyla, hal hizmetlerinin daha etkin ve verimli yürütülmesi, denetim faaliyetlerinde mevzuata uygunluğun güçlendirilmesi ve vatandaşlara sunulan hizmet kalitesinin artırılması amaçlanıyor.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/manisa-da-kadin-dostu-kentler-icin-esitlik-egitimi-duzenlendi-84686</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:11:38 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Manisa da Kadın Dostu Kentler İçin Eşitlik Eğitimi Düzenlendi</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/manisa-da-kadin-dostu-kentler-icin-esitlik-egitimi-duzenlendi-1781100698.jpg">
                        <figcaption>Manisa da Kadın Dostu Kentler İçin Eşitlik Eğitimi Düzenlendi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><div style="text-align:start">
<div id="m_6849335898467222796signature">
<div style="text-align:justify"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:13.3333px"><span style="font-family:tahoma"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:"Times New Roman", "serif""><span style="font-family:Tahoma, "sans-serif"">Manisa Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, Kadın Dostu Kentler Programı kapsamında Yerel Eşitlik Eylem Planı’nın hazırlanmasına yönelik eğitimler gerçekleştirildi. Programda, kadınların kent yaşamına eşit katılımını güçlendirecek politika ve uygulamalar ele alındı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></div>

<div style="text-align:justify"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:13.3333px"><span style="font-family:tahoma"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></div>

<div style="text-align:justify"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:13.3333px"><span style="font-family:tahoma"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:"Times New Roman", "serif""><span style="font-family:Tahoma, "sans-serif"">Manisa Büyükşehir Belediyesi, kadınların ve kız çocuklarının kent yaşamında daha eşit, güvenli ve erişilebilir koşullarda yer alabilmesi amacıyla yürütülen Kadın Dostu Kentler Programı kapsamında önemli bir çalışmaya ev sahipliği yaptı. Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Strateji Geliştirme ve Planlama Dairesi Başkanlığı ile Yerel Eşitlik Birimi iş birliğinde yürütülen faaliyetler, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı koordinasyonundaki programın üçüncü fazı kapsamında gerçekleştirildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></div>

<div style="text-align:justify"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:13.3333px"><span style="font-family:tahoma"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></div>

<div style="text-align:justify"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:13.3333px"><span style="font-family:tahoma"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:"Times New Roman", "serif""><span style="font-family:Tahoma, "sans-serif"">Avrupa Birliği’nin finansal desteğiyle, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu yürütücülüğünde ve Türkiye Belediyeler Birliği ortaklığında sürdürülen program kapsamında, mayıs ayında düzenlenen üç günlük tematik eğitimlerin ardından Yerel Eşitlik Eylem Planı’nın hazırlanmasına yönelik iki günlük eğitim programı gerçekleştirildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></div>

<div style="text-align:justify"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:13.3333px"><span style="font-family:tahoma"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></div>

<div style="text-align:justify"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:13.3333px"><span style="font-family:tahoma"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:"Times New Roman", "serif""><span style="font-family:Tahoma, "sans-serif"">Eğitimlerde; yerel yönetimlerin toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifiyle hizmet üretmesi, kadınların karar alma süreçlerine katılımının artırılması ve kent politikalarının eşitlik temelinde geliştirilmesi konuları ele alındı. Katılımcılar, eşitlik odaklı yerel yönetim anlayışının güçlendirilmesine yönelik bilgi ve deneyim paylaşımında bulundu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></div>

<div style="text-align:justify"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:13.3333px"><span style="font-family:tahoma"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></div>

<div style="text-align:justify"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:13.3333px"><span style="font-family:tahoma"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:"Times New Roman", "serif""><span style="font-family:Tahoma, "sans-serif"">Programa Yerel Eşitlik Uzmanı Aylin Çelik ile kilit uzmanlar Zehra Tosun ve Sezin Üskent katıldı. Eğitimler, UNFPA Kadın Dostu Kentler Programı Kilit Uzmanları Zehra Tosun ve Sezin Üskent tarafından verildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></div>

<div style="text-align:justify"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:13.3333px"><span style="font-family:tahoma"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></div>

<div style="text-align:justify"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:13.3333px"><span style="font-family:tahoma"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:"Times New Roman", "serif""><span style="font-family:Tahoma, "sans-serif"">Yoğun katılımla gerçekleştirilen eğitimlerin, Manisa’da kadın dostu kent yaklaşımının yaygınlaştırılmasına ve Yerel Eşitlik Eylem Planı çalışmalarına önemli katkı sağladığı belirtildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></div>
</div>
</div>

<p> </p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/avrupa-yatirim-bankasi-turkiyede-yatirim-faaliyetlerine-84685</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:11:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Avrupa Yatırım Bankası Türkiyede yatırım faaliyetlerine</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/avrupa-yatirim-bankasi-turkiyede-yatirim-faaliyetlerine-1781100679.jpg">
                        <figcaption>Avrupa Yatırım Bankası Türkiyede yatırım faaliyetlerine</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Avrupa Yatırım Bankası’nın (AYB), Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB) ve Türk Eximbank ile her biri 100 milyon avro tutarında iki yeni finansman anlaşması imzaladı. TKYB ve Türk Eximbank, söz konusu fonları yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımları için Türkiye’deki küçük ve orta ölçekli işletmelere (KOBİ’ler) ve orta ölçekli şirketlere aktaracak. AYB finansmanı, sera gazı emisyonlarını azaltan, tedarik zincirlerini ve enerji güvenliğini güçlendiren, iklim dayanıklılığını artıran ve Türkiye’de yeni yeşil istihdam yaratan projeleri destekleyecek.</p>

<p>“AYB’nin Türkiye’ye geri dönüşünü memnuniyetle karşılıyoruz” diyen&nbsp;<strong>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek,&nbsp;</strong>“Bu finansman, işletmelerimizin temiz enerjiye yatırım yapmasına, verimliliklerini artırmasına ve rekabet güçlerini artırmasına yardımcı olacak. Bu, Türkiye ile AB’nin sürdürülebilir büyüme ve ortak refahı desteklemek için nasıl birlikte çalışabileceğinin somut bir örneğini teşkil ediyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>AYB Başkan Yardımcısı Robert de Groot</strong>, ülkeye gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaretinde, “Bu imzalar, AYB ile Türkiye arasındaki iş birliğinde yeni bir dönemi işaret ediyor. KOBİ’ler ve orta ölçekli şirketler konusunda uzmanlığa ve geniş ağlara sahip bu iki Türk bankasıyla çalışarak, ülke genelindeki şirketlere ulaşacak ve onların daha sürdürülebilir ve dayanıklı bir geleceğe geçişini destekleyebileceğiz. Birlikte, Türk ekonomisinin yeşil dönüşümüne ve gelişimine yatırım yapıyoruz” dedi.</p>

<p>AYB heyeti, sürdürülebilir ulaşım, altyapı ve özel sektörün sürdürülebilirliğini ve enerji verimliliğini desteklemeye yönelik iş birliğini artırmak konusunda Türk hükümeti yetkilileriyle verimli görüşmeler gerçekleştirdi. Heyet ayrıca, 2023 depremlerinden en çok etkilenen illerden biri olan Hatay’a da bir ziyaret gerçekleştirdi. AYB bölgede, geniş kapsamlı AB desteği kapsamındaki 400 milyon avro tutarındaki bir operasyonla, Hatay’ın içme suyu ve atık su altyapısının yeniden inşasını destekliyor. Bu yatırımlar, temel hizmetlerin yeniden sağlanmasına ve yaşam koşullarının iyileştirilmesine yardımcı olurken, altyapının yüksek standartlara uygun olarak inşa yeniden inşasını ve su israfının azaltılmasını ve bölgenin ileride yaşanabilecek krizlere hazırlıklılığını destekliyor.</p>

<p>Anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan&nbsp;Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, “Bu anlaşma, Türkiye’nin daha sürdürülebilir, dirençli ve rekabetçi bir ekonomiye geçişini destekleme yolunda önemli bir adımı daha temsil ediyor. Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası olarak; yenilenebilir enerjiyi destekleyen, enerji verimliliğini artıran ve ülkemizin uzun vadeli kalkınma hedeflerine katkı sağlayan yatırımlar için uluslararası finansman kuruluşlarıyla işbirliklerimizi sürdürüyoruz. Avrupa Yatırım Bankası ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğinin, güçlü ortaklığımızı daha da pekiştirmekle kalmayıp somut çevresel ve ekonomik faydalar da yaratacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p>Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney&nbsp;ise,&nbsp;“Avrupa Yatırım Bankası ile iş birliğimiz, Türkiye’nin yeşil dönüşüm yolculuğuna duyulan uluslararası güvenin açık bir göstergesidir. Aynı zamanda bu anlaşma, ihracatçılarımıza özellikle AB başta olmak üzere ana ihracat pazarlarında çevresel düzenlemelere uyum sağlama konusunda güçlü bir finansal destek sunmaktadır. Bu işlemle birlikte, Türk Eximbank’ın yeşil dönüşüme ayrılan uluslararası finansman hacmi 1,9 milyar ABD dolarına ulaşmıştır. AYB gibi uluslararası finans kuruluşlarıyla uzun vadeli iş birlikleri aracılığıyla, Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme hedeflerini tam kararlılıkla desteklemeye devam ediyoruz.”&nbsp;şeklinde konuştu.</p>

<p>Avrupa Birliği atanmış Türkiye Büyükelçisi ise, “Bugün imzalanan anlaşmalar, Avrupa Yatırım Bankası’nın Türkiye’deki faaliyetlerini yeniden güçlendirmesi açısından memnuniyet verici bir adımdır. Bu iş birliği, Avrupa Birliği ve Türkiye’nin yeşil dönüşüm, enerji verimliliği ve şirketlerin rekabet gücünün artırılması gibi ortak öncelikler doğrultusunda birlikte somut sonuçlar üretebildiğini göstermektedir. AB olarak, depremden etkilenen bölgelerde yeniden yapılanmadan sürdürülebilir altyapı, temiz ulaştırma ve demiryolu bağlantısallığına kadar Türkiye’nin daha dayanıklı ve sürdürülebilir kalkınmasını desteklemeye devam ediyoruz. Avrupa Yatırım Bankası olarak, Türk makamları ve finans kuruluşlarıyla yakın iş birliğimizin önümüzdeki dönemde de somut yatırımlara dönüşmesini temenni ediyoruz” dedi&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/brics-ulkelerinin-ilk-kuantum-teknolojileri-forumu-moskova-da-duzenlendi-84684</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:10:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>BRICS Ülkelerinin İlk Kuantum Teknolojileri Forumu Moskova da Düzenlendi</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/brics-ulkelerinin-ilk-kuantum-teknolojileri-forumu-moskova-da-duzenlendi-1781100659.jpg">
                        <figcaption>BRICS Ülkelerinin İlk Kuantum Teknolojileri Forumu Moskova da Düzenlendi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>BRICS ülkelerinin ilk Kuantum Teknolojileri Forumu, Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlendi. Üye ülkelerden bilim insanları, uzmanlar ve kamu kurumlarının temsilcileri, geleceğin en önemli teknoloji alanlarından biri olarak kabul edilen kuantum teknolojileri alanındaki iş birliği perspektiflerini ele aldı. Rusya Federasyonu Bilim ve Yükseköğretim Bakanlığı ile Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından ortaklaşa düzenlenen forum, karşılıklı saygı, güven ve eşitlik ilkeleri temelinde sürdürülebilir bir BRICS kuantum topluluğunun oluşturulmasına yönelik ilk adımı oluşturması bakımından önem taşıyor.&nbsp;</p>

<p>Forumda ele alınan iş birliği olasılıklarının öncelikli alanları arasında bilim ve teknoloji çalışmalarının geliştirilmesi, kuantum hesaplama teknolojilerinin uygulanması, eğitim faaliyetleri ile kuantum alanında uzman insan kaynağının yetiştirilmesi ve iş gücü piyasasının oluşturulması yer aldı. Foruma katılan Rus temsilciler, iş birliğini her katılımcının kendi kuantum egemenliğini inşa ettiği eşit ortaklığa dayalı bir ilerleme modeli olarak gördüklerini ifade etti.</p>

<p>Forum kapsamında ayrıca, BRICS Ülkelerinin Nükleer Enerji Platformu katılımcılarının ortak bildirisi de kamuoyuyla paylaşıldı. Bildiride, kuantum hesaplama teknolojilerinin geleceğin enerji sistemlerinin şekillendirilmesinde giderek daha önemli bir rol üstlendiğine dikkat çekilirken, nükleer enerjinin potansiyelinin daha etkin şekilde değerlendirilmesi amacıyla kuantum hesaplama alanındaki ortak çalışmaların güçlendirilmesi çağrısında bulunuldu.&nbsp;</p>

<p>Bildiride ayrıca, BRICS Ülkelerinin Nükleer Enerji Platformu katılımcılarının kuantum teknolojilerine verdiği destek de özellikle vurgulanarak, “Geleceğin nükleer enerjisi açısından giderek artan önemini göz önünde bulundurarak, bu alandaki çalışmalara oy birliğiyle destek verdiğimizi ifade ediyoruz” ifadeleri kullanıldı.&nbsp;</p>

<p>Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom Genel Müdürü Alexey Likhachev ise, forum kapsamında teknolojilerin devletlerin egemenliğinin güçlendirilmesindeki temel rolüne dikkat çekti. Rus nükleer endüstrisinin, yurt dışında yüksek teknoloji alanlarının geliştirilmesine yönelik önemli bir deneyime sahip olduğunu belirten Likhachev, nükleer güç santrali inşaat projelerinin ortak ülkelerin teknolojik kapasitesini güçlendirdiğini, yeni sektörlerin oluşumunu teşvik ettiğini, insan kaynağı yetiştirme sistemlerinin gelişimine katkı sunduğunu ve bilimsel araştırmalar için güçlü bir temel oluşturduğunu ifade etti. Likhachev, bu yaklaşımın kuantum teknolojileri alanında kurulacak iş birlikleri açısından da büyük değer taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Likhachev, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: “BRICS bugün, geniş ve güncel bir gündeme sahip, etkili bir uluslararası oluşum niteliği taşıyor. Kuantum teknolojileri konusunu bu gündemin bir parçası haline getirmek ise bizim ortak görevimizdir. Bugün Rusya’nın kuantum alanında ortaya koyabileceği önemli bir birikimi bulunuyor. Öncelikli platformlarda geliştirilen yedi kuantum bilgisayarımız, onlarca kuantum algoritmamız ve kuantum hesaplama, kuantum sensör teknolojileri ile kuantum iletişim alanlarında yürüttüğümüz çok sayıda projemiz var. Bu bilgi ve deneyim birikimini iş birliği çerçevesinde paylaşmaya hazırız. BRICS üyesi diğer ülkelerin de aynı yaklaşımı benimseyeceğine inanıyorum. Çünkü birlikte daha güçlüyüz. Araştırma kapasitemizi birleştirerek ve sanayi ile ekonominin gerçek ihtiyaçlarına yönelik teknolojik projeleri ortaklaşa hayata geçirerek yalnızca kurumlarımızı ve bilim merkezlerimizi değil, ülkelerimizi de daha güçlü hale getiriyoruz.”</p>

<p>BRICS Ülkelerinin Nükleer Enerji Platformu Baş Koordinatörü Elsie Pule ise, kamuoyuna açıklanan ortak bildiriyi değerlendirerek, “Rosatom’un desteğiyle, yakın gelecekte kuantum teknolojileri alanındaki deneyim paylaşımını ve ortak araştırma faaliyetlerini teşvik edecek girişimlerin hayata geçirilmesini bekliyoruz. Bu çalışmaların, ilerlemeye ve insanlığa hizmet etme misyonumuzu destekleyeceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/kitabin-nabzi-kadikoy-de-atacak-84683</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:10:47 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kitabın Nabzı Kadıköy de Atacak</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/kitabin-nabzi-kadikoy-de-atacak-1781100647.jpg">
                        <figcaption>Kitabın Nabzı Kadıköy de Atacak</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><b>Kadıköy Belediyesi’nin bu yıl 10’uncusunu düzenlediği Kadıköy Kitap Günleri, 12 Haziran’da kapılarını kitapseverlere açıyor. On gün boyunca sürecek etkinlikte yaklaşık 100 yayınevi, yazarlar, gazeteciler, sanatçılar ve akademisyenler okurlarla buluşacak.</b></p>

<p><br />
Kadıköy Belediyesi tarafından düzenlenen ve İstanbul’un en önemli edebiyat buluşmalarından biri olarak kabul edilen Kadıköy Kitap Günleri, uzun bir aranın ardından yeniden okurlarla buluşuyor. Son olarak 2017 yılında tarihi Haydarpaşa Garı’nda gerçekleştirilen etkinlik, 325 bin ziyaretçi ve 2 milyonun üzerinde kitap satışıyla önemli bir başarıya imza atmıştı.<br />
Bu yıl 10’uncusu düzenlenecek Kadıköy Kitap Günleri, 12-21 Haziran tarihleri arasında Kadıköy Belediyesi bahçesinde gerçekleştirilecek. Her gün 10.00-21.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek etkinlikte yaklaşık 100 yayınevi, 250’nin üzerinde yazar, gazeteci, akademisyen ve sanatçı okurlarla buluşacak. Etkinliğin medya sponsorluğunu ise Kafa Radyo ve BirGün Gazetesi üstleniyor.</p>

<p><br />
<b>AÇILIŞIN ONUR KONUĞU AYŞE KULİN</b><br />
Etkinliğin resmi açılış töreni, 13 Haziran Cumartesi günü saat 14.00’te gerçekleştirilecek. Açılış programı, Çocuk Sanat Merkezi Orkestrası ve solistlerinin konseriyle başlayacak. Konserin ardından Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı açılış konuşmasını yapacak. Törende, bu yılın onur konuğu olan Ayşe Kulin’e plaketi takdim edilirken, usta yazar da okurlarıyla buluşacak.</p>

<p> </p>

<p><b>KİTAP GÜNLERİNDE USTA İSİMLER OKURLARLA BULUŞACAK</b><br />
10. Kadıköy Kitap Günleri’nin konukları arasında, onur konuğu Ayşe Kulin’in yanı sıra Işıl Özgentürk, İnci Aral, Buket Uzuner, Mustafa Balbay, Adnan Özyalçıner, Fikri Sağlar, Zeynep Oral, Mehmet Güreli, Buket Arbatlı, Timur Soykan, Murat Ağırel, Barış Terkoğlu, Sevim Ak, Aslı Tohumcu, Şener Üşümezsoy, Jale Sancak, Ali Rıza Binboğa, Murat Gülsoy, Şevval Sam, Müjdat Gezen, Alper Canıgüz, Barış Müstecaplıoğlu, Can Temiz, Selçuk Somer, Şükrü Erbaş, Haydar Ergülen, Feyza Hepçilingirler, Nazım Alpman, C. M. Kösemen, Salihcan Sezer, Selda Uygur, Aytül Akal, Müge İplikçi, Ceren Kerimoğlu, Saygın Ersin ve Özlem Yüzak’ın da aralarında bulunduğu 250’nin üzerinde yazar, gazeteci, akademisyen ve sanatçı okurlarıyla bir araya gelecek.</p>

<p><br />
<b>HAFTA SONU PROGRAMI DOLU DOLU</b><br />
13 Haziran Cumartesi günü gerçekleştirilecek açılışın ardından program söyleşilerle devam edecek.  Günün ilk söyleşilerinden biri olan “Çocuktan Öğrenen Yetişkinlerin Çağı”nda Dr. Bahar Eriş ve Ömür Kurt, çocuklarla kurulan ilişkinin yetişkinlerin dünyasını nasıl dönüştürebileceğini anlatacak. Aynı saatlerde Murat Menteş, “Huzur Tanpınar’da” başlıklı söyleşide Ahmet Hamdi Tanpınar’ın edebiyat dünyasına ve mirasına kendi penceresinden bakacak. Irmak Zileli ve Neslihan Önderoğlu, “Bir Hikâye Nasıl Başlar?” söyleşisinde yazma sürecinin ilk adımlarını tartışacak. Murat Uyurkulak ise moderatörlüğünü Anıl Mert Özsoy’un yapacağı  “Coğrafya, Yazgı ve İsyan: Murat Uyurkulak Romanlarında İnsan Halleri” başlıklı söyleşiyle okurlarıyla buluşacak.<br />
Günün dikkat çeken etkinliklerinden biri de gazeteci İsmail Arı’nın katılacağı “Halkın Haber Hakkı ve Gazetecilik” söyleşisi olacak. İsmail Arı, 75 günlük tutukluluğunun ardından ilk kez bir söyleşide BirGün Gazetesi standında okurlarıyla buluşacak. Araştırmacı gazeteciliğin güncel sorunları, basın özgürlüğü ve yurttaşların haber alma hakkı üzerine değerlendirmelerin yapılacağı söyleşide Arı, mesleki deneyimlerini okurlarla paylaşacak.<br />
Günün son oturumlarında Sinem Sal, “Roman Kahramanları ve Empati” söyleşisinde okur ile karakter arasındaki duygusal bağı ve edebiyatın empati kurmadaki rolünü tartışacak. Açılış günü, Özcan Arca ve Zeynep Oral’ın katılımıyla gerçekleştirilecek “Nâzım Hikmet 124 Yaşında” etkinliğiyle sona erecek.</p>

<p><br />
<b>EDEBİYATTAN SİYASETE GENİŞ PROGRAM</b><br />
14 Haziran Pazar günü ise sağlık, tarih, edebiyat ve güncel konuların öne çıktığı bir program katılımcıları bekliyor. Op. Dr. Banu Çiftçi menopoz ve hormon tedavisi hakkında bilgi verirken, Ayşen Özagar Somunkıran ile Ömür Müzeyyen Yılmaz "Edebiyatta Kadın Anti-Kahramanlar / Kadınların Gizli Ajandası" konulu söyleşi etkinliği gerçekleştirecek. Tarihçi-yazar Sinan Meydan, “Atatürk’ün Mirası Laik Cumhuriyet” başlıklı söyleşide okurlarla buluşurken, Aytül Akal çocuk edebiyatının çocuklara sunduğu dünyayı anlatacak.<br />
Günün ilerleyen saatlerinde Ceren Ceran “İstanbul’un Bodrum Katları”, Murat Gülsoy ise “Bir Hikâye Kendini Nasıl Yazar?” başlıklı söyleşileri gerçekleştirecek. Hafta sonunun dikkat çeken etkinliklerinden biri olan “Ne Olacak Bu Memleketin Hâli?” başlıklı oturumda gazeteciler Barış Terkoğlu, Murat Ağırel ve Timur Soykan güncel gelişmeleri değerlendirecek.<br />
Akşam bölümünde, Altay Öktem ve Orhan Alkaya “Şairler Birbirine Benzemez” etkinliğinde şiir üzerine konuşacak. Programın son saatlerinde Ayça Erdura ve Jale Sancak “Tam O Sırada İstanbul” söyleşisinde bir araya gelecek. Gazeteci Yavuz Oğhan “Millete Emanet” başlıklı etkinlikte okurlarla buluşacak. Hafta sonu programı, Müjdat Gezen söyleşisi ile İbrahim Varlı ve İlhan Uzgel’in katılımıyla gerçekleştirilecek “Dünya Nereye Gidiyor: Tehditler ve Olanaklar” başlıklı oturumla sona erecek.<br />
On gün boyunca sürecek Kadıköy Kitap Günleri, söyleşileri, imza günleri ve yayınevleriyle bir kez daha İstanbul’un en kapsamlı edebiyat buluşmalarından birine ev sahipliği yapacak. Kadıköy Kitap Günleri’nin ayrıntılı programına https://kitapgunleri.kadikoy.<wbr />bel.tr/ adresinden ulaşabilirsiniz.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/baskan-onturk-avrupa-yatirim-bankasi-heyetini-agirladi-84682</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 08:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Başkan Öntürk Avrupa Yatırım Bankası Heyetini Ağırladı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/baskan-onturk-avrupa-yatirim-bankasi-heyetini-agirladi-1780981524.jpg">
                        <figcaption>Başkan Öntürk Avrupa Yatırım Bankası Heyetini Ağırladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk, Avrupa Yatırım Bankası ,İlbank&nbsp; heyeti ile görüştü.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">HBB Başkanı Öntürk, Avrupa Yatırım Bankası Başkan Yardımcısı Robert De Groot, İlbank Genel Müdürü Eyyüp Karahan ve beraberindeki heyeti HBB Tarihî Taş Bina’da ağırladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gerçekleştirilen görüşmede, Hatay'ın altyapı ve üst yapısını güçlendirecek stratejik yatırımlar ile uluslararası fonların kullanımı kapsamlı bir şekilde ele alındı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ziyaretin ardından HBB Başkanı Mehmet Öntürk, &nbsp;"Hatay’ımız için kolları sıvadık, ulusal ve uluslararası iş birlikleriyle şehrimizi ayağa kaldırıyoruz. Hatay’ımızı el birliğiyle, modern ve sürdürülebilir bir geleceğe hazırlıyoruz." ifadelerine yer verdi.</span></span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/fusun-batum-ayla-celik-imzali-ask-kokan-yorum-84681</link>
            <category>MAGAZİN</category>
            <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 08:30:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Füsun Batum, Ayla Çelik imzalı  aşk kokan yorum</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/fusun-batum-ayla-celik-imzali-ask-kokan-yorum-1780551007.jpg">
                        <figcaption>Füsun Batum, Ayla Çelik imzalı  aşk kokan yorum</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Güçlü yorumu ve sahne performansıyla dikkat çeken Füsun Batum, beğeni toplayan “Yalan Olur” adlı şarkısının hemen ardından, yeni single çalışması “Gecenin Köründe” ile dinleyicilerle buluştu. Sözleri Ayla Çelik imzası taşıyan şarkının müziğinde Ayla Çelik’e Serdar Aslan eşlik ederken, düzenlemede ise Erhan Bayrak’ın modern dokunuşu dikkat çekiyor.</p>

<p>Duygusal yapısını hareketli ritmiyle birleştiren “Gecenin Köründe”, aşkın özlemini, çaresizliğini ve tutkusunu güçlü sözlerle anlatıyor. Dinleyiciyi ilk andan itibaren içine çeken şarkı, enerjik altyapısıyla da yaz gecelerinin favori parçaları arasında yer almaya hazırlanıyor.</p>

<p>“Denizde dalga yok, yârin imanı yok<br />
Özledim mi çok şu gecenin köründe…”<br />
&nbsp;<br />
Sözleriyle hafızalara kazınan parça, hem romantik hem de eğlenceli atmosferiyle dikkat çekiyor. Şarkının klibi ise doğal atmosferiyle öne çıkan Şile’de çekildi. Füsun Batum’un saç ve makyajı Ayla Şahin tarafından yapıldı. Yönetmen koltuğunda Safa Gülsoy’un oturduğu klip, şarkının duygusal dünyasını estetik görüntülerle tamamlıyor.</p>

<p>KÜNYE BİLGİLERİ :&nbsp;</p>

<p>Söz &nbsp;: Ayla Çelik<br />
Müzik : Ayla Çelik, Serdar Aslan<br />
Düzenleme : Erhan Bayrak&nbsp;<br />
Yönetmen : Safa Gülsoy</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/varlik-barisi-ve-vergi-duzenlemesi-yururlukte-84680</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 08:28:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1> Varlık Barışı ve Vergi Düzenlemesi Yürürlükte</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler">
                        <figcaption> Varlık Barışı ve Vergi Düzenlemesi Yürürlükte</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">'Varlık Barışı' olarak bilinen düzenleme Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Vergi ve kamu alacakları 36 aydan 72 aya çıkartıldı.Yürürlüğe giren düzenleme, kayıt dışı varlıkların belirli oranlarda vergi ödenerek sisteme dahil edilmesine imkan tanıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kayıtlarda yer almayan para, altın, döviz ve benzeri varlıkların 31 Temmuz 2027 tarihine kadar bankalara veya ilgili kurumlara bildirilerek yasal hale getirilmesine imkan tanınacak. Bildirilen varlıklardan yüzde 0 ile yüzde 5 arasında değişen oranlarda vergi alınacak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Öte yandan yürürlüğe giren kanun da vergi ve kamu alacaklarına ilişkin çeşitli düzenlemeleri de içeriyor. Buna göre kamu alacaklarında uygulanan taksitlendirme süresi 36 aydan 72 aya çıkarıldı. </span></span></p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/qnb-turkiye-den-yeni-uygulama-84679</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>QNB Türkiye den yeni uygulama</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/qnb-turkiye-den-yeni-uygulama-1780407146.jpg">
                        <figcaption>QNB Türkiye den yeni uygulama</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>QNB Türkiye, 30’a yakın ülkede faaliyet gösteren QNB Grup’un global&nbsp;ağıyla&nbsp;müşterilerinin nakit akışı yönetimine yönelik entegre çözümler sunmaya devam ediyor.&nbsp;</p>

<p>Dış&nbsp;ticaret alanında faaliyet gösteren&nbsp;QNB Türkiye,&nbsp;QNB Grup’un&nbsp;faaliyet gösterdiği ülkelerdeki gücünden&nbsp;beslenen çözümleriyle Türk firmalarının uluslararası pazarlardaki&nbsp;ticaretini destekliyor.&nbsp;Banka, ihracatçıların finansman, tahsilat ve risk yönetimi ihtiyaçlarına&nbsp;yönelik çözümler sunarak&nbsp;dış&nbsp;ticaret süreçlerinin farklı aşamalarında müşterilerinin yanında&nbsp;yer alıyor.</p>

<p><strong>QNB Türkiye’den Irak ticaretinde yeni dönem</strong></p>

<p>Bu&nbsp;yapının&nbsp;son dönemdeki&nbsp;örneklerinden&nbsp;biri&nbsp;de&nbsp;Irak ile çalışan ihracatçı müşterilere yönelik&nbsp;sunulan tahsilat çözümü&nbsp;oldu. QNB Türkiye, grup bankası Mansour Bank ile Irak kaynaklı ihracat bedellerinin Türkiye’ye daha hızlı ulaşmasını&nbsp;sağlarken,&nbsp;müşterilerine valör kaybı yaşanmadan kesintisiz bir ödeme akışı sunuyor. Bu yapı sayesinde ihracat bedellerinin daha hızlı tahsil edilmesi, nakit akış yönetiminde verimlilik sağlanması ve dış ticaret operasyonlarında süreçlerin daha hızlı ilerlemesi hedefleniyor.</p>

<p>QNB Türkiye OBİ ve Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Engin Turhan konuya ilişkin şunları söyledi:&nbsp;“QNB Türkiye olarak&nbsp;dış&nbsp;ticaret işlemlerinde uzman ekibimizle&nbsp;müşterilerimizin ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirmeye devam ediyoruz.&nbsp;QNB Grup’un 30’a yakın&nbsp;ülkedeki faaliyeti ve uluslararası gücü sayesinde&nbsp;müşterilerimize&nbsp;farklı pazarlarda entegre&nbsp;çözümler&nbsp;sunabiliyoruz. Irak ile çalışan ihracatçılarımıza sunduğumuz&nbsp;bu yapı da grup sinerjisinin&nbsp;somut&nbsp;örneklerinden biri. Bu çözüm sayesinde ihracat bedellerinin daha hızlı tahsil edilmesini sağlarken&nbsp;müşterilerimizin nakit akış&nbsp;yönetimini destekliyoruz.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/bosch-turkiye-iki-standiyla-win-eurasia-ya-katiliyor-84678</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bosch Türkiye İki Standıyla Win Eurasia ya Katılıyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/bosch-turkiye-iki-standiyla-win-eurasia-ya-katiliyor-1780407121.jpg">
                        <figcaption>Bosch Türkiye İki Standıyla Win Eurasia ya Katılıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Dünyanın önde gelen teknoloji ve servis sağlayıcılarından Bosch, 10-13 Haziran tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek olan WIN Eurasia Fuarı’na, iki büyük iş koluyla güçlü bir şekilde katılıyor. Salon 7’de toplamda yaklaşık 350 metrekarelik geniş bir alanda ziyaretçilerini ağırlayacak olan şirket, Bosch Üretim Çözümleri (BMG) ile geleceğin üretim teknolojilerini ziyaretçilerinin deneyimine sunarken, Bosch Rexroth ile Türkiye’deki 50. yılını iş ortaklarıyla birlikte kutlayacak, hareket ve kontrol teknolojileri portföyünü fuar alanına taşıyacak.</p>

<p><strong>Bosch’tan Geleceğin Fabrikasına Yönelik Üretim Çözümleri</strong></p>

<p>Bosch Üretim Çözümleri (BMG), Bosch’un küresel üretim uzmanlığını Türkiye’deki mühendislik gücüyle birleştirerek ileri mühendislik, dijital mühendislik, akıllı otomasyon ve uçtan uca hizmet yetkinliklerini sektörle buluşturuyor. Mobilite, sensör ve elektronik, batarya, hidrojen, tüketici ürünleri, enerji ve HVAC gibi çok çeşitli sektörler için üretim süreçlerine yönelik müşteriye özel çözümler geliştiren BMG, fuar ziyaretçilerine geleceğin fabrikasına yönelik teknolojileri yakından inceleyebilecekleri interaktif bir stant deneyimi sunmaya hazırlanıyor. BMG standında, cobotlar, batarya, hidrojen, görüntü işleme sistemleri ve akıllı üretim teknolojileri öne çıkarken, ziyaretçiler insan-makine iş birliği, operatör yönlendirme ve akıllı denetim sistemlerinin esnek otomasyonu nasıl desteklediğini bizzat deneyimleme fırsatı bulacak.</p>

<p><strong>Bosch Rexroth, Türkiye’deki 50 Yıllık Hareket ve Kontrol Deneyimini Sergiliyor</strong></p>

<p>Bosch Rexroth, hareket ve kontrol teknolojilerindeki 50 yıllık uzmanlığını, yerel mühendislik bilgi birikimi ve güçlü hizmet ağıyla harmanlayarak sergileyecek. Yarım asırlık varlığıyla global hareket ve kontrol teknolojilerini Türkiye sanayisinin farklı sektörleriyle buluşturan Bosch Rexroth, fuarda fabrika otomasyonu, montaj teknolojileri, hidrolik çözümler ve mobil elektronik alanlarındaki uygulamalarını ziyaretçilerle buluşturacak. Bosch Rexroth, bu çözümlerle üretimde daha yüksek verimlilik, esneklik, bağlantılı sistemler ve dijital dönüşüm alanlarındaki yetkinliklerini ortaya koyarken, geleceğin üretim ve makine teknolojilerine yönelik yaklaşımını sergileyecek. Bosch Rexroth Türkiye’nin Certified Excellence Partner ağı, fuar boyunca stant programında sunumlarıyla yer alacak.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/tomohiko-yao-nissan-turkiye-genel-muduru-olarak-atandi-84677</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:31:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Tomohiko Yao, Nissan Türkiye Genel Müdürü Olarak Atandı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/tomohiko-yao-nissan-turkiye-genel-muduru-olarak-atandi-1780407107.jpg">
                        <figcaption>Tomohiko Yao, Nissan Türkiye Genel Müdürü Olarak Atandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Nissan, 1 Haziran 2026 tarihi itibarıyla Tomohiko Yao’nun Nissan Türkiye Genel Müdürü olarak atandığını duyurdu.</p>

<p>Yao, son dört yıldır Nissan Türkiye Genel Müdürü olarak başarıyla görev yapan Charbel Abi Ghanem’in yerine göreve geliyor. Ghanem, kariyerine Nissan bünyesinde Nissan Fransa Genel Müdürü olarak devam edecek.</p>

<p>1998 yılında Nissan’a katılan Tomohiko Yao, Asya, Kuzey Amerika ve Çin’de satış, pazarlama, kurumsal strateji ve iş geliştirme alanlarında çeşitli liderlik görevleri üstlendi. Ayrıca Nissan’ın Asya Pasifik, Çin ve global merkezlerinde üst düzey strateji ve planlama görevlerinde bulunarak, şirket çapında büyüme ve iş dönüşümü girişimlerine liderlik etti.</p>

<p>Türkiye’deki yeni görevinden önce Yao, Performanstan Sorumlu İcra Direktörü’nün (Chief Performance Officer) Özel Kalem Müdürü ve Bölüm Genel Müdürü olarak görev yaptı. Bu kapsamda Nissan’ın küresel Re:Nissan üst gelir (topline) stratejileri ile gelir performansı çalışmalarına liderlik etti.</p>

<p>Tomohiko Yao, yeni göreviyle ilgili olarak şunları söyledi: “Bu görevi üstlenmekten büyük onur duyuyorum. Türkiye’nin sahip olduğu güçlü potansiyele ve Nissan’ın bu pazardaki konumuna inanıyorum. Bayilerimiz, iş ortaklarımız ve çalışanlarımızla yakın iş birliği içinde çalışarak müşterilerimize mümkün olan en iyi deneyimi sunmayı ve Nissan Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesine katkıda bulunmayı hedefliyoruz.”</p>

<p>Yao, yeni görevinde Nissan Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme hedeflerine, müşteri odaklı dönüşüm çalışmalarına ve markanın Türkiye otomotiv pazarındaki konumunu daha da güçlendirmeye liderlik edecek.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/romanyali-gazeteciler-kemer-de-84676</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:31:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Romanyalı gazeteciler Kemer de</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/romanyali-gazeteciler-kemer-de-1780407089.jpg">
                        <figcaption>Romanyalı gazeteciler Kemer de</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Romanya’nın en prestijli gazeteci ve televizyoncuları, Kemer tanıtım faaliyetleri kapsamında Kemer Belediye Başkan Yardımcısı Semih Top ile bir araya geldi. Başkan Yardımcısı Semih Top’a, Kemer Belediye Meclis Üyesi Timur Zabitoğlu ve Kemer tanıtım faaliyetlerine destek veren Serkan Kubilay eşlik etti.</p>

<p>Kemer Belediyesi ile Coral Travel iş birliğince yapılan Kemer tanıtım faaliyetleri kapsamında Coral Travel tarafından Romanyalı gazetecilere ilçenin tanıtımı yapılıyor.</p>

<p>Başkan Yardımcısı Semih Top, Coral Travel Grup Pazarlama İş Birlikleri Departmanından Ömer Çakır ve Coral Travel Romanya Genel Müdür Yardımcısı Tatiana Prokopenko’nun da yer aldığı ziyarette gazetecilere Kemer hakkında bilgiler verdi.</p>

<p>Kemer Belediyesi’nin özellikle turizm alanında yaptığı faaliyetler ve Kemer tanıtımıyla ilgili çalışmalardan bahseden Başkan Yardımcısı Semih Top, Romanyalı gazetecilere Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu’nun selamını iletti.&nbsp;</p>

<p>Ziyaretin, Türkiye ve Romanya arasındaki ilişkilerin gelişmesi adına çok anlamlı olduğuna değinen Başkan Yardımcısı Semih Top, gazetecilerin Kemer ile ilgili sorduğu soruları da cevapladı.</p>

<p>Meclis Üyesi Zabitoğlu ise Kemer’in turizm potansiyeli ve turistik veriler hakkında gazetecilere bilgiler verdi.</p>

<p>Kemer tanıtım faaliyetlerine destek veren Serkan Kubilay da VisitKemer projesi ile ilgili yaptıkları çalışmalar ve çekilen videolarla ilgili kısa bir sunum yaptı. Romanyalı gazeteciler, çekilen Kemer tanıtım videolarını izledi.</p>

<p>Öte yandan VisitKemer projesi kapsamında çekilen fotoğraf ve videoların Romanyalı gazetecilerle paylaşılacağı ve Romanya’daki televizyonlarda yayınlanacağı belirtildi.</p>

<p>Ziyaret sonrası Başkan Yardımcısı Semih Top ve Meclis Üyesi Zabitoğlu, Romanyalı heyet ile fotoğraf çektirdi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/migrene-karsi-klima-uyarisi-84675</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:31:04 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Migrene karşı klima uyarısı!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/migrene-karsi-klima-uyarisi-1780407064.jpg">
                        <figcaption>Migrene karşı klima uyarısı!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, Migren ve Şiddetli Baş Ağrısı Farkındalık Ayı kapsamında, yaz aylarında klima kullanımının migren ve şiddetli baş ağrılarını nasıl tetiklediği ve bu riskleri azaltmak için alınması gereken yaşam tarzı ve çevresel önlemler hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong>Klima kullanımı, yaz aylarında migren hastaları için gizli bir tehdit oluşturuyor!</strong></p>

<p>Haziran ayının, dünya genelinde Migren ve Şiddetli Baş Ağrısı Farkındalık Ayı olarak kabul edildiğini hatırlatan Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, “Yaz sıcaklarının başlamasıyla birlikte klima kullanımı migren hastaları için gizli bir tehdit haline geliyor.” dedi.</p>

<p>Klimaların yarattığı ani sıcaklık değişimleri, ortamdaki nem oranının hızla düşmesi ve cihazın üflediği doğrudan soğuk hava akımının, beyindeki kan damarlarını ve sinir uçlarını uyararak migren ataklarını doğrudan tetikleyebildiğine dikkat çeken Dr. Şalçini, “Özellikle dışarıdaki aşırı sıcaktan klimalı buz gibi bir odaya geçiş yapmak, hassas bir sinir sistemine sahip olan migren hastalarında koruyucu mekanizmaları çökerterek şiddetli baş ağrılarına zemin hazırlıyor. Cihaz filtrelerinde biriken toz ve alerjenlerin ortama salınması da bu süreci hızlandıran bir diğer önemli faktör olarak öne çıkıyor.” açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Klima kaynaklı migren atakları, ağrı kesicilere daha dirençli ve daha uzun süreli olabilir!</strong></p>

<p>Klima kullanımına bağlı olarak gelişen migren ataklarının, klinik olarak diğer tetikleyicilerle başlayan ataklardan temel bir belirti farkı göstermediğini ifade eden Dr. Şalçini, şöyle devam etti:</p>

<p>“Ancak ağrının şiddeti ve eşlik eden bazı konfor kayıpları açısından ayrışabiliyor. Soğuk hava akımına doğrudan maruz kalmak, baş ağrısının yanı sıra boyun ve omuz kaslarında ani kasılmalara (miyofasiyal ağrı) yol açtığı için hastalar ağrıyı çok daha yoğun ve yıpratıcı hissedebiliyor. Ayrıca kuru havanın etkisiyle sinüs kanallarının tıkanması veya kuruması, migren ağrısına sinüzit benzeri baskılayıcı bir yüz ağrısını da ekleyebiliyor. Bu ek kas ve sinüs yükü nedeniyle, klima kaynaklı ataklar bazen standart ağrı kesicilere daha dirençli olabiliyor ve hastanın normal atak süresini aşarak daha uzun süre yaşam kalitesini düşürebiliyor.”</p>

<p><strong>Migren hastaları için en kritik kural, sıcaklık farkının 6-7 dereceyi aşmaması!</strong></p>

<p>Yaz aylarında klimadan tamamen uzak durmanı zor olabileceğini ifade eden Dr. Celal Şalçini, “Migren hastalarının atakları önlemek için cihaz yönetimine azami dikkat göstermesi hayati önem taşıyor.” dedi.</p>

<p>En kritik kuralın, iç mekan ile dış mekan arasındaki sıcaklık farkının 6-7 dereceden fazla olmaması ve oda sıcaklığının ideal olarak 22 ila 24 derece arasında sabit tutulması olduğunu vurgulayan Dr. Şalçini, “Klimanın kanatları, soğuk havayı doğrudan kişinin üzerine değil, tavana veya boş duvara üfleyecek şekilde ayarlanmalı. Nem seviyesinin aşırı düşmesini engellemek için ise ortamdaki bağıl nem oranının yüzde 40 ila 50 arasında kalmasına dikkat edilmeli. Ayrıca, dışarıdan eve gelindiğinde klima hemen en soğuk dereceye getirilmemeli, vücudun ısı değişimine uyum sağlaması için kademeli bir geçiş yapılmalı.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Klima rüzgârını doğrudan üzerinize almayın!</strong></p>

<p>Klimaların ortamdaki havayı kurutucu etkisini dengelemek amacıyla, migren hastalarının odada hava nemlendirici (soğuk buhar) cihazı bulundurmasını öneren Dr. Şalçini, “Havada uçuşan toz ve alerjenlerin tetikleyici etkisini en aza indirmek için ise klimalarla birlikte yüksek verimli partikül filtreli (HEPA) hava temizleyiciler kullanılmalı.” dedi.</p>

<p>Alınabilecek diğer önlemlere de değinen Dr. Şalçini, “Fiziksel bir önlem olarak, klimaların önüne takılan ve hava akımının doğrudan kişiye gelmesini engelleyen şeffaf klima rüzgar yönlendirici aparatlar oldukça etkili bir çözüm sunuyor. Cihazsal çözümlerin yanı sıra, klima çalışırken odada bir bardak su bulundurmak veya hafifçe aralanmış bir pencereyle doğal hava sirkülasyonu sağlamak da havanın kalitesini korumaya yardımcı olur.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Yaz aylarında migrene karşı en etkili yöntem yeterli su tüketimi!</strong></p>

<p>Migren ve şiddetli baş ağrısı için yaz aylarında sadece klimalara odaklanmanın yeterli olmadığını dile getiren Dr. Celal Şalçini, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Genel bir yaşam tarzı yönetimi gerekiyor. Sıcak havalarda vücudun susuz kalması (dehidrasyon) en büyük migren düşmanı olduğundan, gün içinde klima altında oturulsa bile en az 2,5-3 litre su tüketilmesi şarttır. Klimalı alanlardan çıkarken doğrudan güneş ışığına maruz kalmamak adına mutlaka kaliteli bir güneş gözlüğü ve şapka kullanılmalı, ani ısı şoklarına karşı çantada hafif bir şal veya hırka bulundurulmalıdır. Son olarak, yaz aylarında değişen uyku düzeni ve parlak güneş ışığı da atağı tetikleyebileceğinden, uyku saatlerini sabit tutmak ve tetikleyici gıdalardan uzak durmak bu dönemi konforlu atlatmanın anahtarıdır.” </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/sinema-ve-gosteri-sanatlari-istatistikleri-2025-84674</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:30:15 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sinema ve Gösteri Sanatları İstatistikleri, 2025</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/sinema-ve-gosteri-sanatlari-istatistikleri-2025-1780407015.jpg">
                        <figcaption>Sinema ve Gösteri Sanatları İstatistikleri, 2025</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Sinema salonu sayısı 2 bin 161 oldu</strong><br />
 </p>

<p>Sinema Genel Müdürlüğü verilerine göre 2025 yılında 417'si ilk defa olmak üzere sinema salonlarında toplam 771 film gösterildi. İlk defa gösterime giren 417 filmin 159'u yerli, 258'i yabancı film oldu. 2025 yılında sinema salonu sayısı 2 bin 161 olurken, sinema salonlarındaki koltuk sayısı 253 bin 364 oldu.<br />
 </p>

<p><strong>Sinema salonu sayısı, 2014-2025</strong><br />
<img height="385" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea928bf82b.png" width="673" /><br />
<br />
<strong>Sinema seyirci sayısı 27 milyon 657 bin 591 oldu</strong><br />
 </p>

<p>Sinema seyirci sayısı bir önceki yıla göre %15,0 azalarak 27 milyon 657 bin 591 kişi oldu. Yerli film seyirci sayısı %18,3 azalarak 15 milyon 96 bin 336 kişi olurken, yabancı film seyirci sayısı %10,7 azalarak 12 milyon 561 bin 255 kişi oldu.</p>

<p><br />
<strong>Sinema seyirci sayısı, 2014-2025</strong><br />
<img height="319" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea928aa4b6.png" width="680" /><br />
<br />
<strong>Tiyatro salonu sayısı 1 101 oldu</strong><br />
<br />
Tiyatro salonu sayısı 2024/'25 sezonunda 1 101 olurken tiyatro salonu koltuk sayısı 494 bin 184 oldu.<br />
<br />
<strong>Tiyatro salonu sayısı, 2016-2025</strong><br />
<img height="357" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea92902df3.png" width="603" /><br />
<br />
<strong>Devlet Tiyatroları tarafından oynanan eser gösteri sayısı 6 bin 667 oldu</strong><br />
 </p>

<p>Devlet Tiyatroları tarafından 2024/'25 sezonunda 99'u telif eser, 138'i çeviri eser olmak üzere toplam 237 eser oynandı. 2024/'25 sezonunda Devlet Tiyatroları tarafından oynanan yetişkin eseri gösteri sayısı 5 bin 55 olurken çocuk eser gösteri sayısı 1 612 oldu. Devlet Tiyatroları seyirci sayısı bu sezonda 1 milyon 951 bin 41 oldu.</p>

<p><br />
<strong>Tiyatro seyirci sayısı 8 milyon 183 bin 257 oldu</strong><br />
 </p>

<p>Tiyatro salonlarında oynanan eser sayısı 2024/'25 sezonunda geçen sezona göre %4,8 artarak 10 bin 216 oldu. Tiyatro salonlarında oynanan çeviri eser seyirci sayısı %14 artarak 2 milyon 459 bin 735 olurken, telif eser seyirci sayısı geçen sezona göre %2,9 azalarak 5 milyon 723 bin 522 oldu.</p>

<p><br />
<strong>Telif ve çeviri tiyatro eseri seyirci sayıları, 2016-2025</strong><br />
<img height="375" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea928dd282.png" width="631" /><br />
<br />
<strong>Tiyatro salonlarında oynanan çocuk eseri gösteri sayısı 13 bin 156 oldu</strong><br />
 </p>

<p>2024/'25 sezonunda tiyatro salonlarında oynanan çocuk eseri gösteri sayısı %5,5 artarak 13 bin 156 olurken yetişkin eseri gösteri sayısı %5,7 azalarak 21 bin 619 oldu. Aynı sezonda çocuk eseri seyirci sayısı %5,3 artarken, yetişkin eseri seyirci sayısı ise %0,1 arttı.</p>

<p><br />
<strong>Çocuk ve yetişkin eser gösteri sayıları, 2016-2025</strong><br />
<img height="368" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea928eb4bd.png" width="673" /><br />
<br />
<strong>Opera ve bale seyirci sayısı 511 bin 376 oldu</strong><br />
 </p>

<p>Türkiye'de 2024/'25 sezonunda 6 ilde Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğüne bağlı salonlarda opera ve bale gösterisi yapıldı. Opera ve bale seyirci sayısı bir önceki sezona göre %16,5 artarken, gösteri sayısı %21,8 arttı.</p>

<p><br />
<strong>Opera ve bale, orkestra, koro, topluluk seyirci sayıları, 2021-2025</strong><br />
<img height="394" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea9290d321.png" width="694" /><br />
<br />
<strong>Orkestra, koro ve topluluk seyirci sayısı 436 bin 227 oldu</strong><br />
 </p>

<p>Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne bağlı 6 orkestra, 11 koro ve 11 topluluk faaliyet gösterdi. Orkestra, koro ve topluluklarda seyirci sayısı %11,0 azalarak 436 bin 227 oldu. Orkestra seyirci sayısı geçen sezona göre %15,3 azalırken, koro seyirci sayısı %27,6 arttı, topluluk seyirci sayısı ise %25,5 azalarak 142 bin 766 oldu.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/ulusal-egitim-istatistikleri-2025-84673</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:30:08 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ulusal Eğitim İstatistikleri, 2025</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/ulusal-egitim-istatistikleri-2025-1780407008.jpg">
                        <figcaption>Ulusal Eğitim İstatistikleri, 2025</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Yükseköğretim mezun oranı 25-34 yaş grubundaki nüfusta %45,6 oldu</strong></p>

<p> </p>

<p>25-34 yaş grubu nüfusta yükseköğretim mezun oranı 2008 yılında %13,5 iken, 2025 yılında bu oran %45,6 oldu. 2008-2025 yılları arasında 25-34 yaş grubundaki nüfusta yer alan kadınlarda yükseköğretim mezun oranı %12,5’ten %50,3’e, erkeklerde ise %14,6’dan %41,0’a yükseldi.</p>

<p> </p>

<p><strong>25-34 yaş grubu nüfusta yükseköğretim mezun oranı, 2008-2025</strong></p>

<p> </p>

<p><img height="361" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea9cec92a2.jpeg" width="801" /></p>

<p> </p>

<p><strong>Yükseköğretim mezun oranının artarak OECD ortalamasına yaklaştığı görüldü</strong></p>

<p> </p>

<p>OECD ülkelerine ait en güncel veri yılı olan 2024 yılına göre, 25-34 yaş arası nüfusta yükseköğretim mezunlarının oranı incelendiğinde OECD ortalaması %48,7 iken, Türkiye ortalaması %44,9 oldu. OECD ülkeleri arasında yükseköğretim mezunu oranının en yüksek olduğu ülke %70,6 ile Güney Kore, en düşük olduğu ülke %29,1 ile Meksika oldu.</p>

<p> </p>

<p><strong>OECD ülkeleri 25-34 yaş arası nüfusta yükseköğretim mezunu oranlarının karşılaştırması (%), 2024</strong></p>

<p><img height="437" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea9ced367c.jpeg" width="771" /></p>

<p> </p>

<p><strong>Yükseköğretim mezunlarının oranı 25 yaş ve üzeri nüfusta %26,1 oldu</strong></p>

<p> </p>

<p>25 yaş ve üzerindeki ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora mezunlarının söz konusu yaş içindeki oranı 2008 yılında %9,8 iken, 2025 yılında bu oran %26,1 oldu. İlgili yaş grubu için ortaöğretim ve üzeri eğitim seviyelerinden mezun olanların oranı 2008 yılında %26,5 iken, 2025 yılında bu oran %50,5 olarak gerçekleşti.</p>

<p> </p>

<p><strong>25 yaş ve üzeri nüfusun bitirilen eğitim seviyesine göre oranı, 2008, 2025</strong></p>

<p><img height="295" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea9ce4b5f9.jpeg" width="685" /></p>

<p> </p>

<p><strong>Yükseköğretim mezunları genç yaş gruplarında yoğunlaştı</strong></p>

<p> </p>

<p>25 yaş ve üzeri yükseköğretim mezunlarının genç yaş gruplarında yoğunlaştığı, ileri yaşlara doğru oranların daha düşük düzeylerde gerçekleştiği görülmektedir. Yükseköğretim mezunlarının yaş gruplarına göre dağılım piramidi, 2008 yılında erkekler lehine iken, 2025 yılına gelindiğinde genç yaş gruplarında kadınlar lehine bir görünüm kazanmıştır.</p>

<p> </p>

<p><strong>Cinsiyet ve yaş grubuna göre yükseköğretim mezunlarının dağılımı, 2008-2025</strong></p>

<p><img height="288" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea9cee82d7.jpeg" width="1090" /><strong> </strong></p>

<p> </p>

<p><strong>Ortalama eğitim süresi 2025 yılında 9,6 yıl oldu</strong></p>

<p> </p>

<p>25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2025 yılında 9,6 yıl oldu. 2025 yılında kadınların ortalama eğitim süresi 8,9 yıl iken, erkeklerin ortalama eğitim süresi 10,3 yıl oldu.</p>

<p> </p>

<p><strong>Cinsiyete göre ortalama eğitim süresi, 2011-2025</strong></p>

<p><img height="343" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea9ce73364.jpeg" width="633" /></p>

<p> </p>

<p><strong>Ortalama eğitim süresinin en yüksek olduğu il Ankara oldu</strong></p>

<p> </p>

<p>25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresinin 2025 yılında en yüksek olduğu il 10,9 yıl ile Ankara olurken, bu ili sırasıyla İstanbul, Eskişehir, Kocaeli ve Yalova takip etti. Ortalama eğitim süresinin en düşük olduğu il ise 7,6 yıl ile Ağrı olurken, bu ili sırasıyla Şanlıurfa, Muş, Kastamonu ve Van izledi.</p>

<p> </p>

<p><strong>Cinsiyete göre ortalama eğitim süresinin en yüksek ve en düşük olduğu beş il, 2025</strong></p>

<p><img height="266" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea9ce86109.png" width="1094" /></p>

<p> </p>

<p><strong>Ortalama eğitim süresinin en yüksek artış gösterdiği il %48,5 ile Şırnak oldu</strong></p>

<p> </p>

<p>25 yaş ve üzeri nüfusun aldığı ortalama eğitim süresinin 2016 ile 2025 yılları arasındaki son on yıllık değişime göre en yüksek artış gösterdiği ilk beş il %48,5 ile Şırnak, %40,4 ile Hakkari, %35,7 ile Muş, %35,5 ile Şanlıurfa ve % 33,1 ile Van oldu. En düşük artış gösteren ilk beş il ise %13,2 ile Ankara, %14,5 ile Eskişehir, %14,6 ile Tekirdağ, %14,8 ile İzmir ve %15,1 ile İstanbul olarak hesaplandı.</p>

<p> </p>

<p><strong>İllere göre ortalama eğitim süresi değişimi, 2016, 2025</strong></p>

<p><img height="1393" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea9cf12f24.jpeg" width="2681" /></p>

<p> </p>

<p><strong>Okuma yazma bilen oranı %97,9 oldu</strong></p>

<p> </p>

<p>2008 yılında 6 yaş ve üzeri nüfusta okuma yazma bilenlerin oranı %91,8 iken, 2025 yılında bu oran %97,9 olarak hesaplandı. 2008-2025 yılları arasında kadınlarda okuma yazma bilen oranı %86,9’dan %96,4’e, erkeklerde ise bu oran %96,7’den %99,3’e yükseldi.</p>

<p> </p>

<p><strong>Cinsiyete göre okuma yazma bilenlerin oranı, 2008-2025</strong></p>

<p><img height="332" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea9cebae17.jpeg" width="797" /></p>

<p> </p>

<p><strong>Annesi yükseköğretim mezunu olan fertlerin % 84,2’si yükseköğretimi tamamladı</strong></p>

<p> </p>

<p>25 yaş ve üzeri nüfusta, annesi yükseköğretim mezunu olan fertlerin %84,2’sinin yükseköğretim, %13,1’inin ortaöğretim ve %2,7’sinin ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamladığı tespit edildi. İlgili nüfusta, babası yükseköğretim mezunu olan fertlerin %80,4’ünün yükseköğretim, %16,2’sinin ortaöğretim ve %3,5’inin ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamladığı belirlendi.</p>

<p> </p>

<p>Söz konusu nüfusta, annesi ortaöğretim mezunu olan fertlerin %64,3’ünün, babası ortaöğretim mezunu olan fertlerin %56,0’ının yükseköğretim mezunu olduğu belirlendi. Annesi ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamlayan fertlerin %29,4’ünün, babası ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamlayan fertlerin %28,2’sinin yükseköğretim mezunu olduğu görüldü.</p>

<p> </p>

<p><strong>Ebeveynin tamamladığı eğitim düzeyine göre ferdin eğitim düzeyi dağılımı (%), 2025</strong></p>

<p><img height="445" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea9cf1daa1.jpeg" width="750" /></p>

<p> </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/yaza-saglikli-ve-isiltili-bir-ciltle-girmenin-8-altin-kurali-84672</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yaza Sağlıklı ve Işıltılı Bir Ciltle Girmenin 8 Altın Kuralı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/yaza-saglikli-ve-isiltili-bir-ciltle-girmenin-8-altin-kurali-1780407003.jpg">
                        <figcaption>Yaza Sağlıklı ve Işıltılı Bir Ciltle Girmenin 8 Altın Kuralı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yaz aylarında artan güneş maruziyeti, sıcaklık, nem, terleme, deniz ve havuz cilt sağlığını doğrudan etkileyebiliyor. Güneş ışınları yalnızca güneş yanığına değil; leke oluşumuna, erken deri yaşlanmasına ve uzun vadede deri kanseri riskine de neden olabiliyor. Bu nedenle yaz aylarında cilt bakımı konusunda güneş kremi sürmenin yanı sıra güneşten bütüncül olarak korunmak, cilt bariyerini desteklemek ve şüpheli cilt değişikliklerini erken fark etmek gerekiyor. Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Muhammed Burak Yücel, yaz öncesinde cilt sağlığı hakkında önerilerde bulundu.&nbsp;</p>

<p><strong>1. Güneş kremini doğru miktarda ve doğru zamanda kullanın</strong></p>

<p>Yaz aylarında güneş koruyucu kullanımı cilt sağlığının en temel basamaklarından biridir. Ancak güneş kreminden beklenen etkinin sağlanabilmesi için ürünün doğru seçilmesi ve düzenli yenilenmesi gerekir. Geniş spektrumlu, yani hem UVA hem de UVB’ye karşı koruma sağlayan, en az SPF 30 içeren ürünler tercih edilmelidir. Leke eğilimi olan, açık tenli, gebelik döneminde olan, rozasea veya melazma gibi güneşle tetiklenebilen cilt problemleri bulunan kişilerde SPF 50+ ürünler daha uygun olabilir.&nbsp;</p>

<p>Güneş kremi dışarı çıkmadan yaklaşık 15–30 dakika önce uygulanmalı; açık havada kalındığında yaklaşık 2 saatte bir, yüzme veya yoğun terleme sonrasında ise daha erken yenilenmelidir. Suya dayanıklı ürünler bile deniz, havuz ve terleme sonrası etkinliğini kaybedebilir. Bu nedenle ‘sabah sürdüm, gün boyu korur’ düşüncesi doğru değildir.</p>

<p><strong>2. Güneşten korunmayı sadece kremle sınırlamayın</strong></p>

<p>Güneşten korunmada en etkili yaklaşım, güneş kremiyle birlikte fiziksel korunma yöntemlerini de kullanmaktır. Özellikle güneş ışınlarının en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında doğrudan güneş altında uzun süre kalmaktan kaçınılmalıdır. Gölge alanlar tercih edilmeli, geniş kenarlı şapka, UV korumalı güneş gözlüğü ve açık renkli, sık dokunmuş kıyafetler kullanılmalıdır. Plajda veya açık havada uzun süre kalınacaksa şemsiye, gölgelik veya koruyucu kıyafetler güneş kremi kadar önemlidir. Güneş kremi, güneşte kalma süresini uzatmak için değil; kaçınılamayan maruziyet sırasında cildi desteklemek içindir.</p>

<p><strong>3. Benlerinizi yaz başlamadan kontrol ettirin</strong></p>

<p>Yaz öncesi ben ve leke kontrolü, özellikle çok sayıda beni olan, ailesinde deri kanseri öyküsü bulunan, çocukluk döneminde sık güneş yanığı geçiren veya açık tenli kişiler için önemlidir. Benlerde asimetri, kenar düzensizliği, renk değişikliği, çapta büyüme veya zaman içinde belirgin farklılaşma varsa dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır. Halk arasında ‘ben aldırmak kansere yol açar’ gibi yanlış bir inanış vardır. Oysa şüpheli benlerin dermatolojik değerlendirme ile erken fark edilmesi, melanom gibi ciddi deri kanserlerinde erken tanı açısından hayat kurtarıcı olabilir.</p>

<p><strong>4. Deniz, havuz, kum ve tuz sonrası cilt bariyerini destekleyin</strong></p>

<p>Deniz suyu, havuz kloru, kum ve sık duş alma cilt bariyerini kurutabilir. Özellikle atopik dermatit, egzama, rozasea veya hassas cilt yapısı olan kişilerde bu durum kızarıklık, kaşıntı, yanma ve pullanmayı artırabilir. Deniz veya havuz sonrası cilt temiz suyla durulanmalı, ardından cilt tipine uygun nemlendirici uygulanmalıdır. Nemlendiriciler yalnızca kuruluğu gidermek için değil, cilt bariyerini güçlendirmek ve tahrişi azaltmak için de önemlidir. Aşırı parfümlü, alkol içeriği yüksek veya irrite edici ürünlerden kaçınılmalıdır.</p>

<p><strong>5. Çok sıcak suyla duş almayın</strong></p>

<p>Yaz aylarında sık duş almak ferahlık sağlasa da çok sıcak suyla duş almak cildin doğal yağ tabakasını azaltarak kuruluk ve hassasiyeti artırabilir. Bu nedenle ılık suyla kısa süreli duşlar tercih edilmelidir. Duş sonrası cilt tamamen kurumadan nemlendirici uygulanması, nemin ciltte daha iyi tutulmasına yardımcı olur. Özellikle güneş sonrası kızarık, yanmış veya hassaslaşmış cilde kese, peeling veya sert temizleyiciler uygulanmamalıdır. Bu tür işlemler cilt bariyerini daha da bozabilir.</p>

<p><strong>&nbsp;6. Terli kıyafetlerle uzun süre kalmayın</strong></p>

<p>Sıcak havalarda terleme artar. Terli ve nemli kıyafetlerle uzun süre kalmak, özellikle sırt, göğüs, kasık ve koltuk altı gibi bölgelerde tahriş, isilik, mantar enfeksiyonları ve folikülit adı verilen kıl kökü iltihaplarına zemin hazırlayabilir. Spor, yürüyüş veya yoğun terleme sonrası kıyafetlerin değiştirilmesi, cildin nazikçe temizlenmesi ve mümkünse pamuklu, nefes alabilen kıyafetlerin tercih edilmesi cilt sağlığı açısından önemlidir.</p>

<p><strong>7. Yaz aylarında ağır bakım ürünlerinden kaçının</strong></p>

<p>Yazın cilt daha fazla terlediği ve yağlandığı için kış aylarında kullanılan yoğun yapılı kremler, bazı kişilerde gözenek tıkanıklığına ve akne artışına neden olabilir. Bu dönemde cilt tipine uygun, hafif yapılı, komedojenik olmayan nemlendiriciler tercih edilmelidir. Nem maskeleri veya bariyer destekleyici ürünler bazı ciltlerde faydalı olabilir; ancak her cilt için gerekli değildir. Özellikle aktif aknesi, rozaseası veya hassasiyeti olan kişiler, rastgele maske ve peeling ürünleri kullanmadan önce dermatoloji uzmanına danışmalıdır.</p>

<p><strong>8. Antioksidan desteği güneşten korunmanın yerine geçmez, ama cildi destekleyebilir</strong></p>

<p>UV ışınları ciltte oksidatif stres oluşturarak leke, elastikiyet kaybı ve erken yaşlanma sürecine katkıda bulunabilir. C vitamini, E vitamini, polifenoller ve karotenoidlerden zengin beslenme genel cilt sağlığını destekleyebilir. Topikal antioksidan içeren ürünler de uygun cilt tiplerinde fotoyaşlanma karşıtı bakımın bir parçası olabilir. Ancak antioksidan serumlar veya besin destekleri güneş kreminin yerine geçmez. Güneşten korunmanın temeli; doğru güneş koruyucu kullanımı, gölge, kıyafet, şapka ve güneşten kaçınma davranışlarının birlikte uygulanmasıdır.&nbsp;</p>

<p><strong>Güneş yanığı oluşursa ne yapılmalı?</strong></p>

<p>Güneş yanığı oluştuğunda cilt serin tutulmalı, bol su içilmeli, parfümsüz nemlendiricilerle bariyer desteklenmelidir. Şiddetli ağrı, su toplaması, ateş, titreme, bulantı veya yaygın yanık varsa dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır. Yanık bölgeye diş macunu, yoğurt, kolonya veya bilinçsiz bitkisel ürünler sürülmemelidir.</p>

<p><strong>Cilt sağlığı için korunma tedaviden değerlidir</strong></p>

<p>Güneş ışınları cilt sağlığı üzerinde hem kısa hem de uzun vadeli etkilere sahiptir. Güneş yanığı, lekelenme ve erken yaşlanma gibi sorunların yanında, yıllar içinde deri kanseri riskinde artış da görülebilir. Bu nedenle güneş kremi kullanmak önemlidir; ancak tek başına yeterli değildir. Gölge, koruyucu kıyafet, şapka, güneş gözlüğü ve düzenli ben kontrolü yaz aylarında cilt sağlığının temel parçalarıdır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/turkiye-saglik-arastirmasi-2025-84671</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye Sağlık Araştırması, 2025</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/turkiye-saglik-arastirmasi-2025-1780406989.jpg">
                        <figcaption>Türkiye Sağlık Araştırması, 2025</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Obez bireylerin oranı %21,8 oldu</strong><br />
<br />
Boy ve kilo değerleri kullanılarak hesaplanan vücut kütle indeksi incelendiğinde; 15 yaş ve üzeri obez bireylerin oranı 2022 yılında %20,2 iken, 2025 yılında %21,8 oldu. Cinsiyet ayrımında bakıldığında; 2025 yılında kadınların %24,8'inin obez ve %32,2'sinin obez öncesi, erkeklerin ise %18,7'sinin obez ve %43,1'inin obez öncesi olduğu görüldü.<br />
<br />
<strong>Kadınların vücut kütle indeksi dağılımı (%), 2008-2025<br />
[15+ yaş]</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea77d84567.png" style="height:445px; width:681px" /><br />
<strong>Erkeklerin vücut kütle indeksi dağılımı (%), 2008-2025<br />
[15+ yaş]</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea77da3059.png" style="height:452px; width:681px" /><br />
<br />
<strong>Fiziksel aktivite yapmayanların oranı %86,6 oldu</strong><br />
<br />
Aktivite yapmayan erkeklerin oranı 2022 yılında %85,3 iken, 2025 yılında %83,5 oldu. Kadınlarda ise bu oran %92,7'den %89,7'ye geriledi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yetişkinlerin haftada en az 150 dakika orta şiddette aerobik fiziksel aktivite yapması önerilmektedir. Buna göre, haftada 150 ile 300 dakika arası fiziksel aktivite yapanların oranı 2025 yılında erkeklerde %4,1, kadınlarda %2,7 oldu.<br />
<br />
<strong>Sağlığı geliştiren aerobik fiziksel aktiviteye harcanan sürenin cinsiyete göre dağılımı (%), 2022, 2025<br />
[15+ yaş]</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea77d7a4c5.png" style="height:148px; width:555px" /><br />
<br />
<br />
<strong>Merdiven inip çıkarken zorluk yaşayanların oranı %6,0 oldu</strong><br />
<br />
Fiziksel işlev açısından zorluk yaşama durumları değerlendirildiğinde, merdiven inip çıkmada zorluk yaşayanların oranı kadınlarda %8,3, erkeklerde ise %3,7 ile ilk sırada yer aldı. Öğrenme veya hatırlamada zorluk yaşayanların oranı kadınlarda %5,4, erkeklerde %2,8 olurken; yürümede zorluk yaşayanların oranı kadınlarda %5,6, erkeklerde %2,8 oldu.<br />
<br />
<strong>Engellilik ile ilgili göstergelerin cinsiyete göre dağılımı (%), 2025<br />
[15+ yaş]</strong><br />
<br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea77decfc7.png" style="height:409px; width:571px" /><br />
<br />
<br />
<strong>Üst solunum yolu enfeksiyonu 0-14 yaş grubundaki çocuklarda en fazla görülen hastalık oldu</strong><br />
<br />
Çocuklarda son 6 ay içerisinde görülen hastalık türleri incelendiğinde, 2025 yılında 0-6 yaş grubunda en çok %28,5 ile üst solunum yolu enfeksiyonu görüldü. Bunu sırasıyla, %24,0 ile ishal ve %5,2 ile alt solunum yolu enfeksiyonu izledi. 2025 yılında 7-14 yaş grubunda da %24,6 ile üst solunum yolu enfeksiyonu ilk sırada yer aldı. Bunu sırasıyla; %16,4 ile ishal, %8,2 ile ağız ve diş sağlığı sorunları izledi.<br />
<br />
<strong>Çocukların başlıca hastalık/sağlık sorunlarının cinsiyete göre dağılımı (%), 2025<br />
[0-6 yaş]</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea77dacd26.png" style="height:439px; width:575px" /><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;</strong><br />
<strong>Çocukların başlıca hastalık/sağlık sorunlarının cinsiyete göre dağılımı (%), 2025<br />
[7-14 yaş]</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea77d98a7d.png" style="height:438px; width:575px" /><br />
<strong>Bel bölgesi problemleri 15 yaş ve üzeri bireylerde % 24,3 ile en fazla görülen hastalık oldu</strong><br />
<br />
Son 12 ay içerisinde 15 yaş ve üzeri bireylerde görülen hastalık türleri incelendiğinde, bel bölgesi problemleri 2022 yılında %24,6 iken 2025 yılında da %24,3 ile ilk sırada yer aldı. Bunu sırasıyla; 2025 yılında %16,9 ile hipertansiyon, %16,7 ile boyun bölgesi problemleri, %11,9 ile şeker hastalığı ve %10,1 ile yüksek kan lipidleri izledi.<br />
<br />
<strong>Bireylerin başlıca hastalık/sağlık sorunlarının dağılımı (%), 2019, 2022, 2025<br />
[15+ yaş]</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea77dc1816.png" style="height:547px; width:802px" /><br />
<br />
<strong>Her gün tütün mamulü kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı %30,1 oldu</strong><br />
<br />
Her gün tütün mamulü kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı 2022 yılında %28,3 iken 2025 yılında artarak %30,1 oldu. Bu oranın 2025 yılında erkeklerde %42,9, kadınlarda ise %17,5 olduğu tespit edildi. Tütün mamulü kullanmayan bireylerin (bırakanlar ve hiç kullanmayanlar) oranı ise, 2022 yılında %68,0 iken 2025 yılında azalarak %66,8 oldu.<br />
<br />
<strong>Bireylerin tütün mamulü kullanma durumu (%), 2010-2025<br />
[15+ yaş]</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea77dd66a6.png" style="height:515px; width:649px" /><br />
<br />
<br />
<strong>Her gün tütün mamulü kullanan bireylerin cinsiyete göre dağılımı (%), 2010-2025<br />
[15+ yaş]</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea77e033b4.png" style="height:369px; width:590px" /><br />
<br />
<strong>Alkol kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı %12,6 oldu</strong><br />
<br />
Son 12 ay içerisinde alkol kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı 2022 yılında %12,1 iken 2025 yılında artarak %12,6 oldu. Bu oranın 2025 yılında erkeklerde %18,7, kadınlarda ise %6,6 olduğu tespit edildi. Alkol kullanmayan bireylerin (daha önce kullanan ve hiç kullanmayanlar) oranı ise, 2022 yılında %87,9 iken 2025 yılında azalarak %87,4 oldu.<br />
<br />
<strong>Bireylerin alkol kullanma durumu (%), 2010-2025<br />
[15+ yaş]</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea77e36d55.png" style="height:469px; width:649px" /><br />
<br />
<strong>Alkol kullanan bireylerin cinsiyete göre dağılımı (%), 2010-2025<br />
[15+ yaş]</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea77e0c9f4.png" style="height:369px; width:590px" /><br />
<br />
<strong>40 yaş ve üzeri kadınlarda son 1 yıl içerisinde mamografi çektirenlerin oranı %16,7 oldu</strong><br />
<br />
Son 1 yıl içerisinde 40 yaş ve üzeri kadınlarda mamografi çektirenlerin oranı 2022 yılında 10,8 iken 2025 yılında %16,7 oldu. 40 yaş ve üzeri kadınlarda hiç mamografi çektirmemiş olanların oranı 2025 yılında %42,4 oldu.<br />
<br />
<strong>Kadınların mamografi çektirme durumunun dağılımı (%), 2019, 2022, 2025<br />
[40+ yaş]</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea77e17858.png" style="height:374px; width:740px" /><br />
<br />
<strong>15 yaş ve üzeri kadınlarda hiç smear testi yaptırmayanların oranı %59,0 oldu</strong><br />
<br />
15 yaş ve üzeri kadınlarda son 1 yıl içerisinde smear testi yaptıranların oranı 2022 yılında %7,2 iken 2025 yılında %11,8 oldu. 15 yaş ve üzeri kadınlarda hiç smear testi yaptırmamış olanların oranı 2025 yılında %59,0 oldu.<br />
<br />
<strong>Kadınların smear testi yaptırma durumunun dağılımı (%), 2019, 2022, 2025<br />
[15+ yaş]</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea77e2c0cc.png" style="height:391px; width:775px" /><br />
&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/atiklar-ayrisiyor-doga-kazaniyor-84670</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Atıklar ayrışıyor, doğa kazanıyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/atiklar-ayrisiyor-doga-kazaniyor-1780406980.jpg">
                        <figcaption>Atıklar ayrışıyor, doğa kazanıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Gaziemir Belediyesi, geri dönüşüm çalışmalarıyla iki yılda 5 bin ton ambalaj, 341 ton tekstil, 755 ton cam ve 2 bin 630 kilogram elektronik atığı yeniden ekonomiye kazandırdı. 144 bin litre bitkisel atık yağın doğaya karışması önlenirken; atık pil ve kullanım süresi dolmuş ilaçlar da geri dönüşüm ve bertaraf süreçlerine yönlendirildi.<br />
<br />
Gaziemir Belediyesi, çevreyi korumak ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir kent bırakmak amacıyla sıfır atık çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Geri dönüşüm sistemini yaygınlaştırmayı ve çevre bilincini artırmayı hedefleyen belediye, geri dönüştürülebilir atıkları kaynağında ayrı toplayarak doğal kaynakların korunmasına katkı sağlıyor.<br />
İklim krizinin etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiği günümüzde çevre dostu uygulamaları öncelikli çalışma alanları arasında tutan belediye; 1. Sınıf Atık Getirme Merkezi, ilçenin farklı bölgelerinde hizmet veren 6 Mobil Atık Getirme Merkezi ve mahallelere yerleştirilen 550 atık kumbarası aracılığıyla geri dönüştürülebilir atıkları düzenli olarak topluyor. Kâğıt, plastik, cam, metal, elektronik atık, bitkisel atık yağ ve pil gibi birçok atık türü bu sistemde ayrı ayrı toplanarak lisanslı geri dönüşüm firmalarınca geri dönüştürülüyor. Böylece hem doğal kaynakların korunmasına katkı sağlanıyor hem de atıkların yeniden ekonomiye kazandırılması hedefleniyor.<br />
<br />
<strong>Binlerce ton atık geri dönüştürüldü</strong><br />
Yürütülen çalışmalar kapsamında 2024 yılının Nisan ayından bugüne kadar toplam 5 bin ton ambalaj atığı geri dönüşüm endüstrisine kazandırıldı. Çevreye büyük zarar veren bitkisel atık yağların doğaya karışmasını önlemek amacıyla sürdürülen çalışmalar sonucunda ise 144 bin litre bitkisel atık yağ toplandı. Bunun yanı sıra 341 ton tekstil atığı, 755 ton cam atığı ve 2 bin 630 kilogram elektronik atık geri dönüşüm süreçlerine dahil edildi. Çevre ve insan sağlığı açısından ciddi risk oluşturan 3 bin 619 kilogram atık pil ve 952 kilogram kullanım süresi dolmuş ilaç da ayrı toplanarak güvenli geri dönüşüm ve bertaraf süreçlerine yönlendirildi. Böylece toprağın, suyun ve ekosistemin kirlenmesinin önüne geçilmesine katkı sağlandı.<br />
<br />
Çevreyi korumanın gelecek kuşaklara karşı en önemli sorumluluklardan biri olduğunu belirten Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, şunları söyledi:<br />
<br />
“İklim krizi artık dünyanın en önemli sorunlarından biri. Bu nedenle doğayı koruyan, çevre dostu uygulamaları kararlılıkla uyguluyoruz. Sıfır atık çalışmalarımızla geri dönüştürülebilir atıkları ekonomiye kazandırıyor; toprağımızı, suyumuzu ve yaşam alanlarımızı korumak için önemli bir çalışma yürütüyoruz. İlçemizde kurduğumuz sistemle vatandaşlarımızın geri dönüşüme daha kolay katılmasını amaçlıyoruz. Atık getirme merkezimiz, mobil atık noktalarımız ve atık kumbaralarıyla geri dönüşüm sistemini yaygınlaştırıyoruz. Daha temiz ve daha yaşanabilir bir dünya için tüm vatandaşlarımızı atıklarını ayrıştırarak geri dönüşüme destek olmaya davet ediyorum.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/yangin-sezonu-oncesi-kritik-zirve-84669</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yangın sezonu öncesi kritik zirve</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/yangin-sezonu-oncesi-kritik-zirve-1780406941.jpg">
                        <figcaption>Yangın sezonu öncesi kritik zirve</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde bir araya gelen kamu kurumları ve 30 ilçe belediyesi, 2026 orman yangını sezonuna yönelik hazırlıkları masaya yatırdı. Geçmiş yangınlardan çıkarılan dersler ışığında alınan ortak kararlarla, yangınlara karşı önleyici çalışmaların artırılması ve müdahale süreçlerinde kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, yaz aylarıyla birlikte artan orman yangını riskine karşı hazırlıklarını sürdürüyor. 2026 yılı yangın sezonu öncesinde kamu kurumları ve ilçe belediyelerini bir araya getiren Büyükşehir Belediyesi, yangınlara karşı önleyici çalışmaların güçlendirilmesi, müdahale kapasitesinin artırılması ve kurumlar arası koordinasyonun daha etkin hale getirilmesi amacıyla kapsamlı bir değerlendirme toplantısı düzenledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Afet Koordinasyon Merkezi Şube Müdürlüğü (AKOM) koordinasyonunda gerçekleştirilen toplantıya, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ilgili birimleri ile 30 ilçe belediyesinin afet işleri ve risk yönetimi müdürlüklerinin temsilcileri katıldı. Toplantıda ayrıca Orman Genel Müdürlüğü, AFAD İl Müdürlüğü, TEİAŞ 3. Bölge Müdürlüğü ve Gediz Elektrik temsilcileri de yer aldı.</p>

<p><strong>Geçmiş yılların yangın verileri değerlendirildi</strong></p>

<p>Toplantıda, İzmir’in 2026 yılı orman yangını sezonuna ilişkin riskleri kapsamlı şekilde ele alındı. Önceki yıllarda meydana gelen yangınlardan elde edilen veriler, istatistikler ve saha deneyimleri değerlendirilerek mevcut durum analiz edildi. Ayrıca afet planları kapsamında yürütülen hazırlık çalışmaları ve kurumların sorumluluk alanlarındaki faaliyetler gözden geçirilirken, mevcut işleyişin daha etkin hale getirilmesine yönelik öneriler görüşüldü.</p>

<p><strong>Orman yangınlarıyla mücadelede ortak kararlar alındı</strong></p>

<p>Toplantıda, kurum ve kuruluşların orman yangınlarıyla mücadelede hayata geçirdiği iyi uygulama örnekleri paylaşıldı. Yangın öncesi hazırlık süreçleri, müdahale kapasitesi ve kurumlar arası koordinasyon mekanizmaları ayrıntılı biçimde değerlendirilirken, süreç içerisinde karşılaşılan eksiklikler ve geliştirilmesi gereken alanlar üzerinde duruldu. Orman yangınlarının bütüncül bir yaklaşımla ele alındığı toplantıda, iklim değişikliğinin etkisiyle artan risklere karşı alınabilecek önlemler değerlendirildi ve kurumlar arasında iş birliğini güçlendirecek ortak kararlar alındı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/bin-yuzlu-hastalik-ms-her-hastada-farkli-seyredebiliyor-84668</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bin yüzlü hastalık MS, her hastada farklı seyredebiliyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/bin-yuzlu-hastalik-ms-her-hastada-farkli-seyredebiliyor-1780406936.jpg">
                        <figcaption>Bin yüzlü hastalık MS, her hastada farklı seyredebiliyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">“Bin yüzlü hastalık” olarak bilinen Multiple Skleroz’un her hastada farklı seyredebildiğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi ve Nöroloji Uzmanı Meltem Can İke, günümüzde uygulanan tedavilerle atakların ve engellilik riskinin büyük ölçüde azaltılabildiğini söyledi. Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, doğru tedavi, düzenli takip ve bilinçli yaşam tarzıyla hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını aktif şekilde sürdürebileceğini ifade etti.</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi, Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, MS hastalığına ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">MS her hastada farklı seyrediyor</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Multiple Skleroz’un (MS), bağışıklık sisteminin vücudun kendi sinir sistemine saldırdığı otoimmün kronik bir hastalık olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, “Beyin ve omurilikteki sinir liflerini koruyan ve mesajların iletilmesini sağlayan ‘miyelin’ adı verilen koruyucu kılıf, bağışıklık hücreleri tarafından yabancı bir madde olarak algılanır ve hasara uğratılır. Bu hasar (demiyelinizasyon), sinir iletilerinde aksamalara veya kesintilere yol açar. Beyinde oluşan bu hasarlı bölgelere ‘plak’ adı verilir. MS, her hastada farklı seyrettiği ve farklı sinir yollarını etkileyebildiği için ‘bin yüzlü hastalık’ olarak tanımlanır” diye konuştu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">MS’te risk faktörleri ve tetikleyicilere dikkat! </span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">MS'in kesin nedeni henüz tam olarak çözülememiş olsa da genetik yatkınlık ile çevresel faktörlerin birleşiminin sorumlu olarak görüldüğünü kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, bu faktörleri şöyle açıkladı:</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Genetik Yatkınlık:</span></strong><span style="font-size:12.0pt"> Doğrudan bir kalıtım hastalığı değildir; ancak ailede MS öyküsü olması riski bir miktar artırır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">D Vitamini ve Güneş:</span></strong><span style="font-size:12.0pt"> Ekvatordan uzaklaştıkça, güneş ışığının azaldığı bölgelerde MS sıklığı artar. D vitamini eksikliği önemli bir risk faktörüdür.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Sigara Kullanımı:</span></strong><span style="font-size:12.0pt"> Sigara içmek sadece hastalığa yakalanma riskini artırmakla kalmaz, hastalığın ilerleme hızını da ciddi oranda artırır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Enfeksiyonlar:</span></strong><span style="font-size:12.0pt"> Özellikle Epstein-Barr Virüsü (Öpücük Hastalığı Virüsü) gibi bazı virüslerin bağışıklık sistemini tetikleyerek MS'e zemin hazırladığı düşünülmektedir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Yaş ve Cinsiyet:</span></strong><span style="font-size:12.0pt"> Genellikle 20-40 yaş arasındaki genç yetişkinlerde görülür ve kadınlarda erkeklere oranla 2-3 kat daha fazladır.”</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">MS yönetilebilir ve kontrol altında tutulabilir</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">MS’in tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, “Kamuoyundaki en büyük yanlış algı, MS’in çaresiz bir hastalık olduğudur. MS yönetilebilir ve kontrol altında tutulabilen bir hastalıktır” diye konuştu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Tedavi stratejisinin üç ana başlıkta toplandığını kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, tedavi yöntemlerine ilişkin şu bilgileri verdi:</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Atak Tedavisi</span></strong><span style="font-size:12.0pt">: Belirtilerin aniden ortaya çıktığı (atak) dönemlerde, yangıyı söndürmek için yüksek doz kortizon (pulse tedavi) uygulanır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Hastalığı Modifiye Eden Tedaviler (Önleyici Tedaviler</span></strong><span style="font-size:12.0pt">): Son 20 yılda bu alanda devrim niteliğinde gelişmeler yaşanmıştır. Günümüzde kullanılan haplar, iğneler ve belirli aralıklarla damardan uygulanan "akıllı ilaçlar" (monoklonal antikorlar) sayesinde atakların sıklığı ve engellilik riski yüzde 70-80 oranında azaltılabilmektedir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Belirti Yönelik (Semptomatik) Tedavi:</span></strong><span style="font-size:12.0pt"> Hastaların yaşadığı yorgunluk, kas sertliği, ağrı veya mesane sorunları gibi yaşam kalitesini bozan şikayetler ek tedavilerle kontrol altına alınır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">MS hastaları kritik noktalara dikkat etmeli</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, “MS tanısı almak hayatın sonu değil, yeni bir yaşam biçimine geçiştir” diyerek yeni tanı alan hastaların bu süreçte dikkat etmesi gereken noktaları şöyle sıraladı:</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Sıcaklık Kontrolü:</span></strong><span style="font-size:12.0pt"> Vücut ısısındaki küçük artışlar bile (ateşli hastalık, sıcak banyo, güneş) sinir iletimini yavaşlatarak eski belirtilerin geçici olarak nüksetmesine neden olabilir. Serin kalmak çok önemlidir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">İlaç Uyumu</span></strong><span style="font-size:12.0pt">: MS tedavisinde süreklilik esastır. "Şu an iyiyim" diyerek ilacı bırakmak, beyinde sessiz ilerleyen yeni plaklara davetiye çıkarmaktır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Enfeksiyonlardan Korunma</span></strong><span style="font-size:12.0pt">: Basit bir idrar yolu enfeksiyonu veya ağır bir grip, MS atağını taklit edebilir veya tetikleyebilir. Hijyen ve düzenli aşılanma (doktor kontrolünde) kritiktir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Bu tavsiyeler hayat kalitesini yükseltmede etkili olabilir</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, MS hastalarının hayat kalitesini yüksek tutması ve MS ile barışık yaşamak için yapması gerekenleri de şu şekilde sıraladı:</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Akdeniz Tipi Beslenin:</span></strong><span style="font-size:12.0pt"> Zeytinyağı, taze sebze, balık ve tam tahıllardan zengin beslenin. Tuz kullanımını kısıtlayın, çünkü yüksek tuzun bağışıklık saldırganlığını artırabileceğine dair bilimsel veriler mevcuttur.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Egzersizi İhmal Etmeyin</span></strong><span style="font-size:12.0pt">: Yorucu olmayan, düzenli fiziksel aktivite (yüzme, yoga, pilates) kas gücünü korur ve yorgunluk hissiyle savaşır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">D Vitamini Seviyenizi Ölçtürün:</span></strong><span style="font-size:12.0pt"> Kan D vitamini düzeyinizi nöroloğunuzun önerdiği yüksek seviyelerde tutun.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Ruh Sağlığınızı Önemseyin</span></strong><span style="font-size:12.0pt">: MS, belirsizlikleri olan bir süreçtir. Kaygı ve depresyonla baş etmek için gerekirse profesyonel psikolojik destek alın. Stres, MS’in en büyük düşmanıdır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Bilgi Kirliliğinden Kaçının</span></strong><span style="font-size:12.0pt">: "MS'i kökten çözen" bitkisel karışımlar veya mucizevi kürler gibi bilimsel temeli olmayan iddialara itibar etmeyin. Tek muhatabınız nöroloğunuz olsun.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">MS ile yaşamak, daha bilinçli yaşamaktır</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">“Sonuç olarak; MS hastalarımızın büyük bir çoğunluğu, doğru tedavi ve sağlıklı yaşam tarzı ile işlerine devam edebilmekte, evlenip çocuk sahibi olabilmekte ve aktif bir hayat sürebilmektedir. MS ile yaşamak, hayattan kopmak değil; hayatı daha bilinçli yaşamaktır. Unutmayın, MS’ten değil, geç kalmaktan ve yanlış bilgiden korkun.”</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/dogum-tarihimizden-bagimsiz-yaslaniyoruz-84667</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Doğum Tarihimizden Bağımsız Yaşlanıyoruz</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/dogum-tarihimizden-bagimsiz-yaslaniyoruz-1780406919.jpg">
                        <figcaption>Doğum Tarihimizden Bağımsız Yaşlanıyoruz</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Yıllarca yaşımız sorulduğunda doğum tarihimizi söyledik. Yaşlanmayı takvimden kopardığımız birer sayfadan ibaret gördük. Oysa son bilimsel çalışmalar bizi bambaşka bir gerçekle karşı karşıya getiriyor. Bu gerçeğin adı:&nbsp;biyolojik yaş. Son yapılan bilimsel çalışmalara göre artık&nbsp;biyolojik yaşın kronolojik yaşımızdan farklı ilerlediğini belirten&nbsp;<strong>Acıbadem Life İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>, “Alışılmış “hastalık kaderdir” anlatısı artık bozuluyor. Yaşam tarzı müdahaleleriyle&nbsp;biyolojik yaşın yavaşlatılabildiği, hatta bazı durumlarda geriye döndürülebildiği gösterilmiş durumda.&nbsp;İnsanlık için nadir görülen bir an bu: Nihayet yaşlanmaya karşı sadece şikâyet etmiyoruz, artık ilerleyen yaşımızla pazarlık yapmaya başlıyoruz” diyor.</p>

<p><strong>BİYOLOJİK VE KRONOLOJİK YAŞ ARASINDAKİ FARKIN BEDELİNİ VÜCUDUNUZ ÖDÜYOR!</strong></p>

<p>Doğduğumuz andan itibaren kronolojik yaşımız artıyor ve bu artışın beraberinde getirdiği hastalık riskleri çoğu zaman “kaçınılmaz kader” olarak kabul ediliyor. Ancak son yıllarda biyolojinin derin katmanlarında sessizce gelişen bir paradigma değişimine işaret eden&nbsp;<strong>Acıbadem Life Danışmanı İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>, biyolojik yaşın klasik anlamda doğum tarihine bağlı olan kronolojik yaştan bağımsız çalıştığını belirtiyor. Yani iki insan aynı yaşta olabilir, ama hücresel düzeyde biri diğerinden belirgin şekilde daha “yaşlı” olabilir.&nbsp;</p>

<p>Vücudun biyolojik yaş ile kronolojik yaş arasındaki farkı uzun süre gizleyemediğini ve bunun sağlık üzerinde doğrudan etkileri olabileceğini belirten&nbsp;<strong>Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>, “Bugün artık yalnızca doğum tarihine bakarak yaşlanmayı değerlendirmiyoruz. Çünkü hücrelerin yaşlanma hızı kişiden kişiye değişebiliyor. DNA metilasyon temelli epigenetik saatler de tam olarak bu noktada devreye giriyor. Hücrelerimizde genlerin ne zaman aktifleşip ne zaman baskılandığını düzenleyen epigenetik işaretler, yaşam tarzı, stres, uyku düzeni, beslenme ve çevresel faktörlerden etkilenerek zaman içinde değişiyor. Bu değişimlerin birikimi ise biyolojik yaşımız hakkında önemli bilgiler veriyor” diyor.</p>

<p><strong>FARK NE KADAR BÜYÜK, HASTALIK RİSKİ O KADAR YÜKSEK!&nbsp;</strong></p>

<p>Epigenetik saatlerin yalnızca teorik bir ölçüm olmadığını da vurgulayan&nbsp;<strong>Dr. Sarıyıldız</strong>, “Yapılan çalışmalar, biyolojik yaşın kronolojik yaştan hızlı ilerlediği kişilerde özellikle kalp-damar hastalıkları, inme ve bazı kronik hastalık risklerinin daha yüksek olabileceğine işaret ediyor. Bu nedenle biyolojik yaş, yalnızca ‘kaç yaşında göründüğümüzü’ değil; bedenimizin ne kadar yıprandığını, strese karşı ne kadar dayanıklı kaldığını ve sistemlerin ne ölçüde sağlıklı çalıştığını gösteren biyolojik bir rapor kartı gibi düşünülebilir” ifadelerini kullanıyor.</p>

<p><strong>VÜCUDUNUZ SİZİ, SİZDEN DAHA DÜRÜST DEĞERLENDİRİYOR!</strong></p>

<p>Vücudun biyolojik gerçekleri çoğu zaman dış görünüşten daha net ortaya koyduğunu belirten&nbsp;<strong>Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>, “Kişi kendini genç hissedebilir ya da sağlıklı görünebilir; ancak hücresel düzeyde yaşlanma farklı bir hızda ilerliyor olabilir. Burada önemli olan nokta şu: Bu süreç tamamen değiştirilemez bir kader değil. Son yıllarda yapılan çalışmalar; beslenme düzeni, fiziksel aktivite, uyku kalitesi ve stres yönetimi gibi yaşam tarzı faktörlerinin biyolojik yaş üzerinde etkili olabileceğini gösteriyor. Bazı araştırmalarda biyolojik yaşın yavaşlayabildiği, hatta belirli ölçüde gerileyebildiğine dair bulgular da bulunuyor. Bu nedenle yaşlanmayı artık yalnızca pasif bir süreç olarak değil, belirli ölçüde yönetilebilen biyolojik bir süreç olarak değerlendiriyoruz” diyor.</p>

<p><strong>EPİGENETİK YAŞI NASIL GERİYE ÇEVİREBİLİRİZ?&nbsp;</strong></p>

<p>Biyolojik yaşın yönetiminde tek bir “mucize çözüm” olmadığını vurgulayan&nbsp;<strong>Acıbadem Life İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>, sürecin büyük ölçüde yaşam tarzıyla ilişkili olduğunu belirterek, “Her şey kişinin kendi sağlık sorumluluğunu almasıyla başlıyor. Beslenme düzeni, fiziksel aktivite, uyku kalitesi, stres yönetimi ve çevresel toksinlere maruz kalma gibi faktörler biyolojik yaş üzerinde doğrudan etkili olabiliyor. Özellikle anti-inflamatuar beslenme modeli, düzenli egzersiz ve biyolojik ritimle uyumlu bir yaşam tarzı, epigenetik süreçlerde olumlu değişimlerle ilişkilendiriliyor” diyor.</p>

<p>Ancak bu sürecin herkeste aynı şekilde ilerlemediğine de dikkat çeken&nbsp;<strong>Dr. Sarıyıldız</strong>, “Biyolojik yaşın yavaşlaması ya da gerilemesi kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Genetik altyapı, çocukluk döneminden itibaren maruz kalınan çevresel faktörler ve mevcut hastalık yükü bu süreci doğrudan etkiliyor. Bu nedenle biyolojik yaş yönetimini bir ‘reset tuşu’ gibi değil, bedenin işleyişini daha sağlıklı hale getirmeye yönelik uzun vadeli bir optimizasyon süreci olarak değerlendirmek gerekiyor” ifadelerini kullanıyor.</p>

<p><strong>TIPTA YENİ DÖNEM: HASTALIK ORTAYA ÇIKMADAN ÖNLEMEK</strong></p>

<p>Geleneksel risk değerlendirme modelleri çoğunlukla yaş, kolesterol, tansiyon gibi parametrelere dayanıyor. Epigenetik saat yaklaşımı ise sağlık yönetimine kişiselleştirilmiş bir katman ekliyor. Özellikle önleyici tıbbı birkaç adım daha öteye taşıyarak hastalık ortaya çıkmadan önce riskin saptanması ve müdahale edilmesi açısından yeni bir dönemin kapısını aralıyor” ifadelerini kullanıyor.&nbsp;</p>

<p>Artık sadece “kaç yaşındasın?” sorusunun yeterli olmadığının ve asıl sorunun “Gerçekte ne kadar yaşlısın?” sorusu olduğunu belirten&nbsp;<strong>Acıbadem Life Danışmanı İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>, “Üstelik bugün yaşlılık somut olarak ölçülebilir duruma geldi. Bilimsel araştırmalar sürse de mevcut verilerle dahi yaşlanmanın sadece ilerleyen, tek yönlü ve geri döndürülemez bir süreç olmadığı fikri güçleniyor. Bu gelişme sadece “yaşlanmayı engellemek ya da yaşlılığı geciktirmek” olarak görmekten ziyade tıbbın felsefesini değiştirme potansiyeli taşıyan bir kırılma noktası. Çünkü hastalıkların kaçınılmaz kader olduğu fikri yerini, yönetilebilir ve hatta geri döndürülebilir biyolojik süreçler anlayışına bırakıyor” diyor.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/yesil-bursa-rallisi-50-starta-hazir-84666</link>
            <category>SPOR</category>
            <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yeşil Bursa Rallisi 50. Starta Hazır</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/yesil-bursa-rallisi-50-starta-hazir-1780406902.jpg">
                        <figcaption>Yeşil Bursa Rallisi 50. Starta Hazır</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>2026 Petrol Ofisi Maxima Türkiye Ralli Şampiyonası'nın 3. ayağı olan&nbsp;<strong>50.Yeşil Bursa Rallisi</strong>, Bursa Otomobil Spor Kulübü (BOSSEK) tarafından 05-07 Haziran tarihleri arasında organize ediliyor. &nbsp;55 otomobil ve 110 sporcunun katılacağı ralli, Aloft by Marriot ana sponsorluğunda, Petrol Ofisi Maxima, Spor Toto, Osmangazi Belediyesi, Şentürk Otomotiv, Remed Assistance, Salados, Fora, Power App, AutoClub, Mavi Yeşil Danışmanlık ve Bidijital katkılarıyla düzenlenecek.</p>

<p>05 Haziran Cuma günü saat 19.00'da&nbsp;<strong>Osmangazi Belediyesi</strong>&nbsp;önünde düzenlenecek olan start seremonisi ile başlayacak olan organizasyonun ilk gününde, saat 20.30'da Hüseyinalan-Mürseller bölgesinde belirlenen 3.30 kilometrelik seyirci özel etabı geçilecek.</p>

<p>Toplam uzunluğu 126,30 km. olan Orhaneli-Keles bölgesindeki 9 özel etabın yer aldığı rallinin ikinci günü 06 Haziran Cumartesi saat 09.00'dan itibaren&nbsp;<strong>Petrol Ofisi Maxima</strong>&nbsp;(Göynükbelen) ve&nbsp;<strong>Remed Assistance</strong>&nbsp;(Dağgüney) etapları ikişer kez geçilecek. Rallinin ikinci günü 19.27'den itibaren servis alanının da yer aldığı&nbsp;<strong>Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi</strong>&nbsp;(GUHEM)'nde son bulacak.</p>

<p>Asfalt zeminli zorlu rallinin son günü ise 07 Haziran Pazar saat 08.30'dan itibaren&nbsp;<strong>Y.Nedim Çelik</strong>&nbsp;(Soğukpınar) ve&nbsp;<strong>Şentürk Otomotiv</strong>&nbsp;(Hüseyinalan) etaplarının ikişer kez geçilmesinin ardından saat 16.15'ten itibaren&nbsp;<strong>Aloft by Marriott Bursa Hotel</strong>'deki finiş podyumunda son bulacak.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/eczacibasi-dynavit-ten-asli-kalac-hamlesi-84665</link>
            <category>SPOR</category>
            <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Eczacıbaşı Dynavit ten Aslı Kalaç hamlesi!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/eczacibasi-dynavit-ten-asli-kalac-hamlesi-1780406895.jpg">
                        <figcaption>Eczacıbaşı Dynavit ten Aslı Kalaç hamlesi!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>2026-2027 sezonu hazırlıklarına devam eden Eczacıbaşı Dynavit, orta oyuncu rotasyonu kapsamında milli sporcu Aslı Kalaç’ı renklerine bağladığını duyurdu.</p>

<p>Transfer hakkında&nbsp;<strong>Eczacıbaşı Spor Kulübü Kulüp Menajeri Bilun Yılmaz</strong>&nbsp;şu ifadeleri kullandı:&nbsp;<em>“Aslı Kalaç, Türk voleybolunu uzun yıllardır başarıyla temsil eden, deneyimi yüksek bir orta oyuncu. Hem Sultanlar Ligi’ndeki tecrübesi hem de milli takım formasını yıllardır gururla taşımasıyla kadromuza önemli bir değer katacağına inanıyoruz. Sahadaki istikrarı ve oyun bilgisiyle genç oyuncularımıza da örnek olacağına inanıyoruz.”</em></p>

<p><strong>Aslı Kalaç Hakkında:</strong></p>

<p>1995 doğumlu orta oyuncu Aslı Kalaç; TVF Spor Lisesi, Bakırköy Belediyesi Yeşilyurt Spor Kulübü, Galatasaray HDI Sigorta, Türk Hava Yolları SK ve Fenerbahçe formaları giymiş ve Sultanlar Ligi’nin deneyimli isimleri arasında yer almaktadır.</p>

<p>Milli takım kariyerinde de önemli başarılar elde eden Aslı Kalaç; 2021 ve 2023 Voleybol Milletler Ligi şampiyonlukları yaşayan kadrolarda yer aldı. Ayrıca 2023 Avrupa Şampiyonası’nda gümüş madalya kazanan Filenin Sultanları kadrosunun parçalarından biriydi.</p>

<p>Kulüp kariyerinde önemli takımlarda forma giyen Aslı Kalaç, yeni sezonda Eczacıbaşı Dynavit’in başarısı için mücadele edecektir.</p>

<p><strong>Kulüp Başarıları:<br />
&nbsp;</strong>2022/23, 2023/24 Şampiyonlar Ligi – Üçüncülük<br />
&nbsp;2022/23, 2023/24 Sultanlar Ligi – Şampiyonluk<br />
&nbsp;2023/24, 2024/25 Türkiye Kupası – Şampiyonluk<br />
&nbsp;2022/23, 2023/24, 2025/2026 Türkiye Süper Kupası - Şampiyonluk</p>

<p><strong>Milli Takım Başarıları:</strong><br />
&nbsp;2011 Avrupa Şampiyonası U18 – Şampiyonluk<br />
&nbsp;2011 Dünya Şampiyonası U19 – Şampiyonluk<br />
&nbsp;2012 Avrupa Şampiyonası U20 – Şampiyonluk<br />
&nbsp;2017 Dünya Şampiyonası U23 - Şampiyonluk<br />
&nbsp;2023 Voleybol Milletler Ligi – Şampiyonluk<br />
&nbsp;2023 Avrupa Şampiyonası – Şampiyonluk<br />
&nbsp;2025 Dünya Şampiyonası – Şampiyonluk</p>

<p><strong>Bireysel Başarılar:</strong><br />
&nbsp;2015/2016 Sultanlar Ligi – En İyi Servis Atan Oyuncu<br />
&nbsp;2014/2015, 2015/2016 CEV Kupası – En İyi Blok Yapan Oyuncu<br />
&nbsp;2019/20 Sultanlar Ligi – En İyi Hücum Eden Oyuncu<br />
&nbsp;2021/22 Türkiye Kupası – En İyi Blok Yapan Oyuncu<br />
&nbsp;2023/24 Sultanlar Ligi – En İyi Blok Yapan Oyuncu</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/sas-yapay-zekaya-hazir-veri-yonetimini-ileri-tasiyor-84664</link>
            <category>TEKNOLOJİ</category>
            <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>SAS, Yapay Zekaya Hazır Veri Yönetimini İleri Taşıyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/sas-yapay-zekaya-hazir-veri-yonetimini-ileri-tasiyor-1780304726.jpg">
                        <figcaption>SAS, Yapay Zekaya Hazır Veri Yönetimini İleri Taşıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><em>Entegre analitik ve yapay zeka odaklı otomasyon; kurumların veriyi güvenilir yapay zekâ için ölçekli biçimde hazırlamasına, yönetmesine ve kullanıma almasına yardımcı oluyor.</em></p>

<p><em>&nbsp;</em>İşletmeler yapay zekayı operasyonel hale getirmek için hızla ilerlerken, birçok kurum parçalı veri ortamları ve manuel veri mühendisliği süreçleri nedeniyle darboğaz yaşıyor. Ayrıca mevcut yönetişim modelleri, yapay zeka destekli karar alma süreçlerinin ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalıyor.</p>

<p>Yapay zeka yetkinlikleri hızla gelişirken, bu teknolojilerin güvenli ve güvenilir şekilde devreye alınmasını sağlayacak veri temelleri aynı hızda ilerlemiyor. Bu durum projelerin gecikmesine, risklerin artmasına ve yapay zeka girişimlerinin üretim aşamasına geçmekte zorlanmasına yol açıyor.</p>

<p>SAS, analitik, otomasyon ve yapay zeka uygulamaları için veriyi hazırlamaya, yönetmeye ve aktif hale getirmeye yardımcı olmak amacıyla geliştirilen,&nbsp;SAS®&nbsp;Viya®&nbsp;veri ve yapay zeka platformu üzerinde çalışan bulut tabanlı&nbsp;SAS Data Management&nbsp;çözümünü duyurdu. SAS; yönetişim, veri soy izlenebilirliği (data lineage) ve performans yetkinliklerini doğrudan veri iş akışlarına entegre ederek kurumların güven ve kontrolü kaybetmeden yapay zeka projelerini ölçeklendirmesini sağlıyor.</p>

<p>Öne çıkan yeni ve genişletilmiş yetkinlikler şunlardır:</p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Yapay zekaya hazır veri yönetimi</li>
	<li>Tasarımdan itibaren entegre yönetişim</li>
	<li>Ajan tabanlı yapay zeka (Agentic AI) ve copilot (yapay zeka destekli yardımcı araçlar) çözümleri</li>
	<li>Bulut tabanlı analitik hızlandırma</li>
</ul>

<p><strong>SAS Veri ve Yapay Zeka Stratejisi Kıdemli Direktörü Alyssa Farrell</strong>, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “<em>Kuruluşlar, insan müdahalesinin daha sınırlı olduğu ajan tabanlı yapay zeka iş akışlarına yöneldikçe, modern veri platformları kritik bir ihtiyaç haline geliyor. SAS olarak, kurumların veri altyapılarını modernize etmesine, karmaşıklığı azaltmasına ve yapay zekadan elde edilen değeri artırmasına yardımcı olarak veri yönetimini yapay zeka çağı için yeniden tanımlıyoruz. Bunu yaparken yönetişim ve güven unsurlarını da altyapının merkezine yerleştiriyoruz</em>.”</p>

<p><strong>Güven esaslı ve bütünleşik veri yönetimi</strong></p>

<p>IDC ve SAS tarafından gerçekleştirilen küresel araştırmaya göre&nbsp;kurumların %49’u, merkezi olmayan veya yeterince optimize edilmemiş bulut veri ortamlarını yapay zeka dönüşümünün önündeki en büyük engel olarak görüyor. Bunu %44 ile yetersiz veri yönetişimi süreçleri izliyor. Sektör analistleri de bu soruna dikkat çekiyor. Gartner, yapay zeka girişimlerinin %60’ının yapay zekaya hazır veri eksikliği nedeniyle başarısız olacağını öngörüyor.</p>

<p>SAS Viya üzerindeki veri yönetimi çözümleri, yönetişim ve denetlenebilirliği bir uyumluluk zorunluluğu değil, temel bir tasarım ilkesi olarak ele alarak bu zorlukları gideriyor. SAS; kontrol mekanizmalarını birbirinden kopuk araçların üzerine bir katman olarak eklemek yerine; veri erişimi, hazırlığı ve etkinleştirilmesi süreçlerine veri izlenebilirliği ve şeffaflığı doğrudan dahil ederek kurumların güvenilir ve denetlenebilir bir temel oluşturuyor.</p>

<p><strong>Analitiği veriye taşıyan yaklaşım</strong></p>

<p>Pek çok kurum için analitik ve yapay zekayı ölçeklendirmek, bugüne kadar verinin farklı platformlar arasında taşınmasını ve çeşitli ortamlarda çoğaltılmasını gerektiriyordu. Bu durum gecikmelere, maliyet artışına ve yönetişim risklerine neden oluyordu. SAS Data Management ise farklı bir yaklaşım benimseyerek analitik ve yapay zekayı verinin bulunduğu ortama taşıyor.</p>

<p>Bu yaklaşımın en önemli örneklerinden biri olan&nbsp;<strong>SAS SpeedyStore</strong>, SAS Viya ile sıkı entegre çalışan yüksek performanslı ve bulut tabanlı bir analitik veri platformu olarak öne çıkıyor. Analitik ve yapay zekayı dağıtık veri yapılarının yanında çalıştıran SAS SpeedyStore, veri taşınmasını minimize ederken performansı artırıyor ve kurumların ihtiyaç duyduğu veri izlenebilirliği ile denetlenebilirliği koruyor.</p>

<p>SAS, bu yaklaşımı yalnızca kendi veri platformuyla sınırlı tutmuyor.&nbsp;<strong>SAS Data Accelerator</strong>&nbsp;çözümü sayesinde SAS analitik yetkinlikleri, kurumların halihazırda kullandığı önde gelen bulut veri ortamları içinde doğrudan çalışabiliyor. Büyük ölçekli veri ambarları ve lakehouse mimarileriyle uyumlu çalışan çözüm; gecikmeyi azaltıyor, maliyetleri düşürüyor ve veriyi bulunduğu yerde işleyerek güvenliği artırıyor. Ayrıca SAS Viya, DuckDB gibi modern gömülü analitik motorlarını destekleyerek Parquet, CSV ve JSON gibi açık veri formatlarının yönetişim kontrollü iş akışları içinde hızlı ve yerel biçimde analiz edilmesini sağlıyor.</p>

<p><strong>Veri yönetimini dönüştüren &nbsp;ajan tabanlı yapay zeka çözümleri</strong></p>

<p>Kurumlar karar süreçlerini ve iş akışlarını otomatikleştirmek için&nbsp;ajan tabanlı yapay zeka&nbsp;ve copilot çözümlerini kullanmaya başladıkça, bu sistemleri besleyen verinin kalitesi ve yönetişimi daha da kritik hale geliyor. Pek çok yapay zeka asistanı yalnızca veri hazırlandıktan sonra devreye girerken, bu durum güven, izlenebilirlik ve denetim açısından önemli boşluklar yaratabiliyor. SAS ise farklı bir yaklaşım benimseyerek yapay zeka destekli yardım mekanizmalarını doğrudan veri yaşam döngüsünün merkezine konumlandırıyor. Böylece yapay zekanın ölçekli biçimde güvenle kullanılabilmesi için kritik temel karar süreçleri daha sağlıklı yönetilebiliyor.</p>

<p>SAS’ın sunduğu ajan tabanlı yapay zeka ve Copilot; kurumların veriyi anlamasına, hazırlamasına ve analitik, otomasyon ya da yapay zeka uygulamalarında güvenli biçimde kullanmasına destek oluyor. Yönetişim kontrollü veri iş akışları içinde çalışan bu yetkinlikler, manuel iş yükünü azaltırken şeffaflık ve kontrolün korunmasına yardımcı oluyor.</p>

<p>SAS Viya Copilot for Data Discovery, kullanıcıların yönetişim kontrollü veri ve analitik varlıklarını doğal dil kullanarak keşfetmesini sağlıyor. Böylece kullanıcılar hangi verinin mevcut olduğunu, nasıl kullanılabileceğini ve güvenilir olup olmadığını saniyeler içinde anlayabiliyor; veri keşif süreçleri günler yerine saniyeler içinde tamamlanabiliyor.</p>

<p>SAS Viya Copilot for Code Assistance ise yapay zeka destekli geliştirme deneyimini doğrudan SAS Studio ortamına taşıyor. Geliştiriciler, yönetilen geliştirme ortamından ayrılmadan doğal dil aracılığıyla SAS ve Python kodlarını yazabiliyor, anlayabiliyor ve iyileştirebiliyor. Bu sayede geliştirme süreçleri hızlanırken insan denetimi korunuyor.</p>

<p><strong>SAS Data Maker</strong>&nbsp;veri erişim kısıtlarını aşmak için yüksek doğrulukta sentetik veri üretiyor. Gerçek verinin istatistiksel, ilişkisel ve zamansal özelliklerini yansıtan bu sentetik veri; gizlilik, denetlenebilirlik ve regülasyonlara uyumluluk gereksinimlerini koruyarak ekiplerin hassas verileri açığa çıkarmadan geliştirme, test ve iş birliği süreçlerini yürütmesine olanak tanıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/modern-cagin-yayginlasan-sorunu-uykusuzluk-84663</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Modern çağın yaygınlaşan sorunu: Uykusuzluk!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/modern-cagin-yayginlasan-sorunu-uykusuzluk-1780304715.jpg">
                        <figcaption>Modern çağın yaygınlaşan sorunu: Uykusuzluk!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>“Gece boyunca dönüp duruyorum”, “Sabah kalkınca sanki hiç uyumamış gibi oluyorum”, “Başımı yastığa koyuyorum ama saatlerce uyuyamıyorum” diyenlerin sayısı her geçen gün artıyor.&nbsp;<strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları (KBB) Uzmanı Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar,</strong>&nbsp;uykusuzluğun sadece stres ya da yoğun tempodan kaynaklanmadığını, burun ve boğazdaki bazı sorunların da gece boyunca nefes almayı zorlaştırarak kaliteli uykuyu engelleyebildiğini söylüyor. Uykusuzluk sorununun sadece yetişkinlerle sınırlı kalmadığını, son yıllarda çocuklarda da sık karşılaşıldığını belirten Prof. Dr. Tatlıpınar, uykusuzluğun altında yatan sinsi nedenleri ve sağlıklı bir uyku için 5 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.&nbsp;</p>

<p>Modern yaşamın getirdiği stres, kaygı ve özellikle gece geç saatlere kadar süren ekran kullanımı, son yıllarda uyku sorunu yaşayanların sayısını artırıyor. Birçok kişi uykusuzluğu stres ve zihinsel yorgunlukla ilişkilendiriyor ancak çoğu zaman gözden kaçan başka bir neden daha var: Burun ve boğaz hastalıkları.&nbsp;<strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları (KBB) Uzmanı Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar</strong>; “Özellikle ‘sabah yorgun uyanıyorum’, ‘gece sık sık uyanıyorum’ ya da ‘sanki hiç uyumamış gibiyim’ diyenlerin, mutlaka kulak, burun ve boğaz hastalıkları uzmanına başvurmasında fayda var. Çünkü horlama, burun tıkanıklığı, geniz eti, bademcik büyümesi ve uyku sırasında nefesin durması gibi kulak, burun ve boğaz kaynaklı sorunlar, gece boyunca kaliteli uykuyu engelleyebiliyor.”</p>

<p><strong>Sinsi tehlike ‘uyku apnesi’ne dikkat!</strong></p>

<p>Özellikle uykuda nefesin kısa süreli durduğu ‘uyku apnesi’ durumunda kişinin gece boyunca defalarca nefessiz kalabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Tatlıpınar, “Bu durum çoğu zaman kişinin farkında olmadan gerçekleşiyor. Kişi gece boyunca sık sık uyanıyor, derin uykuya geçemiyor ve sabah büyük bir yorgunlukla güne başlıyor. Gün içinde uyuklama, dikkat dağınıklığı, unutkanlık ve odaklanma sorunları görülebiliyor” diyor. Burun eğriliği, geniz eti ve bademcik büyümesi, alerjiye bağlı burun tıkanıklığı, damak ve küçük dil sarkması gibi sorunların hava yolunu daraltarak uyku sırasında nefes almayı zorlaştırabildiğini belirten Prof. Dr. Tatlıpınar, tedavi edilmeyen uyku apnesinin uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekiyor. Prof. Dr. Tatlıpınar, yapılan araştırmalara göre uyku apnesinin, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, diyabet, depresyon ve felç riskini de artırabildiğini söylüyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Çocuklarda da görülebiliyor</strong></p>

<p>Uyku sırasında nefes alma problemleri, geniz eti ve bademcik büyümesi nedeniyle gece horlama, ağız açık uyuma ve huzursuz uyku sık görülebiliyor. Kaliteli uyuyamayan çocuklarda dikkat eksikliği, öğrenme güçlüğü, huzursuzluk ve büyüme-gelişme sorunları ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar “Özellikle geceleri horlayan ve ağzı açık uyuyan çocukların mutlaka değerlendirilmesi gerekir” diyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Gece uykusunu bozan alışkanlıklara dikkat!</strong></p>

<p>Uykusuzluğun sadece sağlık sorunlarından değil, bazı yanlış alışkanlıklardan da kaynaklanabildiğini belirten Prof. Dr. Tatlıpınar sözlerine şöyle devam ediyor: “Özellikle telefon, tablet ve TV gibi cihazların yarattığı ışık ve ekran maruziyeti melatonin üretimini baskılayarak hem uykuya dalışı hem de uykunun derinliğini bozar. Her gün farklı saatlerde yatmak ve kalkmak uyku ritmini olumsuz etkiler. Stres, gece çok aç ya da tok yatmak, ortamda gürültü olması, fazla sıcak ortam, yastık ve yatak problemleri sık uyanmalara neden olabilir. Kafein içeren kahve, çay, çikolata gibi ürünler, bazı ilaçlar uykuyu olumsuz etkiler. Gece tuvalete kalkmaya neden olan sağlık problemleri de uykunun bölünmesine neden olur.”</p>

<p><strong>Uykusuzluğa karşı 5 etkili önlem!</strong></p>

<p><strong>Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar&nbsp;</strong>sağlıklı, kaliteli ve yeterli uykunun hem ruhsal hem de fiziksel açıdan son derece önemli olduğunu vurgulayarak, uykusuzluğa karşı 5 etkili önlemi şöyle sıralıyor;&nbsp;</p>

<ul>
	<li>Sabah yorgun uyanıyor, gün içinde uyukluyorsanız mutlaka sağlık kontrolünüzü yaptırın.&nbsp;</li>
	<li>Burun tıkanıklığı, ağız açık uyuma, geniz eti, bademcik ve burun eğriliği şikayetlerini önemseyin ve mutlaka tedavi olun. &nbsp;</li>
	<li>Yatmadan önce telefon, tablet ve televizyon kullanımını azaltın.</li>
	<li>Her gün aynı saatlerde uyuyup uyanmaya özen gösterin.</li>
	<li>Akşam saatlerinde kahve, çay ve ağır yemek tüketiminden kaçının.</li>
</ul>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/dogum-sonrasi-depresyona-dikkat-84662</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Doğum Sonrası Depresyona Dikkat!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/dogum-sonrasi-depresyona-dikkat-1780304699.jpg">
                        <figcaption>Doğum Sonrası Depresyona Dikkat!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Doğum süreci,<strong>&nbsp;</strong>birçok kadın için hayatın en özel deneyimlerinden biri. Ancak bu yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda hormonal, psikolojik ve sosyal açıdan da önemli değişimlerin yaşandığı bir süreç. Öyle ki, annelerin bir kısmı doğum sonrası dönemde duygusal dalgalanmalar yaşarken bazı kadınlarda belirtiler daha ağır seyrederek “doğum sonrası depresyon (postpartum depresyon)” olarak adlandırılan klinik bir tablo oluşturabiliyor.&nbsp;<strong>İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kevser Altıntaş</strong>, bilinçli bir hazırlığın, riskleri azaltacağının ve süreci daha sağlıklı hale getireceğinin altını çizerek şunları söylüyor:&nbsp;<em>“Annelik her zaman kusursuz geçen bir süreç olmayabilir. Doğum sonrası dönemlerde duygusal olarak tükenmiş hissetmek, zorlanmak ya da yardım ihtiyacı duymak bir zayıflık değildir. Önemli olan erken fark etmek ve yardım istemekten çekinmemektir. Unutmayın, destek istemek bir eksiklik değil; hem kendiniz hem de bebeğiniz için attığınız güçlü ve iyileştirici bir adımdır.”</em></p>

<p><strong>Doğum Sonrası Her Duygu Değişimi Depresyon mu?</strong></p>

<p>Toplumda yaygın görülen doğum sonrası dönemdeki duygusal dalgalanmalarda birçok anne ilk birkaç gün veya hafta içinde ağlama nöbetleri, huzursuzluk, duygu durum değişiklikleri yaşayabiliyor. “Annelik hüznü (Baby blues)” olarak da bilinen bu durum genellikle 7-14 gün içinde kendiliğinden geçiyor. Ancak postpartum depresyon&nbsp;çok daha ciddi bir tablonun adı. Belirtileri genellikle doğumdan sonraki&nbsp;ilk 4 ilâ 6 haftada&nbsp;ortaya çıksa da bazı kadınlarda doğumdan birkaç ay sonra, hatta bazen doğumdan sonraki<strong>&nbsp;bir yıl içinde&nbsp;</strong>bile kendini gösterebiliyor. Bu dönemde sürekli mutsuzluk, keyif alamama, yoğun kaygı, yetersizlik hissi ve hatta bebeğe karşı olumsuz duygular gibi belirtilere dikkat edilmelidir. Bu belirtiler annenin işlevselliğini etkiliyorsa ve iki haftadan uzun süredir devam ediyorsa, doğum sonrası depresyon açısından mutlaka bir hekim değerlendirmesi yapılmalıdır.</p>

<p><strong>Hangi Anneler Daha Çok Risk Altında?</strong></p>

<p>Doğum sonrası depresyon her annede ortaya çıkabilir; ancak bazı biyolojik, psikolojik ve çevresel risk faktörleri bu durumu daha da kolaylaştırabilir. Örneğin; daha önce depresyon veya anksiyete öyküsü olması, zor ya da travmatik doğum deneyimi, sosyal destek eksikliği (aile, arkadaş, eş desteği), evlilik/ilişki problemleri ya da maddi zorluklar, beklenmeyen ya da istenmeyen gebelik ve bebeğin sağlık sorunları bunlar arasındadır. Ancak bu risk faktörlerinin hiçbirinin olmadığı annelerde de doğum sonrası depresyon görülebilmekte. Günümüzde ayrıca mükemmel anne olma baskısı ve sosyal medyada idealize edilen annelik algısı da annelerin kendilerini yetersiz hissetmelerinde önemli bir faktör.&nbsp;</p>

<p><strong>Doğum Sonrası Depresyon Nasıl Tedavi Ediliyor?&nbsp;</strong></p>

<p>Unutulmamalıdır ki, doğum sonrası depresyon tedavi edilebilir bir durumdur. Tedavi planı ise belirtilerin şiddetine göre değişebiliyor. Psikoterapi, ilaç tedavisi, sosyal destek ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle tamamen iyileşme mümkündür. Bu nedenle tedavi sürecinin planlanması için mutlaka bir psikiyatri uzmanına danışılmalıdır. Kuşkusuz annenin yakın çevresindeki kişilerin/eşinin anlayışlı, yargılamadan dinleyen ve destekleyici bir tutum sergilemeleri de iyileşme sürecinde önemlidir. Peki, doğum öncesinden itibaren anneler ruh sağlıklarını nasıl korumalı? Özellikle önleyici bazı adımlarla depresyon riskini düşürmek mümkün. İşte o adımlar: &nbsp;</p>

<ul>
	<li>Eşinizle açık iletişim kurun</li>
	<li>Doğum sonrası bakım planınızı gözden geçirin&nbsp;</li>
	<li>Uyku ve beslenme düzeninize özen gösterin</li>
	<li>Gerekirse doğumdan önce bir uzmandan destek alın</li>
	<li>Kendinize zaman ayırın, hobilerinizden kopmayın ve günlük yaşam planlarınızı sürdürün</li>
</ul>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/ebeveynli-oyun-grubuna-ailelerden-yogun-ilgi-84661</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ebeveynli oyun grubuna ailelerden yoğun ilgi</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/ebeveynli-oyun-grubuna-ailelerden-yogun-ilgi-1780304692.jpg">
                        <figcaption>Ebeveynli oyun grubuna ailelerden yoğun ilgi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:14pt"><span style="font-family:Arial,sans-serif">Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Anne Şehir Merkezleri, anneler ve çocuklara yönelik örnek projeler üretmeye devam ediyor. Bu projelerden biri olan “Ebeveynli Oyun Grubu”, yalnızca İzmit’te bulunan Anne Şehir Merkezi Akasya’da uygulanıyor ve ailelerden yoğun ilgi görüyor.</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong><span style="font-size:14pt"><span style="font-family:Arial,sans-serif">SADECE AKASYA ANNE ŞEHİR MERKEZİ’NDE</span></span></strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:14pt"><span style="font-family:Arial,sans-serif">Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından ilk kez Anne Şehir Merkezi Akasya’da başlatılan ebeveynli oyun grubu ailelerden yoğun ilgi görmeye devam ediyor. 18-24 ay ve 24-36 ay olmak üzere iki farklı yaş grubuna özel hazırlanan programda minikler, anneleriyle birlikte katıldıkları oyun temelli etkinliklerle öğrenme sürecine dahil oluyor. Çocuklar bu süreçte hem eğleniyor hem de ebeveynleriyle zaman geçirmenin keyfini yaşıyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong><span style="font-size:14pt"><span style="font-family:Arial,sans-serif">MİNİKLER EBEVEYNLERİYLE KEŞFEDEREK ÖĞRENİYOR</span></span></strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:14pt"><span style="font-family:Arial,sans-serif">Miniklerin ebeveynleriyle keşfederek öğrendikleri program; çocukların sosyal, bilişsel, duygusal ve fiziksel gelişimlerini destekleyecek şekilde planlanıyor. Etkinlikler sayesinde akran iletişimi güçlenirken ince ve kaba motor beceriler, dil gelişimi ve problem çözme yetenekleri de destekleniyor. Merkezde haftada bir gün düzenlenen programlar, 10’ar kişilik sınıflarda gerçekleştiriliyor ve eğitimlerde her çocuğa birebir ilgi gösteriliyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong><span style="font-size:14pt"><span style="font-family:Arial,sans-serif">ÖZGÜVENLİ VE SOSYAL BİREYLER YETİŞTİRMEYİ AMAÇLIYOR</span></span></strong><br />
<span style="font-size:14pt"><span style="font-family:Arial,sans-serif">Ebeveynli oyun gruplarında çocukların; dünyayı tanıma ve anlamlandırma becerilerinin gelişmesi, sosyalleşme süreçlerinin desteklenmesi, özgüven ve iletişim becerilerinin artırılması ve hareket ederek öğrenme alışkanlığı kazanmaları hedefleniyor. Ayrıca program süresince çocuklar uzman psikologlar tarafından gözlemleniyor. Gerekli durumlarda ailelere danışmanlık desteği sunularak hem çocukların hem de ebeveynlerin süreci sağlıklı şekilde yönetmesi sağlanıyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong><span style="font-size:14pt"><span style="font-family:Arial,sans-serif">ANNELER İÇİN DE KAPSAMLI HİZMETLER</span></span></strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:14pt"><span style="font-family:Arial,sans-serif">Anne Şehir Merkezleri’nde sadece çocuklara değil, annelere yönelik de birçok hizmet bulunuyor. Pilates, fitness ve zumba gibi spor aktivitelerinin yanı sıra psikolojik danışmanlık, diyetisyen ve fizyoterapi hizmetleriyle kadınların hem fiziksel hem de sosyal olarak desteklenmesi amaçlanıyor. Marifetli Eller Atölyesi’ne katılan kadınlar, tamamen ücretsiz workshoplarla hem yeni beceriler kazanıyor hem de keyifli zaman geçiriyor. Ayrıca bunların yanı sıra ders saatleri sırasında çocuklar, anne yanı sınıflarında güvenle eğitim alarak eğlenceli vakit geçiriyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">&nbsp;</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/selcuklu-turizmin-nabzini-tutmaya-devam-ediyor-84660</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 12:04:46 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Selçuklu turizmin nabzını tutmaya devam ediyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/selcuklu-turizmin-nabzini-tutmaya-devam-ediyor-1780304686.jpg">
                        <figcaption>Selçuklu turizmin nabzını tutmaya devam ediyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="text-align:start; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Calibri, "sans-serif"">Konya turizmine önemli katkılar sağlayan Selçuklu’nun sembol mekanları uzun bayram tatilinde ziyaretçilerden yine yoğun ilgi gördü. Tabiatın ve doğanın, şehir yaşamıyla buluştuğu Tropikal Kelebek Bahçesi, Sille Baraj Park, Selçuklu Seyir Tepesi Sille ve müzeler Konya’ya bayram tatili için gelen ve uzun bayram tatilini fırsat bilen ziyaretçileri misafir etti. 9 günlük bayram tatilinde Selçuklu  104 bin 670 kişiyi ağırladı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Calibri, "sans-serif""><b>Tropikal Kelebek Bahçesi kelebeklerin olağanüstü yaşamlarına şahit olmak isteyenlerin tercihi oldu</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Calibri, "sans-serif"">Konya’da Mevlana Müzesi’nden sonra en çok ziyaret edilen lokasyonların başında gelen Konya Tropikal Kelebek Bahçesi’ne bayram tatilinde ziyarete gelen misafirler kelebeklerin olağanüstü yaşam döngüsüne tanıklık etme fırsatı buldu. Birçok tür kelebeğe doğal yaşam alanı sunan bahçede farklı türlerde binlerce bitki de bulunurken tatilde bahçeye gelen 32 bin 616 ziyaretçi bu unutulmayacak anlara şahitlik etti. Ayrıca,  Türkiye’nin dört bir yanından gelen misafirler müzede bulunan “Nereden Geliyorsunuz” haritasına geldikleri ilin üzerinde işaretleme yaparak  Tropikal Kelebek Bahçesi’ne bir hatıra bıraktı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Calibri, "sans-serif""><b>Doğanın Tüm Renkleri Sille Baraj Park’ta</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Calibri, "sans-serif"">Selçuklu’da tabiatın her rengini ve atmosferini barındıran Sille Baraj Park da bayram tatilinde birçok ziyaretçi ağırladı. Misafirlerine doğada temiz bir nefes aldıran Sille Baraj Park 35 bin 398 ziyaretçiyle bayram tatilinde en çok tercih edilen mekanlardan biri oldu. Yine ziyaretçilerin gözde mekanlarından olan Seyir Tepesi de  25 bin 262 kişi tarafından ziyaret edildi.  Binlerce yıllık geçmişe sahip olan Sille Mahallesi ve burada bulunan Aya Eleni Müzesi, Sille Müzesi ile Zaman Müzesi de en çok ziyaret edilen mekanlar arasında yer alarak 11 bin 394 misafiri ağırladı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Calibri, "sans-serif""><b>Başkan Pekyatırmacı: “Selçuklu’nun bu kadar yoğun ilgi görmesi bizi memnun ediyor”</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Calibri, "sans-serif"">Bayram tatilinde şehir içi ve şehir dışından gelen misafirleri ağırlamaktan dolayı memnuniyet duyduklarını ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, “Bayram tatilinde turizmin merkezi konumundaki Selçuklumuzun sembol mekanlarında çok sayıda misafirimizi ağırlamanın <span style="font-size:11pt">mutluluğunu yaşadık. Hemşehrilerimiz ve şehir dışından gelen ziyaretçilerimiz bayram coşkusunu Selçuklu’nun gözde mekanlarında sevdikleriyle gezerek doyasıya yaşadı. Uzun bayram tatilinde </span><span style="font-size:11pt">Konya Tropikal Kelebek Bahçesi</span><span style="font-size:11pt">, </span><span style="font-size:11pt">Selçuklu Seyir Tepesi</span><span style="font-size:11pt">, </span><span style="font-size:11pt">Sille Baraj Park</span><span style="font-size:11pt"> ve müzelerimizde yüz  binin üzerinde  misafirimizi ağırladık. Konya’dan, şehir dışından ve yurt dışından gelen tüm ziyaretçilerimize teşekkür ediyorum” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Calibri, "sans-serif""><b>Tüm ziyaretçiler Selçuklu’dan memnun ayrıldı</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Calibri, "sans-serif"">Selçuklu’nun sembol mekanlarını ziyaret eden vatandaşlar, hem doğal güzelliklerden hem de sosyal alanlardan memnun kaldıklarını ifade ederek Selçuklu Belediyesi’ne ve Selçuklu Belediye  Başkanı Ahmet  Pekyatırmacı’ya  teşekkür etti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:13px"> </p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:13px"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/osmangazi-belediyesi-kadin-ureticilerin-yaninda-84659</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 12:04:35 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Osmangazi Belediyesi Kadın Üreticilerin Yanında</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/osmangazi-belediyesi-kadin-ureticilerin-yaninda-1780304675.jpg">
                        <figcaption>Osmangazi Belediyesi Kadın Üreticilerin Yanında</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">Osmangazi Belediyesi’nin destekleriyle Osmangazi Meydanı’nda kurulan Kadın Girişimciler Sokağı, kadın üreticileri vatandaşlarla buluşturdu. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">Osmangazi Belediyesi, kadın üreticilerin ekonomik hayatta daha güçlü yer alabilmesi adına yürüttüğü destek çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Daha önce birçok kez kurulan ve kadınların el emeği ürünlerini vatandaşlarla buluşturduğu Kadın Girişimciler Sokağı, bir kez daha Bursalılar için kapılarını açtı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte kadın üreticiler hem ürünlerini tanıtma, hem de aile bütçelerine katkı sağlama fırsatı buldu. Osmangazi Meydanı’ndaki etkinlikte takıdan tekstile, ev dekorasyon ürünlerinden el işi tasarımlara, doğal gıda ürünlerinden hediyelik eşyalara kadar birçok ürün vatandaşların beğenisine sunuldu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">“Hepsi El Emeği, Göz Nuru”</span></span></b></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">Kadın Girişimciler Sokağı’nı ziyaret ederek burada üretici kadınlarla bir araya gelen Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir “Hepsi el emeği, göz nuru. Osmangazi Belediyesi olarak kadın üreticilerin yanındayız.” ifadelerini kullandı. Etkinlikte stant kurarak emek verdikleri ürünleri sergileyen kadın girişimciler de, desteklerinden dolayı Osmangazi Belediyesi’ne ve Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">Bursalılar, alışveriş yaparak kadın üreticilere destek verirken aynı zamanda birbirinden özel ürünleri inceleme fırsatı buldu. Gün boyunca hareketliliğin yaşandığı etkinlik alanında vatandaşlar keyifli vakit geçirirken, kadın girişimciler de ürünlerini doğrudan tüketiciyle buluşturmanın mutluluğunu yaşadı.</span></span></span></span></p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/gastro-inegol-lezzetleri-fransa-ya-konuk-oldu-84658</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Gastro İnegöl Lezzetleri Fransa ya Konuk Oldu</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/gastro-inegol-lezzetleri-fransa-ya-konuk-oldu-1780304652.jpg">
                        <figcaption>Gastro İnegöl Lezzetleri Fransa ya Konuk Oldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Bordo Başkonsolosluğu, 21-27 Mayıs Türk Mutfağı Haftası kapsamında Gastro İnegöl iş birliğinde aşçılık ve otelcilik alanında Fransa'nın önde gelen kurumlarından Paris Ferrandi Gastronomi ve Otelcilik Okulu’nun Bordo Kampüsüyle ortaklaşa bir organizasyon düzenledi.</p>

<p>21-27 Mayıs tarihlerinde kutlanan Türk Mutfağı Haftası kapsamında Bordo Başkonsolosluğu tarafından Fransa’nın en prestijli gastronomi okullarından Ferrandi Paris’in Bordo Kampüsüyle ortaklaşa olarak Ferrandi yerleşkesinde bir etkinlik düzenlendi. Fransız konuklara Türk yemeklerinin ikram edildiği organizasyonda, iki gün boyunca Ferrandi öğrencileriyle birlikte “Bir Sofrada Miras” temasına uygun lezzetler, Gastro İnegöl Şefi Ali Müfit Çağlayan ve Gastro İnegöl Yöneticisi Işıl Çelebi tarafından sunuldu.</p>

<p><strong>14 FARKLI TÜRK YEMEĞİ İKRAM EDİLDİ</strong></p>

<p>Bordo Başkonsolosluğunun daveti çerçevesinde Fransa’ya giden Gastro İnegöl Şefi Ali Müfit Çağlayan ile Gastro İnegöl Yöneticisi Işıl Çelebi, 26-27 Mayıs tarihlerinde, Ferrandi yerleşkesinde Ferrandi öğrencileriy birlikte “Bir Sofrada Miras” temasına uygun yemekler hazırladı. Bu çerçevede, 14 farklı Türk yemeği Ferrandi Bordo Kampüsünün uygulama restoranında davetlilere ikram edildi. Davette, aralarında milletvekili ve Belediye Başkanlarının da yer aldığı yerel makamlar ve diplomatik temsilcilerden oluşan 50 dolayında Fransız katılımcı hazır bulundu.</p>

<p><strong>İNEGÖL-CENON KARDEŞ ŞEHİR İLİŞKİSİ VESİLE OLDU</strong></p>

<p>Bordo Başkonsolosu Ayşe Şebnem Manav, Türk yemeklerini tanıtmaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade ederek İnegöl Belediyesi ve Gastro İnegöl temsilcilerine faaliyete yönelik katkılarından dolayı teşekkür etti. Etkinliğin aynı zamanda 2024 yılında kurulan Bordo merkezi ilçelerinden Cenon-İnegöl kardeş şehir ilişkisi çerçevesinde icra edildiğinin altını çizdi. İnegöl’ün kardeş şehir ilişkileriyle hem şehri hem de Türk kültürünü dünyaya tanıttığına dikkat çekildi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/tirilye-de-2-zeytin-cicegi-festivali-basladi-84657</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Tirilye de 2. Zeytin Çiçeği Festivali Başladı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/tirilye-de-2-zeytin-cicegi-festivali-basladi-1780304628.jpg">
                        <figcaption>Tirilye de 2. Zeytin Çiçeği Festivali Başladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Mudanya Belediyesi’nin bu yıl ikincisini düzenlediği “Tirilye Zeytin Çiçeği Festivali”, büyük ilgi ve coşkuyla başladı. “Zeytinin Evinde Bulaşalım” çağrısını yineleyen Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Tirilye zeytinini hak ettiği yere getirmeyi, üreticinin emeğini görünür kılmayı ve zeytin kültürünü gelecek kuşaklara taşımayı hedeflediklerini söyledi.<br />
Mudanya Belediyesi tarafından “Zeytinin Evinde Buluşalım” sloganıyla bu yıl ikincisi düzenlenen Tirilye Zeytin Çiçeği Festivali, binlerce kişinin katılımıyla coşkulu bir başlangıç yaptı. Dünyanın en kaliteli zeytinlerinin yetiştiği Tirilye’de başlayan festival, tarihi sokakları, yerel üreticileri, atölyeleri ve etkinlikleriyle ilk günden yoğun ilgi gördü.&nbsp;<br />
Festival, Tirilye Kültür Merkezi önündeki asırlık çınar ağacının altından başlayan ve sahilde son bulan kortej yürüyüşüyle başladı. Zeytin çiçeği dalları taşıyan traktörün eşlik ettiği kortejde, bando takımı festival coşkusunu Tirilye sokaklarına taşırken, zeytin çiçeği taçları takan katılımcılar renkli görüntüler oluşturdu. Tirilye’yi dolduran ziyaretçiler, gün boyunca kurulan üretici stantlarını gezerken, zeytin ve zeytinyağı kültürünü yakından tanıma fırsatı buldu.&nbsp;<br />
Mudanya’nın zeytin kültürünü, üreticisini ve bereketli toprağını görünür kılan önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptıklarını belirten Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Tirilye Zeytin Çiçeği Festivali’nin Mudanya’nın üretim kimliğini güçlendiren önemli adımlardan biri olduğunu söyleyerek, zeytin ve zeytinyağında markalaşmanın önemine dikkat çekti. Dalgıç, konuşmasını şöyle sürdürdü:<br />
“Zeytinin katma değerini artırmak ve üreticimizin emeğini daha görünür kılmak için kararlılıkla çalışıyoruz. Çepni İmece Zeytinyağı Fabrikası’nda ürettiğimiz zeytinyağıyla uluslararası bir yarışmada gümüş madalya kazandık. Bu başarı bizim için yalnızca bir başlangıç. Mudanya yerinde sayan bir kent olmayacak; üreten, gelişen ve ufkunu genişleten bir kent olacak. Ar-Ge çalışmalarımız kapsamında limon ve mandalina aromalı zeytinyağları da üretiyoruz. Çok daha iyilerini başararak bu zenginliği geleceğe taşımakta kararlıyız.”<br />
ZEYTİNİN GÖLGESİNDE FESTİVAL COŞKUSU<br />
Festivalin ilk gününde Taş Mektep avlusunda “Kadim Ağaçların Gölgesinde Bölgemizde Zeytin Üreticiliği” ve “Kitapların Hikaye Anlatıcılığı” söyleşileri gerçekleştirildi. Zeytin yetiştiriciliğinin öneminin masaya yatırıldığı söyleşilerde, katılımcılar geçmişten bugüne uzanan bir yolculuğa çıktı.&nbsp;<br />
Şeflerin katılımıyla düzenlenen yemek atölyelerinde zeytinyağlı lezzetlerin incelikleri paylaşılırken, yetişkinler ve çocuklar için hazırlanan üretim atölyeleri yoğun ilgi gördü. Çocuklar gün boyunca kendileri için oluşturulan etkinlik alanlarında eğlenirken, aileleri de yerel üreticilerin ürünlerini keşfetme ve alışveriş yapma imkanı buldu.&nbsp;<br />
Festivalin en heyecanlı anlarından biri ise büyük ilgi gören Zeytinyağlı Yemek Yarışması oldu. Birbirinden iddialı tariflerin yarıştığı etkinlikte “Kabak Sıyırma” yemeğiyle Ayşe Aydın birinci, “Zeytinyağlı Enginar” ile Şadıman Sözen ikinci, “Zeytinyağlı Yaprak Sarma” ile Nilgün Sözen ise üçüncü oldu.&nbsp;<br />
Gün boyu süren etkinlikler, akşam saatlerinde Tirilye sahilinde gerçekleştirilen Ceren Toksöz konseriyle taçlandı. Gün batımının eşsiz atmosferinde düzenlenen konserde yüzlerce kişi şarkılara hep bir ağızdan eşlik ederek festival coşkusunu sahile taşıdı.<br />
Tirilye Zeytin Çiçeği Festivali, 31 Mayıs Pazar günü de birbirinden renkli etkinliklerle devam edecek. Tirilye, festivalin ikinci gününde de ziyaretçilerini zeytin kültürü, lezzet ve müzikle buluşturacak.</p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/turkiye-meyve-sebze-mamulleri-sektor-kurulu-baskani-hayrettin-ucak-oldu-84656</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak oldu</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/turkiye-meyve-sebze-mamulleri-sektor-kurulu-baskani-hayrettin-ucak-oldu-1779365317.jpg">
                        <figcaption>Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak oldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye’ye 2025 yılında 2,5 milyar dolar döviz kazandıran Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu’nda 2026-30 döneminde Sektör Kurulu Başkanlığına Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hayrettin Uçak seçildi.</p>

<p><strong>&nbsp;</strong>2018-2026&nbsp;yılları arasında Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı olarak yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörüne 8 yıl emek veren Hayrettin Uçak, önümüzdeki dönemde Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı olarak ihracatın gelişimi için mesaisine devam edecek.</p>

<p>2026 yılı nisan ayında yapılan ihracatçı birlikleri genel kurul toplantıları sonrasında oluşan Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu ilk toplantısını Ege İhracatçı Birlikleri’nde gerçekleştirdi.</p>

<p>Toplantıda Sektör Kurulu Başkan Yardımcılıklarına, İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Melisa Tokgöz Mutlu ve Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ömer Faruk Kuşçulu seçildiler.</p>

<p><strong>Üç sektör ortak hareket edecek</strong></p>

<p>Türkiye’nin yıllık 58-60 milyon ton yaş meyve sebze ürettiğini bunun taze meyve sebze, meyve sebze mamulleri ve kuru meyve olarak katma değere dönüştüğünü vurgulayan Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, önümüzdeki dönemde öncelikli çalışma alanlarının meyve sebze üretiminde kalite ve gıda güvenliğini artırmak olacağını, üç sektörün bu çabada ortak hareket edeceğini dile getirdi.</p>

<p><strong>Meyve sebze sektörü olarak 10 milyar dolar ihracat hedefiyle yola çıkıyoruz</strong></p>

<p>Meyve sebze mamulleri, taze meyve sebze ve kuru meyve sektörlerinde pestisit sorununun önüne geçmek için Tarım ve Orman Bakanlığı, üreticiler, tüccarlar, üniversiteler iş birliğinde yoğun bir mesai vereceklerinin altını çizen Başkan Uçak, “Pestisit sorunu 3 sektörümüzün ortak sorunu. O nedenle ortak hareket edeceğiz. Ben değil biz mantığıyla sektörümüzün sorunlarını çözme gayreti içinde olacağız. Üç sektörümüzün toplamda yıllık 8,3 milyar dolar seviyesinde olan ihracatını 10 milyar dolara çıkarmak için kalite ve gıda güvenliği başlıkları yanında pazarlamada da birlikte hareket edeceğiz. TURQUALITY Projeleri, URGE Projeleri, Fuarlar ve Sektörel Ticaret Heyetlerine ağırlık vereceğiz” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Sektör kurulundaki diğer üyeler kimler?</strong></p>

<p>Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu’nda, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cevdek Çekok, EYMSİB Başkan Yardımcısı Kenan Unat, Yönetim Kurulu Üyeleri Deniz Celep, Tolga Selim Kağan, Martin Sanford, İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyeleri Ali Başman ve Emre Erbalcı, Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Alistair Baran Blake ve Yönetim Kurulu Üyesi Emre Kamiloğlu Sektör Kurulu Üyesi olarak görev yapacaklar.</p>

<p><strong>Meyve Sebze Mamullerinde Kuru Domates İhracat Rekortmeni Oldu</strong></p>

<p>Türkiye, 2025 yılında 2,1 milyon ton meyve sebze mamulleri ihraç ederek 2,5 milyar dolar döviz geliri elde ederken, en çok ihraç edilen ürün 185,5 milyon dolarla kuru domates oldu. Biber turşusu 146,5 milyon dolarlık ihracat gelirini hanesine yazdırırken, üçüncü sırada 124 milyon dolarla kornişon turşuları yer aldı.</p>

<p><strong>Almanya, ABD ve İngiltere ilk üç ülke&nbsp;</strong></p>

<p>Türkiye’nin meyve sebze mamulleri ihracatının zirvesinde 165 milyon dolarla yer alan Almanya, zirveyi Amerika Birleşik Devletleri’nden gelir aldı. Amerika Birleşik Devletleri 162 milyon dolarlık ihracatla ikinci sıraya yerleşirken, İngiltere 86 milyon dolarlık Türk lezzetleri talep etti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/genc-mucitlerden-151-yenilikci-proje-84655</link>
            <category>EĞİTİM</category>
            <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Genç Mucitlerden 151 Yenilikçi Proje</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/genc-mucitlerden-151-yenilikci-proje-1779365311.jpg">
                        <figcaption>Genç Mucitlerden 151 Yenilikçi Proje</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İstanbul Okan Üniversitesi’nin akademik birikimi ile öğrencilerini geleceğe hazırlayan Okan Koleji, onları bilim ve teknolojiyle buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda düzenlenen 15. Bilim ve Proje Şenliği’nde öğrenciler fizik, kimya, biyoloji, matematik, bilişim teknolojileri, fen bilimleri, edebiyat, sosyal bilimler gibi çeşitli alanlarda bilimsel üretkenliklerini ortaya koydu.</p>

<p>İlkokuldan liseye kadar farklı yaş gruplarından öğrencilerin ürettiği toplam 151 proje arasında yangın sensörlü akıllı ev ve sulama sistemleri, otopark çözümleri, topraksız tarım uygulamaları, minyatür seralar, kimya deneyleri, matematiksel formül çalışmaları yer aldı. Yabancı dil alanındaki projelerde ise İngilizce sunumlarla sürdürülebilir şehirler, deniz yaşamı ve yeryüzü şekilleri gibi küresel konular ele alındı.</p>

<p>İstanbul Okan Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Işıl Okan Gülen ile İstanbul Okan Üniversitesi’nin Mühendislik ve Doğa Bilimleri, Eczacılık, Uygulamalı Bilimler ve Eğitim Fakülteleri’nin dekanları da, proje stantlarını gezerek çalışmaları yakından inceledi. Öğrencilere projeleriyle ilgili sorular yönelten akademisyenler, çalışmaların nasıl geliştirilebileceğine dair önerilerde bulunarak genç mucitlere rehberlik etti. Böylece üniversite-kolej iş birliği, öğrencilerin bilimsel gelişim süreçlerine doğrudan katkı sağlayan uygulamalı bir deneyime dönüştü.</p>

<p>Bilim ve Proje Şenliği boyunca öğrenciler yalnızca projelerini sergilemekle kalmadı; araştırma yapma, problem çözme, sunum hazırlama ve takım çalışması gibi becerilerini de geliştirme imkânı buldu.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/bu-da-gecer-ya-hu-oyunu-kecioren-de-sahnelendi-84654</link>
            <category>KÜLTÜR SANAT</category>
            <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>“Bu Da Geçer Ya Hu” Oyunu Keçiören de Sahnelendi</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/bu-da-gecer-ya-hu-oyunu-kecioren-de-sahnelendi-1779365294.jpg">
                        <figcaption>“Bu Da Geçer Ya Hu” Oyunu Keçiören de Sahnelendi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Keçiören Belediyesi’nin ev sahipliğinde Necip Fazıl Tiyatro Salonu’nda sahnelenen “Bu Da Geçer Ya Hu” adlı tiyatro oyunu, nostalji dolu atmosferi ve kahkaha yüklü hikâyesiyle sanatseverlerden yoğun ilgi gördü. Komedi türündeki oyun, Yeşilçam’ın unutulmaz ruhunu sahneye taşırken izleyicilere eğlenceli ve kahkaha dolu anlar yaşattı.</p>

<p><strong>Birbirinden renkli karakterler sahne aldı</strong></p>

<p>Film yıldızı Lalifer’e ulaşabilmek için kendi filmini çekmeye karar veren Arif’in hikâyesini konu alan oyun; hayaller, yanlış anlaşılmalar ve birbirinden renkli karakterler etrafında gelişen olaylarla seyirciyi Yeşilçam dönemine götürdü. Köhne bir film platosunda geçen hikâyede planların karışması, rollerin değişmesi ve herkesin başrol olma çabası sahnede mizahi bir curcunaya dönüştü.</p>

<p><strong>Vatandaşları tebessüm ettirdi</strong></p>

<p>Danslar, şarkılar ve nostaljik göndermelerle zenginleşen iki perdelik oyun, seyircilerden büyük alkış aldı. Oyuncuların sahne performansları izleyiciler tarafından beğeniyle karşılanırken, dekor atmosferi ve müzikal geçişler de oyuna ayrı bir renk kattı. Yeşilçam sinemasına sevgi dolu bir selam niteliği taşıyan gösterinin ardından vatandaşlar salondan tebessüm ederek ayrıldı. Oyunun yazarlığını Uğur Saatçi üstlenirken, yönetmen koltuğunda Caner Karadağ yer aldı. Toplam 120 dakika süren oyun, 16 yaş ve üzeri izleyiciler için sahnelendi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/yanginda-hayat-kurtariyor-evde-oglunun-umudu-oluyor-84653</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Yangında hayat kurtarıyor, evde oğlunun umudu oluyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/yanginda-hayat-kurtariyor-evde-oglunun-umudu-oluyor-1779365284.jpg">
                        <figcaption>Yangında hayat kurtarıyor, evde oğlunun umudu oluyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda paramedik olarak görev yapan Gülden Demir, acil vakalarda yaşam için mücadele ederken, evinde de nadir görülen genetik hastalıkla yaşayan oğlu Bulut’un gelişimi için yıllardır umutla savaşıyor. Dünyada yalnızca 21 vakada görülen AKT3 gen bozukluğuna sahip Bulut’un, hastalığın en iyi seyir gösterdiği ikinci vaka olması ise aileye umut veriyor.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda 2010 yılından bu yana paramedik olarak görev yapan Gülden Demir’in yaşamı, oğlu Bulut’un doğumuyla birlikte farklı bir mücadeleye dönüştü. Acil vakalarda insanların hayatına dokunan Demir, yıllardır evinde de oğlunun gelişimi için büyük bir mücadele veriyor. 9 yaşındaki Bulut Demir, dünyada yalnızca 21 kişide görülen AKT3 gen bozukluğuna bağlı makrosefali ve yaygın gelişim geriliğiyle yaşamını sürdürüyor. Literatürdeki en nadir vakalardan biri olarak gösterilen Bulut’un durumu, aynı zamanda umut verici bir tablo ortaya koyuyor. Bulut, hastalığın en iyi seyir gösterdiği ikinci vaka olarak öne çıkıyor. Anne karnından itibaren zorlu bir süreç yaşayan Bulut; nöroloji, genetik ve farklı branşlarda yakından takip edildi. Henüz 1 yaşına gelmeden fizik tedavi ve özel eğitime başlayan Bulut, bugün de eğitim ve hareket terapilerine devam ediyor. Uzun süren genetik ve nörolojik testlerin ardından kesin tanı ise 5 yaşında konulabildi.</p>

<p><strong>“4 yıldır o adımı bekliyorduk”</strong></p>

<p>2014 yılında kızı Defne’yi, 2017’de ise oğlu Bulut’u dünyaya getiren Gülden Demir, oğlunun doğumundan kısa süre sonra gelişim farklılıkları fark ettiklerini söyledi. Uzun süre tanı konulamadığını belirten Demir, “3 aylık olduğunda hala başını tutamıyordu. Genetik testler yapılıyordu ama sonuç alamıyorduk” dedi. Bulut’un ilk adımlarını 4 yaşında attığını anlatan Demir, İzmir depremindeki 72 saatlik görevin ardından eve döndüğünde oğlunun ilk kez yürüdüğünü gördüğünü belirterek, “Bulut ilk kez adım atıyordu. Birçok insana göre geç olabilir ama bizim için çok büyük bir adımdı. Çünkü 4 yıldır onun yürümesini bekliyorduk” diye konuştu. Yıllar süren testlerin ardından Bulut’a, “akt3 gen bozukluğuna bağlı makrosefali” tanısı konulduğunu aktaran Demir, oğlunun dünya literatürüne geçen 21’inci vaka olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>“Bulut bize her şeyin zamanı gelince olduğunu öğretti”</strong></p>

<p>Doktorların Bulut’un gelişimini yakından takip ettiğini belirten Gülden Demir, oğlunun dünya literatüründeki 21’inci vaka olduğunu ve hastalığın en iyi seyir gösterdiği ikinci çocuk olarak değerlendirildiğini söyledi. Tedavi sürecinde ilaç yerine eğitim ve destek çalışmalarına ağırlık verdiklerini ifade eden Demir, “Bulut bize her şeyin zamanı gelince olduğunu öğretti” dedi. 24 saatlik nöbet sistemiyle çalıştığını anlatan Demir, görev sırasında tüm dikkatini vakalara vermek zorunda olduğunu belirterek, “İnsanların en zor anlarında yanlarında oluyoruz. O anda kendi acımızı bir kenara bırakıp tamamen vakaya odaklanıyoruz” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Mücadeleci yönümü ortaya çıktı”</strong></p>

<p>Süreç boyunca içine kapanmak yerine sosyal yaşamdan kopmamaya çalıştıklarını söyleyen Gülden Demir, “Görev başında olduğum gibi oğlumun yaşam mücadelesinde de pes etmedim.Ben düşersem Bulut’un da düşeceğinin farkındayım. Bulut daha yürüyemezken tırmanma duvarına çıkmak için mücadele ediyordu. O savaşıyorsa ben asla bırakamam. Bulut benim mücadeleci yönümü ortaya çıkardı.&nbsp; Bir de kızım var. Ailem için ayakta duracağım. Biz birbirimize güç veriyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/osmangazi-belediyesi-cocuklara-cevre-bilinci-kazandiriyor-84652</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:07:55 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Osmangazi Belediyesi Çocuklara Çevre Bilinci Kazandırıyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/osmangazi-belediyesi-cocuklara-cevre-bilinci-kazandiriyor-1779365275.jpg">
                        <figcaption>Osmangazi Belediyesi Çocuklara Çevre Bilinci Kazandırıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Osmangazi Belediyesi, “Geleceğimiz İçin Bugünden Harekete Geç” etkinliğiyle çocuklara küçük yaşta çevre bilinci kazandırarak sıfır atık, geri dönüşüm ve doğayı koruma konularında farkındalık oluşturdu.</p>

<p>Çocukların eğitimine büyük önem veren ve çevreye duyarlı nesiller yetiştirilmesi amacıyla çalışmalarını sürdüren Osmangazi Belediyesi, Candan Genceroğlu Kreş ve Gündüz Bakımevi’nde anlamlı bir etkinliğe imza attı. Dünya İklim Günü kapsamında gerçekleştirilen programda çocuklara sıfır atık, geri dönüşüm, enerji tasarrufu, doğal kaynakların korunması ve çevre kirliliğinin önlenmesi gibi konularda bilgilendirmelerde bulunuldu.</p>

<p>Osmangazi Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Rüveyşa Burça Sütçüoğlu tarafından minik öğrencilere çevreyi korumanın önemi anlatılırken, çocukların yaş seviyelerine uygun şekilde hazırlanan sunumlarda, günlük hayatta uygulanabilecek küçük davranışların doğanın korunmasına büyük katkı sağlayabileceği vurgulandı. Eğitici sunumun ardından gerçekleştirilen drama atölyesinde ise çocuklar çeşitli oyunlar ve canlandırmalar eşliğinde öğrendiklerini uygulama fırsatı yakaladı.</p>

<p>“Küçük Adımlar, Büyük Değişimlere Sebebiyet Verir”</p>

<p>İklim değişikliğinin artık yalnızca geleceğin değil, bugünün de en önemli sorunlarından biri haline geldiğini belirten İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Rüveyşa Burça Sütçüoğlu, bu doğrultuda çocuklarla bir araya gelmekten mutluluk duyduklarını ifade etti.</p>

<p>Geleceğin teminatı olan çocuklarla çok verimli bir etkinlik gerçekleştirdiklerine değinen Rüveyşa Burça Sütçüoğlu, “Artan sıcaklıklar, kuraklık, su kaynaklarının azalması ve çevre kirliliği hepimizi etkiliyor. Ancak unutmamalıyız ki doğamızı korumak için atacağımız küçük adımlar, büyük değişimlere sebebiyet verir. Biliyoruz ki çevreye duyarlı bireyler, küçük yaşlarda yetişirler. Burada çocuklara vereceğimiz her güzel mesaj, gelecekte daha temiz, daha yeşil ve daha yaşanabilir bir dünya için umut olacaktır. Doğamızı korumak sadece kurumlarımızın değil, hepimizin ortak sorumluluğundadır. Atık azaltımı, suyun ve enerjinin tasarruflu kullanımı, geri dönüşümüne önem vermek ve çevre kirliliğini önlemek, geleceğimize atacağımız büyük adımlardır. Dünya İklim Günü’nün çevre bilincinin artması açısından bir vesile olmasını diliyor, ‘Gelecek İçin Şimdiden Harekete Geç’ diyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/implant-tedavisinde-ust-yas-siniri-yok-84651</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İmplant tedavisinde üst yaş sınırı yok!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/implant-tedavisinde-ust-yas-siniri-yok-1779365266.jpg">
                        <figcaption>İmplant tedavisinde üst yaş sınırı yok!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, dental implant tedavisinin kimlere uygulanabileceği, avantajları ve başarı oranı hakkında bilgi verdi.</p>

<p><strong>İmplantlar komşu dişlere zarar vermeden eksik dişi tamamlar!</strong></p>

<p>Dental implantın, eksik dişlerin yerine çoğunlukla titanyumdan üretilen ve çene kemiğine yerleştirilen vidalar olduğunu dile getiren&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, “Bu vidaların üzerine yapılan protetik rehabilitasyonla birlikte hastaların eksik dişleri tamamlanabiliyor.” dedi.</p>

<p>Diş eksikliği tedavilerinde implant uygulandığında, köprü tedavilerinde olduğu gibi yandaki dişlerin küçültülmek durumunda kalınmadığını aktaran&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Altop, “Komşu dişler korunmuş oluyor. Bunun dışında, diş eksikliği sebebiyle hareketli (takma) protez kullanan hastalar implant tedavisi ile birlikte sabit protez kullanabiliyor. Ya da hareketli protez kullanan ama protezleri ağzında çok fazla oynayan hastalarda implant desteği ile birlikte protezlerin tutuculuğu artıyor. Aynı zamanda dental implantlar, normal dişlerde olduğu gibi çene kemiğine kuvvet iletebildikleri için kemik erimesini de durdurabiliyor.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>İmplant tedavisi için üst yaş sınırı yok!</strong></p>

<p>Genel sağlık durumu elverişli olan ve büyüme gelişimini tamamlamış tüm bireylere implant tedavisi uygulanabildiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, “Çene gelişimimiz genel olarak 17-18 yaşlarında tamamlanır. İmplant tedavisi için herhangi bir üst yaş limiti yoktur; sadece hastaların sistemik durumunun buna uygun olması gerekir.” dedi.</p>

<p>Dental implantların ömrünün tıpkı doğal dişlerimiz gibi olduğuna işaret eden&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Altop, “Düzenli hekim kontrolü ve iyi bir ağız hijyeni ile birlikte son derece uzun yıllar hastalara hizmet edebilir. Sağ kalım ömrü ortalama olarak 15-20 yıl diyebiliriz. Yapılan cerrahinin başarı oranı da yüzde 98'dir.” açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Kontrol altında olması şartıyla diyabet ve tansiyon hastalarında implant yapılabilir!</strong>&nbsp;</p>

<p>Çok yoğun sigara kullanımı ve kötü ağız hijyeninin, implantın başarı oranını ciddi anlamda düşürebildiğine dikkat çeken&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, “Böyle durumlarda hastaların sigarayı bırakması, en azından azaltması beklenir. Ancak sigara kullanımı, tek başına implant yapılması için bir engel teşkil etmez.” dedi.</p>

<p>Şeker ve tansiyon gibi rahatsızlıkları bulunanların da implant yaptırabileceğine değinen&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Altop, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Kontrol altında olduğu sürece hem diyabet (şeker) hastalarında hem de tansiyon hastalarında implant tedavileri yapılabilir. Bu tarz durumlarda hastaların kendi doktorlarından konsültasyon istenerek tedavi güvenle sürdürülür.&nbsp;</p>

<p>Dişlerin çekiminden hemen sonra implant yapılmasına karar verirken; mevcut dişlerin durumu, kemiğin hacmi, hastanın beklentisi ve hekimin görüşü önemlidir. Uygun olan bazı vakalarda, aynı seansta hem çekim hem de implant bir arada yapılabilir.”&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/biyocesitlilik-kaybi-sadece-dogayi-degil-sagligimizi-ve-ekonomiyi-tehdit-ediyor-84650</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Biyoçeşitlilik kaybı sadece doğayı değil, sağlığımızı ve ekonomiyi tehdit ediyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/biyocesitlilik-kaybi-sadece-dogayi-degil-sagligimizi-ve-ekonomiyi-tehdit-ediyor-1779365256.jpg">
                        <figcaption>Biyoçeşitlilik kaybı sadece doğayı değil, sağlığımızı ve ekonomiyi tehdit ediyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Biyoçeşitlilik kaybının sadece doğayı değil, doğrudan sağlığımızı ve ekonomimizi tehdit ettiğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Turan, “Doğanın yaşam sigortası biyoçeşitlilik alarm veriyor: Denizlerdeki istilacı türlerden soframıza kadar uzanan mikroplastik tehdidine karşı, yerelde atılacak küçük adımlarla küresel bir koruma kalkanı oluşturmak bizim elimizde” diye konuştu.<br />
İstanbul Atlas Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Turan, bu yıl “Küresel etki için yerel hareket” temasıyla kutlanan 22 Mayıs Uluslararası Biyoçeşitlilik Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada biyoçeşitliliğin önemi hakkında değerlendirmede bulundu.<br />
Türkiye’de 10 binden fazla bitki türünün üçte biri endemik&nbsp;<br />
Biyoçeşitliliğin doğanın yaşam sigortası olduğunu kaydeden Prof. Dr. Cemal Turan, “Biyoçeşitlilik dünyamızdaki genlerin, türlerin, ekosistemlerin ve ekolojik süreçlerin oluşturduğu o muazzam ve kusursuz yaşam ağının kendisidir. Kısacası, doğanın yaşam sigortasıdır. Soluduğumuz oksijenden içtiğimiz temiz suya, yediğimiz yiyeceklerden ilaçlarımızın ham maddesine kadar her şeyi bu çeşitliliğe borçluyuz. Türkiye bu açıdan tam bir cennet. Tüm Avrupa kıtasında yaklaşık 12 bin bitki türü varken, sadece bizim ülkemizde 10 binden fazla bitki türü var ve bunların üçte biri endemik yani dünyada sadece bu topraklarda yaşıyor. Biyoçeşitlilik bir lüks değil; insanlığın bu gezegende hayatta kalabilmesinin temel şartıdır. Zincirin tek bir halkasını kopardığımızda, tüm sistemin çökme riskiyle karşı karşıya kalırız” diye konuştu.<br />
Denizlerdeki görünmez tehdit, soframızı ve sağlığımızı etkiliyor&nbsp;<br />
Ülkemizin bu büyük zenginliğin yanında maalesef ciddi tehditlerle de karşı karşıya olduğunu ifade eden Prof. Dr. Cemal Turan, şunları söyledi:<br />
&nbsp;“En kritik tehditlerin başında yaşam alanı kaybı ve parçalanması geliyor. Kontrolsüz kentleşme, sanayileşme ve tarım alanlarının genişlemesi canlıların yuvalarını yok ediyor. Ancak karada yaşadığımız bu tehditlerin bir benzeri, belki de daha görünmezi denizlerimizde yaşanıyor: İklim değişikliğiyle birleşen istilacı yabancı türler. Süveyş Kanalı’nın açılması ve Akdeniz’in giderek ısınmasıyla birlikte, Hint Okyanusu ve Kızıldeniz kökenli birçok istilacı tür denizlerimize akın etti. Bugün Akdeniz ve Ege'de hızla yayılan balon balıkları, aslan balıkları ve zehirli denizanaları gibi türler, yerli ve endemik deniz canlılarımızın yaşam alanlarını ve besin kaynaklarını gasp ediyor. Bu durum sadece deniz ekosistemini çökertmekle kalmıyor; balıkçılık ekonomimize darbe vuruyor, turizmi baltalıyor ve hatta içerdiği güçlü zehirler nedeniyle halk sağlığını tehdit edip ölümcül vakalara yol açabiliyor. Yani biyoçeşitlilik kaybı, doğrudan soframızı ve sağlığımızı etkiliyor.”<br />
Aşağıdan yukarıya bir koruma dalgası başlatılmalı<br />
Biyoçeşitliliğin korunması için yerel yönetimler, topluluklar ve bireysel olarak yapılabileceklere işaret eden Prof. Dr. Cemal Turan, “Bu yılki tema aslında bize çok net bir mesaj veriyor: 'Yukarıdan aşağıya' kararlar beklemek yerine, 'aşağıdan yukarıya' bir koruma dalgası başlatmalıyız” diyerek yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:<br />
Yerel Yönetimler (Belediyeler): Şehir planlaması yaparken beton odaklı değil, doğa tabanlı çözümler üretmeli. İstilacı yabancı bitkiler yerine, o yörenin yerel ve az su isteyen bitkileriyle parkları donatmalı. Yerel tohum merkezleri kurmalı ve korunan alanlar ilan etmeli.<br />
Topluluklar ve STK'lar: Kendi bölgelerindeki akarsuları, ormanları ve biyoçeşitlilik noktalarını izlemeli, 'vatandaş bilimi' projeleriyle veri toplamalı ve yerel yönetimler üzerinde yapıcı bir baskı unsuru oluşturmalı.<br />
Bireyler: En güçlü halka biziz. Evimizde, bahçemizde ya da balkonumuzda doğaya yer açarak, tüketim tercihlerimizi değiştirerek bu hareketin bir parçası olabiliriz.<br />
Yerelde atılan küçük adımlar kelebek etkisi yaratabilir<br />
Yerelde atılan küçük adımların küresel ölçekte bir kelebek etkisi yaratabileceğini ifade eden Prof. Dr. Cemal Turan, “Doğada hiçbir şey birbirinden bağımsız değildir; kelebek etkisi burası için de geçerlidir. Karadaki ekosistemler gibi denizlerimizde de durum aynı. Örneğin yerel ölçekte istilacı türlerle mücadele etmek küresel bir başarı getirir. Bugün Akdeniz’i istila eden aslan balığı veya balon balığına karşı yerel balıkçılık kooperatiflerinin desteklenmesi, bu türlerin avcılığının teşvik edilmesi ya da kıyı topluluklarının bilinçlendirilmesi yerel birer adımdır. Ancak bu yerel mücadele sayesinde, Akdeniz’in yerli türlerini korumuş ve tüm dünya için hayati olan Akdeniz ekosisteminin küresel ölçekte çökmesini engellemiş olursunuz. Aynı şekilde, bir çiftçinin damla sulamaya geçerek su kaynaklarını koruması, o suyla beslenen sulak alanların kurumasını önler ve Afrika-Avrupa hattında göç eden milyonlarca kuşun küresel göç rotasını kurtarır. Milyonlarca insanın yerelde attığı o küçük adımlar birleştiğinde, küresel biyolojik çöküşü durdurabilecek devasa bir kalkana dönüşür” diye konuştu.<br />
Günlük yaşamdaki alışkanlıklar biyolojik çeşitliliği korumada etkili olabilir<br />
Bireylerin günlük yaşamlarında biyolojik çeşitliliği korumak için yapabileceklerine de değinen Prof. Dr. Cemal Turan, bireysel olarak yapılabileceklerin sanılandan çok daha fazla ve oldukça basit olduğunu söyledi. Prof. Dr. Cemal Turan, bu davranışları şöyle açıkladı:<br />
Su tüketimini azaltmak: Çünkü evimizde boşa akıttığımız her damla su, sulak alanlarımızdan, yani kuşların ve balıkların yuvasından çalınıyor.<br />
Kimyasallardan kaçınmak: Ev temizliğinde veya kişisel bakımda çevre dostu, biyo-bozunur ürünler seçmek. Lavaboya dökülen zararlı kimyasallar en nihayetinde denizlerimize ulaşıp oradaki ekosistemi zehirliyor.<br />
Balkon ve bahçeleri doğaya açmak: Balkonumuza ekeceğimiz yerli arıcı bitkileri (lavanta, kekik vb.) şehir içindeki arılara ve polenleyicilere bir vahalar zinciri sunar.<br />
Evcil hayvan ve akvaryum canlılarını doğaya bırakmamak: Bu çok önemli bir konu. Akvaryumda beslediğimiz başka ülkelerden gelen egzotik balıkları, bitkileri veya kırmızı yanaklı su kaplumbağası gibi canlıları, bakamadığımız zaman iyilik olsun diye göllere, nehirlere ya da denizlere asla bırakmamalıyız. İyi niyetle yapılan bu hareket, o yabancı türlerin sularımızda istilacı hale gelmesine, yerli türlerimizi yiyerek veya onlara hastalık bulaştırarak biyoçeşitliliğimizin tamamen yok olmasına neden oluyor. Bir canlıyı özgür bırakmak isterken koca bir ekosistemi esir edebiliyoruz ve ayrıca bu doğaya bırakılan istilacı ile mücadele etmek için milyon dolarlar harcanabiliyor.&nbsp;<br />
Plastik tüketimini radikal bir şekilde azaltmak: Plastik kirliliği artık sadece çevresel bir kirlilik değil, doğrudan bir besin zinciri krizidir. Doğaya bıraktığımız plastikler (poşetler, pet şişeler, ambalajlar) güneş ışığı, dalgalar ve rüzgârın etkisiyle asla yok olmuyor; sadece ufalanarak mikroplastik dediğimiz gözle görülmeyen küçük parçacıklara ayrışıyor. Su kaynaklarımıza ve denizlerimize karışan bu mikroplastikleri balıklar, midyeler ve diğer deniz canlıları besin zannederek yutuyor. Bu plastikler canlıların dokularına, kaslarına işliyor. En nihayetinde ne oluyor biliyor musunuz? O balıkları avlayıp akşam soframıza koyduğumuzda, kendi ellerimizle doğaya fırlattığımız plastikleri bu kez kendi sağlığımızı tehdit edecek şekilde yiyoruz. Yapılan araştırmalar, insanların artık her hafta bir kredi kartı ağırlığında plastik yuttuğunu gösteriyor. Yani tek kullanımlık plastikleri hayatımızdan çıkarmak, sadece deniz kaplumbağalarını veya balıkları korumak değil, kendi sağlığımızı ve geleceğimizi de korumaktır.<br />
Yerel üretim desteklenmeli ve mevsiminde beslenilmeli<br />
Biyoçeşitliliğin yerel üretim ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarından da etkilendiğini kaydeden Prof. Dr. Cemal Turan, sözlerini şöyle tamamladı:&nbsp;<br />
“Tüketim alışkanlıklarımız, biyoçeşitliliğin ya katili ya da kurtarıcısıdır. Küresel ve endüstriyel gıda sistemi, dünyayı giderek tek tipleştiriyor. Bugün süpermarketlerde hep aynı tip domatesi, aynı tip elmayı görüyoruz. Bu durum, binlerce yıllık yerel ve atalık tohumlarımızın, yani tarımsal biyoçeşitliliğimizin yok olmasına neden oluyor. Yerel üretimi desteklediğimizde ve mevsiminde beslendiğimizde, hem karbon ayak izimizi (nakliye süreçlerini azaltarak) düşürüyoruz hem de Anadolu’nun genetik mirası olan o yerel tohumların toprakla buluşmaya devam etmesini sağlıyoruz. Sürdürülebilir tüketim, doğaya 'senin üretebileceğinden daha fazlasını tüketmeyeceğim' deme nezaketidir. Biz yerel üreticiyi ve sürdürülebilir ürünleri seçtikçe, piyasa da doğayı talan etmekten vazgeçmek zorunda kalacaktır.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/bayram-sofralarinda-kalbinizi-koruyan-bu-onerilere-kulak-verin-84649</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bayram Sofralarında Kalbinizi Koruyan Bu Önerilere Kulak Verin</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/bayram-sofralarinda-kalbinizi-koruyan-bu-onerilere-kulak-verin-1779365176.jpg">
                        <figcaption>Bayram Sofralarında Kalbinizi Koruyan Bu Önerilere Kulak Verin</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kurban Bayramı; aile sofralarının kurulduğu, et tüketiminin belirgin şekilde arttığı özel dönemlerden biridir. Ancak bu dönemde kontrolsüz kırmızı et tüketimi, fazla tuz, ağır yemekler ve hareketsizlik özellikle kalp-damar hastalığı olan kişiler için ciddi risk oluşturabiliyor. Hipertansiyon, diyabet, kolesterol yüksekliği, stent öyküsü, ritim bozukluğu veya kalp yetersizliği bulunan bireylerin bayram boyunca beslenmelerine ekstra dikkat etmesi büyük önem taşıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Özge Özden Kayhan, Kurban Bayramı’nda kalp sağlığını korumak için önemli önerilerde bulundu.&nbsp;</p>

<p><strong>Yeni kesilen et tüketimi çarpıntı ve yüksek tansiyona neden olabilir&nbsp;</strong></p>

<p>Toplumda sık söylenen “eti dinlendirmek gerekir” ifadesinin bilimsel bir karşılığı bulunmaktadır. Kesim sonrası ette “rigor mortis” yani ölüm sertliği adı verilen doğal bir biyolojik süreç gelişmektedir. Bu süreçte kas hücrelerinde enerji kaynağı olan ATP azalmakta ve kas lifleri geçici olarak sertleşmektedir. Bu nedenle yeni kesilmiş et hem daha sert olmakta hem de sindirimi zorlaşmaktadır. Özellikle mide hassasiyeti, reflü veya kalp hastalığı olan kişilerde ağır sindirim yükü; çarpıntı, tansiyon yükselmesi ve nefes darlığı gibi yakınmaları artırabilmektedir. Etin ideal olarak 12-24 saat dinlendirilmesi önerilmektedir.</p>

<p><strong>Fazla tüketilen kırmızı et damar fonksiyon bozukluğuna neden olabilir</strong></p>

<p>Kırmızı et kaliteli bir protein kaynağıdır ancak fazla miktarda tüketildiğinde yüksek doymuş yağ ve kolesterol içeriği nedeniyle damar sağlığı üzerinde olumsuz etki yaratabilmektedir. Özellikle yağlı etlerin yoğun tüketimi sonrası kandaki trigliserid seviyeleri hızla yükselebilmektedir. Bilimsel çalışmalar; ağır yağlı öğünlerin damar iç yüzeyinde geçici fonksiyon bozukluğu oluşturabildiğini göstermektedir. Bu durum damarların gevşeme kapasitesini azaltabilmekte ve özellikle kalp hastalarında risk oluşturabilmektedir. Bu nedenle et tüketiminde porsiyon kontrolünün sağlanması önem taşımaktadır.</p>

<p><strong>Bayram sofralarındaki fazla tuz tüketimi nefes darlığına neden olabilir</strong></p>

<p>Bayram sofralarında kavurma, sucuk, işlenmiş etler ve fazla tuzlu gıdalar sık tüketilmektedir. Fazla tuz alımı vücutta sıvı tutulmasına neden olurken tansiyonun yükselmesine yol açabilmektedir. Özellikle kalp yetersizliği hastalarında nefes darlığı, bacaklarda şişlik ve tansiyon yükselmesi görülebilmektedir. İleri yaş hastalarda ani tansiyon yükselmeleri inme riskini de artırabilmektedir. Bu nedenle yemeklere ilave tuz eklenmemesi ve işlenmiş et tüketiminin sınırlandırılması önerilmektedir.</p>

<p><strong>Kontrolsüz ateşte pişirilen et, damar sağlığınızı olumsuz etkileyebilir</strong></p>

<p>Etin yüksek ateşte yakılarak pişirilmesi sırasında damar sağlığı açısından zararlı bazı kimyasallar ortaya çıkabilmektedir. Özellikle kömürleşmiş et tüketiminin uzun vadede hem damar sağlığı hem de genel sağlık üzerinde olumsuz etkileri olduğu bilinmektedir. Etin kontrollü ateşte, yakmadan ve aşırı yağ kullanımından kaçınılarak pişirilmesi daha sağlıklı bir tercih oluşturmaktadır.</p>

<p><strong>Bilinçsiz şeker ve tatlı tüketimi kalp hastalığı riskini artırabilir</strong></p>

<p>Bayram döneminde sadece et değil, şerbetli tatlı ve şeker tüketimi de ciddi şekilde artmaktadır. Ani şeker yükselmeleri özellikle diyabet hastalarında damar yapısını olumsuz etkileyebilmektedir. Aynı zamanda yüksek şeker tüketimi trigliserid seviyelerini artırarak kalp-damar hastalığı riskine katkıda bulunabilmektedir. Tatlı tüketiminde porsiyon kontrolünün sağlanması ve mümkün olduğunca hafif alternatiflerin tercih edilmesi önerilmektedir.</p>

<p><strong>Hareketsiz bayram günleri de kalp sağlığını olumsuz etkileyebilir</strong></p>

<p>Bayram döneminde uzun süre oturmak, ağır yemekler tüketmek ve günlük hareketin azalması kalp sağlığını olumsuz etkileyebilmektedir. Bu nedenle gün içinde yeterli su tüketilmesi, hafif yürüyüşlerin ihmal edilmemesi ve düzenli ilaç kullanımının aksatılmaması önem taşımaktadır. Göğüs ağrısı, nefes darlığı veya çarpıntı gibi belirtiler ortaya çıktığında ise vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekmektedir.</p>

<p><strong>Bayram sofraları keyif versin, sağlığı zorlamasın</strong></p>

<p>Bayramlar; aile ile vakit geçirilen, sosyal bağların güçlendiği özel dönemlerdir. Kontrollü beslenme, yeterli hareket ve dengeli tüketim ile hem bayramın keyfini çıkarmak hem de kalp sağlığını korumak mümkündür.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/dogum-istatistikleri-2025-84648</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Doğum İstatistikleri, 2025</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-1779365170.jpg">
                        <figcaption>Doğum İstatistikleri, 2025</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Canlı doğan bebek sayısı 2025 yılında 895 bin 374 oldu. Canlı doğan bebeklerin %51,4'ü erkek, %48,6'sı kız oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Toplam doğurganlık hızı 1,42 çocuk oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Toplam doğurganlık hızı, bir kadının doğurgan olduğu dönem olan 15-49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade etmektedir. Toplam doğurganlık hızı, 2001 yılında 2,38 çocuk iken 2014 yılından itibaren aralıksız düşüş eğilimine girerek 2025 yılında 1,42 çocuk olarak gerçekleşti. Toplam doğurganlık hızı son dokuz yıldır nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,10'un altında kalmaya devam etti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Doğum sayısı ve toplam doğurganlık hızı, 2001-2025</strong><br />
<br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec6883313d.png" style="height:374px; width:806px" /><br />
<br />
<strong>Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 2025 yılında 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 2,53 çocuk ile Şırnak, 2,23 çocuk ile Mardin izledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Toplam doğurganlık hızının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec6872c179.png" style="height:321px; width:815px" /><br />
<br />
Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise 1,09 çocuk ile Bartın oldu. Bu ili 1,10 çocuk ile İzmir, 1,11 çocuk ile Eskişehir, Ankara ve Zonguldak izledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 76 ilde 2,10'un altında kaldı</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Toplam doğurganlık hızının nüfusun yenilenme seviyesinin altına düştüğü 2017 yılında 57 ilin toplam doğurganlık hızı 2,10'un altında iken 2025 yılında 76 ilin toplam doğurganlık hızı bu seviyenin altında kaldı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Toplam doğurganlık hızının 1,50'nin altında kaldığı il sayısı 2017 yılında 4 iken 2025 yılında 59 oldu. Toplam doğurganlık hızının 3 çocuk ve üzerinde olduğu il sayısı 2017 yılında 10 iken 2025 yılında sadece Şanlıurfa ili oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>İllere göre toplam doğurganlık hızı, 2017</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68875054.png" style="height:1337px; width:3317px" /><br />
<br />
<strong>İllere göre toplam doğurganlık hızı, 2025</strong></p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68848151.png" style="height:367px; width:953px" /><br />
<br />
<strong>Toplam doğurganlık hızının Avrupa Birliği üye ülkeleri ortalaması 1,34 çocuk oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin toplam doğurganlık hızları incelendiğinde, 2024 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin 1,72 çocuk ile Bulgaristan olduğu, en düşük toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin ise 1,01 çocuk ile Malta olduğu görüldü. Toplam doğurganlık hızı 2025 yılında binde 1,42 çocuk olan Türkiye, Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında 11. sırada yer aldı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Toplam doğurganlık hızının Avrupa Birliği üye ülkeleri ile karşılaştırması, 2024</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec6878c9a4.png" style="height:340px; width:901px" /><br />
<br />
Kaynak: Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) Veri Tabanı, 2024<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Birleşmiş Milletler, 2024 Dünya Nüfus Beklentileri, 2025<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Türkiye verisi, 2025 yılına aittir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yüksek öğretim mezunu annelerin toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,24 çocuk oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Annenin eğitim durumuna göre toplam doğurganlık hızı incelendiğinde, 2025 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızı ilkokul mezunu anneler için 2,51 çocuk iken en düşük toplam doğurganlık hızı yüksek öğretim mezunu anneler için 1,24 çocuk oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Annenin eğitim durumuna göre toplam doğurganlık hızı, 2020, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec687412d3.png" style="height:312px; width:833px" /><br />
<br />
<strong>Yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,33 çocuk oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mekânsal Adres Kayıt Sistemi'nin (MAKS) kullanılmaya başlanması ile birlikte fiili kent-kır yapısını daha doğru yansıtan, "yoğun kent, orta yoğun kent ve kır"(1)&nbsp;ayrımında oluşturulan yeni bir sınıflama yapılmıştır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kent-kır sınıflamasına göre toplam doğurganlık hızı incelendiğinde, 2025 yılında kır olarak sınıflandırılan yerlerde toplam doğurganlık hızı 1,75 çocuk iken orta yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde 1,53 çocuk ve yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde ise 1,33 çocuk oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Kent-kır sınıflamasına göre toplam doğurganlık hızı, 2023, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec6880cf11.png" style="height:240px; width:822px" /><br />
<br />
<strong>Kaba doğum hızı binde 10,4 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaba doğum hızı, bin nüfus başına düşen canlı doğum sayısını ifade etmektedir. Kaba doğum hızı, 2001 yılında binde 20,3 iken 2025 yılında binde 10,4 oldu. Diğer bir ifade ile 2001 yılında bin nüfus başına 20,3 doğum düşerken, 2025 yılında 10,4 doğum düştü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yaşa özel doğurganlık hızının en yüksek olduğu yaş grubu 25-29 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yaşa özel doğurganlık hızı, belli bir yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yaş grubuna göre doğurganlık hızı incelendiğinde, 2001 yılında en yüksek yaşa özel doğurganlık hızı binde 144 ile 20-24 yaş grubunda iken 2025 yılında binde 96 ile 25-29 yaş grubunda görüldü. Bu durum, doğurganlığın kadının daha ileri yaşlarında gerçekleştiğini gösterdi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yaşa özel doğurganlık hızı, 2001, 2025</strong><br />
<br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68756179.png" style="height:345px; width:821px" /><br />
<br />
<strong>Adölesan doğurganlık hızı düştü</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Adölesan doğurganlık hızı, 15-19 yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Adölesan doğurganlık hızı, 2001 yılında binde 49 iken 2025 yılında binde 9'a düştü. Diğer bir ifadeyle, 2025 yılında 15-19 yaş grubundaki her bin kadın başına 9 doğum düştü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Adölesan doğurganlık hızı, 2001-2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec687ab0ec.png" style="height:322px; width:847px" /><br />
<br />
<strong>Annenin son iki doğumu arasındaki ortalama süre 2025 yılında 4,8 yıl oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Annenin "son iki doğum arasındaki ortalama süre"(2)&nbsp;incelendiğinde, bu süre 2020 yılında 4,6 yıl iken 2025 yılında 4,8 yıl oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Doğum yapan annelerden 2025 yılında 2. doğumunu gerçekleştirenlerin ilk doğumu ile arasındaki ortalama süre 4,3 yıl iken 3. doğumunu gerçekleştirenlerin 2. doğumu ile arasındaki ortalama süre ise 5,5 yıl oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Doğum sırasına göre son iki doğum arasındaki ortalama süre, 2020, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec687c5247.png" style="height:284px; width:928px" /><br />
<br />
<strong>Annenin 2. ile 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en kısa olduğu il, 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Doğum yapan annelerden 2025 yılında 2. doğumunu gerçekleştirenlerin 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en uzun olduğu il, 5,5 yıl ile Kırklareli oldu. Bu ili 5,2 yıl ile Bartın, 5,1 yıl ile Çanakkale, Eskişehir, Kütahya, Bilecik, Denizli ve Bolu izledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Annenin 2. İle 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en kısa olduğu il, 2025 yılında 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 3,0 yıl ile Şırnak, 3,1 yıl ile Muş izledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Annenin 2. ile 1. doğumu arasındaki ortalama süresinin en uzun ve en kısa olduğu 10 il, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec6888a2e5.png" style="height:259px; width:822px" /><br />
<br />
<strong>İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı 27,5 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Doğumlarını 2001 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı 26,7 iken 2025 yılında 29,4 oldu. İlk doğumunu 2025 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı ise 27,5 oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Annenin ortalama yaşı ve ilk doğumdaki ortalama anne yaşı, 2001-2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec6886507a.png" style="height:318px; width:836px" /><br />
<br />
<strong>İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 ile Artvin oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İlk doğumdaki ortalama anne yaşı illere göre incelendiğinde, 2025 yılında ilk doğumda ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 yaş ile Artvin oldu. Bu ili 28,9 yaş ile İstanbul ve Tunceli, 28,7 yaş ile Rize, Trabzon ve İzmir izledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec687719d9.png" style="height:325px; width:810px" /><br />
<br />
İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 24,7 yaş ile Ağrı, 24,9 yaş ile Muş izledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>İllere göre ilk doğumdaki ortalama anne yaşı, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec687e24f3.png" style="height:372px; width:954px" /><br />
<br />
<strong>Doğumların %3,3'ü çoğul doğum olarak gerçekleşti</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Çoğul doğum sayısı 2025 yılında 29 bin 60 oldu. Doğumların 2025 yılında %3,3'ü çoğul doğum olarak gerçekleşirken, bu doğumların %96,8'i ikiz, %3,1'i üçüz ve %0,1'i dördüz ve daha fazla bebek olarak gerçekleşti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Doğumların 2025 yılında %42,8'i annenin ilk doğumu olarak gerçekleşti</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Doğum sırasına göre doğumlar incelendiğinde, 2015 yılında doğumların %36,1'i ilk, %31,9'u ikinci, %18,2'si üçüncü, %12,8'i ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleşirken 2025 yılında ise doğumların %42,8'inin ilk, %30,5'inin ikinci, %15,5'inin üçüncü, %10,8'inin ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleştiği görüldü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Doğum sırasına göre doğumların oranı, 2015, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec6881bd1d.png" style="height:255px; width:753px" /><br />
<br />
Grafikteki rakamlar, yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.</p>

<p><strong>Canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Canlı doğan bebek sayısı 2025 yılında 895 bin 374 oldu. Canlı doğan bebeklerin %51,4'ü erkek, %48,6'sı kız oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Toplam doğurganlık hızı 1,42 çocuk oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Toplam doğurganlık hızı, bir kadının doğurgan olduğu dönem olan 15-49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade etmektedir. Toplam doğurganlık hızı, 2001 yılında 2,38 çocuk iken 2014 yılından itibaren aralıksız düşüş eğilimine girerek 2025 yılında 1,42 çocuk olarak gerçekleşti. Toplam doğurganlık hızı son dokuz yıldır nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,10'un altında kalmaya devam etti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Doğum sayısı ve toplam doğurganlık hızı, 2001-2025</strong><br />
<br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68b0d276.png" style="height:374px; width:806px" /><br />
<br />
<strong>Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 2025 yılında 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 2,53 çocuk ile Şırnak, 2,23 çocuk ile Mardin izledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Toplam doğurganlık hızının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68af3488.png" style="height:321px; width:815px" /><br />
<br />
Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise 1,09 çocuk ile Bartın oldu. Bu ili 1,10 çocuk ile İzmir, 1,11 çocuk ile Eskişehir, Ankara ve Zonguldak izledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 76 ilde 2,10'un altında kaldı</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Toplam doğurganlık hızının nüfusun yenilenme seviyesinin altına düştüğü 2017 yılında 57 ilin toplam doğurganlık hızı 2,10'un altında iken 2025 yılında 76 ilin toplam doğurganlık hızı bu seviyenin altında kaldı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Toplam doğurganlık hızının 1,50'nin altında kaldığı il sayısı 2017 yılında 4 iken 2025 yılında 59 oldu. Toplam doğurganlık hızının 3 çocuk ve üzerinde olduğu il sayısı 2017 yılında 10 iken 2025 yılında sadece Şanlıurfa ili oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>İllere göre toplam doğurganlık hızı, 2017</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68c20b43.png" style="height:1337px; width:3317px" /><br />
<br />
<strong>İllere göre toplam doğurganlık hızı, 2025</strong></p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68c2d1b0.png" style="height:367px; width:953px" /><br />
<br />
<strong>Toplam doğurganlık hızının Avrupa Birliği üye ülkeleri ortalaması 1,34 çocuk oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin toplam doğurganlık hızları incelendiğinde, 2024 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin 1,72 çocuk ile Bulgaristan olduğu, en düşük toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin ise 1,01 çocuk ile Malta olduğu görüldü. Toplam doğurganlık hızı 2025 yılında binde 1,42 çocuk olan Türkiye, Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında 11. sırada yer aldı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Toplam doğurganlık hızının Avrupa Birliği üye ülkeleri ile karşılaştırması, 2024</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68b950d7.png" style="height:340px; width:901px" /><br />
<br />
Kaynak: Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) Veri Tabanı, 2024<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Birleşmiş Milletler, 2024 Dünya Nüfus Beklentileri, 2025<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Türkiye verisi, 2025 yılına aittir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yüksek öğretim mezunu annelerin toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,24 çocuk oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Annenin eğitim durumuna göre toplam doğurganlık hızı incelendiğinde, 2025 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızı ilkokul mezunu anneler için 2,51 çocuk iken en düşük toplam doğurganlık hızı yüksek öğretim mezunu anneler için 1,24 çocuk oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Annenin eğitim durumuna göre toplam doğurganlık hızı, 2020, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68bc3d11.png" style="height:312px; width:833px" /><br />
<br />
<strong>Yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,33 çocuk oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mekânsal Adres Kayıt Sistemi'nin (MAKS) kullanılmaya başlanması ile birlikte fiili kent-kır yapısını daha doğru yansıtan, "yoğun kent, orta yoğun kent ve kır"(1)&nbsp;ayrımında oluşturulan yeni bir sınıflama yapılmıştır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kent-kır sınıflamasına göre toplam doğurganlık hızı incelendiğinde, 2025 yılında kır olarak sınıflandırılan yerlerde toplam doğurganlık hızı 1,75 çocuk iken orta yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde 1,53 çocuk ve yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde ise 1,33 çocuk oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Kent-kır sınıflamasına göre toplam doğurganlık hızı, 2023, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68b1ae2c.png" style="height:240px; width:822px" /><br />
<br />
<strong>Kaba doğum hızı binde 10,4 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaba doğum hızı, bin nüfus başına düşen canlı doğum sayısını ifade etmektedir. Kaba doğum hızı, 2001 yılında binde 20,3 iken 2025 yılında binde 10,4 oldu. Diğer bir ifade ile 2001 yılında bin nüfus başına 20,3 doğum düşerken, 2025 yılında 10,4 doğum düştü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yaşa özel doğurganlık hızının en yüksek olduğu yaş grubu 25-29 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yaşa özel doğurganlık hızı, belli bir yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yaş grubuna göre doğurganlık hızı incelendiğinde, 2001 yılında en yüksek yaşa özel doğurganlık hızı binde 144 ile 20-24 yaş grubunda iken 2025 yılında binde 96 ile 25-29 yaş grubunda görüldü. Bu durum, doğurganlığın kadının daha ileri yaşlarında gerçekleştiğini gösterdi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yaşa özel doğurganlık hızı, 2001, 2025</strong><br />
<br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68b288bd.png" style="height:345px; width:821px" /><br />
<br />
<strong>Adölesan doğurganlık hızı düştü</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Adölesan doğurganlık hızı, 15-19 yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Adölesan doğurganlık hızı, 2001 yılında binde 49 iken 2025 yılında binde 9'a düştü. Diğer bir ifadeyle, 2025 yılında 15-19 yaş grubundaki her bin kadın başına 9 doğum düştü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Adölesan doğurganlık hızı, 2001-2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68b63c74.png" style="height:322px; width:847px" /><br />
<br />
<strong>Annenin son iki doğumu arasındaki ortalama süre 2025 yılında 4,8 yıl oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Annenin "son iki doğum arasındaki ortalama süre"(2)&nbsp;incelendiğinde, bu süre 2020 yılında 4,6 yıl iken 2025 yılında 4,8 yıl oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Doğum yapan annelerden 2025 yılında 2. doğumunu gerçekleştirenlerin ilk doğumu ile arasındaki ortalama süre 4,3 yıl iken 3. doğumunu gerçekleştirenlerin 2. doğumu ile arasındaki ortalama süre ise 5,5 yıl oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Doğum sırasına göre son iki doğum arasındaki ortalama süre, 2020, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68c10cd8.png" style="height:284px; width:928px" /><br />
<br />
<strong>Annenin 2. ile 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en kısa olduğu il, 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Doğum yapan annelerden 2025 yılında 2. doğumunu gerçekleştirenlerin 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en uzun olduğu il, 5,5 yıl ile Kırklareli oldu. Bu ili 5,2 yıl ile Bartın, 5,1 yıl ile Çanakkale, Eskişehir, Kütahya, Bilecik, Denizli ve Bolu izledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Annenin 2. İle 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en kısa olduğu il, 2025 yılında 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 3,0 yıl ile Şırnak, 3,1 yıl ile Muş izledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Annenin 2. ile 1. doğumu arasındaki ortalama süresinin en uzun ve en kısa olduğu 10 il, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68bb2d6b.png" style="height:259px; width:822px" /><br />
<br />
<strong>İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı 27,5 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Doğumlarını 2001 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı 26,7 iken 2025 yılında 29,4 oldu. İlk doğumunu 2025 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı ise 27,5 oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Annenin ortalama yaşı ve ilk doğumdaki ortalama anne yaşı, 2001-2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68b45969.png" style="height:318px; width:836px" /><br />
<br />
<strong>İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 ile Artvin oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İlk doğumdaki ortalama anne yaşı illere göre incelendiğinde, 2025 yılında ilk doğumda ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 yaş ile Artvin oldu. Bu ili 28,9 yaş ile İstanbul ve Tunceli, 28,7 yaş ile Rize, Trabzon ve İzmir izledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68b77de6.png" style="height:325px; width:810px" /><br />
<br />
İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 24,7 yaş ile Ağrı, 24,9 yaş ile Muş izledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>İllere göre ilk doğumdaki ortalama anne yaşı, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68be8b2c.png" style="height:372px; width:954px" /><br />
<br />
<strong>Doğumların %3,3'ü çoğul doğum olarak gerçekleşti</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Çoğul doğum sayısı 2025 yılında 29 bin 60 oldu. Doğumların 2025 yılında %3,3'ü çoğul doğum olarak gerçekleşirken, bu doğumların %96,8'i ikiz, %3,1'i üçüz ve %0,1'i dördüz ve daha fazla bebek olarak gerçekleşti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Doğumların 2025 yılında %42,8'i annenin ilk doğumu olarak gerçekleşti</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Doğum sırasına göre doğumlar incelendiğinde, 2015 yılında doğumların %36,1'i ilk, %31,9'u ikinci, %18,2'si üçüncü, %12,8'i ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleşirken 2025 yılında ise doğumların %42,8'inin ilk, %30,5'inin ikinci, %15,5'inin üçüncü, %10,8'inin ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleştiği görüldü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Doğum sırasına göre doğumların oranı, 2015, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68bcf80b.png" style="height:255px; width:753px" /><br />
<br />
Grafikteki rakamlar, yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/vodafone-pay-ile-faturana-yansit-ekosistemi-buyuyor-84647</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>“Vodafone Pay ile Faturana Yansıt” Ekosistemi Büyüyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/vodafone-pay-ile-faturana-yansit-ekosistemi-buyuyor-1779365158.jpg">
                        <figcaption>“Vodafone Pay ile Faturana Yansıt” Ekosistemi Büyüyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren<strong>&nbsp;Vodafone</strong>,&nbsp;yeni nesil mobil cüzdan uygulaması Vodafone Pay ve Vodafone Pay ile Faturana Yansıt ürünlerinden oluşan Vodafone Pay ürün ailesini yeni işbirlikleriyle geliştirmeye devam ediyor. Buna göre, kullanıcılar artık&nbsp;<strong>Hayat Su, ENUYGUN.com ve LikeCard</strong>&nbsp;harcamalarını&nbsp;<strong>Vodafone Pay ile Faturana Yansıt</strong>&nbsp;ödeme seçeneğiyle cep telefonu faturalarına yansıtarak yapabilecek.</p>

<p><strong>Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin,</strong>&nbsp;şunları söyledi:&nbsp;</p>

<p>“Vodafone Pay olarak, inovatif çözümlerle müşterilerimize ödeme hizmetleri ve elektronik para alanında farklılaşmış deneyimler sunuyoruz. Vodafone Pay ile Faturana Yansıt, faturalı hatlar için harcama tutarını faturaya yansıtarak, faturasız hatlar için ise harcama tutarını bakiyeden düşerek alışveriş yapma imkânı sağlayan alternatif bir ödeme yöntemi. Bu hizmet kapsamında yaptığımız işbirliklerine yenilerini ekledik. Artık, Faturana Yansıt ödeme yöntemimiz Hayat Su, ENUYGUN.com ve LikeCard alışverişleri için de geçerli. Vodafone olarak, mobil finansal hizmetler alanında müşterilerimizin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayan dijital iş ortağı olma hedefiyle çalışmaya devam edeceğiz.”</p>

<p><strong>Toplam kullanıcı sayısı 10 milyon</strong></p>

<p>Müşterilerinin hayatını kolaylaştırmayı hedefleyen Vodafone,&nbsp;toplam 10 milyon kullanıcıya ulaşan Vodafone Pay’in alternatif ödeme çözümü olan “Vodafone Pay ile Faturana Yansıt” sayesinde faturalı hatlar için harcama tutarını faturaya yansıtarak, faturasız hatlar için ise harcama tutarını bakiyeden düşerek alışveriş yapma imkânı sağlıyor. Ulaşım, Yeme-İçme, Oyun, Uygulama Mağazaları ve daha birçok alanda yapılan harcamaları müşterilerinin faturasına yansıtma veya ön ödemeli hatlarında bakiyeden düşme imkânı sunuyor.</p>

<p>Vodafone Pay ile Faturana Yansıt hakkında ayrıntılı bilgi için&nbsp;https://www.vodafonepay.com.tr/faturana-yansit&nbsp;&nbsp;adresi ziyaret edilebiliyor.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/cildiniz-kisin-cok-yiprandi-diye-uzulmeyin-84646</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Cildiniz kışın çok yıprandı diye üzülmeyin!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/cildiniz-kisin-cok-yiprandi-diye-uzulmeyin-1779365151.jpg">
                        <figcaption>Cildiniz kışın çok yıprandı diye üzülmeyin!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Soğuk hava ve düşük nem oranı, cildimizin doğal bariyerini zayıflatarak gerginlik, kuruluk ve pullanma gibi sorunlara yol açarken, kapalı alanlardaki ısıtıcılar da cildin nem deposunu adeta kurutarak mat bir görünüme neden oluyor. Peki yaz öncesi yeniden ışıltılı bir cilde kavuşmak nasıl mümkün olabilir?&nbsp;<strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Bahar Sevimli Dikicier</strong>, “Yaz ayları yaklaşırken cildimiz için bakım ve yenilenmenin önem kazandığı bir döneme giriyoruz. Doğru bakım adımlarıyla cildi canlandırmak, daha sağlıklı, canlı ve ışıltılı bir görünüme kavuşturmak mümkündür” diyor. Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Dikicier, canlılığını kaybeden cildi canlandıracak, ışıltısını geri kazandıracak 6 püf noktasını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.&nbsp;</p>

<p>· &nbsp; &nbsp; &nbsp;<strong>Nazikçe peeling yapın</strong></p>

<p>Kış boyunca cilt yüzeyinde biriken ölü hücre tabakası, cildin nefes almasını engelleyerek bakım ürünlerinin emilimini zorlaştırır. Bu nedenle bahar temizliğine cildinizi bu donuk tabakadan arındırarak başlamalısınız. Ancak burada önemli bir nokta var: Hassaslaşmış cildi tahriş etmemek için sert granüllü ürünler yerine, cildi ovalamadan, özel içeriklerle ölü deriyi nazikçe çözen enzimatik peelingleri tercih etmelisiniz. Bu işlem cildinizin daha canlı ve aydınlık görünmesini sağlayacaktır.</p>

<p>· &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<strong>Mutlaka nemlendirici kullanın</strong></p>

<p>Soğuk havalarda kullandığımız yoğun kıvamlı ve yağ bazlı kremler, ısınan havayla birlikte gözeneklerin tıkanmasına yol açabilir. Bu nednele daha hafif ve cildi yormayan ürünlere geçilmelidir. Özellikle cildin içine su çekip nemi tutan içeriklere sahip serumlar (örneğin; hyaluronik asit içeren serumlar) ağırlık yapmadan nem sağlar. Bu sayede hem cildinizin nem dengesi korunur hem de yağlanma ve parlama gibi sorunlar önlenebilir. &nbsp;</p>

<p>· &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<strong>Güneş koruyucuyu ihmal etmeyin</strong></p>

<p>Doç. Dr. Dikicier “Bahar aylarında güneş ışınlarının etkisi hızla artar. Bu nedenle sadece plajda değil, günlük yürüyüşlerinizde de en az 30 faktörlü bir koruyucu kullanmak, leke oluşumunu ve erken yaşlanmayı önlemek için kritiktir. Kışın ihmal edilen bu adım, baharın tazeleyici etkisini kalıcı kılmak adına en önemli kalkanınızdır. Bulutlu havalarda bile UV ışınlarının cildinize ulaştığını unutmadan, koruyucunuzu her sabah tazelemeyi alışkanlık edinin” diyor.&nbsp;</p>

<p>·&nbsp; &nbsp; &nbsp;<strong>Cildi koruyan vitamin destekleri kullanın</strong></p>

<p>Mevsim geçişleri, çevresel stres faktörlerinin ve serbest radikallerin cilt üzerindeki etkisini artırabilir. C vitamini başta olmak üzere antioksidan içerikli serumlar, cildinizi dış etkenlere karşı bir zırh gibi korur. Aynı zamanda kolajen üretimini destekleyerek kışın neden olduğu donukluğu giderir ve cilt tonunu eşitler. Sabahları temiz cilde uygulayacağınız bir antioksidan serum, gün boyu daha enerjik ve ışıltılı bir görünüm sağlar.&nbsp;</p>

<p>· &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<strong>Sağlıklı beslenip yeterli su tüketmeyi ihmal etmeyin</strong></p>

<p>Cilt yenilenmesi sadece dışarıdan sürülen kremlerle değil, içeriden destekle tamamlanır. Baharın taze sebze ve meyveleri, cildinizin ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri doğal yollardan sağlar. Özellikle su içeriği yüksek gıdalar tüketmek ve günlük su miktarını artırmak, cildinizin elastikiyetini geri kazanmasına yardımcı olur. Hücrelerin yenilenme hızı, yeterli su tüketmekle bağlantılıdır; bu nedenle su içmeyi bir görev değil, sağlık ve güzellik ritüeli olarak görün.</p>

<p>· &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<strong>Gece bakımını atlamayın</strong></p>

<p>Uyku sırasında cildimiz kendini yeniler. Bu nedenle bahar aylarında gece rutinleri her zamankinden daha değerlidir. Uyku sırasında cildin kendini yenileme mekanizmasını desteklemek için besleyici gece maskeleri veya onarıcı gece kremleri kullanabilirsiniz. Özellikle retinol, alfa veya beta hidroksi asit ya da peptit içeren ürünler, kışın neden olduğu ince çizgileri ve yorgunluk belirtilerini onarmada etkilidir. Sabah uyandığınızda daha dinlenmiş ve sıkı bir ciltle karşılaşmak için gece bakımını asla atlamayın.</p>

<p><strong>xxxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxxxx</strong></p>

<p><strong>Cildi yenileyen yeni nesil tedaviler&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Bahar Sevimli Dikicier</strong>, artan polenler ve güneş ışınlarının, hassas ciltlerde kızarıklıkla alerjik reaksiyonları tetikleyebildiğini belirterek öncelikle mutlaka Alerji uzmanının önereceği tedaviye özen gösterilmesi gerektiğini vurguluyor. Doç. Dr. Dikicier, yaz öncesi dönemde cildi yenileyen yeni nesil yöntemleri ise şöyle sıralıyor;&nbsp;</p>

<p>· &nbsp; &nbsp; &nbsp; Ekzozom terapisi: Hücreler arası iletişimi sağlayan akıllı kesecikler olan ekzozomlar, cilde enjekte edildiğinde hasarlı dokuyu hızla onarır ve kolajen üretimini desteklemeye yardımcı olur.</p>

<p>· &nbsp; &nbsp; &nbsp; Mezoterapi (Bahar kokteylleri): Vitamin, mineral ve hyaluronik asit karışımlarının cildin alt katmanına iletildiği bu yöntem, mevsim geçişlerinde yaşanan nemsizlik ve matlık sorununu çözer. Cildi kısa sürede daha parlak ve nemli hale getirir.&nbsp;</p>

<p>· &nbsp; &nbsp; &nbsp; Altın iğne (Radyofrekans): Cilt yüzeyine zarar vermeden alt katmanlara enerji gönderen bu işlem, gözenekleri sıkılaştırırken kışın oluşan ince kırışıklıkları ütüler ve cilde pürüzsüz bir doku kazandırır.</p>

<p>· &nbsp; &nbsp; &nbsp; Somon DNA uygulaması: Çevresel faktörlerle yıpranmış cildi yapılandırmak için kullanılan bu yöntem, içeriğindeki polinükleotitler sayesinde cildin su tutma kapasitesini artırarak "cam cilt" etkisi yaratır.</p>

<p>· &nbsp; &nbsp; &nbsp; Biyostimülatörler: Cildin kendi doğal kolajenini üretmesini tetikleyen yeni nesil dolgular, bahar aylarında yüz hatlarını toparlar ve cilde doğal bir dolgunluk kazandırır.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/kahramankazanli-ciftcilere-fide-destegi-verildi-84645</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:05:34 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Kahramankazanlı Çiftçilere Fide Desteği Verildi</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/kahramankazanli-ciftcilere-fide-destegi-verildi-1779365134.jpg">
                        <figcaption>Kahramankazanlı Çiftçilere Fide Desteği Verildi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><b>Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla başlattığı fide dağıtımları Kahramankazan ilçesinde gerçekleştirildi. Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üreticilere yönelik hibe desteği kapsamında, ilçedeki üreticilere can suyu olabilecek önemli miktarda fide teslim edildi.</b></p>

<p>Kahramankazan’da gerçekleştirilen dağıtım programında, ÇKS’ye kayıtlı 550 çiftçiye %50 hibeli toplam 700 bin adet fide ulaştırıldı. Üreticilerin maliyetlerini düşürmeyi ve yerel tarımı canlandırmayı hedefleyen fide dağıtımı çiftçilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı.</p>

<p><b>BAŞKAN ÇIRPANOĞLU’NDAN DAĞITIM NOKTASINA ZİYARET</b></p>

<p>Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu, fidelerin dağıtıldığı alanı bizzat ziyaret ederek, çalışmaları yerinde inceledi. İşlemleri tamamlanan çiftçilerle bir araya gelen ve hayırlı, bereketli bir üretim sezonu dileyen Başkan Çırpanoğlu, Ankara Büyükşehir Belediyesi ile tam bir koordinasyon içinde çalıştıklarını vurguladı.</p>

<p>Belediyeler arası iş birliğinin ilçeye kazandırdığı avantajlara dikkat çeken Başkan Çırpanoğlu şunları söyledi:</p>

<p>"Ankara Büyükşehir Belediyemizle birlikte, üreten ilçemizin ve emektar çiftçimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Bugün burada 550 üreticimize ulaştırdığımız 700 bin adet fide, hem yerel tarım ekonomimize can suyu olacak hem de üretim maliyetlerini önemli ölçüde hafifletecektir. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği adına büyük önem taşıyan bu %50 hibeli destekler için ABB Başkanı Mansur Yavaş’a teşekkür ediyorum. Kahramankazan Belediyesi olarak, üreticilerimizin işini kolaylaştıracak ve toprağımıza değer katacak her türlü iş birliğine kararlılıkla devam edeceğiz. Tüm çiftçilerimize bol kazançlı ve bereketli bir hasat dönemi diliyorum."</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/alo-evlat-ekipleri-buyuklerini-bayrama-hazirliyor-84644</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:05:19 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Alo Evlat Ekipleri Büyüklerini Bayrama Hazırlıyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/alo-evlat-ekipleri-buyuklerini-bayrama-hazirliyor-1779365119.jpg">
                        <figcaption>Alo Evlat Ekipleri Büyüklerini Bayrama Hazırlıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Kartepe Belediyesi Alo Evlat Sağlık Kulübü, yaklaşan bayram öncesinde de dur durak bilmeden çalışıyor. İlçe genelinde yaşamını tek başına sürdüren, sağlık sorunları olan ya da yaş almış büyüklerin kapısını çalan ekipler, evleri köşe bucak temizleyerek bayram neşesini paylaşıyor.</strong></p>

<p><strong>Evler Bayram Temizliğiyle Işıldıyor</strong></p>

<p>Bayram temizliği geleneğini yalnız yaşayan ve gücü yetmeyen büyüklerin evlerine taşıyan Alo Evlat ekipleri, büyük bir titizlikle çalışıyor. Camların silinmesinden yerlerin yıkanmasına, toz alımından mutfak ve banyo temizliğine kadar her detayı ince ince işleyen ekipler, yaşlıların evlerini bayrama hazır ve pırıl pırıl hale getiriyor.</p>

<p><strong>Sağlık Taramaları ve Öz Bakımlar Unutulmadı</strong></p>

<p>Kartepeli büyüklerin sadece ev temizliği yapılmıyor; sağlık durumları da yakından takip ediliyor. Ekipler, ziyaret ettikleri büyüklerin tansiyon ve şeker ölçümlerini gerçekleştirirken, ihtiyaç duyanların kişisel bakımlarını (saç ve sakal tıraşı, tırnak kesimi vb.) büyük bir özenle tamamlıyor.</p>

<p><strong>Kartepe’nin Çınarlarından Teşekkür Yağmuru</strong></p>

<p>Evleri temizlenen ve bayram öncesi tüm ihtiyaçları giderilen ilçe sakinleri, Kartepe Belediyesi’nin bu hizmetinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Kapılarının çalınmasından ve kendilerine gösterilen vefadan dolayı duygulanan yaşlılar, "Bizlerin eli ayağı tutmuyor, bu bayram gününde evimizi kendi evlatlarımız gibi tertemiz yaptılar. Belediye Başkanımıza ve emeği geçen tüm evlatlarımıza teşekkür ederiz" diyerek ekiplere teşekkür ve dua ettiler.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/samsung-yaza-merhaba-kampanyasi-84643</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Samsung Yaza Merhaba kampanyası</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/samsung-yaza-merhaba-kampanyasi-1779365103.jpg">
                        <figcaption>Samsung Yaza Merhaba kampanyası</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Samsung, yaz sıcakları başlamadan serinliğe hızlıca kavuşmak isteyenler için yeni bir kampanya hayata geçiriyor. 31 Mayıs’a kadar devam edecek kampanya kapsamında, samsung.com üzerinden satın alınan seçili klima modelleri için kurulum süresi teslimattan sonraki 24 saate indirildi.</p>

<p>Samsung, artan sıcaklıklar ve yaklaşan bayram tatiliyle birlikte klima talebinin hızla yükseldiği dönemde, kullanıcıların bekleme süresini minimize ederek hızlı ve konforlu bir deneyim sunmayı hedefliyor. Samsung yetkili servisleri tarafından teslimat sonrası 24 saat içinde gerçekleştirilen kurulum hizmeti sayesinde kullanıcılar, satın alma sonrası beklemeden serinliğin ve konforun keyfini çıkarabiliyor.</p>

<p>Kampanya kapsamında tüketicilere sunulan klima sistemleri arasında Bespoke AI WindFree Pro serisi dikkat çekiyor. Kampanya kapsamında tüketicilere sunulan klima sistemleri arasında Bespoke AI WindFree Pro serisi dikkat çekiyor. Seriye ait klima modelleri 3 yıllık standart garanti süresine 3 yılın daha eklenmesiyle 6 yıla varan garanti avantajıyla kullanıcılarla buluşuyor. Estetik tasarımı, yapay zekâ destekli soğutma teknolojileri ve kişiselleştirilebilir kullanım modlarıyla öne çıkan seri, yaşam alanlarında konforu ve verimliliği yeniden tanımlıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/bosch-pro360i-gelistiriyor-84642</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bosch PRO360ı Geliştiriyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/bosch-pro360i-gelistiriyor-1779365071.jpg">
                        <figcaption>Bosch PRO360ı Geliştiriyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Teknoloji ve servis alanlarında dünyanın önde gelen tedarikçilerinden Bosch, profesyonel elektrikli el aletleri kullanıcılarına yönelik geliştirdiği dijital hizmet platformu PRO360’ı yeni özelliklerle güçlendirmeye devam ediyor.</p>

<p>Bayiler, fabrikalar ve inşaat firmaları gibi endüstriyel müşteriler ile profesyonel son kullanıcıların ihtiyaçlarına özel geliştirilen yapısıyla öne çıkan PRO360 sayesinde kullanıcılar, Bosch Professional ürünlerinin yanı sıra farklı markalara ait ekipmanlarını da tek bir dijital çatı altında toplayarak merkezi bir şekilde yönetebiliyor. Bu bütüncül yapı, ekipman takibini kolaylaştırırken profesyonellerin zamanlarını daha verimli kullanmalarına ve işlerine odaklanmalarına imkân tanıyor.</p>

<p><strong>“PRO360 ile profesyoneller için değeri büyütüyoruz”</strong></p>

<p>Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Bosch Türkiye, Orta Doğu, Kafkaslar ve Orta Asya Bölge Başkan Yardımcısı Ali Fahri Özcan, “Dijitalleşmenin sahadaki profesyoneller için yarattığı değeri her geçen gün daha ileriye taşıyoruz. PRO360, ilk günden bu yana kullanıcılarımızın ihtiyaçlarını merkeze alarak geliştirdiğimiz bir platform.</p>

<p>&nbsp;Bugün Pro Deals modülü ile bu deneyimi yeni bir boyuta taşıyor, kullanıcılarımıza yönetim kolaylığının yanı sıra aynı zamanda somut avantajlar sunuyoruz. PRO360 artık profesyoneller için iş süreçlerine değer katan bütünsel bir platform. 2026 yılının ilk yarısında platforma eklediğimiz yeni kampanya modülüyle PRO360’ı daha da zenginleştirerek profesyoneller için güçlü bir dijital iş ortağı olmasını sağlamaya devam ediyoruz.” dedi.</p>

<p><strong>PRO360 Yeni Modüllerle Kapsamını Genişletiyor</strong></p>

<p>Geçtiğimiz yıl Türkiye’de kullanıma sunulan PRO360, ürün yönetimi, garanti uzatma süreçlerini tek noktadan yönetme imkânı sunarken, bugün yeni eklenen Pro Deals kampanya modülü ile kullanıcılarına daha kapsamlı bir deneyim sunuyor.</p>

<p>Platforma entegre edilen bu yeni modül sayesinde PRO360, yalnızca bir ürün yönetim aracı olmanın ötesine geçerek profesyoneller için avantaj ve fırsatların da sunulduğu bütünsel bir dijital platforma dönüşüyor.</p>

<p><strong>PRO360 ile ürün yönetiminden avantaj dünyasına</strong></p>

<p>PRO360, lansmanından bu yana kullanıcı ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilerek güncellenen kullanıcı arayüzü ve yeni modüllerle kapsamını genişletiyor. Platforma eklenen&nbsp;<strong>Keşfet modülü</strong>&nbsp;ile birlikte kullanıcılar artık yalnızca ürünlerini yönetmekle kalmıyor, aynı zamanda belirli dönemlerde sunulan kampanyalara da kolayca erişebiliyor.</p>

<p>Yeni Pro Deals modülü ile kullanıcılar, online, bayi ya da yapı market fark etmeksizin gerçekleştirdikleri alışverişleri sisteme tanımlayarak kampanyalara katılabiliyor. Kullanıcılar, PRO360 uygulaması üzerinden faturalarını ve satın aldıkları ürün bilgilerini yükleyerek başvurularını hızlı ve kolay bir şekilde tamamlayabiliyor.</p>

<p><strong>Alışverişten kazanca dönüşen yeni deneyim</strong></p>

<p>Pro Deals ile kullanıcılar, belirli alışveriş tutarlarına karşılık gelen farklı hediyeler kazanma fırsatı elde ediyor. İlk kampanya ile birlikte belirlenen alışveriş baremlerine ulaşanlar çeşitli ödüller kazanabiliyor. Farklı satış kanallarından gerçekleştirilen alışverişlerin PRO360 üzerinden kolayca tanımlanabildiği bu yapı, satın alma sürecini doğrudan avantaja dönüştürürken Pro Deals modülü, belirli periyodlarda hayata geçirilecek yeni kampanyalarla kullanıcılarına düzenli olarak farklı fırsatlar sunmaya devam edecek.</p>

<p>Bu yaklaşım sayesinde satın alma süreci bir ihtiyaç yönetimi olmaktan çıkarak katma değer yaratan bir deneyime dönüşüyor. PRO360, kullanıcıların sahadaki operasyonlarını kolaylaştırırken aynı zamanda onlara somut faydalar sunan bir platform olarak konumlanıyor.</p>

<p>PRO360 uygulaması, App Store ve Google Play Store'dan ücretsiz olarak indirilebiliyor veya web sitesi üzerinden anında kullanılabiliyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/dijital-tuzaklara-karsi-genclere-kalkan-84641</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Wed, 20 May 2026 13:04:45 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Dijital tuzaklara karşı gençlere kalkan</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/dijital-tuzaklara-karsi-genclere-kalkan-1779271485.jpg">
                        <figcaption>Dijital tuzaklara karşı gençlere kalkan</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, lise öğrencilerine yönelik “Dijital Haklar ve Dijital Şiddet” eğitimleri başlattı. Siber zorbalıktan çevrim içi tacize kadar birçok tehlikenin anlatıldığı eğitimlerde gençlere, dijital dünyada haklarını nasıl koruyacakları öğretiliyor.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, gençlerin değişen dünyanın ihtiyaçlarına uygun bilgi, beceri ve farkındalıklarla güçlenmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Gençlik Çalışmaları Şube Müdürlüğü tarafından Genç İzmir çatısı altında yürütülen "Lisedeyiz" projesi çalışmaları kapsamında, “Dijital Haklar ve Dijital Şiddet” başlıklı eğitim oturumları gençlerle buluşuyor. Dijital Haklar Platformu iş birliğiyle, Nilgün Karacaoğlu’nun katkılarıyla gerçekleştirilen eğitimler hem liselerde hem de Genç İzmir Bornova Macera Park Gençlik Yerleşkesi’nde düzenleniyor. Öğrencilerin ve gençlerin yoğun ilgi gösterdiği programlarda, gençlerin çevrim içi ortamlarda karşılaşabilecekleri riskleri tanımaları, kişisel verilerini korumaları ve dijital şiddet karşısında başvurabilecekleri yollar hakkında bilgi sahibi olmaları hedefleniyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın gençleri yalnızca geleceğin değil bugünün de öznesi olarak gören yaklaşımı doğrultusunda yürütülen eğitimler, dijital çağın risklerine karşı gençleri güçlendiren önemli bir farkındalık alanı oluşturuyor.</p>

<p><strong>Dijital dünyada hak temelli farkındalık</strong></p>

<p>İnteraktif formatta ilerleyen eğitimlerde, teknolojinin sunduğu olanakların yanı sıra dijital ortamda karşılaşılabilecek tehditler ve hak ihlalleri ele alınıyor. Siber zorbalık, çevrim içi taciz, dijital şiddet türleri, kişisel verilerin korunması, dijital ayak izi ve güvenli internet kullanımı başlıklarında gençlere bilgi veriliyor. Programlarda ayrıca toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin dijital ortamdaki yansımaları ve bu durumun gençler açısından oluşturabileceği riskler değerlendiriliyor. Böylece dijital şiddetin yalnızca teknik bir güvenlik meselesi değil; haklar, eşitlik ve güvenli yaşam alanlarıyla ilişkili çok boyutlu bir konu olduğu vurgulanıyor.</p>

<p><strong>Vaka analizleriyle çözüm yolları tartışılıyor</strong></p>

<p>Eğitim oturumlarında gerçek yaşamdan örnekler üzerinden vaka analizleri yapılıyor. Gençler, dijital ortamda karşılaşılabilecek olumsuz durumlarda haklarını nasıl koruyabileceklerini, hangi destek mekanizmalarına başvurabileceklerini ve çözüm odaklı nasıl hareket edebileceklerini tartışıyor. Hak temelli farkındalığın öne çıktığı buluşmalarda, gençlerin dijital okuryazarlığını artırmak ve siber şiddete karşı ortak bir bilinç oluşturmak amaçlanıyor. Eğitimlerde, dijital güvenliğin yalnızca bireysel tedbirlerle değil, ortak farkındalık ve dayanışmayla güçlenebileceği mesajı öne çıkıyor.</p>

<p>“Lisedeyiz” kapsamında sürdürülen eğitimlerle, gençlerin dijital çağın olanaklarından güvenle yararlanması ve haklarını bilen bireyler olarak güçlenmesi hedefleniyor. Hem liselerde hem de Genç İzmir Bornova Macera Park Gençlik Yerleşkesi’nde düzenlenen eğitimlerin önümüzdeki süreçte de yeni gençlerle buluşması planlanıyor.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/dunya-turizm-ve-mice-sektorunun-en-prestijli-etkinliklerini-duzenleyen-ataman-dan-destinasyon-mesaji-84640</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Wed, 20 May 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Dünya Turizm ve Mice sektörünün en prestijli etkinliklerini düzenleyen Ataman dan  Destinasyon Mesajı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/dunya-turizm-ve-mice-sektorunun-en-prestijli-etkinliklerini-duzenleyen-ataman-dan-destinasyon-mesaji-1779271463.jpg">
                        <figcaption>Dünya Turizm ve Mice sektörünün en prestijli etkinliklerini düzenleyen Ataman dan  Destinasyon Mesajı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Dream Project CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Volkan Ataman, Çeşme’de düzenlenen 1. Turizm Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, destinasyon pazarlaması, MICE turizmi ve uluslararası turizm stratejilerine ilişkin değerlendirmeleriyle Çeşme’nin dört mevsime yayılan yüksek potansiyeline dikkat çekti.</p>

<p>Çeşme Belediyesi, ÇEŞTOB, Alaçatı Turizm Derneği ve Çeşme Kent Konseyi iş birliğiyle gerçekleştirilen zirvede sektör temsilcileri sürdürülebilir turizm, yeni pazar stratejileri ve alternatif turizm modellerini ele aldı.</p>

<p>“Çeşme’nin Turizmi – Sürdürülebilirlik ve Çeşitlilik” oturumunda konuşan Volkan Ataman, Çeşme’nin yalnızca yaz sezonunda yoğunluk yaşayan bir destinasyon olmaktan çıkarılarak yılın tamamında yaşayan uluslararası bir marka destinasyona dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Ataman konuşmasında, Çeşme’nin doğal güzellikleri, termal kaynakları, gastronomi potansiyeli ve rüzgar sporları altyapısıyla dünyanın en özel destinasyonlarından biri olduğunu belirtti. Adnan Menderes Havalimanı’na yaklaşık 45 dakikalık mesafede bulunmasının büyük bir avantaj yarattığını vurgulayan Ataman, İzmir’in 32 ülkeden direkt uçuş almasının bölgenin uluslararası erişim gücünü önemli ölçüde artırdığını söyledi.</p>

<p>Almanya, Birleşik Krallık, Polonya, Fransa, Hollanda ve İtalya başta olmak üzere birçok önemli pazardan İzmir’e direkt uçuş bağlantısı bulunduğunu belirten Ataman, bu erişim avantajının doğru pazarlama stratejileriyle desteklenmesi halinde Çeşme’nin yurt dışı ziyaretçi sayısında önemli bir büyüme sağlayabileceğini ifade etti.</p>

<p>Volkan Ataman, özellikle luxury travel acentaları, online seyahat platformları, DMC’ler, incentive şirketleri ve outbound operatörlerle güçlü ilişkiler kurulmasının önemine dikkat çekerek, Jet2, MTS, On The Beach, Pegas, Anex, Coral, TUI ve Fun&amp;Sun gibi uluslararası operatörlerin orta vadede Çeşme’yi programlarına dahil etmelerinin destinasyon açısından kritik önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Çeşme’nin yalnızca deniz-güneş tatiliyle değil; gastronomi, termal turizm, festival ve deneyim odaklı yaşam anlayışıyla konumlandırılması gerektiğini belirten Ataman, destinasyonun üst segment bir yaşam ve tatil bölgesi olarak öne çıkarılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>“Çeşme’nin lüks yaşam ve deneyim turizmi açısından çok güçlü bir potansiyeli var” diyen Ataman, yerel gastronomi markalarının büyümesinin yanı sıra Zuma ve Hakkasan benzeri uluslararası restoran markalarının bölgeye değer katabileceğini söyledi. Zamna ve Burning Man benzeri deneyim odaklı festivallerin ise Çeşme’nin global görünürlüğünü artırabileceğini belirtti.</p>

<p>Marka beach club’ların ve gece kulüplerinin artmasının destinasyon algısını güçlendireceğini ifade eden Ataman, Alaçatı’nın dünyanın önemli sörf merkezlerinden biri olabilecek potansiyele sahip olduğunu ve bu kimliğin uluslararası pazarlarda daha güçlü şekilde anlatılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Konuşmasında termal turizmin önemine de değinen Ataman, bölgenin termal kaynak avantajının daha güçlü bir turizm altyapısıyla desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle dört mevsim hizmet verebilecek termal yatırımların Çeşme’nin sezon süresini uzatabileceğini belirtti.</p>

<p>Ataman ayrıca kruvaziyer turizminin Çeşme için önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, cruise limanının daha aktif kullanılması gerektiğini ifade etti. Kruvaziyer şirketlerinin Çeşme’de en az bir gece konaklamalı programlar oluşturmasının ve Efes bağlantılı rotaların geliştirilmesinin bölge ekonomisine önemli katkı sağlayacağını söyledi.</p>

<p>MICE turizmine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Ataman, Çeşme’de toplam 820 otel bulunduğunu, yaklaşık 15 bin oda ve 33 bine yakın yatak kapasitesiyle bölgenin önemli bir turizm altyapısına sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>Boyalık Beach, Radisson Çeşme, Swissôtel Resort &amp; Spa Çeşme, Altınyunus, Ilıca Hotel, Grand Ontur, Sisus Marina ve Biblos Alaçatı gibi tesislerle yaklaşık 4 bin 725 kişilik toplantı ve etkinlik kapasitesi bulunduğunu belirten Ataman, Çeşme’nin butik ölçekli kongreler, incentive organizasyonları ve marka etkinlikleri için güçlü bir alternatif sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Özellikle Alaçatı merkezine yakın orta ölçekli bir kongre merkezi yatırımının bölgenin MICE potansiyelini önemli ölçüde artıracağını söyleyen Ataman, butik oteller ile kongre merkezi arasında buggy servisleri gibi çözümlerle Çeşme’nin Antalya ve Kıbrıs’a alternatif bir incentive destinasyonu haline gelebileceğini belirtti.</p>

<p>Kongre turizminin sürdürülebilir büyümesi için uluslararası MICE pazarlamasının profesyonel şekilde yönetilmesi gerektiğini ifade eden Ataman, convention bureau yapılanmasının kurulmasının önemine dikkat çekti. ICCA üyeliği ve uluslararası MICE fuarlarına katılımın Çeşme’nin dünya MICE pazarındaki görünürlüğünü artıracağını söyledi.</p>

<p>Destinasyon yönetiminin profesyonel şekilde ele alınmasının önemine değinen Ataman, Çeşme Tourism Board yapılanmasının oluşturulmasının bölgenin geleceği açısından stratejik önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>“Atılacak adımların tek merkezden yönetilmesi gerekiyor” diyen Ataman, “Bu yapı; destinasyonun konumlandırılması, iletişim stratejisinin belirlenmesi, ulusal ve uluslararası fuar katılımları, fam trip organizasyonları, tur operatörleri ve acente ilişkilerinin yönetilmesi gibi tüm süreçleri profesyonel şekilde yönetmeli” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Fam trip organizasyonlarında doğru karar vericilerin ağırlanmasının önemine dikkat çeken Ataman, direkt uçuş bulunan ülkelerdeki havayolu yöneticileriyle iş birliklerinin geliştirilmesi gerektiğini ve hedef pazarlarda doğru acenta ağlarının özenle belirlenmesinin kritik olduğunu söyledi.</p>

<p>Çeşme’nin sezonunun Nisan ayından Ekim sonuna kadar uzatılması gerektiğini ifade eden Ataman, bunun için destinasyonun yaşayan bir şehir kimliği kazanmasının önemine dikkat çekti. Özellikle Alaçatı bölgesinde peyzaj, aydınlatma, yol ve çevre düzenlemelerinin destinasyon algısını güçlendireceğini söyleyen Ataman, altyapı çalışmalarının sezon başlamadan tamamlanmasının ziyaretçi deneyimi açısından kritik olduğunu belirtti.</p>

<p>Festival ve etkinlik takviminin de stratejik şekilde planlanması gerektiğini ifade eden Ataman, Alaçatı Ot Festivali gibi güçlü organizasyonların tarih planlamasının diğer bölgesel etkinliklerle çakışmayacak şekilde yönetilmesinin destinasyon trafiği açısından önemli olduğunu söyledi.</p>

<p>Konuşmasının sonunda Çeşme’nin yalnızca Türkiye’nin değil, Ege’nin en güçlü yaşam ve deneyim destinasyonlarından biri olabilecek potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Volkan Ataman, “Doğru planlama, güçlü iletişim stratejisi ve uluslararası iş birlikleriyle Çeşme dört mevsim yaşayan global bir marka destinasyona dönüşebilir” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/40-genc-gunler-soylesilerinin-son-konugu-emin-capa-oldu-84639</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Wed, 20 May 2026 13:02:51 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>40. Genç Günler Söyleşilerinin Son Konuğu Emin Çapa Oldu</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/40-genc-gunler-soylesilerinin-son-konugu-emin-capa-oldu-1779271371.jpg">
                        <figcaption>40. Genç Günler Söyleşilerinin Son Konuğu Emin Çapa Oldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye’nin en uzun soluklu gençlik festivali “Hazır mıyız?” mottosuyla düzenlenen 40. Genç Günler söyleşi, atölye ve oyunlarla devam ediyor.</p>

<p>Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde moderatörlüğünü Genel Sanat Yönetmeni Yardımcımız Emrah Özertem’in yaptığı son söyleşinin konuğu Emin Çapa’ydı.</p>

<p>40. Genç Günler kapsamında Şehir Tiyatroları’nda konuk ettiğimiz gazeteci ve televizyoncu Emin Çapa, gençlerle gelecek üzerine keyifli bir söyleşide buluştu. Kuantum, yeni insan, robot teknolojisi vb. güncel konular üzerine gerçekleşen sohbet, katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleşti.</p>

<p>Söyleşi, Emrah Özertem’in “bütün Türkiye’nin tanıdığı sanatçıları, gazetecileri, ekonomistleri sizlerle söyleşi yapmak üzere sahnelerimize davet ediyoruz. Onlardan biriyle, sizlerin de severek takip ettiği bir isimle sizleri buluşturmak istiyoruz: Emin Çapa” sözleriyle başladı.</p>

<p>Sözlerine bir kırılmadan bahsederek başlayan Emin Çapa: “Dünya tarihinin bir kırılma noktasına denk geldik. Tarih bazen normal akışıyla ilerler. İnsanlık tarihinin bir kırılma anı vardır. Normalde bir insan ailesiyle, şirketiyle ilgili bir karar alırken 2 temel şeye dayanmak zorundadır. Bunlardan biri sizin aldığınız eğitimdir. İkincisi de o eğitim kadar önemli şey tecrübe. Oyunun kuralı değiştiği anda bu ikisi de işe yaramaz. İnsanlık öyle bir yerde duruyor ki hiç böyle bir şey yaşamadık. Yazının icadı, tarım devrimi bunun yanında hiçbir şey. Daha önceki değişimlerin her biri uzun zamanlara yayılıyordu. Kademeli gerçekleşiyordu. Bu salondaki herkes insan olarak doğdular ama özellikle gençler bildiğimiz gibi bir insan olarak ölmeyecekler. İnsan dediğimiz canlıya karşı benim çok büyük korkularım ve çok büyük umutlarım var. İnsan dünyadaki en iyi, aynı zamanda en zalim canlıdır.</p>

<p>Tarihin en büyük imparatorluklarından biri Britanya İmparatorluğu. Bugünkü dünya devletlerinin yüzde 60’ının sınırlarını Britanya çizmiştir. Britanya’nın başkanı Churchill, sadece Çanakkale’de yenilmiştir. Churchill diyor ki ‘geleceğin imparatorlukları zihnin imparatorlukları olacaktır’ Bunun anlamı bir toprağı işgal etmenin artık bir anlamı yok. Zihinleri işgal etmemiz gerekiyor. İkincisi savaş bir enerji aktarımıdır. Eskiden bu kas gücüyle, silahlarla ve nükleer silahlarla yapılan enerji aktarımıydı.</p>

<p>Benim bir paraşütüm var ve açmıyorum. İşime yarıyor mu? Hayır. Beyin de böyle arkadaşlar açmanız lazım. Beyni 3 boyutlu, 5 boyutlu açmamız gerekiyor. Gelecek hayal edilen bir şey değil inşa edilen bir şeydir. Kimse sizin için bir gelecek inşa edemez.</p>

<p>Kuantum bilgisayarlar trilyonlarca işlemi saniyeler süresince yaparlar. Bunlar hayata girdiklerinde şifre diye bir şey kalmayacak.</p>

<p>Tarih aşırı hızlandı. O kadar hızlandı ki yetişmek imkânsız. 3 boyutlu yazıcılarda basılmış organların nakli artık gün sayıyor. Dunla, diye bir kadın duydunuz mu? Nobel ödülü aldı. DNA’yı kesiyorsunuz ve yapıştırıyorsunuz. Bu yöntem kullanılarak, Çin’de bilgisayar üzerinde test edilerek ikizler doğdu. Bu yöntemle bütün genetik hastalıklara, genlere müdahale etmenin yolunu bulduk.</p>

<p>Elon Musk’ın bir şirketi de canlılarla yazılım arasında bir bağ kurmaya çalışıyor. Bunun da eşiğindeyiz.” Dedi.</p>

<p>Emin Çapa, teknolojinin getirdiği pek çok yeniliğin nasıl bir distopyaya doğru gittiğini örneklerle açıkladı. Yapay beyin, yapay hücre çalışmalarının hangi aşamalarda olduğunu ve onu nasıl korkuttuğunu anlattı. Yapay organlar üretme, yapay zeka destekli insansı robotlar, Japonya’nın mürettebatsız gemileri, robotlaşan tarım uygulamaları üzerine kendi görüşlerini paylaştı.</p>

<p>Sözlerine bilimin önemine değinerek devam eden Emin Çapa: “İçinde akıl ve bilim olmayan hiçbir şeyle uğraşmayın. Uygarlığın, refahın, zenginliğin her şeyin sırrı bilim. Bizi bilim birleştiriyor.” Dedi.</p>

<p>Emin Çapa sözlerini “hayata teslim olmayın. Hayata teslim olmak ölmektir. Ölenler bir şey yapamazlar, değişemezler” diyerek sona erdirdi. </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/vakifbank-tan-12-milyar-dolar-surdurulebilirlik-temali-sendikasyon-kredisi-84638</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Mon, 18 May 2026 16:38:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>VakıfBank tan 1,2 milyar dolar   sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredisi</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/vakifbank-tan-12-milyar-dolar-surdurulebilirlik-temali-sendikasyon-kredisi-1779111520.jpg">
                        <figcaption>VakıfBank tan 1,2 milyar dolar   sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredisi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Küresel piyasalarda belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin devam ettiği mevcut konjonktürde VakıfBank, sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredisi kapsamında 484 milyon dolar ve 574 milyon Euro olmak üzere toplam 1,2 milyar dolar eşdeğerinde kaynak temin etti. 367 gün vadeli kredinin maliyeti; dolar dilimi için SOFR + %1,25; Euro dilimi için ise Euribor + %1,10 seviyesinde gerçekleşti.<strong>&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Yüzde 110’un üzerinde yenileme oranı</strong></p>

<p>Sendikasyon işlemiyle ilgili değerlemelerde bulunan VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, “18 ülkeden 44 bankanın katılımıyla %110’un üzerinde yenilediğimiz işlem, Bankamızın uluslararası piyasalarda uzun yıllara dayanan muhabir ilişkilerinin önemli bir yansıması olmuştur. İşlemde 16 bankanın en yüksek seviyede katılım sağlaması ve geçen yılın aynı döneminde olmayan 5 yeni bankanın sendikasyonumuza dahil olması, hem Bankamızın uluslararası piyasalardaki etkinliğinin güçlü şekilde devam ettiğini hem de Türk ekonomisine duyulan güveni açıkça ortaya koymaktadır” dedi.</p>

<p><strong>“İlk 5 ayda uluslararası piyasalardan 5,8 milyar dolar tutarında yeni kaynak sağladık”</strong></p>

<p>2026 yılında yurt dışı kaynak teminine güçlü bir ivmeyle devam ettiklerini belirten Arslan, açıklamasını şu şekilde tamamladı: “Disiplinli bilanço yönetimimiz, çeşitlendirilmiş fonlama yapımız ve sürdürülebilir büyüme odaklı yaklaşımımız sayesinde uluslararası piyasalardan kaynak temin etmeyi sürdürüyoruz. 2026 yılının ilk çeyreğinde Dünya Bankası’nın garantisi altında sağlanan 1,5 milyar Euro tutarındaki fonlama ve yılın ikinci çeyreğinde dünyanın önde gelen varlık yönetim şirketlerinden biri olan Apollo ile gerçekleştirdiğimiz 1,3 milyar dolar tutarındaki DPR işleminin ardından yenilediğimiz sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredimizle birlikte ilk 5 ayda&nbsp;uluslararası piyasalardan 5,8 milyar dolar tutarında yeni kaynak sağladık. Yurt dışından temin ettiğimiz bu kaynakları, kalkınma&nbsp;odaklı değer bankacılığı vizyonumuz doğrultusunda ihracat, istihdam, teknoloji, verimlilik ve dijital dönüşüm odaklı alanlara yönlendirmeyi sürdüreceğiz.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/eib-genc-ihracatcilar-konseyi-84637</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Mon, 18 May 2026 16:38:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>EİB Genç İhracatçılar Konseyi</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/eib-genc-ihracatcilar-konseyi-1779111506.jpg">
                        <figcaption>EİB Genç İhracatçılar Konseyi</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) bünyesinde, genç ihracatçıların ihracatçı birliklerini tanıması, genç ihracatçıları Ege İhracatçı Birlikleri ve diğer STK’lardaki liderlik pozisyonlarına hazırlamak, genç girişimci ihracatçıları desteklemek, inovatif, çağın gerekliliklerine uyum sağlamış ihracatçılarla Türkiye’nin ihracatının büyümesine katkı sağlamak amacıyla 2019 yılında kurulan, sonrasında Türkiye İhracatçılar Meclisi ve diğer ihracatçı birliklerine rol model olan Ege İhracatçı Birlikleri Genç İhracatçılar Konseyi (GİK), Nisan ayında yapılan Ege İhracatçı Birlikleri Genel Kurullarında seçilen yeni yönetim ve denetim kurullarına damgasını vurdu.</p>

<p>Ege İhracatçı Birlikleri çatısı altındaki 12 ihracatçı birliğinin 10 tanesinde Genç İhracatçılar Konseyi’ne üye 20 ihracatçı yönetim ve denetim kurullarında yerini aldı. 3 birlik başkanı EİBGİK üyesi ihracatçılar arasından seçildi.</p>

<p><strong>En Genç Başkan Turan Göksan</strong></p>

<p>Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı seçilen EİBGİK Üyesi Turan Göksan, EİB Yönetim Kurulu Başkanları arasında en genç birlik başkanı olarak dikkat çekti. Göksan, ETHİB Başkanı seçildikten sonra Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcılığı görevini de üstlendi.</p>

<p><strong>ETHİB’de 11 YK üyesinin 5’i EİBGİK’ten&nbsp;</strong></p>

<p>2026-30 döneminde Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği’nde Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev yapacak olan Onur Uçak ve Muzaffer Turgut Kayhan’da EİBGİK üyesi ihracatçılar. ETHİB Yönetim Kurulu’ndaki Ferruh Mehmet Uz ve Mehmet Ünsal’la birlikte ETHİB’in 11 kişilik Yönetim Kurulunun 5’i EİBGİK üyesi ihracatçılardan oluştu.</p>

<p><strong>EİBGİK Kurucu Başkanı Erkan Zandar’a çifte görev</strong></p>

<p>EİBGİK Kurucu Başkanı olan, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nde iki dönem Yönetim Kurulu Başkanlığı yapan Erkan Zandar 2026-30 dönemi için EDMİB Yönetim Kurulu’nda yerini alırken, EİB’de 12 birliğin ortağı olduğu TARGEV’in de Yönetim Kurulu Başkanı seçildi.</p>

<p><strong>Kuru meyvede iki listeli seçmin kazananı EİBGİK Üyesi Yusuf Gabay oldu</strong></p>

<p>Ege İhracatçı Birlikleri genel kurullarında iki listeyle seçime gidilen Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nde EİBGİK Üyesi Yusuf Gabay Yönetim Kurulu Başkanı seçilirken, EİBGİK Üyesi Şemsettin Özgür’de Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı oldu.</p>

<p><strong>Zeytin ve zeytinyağı sektöründe Emre Uygun güven tazeledi</strong></p>

<p>Ege İhracatçı Birlikleri’nde birlik başkanı seçilen üçüncü EİBGİK Üyesi Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanlığına ikinci kez seçilen Mehmet Emre Uygun oldu. Emre Uygun, EZZİB’te güven tazelerken, haziran ayında sektörünü Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde temsil etmeye hazırlanıyor.</p>

<p><strong>EİBGİK Başkan Yardımcıları Denetim Kurulu Üyesi&nbsp;</strong></p>

<p>EİBGİK Başkan Yardımcısı Gizem Kula, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Denetim Kurulu Üyesi olarak seçilirken, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığına tekrar seçilen Hüseyin Baştuğ ve Yönetim Kurulu Üyesi olan Emre Bekki’yle birlikte EDDMİB Yönetim Kurulu’nda, EİBGİK üyesi ihracatçı sayısı 3’e yükseldi.</p>

<p>EİBGİK Başkan Yardımcısı Gizem Dönmez Gürkan ise, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Denetim Kurulu Üyeliğinde güven tazeledi.</p>

<p>Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nde EİBGİK Üyesi Burak Hucuptan Yönetim Kurulu Üyesi olarak tekrar seçilirken, EİBGİK’in aktif isimlerinden Efe Beşe bu dönem EHBİB Yönetim Kurulu Üyesi olma mutluluğu yaşadı.</p>

<p>EİBGİK Üyesi Reyhan Sezgin, Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu’nda genç kuşağın temsilcisi olmayı sürdürecek.</p>

<p>Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu’na EİBGİK üyesi Etem Uyar ve Şükrü Altundaş bu dönem girdiler. İki isim odun dışı orman ürünleri sektörünün ihracatının gelişimi için mesai verecekler.</p>

<p>EİBGİK üyesi İsmail Aksoy Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu’na tekrar seçilirken, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu’nda Kenan Unat EİBGİK’i temsil eden isim olacak.</p>

<p>EİBGİK’in amacının Türkiye'nin ihracatçı sayısını artırmak, gençleri ihracata yöneltmek ve girişimcilik ekosistemini güçlendirmek olduğunun altını çizen EİBGİK Başkan Yardımcısı Gizem Kula, 2026-30 döneminde Ege İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurullarındaki EİBGİK üyesi ihracatçı sayısının 19’a çıkmasından mutlu olduklarını dile getirdi.</p>

<p>İhracatta katma değeri artırmayı temel ilke edindiklerinin altını çizen EİBGİK Başkan Yardımıcısı Gizem Dönmez Gürkan ise; “Genç ihracatçıları bir araya getirerek, inovatif fikirlerini iş hayatına entegre etmeyi hedefliyoruz. Yapay zekâ ile pazarlama, melek yatırım süreçleri ve teknoloji odaklı iş modelleri üzerine eğitim ve toplantılar düzenliyoruz. Ege İhracatçı Birlikleri’nin 18,5 milyar dolar seviyesindeki ihracatının 20 milyar doları aşması için EİBGİK olarak projeler geliştirmeyi sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/ebru-torun-a-cifte-surpriz-84636</link>
            <category>MAGAZİN</category>
            <pubDate>Mon, 18 May 2026 16:37:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ebru Torun a Çifte Sürpriz</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/ebru-torun-a-cifte-surpriz-1779111457.jpg">
                        <figcaption>Ebru Torun a Çifte Sürpriz</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Aslı Özdemir organizasyonuyla gerçekleşen Brands and More’un düzenlediği Hawaii Tropical Alışveriş Şenliği, renkli anlara ve çifte bir kutlamaya sahne oldu. Ducon Clean Air Technology Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda şirketin Kurumsal İletişim ve Marka Stratejileri Direktörü olarak görev yapan&nbsp;<strong>Ebru Torun</strong>, gecede hem başarı plaketi aldı hem de sürpriz doğum günü kutlamasıyla büyük mutluluk yaşadı.</p>

<p>İletişim ve markalaşma alanındaki başarılı çalışmalarıyla dikkat çeken Torun, sahnede ünlü sanatçı Banu Zorlu’nun elinden plaketini aldı. Ödül takdiminin hemen ardından sahnede pasta kesilerek doğum günü sürprizi yapılan başarılı iş kadını, bu çifte mutluluk için tüm ekibe teşekkür etti.</p>

<h3>"Markalarda Yeni Dönem: Samimiyet ve Şeffaflık"</h3>

<p>Ödül takdiminin ardından sahnede markalaşma üzerine ufuk açıcı bir konuşma yapan Ebru Torun, günümüz tüketici reflekslerini ve modern pazarlama stratejilerini şu sözlerle özetledi:</p>

<p>"Her zaman dediğim gibi, başarılı bir marka oluşturmanın en önemli unsurlarından biri samimiyet ve şeffaflıktır. Artık sadece iyi bir ürün sunmak markalar için yeterli kalmayacak, kalmamalı da... Bunun yanında markaların topluma duyarlı olduklarını, toplumsal değerlere hassasiyetlerini ve insanların yanında olduklarını net bir şekilde göstermeleri gerekir."</p>

<p>&nbsp;</p>

<h3>"Tüketici Artık 'Bu Marka Beni Anlıyor mu?' Diye Soruyor"</h3>

<p>Konuşmasında kriz yönetimi ve toplumsal bağların önemine de değinen Torun, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<ul>
	<li>
	<p><strong>Empati ve Güven:</strong>&nbsp;"Halk, yani insanlar artık şu soruyu soruyor:&nbsp;<em>'Bu marka beni anlıyor mu? Beni gerçekten ciddiye alıyor mu?'</em>&nbsp;ve&nbsp;<em>'Bu marka kriz yönetimini nasıl yapıyor?'</em>&nbsp;Tüketici buna bakıyor ve her şeyi hemen fark ediyor."</p>
	</li>
	<li>
	<p><strong>Sosyal Duyarlılık:</strong>&nbsp;"Örneğin, hayvan dostlarıyla iletişim kuran, onlara sahip çıkan insanlara&nbsp;<em>'Ben de senin yanındayım'</em>&nbsp;mesajını veren markalar her zaman bir adım öne çıkıyor."</p>
	</li>
</ul>

<p>Konuşmasının sonunda Ebru Torun,&nbsp;<em>"Halk olarak hep topluma ve değer yargılarımıza sahip çıkan markaları desteklemeliyiz"</em>&nbsp;diyerek alkışlar eşliğinde konuşmasını tamamladı.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/motorlu-kara-tasitlari-nisan-2026-84635</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Mon, 18 May 2026 16:37:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Motorlu Kara Taşıtları, Nisan 2026</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/motorlu-kara-tasitlari-nisan-2026-1779111424.jpg">
                        <figcaption>Motorlu Kara Taşıtları, Nisan 2026</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Nisan ayında 182 bin 34 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı</strong><br />
&nbsp;</p>

<p>Nisan ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların %45,0'ını otomobil, %38,5'ini motosiklet, %11,6'sını kamyonet, %1,9'unu traktör, %1,9'unu kamyon, %0,6'sını minibüs, %0,4'ünü otobüs ve %0,1'ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. &nbsp;</p>

<p><br />
<strong>Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre %13,8 arttı</strong><br />
<br />
Nisan ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre özel amaçlı taşıtta %52,8, traktörde %41,8, kamyonette %30,6, kamyonda %26,7, motosiklette %25,7, otomobilde %1,9 artarken minibüste %26,9 ve otobüste %10,1 azaldı.<br />
<br />
<strong>Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı, Nisan 2024 - Nisan 2026</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ad28a9f2a4.png" style="height:479px; width:1148px" /><br />
<br />
<strong>Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre %5,2 azaldı</strong><br />
&nbsp;</p>

<p>Nisan ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı otobüste %32,8, kamyonette %21,6, özel amaçlı taşıtta %11,0, kamyonda %4,8, otomobilde %1,9 artarken traktörde %33,7, minibüste %25,5 ve motosiklette %16,1 azaldı.</p>

<p><br />
<strong>Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Nisan ayı sonu itibarıyla 34 milyon 199 bin 933 oldu</strong><br />
<br />
Nisan ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların %51,8'ini otomobil, %21,3'ünü motosiklet, %14,5'ini kamyonet, %6,8'ini traktör, %3,1'ini kamyon, %1,6'sını minibüs, %0,6'sını otobüs ve %0,3'ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.<br />
<br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ad28a7535b.png" style="height:478px; width:861px" /><br />
<br />
<strong>Nisan ayında 919 bin 896 adet taşıtın devri yapıldı</strong><br />
&nbsp;</p>

<p>Nisan ayında devri(1)&nbsp;yapılan taşıtların %65,8'ini otomobil, %15,1'ini kamyonet, %11,4'ünü motosiklet, %3,2'sini traktör, %2,1'ini kamyon, %1,7'sini minibüs, %0,5'ini otobüs ve %0,2'sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.</p>

<p><br />
<strong>Nisan ayında 81 bin 907 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı</strong><br />
&nbsp;</p>

<p>Nisan ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %14,0'ı Renault, %9,9'u Volkswagen, %7,0'ı Toyota, %6,7'si Hyundai, %6,5'i Peugeot, %5,1'i Citroen, %4,8'i Opel, %4,8'i TOGG, %4,7'si Fiat, %4,5'i Skoda, %3,3'ü Kia, %3,1'i Mercedes-Benz, %2,5'i Chery, %2,4'ü Volvo, %2,4'ü BMW, %2,1'i Audi, %2,0'ı Nissan, %1,8'i Mini, %1,5'i Ford, %1,2'si Dacia ve %9,9'u diğer(2)&nbsp;markalardan oluştu. &nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>

<p><br />
<strong>Ocak-Nisan döneminde 608 bin 376 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı</strong><br />
&nbsp;</p>

<p>Ocak-Nisan döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı %11,9 azalarak 608 bin 376 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı %28,7 artarak 18 bin 755 adet oldu. Böylece Ocak-Nisan döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 589 bin 621 adet artış gerçekleşti.</p>

<p><br />
<strong>Trafiğe kaydı yapılan ve trafikten kaydı silinen motorlu kara taşıtları, Nisan 2026</strong><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ad28a5fb8b.png" style="height:98px; width:684px" /></p>

<p><br />
<strong>Ocak-Nisan döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %40,0'ı benzin yakıtlıdır</strong><br />
<br />
Ocak-Nisan döneminde trafiğe kaydı yapılan 306 bin 534 adet otomobilin %40,0'ı benzin, %32,5'i hibrit, %18,7'si elektrikli, %8,1'i dizel ve %0,7'si LPG yakıtlıdır. Nisan ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 697 bin 89 adet otomobilin ise %32,2'si dizel, %31,0'ı benzin, %29,6'sı LPG, %4,5'i hibrit ve %2,4'ü elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen(3)&nbsp;otomobillerin oranı ise %0,2'dir.<br />
<br />
<strong>Trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yakıt cinslerine göre dağılımı, Nisan 2026</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ad28a8a30c.png" style="height:222px; width:824px" /></p>

<p><strong>Ocak-Nisan döneminde en fazla 1300 ve altı silindir hacimli otomobil kaydı yapıldı</strong><br />
<br />
Ocak-Nisan döneminde trafiğe kaydı yapılan 306 bin 534 adet otomobilin %32,5'i 1300 ve altı, %16,1'i 1401-1500, %13,2'si 1501-1600, %9,7'si 1301-1400, %8,9'u 1601-2000, %0,9'u 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir.<br />
<br />
<strong>Ocak-Nisan döneminde kaydı yapılan otomobillerin 129 bin 484'ü gri renklidir</strong><br />
<br />
Ocak-Nisan döneminde trafiğe kaydı yapılan 306 bin 534 adet otomobilin %42,2'si gri, %25,3'ü beyaz, %11,4'ü siyah, %10,0'ı mavi, %5,5'i yeşil, %3,6'sı kırmızı, %1,3'ü kahverengi, %0,3'ü turuncu, %0,3'ü sarı ve %0,1'i diğer renklidir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/cankayali-gencler-kugulupark-ta-bulustu-84634</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 18 May 2026 16:36:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çankayalı Gençler Kuğulupark ta Buluştu</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/cankayali-gencler-kugulupark-ta-bulustu-1779111407.jpg">
                        <figcaption>Çankayalı Gençler Kuğulupark ta Buluştu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Çankaya Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Kampüs Sokakta Şenliği, Kuğulupark’ta gençleri bir araya getirdi. Üniversite öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, renkli görüntülere sahne oldu.</strong></p>

<p>Gün boyu süren şenlik kapsamında üniversiteli gençler kurdukları stantlarda kulüp ve topluluklarını tanıtma fırsatı bulurken, sahne sanatları, müzik dinletileri ve dans performanslarıyla Kuğulupark’ı adeta bir festival alanına dönüştürdü. Etkinliğe katılan vatandaşlar, gençlerin enerjisiyle keyifli anlar yaşadı.</p>

<p>Çankaya Belediyesi’nin gençlerin sosyal, kültürel ve sanatsal üretimlerini desteklemek amacıyla gerçekleştirdiği etkinlikte, gençler yeteneklerini sergileme imkânı buldu. Sahnedeki müzik performanslarında seslendirilen şarkılara çocukların da eşlik etmesi, etkinliğe sıcak ve neşeli anlar kattı.</p>

<p>Şenlik havasında geçen buluşma, aynı zamanda gençlerin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı coşkusunu birlikte yaşadığı anlamlı bir kutlamaya dönüştü. Kuğulupark’ı dolduran gençler, dayanışma ve paylaşım ruhuyla bayram sevincini hep birlikte kutladı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/avrupa-otomobil-ureticileri-birligi-acea-otobus-bolumu-baskani-barbaros-oktay-oldu-84633</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Mon, 18 May 2026 16:36:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay oldu</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/avrupa-otomobil-ureticileri-birligi-acea-otobus-bolumu-baskani-barbaros-oktay-oldu-1779111380.jpg">
                        <figcaption>Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay oldu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) çatısı altında örgütlenen Avrupa otobüs üreticileri, MAN Truck &amp; Bus’ın Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay’ı ACEA’nın yeni Otobüs Bölüm Başkanı olarak atadı. Görev süresi bir yıl olan Oktay; otobüs pazarında elektrifikasyon dönüşümünün hız kazandığı ve “Avrupa’dan Satın Al” (Buy European) yaklaşımı gibi yeni düzenlemelerin sektörün geleceğini doğrudan etkilediği kritik bir dönemde bu önemli sorumluluğu üstlenecek. Barbaros Oktay, görev süresi boyunca Avrupa’daki otobüs üreticileri ile Brüksel’deki politika yapıcılar arasındaki ilişkilerde sektörün sesi olacak.</p>

<p>“<strong>Sürdürülebilir ulaşım hedefleri için destek şart”</strong></p>

<p>Atama sonrası değerlendirmelerde bulunan Barbaros Oktay, şunları söyledi:</p>

<p>“Şehir içi otobüs taşımacılığı, Avrupa otomotiv endüstrisinin karbondan arındırma konusunda en ileri seviyedeki segmentidir. Aynı zamanda otobüsler, milyonlarca Avrupalının günlük yaşamında vazgeçilmez bir rol üstlenmektedir. Bu nedenle yasa koyucuların yeni düzenlemeleri şekillendirirken; Portekiz’den Polonya’ya, İsveç’ten Sicilya’ya kadar toplumların ihtiyaç duyduğu sosyal ve sürdürülebilir ulaşımı, Avrupa otobüs üreticilerinin rekabet gücünü zayıflatmadan desteklemeleri büyük önem taşımaktadır. Sektörümüzün rekabetçiliğini ve inovasyon kapasitesini güçlendirecek daha fazla siyasi desteğe ihtiyaç duyulmaktadır.”&nbsp;</p>

<p><strong>Sanayi hızlandırıcı yasası, sanayi değer yaratımını şekillendiriyor</strong></p>

<p>Avrupa Komisyonu tarafından yakın zamanda sunulan Sanayi Hızlandırıcı Yasası’nın merkezinde “Avrupa’dan Satın Al” düzenlemeleri yer alıyor. Planlara göre; değer zincirinde yüksek oranda Avrupa ürünü bulunduran üreticilerin, Avrupa’da otobüs satışı yapabilmesine yalnızca kamu ihaleleri yoluyla izin verilmesi öngörülüyor. Hâlen devam eden yasama sürecinde önemli değişiklikler yapılması bekleniyor.</p>

<p>Barbaros Oktay konuya ilişkin olarak şunları ifade etti: “Avrupalı otobüs üreticileri, prensipte ‘Avrupa’dan Satın Al’ yaklaşımını olumlu karşılamaktadır. Ancak önerilen planların ciddi bir bürokratik yük oluşturma riski bulunmaktadır. Biz ise kaynaklarımızı; müşterilerimize daha fazla fayda sağlayan, ulaşımı daha sürdürülebilir ve verimli hâle getiren ürünlerin geliştirilmesine yönlendirmeyi tercih etmekteyiz.”</p>

<p><strong>Otobüs sektöründe büyümenin motoru olarak elektrikli araçlar</strong></p>

<p>Barbaros Oktay, 2023 yılından bu yana MAN Truck &amp; Bus’ta Otobüs Bölümü Başkanı olarak bu dönüşümü aktif şekilde yönetiyor. Bu süre zarfında şirket, otobüs iş kolundaki pazar konumunu önemli ölçüde güçlendirdi ve 2025 mali yılında 7.000’in üzerinde otobüs satışı gerçekleştirerek pandemi öncesi seviyelere yeniden ulaştı. Özellikle elektrikli mobilite alanı güçlü bir performans sergiledi. Elektrikli şehir içi otobüs satışları yüzde 118’in üzerinde artış göstererek 1.300 adedi aştı ve rekor seviyeye ulaştı. Oktay, “Otobüs sektörü, Avrupa ticari araç endüstrisinin sıfır emisyonlu güç aktarma sistemlerine geçişte en dinamik segmentlerinden biridir. Şehir içi otobüsler, otomotiv endüstrisinde elektrifikasyonun öncü alanlarından birini oluşturmaktadır,” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Elektrikli ulaşım, şehirlerarası seyahat alanında da giderek önem kazanıyor. 2026 yılının sonunda piyasaya sunulması planlanan MAN Lion’s Coach E ile birlikte, Avrupalı bir üretici tarafından geliştirilen tamamen elektrikli bir otobüs, ilk kez uzun mesafeli yolculuk ve turizm uygulamalarında kullanıma hazır hâle gelecek. &nbsp;Geçtiğimiz sonbaharda Brüksel’de gerçekleştirilen fuar lansmanı, tüm kullanım alanlarında elektrikli otobüs uygulamalarına geçiş sürecinde önemli bir kilometre taşı oldu.</p>

<p><strong>Şarj altyapısının hedeflenen şekilde genişletilmesi çağrısı</strong></p>

<p>Olumlu piyasa eğilimlerine rağmen, altyapı eksiklikleri önemli bir zorluk olmaya devam ediyor. Şehir içi segmentte elektrifikasyon ilerlemiş olsa da şehirlerarası otobüsler için şarj altyapısı konusunda ciddi bir gelişmeye ihtiyaç duyuluyor. Bu nedenle otobüs sektörü; ulaşım merkezleri, şehirlerarası otobüs terminalleri, turistik bölgeler ve ana güzergâhlar başta olmak üzere, Avrupa genelinde yüksek performanslı bir şarj ağının kurulması için siyasi destek bekliyor.</p>

<p>Barbaros Oktay konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu:&nbsp;</p>

<p>“Şehirlerarası otobüsler için kapsamlı ve yüksek performanslı bir şarj altyapısı olmadan, uzun mesafeli taşımacılıkta elektrikli mobilite potansiyelinin tamamı hayata geçirilemez. Önümüzdeki yıllarda alınacak politika kararları, dönüşümün ne kadar hızlı ve başarılı bir şekilde gerçekleşeceğini belirleyecektir.”&nbsp;</p>

<p><strong>Ankara'daki MAN üretim hattından Avrupa liderliğine</strong></p>

<p>1979 yılında doğan Barbaros Oktay, lise eğitimini Ankara’da tamamladıktan sonra 2002 yılında Hacettepe Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu.&nbsp;2010-2012&nbsp;yılları arasında Bilkent Üniversitesi İşletme ve Yönetim (MBA) yüksek lisans programını tamamladı.</p>

<p>Kariyerine 2004 yılında MAN Türkiye A.Ş.’de üretim mühendisi olarak başlayan Oktay; şirket bünyesinde sırasıyla Üretim Mühendisi, Üretim Mühendisi Grup Lideri, Üretim Müdürü ve Satın Alma &amp; Tedarikçi Geliştirme Bölüm Sorumlusu olarak görev yaptı.</p>

<p>2013 yılında iç rotasyon kapsamında Almanya’daki MAN merkezine Otobüs Satın Alma Grup Başkanı olarak atanan Oktay, 2016 yılında MAN Truck &amp; Bus SE Mühendislik Otobüs Bölüm Başkanlığı görevini üstlendi. 2021 yılında ise MAN Truck &amp; Bus SE Mühendislik Otobüs, Ürün ve Proje Yönetimi Başkanlığı görevine getirildi. Bu göreviyle birlikte dünyanın en büyük ticari araç üreticilerinden TRATON Group’ta Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Otobüs Çözümleri Başkanlığı görevini de yürüttü.</p>

<p>Nisan 2022 itibarıyla MAN Türkiye A.Ş. İcra Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini üstlenen Barbaros Oktay, 2023 yılından bu yana ise MAN Truck &amp; Bus’ın global Otobüs Bölümü Başkanı olarak görev yapıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/cilek-tadinda-festival-milyonu-askin-misafir-agirladi-84632</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 18 May 2026 16:35:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çilek tadında festival, milyonu aşkın misafir ağırladı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/cilek-tadinda-festival-milyonu-askin-misafir-agirladi-1779111358.jpg">
                        <figcaption>Çilek tadında festival, milyonu aşkın misafir ağırladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong><em>Menemen'de düzenlenen 16. Uluslararası Emiralem Çilek Festivali, 3 günlük unutulmaz bir maratonun ardından son buldu. Çileğin, ritmin ve mutluluğun festivali bir milyonu aşkın ziyaretçiyi ağırlarken, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Festivalimizi uluslararası seviyeye çıkardığımız, alanımızı genişlettiğimiz, stant ve katılımcı sayımızın arttığı harika bir yıl oldu. Gelecek yıl çıtayı daha da yukarı çıkarmak için çalışmalarımıza şimdiden başlıyoruz." dedi.</em></strong><br />
<br />
Kokusu ve eşsiz tadıyla damaklarda farklı bir lezzet bırakan Emiralem çileği için düzenlenen ve İzmir'in en lezzetli festivali olarak anılan 16. Uluslararası Emiralem Çilek Festivali, bu yıl da İzmir ve çevre iller başta olmak üzere vatandaşın yoğun ilgisiyle yapıldı. Bu yıl İtalya, Yunanistan, Makedonya, Kosova ve Bosna Hersek gibi çilek yetiştiricisi ülkelerden de sektörün profesyonelleri, bürokratlar ve halk dansları topluluklarına ev sahipliği yaparak, uluslararası nitelik kazanan festivale bir milyonun üzerinde vatandaş katıldı.<br />
<br />
<strong>Etkinlik ve konserler çok sevildi</strong><br />
<br />
Festival kapsamında bu yıl düzenlenen etkinlik ve konserler de vatandaşlardan tam not aldı. Derya Bedavacı ve Murat Boz konserleri yoğun ilgi görürken, Hakan Doğanay ve Sevtuğ Kasapbaşoğlu'nun renkli sunumları, Okan Bear, Girift Band ve Oğuz Görceğiz'in sahne performansı da izleyenlerden büyük alkış aldı. Ayrıca sokak müzisyenleri ve hem yerli hem de yabancı halk oyunları ekipleri, vatandaşlarca çok beğenildi.<br />
<br />
<strong>Yarışmalarda rekabet ve dostluk üst düzeydeydi</strong><br />
<br />
Çilek Festivali, bu yıl da kıran kırana yarışmalara sahne oldu. Playstation, masa tenisi ve bilardo gibi turnuvaların düzenlendiği alanda, en güzel çilek ve en güzel çilekli pasta yarışmaları da rekabet kadar lezzetli anları da beraberinde getirdi.<br />
<br />
<strong>Esnafın da vatandaşın da yüzü güldü</strong><br />
<br />
16. Uluslararası Emiralem Çilek Festivali bu yıl uluslararası nitelik kazanmasının yanında bir yeniliğe daha sahne oldu. Bu yıl festivalin stant alanı genişletildi. Gerçekleştirilen düzenlemeyle birlikte stant sayısı bini bulurken, bir milyonun üstünde ziyaretçiyle buluşan stant sahiplerinin yüzü güldü. Doğal ve lezzetli ürünler başta olmak üzere çok çeşitli ürünlere ulaşan vatandaşlar da yapılan düzenlemeden memnun kaldı.<br />
<br />
<strong>"Seneye çıtayı daha da yukarı çıkaracağız"</strong><br />
<br />
Festivali değerlendiren Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, gelecek yıl bir adım daha ileri gidebilmek adına çalışmaların şimdiden başladığını söyledi. Başkan Pehlivan, "Her yıl olduğu gibi yine muhteşem bir festivalin sonuna geldik. Fakat biz bu kapanışı asla bir son gibi görmüyoruz. Bu kapanış; yeni heyecanların, yeni hedeflerin ve daha büyük buluşmaların başlangıcıdır. Bu yıl Emiralem, tarihinde ilk kez uluslararası bir festivale ev sahipliği yaptı. Festival alanımız büyüdü, stant sayımız bine ulaştı. Bu yıl milyonlarca gönül; Emiralem çileğinin lezzetinde, Menemen’in bereketinde, samimiyetinde ve coşkusunda buluştu. Artık uluslararası kıymet kazanmış bir festivale sahip olmak; sadece Menemen Belediyesi’nin ya da sadece Emiralem’in değil, Izmir’imizin, güzel ülkemizin ortak gururudur. Murat Boz’dan Derya Bedavacı’ya, Türk mutfağı’nın en sevilen isimlerinden Sahrap Soysal’dan halk oyunları ekiplerine, çocuk etkinliklerinden uluslararası sempozyuma ve yarışmalarımıza kadar; üç gün boyunca dolu dolu, unutulmaz bir festival yaşadık. Bizim için hiçbir festival bir son nokta değildir. Her festival; bir sonrakini daha güçlü, daha coşkulu ve daha kapsamlı yapma iradesidir. İşte bu sebeple bugün sizlere gönülden söz veriyorum: Bu yıl nasıl büyük bir heyecan yaşadıysak, gelecek yıl çok daha güçlü bir organizasyonla, çok daha büyük bir coşkuyla yeniden buluşacağız. Emiralem Çilek Festivalimiz; üretimin, bereketin, kardeşliğin ve kültürün buluştuğu büyük bir marka olarak büyümeye devam edecek. Alın terini böylesi lezzetli bir meyveye dönüştüren üreticimize, İzmir'in ve Ege'nin her noktasından festivalimize gelip bizi yalnız bırakmayan ziyaretçilerimize ve emeği geçen herkese çok teşekkür ederim." dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/tasarimcilar-cesme-de-ikinci-kez-genclerle-bulustu-84631</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Mon, 18 May 2026 16:35:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Tasarımcılar Çeşme de ikinci kez gençlerle buluştu</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/tasarimcilar-cesme-de-ikinci-kez-genclerle-bulustu-1779111343.jpg">
                        <figcaption>Tasarımcılar Çeşme de ikinci kez gençlerle buluştu</figcaption>
                    </figure>
                    </header><h2><strong><em>Çeşme Belediyesi ve Çeşme Vizyon Ofisinin ev sahipliğinde düzenlenen Tasarımcılar Çeşme’de buluşmasının ikincisinde, Türkiye’nin farklı üniversitelerinden gelen 130 genç Çeşme’de bir araya geldi. “Buluş, keşfet, tasarla, uygula” adımlarıyla kurgulanan programda gençler; iklim değişikliği, kamusal alan, kültürel miras, sosyal konut, kıyı kullanımı, yeşil alanlar ve kent rotaları gibi başlıklarda sahaya çıkarak Çeşme için fikir ve çözüm önerileri geliştirecek.</em></strong></h2>

<p>Çeşme Belediyesi ve Çeşme Vizyon Ofisi tarafından hayata geçirilen Tasarımcılar Çeşme’de buluşması bu yıl ikinci kez düzenleniyor. Türkiye’nin farklı kentlerinden ve üniversitelerinden gelen 130 genç, Çeşme’nin geleceğine dair fikir üretmek, sahada keşif yapmak ve tasarım odaklı çözüm önerileri geliştirmek üzere Çeşme’de buluştu.</p>

<p>Programın açılış buluşmasına Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, Çeşme Vizyon Ofisi Başkanı Esra Koçdemir, Çeşme Vizyon Kurulu Üyesi Ali Faruk Göksu, yürütücüler, akademisyenler, belediye bürokratları ve genç katılımcılar katıldı.</p>

<p>Üç gün sürecek program kapsamında gençler; Çeşme Cumhuriyet Meydanı, Çeşme Vizyon Ofisi, Alaçatı, Ildır, Germiyan, Ovacık, Reisdere, Çeşme Kalesi, Kent Belleği Müzesi, Erythrai Antik Kenti, Yaşar Aksoy Kitap Kafe, Hacımemiş, Sakin Ev Alaçatı, Terry Filidis Peyzaj Ofisi ve Gülşah Durbay Fikir Banyosu gibi farklı noktalarda saha çalışmaları, grup üretimleri, atölyeler, sunumlar ve değerlendirme oturumları gerçekleştirecek.</p>

<h2><strong>&nbsp;Başkan Denizli: “Tasarımcılar Çeşme’de, gençlerle birlikte üretme iradesinin somut bir örneği”</strong></h2>

<p>Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, “Tasarımcılar Çeşme’de Buluşması”nın ikincisini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, programın yalnızca bir etkinlik değil, gençlerle birlikte üretme iradesinin somut bir örneği olduğunu söyledi.</p>

<p>Geçtiğimiz yıl İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle başlayan sürecin bu yıl Çeşme Belediyesi ve Çeşme Vizyon Ofisi tarafından sürdürüldüğünü ifade eden Başkan Denizli, “Geçen yıl bu hayali kurmaya başladığımızda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cemil Tugay, Çeşme Vizyon Ofisimize gelerek bu çalışmanın İzmir genelinde yapılmasını önermişti. Biz de büyük bir mutlulukla bu sürecin parçası olduk. Bu yıl ise Çeşme olarak devam ediyoruz. Çünkü Tasarımcılar Çeşme’de yolculuğunun her yıl kendini tekrar eden, gençlerle bir araya gelinen, kökleşmiş bir etkinlik olmasını istiyoruz” dedi.</p>

<h2><strong>&nbsp;“Burada etkinlik yapmış olmak için etkinlik yapmıyoruz; iyi fikirleri uygulamak için buradayız”</strong></h2>

<p>Gençlerin yalnızca dinleyen değil, üreten ve sürece doğrudan katılan aktörler olmasını önemsediklerini belirten Başkan Denizli, Çeşme Vizyon Ofisinin çalışma kültürünün eşitlik, ortak akıl ve açık tartışma üzerine kurulu olduğunu vurguladı.</p>

<p>Denizli, “İçeri girdiğinizde fark etmişsinizdir; makam yok, mevki yok. Bir masanın etrafında eşit olarak ortak çalışma yürütüyoruz. Herkes fikrini eşit şekilde söylüyor. Belediye Başkanı, Vizyon Ofisi Başkanı, akademisyen, mimar ya da genç katılımcı fark etmeksizin herkes aynı masada fikrini ortaya koyuyor” dedi.</p>

<p>Geçen yıl düzenlenen buluşmada gençlerden gelen bazı önerilerin bugün uygulama aşamasına taşındığını belirten Başkan Denizli, “Buraya gelip etkinlik yapmış olmak için etkinlik yapmıyoruz. İyi olan fikirleri uygulamak için yapıyoruz. O nedenle sizlerin her fikrine çok değer veriyoruz. Lütfen çekinmeyin; öne çıkmaktan, fikrinizi söylemekten, farklı düşünmekten korkmayın” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Hanem Çeşme, hayalden gerçeğe giden en önemli adımlarımızdan biri”</strong></h2>

<p>Konuşmasında Hanem Çeşme projesine de değinen Başkan Denizli, Çeşme Vizyon Ofisinde tasarlanan ve 2 Nisan 2026’da temeli atılan Hanem Çeşme’nin Türkiye’nin ilk kiralık sosyal konut modeli olduğunu hatırlattı.</p>

<p>Başkan Denizli, Çeşme’de en büyük ihtiyaçlardan birinin uygun fiyatlı kiralık konuta erişim olduğunu belirterek, sosyal konut anlayışını yalnızca barınma başlığıyla sınırlı görmediklerini ifade etti.</p>

<p>Denizli, “Biz sosyal konutu tasarlarken yalnızca bir ev değil; yaşam alanı, bahçe, nefes alınabilecek alan, yürünebilecek yollar, araç park edilebilecek düzenli alanlar ve topluluk duygusu olan bir yer kurguladık. İnsanlara yalnızca konut değil, insanca yaşayabilecekleri bir çevre sunmak istiyoruz” dedi.</p>

<p>Hanem Çeşme’nin hayalden gerçeğe uzanan önemli bir adım olduğunu belirten Denizli, ekonomik zorluklara rağmen geleceğe dair hayal kurmanın ve bu hayalin adımlarını atmanın önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>&nbsp;“Gençlerin koyacağı her nokta ve virgüle ihtiyacımız var”</strong></h2>

<p>Başkan Denizli, gençlerin yalnızca katılımcı değil, Çeşme’nin geleceğine dair karar ve üretim süreçlerinin aktif bir parçası olduğunu belirterek, “Burada sizlerden gelecek her fikri önemsiyoruz. Çünkü Tasarımcılar Çeşme’de, gençlerin kenti yalnızca izleyen değil; anlayan, sorgulayan, keşfeden ve çözüm üreten aktörler olarak sürece dahil olduğu bir buluşma” dedi.</p>

<h2><strong>&nbsp;Gençler 10 farklı başlıkta Çeşme’yi sahada keşfedecek</strong></h2>

<p>Program kapsamında gençler, 10 farklı çalışma grubu altında Çeşme’nin farklı noktalarında saha gözlemleri ve grup çalışmaları gerçekleştiriyor. Anatomi Grubu Çeşme Vizyon Ofisi’nde çalışmalarını sürdürürken, Yeniden Yeşil Hareketi Grubu Germiyan ve Ildır’daki yangın alanlarında; Gülşah Durbay Fikir Banyosu Grubu şantiye alanında; Tepelerle Çeşme Grubu Ovacık Yolu’nda; Hanem Çeşme Grubu Reisdere şantiyesinde; Erythrai Grubu Çeşme Kalesi, Kent Belleği Müzesi ve Erythrai Antik Kenti’nde; Eski İzler Yeni Çizgiler Grubu Çeşme Kalesi, Kent Belleği Müzesi ve Alaçatı Köyiçi’nde; Mavi Yeşil Yol Grubu Lavanta Parkı-Alaçatı Terminali güzergâhında; Rotalarla Çeşme Grubu ise bisiklet rotaları üzerinden çalışmalarını yürütüyor.</p>

<p>Gençler, saha keşiflerinin ardından belirlenen çalışma mekânlarında yürütücüler eşliğinde fikirlerini geliştirecek. Programın son gününde ise Çeşme Vizyon Ofisi, Hacımemiş Çeştur, Yaahane, Terry Filidis Peyzaj Ofisi, Sakin Ev Alaçatı, Yaşar Aksoy Kitap Kafe ve Gülşah Durbay Fikir Banyosu gibi farklı noktalarda üretimlerini tamamlayacak olan gruplar, akşam Boyalık Otelde düzenlenecek sunum ve sertifika töreninde projelerini paylaşacak.</p>

<h2><strong>Çeşme’de gençlik, tasarım ve ortak akıl buluşması</strong></h2>

<p>Tasarımcılar Çeşme’de, gençlerin kenti yalnızca izleyen değil; anlayan, sorgulayan, keşfeden ve çözüm üreten aktörler olarak sürece dahil olmasını amaçlıyor. Çeşme Belediyesi ve Çeşme Vizyon Ofisi, programla birlikte gençlerin yaratıcı enerjisini, akademik birikimini ve saha gözlemlerini Çeşme’nin geleceğine dair somut önerilere dönüştürmeyi hedefliyor.</p>

<p>Program sonunda ortaya çıkacak fikir ve projeler, Çeşme Belediyesi ve Çeşme Vizyon Ofisi tarafından değerlendirilecek. Uygulanabilir bulunan öneriler, tıpkı geçtiğimiz yıl olduğu gibi belediyenin ilgili birimleri ve Çeşme Vizyon Ofisi iş birliğiyle hayata geçirilebilecek.</p>

<p>Çeşme Belediyesi, gençlerle birlikte düşünmeye, tasarlamaya ve üretmeye devam ederek “Birlikte Çeşme” anlayışını güçlendirmeyi sürdürecek.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/yks-ye-5-hafta-kala-bu-tavsiyelere-dikkat-84630</link>
            <category>EĞİTİM</category>
            <pubDate>Mon, 18 May 2026 16:35:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>YKS ye 5 hafta kala bu tavsiyelere dikkat!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/yks-ye-5-hafta-kala-bu-tavsiyelere-dikkat-1779111313.jpg">
                        <figcaption>YKS ye 5 hafta kala bu tavsiyelere dikkat!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">20-21 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleşecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) 5 hafta kaldı. İstanbul Atlas Üniversitesi Kurumsal İletişim Daire Başkanlığı İş Geliştirme Müdürü Seda Kahraman, hazırlık sürecinin en kritik evresine girildiğini belirterek “Uzun bir maratonun ardından son haftalar, yeni konu öğrenmekten çok mevcut bilgiyi doğru kullanma, eksikleri netleştirme ve zihinsel dayanıklılığı koruma süreci olarak değerlendirilmeli” tavsiyesinde bulundu.&nbsp; Kahraman, bu süreçte sakin kalabilen, enerjisini doğru kullanan, hata analizini iyi yapan ve sınav stratejisini netleştiren adayların önemli bir avantaj elde edeceklerini söyledi.</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">İstanbul Atlas Üniversitesi Kurumsal İletişim Daire Başkanlığı İş Geliştirme Müdürü Seda Kahraman, sınava kısa süre kala yapılan plansız ve yoğun yüklemelerin, öğrencinin performansını artırmaktan çok, kaygı düzeyini yükseltebildiğine dikkat çekti.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Yanlış yapılan soruların analizi yapılmalı</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Sınava hazırlık sürecinin son döneminde en sık yapılan hatalardan birinin, eksik görülen tüm konuları aynı anda kapatmaya çalışmak olduğunu belirten Kahraman, “Oysa bu dönemde önemli olan ‘Her şeyi bitirmek’ değil, en çok getirisi olacak alanlara odaklanmaktır.&nbsp; Öğrencilerin son haftalarda yanlış yaptığı soruların analizini yapması, tekrar eden hata kalıplarını fark etmesi ve özellikle dikkat kaynaklı yanlışlara odaklanması, net artışı açısından yeni konu çalışmaktan daha etkili sonuçlar verebiliyor” dedi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Deneme sınavları ile sınav pratiği geliştirilmeli</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Deneme sınavlarının bu süreçte hâlâ önemli bir araç olmaya devam ettiğini kaydeden Seda Kahraman, “Ancak burada amaç sadece net görmek değil, sınav pratiğini geliştirmek olmalı. Süre yönetimi, soru başında geçirilen zaman, zor soruya takılı kalma eğilimi ve optik forma dikkat gibi detaylar, sınav sonucunu doğrudan etkileyebiliyor. Özellikle son haftalarda çözülen denemelerin ardından yapılan detaylı analiz, öğrencinin gerçek sınav stratejisini şekillendiren en önemli adımlardan biri haline geliyor” diye konuştu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Uyku saatlerinin planlanmasına dikkat!</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">YKS’ye haftalar kala yeterli uyku ve dengeli beslenme konusuna da dikkat edilmesi gerektiğini belirten Kahraman, “Geç uyuyup geç uyanma düzeni, sınav sabahı odaklanma problemlerine neden olabiliyor. Bu nedenle öğrencilerin uyku saatlerini sınav saatine uygun şekilde yeniden planlaması, zihinsel performans açısından önemli bir avantaj sağlayabiliyor. Aynı şekilde beslenme düzeninde ani değişikliklerden kaçınmak ve bedensel enerjiyi dengede tutmak da dikkat performansını destekleyen unsurlar arasında yer alıyor” uyarısında bulundu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Sınav kaygısını yönetebilmek önemli</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Bu süreçte sınav kaygısını yönetmenin önemine de işaret eden Kahraman, “Sınav kaygısının tamamen yok edilmesi gereken bir duygu olmadığı, aksine doğru seviyede olduğunda performansı destekleyebildiği belirtiliyor. Burada önemli olan kaygıyı bastırmak değil, onu yönetebilmek. Öğrencilerin kendilerini başkalarıyla kıyaslamak yerine kendi gelişim süreçlerine odaklanmaları, özellikle sosyal medya kaynaklı başarı baskısından uzak durmaları ve gerçekçi hedefler belirlemeleri psikolojik dayanıklılığı artırıyor” diye konuştu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Ailelerin duygusal desteği yapıcı etki yaratıyor</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Ailelerin bu süreçteki yaklaşımının da belirleyici rol oynadığını söyleyen Kahraman, “Sürekli ders odaklı konuşmalar yapmak, “Kaç net yaptın?’ sorusunu tekrar etmek ya da beklenti baskısını artırmak, öğrencinin üzerindeki zihinsel yükü büyütebiliyor. Bunun yerine duygusal destek sunmak, güven vermek ve sürecin sadece bir sınavdan ibaret olmadığını hissettirmek çok daha yapıcı bir etki yaratıyor” dedi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Sınav stratejisini netleştiren adaylar avantaj sağlayacak</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Seda Kahraman, sözlerini şöyle tamamladı: “Unutulmamalı ki sınavın son haftaları bilgi yarışından çok, denge yönetimidir. Bu süreçte sakin kalabilen, enerjisini doğru kullanan, hata analizini iyi yapan ve sınav stratejisini netleştiren adaylar önemli bir avantaj elde ediyor. Son düzlükte amaç daha fazla yüklenmek değil; emeği doğru yönetmek, zihni toparlamak ve sınav gününe mümkün olan en güçlü şekilde ulaşmak olmalı. Çünkü bazen başarıyı belirleyen şey, son anda öğrenilen bilgi değil; doğru zamanda korunan dengedir.”</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/gencler-icin-dijital-genclik-merkezi-acildi-84629</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Mon, 18 May 2026 16:34:34 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Gençler İçin Dijital Gençlik Merkezi Açıldı…</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/gencler-icin-dijital-genclik-merkezi-acildi-1779111274.jpg">
                        <figcaption>Gençler İçin Dijital Gençlik Merkezi Açıldı…</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Türkiye Belediyeler Birliği ve Avrupa Birliği iş birliğinde yürütülen “Bugünün Gençleri Geleceğin Meslekleri Projesi” kapsamında, 45 pilot belediyede kurulan ve açılışa hazır hale getirilen Dijital Gençlik Merkezleri (DİGEM) gençlerin hizmetine sunuluyor.</span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Proje kapsamında gençlere; yazılım, yapay zekâ, dijital pazarlama ve geleceğin meslekleri olarak öne çıkan birçok alanda eğitimler verilecek. Böylece gençlerin dijital becerilerinin artırılması ve istihdam olanaklarının güçlendirilmesi hedefleniyor.</span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Sivas Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde bulunan bilgisayar dersliği de proje kapsamında yenilenerek modern bir eğitim ortamına dönüştürüldü. Derslik; son sistem bilgisayarlar, akıllı tahta, yeni mobilyalar ve çeşitli teknolojik ekipmanlarla donatılarak gençlerin kullanımına hazır hale getirildi.</span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Gerçekleştirilen programa, Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Genel Sekreter Yardımcısı Şengül Altan Arslan ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye Ofisi Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic de katıldı.</span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Dijital Gençlik Merkezi’nin açılışı Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun ve protokol üyeleri tarafından gerçekleştirilen kurdele kesimi ile yapıldı. Açılışın ardından merkezi gezen protokol üyeleri, eğitim alan kursiyerlerle bir araya gelerek çalışmalar hakkında bilgi aldı.</span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:14.0pt"><span style="font-family:"Arial",sans-serif">Program sonunda ise Dijital Gençlik Merkezi’nde eğitim alan kursiyerlere sertifikaları Başkan Uzun ve protokol üyeleri tarafından takdim edildi.</span></span></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/anne-taksinin-ilk-misafirlerine-anne-cantasi-84628</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Mon, 18 May 2026 16:34:06 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Anne Taksinin ilk misafirlerine Anne çantası</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/anne-taksinin-ilk-misafirlerine-anne-cantasi-1779111246.jpg">
                        <figcaption>Anne Taksinin ilk misafirlerine Anne çantası</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu öncülüğünde başlatılan Anne Taksi projesinin ilk misafirlerinden Merve Serel ile Merve Demirci’ye ‘Anne çantası’ hediye edildi. </p>

<p>Başladığı günden bu yana Kemer’deki anne adaylarından büyük takdir toplayan Anne Taksi projesi kapsamında anne adaylarına doğumdan bir ay önce ‘Anne çantası’ hediye ediliyor. </p>

<p>Başkan Topaloğlu’nun eşi Fikriye Topaloğlu, Göynük Mahallesi’nde ikamet eden Merve Serel ve Merve Demirci’ye, içerisinde bebek bezi, zıbın takımı, ıslak mendil, biberon, tırnak makası, şampuan ve emzik bulunan ‘Anne çantası’ hediye etti. </p>

<p>Anne adayları Merve Serel ile Merve Demirci’yi ziyaret eden Fikriye Topaloğlu, Başkan Topaloğlu’nun selamını ileterek bir ihtiyaçları olup olmadığını sordu. </p>

<p>Anne Taksi projesinden faydalanan anne adayları, Başkan Topaloğlu’na desteklerinden dolayı teşekkür ettiğini dile getirdi. </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/spor-festivalinde-masa-tenisi-turnuvasi-tamamlandi-84627</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Mon, 18 May 2026 16:33:48 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Spor Festivalinde Masa Tenisi Turnuvası Tamamlandı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/spor-festivalinde-masa-tenisi-turnuvasi-tamamlandi-1779111228.jpg">
                        <figcaption>Spor Festivalinde Masa Tenisi Turnuvası Tamamlandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İnegöl Belediyesi 9. Okullar Arası Spor Festivali kapsamında düzenlenen masa tenisi müsabakaları 57 okuldan 228 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirildi. Dereceye giren öğrenci ve okullara kupa ve madalyaları törenle takdim edildi.</p>

<p>İnegöl Belediyesi’nin Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde bu yıl 9’uncusunu düzenlediği Okullar Arası Spor Festivalinde heyecan sürüyor. 14 farklı branş ve 73 kategoride 80 okul, 600’ü aşkın takım ve toplamda 4 bini aşkın öğrenci, sporun birleştirici gücüyle buluşuyor. İnegöl’ün en kapsamlı spor organizasyonunda; basketbol, satranç, dart, güreş, spor tırmanış, oryantiring, bilek güreşi, okçuluk, atletizm, bocce ve kros müsabakalarının ardından masa tenisi turnuvası da tamamlandı.</p>

<p><strong>MASA TENİSİNDE 57 OKULDAN 228 ÖĞRENCİ YARIŞTI</strong></p>

<p>İlk günden itibaren büyük bir çekişmeye sahne olan 9. Okullar Arası Spor Festivalinde masa tenisi turnuvası Cuma günü yapıldı. Turnuvada; küçükler, yıldızlar ve gençler olmak üzere kızlar ve erkekler olarak 6 kategoride gerçekleştirildi. Küçük kızlar 5 takım, küçük erkekler 7 takım, yıldız kızlar 7 takım, yıldız erkekler 13 takım, genç kızlar 9 takım ve genç erkekler 16 takım olmak üzere toplam 57 okuldan 228 öğrenci yer aldı. Öğrenciler dereceye girmek adına kıyasıya bir mücadele sergiledi.</p>

<p><strong>DERECEYE GİREN OKULLAR</strong></p>

<p>Turnuva sonucunda küçük kızlarda; 1’inci Gaziosmanpaşa İmam Hatip Ortaokulu, 2’nci Bakyapı Hacı Ali Bakgör Ortaokulu, 3’üncü Organize Sanayi Bölgesi Ortaokulu, 4’üncü Doğa Koleji oldu. Küçük erkeklerde; Altınnesil Okulları 1’inci, Bakyapı Hacı Ali Bakgör 2’nci, Gaziosmanpaşa İmam Hatip Okulu 3’üncü ve İstaş Kentaş Ortaokulu 4’üncü oldu. Yıldız kızlarda; Kocatepe Ortaokulu 1’inci, Bakyapı Hacı Ali Bakgör Ortaokulu 2’nci, Zarafet Okulları 3’üncü, Hacı Sevim Yıldız-2 4’üncü oldu. Yıldız erkeklerde; Kocatepe Ortaokulu 1’inci, Kosova Koleji 2’nci, Bakyapı Hacı Ali Bakgör Ortaokulu 3’üncü, Altınnesil Okulları 4’üncü oldu. Genç erkeklerde; 1’inci Okyanus Koleji, 2’nci Fen lisesi, 3’üncü Küçükçalık Anadolu Lisesi, 4’üncü Turgutalp Anadolu Lisesi oldu. Genç kızlarda da; 1’inci Okyanus Koleji, 2’nci Anadolu İmam Hatip Lisesi, 3’üncü Naire Çikayeva Anadolu Lisesi ve 4’üncü Turgutalp Anadolu Lisesi oldu. Masa tenisi branşı ödül töreni müsabakaların tamamlanmasının ardından gerçekleştirildi. Sporcular kupa ve madalyalarını teslim aldılar.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/omega-grup-egitimleri-son-4-ayda-2000-e-yakin-ogrenciye-ulasti-84626</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Fri, 15 May 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Omega Grup eğitimleri son 4 ayda 2.000 e yakın öğrenciye ulaştı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/omega-grup-egitimleri-son-4-ayda-2000-e-yakin-ogrenciye-ulasti-1778845988.jpg">
                        <figcaption>Omega Grup eğitimleri son 4 ayda 2.000 e yakın öğrenciye ulaştı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye’de teknik bilgi ve saha deneyimi gerektiren alanlarda, yetişmiş insan kaynağına duyulan ihtiyaç giderek artıyor. Özellikle iklimlendirme-soğutma, mekanik bakım onarım ve kazan bakımı alanlarında eğitimli personel bulmak sektörün en önemli ihtiyaçları arasında yer alıyor. Türkiye genelinde 3000’ e yakın teknik kadrosu olan çözüm ortakları ağına sahip Omega Grup,<u>&nbsp;</u>eğitim kurumlarıyla yürüttüğü çalışmalarla bu alanlarda ihtiyaç duyulan nitelikli iş gücünün yetişmesine katkı sağlıyor.</p>

<p><strong>“Geleceğin mesleği ustalık, teknolojiyle gelişen bir uzmanlık alanı”</strong></p>

<p>Meslek eğitimleri projesi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan&nbsp;<strong>Omega Grup Yönetim Kurulu Başkanı Öner Çelebi,</strong>&nbsp;teknik mesleklerin ve teknik ustalığın geleceğin üretim gücü açısından kritik bir rol üstlendiğini belirterek&nbsp;<em>“Mesleki eğitimleri ve bu alandaki akademi-sanayi buluşmalarını, sektörün geleceğine yapılan stratejik bir yatırım olarak görüyoruz. Özellikle iklimlendirme-soğutma, mekanik bakım onarım ve kazan bakımları alanında eğitimli personel bulmak sektör açısından önemli bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor. Biz de gençlerin bu alanlara yönelmesini destekleyen çalışmalarımızla, ustalığı çağın ihtiyaçlarına uygun yetkinliklerle güçlendirmeyi hedefliyoruz. Öğrencileri teknik alanlarla buluşturan eğitimler, kariyer günleri, sanayi gezileri ve staj olanaklarıyla gençlere bu alandaki ihtiyacı anlatıyor, bu mesleklere de ilgi duymasını hedefliyoruz. Geliştirdiğimiz modelin farklı şehirlerdeki eğitim kurumlarına ilham vererek, Türkiye genelinde nitelikli teknik insan kaynağının yetişmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz.”&nbsp;</em>dedi.&nbsp;</p>

<p><strong>Eğitimden istihdama uzanan kapsamlı bir model</strong></p>

<p>Omega Grup gerçekleştirdiği kariyer günleri, bilinçlendirme eğitimleri, sanayi gezileri ve meslek erbaplarıyla buluşmalarla öğrencilerin teknik alanlarda bilgisini ve farkındalığını artırıyor. Bu çalışmalar kapsamında gençler, staj ve saha deneyimi kazanarak iş hayatına daha hazırlıklı bir şekilde adım atıyor.</p>

<p>Grup, meslek eğitimleri için 6 yükseköğretim kurumu ve 5 meslek lisesi olmak üzere toplam 11 eğitim kurumu ile yaptığı protokollerle çalışmalarını yürütüyor. Proje dahilinde öğrencilere staj ve istihdam olanakları da sunan Omega Grup, akademisyen ve teknik öğreticiler için de referans alınan bir yapı haline geldi.</p>

<p><strong>Hedef, Türkiye genelinde rol model olacak bir eğitim ekosistemi oluşturmak</strong></p>

<p>Omega Grup, yeni okullar ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliklerini artırarak geliştirdiği modeli daha geniş bir yapıya taşımayı planlıyor. Meslek odaları ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla protokol kapsamında yürütülen çalışmalar devam ederken, yeni kurumlarla temaslar da sürüyor. Şirket, bu modeli yeni etkinliklerle daha cazip ve sürdürülebilir hale getirerek sektörde rol model olmayı amaçlıyor.</p>

<p>Omega Akademi kapsamında planlanan canlı yayınlar, eğitim videoları ve uzman buluşmaları teknik bilinçlendirme ve mesleki özendirme konularına odaklanacak. Uzun vadede bu platformun eğitim kurumlarıyla bütünleşen bir teknik eğitim üssüne dönüşmesi hedefleniyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/15-milyar-tl-lik-dev-ulasim-yatirimi-icin-ilk-adim-84625</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Fri, 15 May 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>1,5 milyar TL lik dev ulaşım yatırımı için ilk adım</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/15-milyar-tl-lik-dev-ulasim-yatirimi-icin-ilk-adim-1778845923.jpg">
                        <figcaption>1,5 milyar TL lik dev ulaşım yatırımı için ilk adım</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Gebze bölgesinde gerçekleştireceği dev ulaşım yatırımı için yapım işi ihalesi gerçekleştirildi. Proje kapsamında Gebze, Darıca, Çayırova ve Dilovası ilçelerinde altyapı ve üstyapıda yaklaşık 1 milyar 459 milyon TL maliyetinde kapsamlı yol yapım ve yenileme çalışmaları hayata geçirilecek. İhalede en düşük teklif 1 milyar 358 milyon 71 bin TL ile kayıtlara geçti.</p>

<p><strong>GEBZE BÖLGESİNE DEV ULAŞIM YATIRIMI</strong></p>

<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Gebze bölgesinde hayata geçireceği dev ulaşım yatırımının yapım işi ihalesi gerçekleşti. Yol Yapım Şube Müdürü Turgay Yılmaz’ın başkanlığında gerçekleşen ihalede projenin yaklaşık maliyeti 1 milyar 459 milyon 993 bin TL olurken, ihale şartlarına yeterli uygunluk sağlayan istekliler arasında en düşük teklif 4 firma ortaklığında verildi. Bu rakam 1 milyar 358 milyon 71 bin TL olarak kayıtlara geçti.</p>

<p><strong>PROJENİN TAMAMLANMA SÜRESİ 720 GÜN</strong></p>

<p>Teklifler ilk olarak ihale komisyonu tarafından değerlendirilecek. Ardından şartlara uygunluk sağlayan istekli belirlendikten sonra ihaleyi kazanan firma ilan edilecek. Tamamlanma süresi 720 takvim günü olarak belirlenen projede yer teslimi, sözleşmenin imzalanmasının ardından 10 gün içinde gerçekleştirilecek ve akabinde çalışmalara başlanacak. Öte yandan ihale komisyonu, ihaleye katılan isteklilerden 1’inin şartlara yeterli uygunluk sağlamaması nedeniyle kalan 6 teklif üzerinden değerlendirme yapacak.</p>

<p><strong>200 BİN TON ASFALT SERİMİ YAPILACAK</strong></p>

<p>Bölgedeki ulaşım altyapısının daha dayanıklı, güvenli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması hedefiyle Gebze, Darıca, Çayırova ve Dilovası ilçelerinde hem altyapı hem de üstyapı imalatları olmak üzere 200 bin metreküp kazı, 175 bin ton plent-miks temel, 200 bin tona yakın asfalt serimi ve 50 bin metrekare parke yapımı gibi çok sayıda imalat gerçekleştirilecek. Ayrıca yağmursuyu hatları, aydınlatma sistemleri ve yol çizgileri de proje dahilinde yapılacak.</p>

<p><strong>İHALEYE KATILAN FİRMALAR VE TEKLİFLERİ</strong></p>

<p>-SYA İnşaat Kurumsal Hizmetler Petrol Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, SBS Asfalt İnşaat Madencilik Nakliye Turizm Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, SYA Altyapı İnşaat Anonim Şirketi, ACS İnşaat Madencilik Kimya Nakliye Gıda Sanayi Ticaret Anonim Şirketi: 1 milyar 358 milyon 71 bin TL.</p>

<p>-ERK İnşaat Taahhüt Hazır Beton Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi: 1 milyar 384 milyon 807 bin TL.</p>

<p>-MAKİNSAN Asfalt Taahhüt İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi: 1 milyar 534 milyon 461 bin TL.</p>

<p>-YAFA Mühendislik Müşavirlik İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi: 1 milyar 560 milyon 860 bin TL.</p>

<p>-Heltaş İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, Kibsaş Karadeniz İnşaat ve Beton Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, AKH Madencilik İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi: 1 milyar 566 milyon 541 bin TL.</p>

<p>-AVOS Grup İnşaat Taahhüt Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, MESAM Yol Yapım Limited Şirketi: 1 milyar 568 milyon 524 bin TL.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/cyril-kongo-imzali-black-badge-cullinan-84624</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Fri, 15 May 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Cyril Kongo imzalı Black Badge Cullinan</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/cyril-kongo-imzali-black-badge-cullinan-1778845552.jpg">
                        <figcaption>Cyril Kongo imzalı Black Badge Cullinan</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Rolls-Royce Motor Cars, dünyaca ünlü çok disiplinli sanatçı Cyril Kongo tarafından iç yüzeyleri tek tek elde boyanan beş özel Private Commission’dan oluşan Black Badge Cullinan by Cyril Kongo projesini sunuyor. Beş otomobil aynı yaratıcı temayı paylaşırken, her biri Cyril Kongo’nun işlerinin özgün ve farklı bir yorumunu yansıtıyor.</p>

<p>Black Badge Cullinan, Cyril Kongo’nun eserleri için güçlü bir tuval niteliği taşıyor. Rolls-Royce’un daha karanlık alter-egosu olarak Black Badge, markanın en cesur ifadesi olup, bu yaklaşım, Starlight Headliner, piknik masaları, ön panel ve arka koltuklar arasındaki dikey orta panel bölümünde kendini gösteren Kongo’nun sanatındaki yoğunluğu yansıtıyor.</p>

<p>Black Badge Cullinan’ın iç yüzeylerini kullanan Kongo, sanatçının estetik evreni ‘Kongoverse’i otomobilin içinde hayata geçirdi.</p>

<p>Black Badge Cullinan’ı ilk gördüğünde, onun ait olduğu evrene kendi yorumunu katma ihtiyacı hissettiğini belirten Cyril Kongo sözlerine şöyle devam etti; “<em>Buna “Kongoverse” diyorum. Bu dünya; fantezi, matematiksel formüller, semboller, piramitler, atomlar ve hayali gezegenlerden oluşan bir alan. Rolls-Royce bu fikirleri sahiplenerek onlara form kazandırdı; projeyi özel kılan da bu yaklaşım oldu. Bu süreç, benim görsel dilim ile Rolls-Royce’un üretim yaklaşımı arasında bir diyalogdu; otomobil ise bu yaratımın tuvali oldu. Bunu markanın ustalarıyla birlikte hayata geçirmek olağanüstü bir deneyim oldu.”&nbsp;</em>dedi.</p>

<p><strong>Eşi benzeri görülmemiş bir iş birliği&nbsp;</strong></p>

<p>“<em>Bu iş birliğini özel kılan, benim evrenim ile Rolls-Royce’un evreni arasındaki sürekli diyaloğdu. Her fikir özen ve merakla ele alındı. Markanın yaratıcı stüdyosunun içine tamamen dahil oldum</em>.”</p>

<p>Cyril Kongo, Artist</p>

<p>Vizyonunu hayata geçirmek için Rolls-Royce, Kongo’yu tasarımcılar, mühendisler ve ustalardan oluşan Bespoke Collective ekibinin bir parçası olarak bünyesine dahil etti.</p>

<p>Markanın önde gelen yaratıcı isimlerle iş birliği konusunda köklü bir geçmişi olsa da, bu proje eşi benzeri görülmemiş bir ortak yaratım derinliğini temsil ediyor. Projenin en başından itibaren Kongo, Bespoke Collective’e entegre edilerek Rolls-Royce ekipleriyle birlikte Home of Rolls-Royce bünyesinde çalıştı. Kongo, projenin fikir, tasarım ve gerçekleştirme aşamalarının her birine dahil oldu ve onun için oluşturulan özel bir alanda her unsuru el ile boyadı.</p>

<p>Üretim başlamadan altı ay önce Kongo’yu Goodwood’daki Home of Rolls-Royce’a davet ederek markanın dünyasına dahil ettiklerini belirten Phil Fabre de la Grange (Head of Bespoke, Rolls-Royce Motor Cars) sözlerine şöyle devam etti; “<em>Kongo, uzmanlarımız ve ustalarımızla bir araya geldi, araçlarımızı, tekniklerimizi ve tüm boya paletimizi onun kullanımına sunduk. Otomobilleri birlikte yaratırken, Bespoke tesislerimizde özel çalışma alanları kurduk; Cyril ve uzmanlarımız birlikte çalışarak onun sanatsal dilini her bir unsura entegre etti. Bu iş birliği, sürekli bir fikir alışverişini ve merak ile yaratıcı özgüvenin paylaşıldığı ortak bir ruhu teşvik etti. Tamamen entegre ve iç süreçlere dayalı bu yaklaşım, Cyril’e anlık olarak vizyonunu keşfetme özgürlüğü tanıyarak sanatının spontane doğasına sadık kalmasını sağladı.</em>” dedi.&nbsp;</p>

<p><strong>Canlı dünyalar: Kongoverse’de bir yolculuk</strong></p>

<p>“<em>Sanatım, hayal gücünün sonsuz gücünü yansıtır – var olmayan ama var olabilecek dünyaları hayal eder. Bu vizyonu bir Rolls-Royce ile hayata geçirmek unutulmazdı</em>.”</p>

<p>Cyril Kongo, Artist</p>

<p>Her araç, siyah bir temel üzerine canlı renk patlamalarıyla şekillenen aynı iç mekân renk paletini paylaşıyor. İlk kez iç mekân, her biri farklı bir renk diliyle tanımlanan dört ayrı bölgeye ayrılıyor: sürücü koltuğu için Phoenix Red, ön yolcu koltuğu için Turchese, arka bölüm için ise Forge Yellow ve Mandarin. Bu renkler; dikiş detayları, piping uygulamaları, koltuk iç kaplamaları, başlıklardaki ‘RR’ monogramları ve kuzu yünü halılar üzerinden iç mekâna yansıtılıyor. Bu ortak renk paletinden yola çıkan Kongo, her biri elde boyanmış beş farklı iç mekân eseri yaratarak her aracı gerçek anlamda benzersiz bir koleksiyon parçasına dönüştürdü.</p>

<p><strong>Yıldızlı tavan (Starlight headliner): Yıldızlara yazılmış Kongoverse</strong></p>

<p><em>“Bir Starlight Headliner’ı ilk gördüğüm anda ilham aldım: hareket halindeki bir evreni ve gerçekten sürükleyici bir deneyimi temsil ediyor. Bu özelliğin benim için merkez parça olacağını biliyordum.”</em></p>

<p>Cyril Kongo, Artist</p>

<p>El boyaması Starlight Headliner, her Black Badge Cullinan by Cyril Kongo modelinde odak noktası olarak öne çıkıyor. Her eserde Kongo, hayali gezegenler ve takımyıldızlarını kuantum fiziğine dair referanslarla birlikte kullanıyor; bu alan, fizikçi olan kardeşiyle aynı stüdyoyu paylaşmaya başladığından beri sanatçının ilgisini çeken bir konu. Kompozisyonlarına yerleştirdiği denklemler ve formüller, hayal gücünün sonsuz potansiyelini simgeliyor; bu tema, tüm Rolls-Royce Black Badge modellerini tanımlayan sonsuzluk sembolünde de yansıyor.</p>

<p>Vizyonunu hayata geçirmek üzere Interior Surface Centre ustaları 70’ten fazla renk hazırlayarak Kongo’ya eserlerini özgürce ortaya koyabileceği tam bir yaratıcı alan sundu. Her kompozisyon, süngerler, airbrush teknikleri ve fırça araçlarının birleşimiyle uygulandı.</p>

<p>Starlight Headliner’ı boyadıktan sonra Kongo, Bespoke mühendisleriyle yakın çalışarak 1.344 ‘yıldızın’ tam yerleşimini ve rengini belirledi. Her bir ‘yıldız’, sanatçı tarafından tek tek sayılıp işaretlendikten sonra, markanın ustaları tarafından özenle elde delinerek ve yerleştirilerek uygulandı. Her Starlight Headliner; Blue, Phoenix Red, Forge Yellow, Cobalto Blue, Twickenham Green veya Lime Green aydınlatma kombinasyonlarının yanı sıra sekiz “kayan yıldız” ve tavanın tüm uzunluğu boyunca uzanan, Rolls-Royce tarihinde bir ilk olan son bir ‘yıldız’ ile tasarlanıyor.</p>

<p>Son ve gizli bir detay olarak Kongo’nun imza niteliğindeki ‘tag’ motifi, güneşlik içindeki deri kaplamada ve bagaj kapağının iç yüzeyinde nakışla işleniyor. Bu ayırt edici tasarım, kapı derisi üzerinde de ince pamuk nakışla benzer şekilde yeniden yorumlanıyor.</p>

<p><strong>El boyaması iç yüzeyler: Kesintisiz bir kompozisyon</strong></p>

<p>“<em>Eserin nasıl bir ritimle akacağını ve otomobilin içinde bu ritmin nasıl korunacağını konuştuk. Benim için resim yapmak caz gibidir; hareket edersiniz ama her şey birbiriyle bağlantılı kalır.”</em></p>

<p>Cyril Kongo, Artist</p>

<p>Her Black Badge Cullinan by Cyril Kongo, sanatçı tarafından tek tek elde boyanan özel bir Bespoke ahşap seti içeriyor; bu yüzeyler ön panel, orta konsol, arka konsol, piknik masaları ve arka koltuklar arasındaki dikey orta panel bölümüne kadar uzanıyor. Bu unsurlar bir araya gelerek otomobil içinde tek ve kesintisiz bir kompozisyon oluşturuyor.</p>

<p>Kongo’nun gelişi öncesinde Interior Surface Centre, 19 kaplamalı parçanın her birini siyaha boyayarak hazırladı ve markanın boya laboratuvarında özel olarak üretilen fikstürler üzerine monte etti. Bu yüzeyler üzerinde doğrudan çalışan Kongo, farklı detay seviyeleri elde etmek için çeşitli boyutlardaki airbrush’lar kullanarak imza niteliğindeki Kongoverse tasarımlarını uyguladı.</p>

<p>Eserleri geliştirmek ve korumak için Rolls-Royce ustaları her yüzeye on kat vernik uyguladı. Her parça daha sonra kusursuz bir parlaklık elde etmek için zımparalanıp cilalandı; böylece Rolls-Royce iç mekânlarından beklenen derinlik ve dayanıklılık seviyesi sağlandı.</p>

<p><strong>Bespoke dış tasarım: Güçlü bir tuval</strong></p>

<p><em>“İnsanların bu eseri adım adım keşfetmesini istiyorum. Ne kadar derinlemesine bakarsanız, o kadar çok şey görüyorsunuz. Dış tasarım yalnızca içerdeki evrene dair bir ipucu vermeli.”&nbsp;</em></p>

<p>Cyril Kongo, Artist</p>

<p>Her Black Badge Cullinan by Cyril Kongo, Blue Crystal Over Black’in zengin tonu ile sunuluyor. Rolls-Royce için bir ilk olarak her araçta Gradient Coachline bulunuyor: sol tarafta Phoenix Red Forge Yellow’a geçerken, sağ tarafta Mandarin Turchese’ye dönüşüyor ve Kongo’nun özgün ‘tag’ sembolü her iki tarafta da Bespoke bir motif olarak yer alıyor.</p>

<p>Bir başka Rolls-Royce ilki olarak, 23 inç Part Polished Black Badge alaşım jantların her birinin arkasında farklı renkte fren kaliperleri yer alıyor: Phoenix Red, Turchese, Forge Yellow ve Mandarin.</p>

<p>Dış Coachline’da kullanılan Phoenix Red ‘tag’ grafiği; Bespoke Illuminated Treadplates ve kapı içlerine entegre edilen siyah Bespoke şemsiyelere de taşınıyor ve şemsiye yüzeyinde ince bir motif olarak yer alıyor.</p>

<p><strong>Private Offices tarafından küratör edilen bağlantının gücü</strong></p>

<p>Black Badge Cullinan by Cyril Kongo projesi, Goodwood’daki orijinal merkez ile birlikte Seul ve New York’taki Rolls-Royce Private Office ekipleri tarafından küratör edildi. Private Office’lar, yalnızca davetle erişilebilen yaratıcı merkezler olup Home of Rolls-Royce’un bir uzantısı olarak hizmet veriyor ve Bespoke bir Rolls-Royce sipariş etme deneyimini daha da ileri taşıyor.</p>

<p>Her Private Office’ta, ilgili bölgede kalıcı olarak görev yapan özel bir Rolls-Royce ekibi bulunuyor. Müşterilerle kurdukları derin kişisel ilişkiler, onlara yerel koleksiyonerlerin kültürel işaretleri, tutkuları ve ilgi alanları hakkında benzersiz bir içgörü sağlıyor. Bu bakış açısıyla Cyril Kongo iş birliği, hem sanatsal bir ifade hem de çağdaş koleksiyoner kültürünün bir yansıması olarak şekillendi.</p>

<p>Beş Black Badge Cullinan by Cyril Kongo otomobilinin tamamı dünya çapındaki koleksiyonerler için tahsis edildi.</p>

<p>Rolls-Royce’ta yaratıcılık ve hayal gücünün, markayı tanımlayan temel unsurlar olduğunu belirten Domagoj Dukec (Director of Design, Rolls-Royce Motor Cars) sözlerine şöyle devam etti: “<em>Müşterilerin en benzersiz Bespoke siparişleri birlikte yarattığı Private Office’larımız, bu inancı doğrudan yansıtıyor. Bu alanlardaki konuşmalardan, Rolls-Royce koleksiyonerleri arasında cesur çağdaş sanata yönelik bir istek olduğunu ve bu grubun benzersiz derecede cesur olduğunu belirledik. Bu fikri hayata geçirmek için, ifadesi güçlü ve tavizsiz tarzı Black Badge’in ruhuyla mükemmel uyum sağlayan Cyril Kongo ile iş birliği yaptık. Bunu, Kongo’nun tasarımcılar, ustalar ve mühendislerden oluşan Bespoke Collective ekibimizle birlikte ve onların içinde çalışarak bu olağanüstü otomobilleri hayata geçirdiği eşi benzeri görülmemiş bir iş birliği takip etti. Bu beş Black Badge Cullinan Private Commission’ın her biri kendi başına benzersiz bir sanat eseri olup iki net yaratıcı dünyanın kusursuz birleşimini temsil ediyor.”</em>&nbsp;dedi.</p>

<p><strong>Arka plan bilgileri</strong></p>

<p>Kökenler ve İlhamlar: Cyril Kongo İmzalı Black Badge Cullinan</p>

<p>1969 yılında Toulouse’da doğan Kongo, kariyerine Paris’te graffiti sanatçısı olarak başladı. Günümüzde farklı mecralarda üretim yapan sanatçı, dramatik kompozisyonları ve sokak sanatının ham enerjisini yansıtan canlı renk kullanımıyla uluslararası ölçekte tanınıyor.</p>

<p>Kongo’nun eserleri, onun ayırt edici tarzını dünyanın en nadir ve en arzu edilen objelerine taşıması için kendisine sipariş veren yeni nesil etkili koleksiyonerlerle, haute horlogerie saatlerden üst segment ses sistemlerine ve hatta uçaklara kadar uzanan bir yelpazede güçlü bir karşılık buluyor. Kollaborasyonları ve müşterileri, çağdaş sokak sanatının artan değerine ve bu alanın güzel sanatlar ile yatırım dünyasıyla kesişen etkisine yönelik giderek büyüyen bir kabulü yansıtıyor.</p>

<p>Black Badge Cullinan by Cyril Kongo, bu daha geniş hareketin güçlü bir parçası olarak konumlanıyor. Sokak sanatı ve bu kültüre ait koleksiyon parçaları, artık önde gelen müzayede evlerinde yer buluyor; eserler, yüksek değerli sanat yapıtlarıyla kıyaslanabilir seviyelere ulaşıyor.</p>

<p>Hem estetik hem de ruh açısından bu iş birliği; çağdaş kültürün, yükselen yatırım kategorilerinin ve günümüzün en etkileyici sanatçıları ile dünyanın önde gelen lüks markaları arasındaki yaratıcı etkileşimin kesişim noktasında yer alıyor.</p>

<p><strong>&nbsp;Black Badge 10. yıl dönümü</strong></p>

<p>Rolls-Royce Black Badge Cullinan by Cyril Kongo, Black Badge ailesinin 10. yılını kutlamak üzere 2026 yılında tanıtılan birkaç projeden biri. 2016’da Black Badge Ghost ile ilk kez tanıtılan markanın alter-egosu, kendi cesur ve tavizsiz ruhuna uygun bir Rolls-Royce arayan müşteriler için yaratıldı.&nbsp;</p>

<p>Günümüzde Ghost, Cullinan ve Spectre modelleri; güçlü motor yapıları, odaklı sürüş dinamikleri ve özgün Bespoke detaylarıyla tanımlanan bu asi Black Badge yorumu ile sunuluyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/akilli-gozlukler-guvenlik-riski-tasiyor-84623</link>
            <category>TEKNOLOJİ</category>
            <pubDate>Fri, 15 May 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Akıllı gözlükler güvenlik riski taşıyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/akilli-gozlukler-guvenlik-riski-tasiyor-1778845520.jpg">
                        <figcaption>Akıllı gözlükler güvenlik riski taşıyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Akıllı gözlükler, herkesin çevresindeki dünyayı takip etmesine ve kaydetmesine olanak tanıyor ama bu durum, verilerinizi ve çevrenizdekilerin gizliliğini tehlikeye atabilir. Siber güvenlik şirketi ESET akıllı gözlüklerin taşıdığı güvenlik risklerini inceledi.&nbsp;</strong></p>

<p>Google'ın on yıldan fazla bir süre önce akıllı gözlükleri popüler hâle getirme girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından akıllı gözlükler yeniden gündeme geldi. &nbsp;Bu sefer gözlükler hem &nbsp;daha şık hem de normal güneş gözlüklerinden ayırt edilemiyor. Ayrıca çevrelerini izleyip kaydedebilen ve kullanıcının etrafında gördükleri hakkında yapay zekâya soru sorabilmesini sağlayan çok daha güçlü teknolojilerle donatılmışlar durumdalar.&nbsp;<strong>&nbsp;</strong>Bu durum hem akıllı gözlük kullanıcıları hem de etkileşimde bulundukları kişiler için önemli güvenlik ve gizlilik riskleri oluşturuyor.</p>

<p><strong>Akıllı gözlükler için gizlilik riskleri nelerdir?</strong></p>

<p>Akıllı gözlükler, herkese yabancıları gizlice kaydetme veya fotoğraflarını çekme olanağı sağlar. Harvard Üniversitesi araştırmacıları, akıllı gözlüklerle çekilen ve Instagram'a canlı olarak yayımlanan videoların yapay zekâ ile nasıl bağlanabileceğini gösterdi. Algoritmalar yüzleri tanımlamak için çalışır ve bu kişilerle ilgili bilgileri internetten alır. &nbsp;Akıllı gözlükler aracılığıyla halka açık bir yapay zekâ platformuyla paylaşılan herhangi bir hassas bilgi, teorik olarak doğru şekilde istenirse diğer kullanıcılara aktarılabilir. Bu, bilgilerin dolandırıcılık amacıyla kullanılması durumunda potansiyel bir güvenlik riski oluşturur. Ayrıca gözlükler tarafından toplanan bilgilere tesadüfen rastlayabilecek ve bunları dolandırıcılara satmaya karar verebilecek dış kaynaklı çalışanlar ve yükleniciler de olabilir.</p>

<p><strong>Akıllı gözlükler hacklenebilir mi?</strong></p>

<p>Diğer akıllı cihazlar gibi, gözlükler de hacklenebilir: İşletim sistemini veya donanım yazılımını istismar ederek; &nbsp;bağlı uygulamaları ya da akıllı telefonları ele geçirerek; trafiği ele geçirme veya sahte Wi-Fi erişim noktaları aracılığıyla kötü amaçlı içerik enjekte ederek; taranması için kötü amaçlı bir QR kodu göndermek gibi sosyal mühendislik veya &nbsp;kötü amaçlı, benzer akıllı gözlük uygulamalarıyla. &nbsp;Bu saldırı vektörleri, kötü niyetli kişilerin cihazınızı ele geçirerek doğrudan veri hırsızlığı, hesap ele geçirme veya sizi fiziksel tehlikeye atabilecek gözetleme faaliyetlerinde bulunmasına olanak sağlayabilir.&nbsp;</p>

<p><strong>Akıllı gözlükler için risk yönetimi</strong></p>

<p>Akıllı gözlükleri siz takıyor olsanız da başkaları tarafından izleniyor olsanız da yukarıda özetlenen riskleri azaltmak için atabileceğiniz birkaç adım var:</p>

<p><strong>Kullanıcılar için:</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Hackerların cihazı ele geçirme riskini en aza indirmek için donanım yazılımınızı ve uygulama yazılımınızı güncel tutun.</li>
	<li>Yalnızca güvenilir kaynaklardan yardımcı uygulamaları indirin ve indirmeden önce izinleri kontrol edin.</li>
	<li>Akıllı gözlük uygulamalarınız ve akıllı telefonunuz için çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) ve güçlü, benzersiz parolalar kullanarak, bunların hackerlar tarafından ele geçirilme riskini en aza indirin.</li>
	<li>Akıllı gözlüklerinizin kilidini açmak için güçlü PIN'ler veya biyometrik özellikler kullanın ve kullanmadığınız zamanlarda eşleştirme modunu kapatın.</li>
	<li>Bazı kamu ağları güvenli olmayabilir veya hatta hackerlar tarafından kurulan sahte erişim noktaları olabilir, bu nedenle sanal özel ağ (VPN) kullanmadığınız sürece asla kamuya açık Wi-Fi erişim noktalarına bağlanmayın.</li>
	<li>Kayıtların buluta sızmasını ve yükleniciler tarafından erişilmesini önlemek için mümkünse yapay zekâ eğitimi/insan incelemesini devre dışı bırakın.</li>
	<li>Gözlüklerinizi kullanmadığınız zamanlarda kılıfında saklayın, böylece gözlüklerin yanlışlıkla hassas görüntü veya bilgileri yakalama riskini en aza indirin.</li>
	<li>Risk maruziyetini en aza indirmek için eşlik eden uygulamada depolanan istenmeyen kayıtları düzenli olarak denetleyin ve silin.</li>
	<li>AR katmanları dikkatinizi dağıtmasın. Çevrenizdeki gelişmeleri takip edemezseniz fiziksel tehlikeye maruz kalabilirsiniz.</li>
</ul>

<p><strong>Çevredekiler için:</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Akıllı gözlük takan kişilere dikkat edin. Çerçeve üzerindeki LED ışığına bakın; video kaydedilirken yanıp söner veya fotoğraf çekilirken bir kez yanıp söner.</li>
	<li>Kalabalık kamusal alanlarda (ör. toplu taşıma araçlarında) veya ATM'lerde omuz üzerinden bakma &nbsp;durumlarına karşı dikkatli olun.</li>
	<li>Kendinizi rahatsız hissederseniz gözlük takan kişilere karşı çıkın.</li>
	<li>İş ortamında (örneğin spor salonu veya mağazalar) kullanımdan rahatsızlık duyuyorsanız gözlüğü takan kişiden gözlüğünü çıkarmasını isteyin veya durumu yönetime bildirin.</li>
</ul>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/duzelen-disler-neden-tekrar-yer-degistirir-84622</link>
            <category>SAĞLIK</category>
            <pubDate>Fri, 15 May 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Düzelen Dişler Neden Tekrar Yer Değiştirir?</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/duzelen-disler-neden-tekrar-yer-degistirir-1778845493.jpg">
                        <figcaption>Düzelen Dişler Neden Tekrar Yer Değiştirir?</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Diş hekimliğinde çapraşık diş ve uyumsuz çene ilişkilerini düzenleyen ortodontik tedavilerde, sürecin en kritik aşamalarından biri de pekiştirme (retansiyon) dönemi. Tedavi sonrası dişler, çevre dokuların ve periodontal liflerin eski düzenine dönme eğilimi nedeniyle yeniden yer değiştirebiliyor. Pekiştirme döneminin son derece önemli bir süreç olduğunu belirten&nbsp;<strong>İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hastanesi Ortodonti Uzmanı Dt. Duygu Güneş&nbsp;</strong>konuyla ilgili şunları söyledi;&nbsp;<em>“Tedavi sonrasında dişlerin yeniden yer değiştirmesi biyolojik bir eğilim. Her ortodontik tedavi sonrasında bu eğilim beklenmekle beraber, özellikle polidiastema (dişler arası çoklu boşluk) vakalarında, rotasyonu düzeltilmiş dişlerde ve ark genişletmesi uygulanmış vakalarda eğilim daha belirgindir. Bu nedenle elde edilen estetik ve fonksiyonel sonucun kalıcı olabilmesi için uygun bir pekiştirme planına ihtiyaç duyulur.”</em></p>

<p><strong>Kopma ya da Deformasyon Hasta Tarafından Fark Edilmeyebilir</strong></p>

<p>Uzm. Dt. Duygu Güneş, pekiştirme amacıyla en sık kullanılan yöntemlerden birinin lingual retainer olarak adlandırılan sabit ince teller olduğunu söylüyor ve şu noktaların altını çiziyor:&nbsp;<em>“Bu teller genellikle bir taraftaki kanin dişten diğer taraftaki kanin dişlerin (köpek dişleri) arka yüzeyine yapıştırılır ve sürekli etki göstererek dişlerin yerinde kalmasını sağlar. Tellerin kopması ya da deformasyonu çoğu zaman hasta tarafından fark edilmeyebilir. Diş sabitleyicinin bir noktadan kopması durumunda dişlerde hızlı ve bazen asimetrik kaymalar görülebilir. Eğer tel bükülürse, istenmeyen kuvvetler oluşturarak dişleri yanlış yönlere hareket ettirme riski de ortaya çıkar.”</em>&nbsp;</p>

<p>Bir diğer yaygın pekiştirme aracı ise “Essix Plak” olarak bilinen şeffaf, çıkarılabilir sabitleyiciler. Bu plaklar tüm diş arkını sararak genel bir stabilite sağlarken, estetik açıdan da hastalar tarafından daha kolay kabul ediliyor. Önemli bir yanı da temizliğinin kolay olması. Ancak etkinliği tamamen düzenli kullanıma bağlı. Plak takılmadığında ya da kırılıp kullanılamaz hale geldiğinde dişler zamanla eski konumlarına dönmeye başlayabilir. Özellikle tedavinin ilk aylarında kısa süreli aksaklıklar bile diş hareketini başlatabilir.&nbsp;</p>

<p>Ortodontik tedavinin ayrılmaz bir parçası olan pekiştirme sürecinin ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizen Uzm. Dt. Duygu Güneş, sabit ve hareketli sabitleyicilerin birlikte kullanımının çoğu zaman en güvenli yaklaşım olduğunu belirtiyor. Diş sabitleyicilerin kırılması, kopması veya düzenli kullanılmaması durumunda dişlerdeki çapraşıklıkta nüks (tekrar etmesi-relaps) kaçınılmaz hale gelebilir ve bu da yeniden ortodontik tedavi ihtiyacını gündeme getirebilir. Dolayısıyla hastaların düzenli kontrollerini aksatmamaları, diş sabitleyicilerini doğru kullanmaları ve herhangi bir sorun fark ettiklerinde bir ortodonti uzmanına başvurmaları önemlidir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/cirali-da-sahil-temizligi-84621</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Fri, 15 May 2026 14:44:30 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çıralı da sahil temizliği</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/cirali-da-sahil-temizligi-1778845470.jpg">
                        <figcaption>Çıralı da sahil temizliği</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye'nin en önemli sahilleri arasında yer alan Ulupınar Mahallesi'ndeki Çıralı sahilinde temizlik etkinliği düzenlendi. </p>

<p>Kemer Belediyesi ile Ulupınar Mahalle Muhtarlığı iş birliğince düzenlenen etkinliğe, Kemer Belediye Başkan Yardımcısı Semih Top, Kemer Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Adnan Karataş, Ulupınar Mahalle Muhtarı Salih Sarıca, Kemer Turizmci ve İş İnsanları Derneği (KEMİAD) Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Kıyar, belediye personeli ve vatandaşlar katıldı. </p>

<p>Etkinliğe katılanlar, Kemer Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından dağıtılan eldiven ve çöp poşetlerini alarak sahildeki atık ve çöpleri temizledi.</p>

<p>Temizlik etkinliğine katılanlar, 'Çöpünü sahilde bırakma', 'Mavinin tadını çıkar kirletme', 'Plajlarımız kül tablası değildir', 'Doğaya iyi bak, başka bir dünya yok' yazılı pankartlar açarak farkındalık oluşturdu. </p>

<p>Etkinlikte, özellikle son günlerde ticari gemilerin plastik atıkları öğüterek denize bırakması nedeniyle sahile ulaşan plastik atıklara dikkat çekildi.</p>

<p>Başkan Yardımcısı Semih Top, yaptığı açıklamada, “Bugün Çıralı sahilinde temizlik etkinliği yaptık. Ticari gemilerin öğütmüş olduğu plastik atıkların dalga ile sahile vurduğu bir durumla karşılaştık. Denizimizi ve doğamızı korumak amacıyla hızlı şekilde belediye personelimizle gerekli temizliğimizi yaptık. Ulupınar Mahalle Muhtarımız Salih Sarıca ile iş birliği içerisinde tekrar genel bir temizlik yaptık. Doğamızı korumaya devam edeceğiz.” dedi. </p>

<p>Ticari gemilerinin bıraktığı plastik atık sorununun önceki yıllarda da yaşandığını hatırlatan Başkan Yardımcısı Semih Top, konu hakkında yetkililerin bir yaptırımda bulunmasını beklediklerini kaydetti. </p>

<p>Başkan Yardımcısı Semih Top, daha temiz bir Kemer için mücadele etmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. </p>

<p>Ulupınar Mahalle Muhtarı Salih Sarıca da temizlik etkinliğine katılan herkse teşekkür ettiğini belirterek, “Çıralı’yı en iyi şekilde koruyoruz. Gelen misafirlerimize temiz bir Çıralı gösteriyoruz. Bu konuda vatandaşlarımıza da duyarlılıklarından dolayı teşekkür ediyorum.” diye konuştu. </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/jjif-combat-dunya-jujitsu-sampiyonasi-basladi-84620</link>
            <category>SPOR</category>
            <pubDate>Fri, 15 May 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>JJIF Combat Dünya Jujitsu Şampiyonası başladı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/jjif-combat-dunya-jujitsu-sampiyonasi-basladi-1778845454.jpg">
                        <figcaption>JJIF Combat Dünya Jujitsu Şampiyonası başladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye Muaythai ve Jujitsu Federasyonu’nun faaliyet programında yer alan JJIF Combat Dünya Jujitsu Şampiyonası Kemer’de başladı.&nbsp;</p>

<p>Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu'nun Göynük Belediye Başkanlığı döneminde Kemer'e kazandırılan Göynük Atatürk Spor Salonu'nda gerçekleştirilen organizasyona, Türkiye’nin yanı sıra 28 ülkeden 362 sporcu katılıyor.&nbsp;</p>

<p>Farklı yaş grupları ve farklı kategorilerde mücadelelerin yapıldığı organizasyonda sporcular, dereceye girebilmek için kıyasıya mücadele ediyor.&nbsp;</p>

<p>Türkiye’nin organizasyona 65 sporcuyla katılım sağladığı şampiyona, ilk defa Türkiye’de yapılması ve spor destinasyonu Kemer’de organize edilmesi açısından büyük önem taşıyor.&nbsp;</p>

<p>Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, yaptığı açıklamada, “JJIF Combat Dünya Jujitsu Şampiyonası’nın ilk kez ülkemizde yapılmasından dolayı gurur duyuyoruz. Organizasyona katılan sporcuları Kemer’de ağırlamaktan dolayı mutluyuz. Önemli bir organizasyon ve bunun Kemer’de yapılması, Kemer’in spor destinasyonu olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Şampiyonaya katılan tüm sporculara başarılar diliyorum.” dedi.&nbsp;</p>

<p>JJIF Combat Dünya Jujitsu Şampiyonası’nın 17 Mayıs Pazar günü sona ereceği belirtildi.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/sasal-da-her-ay-izmir-in-nufusu-kadar-su-siseleniyor-84619</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Thu, 14 May 2026 18:11:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Şaşal da her ay İzmir in nüfusu kadar su şişeleniyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/sasal-da-her-ay-izmir-in-nufusu-kadar-su-siseleniyor-1778771519.jpg">
                        <figcaption>Şaşal da her ay İzmir in nüfusu kadar su şişeleniyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İzmir’in 94 yıllık Cumhuriyet markası olan Şaşal Su Fabrikası, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın göreve başlamasıyla atağa kalktı. 2024 yılının Nisan ayından önce aylık 200 bin şişe olan üretim, 2025 yılında aylık 4 milyona çıktı. Üretimin ilerleyen süreçte daha da artması hedefleniyor.</p>

<p>İzmir’in marka değerlerinden biri olan ve atıl durumdayken İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yeniden kente kazandırılan Şaşal Su, Menderes ilçesindeki Şaşal Köyü’nde 0,5 L, 1,5 L ve 5 L pet, 0,33 L ve 0,75 L cam ambalaj seçenekleriyle üretime devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın göreve başladığı 2024 yılının Nisan ayında aylık 200 bin şişe olan üretim, aylık 4 milyon şişeye çıktı. Bunun yanında Türk Standartları Enstitüsü (TSE) denetimlerinden geçerek tüm ürün gruplarında TS 266 standardını karşılayan Şaşal Su, ilerleyen süreçte kapasitesini ve üretim sayılarını artırmayı hedefliyor.</p>

<p><strong>“Prensibimiz kaliteli suyu, uygun fiyatlarla İzmir halkıyla buluşturmak”</strong></p>

<p>İzdoğa AŞ Genel Müdür Yardımcısı İlkay Kalafat, 2024 yılı Nisan ayından önce Şaşal Su Fabrikası’nda aylık 200 bin şişe üretip satışa hazır hale getirdiklerini, 2025 ve 2026 yıllarında yapılan üretim iyileştirmeleri ve kademeli artışla bu rakamın aylık 4 milyon şişeye yükseltildiğini söyledi. Kalafat, bu süreçte fabrikaya TSE belgesi kazandırıldığını ve üretimin ulusal standartlara uygun hale getirildiğini belirtti. Satış tarafında da önemli gelişmeler yaşandığını ifade eden Kalafat, 2024 Nisan ayından sonra 5 bayi ve İZMAR dahil olmak üzere 6 yerel market zincirinin sisteme dahil edildiğini, böylece İzmir halkının suya erişiminin kolaylaştırıldığını söyledi. “Prensibimiz, kaliteli suyu uygun fiyatlarla İzmir halkı ile buluşturmak” diyen Kalafat, ilerleyen dönemde üretim kapasitesinin artırılacağını ve yeni bayi ile market zincirleriyle satış ağının genişletileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Kapasite artışı sağlandı</strong></p>

<p>Üretim süreçlerinde mevcut şişirme makinesinde gerçekleştirilen bakım ve onarım çalışmalarıyla kapasite artışı sağlandı. Ayrıca, üretim kapasitesine yetersiz kalan paletleme makinesi sisteminde de kapasiteyi artırmaya yönelik iyileştirmeler yapıldı. Gerçekleştirilen bu düzenlemeler sayesinde tüm cam ve pet şişe hatlarında üretim kapasitesi artırılırken, üretim verimliliği yükseltildi ve maliyetlerde düşüş sağlandı. Ayrıca fabrika içerisinde eksik olan yangın tesisatı sistemi kuruldu ve tüm fabrikanın sigorta işlemleri tamamlandı.</p>

<p><strong>Yeni yüzüyle raflarda</strong></p>

<p>Şaşal Su, yeni yüzüyle raflarda yerini aldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İzdoğa tarafından işletilen ve Menderes ilçesindeki Şaşal Köyü’nde 0,5 L, 1,5 L ve 5 L pet, 0,33 L ve 0,75 L cam ambalaj seçenekleriyle üretilen sular, yeni yüzüyle tüketiciyle buluşuyor. Uzun yıllardır İzmir’in kent hafızasında yer etmiş, kentle özdeşleşmiş kamusal bir değer olarak öne çıkan Şaşal’da logo korunarak hazırlanan yeni etiket tasarımına, İzmir’in simgelerinden Saat Kulesi de eklendi.</p>

<p><strong>Büyümeye devam ediyor</strong></p>

<p>5 zincir market, 5 bayi, İZMAR Tanzim Satış Marketleri, Grand Plaza satış noktaları ve İzmirli Kahve şubeleriyle Ege'ye yayılan Şaşal Su, başta İzmir olmak üzere Manisa, Aydın, Uşak ve Muğla’da genişleyen bayilik ve dağıtım ağıyla büyümeye devam ediyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/bayindir-sut-isleme-tesisinde-carklar-donuyor-84618</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Thu, 14 May 2026 18:11:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Bayındır Süt İşleme Tesisinde çarklar dönüyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/bayindir-sut-isleme-tesisinde-carklar-donuyor-1778771497.jpg">
                        <figcaption>Bayındır Süt İşleme Tesisinde çarklar dönüyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>İzmir Büyükşehir Belediyesi çatısı altındaki 100’üncü Yıl Bayındır Süt İşleme Tesisi halka güvenilir, erişilebilir, sağlıklı süt ve süt ürünleri sunmak için her geçen gün güçlenerek faaliyetlerini sürdürüyor. Başkan Dr. Cemil Tugay’ın göreve geldiği 2024 yılından itibaren atılan adımlar çerçevesinde önce tesisin faaliyetlerine ilişkin hukuki altyapı eksikleri tamamlandı. Ardından ödeme süreçlerindeki teknik tıkanıklık giderildi ve üretim kapasitesi optimize edildi. ‘Bize Çok Çalışmak Yakışır’ vizyonuyla hareket edilen tesis günlük 40-45 ton arası süt işleyerek İZMAR ve Süt Kuzusu Projesi’nin kaynak noktasını oluşturuyor.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZTARIM AŞ’ye bağlı olarak faaliyet gösteren 100’üncü Yıl Bayındır Süt İşleme Tesisi yoğun mesaiyle çalışmalarını sürdürüyor. Kooperatiflerden temin edilen çiğ sütlerin işlenerek UHT süt, tereyağı, kaymaklı yoğurt, ayran, taze beyaz peynir ve taze kaşar peynirine dönüştürüldüğü tesis halka güvenli ve sağlıklı ürünler sunuyor. Piyasa koşulları ve ihtiyaca bağlı olarak günlük yaklaşık 40-45 ton süt işlenen tesiste tüm süreçler gıda güvenliği ve kalite kriterlerine uygun şekilde yönetiliyor. Hassas ürün grupları arasında yer alan süt ve süt ürünleri için her aşamada kontrollü, izlenebilir ve sürdürülebilir bir kalite yaklaşımı benimseniyor. Faaliyetle birlikte İzmirlinin güvenilir ve erişilebilir gıdaya ulaşmasına katkı sunuluyor.</p>

<p><strong>Sorunlar çözüldü, çarklar dönmeye başladı</strong></p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın göreve geldiği 2024 yılının nisan ayından itibaren kurumsal süreklilik ilkesi doğrultusunda tesisin verimli bir şekilde çalıştırılması yönünde adımlar atıldı. Öncelikle fabrikanın hukuki altyapısının tamamlanması ve üretim kapasitesinin vatandaşın yararı doğrultusunda optimize edilmesi hedeflendi. Bu süreçte faaliyet için gerekli ruhsat alınarak yasal eksiklikler giderildi.</p>

<p><strong>Finansal darboğaz aşıldı</strong></p>

<p>Tesis devralındığında; kurulum ve yatırım aşamasından sarkan birikmiş ödeme süreçleri sebebiyle teknik tıkanıklık yaşanıyordu. Tedarikçi firmalara yönelik mali yükümlülükler, makinelerin teknik destek ve servis akışı durma noktasına gelmişti. Yeni dönemde uygulanan mali tasarruf ve borç yapılandırma stratejileriyle finansal darboğaz aşıldı. Reel süt işleme kapasitesi 88 bin litre yani 90 ton olan tesiste üretim piyasa ve hammadde şartlarına bağlı olarak yaklaşık yüzde 50 kapasite seviyelerinde sürdürüldü.</p>

<p><strong>Uzman ekiple verimli çalışma</strong></p>

<p>108 kişilik bir kadroyla faaliyet gösteren fabrikada yapılan teknik çalışmalar sonucunda 43 kişilik uzman bir ekiple çok daha yüksek verimlilikle çalışabileceği saptandı. Personel sayısının azalmasına rağmen üretim tonajı korundu; vatandaşın talep ettiği sağlıklı, güvenilir ve daha uygun fiyatlı ürünlerin üretimine ağırlık verildi. Fazla personel uzmanlık alanları ve yetkinlikleri göz önünde bulundurularak şirket içi veya dışı farklı birimlerde görevlendirildi. Ayrıca iç denetim mekanizması çalıştırılarak Sayıştay’ın da öngördüğü şeffaf belediyecilik ilkesinin gerekleri yerine getirildi.</p>

<p><strong>Tanzim ruhu ve iş birliği anlayışı</strong></p>

<p>2025 yılı itibarıyla tesis Süt Kuzusu Projesi’nin paydaşı oldu ve üretime başladı. Tire Süt Kooperatifi ile yapılan iş birliği kapsamında temin edilen çiğ inek sütleri tesiste işlenerek çocuklara ulaştırılmaya başlandı. İzmir’in “tanzim satış” ruhu modernize edildi. Vatandaşın talep ettiği sağlıklı ve uygun fiyatlı ürünler; 21 sabit, 1 gezici olmak üzere toplam 22 İZMAR şubesinde sunulmaya başladı.</p>

<p><strong>Günlük 40-45 ton üretim</strong></p>

<p>Tesiste Kalite ve Ar-Ge Müdürü olarak görev yapan gıda mühendisi Alev Ulusoy Kocaoğlu yoğun üretim faaliyeti hakkında bilgi verdi. Kocaoğlu, “Halkımızın talepleri çok yoğun. Biz de bunun mutluluğunu yaşıyoruz. Bölgedeki kooperatiflerden toplanan sütlerden ayran, tereyağı, UHT süt, taze beyaz peynir, taze kaşar peyniri ve kaymaklı yoğurt üretimi gerçekleştiriyoruz. Kapasitemiz ihtiyaca ve piyasa koşullarına göre değişiyor. Ama 40-45 ton arası günlük süt işlemekteyiz tesisimizde. Hatta İZMAR’lardaki ürünlerimiz ayran ve yoğurda ilgi çok fazla. Üretim kapasitemizi de artırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Baştan sonra titiz süreç</strong></p>

<p>Ürünün hammadde kabulünden vatandaşa ulaşana kadar olan sürecinde gıda güvenliği ve kalite standartlarına uygunluk için titiz çalışma yürütüldüğünü aktaran Kocaoğlu, “İzlenebilirlik açısından da bizim için çok iyi oluyor. En başından en sonuna kadar soğuk zincir takibi, hijyen standartlarına uyumluluk, mikrobiyolojik kriterlere önem veriyoruz. Kalite ve Ar-Ge birimi olarak ilk baştan sona kadar süreç bizim takibimizde olduğu için vatandaşımızın bu sayede güvenilir ve sağlıklı gıdaya ulaşmasına katkı da bulunuyoruz” açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>Atatürk’ün vizyonuyla üretime devam</strong></p>

<p>İZMAR’ların yanı sıra sosyal yardımlar kapsamında 2-5 yaş arası çocuğu olan dar gelirli aileler için Tire Süt Kooperatifi’yle birlikte yürütülen Süt Kuzu Projesi’ne değinen ve “Bizim için çok kıymetli bir proje” diyen Kocaoğlu ayrıca sürdürülen felsefeye dair de “Türkiye Cumhuriyeti Kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk’ün söylemiş olduğu ‘Her Fabrika Bir Kaledir’ sözüyle ve anlayışıyla üretimlerimize devam ediyoruz. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Dr. Cemil Tugay’ın da ‘Bize Çok Çalışmak Yakışır’ anlayışıyla da çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/menderes-te-ot-seferberligi-84617</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 14 May 2026 18:11:16 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Menderes te Ot Seferberliği</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/menderes-te-ot-seferberligi-1778771476.jpg">
                        <figcaption>Menderes te Ot Seferberliği</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Menderes Belediyesi ilçe genelinde ot biçme çalışmaları gerçekleştiriyor. Kalabalık ot biçme ekibiyle sahaya çıkan Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ne bağlı ekipler yabancı otlara karşı adeta seferberlik başlattı. 44 Mahallenin tamamında gerçekleşen çalışmalar düzenli olarak devam ediyor. Hem yol kenarları hem parklar elden geçiriliyor. Otların biçilmesi ile hem yangın riski azaltılıyor hem de haşereler için saklanma alanları daraltılıyor. Çalışmaların devam edeceği öğrenildi.<br />
“Menderes sevdamız ile çok çalışacağız” <br />
Çalışmalar hakkında açıklama yapan Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, “Çalışmalarımız uzun süredir özenli bir şekilde yapılıyor. İlçe genelinde düzenli olarak ot temizliğimizi gerçekleştiriyoruz. Çalışmalarımızla mücadelemize devam edeceğiz. 44 Mahallemize eşit hizmet anlayışımız ve Menderes sevdamız ile çok çalışmayı sürdüreceğiz” dedi.</p>

<p> </p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/sevgi-yollarinda-kamerali-denetim-basliyor-motosikletlere-gecit-yok-84616</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 14 May 2026 18:11:05 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Sevgi Yollarında Kameralı Denetim Başlıyor: Motosikletlere Geçit Yok</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/sevgi-yollarinda-kamerali-denetim-basliyor-motosikletlere-gecit-yok-1778771465.jpg">
                        <figcaption>Sevgi Yollarında Kameralı Denetim Başlıyor: Motosikletlere Geçit Yok</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, yayaların huzur ve güvenliğini korumak amacıyla Sevgi Yolları’nda yeni bir güvenlik sistemini hayata geçirdi. 1 Haziran itibarıyla başlayacak uygulama kapsamında, Sevgi Yolları’na giren motosikletler kameralarla tespit edilerek cezai işlem uygulanacak.</p>

<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, şehir merkezindeki yayalaştırılmış alanlar olan Sevgi Yolları’nda yaya güvenliğini en üst seviyeye çıkarmak için düğmeye bastı. Özellikle yayaların yoğun olduğu saatlerde giriş yasağına rağmen bu alanları kullanan motosiklet sürücülerine karşı, giriş ve çıkış noktalarına yüksek çözünürlüklü kamera sistemlerinin montajı tamamlandı. Sevgi yollarına 35 adet kameranın montajı tamamlandı.</p>

<p><b>7/24 Kesintisiz Takip</b></p>

<p>Ulaşım Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışma ile Sevgi Yolları'nın tüm giriş ve çıkışları mercek altına alındı. Yeni nesil izleme sistemi sayesinde yaya bölgesine kural dışı giriş yapan motosikletler anlık olarak tespit edilecek. Bu sayede hem olası kazaların önüne geçilmesi hem de yayaların güvenliğinin sağlanması hedefleniyor.</p>

<p><b>1 Haziran’dan İtibaren Cezai İşlem Uygulanacak</b></p>

<p>Belediyeden yapılan açıklamada, sürücülerin mağduriyet yaşamaması adına uygulamanın 1 Haziran itibarıyla resmen başlayacağı duyuruldu. Bu tarihten itibaren Sevgi Yolu’na girdiği tespit edilen motosiklet sürücülerine, trafik kurallarını ihlal ettikleri gerekçesiyle 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu maddesine göre cezai işlem uygulanacak.</p>

<p><b>"Önceliğimiz Yaya Güvenliği"</b></p>

<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, vatandaşların, çocukların ve yaşlıların bu alanlarda güvenle, kaza riskiyle karşı karşıya kalmadan vakit geçirmeleri için motosiklet sürücülerinden Sevgi Yolları’nı kullanmamaları istendi. 1 Haziran’da başlayacak olan kameralı denetimler öncesinde uyarıların yapıldığı ve 1 Haziran sonrasında ise cezai işlemlerin başlayacağı bilgisi verildi.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/pes-etmediler-sampiyon-oldular-84615</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 14 May 2026 18:10:58 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Pes etmediler şampiyon oldular!</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/pes-etmediler-sampiyon-oldular-1778771458.jpg">
                        <figcaption>Pes etmediler şampiyon oldular!</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu organizasyonunda 22 üniversitenin mücadele ettiği şampiyonada, grup aşamasından finale kadar etkileyici bir performans sergileyen takım; mücadeleci oyun yapısı, yüksek temposu ve takım ruhuyla turnuvanın en dikkat çeken ekiplerinden biri olmayı başardı.</p>

<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı koordinasyonunda, Antrenörler Gür Ege Gürel ve Nurdan Uzun ile Spor Koordinatörü Muhammet Ali Parlak eşliğinde şampiyonaya katılan ekip, organizasyona hızlı başladı.</p>

<p><strong>Grup aşamasını lider tamamladı</strong></p>

<p>Grup maçlarında rakiplerine üstünlük kuran takım ilk karşılaşmada İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’ni 9-6 mağlup ederek grubunu lider tamamladı ve çeyrek finale yükseldi.</p>

<p><strong>Çeyrek finalde net galibiyet</strong></p>

<p>Çeyrek finalde Süleyman Demirel Üniversitesi karşısında sahaya mutlak galibiyet parolasıyla çıkan Üsküdar Üniversitesi, etkili savunması ve hızlı hücumlarıyla rakibini 4-0 mağlup ederek yarı finale yükseldi.</p>

<p><strong>Yarı finalde gol yağmuru</strong></p>

<p>Yarı finalde Dicle Üniversitesi ile oynanan yüksek tempolu mücadelede adeta gol düellosu yaşandı. Hücumdaki etkili performansıyla rakibini 10-7 mağlup eden Üsküdar Üniversitesi Futsal Takımı, finale yükselerek şampiyonluk yolunda önemli bir adım attı.</p>

<p><strong>Finalde unutulmaz geri dönüş ve şampiyonluk!</strong></p>

<p>9 Mayıs 2026 tarihinde oynanan final karşılaşmasında rakip Atatürk Üniversitesi oldu. Mücadelenin büyük bölümünde 4-1 geriye düşmesine rağmen oyundan kopmayan Üsküdar Üniversitesi, son 4 dakikada ortaya koyduğu karakter, direnç ve inançla muhteşem bir geri dönüşe imza attı. Son dakikalarda gelen gollerle rakibini 5-4 mağlup eden ekip Türkiye Şampiyonluğuna uzandı.</p>

<p>Final düdüğüyle birlikte büyük sevinç yaşayan sporcular ve teknik ekip, şampiyonluğu coşkuyla kutladı. Turnuva boyunca ortaya konulan mücadele, disiplin ve takım ruhu; Üsküdar Üniversitesi’nin spor alanındaki başarılarına bir yenisini daha ekledi.</p>

<p><strong>Takım ruhu ve özveri başarıyı getirdi</strong></p>

<p>Üniversite tarafından yapılan açıklamada, takımın elde ettiği başarının büyük bir gurur kaynağı olduğu belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Üniversitemiz Futsal Takımı’nın Türkiye Şampiyonu olarak bizlere yaşattığı gurur tarifsizdir. Sahada ortaya koydukları mücadele, azim ve takım ruhuyla Üniversitemizi en iyi şekilde temsil eden tüm sporcularımızı, teknik ekibimizi ve emeği geçen herkesi gönülden tebrik ediyor; başarılarının devamını diliyoruz.”</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/menopoz-doneminde-kadinlarin-konforunu-artiran-7-oneri-84614</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 14 May 2026 18:10:52 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Menopoz Döneminde Kadınların Konforunu Artıran 7 Öneri</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/menopoz-doneminde-kadinlarin-konforunu-artiran-7-oneri-1778771452.jpg">
                        <figcaption>Menopoz Döneminde Kadınların Konforunu Artıran 7 Öneri</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kadınların hayatında doğal bir geçiş dönemi olan menopoz, artık yalnızca “katlanılması gereken” bir süreç olarak görülmüyor. Günümüzde gelişen tedavi yöntemleri sayesinde menopoz belirtileri kontrol altına alınabiliyor ve yaşam kalitesi artırılabiliyor. Memorial Dicle Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Uzm. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu, menopoz döneminin doğru yaklaşım ve kişiye özel tedavi planlamasıyla daha konforlu geçirilebileceğini belirterek, özellikle hormon tedavileri konusunda son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını vurguladı.</p>

<p><strong>Menopoz sürecine bakış değişti</strong></p>

<p>Uzun yıllar boyunca kadınlar menopoz döneminde yaşadıkları sıcak basmaları, uyku bozuklukları, ruh hali değişimleri ve yaşam kalitesindeki düşüşü doğal bir süreç olarak kabul edip sessizce yaşamaya çalıştı. Ancak tıp dünyasında menopoz yönetimine ilişkin yaklaşım son yıllarda önemli ölçüde değişti. Artık menopozun doğru tedavi ve düzenli hekim takibiyle daha sağlıklı ve konforlu geçirilebileceği bilinmektedir.</p>

<p><strong>Hormon tedavilerine yönelik endişeler azaldı</strong></p>

<p>2000’li yılların başında yayımlanan bazı araştırmalar nedeniyle menopoz hormon tedavilerine karşı ciddi çekinceler oluştu. Dünya genelinde hem hekimler hem de hastalar bu tedavilere temkinli yaklaşmaya başladı. Ancak geçen süreçte yapılan yeni bilimsel değerlendirmeler, hormon tedavisinin doğru hasta, doğru zamanlama ve doğru yöntemle uygulandığında güvenli ve etkili olduğunu ortaya koydu. Günümüzde kişiselleştirilmiş tedavi protokolleri ve daha gelişmiş uygulamalar sayesinde menopoz tedavileri daha güvenli şekilde planlanabilmektedir.</p>

<p><strong>Bioeşdeğer hormon tedavileri öne çıkıyor</strong></p>

<p>Bioeşdeğer hormonlar, vücudun doğal olarak ürettiği hormonlarla kimyasal yapı açısından birebir aynı özellik taşır. Bu sayede vücut tarafından daha kolay tanınıp metabolize edilebiliyor ve yan etki riskinin azaltılmasına yardımcı olmaktadır. Uzmanlar, bioeşdeğer hormonların doğal ürünler olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, laboratuvar süreçlerinden geçirilerek hazırlanan tedaviler olduğunu belirtmektedir. Ancak vücutla daha uyumlu çalışmaları nedeniyle menopoz tedavisinde önemli bir seçenek olarak değerlendirilmektedir.</p>

<p><strong>Tedavinin amacı yaşam kalitesini artırmak</strong></p>

<p>Menopoz tedavisinde temel amaç yalnızca mevcut şikâyetleri azaltmak değil, aynı zamanda uzun vadeli sağlıklı yaşlanmayı desteklemek olarak öne çıkmaktadır. Tedaviyle birlikte;</p>

<ol>
	<li>Sıcak basmaları ve gece terlemelerinde azalma,</li>
	<li>Uyku kalitesinde iyileşme,</li>
	<li>Ruh halinde denge sağlanması,</li>
	<li>Yaşam enerjisinde artış,</li>
	<li>Kemik sağlığının korunması,</li>
	<li>Cilt ve mukoza sağlığının desteklenmesi,</li>
	<li>Genel yaşam kalitesinin artırılması hedeflenmektedir.</li>
</ol>

<p>Ayrıca menopoz döneminde uygulanacak doğru tedavilerin kemik kırıkları, kalp-damar hastalıkları, kolesterol sorunları ve bazı yaşlanma etkilerine karşı da koruyucu katkı sağlayabileceği belirtilmektedir.</p>

<p><strong>Menopoz tedavisi kişiye özel planlanmalı</strong></p>

<p>Uzmanlar menopoz tedavisinin her kadın için aynı şekilde uygulanamayacağını vurgulamaktadır. Her kadının sağlık geçmişi, şikâyetleri, beklentileri ve risk faktörleri farklı olduğu için tedavi süreci kişiye özel planlanır. Tedavi öncesinde kapsamlı değerlendirme yapılması ve sürecin düzenli doktor kontrolünde sürdürülmesi büyük önem taşımaktadır. Menopozun bir son değil, hayatın yeni bir dönemi olduğuna dikkat çeken uzmanlar, doğru bilgiye ulaşmanın ve bu alanda deneyimli bir hekim desteği almanın kadınların yaşam kalitesini belirgin şekilde artırabileceğini ifade etmektedir.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/konut-ve-is-yeri-satis-istatistikleri-nisan-2026-84613</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Thu, 14 May 2026 18:07:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Konut ve İş Yeri Satış İstatistikleri, Nisan 2026</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/konut-ve-is-yeri-satis-istatistikleri-nisan-2026-1778771243.jpg">
                        <figcaption>Konut ve İş Yeri Satış İstatistikleri, Nisan 2026</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>&nbsp;</p>

<p><strong>İlk el konut satışları 40 bin 306, ikinci el konut satışları 86 bin 502 olarak gerçekleşti</strong><br />
<br />
Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %9,6 oranında artarak 40 bin 306 oldu. İkinci el konut satışları ise Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %0,3 oranında azalarak 86 bin 502 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı %31,8, ikinci el konut satışlarının payı %68,2 oldu.<br />
<br />
<strong>Satış durumuna göre konut satışı, Nisan 2026</strong><br />
(Adet)<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0590d406e0f.png" style="height:800px; width:1830px" /></p>

<p><strong>İpotekli konut satışları 25 bin 771, diğer konut satışları 101 bin 37 olarak gerçekleşti</strong><br />
<br />
Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %40,5 oranında artarak 25 bin 771 oldu. Diğer konut satışları ise Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %4,0 oranında azalarak 101 bin 37 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı %20,3 diğer satışların payı %79,7 olarak gerçekleşti.<br />
<br />
<strong>Satış şekline göre konut satışı, Nisan 2026</strong><br />
(Adet)<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0590db4a9b1.png" style="height:800px; width:1830px" /></p>

<p><strong>Konut satış sayısı, Nisan 2026</strong></p>

<table>
	<thead>
		<tr>
			<th>&nbsp;</th>
			<th colspan="3">Nisan</th>
			<th colspan="3">Ocak-Nisan</th>
		</tr>
		<tr>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>2026</td>
			<td>2025</td>
			<td>Değişim<br />
			(%)</td>
			<td>2026</td>
			<td>2025</td>
			<td>Değişim<br />
			(%)</td>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td>Satış durumuna göre toplam satış</td>
			<td>126 808</td>
			<td>123 569</td>
			<td>2,6</td>
			<td>476 204</td>
			<td>473 968</td>
			<td>0,5</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>İlk el satış</td>
			<td>40 306</td>
			<td>36 775</td>
			<td>9,6</td>
			<td>147 885</td>
			<td>142 534</td>
			<td>3,8</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>İkinci el satış</td>
			<td>86 502</td>
			<td>86 794</td>
			<td>-0,3</td>
			<td>328 319</td>
			<td>331 434</td>
			<td>-0,9</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Satış şekline göre toplam satış</td>
			<td>126 808</td>
			<td>123 569</td>
			<td>2,6</td>
			<td>476 204</td>
			<td>473 968</td>
			<td>0,5</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>İpotekli satış</td>
			<td>25 771</td>
			<td>18 340</td>
			<td>40,5</td>
			<td>97 047</td>
			<td>72 558</td>
			<td>33,8</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Diğer satış</td>
			<td>101 037</td>
			<td>105 229</td>
			<td>-4,0</td>
			<td>379 157</td>
			<td>401 410</td>
			<td>-5,5</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p><br />
<br />
<strong>Takvim etkilerinden arındırılmış ilk el konut satışları Nisan ayında %2,9 arttı</strong><br />
<br />
Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde, bir önceki yılın aynı ayına göre ilk el konut satışları %2,9 arttı; ikinci el konut satışları %6,1 azaldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde ise bir önceki aya göre ilk el konut satışları %5,4 arttı; ikinci el konut satışları %0,5 arttı.<br />
<br />
<strong>Satış durumuna göre mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış konut satışı, Nisan 2026</strong><br />
(Adet)<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0590e2dbd7b.png" style="height:800px; width:1830px" /></p>

<p><strong>Yabancılara Nisan ayında bin 516 konut satışı gerçekleşti</strong></p>

<p><br />
Yabancılara yapılan konut satışları Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %1,1 oranında azalarak bin 516 oldu. Nisan ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı %1,2 olarak gerçekleşti. Ocak-Nisan döneminde yabancılara yapılan konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %11,6 oranında azalarak 5 bin 681 olarak gerçekleşti.<br />
<br />
Nisan ayında ülke uyruklarına göre en fazla konut satışı sırasıyla 263 ile Rusya Federasyonu, 110 ile Çin ve 100 ile İran vatandaşlarına yapıldı.<br />
<br />
<strong>Yabancılara yapılan konut satışı, Nisan 2026</strong><br />
(Adet)<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0590e89b9c7.png" style="height:800px; width:1830px" /></p>

<p><strong>İlk el iş yeri satışları 4 bin 301, ikinci el iş yeri satışları 11 bin 393 olarak gerçekleşti</strong></p>

<p><br />
Türkiye genelinde ilk el iş yeri satış sayısı Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %14,3 oranında artarak 4 bin 301 oldu. İkinci el iş yeri satışları ise Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %8,7 oranında artarak 11 bin 393 oldu.<br />
<br />
<strong>İpotekli iş yeri satışları 758, diğer iş yeri satışları 14 bin 936 olarak gerçekleşti</strong><br />
<br />
Türkiye genelinde ipotekli iş yeri satışları Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %102,1 oranında artarak 758 oldu. Diğer iş yeri satışları ise Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %7,7 oranında artarak 14 bin 936 oldu.<br />
<br />
<strong>Satış durumuna göre iş yeri satışı, Nisan 2026</strong><br />
(Adet)<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0590f117911.png" style="height:800px; width:1830px" /></p>

<p><strong>İş yeri satış sayısı, Nisan 2026</strong></p>

<table>
	<thead>
		<tr>
			<th>&nbsp;</th>
			<th colspan="3">Nisan</th>
			<th colspan="3">Ocak-Nisan</th>
		</tr>
		<tr>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>2026</td>
			<td>2025</td>
			<td>Değişim<br />
			(%)</td>
			<td>2026</td>
			<td>2025</td>
			<td>Değişim<br />
			(%)</td>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td>Satış durumuna göre toplam satış</td>
			<td>15 694</td>
			<td>14 245</td>
			<td>10,2</td>
			<td>57 529</td>
			<td>59 855</td>
			<td>-3,9</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>İlk el satış</td>
			<td>4 301</td>
			<td>3 763</td>
			<td>14,3</td>
			<td>15 513</td>
			<td>15 763</td>
			<td>-1,6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>İkinci el satış</td>
			<td>11 393</td>
			<td>10 482</td>
			<td>8,7</td>
			<td>42 016</td>
			<td>44 092</td>
			<td>-4,7</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Satış şekline göre toplam satış</td>
			<td>15 694</td>
			<td>14 245</td>
			<td>10,2</td>
			<td>57 529</td>
			<td>59 855</td>
			<td>-3,9</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>İpotekli satış</td>
			<td>758</td>
			<td>375</td>
			<td>102,1</td>
			<td>2 724</td>
			<td>1 569</td>
			<td>73,6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Diğer satış</td>
			<td>14 936</td>
			<td>13 870</td>
			<td>7,7</td>
			<td>54 805</td>
			<td>58 286</td>
			<td>-6,0</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p><br />
<br />
<strong>Takvim etkilerinden arındırılmış ilk el iş yeri satışları Nisan ayında %7,4 arttı</strong><br />
<br />
Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde, bir önceki yılın aynı ayına göre ilk el iş yeri satışları %7,4 arttı; ikinci el iş yeri satışları %2,6 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde ise bir önceki aya göre ilk el iş yeri satışları %10,0 arttı; ikinci el iş yeri satışları %8,8 arttı.<br />
<br />
<strong>Satış durumuna göre mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış iş yeri satışı, Nisan 2026</strong><br />
(Adet)<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0590f983fc8.png" style="height:800px; width:1830px" /></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/gaziantep-turkiye-kupasi-4-etap-puanli-yol-yarislarina-ev-sahipligi-yapacak-84612</link>
            <category>SPOR</category>
            <pubDate>Thu, 14 May 2026 18:07:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Gaziantep, Türkiye Kupası 4. Etap Puanlı Yol Yarışları;na Ev Sahipliği Yapacak</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/gaziantep-turkiye-kupasi-4-etap-puanli-yol-yarislarina-ev-sahipligi-yapacak-1778771233.jpg">
                        <figcaption>Gaziantep, Türkiye Kupası 4. Etap Puanlı Yol Yarışları;na Ev Sahipliği Yapacak</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun 2026 faaliyet programında yer alan Türkiye Kupası 4. Etap Puanlı Yol Yarışları, 14-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında Gaziantep’te düzenlenecek. Yol yarışı ve kriteryum formatında gerçekleştirilecek organizasyonda Türkiye’nin dört bir yanından genç bisikletçiler mücadele edecek.&nbsp;</p>

<p>Gaziantep’te düzenlenecek organizasyona; Büyük Kadın, U19 Erkek, U17 Erkek, U17 Kadın, U15 Erkek, U15 Kadın, U13 Erkek, U13 Kadın, U11 Erkek ve U11 Kadın kategorilerinde kulüp takımları ile ferdi lisanslı sporcular katılabilecek. Organizasyon kapsamında sporcu lisans kontrolleri ve teknik toplantı 14 Mayıs Perşembe günü Gaziantep Olimpik Yüzme Havuzu Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek.&nbsp;</p>

<p>Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun gelişim odaklı yarış takviminin önemli etaplarından biri olan organizasyon, altyapı kategorilerindeki sporcular için sezonun kritik puan mücadelelerinden biri olacak. Dört gün boyunca Gaziantep’te gerçekleştirilecek yarışlar, hem kulüpler arası rekabete hem de genç sporcuların performans gelişimine sahne olacak.</p>

<p>Gaziantep’in tarihi, kültürel ve gastronomi zenginlikleri eşliğinde gerçekleştirilecek Türkiye Kupası 4. Etap Puanlı Yol Yarışları’nın, genç sporcuların gelişimine önemli katkılar sunması hedefleniyor. Sporcular, dört gün boyunca hem fiziksel performanslarını hem de yarış stratejilerini ortaya koyarken, organizasyon aynı zamanda genç yeteneklerin rekabet ortamında deneyim kazanmasına imkan sağlayacak.&nbsp;</p>

<p>Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelecek sporcuları bir araya getirecek yarışlar, kulüpler arası etkileşimi artırırken bisiklet kültürünün tabana yayılmasına da katkı sunacak. Gaziantep’in spor organizasyonlarına ev sahipliği yapan güçlü altyapısı ve dinamik şehir yapısıyla dikkat çeken organizasyonun, gençlerin spora yönlendirilmesi, altyapı kategorilerinin desteklenmesi ve Türk bisikletinin geleceğine yatırım yapılması açısından önemli bir rol üstlenmesi amaçlanıyor.</p>

<p><strong>Emin Müftüoğlu: “Türkiye Kupası Genç Yetenekler İçin Büyük Önem Taşıyor”</strong></p>

<p>Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, Türkiye Kupası etaplarının genç sporcuların gelişimi açısından büyük önem taşıdığını belirterek, “Gaziantep’te sporcularımızı yeniden yarış atmosferinde buluşturacak olmaktan mutluluk duyuyoruz. Türkiye Kupası organizasyonları, genç yeteneklerin gelişimi ve bisiklet kültürünün yaygınlaşması adına önemli bir görev üstleniyor” dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/isvec-hukumetinden-kadinlara-destek-84611</link>
            <category>DÜNYA</category>
            <pubDate>Thu, 14 May 2026 18:07:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İsveç Hükümetinden Kadınlara Destek</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/isvec-hukumetinden-kadinlara-destek-1778771224.jpg">
                        <figcaption>İsveç Hükümetinden Kadınlara Destek</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Kadınların ekonomik ve sosyal hayata daha güçlü katılımını destekleyecek önemli bir proje hayata geçiriliyor. İsveç Hükümeti’nin desteğiyle, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından yürütülen “H.O.P.E. in Action” Projesi kapsamında, Çankaya Belediyesi iş birliğiyle Ankara'da kadınlara yönelik ücretsiz Barista eğitimi başlayacak.</strong></p>

<p>İsveç Hükümeti desteğiyle Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından yürütülen “H.O.P.E. in Action” Projesi çerçevesinde, Çankaya Belediyesi iş birliğiyle kadınlara yönelik ücretsiz Barista eğitimi programı başlatılıyor. Proje, Ankara’da kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha güçlü yer almasını amaçlıyor.&nbsp;</p>

<p>Kadınların meslek edinmesini ve istihdama katılımını artırmayı hedefleyen proje, modern kahvecilik sektörüne nitelikli iş gücü kazandırmayı amaçlıyor. Mesleki eğitim ile kişisel gelişimi bir araya getiren program sayesinde kadınların hem ekonomik bağımsızlıklarını güçlendirmeleri hem de sosyal yaşamda daha aktif rol almaları hedefleniyor.</p>

<p><strong>EĞİTİMLER PROFESYONEL ORTAMDA VERİLECEK</strong></p>

<p>Eğitim programı, Çankaya Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren 100. Yıl İş ve İstihdam Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Alanında uzman eğitmenler tarafından verilecek uygulamalı derslerde katılımcılar; kahve çeşitleri, demleme teknikleri, profesyonel ekipman kullanımı ve servis sunumu gibi baristalığa dair temel ve ileri düzey beceriler kazanacak.</p>

<p>Program kapsamında kadınlara yalnızca teknik eğitim değil, aynı zamanda kariyer planlaması, iletişim becerileri ve kişisel gelişim alanlarında da destek sağlayacak Kadınların sosyal ve ekonomik olarak güçlenmesini hedefleyen özel eğitim modülleriyle çok yönlü bir gelişim süreci sunulacak.</p>

<p><strong>KADIN İSTİHDAMINA GÜÇLÜ KATKI</strong></p>

<p>18–35 yaş aralığındaki kadınların başvurabileceği eğitim programı tamamen ücretsiz olacak. Sınırlı kontenjanla gerçekleştirilecek kursu başarıyla tamamlayan katılımcılara sertifika verilecek ve istihdam süreçlerinde destek sağlanacak. Kadınların meslek sahibi olmalarını teşvik eden proje, Ankara’da kadın istihdamına katkı sunacak önemli bir sosyal sorumluluk çalışması olarak da görülüyor.</p>

<p><strong>BAŞVURU YÜZ YÜZE YA DA İNTERNETTEN YAPILABİLECEK</strong></p>

<p>Başvurular,&nbsp;<u>kariyer.cankaya.bel.tr</u>&nbsp;web adresinden veya&nbsp;Çankaya Belediyesi&nbsp;İş ve İstihdam Merkezi Ziya Gökalp Caddesi No:11 B2 Blok Kat 6’da bulunan adresine yapılabilecek. Ayrıca İş&nbsp;ve&nbsp;İstihdam&nbsp;Merkezi’nin&nbsp;(0312) 458 89&nbsp;00 dahili&nbsp;3750-3751-3755&nbsp;numaralı telefonundan bilgi alınabilecek.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/engelleri-asan-asker-ocagi-heyecani-84610</link>
            <category>GÜNDEM</category>
            <pubDate>Thu, 14 May 2026 18:06:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Engelleri Aşan Asker Ocağı Heyecanı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/engelleri-asan-asker-ocagi-heyecani-1778771215.jpg">
                        <figcaption>Engelleri Aşan Asker Ocağı Heyecanı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>Çankaya Belediyesi, Engelliler Haftası kapsamında anlamlı bir etkinlik düzenledi. Aşık Veysel Engelsiz Yaşam Merkezi üyeleri için düzenlenen asker kınası eğlencesi, duygu dolu ve renkli anlara sahne oldu. Temsili askerlik uygulaması kapsamında vatani görevlerini yerine getirecek gençler, aileleriyle birlikte unutulmaz bir akşam yaşadı.</strong></p>

<p>Çankaya Belediyesi Engelliler Haftası kapsamında askere gidecek olan Aşık Veysel Engelsiz Yaşam Merkezi üyeleri için Asker Kınası eğlencesi düzenledi.</p>

<p>Asker ocağına uğurlanmadan önce Zübeyde Hanım Sosyal Tesisi’nde düzenlenen asker kınası programında kınaları yakılan gençler 15 Mayıs’ta temsili olarak vatani görevlerini yerine getirmek için birliklerine teslim olacak.&nbsp;Ailelerin de yoğun katılım gösterdiği etkinlikte zaman zaman duygusal anlar yaşanırken, gençlerin mutluluğu yüzlerinden okundu.</p>

<p>Oyun havaları eşliğinde eğlenen gençler, arkadaşları ve aileleriyle birlikte doyasıya vakit geçirdi. Programda askere gidecek gençler için pasta kesilirken, ellerine kına yakıldı. Kırmızı asker yemenileri takılan gençler, kınalı elleriyle bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/inegol-tarimi-el-birligi-ile-gucleniyor-84609</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Thu, 14 May 2026 18:06:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>İnegöl Tarımı El Birliği İle Güçleniyor</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/inegol-tarimi-el-birligi-ile-gucleniyor-1778771201.jpg">
                        <figcaption>İnegöl Tarımı El Birliği İle Güçleniyor</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla açıklama yapan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, şehrin sahip olduğu güçlü tarımsal üretim potansiyeline dikkat çekerek üreticilerin her zaman yanında olmaya devam edeceklerini söyledi. Başkan Taban, “Kırsal kalkınmayı sadece destekleyen değil, yön veren bir yerel yönetim anlayışı ortaya koyuyoruz” dedi.</p>

<p>Sanayisiyle olduğu kadar verimli toprakları, üretken çiftçisi ve güçlü kırsal yapısıyla da öne çıkan İnegöl’de, tarım ve hayvancılık üretici-yerel yönetim iş birliğinde güçlenmeye devam ediyor. Meyve ve sebze üretiminden hayvancılığa, coğrafi işaretli ürünlerden alternatif tarım ürünlerine kadar geniş bir üretim çeşitliliğine sahip olan İnegöl, Bursa’nın ve bölgenin önemli tarım merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor.</p>

<p><strong>TARIM VE HEYVANCILIĞA YEREL YÖNETİM DESTEĞİ</strong></p>

<p>İnegöl Belediyesi de ortaya koyduğu projeler ve desteklerle bu üretim gücünü büyüten çalışmaları üreticiyle buluşturuyor. Üreten Çiftçiler Kooperatifi ve Soğuk Hava Deposu projeleriyle üreticinin emeğinin korunmasına katkı sunulurken, makine ve ekipman destekleriyle üretimde verimlilik artırılıyor. Taş toplama makinesi desteği, koyun yıkama havuzu uygulaması, toprak analizleri ve arazi yolları çalışmalarıyla üreticilerin ihtiyaçlarına doğrudan çözüm üretiliyor.</p>

<p><strong>KIRSAL KALKINMAYI SADECE DESTEKLEYEN DEĞİL, YÖN VEREN BİR YEREL YÖNETİM ANLAYIŞI</strong></p>

<p>14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü nedeniyle şehirde tarım ve hayvancılık alanında yapılan çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan ve İnegöl’ün tarım gücünü anlatan Belediye Başkanı Alper Taban, tüm çiftçilerin Dünya Çiftçiler Gününü kutladı. Başkan Taban, açıklamasında şöyle konuştu: “Tarım ve hayvancılık alanında üreticilerimizin her an yanında olmaya gayret ediyoruz. Önemli destekler sağlıyor, imkanlar sunuyoruz. 2020 yılında hizmete alınan koyun yıkama havuzumuzdan 5 yılda 35 bin küçükbaş hayvan faydalandı. Düzenlenen Küçükbaş Hayvancılık Festivali ile sektörün gelişimine katkı sunduk. Öte yandan örnek kestane eğitim bahçesi, zirai ilaç dolum merkezi ve tarımsal ilaç hazırlama alanı gibi uygulamalarla modern ve bilinçli üretimi teşvik ediyoruz. Bir yandan yaban mersini, aronya, ekinezya gibi alternatif ürünleri şehrimize kazandırma adına çalışmalar yaptık. Çilek, şeftali ve Cerrah kuru fasulyesi gibi ürünlerimizi ulusal ve uluslararası alanda daha fazla duyurmak adına festivaller düzenleyerek marka değerinin artırılmasını sağladık. Fidan ve tohum dağıtımları, arı kovanı destekleri, Tarım Kitaphaneleri, eğitim seminerleri ve fuar ziyaretleriyle üreticilerin yanında olmaya devam eden bir İnegöl Belediyesi var. Kırsal kalkınmayı sadece destekleyen değil, yön veren bir yerel yönetim anlayışı ortaya koyuyoruz.”</p>

<p><strong>İNEGÖL ÖNEMLİ BİR POTANSİYELE SAHİP</strong></p>

<p>“Bu vesileyle toprağa emek veren, üretimiyle sofralarımıza bereket katan tüm çiftçilerimizin Dünya Çiftçiler Günü’nü kutluyorum. İnegöl’ümüz güçlü üretim altyapısı, çalışkan çiftçisi ve bereketli topraklarıyla tarımda önemli bir potansiyele sahip. Bizler de yerel yönetim olarak üreticimizin yanında olmaya, tarımsal üretimi desteklemeye ve kırsal kalkınmayı güçlendirmeye devam edeceğiz.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/cesme-belediyesinden-trafik-guvenligi-icin-kapsamli-calisma-84608</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 14 May 2026 18:06:29 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Çeşme Belediyesinden trafik güvenliği için kapsamlı çalışma</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/cesme-belediyesinden-trafik-guvenligi-icin-kapsamli-calisma-1778771189.jpg">
                        <figcaption>Çeşme Belediyesinden trafik güvenliği için kapsamlı çalışma</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Çeşme Belediyesi, ilçe genelinde daha güvenli, düzenli ve konforlu bir trafik akışı sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda yol çizgi boyama uygulamaları, yaya geçidi yenilemeleri, dolmuş duraklarının bakım-onarım çalışmaları ve çocuk parkları çevresinde hız kesici kasis uygulamaları planlı şekilde yürütülüyor.</p>

<p>Çeşme Belediyesi ekipleri tarafından ilçenin farklı noktalarında gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında toplam 8.000 metrekare yol çizgi boyası uygulaması yapıldı. Sürücüler ve yayalar için daha görünür ve güvenli bir ulaşım düzeni oluşturmak amacıyla yürütülen çalışmalarla birlikte, 1.500 metrekare yaya geçidi çizgisi de yenilendi.</p>

<p>Özellikle okul, park, durak ve yoğun kullanım alanlarında yaya güvenliğini artırmaya yönelik çalışmalarla trafik düzeninin güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Toplu taşıma kullanan vatandaşların daha konforlu ve güvenli alanlarda bekleyebilmesi için dolmuş duraklarında da kapsamlı bir çalışma başlatıldı. Bu kapsamda ilçeye 10 adet yeni durak kazandırılırken, 30 adet mevcut durağın bakım ve onarım çalışmaları devam ediyor. Eskiyen ve kullanım konforunu kaybeden duraklar yenilenerek hem kent estetiğine uygun hale getiriliyor hem de vatandaşlar için daha kullanışlı bekleme alanları oluşturuluyor.</p>

<p>Çocukların güvenliği için de çalışmalarını sürdüren Çeşme Belediyesi, planlı program dahilinde çocuk parklarının çevresinde yönetmeliklere uygun hız kesici kasis uygulamalarını tamamlamayı hedefliyor.</p>

<p>Çeşme Belediyesinden yapılan açıklamada, “Amacımız; yayaların, çocukların, sürücülerin ve toplu taşıma kullanıcılarının kendini daha güvende hissettiği, düzenli ve yaşanabilir bir Çeşme oluşturmak. Kentimizin her noktasında güvenli ulaşım, güçlü altyapı ve konforlu kamusal alanlar için çalışmaya devam ediyoruz” ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Çeşme Belediyesi, daha güvenli yollar, daha düzenli duraklar ve daha yaşanabilir bir kent için çalışmalarını ilçe genelinde sürdürüyor.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/qnb-sigorta-siyah-kugu-caginda-sigortacilik-84607</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Thu, 14 May 2026 18:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>QNB Sigorta: Siyah kuğu çağında sigortacılık</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/qnb-sigorta-siyah-kugu-caginda-sigortacilik-1778771151.jpg">
                        <figcaption>QNB Sigorta: Siyah kuğu çağında sigortacılık</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>“Bugün, bugünü yaşa” yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdüren QNB Sigorta, değişen risk dinamikleri doğrultusunda sigortacılığın rolünü yeniden tanımlıyor. Özellikle tamamlayıcı sağlık sigortasına (TSS) yönelik artan talep, sektörün dönüşümünü hızlandırıyor.</p>

<p><strong>Siyah kuğu çağı: Belirsizlik kalıcı hale geliyor</strong></p>

<p>Kuriş, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Sigortacılık sektörünün merkezinde yer alan ‘ya başıma gelirse?’ sorusu, bugün her zamankinden daha güçlü bir karşılık buluyor. Öngörülemeyen, nadir ancak etkisi çok büyük olaylar artık hayatımızın bir parçası. Sağlık alanında beklenmedik hastalıklar gibi bireysel risklerden, küresel krizlere kadar uzanan bu belirsizlikler, sigortacılık yaklaşımını da kökten değiştiriyor.”</p>

<p><strong>Demografik dönüşüm: TSS’ye talep artıyor</strong></p>

<p>Kuriş sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>“Değişen demografik yapı, sağlık sigortacılığı tarafındaki dönüşümün en önemli belirleyicilerinden biri olarak öne çıkıyor. Uzayan yaşam süreleri ve yaşlanan nüfus, sağlık sisteminin üzerindeki yükü artırırken, bireyler ve toplum için sağlık hizmetlerine erişimi daha sürdürülebilir hale getirme ihtiyacını da beraberinde getiriyor. Bu demografik dönüşümle birlikte artan sağlık harcamaları, yükselen bireysel katkı payları ve gelişen teknolojilerin getirdiği maliyetler, sigortacılığı daha kritik bir noktaya taşıyor. Buna karşın sigorta sisteminin toplam harcamalardaki payının halen sınırlı seviyede olması, sektör için önemli bir büyüme alanına işaret ediyor.</p>

<p>Bu noktada sigorta sektörü, artan maliyetleri bireyler için daha sürdürülebilir ve ulaşılabilir bir seviyede tutma rolünü her zamankinden daha güçlü şekilde üstlenmek durumunda kalıyor. Sigorta, yalnızca finansal bir koruma sağlayan bir yapı olmaktan çıkarak, bireylerin sağlıklı bir yaşamı erişilebilir maliyetlerle sürdürebilmesi için kritik bir rol üstleniyor. Bu dönüşümün önemli bir ayağını ise teknoloji oluşturuyor. Önleyici sigortacılık yaklaşımı ile birlikte yapay zekâ ve giyilebilir teknolojiler gibi çözümler, sağlık riskleri oluşmadan önce aksiyon alınmasını sağlayarak, geleceğin sigorta ekosisteminin temel yapı taşlarından biri haline geliyor.”</p>

<p><strong>Sağlıkta yeni dönem: Önleyici sigortacılık</strong></p>

<p>Teknoloji ve yapay zekâ uygulamalarının sağlık sigortacılığında yeni bir dönemi başlattığını vurgulayan Kuriş, şunları söyledi:</p>

<p>“Sigorta, yalnızca risk gerçekleştikten sonra devreye giren bir yapı değil; riskleri önceden tespit eden ve önlemeye odaklanan bir modele evriliyor.<br />
&nbsp;Giyilebilir teknolojiler, uzaktan sağlık takibi ve dijital sağlık çözümleri sayesinde bireylerin sağlık durumları anlık olarak izlenebilir hale gelirken; sigorta şirketleri de bu veriler ışığında daha proaktif çözümler sunabiliyor.”</p>

<p><strong>Sigortacılıkta yeni rol: Ödeyenden önleyene</strong></p>

<p>Sigortacılıkta yaşanan dönüşümün tüm değer zincirini etkilediğini belirten Kuriş, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Yapay zekâ destekli sistemler; hasar yönetiminden fiyatlamaya, satıştan müşteri deneyimine kadar pek çok alanda köklü değişimler yaratıyor. Bu dönüşümle birlikte sigortacılık; hasar sonrası ödeme yapan bir yapıdan, riskleri önceden yöneten bir ekosisteme dönüşüyor. Önleyici sigortacılık yaklaşımıyla müşterilerimizin hayatına gerçek anlamda dokunmayı hedefliyoruz.”&nbsp;</p>

<p>QNB Sigorta, değişen risk dinamiklerini doğru okuyarak ve teknolojiyi odağına alarak, sigortacılıkta yeni dönemin gerekliliklerine uygun çözümler geliştirmeye devam ediyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/ece-gursel-in-yeni-klibi-ilk-kez-84606</link>
            <category>MAGAZİN</category>
            <pubDate>Thu, 14 May 2026 18:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Ece Gürsel in yeni klibi ilk kez</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/ece-gursel-in-yeni-klibi-ilk-kez-1778771127.jpg">
                        <figcaption>Ece Gürsel in yeni klibi ilk kez</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Sunuculuğunu ekranların sevilen yüzü Zeynep Bozkaya’nın, yapımcılığını deneyimli isim Suat Yanç’ın üstlendiği sezonun iddialı magazin programı NR1 Magazin, bu hafta da dopdolu içeriğiyle izleyici karşısına çıkıyor.</p>

<p>Programın bu haftaki en dikkat çeken konuğu ise Ece Gürsel olacak. Yeni şarkısı “Sokak Kafası” ile müzik dünyasına hızlı bir giriş yapan Gürsel, merakla beklenen klibini ilk kez NR1 Magazin ekranlarında konuşacak. Hem iddialı tarzı hem de enerjik performansıyla dikkat çeken ünlü isim, yeni projesiyle yaz sezonuna damga vurmaya hazırlanıyor.</p>

<p>Programda ayrıca Türkiye’nin prestijli güzellik yarışmalarından Top Model Of Türkiye kazananları da ekrana gelecek. Şair Erhan Pendük’ün lansman gecesinde yaşanan özel anlar, Demet Şener’in dikkat çeken açıklamaları, TOÇEV yararına düzenlenen renkli alışveriş etkinliği ve Tuğba Özay’ın yeni şarkısı “Vallahi De Bilmiyorum” klibinden çok özel görüntüler de yer alacak.</p>

<p>Her açıklamasıyla gündem olan İrem Derici’nin Türkçe pop hakkında çarpıcı sözleri ve Edis’in Harbiye konserinden unutulmaz anlar da programın öne çıkan başlıkları arasında bulunuyor.</p>

<p>Magazin dünyasının nabzını tutan NR1 Magazin, cuma akşamı saat 20.00’de NR1 TÜRK ekranında izleyicisiyle buluşacak.&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/tia-otomotiv-den-50-yila-yakisan-guclu-organizasyon-84605</link>
            <category>EKONOMİ</category>
            <pubDate>Thu, 14 May 2026 18:05:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>TİA Otomotiv den 50. Yıla Yakışan Güçlü Organizasyon</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/tia-otomotiv-den-50-yila-yakisan-guclu-organizasyon-1778771106.jpg">
                        <figcaption>TİA Otomotiv den 50. Yıla Yakışan Güçlü Organizasyon</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><strong>“İlk Adımdan 50. Yıla, 50 Bayi” Vizyonu </strong>Sektöre Güçlü Mesajlar Verdi</p>

<p>Türkiye otomotiv servis ve mobil onarım sektörünün köklü markalarından TİA Otomotiv, kuruluşunun 50. yılı kapsamında düzenlediği bayi toplantısı ve gala programında Türkiye’nin dört bir yanından gelen bayileri, sektör temsilcileri ve iş ortaklarını aynı çatı altında buluşturdu.</p>

<p><strong>“İlk Adımdan 50. Yıla, 50 Bayi” mottosuyla</strong> gerçekleştirilen organizasyon; yalnızca bir bayi toplantısı olmanın ötesinde, yarım asırlık bir emeğin, kurumsal dönüşümün ve gelecek vizyonunun güçlü şekilde ortaya konduğu özel bir buluşma niteliği taşıdı.</p>

<p>Programın sunuculuğunu gerçekleştiren Aslı Gökdemir, gece boyunca organizasyonun enerjisini ve kurumsal atmosferini başarıyla yansıtırken; etkinlikte hem duygusal anlar yaşandı hem de sektörün geleceğine yönelik önemli değerlendirmeler paylaşıldı.</p>

<p><strong>1975’ten Bugüne Yarım Asırlık Başarı Yolculuğu</strong></p>

<p>Organizasyonun en anlamlı anlarından biri, TİA Otomotiv’in temellerini 1975 yılında Tokat Turhal’da atan şirketin kurucusu Zehni Tutar’ın alkışlar eşliğinde sahneye davet edilmesi oldu.</p>

<p>Yarım asır önce mütevazı bir başlangıçla hayata geçirilen bu girişimin bugün Türkiye genelinde büyüyen güçlü bir servis ağına dönüşmesi, salonda bulunan davetliler tarafından büyük takdirle karşılandı.</p>

<p>Kurucu lider Zehni Tutar’a, ikinci kuşak temsilcileri olan Adem Tutar ve İsmail Tutar tarafından özel plaket takdim edildi. Bu an, kurumsal hafızanın, aile değerlerinin ve nesiller arası sürdürülebilirliğin en güçlü simgelerinden biri olarak geceye damga vurdu.</p>

<p><strong>Genel Müdür Adem Tutar’dan Geleceğe Yönelik Güçlü Mesajlar</strong></p>

<p>Program kapsamında konuşan TİA Otomotiv Genel Müdürü Adem Tutar, dünya ekonomisinde yaşanan dönüşüm, otomotiv sektöründeki teknolojik değişim ve dijitalleşmenin etkilerine dikkat çekerek, özellikle milli sermayenin ve yerli üretim gücünün önemine vurgu yaptı.</p>

<p>TİA Otomotiv’in gerçekleştirdiği onarım faaliyetleriyle ülke ekonomisine doğrudan katkı sunduğunu ifade eden Tutar, markanın kısa süre içerisinde Avrupa pazarına açılma hedefi doğrultusunda önemli çalışmalar yürüttüğünü belirtti.</p>

<p>Konuşmasında şu ifadeler öne çıktı:</p>

<p>“Küresel ekonomide yaşanan tüm belirsizliklere rağmen, TİA ailesi olarak bayilerimizle birlikte güçlü durmaya devam edeceğiz. <strong>Önümüzdeki süreçte; kurumsal yapısını güçlendiren, kalite standardını yükselten, teknolojiye yatırım yapan ve birlik içerisinde hareket eden markalar geleceği kazanacaktır.”</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Teknoloji ve Yapay Zekâ Odaklı Yeni Dönem</strong></p>

<p>TİA Otomotiv Genel Müdür Yardımcısı İsmail Tutar ise gerçekleştirdiği kapsamlı sunumda; şirketin teknoloji yatırımları, dijital dönüşüm stratejileri ve yapay zekâ destekli yeni nesil sistemleri hakkında bayilere detaylı bilgiler verdi.</p>

<p>Özellikle servis yönetimi, operasyonel takip süreçleri, müşteri deneyimi ve hasar yönetimi alanlarında yapay zekâ tabanlı uygulamaların sektöre önemli ölçüde hız, verimlilik ve sürdürülebilir kalite sağlayacağını ifade eden Tutar, önümüzdeki dönemde tüm bayi ağında ortak dijital altyapı sistemlerinin yaygınlaştırılacağını açıkladı.</p>

<p>Ayrıca veri yönetimi, süreç standardizasyonu, raporlama altyapıları ve dijital kontrol mekanizmalarının sektörün geleceğinde belirleyici rol oynayacağı vurgulandı.</p>

<p><strong>Sektörün Geleceği Özel Panelde Değerlendirildi</strong></p>

<p>Etkinlik kapsamında düzenlenen özel panel oturumunda; Quick Sigorta Genel Müdürü Sayın <strong>Eyüp Özsoy</strong>, Koru Sigorta Hasar ve Hukuk Direktörü Sayın <strong>Tuncay Demirel</strong> ve TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi Başkanı <strong>Sayın Ahmet Nedim</strong> sektörün geleceğine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Panelde;</p>

<ul>
	<li>Otomotiv sektöründe hızla gelişen yeni teknolojiler,&nbsp;</li>
	<li>Yapay zekâ destekli hasar yönetim sistemleri,&nbsp;</li>
	<li>Ekspertiz süreçlerinde dijital dönüşüm,&nbsp;</li>
	<li>Raporlama standartlarının gelişimi,&nbsp;</li>
	<li>Operasyonel hız ve verimlilik,&nbsp;</li>
	<li>Sürdürülebilir hizmet modelleri&nbsp;</li>
</ul>

<p>gibi başlıklar detaylı şekilde ele alındı.</p>

<p>Katılımcılar, dijitalleşmenin yalnızca operasyonel süreçleri değil; <strong>müşteri memnuniyeti, güvenilirlik, şeffaflık ve hizmet kalitesini de doğrudan etkileyen stratejik bir dönüşüm</strong> olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Fuaye Alanında Yeni Nesil Teknolojiler Tanıtıldı</strong></p>

<p>Organizasyon kapsamında oluşturulan fuaye alanında ise yeni nesil robotik makineler, gelişmiş onarım teknolojileri ve dijital servis çözümleri katılımcılarla buluşturuldu.</p>

<p>Sektör temsilcileri tarafından yoğun ilgi gören teknoloji alanında; otomasyon sistemleri, akıllı operasyon altyapıları ve geleceğin mobil onarım çözümleri hakkında kapsamlı tanıtımlar gerçekleştirildi.</p>

<p>Katılımcılar, geleceğin otomotiv <strong>servis ekosisteminde teknoloji yatırımlarının belirleyici unsur olacağı</strong> konusunda ortak görüş bildirdi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Ödüller, Yeni Bayiler ve Gelecek Vizyonu</strong></p>

<p>Gecede ayrıca TİA Otomotiv’in 50 yıllık gelişim sürecini anlatan özel tanıtım filmi gösterildi.</p>

<p>Program kapsamında bayi ağına yeni katılan şehirler açıklanırken<strong>; performans, üretim başarısı, kurumsal gelişim ve operasyonel katkı kategorilerinde</strong> öne çıkan bayilere ödüller takdim edildi.</p>

<p>Özellikle TİA’ Otomotiv’in <strong>ilk bayisi</strong> olan <strong>TİA Otomotiv Samsun</strong> ile <strong>50. bayi</strong> olarak sisteme katılan <strong>TİA Otomotiv Aydın</strong> bayisine verilen özel plaketler geceye damga vuran anlar arasında yer aldı.</p>

<p><strong>Güçlü Katılım</strong></p>

<p>Programa; Quick Sigorta Genel Müdürü <strong>Eyüp Özsoy</strong>, Koru Sigorta Hasar ve Hukuk Direktörü <strong>Tuncay Demirel</strong>, TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi Başkanı <strong>Ahmet Nedim Erdem</strong>, TİA Otomotiv Genel Müdür Yardımcısı <strong>İsmail Tutar</strong>, Ocean Global Medya Grubu Başkanı <strong>Gültekin Kaya</strong> başta olmak üzere çok sayıda sektör temsilcisi, iş insanı ve davetli katılım sağladı.</p>

<p><strong>Hedef: Türkiye’nin Standart Belirleyen Servis Ekosistemi</strong></p>

<p>TİA Otomotiv yetkilileri, önümüzdeki dönemde Türkiye genelindeki <strong>bayi yapılanmasını daha da büyüterek; kalite standartlarını yükselten, teknolojiyle entegre çalışan ve sürdürülebilir hizmet anlayışını merkeze alan örnek bir servis ekosistemi oluşturmayı</strong> hedeflediklerini ifade etti.</p>

<p>Organizasyon, 50. yıl pastasının kesilmesi ve tüm katılımcıların yer aldığı aile fotoğrafı çekimi ile sona erdi.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/5-kisadan-anlat-kisa-film-proje-yarismasinin-finalistleri-aciklandi-84604</link>
            <category>KÜLTÜR SANAT</category>
            <pubDate>Thu, 14 May 2026 18:04:00 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>5. Kısadan Anlat Kısa Film Proje Yarışmasının Finalistleri Açıklandı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/5-kisadan-anlat-kisa-film-proje-yarismasinin-finalistleri-aciklandi-1778771074.jpg">
                        <figcaption>5. Kısadan Anlat Kısa Film Proje Yarışmasının Finalistleri Açıklandı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Küçükçekmece Belediyesi tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen “Kısadan Anlat Kısa Film Proje Yarışması”nın finalistleri gerçekleştirilen lansmanla kamuoyuna tanıtıldı. Toplantıya, yarışmaya destek veren yapımcı ve yönetmenlerin yanı sıra yanı sıra finalist filmlerin ekipleri katıldı. Soğuksu Sosyal Tesisi Kafe K’da gerçekleştirilen lansmanda konuşan Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, Küçükçekmece’yi bir film platosu ve sinemacılar için bir çekim merkezi haline getirmek istediklerini söyleyerek, önümüzdeki yıldan itibaren uzun metrajlı filmlere de destek vereceklerini açıkladı.</p>

<p>Türkiye’nin dört bir yanından toplam 127 projenin başvurduğu yarışmada, jüri değerlendirmesi sonucunda 12 proje finale kalmaya hak kazandı. Finalist projeler, lansmanda yönetmen ve yapımcı ekipleriyle birlikte kamuoyuyla paylaşıldı. Bu yıl yarışmanın jüri başkanlığını, “Masumiyet Müzesi” başta olmak üzere birçok önemli projeye imza atan yönetmen Zeynep Günay üstlendi. Günay’a jüri koltuğunda ödüllü filmlerin yapımcısı Dilde Mahalli eşlik ediyor.</p>

<p><strong>Kemal Çebi: Küçükçekmece’yi sinemacılar için çekim merkezi yapmak istiyoruz</strong></p>

<p>Lansman toplantısına ev sahipliği yapan Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, Küçükçekmece’de sanatı yalnızca belirli günlerde hatırlanan bir etkinlik olarak görmediklerini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bir kentin gerçek kimliğini; sokaklarında dolaşan sanat, duvarlarında biriken hikâyeler ve insanların hayal gücü belirler. Daha da önemlisi, o yeteneklere fırsat vermek ve imkân tanımaktır. İşte bu anlayışla, İstanbul’da belediye bünyesinde bir ilki başarmanın gururuyla, aktif olarak çalışan ilk Film Ofisi’ni kurduk. Film Ofisi bünyesinde, eğitimler, atölyeler, sektörün önde gelenleriyle söyleşiler, sektörel buluşmalarla sinemacıların gelişim süreçlerine katkı sunmayı sürdürdük. Bugün de 5. Kısadan Anlat Film Yarışması’nın lansmanını gerçekleştiriyoruz. Bu yıl da projenin kazananına 100 bin TL ödül ve prodüksiyon desteği sunacağız. Önümüzdeki yıldan itibaren de kısa filmlerle başladığımız bu destek yolculuğunu uzun metrajlı projelere taşıyacağız. Çünkü istiyorum ki Küçükçekmece kültür, sanatla, edebiyatla anılan bir kent olmasının yanı sıra yönetmenlerin, yapımcıların ve sektörün aklına gelen bir film platosu olsun. Bu doğrultuda üretmek isteyen, kamera arkasında kendi hikâyesini kurmak isteyen herkesin yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.</p>

<p>5. Kısadan Anlat Kısa Film Proje Yarışması’nda finale kalan projeler şöyle sıralandı:</p>

<p>* “Abbas” – Yönetmen: Can Kahraman / Yapımcı: Utku Çırak</p>

<p>* “Bir Belgeselin Dilemması” – Yönetmen/Yapımcı: Muhammed Hubeyb Üzüm</p>

<p>* “Bir Ruhsal Otopsi Denemesi” – Yönetmen: Abdullah Korkut / Yapımcı: Hüseyin Enes Balcı</p>

<p>* “Çatlak” – Yönetmen/Yapımcı: Berrin Öz</p>

<p>* “Karşı Kaldırımdaki Adam” – Yönetmen/Yapımcı: Kemal Akçay</p>

<p>* “Kuşun Kanadında” – Yönetmen: Belkıs Bayrak / Yapımcı: Merve Sena Kılıç</p>

<p>* “Kül Başıma” – Yönetmen: Çamran Azizoğlu / Yapımcı: Rabia Özmen</p>

<p>* “Made in China” – Yönetmen/Yapımcı: Baturay Tunçat</p>

<p>* “Sahibinden Satılık” – Yönetmen: Eren Yiğit Ekici / Yapımcı: Gizem Alpay</p>

<p>* “Tam Burslu” – Yönetmen/Yapımcı: Biriz Aydinç Öztüzemen</p>

<p>* “Tanık” – Yönetmen: Savaş Hamarat / Yapımcı: Süleyman Civliz</p>

<p>* “Tavukkarası” – Yönetmen: Muhammet Emin Altunkaynak / Yapımcı: M. Kerem Kurtuluş</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/arkeolojinin-duayenleri-84603</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 14 May 2026 18:03:18 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Arkeolojinin duayenleri</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/arkeolojinin-duayenleri-1778770998.jpg">
                        <figcaption>Arkeolojinin duayenleri</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p><b>Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği “Arkeoloji Gündemi” buluşmalarının son etkinliğinde kapsamlı bir panel düzenlendi. Prof. Dr. Feriştah Alanyalı, Prof. Dr. Mehmet Özdoğan ve Nezih Başgelen’in konuk olduğu “Türkiye’de Arkeoloji” panelinde; kent arkeolojisinden koruma politikalarına, sahadaki tahribattan yapısal eksikliklere kadar pek çok başlık masaya yatırıldı.</b></p>

<p>Nilüfer Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen “Arkeoloji Gündemi”, Türkiye’de arkeoloji bilimine yön veren üç önemli ismi Pancar Deposu’nda bir araya getirdi. Prof. Dr. Mustafa Şahin’in moderatörlüğünü üstlendiği panelde, kent arkeolojisi ile kültürel mirasın korunması başlıkları konuşuldu. Etkinliğe, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir ile Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Özlem Akbaş Önsoy da katıldı. Panelde salonu dolduran katılımcılar, alanın duayen isimlerini ilgiyle dinledi.</p>

<p><b>“SİDE ÖRNEK OLABİLİR”</b></p>

<p>Panelde konuşan Side Kazı Başkanı Prof. Dr. Feriştah Alanyalı, Side’nin kentsel ve üçüncü derece arkeolojik sit alanında yürütülen çalışmaları aktardı. 2014’te alınan sit kararının ardından 140 parselde gerçekleştirilen akademik kazılarla kentin yerleşim tarihinin milattan önce 9. yüzyıla kadar uzandığının ortaya konduğunu söyleyen Alanyalı, tiyatro ile antik liman arasındaki bölgenin ilk kez bütüncül biçimde değerlendirebildiğini belirtti. Kazı sürecinin parsel sahipleriyle imzalanan protokoller üzerinden yürüdüğünü hatırlatan Alanyalı, “Side gibi bazı antik kentlerde bu uygulama örnek olabilir; ancak her kent için aynı modelin geçerli olduğunu söylemek doğru değil” dedi.</p>

<p><b>KÜLTÜREL MİRASTAKİ TAHRİBATA DİKKAT ÇEKİLDİ</b></p>

<p>Arkeoloji ve Sanat Yayınları’nın sahibi, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu üyesi Nezih Başgelen ise kültürel varlıklardaki tahribatı belgeleyen sunumuyla katılımcıların dikkatini sahadaki kayıplara çevirdi. Karabel Kaya Anıtı’nın yüzyıllık tahribat sürecini fotoğraflarla aktaran Başgelen; Latmos kaya resimleri, Kibele anıtları, Termessos lahitleri ve Edirne Muradiye Camii çinileri gibi örnekler üzerinden kayıpları anlattı. Tahribatların son yıllarda iş makineleriyle endüstriyel bir hal aldığını söyleyen Başgelen, “Yunanistan ve İtalya’da arazi teşkilatları, ağır cezalar ve etkin yaptırımlar var. Bizim de bir an önce bu yapıya kavuşmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><b>“TÜRKİYE’NİN ARKEOLOG KADROLARI GÜÇLÜ BİR KONUMDA”</b></p>

<p>Prof. Dr. Mehmet Özdoğan da Türkiye arkeolojisinin kurumsal yapısını ve teorik zeminini ele aldı. Türkiye’nin yetişmiş arkeolog kadrosunun uluslararası düzeyde çok güçlü bir konumda olduğunu vurgulayan Özdoğan, asıl sorunun bu potansiyeli sahaya yansıtacak yapının kurulamamış olması olduğunu söyledi. Arazi teşkilatı bulunmamasını, kültür envanterinin tamamlanmamış olmasını ve bilim ile bürokrasi arasındaki bağın zayıflamasını başlıca eksiklikler olarak sıralayan Özdoğan; kazı tekniği okullarının kurulması, kurtarma kazılarında profesyonel ekiplerin oluşturulması ve uluslararası koruma kuruluşlarındaki temsilin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Özdoğan, kültürel mirasın “gelecek kuşaklara aktarılmak üzere bize bırakılmış bir değer” olduğunun da altını çizdi.</p>

<p>Katılımcıların sorularını da yanıtlayan konuşmacılara, panelin sonunda günün anısına hediye takdim edildi.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/buyuk-surgun-162-yilinda-babali-da-anilacak-84602</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 14 May 2026 18:03:01 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>“Büyük Sürgün” 162. yılında Babalı da anılacak</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/buyuk-surgun-162-yilinda-babali-da-anilacak-1778770981.jpg">
                        <figcaption>“Büyük Sürgün” 162. yılında Babalı da anılacak</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, tarihin en hüzünlü yolculuklarından biri olarak kayıtlara geçen “Büyük Sürgünü” 162. yılında da unutmayacak. 162. yıl anma komitesi öncülüğünde; Kocaeli Valiliği, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kandıra Belediyesi destekleriyle düzenlenen “1864 Büyük Sürgünü Anma Programı”  21 Mayıs Perşembe günü Kandıra Babalı Kültür Alanı’nda gerçekleştirilecek.</p>

<p><b>ANMA KOMİTESİ’NDEN BİRLİK MESAJI</b><br />
Kocaeli Valiliği, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kandıra Belediyesi’nin destekleriyle düzenlenen “1864 Büyük Sürgünü Anma Programı”  21 Mayıs Perşembe günü Kandıra Babalı Kültür Alanı’nda gerçekleştirilecek. Bu kapsamda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Murat Yavuz ev sahipliğinde bir araya gelen 162. yıl anma komitesi üyeleri, gerçekleştirilecek program öncesinde fikir alışverişinde bulunarak birlik ve beraberlik mesajı verdi.</p>

<p><b>TOPLANTIYA YOĞUN KATILIM SAĞLANDI</b><br />
Toplantıya Kocaeli Kafkas Kültür Derneği Başkanı İbrahim Uygun, Gebze Kuzey Kafkas Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Hanifi Dudullu, Ketenciler Çerkes Kültür Derneği Başkanı Birgül Özkanlı, Uzuntarla Adige Kültür Derneği Başkanı Sedat Yenişen, Karamürsel Kuzey Kafkas Derneği Başkanı Mehmet Çeliköz, Körfez Kafkas Kültür Derneği Başkanı Musa Tavan ve Kocaeli Dostluk Kulübü Başkanı Gürbüz Yalçınkaya ve dernek üyeleri katıldı. Anma komitesi üyeleri, 21 Mayıs’ta gerçekleştirilecek anma programına tüm vatandaşları davet etti.</p>

<p><b>PROGRAM İKİ FARKLI NOKTADA GERÇEKLEŞECEK</b><br />
21 Mayıs Perşembe günü gerçekleştirilecek programın ilk bölümü saat 17.00’de Karaağaç Mezarlığı’nda başlayacak. Büyük sürgünde hayatını kaybedenler için Kur’an-ı Kerim tilaveti okunacak, dualar edilecek. Anma programına katılan vatandaşlara ikramda bulunulmasının ardından etkinliklerin ikinci bölümü için Babalı Kültür Alanı’na geçilecek.<br />
Saat 18.30’da Kandıra Babalı Camii önünde toplanacak olan vatandaşlar, bayraklar eşliğinde Babalı Kültür Alanı’na kortej halinde yürüyecek. Saat 19.00’da başlayacak törende protokol konuşmaları gerçekleştirilecek, sürgünde hayatını kaybedenler anısına Karadeniz’e çelenk ve karanfiller bırakılacak. 19.30’da ise ağıt okunması yapılacak.</p>

<p><b>BABALI’DA NART ATEŞİ YANACAK</b><br />
Program saat 20.00’de düzenlenecek meşaleli yürüyüş ve geleneksel Nart Ateşi’nin yakılmasıyla devam edecek. “1864 Büyük Sürgünün” hafızalarda canlı tutulması amacıyla düzenlenecek programa çok sayıda vatandaşın ve sivil toplum kuruluşunun katılması bekleniyor.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/buyuksehir-seriyi-ucuncu-maca-tasidi-84601</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 14 May 2026 18:02:50 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>Büyükşehir Seriyi Üçüncü Maça Taşıdı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/buyuksehir-seriyi-ucuncu-maca-tasidi-1778770970.jpg">
                        <figcaption>Büyükşehir Seriyi Üçüncü Maça Taşıdı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p data-asw-org-font-size="14"><strong>Konya Büyükşehir Belediyespor, Türkiye Sigorta Türkiye Basketbol Ligi play-off yarı final serisinin ikinci maçında Gaziantep Basketbol’u taraftarı önünde 82-78 mağlup etti. Finale yükselecek takımın belirleneceği karşılaşma 16 Mayıs Cumartesi günü Gaziantep’te oynanacak.</strong></p>

<hr />
<p data-asw-org-font-size="14">Türkiye Sigorta Türkiye Basketbol Ligi play-off yarı finalinde Gaziantep Basketbol ile eşleşen Konya Büyükşehir Belediyespor, rakibini 82-78 mağlup etti.</p>

<p data-asw-org-font-size="14">Serinin ikinci maçına Konya Spor ve Kongre Merkezi’nde taraftarı önünde çıkan sarı-siyahlılar, Gaziantep’te oynanan ilk maçı kazanarak Konya’ya moralli gelen rakibine karşı oyun üstünlüğünü tüm periyotlarda sürdürdü.</p>

<p data-asw-org-font-size="14">Karşılaşmanın ilk periyodu iki takım için tutuk başlasa da son bölümde ritmini artıran Büyükşehir, ikinci periyoda 20-13 önde giren taraf oldu.</p>

<p data-asw-org-font-size="14">İkinci periyotta savunmada daha etkili olan sarı-siyahlılar soyunma odasına 10 sayı farkla girdi: 43-33. Üçüncü periyotta konuk Gaziantep Basketbol, daha çok sayı atsa da Ege-Alp ikilisiyle sayılar bularak final periyodu öncesi skoru 62-55 yaptı.</p>

<p data-asw-org-font-size="14">Son periyotta heyecan son saniyeye kadar sürdü. Taraftar desteğini de arkasına alan Konya Büyükşehir Belediyespor, son 26 saniyesine 75-75 beraberlikle girilen karşılaşmayı bulduğu kritik sayılarla 82-78 kazanarak, seriyi 1-1’e getirdi.</p>

<p data-asw-org-font-size="14">Finale yükselecek takımın belirleneceği karşılaşma 16 Mayıs Cumartesi günü Gaziantep’te oynanacak. Karataş Şahinbey Spor Salonu oynanacak mücadele 16.00’da başlayacak.</p>

<p data-asw-org-font-size="14"> </p>

<p data-asw-org-font-size="14"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
                            <item turbo="true">
            <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/digifest-te-ilk-gun-heyecani-cam-piramit-te-basladi-84600</link>
            <category>AJANS</category>
            <pubDate>Thu, 14 May 2026 18:02:42 +0300</pubDate>
            <turbo:content>
                <![CDATA[<header>
                        <h1>DIGIFEST te ilk gün heyecanı Cam Piramit te başladı</h1>
                        <h2></h2>
                        <figure>
                        <img src="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/digifest-te-ilk-gun-heyecani-cam-piramit-te-basladi-1778770962.jpg">
                        <figcaption>DIGIFEST te ilk gün heyecanı Cam Piramit te başladı</figcaption>
                    </figure>
                    </header><p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, HADO Türkiye ve Teknospor A.Ş iş birliği ile bu yıl ilk kez düzenlenen DIGIFEST Antalya 2026, Cam Piramit’te ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Festivalin ilk gününde teknoloji stantları, dijital oyun alanları, HADO mücadeleleri, spor aktiviteleri ve interaktif deneyim alanları ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. </p>

<p>Dijital dünya, teknoloji ve fiziksel aktiviteyi bir araya getiren DIGIFEST Antalya 2026, ilk gününde ziyaretçiler hem yeni nesil teknolojileri deneyimledi hem de oyun ve spor alanlarında keyifli vakit geçirdi. Cam Piramit içerisinde kurulan teknoloji stantlarında yapay zeka, simülasyon ve dijital deneyim alanları dikkat çekerken, festival alanındaki çeşitli aktiviteler ziyaretçilere farklı bir atmosfer sundu.<br />
HADO JUNİOR CUP HEYECANI YAŞANDI<br />
Festivalin dikkat çeken etkinliklerinden biri HADO Junior Cup yarışması oldu. Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen 7 ortaokulun öğrencisi artırılmış gerçeklik teknolojisiyle oynanan dijital spor müsabakalarında kıyasıya mücadele etti. Fiziksel hareket ile dijital oyunu bir araya getiren HADO karşılaşmaları ziyaretçiler tarafından ilgiyle takip edildi. <br />
GENÇLER OYUN GELİŞTİRME VE TEKNOLOJİ ATÖLYELERİNDE BULUŞTU<br />
“Takımını Kur Fikrini Oyunlaştır” atölyesinde katılımcılar oyun geliştirme süreçleri hakkında bilgi aldı. Piksel Akademi iş birliğiyle düzenlenen “Bilgisayarını Kap Gel” Unity workshop etkinlikleri teknoloji ve yazılım alanına ilgi duyan gençleri bir araya getirdi.<br />
GENÇLER İÇİN TEKNOLOJİ VE SPOR BİR ARADA<br />
Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Dairesi Başkanı İbrahim İlhami Koç, gençlerin tablet ve bilgisayar bağımlılığını en aza indirmek için teknoloji ve sporu bir araya getirerek böyle bir etkinlik düzenlemeye karar verdiklerini söyledi. İbrahim Koç, “Çocuklarımız bu festivalde hem fiziksel anlamda hem de zihinsel anlamda kendilerini geliştirecekler. Yarın üniversiteler arası HADO yarışmasına uluslararası delege gelecek ve festivalimizi ziyaret edecek. Olumlu puan verirse belki bir dünya şampiyonasının ilk adımını burada atacağız ve 50 ülkeyi Antalya’mızda ağırlayacağız. Bu da destinasyonu çok güçlü olan Antalya için hem turizmin hem sporun birleştirici gücü olan bir etkinlik haline gelir diye düşünüyoruz” dedi. <br />
FESTİVAL DÜNYA SAHNESİNE TAŞINACAK<br />
HADO Türkiye Direktörü Koray Erdemir ise “Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne ve destek olan tüm ekibe sonsuz teşekkür ediyorum. Gerçekten çok güzel hazırlandık ve inanıyorum bundan sonrakilerde çok daha iyi şeyler yapacağız. Hedefimiz 4-7 Kasım 2027’deki HADO’nun Dünya Şampiyonası’nı burada yapmak” ifadelerini kullandı. <br />
ZİYARETÇİLERDEN DIGIFEST’E TAM NOT<br />
DIGIFEST Antalya 2026 alanını okulu ile gezmek ve deneyimlemek için ziyaret eden Ahmet Gök, “Ben burayı çok sevdim. Refleks yarışması yaptık. Dışarıdaki oyunlar çok eğlenceliydi, onun dışında burada yeni gelişen oyunların tanıtımı yapıldı. Robotları gördüm. Devamlılığının gelmesi gereken bir festival” diyerek Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Bir diğer ziyaretçi Göktuğ Yılmaz ise, “Burası çok güzel, çok zevkli ve her tarafta stantlar, oyun alanları var. Ben burada 4 gün boyunca çok güzel vakit geçirilebileceğini düşünüyorum” diyerek memnuniyetini dile getirdi. <br />
FESTİVAL DÖRT GÜN BOYUNCA DEVAM EDECEK<br />
DIGIFEST Antalya 2026 kapsamında devam eden günlerde üniversiteler arası HADO turnuvaları, Avrupa şampiyonası mücadeleleri, paneller, konserler ve spor etkinlikleri gerçekleştirilecek. Festival dört gün boyunca teknoloji ve spor tutkunlarını Cam Piramit’te buluşturmaya devam edecek. </p>

<p> </p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]>
            </turbo:content>
        </item>
            </channel>
</rss>
