<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Sektörel &quot;Ekonomi, Sağlık, Eğitim, Dünya, Siyaset&quot;</title>
        <link>https://www.sektorel.com.tr/</link>
        <description>Sektorel Ekonomi, Sağlık, Eğitim, Siyaset, tarih, yaşam, Yerel Haberler</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Türkiye’nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra Ve Miras” Programı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/turkiyenin-gastrodiplomasi-modeli-sofra-ve-miras-programi-84740</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/turkiyenin-gastrodiplomasi-modeli-sofra-ve-miras-programi-84740</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda düzenlenen ve iki gün sürecek olan “Türkiye’nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra ve Miras” Panel ve Çalıştay Serisi’nin ikinci buluşmasına Hatay ev sahipliği yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif">2026 yılı Türk Mutfağı Haftası kapsamında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’nda gastronomi alanında tescilli şehir Hatay’da gerçekleştirilen programa; Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Hatay Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hayrettin Güngör, İskenderun Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Duruel, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Veysel Eren, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı temsilcileri, gastronomi dünyasının önemli isimleri, akademisyenler, sektör temsilcileri, gastronomi alanında kendini geliştiren gençler ve içerik üreticileri katıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif">Tarihi Meclis Binası’nda gerçekleşen programda konuşan Hatay Valisi Mustafa Masatlı, ilki Gaziantep’te gerçekleştirilen bu anlamlı serinin ikinci durağının Hatay olmasının; Hatay’ın binlerce yıllık sofra kültürünün, medeniyet hafızasının, üretim gücünün ve insanlığa söyleyecek güçlü sözünün yeniden dünyaya duyurulması bakımından son derece kıymetli olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif">Hatay’ın gastronomi dünyasındaki yerinin, yalnızca sahip olduğu yemek çeşitliliğiyle izah edilemeyecek kadar derin, köklü ve çok katmanlı olduğuna dikkat çeken Hatay Valisi Masatlı,”</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif">Hatay mutfağı, bir tarifler toplamı değildir. Hatay mutfağı; tarihin, kültürün, ticaretin, emeğin ve sofra adabının aynı kazanda kaynadığı büyük bir medeniyet hafızasıdır.” dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif">"Türkiye'nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra ve Miras" başlığını tamda Hatay'ı anlatmakta olduğunu dile getiren Hatay Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hayrettin Güngör de konuşmasında. Hatay’ın, yüzyıllardır sofrasını herkese açık tutmuş bir şehir olduğunu anlattı. </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif">HBB Genel Sekreteri Hayrettin Güngör “Burada sofra, sadece yemek yenilen bir yer değildir. Sofra; bir dil, bir müzakere zemini, bir barış masasıdır. Farklı inançlardan, farklı kültürlerden insanların aynı ekmekten koparıp aynı tuzluğa uzandığı, anlaşmazlıkların çoğunun bir tabak humus, bir fincan Antakya kahvesiyle çözüldüğü bir şehirdir burası. Hatay'ın sofra kültürü bir tesadüf değildir. Kadimden bu güne ticaret yollarının kesiştiği bu coğrafyada, her medeniyet kendi lezzetini bırakmış; Hatay bu lezzetleri özümsemiş, kendine özgü bir bütün haline getirmiştir.” </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif">UNESCO’nun bu derinliği gördüğünü ve Hatay'ı Gastronomide Yaratıcı Şehirler ağına dâhil ettiğini hatırlatan HBB Genel Sekreteri Güngör,&nbsp; Bu tescilin, Hatay'ın sofrasının dünya sahnesindeki meşruiyetini tescilleyen bir belge olduğunu belirterek “Belediye olarak bu sorumluluğun gereğini yerine getirmek için somut adımlar attık. Hatay'ın coğrafi işaretli ürün sayısı 68’e ulaşarak, bu alanda Türkiye'nin bu alandaki en güçlü şehirlerinden biri konumuna gelmiştir. Bu rakam, yalnızca bürokratik bir başarı değildir. Her yeni tescil; bir lezzetin, bir geleneğin, bir zanaatkârın hakkının korunması demektir. Künefesinin, zeytinyağının, Antakya narının, süzme peynirinin, tahinli ekmeğinin uluslararası arenada kimlik kartı alması demektir.” dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın mesajlarının yayınlanmasının ardından program, panelistler, akademisyenler ve sektör temsilcilerinin konuşmacı olarak katıldığı panelle devam etti.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 14:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/turkiyenin-gastrodiplomasi-modeli-sofra-ve-miras-programi-1781955000.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Başiskele sahili Büyükşehir le hem temiz hem güvenli</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/basiskele-sahili-buyuksehir-le-hem-temiz-hem-guvenli-84739</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/basiskele-sahili-buyuksehir-le-hem-temiz-hem-guvenli-84739</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Başiskele sahilinde temizlik ve bakım çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. İlçenin en prestijli yaşam alanlarından biri olan sahil bölgesi, Büyükşehir ekiplerinin çalışmaları ile hem daha estetik görünüme kavuşuyor hem de daha güvenli hale geliyor.</p>

<p><b>KAPSAMLI TEMİZLİK ÇALIŞMALARI</b></p>

<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı’na bağlı ekiplerin sahil boyunca yürüttüğü çalışmalar kapsamında çöp ve çeşitli atıklar düzenli olarak toplanırken, çevre temizliğini olumsuz etkileyen unsurlar da titizlikle ortadan kaldırılıyor. Özellikle vatandaşların yoğun olarak kullandığı alanlarda hijyen ve düzen ön planda tutuluyor.</p>

<p><b> YAPRAKLAR, İZMARİTLER VE YABANİ OTLAR TEMİZLENİYOR</b></p>

<p>Sahil şeridinde yerlere düşen yaprakların temizlenmesinin yanı sıra sigara izmaritleri de tek tek toplanıyor. Görüntü kirliliğine neden olan yabani otlar ve çeşitli bitkiler temizlenerek alanın daha düzenli bir görünüm kazanması sağlanıyor.</p>

<p><b>KALDIRIM VE YOLLAR PIRIL PIRIL</b></p>

<p>Çalışmalar kapsamında kaldırım ve yürüyüş yolları süpürülüyor, toz ve kirlerden arındırılıyor. Böylece vatandaşların sahilde daha konforlu ve temiz bir ortamda vakit geçirmesi hedefleniyor.</p>

<p><b>ORTAK KULLANIM ALANLARINDA HİJYEN ÖN PLANDA</b></p>

<p>Ekipler, çevrede bulunan çeşitli eşyaların düzenlenmesinin yanı sıra bank, masa ve ortak kullanım alanlarında da hijyen çalışmalarını sürdürüyor. Düzenli olarak gerçekleştirilen temizlik faaliyetleriyle sahilin her noktasında temiz ve sağlıklı bir ortam oluşturuluyor.</p>

<p><b>HEM GÖRSEL HEM DE GÜVENLİK AÇISINDAN ÖNEMLİ</b></p>

<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından sürdürülen bu çalışmalar, sahilin estetik görünümünü korumanın yanı sıra vatandaşların güvenliği açısından da büyük önem taşıyor. Düzenli bakım ve temizlik faaliyetleri sayesinde Başiskele sahili, bölgenin en gözde sosyal yaşam alanlarından biri olmayı sürdürüyor.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 14:28:12 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/basiskele-sahili-buyuksehir-le-hem-temiz-hem-guvenli-1781954892.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Doğal Yaşam Parkı yeni yavrularla şenlendi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/dogal-yasam-parki-yeni-yavrularla-senlendi-84738</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/dogal-yasam-parki-yeni-yavrularla-senlendi-84738</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">Antalya Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı'nda turako, ara papağan, jako papağan, zebra, midilli ve alageyik gibi çeşitli türlerden yeni yavrular dünyaya geldi. Sevimli yavrular ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">118 türde bin 500’ün üzerinde hayvana ev sahipliği yapan Antalya Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı'nda doğum bereketi yaşanıyor. Yaz dönemi ile birlikte farklı türde yeni yavrular dünyaya gözünü açtı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">YENİ YAVRULAR NEŞE GETİRDİ </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">Geniş doğal yaşam alanlarıyla Türkiye’nin en büyük hayvanat bahçelerinden biri olan Antalya Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı yeni üyeleriyle şenlendi. Doğal Yaşam Parkı’ın özel türlerinden turako kuşları, ara papağan, jako papağan, zebra, midilli, ala ve benekli geyikler </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">doğum yaparak, yavrularını dünyaya getirdi. Yeni doğan üyeler veterinerler ve bakıcıların kontrolünde özenle bakılıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">BAKIMLARI YAPILIYOR</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">SAĞLIKLI BÜYÜYORLAR</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">Yeni doğumlar olmasının hayvan refahının iyi olduğunun bir göstergesi olduğunu ifade eden Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı Şube Müdürü Veteriner Hekim Dr. Aygül Arsun, “Hayvan popülasyonunun artması bizleri sevindiriyor. Özel bir tür olan ve geçtiğimiz yıl yasak ticaret sırasında el konularak Doğal Yaşam Parkı’na emanet edilen Turako kuşundan iki yavru dünyaya geldi. Afrika kıtasına özgü nadir türlerden biri olan Turako kuşu ziyaretçilerimizin her zaman görebilecekleri bir tür değil. Misafirlerimizin en çok ilgi gösterdiği hayvanlar arasında yer alan zebralar da yavruladı. Sağlıklı bir zebra üyemiz aramıza katıldı. Midilli ailesinde de doğum mutluluğu yaşandı yine ala geyik ve benekli geyikler de yeni yavrular dünyaya geldi. Bütün hayvanlarımızın sağlık durumları iyi durumda” diye konuştu. </span></span></p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 14:27:20 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/dogal-yasam-parki-yeni-yavrularla-senlendi-1781954840.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çocuğu baba sevgisi şekillendiriyor!</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/cocugu-baba-sevgisi-sekillendiriyor-84737</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/cocugu-baba-sevgisi-sekillendiriyor-84737</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk-Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, 21 Haziran Babalar Günü dolayısıyla babaların çocuk gelişimi, aile içi denge ve bireysel psikolojik iyilik hali üzerindeki duygusal, sosyal ve gelişimsel etkileri ile modern babalık anlayışının önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong>Çocuğun güvenli ve sağlıklı ilişki kurma gelişiminde baba, önemli bir rehber!</strong></p>

<p>Bir çocuğun hayatında babanın, sadece ihtiyaçlarını karşılayan ya da kuralları koyan kişi olmadığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, “Baba; çocuğun kendisini güvende hissetmesinde, hayata güvenle bakabilmesinde ve sağlıklı ilişkiler kurabilmesinde önemli bir rehberdir. Çocuklar, babalarıyla geçirdikleri zaman içinde sevildiğini, değer gördüğünü ve desteklendiğini hissederler. Bu duygular da onların özgüvenli, sorumluluk sahibi ve güçlü bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlar.” dedi.</p>

<p>Günümüzde çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden birinin, anne ve babalarının hayatlarına duygusal olarak katılması olduğuna işaret eden&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, “Birlikte geçirilen zamanın uzunluğundan çok, o zamanın niteliği önemlidir. Çocuğunu dinleyen, onunla oyun oynayan, duygularını anlamaya çalışan ve ihtiyaç duyduğunda yanında olan bir baba, çocuğun ruhsal gelişimine çok değerli katkılar sunar. Babaların aile içindeki sevgi dolu ve ilgili varlığı, sadece çocukları değil, tüm aileyi güçlendirir. Güçlü aileler ise daha sağlıklı ve dayanışma içinde toplumların temelini oluşturur. Bu nedenle babalık, yalnızca bir sorumluluk değil; çocukların geleceğine ve toplumun yarınlarına yapılan en kıymetli yatırımlardan biridir.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Babalık, erkeğin duygusal olarak büyümesi ve olgunlaşmasıdır!</strong></p>

<p>Babalığın, bir erkeğin yaşamındaki en önemli dönüşüm süreçlerinden biri olduğuna değinen&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, “Bir çocuğun dünyaya gelişiyle birlikte erkekler yalnızca yeni bir role değil, aynı zamanda kendilerini yeniden keşfettikleri bir gelişim sürecine de adım atarlar. Bu süreç, sorumluluk duygusunun güçlenmesine, empati becerilerinin artmasına ve duygusal olgunlaşmaya katkı sağlar.” dedi.</p>

<p>Birçok babanın, çocuk sahibi olduktan sonra olaylara daha farklı bir gözle bakmaya, daha sabırlı olmaya ve kendi duygularıyla daha fazla temas kurmaya başladığını ifade ettiğini aktaran&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, şunları söyledi:</p>

<p>“Özellikle çocuğuyla yakın ilişki kuran babalarda, şefkat, koruyuculuk ve fedakârlık gibi duyguların daha belirgin hale geldiğini görüyoruz. Bu durum, erkeklerin duygusal dünyalarını zenginleştirirken, ruhsal iyilik hallerini de olumlu yönde etkileyebiliyor. Öte yandan babalık, zaman zaman kaygı, yetersizlik hissi veya yoğun sorumluluk duygusu gibi zorlukları da beraberinde getirebilir. Ancak bu zorluklar, uygun destek ve sağlıklı aile ilişkileriyle birlikte ele alındığında, kişisel gelişim için önemli fırsatlara dönüşebilir. Kısacası babalık, yalnızca bir çocuğun büyümesine eşlik etmek değil, aynı zamanda bir erkeğin de duygusal olarak büyümesi, olgunlaşması ve yaşamına yeni anlamlar katmasıdır.”</p>

<p><strong>Babalığı; otorite kuran değil, çocukla duygusal bağ kuran bir ilişki olarak değerlendirmek gerekiyor!</strong></p>

<p>“Babalıkla ilgili en yaygın yanlış algılardan biri, babanın temel görevinin yalnızca ailenin maddi ihtiyaçlarını karşılamak olduğu düşüncesidir.” diyen&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, “Oysa günümüzde biliyoruz ki çocukların sağlıklı gelişimi için babaların duygusal olarak da ulaşılabilir, ilgili ve aktif olmaları büyük önem taşır. Çocuklar sadece bakım ve güvenceye değil; birlikte geçirilen zamana, ilgiye, oyuna ve duygusal paylaşıma da ihtiyaç duyarlar.” dedi.</p>

<p>Bir diğer yanlış algının ise çocuk bakımının ve yetiştirilmesinin ağırlıklı olarak annenin sorumluluğuymuş gibi düşünülmesi olduğunu ifade eden&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, “Çocuk gelişimi, anne ve babanın birbirini tamamlayan katkılarıyla desteklenir. Toplumda zaman zaman karşılaştığımız bir başka yanlış inanış ise ‘erkekler duygularını belli etmez’ anlayışıdır. Çocuklar için sevgisini ifade eden, duygularını sağlıklı şekilde paylaşabilen ve gerektiğinde hassasiyet gösterebilen babalar çok değerli bir rol modeldir. Çocuklar, duyguların konuşulabildiği ve kabul gördüğü aile ortamlarında daha sağlıklı gelişirler. Bugün babalığı; otorite kuran, uzaktan izleyen bir rol olarak değil, çocuğunun yaşamına sevgiyle eşlik eden, onun gelişiminde aktif sorumluluk alan ve duygusal bağ kuran bir ilişki olarak değerlendirmek gerekiyor.” açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>İlgili bir baba, aile içindeki güveni, dayanışmayı ve huzuru artırır!</strong></p>

<p>Babaların aile yaşamına aktif ve destekleyici şekilde katılmasının, ailedeki tüm bireylerin ruhsal ve duygusal iyilik halini olumlu yönde etkileyeceğine dikkat çeken&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, “Kendini yalnız hissetmeyen, sorumlulukları paylaşabildiğini gören bir anne daha az tükenmişlik yaşarken, çocuklar da her iki ebeveynden sevgi, ilgi ve destek gördüklerinde kendilerini daha güvende hissederler.” dedi.</p>

<p>Babanın aile içindeki olumlu varlığının aynı zamanda aile ilişkilerinin kalitesini de artıracağını dile getiren&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, “Eşler arasında iş birliği ve dayanışmanın güçlenmesi, ev içindeki stresin azalmasına ve daha huzurlu bir aile ortamının oluşmasına yardımcı olur. Çocuklar da bu ortamda sevgi, saygı ve sağlıklı iletişim becerilerini model alarak öğrenirler. Babaların aile yaşamındaki etkin varlığı, hem bireysel hem de aile bütünlüğü açısından önemli bir koruyucu güç olarak değerlendirilebilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Takdir edilen babalar, çocuklarıyla daha güçlü bağlar kurabilir!</strong></p>

<p>Babaların emeklerinin ve fedakârlıklarının görünür kılınmasının, hem bireysel hem de aile sistemi açısından önemli bir psikolojik değere sahip olduğunun altını çizen&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Çoğu baba, sorumluluklarını sessizce yerine getirmeyi tercih eder ve duygusal ihtiyaçlarını ifade etme konusunda daha geri planda kalabilir. Bu nedenle emeklerinin fark edilmesi ve takdir edilmesi, onların kendilerini değerli ve görülmüş hissetmelerine katkı sağlar. Bir babanın çabasının fark edilmesi; onun ebeveynlik motivasyonunu artırabilir, çocuklarıyla olan ilişkisinde daha sıcak ve katılımcı bir tutum geliştirmesine destek olabilir.&nbsp;</p>

<p>Çocuklar açısından bakıldığında ise, babalarının emeklerini fark etmek ve takdir etmek; empati gelişimi, minnettarlık duygusu ve aile bağlarının güçlenmesi açısından değerlidir. Çocuk, ebeveyninin yalnızca ‘otorite figürü’ değil, aynı zamanda emek veren, çabalayan ve duygusal olarak da emek harcayan bir birey olduğunu gördüğünde, ilişkiler daha dengeli ve gerçekçi bir zemine oturur.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/cocugu-baba-sevgisi-sekillendiriyor-1781954832.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kıyı Ege Belediyeler Birliği bölgesel eğitimleri Çeşme programı tamamlandı</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/kiyi-ege-belediyeler-birligi-bolgesel-egitimleri-cesme-programi-tamamlandi-84736</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/kiyi-ege-belediyeler-birligi-bolgesel-egitimleri-cesme-programi-tamamlandi-84736</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start; margin-top:16px; margin-bottom:16px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="color:#000000"><b><i><span lang="tr" style="font-size:14pt"><span style="line-height:21.4667px"><span style="font-family:"Times New Roman", serif">Çeşme Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Kıyı Ege Belediyeler Birliği bölgesel eğitimleri, üç gün süren yoğun katılımla tamamlandı.</span></span></span></i></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-top:16px; margin-bottom:16px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="color:#000000"><span lang="tr" style="font-size:12pt"><span style="line-height:18.4px"><span style="font-family:"Times New Roman", serif">17-18-19 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen eğitim programında belediye personelinin mevzuat bilgilerini güncellemesi, kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi ve belediyeler arası bilgi paylaşımının artırılması amaçlandı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-top:16px; margin-bottom:16px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="color:#000000"><span lang="tr" style="font-size:12pt"><span style="line-height:18.4px"><span style="font-family:"Times New Roman", serif">Üç gün boyunca gerçekleştirilen eğitimlerde; iş yeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin mevzuat, kamu ihale süreçleri, ihale mevzuatı ve doğrudan temin uygulamaları ile EKAP ve şikâyet süreçleri gibi yerel yönetimler açısından önem taşıyan başlıklar ele alındı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-top:16px; margin-bottom:16px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="color:#000000"><span lang="tr" style="font-size:12pt"><span style="line-height:18.4px"><span style="font-family:"Times New Roman", serif">Çeşme Belediyesi personelinin yoğun ilgi gösterdiği eğitimlere </span></span></span><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:18.4px"><span style="font-family:"Times New Roman", serif">Bozcada, Bayraklı, </span></span></span><span lang="tr" style="font-size:12pt"><span style="line-height:18.4px"><span style="font-family:"Times New Roman", serif">Karaburun, Urla, Güzelbahçe ve Seferihisar belediyelerinden temsilciler de katılım sağladı. Toplam 153 katılımcının yer aldığı programda, Çeşme Belediyesi 103 personel ile en yüksek katılımı gösteren kurum oldu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-top:16px; margin-bottom:16px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="color:#000000"><span lang="tr" style="font-size:12pt"><span style="line-height:18.4px"><span style="font-family:"Times New Roman", serif">Çeşme Belediyesi olarak, yerel yönetimlerde hizmet kalitesinin artırılmasına katkı sağlayan bu tür eğitim çalışmalarına ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını belirten yetkililer, programa katılım sağlayan tüm belediye temsilcilerine teşekkür etti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-top:16px; margin-bottom:16px"><span style="font-size:11pt"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Arial, sans-serif"><span style="color:#000000"><span lang="tr" style="font-size:12pt"><span style="line-height:18.4px"><span style="font-family:"Times New Roman", serif">Üç gün boyunca bilgi ve deneyim paylaşımına olanak sağlayan eğitimlerin, belediyeler arasındaki iş birliğinin güçlenmesine ve hizmet süreçlerinin daha etkin yürütülmesine katkı sunması hedefleniyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-top:16px; margin-bottom:16px"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 14:26:40 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/kiyi-ege-belediyeler-birligi-bolgesel-egitimleri-cesme-programi-tamamlandi-1781954800.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>2 saatte 2 bin ziyaretçi</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/2-saatte-2-bin-ziyaretci-84735</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/2-saatte-2-bin-ziyaretci-84735</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal">Körfez Aqua Kıtalar Akvaryumu, açılış gününde oluşan uzun kuyruklar ve binlerce kişilik ziyaretçi akınıyla büyük bir ilgi görerek kısa sürede Kocaeli’nin en yeni ve en dikkat çeken turizm cazibe merkezlerinden biri olacağının mesajını verdi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><b> </b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><b>KÖRFEZ AQUA, AÇILIŞI UZUN KUYRUKLAR İLE YAPTI</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal">Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından İzmit Millet Bahçesi (Fuar Park) içerisinde hayata geçirilen Körfez Aqua Kıtalar Akvaryumu, açılış gününde yoğun ilgi görerek kentin yeni cazibe merkezleri arasında şimdiden öne çıktı. Modern tasarımı, etkileyici sergileme alanları ve kıtalar arası deniz yaşamını bir araya getiren konseptiyle dikkat çeken dev akvaryum, Karneval kapsamında düzenlenen etkinliklerle birlikte 20–21 Haziran 2026 tarihlerinde vatandaşlara ücretsiz olarak kapılarını açtı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><b>İKİ SAATTE 2 BİN VATANDAŞ ZİYARET ETTİ</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal">Sabah saat 10.00 itibariyle ziyarete açılan Körfez Aqua, daha ilk dakikalardan itibaren büyük ilgiyle karşılandı. Açılış öncesinde vatandaşlar akvaryuma girebilmek için alanda yerini aldı. Ziyaretçiler uzun kuyruklar oluşturdu. Körfez Aqua Kıtalar Akvaryumu, açılışın ilk bir saatinde yaklaşık 1300 kişiyi ağırlayarak güçlü bir başlangıç yaptı. İkinci saatin sonunda ise bu sayı 2000’i aşarak dikkat çekici bir rekor seviyeye ulaştı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><b>KOCAELİ TURİZMİNE YENİ BİR DEĞER KATACAK</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal">Kentin turizm potansiyeline yeni bir değer katması hedeflenen Körfez Aqua, sunduğu görsel şölen, interaktif deneyim alanları ve zengin deniz ekosistemiyle hem çocukların hem de yetişkinlerin ilgisini çekti. Ziyaretçiler, farklı kıtalara ait su altı yaşamını yakından gözlemleme fırsatı bulurken, tesisin modern ve etkileyici atmosferi de büyük beğeni topladı. Körfez Aqua Kıtalar Akvaryumu’nun, Kocaeli’nin en çok ziyaret edilen turizm noktalarından biri haline gelmesi bekleniyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 14:26:26 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/2-saatte-2-bin-ziyaretci-1781954786.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakırköy Belediyesinden Renkli Babalar Günü Etkinliği</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/bakirkoy-belediyesinden-renkli-babalar-gunu-etkinligi-84734</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/bakirkoy-belediyesinden-renkli-babalar-gunu-etkinligi-84734</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bakırköy Belediyesi, Babalar Günü kapsamında Yuvamız Bakırköy Gündüz Çocuk Bakımevi’nde çocuklar ve babaların birlikte oyunlar oynayıp yarışmalara katıldığı, boyama etkinlikleri yaptığı renkli bir program düzenledi. Atatürk Spor Yaşam Köyü’nde futbol maçıyla devam eden etkinliklerde, Engelsiz Yaşamevi’nde ise babalar ve özel çocuklar el emeği süs eşyaları üretip birlikte sergiledi.</p>

<p>Bakırköy Belediyesi, Babalar Günü dolayısıyla ilçenin farklı noktalarında çocuklar ve babaları bir araya getiren çeşitli etkinlikler gerçekleştirdi. Yuvamız Bakırköy Gündüz Çocuk Bakımevi’nde düzenlenen programda 3-4-5 yaş grubu çocuklar, babalarıyla birlikte ekip olarak oyunlar oynadı, eğlenceli yarışmalara katıldı ve boyama etkinlikleri gerçekleştirdi. Etkinliklerde çocuklar ve babalar keyifli anlar yaşadı. Atatürk Spor Yaşam Köyü’nde ise Babalar Günü etkinlikleri futbol maçıyla devam etti. Babalar ve çocuklar sahada birlikte mücadele ederek eğlenceli ve rekabet dolu anlar yaşadı.</p>

<p><b>Engelleri aşan sevgi</b></p>

<p>Babalar Günü’nün en anlamlı duraklarından biri olan Engelsiz Yaşamevi’nde ise özel gereksinimli çocuklar ve babaları bir araya gelerek duygu dolu bir etkinlik gerçekleştirdi. Katılımcılar, birlikte el emeği süs eşyaları üreterek hem üretmenin hem de birlikte vakit geçirmenin mutluluğunu yaşadı. Renkli materyallerle hazırlanan çalışmalar, dayanışma ve sevgi temasıyla şekillenirken, ortaya çıkan ürünler etkinlik sonunda sergilenerek büyük beğeni topladı. Etkinlik, babalar ve çocuklar arasında güçlü bağların pekiştiği anlamlı anlara sahne oldu.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 14:26:20 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/bakirkoy-belediyesinden-renkli-babalar-gunu-etkinligi-1781954780.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sınav öncesi beslenme düzeni değiştirilmemeli!</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/sinav-oncesi-beslenme-duzeni-degistirilmemeli-84733</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/sinav-oncesi-beslenme-duzeni-degistirilmemeli-84733</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, sınav döneminde öğrencilerin stresle birlikte değişebilen beslenme alışkanlıklarının performansa etkisi ve bu süreçte dengeli, düzenli ve alışılmış beslenme düzeninin korunmasının önemi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong>Stres beslenmeyi, beslenme de stresi etkiliyor!</strong></p>

<p>Sınav stresinin öğrencileri yalnızca akademik açıdan değil; fiziksel, duygusal ve sosyal yönden de etkileyebildiğini ifade eden Hülya Yiğit İspiroğlu, “Bu dönemde birçok öğrencinin beslenme düzeninde değişiklikler görülür.” dedi.</p>

<p>Bazı öğrencilerde iştah azalırken, bazı öğrencilerde aşırı yeme davranışının ortaya çıkabileceğine dikkat çeken İspiroğlu, “Özellikle yoğun stres altında şekerli besinlere, çikolata, tatlılar, çay ve kahve gibi ürünlere yönelimin arttığı biliniyor. Beslenme ve stres arasında çift yönlü bir ilişki var. Stres yeme davranışlarını etkileyebilirken, düzensiz ve dengesiz beslenme de stres düzeyinin artmasına katkıda bulunabilir. Bu nedenle sınav döneminde öğrencilerin mevcut beslenme düzenlerini korumaları ve yeterli, dengeli beslenmeye özen göstermeleri önemli.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Besin çeşitliliğinin sağlandığı dengeli bir beslenme düzeni oluşturmak önemli!</strong></p>

<p>Beynin temel enerji kaynağının glikoz olduğunu hatırlatan Hülya Yiğit İspiroğlu, şunları söyledi:</p>

<p>“Ancak bu enerjinin şekerli içecekler ve tatlılardan değil; besin öğeleri açısından zengin kaynaklardan sağlanması gerekir. Kuru ve taze meyveler, ceviz, badem ve fındık gibi çiğ kuruyemişler, tam tahıllar, yumurta, süt ürünleri, kefir gibi fermente besinler, zeytin, balık, taze sebzeler ve yeşil yapraklı sebzeler zihinsel performansı destekleyen besinler arasında yer alır. Özellikle ceviz ve balık gibi omega-3 kaynakları dikkat, öğrenme ve hafıza süreçlerini desteklerken; kefir gibi probiyotik içeren besinler bağırsak mikrobiyotasının korunmasına katkı sağlayabilir. </p>

<p>Günümüzde bağırsak ve beyin arasında güçlü bir iletişim olduğu bilinmekte olup, sağlıklı bir bağırsak yapısının ruh hali ve bilişsel fonksiyonlar üzerinde olumlu etkileri olabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle sınav döneminde tek bir besine odaklanmak yerine, besin çeşitliliğinin sağlandığı dengeli bir beslenme düzeni oluşturmak daha önemli.”</p>

<p><strong>Sınav başarısını tek bir besin değil, düzenli beslenme ve kaliteli uyku belirler!</strong></p>

<p>Sınav döneminde amacın, son anda beslenme düzenini değiştirmek değil, mevcut düzeni koruyarak zihinsel performansı desteklemek olduğunu kaydeden Hülya Yiğit İspiroğlu, “Bu nedenle öğrencilerin daha önce tüketmedikleri veya sindirim sistemi açısından alışık olmadıkları besinleri denememeleri, öğün atlamamaları ve yeterli su tüketmeleri önemli.” dedi.</p>

<p>Özellikle uzun süre ders çalışabilmek amacıyla aşırı miktarda kahve, çay veya enerji içeceği tüketmenin çarpıntı, huzursuzluk, dikkat dağınıklığı ve uyku problemlerine yol açarak beklenenin aksine performansı olumsuz etkileyebileceğini vurgulayan İspiroğlu, şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“Öğünlerin düzenli olması ve her ana öğünde protein, kompleks karbonhidrat, sağlıklı yağ ve sebze-meyve gruplarına yer verilmesi gerekir. Kahvaltıda yumurta, peynir, tam tahıllı ekmek ve söğüş sebzeler; öğle ve akşam öğünlerinde et, tavuk, balık veya kuru baklagillerle birlikte sebze yemekleri, salata ve tam tahıllı ürünler tercih edilebilir. Ara öğünlerde ise meyve, kefir, yoğurt ve çiğ kuruyemişler iyi seçeneklerdir.</p>

<p>Sınav öncesindeki son günlerde ağır, yağlı ve sindirimi zor yiyeceklerden uzak durulmalı; bireyde gaz ve sindirim şikâyetlerine neden oluyorsa kuru baklagiller, brokoli ve karnabahar gibi besinler kontrollü tüketilmelidir. Beyin performansı tek bir öğün veya tek bir besinle değil, günler boyunca sürdürülen düzenli beslenme, yeterli sıvı alımı ve kaliteli uyku ile şekillenir.”</p>

<p><strong>Sınav günü yeni beslenme alışkanlıkları denenmemeli!</strong></p>

<p>Sınav sabahında en önemli noktanın, öğrencinin alışık olduğu beslenme düzenini koruması olduğunun altını çizen Hülya Yiğit İspiroğlu, “Sınav günü performansı artıracağı düşüncesiyle farklı besinler denemek, normalde tüketilmeyen bir kahvaltı yapmak veya öğün düzenini değiştirmek doğru bir yaklaşım değildir. Öğrenciler deneme sınavlarına nasıl hazırlanıyor ve kendilerini hangi şekilde daha rahat hissediyorlarsa, sınav sabahında da benzer bir rutin izlemelidir.” dedi.</p>

<p>Kahvaltı yapan öğrenciler için yumurta, peynir, tam tahıllı ekmek ve söğüş sebzelerden oluşan dengeli bir öğünün tercih edilebileceğini aktaran İspiroğlu, “Ancak önemli olan belirli bir menüyü uygulamak değil, vücudun alışık olduğu düzeni korumaktır. Sınav öncesinde aşırı yağlı, ağır ve yüksek şeker içeren yiyeceklerden kaçınılmalı; çay ve kahve tüketimi de abartılmamalı. Fazla miktarda kafein bazı öğrencilerde çarpıntı, huzursuzluk ve dikkat dağınıklığına neden olabilirken, sık idrara çıkma ihtiyacını da artırabilir. Benzer şekilde sınavdan hemen önce aşırı sıvı tüketmek yerine, su tüketimini gün içine yaymak daha uygun olacaktır. Sınav sabahı yapılabilecek en doğru şey yeni bir beslenme planı uygulamak değil, vücudun ve zihnin alışık olduğu düzeni sürdürmektir.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 14:16:30 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/sinav-oncesi-beslenme-duzeni-degistirilmemeli-1781781390.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Beslenmeden, taktiğe YKS de başarıyı artıran stratejiler!</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/beslenmeden-taktige-yks-de-basariyi-artiran-stratejiler-84732</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/beslenmeden-taktige-yks-de-basariyi-artiran-stratejiler-84732</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, 20-21 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesinde adaylara sınav anında uygulanabilecek önemli önerilerde bulundu. </p>

<p>Sınav başarısının yalnızca bilgi düzeyiyle değil, bilgiyi doğru yönetebilme becerisiyle de yakından ilişkili olduğunu vurgulayan Akoğlan, sınav sırasında sakin kalmanın ve odağı korumanın başarıya önemli katkı sağlayacağını söyledi.</p>

<p><strong>İlk turda takılmadan ilerleyin</strong></p>

<p>Sınav sırasında zorlanan öğrencilerin bir soruya gereğinden fazla zaman harcamaması gerektiğini ifade eden Akoğlan, sınav anında başarıyı en üst düzeye çıkarmak için kullanılabilecek ve doğrudan uygulanabilecek taktikleri şöyle sıraladı: </p>

<p>“Tur tekniği (pas geçme); Soruları ilk okuyuşta çözemediğini hissettiğin an, üzerinde durmadan yanına bir işaret koyup hızlıca bir sonraki soruya geç. İlk turda yapabildiğin tüm soruları tamamlamak, hem sınavın geneli hakkında sana fikir verir hem de kalan zamanı zor sorulara daha rahat odaklanarak kullanmanı sağlar.</p>

<p><strong>Soru köklerini dikkatle okuyun!</strong></p>

<p>Soru kökü okuma stratejisi: Özellikle ‘değildir’, ‘yoktur’, ‘en fazladır’ gibi olumsuz veya kapsayıcı ifadelerin altını mutlaka çiz. Bu, zihnin sınav heyecanıyla soru kökünü yanlış yorumlamasının önüne geçen en basit ama en etkili güvenlik önlemidir.</p>

<p><strong>Kodlamayı sayfa veya bölüm sonunda yapın</strong></p>

<p>Turlama ve optik kodlama: Kodlamayı her soru biter bitmez değil, bir bölüm veya sayfa bittikten sonra yap. Bu, hem zihnini kısa süreliğine dinlendirmeni sağlar hem de kaydırma yapma riskini minimize eder.</p>

<p><strong>Güçlü olduğun alandan başla…</strong></p>

<p>Sınav başlangıç ritüeli: Sınavın başında, kendine en kolay gelen branştan veya soru tipinden başla. Bu, zihninin başarma duygusunu yaşamasını sağlayarak dopamin salgılanmasını ve sınavın devamında daha yüksek bir özgüvenle ilerlemeni tetikler.</p>

<p><strong>Zaman kontrolünü ihmal etmeyin</strong></p>

<p>Zaman yönetimi kontrolü: Sınav süresinin yarısında ve son 15 dakikada mutlaka saate bak. Kalan süreyi kontrol etmek, sınavın kontrolünün sende olduğunu hissettirir ve ani panik ataklarını engeller.</p>

<p><strong>TYT’nin sonucu AYT’yi etkilememeli</strong></p>

<p>Duygusal izolasyon: TYT’nin iyi veya kötü geçmesi, AYT’yi etkilememeli. Eğer TYT beklediğinden zor geçtiyse, ‘olan oldu, şimdi AYT'de toparlama zamanı’ düşüncesiyle kendine yeni bir sayfa aç. Eğer çok iyi geçtiyse, ‘iş bitti’ rehavetine kapılmadan odaklanmaya devam et.</p>

<p><strong>AYT’ye farklı bir zihinsel hazırlıkla geçin</strong></p>

<p>AYT odaklanması: Zihnini AYT’nin soru tipine ve ağırlığına göre yeniden programla. TYT hız ve pratik odaklıyken, AYT bilgi ve derinlik odaklıdır. TYT’den gelen o hızlı ritmi bir kenara bırakıp, AYT’nin gerektirdiği o daha yavaş, daha analitik ve daha dikkatli sürece kendini hazırla.</p>

<p><strong>Küçük hareketlerle zihninizi tazeleyin</strong></p>

<p>Küçük fiziksel hareketler: Oturduğun yerden kalk, birkaç adım at, omuzlarını ve boynunu esnet. Kan dolaşımını hızlandırmak, uzun süreli oturmanın getirdiği yorgunluk hissini dağıtır ve AYT kitapçığını açtığında daha taze bir zihinle başlamanı sağlar.”</p>

<p>Özgür Akoğlan, “Bu taktikler, bildiğin bilgiyi sınav kağıdına aktarırken yaşayabileceğin sınav kazalarını minimize etmeyi hedefler.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>

<p><strong>Beslenme rutinini kökten değiştirmek strese neden olabilir!</strong></p>

<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden Arş. Gör. Dr. Hatice Çolak Çetinkaya da sınav öncesi dönemde beslenme alışkanlıklarını da değerlendirdi.</p>

<p>YKS'ye sayılı günler kala öğrencilerin beslenme rutinini köklü biçimde değiştirmenin çocuklarda stres oluşturabileceğini ifade eden Dr. Çetinkaya, “Aynı zamanda daha önce denenmemiş besinlere ve beslenme rutinine geçmek sindirim sistemini olumsuz etkileyebilir. Öğrencinin var olan rutinini küçük adımlarla düzenlemesi en iyisi olacaktır. Kan şekerini istikrarlı tutmak için gün içinde 3 ana öğün ve 2 ara öğün şeklinde beslenilmesi, tam tahıllı ekmek, yulaf ezmesi, bulgur gibi besinler tüketilmesi önerilmektedir. Aynı zamanda enerjiyi uzun süreli ve sabit biçimde sağlamak ve tokluk hissini desteklemek için yumurta, kuru baklagiller, yoğurt ve peynir gibi protein kaynakları eklenebilir.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Meyve ve sebzeler dikkat ve ruh halini destekliyor</strong></p>

<p>Meyve ve sebze tüketiminin yalnızca fiziksel sağlık için değil zihinsel performans açısından da önemli olduğunu kaydeden Dr. Çetinkaya, “Öğrencilerin sevdiği meyve ve sebze tüketimlerini artırması antioksidan içeriği ile dikkat artırmada, psikolojik ruh halinin iyileşmesinde destek sağlayabilir. Ancak en önemli şeyin su tüketimi olduğu unutulmamalıdır. Hafif dehidrasyon bile odaklanma güçlüğüne yol açar; günde en az 2-2.5 litre su içilmesi önerilir.” ifadesinde bulundu. </p>

<p><strong>Fast food ve yüksek şekerli atıştırmalıklara dikkat!</strong></p>

<p>Hazır ve işlenmiş gıdaların sınav öncesi dönemde mümkün olduğunca azaltılması gerektiğini belirten Dr. Çetinkaya, şöyle devam etti: </p>

<p>“Hazır ve işlenmiş gıdalar, yüksek şekerli atıştırmalıklar ve fast food bu dönemde minimuma indirilmeli. Kan şekerini hızlı yükselten besinler aynı hızda düşeceğinden yorgunluk ve odaklanma güçlüğü yaratır. Dışarıdan tüketilen besinlerde, özellikle sıcak havalarda tavuklu, kremalı ve kızartılmış yiyeceklerde bozulma riski yüksektir. Bu durum gıda zehirlenmelerine ve gastroenterit gibi sağlık sorunlarına yol açabilir. Böyle bir rahatsızlık sınava çok yakın bir dönemde yaşanırsa öğrencinin performansını olumsuz etkileyebilir.”</p>

<p> <strong>Sınavdan bir gün önce tanıdık ve sindirimi kolay besinleri tercih edin</strong></p>

<p>Sınavdan önceki gün beslenmenin önemine değinen Dr. Çetinkaya, “Makarna, pilav, çorba, sebze yemeği gibi sindirimi kolay ve tanıdık yemekler tercih edilebilir. Yanında yeterli protein sağlayacak yumurta, tavuk veya baklagil içeren bir öğün ile tam tahıllı seçenekleri değerlendirmek mantıklı olur. Çünkü sınav günü için kan şekeri regülasyonuna ve enerji depolanmasına yardımcı olur. Enerji vermesi ve vitamin sağlaması için de bol sebze ve meyveyi de eklemek güzel bir alternatif olur.” dedi.</p>

<p>Sebze ve meyve tüketiminin de ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Dr. Çetinkaya, “Ancak daha önce sebze, kuru baklagil, tam tahıl gibi besinlere alışık değilse gaz ve şişkinlik yapma ihtimalinden dolayı tercih edilmemesi gerekir. Aynı zamanda yağlı, ağır ve kızartılmış yiyecekler, hiç denenmemiş yiyecekler (alerji ve sindirim riski), gazlı ve şekerli içecekler de kaçınılması gereken besinler arasındadır.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Sınav sabahı mideyi doldurmayın</strong></p>

<p>Sınav sabahı yapılacak kahvaltının dengeli ve ölçülü olması gerektiğini ifade eden Dr. Çetinkaya, şunları kaydetti:</p>

<p>“Kahvaltıda aşırıya kaçmamak da önemlidir. Mide doldurmak yerine orta miktarda, dengeli bir öğün hedeflenmelidir. Kahvaltıya alışık bir öğrenci değilse muz, yulaflı ürünler, ceviz, badem veya fındık (küçük bir avuç), protein bar, meyve bar gibi saatler boyunca enerjiyi dengeli tutacak, tokluk hissi verecek ve beyin dostu besinler tercih edilebilir. Kahvaltı alışkanlığı olan bir öğrenci ise haşlanmış yumurta ya da omlet, tam tahıllı ekmek ile yapılmış tost ve yanında söğüş sebze tüketirse uzun süreli enerji depolayacaktır.”</p>

<p><strong>Sınav sabahı ilk kez kahve içmeyin</strong></p>

<p>Kafein tüketimi konusunda da önemli uyarılarda bulunan Dr. Çetinkaya, düzenli kahve veya çay tüketen öğrencilerin alışık oldukları miktarın dışına çıkmamaları gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Sınav sabahı bir fincan filtre kahve veya 1-2 bardak çay genellikle yeterlidir.” diyen Dr. Çetinkaya, şöyle devam etti:<strong> </strong></p>

<p><strong>“</strong>Ancak düzenli kahve tüketmeyen öğrencilerin sınav sabahı ilk kez kafein alması ciddi riskler taşır, çarpıntı, titreme, mide rahatsızlığı ve aşırı gerginlik bu kişilerde çok daha belirgin görülür. Enerji içeceklerini içeriğinden dolayı normalde de önermiyoruz. Sınav gününde ise enerji içeceklerinden kesinlikle uzak durulmalıdır.”</p>

<p><strong>Kaygı yaşayan öğrenciler küçük porsiyonlarla beslenmeli</strong></p>

<p>Sınav kaygısının iştahsızlık ve sindirim sistemi sorunlarına neden olabileceğini belirten Dr. Çetinkaya, “Bu dönemde büyük porsiyonlar yerine küçük porsiyonlarla ve daha sık aralıklarla beslenmek daha doğru olacaktır.” dedi.</p>

<p>Kahve, çikolata, soğan ve nane gibi bazı besinlerin mide hassasiyetini artırabileceğini ifade eden Dr. Çetinkaya, “Yoğurt, kefir ve ayran gibi probiyotik kaynakları bağırsak sağlığını destekleyebilir. Ayrıca ıhlamur ve papatya gibi bitki çayları hem sakinleştirici etkileri hem de sıvı alımına katkıları nedeniyle tercih edilebilir.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Başarı için beden de en az zihin kadar hazırlanmalı</strong></p>

<p>Öğrencilerin sınav öncesi dönemde en sık yaptığı hataların başında kahvaltıyı atlamak, aşırı kafein tüketmek ve enerji içeceklerine yönelmek olduğunu belirten Dr. Çetinkaya, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“En önemli tavsiyemiz öğrencilerin kendilerini rahat ve güvende hissetmeleridir. Ailelerin de bu ortamı sağlaması büyük önem taşır. Sınav başarısı için yalnızca zihnin değil, bedenin de iyi hazırlanmış olması gerekir. Beslenme açısından tanıdık yiyecekleri tercih etmek, yeterli miktarda su tüketmek, kahvaltıyı atlamamak ve aşırı kafeinden kaçınmak temel kurallar arasında yer alır. Bu basit ama etkili öneriler, öğrencilerin uzun süredir verdikleri emeğin karşılığını en iyi şekilde alabilmelerine yardımcı olacaktır. Ayrıca sınavdan önceki gün aşırı yemek yememek ve enerji içeceklerine güvenmemek gerektiği de unutulmamalıdır.” </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 14:16:21 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/beslenmeden-taktige-yks-de-basariyi-artiran-stratejiler-1781781381.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>40 Yıl Aradan Sonra  Keten Üretimi Yeniden Başladı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/40-yil-aradan-sonra-keten-uretimi-yeniden-basladi-84731</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/40-yil-aradan-sonra-keten-uretimi-yeniden-basladi-84731</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="color:black">Kandıra Belediyesi tarafından yürütülen KETENKÖY Projesi kapsamında, yaklaşık 40 yıl aradan sonra yeniden üretime kazandırılan keten bitkisinde hasat heyecanı yaşanıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="color:black">Coğrafi işaretli Kandıra bezinin ham maddesi olması nedeniyle büyük önem taşıyan keten, ilçede hem tarımsal hem de kültürel açıdan yeniden değer kazanıyor. 1980’li yıllarda tamamen sona eren keten tarımı, yürütülen çalışmalarla yeniden canlandırıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="color:black">Kandıra Belediyesi öncülüğünde; saha çalışmalarında temin edilen 50 kilogram ata tohumu, üç yıldan beri yaklaşık 10’ar dönümlüklük alanlara ekiliyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="color:black">Ortalama 8 aylık büyüme sürecinin ardından 1 metreyi aşan keten bitkilerinin hasadı, geleneksel yöntemlerle gerçekleştirilmeye başlandı.</span></span></p>

<h3><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Cambria,serif"><span style="color:#4f81bd"><strong><span style="color:black">Tarımsal ve kültürel yeniden doğuş</span></strong></span></span></span></h3>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="color:black">Kandıra Belediyesi tarafından üç yıldır ekimi yapılan ve bu yıl da hasadına başlanan keten, yalnızca bir tarımsal üretim faaliyeti olmanın ötesinde, bölgenin unutulmaya yüz tutmuş üretim kültürünün yeniden canlanması olarak değerlendiriliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="color:black">Keten bitkisinin Kandıra’da yeniden ekilmesiyle birlikte hem atıl tarım arazilerinin üretime kazandırılması hem de yerel ekonomiye yeni bir üretim modeli oluşturulması hedefleniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="color:black">Kandıra Belediye Başkanı Erol Ölmez, keten üretiminin yeniden başlamasını “geçmişle geleceği buluşturan bir adım” olarak nitelendirerek, ilçenin tarımsal hafızasının yeniden canlandırıldığını ifade etti. Ölmez, ketenin geçmişte bölge halkı için önemli bir geçim kaynağı olduğunu hatırlatarak, “Keten bitkisini yeniden gün yüzüne çıkarmak, sadece bir tarım projesi değil; aynı zamanda kültürel bir mirası yeniden yaşatma çabasıdır” dedi.</span></span></p>

<h3><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Cambria,serif"><span style="color:#4f81bd"><strong><span style="color:black">Üretimden ekonomiye uzanan zincir</span></strong></span></span></span></h3>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="color:black">Proje kapsamında elde edilen keten liflerinin ileri teknoloji tesislerde işlenerek Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin el sanatları atölyelerinde yeniden dokunması planlanıyor. Böylece üretim zincirinin tarımdan sanayiye ve el sanatlarına uzanan sürdürülebilir bir modele dönüşmesi hedefleniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="color:black">Yetkililer, Türkiye’de ketenin ağırlıklı olarak yağlık üretim için yetiştirildiğini ancak lif kalitesinin ekonomik açıdan daha değerli olduğunu belirterek, uygun alanlarda yaygınlaştırılmasının çiftçi gelirine önemli katkı sağlayacağını vurguluyor.</span></span></p>

<h3><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Cambria,serif"><span style="color:#4f81bd"><strong><span style="color:black">Geçmişi hatırlatan hasat</span></strong></span></span></span></h3>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="color:black">Hasada katılan vatandaşlar, tarlalarda keten’in yeniden görülmesinin geçmişe dair güçlü bir hatırlatma olduğunu ifade etti. Yaşlı üreticiler ise ketenin bir dönem çeyizden günlük yaşama kadar birçok alanda kullanıldığını hatırlatarak, bu kültürün yeniden canlanmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi.</span></span></p>

<h3><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Cambria,serif"><span style="color:#4f81bd"><strong><span style="color:black">Hedef: kalıcı üretim modeli</span></strong></span></span></span></h3>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="color:black">KETENKÖY Projesi ile keten üretiminin yalnızca dönemsel bir çalışma olmaktan çıkarılarak kalıcı bir üretim modeline dönüştürülmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında tohum çoğaltımıyla birlikte üretimin ilerleyen yıllarda daha geniş alanlara yaygınlaştırılması planlanıyor.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 14:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/40-yil-aradan-sonra-keten-uretimi-yeniden-basladi-1781781354.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Genelde erken evrede belirti vermiyor!</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/genelde-erken-evrede-belirti-vermiyor-84730</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/genelde-erken-evrede-belirti-vermiyor-84730</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Boynunuzda fark ettiğiniz küçük ve ağrısız bir şişlik, sesinizdeki inatçı bir kısıklık ya da yutkunurken yaşadığınız güçlük... Çoğu zaman önemsenmeyen bu belirtiler, boynun ön ve orta kısmında yer alan tiroit bezindeki kanserin ilk sinyalleri olabilir. Erken evrede çoğunlukla hiçbir belirti vermeyen tiroit kanserinde iyi haber ise görüntüleme yöntemlerinin yaygın kullanımı sayesinde bu bezdeki en küçük değişikliklerin dahi erken dönemde fark edilebilmesi. <strong>Acıbadem Altunizade Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İldem Deveci</strong>, tiroit  kanserlerinde erken evrede tanı konulan hastalarda sağkalım oranlarının oldukça yüksek olduğunu vurgulayarak, “Erken tanı için özellikle risk grubunda yer alan kişilerin düzenli kontrollerini ihmal etmemesi ve boyun bölgesinde fark ettikleri değişiklikleri ciddiye alarak bir uzmana başvurması büyük önem taşımaktadır" diyor.</p>

<p><strong>Dünyada görülme sıklığı en hızlı artan kanser türü ama…</strong></p>

<p>Tiroit, boynun ön kısmında yer alan ve vücudun metabolizma hızını düzenleyen hormonların üretiminden sorumlu olan önemli bir salgı bezi. Hormonal etkenler, baş-boyun bölgesine uygulanan radyoterapi öyküsü, çevresel radyasyon maruziyeti ya da genetik yatkınlık nedeniyle tiroit bezi hücrelerinde kontrolsüz çoğalmalar oluşabiliyor. Tiroit kanserlerinin dünyada en hızlı artış gösteren kanser türleri arasında yer aldığına dikkat çeken Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İldem Deveci, “Dünya genelinde her yıl yaklaşık 600 bin yeni tiroit kanseri vakası tanı alırken, Türkiye'de bu sayı yıllık ortalama 30 bine ulaşmaktadır. Ancak bu artışın önemli nedenlerinden biri, rutin muayene ve check-up uygulamalarının yaygınlaşmasıdır. Bununla birlikte ultrason gibi görüntüleme yöntemlerinin daha sık kullanılması da henüz belirti vermeyen küçük tümörlerin daha erken evrede saptanabilmesini sağlamaktadır” ifadelerini kullanıyor.  </p>

<p><strong>Ağrısız şişlik ilk işaret olabilir</strong></p>

<p>Tiroit kanserleri en sık 20-60 yaş aralığında görülüyor. Kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 4 kat daha fazla rastlanıyor.<strong> </strong>Prof. Dr. İldem Deveci, bunun en önemli sebebinin üreme çağındaki kadınlarda östrojen hormonunun tiroit dokusu üzerindeki etkileri olduğunu belirtiyor. Tiroit kanserlerinin genelde erken dönemde belirti vermediğini, sadece görüntüleme yöntemleriyle tespit edilebildiğini ifade eden Prof. Dr. İldem Deveci, “Ancak kanser büyüdükçe en sık boyundaki orta hatta ele gelen ya da gözle görülebilen şişlikler oluşturmaktadır. Bu şişlikler çoğu zaman ağrısız ve sert yapıdadır. Kanser büyüdükçe çevre dokuları da etkileyerek ses kısıklığı, yutma güçlüğü ve boğaz ağrısına neden olabilir. Lenf nodlarına da metastaz yaparak boyun yan taraflarında da şişlik oluşturabilir” diyor. </p>

<p><strong>Ailede tiroit hastalığı varsa, dikkat! </strong></p>

<p>Tiroit kanserlerine  karşı riskli grupta bulunan kişilerin düzenli doktor kontrolünden geçmesinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. İldem Deveci, “Özellikle ailesinde tiroit hastalığı ve otoimmün hastalığı olanların, daha önce baş veya boyun bölgesine ışın tedavisi almış olanların, hamilelerin, iyot eksikliği sık rastlanan bölgelerde yaşayanların ve 35 yaş üstü kadınların rutin muayene olması son derece önemlidir” diye konuşuyor. </p>

<p><strong>Şüpheli nodülde biyopsi şart</strong></p>

<p>Tiroit kanserlerinde tanı sürecinin çoğu zaman muayene sırasında tiroit nodülü veya boyun lenf bezlerinde şüpheli bulguların saptanmasıyla başladığını söyleyen Prof. Dr. İldem Deveci, “Şüpheli nodüllerde ultrason eşliğinde ince iğne aspirasyon biyopsisi yapılarak alınan örnekler patolojik olarak değerlendirilir ve kesin tanıya ulaşılır. Gerektiğinde kan tetkikleri, genetik incelemeler ile bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme gibi ek yöntemlerden de tanı ve tedavi planlamasında yararlanılabilir" diyor. <strong> </strong></p>

<p><strong>Tiroit bezinin tümü alınmayabiliyor!</strong></p>

<p>Tüm kanser türlerinde olduğu gibi tiroit kanserlerinde de erken tanı ile tedavideki başarı oranının yükseldiğinin altını çizen Prof. Dr. İldem Deveci, “Erken evrede yakalanan ve tedavi edilen vakalarda sağkalım oranları oldukça yüksektir. Erken evrede yakalandığında kanser için tiroit bezinin tümü alınmadan sadece kanserli tarafın alındığı kısmi cerrahilerin de yapılması mümkün olabilmektedir. Bu sayede hastaların ömür boyu hormon ilacı kullanma ihtiyaçları ortadan kalkabilmektedir. Erken evre vakalarda ameliyat sonrası kemoterapi ve radyo aktif iyot tedavisi olarak bilinen atom tedavisi gibi ek tedavilere de çoğunlukla ihtiyaç olmamaktadır” diyor. </p>

<p><strong>Tiroit kanserinde temel tedavi cerrahi</strong></p>

<p>Tiroit kanserlerinde temel tedavi yöntemini cerrahi oluşturuyor. Hastalığın evresine göre yalnızca kanserli bölümün çıkarılması yeterli olabilirken, bazı hastalarda tiroit bezinin tamamının alınması gerekebiliyor. Boyun lenf bezlerine yayılım saptanması durumunda ise aynı operasyon sırasında bu dokular da temizleniyor. Tedavide amaçlarının tümörlü dokuyu tamamen ortadan kaldırırken hastanın yaşam kalitesini korumak olduğunu belirten Prof. Dr. İldem Deveci, “Tiroit kanserlerinde cerrahi planlama hastalığın evresine ve yayılım durumuna göre kişiye özel olarak yapılmaktadır. Hastalarımızın büyük bölümü ameliyattan sonra 1-2 gün içerisinde taburcu olmakta ve yaklaşık bir hafta içinde günlük yaşamlarına dönebilmektedir” diyor. Prof. Dr. Deveci, hastalığın evresine göre cerrahi sonrasında radyoaktif iyot tedavisi veya diğer ek tedavilere ihtiyaç duyulabileceğini belirtiyor.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 14:15:24 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/genelde-erken-evrede-belirti-vermiyor-1781781324.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Fil ailesi 5 yaşına girdi</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/fil-ailesi-5-yasina-girdi-84729</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/fil-ailesi-5-yasina-girdi-84729</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Doğal Yaşam Parkı’nda yaşayan Türkiye’nin tek fil ailesinin en küçük üyesi Ege, 5’inci yaşını meyvelerden hazırlanan özel pastayla kutladı. Enerjisi ve oyunlarıyla kutlamaya renk katan minik fil, ziyaretçilerin ilgi odağı oldu.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Doğal Yaşam Parkı’nda yaşayan Türkiye’nin tek fil ailesinin en küçük üyesi Ege, 5’inci yaşını renkli görüntüler eşliğinde kutladı. Fil ailesinin anne ve babası Begümcan ile Winner’ın üçüncü yavrusu olan minik fil için meyvelerden özel bir doğum günü pastası hazırlandı. Pastasının tadını çıkaran Ege, enerjisi ve neşeli tavırlarıyla kutlamanın yıldızı oldu. Kutlama boyunca bir an olsun yerinde durmayan Ege, annesi Begümcan ve ablalarıyla birlikte koşup oynayarak keyifli anlar yaşadı. Enerjisiyle dikkat çeken minik fil, zaman zaman yaptığı oyunlarla ailesini de hareketlendirdi. Yeni yaşına sevgi dolu bir ortamda adım atan Ege, ortaya sıcak ve renkli görüntüler çıkardı. Doğal Yaşam Parkı’nın en sevilen sakinlerinden biri olan minik fil, 5’inci yaşında da neşesiyle ilgi odağı olmayı sürdürdü.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 14:15:13 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/fil-ailesi-5-yasina-girdi-1781781313.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bu 6 Belirti Çocuklarda Diyabet Habercisi Olabilir</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/bu-6-belirti-cocuklarda-diyabet-habercisi-olabilir-84728</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/bu-6-belirti-cocuklarda-diyabet-habercisi-olabilir-84728</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda çocukluk çağı diyabetinde dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Özellikle tip 1 diyabetin çocukluk çağında en sık görülen diyabet türü olduğunu vurgulayan uzmanlar, erken tanının hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. Diyabet bazen sinsi seyrederek fark edilmesi güç bir tablo oluşturabildiğinden, erken uyarı sinyallerinin bilinmesi büyük önem taşıyor. Özellikle aşırı susama, sık idrara çıkma, açıklanamayan kilo kaybı ve halsizlik gibi belirtiler diyabetin ilk işaretleri arasında yer alabiliyor. Memorial Ataşehir\Göztepe Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Elif Söbü, çocuklarda diyabetin belirtileri ve tedavi süreci hakkında bilgi verdi.</p>

<p><strong>Her yıl 2 bin 500 çocuk diyabet tanısı alıyor</strong></p>

<p>Çocukluk çağındaki diyabet vakalarının yüzde 95’inden fazlasını tip 1 diyabet oluşturmaktadır. Bu hastalık, pankreastaki insülin üreten beta hücrelerinin bağışıklık sistemi tarafından hasara uğratılması sonucu ortaya çıkar. Toplumda yaygın olarak bilinen tip 2 diyabetten farklı bir mekanizmaya sahip olan tip 1 diyabet, çocuklarda görülen diyabet vakalarının büyük çoğunluğunu oluşturur.</p>

<p>Dünya genelinde 20 yaş altındaki yaklaşık 1,5 milyon çocuk ve ergen, tip 1 diyabetle yaşamını sürdürmektedir. Türkiye’de ise yaklaşık 45-50 bin çocuk ve ergen tip 1 diyabetlidir ve her yıl yaklaşık 2 bin- 2 bin 500 çocuk yeni tanı almaktadır. Son yıllarda yayımlanan bilimsel raporlar da hem dünyada hem de ülkemizde çocukluk çağı diyabetinin giderek arttığını ortaya koymaktadır.</p>

<p><strong>Bu 6 belirti diyabetin ilk sinyali olabilir</strong></p>

<p>Diyabet bazen sinsi ilerleyebilir ve belirtiler başlangıçta gözden kaçabilir. Bu nedenle çocuklarda diyabetin en sık görülen belirtilerini tanıma, erken tanı ve tedavi sürecinde önemli avantaj sağlayabilir. Bu belirtiler aileler için önemli bir uyarı niteliği taşıyabilir:</p>

<ol>
	<li>Aşırı susama</li>
	<li>Sık ve fazla miktarda idrar yapma</li>
	<li>Gece alt ıslatma veya idrar kaçırmanın başlaması</li>
	<li>Açıklanamayan kilo kaybı</li>
	<li>Halsizlik ve yorgunluk</li>
	<li>Ağız kuruluğu</li>
</ol>

<p>Bu belirtilerin bir arada görülmesi durumunda vakit kaybetmeden bir hekime başvurulmalıdır. Erken tanı sayesinde diyabetik ketoasidoz gibi hayatı tehdit edebilen ciddi tabloların önüne geçilebilir.</p>

<p><strong>Aileler kendilerini suçlamamalı ancak bilinçli davranmalı</strong></p>

<p>Tanı sonrasında ailelerin en sık sorduğu sorulardan biri, “Acaba yanlış bir şey mi yaptık?” olur. Ancak ailelerin bunu bilmesi gerekir ki; tip 1 diyabet; fazla şeker tüketimi, stres, yanlış beslenme veya ebeveyn hatalarından kaynaklanan bir hastalık değildir. Tip 1 diyabetin kesin nedeni bugün hala tam olarak bilinmemektedir. Günümüzde hastalığı tamamen önlemenin veya ortadan kaldırmanın bir yolu bulunmasa da erken tanı, düzenli takip ve bilimsel tedavi yaklaşımları sayesinde çocuklar son derece sağlıklı ve aktif bir yaşam sürdürebilmektedir.</p>

<p><strong>Diyabetli çocuklara “arkadaşım diyabet” bakış açısı kazandırılmalı</strong></p>

<p>Çocukların diyabete uyum sağlamasında kullanılan en güçlü yaklaşımlardan biri “arkadaşım diyabet” bakış açısıdır. Günümüzde çocuklara ve ailelere önerdiğimiz bu yaklaşım, diyabeti bir düşman olarak görmek yerine onunla yaşamayı öğrenmektir. Diyabeti doğru yönetildiğinde yaşamın bir parçası hâline gelen bir yol arkadaşı olarak görmek, hem çocukların hem de ailelerin psikolojik yükünü önemli ölçüde azaltmaktadır. Düzenli kan şekeri takibi, doğru insülin kullanımı, teknolojik cihazlardan etkin yararlanma ve pozitif yaklaşım sayesinde çocuklar özgüvenlerini koruyarak sosyal yaşamlarına rahatlıkla devam edebilmektedir.</p>

<p><strong>Teknolojik gelişmeler tedaviyi kolaylaştırıyor</strong></p>

<p>Son yıllarda diyabet tedavisinde yaşanan teknolojik gelişmeler çocukların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırmıştır. Sürekli glikoz ölçüm sistemleri (CGM), insülin pompaları ve hibrit kapalı döngü sistemleri sayesinde kan şekeri kontrolü daha güvenli ve daha başarılı şekilde sağlanabilmektedir. Bu teknolojiler sayesinde çocuklarda kan şekeri dalgalanmaları azalmakta, hipoglisemi riski düşmekte, gece takipleri de daha güvenli hale gelmektedir. Çocuklar okul, spor ve sosyal yaşamlarına daha rahat uyum sağlamaktadır.</p>

<p><strong>Doğru yönetilen diyabet çocuğun geleceğini kısıtlamaz</strong></p>

<p>Çocukluk çağı diyabeti konusunda toplumun her kesiminde farkındalığın artırılması önemlidir. Ailelerin erken belirtileri tanıması, düzenli sağlık kontrollerini aksatmaması ve bilimsel tedavi yöntemlerinden yararlanması sayesinde diyabetli çocuklar sağlıklı, üretken ve mutlu bireyler olarak yaşamlarını sürdürebilir. Unutulmamalıdır ki, diyabet tanısı bir son değil; doğru bilgi, güçlü aile desteği, deneyimli sağlık ekipleri ve güncel teknolojilerle başarıyla yönetilebilen bir yaşam yolculuğudur. İyi yönetilen diyabet, çocukların büyüme ve gelişimini olumsuz etkilemez. Kan şekeri kontrolü iyi olan çocuklar eğitim hayatlarına, spor faaliyetlerine ve sosyal yaşamlarına yaşıtlarıyla aynı şekilde devam edebilmektedir.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 14:14:53 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/bu-6-belirti-cocuklarda-diyabet-habercisi-olabilir-1781781293.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>VakıfBank tan sürdürülebilirlik bağlantılı   faiz swap işlemi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/vakifbank-tan-surdurulebilirlik-baglantili-faiz-swap-islemi-84727</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/vakifbank-tan-surdurulebilirlik-baglantili-faiz-swap-islemi-84727</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>200 milyon Euro tutarında ve yaklaşık 10 yıl vadeli işlem,&nbsp;altyapı yatırımlarında risk yönetimi ile sürdürülebilir finansman yaklaşımını bir araya getirirken; sürdürülebilirlik kriterlerinin türev ürünlere entegrasyonu açısından da öncü bir uygulama niteliği taşıyor.</p>

<p>VakıfBank, sürdürülebilir finansmanı yalnızca kaynak sağlayan bir yapı olarak değil, risk yönetiminden finansman modellerine kadar tüm süreçlere entegre edilen stratejik bir yaklaşım olarak değerlendiriyor. Gerçekleştirilen işlem ile birlikte proje finansmanına ilişkin faiz riskinin daha etkin yönetilmesi sağlanırken, çevresel ve sosyal performans kriterlerini risk yönetimi süreçlerine entegre eden yenilikçi bir yapı oluşturuldu.</p>

<p>Çevresel ve sosyal performans kriterlerine dayalı model, altyapı yatırımlarında sürdürülebilir finansman uygulamalarının farklı alanlarda kullanımına yönelik önemli bir örnek niteliği taşırken, sürdürülebilirlik kriterlerinin türev ürünlere entegrasyonu açısından da öncü bir uygulama olarak öne çıkıyor.</p>

<p>VakıfBank, kalkınma odaklı değer bankacılığı vizyonu doğrultusunda; üretim, ihracat, istihdam, teknoloji gibi ülkemizin stratejik yatırımlarını destekleyen projelere uzun vadeli finansman çözümleri sunmayı sürdürüyor. Banka, sadece bugünün ihtiyaçlarına değil, Türkiye’nin gelecekteki büyüme potansiyeline katkı sağlayacak alanlara odaklanırken; kaynaklarını ülkemize katma değer sağlayan yatırımlara yönlendirmeye ve reel sektörün sürdürülebilir büyümesini destekleyen yenilikçi finansman çözümleri geliştirmeye devam ediyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 14:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/vakifbank-tan-surdurulebilirlik-baglantili-faiz-swap-islemi-1781781285.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İzmir Öğretmen Akademileri 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Kapanış Programı Gerçekleştirildi</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/izmir-ogretmen-akademileri-2025-2026-egitim-ogretim-yili-kapanis-programi-gerceklestirildi-84726</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/izmir-ogretmen-akademileri-2025-2026-egitim-ogretim-yili-kapanis-programi-gerceklestirildi-84726</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="text-justify:inter-ideograph"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Millî Eğitim Bakanlığı himayesinde İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda, 2025-2026 eğitim öğretim yılı boyunca öğretmenlerin meslekî, kültürel ve kişisel gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla faaliyetlerini sürdüren ‘‘İzmir Öğretmen Akademileri’’ kapanış programı İzmir Atatürk Lisesi Konferans Salonunda gerçekleştirildi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="text-justify:inter-ideograph"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Programa; İzmir İl Millî Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı İlker Erarslan, İl Millî Eğitim Şube Müdürü Doç. Dr. Özden Ölmez Ceylan, Öğretmen Akademileri’nde eğitim veren; akademisyenler, yazarlar ve sanatçılar, Öğretmen Akademileri koordinatörleri ve çok sayıda öğretmen katıldı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="text-justify:inter-ideograph"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><b><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Öğretmen Akademileri Zengin İçerikleriyle Tamamlandı</span></b></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="text-justify:inter-ideograph"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Edebiyat, Şehir ve Kültür, Müzik, Düşünce ve Biyografi Akademileri kapsamında gerçekleştirilen etkinliklerde öğretmenler; alanında uzman akademisyenler, yazarlar, sanatçılar ve düşünce insanlarıyla buluşarak zengin içerikli eğitim faaliyetlerine katıldı ve öğrenmenin, paylaşmanın, birlikte üretmenin güçlü örneklerini ortaya koydu.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="text-justify:inter-ideograph"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Program, İzmir Maarif Orkestrası’nın hazırladığı mini konser ile başladı. </span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="text-justify:inter-ideograph"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü Öğretmen Akademileri İl Koordinatörü Eser Arık Dereli açılış konuşmasında ‘‘2025-2026 eğitim öğretim yılında; 65 akademi programı içerisinde 50’den fazla akademisyen, yazar, sanatçı ve uzman ismin yer aldığı eğitim faaliyetlerine, 300’e yakın öğretmen katıldı. Süreç içerisinde katkıda bulunan tüm eğitmenlerimize ve öğretmenlerimize teşekkür ediyorum.’’ dedi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="text-justify:inter-ideograph"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Çörekçioğlu konuşmasında, Öğretmen Akademileri’nin eğitim camiası için önemli olan bir platform olduğunu vurguladı. Bu çalışmada emeği geçen tüm eğitmen ve öğretmenlere teşekkürlerini iletti.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="text-justify:inter-ideograph"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><b><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Ben Yenilenmeliyim, Değişip Dönüşmeliyim Diyen Eğitimciler Gelişir</span></b></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="text-justify:inter-ideograph"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">İzmir İl Millî Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi konuşmasında, Öğretmen Akademileri’nin her geçen yıl daha nitelikli çalışmalarla insana dokunan, insana değer veren ve insanı besleyen kıymetli eğitmenleriyle tamamlandığını vurguladı. Ayrıca "Ben yenilenmeliyim, değişmeliyim ve dönüşmeliyim." diyen öğretmenlerin talep ettikleri ve kendilerini besledikleri bir alan haline geldiğini belirtti. Yahşi konuşmasına şu sözleri ekledi: ‘‘Yapay zekanın geliştiği bu dönemde değişmeye ve gelişmeye açık olmalıyız. Çünkü biz insanı besliyoruz. Onun için bu salonda bulunan, gayret gösteren, eğitim adına gerçekten sancı çeken tüm katılımcılara yürekten teşekkür ediyorum.’’</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="text-justify:inter-ideograph"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Öğretmen Akademileri katılımcısı Şahika At tarafından Behçet Necatigil’e ait ‘‘Açık’’ adlı şiir okundu.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="text-justify:inter-ideograph"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Öğretmen Akademileri’nde eğitim veren akademisyenlere plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekimi ardından program sona erdi.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"> </p>

<p style="text-align:justify"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 14:14:32 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/izmir-ogretmen-akademileri-2025-2026-egitim-ogretim-yili-kapanis-programi-gerceklestirildi-1781781272.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İSO 500 Büyük Sanayi Listesini açıkladı…</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/iso-500-buyuk-sanayi-listesini-acikladi-84725</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/iso-500-buyuk-sanayi-listesini-acikladi-84725</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025” araştırmasının sonuçları, İskenderun Bölgesi’nin sanayideki gücünü bir kez daha ortaya koydu. Üretimden satışlar esas alınarak hazırlanan listede bölgeden toplam 19 firma yer almayı başardı.
Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarının sıralandığı listede bazı firmalar yükseliş gösterirken, bazıları ise önceki yıla göre geriledi. Bu dönemde en dikkat çekici düşüşlerden biri, Rus sermayeli MMK Metalürji ve Liman İşletmeciliği A.Ş.’de yaşandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>BÖLGENİN LOKOMOTİF</p>

<p>FİRMALARI LİSTEDE</p>

<p>Araştırma sonuçlarına göre İskenderun Demir ve Çelik A.Ş. üç basamak gerileyerek 11’inci sırada yer aldı. Tosyalı Demir Çelik Sanayi A.Ş. bir sıra yükselerek 14’üncü sıraya çıkarken, Tosçelik Profil ve Sac Endüstrisi A.Ş. iki basamak gerileyerek 20’nci sırada yer aldı.</p>

<p>Tosyalı Metalürji önceki yılki yerini koruyarak 53’üncü sırada bulunurken, Atakaş Çelik Sanayi A.Ş. yedi basamak yükselerek 76’ncı sıraya çıktı. Tosyalı Toyo Çelik A.Ş. 37 sıra gerileyerek 113’üncü, Tosyalı Filmaşin ve İnşaat Demir Üretim Sanayi A.Ş. ise bir basamak düşüşle 118’inci sırada yer aldı.<br />
Koç Metalürji A.Ş. 10 basamak yükselerek 144’üncü sıraya çıkarken, Net Haddecilik Sanayi Ticaret Ltd. Şti. 18 sıra yükselerek 218’inci sıraya yerleşti. Tosçelik Spiral Boru Üretim Sanayi A.Ş. 40 basamaklık yükselişle 277’nci sıraya çıkarken, İlhan Demir Çelik Boru Profil Endüstrisi A.Ş. 58 sıra gerileyerek 358’inci sırada yer aldı. CRT Metal Sanayi ve Ticaret A.Ş. ise geçen yılki yerini koruyarak 483’üncü sırada listede kendine yer buldu.</p>

<p>MERKEZİ HATAY DIŞINDA</p>

<p>OLAN FİRMALAR DA LİSTEDE</p>

<p>Üretim faaliyetlerini bölgede sürdüren ancak merkezleri Hatay dışında bulunan firmalar da İSO 500 listesinde yer aldı. Yücel Boru ve Profil Endüstrisi A.Ş. 15 sıra gerileyerek 64’üncü, Atlas Enerji Üretim A.Ş. dört sıra düşerek 96’ncı sırada yer aldı.</p>

<p>Yazıcı Demir Çelik Sanayi ve Turizm Ticaret A.Ş. 50 basamak yükselerek 97’nci sıraya çıkarken, Ekinciler Demir Çelik Sanayi A.Ş. 15 sıra gerileyerek 126’ncı oldu. MMK Metalürji ve Liman İşletmeciliği A.Ş. 72 sıra düşüşle 182’nci sıraya gerilerken, Noksel Çelik Boru Sanayi A.Ş. 45 basamak kayıpla 232’nci sırada yer aldı. Çayırova Boru Sanayi ve Ticaret A.Ş. ise 36 sıra gerileyerek 360’ıncı sırada listelendi.</p>

<p>HALİL ŞAHİN’İN ŞİRKETİ</p>

<p>YÜKSELİŞ GÖSTERDİ</p>

<p>İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası (İTSO) eski Başkanı Halil Şahin’in sahibi olduğu İzmir Demir Çelik Sanayi A.Ş. ise başarı grafiğini yükseltmeye devam etti. Şirket, üç basamak yükselerek İSO 500 listesinde 38’inci sıraya yerleşti.</p>

<p>İSO’nun 2025 yılı araştırması, İskenderun ve çevresinin demir-çelik başta olmak üzere ağır sanayi alanındaki üretim gücünü ve Türkiye ekonomisindeki stratejik konumunu bir kez daha gözler önüne serdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ATSİAD Başkanı Ceritbinmez, &#039;Ekonominin Çarkları Dönmeye Başladı&#039;</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/atsiad-baskani-ceritbinmez-ekonominin-carklari-donmeye-basladi-84724</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/atsiad-baskani-ceritbinmez-ekonominin-carklari-donmeye-basladi-84724</guid>
                <description><![CDATA[Akdeniz Tüccar ve Sanayici İşinsanları Derneği (ATSİAD) Başkanı Mithat Ceritbinmez, uzun süredir durma noktasına gelen ekonomi çarklarının ABD ile İran arasında varılan barış mutabakatı sonrası piyasaların hareketlenmeye başladığını söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ceritbinmez, savaşın bitmesinin Türkiye açısından sadece ekonomik değil, ekonomi dışı riskleri de azaltan bir gelişme olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ATSİAD Başkanı ve Edip Demir Çelik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Ceritbinmez; demir çelik, gübre, filtre, liman ve lojistik sektörleri başta olmak üzere, onlarca sektörde yeni umutların ışığında ticari hareketliliğin başladığına dikkat çekti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Uzun yıllar Suriye’deki savaş ortamından olumsuz etkilenen ekonominin, pandemi, depremler ve ardından ABD ile İran arasında yaşanan savaş ortamında ciddi sıkıntılar yaşadığını hatırlatan Ceritbinmez, aylardır durma noktasına gelen ekonomide, barış mütabakatı sonrası yeniden hareketlenmesinin sevindirici olduğuna vurgu yaptı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Suriye’de normalleşme sürecinde Türkiye ile ilişkilerde beklentilerin aksine yüksek vergiler uygulamasının ‘vefasızlık’ olarak nitelendirilen ciddi hayal kırıklığına sebep olduğunu hatırlatan Ceritbinmez, Türkiye hükümetinin girişimleri sonucu vergilerin aşağı çekilmesiyle ‘evet ama yetmez’ mihvalinde rahatlama sağladığına değinerek şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“ Suriye’deki savaş ortamında milyonlarca kişiye kapılarını açması, her türlü destekle himaye etmesi bir yana, tüm verilen desteklere rağmen normalleşme döneminde Türkiye ile ilişkilerde yüksek vergi ve ağır şartlar uygulamasının kabul edilemez. Önümüzdeki günlerde &nbsp;Türkiye-Suriye ilişkileri için daha olumlu bir süreç bekliyoruz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın Türkiye ve tüm Dünya’ya maliyetinin telafisi çok zor hasarlara neden oldu. ABD ile İran arasında Pakistan’da gerçekleşen barış mutabakatının duyurulması sonrası ekonominin tüm çarklarının verdiği olumlu tepkilerle nefes almaya başladığı için mutlu olduk.”</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/atsiad-baskani-ceritbinmez-ekonominin-carklari-donmeye-basladi-1781615396.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sıcak havalar mikroplara fırsat tanıyor!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/sicak-havalar-mikroplara-firsat-taniyor-84723</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/sicak-havalar-mikroplara-firsat-taniyor-84723</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, yaz aylarında sıcaklıkların artmasıyla birlikte sağlık riski oluşturabilecek durumlar hakkında bilgi verdi.</p>

<p><strong>Sıcaklık yükseldikçe mikroorganizmalar da hızla çoğalıyor</strong></p>

<p>Yaz mevsiminin yalnızca insanlar için değil, hastalık yapıcı mikroorganizmalar için de uygun bir yaşam ortamı oluşturduğunu belirten Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Sıcak ve nemli havalar birçok bakteri türünün çoğalmasını hızlandırır.” dedi.</p>

<p>Özellikle Salmonella, E. coli, Campylobacter, Shigella ve bazı Vibrio türlerinin yaz aylarında daha sık görüldüğünü vurgulayan Dr. Mamçu, “İyi pişirilmemiş etler, çiğ tavuk ürünleri, açıkta bekletilen yiyecekler ve hijyenik olmayan su kaynakları enfeksiyonların en önemli bulaş yolları arasında yer alır. Pikniklerde veya açık hava organizasyonlarında saatlerce güneş altında bekleyen yiyecekler de ciddi sağlık riski oluşturur. Sıcak havalarda gıdaların bozulma süresi önemli ölçüde kısalıyor. Güvenli görünen bir yiyecek bile kısa süre içerisinde enfeksiyon kaynağına dönüşebiliyor.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Yazın en sık karşılaşılan sorunu gıda zehirlenmeleri!</strong></p>

<p>Yaz döneminde acil servislere başvuruların önemli bir bölümünü gıda kaynaklı enfeksiyonların oluşturduğuna işaret eden Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal, ateş ve halsizlik gibi belirtilerin hafife alınmaması gerekir.” dedi.</p>

<p>Özellikle çocuklar, yaşlılar, hamileler ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde sıvı kaybının çok daha hızlı gelişebildiğine dikkat çeken Dr. Mamçu, “Bazı vakalarda hastaneye yatış ve yoğun tedavi gereksinimi oluşabilir. Mayonez içeren ürünler, tavuk yemekleri, deniz ürünleri, krema bazlı tatlılar ve soğuk zinciri korunmamış gıdalar yaz aylarında ekstra dikkat gerektirir. Tüketicilerin özellikle açıkta satılan yiyeceklere karşı temkinli olması önerilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Serinlemek için girilen sular hastalık kaynağına dönüşebiliyor!</strong></p>

<p>Yaz sıcaklarında serinlemek amacıyla tercih edilen bazı göl, dere ve kontrolsüz su kaynaklarının çeşitli enfeksiyonların bulaşmasına neden olabileceğini aktaran Dr. Dilek Leyla Mamçu, şunları söyledi:</p>

<p>“Kirli sularda çok sayıda virüs, bakteri ve parazit bulunabilir. Norovirüs, Rotavirüs, Adenovirüs, Giardia ve Cryptosporidium gibi etkenler özellikle sindirim sistemi enfeksiyonlarına yol açabilir ve bu mikroorganizmalar ishal, kusma, karın ağrısı ve ateş gibi belirtilerle kendini gösterebilir.&nbsp;</p>

<p>Sadece bağırsak enfeksiyonları değil, göz ve cilt enfeksiyonları da yaz döneminde artış gösterir. Güvenilir olmayan sularda yüzmek bazı kişilerde ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.”</p>

<p><strong>Havuzlar her zaman masum değil!</strong></p>

<p>Toplumda havuzların denize göre daha güvenli olduğu yönünde yaygın bir algı bulunduğunu dile getiren Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Düzenli dezenfekte edilmeyen havuzlar enfeksiyon açısından önemli riskler taşır.” dedi.</p>

<p>Yetersiz klorlama yapılan havuzlarda kulak enfeksiyonları, göz enfeksiyonları, mantar hastalıkları ve çeşitli bağırsak enfeksiyonlarının daha sık görüldüğünü kaydeden Dr. Mamçu, “Özellikle çocuklar havuz suyunu yutmamalı. Aileler havuz seçiminde işletmenin hijyen uygulamalarını sorgulamalı. Ortak kullanım alanlarında kişisel havlu kullanımı da önemli bir koruyucu önlemdir.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Kenelere karşı bilinçsiz müdahaleden kaçınılmalı!</strong></p>

<p>Yaz aylarında artan kamp, piknik ve doğa yürüyüşlerinin beraberinde kene temaslarını da artırdığına dikkat çeken Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Özellikle çalılık, uzun otluk ve ormanlık alanlarda daha dikkatli olunması gerekir. Her kene hastalık taşımaz ancak riskin göz ardı edilmemesi gerekir. Doğa aktivitelerinden sonra vücut dikkatlice kontrol edilmeli. Kene tespit edilmesi durumunda bilinçsiz müdahalelerden kaçınılmalı. Sağlık kuruluşlarına başvurularak uygun şekilde çıkarılması önem taşır.” açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Parazitler yaz aylarında daha kolay yayılıyor!</strong></p>

<p>Yaz mevsiminde yalnızca bakteriyel ve viral enfeksiyonların değil, parazit kaynaklı hastalıkların da artış gösterdiğine değinen Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Yıkanmamış sebze ve meyveler, kirli su kaynakları ve yetersiz hijyen koşulları parazit bulaşını kolaylaştırıyor.” dedi.</p>

<p>Uzun süren ishal, karın ağrısı, kilo kaybı, halsizlik ve sindirim sistemi problemlerinin bazı parazit enfeksiyonlarının habercisi olabileceğini hatırlatan Dr. Mamçu, belirtilerin uzun sürmesi halinde mutlaka uzman değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Çocuklar ve yaşlılar için risk daha büyük!</strong></p>

<p>Yaz enfeksiyonlarının her yaş grubunda görülebileceği ancak bazı bireylerde çok daha ağır sonuçlara yol açabileceği uyarısını yapan Dr. Mamçu, “Özellikle 5 yaş altı çocuklar, 65 yaş üzeri bireyler, hamileler, diyabet hastaları, kanser tedavisi görenler ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler daha dikkatli olmalı. Bu gruplarda enfeksiyonlar daha hızlı ilerleyebilir ve sıvı kaybı ciddi sonuçlar doğurabilir. Yüksek ateş, şiddetli ishal, sürekli kusma, kanlı dışkılama veya belirgin halsizlik durumlarında vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalı.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Basit önlemlerle büyük risklerin önüne geçilebilir…</strong></p>

<p>Yaz enfeksiyonlarının önemli bir bölümünün doğru hijyen uygulamalarıyla önlenebileceğini belirten Dr. Dilek Leyla Mamçu, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Yaz aylarında enfeksiyon riskini tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmasa da doğru önlemlerle büyük ölçüde azaltmak mümkündür. El hijyenine dikkat etmek, güvenilir su tüketmek, gıdaların saklama koşullarına özen göstermek, sebze ve meyveleri iyi yıkamak, şüpheli gıdalardan uzak durmak ve doğa aktiviteleri sonrasında kene kontrolü yapmak oldukça önemlidir. Basit görünen bu uygulamalar hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından ciddi koruma sağlar.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/sicak-havalar-mikroplara-firsat-taniyor-1781615261.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>1 ton kapak toplandı, 3 tekerlekli sandalyeye ulaşıldı</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/1-ton-kapak-toplandi-3-tekerlekli-sandalyeye-ulasildi-84722</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/1-ton-kapak-toplandi-3-tekerlekli-sandalyeye-ulasildi-84722</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><b><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Tahoma, sans-serif"><span style="color:black">Karşıyaka Belediyesi, yeniden başlattığı ‘Mavi Kapak’ projesiyle kısa sürede 1 ton plastik kapağı geri dönüşüme kazandırdı. Toplanan kapaklarla temin edilen iki tekerlekli sandalye ihtiyaç sahiplerine ulaştırılırken, kampanyaya bağışlanan üçüncü sandalye de kısa süre içinde teslim edilecek. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Kampanyamıza destek veren vatandaşlarımıza teşekkür ediyor, plastik kapakları umuda dönüştürmek için herkesi bu dayanışma hareketinin parçası olmaya çağırıyorum” dedi.</span></span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Tahoma, sans-serif"><span style="background-image:initial"><span style="background-position:initial"><span style="background-size:initial"><span style="background-repeat:initial"><span style="background-origin:initial"><span style="background-clip:initial">Sosyal sorumluluk projeleriyle toplumsal dayanışma kültürünü güçlendirmeye devam eden Karşıyaka Belediyesi’nin yeniden hayata geçirdiği ‘Mavi Kapak’ projesi, kısa sürede büyük bir iyilik hareketine dönüştü. Proje kapsamında bugüne kadar bir ton plastik kapak toplandı. Geri dönüşüme kazandırılan bu kapaklar karşılığında iki adet tekerlekli sandalye temin edilerek ihtiyaç sahiplerine teslim edildi. Ayrıca, bir hayırsever vatandaş da projeye doğrudan bir tekerlekli sandalye bağışında bulunarak dayanışmaya önemli bir katkı sundu. Böylelikle proje aracılığıyla ulaşılan toplam tekerlekli sandalye sayısı üçe yükseldi. Teslim edilen iki sandalyenin ardından, bağışlanan sandalye de kısa süre içinde ihtiyaç sahibi vatandaşa ulaştırılacak. </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><b><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Tahoma, sans-serif"><span style="background-image:initial"><span style="background-position:initial"><span style="background-size:initial"><span style="background-repeat:initial"><span style="background-origin:initial"><span style="background-clip:initial">100 AYRI NOKTADA TOPLAMA </span></span></span></span></span></span></span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Tahoma, sans-serif"><span style="background-image:initial"><span style="background-position:initial"><span style="background-size:initial"><span style="background-repeat:initial"><span style="background-origin:initial"><span style="background-clip:initial">Karşıyaka Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen proje; farklı ilçelerden gelen destekler, öğrenciler ve çeşitli okulların katılımları ile muhtarlıkların özverili çalışmalarıyla büyümeye devam ediyor. Projeye katkı sunmak isteyen vatandaşların topladıkları kapaklar, belediye ekipleri tarafından teslim alınıyor. Ayrıca ilçenin 100 ayrı noktasında bulunan toplama kutuları ile muhtarlıklara bırakılan her türlü plastik kapak ve damacana kapağı da kampanyaya dahil ediliyor.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><b><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Tahoma, sans-serif"><span style="background-image:initial"><span style="background-position:initial"><span style="background-size:initial"><span style="background-repeat:initial"><span style="background-origin:initial"><span style="background-clip:initial">“PLASTİK KAPAKLAR UMUDA DÖNÜŞÜYOR”</span></span></span></span></span></span></span></span></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:normal"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Tahoma, sans-serif"><span style="background-image:initial"><span style="background-position:initial"><span style="background-size:initial"><span style="background-repeat:initial"><span style="background-origin:initial"><span style="background-clip:initial">Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “Plastik atıkların doğamızda bıraktığı tahribat, geleceğimiz için ciddi bir tehdit oluşturmaya devam ediyor. Karşıyaka’da bu atıkları bertaraf etmekle kalmıyor, onları umuda dönüştürüyoruz. Yeniden başlattığımız Mavi Kapak kampanyasına, 7’den 77’ye kadar destek veren tüm vatandaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Topladığımız her bir kapak, engelli bir bireyin hayatına özgürlük ve mutluluk olarak geri dönüyor. Herkesi plastik kapakları toplamaya ve bu dayanışma zincirinin bir parçası olmaya davet ediyorum” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 16:06:58 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/1-ton-kapak-toplandi-3-tekerlekli-sandalyeye-ulasildi-1781615218.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dikkat! Bu hatalar sınav stresini körüklüyor!</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/dikkat-bu-hatalar-sinav-stresini-korukluyor-84721</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/dikkat-bu-hatalar-sinav-stresini-korukluyor-84721</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong>Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) sayılı günler kala yaklaşık 2,5 milyon aday ve ailesinde heyecanla birlikte stres de giderek artıyor. Sınav öncesinde hissedilen stresin doğal ve hatta belirli ölçüde gerekli olduğunu belirten <strong>Acıbadem Fulya Hastanesi</strong> <strong>Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Talat Sarıkavak</strong>, başarının anahtarının stresi ortadan kaldırmak değil, onu doğru yönetebilmekten geçtiğini vurguluyor. Stresin doğru yönetildiğinde dikkati artırıp motivasyonu destekleyerek performansa olumlu katkı sağlayabildiğine dikkat çeken Sarıkavak “Unutulmamalıdır ki; YKS bir son değil, sadece bir başlangıçtır. Gençlerimizin bu süreçten zihinsel ve bedensel olarak sağlıklı, aile ilişkileri yara almamış bir şekilde çıkması, sınavda alacakları puandan çok daha uzun vadeli bir başarı kriteridir” diyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Sarıkavak, sağlıklı ve verimli bir sınav için hem gençlere hem de ailelerine stresi yönetmenin 7 altın kuralını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. </p>

<ul>
	<li><strong>Sınavı ‘kader anı’ olarak görmeyin</strong></li>
</ul>

<p>Sınavın bir "kader anı" olarak görülmesi stresi artıran en önemli etkenlerin başında gelmektedir. Ailelerin, çocuklarının sınav başarısını kendi ebeveynlik performanslarının bir karnesi olarak görmesi sık yapılan bir hatadır. Bu durum hem ebeveynin kaygısını artırır hem de gencin sırtına taşıyamayacağı bir yük bindirir. Beklentilerin; çocuğun önceki akademik geçmişi, ilgi alanları ve mevcut koşullarıyla uyumlu, esnek ve gerçekçi olması iç motivasyonu destekler. Sınav öncesi çocuğa ‘zaman zaman zorlandın, zaman zaman çok çalıştın. Eksiklerin olsa bile bu süreci bugüne kadar getirdin. Bizim için bu çaban ve emeğin her şeyden daha değerli’ demek en güçlü psikolojik kalkan olacaktır.</p>

<ul>
	<li><strong>Duygularınızı konuşmaktan çekinmeyin</strong></li>
</ul>

<p>Ergenlik döneminde gençlerin kaygılarını, korkularını veya tükenmişliklerini kelimelere dökmesi zordur. Ev içinde yargıdan uzak, duyguların rahatça konuşulabildiği bir atmosfer yaratmak çok değerlidir. Gencin "Çok yoruldum, çalışmak istemiyorum" serzenişine "Tembellik yapma, az kaldı" demek yerine, onun bu duygusunu merak eden ve anlamaya çalışan bir yaklaşım sergilenmelidir. Aileler kendi kaygılarını fark etmeli ve bu yükü çocuğa yansıtmak yerine, gerekirse bir uzmandan destek almalıdır.</p>

<ul>
	<li><strong>Uyku ve günlük düzeninizi koruyun</strong></li>
</ul>

<p>Sınav döneminde ailenin en somut rolü; düzenli uyku, dengeli beslenme ve huzurlu bir çalışma ortamı sağlamaktır. Ders dışı tüm sosyal ve keyifli aktiviteleri kısıtlanan, sürekli olumsuz eleştiriye maruz kalan bir gencin tükenmişlik riski artar. Sınav haftasında ev içi gürültüyü azaltmak, gencin günlük ritmine saygı duymak ve kısa molalarla deşarj olmasına izin vermek performansı doğrudan olumlu etkiler.</p>

<ul>
	<li><strong>Sınavı hayatın tek belirleyicisi olarak görmeyin</strong></li>
</ul>

<p>Araştırmalar, sınavı "geri dönüşü olmayan tek şans" olarak gören öğrencilerin stres seviyelerinin çok daha yüksek olduğunu gösteriyor. Eğitim ve kariyer hayatının; yatay geçişler, ikinci tercihler, tekrar deneme şansı veya farklı kariyer rotaları gibi pek çok alternatif barındırdığı evde açıkça konuşulmalıdır. Bu durum sınavı önemsizleştirmek değil; "Bu sınav önemli bir adım ama senin değerini belirleyen tek ölçüt değil" mesajını vermektir.</p>

<ul>
	<li><strong>Nefesinizi ve bedeninizi sakinleştirmeyi öğrenin</strong></li>
</ul>

<p>Stres zihinde başlasa da bedende yaşanır. Kalp çarpıntısı, nefes darlığı gibi fizyolojik belirtileri yatıştırmak için basit nefes egzersizleri ve kas gevşetme teknikleri hayat kurtarıcıdır. Bu tekniklerin sadece sınav günü değil, öncesinde deneme sınavlarında da prova edilmesi beynin bu beceriyi otomatikleştirmesini sağlar. Böylece gerçek sınav anında panik dalgası çok daha hızlı kontrol altına alınabilir.</p>

<ul>
	<li><strong>Sonuca değil sürece odaklanın</strong></li>
</ul>

<p>"Ya kazanamazsam?" düşüncesi öğrenciyi kontrol edemediği bir alana sürükler. Stres yönetiminin temel kuralı, kontrolünüz altındaki alanlara odaklanmaktır. Sınav gününe dair "ya başaramazsam" senaryoları kurmak yerine; bugün kaç soru çözüleceği, hangi konunun tekrar edileceği gibi somut hedeflere odaklanmak kaygıyı dengeler. Gencin kendi iç konuşmasında "Başaramam" yerine "Daha önce de zorlu konuları aştım, elimden geleni yapıyorum" diyebilmesi, sınavı bir tehdit değil, bir performans alanı olarak görmesini sağlar.</p>

<ul>
	<li><strong>Sınav günü için küçük planlar yapın</strong></li>
</ul>

<p>Sınav sabahında yaşanabilecek stresi azaltmanın en etkili yollarından biri önceden plan yapmaktır. Sınava giderken giyilecek kıyafetlerin hazırlanması, ulaşım planının önceden yapılması ve sınav merkezine erken gidilmesi gençlerin kendilerini daha güvende hissetmesini sağlar. Rahat kıyafet seçimi, sınav merkezine ideal zamanda varış, sıraya oturunca alınacak birkaç derin nefes ve sınava ‘en iyi bilinen’ konudan başlamak adaptasyonu kolaylaştırır. Sorularda takıldığınızda bir yudum su içip, soruyu işaretleyerek geçmek gibi mikro planlar, sınav anında duygusal enerjinin doğru yönetilmesini sağlar. </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 16:06:47 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/dikkat-bu-hatalar-sinav-stresini-korukluyor-1781615207.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Midye kabukları deniz yaşamına nefes olacak</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/midye-kabuklari-deniz-yasamina-nefes-olacak-84720</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/midye-kabuklari-deniz-yasamina-nefes-olacak-84720</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZDENİZ ile ekolojik teknoloji girişimi NE-SEA’nın TÜBİTAK destekli projesi kapsamında, atık midye kabuklarından üretilen doğa dostu resifler Seferihisar Sığacık’taki Telgraf Koyu’na yerleştirildi. Deniz canlılarına yeni yaşam alanları oluşturmayı hedefleyen proje kapsamında önümüzdeki süreçte 35 yeni resif daha İzmir kıyılarıyla buluşturulacak.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZDENİZ’in, İzmir merkezli ekolojik teknoloji girişimi NE-SEA ile birlikte yürüttüğü TÜBİTAK destekli “Mavi Ekonomi İş Birliği: Atık Kabuklar Yapay Resiflerle Deniz Yaşamına Dönüşüyor” projesi kapsamında üretilen doğa dostu resifler denizle buluştu. NE-SEA tarafından İZDENİZ için özel olarak tasarlanan dört resif, Seferihisar Sığacık’taki Telgraf Koyu’na yerleştirildi. Projenin ikinci aşamasında ise atık midye kabuklarından 35 yeni resif daha üretilerek İzmir kıyılarına yerleştirilecek. Böylece deniz canlıları için yeni yaşam alanları oluşturulurken, deniz ekosisteminin güçlendirilmesine de katkı sağlanacak.</p>

<p><strong>Dalgıçların operasyonuyla denize indirildi</strong><br />
Doğa dostu resifler, Teos Marina’da bir balıkçı teknesine yüklenerek Seferihisar Sığacık’taki Telgraf Koyu’na taşındı. Resifler, İZDENİZ ve Serenad Dalış Merkezi dalgıçlarının gerçekleştirdiği yaklaşık bir saatlik operasyonla denize indirildi. Çalışmayı Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marım, İZDENİZ Genel Müdür Yardımcısı Dr. Ceyla İnmeler de takip etti. Deniz canlılarının resifleri kullanım biçimi düzenli olarak izlenecek; elde edilecek veriler doğrultusunda sistem geliştirilerek seri üretim aşamasına geçilecek.</p>

<p><strong>Deniz turizmine ve biyolojik çeşitliliğe destek</strong><br />
İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, projenin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın Körfez ve deniz ekosistemine verdiği önemin bir yansıması olduğunu belirterek, “Bu çalışma, İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisindeki denizlerimizin kalitesini artırmaya yönelik önemli adımlardan biri. Amacımız, doğal yaşamın bir parçası olan midye kabuklarını değerlendirerek doğa dostu resiflere dönüştürmek ve yeniden denizle buluşturmak. TÜBİTAK desteğiyle yürüttüğümüz proje kapsamında resiflerin hangi canlılara ev sahipliği yaptığını ve su kalitesine etkilerini bilimsel olarak takip edeceğiz. Elde edeceğimiz verilerle doğa temelli çözümlerin yaygınlaştırılmasına katkı sunmayı hedefliyoruz. Bu uygulamaların çoğalmasıyla hem doğayla uyumlu bir yaklaşımı güçlendirecek hem de deniz turizmine yeni bir değer kazandıracağız” dedi.</p>

<p><strong>Özger: 35 yeni resif daha üretilecek</strong><br />
NE-SEA kurucusu ve baş tasarımcısı Nermin Sena Özger, projenin 2024 yılında TÜBİTAK ve Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı desteğiyle başladığını belirterek, su altı gözlemleri ve davranış analizleriyle geliştirilen prototiplerin İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle denize yerleştirildiğini söyledi. Özger, atık midye kabuklarından elde edilen biyokompozit malzemeyle doğa dostu resifler ürettiklerini ifade ederek, “Ege Bölgesi’nde her ay 40 tondan fazla midye kabuğu çöpe atılıyor. Bu atık kabuklardan suya dayanıklı biyokompozit malzeme elde ettik. Bu projeyi doğa ile insan arasındaki uyumu güçlendirmek ve su altı yaşamını daha görünür kılmak amacıyla geliştirdik. İkinci aşamada TÜBİTAK desteğiyle 35 yeni doğa dostu resif üreterek biyolojik çeşitliliğin desteklenmesi gereken farklı deniz alanlarına yerleştireceğiz” diye konuştu.</p>

<p><strong>Yetişkin: Çok önemsediğimiz bir proje</strong><br />
Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, İZDENİZ’e ve projede emeği geçenlere teşekkür ederek, çalışmanın doğadan gelen ve yeniden doğaya kazandırılan önemli bir uygulama olduğunu söyledi. Yetişkin, “Proje, deniz ekosistemi ve dalış turizmi açısından büyük önem taşıyor. Resifler bölge turizmine katkı sağlayacak. Çok önemsediğimiz bir proje” ifadelerini kullandı.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 16:05:47 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/midye-kabuklari-deniz-yasamina-nefes-olacak-1781615147.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması 2026 yılı 1. çeyrek sonuçları açıklandı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/turkiye-nin-tasarruf-egilimleri-arastirmasi-2026-yili-1-ceyrek-sonuclari-aciklandi-84719</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/turkiye-nin-tasarruf-egilimleri-arastirmasi-2026-yili-1-ceyrek-sonuclari-aciklandi-84719</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>En sevilen dijital banka olma hedefiyle ilerleyen ING Türkiye, sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında finansal sağlığa katkı sunmak amacıyla NielsenIQ iş birliğiyle gerçekleştirdiği Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması’nın 2026 yılı birinci çeyrek sonuçlarını paylaştı. Araştırmaya göre Türkiye’de tasarruf sahipliği oranı yüzde 51,3 seviyesinde gerçekleşirken, düzenli tasarruf yaptığını belirtenlerin oranı yüzde 84 oldu. Tasarrufu bulunmayanların yüzde 22’si ise yakın gelecekte birikim yapmayı planladığını ifade etti. Tasarruf motivasyonlarında ise geleceğe yatırım yapma isteği yüzde 34 ile ilk sırada yer alırken, beklenmedik durumlara karşı güvence oluşturma ihtiyacı yüzde 23 ile öne çıkan nedenlerden biri oldu.&nbsp;</p>

<p>Araştırma sonuçlarına göre, tasarruf sahipleri ortalama iki farklı araç üzerinden birikim yapmayı sürdürüyor. Bu çeyrekte, ilk sırayı yüzde 44 ile yastık altı altın ve değerli madenler alırken, yastık altı döviz ve TL nakit ise önceki çeyreğe göre 8 puan artış göstererek yüzde 40 oranıyla ikinci sırada konumlandı. TL vadeli hesapların tercih edilme oranı ise önceki döneme 6 puanlık bir artış göstererek yüzde 24’e ulaştı. TL vadesiz hesaplar da önceki çeyreğe göre 4 puan artışla yüzde 13 oldu. &nbsp;Hisse senedi ve borsa yatırımları yüzde 18 seviyesinde gerçekleşti. 45 yaş üstü kişilerin yastık altı altın ve diğer değerli madenler, yastık altı döviz ve TL araçlarını daha sık kullandığı dikkat çekti. Ayrıca araştırma; altın ve değerli metal hesapları ile hisse senedi ve borsa ürünlerini kullananlar genç yatırımcıların da öne çıktığını gösterdi.</p>

<p><strong>Uzun vadeli getiri beklentisi güçleniyor.</strong></p>

<p>Bu çeyrekte kısa vadeli tasarrufların getiri beklentisinin düştüğü, yatırımcıların uzun vadeli yatırımlardan beklentisinin yükseldiği görüldü. Yatırımcıların uzun vadeli getiri beklentilerinde 5 puanlık artış görülürken, kısa vadeli getiri beklentilerinde 4 puan düşüş yaşandı. Tasarruf sahiplerinin yüzde 45’i uzun vadeli, yüzde 42’si orta vadeli ve yüzde 13’ü de kısa vadeli getiri beklentisine sahip.&nbsp;</p>

<p>Katılımcıların yüzde 92’si bankacılık hizmetlerinden yararlanırken, son bir ay içinde internet veya mobil bankacılık hizmeti kullananların oranı yüzde 93’e yükseldi. Yatırım ürünleri hakkında bilgi sahibi olduğunu belirtenlerin oranı ise yüzde 37 seviyesinde gerçekleşti. 25-34 yaş grubundaki katılımcılar yüzde 45 ile yatırım ve birikim ürünleri konusunda kendisini en bilgili grup olarak tanımladı.&nbsp;</p>

<p><strong>Sezin Erken: Yenilikçi yatırım çözümlerimizle müşterilerimizin uzun vadeli getiri hedeflerini destekliyoruz.</strong></p>

<p>Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren&nbsp;<strong>ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Sezin Erken</strong>: “Araştırmamız, Türkiye’de tasarruf bilincinin güçlü olduğunu ancak yatırım araçlarının çeşitlendirilmesi ve finansal okuryazarlığın artırılması gerektiğini gösteriyor. Özellikle yatırımcıların giderek uzun vadeli getiriye yönelmesi, yatırım tarafında daha bilinçli karar ihtiyacını artırıyor. ING Türkiye olarak bu içgörüden yola çıkarak, ING Mobil’i yalnızca bir bankacılık uygulaması değil; müşterilerimizin yatırım araçlarını analiz edip farklı dönem performanslarını karşılaştırabildiği, daha bilinçli yatırım kararları almasını destekleyen güçlü bir yatırım platformu olarak konumluyoruz. Türkiye’nin Z kuşağı yatırımcılara özel ilk ve tek yatırım fonu olan GNZ ile tasarruf bilincinin genç yaşta kazanılmasını destekliyoruz. Yalnızca 1996–2012 doğumlu ING müşterilerine sunulan bu yenilikçi fon sayesinde, genç yatırımcıların birikim yapma ve yatırım alışkanlığı geliştirme süreçlerine katkı sağlıyoruz. Ayrıca yakın zamanda devreye aldığımız gümüş ve platin işlemleri ile döviz menümüzü zenginleştirirken, döviz ve kıymetli maden tarafında sunduğumuz alarm kurma ve emir bırakma özellikleriyle müşterilerimizin fırsatları anlık takip etmeden yakalayabilmelerini ve işlemlerini daha etkin şekilde gerçekleştirebilmelerini sağlıyoruz. ING Mobil’e yeni eklenen tematik fonlar ve fon listeleri ile yatırım fonlarını keşfetmeyi ve ihtiyaca uygun seçeneklere ulaşmayı kolaylaştırıyoruz.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 16:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/turkiye-nin-tasarruf-egilimleri-arastirmasi-2026-yili-1-ceyrek-sonuclari-aciklandi-1781615138.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bosch Grubu nun Türkiye ve Orta Doğu Başkanlığı görevini Karin Gilges devralıyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/bosch-grubu-nun-turkiye-ve-orta-dogu-baskanligi-gorevini-karin-gilges-devraliyor-84718</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/bosch-grubu-nun-turkiye-ve-orta-dogu-baskanligi-gorevini-karin-gilges-devraliyor-84718</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık beş yıldır Bosch Grubu’nun Türkiye ve Orta Doğu Başkanlığı görevini sürdüren Daniel Korioth emekli oluyor ve 1 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla görevi Karin Gilges devralıyor. Son dört yıldır Bosch Hindistan’da finanstan sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Gilges, daha önce Bursa’daki Güç Çözümleri tesisinde Fabrika Müdürü olarak görev almıştı.&nbsp;</p>

<p>Bosch Grubu’nda yaklaşık 30 yıllık bir kariyere sahip olan Karin Gilges, bu sürede Çin ve Almanya başta olmak üzere mobilite ve sanayi teknolojileri sektörlerinde farklı sorumluluklar üstlendi. Bosch Hindistan’daki görevinin ardından Türkiye’ye dönmekten büyük heyecan duyduğunu belirten Gilges, Türkiye’nin iki kıtayı birbirine bağlayan ve dinamik yapısıyla büyük bir potansiyel barındırdığını ifade etti. Gilges sözlerine şöyle devam etti: “Bosch, yüzyılı aşkın bir süredir Türkiye’de ilerlemenin temel taşlarından biri olmuştur. Yetkin ve motive çalışanlarımızın vereceği destekle, Türkiye'nin geleceğine yönelik katkılarımızı daha da pekiştirme konusunda kararlıyım.”</p>

<p><strong>Daniel Korioth, yaklaşık 38 yılın ardından emekli oluyor</strong></p>

<p>Daniel Korioth, Bosch Grubu’nun Türkiye ve Orta Doğu Başkanı görevinden önce &nbsp;Macaristan ve Adriyatik Bölgesi Temsilcisi ve Bosch Macaristan&nbsp;</p>

<p>Genel Müdürü olarak şirketin bölgedeki operasyonlarını yönetti. Kariyerinin önceki dönemlerinde ise İspanya, Arjantin, Almanya ve Brezilya’da üst düzey görevlerde bulundu. Korioth Türkiye’deki görev süresiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Burada, Bosch çalışanlarından çok ilham aldım ve onlar için ‘imkânsız’ diye bir kelime olmadığını gördüm. Son beş yıldır birlikte çalıştığım tüm Bosch Grubu Türkiye ailesine içtenlikle teşekkür ediyorum.”</p>

<p>100 yılı aşkındır Türkiye’de faaliyet gösteren Bosch, 2025 finansal yılı kapanış sonuçlarına göre 18 bini aşkın çalışanı, 5,2 milyar Euro toplam satış, 2,7 milyar Euro konsolide satış rakamıyla ülkenin önde gelen teknoloji ve servis sağlayıcılarından biri olarak mobilite, sanayi teknolojileri, enerji ve bina teknolojileri ve dayanıklı tüketim malları sektörlerinde faaliyet gösteriyor. Son 25 yılda Türkiye’ye 4,5 milyar Euro’nun üzerinde yatırım yapan Bosch’un, sadece geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği yatırım miktarı 139 milyon Euro’yu buldu. Bosch’un Türkiye’de, Kocaeli, Bursa, Manisa ve Tekirdağ’da fabrikaları ve T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tescilli 5 Ar-Ge ve 2 Tasarım Merkezi bulunuyor. Yaklaşık bin kişiye istihdam sağlayan bu merkezlerde 2025 yılında 68,5 milyon Euro tutarında Ar-Ge harcaması gerçekleşti.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 16:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/bosch-grubu-nun-turkiye-ve-orta-dogu-baskanligi-gorevini-karin-gilges-devraliyor-1781615122.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Motorlu Kara Taşıtları, Mayıs 2026</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/motorlu-kara-tasitlari-mayis-2026-84717</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/motorlu-kara-tasitlari-mayis-2026-84717</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mayıs ayında 159 bin 623 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı</strong><br />
&nbsp;</p>

<p>Mayıs ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların %47,5'ini otomobil, %37,2'sini motosiklet, %11,0'ını kamyonet, %1,7'sini traktör, %1,6'sını kamyon, %0,5'ini minibüs, %0,4'ünü otobüs ve %0,1'ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. &nbsp;</p>

<p><br />
<strong>Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre %12,3 azaldı</strong><br />
<br />
Mayıs ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre özel amaçlı taşıtta %38,3, minibüste %27,2, kamyonda %23,9, otobüste %23,9, traktörde %21,6, kamyonette %16,8, motosiklette %15,2 ve otomobilde %7,4 azaldı.<br />
<br />
<strong>Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı, Mayıs 2024 - Mayıs 2026</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a3105c63b097.png" style="height:474px; width:1153px" /><br />
<br />
<strong>Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre %24,1 azaldı</strong><br />
&nbsp;</p>

<p>Mayıs ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı traktörde %50,9, minibüste %42,4, motosiklette %37,0, kamyonda %22,6, otomobilde %12,9, otobüste %3,9, özel amaçlı taşıtta %3,8 ve kamyonette %2,0 azaldı.</p>

<p><br />
<strong>Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Mayıs ayı sonu itibarıyla 34 milyon 361 bin 85 oldu</strong><br />
<br />
Mayıs ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların %51,8'ini otomobil, %21,4'ünü motosiklet, %14,5'ini kamyonet, %6,8'ini traktör, %3,0'ını kamyon, %1,6'sını minibüs, %0,6'sını otobüs ve %0,3'ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.<br />
<br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a3105c6456f2.png" style="height:476px; width:852px" /><br />
<br />
<strong>Mayıs ayında 752 bin 150 adet taşıtın devri yapıldı</strong><br />
<br />
Mayıs ayında devri(1)&nbsp;yapılan taşıtların %66,9'unu otomobil, %14,5'ini kamyonet, %11,6'sını motosiklet, %3,0'ını traktör, %1,9'unu kamyon, %1,5'ini minibüs, %0,4'ünü otobüs ve %0,2'sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.<br />
<br />
<strong>Mayıs ayında 75 bin 851 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı</strong><br />
<br />
Mayıs ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %16,4'ü Renault, %10,3'ü Volkswagen, %7,5'i Hyundai, %6,7'si Toyota, %5,7'si Peugeot, %5,2'si TOGG, %4,9'u Skoda, %4,8'i Fiat, %3,9'u Opel, %3,8'i Citroen, %3,2'si Mercedes-Benz, %3,1'i Kia, %3,0'ı BMW, %2,8'i Chery, %2,3'ü Nissan, %2,0'ı Audi, %1,6'sı Mini, %1,5'i Volvo, %1,4'ü Dacia, %1,4'ü Ford ve %8,8'i diğer(2)&nbsp;markalardan oluştu. &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
<br />
<strong>Ocak-Mayıs döneminde 767 bin 999 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı</strong><br />
<br />
Ocak-Mayıs döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı %14,7 azalarak 767 bin 999 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı %19,5 artarak 22 bin 837 adet oldu. Böylece Ocak-Mayıs döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 745 bin 162 adet artış gerçekleşti.<br />
<br />
<strong>Trafiğe kaydı yapılan ve trafikten kaydı silinen motorlu kara taşıtları, Mayıs 2026</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a3105c625cf7.png" style="height:101px; width:700px" /><br />
<br />
<strong>Ocak-Mayıs döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %40,7'si benzin yakıtlıdır</strong><br />
<br />
Ocak-Mayıs döneminde trafiğe kaydı yapılan 382 bin 385 adet otomobilin %40,7'si benzin, %32,2'si hibrit, %18,4'ü elektrikli, %7,8'i dizel ve %0,9'u LPG yakıtlıdır. Mayıs ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 786 bin 370 adet otomobilin ise %32,2'si dizel, %31,0'ı benzin, %29,5'i LPG, %4,6'sı hibrit ve %2,5'i elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen(3)&nbsp;otomobillerin oranı ise %0,2'dir.<br />
<br />
<strong>Trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yakıt cinslerine göre dağılımı, Mayıs 2026</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a3105c63081b.png" style="height:177px; width:670px" /><br />
<br />
<strong>Ocak-Mayıs döneminde en fazla 1300 ve altı silindir hacimli otomobil kaydı yapıldı</strong><br />
<br />
Ocak-Mayıs döneminde trafiğe kaydı yapılan 382 bin 385 adet otomobilin %32,7'si 1300 ve altı, %16,1'i 1401-1500, %13,3'ü 1501-1600, %9,9'u 1301-1400, %8,7'si 1601-2000, %0,9'u 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir.<br />
<br />
<strong>Ocak-Mayıs döneminde kaydı yapılan otomobillerin 160 bin 405'i gri renklidir</strong><br />
<br />
Ocak-Mayıs döneminde trafiğe kaydı yapılan 382 bin 385 adet otomobilin %41,9'u gri, %25,6'sı beyaz, %11,6'sı siyah, %9,9'u mavi, %5,6'sı yeşil, %3,4'ü kırmızı, %1,3'ü kahverengi, %0,4'ü turuncu, %0,3'ü sarı ve %0,1'i diğer renklidir.<br />
&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 16:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/motorlu-kara-tasitlari-mayis-2026-1781615098.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İstanbul Müzik Festivali nde Zamansız Ezgilere Mercedes-Benz Desteği</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/istanbul-muzik-festivali-nde-zamansiz-ezgilere-mercedes-benz-destegi-84716</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/istanbul-muzik-festivali-nde-zamansiz-ezgilere-mercedes-benz-destegi-84716</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Mercedes-Benz, Türkiye’nin en köklü klasik müzik etkinliklerinden İstanbul Müzik Festivali’ni 39 yıldır kesintisiz olarak desteklemeye devam ediyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu yıl 54’üncüsü düzenlenen festivalin “Yüksek Katkıda Bulunan Gösteri Sponsoru” olan Mercedes-Benz, klasik müzik alanında dünya çapında ses getiren sanatçıları Türkiye’deki izleyicilerle buluşturmayı sürdürüyor.</p>

<p>Bu yıl Mercedes-Benz sponsorluğunda gerçekleşecek heyecan verici konser, 24 Haziran’da Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) müzikseverlerle buluşacak. 125 yıldır klasik müzik dünyasını şekillendiren ve bu kültürün geçmişiyle geleceği arasında eşsiz bir köprü kuran Viyana Senfoni Orkestrası, daimi şefi Petr Popelka yönetiminde sahne alacak. Orkestra, teknik virtüözlüğü ve sahne karizmasıyla tüm dünyada hayranlık uyandıran ödüllü çellist Kian Soltani’ye eşlik edecek. Dvořák’ın lirik eserlerinin yankılanacağı bu özel gece, klasik müziğin zarafetini çağdaş bir yorumla bir araya getirecek.</p>

<p>Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Şükrü Bekdikhan, festival sponsorluğu ile ilgili olarak: “İstanbul Müzik Festivali’ne 39 yıldır kesintisiz destek vermek, Mercedes-Benz olarak kültür-sanat alanındaki uzun soluklu vizyonumuzun çok değerli bir parçası. Bu yıl, geçmişle gelecek arasında bağ kuran Viyana Senfoni Orkestrası ve Kian Soltani gibi dev isimleri ağırlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Sanatın dönüştürücü ve birleştirici gücüne inanarak, ülkemizin yaratıcı potansiyelini desteklemeye devam edeceğiz.” dedi.</p>

<p>Mercedes-Benz, kültür ve sanat alanındaki sürdürülebilir katkılarıyla Türkiye’nin yaratıcı potansiyeline destek olmaya ve sanatı daha geniş kitlelerle buluşturmaya kararlılıkla devam edecek.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 16:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/istanbul-muzik-festivali-nde-zamansiz-ezgilere-mercedes-benz-destegi-1781615064.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çocuğunuzun Yaz Tatili için öneriler</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/cocugunuzun-yaz-tatili-icin-oneriler-84715</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/cocugunuzun-yaz-tatili-icin-oneriler-84715</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarla birlikte aileleri de okulların bitmesini, yaz tatilinin başlamasını heyecanla bekliyor. Ancak bu bekleyişte konforlu bir tatil dönemi geçirmek için çocukların ağız ve diş kontrollerini yaptırmak gerekiyor. Çünkü okul döneminde diş kontrolleri çocukların ders programları, sınav stresleri nedeniyle çoğu zaman ihmal edilebiliyor. Tatil öncesi yaptırılan kontroller mevcut ağız diş sorununun erken tespit edilmesini, diş kontrolleri, çürüklerin erken teşhisi, ağız ve çene gelişiminin değerlendirilmesi ve olası ortodontik problemlerin önlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Memorial Bodrum Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü’nden Pedodonti Uzmanı Prof. Dr. Aylin Akbay Oba, çocuklardaki ağız ve diş sağlığı konusunda ebeveynlere şu tavsiyelerde bulundu. </p>

<p><strong>Çocuğunuzun süt dişlerini ihmal etmeyin</strong></p>

<p>Süt dişleri çocukların gelecekteki ağız ve çene gelişiminde kritik rol oynar. Her süt dişi, alttan gelecek daimi diş için doğal bir rehber görevi görür. Erken kaybedilen süt dişleri, öncelikle beslenme problemleri, ilerleyen yıllarda ise çapraşıklık, çene darlığı ve kapanış bozuklukları gibi ortodontik problemlere yol açabilir. Bu nedenle çocuklarda ilk diş hekimi muayenesinin, ilk süt dişi sürer sürmez yaptırılması gerekir. Çocukların sağlık ağız ve diş yapısına sahip olmaları ve sağlıklı büyümeleri için bu takip ve tedavilerin ihmal edilmemesi gerekir; </p>

<ul>
	<li>Çürük süt ve daimi dişlerde dolgu ve gerekli durumlarda kanal tedavileri</li>
	<li>Fissür örtücü ve flor uygulamaları (koruyucu uygulamalar)</li>
	<li>Travmaya bağlı diş yaralanmalarının tedavisi </li>
	<li>Süt dişi çekimleri, yer tutucu ve çocuk protezi uygulamaları</li>
	<li>Erken ortodontik değerlendirme ve yönlendirme tedavileri</li>
	<li>Dil itimi, ağızdan nefes alma ve yanlış yutkunma gibi fonksiyonel bozuklukların yönetimi</li>
</ul>

<p><strong>Okul döneminde ertelediğiniz randevuları yazın planlayabilirsiniz</strong></p>

<p>Yaz tatili çocukların ağız ve diş sağlığı açısından önemli bir fırsat sunmaktadır. Yaz tatili öncesinde yapılacak muayeneler sayesinde hem mevcut sorunlar erken dönemde tespit edilebilir, hem de tedaviler tatil sürecinde daha rahat planlanabilmektedir. Çünkü okul döneminde oluşturulan randevular çocukların derslerine devamlarını aksatmakta ya da akşam saatlerine denk geldiği için çocukların yorgun olması açısından bazen dezavantaj oluşturabilmektedir. Bunun yanında, sınav döneminde yaşanan stres, diş tedavisi süreci ile birleştiğinde bazen çocuk açısından zorlayıcı olabilmektedir. Bu nedenle ebeveynlere tedavilerin tatil döneminde gerçekleştirilmesi önerilmektedir. Ayrıca şehir ya da ülke değiştirilerek yapılan tatillerde ağrı ve benzeri kötü sürprizlere karşı, tatil öncesi kontrol muayenelerinin önemi göz önünde bulundurulmalıdır. </p>

<p><strong>Sağlıklı dişler çocuğunuzun sağlıklı büyümesini de sağlar</strong></p>

<p>Çocuklarda ağız ve diş sağlığının korunması yalnızca estetik açıdan değil; sağlıklı büyüme, beslenme, konuşma gelişimi ve özgüven açısından da önemlidir. Tatil dönemlerinde çocukların rutin alışkanlıklarında değişiklik olabileceği, bu nedenle ağız hijyeni ve çürük yapıcı gıda tüketimi konusuna dikkat edilmesi gerekir. Koruyucu hekimlik uygulamaları çocukların gelecekteki ağız ve diş sağlığını şekillendirir. Fissür örtücüler, flor uygulamaları ve düzenli kontroller sayesinde çürük oluşumu büyük ölçüde önlenebilir. Yaz döneminde gerçekleştirilen bu uygulamalar, okul dönemi boyunca oluşabilecek diş problemlerinin önüne geçilmesine de yardımcı olur.</p>

<p><strong>Yaz tatilinde sağlıklı bir gülümseme için 5 öneri </strong></p>

<p>Yaz tatiline girerken yapılacak basit bir diş muayenesi, ileride oluşabilecek daha büyük sorunların önüne geçmekte aynı zamanda çocukların yeni eğitim öğretim yılına sağlıklı bir gülüşle başlamalarına da katkı sağlamaktadır. Çocuğunuzun sağlıklı bir gülüş ve sağlıklı bir diş yapısı için yaz tatilinde bu önerilere kulak vermeniz gerekir; </p>

<ul>
	<li>Çocuğunuzun diş kontrolünü karne öncesi veya hemen sonrasında planlayın.</li>
	<li>Günde iki kez diş fırçalama alışkanlığını sürdürmesini sağlayın.</li>
	<li>Yaz aylarında artan şekerli içecek ve atıştırmalık tüketimine dikkat edin.</li>
	<li>Spor ve hareketli aktivitelerde diş travmalarına karşı koruyucu önlemler alın.</li>
	<li>Düzenli diş hekimi kontrollerini aksatmayın.</li>
</ul>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 16:04:04 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/cocugunuzun-yaz-tatili-icin-oneriler-1781615044.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ege Bölgesi 2026 nın beş ayında 17,6 milyar dolar ihracata imza attı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/ege-bolgesi-2026-nin-bes-ayinda-176-milyar-dolar-ihracata-imza-atti-84714</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/ege-bolgesi-2026-nin-bes-ayinda-176-milyar-dolar-ihracata-imza-atti-84714</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ege Bölgesi, mayıs ayında 3 milyar 675 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Egeli ihracatçılar, 2025 yılı mayıs ayında 3 milyar 940 milyon dolarlık ihracat yapma başarısı göstermişti. Kurban Bayramı nedeniyle 6 gün eksik ihracat yapılınca Ege Bölgesi’nin ihracatı yüzde 6,75 azaldı.</p>

<p>Ege İhracatçı Birlikleri’nden yapılan yazılı açıklamaya göre; Ege Bölgesi’nin, 2026 yılının ocak – mayıs dönemindeki ihracatı yüzde 2,5’luk düşüşle 18 milyar 60 milyon dolardan 17 milyar 605 milyon dolara geriledi.</p>

<p><strong>İzmir, bayram tatiline rağmen mayıs ayında ihracatını artırdı</strong></p>

<p>Ege Bölgesi’nin ihracatını domine eden İzmir, mayıs ayında İzmir 2 milyar 78 milyon dolarlık ihracatla hem Ege Bölgesi illeri arasında zirvedeki yerini korudu hem de ihracatını 2025 yılı mayıs ayına göre yüzde 1’de olsa artırmayı başardı.</p>

<p>İzmir, mayıs ayında Ege Bölgesi ihracatının yüzde 57’sini temsil ederken, İzmir’in beş aylık dönemde ihracatı 9 milyar 510 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre İzmir’in en çok ihracat yapan sektörler sıralamasında kimya sektörü ihracatını yüzde 21’lik artışla 899 milyon dolardan 1 milyar 90 milyon dolara çıkardı ve zirvedeki yerini sağlamlaştırdı. Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü İzmir’in ihracatına 533 milyon dolarlık katkı sağlarken üçüncü sırada 516 milyon dolarla çelik sektörü yer aldı.</p>

<p><strong>Manisa’nın ihracattaki kan kaybı arttı</strong></p>

<p>Ege Bölgesi ihracatını sürükleyen illerden Manisa’nın ihracatı mayıs ayında yüzde 25,3’lük düşüşle 695 milyon dolardan 519 milyon dolara düştü ve Manisa’nın ihracattaki kan kaybı arttı.</p>

<p>Manisa’nın 5 aylık dönemde ihracatı yüzde 10’luk azalışla 3 milyar 145 milyon dolardan 2 milyar 826 milyon dolara indi. Manisa’nın 5 aylık ihracat kaybı 319 milyon doları buldu.</p>

<p>2026 yılının ocak – mayıs döneminde Elektrik-Elektronik Sektörü 475,8 milyon dolarlık ihracatla Manisa’da lider sektör konumunu korumakla birlikte ihracatta yüzde 35 düşüş yaşadı. İklimlendirme sektörü 380 milyon dolarlık, Otomotiv sektörü 285 milyon dolarlık ihracata imza attı.</p>

<p><strong>Denizli’nin ihracatı yüzde 5 arttı</strong></p>

<p>Ege Bölgesi’nde ihracat yönü güçlü illerden Denizli mayıs ayında 395 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırırken, Denizli’nin beş aylık dönemde ihracatı yüzde 5,2’lik artışla 1 milyar 889 milyon dolardan 1 milyar 988 milyon dolara yükseldi.</p>

<p>Denizli’de Elektrik-Elektronik Sektörü 2026 yılının beş aylık döneminde ihracatını yüzde 12,3’lük artışla 424 milyon dolardan 476 milyon dolara çıkardı ve zirvenin yeni sahibi oldu.</p>

<p><strong>Denizli’de elektrik-elektronik sektörü hazır giyimi geçti</strong></p>

<p>Hazır giyim sektörü 2025 yılının beş aylık döneminde yaptığı 450 milyon dolarlık ihracatla birinci sıradayken, 2026 yılının ocak – mayıs döneminde ihracatta yüzde 5’lik azalışla 427 milyon dolara düştü ve uzun yıllar sonra ikinci sıraya geriledi. 364 milyon dolarlık ihracat yapan demir ve demirdışı metaller sektörü Denizli ihracatında zirvenin üçüncü basamağına adını yazdırdı.</p>

<p><strong>Balıkesir’in beş aylık ihracatı 1 milyar doları aştı</strong></p>

<p>Balıkesir, mayıs ayında 220 milyon dolarlık ihracat yaparken, 5 aylık dönemde ihracatı yüzde 5,2’lik artışla 987 milyon dolardan 1 milyar 39 milyon dolara ilerledi ve 1 milyar doları aşmayı başardı. Balıkesir’in ihracatına en büyük katkıyı 190 milyon dolarlık tutarla elektrik-elektronik sektörü sağladı.</p>

<p>Mayıs ayında Aydın’ın ihracatı yüzde 5’lik azalışla 169 milyon dolardan 160,5 milyon dolara indi. 2026 yılının ocak – mayıs döneminde Aydın’ın ihracatı yatay bir seyir izledi ve 798 milyon dolar oldu. Madencilik sektörü 93 milyon dolarlık ihracatla Aydın’da liderliğini sürdürdü.</p>

<p><strong>Muğla ihracatı yüzde 6,5 artırdı</strong></p>

<p>Muğla, mayıs ayında 124 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırırken, beş aylık dönemde ihracatını yüzde 6,5’luk artışla 537 milyon dolardan 572 milyon dolara taşıdı. Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü 385 milyon dolar ihracata imza attı ve Muğla ihracatından yüzde 67 pay aldı.</p>

<p>Kütahya mayıs ayında 90 milyon dolarlık ihracatı hanesine yazdırırken, ocak – mayıs döneminde ihracatını yüzde 4 geliştirdi ve 410 milyon dolara ulaştı. Çimento Cam Seramik ve Toprak Ürünleri sektörü 77 milyon dolarlık ihracatla ilk sıradaki yerini korudu.</p>

<p>Mayıs ayında Afyonkarahisar 54 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya koyarken, beş aylık dönemde 295 milyon dolar ihracat performansı gösterdi. Madencilik sektörü 109 milyon dolarlık ihracatla Afyonkarahisar’ın ihracatında liderliğini korudu.</p>

<p>Uşak mayıs ayında 32,4 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırdı. Geri dönüşümün başkenti Uşak’ın beş aylık ihracatı yüzde 7’lik artışla 155 milyon dolardan 166 milyon dolara ilerledi. 37’şer milyon dolar ihracat yapan Tekstil ve Halı sektörleri Uşak’ın ihracatından yüzde 45 pay aldılar.</p>

<p><strong>Öztürk; “Ege Bölgesi üretim ve ihracat gücünü korudu”</strong></p>

<p>Ege Bölgesi’nin 2026 yılı ocak – mayıs dönemi ihracat performansını değerlendiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Bölgesi’nin ihracat verilerinin, küresel ticaretteki yavaşlama, maliyet artışları ve düşük kur baskısına rağmen Ege Bölgesi'nin üretim ve ihracat gücünü koruduğunu ortaya koyduğunu dile getirdi.</p>

<p>Denizli, Balıkesir, Muğla, Kütahya ve Uşak’ın 2026 yılının ocak – mayıs döneminde ihracatlarını artırmayı başardıkları bilgisini veren Öztürk, “İzmir ve Aydın 2025 yılı performanslarına yakın bir seviyede tutundu. Manisa ve Afyonkarahisar, 2026 yılının ocak – mayıs dönemine göre 487 milyon dolar ihracat kayıplarıyla dikkati çekti. 2026 yılının kalan 7 aylık döneminde küresel talepte yaşanacak canlanma ve Türk ihracatçısının rekabetçiliğini artıracak adımlar atılması halinde Ege Bölgesi ihracatta 45 milyar dolar hacmine ulaşabileceğinin sinyallerini verdi” şeklinde konuştu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/ege-bolgesi-2026-nin-bes-ayinda-176-milyar-dolar-ihracata-imza-atti-1781614990.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tosyalı, Avrupa’nın 2. Büyük Çelik Üreticisi Oldu</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/tosyali-avrupanin-2-buyuk-celik-ureticisi-oldu-84713</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/tosyali-avrupanin-2-buyuk-celik-ureticisi-oldu-84713</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'nin küresel çelik üreticisi Tosyalı, dünya çelik sektöründeki yükselişini sürdürerek 12,11 milyon tonluk ham çelik üretimiyle dünya sıralamasında 14 basamak birden yükselerek 32’nci sıraya çıktı.
Dünya Çelik Birliği’nin (World Steel Association) açıkladığı 2025 yılı üretim verilerine göre Tosyalı, Avrupa’nın ikinci büyük çelik üreticisi olurken, dünyanın en büyük 50 çelik şirketi arasında en hızlı büyüyen çelik üreticisi unvanını da elde etti.
Türkiye, Cezayir, Angola, Libya ve İspanya’daki üretim tesisleriyle yıllık 15 milyon ton sıvı çelik üretim kapasitesine sahip olan Tosyalı, yaklaşık 15 bin çalışanıyla küresel çelik sektörünün dikkat çeken oyuncularından biri haline geldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><br />
<br />
ÜRETİMDE YÜZDE 33’LÜK REKOR ARTIŞ<br />
2025 yılında gerçekleştirdiği 12,11 milyon tonluk ham çelik üretimiyle iki haneli milyon ton seviyesini aşan Tosyalı, bir önceki yıla göre üretimini yüzde 33 artırarak dünya çelik sektöründe en hızlı büyüyen şirket oldu. Şirket, Türkiye merkezli üreticiler arasındaki liderliğini korurken, Avrupa sıralamasında da ikinci sıraya yükseldi.<br />
TOSYALI “HEDEF DÜNYANIN İLK 20&nbsp;<br />
ÇELİK ÜRETİCİSİ ARASINA GİRMEK”<br />
Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, elde edilen başarının sürdürülebilirlik, verimlilik ve entegre üretim modeli sayesinde gerçekleştiğini belirterek, şirketin son beş yılda dünya çelik sektörünün en hızlı büyüyen üreticilerinden biri olduğunu söyledi.<br />
Fuat Tosyalı, 2021 yılında 4,68 milyon ton olan ham çelik üretiminin 2025 yılında 12,11 milyon tona ulaştığını hatırlatarak, “Avrupa’nın ikinci büyük, Türkiye’nin lider çelik üreticisi konumuna yükseldik. Ancak hedefimiz bununla sınırlı değil. Devam eden yatırımlarımız ve sürdürülebilir büyüme stratejimizle önümüzdeki birkaç yıl içerisinde dünyanın en büyük 20 çelik üreticisinden biri olmayı amaçlıyoruz” dedi.<br />
İSKENDERUN TESİSİ&nbsp;<br />
BÜYÜMENİN LOKOMOTİFİ…<br />
Tosyalı’nın 2025 yılında ulaştığı 9 milyar dolarlık konsolide ciro ve 2 milyar doları aşan ihracat performansında İskenderun’daki yatırımlar önemli rol oynadı. 2023 yılında devreye alınan ve yıllık 4 milyon ton yassı çelik üretim kapasitesine sahip Tosyalı Demir Çelik İskenderun Tesisi, tam kapasiteye yaklaşmasıyla birlikte Türkiye’nin katma değerli ihracatına güçlü katkı sağlamaya başladı. Şirket bugün 5 kıtada 100’ün üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiriyor.<br />
CEZAYİR YATIRIMI DA GÜÇ KATIYOR<br />
Tosyalı’nın Cezayir’deki yatırımı olan Tosyalı Algérie de grubun büyümesinde stratejik bir rol üstleniyor. Tesis, hidrokarbon dışı sektörlerde Cezayir’in en büyük üreticisi ve ihracatçısı olarak faaliyet gösteriyor.<br />
BORU VE PROFİLDE&nbsp;<br />
AVRUPA LİDERİ<br />
Çelik boru ve profil üretiminde de Avrupa’nın en büyük üreticisi konumunda bulunan Tosyalı, 2025 yılında ürettiği boru ve profillerle dikkat çekici bir rekora imza attı. Şirket, sadece bir yılda Dünya ile Ay arasındaki mesafeyi gidiş-dönüş kat edecek uzunlukta boru ve profil üretimi gerçekleştirerek küresel ölçekteki üretim gücünü bir kez daha ortaya koydu.<br />
Sürdürülebilirlik odaklı yatırımları, düşük karbonlu üretim teknolojileri ve entegre üretim ağıyla büyümesini sürdüren Tosyalı, Türk sanayisinin küresel ölçekteki en güçlü markalarından biri olarak yükselişini devam ettiriyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/tosyali-avrupanin-2-buyuk-celik-ureticisi-oldu-1781537202.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çumra Karpuzu nun Coğrafi İşaret Tescil Süreci Başlıyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/cumra-karpuzu-nun-cografi-isaret-tescil-sureci-basliyor-84712</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/cumra-karpuzu-nun-cografi-isaret-tescil-sureci-basliyor-84712</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Çumra Belediyesi, ilçenin önemli tarımsal değerlerinden biri olan Çumra Karpuzu'nun coğrafi işaretle tescillenmesi amacıyla önemli bir projeyi hayata geçiriyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Mevlana Kalkınma Ajansı (MEVKA) tarafından yürütülen Turizm Teknik Destek Programı kapsamında desteklen</span><span style="font-size:12.0pt">en </span><span style="font-size:12.0pt">ve Çumra Belediyesi tarafından yürütülecek "Tarladan Tescile Çumra Karpuzu Coğrafi İşaret Başvurusu Projesi" için sözleşme imzalandı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Çumra Belediye Başkanı Mehmet Aydın ile MEVKA Genel Sekreteri İhsan Bostancı'nın katılımıyla gerçekleştirilen imza töreniyle birlikte, Çumra Karpuzu'nun coğrafi işaret tescil süreci resmen başlamış oldu.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">C</span><span style="font-size:12.0pt">oğrafi işaret tescili sayesinde, Çumra Karpuzu'nun marka değerinin artırılması, ürünün korunması ve ilçe ekonomisine daha fazla katma değer sağlaması amaçlanıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çumra Belediye Başkanı Mehmet Aydın, ilçenin tarımsal mirasını koruyarak gelecek nesillere aktarmayı önemsediklerini belirterek, "Çumra'mızın bereketli topraklarında yetişen ve kalitesiyle öne çıkan Çumra Karpuzu'nun coğrafi işaret alması için önemli bir adım attık. Üreticilerimizin emeğini koruyacak, ürünümüzün bilinirliğini artıracak bu projenin ilçemize ve çiftçilerimize hayırlı olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/cumra-karpuzu-nun-cografi-isaret-tescil-sureci-basliyor-1781536988.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Başpehlivan Feyzullah Aktürk oldu</title>
                <category>SPOR</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/baspehlivan-feyzullah-akturk-oldu-84711</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/baspehlivan-feyzullah-akturk-oldu-84711</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl 18'incisini gerçekleştirdiği</p>

<p>Sekapark Altınkemer Yağlı Güreşleri, büyük bir katılım ve coşkuyla gerçekleştirildi. Bin 700 pehlivanın çeşitli boylarda kıyasıya yarıştığı müsabakaların büyük finalinde rakibi Mustafa Taş’ı yenen Feyzullah Aktürk başpehlivan oldu. Aktürk’ün altın kemerini Başkan Büyükakın taktı.</p>

<p><strong>YAĞLI GÜREŞLER NEFESLERİ KESTİ</strong></p>

<p>CW Enerji Türkiye Yağlı Güreş Ligi’nin 4'üncü etabı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 18.</p>

<p>Sekapark Altınkemer Yağlı Güreşleri oldu. Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu'nun bu yıl 8 etap halinde düzenlediği güreşlerin 4'üncü etabı olan organizasyonda efsane isimler İzmit Atletizm Pisti'nde kol bağladı. 12 Haziran Cuma günü başlayan ve 3 gün süren müsabakalar her kategoride nefesleri kesti. Türkiye’nin dört bir yanından gelen pehlivanların er meydanına çıktığı organizasyonda başpehlivanlığı Feyzullah Aktürk kazandı. Başpehlivan Feyzullah Aktürk’e madalyası ve kemeri Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın tarafından takdim edildi.</p>

<p><strong>BAŞKAN BÜYÜKAKIN, FİNALİ TAKİP ETTİ&nbsp;</strong></p>

<p>12-14 Haziran tarihleri arasında İzmit Atletizm Pisti'nde 18. Sekapark Altınkemer Yağlı Güreşleri'nin son gününde final heyecanı yaşandı. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Türkiye Yağlı Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Cantürk, AK Parti Kocaeli İl Başkanı Şahin Talus, MHP Kocaeli İl Başkanı Enes Emengen ve güreşseverler final müsabakasını büyük bir heyecanla takip etti. Başkan Büyükakın, final öncesinde tribünleri gezerek vatandaşlarla selamlaştı ve finalde mücadele edecek olan pehlivanlara başarılar diledi.</p>

<p><strong>ALTIN KEMER FEYZULLAH AKTÜRK’TE&nbsp;&nbsp;</strong></p>

<p>Başpehlivanlık yarı final ve final müsabakalarında heyecanın doruğa çıktığı 18. Sekapark Altınkemer Yağlı Güreşleri'nde Feyzullah Aktürk şampiyonluğu elde ederken, Mustafa Taş ise ikinci oldu. Yarı final müsabakalarını kaybeden Ali İhsan Batmaz ve Enes Doğan da üçüncülüğü paylaştı.</p>

<p><strong>BİN 700 PEHLİVAN ER MEYDANINA ÇIKTI</strong></p>

<p>Bu yıl 18'incisi düzenlenen organizasyona 75 başpehlivan, 100 başaltı ve 110 büyük orta güreşçisi başta olmak üzere yaklaşık bin 700’ün üzerinde güreşçi katıldı. Üç gün boyunca süren güreşlerde minik boylardan başpehlivanlığa kadar tüm kategorilerde kıyasıya mücadeleler yaşandı.</p>

<p><strong>TÜM KATEGORİLERDE SONUÇLAR</strong></p>

<p>BAŞ</p>

<p>1. Feyzullah Aktürk – Ankara</p>

<p>2. Mustafa Taş – Antalya</p>

<p>3. Ali İhsan Batmaz – Antalya</p>

<p>4. Enes Doğan – Balıkesir</p>

<p>5. İsmail Balaban – Antalya</p>

<p>6. Süleyman Başar – Balıkesir</p>

<p><strong>BAŞALTI</strong></p>

<p>1. Hüseyin Söğükoğlu – Kocaeli</p>

<p>2. İlhan Kırmızıkan – Antalya</p>

<p>3. Yusuf İslam Taş – Antalya</p>

<p>4. Mehmet Kırat – Ankara</p>

<p>5. Hüseyin Civelek – Amasya</p>

<p>6. Gürkan Balcı – Antalya</p>

<p>7. Batuhan Güzel – Balıkesir</p>

<p>8. Emirhan Ergin – Balıkesir</p>

<p><strong>BÜYÜK ORTA</strong></p>

<p>1. Muhammed Enes Özcan – Muğla</p>

<p>2. Murat Gonca – İstanbul</p>

<p>3. Atahan Eser – Antalya</p>

<p>4. Adil Kıvrak – Antalya</p>

<p>5. Ahmet Faruk Uğuz – Zonguldak</p>

<p>6. Oğuzhan Öztürk – Antalya</p>

<p>7. Hasan Can Güzzeller – Antalya</p>

<p>8. Alparslan Tekmen – Sakarya</p>

<p><strong>KÜÇÜK ORTA BÜYÜK</strong></p>

<p>1. Caner Arslan – Antalya</p>

<p>2. Burak Selvi – Antalya</p>

<p>3. Enes Özbek – Kocaeli</p>

<p>4. İsmail Sait Işıklı – Ankara</p>

<p>5. Selim Gündoğdu – Antalya</p>

<p>6. Beytullah Uludağ – Ankara</p>

<p>7. Serhat Tekin – Çanakkale</p>

<p>8. İlkay Akdağ – Ankara</p>

<p><strong>KÜÇÜK ORTA KÜÇÜK</strong></p>

<p>1. Alperen Düzeni – Tokat</p>

<p>2. İbrahim Başduran – Ankara</p>

<p>3. Serhat Atalay – Antalya</p>

<p>4. Feyzullah Koca – Antalya</p>

<p>5. Mert Can Damatoglu – Antalya</p>

<p>6. Ali Cingöz – Antalya</p>

<p>7. Güven Can Türkoğlu – Yalova</p>

<p>8. Melih Özdemir – Ankara</p>

<p><strong>DESTE BÜYÜK</strong></p>

<p>1. Eren Aymaz – Balıkesir</p>

<p>2. Muhammet Berat Duran – İstanbul</p>

<p>3. Ferhat Duman – İstanbul</p>

<p>4. Alper Küçük – Antalya</p>

<p>5. Resul Yakan – Balıkesir</p>

<p>6. Bilalcan Bakkal – Sakarya</p>

<p>7. Tuğrulkan Akçil – Antalya</p>

<p>8. Teyfik Gülter – Balıkesir</p>

<p><strong>DESTE ORTA</strong></p>

<p>1. Can Ergen – Antalya</p>

<p>2. Berkay Gürbüz – İstanbul</p>

<p>3. Kerem Berk Akdağ – Antalya</p>

<p>4. Burak Serinkan – Kocaeli</p>

<p>5. Mehmet Arda Tanır – Muğla</p>

<p>6. Oğuzhan Süleyman Sunar – Antalya</p>

<p>7. Ayhan İncedoğan – Antalya</p>

<p>8. Ramazan Torun – Antalya</p>

<p><strong>DESTE KÜÇÜK</strong></p>

<p>1. Fahrettin Adil Çelik – İstanbul</p>

<p>2. Erdoğan Alkan – Antalya</p>

<p>3. Ensar Samet Atar – İstanbul</p>

<p>4. Mehmet Başkan Bozkurt – Antalya</p>

<p>5. Hasan Hüseyin Şahin – Balıkesir</p>

<p>6. Abdurrahman Eker – Samsun</p>

<p>7. İbrahim Enes Bayındır – Denizli</p>

<p>8. Yunus Emre Baycan – Sakarya</p>

<p>AYAK BOYU</p>

<p>1. İsmet Emir – Balıkesir</p>

<p>2. Oğuzhan Kaya – Samsun</p>

<p>3. Nasuf Epçin – Antalya</p>

<p>4. Mustafa Yanmaz – Yalova</p>

<p>5. Salih Yıldız – Kocaeli</p>

<p>6. Anıl Efe – Antalya</p>

<p>7. Sarvarbek Sultonov – İstanbul</p>

<p>8. Nurullah Eliş – Balıkesir</p>

<p><strong>TOZKOPARAN BOYU</strong></p>

<p>1. Doğukan Karakuş – İstanbul</p>

<p>2. İbrahim Armutlu – Antalya</p>

<p>3. Yusuf Tosuncuk – İstanbul</p>

<p>4. Buğra Yılmaz – Antalya</p>

<p>5. Talha Aygün – Denizli</p>

<p>6. Ömer Öncü – Antalya</p>

<p>7. Hüseyin Çınar – Antalya</p>

<p>8. Orhan Çetin – Antalya</p>

<p><strong>TEŞVİK İKİ BOYU</strong></p>

<p>1. Siyel Kadiri – Yalova</p>

<p>2. Furkan Fidan – İstanbul</p>

<p>3. Yunus Emre Demir – Kocaeli</p>

<p>4. Erdem Topçu – Kocaeli</p>

<p>5. Ali Hamza Şahin – Kocaeli</p>

<p>6. Emir Karaduman – Kocaeli</p>

<p>7. Efe Değirmenci – Balıkesir</p>

<p>8. Ertuğ Özler – Çankırı</p>

<p><strong>TEŞVİK BİR BOYU</strong></p>

<p>1. Efe Çınar – Bursa</p>

<p>2. Hakan Can Susam – İstanbul</p>

<p>3. Ömer Asaf Akbaş – Kocaeli</p>

<p>4. Pars Polat – İstanbul</p>

<p>5. Berkay Zengin – Balıkesir</p>

<p>6. Ziya Demir – Kocaeli</p>

<p>7. Miraç Emin Topal – İstanbul</p>

<p>8. Çağrı Bıçak – Edirne</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/baspehlivan-feyzullah-akturk-oldu-1781536968.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Okan da mezuniyet sevinci</title>
                <category>EĞİTİM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/okan-da-mezuniyet-sevinci-84710</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/okan-da-mezuniyet-sevinci-84710</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>“İş Yaşamına En Yakın Üniversite” vizyonuyla çalışmalarını sürdüren İstanbul Okan Üniversitesi'nin 2025-2026 Akademik Yılı, Tuzla Kampüsü’nde düzenlenen törenle sona erdi. Mezuniyet törenine Kurucu ve Onursal Başkan Bekir Okan, Mütevelli Heyet Başkanı Işıl Okan Gülen, Rektör Prof. Dr. Güliz Muğan, öğretim üyeleri, mezunlar ve veliler katıldı. İstanbul Okan Üniversitesi’nden bu yıl 5800 öğrenci mezun oldu.&nbsp;</p>

<p>Törende mezunlara ve ailelerine seslenen Mütevelli Heyet Başkanı Işıl Okan Gülen, dünya üniversitesi olma vizyonunun gereksinimlerini yerine getirdiklerini belirtti: “Biz İstanbul Okan Üniversitesi olarak öğrencilerimize sadece diploma veren bir eğitim-öğretim yuvası değiliz aynı zamanda onları bir dünya vatandaşı vizyonuna sahip olacak şekilde hayata ve geleceğe hazırlıyoruz. Öğrencilerimize sosyal, kültürel ve sportif anlamda da farklılıklar katarak onların iyi bir insan, iyi bir vatandaş olmasını sağlıyoruz. Girişimcilik Dersi, ikici yabancı dil imkanı, Kariyer ve Yaşam Dersi, Happy Life gibi farklılıklarımızla dünyanın her ülkesinde iş bulabilecek donanımda öğrenciler yetiştiriyoruz.”</p>

<p>Rektör Prof. Dr. Güliz Muğan ise İstanbul Okan Üniversitesi’nin 26 yılda toplamda yaklaşık 70 bin mezuna ulaştığını söyledi ve mezun öğrencileri kutladı.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/okan-da-mezuniyet-sevinci-1781536956.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yazın Yanlış Ürün Kullanımı Cilt Lekelerini Tetikleyebilir</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/yazin-yanlis-urun-kullanimi-cilt-lekelerini-tetikleyebilir-84709</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/yazin-yanlis-urun-kullanimi-cilt-lekelerini-tetikleyebilir-84709</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında birçok kişi daha parlak, eşit tonlu ve lekesiz bir cilt görünümü elde etmek için bakım rutinini yoğunlaştırıyor. Ancak uzmanlar, özellikle sosyal medyada önerilen çok sayıda serum, asit ve aktif içerikli ürünün bilinçsizce bir arada kullanılmasının ciltte beklenen faydayı sağlamayabileceği konusunda uyarıyor. Deri bariyerinin bozulmasıyla birlikte hassasiyet, tahriş ve güneş ışınlarına karşı artan duyarlılık gelişebiliyor. Bu durum da özellikle yazın cilt lekelerinin koyulaşmasına veya yeni lekelerin oluşmasına zemin hazırlayabiliyor. Dermatoloji uzmanları, sağlıklı ve eşit tonlu bir cilt için çok ürün kullanmak yerine doğru içerikleri doğru şekilde kullanmanın önemine dikkat çekiyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Zeynep Altan Ferhatoğlu, yaz öncesi cilt bakımında dikkat edilmesi gerekenler konusunda bilgi verdi.</p>

<p><strong>Yaz aylarında lekeler neden daha belirgin hale geliyor?</strong></p>

<p>Haziran aylarında UV indeksinin belirgin şekilde artmasıyla birlikte cildimizdeki melanosit adı verilen pigment hücreleri daha aktif çalışmaya başlar. Özellikle UVA ışınları derinin daha derin tabakalarına ulaşarak melanin üretimini artırır. Kış boyunca fark edilmeyen veya hafif seyreden pigment birikimleri bu dönemde daha görünür hale gelir. Ayrıca sıcaklık artışı, terleme, sürtünme ve ciltte oluşan inflamasyon da mevcut lekelerin koyulaşmasına neden olabilir.</p>

<p><strong>En büyük hata çok fazla içeriği bir arada kullanmak</strong></p>

<p>Yaz döneminde daha hızlı sonuç almak isteyen birçok kişi aynı anda birden fazla serum, asit ve retinol içeren ürünü kullanmaya başlar. Ancak bu yaklaşım cilt bariyerinin bozulmasına, hassasiyet gelişmesine ve güneşe karşı duyarlılığın artmasına neden olabilir. Sonuç olarak ciltte tahriş, lekelerde koyulaşma ve yeni pigmentasyon sorunları ortaya çıkabilir.</p>

<p>Özellikle yüksek oranlı AHA ve BHA asitleri ile retinol veya retinal içeren ürünlerin bilinçsiz şekilde kombinlenmesi yaz döneminde ciddi problemlere yol açabilmektedir. Cilt bakımında daha fazla ürün kullanmak her zaman daha iyi sonuç anlamına gelmez. Önemli olan doğru içerikleri doğru zamanda ve doğru şekilde kullanmaktır.</p>

<p><strong>Sosyal medyadaki doğal olarak sunulan tariflere dikkat!</strong></p>

<p>Limon, karbonat, elma sirkesi veya diş macunu gibi ürünlerle yapılan “doğal leke tedavileri” bilimsel olarak desteklenmemektedir. Üstelik bu uygulamalar ciddi tahrişe yol açarak lekelerin daha da koyulaşmasına neden olabilir. Özellikle limon sürüldükten sonra güneşe çıkılması, fitofotodermatit adı verilen ciddi reaksiyonlarla sonuçlanabilir.&nbsp;</p>

<p>Bazı pigment değişiklikleri yalnızca kozmetik bir sorun olmayabilir. Ani başlayan, hızla büyüyen, renk değiştiren veya düzensiz sınırlara sahip lekeler mutlaka dermatolojik değerlendirme gerektirir. Özellikle asimetri, kanama, kaşıntı ve hızlı büyüme gibi belirtiler varsa vakit kaybetmeden bir dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır.&nbsp;</p>

<p><strong>Telefon ve bilgisayar ekranları lekeleri etkiliyor mu?</strong></p>

<p>Mavi ışığın özellikle melazmaya yatkın bireylerde pigmentasyonu artırabileceğini gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Ancak burada asıl önemli olan yalnızca telefon ekranları değil, toplam görünür ışık maruziyeti ve şehir yaşamının oluşturduğu oksidatif strestir. Bu nedenle özellikle lekeye yatkın kişilerde demir oksit içeren renkli güneş koruyucular fayda sağlayabilir.</p>

<p><strong>Beslenme ve yaşam tarzı da lekeleri etkiliyor</strong></p>

<p>Cilt sağlığı yalnızca kullanılan ürünlerle ilgili değildir. Aşırı şeker tüketimi, sigara kullanımı, kronik stres ve düzensiz uyku ciltte oksidatif stresi artırarak pigmentasyon sorunlarının daha belirgin hale gelmesine neden olabilir. Özellikle melazma gibi kronik leke problemlerinde yaşam tarzı faktörleri tedavi başarısını doğrudan etkileyebilmektedir.</p>

<p><strong>Leke tedavisinde zamanlama önemli</strong></p>

<p>Leke tedavisinde doğru zamanlama son derece önemlidir. Çünkü birçok tedavi yöntemi cildi güneşe karşı daha hassas hale getirir. Yaz döneminde bazı dermatolojik işlemler güvenle uygulanabilirken bazı uygulamalar leke riskini artırabilir. Nem odaklı medikal bakımlar, mezoterapi, PRP ve düşük irritasyonlu antioksidan uygulamalar yaz aylarında daha güvenli seçenekler arasında yer alır. Buna karşılık derin kimyasal peelingler, fraksiyonel CO2 lazerler ve agresif soyucu işlemler pigmentasyon riskini artırabileceği için daha dikkatli planlanmalıdır. Yaz aylarında işlem yapılacaksa etkili güneş koruması vazgeçilmezdir.</p>

<p>Son yıllarda pikosaniye lazerler, thulium ve non-ablatif fraksiyonel lazer sistemleri, traneksamik asit mezoterapileri ve kombine antioksidan uygulamaları sık tercih edilen yöntemler arasında yer almaktadır. C vitamini ve niasinamid kombinasyonları da destek tedavilerinde önemli rol oynar. Ayrıca daha kontrollü aktif içerik kullanımını esas alan “skin cycling” yaklaşımı son dönemde oldukça ilgi görmektedir.</p>

<p><strong>Yaz aylarında cildiniz için olmazsa olmazlar…</strong></p>

<p>Yaz aylarında bakım rutininin karmaşık olmasına gerek yoktur. Önerdiğimiz temel yaklaşım; nazik bir temizleyici, antioksidan içerikli bir serum ve geniş spektrumlu SPF 50+ güneş koruyucu kullanılmasıdır. Buna ek olarak cilt bariyerini destekleyen bir nemlendirici de rutinin önemli parçalarından biridir. Niasinamid, C vitamini, azelaik asit, seramid ve hyaluronik asit gibi içerikler yaz döneminde güvenle tercih edilebilir.</p>

<p>Lekeleri tedavi etmek çoğu zaman onları oluşmadan önlemekten daha zordur. Bu nedenle düzenli güneş koruyucu kullanımı, şapka ve gözlük gibi fiziksel koruyuculardan yararlanılması, öğle saatlerinde güneşten kaçınılması ve bilinçsiz aktif içerik kullanımından uzak durulması büyük önem taşır. Güneş hayatımızın vazgeçilmez bir parçasıdır, ancak cildimiz için aramıza mesafe koymamız gerekir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/yazin-yanlis-urun-kullanimi-cilt-lekelerini-tetikleyebilir-1781536863.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tohum Otizm Vakfı Eğitim Kurumları Öğrencilerinden Gururlandıran Yıl Sonu   Gösterisi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/tohum-otizm-vakfi-egitim-kurumlari-ogrencilerinden-gururlandiran-yil-sonu-gosterisi-84708</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/tohum-otizm-vakfi-egitim-kurumlari-ogrencilerinden-gururlandiran-yil-sonu-gosterisi-84708</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tohum Otizm Vakfı Eğitim Kurumları, geleneksel hale gelen Yıl Sonu Gösterisi ile bir eğitim dönemini daha coşku içinde tamamladı.</p>

<p>Türkiye’de 2003 yılından bu yana otizmde erken tanının önemine dikkat çekilmesi, nitelikli eğitimle otizmli bireylerin topluma kazandırılmalarına öncülük edilmesi ve bu çalışmaların yurt çapında yaygınlaştırılması amacıyla faaliyet gösteren Tohum Otizm Vakfı; 2006 yılında kurduğu Tohum Otizm Vakfı Eğitim Kurumları ile de otizmli çocuklara erken çocukluk, okul öncesi ve okul dönemi eğitimlerinde bilimsel temelli eğitim olanakları sunuyor.</p>

<p>Vakfın Şişli’deki okul yerleşkesinde gerçekleşen yıl sonu gösterisi; öğrenciler, veliler, mezunlar, öğretmenler, vakıf çalışanları ve özel eğitime gönül vermiş paydaşları bir araya getirerek unutulmaz anlara sahne oldu.</p>

<p>Büyük emekle hayata geçirilen etkinlikte öğrenciler; drama, dans, halay ve ritim gösterileriyle sahnede izleyicilerle buluştu. Program kapsamında öğrenciler yıl boyunca edindikleri becerileri sahne deneyimiyle paylaşırken, mezuniyet ve başarı belgeleri de takdim edildi.</p>

<p>Tohum Otizm Vakfı Eğitim Direktörü ve Okul Müdürü Ayşe Nur Kekiç, öğrencilerin yıl boyunca gösterdiği gelişimi sahnede izlemekten büyük gurur duyduklarını belirterek şunları söyledi:&nbsp;</p>

<p>“Bugün sahnede izlediğimiz her performans, öğrencilerimizin yıl boyunca emekle, sabırla ve sevgiyle attığı adımların bir yansıması. Kimi zaman ilk kez kurulan bir göz teması, kimi zaman beklenen bir kelime, kimi zaman da sahneye çıkma cesareti bizler için çok kıymetli. Doğru destek ve doğru ortam sağlandığında her çocuğun gelişebileceğine inanıyoruz. Onlara kazandırdığımız her beceri, yalnızca bugünü değil; bağımsız bireyler olarak gelecekte toplumun bir parçası olmalarını da destekliyor. Bu yolculukta öğrencilerimizin yanında olan ailelerimize, öğretmenlerimize ve tüm destekçilerimize gönülden teşekkür ediyoruz.”</p>

<p>Etkinlik kapsamında destek veren kurumlara teşekkür plaketleri Tohum Otizm Vakfı Genel Müdürü Seda Köknel tarafından takdim edildi. Tohum Otizm Vakfı Onursal Başkanı Mine Narin’in de yer aldığı etkinliğe; Şişli Kaymakamı Cevdet Ertürkmen, Şişli Milli Eğitim Şube Müdürü Adnan Can da katılım gösterdi. Etkinlik, tüm öğrencilerin ve eğitimcilerin sahnede bir araya geldiği coşkulu anlarla sona erdi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/tohum-otizm-vakfi-egitim-kurumlari-ogrencilerinden-gururlandiran-yil-sonu-gosterisi-1781536849.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>OBAM ve ALBAM ın El Emeği Ürünlerine Vatandaşlardan Tam Not</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/obam-ve-albam-in-el-emegi-urunlerine-vatandaslardan-tam-not-84707</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/obam-ve-albam-in-el-emegi-urunlerine-vatandaslardan-tam-not-84707</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">Osmangazi Belediyesi’nin OBAM ve ALBAM üyeleri tarafından hazırlanan el emeği göz nuru ürünler, Geleneksel Lions 118K Şenliği’nde vatandaşlardan yoğun ilgi görürken, etkinlik dayanışma ve toplumsal farkındalığın en güzel örneklerinden birine sahne oldu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">Osmangazi Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda hizmet veren Engelli Bakım Merkezi (OBAM) ile Alzheimer Bakım Merkezi (ALBAM) üyelerinin büyük emek ve sabırla hazırladığı el işi ürünler, Geleneksel Lions 118K Şenliği’nde vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Balat Ormanı’nda düzenlenen şenlik, renkli görüntülere ve keyif dolu anlara sahne olurken, dayanışma ruhunu bir kez daha ortaya koydu. Şenlik alanında kurulan stantta OBAM ve ALBAM üyelerinin tamamen kendi emekleriyle hazırladığı kokulu mumlar, makromeler, işlemeler, yastıklar ve birçok farklı el işi ürün ziyaretçilerin dikkatini çekti. Özel bireylerin üretime katılması ve sosyal yaşam içerisinde aktif rol alması büyük takdir toplarken, aynı zamanda toplumsal farkındalık oluşturan çalışmalar ön plana çıktı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">El Emeği, Göz Nuru Ürünler Sergilendi</span></span></b></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">Şenlikte yer almaktan ve üyelerin gerçekleştirdiği el emeği ürünleri vatandaşlarla buluşturmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirten Alzheimer Bakım Merkezi (ALBAM) Birim Sorumlusu Nazlı Doru, vatandaşlara çalışmalar hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Ürünlerin el emeği, göz nuru olduğunun altını çizen Doru, “Bunların hepsi emek, sabır ve güzel bir iş birliği içerisinde ortaya çıkıyor. Bu hizmetleri vermemizde destek sağlayan Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a çok teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">“Osmangazi Belediyesi OBAM İle Bize Farkındalık Alanı Açtı”</span></span></b></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">Uluslararası bir kurum olan Lions bünyesinde gayelerinin daha fazla insana ulaşarak yardımcı olabilmek olduğuna işaret eden Uluslararası Lions Federasyonu 118K Yönetim Çevresi Genel Yönetmeni Zafer Ekici de yaptığı açıklamada şu şekilde konuştu:</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">“İnsanlığa, bizden daha az şanslı olan bireylere, topluma naçizane katkı koyabilmek adına birlikte bulunmanın mutluluğunu, huzurunu yaşıyoruz. Dönemin en başından bu yana sevgili belediye başkanımız Erkan Aydın’a verdiği destekler için teşekkür ediyorum, bu çok kıymetli. Sosyal sorumluluk projesi anlamında Osmangazi Belediye’miz her zaman yanımızda oldu. Bizler de mümkün olduğunca onların desteğini naçizane gücümüzle halkla buluşturmanın gayreti içerisinde olduk. OBAM birlikteliği bizim için çok kıymetli, insanlar şunu düşünüyor; her şeyimiz var ama bir şeyimiz eksik. İşte OBAM belki de eksikliğimizi yüzümüze vurdu, çünkü Osmangazi Belediyesi sayesinde bizden daha az şanslı insanların varlığını fark ettik. Bize farklı bir farkındalık alanı açtı, elimizden geldiğince bizler de yardımcı olma gayretindeyiz.” </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">“Çok Güzel Emekler Üretiliyor”</span></span></b></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">118-K Lions Federasyonu Engelsiz Yaşam Komitesi Başkanı Cihan Balyeci ise bütün üyelerin tek hedefinin topluma hizmet olduğunun altını çizerek, “ALBAM ve OBAM gerçekten çok kıymetli kurumlar. Her gittiğimde çok güzel emeklerin üretildiğini görüyorum, bugün burada yer almaları bizim için çok kıymetli. Toplumuzun, özel bireylerimizin yaşamına dokunan Osmangazi Belediyesi ile beraber bu alanda bulunmaları çok değerli bir katkı oldu” açıklamalarında bulundu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">Şenliğe katılan vatandaşlar, Osmangazi Belediyesi’nin OBAM ve ALBAM standını ziyaret ederek, bu noktada oluşturulan farkındalığın ve üyelere yardımcı olmanın çok değerli olduğunu dile getirdi. </span></span></span></span></p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:20:38 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/obam-ve-albam-in-el-emegi-urunlerine-vatandaslardan-tam-not-1781536838.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dünya  Menemen de buluşacak</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/dunya-menemen-de-bulusacak-84706</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/dunya-menemen-de-bulusacak-84706</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Menemen’de 5. Uluslararası Çömlek Festivali için geri sayım başladı. Dünya çapında prestije sahip olan festivalde bu yıl da onlarca ülkeden sanatçı ve akademisyen, Menemen’de toprağın ve ateşin dansı etrafında buluşacak. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, “Uluslararası bir marka olan festivalimiz, bu yıl sofra temasıyla yine kıtaları ve kalpleri buluşturacak. Menemen çömleğinin küresel bir marka olma yolculuğunda tüm gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz.” dedi.<br />
<br />
Geçtiğimiz yıl tam 41 ülkeden 69 yabancı katılımcı, 20 üniversiteden 33 değerli akademisyen ve ülkemizin dört bir yanından yüzlerce sanatçının katılımıyla gerçekleştirilen Uluslararası Menemen Çömlek Festivali, bu yıl beşinci kez katılımcı ve ziyaretçiyle buluşmaya hazırlanıyor. 8 bin yıllık çömlekçilik geçmişine sahip olan Menemen’de 5. Uluslararası Menemen Çömlek Festivali, bu yıl 18-19-20 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenecek.<br />
<br />
<strong>Bu yıl sofra teması işlenecek</strong><br />
<br />
Uluslararası Menemen Çömlek Festivali’nin bu yıl teması, sofra olarak belirlendi. Festivalin en heyecanlı anlarına sahne olan Hünerli Eller Çömlek Yarışması kapsamında dünyanın en yetenekli çömlek ustaları, hem teknik hem de estetik dallarda düzenlenecek müsabakalarda dünya şampiyonluğu için hünerlerini sergileyecek. Organizasyonun bu seneki en dikkat çekici yeniliklerinden birini ise Hemhal Sofra Kavramsal Seramik Yarışması oluşturuyor. Seramik sanatına gönül veren usta zanaatkârları ve özellikle genç yetenekleri aynı yaratıcı zeminde buluşturmayı hedefleyen bu özel yarışma, Menemen’in kültürel mirasını çağdaş yorumlarla görünür kılmayı amaçlıyor. Önceki yıllardan farklı bir konseptle kurgulanan yarışmada katılımcılar, Menemen’in bereketli kiliyle ürettikleri özgün seramik formları ilçenin coğrafi işaretli lezzetlerinden Menemen Menemeni veya Tartılı Erişte ile birleştirerek bütünsel bir sanat deneyimi sunacak.<br />
<br />
<strong>Dolu dolu program</strong><br />
<br />
Kültürel aktarımı ve eğitimi odağına alan organizasyonda, yerli ve yabancı çok sayıda değerli sanatçı workshop atölyelerinde sanatseverlerle buluşarak deneyimlerini paylaşacak. Aynı zamanda gerçekleştirilecek alternatif pişirim teknikleri etkinlikleri ile usta isimler ve akademisyenler, genç sanatçılara bilgi ve pratik tecrübelerini aktarma fırsatı yakalayacak. Sanatın farklı dallarını çömleğin estetiğiyle buluşturan festival kapsamında düzenlenecek olan Çömleğin İzinde fotoğraf yarışmasında ise fotoğraf sanatına ilgi duyan katılımcılar, festival boyunca yakalayacakları özgün kadrajlarla bu mirasın anlarını ölümsüzleştirecek.<br />
<br />
<strong>Bahçe düzenlemede çömlek zamanı</strong><br />
<br />
Bu yıl festivalde ilk kez peyzaj ve bahçe düzenleme uzmanları ile çiçek üreticileri de çömlek ustalarıyla aynı stantlarda yer alacak. Böylece Menemen çömleğinin yalnızca geleneksel bir el sanatı değil, aynı zamanda bahçe ve peyzaj düzenlemelerinde kullanılan estetik ve işlevsel bir ürün olduğu ziyaretçilere uygulamalı örneklerle gösterilecek. Bu iş birliği, Menemen çömleğinin farklı kullanım alanlarını tanıtarak sektörel iş birliklerine de zemin hazırlayacak.</p>

<p><strong>"Dünya sahnesinde yerimiz güçleniyor"</strong></p>

<p>Festival hazırlıklarına ilişkin konuşan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Her yıl onlarca ülkeyi buluşturduğumuz&nbsp;Çömlek Festivalimizin beşinci yılını çok önemsiyoruz. Yeni konseptler ve daha önce festivalimize katılmamış ülkelerle birlikte ziyaretçilerimiz için sürpriz etkinlikler hazırlıyoruz. Bu topraklarda 8 bin yıl önce başlayan çömlekçiliği, yeniden dünya sahnesine çıkararak ilçemizin ve çömleğimizin tanıtımını en güzel şekilde gerçekleştireceğimiz festivalimiz için ekip arkadaşlarımızla birlikte yoğun bir tempoda çalışıyoruz." dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/dunya-menemen-de-bulusacak-1781536821.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Emeklilerin buluşma noktası Emekli Kahveleri</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/emeklilerin-bulusma-noktasi-emekli-kahveleri-84705</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/emeklilerin-bulusma-noktasi-emekli-kahveleri-84705</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından emeklilerin kullanımına sunulan Emekli Kahveleri, sunduğu ücretsiz hizmetler ve samimi ortamıyla emekli vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Kent merkezinde iki noktada ve Alanya’da faaliyet gösteren Emekli Kahvesi, emeklilerin ekonomik olarak zor günler geçirdiği bir dönemde önemli bir sosyal buluşma noktası oluyor. </p>

<p><br />
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışı kapsamında, emekliler için hizmete sunduğu Emekli Kahveleri, Antalyalı emeklilerin ikinci evi oldu. Düden Park ve İsmet İnönü Kent Meydanı’nda faaliyete gösteren iki emekli kahvesine ek olarak geçtiğimiz yıl da Alanya’da hizmete açılan Emekli Kahveleri, sağladığı imkanlar ve sosyalleşme ortamıyla, birçok emeklinin uğrak noktası haline geldi. <br />
EMEKLİLER HUZURU EMEKLİ KAHVESİ’NDE BULUYOR<br />
Ücretsiz çay ve su imkanı sunan Emekli Kahveleri’ne sabahın erken saatlerinde giden emekliler, çaylarını yudumlayıp, kahvaltılarını yaparken bir yandan da gazetelerini okuyor. Vakitlerini bir şeyler öğrenerek geçirmek isteyenler içi ise Emekli Kahvelerindeki kütüphanelerde farklı türlerde çok sayıda kitap bulunuyor. Emekliler burada diğer emeklilerle de kaynaşıp, sosyalleşme fırsatı buluyor. Kurdukları arkadaşlıklar ve sohbetler sayesinde keyifli zaman geçiren emekli vatandaşlar, Emekliler Kahvesi’nde bir ev ortamındaki sıcaklığı buluyor. <br />
“BÜYÜKŞEHİR BİZE SAHİP ÇIKIYOR”<br />
Emekli Musa Geçgin, Emekli Kahvesi ilk açıldığı günden bu yana gelmeye devam ettiğini söyledi. Geçgin, “Buradaki hizmet fazlasıyla güzel. Bir grubumuz var. Hep aynı yerde otururuz. Gayet güzel vakit geçiriyoruz. Emeklinin aldığı maaşla yapabileceği çok bir şey yok. Buraya gelip, ücretsiz imkanlardan faydalanıyoruz. Sağ olsun Büyükşehir Belediyesi bize sahip çıkıyor, bize değer veriyor. Burada çok imkanımız var. Personel de bizimle çok iyi ilgileniyor, çok kibarlar. Bu ekonomik koşullarda buradan daha iyi yer bulan olursa beni de götürsün. Teşekkürler Büyükşehir Belediyesi” dedi.<br />
SOSYALLEŞME İMKANI DOĞUYOR<br />
Emekli Ebru Berik ise Emekli Kahvesi’ni çok sevdiğini, özellikle kütüphane bölümünü çok beğendiğini ve faydalı bulduğunu kaydetti. Berik, “Haftada birkaç gün geliyorum, buradaki hizmetlerden faydalanıyorum. Çayın tadını çok beğeniyorum. Onun dışında arkadaşlarımızla burada buluşup, birlikte kitap okuyup sohbet ediyoruz. Sosyalleşme imkanımız oluyor. Yeni birçok arkadaş edindim. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bu hizmetten dolayı çok teşekkür ediyorum” diyerek memnuniyetini dile getirdi. </p>

<p> </p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/emeklilerin-bulusma-noktasi-emekli-kahveleri-1781536800.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Pist Bisikleti Milli Takımımızdan Çekya da   Madalya Yağmuru</title>
                <category>SPOR</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/pist-bisikleti-milli-takimimizdan-cekya-da-madalya-yagmuru-84704</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/pist-bisikleti-milli-takimimizdan-cekya-da-madalya-yagmuru-84704</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Pist Bisikleti kategorisinde Dünya Şampiyonası kotası yolunda mücadele eden Pist Bisikleti Milli Takımı sporcularından Ramazan Yılmaz ve Mustafa Tarakcı, GP Brno ve GP Austria yarışlarında 1 altın, 2 gümüş ve 1 bronz madalya kazanarak önemli UCI puanları topladı.</strong></p>

<p>UCI ve Türkiye Bisiklet Federasyonu 2026 faaliyet takviminde yer alan, Dünya Şampiyonası kotası açısından önem taşıyan GP Brno (C1) ve GP Austria (C2) yarışlarında mücadele eden Pist Bisikleti Milli Takımımız, Çekya'da önemli başarılara imza attı.</p>

<p>Türkiye Olimpik Hazırlık Merkezi (TOHM) bünyesinde çalışmalarını sürdüren milli sporcularımız Ramazan Yılmaz ve Mustafa Tarakcı, elde ettikleri derecelerle ülkemizi başarıyla temsil etti.</p>

<p>Ramazan Yılmaz, GP Brno ve GP Austria yarışlarında gösterdiği performansla toplam dört madalya kazanarak organizasyonun öne çıkan isimlerinden biri oldu. GP Brno'da U23 Erkekler Scratch yarışında ve Omnium yarışında gümüş, takım arkadaşı Mustafa Tarakcı ile birlikte mücadele ettiği Madison yarışında ise bronz madalya kazanan milli sporcumuz, GP Austria'da Omnium kategorisinde altın madalyanın sahibi oldu.</p>

<p>Mustafa Tarakcı da GP Brno Madison yarışında Ramazan Yılmaz ile birlikte elde ettiği üçüncülük derecesiyle milli takımımızın madalya hanesine katkı sağladı.</p>

<p>Dünya Şampiyonası kotası yolunda kritik öneme sahip yarışlarda elde edilen bu sonuçlarla milli sporcularımız değerli UCI puanları toplarken, Türk pist bisikletinin uluslararası alandaki yükselişini sürdürdü.</p>

<p><strong>Emin Müftüoğlu: “Pist bisikletinde geleceğe umutla bakıyoruz”</strong></p>

<p>Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, elde edilen başarıların Türk bisikleti adına önemli bir gelişme olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Pist bisikletinde son yıllarda attığımız adımların karşılığını uluslararası arenada almaya başlıyoruz. Sporcularımızın Çekya'da elde ettiği madalyalar ve topladıkları UCI puanları, Dünya Şampiyonası hedefimiz açısından son derece değerli. Ramazan Yılmaz ve Mustafa Tarakcı başta olmak üzere sporcularımızı ve teknik ekibimizi yürekten kutluyorum. Bu başarılar, Türk pist bisikletinin geleceği adına bizlere büyük umut veriyor.”</p>

<p><strong>Kazanılan Dereceler:&nbsp;</strong></p>

<p><strong>GP Brno (C1)</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Gümüş Madalya: Ramazan Yılmaz (Omnium)</li>
	<li>Gümüş Madalya: Ramazan Yılmaz (U23 Scratch)</li>
	<li>Bronz Madalya: Ramazan Yılmaz &amp; Mustafa Tarakcı (Madison)</li>
</ul>

<p><strong>GP Austria (C2)</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Altın Madalya: Ramazan Yılmaz (Omnium)</li>
</ul>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/pist-bisikleti-milli-takimimizdan-cekya-da-madalya-yagmuru-1781536778.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çeşme Ildır da mübadiller ikinci kez buluştu</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/cesme-ildir-da-mubadiller-ikinci-kez-bulustu-84703</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/cesme-ildir-da-mubadiller-ikinci-kez-bulustu-84703</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="color:#000000"><b><i>Başkan Denizli: “Mübadil ailelerimizin bizlere bıraktığı miras; ayrılığı ve hüznü anlatırken aynı zamanda dayanışmayı, birlikte üretmeyi ve bir arada yaşamayı da öğreten çok kıymetli bir kültürdür.”</i></b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="color:#000000">Çeşme Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Ildır Mübadil Buluşması, gün boyu süren etkinliklerle Ildır Köyü’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Erythrai Antik Kenti gezilerinden sergilere, gastronomi atölyelerinden söyleşilere, dans gösterilerine ve konsere uzanan programda mübadelenin kültürel mirası farklı kuşaklarla buluştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="color:#000000">Etkinlik kapsamında konuşan Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, Ildır’ın Türkiye’nin gizli kalmış güzelliklerinden biri olduğunu belirterek, mübadil buluşmalarının yalnızca geçmişi anmak için değil, ortak değerleri geleceğe taşımak adına da büyük önem taşıdığını ifade etti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="color:#000000">Başkan Denizli, şunları söyledi:</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="color:#000000">“Burası Türkiye’nin en gizli kalmış güzelliklerinden biri. Biz burada mübadil buluşmalarını başlattık. İlkini geçen yıl yaptık, bu yıl ikincisini gerçekleştiriyoruz. Mübadil ailelerinin bizlere bıraktığı hem ayrılığı, hüznü ve zorlukları anlatan ama aynı zamanda buluştuğumuz her yerde dayanışmayı, büyümeyi, birlikte üretmeyi geliştirdiğimiz bir kültürün eseridir. Türkiye; Ege’siyle, Karadeniz’iyle, doğusuyla çok renkliliğin ve çok sesliliğin muazzam bir birleşimi olan bir ülkedir.”</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="color:#000000">Konuşmasının devamında birlik ve beraberlik vurgusu yapan Denizli, şu ifadeleri kullandı:</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="color:#000000"> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span><span style="font-size:medium"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="color:#000000">“Kardeşlik huzurumuzun hiç bozulmadığı, ülkemizde yaşadığımız tüm zorluklara ve tüm adaletsizliklere rağmen geleceğe umutla baktığımız nice birlikte buluşmalarımız olsun, nice atalarımızı anabildiğimiz günler olsun.”</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="color:#000000"> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span><span style="font-size:medium"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="color:#000000">Gün boyunca süren program kapsamında katılımcılar, mübadele temalı sergileri ziyaret etti; geleneksel lezzetlerin yapımına ilişkin gastronomi atölyelerine katıldı; akademisyenler, sanatçılar ve mübadil ailelerin temsilcileriyle gerçekleştirilen söyleşileri takip etti. Halk dansları gösterileri ve müzik dinletileriyle zenginleşen etkinlik, akşam saatlerinde SAMİDA konseriyle sona erdi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:medium"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="color:#000000">Ildır Mübadil Buluşması, mübadelenin bıraktığı ortak hafızayı yaşatırken; dayanışma, kültürel çeşitlilik ve birlikte yaşam kültürünü güçlendiren anlamlı bir buluşma olarak bir kez daha hafızalarda yer etti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:19:19 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/cesme-ildir-da-mubadiller-ikinci-kez-bulustu-1781536759.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kaynaşlı da Heyecan Dolu Hafta Sonu</title>
                <category>SPOR</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/kaynasli-da-heyecan-dolu-hafta-sonu-84702</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/kaynasli-da-heyecan-dolu-hafta-sonu-84702</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>PETLAS 2026 Türkiye Offroad Şampiyonası 3. ayağı Düzce Offroad Yarışı, SSV kategorisinde Eren Alver-Onur Sırımoğlu, otomobil kategorisinde ise İsmail Ayhan-Eray Vural ekiplerinin birincilikleri ile sona erdi.</p>

<p>Düzce Offroad Spor Kulübü tarafından, Düzce Valiliği, Kaynaşlı Kaymakamlığı, Kaynaşlı Belediyesi, Düzce Ticaret ve Sanayi Odası ile Go Düzce'nin katkılarıyla düzenlenen organizasyonda 18 araç ve 36 sporcunun mücadelesi bölge halkı tarafından heyecanla takip edildi.</p>

<p>İlk gün Yaylagöl Göleti bölgesinde belirlenen Suat Öztürk mukavemet etabında, ikinci gün ise Sarıçökek Köyü’nde yer alan Moto Üçel seyirci etabında gerçekleşen organizasyon, Kaynaşlı Belediyesi İş Merkezi’nde gerçekleştirilecek ödül töreni ile son buldu.</p>

<p><strong>SSV KATEGORİSİ</strong><br />
1. Eren Alver-Onur Sırımoğlu<br />
2. Ergün Çirkin-Bora Kayım</p>

<p><strong>OTOMOBİL KATEGORİSİ</strong><br />
1. İsmail Ayhan-Erol Vural<br />
2. Şehmuz Oğuz-Harun Ulusoy<br />
3. Yakup Çimiç-Adem Paç</p>

<p><strong>KADIN COPİLOTLAR KLASMANI</strong><br />
1. Yasemin Biber Toker<br />
2. Gülten Toprak</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/kaynasli-da-heyecan-dolu-hafta-sonu-1781536742.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İnegöl Fatihi Turgut Alp Kabri Başında Anıldı</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/inegol-fatihi-turgut-alp-kabri-basinda-anildi-84701</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/inegol-fatihi-turgut-alp-kabri-basinda-anildi-84701</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ertuğrul Gazi ve Osman Gazi’nin silah arkadaşı, İnegöl’ün Fatihi Turgut Alp, kabrinin bulunduğu Turgutalpköy’de düzenlenen anma programında dualarla anıldı. Geçmişin yad edildiği, şanlı Türk tarihine atıfta bulunulan programa İnegöl halkının ilgisi de yoğun oldu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Osmanlı’nın kuruluşuna beşiklik etmiş, içerisinde bulunan tarihi değerlerle adeta geçmişi günümüze taşıyan İnegöl’de, şehri Bizans’ın elinden alarak Türk ve Müslüman yurdu yapan ve bu yönüyle İnegöl’ün Fatihi olarak bilinen Turgut Alp, Pazar günü kabrinin bulunduğu Turgutalplöy’de düzenlenen programla anıldı. 2021 yılında başlayan restorasyon çalışmaları sonucunda Bursa Valiliği ile İnegöl Belediyesi iş birliğinde restore edilerek yeniden şehre kazandırılan 700 yıllık türbenin bulunduğu alanda yapılan Turgut Alp’in Anma Programına İnegöl halkının ilgisi yoğun oldu. Turgut Alp’in ruhuna misafirlere ikramların yapıldığı programda, Tarihi İnegöl Mehteri de marşlarıyla mest etti.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Turgut Alp’in aynı zamanda adını da taşıyan Turgutalpköy Mahallesinde bulunan türbesinde yapılan program, saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından Kuran-ı Kerim tilavetleri ile başladı. Ardından kısa bir selamlama konuşması yapan Turgutalpköy Muhtarı Gökhan Efe, “İnegöl’ümüzün manevi değerlerinden, Osman Gazi’nin silah arkadaşı İnegöl Fatihi Turgut Alp’i anmak ve hatırasını yaşatmak adına düzenlediğimiz anma programına hoş geldiniz” dedi.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b>TURGUT ALP FETHETTİĞİ TOPRAKLARI; AHLAKLA, ADALETLE VE MERHAMETLE YURT HALİNE GETİREN BİR NESLİN TEMSİLCİSİDİR</b></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ardından İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban kürsüye geldi. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşan Başkan Taban, şöyle devam etti: “Öncelikle şunu vurgulamak isterim ki; bugün yalnızca bir tarihi şahsiyeti anmıyoruz. Bugün; bir inancı, bir davayı, bir medeniyet yürüyüşünü, bu toprakları vatan yapan iradeyi ve fedakârlığı anıyoruz. Bugün burada, yüzyıllar öncesinden bizlere ulaşan bir emanetin başında bulunuyoruz. Turgut Alp; Ertuğrul Gazi'nin, Osman Gazi'nin ve Orhan Gazi'nin yanında yer almış, Osmanlı Devleti'nin kuruluşuna omuz vermiş büyük bir komutandır. Ancak onu büyük yapan, yalnızca kazandığı savaşlar değildir. Onu büyük yapan; sadakati, cesareti, adaleti ve davasına olan bağlılığıdır. Turgut Alp, fethettiği toprakları sadece kılıçla değil; ahlakla, adaletle ve merhametle yurt haline getiren bir neslin temsilcisidir.”</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b>İNEGÖL ALELADE BİR ŞEHİR VE ALELADE BİR FETİH DEĞİL</b></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“İnegöl alelade bir şehir ve alelade bir fetih değildir. Bugün üzerinde huzurla yaşadığımız bu güzel şehir, yaklaşık 7 asır önce büyük mücadelelerin, büyük fedakârlıkların neticesinde Türk ve Müslüman yurdu oldu. İnegöl, Osmanlı'nın kuruluş sürecinde sıradan bir yerleşim yeri değildir. İnegöl; Bursa'ya uzanan fetih yolunun önemli bir kapısıdır. İnegöl; bir devletin filizlendiği, bir medeniyetin kök saldığı topraklardır. Bu sebeple İnegöl'ün tarihi, yalnızca bir şehrin tarihi değil; aynı zamanda bir milletin yeniden dirilişinin hikâyesidir. İşte Turgut Alp de bu hikâyenin en önemli kahramanlarından biridir. Bulunduğumuz bu alan da Turgut Alp’in ölmeden önce vasiyet ettiği yerdir. Rivayete göre ömrünün son demlerinde; ‘Beni öyle bir yere gömün ki mezarım toprağımda olsun, gözlerim fethettiğim İnegöl’e baksın’ diye vasiyet etmiştir. Bu söz aslında bir ömrün özetidir. Bu söz; vatan sevgisinin, aidiyet duygusunun ve hizmet anlayışının ifadesidir. Bugün burada bulunan herkes, o büyük mirasın emanetçisidir.”</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b>BİZİM GÜCÜMÜZ, GEÇMİŞİMİZDE SAKLI</b></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Geçmişine sahip çıkamayan milletlerin geleceğe güvenle yürümeleri mümkün değildir. Bir milletin hafızası ne kadar güçlü olursa, geleceğe olan yürüyüşü de o kadar sağlam olur. Bu nedenle bizler tarihimize yalnızca geçmişte yaşanmış hadiseler olarak bakmıyoruz. Biz tarihimize, bize yön veren bir pusula olarak bakıyoruz. İnegöl bu anlamda çok özel bir şehir. Bunun kıymetini bilmeliyiz. Bu topraklar; Baykoca'nın yiğitliğine, İshak Paşa'nın devlet adamlığına, Akbıyık Sultan'ın irfanına, Samsa Çavuş'un fedakârlığına ve daha nice kahramanın izlerine ev sahipliği yapmaktadır. Şehrimizin her köşesinde ayrı bir hikâye, her mahallesinde ayrı bir hatıra bulunmaktadır. Bizlere düşen görev ise bu mirası korumak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmaktır. İnegöl Belediyesi olarak tarihimize sahip çıkmayı önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu anlayışla Turgut Alp Türbesi ve çevresinde 2021 yılında başlayarak gerçekleştirdiğimiz restorasyon çalışmalarıyla bu kıymetli mirası gelecek nesillere daha güçlü şekilde aktarmanın gayreti içerisinde olduk. Bugün buraya gelen ziyaretçilerin sayısının her geçen gün artması, gençlerimizin tarihine ilgi göstermesi bizleri son derece memnun ediyor. Çünkü biliyoruz ki tarihi mekânlar sadece taş ve topraktan ibaret değil, buralar aynı zamanda bir milletin hafızasıdır. Geçmişle gelecek arasında kurulan köprülerdir.”</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b>SULTAN ALPARSLAN’DA BİZİM, OSMAN GAZİ’DE, ABDÜLHAMİD’DE, ATATÜRK’TE</b></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman da Turgut Alp’in bu toprakların fatihi olduğunu vurgulayarak “Bizim için çok kıymetli. Gençlerimizin geleceklerini planlayabilmeleri için geçmişteki kahramanları, bu toprakların ne fedakarlıklarla bugünlere geldiğini de hep birlik araştırmamız, öğrenmemiz lazım. Anadolu’ya bin yıl önce Sultan Alparslan girmiş ve yaklaşık 700 yıl önce de Osmanlı beyliği bu toprakları ve Bursa’mızı fethetti. Bursa’mızın fethinin de bu yıl 700’üncü yılı. Elhamdülillah Sultan Alparslan da bizim, Osman Gazi’de, Turgut Alp’te, Selçuklu da bizim, Osmanlı da bizim, Cumhuriyette bizim. Fatih Sultan Mehmet’te, Abdülhamid’de, Atatürk’te bizim. Dolayısıyla bin yıldır bu topraklarda var olan bu aziz millet inşallah geçmişte ecdadının yaptığı gibi haksızlığın, hukuksuzluğun giderek arttığı yerde dahil adil bir dünya için ayağa kalkmaya gayret edecek. Dünya beşten büyüktür diyen Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte inşallah daha güçlü bir Türkiye ve daha güçlü bir Türk milletinin çok daha adil bir dünyayı teşekkül ettirebilmesi adına canla başla hep birlikte çalışıyoruz” diye konuştu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b>GEÇMİŞİMİZİ, ECDADIMIZI, TARİHİMİZİ BİLDİKÇE GELECEĞE DAHA EMİN ADIMLARLA YÜRÜYECEĞİZ</b></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Son olarak kürsüye gelen Kaymakam Eren Arslan ise “Şu anda bulunduğumuz ortamın bize anlattığı çok şey var. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı diye aslında bize bir görev olarak söylediği satırların vücut bulmuş halini görüyoruz. Biz geçmişimizi, ecdadımızı, tarihimizi bildikçe geleceğe daha emin adımlarla yürüyeceğiz. Belki bir zamanlar bizim içimizdeki bu büyüklerimiz, kahramanlarımız ihmal edilmiş olabilir. Ama bugün gerçekten Bursa’nın fethinin kapısı olan, o kutlu yürüyüşün başlangıcı İnegöl’ün fethinin mimarları olan devlet adamlarını bugün anmak ve anlamak çok kıymetli. Bu yüzden emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Geçmişimiz bizim gurur duyacağımız bir geçmiş, gurur duyacağımız bir tarih” ifadelerinde bulundu.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b>TURGUT ALP SÖYLEŞİSİ VE TARİHİ İNEGÖL MEHTERİ GÖSTERİSİ YAPILDI</b></span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Konuşmalar sonrası Prof. Dr. Haşim Şahin tarafından Turgut Alp konulu söyleşi gerçekleştirildi. Yarın saat süren söyleşide Turgut Alp ve fetih dönemine ilişkin çok değerli bilgileri alandaki vatandaşlarla paylaşan Şahin, verdiği bilgiler ve anlatımlarıyla programa anlam kattı. Söyleşi sonrasında da Tarihi İnegöl Mehteri sahne aldı. Marşlarla anma programına heyecan ve coşku katan İnegöl Mehteri, alanda büyük bir coşku yaşanmasına sebep oldu. Mehter gösterisi sonrası protokol üyeleri Turgut Alp’in kabri başında dualar etti.</span></span></p>

<p class="MsoNoSpacing" style="text-align:justify"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:18:51 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/inegol-fatihi-turgut-alp-kabri-basinda-anildi-1781536731.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Parkinson riskinde çevresel faktörler öne çıkıyor!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/parkinson-riskinde-cevresel-faktorler-one-cikiyor-84700</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/parkinson-riskinde-cevresel-faktorler-one-cikiyor-84700</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, Parkinson hastalığında çevresel faktörlerin, yaşam tarzının ve biyolojik mekanizmaların etkisi hakkında bilgi verdi.</p>

<p><strong>Parkinson vakalarındaki artış yaşlanma hızını da aşıyor!</strong></p>

<p>Parkinson hastalığının, Alzheimer tipi bunamaya göre daha erken yaşlarda ortaya çıktığını ifade eden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Genellikle 50-55 yaşlarında başlıyor. Uzun yıllardır özellikle köylerde yaşayanlarda, tarımla uğraşanlarda ve kuyu suyu kullananlarda Parkinson hastalığının daha sık görüldüğü biliniyor.” dedi.</p>

<p>Parkinson hastalığının yalnızca yaşlı nüfusun artmasına paralel olarak yükselmediğine işaret eden Prof. Dr. Tarlacı, “Artış hızı yaşlanma oranının da üzerine çıkıyor. Bu durum, yaş dışında başka çevresel faktörlerin de rol oynayabileceğini düşündürüyor. California'da yapılan araştırmalarda, yaklaşık 21 farklı tarım ilacının Parkinson hastalığına da etki eden, dopamin üreten beyin hücrelerine zarar verdiği gösterildi. Bu hücrelerin pestisitlere karşı oldukça hassas olduğu ve söz konusu kimyasalların laboratuvar ortamında hücre ölümüne yol açtığı uzun zamandır biliniyor.” açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Tarım ilaçları ‘Parkinson epidemisi’ne mi neden oluyor?&nbsp;</strong></p>

<p>Araştırmaların, bazı tarım ilaçlarının Parkinson hastalığının ortaya çıkmasında rol oynayan beyin bölgeleri üzerinde seçici ve toksik etkiler oluşturduğunu ortaya koyduğunu kaydeden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Bu nedenle konu bireysel olmaktan çok toplumsal bir sorun olarak değerlendiriliyor ve bazı uzmanlar tarafından ‘Parkinson epidemisi’ olarak tanımlanıyor. Tarım ilaçlarının kontrollü ve bilinçli kullanımı büyük önem taşıyor.” dedi.</p>

<p>Domates ve benzeri bazı sebze-meyvelerin, üzerlerine uygulanan pestisitleri bünyelerine çekebildikleri için ‘kirli ürünler’ arasında gösterildiğini aktaran Prof. Dr. Sultan Tarlacı, şunları söyledi:</p>

<p>“Türkiye'de domatesin yaygın tüketildiği düşünüldüğünde, tarım ilaçlarının denetlenmesi daha da önemli hâle geliyor. Sağlık ve Tarım Bakanlıklarının iş birliğiyle pestisit kullanımının uzman denetiminde, ölçülü ve kontrollü şekilde gerçekleştirilmesi gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p>Ürünlerin yıkanması önemli olmakla birlikte, pestisitlerin tamamının bu yolla uzaklaştırılamadığı biliniyor. Özellikle ‘Paraquat’ adlı tarım ilacının yalnızca ürünlere değil, toprağa da nüfuz ederek uzun yıllar kalabildiği belirtiliyor. Geçmişte kuyu suyu kullanan kişilerde Parkinson hastalığının daha sık görülmesinin nedenlerinden birinin de, pestisitlerin yer altı sularına karışması olabileceği düşünülüyor. Bu nedenle koruyucu önlemlerin zamanında alınması gerektiği ifade ediliyor.”</p>

<p><strong>Bir Parkinson ilacına eşdeğer etki için 5 kilo bakla gerekiyor!</strong></p>

<p>Baklanın içerisinde, Parkinson hastalığında eksikliği görülen dopaminle ilişkili bazı maddeler bulunduğuna değinen Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Ancak Parkinson tedavisinde 1960'lardan beri kullanılan ve beyinde dopamine dönüşen L-Dopa etken maddeli ilaç çok daha etkili bir seçenek olarak kabul ediliyor.” dedi.</p>

<p>125 miligramlık bir L-Dopa kapsülünün içerdiği etken maddeyi almak için yaklaşık 5 kilogram taze bakla tüketmek gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Tarlacı, “Bu nedenle yalnızca bakla yiyerek Parkinson tedavisini sağlamak gerçekçi görünmüyor. Bununla birlikte, bakladan elde edilen bazı ekstreler hafif Parkinson belirtileri olan kişilerde veya huzursuz bacak sendromunda destekleyici amaçla kullanılabiliyor. Yine de ilaç tedavisi daha pratik ve etkili bir yöntem olarak öne çıkıyor.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Tekrarlayan kafa darbeleri Parkinson riskini artırabiliyor!</strong></p>

<p>Boksta baş bölgesine alınan tekrarlayıcı darbelerin, beyinde ‘mikrotravma’ olarak adlandırılan hasarlara yol açabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Beyin, kafatasının içinde sabit durmaz; beyin omurilik sıvısı içerisinde hareket edebilir durumdadır. Her darbede beyin kafatasının iç yüzeyine çarpar ve zaman içinde tekrarlayan bu travmalar birikici etki oluşturur. Bu nedenle tekrarlayan kafa travmalarının Parkinson hastalığının ve bazı bunama türlerinin daha erken ortaya çıkmasına katkıda bulunabileceği düşünülüyor. Efsanevi boksör Muhammed Ali, bu durumun en bilinen örneklerinden biri olarak gösteriliyor.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Parkinson titremesi hareketle azalır, istirahatte belirginleşir!</strong></p>

<p>İnsan vücudunda normal koşullarda da çok hafif düzeyde fizyolojik titremeler bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Ancak klinikte en sık karşılaşılan iki titreme türü esansiyel tremor ve Parkinson titremesidir.” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Sultan Tarlacı sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Esansiyel tremor genellikle ailesel özellik gösterir. Çoğu zaman 20-25 yaşlarında hafif bir titreme ile başlar ve yaş ilerledikçe belirginleşir. Özellikle bir nesneye uzanırken veya nesneyi kullanırken artış gösterir.</p>

<p>Parkinson titremesi ise genellikle istirahat hâlinde ortaya çıkar. ‘Para sayar’ tarzda olarak tanımlanan bu titreme, kişi bir nesneye uzandığında veya hareket etmeye başladığında çoğu zaman azalır ya da kaybolur. Bu nedenle Parkinson titremesi, kural olarak bir ‘istirahat titremesi’ olarak kabul edilir.”&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/parkinson-riskinde-cevresel-faktorler-one-cikiyor-1781536723.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dünya plaj voleybolunun kalbi Alanya da attı</title>
                <category>SPOR</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/dunya-plaj-voleybolunun-kalbi-alanya-da-atti-84699</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/dunya-plaj-voleybolunun-kalbi-alanya-da-atti-84699</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya plaj voleybolunun kalbinin attığı Alanya’da, 23 Projects Alanya Uluslararası Plaj Sporları Merkezi’nde gerçekleştirilen Volleyball World Beach Pro Tour Alanya Challenge tamamlandı. Turnuva, final maçlarının ardından düzenlenen görkemli ödül töreni ve kapanış seremonisiyle sona erdi. Dünyada sadece 7 ülkede düzenlenen turnuvanın, dünya devlerinin sahaya çıktığı final gününde erkeklerde Almanya'dan Paul Henning-Lukas Pfretzschner çifti, kadınlarda ise İspanya'dan Sofia Izuzquiza Corulla- Tania Moreno Matveeva çifti şampiyonluk kupasını kaldıran isimler oldu.</p>

<p><strong>Şampiyonlara Kızılkule'nin 800. Yılına özel tarihi kupa</strong></p>

<p>Canlı yayınlarla S Sport ve S Sport Plus ekranlarından tüm dünyaya ulaşan maçların erkekler finalinde Almanya'dan Paul Henning-Lukas Pfretzschner çifti ile İngiltere'den Javier Bello-Joaquin Bello ikilisi karşılaştı. Henning-Pfretzschner çifti, ilk setini 22-20, ikinci setini de 24-22 aldıkları müsabakayı 2-0 kazanarak şampiyonluğa ulaştı. Kadınlar finalinde de İspanya'dan Sofia Izuzquiza Corulla- Tania Moreno Matveeva çifti, ABD'den Savannah Cory-Devon Newberry ikisini 21-14 ve 21-18'lik setlerle 2-0 yenerek şampiyon oldu.  Turnuvanın kapanışında şampiyonluk kürsüsüne çıkan takımlara, Alanya'nın simgelerinden Kızılkule’nin 800. yılına özel olarak tasarlanan şampiyonluk kupalar takdim edildi. Alanya'nın köklü tarihini ve sporun dinamizmini bir araya getiren özel tasarım kupalar, uluslararası arenada kentin kültürel değerlerinin tanıtılması açısından büyük beğeni topladı.</p>

<p><strong>‘Mükemmeliyet Merkezi’ unvanıyla ilk sınav başarıyla geçildi</strong></p>

<p>Bu yıl Dünya Voleybol Federasyonu (FIVB) tarafından resmi olarak “Mükemmeliyet Merkezi” (Centre of Excellence) akreditasyonu alan 23 Projects Alanya Uluslararası Plaj Sporları Merkezi, turnuvayla, uluslararası düzeydeki yeterliliğini de bir kez daha ispatladı. Olimpik standartlardaki kumu, aydınlatması, sporcu sağlığı ve toparlanma alanlarıyla dünyanın en elit sporcularından ve delegelerinden tam not alan merkez, Alanya’nın spor turizmi alanındaki iddiasını güçlendiren en önemli tesislerden biri olduğunu gösterdi. </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:18:34 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/dunya-plaj-voleybolunun-kalbi-alanya-da-atti-1781536714.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ankara Üniversitesi 80 Yaşında</title>
                <category>EĞİTİM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/ankara-universitesi-80-yasinda-84698</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/ankara-universitesi-80-yasinda-84698</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk üniversitesi olarak 13 Haziran 1946’da kurulan “Devletin Fikir Mutfağı” Ankara Üniversitesi, yeni yaşını “80. Kuruluş Yılı Sempozyumu” ile kutladı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Kurulduğu günden bu yana binlerce bilim insanı, hukukçu, hekim, mühendis, eğitimci, diplomat ve her alanda yetkin isimler ve devlet adamları yetiştirerek, yalnızca ülkemizin değil insanlığın bilgi birikimine de büyük katkılar sağlayan Ankara Üniversitesinde, 80. kuruluş yılı dolayısıyla sempozyum düzenlendi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Üniversitenin en köklü fakültelerinden Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinin tarihi Farabi Salonu’nda gerçekleştirilen sempozyum, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı sanatçılarının müzik dinletisi ile başladı. </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Daha sonra, Ankara Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından hazırlanan, üniversitenin sembolü Güneş Kursu’nun hikayesinin anlatıldığı “İki Güneş Arasında” isimli belgeselin ön gösterimi yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Sempozyumun açılışında konuşan Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, bugünün, Ankara Üniversiteliler için çok tarihi bir gün olduğunu söyledi. “Devletin fikir mutfağı” Ankara Üniversitesinin tam 80 yıl önce bugün, 13 Haziran 1946'da doğduğunu aktaran Ünüvar, “Devletin aklını yoğuran, geleceğini pişiren, kadrolarını yetiştiren o büyük ocak yandı. Bugün burada, o ocağın 80. yılını kutlamak için bir araya gelmiş olmaktan derin bir gurur ve heyecan duyuyorum” dedi. </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">80. yaşını kutladıkları üniversitenin geçmişinin çok daha eskiye dayandığının altını çizen Ünüvar, “Ankara Üniversitesi, daha ilk gününden itibaren bu ülkenin hukukunu, tarımını, sağlığını, yönetimini, dilini, tarihini, kültürünü, ekonomisini ve eğitimini birlikte düşünen bir üniversite oldu. Cumhuriyetimizin ihtiyaç duyduğu insan kaynağını yetiştirdi; ama bundan daha fazlasını yaptı: Cumhuriyet’in ihtiyaç duyduğu fikri, bilgiyi ve kurumsal aklı da üretti” ifadelerini kullandı. </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">“Kökleri Çok Daha Derinlere Uzanan Bir Büyük Mirasın Taşıyıcısı”</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Rektör Ünüvar, 80. yılda geriye dönüp bakıldığında, Ankara Üniversitesinin yalnızca kendi kuruluş tarihiyle sınırlı bir kurum olmadığının görüldüğünü belirterek, şöyle devam etti: </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">“Ankara Üniversitesi, kökleri çok daha derinlere uzanan bir büyük mirasın taşıyıcısıdır. Bu nedenle biz Ankara Üniversitesini anlatırken, onu sadece 1946’da kurulmuş bir üniversite olarak anlatamayız. Bu büyük bir haksızlık olur. Bugün Ankara Üniversitesinin 80. yılını kutlarken üç büyük zamanı bir arada selamlıyoruz. Köklerindeki ecdat emeğiyle geçmişi, kuruluşundaki Atatürk'ün akla ve hukuka inancıyla cumhuriyeti ve hâlâ bilim üreten, insan yetiştiren bir kurum olarak yoluna devam etmesiyle geleceği selamlıyoruz. Dolayısıyla Ankara Üniversitesi hem ata yadigarı hem ecdat yadigarı bir üniversite sıfatını kazanıyor.”</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Çok güçlü kurumları, çok önemli binaları, çok önemli fakülteleri ve kampüsleri bulunan Ankara Üniversitesinin sadece binalardan, kampüslerden oluşan bir üniversite olmadığına dikkati çeken Ünüvar, “Bizim koridorlarımızda her kuşaktan ses var. Laboratuvarımızda ülkenin geleceğine ilişkin çözümler arayan emekler var, alın teri var. Ankara Üniversitesi işte böyle bir kurumdur. Ankara Üniversitesi sadece bir adres değildir. Aynı zamanda bir hafızadır. Bir bina değildir, bir gelenektir. Bir diploma değildir, bir aidiyettir. Bugün 80. yılımızda bu sorumluluğun farkındayız” dedi. </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">“Gençleri Geleceğe Hazırlayan Büyük Bir Bilim Ailesiyiz”</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Ünüvar, bugün Ankara Üniversitesinin 31.104 ön lisans, 57.244 lisans, 6.332 yüksek lisans ve 4.782 doktora öğrencisiyle, 99 binin üzerinde genci aynı çatı altında geleceğe hazırlayan büyük bir bilim ailesi olduğunu da ifade ederek, sözlerini şu cümlelerle sürdürdü: </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">“Bugün bu salonda oturan herkes, bilerek ya da bilmeyerek o emanetin bir parçasıdır. Bu üniversitenin koridorlarında yürüyen her öğrenci, bir sınıfa giren her hocamız, bir laboratuvarda nöbet tutan her araştırmacımız, aslında 80 yıl önce yakılan o ocağın ateşini taşımaktadır. Bizim görevimiz, o ateşi söndürmemek değil yalnızca; onu daha da büyütüp, bizden sonrakilere teslim etmektir.”</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Konuşmasının devamında, fakülteler, enstitüler, meslek yüksekokulları ve araştırma merkezlerinden üniversitenin araştırma faaliyetleri ve uluslararası iş birliklerine kadar pek çok konuda bilgi veren Ünüvar, “Cumhuriyetimizin ilk üniversitesi olarak 80 yıldır bilimin ışığında ülkemize hizmet etmenin gururunu yaşarken, geçmişimizden aldığımız güçle geleceğe yürümeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Ankara Üniversitesi 80. Kuruluş Yılı Sempozyumu, açış konuşmasının ardından, “Cumhuriyetin İlk Üniversitesi: Ata ve Ecdat Yadigârı” başlıklı birinci oturum ile devam etti.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">&nbsp;Oturum başkanlığını Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Cengiz Köseoğlu ve Ankara Üniversitesi emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nahide Bozkurt’un üstlendiği panelde, dünden bugüne bilimsel üretim, akademik gelenek ve bu birikimin toplumsal hayata yansımaları ele alındı. Oturumda Prof. Dr. Osman Müftüoğlu “Sağlık Bilimleri” perspektifiyle; önceki dönem Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk, “Sosyal Bilimler ve Eğitim Geleneği” çerçevesinde, Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin de “Akademik Birikimin Sahaya Yansımaları” üzerine değerlendirmelerde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Ankara Üniversitesi emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Başkal başkanlığında “Bugünden Yarına” teması ile gerçekleşen “80 Yılda Bilimin, Aklın ve Toplumsal Hizmetin Yolunda” başlıklı ikinci oturumda ise; Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, “Bilimsel Yetkinlikten Kamusal Akla”; Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran, “Bir Araştırma Üniversitesi Olmak”; YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Kemal Şenocak da “Gelecek Perspektifi: 21. Yüzyılda Cumhuriyet Üniversitesi” başlıklı konuşmalarını gerçekleştirdi. Ufuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hakan Haliloğlu, rektör yardımcıları, dekanlar, enstitü ve meslek yüksekokulu müdürleri ile akademik ve idari personelin katıldığı program, konuşmacılara Güneş Kursu takdiminin ardından, anı fotoğrafı çektirilmesiyle sona erdi. </span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/ankara-universitesi-80-yasinda-1781536701.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dijital Oyunun Geleceği için Yeni Bölüm Açıldı</title>
                <category>TEKNOLOJİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/dijital-oyunun-gelecegi-icin-yeni-bolum-acildi-84697</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/dijital-oyunun-gelecegi-icin-yeni-bolum-acildi-84697</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Dijital oyun sektörü, son yıllarda dünya genelinde en hızlı büyüyen yaratıcı endüstrilerden biri olarak öne çıkıyor. Uluslararası araştırma şirketlerinin verilerine göre küresel dijital oyun pazarının büyüklüğü 2025 itibarıyla yaklaşık 190 milyar dolara yaklaşırken dünya genelindeki oyuncu sayısı da 3,5 milyarı aştı. Gaming in Türkiye tarafından hazırlanan Oyun Sektörü Raporu 2025’e göre ise ülkemizdeki pazarın büyüklüğü 1,1 milyar dolara ulaştı.&nbsp;</p>

<p>Mobil oyunlardan bağımsız yapımlara, artırılmış ve sanal gerçeklik deneyimlerinden yapay zekâ destekli oyun teknolojilerine kadar genişleyen sektör; yalnızca eğlence alanını değil, eğitimden sağlığa, kültürden iletişime kadar birçok alanı da dönüştürüyor. Bu dönüşüm, yaratıcı ve teknik yetkinlikleri bir arada taşıyan oyun tasarımcılarına duyulan ihtiyacı da artırıyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Disiplinlerarası Eğitim Yaygınlaşıyor</strong></p>

<p>Bu gelişmelere paralel olarak dijital oyun tasarımı eğitimi, dünya genelinde üniversitelerde hızla yaygınlaşan disiplinlerarası alanlar arasında yerini alıyor. Özellikle ABD, İngiltere ve Avrupa’daki birçok üniversite; oyun tasarımını sanat, yazılım, hikâye anlatıcılığı ve kullanıcı deneyimiyle birleştiren lisans ve yüksek lisans programları açıyor. New York University, University of Southern California, Abertay University ve DigiPen Institute of Technology gibi üniversiteler, oyun tasarımı alanındaki programlarıyla dünya sıralamalarında öne çıkıyor. Bu programlar; öğrencileri yalnızca oyun geliştirmeye değil, aynı zamanda yaratıcı teknoloji üretimi, etkileşim tasarımı ve dijital medya alanlarında da uzmanlaşmaya hazırlıyor.</p>

<p><strong>Yaratıcılık ve Teknik Altyapı Bir Arada</strong>&nbsp;</p>

<p>Yeditepe Üniversitesi de, dijital oyun sektörüne yaratıcı ve teknik donanımı güçlü profesyoneller kazandırmak amacıyla Sanat ve Tasarım Fakültesi bünyesinde lisans düzeyinde “Dijital Oyun Tasarımı Bölümü”nü açtı. 2026-2027 akademik yılında öğrenci kabul etmeye başlayacak bölüm, tam burslu ve yüzde 50 burslu olmak üzere toplam 29 öğrenci kontenjanıyla eğitim verecek.</p>

<p>Dijital Oyun Tasarımı Bölümü; sanat, teknoloji, anlatı, iletişim ve etkileşim alanlarını bir araya getirerek öğrencileri oyun tasarımının tüm üretim süreçlerine hazırlamayı hedefliyor.</p>

<p>Dört yıllık lisans programı öğrencilere yaratıcı, teknik ve kuramsal açıdan güçlü bir altyapı kazandırmayı amaçlıyor. Program kapsamında öğrenciler; oyun tasarımı, programlama, görsel tasarım, ses, anlatı, kullanıcı deneyimi ve oyun kültürü gibi alanlarda eğitim alacak.</p>

<p><strong>Yapay Zekâdan XR Oyunlara Geniş Seçmeli Ders Havuzu</strong><br />
&nbsp;Program kapsamında öğrenciler, ilgi alanlarına göre farklı uzmanlık alanlarına yönelme fırsatı da bulacak. Oyunlarda Yapay Zekâ, XR Tabanlı Oyunlar, Mobil Oyun Tasarımı, Ses Tasarımı, Oyunlar için Çevre Tasarımı, Eğitsel Oyun Tasarımı, Oyun Kültürü ve Sosyolojik Analiz gibi seçmeli dersler öğrencilerin farklı alanlarda uzmanlaşmasını destekleyecek.</p>

<p><strong>Uygulamalı Eğitim ve Zorunlu Staj İmkânı<br />
&nbsp;</strong>Bölüm, proje temelli ve uygulama odaklı eğitim modeliyle dikkat çekiyor. Oyun Stüdyosu derslerinde öğrenciler; fikir geliştirme, prototipleme, görsel tasarım, yazılım, kullanıcı deneyimi ve test süreçlerini ekip çalışmasıyla deneyimleyecek.</p>

<p>Program kapsamında öğrenciler için 60 iş günü zorunlu staj bulunuyor. Öğrenciler stajlarını dijital tasarım stüdyoları, oyun ve yazılım şirketleri, animasyon stüdyoları, televizyon kanalları ve post-prodüksiyon şirketlerinde yapabilecek.</p>

<p><strong>Geniş Kariyer Olanakları</strong><br />
&nbsp;Dijital Oyun Tasarımı Bölümü mezunları; oyun stüdyolarında karakter sanatçısı, ortam tasarımcısı, UI/UX uzmanı, konsept sanatçısı ve oyun geliştiricisi olarak görev alabilecek. Mezunlar ayrıca animasyon ve görsel efekt stüdyolarında, AR/VR projelerinde, reklam ve medya ajanslarında ya da etkileşimli medya alanında kariyer yapabilecek.</p>

<p>Program, öğrencilerin bağımsız projeler geliştirmelerini de destekliyor. Mezunlar kendi oyun stüdyolarını kurabilecek, bağımsız oyun geliştiricisi olarak çalışabilecek veya akademik kariyerlerini sürdürebilecek.</p>

<p><strong>Geleceğin Oyun Tasarımcıları Yetişecek</strong><br />
&nbsp;Yeditepe Üniversitesi Dijital Oyun Tasarımı Bölümü, dijital oyun alanını yalnızca teknik bir üretim süreci olarak değil; sanat, kültür, iletişim ve etkileşim disiplinlerinin kesişiminde yer alan çağdaş bir tasarım alanı olarak ele alıyor. Bölüm, yaratıcı düşünme becerisi yüksek, teknolojiye hâkim ve ekip çalışmasına yatkın oyun tasarımcıları yetiştirerek Türkiye’nin yaratıcı endüstrilerine katkı sunmayı hedefliyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/dijital-oyunun-gelecegi-icin-yeni-bolum-acildi-1781101003.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Evdeki atıklar toprağa can oluyor</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/evdeki-atiklar-topraga-can-oluyor-84696</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/evdeki-atiklar-topraga-can-oluyor-84696</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı kompost seferberliğiyle mutfak atıkları yeniden toprağa kazandırılıyor. Dünya Çevre Günü etkinliğinde 7’den 70’e İzmirliler bokaşi yöntemiyle organik atıkları dönüştürmeyi uygulamalı öğrendi.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın sürdürülebilir atık yönetimi vizyonuyla hayata geçirilen “Dönüşüme Evde Başla” projesi kapsamındaki bokaşi (bokashi) kompost uygulaması, farklı etkinliklerle İzmirlilere anlatılarak farkındalık oluşturuluyor.  İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Kompost Üretimi ve Geri Kazanım Şube Müdürlüğü tarafından, Dünya Çevre Günü etkinlikleri kapsamında “Dönüşüme Evde Başla: Kompost, Tarım ve Gelecek” temalı etkinlik düzenlendi. İzmirlilerin dönüşüm sürecine yaşamın her alanında dahil olmaları için hayata geçirilen etkinliklerde 7’den 70’e her kuşağa uygulamalı eğitimler verildi.</p>

<p><strong>Evlerdeki organik hazine</strong></p>

<p>Karşıyaka Bostanlı Pazar Yeri’nde düzenlenen etkinlikte Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen ev tipi kompost çalışmaları, organik pazar atıklarının geri kazanımına yönelik uygulamalar ve planlanan kompost tesisi hakkında bilgi verdi. Etkinlik kapsamında ziraat mühendisi Aylin Işık moderatörlüğünde panel gerçekleştirildi. İzmir Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünden Dr. Nurdan Zincircioğlu, ziraat mühendisi Mehmet Pakkaner ve gönüllü katılımcı Ayşe Özer konuşmacı olarak evlerdeki organik hazinelere ve dönüşüme dikkat çekti. Organik atıkların geri kazanımı, kompost uygulamaları ve sürdürülebilir atık yönetimine yönelik çalışmalar anlatıldı. Kompost uygulamalarının toprak verimliliğinin artırılması, su tutma kapasitesinin geliştirilmesi ve sürdürülebilir tarımsal üretimin desteklenmesindeki önemi aktarıldı.</p>

<p><strong>Çocuklara uygulamalı kompost eğitimi</strong></p>

<p>Etkinlik kapsamında çocuklara yönelik kompost atölyeleri ve bitki dikim çalışmaları da yapıldı. Minikler, organik atıkların toplanmasından kompostun toprağa dönüşmesine kadar tüm süreci uygulamalı olarak deneyimledi.</p>

<p><strong>Toprakla buluşturuldu</strong></p>

<p>Pazar yerinin peyzaj alanında, fermantasyon sürecini tamamlayan bokaşi kompostunun temsili uygulaması gerçekleştirildi. Bu çalışma ile organik atıkların yeniden toprağa kazandırılması ve kentsel yeşil alanların iyileştirilmesine katkı sağlanması hedeflendi.</p>

<p>Etkinlik boyunca katılımcılara, organik atıkların kaynağında ayrıştırılmasının çevresel ve tarımsal faydaları da anlatıldı.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:16:24 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/evdeki-atiklar-topraga-can-oluyor-1781100984.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>QNB Sigortalılar iyiliği bu kez çocuklar için bulaştırdı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/qnb-sigortalilar-iyiligi-bu-kez-cocuklar-icin-bulastirdi-84695</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/qnb-sigortalilar-iyiligi-bu-kez-cocuklar-icin-bulastirdi-84695</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>QNB Sigorta çalışanları gönüllülük esasıyla hayata geçirdiği “İyilik Bulaştır Challenge” kapsamında, bu kez yüzlerde tebessüm bırakmak için harekete geçti. Göztepe Semiha Şakir Sevgi Evi’nde yaşayan 3-6 yaş arası çocukların günlük yaşamlarına katkı sunacak destekler ulaştırarak şirket çalışanları dayanışmanın gücünü bir kez daha gösterdi. Q Seninle Sosyal Sorumluluk Kulübü koordinasyonunda gerçekleşen çalışma, departman liderlerinin katılımıyla dayanışma ruhunu büyüttü.&nbsp;</strong></p>

<p>QNB Sigorta, çalışanlarının gönüllü katılımıyla yürüttüğü sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında, “İyiliğin bulaşıcı olduğu” inancıyla 2021 yılında başlattığı “İyilik Bulaştır Challenge” hareketiyle toplum yararına projeler hayata geçirmeye devam ediyor. Şirket içinde iyiliği çoğaltmak ve toplumsal fayda bilincini yaygınlaştırmak üzere başlatılan bu hareket ile bu yıl çocuklara yönelik anlamlı bir destek çalışması gerçekleştirildi.</p>

<p>Q Seninle Sosyal Sorumluluk Kulübü koordinasyonunda yürütülen çalışmada, “İyilik Bulaştır Challenge” bayrağını bu kez departman liderleri devraldı. QNB Sigorta çalışanlarının gönüllü katkılarıyla Göztepe Semiha Şakir Sevgi Evi’nde yaşayan 3-6 yaş arası çocukların günlük yaşamlarına katkı sunacak destekler ulaştırıldı.</p>

<p><strong>QNB Sigorta İnsan ve Kültürden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nadire Yücetürk&nbsp;</strong>yaptığı açıklamada, “QNB Sigorta olarak, iyiliğin paylaştıkça büyüdüğüne inanıyoruz. Çalışanlarımızın gönüllü katkılarıyla yürüttüğümüz İyilik Bulaştır Challenge, bizim için yalnızca bir sosyal sorumluluk projesi değil; kurum kültürümüzün önemli bir parçası. Göztepe Semiha Şakir Sevgi Evi’nde yaşayan çocukların günlük yaşamlarına katkı sunmak ve onların yanında olduğumuzu hissettirmek bizim için çok kıymetliydi. Q Seninle Sosyal Sorumluluk Kulübümüzün koordinasyonunda, departman liderlerimizin de katkısıyla dayanışmanın en güzel örneklerinden birini birlikte hayata geçirdik.” dedi.</p>

<p>QNB Sigorta, çalışanlarının gönüllülük kültürünü güçlendiren bu proje ile yalnızca ihtiyaçlara destek olmayı değil, aynı zamanda kurum içinde dayanışma duygusunu büyütmeyi de hedefliyor. Şirketin farklı ekiplerinin sahiplenmesiyle ilerleyen “İyilik Bulaştır Challenge”, her yeni adımda daha fazla çalışanın iyilik hareketine katılmasına olanak sağlıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/qnb-sigortalilar-iyiligi-bu-kez-cocuklar-icin-bulastirdi-1781100954.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Takeda, 245 Yıllık Yolculuğunu Türkiye&amp;#39;de Genç Yeteneklerle Paylaştı</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/takeda-245-yillik-yolculugunu-turkiye39de-genc-yeteneklerle-paylasti-84694</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/takeda-245-yillik-yolculugunu-turkiye39de-genc-yeteneklerle-paylasti-84694</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>“Daha sağlıklı, daha parlak bir gelecek” vizyonuyla bilim ve teknoloji odaklı çalışmalarını sürdüren Takeda Türkiye, ofisinde gerçekleştirdiği özel buluşmalarda üniversite öğrencilerini misafir etti. Şirketin yenilikçi iş yapış biçimlerini ve kurumsal dünyayı yerinde deneyimleme fırsatı bulan gençler, asırlık birikimin geleceğe nasıl taşındığına tanıklık etti. Takeda’nın bu özel yılına denk gelen etkinlik, gençler için kariyer yolculuklarında motivasyon kaynağına dönüştü. </p>

<p>Takeda, kurulduğu ilk günden bu yana pusulası haline getirdiği bütünlük, dürüstlük, adalet ve azim gibi temel değerlerini gelecek nesillere aktarırken; karşılıklı öğrenmeyi ve bilgi paylaşımını teşvik eden açık bir ortam sundu.</p>

<p>Asırlardır olduğu gibi bugün de insan sağlığı için değer üretmeye odaklanan Takeda, genç kuşakların enerjisi ve küresel sorumluluk bilinciyle daha sağlıklı bir geleceği inşa etme kararlılığını bir kez daha vurguladı.</p>

<p><strong>245. Yıl ile </strong><strong>Sürdürülebilir Bir Geleceğe</strong></p>

<p>Gelecek nesillere yalnızca güçlü bir kariyer vizyonu kazandırmayı değil, aynı zamanda daha yaşanabilir bir dünya bırakmayı da amaçlayan Takeda Türkiye, 245. yılı vesilesiyle tüm çalışanları adına ÇEKUD’a fidan bağışında bulundu. Şirket, yerelde attığı bu yeşil adım ile küresel ölçekteki sürdürülebilirlik çalışmalarını destekliyor. Takeda, bilim temelli iklim hedefleri doğrultusunda 2030 yılına kadar operasyon kaynaklı sera gazı emisyonlarını %65, 2035 yılına kadar ise %90 azaltmayı hedeflerken; değer zinciri genelindeki emisyonlarını azaltmaya yönelik çalışmalarını da sürdürüyor.  [i]</p>

<p>Takeda, 245 yıldır olduğu gibi bugün de insan sağlığı için değer üretmeye, toplumsal fayda yaratmaya ve daha sağlıklı bir geleceğe katkı sunmaya kararlılıkla devam edecek. </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:15:45 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/takeda-245-yillik-yolculugunu-turkiye39de-genc-yeteneklerle-paylasti-1781100945.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dragon Festival de Sporcuların Sağlığı</title>
                <category>SPOR</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/dragon-festival-de-sporcularin-sagligi-84693</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/dragon-festival-de-sporcularin-sagligi-84693</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Festival boyunca etkinlik alanında görev yapacak uzman sağlık ekipleri, sporcuların ve katılımcıların ihtiyaç duyabileceği sağlık hizmetlerine yönelik destek sağlayacak.</p>

<p>Türkiye’nin önde gelen kurumsal spor organizasyonları arasında yer alan Dragon Festival, 2008 yılından bu yana 2 bin 500’ü aşkın takım ve 5 bin 500’den fazla sporcuyu ağırladı. Bugüne kadar 350 bini aşkın ziyaretçinin katıldığı festival, spor, takım ruhu ve sosyal etkileşimi bir araya getiren önemli etkinliklerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Okan Sağlık Grubu, festival süresince sahada bulunacak sağlık ekipleriyle organizasyonun güvenli ve sağlıklı bir ortamda gerçekleşmesine katkı sunmayı hedefliyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/dragon-festival-de-sporcularin-sagligi-1781100931.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Avrupa nın gözü Mersin de</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/avrupa-nin-gozu-mersin-de-84692</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/avrupa-nin-gozu-mersin-de-84692</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği’nin NetZeroCities programında yüzlerce belediyeyi geride bırakarak ilk 22 arasına giren tek ilçe belediyesi olan Mersin Yenişehir Belediyesi, geliştirdiği çevreci ve teknolojik projelerle sadece Türkiye’nin değil Avrupa kentlerine rehberlik ediyor. Bulgaristan’ın Sofya Belediyesi, Yenişehir Belediyesi iştiraki Yenişehir İşletmecilik A.Ş. bünyesinde eğitim veren Beceri Temelli Eğitim Merkezi (BETEM) 1 yeşil binası ve dijital ikiz tabanlı mikroiklim simülasyon çalışmalarını kendi şehrine uyarlamaya hazırlanıyor.<br />
Avrupa Birliği projelerinde aktif rol alan, bilim temelli yönetim anlayışıyla şehir planlamasını yeniden tanımlayan Mersin Yenişehir Belediyesi, geliştirdiği projelerle artık sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın da dikkatle izlediği bir model haline geldi. Erken çocukluk eğitiminden dijital ikiz teknolojilerine, yenilenebilir enerjiden ekolojik tarıma kadar uzanan geniş bir alanda yürütülen çalışmalar, klasik belediyecilik anlayışını kökten değiştiriyor. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve iklim nötr kentlerin oluşturulmasını hedefleyen NetZeroCities programının Cohort 4 çağrısında büyük bir başarıya imza atan Yenişehir Belediyesi, programa kabul edilen tek ilçe belediyesi olma unvanını kazandı. Program kapsamında misyon şehir olarak Bulgaristan’ın başkenti Sofya, ikiz şehir olarak ise Macaristan’ın Győr kenti ile eşleşen Yenişehir Belediyesi, ilk teknik saha ziyaretini Sofya Belediyesi’ne gerçekleştirdi. İki gün süren AR-GE ziyaretinde Yenişehir’in hayata geçirdiği çevre ve iklim odaklı projeler, Sofya Belediyesi’ne iyi uygulama örnekleri olarak sunuldu.<br />
SOFYA, YENİŞEHİR’İN TEKNOLOJİSİNİ VE EĞİTİM MODELİNİ İSTEDİ<br />
Toplantılarda, Yenişehir Belediyesi iştiraki Yenişehir İşletmecilik A.Ş tarafından hayata geçirilen BETEM 1 Yeşil Binası ile dijital ikiz tabanlı mikroiklim simülasyonları konusunda geliştirilen metodoloji ve uygulama süreçleri Avrupalı uzmanlar tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı. Sofya Belediyesi, Yenişehir Belediyesi’nin iklim krizine karşı geliştirdiği bu yenilikçi yaklaşımları kendi çalışmalarına uyarlama kararı aldı. Yenişehir Belediyesi ise projenin Avrupa’da da hayata geçirilmesi için ihtiyaç duyulan her aşamada Sofya’ya teknik destek sağlamaya hazır olduğunu belirtti. İş birliği köprüsü sadece teknoloji transferiyle sınırlı kalmayacak. Yenişehir Belediyesi de Sofya Belediyesi’nin iklim değişikliğine uyum ve iklim krizine karşı gelecek senaryolarının oluşturulmasına yönelik çalışmalarından faydalanacak. Bu doğrultuda, gelecekte ortaya çıkabilecek iklim risklerinin değerlendirilmesine yönelik senaryo temelli yaklaşımlar Yenişehir’de hayata geçirilecek.<br />
BAŞKAN ÖZYİĞİT: BETEM ARTIK SINIRLARI AŞAN BİR MODEL<br />
Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, geliştirilen projelerin Avrupa kentleri tarafından ilgiyle takip edilmesinden memnuniyet duyduklarının altını çizerek, BETEM modelinin artık Türkiye sınırlarını aşan bir başarı hikâyesine dönüştüğünü söyledi. Özyiğit, “Geçtiğimiz hafta AR-GE birimimiz iki günlük bir çalışma için Sofya’ya gitti. Sofya ile iklim konusunda ortak çalışmalar yürütüyoruz. Orada arkadaşlarımız BETEM’lerden bahsetti. Sofya Büyükşehir Belediyesi, BETEM’in felsefesini, hem fiziki bina yapısı hem de içerik anlamında bizimle paylaşmamızı ve kendilerini de bu sürece dahil etmemizi talep etti.” dedi. Kent yönetiminde teknolojinin önemine dikkat çeken Özyiğit, “Bugün dünyada şehirler sadece yönetilmiyor, aynı zamanda ölçülüyor, analiz ediliyor ve simüle ediliyor. Yenişehir Belediyesi de bu dönüşümün Türkiye’deki en ileri örneklerinden birini oluşturuyor. Dijital ikiz teknolojisi sayesinde çevresel verileri analiz ediyor, geleceğe yönelik senaryolar geliştiriyor ve kararlarımızı bilimsel veriler ışığında şekillendiriyoruz. Amacımız kentimizi daha yaşanabilir, daha sağlıklı ve daha dirençli hale getirmek.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/avrupa-nin-gozu-mersin-de-1781100895.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tuvalde Kardeşlik, Sanatta Buluşma</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/tuvalde-kardeslik-sanatta-bulusma-84691</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/tuvalde-kardeslik-sanatta-bulusma-84691</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Cambria,"><span style="color:black">Bornova Belediyesi, sanatın birleştirici gücünü yansıtan özel bir sergiye ev sahipliği yapmaya başladı. Ressam kardeşler Özlem ve Özge Köseoğlu’nun ortak üretimi Bornova’da sanatseverlerle buluştu. Farklı teknikler ve özgün anlatımlarla hazırlanan “Biz” Karma Resim Sergisi, sanatseverlerin beğenisine sunuldu.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Cambria,"><span style="color:black">Sergi, 13 Haziran’a kadar Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi'nde ziyaret edilebilecek.</span></span></span></span></span><span style="font-size:12pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Cambria,"><strong>&nbsp;</strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Cambria,"><strong><span style="color:black">Farklı teknikler, ortak duygu: “Biz”</span></strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Cambria,"><span style="color:black">“Biz” Karma Resim Sergisi, iki kardeş sanatçının farklı bakış açılarını ve sanatsal disiplinlerini aynı çatı altında buluşturuyor. Yağlı boya, akrilik, karışık teknik ve çağdaş yorumların yer aldığı eserlerde; insan, doğa, kadın, kimlik, duygu ve yaşam temaları öne çıkıyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Cambria,"><span style="color:black">Özlem ve Özge Köseoğlu’nun uzun yıllara dayanan sanat yolculuğunun ürünü olan çalışmalar, izleyiciyi renkler, figürler ve semboller aracılığıyla içsel bir keşfe davet ediyor. Sergi, kardeşlik bağının sanatsal üretime nasıl dönüştüğünü ortaya koyarken, farklı üslupların uyum içinde bir araya gelebileceğini de gösteriyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Cambria,"><strong><span style="color:black">Başkan Eşki: “Bornova’yı sanatın ve kültürün merkezi yapıyoruz”</span></strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Cambria,"><span style="color:black">Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, sanata ve sanatçılara destek vermeyi sürdüreceklerini belirterek, "Bornova, yalnızca bilim ve eğitimin değil, sanatın da kenti olma iddiasını güçlendiriyor. Özlem ve Özge Köseoğlu’nun eserlerinden oluşan ‘Biz’ Sergisi, hem aile bağlarının hem de sanatın birleştirici gücünün çok güzel bir örneği. Tüm sanatseverleri bu özel sergiyi ziyaret etmeye davet ediyorum." dedi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Cambria,"><strong><span style="color:black">Sanatseverlere altı günlük görsel şölen</span></strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Cambria,"><span style="color:black">Sergi, 13 Haziran kadar altı gün boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak. Renklerin, düşlerin ve farklı anlatım biçimlerinin bir araya geldiği sergide sanatseverler, iki sanatçının özgün dünyalarına yakından tanıklık etme fırsatı bulacak.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:12pt"><span style="color:#222222"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-family:Cambria,"><span style="color:black">Bornova Belediyesi’nin kültür-sanat etkinlikleri kapsamında düzenlenen sergi, ilçenin sanat yaşamına katkı sunarken, yerel sanatçıların görünürlüğünü artırmayı da amaçlıyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/tuvalde-kardeslik-sanatta-bulusma-1781100861.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ağız ve diş sağlığı ile ruh sağlığı arasında güçlü bir bağlantı var!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/agiz-ve-dis-sagligi-ile-ruh-sagligi-arasinda-guclu-bir-baglanti-var-84690</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/agiz-ve-dis-sagligi-ile-ruh-sagligi-arasinda-guclu-bir-baglanti-var-84690</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, NPİSTANBUL Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ağız ve diş sağlığı ile ruh sağlığı arasındaki ilişkiyi; stres, estetik algı, diş hekimi korkusu ve modern tedavi yaklaşımları üzerinden değerlendirdi.</p>

<p><strong>Ağızdaki enflamasyon depresyonla ilişkili sistemik enflamasyonu tetikleyebilir!&nbsp;</strong></p>

<p>Ağız ve diş sağlığı ile ruh sağlığı arasında çift yönlü bir ilişki olduğunu kaydeden&nbsp;Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Kişi depresifse, yaşamdan zevk almıyorsa öz bakımını ihmal etmeye başlar. Diş fırçalamak gibi rutinler bu kişiler için çok zorlaşır.” dedi.</p>

<p>Öte yandan, ağız sağlığının bozulmasının da ruh sağlığını etkilediğine işaret eden Prof. Dr. Tarhan, “Kronik diş ağrıları, ağız kokusu gibi durumlar sosyal ilişkilere zarar verir. Ayrıca diş estetiği bozuk olduğunda kişinin özgüveni düşer. Özellikle çocuklarda akran zorbalığına neden olabilen diş sorunları, erken yaşta özgüven eksikliğine yol açabilir. Biyolojik olarak bakarsak, ağızdaki enflamasyon (iltihap) vücuttaki CRP değerlerini yükseltir ve bu durum, depresyonun biyolojik sebeplerinden biri olan sistemik enflamasyonu tetikleyebilir.” açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Mükemmeliyetçilik duygusu iyi yönetilmezse kişiyi bunalıma sokar!&nbsp;</strong></p>

<p>Dijital çağda fiziksel görünümün bir değer ölçütü haline geldiğine dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Maalesef ‘güzel görünüyorsan değerlisin’ gibi yanlış bir küresel algı var.” dedi.</p>

<p>Bu durumun gençlerde estetik takıntıları (obsesyon) doğurduğunu dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Yüzündeki bir sivilce ya da dişindeki küçücük bir kırık nedeniyle eve kapanan, depresyona giren vakalar görüyoruz. Mükemmeliyetçilik duygusu iyi yönetilmezse kişiyi bunalıma sokar. Bizim için asıl önemli olan ‘sevimlilik’tir. Sevimliliği ise sadece fiziksel görünüm değil, mizaç, karakter ve samimiyet oluşturur. Diş estetiği özgüven için önemlidir; ancak bunu ‘kutsallaştırmamak’ gerekir.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Tedavi iş birliği başarının yüzde 40’ını oluşturuyor!</strong></p>

<p>Yeni nesil diş hekimlerinin sadece teknik beceriyle değil, hastanın ruhsal durumunu da analiz edebilecek bir vizyonla yetişmesinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şunları söyledi:</p>

<p>“Modern tıpta ‘tedavi iş birliği’ (terapötik ittifak) başarının yüzde 40’ını oluşturur. Diş hekimi koltuğu, tarihsel olarak ağrı ve korkuyla özdeşleşmiş bir yerdir. Bu yüzden hekimin hastayla kurduğu güven ilişkisi çok önemlidir.</p>

<p>Hekim sadece bir ‘organ tamircisi’ gibi değil, hastayı bir insan olarak görerek ve durumu sabırla açıklayarak yaklaşmalıdır. Hastanın yüzüne bakmayan, hâlini hatırını sormayan bir hekim güven oluşturamaz. Biz öğrencilerimize önce ‘iyi insan’, sonra ‘iyi hekim’ olmayı öğretiyoruz.”</p>

<p><strong>Diş tedavisi korkusu, VR ile kademeli olarak azaltılabiliyor!&nbsp;</strong></p>

<p>Diş fobisi (monofobi) olan kişiler için tedavide sanal gerçeklik (VR) gözlüklerinin kullanıldığına değinen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bu gözlüklerle kişi, üç boyutlu bir yazılım eşliğinde korkusunu deneyimlerken kademeli olarak duyarsızlaşmayı öğreniyor.” dedi.</p>

<p>Ayrıca çocuklarda veya otizm gibi özel durumu olan bireylerde genel anestezi altında müdahaleler yaparak travma oluşmasının önüne geçildiğini aktaran Prof. Dr. Tarhan, “Bazı durumlarda ise hipnoterapi (hipnoz) teknikleri kullanılarak hastanın ağrı eşiği yönetiliyor. Diş hekimliğinde hipnoz, hastayı rahatlatmak ve sürece uyumunu artırmak için çok etkili bir yöntemdir.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Diş sıkma, beynin kronik stres altında salgıladığı hormonların bir sonucu!&nbsp;</strong></p>

<p>Stres, kaygı ve travmaların diş sağlığına nasıl yansıdığı hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Özellikle diş sıkma, beynin kronik stres altında salgıladığı hormonların bir sonucudur. Beyin stresi yönetemediğinde bunu vücudun farklı yerlerine yansıtır; kiminde bağırsak sorunlarına, kiminde ise diş sıkmaya dönüşür.” dedi.</p>

<p>Diş sıkmanın, dişlerin erken aşınmasına ve diş eti enfeksiyonlarına yol açtığını hatırlatan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bu durumda yalnızca ağıza bir aparat takmak yeterli değildir; altta yatan ‘gizli stresin’ veya depresyonun psikiyatrik olarak tedavi edilmesi gerekir.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/agiz-ve-dis-sagligi-ile-ruh-sagligi-arasinda-guclu-bir-baglanti-var-1781100832.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bosch, WIN Eurasia İleri Üretim Teknolojilerini Sergiliyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/bosch-win-eurasia-ileri-uretim-teknolojilerini-sergiliyor-84689</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/bosch-win-eurasia-ileri-uretim-teknolojilerini-sergiliyor-84689</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;Dünyanın önde gelen teknoloji ve servis sağlayıcılarından Bosch’un sanayi teknolojileri alanındaki iş kolu Bosch Üretim Çözümleri (BMG), 10-13 Haziran tarihleri arasında düzenlenen WIN Eurasia fuarında üretimin geleceğine yön veren teknolojilerini ziyaretçilerle buluşturuyor. Yaklaşık 150 metrekarelik stant alanında dijital mühendislik, akıllı otomasyon, üretim ekipmanları ve özel makine çözümlerine odaklanan BMG, üretim teknolojilerindeki yetkinliklerini sektör profesyonellerine tanıtıyor. WIN Eurasia’nın, BMG’nin farklı sektörlerdeki müşterilere yönelik teknoloji ve mühendislik kabiliyetlerini görünür kıldığı önemli bir platform olduğunu belirten Bosch Üretim Çözümleri Türkiye Teknik Müdürü Ersin Uçan şunları söyledi: “WIN Eurasia, yalnızca teknolojilerimizi sergilediğimiz bir platform olmanın ötesinde, sanayinin geleceğine yönelik dönüşüm vizyonumuzu paydaşlarımızla birlikte değerlendirdiğimiz önemli bir buluşma noktası oldu”.</p>

<p>Uçan, Bosch Üretim Çözümleri Türkiye olarak Bosch’un küresel üretim ekosistemindeki bilgi birikimini, Türkiye ve<strong>&nbsp;</strong>dünyanın pek çok ülkesindeki müşterilerinin<strong>&nbsp;</strong>karmaşık üretim ihtiyaçları için özel çözümlere dönüştürdüklerinin altını çizdi ve şöyle devam etti: “Dijital mühendislik, akıllı otomasyon ve ileri üretim teknolojilerindeki uzmanlığımızla üretim süreçlerini daha verimli, daha esnek ve daha sürdürülebilir hale getiren çözümler geliştiriyoruz.”</p>

<p><strong>Akıllı otomasyon ve görüntü işleme uygulamaları fuarda öne çıktı</strong></p>

<p>Fuar kapsamında sergilenen al-bırak (pick &amp; place) uygulamaları ve yüksek performanslı konveyör sistemleriyle entegre çalışan interaktif cobot uygulamaları, görüntü işleme (vision) sistemleri ve akıllı üretim senaryoları, insan ve makine iş birliğinin üretim süreçlerinde nasıl daha yüksek verimlilik sağladığını uygulamalı olarak ortaya koyuyor. Manuel montaj süreçlerinde operatörlere yönlendirme sağlayan ve mikrometre seviyesindeki çok ince yüzeylerin bile kalite kontrolünü yapabilen görüntü işleme (vision) sistemleri ile akıllı üretim senaryoları da fuarda dikkat çeken teknolojiler arasında. Batarya ve hidrojen teknolojilerine yönelik geliştirilen uçtan uca üretim hatları da Bosch Üretim Çözümleri standında yer bularak küresel kabiliyetlerini temsil ediyor.</p>

<p><strong>Üretim sistemlerinin modernizasyonu için çözümler</strong></p>

<p>Fuarda gerçekleştirilen teknoloji demoları sayesinde, pek çok farklı sektör için mühendislik çözümleri ziyaretçilere uygulamalı olarak aktarılıyor. Bosch Üretim Çözümleri Türkiye, danışmanlıktan tasarıma, üretimden teknik servise kadar uzanan uçtan uca hizmet modeliyle sadece yeni tesis kurulumlarında değil, mevcut üretim sistemlerinin modernizasyonunda da sanayicilerin yanında yer alıyor. Şirket, mobilite, sensör ve elektronik, batarya, hidrojen, dayanıklı tüketim malları, enerji ve iklimlendirme (HVAC) gibi birbirinden farklı üretim dinamiklerine sahip sektörlerin dönüşüm yolculuğuna katkı sağlamayı sürdürüyor.</p>

<p>Bosch Üretim Çözümleri, küresel bir endüstriyelleşme ortağı ve üretim ekipmanları ile otomasyon için özel makine ve montaj hattı sağlayıcısı olarak 17 yıldır Bursa’da faaliyet gösteriyor. Geçtiğimiz aylarda, Bosch Üretim Çözümleri, Ar-Ge Merkezi olarak T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından sertifikalandırıldı. Bosch Üretim Çözümleri Türkiye Teknik Müdürü Ersin Uçan, Ar-Ge merkezi sertifikasıyla inovasyon kapasitelerini uluslararası standartlara taşıdıklarını belirterek şunları söyledi: “Makine, mekatronik, bilgisayar ile elektrik-elektronik mühendisliği disiplinlerinden oluşan 100 kişilik Ar-Ge ekibimizle, tasarım, proses geliştirme, yazılım ve donanım alanlarında çalışmalar yürütüyoruz. Güçlü mühendislik birikimimizle Türk sanayisine katma değerli çözümler kazandırırken, Ar-Ge çalışmalarımızla müşterilerimizin üretim hatlarını daha verimli, esnek, sürdürülebilir ve rekabetçi hale getirmeyi hedefliyoruz.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/bosch-win-eurasia-ileri-uretim-teknolojilerini-sergiliyor-1781100770.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kazakistanlı öğretmenlerden belediye kreşine ziyaret</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/kazakistanli-ogretmenlerden-belediye-kresine-ziyaret-84688</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/kazakistanli-ogretmenlerden-belediye-kresine-ziyaret-84688</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kazakistan’dan gelen öğretmenler, Kemer Belediyesi Ülker – Orduvar Akman Kreş ve Gündüz Bakımevi’ni ziyaret etti. Kazakistanlı öğretmenlere Kemer Belediyesi Meclis Üyesi Timur Zabitoğlu eşlik etti.&nbsp;</p>

<p>Meclis Üyesi Zabitoğlu’nun misafiri olarak Kemer’de bazı ziyaretlerde bulunan Kazakistanlı öğretmenler, Kemer Belediyesi Ülker – Orduvar Akman Kreş ve Gündüz Bakımevi’ni de ziyaret ederek, Kreş Müdürü Oya Aslantaş ve öğretmenlerden bilgi aldı.&nbsp;</p>

<p>Kreş Müdürü Oya Aslantaş, kreşi ve sınıfları gezerek bol bol fotoğraf çeken Kazakistanlı heyete, kreşte öğrencilere verilen eğitimle ilgili bilgiler verdi.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/kazakistanli-ogretmenlerden-belediye-kresine-ziyaret-1781100728.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hal Personeline Mevzuat ve Denetim Eğitimi Verildi</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/hal-personeline-mevzuat-ve-denetim-egitimi-verildi-84687</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/hal-personeline-mevzuat-ve-denetim-egitimi-verildi-84687</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi İşletme ve İştirakler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Haller Şube Müdürlüğünde görev yapan personele Salihli MABEM Eğitim ve Toplantı Salonu’nda eğitim programı düzenlendi.</p>

<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, personelin mesleki bilgi ve donanımını artırmaya yönelik eğitim çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda İşletme ve İştirakler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Haller Şube Müdürlüğü tarafından Salihli MABEM Eğitim ve Toplantı Salonu’nda hal zabıta ve hal denetim personeline yönelik eğitim gerçekleştirildi. Eğitim programında Haller Şube Müdürü Eren Dağıstanlı tarafından, 5957 Sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili yönetmelikler hakkında kapsamlı bilgiler verildi. Katılımcılara, mevzuatın uygulanmasına ilişkin güncel düzenlemeler aktarılırken, hal sisteminin işleyişine yönelik önemli başlıklar ele alındı.</p>

<p><b>Denetim Süreçleri Değerlendirildi</b></p>

<p>Program kapsamında hal yönetimi, denetim mekanizmaları, personelin görev ve sorumlulukları ile sahada karşılaşılan uygulamalar değerlendirildi. Hal zabıta ve denetim personeline, denetim faaliyetlerinde dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında bilgi verilerek mevzuata uygun çalışma süreçleri anlatıldı.</p>

<p><b>Hizmet Kalitesinin Artırılması Hedefleniyor</b></p>

<p>Eğitimde ayrıca ürünlerin izlenebilirliği, hal kayıt sistemi uygulamaları ve kayıt dışılıkla mücadele konularına değinildi. Katılımcıların sorularının da yanıtlandığı programda, sahada karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen eğitim programıyla, hal hizmetlerinin daha etkin ve verimli yürütülmesi, denetim faaliyetlerinde mevzuata uygunluğun güçlendirilmesi ve vatandaşlara sunulan hizmet kalitesinin artırılması amaçlanıyor.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:11:48 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/hal-personeline-mevzuat-ve-denetim-egitimi-verildi-1781100708.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Manisa da Kadın Dostu Kentler İçin Eşitlik Eğitimi Düzenlendi</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/manisa-da-kadin-dostu-kentler-icin-esitlik-egitimi-duzenlendi-84686</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/manisa-da-kadin-dostu-kentler-icin-esitlik-egitimi-duzenlendi-84686</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div style="text-align:start">
<div id="m_6849335898467222796signature">
<div style="text-align:justify"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:13.3333px"><span style="font-family:tahoma"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:"Times New Roman", "serif""><span style="font-family:Tahoma, "sans-serif"">Manisa Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, Kadın Dostu Kentler Programı kapsamında Yerel Eşitlik Eylem Planı’nın hazırlanmasına yönelik eğitimler gerçekleştirildi. Programda, kadınların kent yaşamına eşit katılımını güçlendirecek politika ve uygulamalar ele alındı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></div>

<div style="text-align:justify"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:13.3333px"><span style="font-family:tahoma"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></div>

<div style="text-align:justify"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:13.3333px"><span style="font-family:tahoma"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:"Times New Roman", "serif""><span style="font-family:Tahoma, "sans-serif"">Manisa Büyükşehir Belediyesi, kadınların ve kız çocuklarının kent yaşamında daha eşit, güvenli ve erişilebilir koşullarda yer alabilmesi amacıyla yürütülen Kadın Dostu Kentler Programı kapsamında önemli bir çalışmaya ev sahipliği yaptı. Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Strateji Geliştirme ve Planlama Dairesi Başkanlığı ile Yerel Eşitlik Birimi iş birliğinde yürütülen faaliyetler, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı koordinasyonundaki programın üçüncü fazı kapsamında gerçekleştirildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></div>

<div style="text-align:justify"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:13.3333px"><span style="font-family:tahoma"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></div>

<div style="text-align:justify"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:13.3333px"><span style="font-family:tahoma"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:"Times New Roman", "serif""><span style="font-family:Tahoma, "sans-serif"">Avrupa Birliği’nin finansal desteğiyle, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu yürütücülüğünde ve Türkiye Belediyeler Birliği ortaklığında sürdürülen program kapsamında, mayıs ayında düzenlenen üç günlük tematik eğitimlerin ardından Yerel Eşitlik Eylem Planı’nın hazırlanmasına yönelik iki günlük eğitim programı gerçekleştirildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></div>

<div style="text-align:justify"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:13.3333px"><span style="font-family:tahoma"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></div>

<div style="text-align:justify"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:13.3333px"><span style="font-family:tahoma"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:"Times New Roman", "serif""><span style="font-family:Tahoma, "sans-serif"">Eğitimlerde; yerel yönetimlerin toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifiyle hizmet üretmesi, kadınların karar alma süreçlerine katılımının artırılması ve kent politikalarının eşitlik temelinde geliştirilmesi konuları ele alındı. Katılımcılar, eşitlik odaklı yerel yönetim anlayışının güçlendirilmesine yönelik bilgi ve deneyim paylaşımında bulundu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></div>

<div style="text-align:justify"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:13.3333px"><span style="font-family:tahoma"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></div>

<div style="text-align:justify"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:13.3333px"><span style="font-family:tahoma"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:"Times New Roman", "serif""><span style="font-family:Tahoma, "sans-serif"">Programa Yerel Eşitlik Uzmanı Aylin Çelik ile kilit uzmanlar Zehra Tosun ve Sezin Üskent katıldı. Eğitimler, UNFPA Kadın Dostu Kentler Programı Kilit Uzmanları Zehra Tosun ve Sezin Üskent tarafından verildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></div>

<div style="text-align:justify"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:13.3333px"><span style="font-family:tahoma"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"> </span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></div>

<div style="text-align:justify"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="font-size:13.3333px"><span style="font-family:tahoma"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:"Times New Roman", "serif""><span style="font-family:Tahoma, "sans-serif"">Yoğun katılımla gerçekleştirilen eğitimlerin, Manisa’da kadın dostu kent yaklaşımının yaygınlaştırılmasına ve Yerel Eşitlik Eylem Planı çalışmalarına önemli katkı sağladığı belirtildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></div>
</div>
</div>

<p> </p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:11:38 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/manisa-da-kadin-dostu-kentler-icin-esitlik-egitimi-duzenlendi-1781100698.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Avrupa Yatırım Bankası Türkiyede yatırım faaliyetlerine</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/avrupa-yatirim-bankasi-turkiyede-yatirim-faaliyetlerine-84685</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/avrupa-yatirim-bankasi-turkiyede-yatirim-faaliyetlerine-84685</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Yatırım Bankası’nın (AYB), Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB) ve Türk Eximbank ile her biri 100 milyon avro tutarında iki yeni finansman anlaşması imzaladı. TKYB ve Türk Eximbank, söz konusu fonları yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımları için Türkiye’deki küçük ve orta ölçekli işletmelere (KOBİ’ler) ve orta ölçekli şirketlere aktaracak. AYB finansmanı, sera gazı emisyonlarını azaltan, tedarik zincirlerini ve enerji güvenliğini güçlendiren, iklim dayanıklılığını artıran ve Türkiye’de yeni yeşil istihdam yaratan projeleri destekleyecek.</p>

<p>“AYB’nin Türkiye’ye geri dönüşünü memnuniyetle karşılıyoruz” diyen&nbsp;<strong>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek,&nbsp;</strong>“Bu finansman, işletmelerimizin temiz enerjiye yatırım yapmasına, verimliliklerini artırmasına ve rekabet güçlerini artırmasına yardımcı olacak. Bu, Türkiye ile AB’nin sürdürülebilir büyüme ve ortak refahı desteklemek için nasıl birlikte çalışabileceğinin somut bir örneğini teşkil ediyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>AYB Başkan Yardımcısı Robert de Groot</strong>, ülkeye gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaretinde, “Bu imzalar, AYB ile Türkiye arasındaki iş birliğinde yeni bir dönemi işaret ediyor. KOBİ’ler ve orta ölçekli şirketler konusunda uzmanlığa ve geniş ağlara sahip bu iki Türk bankasıyla çalışarak, ülke genelindeki şirketlere ulaşacak ve onların daha sürdürülebilir ve dayanıklı bir geleceğe geçişini destekleyebileceğiz. Birlikte, Türk ekonomisinin yeşil dönüşümüne ve gelişimine yatırım yapıyoruz” dedi.</p>

<p>AYB heyeti, sürdürülebilir ulaşım, altyapı ve özel sektörün sürdürülebilirliğini ve enerji verimliliğini desteklemeye yönelik iş birliğini artırmak konusunda Türk hükümeti yetkilileriyle verimli görüşmeler gerçekleştirdi. Heyet ayrıca, 2023 depremlerinden en çok etkilenen illerden biri olan Hatay’a da bir ziyaret gerçekleştirdi. AYB bölgede, geniş kapsamlı AB desteği kapsamındaki 400 milyon avro tutarındaki bir operasyonla, Hatay’ın içme suyu ve atık su altyapısının yeniden inşasını destekliyor. Bu yatırımlar, temel hizmetlerin yeniden sağlanmasına ve yaşam koşullarının iyileştirilmesine yardımcı olurken, altyapının yüksek standartlara uygun olarak inşa yeniden inşasını ve su israfının azaltılmasını ve bölgenin ileride yaşanabilecek krizlere hazırlıklılığını destekliyor.</p>

<p>Anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan&nbsp;Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, “Bu anlaşma, Türkiye’nin daha sürdürülebilir, dirençli ve rekabetçi bir ekonomiye geçişini destekleme yolunda önemli bir adımı daha temsil ediyor. Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası olarak; yenilenebilir enerjiyi destekleyen, enerji verimliliğini artıran ve ülkemizin uzun vadeli kalkınma hedeflerine katkı sağlayan yatırımlar için uluslararası finansman kuruluşlarıyla işbirliklerimizi sürdürüyoruz. Avrupa Yatırım Bankası ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğinin, güçlü ortaklığımızı daha da pekiştirmekle kalmayıp somut çevresel ve ekonomik faydalar da yaratacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p>Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney&nbsp;ise,&nbsp;“Avrupa Yatırım Bankası ile iş birliğimiz, Türkiye’nin yeşil dönüşüm yolculuğuna duyulan uluslararası güvenin açık bir göstergesidir. Aynı zamanda bu anlaşma, ihracatçılarımıza özellikle AB başta olmak üzere ana ihracat pazarlarında çevresel düzenlemelere uyum sağlama konusunda güçlü bir finansal destek sunmaktadır. Bu işlemle birlikte, Türk Eximbank’ın yeşil dönüşüme ayrılan uluslararası finansman hacmi 1,9 milyar ABD dolarına ulaşmıştır. AYB gibi uluslararası finans kuruluşlarıyla uzun vadeli iş birlikleri aracılığıyla, Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme hedeflerini tam kararlılıkla desteklemeye devam ediyoruz.”&nbsp;şeklinde konuştu.</p>

<p>Avrupa Birliği atanmış Türkiye Büyükelçisi ise, “Bugün imzalanan anlaşmalar, Avrupa Yatırım Bankası’nın Türkiye’deki faaliyetlerini yeniden güçlendirmesi açısından memnuniyet verici bir adımdır. Bu iş birliği, Avrupa Birliği ve Türkiye’nin yeşil dönüşüm, enerji verimliliği ve şirketlerin rekabet gücünün artırılması gibi ortak öncelikler doğrultusunda birlikte somut sonuçlar üretebildiğini göstermektedir. AB olarak, depremden etkilenen bölgelerde yeniden yapılanmadan sürdürülebilir altyapı, temiz ulaştırma ve demiryolu bağlantısallığına kadar Türkiye’nin daha dayanıklı ve sürdürülebilir kalkınmasını desteklemeye devam ediyoruz. Avrupa Yatırım Bankası olarak, Türk makamları ve finans kuruluşlarıyla yakın iş birliğimizin önümüzdeki dönemde de somut yatırımlara dönüşmesini temenni ediyoruz” dedi&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/avrupa-yatirim-bankasi-turkiyede-yatirim-faaliyetlerine-1781100679.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BRICS Ülkelerinin İlk Kuantum Teknolojileri Forumu Moskova da Düzenlendi</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/brics-ulkelerinin-ilk-kuantum-teknolojileri-forumu-moskova-da-duzenlendi-84684</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/brics-ulkelerinin-ilk-kuantum-teknolojileri-forumu-moskova-da-duzenlendi-84684</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>BRICS ülkelerinin ilk Kuantum Teknolojileri Forumu, Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlendi. Üye ülkelerden bilim insanları, uzmanlar ve kamu kurumlarının temsilcileri, geleceğin en önemli teknoloji alanlarından biri olarak kabul edilen kuantum teknolojileri alanındaki iş birliği perspektiflerini ele aldı. Rusya Federasyonu Bilim ve Yükseköğretim Bakanlığı ile Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından ortaklaşa düzenlenen forum, karşılıklı saygı, güven ve eşitlik ilkeleri temelinde sürdürülebilir bir BRICS kuantum topluluğunun oluşturulmasına yönelik ilk adımı oluşturması bakımından önem taşıyor.&nbsp;</p>

<p>Forumda ele alınan iş birliği olasılıklarının öncelikli alanları arasında bilim ve teknoloji çalışmalarının geliştirilmesi, kuantum hesaplama teknolojilerinin uygulanması, eğitim faaliyetleri ile kuantum alanında uzman insan kaynağının yetiştirilmesi ve iş gücü piyasasının oluşturulması yer aldı. Foruma katılan Rus temsilciler, iş birliğini her katılımcının kendi kuantum egemenliğini inşa ettiği eşit ortaklığa dayalı bir ilerleme modeli olarak gördüklerini ifade etti.</p>

<p>Forum kapsamında ayrıca, BRICS Ülkelerinin Nükleer Enerji Platformu katılımcılarının ortak bildirisi de kamuoyuyla paylaşıldı. Bildiride, kuantum hesaplama teknolojilerinin geleceğin enerji sistemlerinin şekillendirilmesinde giderek daha önemli bir rol üstlendiğine dikkat çekilirken, nükleer enerjinin potansiyelinin daha etkin şekilde değerlendirilmesi amacıyla kuantum hesaplama alanındaki ortak çalışmaların güçlendirilmesi çağrısında bulunuldu.&nbsp;</p>

<p>Bildiride ayrıca, BRICS Ülkelerinin Nükleer Enerji Platformu katılımcılarının kuantum teknolojilerine verdiği destek de özellikle vurgulanarak, “Geleceğin nükleer enerjisi açısından giderek artan önemini göz önünde bulundurarak, bu alandaki çalışmalara oy birliğiyle destek verdiğimizi ifade ediyoruz” ifadeleri kullanıldı.&nbsp;</p>

<p>Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom Genel Müdürü Alexey Likhachev ise, forum kapsamında teknolojilerin devletlerin egemenliğinin güçlendirilmesindeki temel rolüne dikkat çekti. Rus nükleer endüstrisinin, yurt dışında yüksek teknoloji alanlarının geliştirilmesine yönelik önemli bir deneyime sahip olduğunu belirten Likhachev, nükleer güç santrali inşaat projelerinin ortak ülkelerin teknolojik kapasitesini güçlendirdiğini, yeni sektörlerin oluşumunu teşvik ettiğini, insan kaynağı yetiştirme sistemlerinin gelişimine katkı sunduğunu ve bilimsel araştırmalar için güçlü bir temel oluşturduğunu ifade etti. Likhachev, bu yaklaşımın kuantum teknolojileri alanında kurulacak iş birlikleri açısından da büyük değer taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Likhachev, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: “BRICS bugün, geniş ve güncel bir gündeme sahip, etkili bir uluslararası oluşum niteliği taşıyor. Kuantum teknolojileri konusunu bu gündemin bir parçası haline getirmek ise bizim ortak görevimizdir. Bugün Rusya’nın kuantum alanında ortaya koyabileceği önemli bir birikimi bulunuyor. Öncelikli platformlarda geliştirilen yedi kuantum bilgisayarımız, onlarca kuantum algoritmamız ve kuantum hesaplama, kuantum sensör teknolojileri ile kuantum iletişim alanlarında yürüttüğümüz çok sayıda projemiz var. Bu bilgi ve deneyim birikimini iş birliği çerçevesinde paylaşmaya hazırız. BRICS üyesi diğer ülkelerin de aynı yaklaşımı benimseyeceğine inanıyorum. Çünkü birlikte daha güçlüyüz. Araştırma kapasitemizi birleştirerek ve sanayi ile ekonominin gerçek ihtiyaçlarına yönelik teknolojik projeleri ortaklaşa hayata geçirerek yalnızca kurumlarımızı ve bilim merkezlerimizi değil, ülkelerimizi de daha güçlü hale getiriyoruz.”</p>

<p>BRICS Ülkelerinin Nükleer Enerji Platformu Baş Koordinatörü Elsie Pule ise, kamuoyuna açıklanan ortak bildiriyi değerlendirerek, “Rosatom’un desteğiyle, yakın gelecekte kuantum teknolojileri alanındaki deneyim paylaşımını ve ortak araştırma faaliyetlerini teşvik edecek girişimlerin hayata geçirilmesini bekliyoruz. Bu çalışmaların, ilerlemeye ve insanlığa hizmet etme misyonumuzu destekleyeceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/brics-ulkelerinin-ilk-kuantum-teknolojileri-forumu-moskova-da-duzenlendi-1781100659.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kitabın Nabzı Kadıköy de Atacak</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/kitabin-nabzi-kadikoy-de-atacak-84683</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/kitabin-nabzi-kadikoy-de-atacak-84683</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><b>Kadıköy Belediyesi’nin bu yıl 10’uncusunu düzenlediği Kadıköy Kitap Günleri, 12 Haziran’da kapılarını kitapseverlere açıyor. On gün boyunca sürecek etkinlikte yaklaşık 100 yayınevi, yazarlar, gazeteciler, sanatçılar ve akademisyenler okurlarla buluşacak.</b></p>

<p><br />
Kadıköy Belediyesi tarafından düzenlenen ve İstanbul’un en önemli edebiyat buluşmalarından biri olarak kabul edilen Kadıköy Kitap Günleri, uzun bir aranın ardından yeniden okurlarla buluşuyor. Son olarak 2017 yılında tarihi Haydarpaşa Garı’nda gerçekleştirilen etkinlik, 325 bin ziyaretçi ve 2 milyonun üzerinde kitap satışıyla önemli bir başarıya imza atmıştı.<br />
Bu yıl 10’uncusu düzenlenecek Kadıköy Kitap Günleri, 12-21 Haziran tarihleri arasında Kadıköy Belediyesi bahçesinde gerçekleştirilecek. Her gün 10.00-21.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek etkinlikte yaklaşık 100 yayınevi, 250’nin üzerinde yazar, gazeteci, akademisyen ve sanatçı okurlarla buluşacak. Etkinliğin medya sponsorluğunu ise Kafa Radyo ve BirGün Gazetesi üstleniyor.</p>

<p><br />
<b>AÇILIŞIN ONUR KONUĞU AYŞE KULİN</b><br />
Etkinliğin resmi açılış töreni, 13 Haziran Cumartesi günü saat 14.00’te gerçekleştirilecek. Açılış programı, Çocuk Sanat Merkezi Orkestrası ve solistlerinin konseriyle başlayacak. Konserin ardından Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı açılış konuşmasını yapacak. Törende, bu yılın onur konuğu olan Ayşe Kulin’e plaketi takdim edilirken, usta yazar da okurlarıyla buluşacak.</p>

<p> </p>

<p><b>KİTAP GÜNLERİNDE USTA İSİMLER OKURLARLA BULUŞACAK</b><br />
10. Kadıköy Kitap Günleri’nin konukları arasında, onur konuğu Ayşe Kulin’in yanı sıra Işıl Özgentürk, İnci Aral, Buket Uzuner, Mustafa Balbay, Adnan Özyalçıner, Fikri Sağlar, Zeynep Oral, Mehmet Güreli, Buket Arbatlı, Timur Soykan, Murat Ağırel, Barış Terkoğlu, Sevim Ak, Aslı Tohumcu, Şener Üşümezsoy, Jale Sancak, Ali Rıza Binboğa, Murat Gülsoy, Şevval Sam, Müjdat Gezen, Alper Canıgüz, Barış Müstecaplıoğlu, Can Temiz, Selçuk Somer, Şükrü Erbaş, Haydar Ergülen, Feyza Hepçilingirler, Nazım Alpman, C. M. Kösemen, Salihcan Sezer, Selda Uygur, Aytül Akal, Müge İplikçi, Ceren Kerimoğlu, Saygın Ersin ve Özlem Yüzak’ın da aralarında bulunduğu 250’nin üzerinde yazar, gazeteci, akademisyen ve sanatçı okurlarıyla bir araya gelecek.</p>

<p><br />
<b>HAFTA SONU PROGRAMI DOLU DOLU</b><br />
13 Haziran Cumartesi günü gerçekleştirilecek açılışın ardından program söyleşilerle devam edecek.  Günün ilk söyleşilerinden biri olan “Çocuktan Öğrenen Yetişkinlerin Çağı”nda Dr. Bahar Eriş ve Ömür Kurt, çocuklarla kurulan ilişkinin yetişkinlerin dünyasını nasıl dönüştürebileceğini anlatacak. Aynı saatlerde Murat Menteş, “Huzur Tanpınar’da” başlıklı söyleşide Ahmet Hamdi Tanpınar’ın edebiyat dünyasına ve mirasına kendi penceresinden bakacak. Irmak Zileli ve Neslihan Önderoğlu, “Bir Hikâye Nasıl Başlar?” söyleşisinde yazma sürecinin ilk adımlarını tartışacak. Murat Uyurkulak ise moderatörlüğünü Anıl Mert Özsoy’un yapacağı  “Coğrafya, Yazgı ve İsyan: Murat Uyurkulak Romanlarında İnsan Halleri” başlıklı söyleşiyle okurlarıyla buluşacak.<br />
Günün dikkat çeken etkinliklerinden biri de gazeteci İsmail Arı’nın katılacağı “Halkın Haber Hakkı ve Gazetecilik” söyleşisi olacak. İsmail Arı, 75 günlük tutukluluğunun ardından ilk kez bir söyleşide BirGün Gazetesi standında okurlarıyla buluşacak. Araştırmacı gazeteciliğin güncel sorunları, basın özgürlüğü ve yurttaşların haber alma hakkı üzerine değerlendirmelerin yapılacağı söyleşide Arı, mesleki deneyimlerini okurlarla paylaşacak.<br />
Günün son oturumlarında Sinem Sal, “Roman Kahramanları ve Empati” söyleşisinde okur ile karakter arasındaki duygusal bağı ve edebiyatın empati kurmadaki rolünü tartışacak. Açılış günü, Özcan Arca ve Zeynep Oral’ın katılımıyla gerçekleştirilecek “Nâzım Hikmet 124 Yaşında” etkinliğiyle sona erecek.</p>

<p><br />
<b>EDEBİYATTAN SİYASETE GENİŞ PROGRAM</b><br />
14 Haziran Pazar günü ise sağlık, tarih, edebiyat ve güncel konuların öne çıktığı bir program katılımcıları bekliyor. Op. Dr. Banu Çiftçi menopoz ve hormon tedavisi hakkında bilgi verirken, Ayşen Özagar Somunkıran ile Ömür Müzeyyen Yılmaz "Edebiyatta Kadın Anti-Kahramanlar / Kadınların Gizli Ajandası" konulu söyleşi etkinliği gerçekleştirecek. Tarihçi-yazar Sinan Meydan, “Atatürk’ün Mirası Laik Cumhuriyet” başlıklı söyleşide okurlarla buluşurken, Aytül Akal çocuk edebiyatının çocuklara sunduğu dünyayı anlatacak.<br />
Günün ilerleyen saatlerinde Ceren Ceran “İstanbul’un Bodrum Katları”, Murat Gülsoy ise “Bir Hikâye Kendini Nasıl Yazar?” başlıklı söyleşileri gerçekleştirecek. Hafta sonunun dikkat çeken etkinliklerinden biri olan “Ne Olacak Bu Memleketin Hâli?” başlıklı oturumda gazeteciler Barış Terkoğlu, Murat Ağırel ve Timur Soykan güncel gelişmeleri değerlendirecek.<br />
Akşam bölümünde, Altay Öktem ve Orhan Alkaya “Şairler Birbirine Benzemez” etkinliğinde şiir üzerine konuşacak. Programın son saatlerinde Ayça Erdura ve Jale Sancak “Tam O Sırada İstanbul” söyleşisinde bir araya gelecek. Gazeteci Yavuz Oğhan “Millete Emanet” başlıklı etkinlikte okurlarla buluşacak. Hafta sonu programı, Müjdat Gezen söyleşisi ile İbrahim Varlı ve İlhan Uzgel’in katılımıyla gerçekleştirilecek “Dünya Nereye Gidiyor: Tehditler ve Olanaklar” başlıklı oturumla sona erecek.<br />
On gün boyunca sürecek Kadıköy Kitap Günleri, söyleşileri, imza günleri ve yayınevleriyle bir kez daha İstanbul’un en kapsamlı edebiyat buluşmalarından birine ev sahipliği yapacak. Kadıköy Kitap Günleri’nin ayrıntılı programına https://kitapgunleri.kadikoy.<wbr />bel.tr/ adresinden ulaşabilirsiniz.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:10:47 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/kitabin-nabzi-kadikoy-de-atacak-1781100647.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Başkan Öntürk Avrupa Yatırım Bankası Heyetini Ağırladı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/baskan-onturk-avrupa-yatirim-bankasi-heyetini-agirladi-84682</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/baskan-onturk-avrupa-yatirim-bankasi-heyetini-agirladi-84682</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk, Avrupa Yatırım Bankası ,İlbank&nbsp; heyeti ile görüştü.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">HBB Başkanı Öntürk, Avrupa Yatırım Bankası Başkan Yardımcısı Robert De Groot, İlbank Genel Müdürü Eyyüp Karahan ve beraberindeki heyeti HBB Tarihî Taş Bina’da ağırladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gerçekleştirilen görüşmede, Hatay'ın altyapı ve üst yapısını güçlendirecek stratejik yatırımlar ile uluslararası fonların kullanımı kapsamlı bir şekilde ele alındı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ziyaretin ardından HBB Başkanı Mehmet Öntürk, &nbsp;"Hatay’ımız için kolları sıvadık, ulusal ve uluslararası iş birlikleriyle şehrimizi ayağa kaldırıyoruz. Hatay’ımızı el birliğiyle, modern ve sürdürülebilir bir geleceğe hazırlıyoruz." ifadelerine yer verdi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 08:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/baskan-onturk-avrupa-yatirim-bankasi-heyetini-agirladi-1780981524.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Füsun Batum, Ayla Çelik imzalı  aşk kokan yorum</title>
                <category>MAGAZİN</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/fusun-batum-ayla-celik-imzali-ask-kokan-yorum-84681</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/fusun-batum-ayla-celik-imzali-ask-kokan-yorum-84681</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Güçlü yorumu ve sahne performansıyla dikkat çeken Füsun Batum, beğeni toplayan “Yalan Olur” adlı şarkısının hemen ardından, yeni single çalışması “Gecenin Köründe” ile dinleyicilerle buluştu. Sözleri Ayla Çelik imzası taşıyan şarkının müziğinde Ayla Çelik’e Serdar Aslan eşlik ederken, düzenlemede ise Erhan Bayrak’ın modern dokunuşu dikkat çekiyor.</p>

<p>Duygusal yapısını hareketli ritmiyle birleştiren “Gecenin Köründe”, aşkın özlemini, çaresizliğini ve tutkusunu güçlü sözlerle anlatıyor. Dinleyiciyi ilk andan itibaren içine çeken şarkı, enerjik altyapısıyla da yaz gecelerinin favori parçaları arasında yer almaya hazırlanıyor.</p>

<p>“Denizde dalga yok, yârin imanı yok<br />
Özledim mi çok şu gecenin köründe…”<br />
&nbsp;<br />
Sözleriyle hafızalara kazınan parça, hem romantik hem de eğlenceli atmosferiyle dikkat çekiyor. Şarkının klibi ise doğal atmosferiyle öne çıkan Şile’de çekildi. Füsun Batum’un saç ve makyajı Ayla Şahin tarafından yapıldı. Yönetmen koltuğunda Safa Gülsoy’un oturduğu klip, şarkının duygusal dünyasını estetik görüntülerle tamamlıyor.</p>

<p>KÜNYE BİLGİLERİ :&nbsp;</p>

<p>Söz &nbsp;: Ayla Çelik<br />
Müzik : Ayla Çelik, Serdar Aslan<br />
Düzenleme : Erhan Bayrak&nbsp;<br />
Yönetmen : Safa Gülsoy</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 08:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/fusun-batum-ayla-celik-imzali-ask-kokan-yorum-1780551007.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title> Varlık Barışı ve Vergi Düzenlemesi Yürürlükte</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/varlik-barisi-ve-vergi-duzenlemesi-yururlukte-84680</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/varlik-barisi-ve-vergi-duzenlemesi-yururlukte-84680</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">'Varlık Barışı' olarak bilinen düzenleme Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Vergi ve kamu alacakları 36 aydan 72 aya çıkartıldı.Yürürlüğe giren düzenleme, kayıt dışı varlıkların belirli oranlarda vergi ödenerek sisteme dahil edilmesine imkan tanıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kayıtlarda yer almayan para, altın, döviz ve benzeri varlıkların 31 Temmuz 2027 tarihine kadar bankalara veya ilgili kurumlara bildirilerek yasal hale getirilmesine imkan tanınacak. Bildirilen varlıklardan yüzde 0 ile yüzde 5 arasında değişen oranlarda vergi alınacak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Öte yandan yürürlüğe giren kanun da vergi ve kamu alacaklarına ilişkin çeşitli düzenlemeleri de içeriyor. Buna göre kamu alacaklarında uygulanan taksitlendirme süresi 36 aydan 72 aya çıkarıldı. </span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 08:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler"/>
            </item>
                                <item>
                <title>QNB Türkiye den yeni uygulama</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/qnb-turkiye-den-yeni-uygulama-84679</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/qnb-turkiye-den-yeni-uygulama-84679</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>QNB Türkiye, 30’a yakın ülkede faaliyet gösteren QNB Grup’un global&nbsp;ağıyla&nbsp;müşterilerinin nakit akışı yönetimine yönelik entegre çözümler sunmaya devam ediyor.&nbsp;</p>

<p>Dış&nbsp;ticaret alanında faaliyet gösteren&nbsp;QNB Türkiye,&nbsp;QNB Grup’un&nbsp;faaliyet gösterdiği ülkelerdeki gücünden&nbsp;beslenen çözümleriyle Türk firmalarının uluslararası pazarlardaki&nbsp;ticaretini destekliyor.&nbsp;Banka, ihracatçıların finansman, tahsilat ve risk yönetimi ihtiyaçlarına&nbsp;yönelik çözümler sunarak&nbsp;dış&nbsp;ticaret süreçlerinin farklı aşamalarında müşterilerinin yanında&nbsp;yer alıyor.</p>

<p><strong>QNB Türkiye’den Irak ticaretinde yeni dönem</strong></p>

<p>Bu&nbsp;yapının&nbsp;son dönemdeki&nbsp;örneklerinden&nbsp;biri&nbsp;de&nbsp;Irak ile çalışan ihracatçı müşterilere yönelik&nbsp;sunulan tahsilat çözümü&nbsp;oldu. QNB Türkiye, grup bankası Mansour Bank ile Irak kaynaklı ihracat bedellerinin Türkiye’ye daha hızlı ulaşmasını&nbsp;sağlarken,&nbsp;müşterilerine valör kaybı yaşanmadan kesintisiz bir ödeme akışı sunuyor. Bu yapı sayesinde ihracat bedellerinin daha hızlı tahsil edilmesi, nakit akış yönetiminde verimlilik sağlanması ve dış ticaret operasyonlarında süreçlerin daha hızlı ilerlemesi hedefleniyor.</p>

<p>QNB Türkiye OBİ ve Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Engin Turhan konuya ilişkin şunları söyledi:&nbsp;“QNB Türkiye olarak&nbsp;dış&nbsp;ticaret işlemlerinde uzman ekibimizle&nbsp;müşterilerimizin ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirmeye devam ediyoruz.&nbsp;QNB Grup’un 30’a yakın&nbsp;ülkedeki faaliyeti ve uluslararası gücü sayesinde&nbsp;müşterilerimize&nbsp;farklı pazarlarda entegre&nbsp;çözümler&nbsp;sunabiliyoruz. Irak ile çalışan ihracatçılarımıza sunduğumuz&nbsp;bu yapı da grup sinerjisinin&nbsp;somut&nbsp;örneklerinden biri. Bu çözüm sayesinde ihracat bedellerinin daha hızlı tahsil edilmesini sağlarken&nbsp;müşterilerimizin nakit akış&nbsp;yönetimini destekliyoruz.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/qnb-turkiye-den-yeni-uygulama-1780407146.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bosch Türkiye İki Standıyla Win Eurasia ya Katılıyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/bosch-turkiye-iki-standiyla-win-eurasia-ya-katiliyor-84678</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/bosch-turkiye-iki-standiyla-win-eurasia-ya-katiliyor-84678</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın önde gelen teknoloji ve servis sağlayıcılarından Bosch, 10-13 Haziran tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek olan WIN Eurasia Fuarı’na, iki büyük iş koluyla güçlü bir şekilde katılıyor. Salon 7’de toplamda yaklaşık 350 metrekarelik geniş bir alanda ziyaretçilerini ağırlayacak olan şirket, Bosch Üretim Çözümleri (BMG) ile geleceğin üretim teknolojilerini ziyaretçilerinin deneyimine sunarken, Bosch Rexroth ile Türkiye’deki 50. yılını iş ortaklarıyla birlikte kutlayacak, hareket ve kontrol teknolojileri portföyünü fuar alanına taşıyacak.</p>

<p><strong>Bosch’tan Geleceğin Fabrikasına Yönelik Üretim Çözümleri</strong></p>

<p>Bosch Üretim Çözümleri (BMG), Bosch’un küresel üretim uzmanlığını Türkiye’deki mühendislik gücüyle birleştirerek ileri mühendislik, dijital mühendislik, akıllı otomasyon ve uçtan uca hizmet yetkinliklerini sektörle buluşturuyor. Mobilite, sensör ve elektronik, batarya, hidrojen, tüketici ürünleri, enerji ve HVAC gibi çok çeşitli sektörler için üretim süreçlerine yönelik müşteriye özel çözümler geliştiren BMG, fuar ziyaretçilerine geleceğin fabrikasına yönelik teknolojileri yakından inceleyebilecekleri interaktif bir stant deneyimi sunmaya hazırlanıyor. BMG standında, cobotlar, batarya, hidrojen, görüntü işleme sistemleri ve akıllı üretim teknolojileri öne çıkarken, ziyaretçiler insan-makine iş birliği, operatör yönlendirme ve akıllı denetim sistemlerinin esnek otomasyonu nasıl desteklediğini bizzat deneyimleme fırsatı bulacak.</p>

<p><strong>Bosch Rexroth, Türkiye’deki 50 Yıllık Hareket ve Kontrol Deneyimini Sergiliyor</strong></p>

<p>Bosch Rexroth, hareket ve kontrol teknolojilerindeki 50 yıllık uzmanlığını, yerel mühendislik bilgi birikimi ve güçlü hizmet ağıyla harmanlayarak sergileyecek. Yarım asırlık varlığıyla global hareket ve kontrol teknolojilerini Türkiye sanayisinin farklı sektörleriyle buluşturan Bosch Rexroth, fuarda fabrika otomasyonu, montaj teknolojileri, hidrolik çözümler ve mobil elektronik alanlarındaki uygulamalarını ziyaretçilerle buluşturacak. Bosch Rexroth, bu çözümlerle üretimde daha yüksek verimlilik, esneklik, bağlantılı sistemler ve dijital dönüşüm alanlarındaki yetkinliklerini ortaya koyarken, geleceğin üretim ve makine teknolojilerine yönelik yaklaşımını sergileyecek. Bosch Rexroth Türkiye’nin Certified Excellence Partner ağı, fuar boyunca stant programında sunumlarıyla yer alacak.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/bosch-turkiye-iki-standiyla-win-eurasia-ya-katiliyor-1780407121.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tomohiko Yao, Nissan Türkiye Genel Müdürü Olarak Atandı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/tomohiko-yao-nissan-turkiye-genel-muduru-olarak-atandi-84677</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/tomohiko-yao-nissan-turkiye-genel-muduru-olarak-atandi-84677</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Nissan, 1 Haziran 2026 tarihi itibarıyla Tomohiko Yao’nun Nissan Türkiye Genel Müdürü olarak atandığını duyurdu.</p>

<p>Yao, son dört yıldır Nissan Türkiye Genel Müdürü olarak başarıyla görev yapan Charbel Abi Ghanem’in yerine göreve geliyor. Ghanem, kariyerine Nissan bünyesinde Nissan Fransa Genel Müdürü olarak devam edecek.</p>

<p>1998 yılında Nissan’a katılan Tomohiko Yao, Asya, Kuzey Amerika ve Çin’de satış, pazarlama, kurumsal strateji ve iş geliştirme alanlarında çeşitli liderlik görevleri üstlendi. Ayrıca Nissan’ın Asya Pasifik, Çin ve global merkezlerinde üst düzey strateji ve planlama görevlerinde bulunarak, şirket çapında büyüme ve iş dönüşümü girişimlerine liderlik etti.</p>

<p>Türkiye’deki yeni görevinden önce Yao, Performanstan Sorumlu İcra Direktörü’nün (Chief Performance Officer) Özel Kalem Müdürü ve Bölüm Genel Müdürü olarak görev yaptı. Bu kapsamda Nissan’ın küresel Re:Nissan üst gelir (topline) stratejileri ile gelir performansı çalışmalarına liderlik etti.</p>

<p>Tomohiko Yao, yeni göreviyle ilgili olarak şunları söyledi: “Bu görevi üstlenmekten büyük onur duyuyorum. Türkiye’nin sahip olduğu güçlü potansiyele ve Nissan’ın bu pazardaki konumuna inanıyorum. Bayilerimiz, iş ortaklarımız ve çalışanlarımızla yakın iş birliği içinde çalışarak müşterilerimize mümkün olan en iyi deneyimi sunmayı ve Nissan Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesine katkıda bulunmayı hedefliyoruz.”</p>

<p>Yao, yeni görevinde Nissan Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme hedeflerine, müşteri odaklı dönüşüm çalışmalarına ve markanın Türkiye otomotiv pazarındaki konumunu daha da güçlendirmeye liderlik edecek.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/tomohiko-yao-nissan-turkiye-genel-muduru-olarak-atandi-1780407107.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Romanyalı gazeteciler Kemer de</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/romanyali-gazeteciler-kemer-de-84676</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/romanyali-gazeteciler-kemer-de-84676</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Romanya’nın en prestijli gazeteci ve televizyoncuları, Kemer tanıtım faaliyetleri kapsamında Kemer Belediye Başkan Yardımcısı Semih Top ile bir araya geldi. Başkan Yardımcısı Semih Top’a, Kemer Belediye Meclis Üyesi Timur Zabitoğlu ve Kemer tanıtım faaliyetlerine destek veren Serkan Kubilay eşlik etti.</p>

<p>Kemer Belediyesi ile Coral Travel iş birliğince yapılan Kemer tanıtım faaliyetleri kapsamında Coral Travel tarafından Romanyalı gazetecilere ilçenin tanıtımı yapılıyor.</p>

<p>Başkan Yardımcısı Semih Top, Coral Travel Grup Pazarlama İş Birlikleri Departmanından Ömer Çakır ve Coral Travel Romanya Genel Müdür Yardımcısı Tatiana Prokopenko’nun da yer aldığı ziyarette gazetecilere Kemer hakkında bilgiler verdi.</p>

<p>Kemer Belediyesi’nin özellikle turizm alanında yaptığı faaliyetler ve Kemer tanıtımıyla ilgili çalışmalardan bahseden Başkan Yardımcısı Semih Top, Romanyalı gazetecilere Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu’nun selamını iletti.&nbsp;</p>

<p>Ziyaretin, Türkiye ve Romanya arasındaki ilişkilerin gelişmesi adına çok anlamlı olduğuna değinen Başkan Yardımcısı Semih Top, gazetecilerin Kemer ile ilgili sorduğu soruları da cevapladı.</p>

<p>Meclis Üyesi Zabitoğlu ise Kemer’in turizm potansiyeli ve turistik veriler hakkında gazetecilere bilgiler verdi.</p>

<p>Kemer tanıtım faaliyetlerine destek veren Serkan Kubilay da VisitKemer projesi ile ilgili yaptıkları çalışmalar ve çekilen videolarla ilgili kısa bir sunum yaptı. Romanyalı gazeteciler, çekilen Kemer tanıtım videolarını izledi.</p>

<p>Öte yandan VisitKemer projesi kapsamında çekilen fotoğraf ve videoların Romanyalı gazetecilerle paylaşılacağı ve Romanya’daki televizyonlarda yayınlanacağı belirtildi.</p>

<p>Ziyaret sonrası Başkan Yardımcısı Semih Top ve Meclis Üyesi Zabitoğlu, Romanyalı heyet ile fotoğraf çektirdi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/romanyali-gazeteciler-kemer-de-1780407089.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Migrene karşı klima uyarısı!</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/migrene-karsi-klima-uyarisi-84675</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/migrene-karsi-klima-uyarisi-84675</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, Migren ve Şiddetli Baş Ağrısı Farkındalık Ayı kapsamında, yaz aylarında klima kullanımının migren ve şiddetli baş ağrılarını nasıl tetiklediği ve bu riskleri azaltmak için alınması gereken yaşam tarzı ve çevresel önlemler hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong>Klima kullanımı, yaz aylarında migren hastaları için gizli bir tehdit oluşturuyor!</strong></p>

<p>Haziran ayının, dünya genelinde Migren ve Şiddetli Baş Ağrısı Farkındalık Ayı olarak kabul edildiğini hatırlatan Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, “Yaz sıcaklarının başlamasıyla birlikte klima kullanımı migren hastaları için gizli bir tehdit haline geliyor.” dedi.</p>

<p>Klimaların yarattığı ani sıcaklık değişimleri, ortamdaki nem oranının hızla düşmesi ve cihazın üflediği doğrudan soğuk hava akımının, beyindeki kan damarlarını ve sinir uçlarını uyararak migren ataklarını doğrudan tetikleyebildiğine dikkat çeken Dr. Şalçini, “Özellikle dışarıdaki aşırı sıcaktan klimalı buz gibi bir odaya geçiş yapmak, hassas bir sinir sistemine sahip olan migren hastalarında koruyucu mekanizmaları çökerterek şiddetli baş ağrılarına zemin hazırlıyor. Cihaz filtrelerinde biriken toz ve alerjenlerin ortama salınması da bu süreci hızlandıran bir diğer önemli faktör olarak öne çıkıyor.” açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Klima kaynaklı migren atakları, ağrı kesicilere daha dirençli ve daha uzun süreli olabilir!</strong></p>

<p>Klima kullanımına bağlı olarak gelişen migren ataklarının, klinik olarak diğer tetikleyicilerle başlayan ataklardan temel bir belirti farkı göstermediğini ifade eden Dr. Şalçini, şöyle devam etti:</p>

<p>“Ancak ağrının şiddeti ve eşlik eden bazı konfor kayıpları açısından ayrışabiliyor. Soğuk hava akımına doğrudan maruz kalmak, baş ağrısının yanı sıra boyun ve omuz kaslarında ani kasılmalara (miyofasiyal ağrı) yol açtığı için hastalar ağrıyı çok daha yoğun ve yıpratıcı hissedebiliyor. Ayrıca kuru havanın etkisiyle sinüs kanallarının tıkanması veya kuruması, migren ağrısına sinüzit benzeri baskılayıcı bir yüz ağrısını da ekleyebiliyor. Bu ek kas ve sinüs yükü nedeniyle, klima kaynaklı ataklar bazen standart ağrı kesicilere daha dirençli olabiliyor ve hastanın normal atak süresini aşarak daha uzun süre yaşam kalitesini düşürebiliyor.”</p>

<p><strong>Migren hastaları için en kritik kural, sıcaklık farkının 6-7 dereceyi aşmaması!</strong></p>

<p>Yaz aylarında klimadan tamamen uzak durmanı zor olabileceğini ifade eden Dr. Celal Şalçini, “Migren hastalarının atakları önlemek için cihaz yönetimine azami dikkat göstermesi hayati önem taşıyor.” dedi.</p>

<p>En kritik kuralın, iç mekan ile dış mekan arasındaki sıcaklık farkının 6-7 dereceden fazla olmaması ve oda sıcaklığının ideal olarak 22 ila 24 derece arasında sabit tutulması olduğunu vurgulayan Dr. Şalçini, “Klimanın kanatları, soğuk havayı doğrudan kişinin üzerine değil, tavana veya boş duvara üfleyecek şekilde ayarlanmalı. Nem seviyesinin aşırı düşmesini engellemek için ise ortamdaki bağıl nem oranının yüzde 40 ila 50 arasında kalmasına dikkat edilmeli. Ayrıca, dışarıdan eve gelindiğinde klima hemen en soğuk dereceye getirilmemeli, vücudun ısı değişimine uyum sağlaması için kademeli bir geçiş yapılmalı.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Klima rüzgârını doğrudan üzerinize almayın!</strong></p>

<p>Klimaların ortamdaki havayı kurutucu etkisini dengelemek amacıyla, migren hastalarının odada hava nemlendirici (soğuk buhar) cihazı bulundurmasını öneren Dr. Şalçini, “Havada uçuşan toz ve alerjenlerin tetikleyici etkisini en aza indirmek için ise klimalarla birlikte yüksek verimli partikül filtreli (HEPA) hava temizleyiciler kullanılmalı.” dedi.</p>

<p>Alınabilecek diğer önlemlere de değinen Dr. Şalçini, “Fiziksel bir önlem olarak, klimaların önüne takılan ve hava akımının doğrudan kişiye gelmesini engelleyen şeffaf klima rüzgar yönlendirici aparatlar oldukça etkili bir çözüm sunuyor. Cihazsal çözümlerin yanı sıra, klima çalışırken odada bir bardak su bulundurmak veya hafifçe aralanmış bir pencereyle doğal hava sirkülasyonu sağlamak da havanın kalitesini korumaya yardımcı olur.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Yaz aylarında migrene karşı en etkili yöntem yeterli su tüketimi!</strong></p>

<p>Migren ve şiddetli baş ağrısı için yaz aylarında sadece klimalara odaklanmanın yeterli olmadığını dile getiren Dr. Celal Şalçini, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Genel bir yaşam tarzı yönetimi gerekiyor. Sıcak havalarda vücudun susuz kalması (dehidrasyon) en büyük migren düşmanı olduğundan, gün içinde klima altında oturulsa bile en az 2,5-3 litre su tüketilmesi şarttır. Klimalı alanlardan çıkarken doğrudan güneş ışığına maruz kalmamak adına mutlaka kaliteli bir güneş gözlüğü ve şapka kullanılmalı, ani ısı şoklarına karşı çantada hafif bir şal veya hırka bulundurulmalıdır. Son olarak, yaz aylarında değişen uyku düzeni ve parlak güneş ışığı da atağı tetikleyebileceğinden, uyku saatlerini sabit tutmak ve tetikleyici gıdalardan uzak durmak bu dönemi konforlu atlatmanın anahtarıdır.” </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:31:04 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/migrene-karsi-klima-uyarisi-1780407064.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sinema ve Gösteri Sanatları İstatistikleri, 2025</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/sinema-ve-gosteri-sanatlari-istatistikleri-2025-84674</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/sinema-ve-gosteri-sanatlari-istatistikleri-2025-84674</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sinema salonu sayısı 2 bin 161 oldu</strong><br />
 </p>

<p>Sinema Genel Müdürlüğü verilerine göre 2025 yılında 417'si ilk defa olmak üzere sinema salonlarında toplam 771 film gösterildi. İlk defa gösterime giren 417 filmin 159'u yerli, 258'i yabancı film oldu. 2025 yılında sinema salonu sayısı 2 bin 161 olurken, sinema salonlarındaki koltuk sayısı 253 bin 364 oldu.<br />
 </p>

<p><strong>Sinema salonu sayısı, 2014-2025</strong><br />
<img height="385" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea928bf82b.png" width="673" /><br />
<br />
<strong>Sinema seyirci sayısı 27 milyon 657 bin 591 oldu</strong><br />
 </p>

<p>Sinema seyirci sayısı bir önceki yıla göre %15,0 azalarak 27 milyon 657 bin 591 kişi oldu. Yerli film seyirci sayısı %18,3 azalarak 15 milyon 96 bin 336 kişi olurken, yabancı film seyirci sayısı %10,7 azalarak 12 milyon 561 bin 255 kişi oldu.</p>

<p><br />
<strong>Sinema seyirci sayısı, 2014-2025</strong><br />
<img height="319" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea928aa4b6.png" width="680" /><br />
<br />
<strong>Tiyatro salonu sayısı 1 101 oldu</strong><br />
<br />
Tiyatro salonu sayısı 2024/'25 sezonunda 1 101 olurken tiyatro salonu koltuk sayısı 494 bin 184 oldu.<br />
<br />
<strong>Tiyatro salonu sayısı, 2016-2025</strong><br />
<img height="357" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea92902df3.png" width="603" /><br />
<br />
<strong>Devlet Tiyatroları tarafından oynanan eser gösteri sayısı 6 bin 667 oldu</strong><br />
 </p>

<p>Devlet Tiyatroları tarafından 2024/'25 sezonunda 99'u telif eser, 138'i çeviri eser olmak üzere toplam 237 eser oynandı. 2024/'25 sezonunda Devlet Tiyatroları tarafından oynanan yetişkin eseri gösteri sayısı 5 bin 55 olurken çocuk eser gösteri sayısı 1 612 oldu. Devlet Tiyatroları seyirci sayısı bu sezonda 1 milyon 951 bin 41 oldu.</p>

<p><br />
<strong>Tiyatro seyirci sayısı 8 milyon 183 bin 257 oldu</strong><br />
 </p>

<p>Tiyatro salonlarında oynanan eser sayısı 2024/'25 sezonunda geçen sezona göre %4,8 artarak 10 bin 216 oldu. Tiyatro salonlarında oynanan çeviri eser seyirci sayısı %14 artarak 2 milyon 459 bin 735 olurken, telif eser seyirci sayısı geçen sezona göre %2,9 azalarak 5 milyon 723 bin 522 oldu.</p>

<p><br />
<strong>Telif ve çeviri tiyatro eseri seyirci sayıları, 2016-2025</strong><br />
<img height="375" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea928dd282.png" width="631" /><br />
<br />
<strong>Tiyatro salonlarında oynanan çocuk eseri gösteri sayısı 13 bin 156 oldu</strong><br />
 </p>

<p>2024/'25 sezonunda tiyatro salonlarında oynanan çocuk eseri gösteri sayısı %5,5 artarak 13 bin 156 olurken yetişkin eseri gösteri sayısı %5,7 azalarak 21 bin 619 oldu. Aynı sezonda çocuk eseri seyirci sayısı %5,3 artarken, yetişkin eseri seyirci sayısı ise %0,1 arttı.</p>

<p><br />
<strong>Çocuk ve yetişkin eser gösteri sayıları, 2016-2025</strong><br />
<img height="368" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea928eb4bd.png" width="673" /><br />
<br />
<strong>Opera ve bale seyirci sayısı 511 bin 376 oldu</strong><br />
 </p>

<p>Türkiye'de 2024/'25 sezonunda 6 ilde Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğüne bağlı salonlarda opera ve bale gösterisi yapıldı. Opera ve bale seyirci sayısı bir önceki sezona göre %16,5 artarken, gösteri sayısı %21,8 arttı.</p>

<p><br />
<strong>Opera ve bale, orkestra, koro, topluluk seyirci sayıları, 2021-2025</strong><br />
<img height="394" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea9290d321.png" width="694" /><br />
<br />
<strong>Orkestra, koro ve topluluk seyirci sayısı 436 bin 227 oldu</strong><br />
 </p>

<p>Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne bağlı 6 orkestra, 11 koro ve 11 topluluk faaliyet gösterdi. Orkestra, koro ve topluluklarda seyirci sayısı %11,0 azalarak 436 bin 227 oldu. Orkestra seyirci sayısı geçen sezona göre %15,3 azalırken, koro seyirci sayısı %27,6 arttı, topluluk seyirci sayısı ise %25,5 azalarak 142 bin 766 oldu.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:30:15 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/sinema-ve-gosteri-sanatlari-istatistikleri-2025-1780407015.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ulusal Eğitim İstatistikleri, 2025</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/ulusal-egitim-istatistikleri-2025-84673</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/ulusal-egitim-istatistikleri-2025-84673</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yükseköğretim mezun oranı 25-34 yaş grubundaki nüfusta %45,6 oldu</strong></p>

<p> </p>

<p>25-34 yaş grubu nüfusta yükseköğretim mezun oranı 2008 yılında %13,5 iken, 2025 yılında bu oran %45,6 oldu. 2008-2025 yılları arasında 25-34 yaş grubundaki nüfusta yer alan kadınlarda yükseköğretim mezun oranı %12,5’ten %50,3’e, erkeklerde ise %14,6’dan %41,0’a yükseldi.</p>

<p> </p>

<p><strong>25-34 yaş grubu nüfusta yükseköğretim mezun oranı, 2008-2025</strong></p>

<p> </p>

<p><img height="361" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea9cec92a2.jpeg" width="801" /></p>

<p> </p>

<p><strong>Yükseköğretim mezun oranının artarak OECD ortalamasına yaklaştığı görüldü</strong></p>

<p> </p>

<p>OECD ülkelerine ait en güncel veri yılı olan 2024 yılına göre, 25-34 yaş arası nüfusta yükseköğretim mezunlarının oranı incelendiğinde OECD ortalaması %48,7 iken, Türkiye ortalaması %44,9 oldu. OECD ülkeleri arasında yükseköğretim mezunu oranının en yüksek olduğu ülke %70,6 ile Güney Kore, en düşük olduğu ülke %29,1 ile Meksika oldu.</p>

<p> </p>

<p><strong>OECD ülkeleri 25-34 yaş arası nüfusta yükseköğretim mezunu oranlarının karşılaştırması (%), 2024</strong></p>

<p><img height="437" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea9ced367c.jpeg" width="771" /></p>

<p> </p>

<p><strong>Yükseköğretim mezunlarının oranı 25 yaş ve üzeri nüfusta %26,1 oldu</strong></p>

<p> </p>

<p>25 yaş ve üzerindeki ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora mezunlarının söz konusu yaş içindeki oranı 2008 yılında %9,8 iken, 2025 yılında bu oran %26,1 oldu. İlgili yaş grubu için ortaöğretim ve üzeri eğitim seviyelerinden mezun olanların oranı 2008 yılında %26,5 iken, 2025 yılında bu oran %50,5 olarak gerçekleşti.</p>

<p> </p>

<p><strong>25 yaş ve üzeri nüfusun bitirilen eğitim seviyesine göre oranı, 2008, 2025</strong></p>

<p><img height="295" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea9ce4b5f9.jpeg" width="685" /></p>

<p> </p>

<p><strong>Yükseköğretim mezunları genç yaş gruplarında yoğunlaştı</strong></p>

<p> </p>

<p>25 yaş ve üzeri yükseköğretim mezunlarının genç yaş gruplarında yoğunlaştığı, ileri yaşlara doğru oranların daha düşük düzeylerde gerçekleştiği görülmektedir. Yükseköğretim mezunlarının yaş gruplarına göre dağılım piramidi, 2008 yılında erkekler lehine iken, 2025 yılına gelindiğinde genç yaş gruplarında kadınlar lehine bir görünüm kazanmıştır.</p>

<p> </p>

<p><strong>Cinsiyet ve yaş grubuna göre yükseköğretim mezunlarının dağılımı, 2008-2025</strong></p>

<p><img height="288" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea9cee82d7.jpeg" width="1090" /><strong> </strong></p>

<p> </p>

<p><strong>Ortalama eğitim süresi 2025 yılında 9,6 yıl oldu</strong></p>

<p> </p>

<p>25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2025 yılında 9,6 yıl oldu. 2025 yılında kadınların ortalama eğitim süresi 8,9 yıl iken, erkeklerin ortalama eğitim süresi 10,3 yıl oldu.</p>

<p> </p>

<p><strong>Cinsiyete göre ortalama eğitim süresi, 2011-2025</strong></p>

<p><img height="343" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea9ce73364.jpeg" width="633" /></p>

<p> </p>

<p><strong>Ortalama eğitim süresinin en yüksek olduğu il Ankara oldu</strong></p>

<p> </p>

<p>25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresinin 2025 yılında en yüksek olduğu il 10,9 yıl ile Ankara olurken, bu ili sırasıyla İstanbul, Eskişehir, Kocaeli ve Yalova takip etti. Ortalama eğitim süresinin en düşük olduğu il ise 7,6 yıl ile Ağrı olurken, bu ili sırasıyla Şanlıurfa, Muş, Kastamonu ve Van izledi.</p>

<p> </p>

<p><strong>Cinsiyete göre ortalama eğitim süresinin en yüksek ve en düşük olduğu beş il, 2025</strong></p>

<p><img height="266" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea9ce86109.png" width="1094" /></p>

<p> </p>

<p><strong>Ortalama eğitim süresinin en yüksek artış gösterdiği il %48,5 ile Şırnak oldu</strong></p>

<p> </p>

<p>25 yaş ve üzeri nüfusun aldığı ortalama eğitim süresinin 2016 ile 2025 yılları arasındaki son on yıllık değişime göre en yüksek artış gösterdiği ilk beş il %48,5 ile Şırnak, %40,4 ile Hakkari, %35,7 ile Muş, %35,5 ile Şanlıurfa ve % 33,1 ile Van oldu. En düşük artış gösteren ilk beş il ise %13,2 ile Ankara, %14,5 ile Eskişehir, %14,6 ile Tekirdağ, %14,8 ile İzmir ve %15,1 ile İstanbul olarak hesaplandı.</p>

<p> </p>

<p><strong>İllere göre ortalama eğitim süresi değişimi, 2016, 2025</strong></p>

<p><img height="1393" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea9cf12f24.jpeg" width="2681" /></p>

<p> </p>

<p><strong>Okuma yazma bilen oranı %97,9 oldu</strong></p>

<p> </p>

<p>2008 yılında 6 yaş ve üzeri nüfusta okuma yazma bilenlerin oranı %91,8 iken, 2025 yılında bu oran %97,9 olarak hesaplandı. 2008-2025 yılları arasında kadınlarda okuma yazma bilen oranı %86,9’dan %96,4’e, erkeklerde ise bu oran %96,7’den %99,3’e yükseldi.</p>

<p> </p>

<p><strong>Cinsiyete göre okuma yazma bilenlerin oranı, 2008-2025</strong></p>

<p><img height="332" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea9cebae17.jpeg" width="797" /></p>

<p> </p>

<p><strong>Annesi yükseköğretim mezunu olan fertlerin % 84,2’si yükseköğretimi tamamladı</strong></p>

<p> </p>

<p>25 yaş ve üzeri nüfusta, annesi yükseköğretim mezunu olan fertlerin %84,2’sinin yükseköğretim, %13,1’inin ortaöğretim ve %2,7’sinin ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamladığı tespit edildi. İlgili nüfusta, babası yükseköğretim mezunu olan fertlerin %80,4’ünün yükseköğretim, %16,2’sinin ortaöğretim ve %3,5’inin ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamladığı belirlendi.</p>

<p> </p>

<p>Söz konusu nüfusta, annesi ortaöğretim mezunu olan fertlerin %64,3’ünün, babası ortaöğretim mezunu olan fertlerin %56,0’ının yükseköğretim mezunu olduğu belirlendi. Annesi ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamlayan fertlerin %29,4’ünün, babası ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamlayan fertlerin %28,2’sinin yükseköğretim mezunu olduğu görüldü.</p>

<p> </p>

<p><strong>Ebeveynin tamamladığı eğitim düzeyine göre ferdin eğitim düzeyi dağılımı (%), 2025</strong></p>

<p><img height="445" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea9cf1daa1.jpeg" width="750" /></p>

<p> </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:30:08 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/ulusal-egitim-istatistikleri-2025-1780407008.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yaza Sağlıklı ve Işıltılı Bir Ciltle Girmenin 8 Altın Kuralı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/yaza-saglikli-ve-isiltili-bir-ciltle-girmenin-8-altin-kurali-84672</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/yaza-saglikli-ve-isiltili-bir-ciltle-girmenin-8-altin-kurali-84672</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında artan güneş maruziyeti, sıcaklık, nem, terleme, deniz ve havuz cilt sağlığını doğrudan etkileyebiliyor. Güneş ışınları yalnızca güneş yanığına değil; leke oluşumuna, erken deri yaşlanmasına ve uzun vadede deri kanseri riskine de neden olabiliyor. Bu nedenle yaz aylarında cilt bakımı konusunda güneş kremi sürmenin yanı sıra güneşten bütüncül olarak korunmak, cilt bariyerini desteklemek ve şüpheli cilt değişikliklerini erken fark etmek gerekiyor. Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Muhammed Burak Yücel, yaz öncesinde cilt sağlığı hakkında önerilerde bulundu.&nbsp;</p>

<p><strong>1. Güneş kremini doğru miktarda ve doğru zamanda kullanın</strong></p>

<p>Yaz aylarında güneş koruyucu kullanımı cilt sağlığının en temel basamaklarından biridir. Ancak güneş kreminden beklenen etkinin sağlanabilmesi için ürünün doğru seçilmesi ve düzenli yenilenmesi gerekir. Geniş spektrumlu, yani hem UVA hem de UVB’ye karşı koruma sağlayan, en az SPF 30 içeren ürünler tercih edilmelidir. Leke eğilimi olan, açık tenli, gebelik döneminde olan, rozasea veya melazma gibi güneşle tetiklenebilen cilt problemleri bulunan kişilerde SPF 50+ ürünler daha uygun olabilir.&nbsp;</p>

<p>Güneş kremi dışarı çıkmadan yaklaşık 15–30 dakika önce uygulanmalı; açık havada kalındığında yaklaşık 2 saatte bir, yüzme veya yoğun terleme sonrasında ise daha erken yenilenmelidir. Suya dayanıklı ürünler bile deniz, havuz ve terleme sonrası etkinliğini kaybedebilir. Bu nedenle ‘sabah sürdüm, gün boyu korur’ düşüncesi doğru değildir.</p>

<p><strong>2. Güneşten korunmayı sadece kremle sınırlamayın</strong></p>

<p>Güneşten korunmada en etkili yaklaşım, güneş kremiyle birlikte fiziksel korunma yöntemlerini de kullanmaktır. Özellikle güneş ışınlarının en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında doğrudan güneş altında uzun süre kalmaktan kaçınılmalıdır. Gölge alanlar tercih edilmeli, geniş kenarlı şapka, UV korumalı güneş gözlüğü ve açık renkli, sık dokunmuş kıyafetler kullanılmalıdır. Plajda veya açık havada uzun süre kalınacaksa şemsiye, gölgelik veya koruyucu kıyafetler güneş kremi kadar önemlidir. Güneş kremi, güneşte kalma süresini uzatmak için değil; kaçınılamayan maruziyet sırasında cildi desteklemek içindir.</p>

<p><strong>3. Benlerinizi yaz başlamadan kontrol ettirin</strong></p>

<p>Yaz öncesi ben ve leke kontrolü, özellikle çok sayıda beni olan, ailesinde deri kanseri öyküsü bulunan, çocukluk döneminde sık güneş yanığı geçiren veya açık tenli kişiler için önemlidir. Benlerde asimetri, kenar düzensizliği, renk değişikliği, çapta büyüme veya zaman içinde belirgin farklılaşma varsa dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır. Halk arasında ‘ben aldırmak kansere yol açar’ gibi yanlış bir inanış vardır. Oysa şüpheli benlerin dermatolojik değerlendirme ile erken fark edilmesi, melanom gibi ciddi deri kanserlerinde erken tanı açısından hayat kurtarıcı olabilir.</p>

<p><strong>4. Deniz, havuz, kum ve tuz sonrası cilt bariyerini destekleyin</strong></p>

<p>Deniz suyu, havuz kloru, kum ve sık duş alma cilt bariyerini kurutabilir. Özellikle atopik dermatit, egzama, rozasea veya hassas cilt yapısı olan kişilerde bu durum kızarıklık, kaşıntı, yanma ve pullanmayı artırabilir. Deniz veya havuz sonrası cilt temiz suyla durulanmalı, ardından cilt tipine uygun nemlendirici uygulanmalıdır. Nemlendiriciler yalnızca kuruluğu gidermek için değil, cilt bariyerini güçlendirmek ve tahrişi azaltmak için de önemlidir. Aşırı parfümlü, alkol içeriği yüksek veya irrite edici ürünlerden kaçınılmalıdır.</p>

<p><strong>5. Çok sıcak suyla duş almayın</strong></p>

<p>Yaz aylarında sık duş almak ferahlık sağlasa da çok sıcak suyla duş almak cildin doğal yağ tabakasını azaltarak kuruluk ve hassasiyeti artırabilir. Bu nedenle ılık suyla kısa süreli duşlar tercih edilmelidir. Duş sonrası cilt tamamen kurumadan nemlendirici uygulanması, nemin ciltte daha iyi tutulmasına yardımcı olur. Özellikle güneş sonrası kızarık, yanmış veya hassaslaşmış cilde kese, peeling veya sert temizleyiciler uygulanmamalıdır. Bu tür işlemler cilt bariyerini daha da bozabilir.</p>

<p><strong>&nbsp;6. Terli kıyafetlerle uzun süre kalmayın</strong></p>

<p>Sıcak havalarda terleme artar. Terli ve nemli kıyafetlerle uzun süre kalmak, özellikle sırt, göğüs, kasık ve koltuk altı gibi bölgelerde tahriş, isilik, mantar enfeksiyonları ve folikülit adı verilen kıl kökü iltihaplarına zemin hazırlayabilir. Spor, yürüyüş veya yoğun terleme sonrası kıyafetlerin değiştirilmesi, cildin nazikçe temizlenmesi ve mümkünse pamuklu, nefes alabilen kıyafetlerin tercih edilmesi cilt sağlığı açısından önemlidir.</p>

<p><strong>7. Yaz aylarında ağır bakım ürünlerinden kaçının</strong></p>

<p>Yazın cilt daha fazla terlediği ve yağlandığı için kış aylarında kullanılan yoğun yapılı kremler, bazı kişilerde gözenek tıkanıklığına ve akne artışına neden olabilir. Bu dönemde cilt tipine uygun, hafif yapılı, komedojenik olmayan nemlendiriciler tercih edilmelidir. Nem maskeleri veya bariyer destekleyici ürünler bazı ciltlerde faydalı olabilir; ancak her cilt için gerekli değildir. Özellikle aktif aknesi, rozaseası veya hassasiyeti olan kişiler, rastgele maske ve peeling ürünleri kullanmadan önce dermatoloji uzmanına danışmalıdır.</p>

<p><strong>8. Antioksidan desteği güneşten korunmanın yerine geçmez, ama cildi destekleyebilir</strong></p>

<p>UV ışınları ciltte oksidatif stres oluşturarak leke, elastikiyet kaybı ve erken yaşlanma sürecine katkıda bulunabilir. C vitamini, E vitamini, polifenoller ve karotenoidlerden zengin beslenme genel cilt sağlığını destekleyebilir. Topikal antioksidan içeren ürünler de uygun cilt tiplerinde fotoyaşlanma karşıtı bakımın bir parçası olabilir. Ancak antioksidan serumlar veya besin destekleri güneş kreminin yerine geçmez. Güneşten korunmanın temeli; doğru güneş koruyucu kullanımı, gölge, kıyafet, şapka ve güneşten kaçınma davranışlarının birlikte uygulanmasıdır.&nbsp;</p>

<p><strong>Güneş yanığı oluşursa ne yapılmalı?</strong></p>

<p>Güneş yanığı oluştuğunda cilt serin tutulmalı, bol su içilmeli, parfümsüz nemlendiricilerle bariyer desteklenmelidir. Şiddetli ağrı, su toplaması, ateş, titreme, bulantı veya yaygın yanık varsa dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır. Yanık bölgeye diş macunu, yoğurt, kolonya veya bilinçsiz bitkisel ürünler sürülmemelidir.</p>

<p><strong>Cilt sağlığı için korunma tedaviden değerlidir</strong></p>

<p>Güneş ışınları cilt sağlığı üzerinde hem kısa hem de uzun vadeli etkilere sahiptir. Güneş yanığı, lekelenme ve erken yaşlanma gibi sorunların yanında, yıllar içinde deri kanseri riskinde artış da görülebilir. Bu nedenle güneş kremi kullanmak önemlidir; ancak tek başına yeterli değildir. Gölge, koruyucu kıyafet, şapka, güneş gözlüğü ve düzenli ben kontrolü yaz aylarında cilt sağlığının temel parçalarıdır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/yaza-saglikli-ve-isiltili-bir-ciltle-girmenin-8-altin-kurali-1780407003.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye Sağlık Araştırması, 2025</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/turkiye-saglik-arastirmasi-2025-84671</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/turkiye-saglik-arastirmasi-2025-84671</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Obez bireylerin oranı %21,8 oldu</strong><br />
<br />
Boy ve kilo değerleri kullanılarak hesaplanan vücut kütle indeksi incelendiğinde; 15 yaş ve üzeri obez bireylerin oranı 2022 yılında %20,2 iken, 2025 yılında %21,8 oldu. Cinsiyet ayrımında bakıldığında; 2025 yılında kadınların %24,8'inin obez ve %32,2'sinin obez öncesi, erkeklerin ise %18,7'sinin obez ve %43,1'inin obez öncesi olduğu görüldü.<br />
<br />
<strong>Kadınların vücut kütle indeksi dağılımı (%), 2008-2025<br />
[15+ yaş]</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea77d84567.png" style="height:445px; width:681px" /><br />
<strong>Erkeklerin vücut kütle indeksi dağılımı (%), 2008-2025<br />
[15+ yaş]</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea77da3059.png" style="height:452px; width:681px" /><br />
<br />
<strong>Fiziksel aktivite yapmayanların oranı %86,6 oldu</strong><br />
<br />
Aktivite yapmayan erkeklerin oranı 2022 yılında %85,3 iken, 2025 yılında %83,5 oldu. Kadınlarda ise bu oran %92,7'den %89,7'ye geriledi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yetişkinlerin haftada en az 150 dakika orta şiddette aerobik fiziksel aktivite yapması önerilmektedir. Buna göre, haftada 150 ile 300 dakika arası fiziksel aktivite yapanların oranı 2025 yılında erkeklerde %4,1, kadınlarda %2,7 oldu.<br />
<br />
<strong>Sağlığı geliştiren aerobik fiziksel aktiviteye harcanan sürenin cinsiyete göre dağılımı (%), 2022, 2025<br />
[15+ yaş]</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea77d7a4c5.png" style="height:148px; width:555px" /><br />
<br />
<br />
<strong>Merdiven inip çıkarken zorluk yaşayanların oranı %6,0 oldu</strong><br />
<br />
Fiziksel işlev açısından zorluk yaşama durumları değerlendirildiğinde, merdiven inip çıkmada zorluk yaşayanların oranı kadınlarda %8,3, erkeklerde ise %3,7 ile ilk sırada yer aldı. Öğrenme veya hatırlamada zorluk yaşayanların oranı kadınlarda %5,4, erkeklerde %2,8 olurken; yürümede zorluk yaşayanların oranı kadınlarda %5,6, erkeklerde %2,8 oldu.<br />
<br />
<strong>Engellilik ile ilgili göstergelerin cinsiyete göre dağılımı (%), 2025<br />
[15+ yaş]</strong><br />
<br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea77decfc7.png" style="height:409px; width:571px" /><br />
<br />
<br />
<strong>Üst solunum yolu enfeksiyonu 0-14 yaş grubundaki çocuklarda en fazla görülen hastalık oldu</strong><br />
<br />
Çocuklarda son 6 ay içerisinde görülen hastalık türleri incelendiğinde, 2025 yılında 0-6 yaş grubunda en çok %28,5 ile üst solunum yolu enfeksiyonu görüldü. Bunu sırasıyla, %24,0 ile ishal ve %5,2 ile alt solunum yolu enfeksiyonu izledi. 2025 yılında 7-14 yaş grubunda da %24,6 ile üst solunum yolu enfeksiyonu ilk sırada yer aldı. Bunu sırasıyla; %16,4 ile ishal, %8,2 ile ağız ve diş sağlığı sorunları izledi.<br />
<br />
<strong>Çocukların başlıca hastalık/sağlık sorunlarının cinsiyete göre dağılımı (%), 2025<br />
[0-6 yaş]</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea77dacd26.png" style="height:439px; width:575px" /><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;</strong><br />
<strong>Çocukların başlıca hastalık/sağlık sorunlarının cinsiyete göre dağılımı (%), 2025<br />
[7-14 yaş]</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea77d98a7d.png" style="height:438px; width:575px" /><br />
<strong>Bel bölgesi problemleri 15 yaş ve üzeri bireylerde % 24,3 ile en fazla görülen hastalık oldu</strong><br />
<br />
Son 12 ay içerisinde 15 yaş ve üzeri bireylerde görülen hastalık türleri incelendiğinde, bel bölgesi problemleri 2022 yılında %24,6 iken 2025 yılında da %24,3 ile ilk sırada yer aldı. Bunu sırasıyla; 2025 yılında %16,9 ile hipertansiyon, %16,7 ile boyun bölgesi problemleri, %11,9 ile şeker hastalığı ve %10,1 ile yüksek kan lipidleri izledi.<br />
<br />
<strong>Bireylerin başlıca hastalık/sağlık sorunlarının dağılımı (%), 2019, 2022, 2025<br />
[15+ yaş]</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea77dc1816.png" style="height:547px; width:802px" /><br />
<br />
<strong>Her gün tütün mamulü kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı %30,1 oldu</strong><br />
<br />
Her gün tütün mamulü kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı 2022 yılında %28,3 iken 2025 yılında artarak %30,1 oldu. Bu oranın 2025 yılında erkeklerde %42,9, kadınlarda ise %17,5 olduğu tespit edildi. Tütün mamulü kullanmayan bireylerin (bırakanlar ve hiç kullanmayanlar) oranı ise, 2022 yılında %68,0 iken 2025 yılında azalarak %66,8 oldu.<br />
<br />
<strong>Bireylerin tütün mamulü kullanma durumu (%), 2010-2025<br />
[15+ yaş]</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea77dd66a6.png" style="height:515px; width:649px" /><br />
<br />
<br />
<strong>Her gün tütün mamulü kullanan bireylerin cinsiyete göre dağılımı (%), 2010-2025<br />
[15+ yaş]</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea77e033b4.png" style="height:369px; width:590px" /><br />
<br />
<strong>Alkol kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı %12,6 oldu</strong><br />
<br />
Son 12 ay içerisinde alkol kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı 2022 yılında %12,1 iken 2025 yılında artarak %12,6 oldu. Bu oranın 2025 yılında erkeklerde %18,7, kadınlarda ise %6,6 olduğu tespit edildi. Alkol kullanmayan bireylerin (daha önce kullanan ve hiç kullanmayanlar) oranı ise, 2022 yılında %87,9 iken 2025 yılında azalarak %87,4 oldu.<br />
<br />
<strong>Bireylerin alkol kullanma durumu (%), 2010-2025<br />
[15+ yaş]</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea77e36d55.png" style="height:469px; width:649px" /><br />
<br />
<strong>Alkol kullanan bireylerin cinsiyete göre dağılımı (%), 2010-2025<br />
[15+ yaş]</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea77e0c9f4.png" style="height:369px; width:590px" /><br />
<br />
<strong>40 yaş ve üzeri kadınlarda son 1 yıl içerisinde mamografi çektirenlerin oranı %16,7 oldu</strong><br />
<br />
Son 1 yıl içerisinde 40 yaş ve üzeri kadınlarda mamografi çektirenlerin oranı 2022 yılında 10,8 iken 2025 yılında %16,7 oldu. 40 yaş ve üzeri kadınlarda hiç mamografi çektirmemiş olanların oranı 2025 yılında %42,4 oldu.<br />
<br />
<strong>Kadınların mamografi çektirme durumunun dağılımı (%), 2019, 2022, 2025<br />
[40+ yaş]</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea77e17858.png" style="height:374px; width:740px" /><br />
<br />
<strong>15 yaş ve üzeri kadınlarda hiç smear testi yaptırmayanların oranı %59,0 oldu</strong><br />
<br />
15 yaş ve üzeri kadınlarda son 1 yıl içerisinde smear testi yaptıranların oranı 2022 yılında %7,2 iken 2025 yılında %11,8 oldu. 15 yaş ve üzeri kadınlarda hiç smear testi yaptırmamış olanların oranı 2025 yılında %59,0 oldu.<br />
<br />
<strong>Kadınların smear testi yaptırma durumunun dağılımı (%), 2019, 2022, 2025<br />
[15+ yaş]</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/06/6a1ea77e2c0cc.png" style="height:391px; width:775px" /><br />
&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/turkiye-saglik-arastirmasi-2025-1780406989.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Atıklar ayrışıyor, doğa kazanıyor</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/atiklar-ayrisiyor-doga-kazaniyor-84670</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/atiklar-ayrisiyor-doga-kazaniyor-84670</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziemir Belediyesi, geri dönüşüm çalışmalarıyla iki yılda 5 bin ton ambalaj, 341 ton tekstil, 755 ton cam ve 2 bin 630 kilogram elektronik atığı yeniden ekonomiye kazandırdı. 144 bin litre bitkisel atık yağın doğaya karışması önlenirken; atık pil ve kullanım süresi dolmuş ilaçlar da geri dönüşüm ve bertaraf süreçlerine yönlendirildi.<br />
<br />
Gaziemir Belediyesi, çevreyi korumak ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir kent bırakmak amacıyla sıfır atık çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Geri dönüşüm sistemini yaygınlaştırmayı ve çevre bilincini artırmayı hedefleyen belediye, geri dönüştürülebilir atıkları kaynağında ayrı toplayarak doğal kaynakların korunmasına katkı sağlıyor.<br />
İklim krizinin etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiği günümüzde çevre dostu uygulamaları öncelikli çalışma alanları arasında tutan belediye; 1. Sınıf Atık Getirme Merkezi, ilçenin farklı bölgelerinde hizmet veren 6 Mobil Atık Getirme Merkezi ve mahallelere yerleştirilen 550 atık kumbarası aracılığıyla geri dönüştürülebilir atıkları düzenli olarak topluyor. Kâğıt, plastik, cam, metal, elektronik atık, bitkisel atık yağ ve pil gibi birçok atık türü bu sistemde ayrı ayrı toplanarak lisanslı geri dönüşüm firmalarınca geri dönüştürülüyor. Böylece hem doğal kaynakların korunmasına katkı sağlanıyor hem de atıkların yeniden ekonomiye kazandırılması hedefleniyor.<br />
<br />
<strong>Binlerce ton atık geri dönüştürüldü</strong><br />
Yürütülen çalışmalar kapsamında 2024 yılının Nisan ayından bugüne kadar toplam 5 bin ton ambalaj atığı geri dönüşüm endüstrisine kazandırıldı. Çevreye büyük zarar veren bitkisel atık yağların doğaya karışmasını önlemek amacıyla sürdürülen çalışmalar sonucunda ise 144 bin litre bitkisel atık yağ toplandı. Bunun yanı sıra 341 ton tekstil atığı, 755 ton cam atığı ve 2 bin 630 kilogram elektronik atık geri dönüşüm süreçlerine dahil edildi. Çevre ve insan sağlığı açısından ciddi risk oluşturan 3 bin 619 kilogram atık pil ve 952 kilogram kullanım süresi dolmuş ilaç da ayrı toplanarak güvenli geri dönüşüm ve bertaraf süreçlerine yönlendirildi. Böylece toprağın, suyun ve ekosistemin kirlenmesinin önüne geçilmesine katkı sağlandı.<br />
<br />
Çevreyi korumanın gelecek kuşaklara karşı en önemli sorumluluklardan biri olduğunu belirten Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, şunları söyledi:<br />
<br />
“İklim krizi artık dünyanın en önemli sorunlarından biri. Bu nedenle doğayı koruyan, çevre dostu uygulamaları kararlılıkla uyguluyoruz. Sıfır atık çalışmalarımızla geri dönüştürülebilir atıkları ekonomiye kazandırıyor; toprağımızı, suyumuzu ve yaşam alanlarımızı korumak için önemli bir çalışma yürütüyoruz. İlçemizde kurduğumuz sistemle vatandaşlarımızın geri dönüşüme daha kolay katılmasını amaçlıyoruz. Atık getirme merkezimiz, mobil atık noktalarımız ve atık kumbaralarıyla geri dönüşüm sistemini yaygınlaştırıyoruz. Daha temiz ve daha yaşanabilir bir dünya için tüm vatandaşlarımızı atıklarını ayrıştırarak geri dönüşüme destek olmaya davet ediyorum.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/atiklar-ayrisiyor-doga-kazaniyor-1780406980.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yangın sezonu öncesi kritik zirve</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/yangin-sezonu-oncesi-kritik-zirve-84669</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/yangin-sezonu-oncesi-kritik-zirve-84669</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde bir araya gelen kamu kurumları ve 30 ilçe belediyesi, 2026 orman yangını sezonuna yönelik hazırlıkları masaya yatırdı. Geçmiş yangınlardan çıkarılan dersler ışığında alınan ortak kararlarla, yangınlara karşı önleyici çalışmaların artırılması ve müdahale süreçlerinde kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, yaz aylarıyla birlikte artan orman yangını riskine karşı hazırlıklarını sürdürüyor. 2026 yılı yangın sezonu öncesinde kamu kurumları ve ilçe belediyelerini bir araya getiren Büyükşehir Belediyesi, yangınlara karşı önleyici çalışmaların güçlendirilmesi, müdahale kapasitesinin artırılması ve kurumlar arası koordinasyonun daha etkin hale getirilmesi amacıyla kapsamlı bir değerlendirme toplantısı düzenledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Afet Koordinasyon Merkezi Şube Müdürlüğü (AKOM) koordinasyonunda gerçekleştirilen toplantıya, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ilgili birimleri ile 30 ilçe belediyesinin afet işleri ve risk yönetimi müdürlüklerinin temsilcileri katıldı. Toplantıda ayrıca Orman Genel Müdürlüğü, AFAD İl Müdürlüğü, TEİAŞ 3. Bölge Müdürlüğü ve Gediz Elektrik temsilcileri de yer aldı.</p>

<p><strong>Geçmiş yılların yangın verileri değerlendirildi</strong></p>

<p>Toplantıda, İzmir’in 2026 yılı orman yangını sezonuna ilişkin riskleri kapsamlı şekilde ele alındı. Önceki yıllarda meydana gelen yangınlardan elde edilen veriler, istatistikler ve saha deneyimleri değerlendirilerek mevcut durum analiz edildi. Ayrıca afet planları kapsamında yürütülen hazırlık çalışmaları ve kurumların sorumluluk alanlarındaki faaliyetler gözden geçirilirken, mevcut işleyişin daha etkin hale getirilmesine yönelik öneriler görüşüldü.</p>

<p><strong>Orman yangınlarıyla mücadelede ortak kararlar alındı</strong></p>

<p>Toplantıda, kurum ve kuruluşların orman yangınlarıyla mücadelede hayata geçirdiği iyi uygulama örnekleri paylaşıldı. Yangın öncesi hazırlık süreçleri, müdahale kapasitesi ve kurumlar arası koordinasyon mekanizmaları ayrıntılı biçimde değerlendirilirken, süreç içerisinde karşılaşılan eksiklikler ve geliştirilmesi gereken alanlar üzerinde duruldu. Orman yangınlarının bütüncül bir yaklaşımla ele alındığı toplantıda, iklim değişikliğinin etkisiyle artan risklere karşı alınabilecek önlemler değerlendirildi ve kurumlar arasında iş birliğini güçlendirecek ortak kararlar alındı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/yangin-sezonu-oncesi-kritik-zirve-1780406941.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bin yüzlü hastalık MS, her hastada farklı seyredebiliyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/bin-yuzlu-hastalik-ms-her-hastada-farkli-seyredebiliyor-84668</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/bin-yuzlu-hastalik-ms-her-hastada-farkli-seyredebiliyor-84668</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">“Bin yüzlü hastalık” olarak bilinen Multiple Skleroz’un her hastada farklı seyredebildiğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi ve Nöroloji Uzmanı Meltem Can İke, günümüzde uygulanan tedavilerle atakların ve engellilik riskinin büyük ölçüde azaltılabildiğini söyledi. Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, doğru tedavi, düzenli takip ve bilinçli yaşam tarzıyla hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarını aktif şekilde sürdürebileceğini ifade etti.</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi, Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, MS hastalığına ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">MS her hastada farklı seyrediyor</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Multiple Skleroz’un (MS), bağışıklık sisteminin vücudun kendi sinir sistemine saldırdığı otoimmün kronik bir hastalık olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, “Beyin ve omurilikteki sinir liflerini koruyan ve mesajların iletilmesini sağlayan ‘miyelin’ adı verilen koruyucu kılıf, bağışıklık hücreleri tarafından yabancı bir madde olarak algılanır ve hasara uğratılır. Bu hasar (demiyelinizasyon), sinir iletilerinde aksamalara veya kesintilere yol açar. Beyinde oluşan bu hasarlı bölgelere ‘plak’ adı verilir. MS, her hastada farklı seyrettiği ve farklı sinir yollarını etkileyebildiği için ‘bin yüzlü hastalık’ olarak tanımlanır” diye konuştu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">MS’te risk faktörleri ve tetikleyicilere dikkat! </span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">MS'in kesin nedeni henüz tam olarak çözülememiş olsa da genetik yatkınlık ile çevresel faktörlerin birleşiminin sorumlu olarak görüldüğünü kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, bu faktörleri şöyle açıkladı:</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Genetik Yatkınlık:</span></strong><span style="font-size:12.0pt"> Doğrudan bir kalıtım hastalığı değildir; ancak ailede MS öyküsü olması riski bir miktar artırır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">D Vitamini ve Güneş:</span></strong><span style="font-size:12.0pt"> Ekvatordan uzaklaştıkça, güneş ışığının azaldığı bölgelerde MS sıklığı artar. D vitamini eksikliği önemli bir risk faktörüdür.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Sigara Kullanımı:</span></strong><span style="font-size:12.0pt"> Sigara içmek sadece hastalığa yakalanma riskini artırmakla kalmaz, hastalığın ilerleme hızını da ciddi oranda artırır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Enfeksiyonlar:</span></strong><span style="font-size:12.0pt"> Özellikle Epstein-Barr Virüsü (Öpücük Hastalığı Virüsü) gibi bazı virüslerin bağışıklık sistemini tetikleyerek MS'e zemin hazırladığı düşünülmektedir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Yaş ve Cinsiyet:</span></strong><span style="font-size:12.0pt"> Genellikle 20-40 yaş arasındaki genç yetişkinlerde görülür ve kadınlarda erkeklere oranla 2-3 kat daha fazladır.”</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">MS yönetilebilir ve kontrol altında tutulabilir</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">MS’in tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, “Kamuoyundaki en büyük yanlış algı, MS’in çaresiz bir hastalık olduğudur. MS yönetilebilir ve kontrol altında tutulabilen bir hastalıktır” diye konuştu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Tedavi stratejisinin üç ana başlıkta toplandığını kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, tedavi yöntemlerine ilişkin şu bilgileri verdi:</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Atak Tedavisi</span></strong><span style="font-size:12.0pt">: Belirtilerin aniden ortaya çıktığı (atak) dönemlerde, yangıyı söndürmek için yüksek doz kortizon (pulse tedavi) uygulanır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Hastalığı Modifiye Eden Tedaviler (Önleyici Tedaviler</span></strong><span style="font-size:12.0pt">): Son 20 yılda bu alanda devrim niteliğinde gelişmeler yaşanmıştır. Günümüzde kullanılan haplar, iğneler ve belirli aralıklarla damardan uygulanan "akıllı ilaçlar" (monoklonal antikorlar) sayesinde atakların sıklığı ve engellilik riski yüzde 70-80 oranında azaltılabilmektedir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Belirti Yönelik (Semptomatik) Tedavi:</span></strong><span style="font-size:12.0pt"> Hastaların yaşadığı yorgunluk, kas sertliği, ağrı veya mesane sorunları gibi yaşam kalitesini bozan şikayetler ek tedavilerle kontrol altına alınır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">MS hastaları kritik noktalara dikkat etmeli</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, “MS tanısı almak hayatın sonu değil, yeni bir yaşam biçimine geçiştir” diyerek yeni tanı alan hastaların bu süreçte dikkat etmesi gereken noktaları şöyle sıraladı:</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Sıcaklık Kontrolü:</span></strong><span style="font-size:12.0pt"> Vücut ısısındaki küçük artışlar bile (ateşli hastalık, sıcak banyo, güneş) sinir iletimini yavaşlatarak eski belirtilerin geçici olarak nüksetmesine neden olabilir. Serin kalmak çok önemlidir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">İlaç Uyumu</span></strong><span style="font-size:12.0pt">: MS tedavisinde süreklilik esastır. "Şu an iyiyim" diyerek ilacı bırakmak, beyinde sessiz ilerleyen yeni plaklara davetiye çıkarmaktır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Enfeksiyonlardan Korunma</span></strong><span style="font-size:12.0pt">: Basit bir idrar yolu enfeksiyonu veya ağır bir grip, MS atağını taklit edebilir veya tetikleyebilir. Hijyen ve düzenli aşılanma (doktor kontrolünde) kritiktir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Bu tavsiyeler hayat kalitesini yükseltmede etkili olabilir</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, MS hastalarının hayat kalitesini yüksek tutması ve MS ile barışık yaşamak için yapması gerekenleri de şu şekilde sıraladı:</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Akdeniz Tipi Beslenin:</span></strong><span style="font-size:12.0pt"> Zeytinyağı, taze sebze, balık ve tam tahıllardan zengin beslenin. Tuz kullanımını kısıtlayın, çünkü yüksek tuzun bağışıklık saldırganlığını artırabileceğine dair bilimsel veriler mevcuttur.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Egzersizi İhmal Etmeyin</span></strong><span style="font-size:12.0pt">: Yorucu olmayan, düzenli fiziksel aktivite (yüzme, yoga, pilates) kas gücünü korur ve yorgunluk hissiyle savaşır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">D Vitamini Seviyenizi Ölçtürün:</span></strong><span style="font-size:12.0pt"> Kan D vitamini düzeyinizi nöroloğunuzun önerdiği yüksek seviyelerde tutun.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Ruh Sağlığınızı Önemseyin</span></strong><span style="font-size:12.0pt">: MS, belirsizlikleri olan bir süreçtir. Kaygı ve depresyonla baş etmek için gerekirse profesyonel psikolojik destek alın. Stres, MS’in en büyük düşmanıdır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Bilgi Kirliliğinden Kaçının</span></strong><span style="font-size:12.0pt">: "MS'i kökten çözen" bitkisel karışımlar veya mucizevi kürler gibi bilimsel temeli olmayan iddialara itibar etmeyin. Tek muhatabınız nöroloğunuz olsun.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">MS ile yaşamak, daha bilinçli yaşamaktır</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">“Sonuç olarak; MS hastalarımızın büyük bir çoğunluğu, doğru tedavi ve sağlıklı yaşam tarzı ile işlerine devam edebilmekte, evlenip çocuk sahibi olabilmekte ve aktif bir hayat sürebilmektedir. MS ile yaşamak, hayattan kopmak değil; hayatı daha bilinçli yaşamaktır. Unutmayın, MS’ten değil, geç kalmaktan ve yanlış bilgiden korkun.”</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/bin-yuzlu-hastalik-ms-her-hastada-farkli-seyredebiliyor-1780406936.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Doğum Tarihimizden Bağımsız Yaşlanıyoruz</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/dogum-tarihimizden-bagimsiz-yaslaniyoruz-84667</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/dogum-tarihimizden-bagimsiz-yaslaniyoruz-84667</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yıllarca yaşımız sorulduğunda doğum tarihimizi söyledik. Yaşlanmayı takvimden kopardığımız birer sayfadan ibaret gördük. Oysa son bilimsel çalışmalar bizi bambaşka bir gerçekle karşı karşıya getiriyor. Bu gerçeğin adı:&nbsp;biyolojik yaş. Son yapılan bilimsel çalışmalara göre artık&nbsp;biyolojik yaşın kronolojik yaşımızdan farklı ilerlediğini belirten&nbsp;<strong>Acıbadem Life İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>, “Alışılmış “hastalık kaderdir” anlatısı artık bozuluyor. Yaşam tarzı müdahaleleriyle&nbsp;biyolojik yaşın yavaşlatılabildiği, hatta bazı durumlarda geriye döndürülebildiği gösterilmiş durumda.&nbsp;İnsanlık için nadir görülen bir an bu: Nihayet yaşlanmaya karşı sadece şikâyet etmiyoruz, artık ilerleyen yaşımızla pazarlık yapmaya başlıyoruz” diyor.</p>

<p><strong>BİYOLOJİK VE KRONOLOJİK YAŞ ARASINDAKİ FARKIN BEDELİNİ VÜCUDUNUZ ÖDÜYOR!</strong></p>

<p>Doğduğumuz andan itibaren kronolojik yaşımız artıyor ve bu artışın beraberinde getirdiği hastalık riskleri çoğu zaman “kaçınılmaz kader” olarak kabul ediliyor. Ancak son yıllarda biyolojinin derin katmanlarında sessizce gelişen bir paradigma değişimine işaret eden&nbsp;<strong>Acıbadem Life Danışmanı İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>, biyolojik yaşın klasik anlamda doğum tarihine bağlı olan kronolojik yaştan bağımsız çalıştığını belirtiyor. Yani iki insan aynı yaşta olabilir, ama hücresel düzeyde biri diğerinden belirgin şekilde daha “yaşlı” olabilir.&nbsp;</p>

<p>Vücudun biyolojik yaş ile kronolojik yaş arasındaki farkı uzun süre gizleyemediğini ve bunun sağlık üzerinde doğrudan etkileri olabileceğini belirten&nbsp;<strong>Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>, “Bugün artık yalnızca doğum tarihine bakarak yaşlanmayı değerlendirmiyoruz. Çünkü hücrelerin yaşlanma hızı kişiden kişiye değişebiliyor. DNA metilasyon temelli epigenetik saatler de tam olarak bu noktada devreye giriyor. Hücrelerimizde genlerin ne zaman aktifleşip ne zaman baskılandığını düzenleyen epigenetik işaretler, yaşam tarzı, stres, uyku düzeni, beslenme ve çevresel faktörlerden etkilenerek zaman içinde değişiyor. Bu değişimlerin birikimi ise biyolojik yaşımız hakkında önemli bilgiler veriyor” diyor.</p>

<p><strong>FARK NE KADAR BÜYÜK, HASTALIK RİSKİ O KADAR YÜKSEK!&nbsp;</strong></p>

<p>Epigenetik saatlerin yalnızca teorik bir ölçüm olmadığını da vurgulayan&nbsp;<strong>Dr. Sarıyıldız</strong>, “Yapılan çalışmalar, biyolojik yaşın kronolojik yaştan hızlı ilerlediği kişilerde özellikle kalp-damar hastalıkları, inme ve bazı kronik hastalık risklerinin daha yüksek olabileceğine işaret ediyor. Bu nedenle biyolojik yaş, yalnızca ‘kaç yaşında göründüğümüzü’ değil; bedenimizin ne kadar yıprandığını, strese karşı ne kadar dayanıklı kaldığını ve sistemlerin ne ölçüde sağlıklı çalıştığını gösteren biyolojik bir rapor kartı gibi düşünülebilir” ifadelerini kullanıyor.</p>

<p><strong>VÜCUDUNUZ SİZİ, SİZDEN DAHA DÜRÜST DEĞERLENDİRİYOR!</strong></p>

<p>Vücudun biyolojik gerçekleri çoğu zaman dış görünüşten daha net ortaya koyduğunu belirten&nbsp;<strong>Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>, “Kişi kendini genç hissedebilir ya da sağlıklı görünebilir; ancak hücresel düzeyde yaşlanma farklı bir hızda ilerliyor olabilir. Burada önemli olan nokta şu: Bu süreç tamamen değiştirilemez bir kader değil. Son yıllarda yapılan çalışmalar; beslenme düzeni, fiziksel aktivite, uyku kalitesi ve stres yönetimi gibi yaşam tarzı faktörlerinin biyolojik yaş üzerinde etkili olabileceğini gösteriyor. Bazı araştırmalarda biyolojik yaşın yavaşlayabildiği, hatta belirli ölçüde gerileyebildiğine dair bulgular da bulunuyor. Bu nedenle yaşlanmayı artık yalnızca pasif bir süreç olarak değil, belirli ölçüde yönetilebilen biyolojik bir süreç olarak değerlendiriyoruz” diyor.</p>

<p><strong>EPİGENETİK YAŞI NASIL GERİYE ÇEVİREBİLİRİZ?&nbsp;</strong></p>

<p>Biyolojik yaşın yönetiminde tek bir “mucize çözüm” olmadığını vurgulayan&nbsp;<strong>Acıbadem Life İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>, sürecin büyük ölçüde yaşam tarzıyla ilişkili olduğunu belirterek, “Her şey kişinin kendi sağlık sorumluluğunu almasıyla başlıyor. Beslenme düzeni, fiziksel aktivite, uyku kalitesi, stres yönetimi ve çevresel toksinlere maruz kalma gibi faktörler biyolojik yaş üzerinde doğrudan etkili olabiliyor. Özellikle anti-inflamatuar beslenme modeli, düzenli egzersiz ve biyolojik ritimle uyumlu bir yaşam tarzı, epigenetik süreçlerde olumlu değişimlerle ilişkilendiriliyor” diyor.</p>

<p>Ancak bu sürecin herkeste aynı şekilde ilerlemediğine de dikkat çeken&nbsp;<strong>Dr. Sarıyıldız</strong>, “Biyolojik yaşın yavaşlaması ya da gerilemesi kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Genetik altyapı, çocukluk döneminden itibaren maruz kalınan çevresel faktörler ve mevcut hastalık yükü bu süreci doğrudan etkiliyor. Bu nedenle biyolojik yaş yönetimini bir ‘reset tuşu’ gibi değil, bedenin işleyişini daha sağlıklı hale getirmeye yönelik uzun vadeli bir optimizasyon süreci olarak değerlendirmek gerekiyor” ifadelerini kullanıyor.</p>

<p><strong>TIPTA YENİ DÖNEM: HASTALIK ORTAYA ÇIKMADAN ÖNLEMEK</strong></p>

<p>Geleneksel risk değerlendirme modelleri çoğunlukla yaş, kolesterol, tansiyon gibi parametrelere dayanıyor. Epigenetik saat yaklaşımı ise sağlık yönetimine kişiselleştirilmiş bir katman ekliyor. Özellikle önleyici tıbbı birkaç adım daha öteye taşıyarak hastalık ortaya çıkmadan önce riskin saptanması ve müdahale edilmesi açısından yeni bir dönemin kapısını aralıyor” ifadelerini kullanıyor.&nbsp;</p>

<p>Artık sadece “kaç yaşındasın?” sorusunun yeterli olmadığının ve asıl sorunun “Gerçekte ne kadar yaşlısın?” sorusu olduğunu belirten&nbsp;<strong>Acıbadem Life Danışmanı İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Sarıyıldız</strong>, “Üstelik bugün yaşlılık somut olarak ölçülebilir duruma geldi. Bilimsel araştırmalar sürse de mevcut verilerle dahi yaşlanmanın sadece ilerleyen, tek yönlü ve geri döndürülemez bir süreç olmadığı fikri güçleniyor. Bu gelişme sadece “yaşlanmayı engellemek ya da yaşlılığı geciktirmek” olarak görmekten ziyade tıbbın felsefesini değiştirme potansiyeli taşıyan bir kırılma noktası. Çünkü hastalıkların kaçınılmaz kader olduğu fikri yerini, yönetilebilir ve hatta geri döndürülebilir biyolojik süreçler anlayışına bırakıyor” diyor.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/dogum-tarihimizden-bagimsiz-yaslaniyoruz-1780406919.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yeşil Bursa Rallisi 50. Starta Hazır</title>
                <category>SPOR</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/yesil-bursa-rallisi-50-starta-hazir-84666</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/yesil-bursa-rallisi-50-starta-hazir-84666</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>2026 Petrol Ofisi Maxima Türkiye Ralli Şampiyonası'nın 3. ayağı olan&nbsp;<strong>50.Yeşil Bursa Rallisi</strong>, Bursa Otomobil Spor Kulübü (BOSSEK) tarafından 05-07 Haziran tarihleri arasında organize ediliyor. &nbsp;55 otomobil ve 110 sporcunun katılacağı ralli, Aloft by Marriot ana sponsorluğunda, Petrol Ofisi Maxima, Spor Toto, Osmangazi Belediyesi, Şentürk Otomotiv, Remed Assistance, Salados, Fora, Power App, AutoClub, Mavi Yeşil Danışmanlık ve Bidijital katkılarıyla düzenlenecek.</p>

<p>05 Haziran Cuma günü saat 19.00'da&nbsp;<strong>Osmangazi Belediyesi</strong>&nbsp;önünde düzenlenecek olan start seremonisi ile başlayacak olan organizasyonun ilk gününde, saat 20.30'da Hüseyinalan-Mürseller bölgesinde belirlenen 3.30 kilometrelik seyirci özel etabı geçilecek.</p>

<p>Toplam uzunluğu 126,30 km. olan Orhaneli-Keles bölgesindeki 9 özel etabın yer aldığı rallinin ikinci günü 06 Haziran Cumartesi saat 09.00'dan itibaren&nbsp;<strong>Petrol Ofisi Maxima</strong>&nbsp;(Göynükbelen) ve&nbsp;<strong>Remed Assistance</strong>&nbsp;(Dağgüney) etapları ikişer kez geçilecek. Rallinin ikinci günü 19.27'den itibaren servis alanının da yer aldığı&nbsp;<strong>Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi</strong>&nbsp;(GUHEM)'nde son bulacak.</p>

<p>Asfalt zeminli zorlu rallinin son günü ise 07 Haziran Pazar saat 08.30'dan itibaren&nbsp;<strong>Y.Nedim Çelik</strong>&nbsp;(Soğukpınar) ve&nbsp;<strong>Şentürk Otomotiv</strong>&nbsp;(Hüseyinalan) etaplarının ikişer kez geçilmesinin ardından saat 16.15'ten itibaren&nbsp;<strong>Aloft by Marriott Bursa Hotel</strong>'deki finiş podyumunda son bulacak.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/yesil-bursa-rallisi-50-starta-hazir-1780406902.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Eczacıbaşı Dynavit ten Aslı Kalaç hamlesi!</title>
                <category>SPOR</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/eczacibasi-dynavit-ten-asli-kalac-hamlesi-84665</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/eczacibasi-dynavit-ten-asli-kalac-hamlesi-84665</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>2026-2027 sezonu hazırlıklarına devam eden Eczacıbaşı Dynavit, orta oyuncu rotasyonu kapsamında milli sporcu Aslı Kalaç’ı renklerine bağladığını duyurdu.</p>

<p>Transfer hakkında&nbsp;<strong>Eczacıbaşı Spor Kulübü Kulüp Menajeri Bilun Yılmaz</strong>&nbsp;şu ifadeleri kullandı:&nbsp;<em>“Aslı Kalaç, Türk voleybolunu uzun yıllardır başarıyla temsil eden, deneyimi yüksek bir orta oyuncu. Hem Sultanlar Ligi’ndeki tecrübesi hem de milli takım formasını yıllardır gururla taşımasıyla kadromuza önemli bir değer katacağına inanıyoruz. Sahadaki istikrarı ve oyun bilgisiyle genç oyuncularımıza da örnek olacağına inanıyoruz.”</em></p>

<p><strong>Aslı Kalaç Hakkında:</strong></p>

<p>1995 doğumlu orta oyuncu Aslı Kalaç; TVF Spor Lisesi, Bakırköy Belediyesi Yeşilyurt Spor Kulübü, Galatasaray HDI Sigorta, Türk Hava Yolları SK ve Fenerbahçe formaları giymiş ve Sultanlar Ligi’nin deneyimli isimleri arasında yer almaktadır.</p>

<p>Milli takım kariyerinde de önemli başarılar elde eden Aslı Kalaç; 2021 ve 2023 Voleybol Milletler Ligi şampiyonlukları yaşayan kadrolarda yer aldı. Ayrıca 2023 Avrupa Şampiyonası’nda gümüş madalya kazanan Filenin Sultanları kadrosunun parçalarından biriydi.</p>

<p>Kulüp kariyerinde önemli takımlarda forma giyen Aslı Kalaç, yeni sezonda Eczacıbaşı Dynavit’in başarısı için mücadele edecektir.</p>

<p><strong>Kulüp Başarıları:<br />
&nbsp;</strong>2022/23, 2023/24 Şampiyonlar Ligi – Üçüncülük<br />
&nbsp;2022/23, 2023/24 Sultanlar Ligi – Şampiyonluk<br />
&nbsp;2023/24, 2024/25 Türkiye Kupası – Şampiyonluk<br />
&nbsp;2022/23, 2023/24, 2025/2026 Türkiye Süper Kupası - Şampiyonluk</p>

<p><strong>Milli Takım Başarıları:</strong><br />
&nbsp;2011 Avrupa Şampiyonası U18 – Şampiyonluk<br />
&nbsp;2011 Dünya Şampiyonası U19 – Şampiyonluk<br />
&nbsp;2012 Avrupa Şampiyonası U20 – Şampiyonluk<br />
&nbsp;2017 Dünya Şampiyonası U23 - Şampiyonluk<br />
&nbsp;2023 Voleybol Milletler Ligi – Şampiyonluk<br />
&nbsp;2023 Avrupa Şampiyonası – Şampiyonluk<br />
&nbsp;2025 Dünya Şampiyonası – Şampiyonluk</p>

<p><strong>Bireysel Başarılar:</strong><br />
&nbsp;2015/2016 Sultanlar Ligi – En İyi Servis Atan Oyuncu<br />
&nbsp;2014/2015, 2015/2016 CEV Kupası – En İyi Blok Yapan Oyuncu<br />
&nbsp;2019/20 Sultanlar Ligi – En İyi Hücum Eden Oyuncu<br />
&nbsp;2021/22 Türkiye Kupası – En İyi Blok Yapan Oyuncu<br />
&nbsp;2023/24 Sultanlar Ligi – En İyi Blok Yapan Oyuncu</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/eczacibasi-dynavit-ten-asli-kalac-hamlesi-1780406895.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SAS, Yapay Zekaya Hazır Veri Yönetimini İleri Taşıyor</title>
                <category>TEKNOLOJİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/sas-yapay-zekaya-hazir-veri-yonetimini-ileri-tasiyor-84664</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/sas-yapay-zekaya-hazir-veri-yonetimini-ileri-tasiyor-84664</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><em>Entegre analitik ve yapay zeka odaklı otomasyon; kurumların veriyi güvenilir yapay zekâ için ölçekli biçimde hazırlamasına, yönetmesine ve kullanıma almasına yardımcı oluyor.</em></p>

<p><em>&nbsp;</em>İşletmeler yapay zekayı operasyonel hale getirmek için hızla ilerlerken, birçok kurum parçalı veri ortamları ve manuel veri mühendisliği süreçleri nedeniyle darboğaz yaşıyor. Ayrıca mevcut yönetişim modelleri, yapay zeka destekli karar alma süreçlerinin ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalıyor.</p>

<p>Yapay zeka yetkinlikleri hızla gelişirken, bu teknolojilerin güvenli ve güvenilir şekilde devreye alınmasını sağlayacak veri temelleri aynı hızda ilerlemiyor. Bu durum projelerin gecikmesine, risklerin artmasına ve yapay zeka girişimlerinin üretim aşamasına geçmekte zorlanmasına yol açıyor.</p>

<p>SAS, analitik, otomasyon ve yapay zeka uygulamaları için veriyi hazırlamaya, yönetmeye ve aktif hale getirmeye yardımcı olmak amacıyla geliştirilen,&nbsp;SAS®&nbsp;Viya®&nbsp;veri ve yapay zeka platformu üzerinde çalışan bulut tabanlı&nbsp;SAS Data Management&nbsp;çözümünü duyurdu. SAS; yönetişim, veri soy izlenebilirliği (data lineage) ve performans yetkinliklerini doğrudan veri iş akışlarına entegre ederek kurumların güven ve kontrolü kaybetmeden yapay zeka projelerini ölçeklendirmesini sağlıyor.</p>

<p>Öne çıkan yeni ve genişletilmiş yetkinlikler şunlardır:</p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li>Yapay zekaya hazır veri yönetimi</li>
	<li>Tasarımdan itibaren entegre yönetişim</li>
	<li>Ajan tabanlı yapay zeka (Agentic AI) ve copilot (yapay zeka destekli yardımcı araçlar) çözümleri</li>
	<li>Bulut tabanlı analitik hızlandırma</li>
</ul>

<p><strong>SAS Veri ve Yapay Zeka Stratejisi Kıdemli Direktörü Alyssa Farrell</strong>, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “<em>Kuruluşlar, insan müdahalesinin daha sınırlı olduğu ajan tabanlı yapay zeka iş akışlarına yöneldikçe, modern veri platformları kritik bir ihtiyaç haline geliyor. SAS olarak, kurumların veri altyapılarını modernize etmesine, karmaşıklığı azaltmasına ve yapay zekadan elde edilen değeri artırmasına yardımcı olarak veri yönetimini yapay zeka çağı için yeniden tanımlıyoruz. Bunu yaparken yönetişim ve güven unsurlarını da altyapının merkezine yerleştiriyoruz</em>.”</p>

<p><strong>Güven esaslı ve bütünleşik veri yönetimi</strong></p>

<p>IDC ve SAS tarafından gerçekleştirilen küresel araştırmaya göre&nbsp;kurumların %49’u, merkezi olmayan veya yeterince optimize edilmemiş bulut veri ortamlarını yapay zeka dönüşümünün önündeki en büyük engel olarak görüyor. Bunu %44 ile yetersiz veri yönetişimi süreçleri izliyor. Sektör analistleri de bu soruna dikkat çekiyor. Gartner, yapay zeka girişimlerinin %60’ının yapay zekaya hazır veri eksikliği nedeniyle başarısız olacağını öngörüyor.</p>

<p>SAS Viya üzerindeki veri yönetimi çözümleri, yönetişim ve denetlenebilirliği bir uyumluluk zorunluluğu değil, temel bir tasarım ilkesi olarak ele alarak bu zorlukları gideriyor. SAS; kontrol mekanizmalarını birbirinden kopuk araçların üzerine bir katman olarak eklemek yerine; veri erişimi, hazırlığı ve etkinleştirilmesi süreçlerine veri izlenebilirliği ve şeffaflığı doğrudan dahil ederek kurumların güvenilir ve denetlenebilir bir temel oluşturuyor.</p>

<p><strong>Analitiği veriye taşıyan yaklaşım</strong></p>

<p>Pek çok kurum için analitik ve yapay zekayı ölçeklendirmek, bugüne kadar verinin farklı platformlar arasında taşınmasını ve çeşitli ortamlarda çoğaltılmasını gerektiriyordu. Bu durum gecikmelere, maliyet artışına ve yönetişim risklerine neden oluyordu. SAS Data Management ise farklı bir yaklaşım benimseyerek analitik ve yapay zekayı verinin bulunduğu ortama taşıyor.</p>

<p>Bu yaklaşımın en önemli örneklerinden biri olan&nbsp;<strong>SAS SpeedyStore</strong>, SAS Viya ile sıkı entegre çalışan yüksek performanslı ve bulut tabanlı bir analitik veri platformu olarak öne çıkıyor. Analitik ve yapay zekayı dağıtık veri yapılarının yanında çalıştıran SAS SpeedyStore, veri taşınmasını minimize ederken performansı artırıyor ve kurumların ihtiyaç duyduğu veri izlenebilirliği ile denetlenebilirliği koruyor.</p>

<p>SAS, bu yaklaşımı yalnızca kendi veri platformuyla sınırlı tutmuyor.&nbsp;<strong>SAS Data Accelerator</strong>&nbsp;çözümü sayesinde SAS analitik yetkinlikleri, kurumların halihazırda kullandığı önde gelen bulut veri ortamları içinde doğrudan çalışabiliyor. Büyük ölçekli veri ambarları ve lakehouse mimarileriyle uyumlu çalışan çözüm; gecikmeyi azaltıyor, maliyetleri düşürüyor ve veriyi bulunduğu yerde işleyerek güvenliği artırıyor. Ayrıca SAS Viya, DuckDB gibi modern gömülü analitik motorlarını destekleyerek Parquet, CSV ve JSON gibi açık veri formatlarının yönetişim kontrollü iş akışları içinde hızlı ve yerel biçimde analiz edilmesini sağlıyor.</p>

<p><strong>Veri yönetimini dönüştüren &nbsp;ajan tabanlı yapay zeka çözümleri</strong></p>

<p>Kurumlar karar süreçlerini ve iş akışlarını otomatikleştirmek için&nbsp;ajan tabanlı yapay zeka&nbsp;ve copilot çözümlerini kullanmaya başladıkça, bu sistemleri besleyen verinin kalitesi ve yönetişimi daha da kritik hale geliyor. Pek çok yapay zeka asistanı yalnızca veri hazırlandıktan sonra devreye girerken, bu durum güven, izlenebilirlik ve denetim açısından önemli boşluklar yaratabiliyor. SAS ise farklı bir yaklaşım benimseyerek yapay zeka destekli yardım mekanizmalarını doğrudan veri yaşam döngüsünün merkezine konumlandırıyor. Böylece yapay zekanın ölçekli biçimde güvenle kullanılabilmesi için kritik temel karar süreçleri daha sağlıklı yönetilebiliyor.</p>

<p>SAS’ın sunduğu ajan tabanlı yapay zeka ve Copilot; kurumların veriyi anlamasına, hazırlamasına ve analitik, otomasyon ya da yapay zeka uygulamalarında güvenli biçimde kullanmasına destek oluyor. Yönetişim kontrollü veri iş akışları içinde çalışan bu yetkinlikler, manuel iş yükünü azaltırken şeffaflık ve kontrolün korunmasına yardımcı oluyor.</p>

<p>SAS Viya Copilot for Data Discovery, kullanıcıların yönetişim kontrollü veri ve analitik varlıklarını doğal dil kullanarak keşfetmesini sağlıyor. Böylece kullanıcılar hangi verinin mevcut olduğunu, nasıl kullanılabileceğini ve güvenilir olup olmadığını saniyeler içinde anlayabiliyor; veri keşif süreçleri günler yerine saniyeler içinde tamamlanabiliyor.</p>

<p>SAS Viya Copilot for Code Assistance ise yapay zeka destekli geliştirme deneyimini doğrudan SAS Studio ortamına taşıyor. Geliştiriciler, yönetilen geliştirme ortamından ayrılmadan doğal dil aracılığıyla SAS ve Python kodlarını yazabiliyor, anlayabiliyor ve iyileştirebiliyor. Bu sayede geliştirme süreçleri hızlanırken insan denetimi korunuyor.</p>

<p><strong>SAS Data Maker</strong>&nbsp;veri erişim kısıtlarını aşmak için yüksek doğrulukta sentetik veri üretiyor. Gerçek verinin istatistiksel, ilişkisel ve zamansal özelliklerini yansıtan bu sentetik veri; gizlilik, denetlenebilirlik ve regülasyonlara uyumluluk gereksinimlerini koruyarak ekiplerin hassas verileri açığa çıkarmadan geliştirme, test ve iş birliği süreçlerini yürütmesine olanak tanıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/sas-yapay-zekaya-hazir-veri-yonetimini-ileri-tasiyor-1780304726.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Modern çağın yaygınlaşan sorunu: Uykusuzluk!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/modern-cagin-yayginlasan-sorunu-uykusuzluk-84663</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/modern-cagin-yayginlasan-sorunu-uykusuzluk-84663</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>“Gece boyunca dönüp duruyorum”, “Sabah kalkınca sanki hiç uyumamış gibi oluyorum”, “Başımı yastığa koyuyorum ama saatlerce uyuyamıyorum” diyenlerin sayısı her geçen gün artıyor.&nbsp;<strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları (KBB) Uzmanı Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar,</strong>&nbsp;uykusuzluğun sadece stres ya da yoğun tempodan kaynaklanmadığını, burun ve boğazdaki bazı sorunların da gece boyunca nefes almayı zorlaştırarak kaliteli uykuyu engelleyebildiğini söylüyor. Uykusuzluk sorununun sadece yetişkinlerle sınırlı kalmadığını, son yıllarda çocuklarda da sık karşılaşıldığını belirten Prof. Dr. Tatlıpınar, uykusuzluğun altında yatan sinsi nedenleri ve sağlıklı bir uyku için 5 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.&nbsp;</p>

<p>Modern yaşamın getirdiği stres, kaygı ve özellikle gece geç saatlere kadar süren ekran kullanımı, son yıllarda uyku sorunu yaşayanların sayısını artırıyor. Birçok kişi uykusuzluğu stres ve zihinsel yorgunlukla ilişkilendiriyor ancak çoğu zaman gözden kaçan başka bir neden daha var: Burun ve boğaz hastalıkları.&nbsp;<strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları (KBB) Uzmanı Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar</strong>; “Özellikle ‘sabah yorgun uyanıyorum’, ‘gece sık sık uyanıyorum’ ya da ‘sanki hiç uyumamış gibiyim’ diyenlerin, mutlaka kulak, burun ve boğaz hastalıkları uzmanına başvurmasında fayda var. Çünkü horlama, burun tıkanıklığı, geniz eti, bademcik büyümesi ve uyku sırasında nefesin durması gibi kulak, burun ve boğaz kaynaklı sorunlar, gece boyunca kaliteli uykuyu engelleyebiliyor.”</p>

<p><strong>Sinsi tehlike ‘uyku apnesi’ne dikkat!</strong></p>

<p>Özellikle uykuda nefesin kısa süreli durduğu ‘uyku apnesi’ durumunda kişinin gece boyunca defalarca nefessiz kalabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Tatlıpınar, “Bu durum çoğu zaman kişinin farkında olmadan gerçekleşiyor. Kişi gece boyunca sık sık uyanıyor, derin uykuya geçemiyor ve sabah büyük bir yorgunlukla güne başlıyor. Gün içinde uyuklama, dikkat dağınıklığı, unutkanlık ve odaklanma sorunları görülebiliyor” diyor. Burun eğriliği, geniz eti ve bademcik büyümesi, alerjiye bağlı burun tıkanıklığı, damak ve küçük dil sarkması gibi sorunların hava yolunu daraltarak uyku sırasında nefes almayı zorlaştırabildiğini belirten Prof. Dr. Tatlıpınar, tedavi edilmeyen uyku apnesinin uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekiyor. Prof. Dr. Tatlıpınar, yapılan araştırmalara göre uyku apnesinin, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, diyabet, depresyon ve felç riskini de artırabildiğini söylüyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Çocuklarda da görülebiliyor</strong></p>

<p>Uyku sırasında nefes alma problemleri, geniz eti ve bademcik büyümesi nedeniyle gece horlama, ağız açık uyuma ve huzursuz uyku sık görülebiliyor. Kaliteli uyuyamayan çocuklarda dikkat eksikliği, öğrenme güçlüğü, huzursuzluk ve büyüme-gelişme sorunları ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar “Özellikle geceleri horlayan ve ağzı açık uyuyan çocukların mutlaka değerlendirilmesi gerekir” diyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Gece uykusunu bozan alışkanlıklara dikkat!</strong></p>

<p>Uykusuzluğun sadece sağlık sorunlarından değil, bazı yanlış alışkanlıklardan da kaynaklanabildiğini belirten Prof. Dr. Tatlıpınar sözlerine şöyle devam ediyor: “Özellikle telefon, tablet ve TV gibi cihazların yarattığı ışık ve ekran maruziyeti melatonin üretimini baskılayarak hem uykuya dalışı hem de uykunun derinliğini bozar. Her gün farklı saatlerde yatmak ve kalkmak uyku ritmini olumsuz etkiler. Stres, gece çok aç ya da tok yatmak, ortamda gürültü olması, fazla sıcak ortam, yastık ve yatak problemleri sık uyanmalara neden olabilir. Kafein içeren kahve, çay, çikolata gibi ürünler, bazı ilaçlar uykuyu olumsuz etkiler. Gece tuvalete kalkmaya neden olan sağlık problemleri de uykunun bölünmesine neden olur.”</p>

<p><strong>Uykusuzluğa karşı 5 etkili önlem!</strong></p>

<p><strong>Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar&nbsp;</strong>sağlıklı, kaliteli ve yeterli uykunun hem ruhsal hem de fiziksel açıdan son derece önemli olduğunu vurgulayarak, uykusuzluğa karşı 5 etkili önlemi şöyle sıralıyor;&nbsp;</p>

<ul>
	<li>Sabah yorgun uyanıyor, gün içinde uyukluyorsanız mutlaka sağlık kontrolünüzü yaptırın.&nbsp;</li>
	<li>Burun tıkanıklığı, ağız açık uyuma, geniz eti, bademcik ve burun eğriliği şikayetlerini önemseyin ve mutlaka tedavi olun. &nbsp;</li>
	<li>Yatmadan önce telefon, tablet ve televizyon kullanımını azaltın.</li>
	<li>Her gün aynı saatlerde uyuyup uyanmaya özen gösterin.</li>
	<li>Akşam saatlerinde kahve, çay ve ağır yemek tüketiminden kaçının.</li>
</ul>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/modern-cagin-yayginlasan-sorunu-uykusuzluk-1780304715.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Doğum Sonrası Depresyona Dikkat!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/dogum-sonrasi-depresyona-dikkat-84662</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/dogum-sonrasi-depresyona-dikkat-84662</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Doğum süreci,<strong>&nbsp;</strong>birçok kadın için hayatın en özel deneyimlerinden biri. Ancak bu yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda hormonal, psikolojik ve sosyal açıdan da önemli değişimlerin yaşandığı bir süreç. Öyle ki, annelerin bir kısmı doğum sonrası dönemde duygusal dalgalanmalar yaşarken bazı kadınlarda belirtiler daha ağır seyrederek “doğum sonrası depresyon (postpartum depresyon)” olarak adlandırılan klinik bir tablo oluşturabiliyor.&nbsp;<strong>İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kevser Altıntaş</strong>, bilinçli bir hazırlığın, riskleri azaltacağının ve süreci daha sağlıklı hale getireceğinin altını çizerek şunları söylüyor:&nbsp;<em>“Annelik her zaman kusursuz geçen bir süreç olmayabilir. Doğum sonrası dönemlerde duygusal olarak tükenmiş hissetmek, zorlanmak ya da yardım ihtiyacı duymak bir zayıflık değildir. Önemli olan erken fark etmek ve yardım istemekten çekinmemektir. Unutmayın, destek istemek bir eksiklik değil; hem kendiniz hem de bebeğiniz için attığınız güçlü ve iyileştirici bir adımdır.”</em></p>

<p><strong>Doğum Sonrası Her Duygu Değişimi Depresyon mu?</strong></p>

<p>Toplumda yaygın görülen doğum sonrası dönemdeki duygusal dalgalanmalarda birçok anne ilk birkaç gün veya hafta içinde ağlama nöbetleri, huzursuzluk, duygu durum değişiklikleri yaşayabiliyor. “Annelik hüznü (Baby blues)” olarak da bilinen bu durum genellikle 7-14 gün içinde kendiliğinden geçiyor. Ancak postpartum depresyon&nbsp;çok daha ciddi bir tablonun adı. Belirtileri genellikle doğumdan sonraki&nbsp;ilk 4 ilâ 6 haftada&nbsp;ortaya çıksa da bazı kadınlarda doğumdan birkaç ay sonra, hatta bazen doğumdan sonraki<strong>&nbsp;bir yıl içinde&nbsp;</strong>bile kendini gösterebiliyor. Bu dönemde sürekli mutsuzluk, keyif alamama, yoğun kaygı, yetersizlik hissi ve hatta bebeğe karşı olumsuz duygular gibi belirtilere dikkat edilmelidir. Bu belirtiler annenin işlevselliğini etkiliyorsa ve iki haftadan uzun süredir devam ediyorsa, doğum sonrası depresyon açısından mutlaka bir hekim değerlendirmesi yapılmalıdır.</p>

<p><strong>Hangi Anneler Daha Çok Risk Altında?</strong></p>

<p>Doğum sonrası depresyon her annede ortaya çıkabilir; ancak bazı biyolojik, psikolojik ve çevresel risk faktörleri bu durumu daha da kolaylaştırabilir. Örneğin; daha önce depresyon veya anksiyete öyküsü olması, zor ya da travmatik doğum deneyimi, sosyal destek eksikliği (aile, arkadaş, eş desteği), evlilik/ilişki problemleri ya da maddi zorluklar, beklenmeyen ya da istenmeyen gebelik ve bebeğin sağlık sorunları bunlar arasındadır. Ancak bu risk faktörlerinin hiçbirinin olmadığı annelerde de doğum sonrası depresyon görülebilmekte. Günümüzde ayrıca mükemmel anne olma baskısı ve sosyal medyada idealize edilen annelik algısı da annelerin kendilerini yetersiz hissetmelerinde önemli bir faktör.&nbsp;</p>

<p><strong>Doğum Sonrası Depresyon Nasıl Tedavi Ediliyor?&nbsp;</strong></p>

<p>Unutulmamalıdır ki, doğum sonrası depresyon tedavi edilebilir bir durumdur. Tedavi planı ise belirtilerin şiddetine göre değişebiliyor. Psikoterapi, ilaç tedavisi, sosyal destek ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle tamamen iyileşme mümkündür. Bu nedenle tedavi sürecinin planlanması için mutlaka bir psikiyatri uzmanına danışılmalıdır. Kuşkusuz annenin yakın çevresindeki kişilerin/eşinin anlayışlı, yargılamadan dinleyen ve destekleyici bir tutum sergilemeleri de iyileşme sürecinde önemlidir. Peki, doğum öncesinden itibaren anneler ruh sağlıklarını nasıl korumalı? Özellikle önleyici bazı adımlarla depresyon riskini düşürmek mümkün. İşte o adımlar: &nbsp;</p>

<ul>
	<li>Eşinizle açık iletişim kurun</li>
	<li>Doğum sonrası bakım planınızı gözden geçirin&nbsp;</li>
	<li>Uyku ve beslenme düzeninize özen gösterin</li>
	<li>Gerekirse doğumdan önce bir uzmandan destek alın</li>
	<li>Kendinize zaman ayırın, hobilerinizden kopmayın ve günlük yaşam planlarınızı sürdürün</li>
</ul>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/dogum-sonrasi-depresyona-dikkat-1780304699.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ebeveynli oyun grubuna ailelerden yoğun ilgi</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/ebeveynli-oyun-grubuna-ailelerden-yogun-ilgi-84661</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/ebeveynli-oyun-grubuna-ailelerden-yogun-ilgi-84661</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:14pt"><span style="font-family:Arial,sans-serif">Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Anne Şehir Merkezleri, anneler ve çocuklara yönelik örnek projeler üretmeye devam ediyor. Bu projelerden biri olan “Ebeveynli Oyun Grubu”, yalnızca İzmit’te bulunan Anne Şehir Merkezi Akasya’da uygulanıyor ve ailelerden yoğun ilgi görüyor.</span></span></span></span></span></span><br />
<span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong><span style="font-size:14pt"><span style="font-family:Arial,sans-serif">SADECE AKASYA ANNE ŞEHİR MERKEZİ’NDE</span></span></strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:14pt"><span style="font-family:Arial,sans-serif">Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından ilk kez Anne Şehir Merkezi Akasya’da başlatılan ebeveynli oyun grubu ailelerden yoğun ilgi görmeye devam ediyor. 18-24 ay ve 24-36 ay olmak üzere iki farklı yaş grubuna özel hazırlanan programda minikler, anneleriyle birlikte katıldıkları oyun temelli etkinliklerle öğrenme sürecine dahil oluyor. Çocuklar bu süreçte hem eğleniyor hem de ebeveynleriyle zaman geçirmenin keyfini yaşıyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong><span style="font-size:14pt"><span style="font-family:Arial,sans-serif">MİNİKLER EBEVEYNLERİYLE KEŞFEDEREK ÖĞRENİYOR</span></span></strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:14pt"><span style="font-family:Arial,sans-serif">Miniklerin ebeveynleriyle keşfederek öğrendikleri program; çocukların sosyal, bilişsel, duygusal ve fiziksel gelişimlerini destekleyecek şekilde planlanıyor. Etkinlikler sayesinde akran iletişimi güçlenirken ince ve kaba motor beceriler, dil gelişimi ve problem çözme yetenekleri de destekleniyor. Merkezde haftada bir gün düzenlenen programlar, 10’ar kişilik sınıflarda gerçekleştiriliyor ve eğitimlerde her çocuğa birebir ilgi gösteriliyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong><span style="font-size:14pt"><span style="font-family:Arial,sans-serif">ÖZGÜVENLİ VE SOSYAL BİREYLER YETİŞTİRMEYİ AMAÇLIYOR</span></span></strong><br />
<span style="font-size:14pt"><span style="font-family:Arial,sans-serif">Ebeveynli oyun gruplarında çocukların; dünyayı tanıma ve anlamlandırma becerilerinin gelişmesi, sosyalleşme süreçlerinin desteklenmesi, özgüven ve iletişim becerilerinin artırılması ve hareket ederek öğrenme alışkanlığı kazanmaları hedefleniyor. Ayrıca program süresince çocuklar uzman psikologlar tarafından gözlemleniyor. Gerekli durumlarda ailelere danışmanlık desteği sunularak hem çocukların hem de ebeveynlerin süreci sağlıklı şekilde yönetmesi sağlanıyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><strong><span style="font-size:14pt"><span style="font-family:Arial,sans-serif">ANNELER İÇİN DE KAPSAMLI HİZMETLER</span></span></strong></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff"><span style="font-size:14pt"><span style="font-family:Arial,sans-serif">Anne Şehir Merkezleri’nde sadece çocuklara değil, annelere yönelik de birçok hizmet bulunuyor. Pilates, fitness ve zumba gibi spor aktivitelerinin yanı sıra psikolojik danışmanlık, diyetisyen ve fizyoterapi hizmetleriyle kadınların hem fiziksel hem de sosyal olarak desteklenmesi amaçlanıyor. Marifetli Eller Atölyesi’ne katılan kadınlar, tamamen ücretsiz workshoplarla hem yeni beceriler kazanıyor hem de keyifli zaman geçiriyor. Ayrıca bunların yanı sıra ders saatleri sırasında çocuklar, anne yanı sınıflarında güvenle eğitim alarak eğlenceli vakit geçiriyor.</span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-size:small"><span style="color:#222222"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:#ffffff">&nbsp;</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/ebeveynli-oyun-grubuna-ailelerden-yogun-ilgi-1780304692.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Selçuklu turizmin nabzını tutmaya devam ediyor</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/selcuklu-turizmin-nabzini-tutmaya-devam-ediyor-84660</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/selcuklu-turizmin-nabzini-tutmaya-devam-ediyor-84660</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Calibri, "sans-serif"">Konya turizmine önemli katkılar sağlayan Selçuklu’nun sembol mekanları uzun bayram tatilinde ziyaretçilerden yine yoğun ilgi gördü. Tabiatın ve doğanın, şehir yaşamıyla buluştuğu Tropikal Kelebek Bahçesi, Sille Baraj Park, Selçuklu Seyir Tepesi Sille ve müzeler Konya’ya bayram tatili için gelen ve uzun bayram tatilini fırsat bilen ziyaretçileri misafir etti. 9 günlük bayram tatilinde Selçuklu  104 bin 670 kişiyi ağırladı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Calibri, "sans-serif""><b>Tropikal Kelebek Bahçesi kelebeklerin olağanüstü yaşamlarına şahit olmak isteyenlerin tercihi oldu</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Calibri, "sans-serif"">Konya’da Mevlana Müzesi’nden sonra en çok ziyaret edilen lokasyonların başında gelen Konya Tropikal Kelebek Bahçesi’ne bayram tatilinde ziyarete gelen misafirler kelebeklerin olağanüstü yaşam döngüsüne tanıklık etme fırsatı buldu. Birçok tür kelebeğe doğal yaşam alanı sunan bahçede farklı türlerde binlerce bitki de bulunurken tatilde bahçeye gelen 32 bin 616 ziyaretçi bu unutulmayacak anlara şahitlik etti. Ayrıca,  Türkiye’nin dört bir yanından gelen misafirler müzede bulunan “Nereden Geliyorsunuz” haritasına geldikleri ilin üzerinde işaretleme yaparak  Tropikal Kelebek Bahçesi’ne bir hatıra bıraktı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Calibri, "sans-serif""><b>Doğanın Tüm Renkleri Sille Baraj Park’ta</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Calibri, "sans-serif"">Selçuklu’da tabiatın her rengini ve atmosferini barındıran Sille Baraj Park da bayram tatilinde birçok ziyaretçi ağırladı. Misafirlerine doğada temiz bir nefes aldıran Sille Baraj Park 35 bin 398 ziyaretçiyle bayram tatilinde en çok tercih edilen mekanlardan biri oldu. Yine ziyaretçilerin gözde mekanlarından olan Seyir Tepesi de  25 bin 262 kişi tarafından ziyaret edildi.  Binlerce yıllık geçmişe sahip olan Sille Mahallesi ve burada bulunan Aya Eleni Müzesi, Sille Müzesi ile Zaman Müzesi de en çok ziyaret edilen mekanlar arasında yer alarak 11 bin 394 misafiri ağırladı.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Calibri, "sans-serif""><b>Başkan Pekyatırmacı: “Selçuklu’nun bu kadar yoğun ilgi görmesi bizi memnun ediyor”</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Calibri, "sans-serif"">Bayram tatilinde şehir içi ve şehir dışından gelen misafirleri ağırlamaktan dolayı memnuniyet duyduklarını ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, “Bayram tatilinde turizmin merkezi konumundaki Selçuklumuzun sembol mekanlarında çok sayıda misafirimizi ağırlamanın <span style="font-size:11pt">mutluluğunu yaşadık. Hemşehrilerimiz ve şehir dışından gelen ziyaretçilerimiz bayram coşkusunu Selçuklu’nun gözde mekanlarında sevdikleriyle gezerek doyasıya yaşadı. Uzun bayram tatilinde </span><span style="font-size:11pt">Konya Tropikal Kelebek Bahçesi</span><span style="font-size:11pt">, </span><span style="font-size:11pt">Selçuklu Seyir Tepesi</span><span style="font-size:11pt">, </span><span style="font-size:11pt">Sille Baraj Park</span><span style="font-size:11pt"> ve müzelerimizde yüz  binin üzerinde  misafirimizi ağırladık. Konya’dan, şehir dışından ve yurt dışından gelen tüm ziyaretçilerimize teşekkür ediyorum” diye konuştu.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Calibri, "sans-serif""><b>Tüm ziyaretçiler Selçuklu’dan memnun ayrıldı</b></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="color:#222222"><span style="font-style:normal"><span style="font-variant-ligatures:normal"><span style="font-weight:400"><span style="white-space:normal"><span style="background-color:#ffffff"><span style="text-decoration-thickness:initial"><span style="text-decoration-style:initial"><span style="text-decoration-color:initial"><span style="line-height:16.8667px"><span style="font-family:Calibri, "sans-serif"">Selçuklu’nun sembol mekanlarını ziyaret eden vatandaşlar, hem doğal güzelliklerden hem de sosyal alanlardan memnun kaldıklarını ifade ederek Selçuklu Belediyesi’ne ve Selçuklu Belediye  Başkanı Ahmet  Pekyatırmacı’ya  teşekkür etti.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:13px"> </p>

<p style="text-align:start; margin-bottom:13px"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 12:04:46 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/selcuklu-turizmin-nabzini-tutmaya-devam-ediyor-1780304686.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Osmangazi Belediyesi Kadın Üreticilerin Yanında</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/osmangazi-belediyesi-kadin-ureticilerin-yaninda-84659</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/osmangazi-belediyesi-kadin-ureticilerin-yaninda-84659</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">Osmangazi Belediyesi’nin destekleriyle Osmangazi Meydanı’nda kurulan Kadın Girişimciler Sokağı, kadın üreticileri vatandaşlarla buluşturdu. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">Osmangazi Belediyesi, kadın üreticilerin ekonomik hayatta daha güçlü yer alabilmesi adına yürüttüğü destek çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Daha önce birçok kez kurulan ve kadınların el emeği ürünlerini vatandaşlarla buluşturduğu Kadın Girişimciler Sokağı, bir kez daha Bursalılar için kapılarını açtı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte kadın üreticiler hem ürünlerini tanıtma, hem de aile bütçelerine katkı sağlama fırsatı buldu. Osmangazi Meydanı’ndaki etkinlikte takıdan tekstile, ev dekorasyon ürünlerinden el işi tasarımlara, doğal gıda ürünlerinden hediyelik eşyalara kadar birçok ürün vatandaşların beğenisine sunuldu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">“Hepsi El Emeği, Göz Nuru”</span></span></b></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">Kadın Girişimciler Sokağı’nı ziyaret ederek burada üretici kadınlarla bir araya gelen Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir “Hepsi el emeği, göz nuru. Osmangazi Belediyesi olarak kadın üreticilerin yanındayız.” ifadelerini kullandı. Etkinlikte stant kurarak emek verdikleri ürünleri sergileyen kadın girişimciler de, desteklerinden dolayı Osmangazi Belediyesi’ne ve Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">Bursalılar, alışveriş yaparak kadın üreticilere destek verirken aynı zamanda birbirinden özel ürünleri inceleme fırsatı buldu. Gün boyunca hareketliliğin yaşandığı etkinlik alanında vatandaşlar keyifli vakit geçirirken, kadın girişimciler de ürünlerini doğrudan tüketiciyle buluşturmanın mutluluğunu yaşadı.</span></span></span></span></p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 12:04:35 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/osmangazi-belediyesi-kadin-ureticilerin-yaninda-1780304675.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gastro İnegöl Lezzetleri Fransa ya Konuk Oldu</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/gastro-inegol-lezzetleri-fransa-ya-konuk-oldu-84658</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/gastro-inegol-lezzetleri-fransa-ya-konuk-oldu-84658</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bordo Başkonsolosluğu, 21-27 Mayıs Türk Mutfağı Haftası kapsamında Gastro İnegöl iş birliğinde aşçılık ve otelcilik alanında Fransa'nın önde gelen kurumlarından Paris Ferrandi Gastronomi ve Otelcilik Okulu’nun Bordo Kampüsüyle ortaklaşa bir organizasyon düzenledi.</p>

<p>21-27 Mayıs tarihlerinde kutlanan Türk Mutfağı Haftası kapsamında Bordo Başkonsolosluğu tarafından Fransa’nın en prestijli gastronomi okullarından Ferrandi Paris’in Bordo Kampüsüyle ortaklaşa olarak Ferrandi yerleşkesinde bir etkinlik düzenlendi. Fransız konuklara Türk yemeklerinin ikram edildiği organizasyonda, iki gün boyunca Ferrandi öğrencileriyle birlikte “Bir Sofrada Miras” temasına uygun lezzetler, Gastro İnegöl Şefi Ali Müfit Çağlayan ve Gastro İnegöl Yöneticisi Işıl Çelebi tarafından sunuldu.</p>

<p><strong>14 FARKLI TÜRK YEMEĞİ İKRAM EDİLDİ</strong></p>

<p>Bordo Başkonsolosluğunun daveti çerçevesinde Fransa’ya giden Gastro İnegöl Şefi Ali Müfit Çağlayan ile Gastro İnegöl Yöneticisi Işıl Çelebi, 26-27 Mayıs tarihlerinde, Ferrandi yerleşkesinde Ferrandi öğrencileriy birlikte “Bir Sofrada Miras” temasına uygun yemekler hazırladı. Bu çerçevede, 14 farklı Türk yemeği Ferrandi Bordo Kampüsünün uygulama restoranında davetlilere ikram edildi. Davette, aralarında milletvekili ve Belediye Başkanlarının da yer aldığı yerel makamlar ve diplomatik temsilcilerden oluşan 50 dolayında Fransız katılımcı hazır bulundu.</p>

<p><strong>İNEGÖL-CENON KARDEŞ ŞEHİR İLİŞKİSİ VESİLE OLDU</strong></p>

<p>Bordo Başkonsolosu Ayşe Şebnem Manav, Türk yemeklerini tanıtmaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade ederek İnegöl Belediyesi ve Gastro İnegöl temsilcilerine faaliyete yönelik katkılarından dolayı teşekkür etti. Etkinliğin aynı zamanda 2024 yılında kurulan Bordo merkezi ilçelerinden Cenon-İnegöl kardeş şehir ilişkisi çerçevesinde icra edildiğinin altını çizdi. İnegöl’ün kardeş şehir ilişkileriyle hem şehri hem de Türk kültürünü dünyaya tanıttığına dikkat çekildi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/gastro-inegol-lezzetleri-fransa-ya-konuk-oldu-1780304652.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tirilye de 2. Zeytin Çiçeği Festivali Başladı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/tirilye-de-2-zeytin-cicegi-festivali-basladi-84657</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/tirilye-de-2-zeytin-cicegi-festivali-basladi-84657</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Mudanya Belediyesi’nin bu yıl ikincisini düzenlediği “Tirilye Zeytin Çiçeği Festivali”, büyük ilgi ve coşkuyla başladı. “Zeytinin Evinde Bulaşalım” çağrısını yineleyen Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Tirilye zeytinini hak ettiği yere getirmeyi, üreticinin emeğini görünür kılmayı ve zeytin kültürünü gelecek kuşaklara taşımayı hedeflediklerini söyledi.<br />
Mudanya Belediyesi tarafından “Zeytinin Evinde Buluşalım” sloganıyla bu yıl ikincisi düzenlenen Tirilye Zeytin Çiçeği Festivali, binlerce kişinin katılımıyla coşkulu bir başlangıç yaptı. Dünyanın en kaliteli zeytinlerinin yetiştiği Tirilye’de başlayan festival, tarihi sokakları, yerel üreticileri, atölyeleri ve etkinlikleriyle ilk günden yoğun ilgi gördü.&nbsp;<br />
Festival, Tirilye Kültür Merkezi önündeki asırlık çınar ağacının altından başlayan ve sahilde son bulan kortej yürüyüşüyle başladı. Zeytin çiçeği dalları taşıyan traktörün eşlik ettiği kortejde, bando takımı festival coşkusunu Tirilye sokaklarına taşırken, zeytin çiçeği taçları takan katılımcılar renkli görüntüler oluşturdu. Tirilye’yi dolduran ziyaretçiler, gün boyunca kurulan üretici stantlarını gezerken, zeytin ve zeytinyağı kültürünü yakından tanıma fırsatı buldu.&nbsp;<br />
Mudanya’nın zeytin kültürünü, üreticisini ve bereketli toprağını görünür kılan önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptıklarını belirten Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Tirilye Zeytin Çiçeği Festivali’nin Mudanya’nın üretim kimliğini güçlendiren önemli adımlardan biri olduğunu söyleyerek, zeytin ve zeytinyağında markalaşmanın önemine dikkat çekti. Dalgıç, konuşmasını şöyle sürdürdü:<br />
“Zeytinin katma değerini artırmak ve üreticimizin emeğini daha görünür kılmak için kararlılıkla çalışıyoruz. Çepni İmece Zeytinyağı Fabrikası’nda ürettiğimiz zeytinyağıyla uluslararası bir yarışmada gümüş madalya kazandık. Bu başarı bizim için yalnızca bir başlangıç. Mudanya yerinde sayan bir kent olmayacak; üreten, gelişen ve ufkunu genişleten bir kent olacak. Ar-Ge çalışmalarımız kapsamında limon ve mandalina aromalı zeytinyağları da üretiyoruz. Çok daha iyilerini başararak bu zenginliği geleceğe taşımakta kararlıyız.”<br />
ZEYTİNİN GÖLGESİNDE FESTİVAL COŞKUSU<br />
Festivalin ilk gününde Taş Mektep avlusunda “Kadim Ağaçların Gölgesinde Bölgemizde Zeytin Üreticiliği” ve “Kitapların Hikaye Anlatıcılığı” söyleşileri gerçekleştirildi. Zeytin yetiştiriciliğinin öneminin masaya yatırıldığı söyleşilerde, katılımcılar geçmişten bugüne uzanan bir yolculuğa çıktı.&nbsp;<br />
Şeflerin katılımıyla düzenlenen yemek atölyelerinde zeytinyağlı lezzetlerin incelikleri paylaşılırken, yetişkinler ve çocuklar için hazırlanan üretim atölyeleri yoğun ilgi gördü. Çocuklar gün boyunca kendileri için oluşturulan etkinlik alanlarında eğlenirken, aileleri de yerel üreticilerin ürünlerini keşfetme ve alışveriş yapma imkanı buldu.&nbsp;<br />
Festivalin en heyecanlı anlarından biri ise büyük ilgi gören Zeytinyağlı Yemek Yarışması oldu. Birbirinden iddialı tariflerin yarıştığı etkinlikte “Kabak Sıyırma” yemeğiyle Ayşe Aydın birinci, “Zeytinyağlı Enginar” ile Şadıman Sözen ikinci, “Zeytinyağlı Yaprak Sarma” ile Nilgün Sözen ise üçüncü oldu.&nbsp;<br />
Gün boyu süren etkinlikler, akşam saatlerinde Tirilye sahilinde gerçekleştirilen Ceren Toksöz konseriyle taçlandı. Gün batımının eşsiz atmosferinde düzenlenen konserde yüzlerce kişi şarkılara hep bir ağızdan eşlik ederek festival coşkusunu sahile taşıdı.<br />
Tirilye Zeytin Çiçeği Festivali, 31 Mayıs Pazar günü de birbirinden renkli etkinliklerle devam edecek. Tirilye, festivalin ikinci gününde de ziyaretçilerini zeytin kültürü, lezzet ve müzikle buluşturacak.</p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/06/tirilye-de-2-zeytin-cicegi-festivali-basladi-1780304628.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak oldu</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/turkiye-meyve-sebze-mamulleri-sektor-kurulu-baskani-hayrettin-ucak-oldu-84656</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/turkiye-meyve-sebze-mamulleri-sektor-kurulu-baskani-hayrettin-ucak-oldu-84656</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’ye 2025 yılında 2,5 milyar dolar döviz kazandıran Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu’nda 2026-30 döneminde Sektör Kurulu Başkanlığına Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hayrettin Uçak seçildi.</p>

<p><strong>&nbsp;</strong>2018-2026&nbsp;yılları arasında Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı olarak yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörüne 8 yıl emek veren Hayrettin Uçak, önümüzdeki dönemde Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı olarak ihracatın gelişimi için mesaisine devam edecek.</p>

<p>2026 yılı nisan ayında yapılan ihracatçı birlikleri genel kurul toplantıları sonrasında oluşan Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu ilk toplantısını Ege İhracatçı Birlikleri’nde gerçekleştirdi.</p>

<p>Toplantıda Sektör Kurulu Başkan Yardımcılıklarına, İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Melisa Tokgöz Mutlu ve Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ömer Faruk Kuşçulu seçildiler.</p>

<p><strong>Üç sektör ortak hareket edecek</strong></p>

<p>Türkiye’nin yıllık 58-60 milyon ton yaş meyve sebze ürettiğini bunun taze meyve sebze, meyve sebze mamulleri ve kuru meyve olarak katma değere dönüştüğünü vurgulayan Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, önümüzdeki dönemde öncelikli çalışma alanlarının meyve sebze üretiminde kalite ve gıda güvenliğini artırmak olacağını, üç sektörün bu çabada ortak hareket edeceğini dile getirdi.</p>

<p><strong>Meyve sebze sektörü olarak 10 milyar dolar ihracat hedefiyle yola çıkıyoruz</strong></p>

<p>Meyve sebze mamulleri, taze meyve sebze ve kuru meyve sektörlerinde pestisit sorununun önüne geçmek için Tarım ve Orman Bakanlığı, üreticiler, tüccarlar, üniversiteler iş birliğinde yoğun bir mesai vereceklerinin altını çizen Başkan Uçak, “Pestisit sorunu 3 sektörümüzün ortak sorunu. O nedenle ortak hareket edeceğiz. Ben değil biz mantığıyla sektörümüzün sorunlarını çözme gayreti içinde olacağız. Üç sektörümüzün toplamda yıllık 8,3 milyar dolar seviyesinde olan ihracatını 10 milyar dolara çıkarmak için kalite ve gıda güvenliği başlıkları yanında pazarlamada da birlikte hareket edeceğiz. TURQUALITY Projeleri, URGE Projeleri, Fuarlar ve Sektörel Ticaret Heyetlerine ağırlık vereceğiz” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Sektör kurulundaki diğer üyeler kimler?</strong></p>

<p>Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu’nda, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cevdek Çekok, EYMSİB Başkan Yardımcısı Kenan Unat, Yönetim Kurulu Üyeleri Deniz Celep, Tolga Selim Kağan, Martin Sanford, İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyeleri Ali Başman ve Emre Erbalcı, Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Alistair Baran Blake ve Yönetim Kurulu Üyesi Emre Kamiloğlu Sektör Kurulu Üyesi olarak görev yapacaklar.</p>

<p><strong>Meyve Sebze Mamullerinde Kuru Domates İhracat Rekortmeni Oldu</strong></p>

<p>Türkiye, 2025 yılında 2,1 milyon ton meyve sebze mamulleri ihraç ederek 2,5 milyar dolar döviz geliri elde ederken, en çok ihraç edilen ürün 185,5 milyon dolarla kuru domates oldu. Biber turşusu 146,5 milyon dolarlık ihracat gelirini hanesine yazdırırken, üçüncü sırada 124 milyon dolarla kornişon turşuları yer aldı.</p>

<p><strong>Almanya, ABD ve İngiltere ilk üç ülke&nbsp;</strong></p>

<p>Türkiye’nin meyve sebze mamulleri ihracatının zirvesinde 165 milyon dolarla yer alan Almanya, zirveyi Amerika Birleşik Devletleri’nden gelir aldı. Amerika Birleşik Devletleri 162 milyon dolarlık ihracatla ikinci sıraya yerleşirken, İngiltere 86 milyon dolarlık Türk lezzetleri talep etti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/turkiye-meyve-sebze-mamulleri-sektor-kurulu-baskani-hayrettin-ucak-oldu-1779365317.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Genç Mucitlerden 151 Yenilikçi Proje</title>
                <category>EĞİTİM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/genc-mucitlerden-151-yenilikci-proje-84655</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/genc-mucitlerden-151-yenilikci-proje-84655</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Okan Üniversitesi’nin akademik birikimi ile öğrencilerini geleceğe hazırlayan Okan Koleji, onları bilim ve teknolojiyle buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda düzenlenen 15. Bilim ve Proje Şenliği’nde öğrenciler fizik, kimya, biyoloji, matematik, bilişim teknolojileri, fen bilimleri, edebiyat, sosyal bilimler gibi çeşitli alanlarda bilimsel üretkenliklerini ortaya koydu.</p>

<p>İlkokuldan liseye kadar farklı yaş gruplarından öğrencilerin ürettiği toplam 151 proje arasında yangın sensörlü akıllı ev ve sulama sistemleri, otopark çözümleri, topraksız tarım uygulamaları, minyatür seralar, kimya deneyleri, matematiksel formül çalışmaları yer aldı. Yabancı dil alanındaki projelerde ise İngilizce sunumlarla sürdürülebilir şehirler, deniz yaşamı ve yeryüzü şekilleri gibi küresel konular ele alındı.</p>

<p>İstanbul Okan Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Işıl Okan Gülen ile İstanbul Okan Üniversitesi’nin Mühendislik ve Doğa Bilimleri, Eczacılık, Uygulamalı Bilimler ve Eğitim Fakülteleri’nin dekanları da, proje stantlarını gezerek çalışmaları yakından inceledi. Öğrencilere projeleriyle ilgili sorular yönelten akademisyenler, çalışmaların nasıl geliştirilebileceğine dair önerilerde bulunarak genç mucitlere rehberlik etti. Böylece üniversite-kolej iş birliği, öğrencilerin bilimsel gelişim süreçlerine doğrudan katkı sağlayan uygulamalı bir deneyime dönüştü.</p>

<p>Bilim ve Proje Şenliği boyunca öğrenciler yalnızca projelerini sergilemekle kalmadı; araştırma yapma, problem çözme, sunum hazırlama ve takım çalışması gibi becerilerini de geliştirme imkânı buldu.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/genc-mucitlerden-151-yenilikci-proje-1779365311.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“Bu Da Geçer Ya Hu” Oyunu Keçiören de Sahnelendi</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/bu-da-gecer-ya-hu-oyunu-kecioren-de-sahnelendi-84654</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/bu-da-gecer-ya-hu-oyunu-kecioren-de-sahnelendi-84654</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi’nin ev sahipliğinde Necip Fazıl Tiyatro Salonu’nda sahnelenen “Bu Da Geçer Ya Hu” adlı tiyatro oyunu, nostalji dolu atmosferi ve kahkaha yüklü hikâyesiyle sanatseverlerden yoğun ilgi gördü. Komedi türündeki oyun, Yeşilçam’ın unutulmaz ruhunu sahneye taşırken izleyicilere eğlenceli ve kahkaha dolu anlar yaşattı.</p>

<p><strong>Birbirinden renkli karakterler sahne aldı</strong></p>

<p>Film yıldızı Lalifer’e ulaşabilmek için kendi filmini çekmeye karar veren Arif’in hikâyesini konu alan oyun; hayaller, yanlış anlaşılmalar ve birbirinden renkli karakterler etrafında gelişen olaylarla seyirciyi Yeşilçam dönemine götürdü. Köhne bir film platosunda geçen hikâyede planların karışması, rollerin değişmesi ve herkesin başrol olma çabası sahnede mizahi bir curcunaya dönüştü.</p>

<p><strong>Vatandaşları tebessüm ettirdi</strong></p>

<p>Danslar, şarkılar ve nostaljik göndermelerle zenginleşen iki perdelik oyun, seyircilerden büyük alkış aldı. Oyuncuların sahne performansları izleyiciler tarafından beğeniyle karşılanırken, dekor atmosferi ve müzikal geçişler de oyuna ayrı bir renk kattı. Yeşilçam sinemasına sevgi dolu bir selam niteliği taşıyan gösterinin ardından vatandaşlar salondan tebessüm ederek ayrıldı. Oyunun yazarlığını Uğur Saatçi üstlenirken, yönetmen koltuğunda Caner Karadağ yer aldı. Toplam 120 dakika süren oyun, 16 yaş ve üzeri izleyiciler için sahnelendi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/bu-da-gecer-ya-hu-oyunu-kecioren-de-sahnelendi-1779365294.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yangında hayat kurtarıyor, evde oğlunun umudu oluyor</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/yanginda-hayat-kurtariyor-evde-oglunun-umudu-oluyor-84653</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/yanginda-hayat-kurtariyor-evde-oglunun-umudu-oluyor-84653</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda paramedik olarak görev yapan Gülden Demir, acil vakalarda yaşam için mücadele ederken, evinde de nadir görülen genetik hastalıkla yaşayan oğlu Bulut’un gelişimi için yıllardır umutla savaşıyor. Dünyada yalnızca 21 vakada görülen AKT3 gen bozukluğuna sahip Bulut’un, hastalığın en iyi seyir gösterdiği ikinci vaka olması ise aileye umut veriyor.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda 2010 yılından bu yana paramedik olarak görev yapan Gülden Demir’in yaşamı, oğlu Bulut’un doğumuyla birlikte farklı bir mücadeleye dönüştü. Acil vakalarda insanların hayatına dokunan Demir, yıllardır evinde de oğlunun gelişimi için büyük bir mücadele veriyor. 9 yaşındaki Bulut Demir, dünyada yalnızca 21 kişide görülen AKT3 gen bozukluğuna bağlı makrosefali ve yaygın gelişim geriliğiyle yaşamını sürdürüyor. Literatürdeki en nadir vakalardan biri olarak gösterilen Bulut’un durumu, aynı zamanda umut verici bir tablo ortaya koyuyor. Bulut, hastalığın en iyi seyir gösterdiği ikinci vaka olarak öne çıkıyor. Anne karnından itibaren zorlu bir süreç yaşayan Bulut; nöroloji, genetik ve farklı branşlarda yakından takip edildi. Henüz 1 yaşına gelmeden fizik tedavi ve özel eğitime başlayan Bulut, bugün de eğitim ve hareket terapilerine devam ediyor. Uzun süren genetik ve nörolojik testlerin ardından kesin tanı ise 5 yaşında konulabildi.</p>

<p><strong>“4 yıldır o adımı bekliyorduk”</strong></p>

<p>2014 yılında kızı Defne’yi, 2017’de ise oğlu Bulut’u dünyaya getiren Gülden Demir, oğlunun doğumundan kısa süre sonra gelişim farklılıkları fark ettiklerini söyledi. Uzun süre tanı konulamadığını belirten Demir, “3 aylık olduğunda hala başını tutamıyordu. Genetik testler yapılıyordu ama sonuç alamıyorduk” dedi. Bulut’un ilk adımlarını 4 yaşında attığını anlatan Demir, İzmir depremindeki 72 saatlik görevin ardından eve döndüğünde oğlunun ilk kez yürüdüğünü gördüğünü belirterek, “Bulut ilk kez adım atıyordu. Birçok insana göre geç olabilir ama bizim için çok büyük bir adımdı. Çünkü 4 yıldır onun yürümesini bekliyorduk” diye konuştu. Yıllar süren testlerin ardından Bulut’a, “akt3 gen bozukluğuna bağlı makrosefali” tanısı konulduğunu aktaran Demir, oğlunun dünya literatürüne geçen 21’inci vaka olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>“Bulut bize her şeyin zamanı gelince olduğunu öğretti”</strong></p>

<p>Doktorların Bulut’un gelişimini yakından takip ettiğini belirten Gülden Demir, oğlunun dünya literatüründeki 21’inci vaka olduğunu ve hastalığın en iyi seyir gösterdiği ikinci çocuk olarak değerlendirildiğini söyledi. Tedavi sürecinde ilaç yerine eğitim ve destek çalışmalarına ağırlık verdiklerini ifade eden Demir, “Bulut bize her şeyin zamanı gelince olduğunu öğretti” dedi. 24 saatlik nöbet sistemiyle çalıştığını anlatan Demir, görev sırasında tüm dikkatini vakalara vermek zorunda olduğunu belirterek, “İnsanların en zor anlarında yanlarında oluyoruz. O anda kendi acımızı bir kenara bırakıp tamamen vakaya odaklanıyoruz” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Mücadeleci yönümü ortaya çıktı”</strong></p>

<p>Süreç boyunca içine kapanmak yerine sosyal yaşamdan kopmamaya çalıştıklarını söyleyen Gülden Demir, “Görev başında olduğum gibi oğlumun yaşam mücadelesinde de pes etmedim.Ben düşersem Bulut’un da düşeceğinin farkındayım. Bulut daha yürüyemezken tırmanma duvarına çıkmak için mücadele ediyordu. O savaşıyorsa ben asla bırakamam. Bulut benim mücadeleci yönümü ortaya çıkardı.&nbsp; Bir de kızım var. Ailem için ayakta duracağım. Biz birbirimize güç veriyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/yanginda-hayat-kurtariyor-evde-oglunun-umudu-oluyor-1779365284.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Osmangazi Belediyesi Çocuklara Çevre Bilinci Kazandırıyor</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/osmangazi-belediyesi-cocuklara-cevre-bilinci-kazandiriyor-84652</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/osmangazi-belediyesi-cocuklara-cevre-bilinci-kazandiriyor-84652</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi, “Geleceğimiz İçin Bugünden Harekete Geç” etkinliğiyle çocuklara küçük yaşta çevre bilinci kazandırarak sıfır atık, geri dönüşüm ve doğayı koruma konularında farkındalık oluşturdu.</p>

<p>Çocukların eğitimine büyük önem veren ve çevreye duyarlı nesiller yetiştirilmesi amacıyla çalışmalarını sürdüren Osmangazi Belediyesi, Candan Genceroğlu Kreş ve Gündüz Bakımevi’nde anlamlı bir etkinliğe imza attı. Dünya İklim Günü kapsamında gerçekleştirilen programda çocuklara sıfır atık, geri dönüşüm, enerji tasarrufu, doğal kaynakların korunması ve çevre kirliliğinin önlenmesi gibi konularda bilgilendirmelerde bulunuldu.</p>

<p>Osmangazi Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Rüveyşa Burça Sütçüoğlu tarafından minik öğrencilere çevreyi korumanın önemi anlatılırken, çocukların yaş seviyelerine uygun şekilde hazırlanan sunumlarda, günlük hayatta uygulanabilecek küçük davranışların doğanın korunmasına büyük katkı sağlayabileceği vurgulandı. Eğitici sunumun ardından gerçekleştirilen drama atölyesinde ise çocuklar çeşitli oyunlar ve canlandırmalar eşliğinde öğrendiklerini uygulama fırsatı yakaladı.</p>

<p>“Küçük Adımlar, Büyük Değişimlere Sebebiyet Verir”</p>

<p>İklim değişikliğinin artık yalnızca geleceğin değil, bugünün de en önemli sorunlarından biri haline geldiğini belirten İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Rüveyşa Burça Sütçüoğlu, bu doğrultuda çocuklarla bir araya gelmekten mutluluk duyduklarını ifade etti.</p>

<p>Geleceğin teminatı olan çocuklarla çok verimli bir etkinlik gerçekleştirdiklerine değinen Rüveyşa Burça Sütçüoğlu, “Artan sıcaklıklar, kuraklık, su kaynaklarının azalması ve çevre kirliliği hepimizi etkiliyor. Ancak unutmamalıyız ki doğamızı korumak için atacağımız küçük adımlar, büyük değişimlere sebebiyet verir. Biliyoruz ki çevreye duyarlı bireyler, küçük yaşlarda yetişirler. Burada çocuklara vereceğimiz her güzel mesaj, gelecekte daha temiz, daha yeşil ve daha yaşanabilir bir dünya için umut olacaktır. Doğamızı korumak sadece kurumlarımızın değil, hepimizin ortak sorumluluğundadır. Atık azaltımı, suyun ve enerjinin tasarruflu kullanımı, geri dönüşümüne önem vermek ve çevre kirliliğini önlemek, geleceğimize atacağımız büyük adımlardır. Dünya İklim Günü’nün çevre bilincinin artması açısından bir vesile olmasını diliyor, ‘Gelecek İçin Şimdiden Harekete Geç’ diyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:07:55 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/osmangazi-belediyesi-cocuklara-cevre-bilinci-kazandiriyor-1779365275.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İmplant tedavisinde üst yaş sınırı yok!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/implant-tedavisinde-ust-yas-siniri-yok-84651</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/implant-tedavisinde-ust-yas-siniri-yok-84651</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, dental implant tedavisinin kimlere uygulanabileceği, avantajları ve başarı oranı hakkında bilgi verdi.</p>

<p><strong>İmplantlar komşu dişlere zarar vermeden eksik dişi tamamlar!</strong></p>

<p>Dental implantın, eksik dişlerin yerine çoğunlukla titanyumdan üretilen ve çene kemiğine yerleştirilen vidalar olduğunu dile getiren&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, “Bu vidaların üzerine yapılan protetik rehabilitasyonla birlikte hastaların eksik dişleri tamamlanabiliyor.” dedi.</p>

<p>Diş eksikliği tedavilerinde implant uygulandığında, köprü tedavilerinde olduğu gibi yandaki dişlerin küçültülmek durumunda kalınmadığını aktaran&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Altop, “Komşu dişler korunmuş oluyor. Bunun dışında, diş eksikliği sebebiyle hareketli (takma) protez kullanan hastalar implant tedavisi ile birlikte sabit protez kullanabiliyor. Ya da hareketli protez kullanan ama protezleri ağzında çok fazla oynayan hastalarda implant desteği ile birlikte protezlerin tutuculuğu artıyor. Aynı zamanda dental implantlar, normal dişlerde olduğu gibi çene kemiğine kuvvet iletebildikleri için kemik erimesini de durdurabiliyor.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>İmplant tedavisi için üst yaş sınırı yok!</strong></p>

<p>Genel sağlık durumu elverişli olan ve büyüme gelişimini tamamlamış tüm bireylere implant tedavisi uygulanabildiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, “Çene gelişimimiz genel olarak 17-18 yaşlarında tamamlanır. İmplant tedavisi için herhangi bir üst yaş limiti yoktur; sadece hastaların sistemik durumunun buna uygun olması gerekir.” dedi.</p>

<p>Dental implantların ömrünün tıpkı doğal dişlerimiz gibi olduğuna işaret eden&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Altop, “Düzenli hekim kontrolü ve iyi bir ağız hijyeni ile birlikte son derece uzun yıllar hastalara hizmet edebilir. Sağ kalım ömrü ortalama olarak 15-20 yıl diyebiliriz. Yapılan cerrahinin başarı oranı da yüzde 98'dir.” açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Kontrol altında olması şartıyla diyabet ve tansiyon hastalarında implant yapılabilir!</strong>&nbsp;</p>

<p>Çok yoğun sigara kullanımı ve kötü ağız hijyeninin, implantın başarı oranını ciddi anlamda düşürebildiğine dikkat çeken&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Seda Altop, “Böyle durumlarda hastaların sigarayı bırakması, en azından azaltması beklenir. Ancak sigara kullanımı, tek başına implant yapılması için bir engel teşkil etmez.” dedi.</p>

<p>Şeker ve tansiyon gibi rahatsızlıkları bulunanların da implant yaptırabileceğine değinen&nbsp;Dr. Öğr. Üyesi Altop, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Kontrol altında olduğu sürece hem diyabet (şeker) hastalarında hem de tansiyon hastalarında implant tedavileri yapılabilir. Bu tarz durumlarda hastaların kendi doktorlarından konsültasyon istenerek tedavi güvenle sürdürülür.&nbsp;</p>

<p>Dişlerin çekiminden hemen sonra implant yapılmasına karar verirken; mevcut dişlerin durumu, kemiğin hacmi, hastanın beklentisi ve hekimin görüşü önemlidir. Uygun olan bazı vakalarda, aynı seansta hem çekim hem de implant bir arada yapılabilir.”&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/implant-tedavisinde-ust-yas-siniri-yok-1779365266.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Biyoçeşitlilik kaybı sadece doğayı değil, sağlığımızı ve ekonomiyi tehdit ediyor</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/biyocesitlilik-kaybi-sadece-dogayi-degil-sagligimizi-ve-ekonomiyi-tehdit-ediyor-84650</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/biyocesitlilik-kaybi-sadece-dogayi-degil-sagligimizi-ve-ekonomiyi-tehdit-ediyor-84650</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Biyoçeşitlilik kaybının sadece doğayı değil, doğrudan sağlığımızı ve ekonomimizi tehdit ettiğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Turan, “Doğanın yaşam sigortası biyoçeşitlilik alarm veriyor: Denizlerdeki istilacı türlerden soframıza kadar uzanan mikroplastik tehdidine karşı, yerelde atılacak küçük adımlarla küresel bir koruma kalkanı oluşturmak bizim elimizde” diye konuştu.<br />
İstanbul Atlas Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Turan, bu yıl “Küresel etki için yerel hareket” temasıyla kutlanan 22 Mayıs Uluslararası Biyoçeşitlilik Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada biyoçeşitliliğin önemi hakkında değerlendirmede bulundu.<br />
Türkiye’de 10 binden fazla bitki türünün üçte biri endemik&nbsp;<br />
Biyoçeşitliliğin doğanın yaşam sigortası olduğunu kaydeden Prof. Dr. Cemal Turan, “Biyoçeşitlilik dünyamızdaki genlerin, türlerin, ekosistemlerin ve ekolojik süreçlerin oluşturduğu o muazzam ve kusursuz yaşam ağının kendisidir. Kısacası, doğanın yaşam sigortasıdır. Soluduğumuz oksijenden içtiğimiz temiz suya, yediğimiz yiyeceklerden ilaçlarımızın ham maddesine kadar her şeyi bu çeşitliliğe borçluyuz. Türkiye bu açıdan tam bir cennet. Tüm Avrupa kıtasında yaklaşık 12 bin bitki türü varken, sadece bizim ülkemizde 10 binden fazla bitki türü var ve bunların üçte biri endemik yani dünyada sadece bu topraklarda yaşıyor. Biyoçeşitlilik bir lüks değil; insanlığın bu gezegende hayatta kalabilmesinin temel şartıdır. Zincirin tek bir halkasını kopardığımızda, tüm sistemin çökme riskiyle karşı karşıya kalırız” diye konuştu.<br />
Denizlerdeki görünmez tehdit, soframızı ve sağlığımızı etkiliyor&nbsp;<br />
Ülkemizin bu büyük zenginliğin yanında maalesef ciddi tehditlerle de karşı karşıya olduğunu ifade eden Prof. Dr. Cemal Turan, şunları söyledi:<br />
&nbsp;“En kritik tehditlerin başında yaşam alanı kaybı ve parçalanması geliyor. Kontrolsüz kentleşme, sanayileşme ve tarım alanlarının genişlemesi canlıların yuvalarını yok ediyor. Ancak karada yaşadığımız bu tehditlerin bir benzeri, belki de daha görünmezi denizlerimizde yaşanıyor: İklim değişikliğiyle birleşen istilacı yabancı türler. Süveyş Kanalı’nın açılması ve Akdeniz’in giderek ısınmasıyla birlikte, Hint Okyanusu ve Kızıldeniz kökenli birçok istilacı tür denizlerimize akın etti. Bugün Akdeniz ve Ege'de hızla yayılan balon balıkları, aslan balıkları ve zehirli denizanaları gibi türler, yerli ve endemik deniz canlılarımızın yaşam alanlarını ve besin kaynaklarını gasp ediyor. Bu durum sadece deniz ekosistemini çökertmekle kalmıyor; balıkçılık ekonomimize darbe vuruyor, turizmi baltalıyor ve hatta içerdiği güçlü zehirler nedeniyle halk sağlığını tehdit edip ölümcül vakalara yol açabiliyor. Yani biyoçeşitlilik kaybı, doğrudan soframızı ve sağlığımızı etkiliyor.”<br />
Aşağıdan yukarıya bir koruma dalgası başlatılmalı<br />
Biyoçeşitliliğin korunması için yerel yönetimler, topluluklar ve bireysel olarak yapılabileceklere işaret eden Prof. Dr. Cemal Turan, “Bu yılki tema aslında bize çok net bir mesaj veriyor: 'Yukarıdan aşağıya' kararlar beklemek yerine, 'aşağıdan yukarıya' bir koruma dalgası başlatmalıyız” diyerek yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:<br />
Yerel Yönetimler (Belediyeler): Şehir planlaması yaparken beton odaklı değil, doğa tabanlı çözümler üretmeli. İstilacı yabancı bitkiler yerine, o yörenin yerel ve az su isteyen bitkileriyle parkları donatmalı. Yerel tohum merkezleri kurmalı ve korunan alanlar ilan etmeli.<br />
Topluluklar ve STK'lar: Kendi bölgelerindeki akarsuları, ormanları ve biyoçeşitlilik noktalarını izlemeli, 'vatandaş bilimi' projeleriyle veri toplamalı ve yerel yönetimler üzerinde yapıcı bir baskı unsuru oluşturmalı.<br />
Bireyler: En güçlü halka biziz. Evimizde, bahçemizde ya da balkonumuzda doğaya yer açarak, tüketim tercihlerimizi değiştirerek bu hareketin bir parçası olabiliriz.<br />
Yerelde atılan küçük adımlar kelebek etkisi yaratabilir<br />
Yerelde atılan küçük adımların küresel ölçekte bir kelebek etkisi yaratabileceğini ifade eden Prof. Dr. Cemal Turan, “Doğada hiçbir şey birbirinden bağımsız değildir; kelebek etkisi burası için de geçerlidir. Karadaki ekosistemler gibi denizlerimizde de durum aynı. Örneğin yerel ölçekte istilacı türlerle mücadele etmek küresel bir başarı getirir. Bugün Akdeniz’i istila eden aslan balığı veya balon balığına karşı yerel balıkçılık kooperatiflerinin desteklenmesi, bu türlerin avcılığının teşvik edilmesi ya da kıyı topluluklarının bilinçlendirilmesi yerel birer adımdır. Ancak bu yerel mücadele sayesinde, Akdeniz’in yerli türlerini korumuş ve tüm dünya için hayati olan Akdeniz ekosisteminin küresel ölçekte çökmesini engellemiş olursunuz. Aynı şekilde, bir çiftçinin damla sulamaya geçerek su kaynaklarını koruması, o suyla beslenen sulak alanların kurumasını önler ve Afrika-Avrupa hattında göç eden milyonlarca kuşun küresel göç rotasını kurtarır. Milyonlarca insanın yerelde attığı o küçük adımlar birleştiğinde, küresel biyolojik çöküşü durdurabilecek devasa bir kalkana dönüşür” diye konuştu.<br />
Günlük yaşamdaki alışkanlıklar biyolojik çeşitliliği korumada etkili olabilir<br />
Bireylerin günlük yaşamlarında biyolojik çeşitliliği korumak için yapabileceklerine de değinen Prof. Dr. Cemal Turan, bireysel olarak yapılabileceklerin sanılandan çok daha fazla ve oldukça basit olduğunu söyledi. Prof. Dr. Cemal Turan, bu davranışları şöyle açıkladı:<br />
Su tüketimini azaltmak: Çünkü evimizde boşa akıttığımız her damla su, sulak alanlarımızdan, yani kuşların ve balıkların yuvasından çalınıyor.<br />
Kimyasallardan kaçınmak: Ev temizliğinde veya kişisel bakımda çevre dostu, biyo-bozunur ürünler seçmek. Lavaboya dökülen zararlı kimyasallar en nihayetinde denizlerimize ulaşıp oradaki ekosistemi zehirliyor.<br />
Balkon ve bahçeleri doğaya açmak: Balkonumuza ekeceğimiz yerli arıcı bitkileri (lavanta, kekik vb.) şehir içindeki arılara ve polenleyicilere bir vahalar zinciri sunar.<br />
Evcil hayvan ve akvaryum canlılarını doğaya bırakmamak: Bu çok önemli bir konu. Akvaryumda beslediğimiz başka ülkelerden gelen egzotik balıkları, bitkileri veya kırmızı yanaklı su kaplumbağası gibi canlıları, bakamadığımız zaman iyilik olsun diye göllere, nehirlere ya da denizlere asla bırakmamalıyız. İyi niyetle yapılan bu hareket, o yabancı türlerin sularımızda istilacı hale gelmesine, yerli türlerimizi yiyerek veya onlara hastalık bulaştırarak biyoçeşitliliğimizin tamamen yok olmasına neden oluyor. Bir canlıyı özgür bırakmak isterken koca bir ekosistemi esir edebiliyoruz ve ayrıca bu doğaya bırakılan istilacı ile mücadele etmek için milyon dolarlar harcanabiliyor.&nbsp;<br />
Plastik tüketimini radikal bir şekilde azaltmak: Plastik kirliliği artık sadece çevresel bir kirlilik değil, doğrudan bir besin zinciri krizidir. Doğaya bıraktığımız plastikler (poşetler, pet şişeler, ambalajlar) güneş ışığı, dalgalar ve rüzgârın etkisiyle asla yok olmuyor; sadece ufalanarak mikroplastik dediğimiz gözle görülmeyen küçük parçacıklara ayrışıyor. Su kaynaklarımıza ve denizlerimize karışan bu mikroplastikleri balıklar, midyeler ve diğer deniz canlıları besin zannederek yutuyor. Bu plastikler canlıların dokularına, kaslarına işliyor. En nihayetinde ne oluyor biliyor musunuz? O balıkları avlayıp akşam soframıza koyduğumuzda, kendi ellerimizle doğaya fırlattığımız plastikleri bu kez kendi sağlığımızı tehdit edecek şekilde yiyoruz. Yapılan araştırmalar, insanların artık her hafta bir kredi kartı ağırlığında plastik yuttuğunu gösteriyor. Yani tek kullanımlık plastikleri hayatımızdan çıkarmak, sadece deniz kaplumbağalarını veya balıkları korumak değil, kendi sağlığımızı ve geleceğimizi de korumaktır.<br />
Yerel üretim desteklenmeli ve mevsiminde beslenilmeli<br />
Biyoçeşitliliğin yerel üretim ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarından da etkilendiğini kaydeden Prof. Dr. Cemal Turan, sözlerini şöyle tamamladı:&nbsp;<br />
“Tüketim alışkanlıklarımız, biyoçeşitliliğin ya katili ya da kurtarıcısıdır. Küresel ve endüstriyel gıda sistemi, dünyayı giderek tek tipleştiriyor. Bugün süpermarketlerde hep aynı tip domatesi, aynı tip elmayı görüyoruz. Bu durum, binlerce yıllık yerel ve atalık tohumlarımızın, yani tarımsal biyoçeşitliliğimizin yok olmasına neden oluyor. Yerel üretimi desteklediğimizde ve mevsiminde beslendiğimizde, hem karbon ayak izimizi (nakliye süreçlerini azaltarak) düşürüyoruz hem de Anadolu’nun genetik mirası olan o yerel tohumların toprakla buluşmaya devam etmesini sağlıyoruz. Sürdürülebilir tüketim, doğaya 'senin üretebileceğinden daha fazlasını tüketmeyeceğim' deme nezaketidir. Biz yerel üreticiyi ve sürdürülebilir ürünleri seçtikçe, piyasa da doğayı talan etmekten vazgeçmek zorunda kalacaktır.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/biyocesitlilik-kaybi-sadece-dogayi-degil-sagligimizi-ve-ekonomiyi-tehdit-ediyor-1779365256.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bayram Sofralarında Kalbinizi Koruyan Bu Önerilere Kulak Verin</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/bayram-sofralarinda-kalbinizi-koruyan-bu-onerilere-kulak-verin-84649</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/bayram-sofralarinda-kalbinizi-koruyan-bu-onerilere-kulak-verin-84649</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı; aile sofralarının kurulduğu, et tüketiminin belirgin şekilde arttığı özel dönemlerden biridir. Ancak bu dönemde kontrolsüz kırmızı et tüketimi, fazla tuz, ağır yemekler ve hareketsizlik özellikle kalp-damar hastalığı olan kişiler için ciddi risk oluşturabiliyor. Hipertansiyon, diyabet, kolesterol yüksekliği, stent öyküsü, ritim bozukluğu veya kalp yetersizliği bulunan bireylerin bayram boyunca beslenmelerine ekstra dikkat etmesi büyük önem taşıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Özge Özden Kayhan, Kurban Bayramı’nda kalp sağlığını korumak için önemli önerilerde bulundu.&nbsp;</p>

<p><strong>Yeni kesilen et tüketimi çarpıntı ve yüksek tansiyona neden olabilir&nbsp;</strong></p>

<p>Toplumda sık söylenen “eti dinlendirmek gerekir” ifadesinin bilimsel bir karşılığı bulunmaktadır. Kesim sonrası ette “rigor mortis” yani ölüm sertliği adı verilen doğal bir biyolojik süreç gelişmektedir. Bu süreçte kas hücrelerinde enerji kaynağı olan ATP azalmakta ve kas lifleri geçici olarak sertleşmektedir. Bu nedenle yeni kesilmiş et hem daha sert olmakta hem de sindirimi zorlaşmaktadır. Özellikle mide hassasiyeti, reflü veya kalp hastalığı olan kişilerde ağır sindirim yükü; çarpıntı, tansiyon yükselmesi ve nefes darlığı gibi yakınmaları artırabilmektedir. Etin ideal olarak 12-24 saat dinlendirilmesi önerilmektedir.</p>

<p><strong>Fazla tüketilen kırmızı et damar fonksiyon bozukluğuna neden olabilir</strong></p>

<p>Kırmızı et kaliteli bir protein kaynağıdır ancak fazla miktarda tüketildiğinde yüksek doymuş yağ ve kolesterol içeriği nedeniyle damar sağlığı üzerinde olumsuz etki yaratabilmektedir. Özellikle yağlı etlerin yoğun tüketimi sonrası kandaki trigliserid seviyeleri hızla yükselebilmektedir. Bilimsel çalışmalar; ağır yağlı öğünlerin damar iç yüzeyinde geçici fonksiyon bozukluğu oluşturabildiğini göstermektedir. Bu durum damarların gevşeme kapasitesini azaltabilmekte ve özellikle kalp hastalarında risk oluşturabilmektedir. Bu nedenle et tüketiminde porsiyon kontrolünün sağlanması önem taşımaktadır.</p>

<p><strong>Bayram sofralarındaki fazla tuz tüketimi nefes darlığına neden olabilir</strong></p>

<p>Bayram sofralarında kavurma, sucuk, işlenmiş etler ve fazla tuzlu gıdalar sık tüketilmektedir. Fazla tuz alımı vücutta sıvı tutulmasına neden olurken tansiyonun yükselmesine yol açabilmektedir. Özellikle kalp yetersizliği hastalarında nefes darlığı, bacaklarda şişlik ve tansiyon yükselmesi görülebilmektedir. İleri yaş hastalarda ani tansiyon yükselmeleri inme riskini de artırabilmektedir. Bu nedenle yemeklere ilave tuz eklenmemesi ve işlenmiş et tüketiminin sınırlandırılması önerilmektedir.</p>

<p><strong>Kontrolsüz ateşte pişirilen et, damar sağlığınızı olumsuz etkileyebilir</strong></p>

<p>Etin yüksek ateşte yakılarak pişirilmesi sırasında damar sağlığı açısından zararlı bazı kimyasallar ortaya çıkabilmektedir. Özellikle kömürleşmiş et tüketiminin uzun vadede hem damar sağlığı hem de genel sağlık üzerinde olumsuz etkileri olduğu bilinmektedir. Etin kontrollü ateşte, yakmadan ve aşırı yağ kullanımından kaçınılarak pişirilmesi daha sağlıklı bir tercih oluşturmaktadır.</p>

<p><strong>Bilinçsiz şeker ve tatlı tüketimi kalp hastalığı riskini artırabilir</strong></p>

<p>Bayram döneminde sadece et değil, şerbetli tatlı ve şeker tüketimi de ciddi şekilde artmaktadır. Ani şeker yükselmeleri özellikle diyabet hastalarında damar yapısını olumsuz etkileyebilmektedir. Aynı zamanda yüksek şeker tüketimi trigliserid seviyelerini artırarak kalp-damar hastalığı riskine katkıda bulunabilmektedir. Tatlı tüketiminde porsiyon kontrolünün sağlanması ve mümkün olduğunca hafif alternatiflerin tercih edilmesi önerilmektedir.</p>

<p><strong>Hareketsiz bayram günleri de kalp sağlığını olumsuz etkileyebilir</strong></p>

<p>Bayram döneminde uzun süre oturmak, ağır yemekler tüketmek ve günlük hareketin azalması kalp sağlığını olumsuz etkileyebilmektedir. Bu nedenle gün içinde yeterli su tüketilmesi, hafif yürüyüşlerin ihmal edilmemesi ve düzenli ilaç kullanımının aksatılmaması önem taşımaktadır. Göğüs ağrısı, nefes darlığı veya çarpıntı gibi belirtiler ortaya çıktığında ise vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekmektedir.</p>

<p><strong>Bayram sofraları keyif versin, sağlığı zorlamasın</strong></p>

<p>Bayramlar; aile ile vakit geçirilen, sosyal bağların güçlendiği özel dönemlerdir. Kontrollü beslenme, yeterli hareket ve dengeli tüketim ile hem bayramın keyfini çıkarmak hem de kalp sağlığını korumak mümkündür.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/bayram-sofralarinda-kalbinizi-koruyan-bu-onerilere-kulak-verin-1779365176.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Doğum İstatistikleri, 2025</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/dogum-istatistikleri-2025-84648</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/dogum-istatistikleri-2025-84648</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Canlı doğan bebek sayısı 2025 yılında 895 bin 374 oldu. Canlı doğan bebeklerin %51,4'ü erkek, %48,6'sı kız oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Toplam doğurganlık hızı 1,42 çocuk oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Toplam doğurganlık hızı, bir kadının doğurgan olduğu dönem olan 15-49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade etmektedir. Toplam doğurganlık hızı, 2001 yılında 2,38 çocuk iken 2014 yılından itibaren aralıksız düşüş eğilimine girerek 2025 yılında 1,42 çocuk olarak gerçekleşti. Toplam doğurganlık hızı son dokuz yıldır nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,10'un altında kalmaya devam etti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Doğum sayısı ve toplam doğurganlık hızı, 2001-2025</strong><br />
<br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec6883313d.png" style="height:374px; width:806px" /><br />
<br />
<strong>Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 2025 yılında 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 2,53 çocuk ile Şırnak, 2,23 çocuk ile Mardin izledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Toplam doğurganlık hızının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec6872c179.png" style="height:321px; width:815px" /><br />
<br />
Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise 1,09 çocuk ile Bartın oldu. Bu ili 1,10 çocuk ile İzmir, 1,11 çocuk ile Eskişehir, Ankara ve Zonguldak izledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 76 ilde 2,10'un altında kaldı</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Toplam doğurganlık hızının nüfusun yenilenme seviyesinin altına düştüğü 2017 yılında 57 ilin toplam doğurganlık hızı 2,10'un altında iken 2025 yılında 76 ilin toplam doğurganlık hızı bu seviyenin altında kaldı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Toplam doğurganlık hızının 1,50'nin altında kaldığı il sayısı 2017 yılında 4 iken 2025 yılında 59 oldu. Toplam doğurganlık hızının 3 çocuk ve üzerinde olduğu il sayısı 2017 yılında 10 iken 2025 yılında sadece Şanlıurfa ili oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>İllere göre toplam doğurganlık hızı, 2017</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68875054.png" style="height:1337px; width:3317px" /><br />
<br />
<strong>İllere göre toplam doğurganlık hızı, 2025</strong></p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68848151.png" style="height:367px; width:953px" /><br />
<br />
<strong>Toplam doğurganlık hızının Avrupa Birliği üye ülkeleri ortalaması 1,34 çocuk oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin toplam doğurganlık hızları incelendiğinde, 2024 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin 1,72 çocuk ile Bulgaristan olduğu, en düşük toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin ise 1,01 çocuk ile Malta olduğu görüldü. Toplam doğurganlık hızı 2025 yılında binde 1,42 çocuk olan Türkiye, Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında 11. sırada yer aldı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Toplam doğurganlık hızının Avrupa Birliği üye ülkeleri ile karşılaştırması, 2024</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec6878c9a4.png" style="height:340px; width:901px" /><br />
<br />
Kaynak: Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) Veri Tabanı, 2024<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Birleşmiş Milletler, 2024 Dünya Nüfus Beklentileri, 2025<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Türkiye verisi, 2025 yılına aittir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yüksek öğretim mezunu annelerin toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,24 çocuk oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Annenin eğitim durumuna göre toplam doğurganlık hızı incelendiğinde, 2025 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızı ilkokul mezunu anneler için 2,51 çocuk iken en düşük toplam doğurganlık hızı yüksek öğretim mezunu anneler için 1,24 çocuk oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Annenin eğitim durumuna göre toplam doğurganlık hızı, 2020, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec687412d3.png" style="height:312px; width:833px" /><br />
<br />
<strong>Yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,33 çocuk oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mekânsal Adres Kayıt Sistemi'nin (MAKS) kullanılmaya başlanması ile birlikte fiili kent-kır yapısını daha doğru yansıtan, "yoğun kent, orta yoğun kent ve kır"(1)&nbsp;ayrımında oluşturulan yeni bir sınıflama yapılmıştır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kent-kır sınıflamasına göre toplam doğurganlık hızı incelendiğinde, 2025 yılında kır olarak sınıflandırılan yerlerde toplam doğurganlık hızı 1,75 çocuk iken orta yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde 1,53 çocuk ve yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde ise 1,33 çocuk oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Kent-kır sınıflamasına göre toplam doğurganlık hızı, 2023, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec6880cf11.png" style="height:240px; width:822px" /><br />
<br />
<strong>Kaba doğum hızı binde 10,4 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaba doğum hızı, bin nüfus başına düşen canlı doğum sayısını ifade etmektedir. Kaba doğum hızı, 2001 yılında binde 20,3 iken 2025 yılında binde 10,4 oldu. Diğer bir ifade ile 2001 yılında bin nüfus başına 20,3 doğum düşerken, 2025 yılında 10,4 doğum düştü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yaşa özel doğurganlık hızının en yüksek olduğu yaş grubu 25-29 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yaşa özel doğurganlık hızı, belli bir yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yaş grubuna göre doğurganlık hızı incelendiğinde, 2001 yılında en yüksek yaşa özel doğurganlık hızı binde 144 ile 20-24 yaş grubunda iken 2025 yılında binde 96 ile 25-29 yaş grubunda görüldü. Bu durum, doğurganlığın kadının daha ileri yaşlarında gerçekleştiğini gösterdi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yaşa özel doğurganlık hızı, 2001, 2025</strong><br />
<br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68756179.png" style="height:345px; width:821px" /><br />
<br />
<strong>Adölesan doğurganlık hızı düştü</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Adölesan doğurganlık hızı, 15-19 yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Adölesan doğurganlık hızı, 2001 yılında binde 49 iken 2025 yılında binde 9'a düştü. Diğer bir ifadeyle, 2025 yılında 15-19 yaş grubundaki her bin kadın başına 9 doğum düştü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Adölesan doğurganlık hızı, 2001-2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec687ab0ec.png" style="height:322px; width:847px" /><br />
<br />
<strong>Annenin son iki doğumu arasındaki ortalama süre 2025 yılında 4,8 yıl oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Annenin "son iki doğum arasındaki ortalama süre"(2)&nbsp;incelendiğinde, bu süre 2020 yılında 4,6 yıl iken 2025 yılında 4,8 yıl oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Doğum yapan annelerden 2025 yılında 2. doğumunu gerçekleştirenlerin ilk doğumu ile arasındaki ortalama süre 4,3 yıl iken 3. doğumunu gerçekleştirenlerin 2. doğumu ile arasındaki ortalama süre ise 5,5 yıl oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Doğum sırasına göre son iki doğum arasındaki ortalama süre, 2020, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec687c5247.png" style="height:284px; width:928px" /><br />
<br />
<strong>Annenin 2. ile 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en kısa olduğu il, 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Doğum yapan annelerden 2025 yılında 2. doğumunu gerçekleştirenlerin 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en uzun olduğu il, 5,5 yıl ile Kırklareli oldu. Bu ili 5,2 yıl ile Bartın, 5,1 yıl ile Çanakkale, Eskişehir, Kütahya, Bilecik, Denizli ve Bolu izledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Annenin 2. İle 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en kısa olduğu il, 2025 yılında 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 3,0 yıl ile Şırnak, 3,1 yıl ile Muş izledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Annenin 2. ile 1. doğumu arasındaki ortalama süresinin en uzun ve en kısa olduğu 10 il, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec6888a2e5.png" style="height:259px; width:822px" /><br />
<br />
<strong>İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı 27,5 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Doğumlarını 2001 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı 26,7 iken 2025 yılında 29,4 oldu. İlk doğumunu 2025 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı ise 27,5 oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Annenin ortalama yaşı ve ilk doğumdaki ortalama anne yaşı, 2001-2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec6886507a.png" style="height:318px; width:836px" /><br />
<br />
<strong>İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 ile Artvin oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İlk doğumdaki ortalama anne yaşı illere göre incelendiğinde, 2025 yılında ilk doğumda ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 yaş ile Artvin oldu. Bu ili 28,9 yaş ile İstanbul ve Tunceli, 28,7 yaş ile Rize, Trabzon ve İzmir izledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec687719d9.png" style="height:325px; width:810px" /><br />
<br />
İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 24,7 yaş ile Ağrı, 24,9 yaş ile Muş izledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>İllere göre ilk doğumdaki ortalama anne yaşı, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec687e24f3.png" style="height:372px; width:954px" /><br />
<br />
<strong>Doğumların %3,3'ü çoğul doğum olarak gerçekleşti</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Çoğul doğum sayısı 2025 yılında 29 bin 60 oldu. Doğumların 2025 yılında %3,3'ü çoğul doğum olarak gerçekleşirken, bu doğumların %96,8'i ikiz, %3,1'i üçüz ve %0,1'i dördüz ve daha fazla bebek olarak gerçekleşti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Doğumların 2025 yılında %42,8'i annenin ilk doğumu olarak gerçekleşti</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Doğum sırasına göre doğumlar incelendiğinde, 2015 yılında doğumların %36,1'i ilk, %31,9'u ikinci, %18,2'si üçüncü, %12,8'i ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleşirken 2025 yılında ise doğumların %42,8'inin ilk, %30,5'inin ikinci, %15,5'inin üçüncü, %10,8'inin ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleştiği görüldü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Doğum sırasına göre doğumların oranı, 2015, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec6881bd1d.png" style="height:255px; width:753px" /><br />
<br />
Grafikteki rakamlar, yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.</p>

<p><strong>Canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Canlı doğan bebek sayısı 2025 yılında 895 bin 374 oldu. Canlı doğan bebeklerin %51,4'ü erkek, %48,6'sı kız oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Toplam doğurganlık hızı 1,42 çocuk oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Toplam doğurganlık hızı, bir kadının doğurgan olduğu dönem olan 15-49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade etmektedir. Toplam doğurganlık hızı, 2001 yılında 2,38 çocuk iken 2014 yılından itibaren aralıksız düşüş eğilimine girerek 2025 yılında 1,42 çocuk olarak gerçekleşti. Toplam doğurganlık hızı son dokuz yıldır nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,10'un altında kalmaya devam etti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Doğum sayısı ve toplam doğurganlık hızı, 2001-2025</strong><br />
<br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68b0d276.png" style="height:374px; width:806px" /><br />
<br />
<strong>Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 2025 yılında 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 2,53 çocuk ile Şırnak, 2,23 çocuk ile Mardin izledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Toplam doğurganlık hızının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68af3488.png" style="height:321px; width:815px" /><br />
<br />
Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise 1,09 çocuk ile Bartın oldu. Bu ili 1,10 çocuk ile İzmir, 1,11 çocuk ile Eskişehir, Ankara ve Zonguldak izledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 76 ilde 2,10'un altında kaldı</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Toplam doğurganlık hızının nüfusun yenilenme seviyesinin altına düştüğü 2017 yılında 57 ilin toplam doğurganlık hızı 2,10'un altında iken 2025 yılında 76 ilin toplam doğurganlık hızı bu seviyenin altında kaldı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Toplam doğurganlık hızının 1,50'nin altında kaldığı il sayısı 2017 yılında 4 iken 2025 yılında 59 oldu. Toplam doğurganlık hızının 3 çocuk ve üzerinde olduğu il sayısı 2017 yılında 10 iken 2025 yılında sadece Şanlıurfa ili oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>İllere göre toplam doğurganlık hızı, 2017</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68c20b43.png" style="height:1337px; width:3317px" /><br />
<br />
<strong>İllere göre toplam doğurganlık hızı, 2025</strong></p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68c2d1b0.png" style="height:367px; width:953px" /><br />
<br />
<strong>Toplam doğurganlık hızının Avrupa Birliği üye ülkeleri ortalaması 1,34 çocuk oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin toplam doğurganlık hızları incelendiğinde, 2024 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin 1,72 çocuk ile Bulgaristan olduğu, en düşük toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin ise 1,01 çocuk ile Malta olduğu görüldü. Toplam doğurganlık hızı 2025 yılında binde 1,42 çocuk olan Türkiye, Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında 11. sırada yer aldı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Toplam doğurganlık hızının Avrupa Birliği üye ülkeleri ile karşılaştırması, 2024</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68b950d7.png" style="height:340px; width:901px" /><br />
<br />
Kaynak: Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) Veri Tabanı, 2024<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Birleşmiş Milletler, 2024 Dünya Nüfus Beklentileri, 2025<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Türkiye verisi, 2025 yılına aittir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yüksek öğretim mezunu annelerin toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,24 çocuk oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Annenin eğitim durumuna göre toplam doğurganlık hızı incelendiğinde, 2025 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızı ilkokul mezunu anneler için 2,51 çocuk iken en düşük toplam doğurganlık hızı yüksek öğretim mezunu anneler için 1,24 çocuk oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Annenin eğitim durumuna göre toplam doğurganlık hızı, 2020, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68bc3d11.png" style="height:312px; width:833px" /><br />
<br />
<strong>Yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,33 çocuk oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Mekânsal Adres Kayıt Sistemi'nin (MAKS) kullanılmaya başlanması ile birlikte fiili kent-kır yapısını daha doğru yansıtan, "yoğun kent, orta yoğun kent ve kır"(1)&nbsp;ayrımında oluşturulan yeni bir sınıflama yapılmıştır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kent-kır sınıflamasına göre toplam doğurganlık hızı incelendiğinde, 2025 yılında kır olarak sınıflandırılan yerlerde toplam doğurganlık hızı 1,75 çocuk iken orta yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde 1,53 çocuk ve yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde ise 1,33 çocuk oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Kent-kır sınıflamasına göre toplam doğurganlık hızı, 2023, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68b1ae2c.png" style="height:240px; width:822px" /><br />
<br />
<strong>Kaba doğum hızı binde 10,4 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaba doğum hızı, bin nüfus başına düşen canlı doğum sayısını ifade etmektedir. Kaba doğum hızı, 2001 yılında binde 20,3 iken 2025 yılında binde 10,4 oldu. Diğer bir ifade ile 2001 yılında bin nüfus başına 20,3 doğum düşerken, 2025 yılında 10,4 doğum düştü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yaşa özel doğurganlık hızının en yüksek olduğu yaş grubu 25-29 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yaşa özel doğurganlık hızı, belli bir yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yaş grubuna göre doğurganlık hızı incelendiğinde, 2001 yılında en yüksek yaşa özel doğurganlık hızı binde 144 ile 20-24 yaş grubunda iken 2025 yılında binde 96 ile 25-29 yaş grubunda görüldü. Bu durum, doğurganlığın kadının daha ileri yaşlarında gerçekleştiğini gösterdi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yaşa özel doğurganlık hızı, 2001, 2025</strong><br />
<br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68b288bd.png" style="height:345px; width:821px" /><br />
<br />
<strong>Adölesan doğurganlık hızı düştü</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Adölesan doğurganlık hızı, 15-19 yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Adölesan doğurganlık hızı, 2001 yılında binde 49 iken 2025 yılında binde 9'a düştü. Diğer bir ifadeyle, 2025 yılında 15-19 yaş grubundaki her bin kadın başına 9 doğum düştü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Adölesan doğurganlık hızı, 2001-2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68b63c74.png" style="height:322px; width:847px" /><br />
<br />
<strong>Annenin son iki doğumu arasındaki ortalama süre 2025 yılında 4,8 yıl oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Annenin "son iki doğum arasındaki ortalama süre"(2)&nbsp;incelendiğinde, bu süre 2020 yılında 4,6 yıl iken 2025 yılında 4,8 yıl oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Doğum yapan annelerden 2025 yılında 2. doğumunu gerçekleştirenlerin ilk doğumu ile arasındaki ortalama süre 4,3 yıl iken 3. doğumunu gerçekleştirenlerin 2. doğumu ile arasındaki ortalama süre ise 5,5 yıl oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Doğum sırasına göre son iki doğum arasındaki ortalama süre, 2020, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68c10cd8.png" style="height:284px; width:928px" /><br />
<br />
<strong>Annenin 2. ile 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en kısa olduğu il, 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Doğum yapan annelerden 2025 yılında 2. doğumunu gerçekleştirenlerin 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en uzun olduğu il, 5,5 yıl ile Kırklareli oldu. Bu ili 5,2 yıl ile Bartın, 5,1 yıl ile Çanakkale, Eskişehir, Kütahya, Bilecik, Denizli ve Bolu izledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Annenin 2. İle 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en kısa olduğu il, 2025 yılında 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 3,0 yıl ile Şırnak, 3,1 yıl ile Muş izledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Annenin 2. ile 1. doğumu arasındaki ortalama süresinin en uzun ve en kısa olduğu 10 il, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68bb2d6b.png" style="height:259px; width:822px" /><br />
<br />
<strong>İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı 27,5 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Doğumlarını 2001 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı 26,7 iken 2025 yılında 29,4 oldu. İlk doğumunu 2025 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı ise 27,5 oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Annenin ortalama yaşı ve ilk doğumdaki ortalama anne yaşı, 2001-2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68b45969.png" style="height:318px; width:836px" /><br />
<br />
<strong>İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 ile Artvin oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İlk doğumdaki ortalama anne yaşı illere göre incelendiğinde, 2025 yılında ilk doğumda ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 yaş ile Artvin oldu. Bu ili 28,9 yaş ile İstanbul ve Tunceli, 28,7 yaş ile Rize, Trabzon ve İzmir izledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68b77de6.png" style="height:325px; width:810px" /><br />
<br />
İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 24,7 yaş ile Ağrı, 24,9 yaş ile Muş izledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>İllere göre ilk doğumdaki ortalama anne yaşı, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68be8b2c.png" style="height:372px; width:954px" /><br />
<br />
<strong>Doğumların %3,3'ü çoğul doğum olarak gerçekleşti</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Çoğul doğum sayısı 2025 yılında 29 bin 60 oldu. Doğumların 2025 yılında %3,3'ü çoğul doğum olarak gerçekleşirken, bu doğumların %96,8'i ikiz, %3,1'i üçüz ve %0,1'i dördüz ve daha fazla bebek olarak gerçekleşti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Doğumların 2025 yılında %42,8'i annenin ilk doğumu olarak gerçekleşti</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Doğum sırasına göre doğumlar incelendiğinde, 2015 yılında doğumların %36,1'i ilk, %31,9'u ikinci, %18,2'si üçüncü, %12,8'i ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleşirken 2025 yılında ise doğumların %42,8'inin ilk, %30,5'inin ikinci, %15,5'inin üçüncü, %10,8'inin ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleştiği görüldü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Doğum sırasına göre doğumların oranı, 2015, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/05/6a0ec68bcf80b.png" style="height:255px; width:753px" /><br />
<br />
Grafikteki rakamlar, yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/dogum-istatistikleri-2025-1779365170.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“Vodafone Pay ile Faturana Yansıt” Ekosistemi Büyüyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/vodafone-pay-ile-faturana-yansit-ekosistemi-buyuyor-84647</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/vodafone-pay-ile-faturana-yansit-ekosistemi-buyuyor-84647</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren<strong>&nbsp;Vodafone</strong>,&nbsp;yeni nesil mobil cüzdan uygulaması Vodafone Pay ve Vodafone Pay ile Faturana Yansıt ürünlerinden oluşan Vodafone Pay ürün ailesini yeni işbirlikleriyle geliştirmeye devam ediyor. Buna göre, kullanıcılar artık&nbsp;<strong>Hayat Su, ENUYGUN.com ve LikeCard</strong>&nbsp;harcamalarını&nbsp;<strong>Vodafone Pay ile Faturana Yansıt</strong>&nbsp;ödeme seçeneğiyle cep telefonu faturalarına yansıtarak yapabilecek.</p>

<p><strong>Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin,</strong>&nbsp;şunları söyledi:&nbsp;</p>

<p>“Vodafone Pay olarak, inovatif çözümlerle müşterilerimize ödeme hizmetleri ve elektronik para alanında farklılaşmış deneyimler sunuyoruz. Vodafone Pay ile Faturana Yansıt, faturalı hatlar için harcama tutarını faturaya yansıtarak, faturasız hatlar için ise harcama tutarını bakiyeden düşerek alışveriş yapma imkânı sağlayan alternatif bir ödeme yöntemi. Bu hizmet kapsamında yaptığımız işbirliklerine yenilerini ekledik. Artık, Faturana Yansıt ödeme yöntemimiz Hayat Su, ENUYGUN.com ve LikeCard alışverişleri için de geçerli. Vodafone olarak, mobil finansal hizmetler alanında müşterilerimizin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayan dijital iş ortağı olma hedefiyle çalışmaya devam edeceğiz.”</p>

<p><strong>Toplam kullanıcı sayısı 10 milyon</strong></p>

<p>Müşterilerinin hayatını kolaylaştırmayı hedefleyen Vodafone,&nbsp;toplam 10 milyon kullanıcıya ulaşan Vodafone Pay’in alternatif ödeme çözümü olan “Vodafone Pay ile Faturana Yansıt” sayesinde faturalı hatlar için harcama tutarını faturaya yansıtarak, faturasız hatlar için ise harcama tutarını bakiyeden düşerek alışveriş yapma imkânı sağlıyor. Ulaşım, Yeme-İçme, Oyun, Uygulama Mağazaları ve daha birçok alanda yapılan harcamaları müşterilerinin faturasına yansıtma veya ön ödemeli hatlarında bakiyeden düşme imkânı sunuyor.</p>

<p>Vodafone Pay ile Faturana Yansıt hakkında ayrıntılı bilgi için&nbsp;https://www.vodafonepay.com.tr/faturana-yansit&nbsp;&nbsp;adresi ziyaret edilebiliyor.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/vodafone-pay-ile-faturana-yansit-ekosistemi-buyuyor-1779365158.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cildiniz kışın çok yıprandı diye üzülmeyin!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/cildiniz-kisin-cok-yiprandi-diye-uzulmeyin-84646</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/cildiniz-kisin-cok-yiprandi-diye-uzulmeyin-84646</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Soğuk hava ve düşük nem oranı, cildimizin doğal bariyerini zayıflatarak gerginlik, kuruluk ve pullanma gibi sorunlara yol açarken, kapalı alanlardaki ısıtıcılar da cildin nem deposunu adeta kurutarak mat bir görünüme neden oluyor. Peki yaz öncesi yeniden ışıltılı bir cilde kavuşmak nasıl mümkün olabilir?&nbsp;<strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Bahar Sevimli Dikicier</strong>, “Yaz ayları yaklaşırken cildimiz için bakım ve yenilenmenin önem kazandığı bir döneme giriyoruz. Doğru bakım adımlarıyla cildi canlandırmak, daha sağlıklı, canlı ve ışıltılı bir görünüme kavuşturmak mümkündür” diyor. Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Dikicier, canlılığını kaybeden cildi canlandıracak, ışıltısını geri kazandıracak 6 püf noktasını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.&nbsp;</p>

<p>· &nbsp; &nbsp; &nbsp;<strong>Nazikçe peeling yapın</strong></p>

<p>Kış boyunca cilt yüzeyinde biriken ölü hücre tabakası, cildin nefes almasını engelleyerek bakım ürünlerinin emilimini zorlaştırır. Bu nedenle bahar temizliğine cildinizi bu donuk tabakadan arındırarak başlamalısınız. Ancak burada önemli bir nokta var: Hassaslaşmış cildi tahriş etmemek için sert granüllü ürünler yerine, cildi ovalamadan, özel içeriklerle ölü deriyi nazikçe çözen enzimatik peelingleri tercih etmelisiniz. Bu işlem cildinizin daha canlı ve aydınlık görünmesini sağlayacaktır.</p>

<p>· &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<strong>Mutlaka nemlendirici kullanın</strong></p>

<p>Soğuk havalarda kullandığımız yoğun kıvamlı ve yağ bazlı kremler, ısınan havayla birlikte gözeneklerin tıkanmasına yol açabilir. Bu nednele daha hafif ve cildi yormayan ürünlere geçilmelidir. Özellikle cildin içine su çekip nemi tutan içeriklere sahip serumlar (örneğin; hyaluronik asit içeren serumlar) ağırlık yapmadan nem sağlar. Bu sayede hem cildinizin nem dengesi korunur hem de yağlanma ve parlama gibi sorunlar önlenebilir. &nbsp;</p>

<p>· &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<strong>Güneş koruyucuyu ihmal etmeyin</strong></p>

<p>Doç. Dr. Dikicier “Bahar aylarında güneş ışınlarının etkisi hızla artar. Bu nedenle sadece plajda değil, günlük yürüyüşlerinizde de en az 30 faktörlü bir koruyucu kullanmak, leke oluşumunu ve erken yaşlanmayı önlemek için kritiktir. Kışın ihmal edilen bu adım, baharın tazeleyici etkisini kalıcı kılmak adına en önemli kalkanınızdır. Bulutlu havalarda bile UV ışınlarının cildinize ulaştığını unutmadan, koruyucunuzu her sabah tazelemeyi alışkanlık edinin” diyor.&nbsp;</p>

<p>·&nbsp; &nbsp; &nbsp;<strong>Cildi koruyan vitamin destekleri kullanın</strong></p>

<p>Mevsim geçişleri, çevresel stres faktörlerinin ve serbest radikallerin cilt üzerindeki etkisini artırabilir. C vitamini başta olmak üzere antioksidan içerikli serumlar, cildinizi dış etkenlere karşı bir zırh gibi korur. Aynı zamanda kolajen üretimini destekleyerek kışın neden olduğu donukluğu giderir ve cilt tonunu eşitler. Sabahları temiz cilde uygulayacağınız bir antioksidan serum, gün boyu daha enerjik ve ışıltılı bir görünüm sağlar.&nbsp;</p>

<p>· &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<strong>Sağlıklı beslenip yeterli su tüketmeyi ihmal etmeyin</strong></p>

<p>Cilt yenilenmesi sadece dışarıdan sürülen kremlerle değil, içeriden destekle tamamlanır. Baharın taze sebze ve meyveleri, cildinizin ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri doğal yollardan sağlar. Özellikle su içeriği yüksek gıdalar tüketmek ve günlük su miktarını artırmak, cildinizin elastikiyetini geri kazanmasına yardımcı olur. Hücrelerin yenilenme hızı, yeterli su tüketmekle bağlantılıdır; bu nedenle su içmeyi bir görev değil, sağlık ve güzellik ritüeli olarak görün.</p>

<p>· &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<strong>Gece bakımını atlamayın</strong></p>

<p>Uyku sırasında cildimiz kendini yeniler. Bu nedenle bahar aylarında gece rutinleri her zamankinden daha değerlidir. Uyku sırasında cildin kendini yenileme mekanizmasını desteklemek için besleyici gece maskeleri veya onarıcı gece kremleri kullanabilirsiniz. Özellikle retinol, alfa veya beta hidroksi asit ya da peptit içeren ürünler, kışın neden olduğu ince çizgileri ve yorgunluk belirtilerini onarmada etkilidir. Sabah uyandığınızda daha dinlenmiş ve sıkı bir ciltle karşılaşmak için gece bakımını asla atlamayın.</p>

<p><strong>xxxxxxxx Kutu Bilgisi xxxxxxxxxx</strong></p>

<p><strong>Cildi yenileyen yeni nesil tedaviler&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Bahar Sevimli Dikicier</strong>, artan polenler ve güneş ışınlarının, hassas ciltlerde kızarıklıkla alerjik reaksiyonları tetikleyebildiğini belirterek öncelikle mutlaka Alerji uzmanının önereceği tedaviye özen gösterilmesi gerektiğini vurguluyor. Doç. Dr. Dikicier, yaz öncesi dönemde cildi yenileyen yeni nesil yöntemleri ise şöyle sıralıyor;&nbsp;</p>

<p>· &nbsp; &nbsp; &nbsp; Ekzozom terapisi: Hücreler arası iletişimi sağlayan akıllı kesecikler olan ekzozomlar, cilde enjekte edildiğinde hasarlı dokuyu hızla onarır ve kolajen üretimini desteklemeye yardımcı olur.</p>

<p>· &nbsp; &nbsp; &nbsp; Mezoterapi (Bahar kokteylleri): Vitamin, mineral ve hyaluronik asit karışımlarının cildin alt katmanına iletildiği bu yöntem, mevsim geçişlerinde yaşanan nemsizlik ve matlık sorununu çözer. Cildi kısa sürede daha parlak ve nemli hale getirir.&nbsp;</p>

<p>· &nbsp; &nbsp; &nbsp; Altın iğne (Radyofrekans): Cilt yüzeyine zarar vermeden alt katmanlara enerji gönderen bu işlem, gözenekleri sıkılaştırırken kışın oluşan ince kırışıklıkları ütüler ve cilde pürüzsüz bir doku kazandırır.</p>

<p>· &nbsp; &nbsp; &nbsp; Somon DNA uygulaması: Çevresel faktörlerle yıpranmış cildi yapılandırmak için kullanılan bu yöntem, içeriğindeki polinükleotitler sayesinde cildin su tutma kapasitesini artırarak "cam cilt" etkisi yaratır.</p>

<p>· &nbsp; &nbsp; &nbsp; Biyostimülatörler: Cildin kendi doğal kolajenini üretmesini tetikleyen yeni nesil dolgular, bahar aylarında yüz hatlarını toparlar ve cilde doğal bir dolgunluk kazandırır.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/cildiniz-kisin-cok-yiprandi-diye-uzulmeyin-1779365151.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kahramankazanlı Çiftçilere Fide Desteği Verildi</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/kahramankazanli-ciftcilere-fide-destegi-verildi-84645</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/kahramankazanli-ciftcilere-fide-destegi-verildi-84645</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><b>Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla başlattığı fide dağıtımları Kahramankazan ilçesinde gerçekleştirildi. Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üreticilere yönelik hibe desteği kapsamında, ilçedeki üreticilere can suyu olabilecek önemli miktarda fide teslim edildi.</b></p>

<p>Kahramankazan’da gerçekleştirilen dağıtım programında, ÇKS’ye kayıtlı 550 çiftçiye %50 hibeli toplam 700 bin adet fide ulaştırıldı. Üreticilerin maliyetlerini düşürmeyi ve yerel tarımı canlandırmayı hedefleyen fide dağıtımı çiftçilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı.</p>

<p><b>BAŞKAN ÇIRPANOĞLU’NDAN DAĞITIM NOKTASINA ZİYARET</b></p>

<p>Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu, fidelerin dağıtıldığı alanı bizzat ziyaret ederek, çalışmaları yerinde inceledi. İşlemleri tamamlanan çiftçilerle bir araya gelen ve hayırlı, bereketli bir üretim sezonu dileyen Başkan Çırpanoğlu, Ankara Büyükşehir Belediyesi ile tam bir koordinasyon içinde çalıştıklarını vurguladı.</p>

<p>Belediyeler arası iş birliğinin ilçeye kazandırdığı avantajlara dikkat çeken Başkan Çırpanoğlu şunları söyledi:</p>

<p>"Ankara Büyükşehir Belediyemizle birlikte, üreten ilçemizin ve emektar çiftçimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Bugün burada 550 üreticimize ulaştırdığımız 700 bin adet fide, hem yerel tarım ekonomimize can suyu olacak hem de üretim maliyetlerini önemli ölçüde hafifletecektir. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği adına büyük önem taşıyan bu %50 hibeli destekler için ABB Başkanı Mansur Yavaş’a teşekkür ediyorum. Kahramankazan Belediyesi olarak, üreticilerimizin işini kolaylaştıracak ve toprağımıza değer katacak her türlü iş birliğine kararlılıkla devam edeceğiz. Tüm çiftçilerimize bol kazançlı ve bereketli bir hasat dönemi diliyorum."</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:05:34 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/kahramankazanli-ciftcilere-fide-destegi-verildi-1779365134.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Alo Evlat Ekipleri Büyüklerini Bayrama Hazırlıyor</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/alo-evlat-ekipleri-buyuklerini-bayrama-hazirliyor-84644</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/alo-evlat-ekipleri-buyuklerini-bayrama-hazirliyor-84644</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kartepe Belediyesi Alo Evlat Sağlık Kulübü, yaklaşan bayram öncesinde de dur durak bilmeden çalışıyor. İlçe genelinde yaşamını tek başına sürdüren, sağlık sorunları olan ya da yaş almış büyüklerin kapısını çalan ekipler, evleri köşe bucak temizleyerek bayram neşesini paylaşıyor.</strong></p>

<p><strong>Evler Bayram Temizliğiyle Işıldıyor</strong></p>

<p>Bayram temizliği geleneğini yalnız yaşayan ve gücü yetmeyen büyüklerin evlerine taşıyan Alo Evlat ekipleri, büyük bir titizlikle çalışıyor. Camların silinmesinden yerlerin yıkanmasına, toz alımından mutfak ve banyo temizliğine kadar her detayı ince ince işleyen ekipler, yaşlıların evlerini bayrama hazır ve pırıl pırıl hale getiriyor.</p>

<p><strong>Sağlık Taramaları ve Öz Bakımlar Unutulmadı</strong></p>

<p>Kartepeli büyüklerin sadece ev temizliği yapılmıyor; sağlık durumları da yakından takip ediliyor. Ekipler, ziyaret ettikleri büyüklerin tansiyon ve şeker ölçümlerini gerçekleştirirken, ihtiyaç duyanların kişisel bakımlarını (saç ve sakal tıraşı, tırnak kesimi vb.) büyük bir özenle tamamlıyor.</p>

<p><strong>Kartepe’nin Çınarlarından Teşekkür Yağmuru</strong></p>

<p>Evleri temizlenen ve bayram öncesi tüm ihtiyaçları giderilen ilçe sakinleri, Kartepe Belediyesi’nin bu hizmetinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Kapılarının çalınmasından ve kendilerine gösterilen vefadan dolayı duygulanan yaşlılar, "Bizlerin eli ayağı tutmuyor, bu bayram gününde evimizi kendi evlatlarımız gibi tertemiz yaptılar. Belediye Başkanımıza ve emeği geçen tüm evlatlarımıza teşekkür ederiz" diyerek ekiplere teşekkür ve dua ettiler.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:05:19 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/alo-evlat-ekipleri-buyuklerini-bayrama-hazirliyor-1779365119.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Samsung Yaza Merhaba kampanyası</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/samsung-yaza-merhaba-kampanyasi-84643</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/samsung-yaza-merhaba-kampanyasi-84643</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Samsung, yaz sıcakları başlamadan serinliğe hızlıca kavuşmak isteyenler için yeni bir kampanya hayata geçiriyor. 31 Mayıs’a kadar devam edecek kampanya kapsamında, samsung.com üzerinden satın alınan seçili klima modelleri için kurulum süresi teslimattan sonraki 24 saate indirildi.</p>

<p>Samsung, artan sıcaklıklar ve yaklaşan bayram tatiliyle birlikte klima talebinin hızla yükseldiği dönemde, kullanıcıların bekleme süresini minimize ederek hızlı ve konforlu bir deneyim sunmayı hedefliyor. Samsung yetkili servisleri tarafından teslimat sonrası 24 saat içinde gerçekleştirilen kurulum hizmeti sayesinde kullanıcılar, satın alma sonrası beklemeden serinliğin ve konforun keyfini çıkarabiliyor.</p>

<p>Kampanya kapsamında tüketicilere sunulan klima sistemleri arasında Bespoke AI WindFree Pro serisi dikkat çekiyor. Kampanya kapsamında tüketicilere sunulan klima sistemleri arasında Bespoke AI WindFree Pro serisi dikkat çekiyor. Seriye ait klima modelleri 3 yıllık standart garanti süresine 3 yılın daha eklenmesiyle 6 yıla varan garanti avantajıyla kullanıcılarla buluşuyor. Estetik tasarımı, yapay zekâ destekli soğutma teknolojileri ve kişiselleştirilebilir kullanım modlarıyla öne çıkan seri, yaşam alanlarında konforu ve verimliliği yeniden tanımlıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/samsung-yaza-merhaba-kampanyasi-1779365103.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bosch PRO360ı Geliştiriyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/bosch-pro360i-gelistiriyor-84642</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/bosch-pro360i-gelistiriyor-84642</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Teknoloji ve servis alanlarında dünyanın önde gelen tedarikçilerinden Bosch, profesyonel elektrikli el aletleri kullanıcılarına yönelik geliştirdiği dijital hizmet platformu PRO360’ı yeni özelliklerle güçlendirmeye devam ediyor.</p>

<p>Bayiler, fabrikalar ve inşaat firmaları gibi endüstriyel müşteriler ile profesyonel son kullanıcıların ihtiyaçlarına özel geliştirilen yapısıyla öne çıkan PRO360 sayesinde kullanıcılar, Bosch Professional ürünlerinin yanı sıra farklı markalara ait ekipmanlarını da tek bir dijital çatı altında toplayarak merkezi bir şekilde yönetebiliyor. Bu bütüncül yapı, ekipman takibini kolaylaştırırken profesyonellerin zamanlarını daha verimli kullanmalarına ve işlerine odaklanmalarına imkân tanıyor.</p>

<p><strong>“PRO360 ile profesyoneller için değeri büyütüyoruz”</strong></p>

<p>Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Bosch Türkiye, Orta Doğu, Kafkaslar ve Orta Asya Bölge Başkan Yardımcısı Ali Fahri Özcan, “Dijitalleşmenin sahadaki profesyoneller için yarattığı değeri her geçen gün daha ileriye taşıyoruz. PRO360, ilk günden bu yana kullanıcılarımızın ihtiyaçlarını merkeze alarak geliştirdiğimiz bir platform.</p>

<p>&nbsp;Bugün Pro Deals modülü ile bu deneyimi yeni bir boyuta taşıyor, kullanıcılarımıza yönetim kolaylığının yanı sıra aynı zamanda somut avantajlar sunuyoruz. PRO360 artık profesyoneller için iş süreçlerine değer katan bütünsel bir platform. 2026 yılının ilk yarısında platforma eklediğimiz yeni kampanya modülüyle PRO360’ı daha da zenginleştirerek profesyoneller için güçlü bir dijital iş ortağı olmasını sağlamaya devam ediyoruz.” dedi.</p>

<p><strong>PRO360 Yeni Modüllerle Kapsamını Genişletiyor</strong></p>

<p>Geçtiğimiz yıl Türkiye’de kullanıma sunulan PRO360, ürün yönetimi, garanti uzatma süreçlerini tek noktadan yönetme imkânı sunarken, bugün yeni eklenen Pro Deals kampanya modülü ile kullanıcılarına daha kapsamlı bir deneyim sunuyor.</p>

<p>Platforma entegre edilen bu yeni modül sayesinde PRO360, yalnızca bir ürün yönetim aracı olmanın ötesine geçerek profesyoneller için avantaj ve fırsatların da sunulduğu bütünsel bir dijital platforma dönüşüyor.</p>

<p><strong>PRO360 ile ürün yönetiminden avantaj dünyasına</strong></p>

<p>PRO360, lansmanından bu yana kullanıcı ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilerek güncellenen kullanıcı arayüzü ve yeni modüllerle kapsamını genişletiyor. Platforma eklenen&nbsp;<strong>Keşfet modülü</strong>&nbsp;ile birlikte kullanıcılar artık yalnızca ürünlerini yönetmekle kalmıyor, aynı zamanda belirli dönemlerde sunulan kampanyalara da kolayca erişebiliyor.</p>

<p>Yeni Pro Deals modülü ile kullanıcılar, online, bayi ya da yapı market fark etmeksizin gerçekleştirdikleri alışverişleri sisteme tanımlayarak kampanyalara katılabiliyor. Kullanıcılar, PRO360 uygulaması üzerinden faturalarını ve satın aldıkları ürün bilgilerini yükleyerek başvurularını hızlı ve kolay bir şekilde tamamlayabiliyor.</p>

<p><strong>Alışverişten kazanca dönüşen yeni deneyim</strong></p>

<p>Pro Deals ile kullanıcılar, belirli alışveriş tutarlarına karşılık gelen farklı hediyeler kazanma fırsatı elde ediyor. İlk kampanya ile birlikte belirlenen alışveriş baremlerine ulaşanlar çeşitli ödüller kazanabiliyor. Farklı satış kanallarından gerçekleştirilen alışverişlerin PRO360 üzerinden kolayca tanımlanabildiği bu yapı, satın alma sürecini doğrudan avantaja dönüştürürken Pro Deals modülü, belirli periyodlarda hayata geçirilecek yeni kampanyalarla kullanıcılarına düzenli olarak farklı fırsatlar sunmaya devam edecek.</p>

<p>Bu yaklaşım sayesinde satın alma süreci bir ihtiyaç yönetimi olmaktan çıkarak katma değer yaratan bir deneyime dönüşüyor. PRO360, kullanıcıların sahadaki operasyonlarını kolaylaştırırken aynı zamanda onlara somut faydalar sunan bir platform olarak konumlanıyor.</p>

<p>PRO360 uygulaması, App Store ve Google Play Store'dan ücretsiz olarak indirilebiliyor veya web sitesi üzerinden anında kullanılabiliyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/bosch-pro360i-gelistiriyor-1779365071.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dijital tuzaklara karşı gençlere kalkan</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/haber/dijital-tuzaklara-karsi-genclere-kalkan-84641</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/haber/dijital-tuzaklara-karsi-genclere-kalkan-84641</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, lise öğrencilerine yönelik “Dijital Haklar ve Dijital Şiddet” eğitimleri başlattı. Siber zorbalıktan çevrim içi tacize kadar birçok tehlikenin anlatıldığı eğitimlerde gençlere, dijital dünyada haklarını nasıl koruyacakları öğretiliyor.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, gençlerin değişen dünyanın ihtiyaçlarına uygun bilgi, beceri ve farkındalıklarla güçlenmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Gençlik Çalışmaları Şube Müdürlüğü tarafından Genç İzmir çatısı altında yürütülen "Lisedeyiz" projesi çalışmaları kapsamında, “Dijital Haklar ve Dijital Şiddet” başlıklı eğitim oturumları gençlerle buluşuyor. Dijital Haklar Platformu iş birliğiyle, Nilgün Karacaoğlu’nun katkılarıyla gerçekleştirilen eğitimler hem liselerde hem de Genç İzmir Bornova Macera Park Gençlik Yerleşkesi’nde düzenleniyor. Öğrencilerin ve gençlerin yoğun ilgi gösterdiği programlarda, gençlerin çevrim içi ortamlarda karşılaşabilecekleri riskleri tanımaları, kişisel verilerini korumaları ve dijital şiddet karşısında başvurabilecekleri yollar hakkında bilgi sahibi olmaları hedefleniyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın gençleri yalnızca geleceğin değil bugünün de öznesi olarak gören yaklaşımı doğrultusunda yürütülen eğitimler, dijital çağın risklerine karşı gençleri güçlendiren önemli bir farkındalık alanı oluşturuyor.</p>

<p><strong>Dijital dünyada hak temelli farkındalık</strong></p>

<p>İnteraktif formatta ilerleyen eğitimlerde, teknolojinin sunduğu olanakların yanı sıra dijital ortamda karşılaşılabilecek tehditler ve hak ihlalleri ele alınıyor. Siber zorbalık, çevrim içi taciz, dijital şiddet türleri, kişisel verilerin korunması, dijital ayak izi ve güvenli internet kullanımı başlıklarında gençlere bilgi veriliyor. Programlarda ayrıca toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin dijital ortamdaki yansımaları ve bu durumun gençler açısından oluşturabileceği riskler değerlendiriliyor. Böylece dijital şiddetin yalnızca teknik bir güvenlik meselesi değil; haklar, eşitlik ve güvenli yaşam alanlarıyla ilişkili çok boyutlu bir konu olduğu vurgulanıyor.</p>

<p><strong>Vaka analizleriyle çözüm yolları tartışılıyor</strong></p>

<p>Eğitim oturumlarında gerçek yaşamdan örnekler üzerinden vaka analizleri yapılıyor. Gençler, dijital ortamda karşılaşılabilecek olumsuz durumlarda haklarını nasıl koruyabileceklerini, hangi destek mekanizmalarına başvurabileceklerini ve çözüm odaklı nasıl hareket edebileceklerini tartışıyor. Hak temelli farkındalığın öne çıktığı buluşmalarda, gençlerin dijital okuryazarlığını artırmak ve siber şiddete karşı ortak bir bilinç oluşturmak amaçlanıyor. Eğitimlerde, dijital güvenliğin yalnızca bireysel tedbirlerle değil, ortak farkındalık ve dayanışmayla güçlenebileceği mesajı öne çıkıyor.</p>

<p>“Lisedeyiz” kapsamında sürdürülen eğitimlerle, gençlerin dijital çağın olanaklarından güvenle yararlanması ve haklarını bilen bireyler olarak güçlenmesi hedefleniyor. Hem liselerde hem de Genç İzmir Bornova Macera Park Gençlik Yerleşkesi’nde düzenlenen eğitimlerin önümüzdeki süreçte de yeni gençlerle buluşması planlanıyor.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 20 May 2026 13:04:45 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/images/haberler/2026/05/dijital-tuzaklara-karsi-genclere-kalkan-1779271485.jpg"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
