<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Sektörel &quot;Ekonomi, Sağlık, Eğitim, Dünya, Siyaset&quot;</title>
        <link>https://www.sektorel.com.tr/</link>
        <description>Sektorel Ekonomi, Sağlık, Eğitim, Siyaset, tarih, yaşam, Yerel Haberler</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Sosyal medyaya kimliksiz girilemeyecek!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/sosyal-medyaya-kimliksiz-girilemeyecek-84460</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/sosyal-medyaya-kimliksiz-girilemeyecek-84460</guid>
                <description><![CDATA[​​​​​​​Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya kullanımına ilişkin önemli bir düzenlemeyi kamuoyuna duyurdu. Yapılan açıklamaya göre, sosyal medya platformlarına girişlerde kimlik doğrulaması zorunlu hale getirilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bakan Gürlek, yeni uygulamanın yaklaşık üç ay içerisinde hayata geçirileceğini belirtti. Düzenleme kapsamında kullanıcıların sosyal medya hesaplarına erişim sağlayabilmeleri için kimlik bilgilerini doğrulamaları gerekecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Söz konusu çalışmanın, Adalet Bakanlığı öncülüğünde; İletişim Başkanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ve Siber Güvenlik Başkanlığı ile birlikte yürütüldüğü ifade edildi. Kurumlar arasındaki görüşmelerin tamamlandığı bildirildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Açıklamasında sosyal medya şirketleriyle yapılan temaslara da değinen Gürlek, “Sosyal medya platformlarıyla görüşmelerimiz tamamlandı. Sosyal medyaya kimlikle giriş için taleplerimiz kabul edildi” ifadelerini kullandı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 16:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/04/sosyal-medyaya-kimliksiz-girilemeyecek-1775223590.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Vali Serdengeçti Tosçelik’i Gezdi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/vali-serdengecti-tosceliki-gezdi-84459</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/vali-serdengecti-tosceliki-gezdi-84459</guid>
                <description><![CDATA[Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, Tosyalı Holding bünyesinde faaliyet gösteren Tosçelik Osmaniye Yassı Yapısal Çelik Üretim tesislerini ziyaret etti. Vali Serdengeçti, incelemeleri sırasında tesisin üretim kapasitesi, faaliyet alanları ve devam eden yatırımlar hakkında yetkililerden detaylı bilgi aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ziyaret kapsamında Vali Serdengeçti’yi, Osmaniye OSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Üyesi Şerif Tosyalı karşıladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İncelemelerinin ardından Serdengeçti, tesisi “mühendislik harikası” olarak nitelendirerek şu ifadeleri kullandı:</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“1600 derecelik ergimiş metalin, endüstri 4.0 standartlarındaki kusursuz otomasyonla şekillenmesini izlemek büyüleyici bir deneyim. Tosyalı Holding’in Osmaniye OSB’deki entegre çelik tesisi, ark ocaklarından haddehaneye kadar tam bir ileri mühendislik harikası. Saygıdeğer müteşebbislerimizi tebrik ediyor ve ilimizin sanayi atılımlarını tüm gücümüzle destekleyeceğimizi belirtiyorum.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bölgedeki sanayi yatırımlarının önemine dikkat çeken Serdengeçti, Osmaniye Organize Sanayi Bölgesi’nin üretim altyapısını güçlendirmeye, yatırım ortamını iyileştirmeye ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklemeye devam ettiğini vurguladı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 12:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/04/vali-serdengecti-tosceliki-gezdi-1775121914.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İspanyol Misafirler İnegöl ün Nöbetçi Kitaphanelerinde</title>
                <category>EĞİTİM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/ispanyol-misafirler-inegol-un-nobetci-kitaphanelerinde-84458</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/ispanyol-misafirler-inegol-un-nobetci-kitaphanelerinde-84458</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Erasmus projesi kapsamında İnegöl Halk Eğitim Merkezi’nin misafiri olarak İspanya’dan İnegöl’e gelen 8 kişilik heyet, İnegöl Belediyesi’nin Nöbetçi Kitaphane formatını yerinde inceledi. Belediye Başkanı Alper Taban’ın eşlik ettiği misafirler, kitaphaneye uygulamasının kendilerine çok mutlu ettiğini ve çok beğendiklerini söylediler.</p>

<p>İnegöl Halk Eğitimi Merkezi’nin Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü Erasmus Yetişkin Eğitimi Konsorsiyumu kapsamında İspanya’dan gelen misafirlere ev sahipliği yapıyor. İspanya’nın Vigo şehrinde faaliyet gösteren Escola Oficial de Idiomas adlı yetişkin eğitim kurumundan 8 yetişkin öğrenici ve 2 eğitimci İnegöl’e geldi. İspanyol heyet, Halk Eğitim Merkezi mihmandarlığında şehirde bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaretler kapsamında Salı günü Belediye Başkanı Alper Taban’ı da makamında ziyaret ettiler.</p>

<p><strong>İNEGÖL BELEDİYESİ TANITILDI</strong></p>

<p>Program kapsamında İnegöl’de Halk Eğitimi Merkezinin tanıtılması, Yabancılara Türkçe Öğretimi kurslarının ziyaret edilmesi ve iş başı gözlem faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ile İnegöl’ün sosyal, kültürel, tarihi ve doğal güzelliklerini tanıtmayı amaçlayan temaslarda bulunan misafir heyete Başkan Taban’ı ziyareti sırasında Halk Eğitim Merkezi Müdürü Ömer Göktürk’te eşlik etti. Başkanlık makamında yapılan ziyaretin ardından İspanya heyetine İnegöl Belediyesi’nin İzleme ve Değerlendirme Merkezi, Gastro İnegöl Restoranı ile Nöbetçi Kitaphane gezdirildi. Heyet, Nöbetçi Kitaphane uygulamasını çok beğendi.</p>

<p><strong>NÖBETÇİ KİTAPHANEYİ ÇOK BEĞENDİLER</strong></p>

<p>İspanya heyetinin ziyaretine ilişkin bilgiler veren Belediye Başkanı Alper Taban, “İspanya’dan bir heyeti misafir ettik. Halk Eğitim Merkezimizin bir projesi için Türkiye’ye geldiler. Birkaç şehir dolaşacaklar, bunlardan biri de İnegöl. Bu heyette yetişkin öğrenciler var. Kendilerine belediyemizin uygulamalarını anlattık, şehrimizi tanıttık. İzleme ve Değerlendirme Merkezi, Gastro İnegöl ve Nöbetçi Kitaphanemizi de yerinde ziyaret ederek tanıttık. Ziyaretleri sırasında İnegöl’de kendilerini çok huzurlu hissettiklerini söylediler. Kitaphanelerimizden bahsettim, burada master programlı öğrenciler de var, doktora, yüksek lisans hazırlığında olan, üniversite okuyor ancak buradan faydalanıyor, üniversiteye hazırlanan lise öğrencileri, liseye hazırlanan ortaokul öğrencileri, ilkokul ve anasınıfına kadar her yaşa hitap eden gruplar olduğunu söyledim. Bu merkezlerden çok mutlu oldular, çok beğendiler. Yerinde de inceledik” dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 18:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/ispanyol-misafirler-inegol-un-nobetci-kitaphanelerinde-1774537442.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“Sağlıklı Körfez” için bilimsel seferberlik</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/saglikli-korfez-icin-bilimsel-seferberlik-84457</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/saglikli-korfez-icin-bilimsel-seferberlik-84457</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Sağlıklı Körfez” hedefiyle Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlediği uluslararası konferans başladı. Zararlı alg patlamalarından kirliliğe kadar pek çok kritik başlık iki güne yayılan oturumlarda uluslararası uzmanlarla ele alınacak. Hedef, İzmir Körfezi için kalıcı ve bilim temelli çözümler üretmek.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, “Sağlıklı Körfez” hedefi doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda; İZSU, İZPA ve İZDENİZ iş birliğiyle düzenlenen ve 28 Mart’a kadar sürecek “Sağlıklı Bir Körfez İçin Bir Adım Daha” başlıklı uluslararası konferans, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda başladı. “Zararlı Alg Patlamaları: Küresel Deneyimler ve İzmir Körfezi için Yenilikçi Çözüm Önerileri” temasıyla gerçekleştirilen konferansın açılışına; İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler ile akademisyenler ve bürokratlar katıldı.</p>

<p><strong>Yıldır’dan doğayla ilişkide özeleştiri ve sürdürülebilirlik vurgusu</strong></p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, körfezde kirliliğin 1950’lerden bu yana giderek arttığını, 1980’lerde ise “ölü deniz” olarak anılacak seviyelere ulaştığını belirterek, insanlığın doğayla kurduğu ilişkinin bencil bir temele dayandığını söyledi. Doğanın sunduğu imkânlardan sınırsızca yararlanılırken yükümlülüklerden kaçınıldığını ifade eden Yıldır, modern insanın da bu anlayışla hareket ettiğini vurguladı. Bugün gelinen noktada bu yaklaşımın sonuçlarıyla karşı karşıya kalındığını dile getiren Yıldır, “Bulduğumuz çözümler ya da ihmal ettiğimiz ayrıntılar zamanla daha büyük sorunlara dönüşebiliyor. Daha fazla üretmek ve kazanmak isterken zararın en derin noktasına indik. Bu nedenle sürdürülebilirlik anlayışıyla hareket etmeli, her şeyi bütüncül bir yaklaşımla ele alarak hiçbir ayrıntıyı göz ardı etmemeliyiz” dedi.</p>

<p><strong>Altyapı hamlesiyle Körfez’de dönüşüm</strong></p>

<p>İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, göreve geldiklerinde körfezde ağır bir tabloyla karşılaştıklarını ve bu doğrultuda altyapı yatırımlarını önceliklendirerek hızla harekete geçtiklerini belirtti. Alg patlamaları ve son yıllarda artan sıcaklıkların etkisiyle durumun daha da ağırlaştığını ifade eden Erdoğan, İzmir Körfezi’ne ulaşan 34 dere ve 55 yan kolun tamamında temizlik çalışmalarının sürdüğünü, yaklaşık 110 bin ton malzeme çıkarıldığını söyledi. Erdoğan, Meles Deresi’nde kapsamlı bir çalışma başlatacaklarını da aktardı. Atık su arıtma tesislerinin güçlendirilmesi kapsamında 3 büyük tesisin hizmete alındığını ve kentin arıtma kapasitesinin yüzde 30 artırıldığını belirten Erdoğan, metropolün yüzde 96’sına hizmet veren Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nde yapılan revizyon çalışmaları ve tesisin dördüncü fazının açılması sayesinde çevre izin belgesinin 7 yıl sonra geçen hafta itibariyle yeniden alındığını vurgulayarak, “Tesisin doğru şekilde çalıştığını, anlık bir şekilde kontrol edildiğini bakanlık tarafından tescil eden bir belge. Yüzde 50'ye kadar da enerji teşviki almasını sağlayan bir belge. 7 yıl sonra geriye almış olduk. Bunun bir tartışmayı ortadan kaldırdığını düşünüyorum” dedi. Kent genelinde yağmur suyu ayrıştırma hatlarının hızla artırıldığını, tüm zamanlarda yapılanların yüzde 25’i kadar çalışmanın bugün itibariyle bitirildiğini aktaran Erdoğan, aynı zamanda körfezde yürütülen tarama çalışmalarıyla 1 milyon 200 bin ton çamurun çıkarıldığını belirtti. Erdoğan, Bostanlı ve Mavişehir hattında yapılan çalışmalarla 50-60 santimetreye kadar düşen derinliğin 3-4 metreye çıkarıldığını ve biriken kirliliğin önemli ölçüde temizlendiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Büyükşehir çalışıyor</strong></p>

<p>İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, İzmir Körfezi’nin sınırlı su sirkülasyonu nedeniyle hassas bir ekolojik dengeye sahip olduğunu belirterek, artan kentleşme ve sanayileşmenin kirlilik sorununu derinleştirdiğini söyledi. Gediz Nehri ve diğer 33 derenin sürekli besin tuzu ve sediment taşıdığını, bunun da makroalg ve deniz marullarının yoğunlaşmasına ve yaz aylarında mikro alg patlamalarına yol açtığını vurguladı. Güler, bu nedenle körfezin temizlenmesi için havza planının hazırlanmasının ve bilimsel veriye dayalı bütüncül önlemlerin gerekli olduğunu ifade etti. Körfez’i 28 optik ve termal kamera ile izlemek ve kirletenleri tespit etmek için ciddi bir çalışma yürüttüklerini aktaran Güler, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin son iki yılda körfezin korunması ve iyileştirilmesi için atık su arıtma altyapısı, dere temizlikleri, dip tarama ve su sirkülasyonunu artırıcı projeler yürüttüğünü belirtti. Modifiye kil uygulaması gibi acil eylem planlarıyla körfezin kendi kendini yenileme kapasitesinin güçlendirildiğini söyleyen Güler, İzmir Körfezi’nin yalnızca bir su kütlesi olmadığını; tarih, kimlik ve gelecek açısından kentin önemli bir unsuru olduğunu, korunmasının sadece çevre değil, kent yaşamı, ekonomi ve kültürel miras açısından da kritik olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>“Merkezi idare de görev üstlenmeli”</strong></p>

<p>Bilimi, yerel yönetimleri ve ulusal ile uluslararası deneyimi bir araya getirerek İzmir Körfezi’nin geleceği için ortak çözümler geliştirmek amacıyla düzenledikleri çalıştaylara dikkat çeken Güler, konuşmasını şöyle tamamladı:</p>

<p>“Sağlıklı bir körfez uzun vadeli bir süreçtir ve yalnızca yerel yönetimlerin sorumluluğunda değerlendirilemez. Merkezi yönetimin sorumluluğu büyüktür. Türkiye’de tüm körfezler benzer sorunlarla karşı karşıyadır ve bunun sorumlusu merkezi yönetimin uyguladığı politikalardır. İzmir Körfezi, devletin tasarrufu ve yönetimi altında olan hazineye ait bir kamu arazisidir. Yeni düzenlemeler ancak bakanlıklardan alınan izin doğrultusunda yapılabilir. Ancak ‘benim sorunum değil’ demeyen İzmir Büyükşehir Belediyesi, sorunu kendi sınırlarını aşan boyutlarıyla ele alarak çözüm için çalışmalarını sürdürmekte ve bu sürece aktif olarak katılmaktadır.”</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 18:03:23 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/saglikli-korfez-icin-bilimsel-seferberlik-1774537403.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Büyükşehir Belediyesi çocuklara suyun önemini anlatıyor</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/buyuksehir-belediyesi-cocuklara-suyun-onemini-anlatiyor-84456</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/buyuksehir-belediyesi-cocuklara-suyun-onemini-anlatiyor-84456</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p> </p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Antalya Büyükşehir Belediyesi, 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında, şehrin geleceği olan çocuklara yönelik eğitim düzenledi. Antalya Ramazan Savaş İlkokulu öğrencileri, Antalya Doğal Yaşam Parkı’nda gerçekleştirilen programda hem eğlendi hem de suyun önemi hakkında bilgi edindi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:black">Antalya Büyükşehir Belediyesi, çevreci projelerini sürdürürken, bir yandan da Antalyalılara gerekli çevre bilincini kazandırmak adına eğitimler düzenliyor. 22 Mart Dünya Su Günü etkinlikleri kapsamında, çocuklara erken yaşta çevre bilinci kazandırılması amacıyla Antalya Doğal Yaşam Parkı’nda, Antalya Ramazan Savaş İlkokulu öğrencilerine bir eğitim düzenlendi. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:black">TASARRUF YÖNTEMLERİ ANLATILDI</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:black">Uzmanlar tarafından verilen eğitimde suyun önemi vurgulandı ve günlük hayatta </span>uygulanabilecek tasarruf yöntemleri anlatıldı. Eğitimde öğrencilere; diş fırçalarken musluğun kapatılması, gereksiz su kullanımının önüne geçilmesi, yağmur suyunun değerlendirilmesi ve su kaynaklarının kirletilmemesi gibi konularda bilgiler verildi. Ayrıca iklim değişikliği ve kuraklık arasındaki ilişkiye değinilerek, suyun bilinçsiz tüketiminin gelecekte yaratabileceği sorunlar örneklerle anlatıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="color:black">TEORİK VE UYGULAMALI ANLATIMLAR </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Antalya Doğal Yaşam Parkı’nda gerçekleştirilen etkinlikte teorik bilgilerin yanı sıra uygulamalı anlatımlar da yer aldı. Eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilen etkinliklerde çocuklar, suyun doğadaki döngüsünü ve canlılar için önemini interaktif çalışmalarla deneyimledi. Programın devamında düzenlenen eğitici oyunlarla öğrenciler hem eğlendi hem de öğrendiklerini pekiştirdi. Gün boyunca keyifli vakit geçiren öğrenciler, etkinlik sonunda suyun korunmasının önemi hakkında bilinçlenirken, Antalya Büyükşehir Belediyesi yetkilileri benzer eğitim çalışmalarının yıl boyunca devam edeceğini ifade etti. </span></span></span></p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 18:03:14 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/buyuksehir-belediyesi-cocuklara-suyun-onemini-anlatiyor-1774537394.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DEÜ den Üniversite-Sanayi İş Birliğinde Önemli Başarı</title>
                <category>EĞİTİM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/deu-den-universite-sanayi-is-birliginde-onemli-basari-84455</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/deu-den-universite-sanayi-is-birliginde-onemli-basari-84455</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Üniversite–sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi ve bölgesel Ar-Ge kapasitesinin artırılması amacıyla Ege Bölgesi Sanayi Odası ev sahipliğinde bu yıl ilk kez düzenlenen “Üniversite–Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri” sahiplerini buldu. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), törende elde ettiği başarılarla dikkat çekti.</p>

<p>İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi EBSO Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen törene; EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, İzmir’deki üniversitelerin rektörleri ve temsilcileri ile akademisyenler ve iş dünyasından çok sayıda davetli katıldı.</p>

<p>Törenin açılışında konuşan EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, eğitimin ve sağlığın toplumsal kalkınmanın temel unsurları olduğunu vurgulayarak, üniversite–sanayi iş birliğinin Türkiye’nin rekabet gücünü artırmada kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Yorgancılar, İzmir’in akademik birikimi ve sanayi altyapısıyla önemli bir teknoloji üretim üssü olma potansiyeline sahip olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>YÖK BAŞKANI PROF. DR. EROL ÖZVAR İZMİR’E GELECEK</strong></p>

<p>Eğitime verdikleri katkıyı bir adım daha ileri taşımak için 9 Nisan’da Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın katılımıyla “Mesleki Eğitim Çalıştayı” düzenleyeceklerinin müjdesini veren Yorgancılar, “Bu çalıştayda hem sorunları hem de çözüm önerilerini detaylı şekilde ele alacağız. Ayrıca çalıştayın ardından sadece rektör düzeyinde gerçekleştireceğimiz toplantı ile sorunlarımızı ve taleplerimizi doğrudan başkanımıza iletme imkânı bulacağız,” dedi.</p>

<p>Açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen ödül töreninde, DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, “Üstün Hizmet Onur Ödülü”ne layık görüldü. Ödül, EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar tarafından takdim edildi.</p>

<p><strong>DEÜLÜ AKADEMİSYENLERE ÖDÜL VE TAKDİR</strong></p>

<p>Akademik Hizmet Ödülleri kategorisinde, DEÜ Mühendislik Fakültesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Yurddaşkal, “Modüler Dayanıklı Yüzer İskele Sistemi Çalışmaları” projesi ile ikincilik ödülü kazandı.</p>

<p>Üniversite–Sanayi İş Birliği (ÜSİ) Ödülü kategorisinde ise, Dokuz Eylül Üniversitesi ile Vestel Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. iş birliğinde yürütülen “ISTA 6A Paketlemesinde Ürüne Gelen Darbe Analizi ve Deneysel Validasyonu” projesi ödüle layık görüldü.</p>

<p>Program kapsamında ayrıca, DEÜ Mimarlık Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Tutku Didem Altun ile DEÜ İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sümeyra Duman’a katılım belgeleri takdim edildi.</p>

<p><strong>“BİLGİNİN SANAYİ İLE BULUŞMASI STRATEJİK ÖNEM TAŞIYOR”</strong></p>

<p>DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, üniversite–sanayi iş birliğinin stratejik önemine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Üniversitelerimizde üretilen bilginin sanayi ile buluşması, ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasında önemli bir rol oynamaktadır. Bu kapsamda elde edilen başarılar, doğru iş birliklerinin güçlü sonuçlar doğurduğunu göstermektedir. Ödül alan projelerimizle üniversitemizin marka değerine katkı sağlayan tüm akademisyenlerimizi gönülden tebrik ediyorum. Dokuz Eylül Üniversitesi olarak, nitelikli bilgi üretmeye ve bu bilgiyi toplumsal faydaya dönüştürmeye kararlılıkla devam edeceğiz.”</p>

<p>Program, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 18:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/deu-den-universite-sanayi-is-birliginde-onemli-basari-1774537381.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Elektronik Atıklar Sanata Dönüştü</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/elektronik-atiklar-sanata-donustu-84454</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/elektronik-atiklar-sanata-donustu-84454</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kartepe Belediyesi, anlamlı bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Sanatçı Sare Ertaş Kurtaş’ın tamamen elektronik atıklardan oluşan eserlerin yer aldığı sergi, Kartepe Kent Meydanı Sanat Evi’nde kapılarını ziyaretçilere açtı.</p>

<p><strong>İleri Dönüşümün En Güzel Örneği</strong></p>

<p>Kullanım ömrünü tamamlamış devre kartları, kablolar, çipler ve çeşitli elektronik parçalar, sanatçı Sare Ertaş Kurtaş’ın ellerinde estetik birer sanat eserine dönüştü. "İleri dönüşüm" temasıyla hazırlanan sergi, atık olarak görülen nesnelerin nasıl yeniden hayat bulabileceğini gözler önüne seriyor.</p>

<p>Kartepe Belediye Başkan Yardımcısı Enes Emengen Kartepe Belediyesi’nin sanatı ve sanatçıya her zaman destek verdiğini belirterek sanatçı Sare Ertaş Kurtaş’ı emeklerinden dolayı tebrik etti.</p>

<p><strong>3 Nisan’a Kadar Ziyaret Edilebilecek</strong></p>

<p>Kartepe Kent Meydanı Sanat Evi’nde sanatseverleri ağırlayan sergi, farklı teknikleriyle büyük ilgi görüyor. Sanatseverler ve çevre gönüllüleri, bu özel sergiyi 3 Nisan tarihine kadar ücretsiz olarak ziyaret edebilecek.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 18:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/elektronik-atiklar-sanata-donustu-1774537350.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çevreyi kirletti zabıtaya yakalandı!</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/cevreyi-kirletti-zabitaya-yakalandi-84453</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/cevreyi-kirletti-zabitaya-yakalandi-84453</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Lüleburgaz Belediyesi zabıta ekipleri, çevreyi kirletenlere göz açtırmıyor. Ekipler son olarak tadilat atıklarını dere yatağına döktüğünü tespit ettikleri kişiye 50 bin TL idari para cezası uyguladı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Lüleburgaz Belediyesi zabıta ekipleri, çevreyi kirletenlere göz açtırmıyor. </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="background:white"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif"><span style="color:black">Temiz bir çevre için denetimlerini her geçen gün artıran Lüleburgaz Belediyesi, çevreyi kirletenlere sıfır tolerans politikası uyguluyor. </span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Ekipler son olarak, işletmesinin tadilat atıklarını Köprübaşı Sanayi Sitesi’nde dere yatağına döktüğünü tespit ettikleri kişiye çevreyi kirletmekten 50 bin TL idari para cezası uyguladı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:"Calibri",sans-serif">Lüleburgaz'da çevreyi kirletenlere karşı denetimler artarak devam edecek.</span></span></p>

<p> </p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 18:02:06 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/cevreyi-kirletti-zabitaya-yakalandi-1774537326.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karaciğer yağlanması siroz ve kanser riskini artırabilir</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/karaciger-yaglanmasi-siroz-ve-kanser-riskini-artirabilir-84452</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/karaciger-yaglanmasi-siroz-ve-kanser-riskini-artirabilir-84452</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Günlük hayatta hareketin azalması ve beslenme alışkanlıklarının değişmesi karaciğer sağlığını doğrudan etkileyebiliyor. Karaciğer yağlanmasının fazla kilo, insülin direnci, tip 2 diyabet, kolesterol yüksekliği ve hareketsiz yaşam tarzı olan kişilerde daha sık görüldüğünü belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi'nden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Sedat Karademir, “Karaciğer hücrelerinin içinde normalden fazla yağ birikmesi anlamına gelen karaciğer yağlanması, bazı kişilerde ilerleyerek iltihaplanma, hücre hasarı ve daha ileri aşamalarda siroz ile karaciğer yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor” açıklamasında bulundu.</strong></p>

<p>Karaciğer yağlanmasının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan, özellikle ileri evre yağlanma ve siroz gelişen hastalarda karaciğer kanseri riskinin arttığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi'nden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Sedat Karademir, “Son yıllarda, sirozu bulunmayan kişilerde bile yağlanmaya bağlı olarak karaciğer kanseri geliştiğini gözlemliyoruz. Bu sebeple diyabeti olan, hızlı kilo alan ya da karaciğer testleri yüksek seyreden kişilerin daha yakından takip edilmesi kıymetli. Bu kişilerde zamanla iltihaplanma ve doku hasarı gelişme riski yüksek olduğu için kan testleri, ultrasonografi, gerekli durumlarda MR ve bazı hastalarda düzenli kanser taramaları çok önemli” dedi.</p>

<p><strong>Kilo kaybı karaciğer sağlığını destekliyor</strong></p>

<p>Var olan kilonun yüzde 7-10 oranında kaybedilmesi, düzenli yürüyüş yapılması ve Akdeniz tipi beslenmenin karaciğer sağlığını olumlu yönde etkilediğini vurgulayan Karademir, “Bu değişiklikler karaciğer yağlanmasının gerilemesine yardımcı olabileceği gibi kanser riskini de azaltabilir. Günlük hayata entegre edilecek küçük ama sürdürülebilir adımlar bu süreçte önemli bir fark yaratır. Yağlanma tehlikesinin doğru takip ve uygun yaşam tarzı değişiklikleriyle kontrol altına alınabileceği, ihmal edildiğinde ise daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği bilinmeli” uyarısında bulundu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 18:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/karaciger-yaglanmasi-siroz-ve-kanser-riskini-artirabilir-1774537302.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türk ihraç ürünleri Çin in batısına Urumçi den doğusuna Şanghay dan girecek</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/turk-ihrac-urunleri-cin-in-batisina-urumci-den-dogusuna-sanghay-dan-girecek-84451</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/turk-ihrac-urunleri-cin-in-batisina-urumci-den-dogusuna-sanghay-dan-girecek-84451</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son 3 yılda Çin’e ihracatını yüzde 72’lik artışla 300 milyon dolardan 516 milyon dolara çıkaran, Çin’e 1 milyar dolar ihracat hedefleyen Ege İhracatçı Birlikleri, bu hedefe ulaşmak için Türk ihracatçılarını haziran ayında Urumçi’ye, Kasım ayında Şanghay’a götürmek için kolları sıvadı.</strong></p>

<p><strong>Türkiye’nin Çin’e 3,3 milyar dolar ihracat yaparken 50 milyar dolar ithalat yaptığını, Çin’le dış ticaretinde 46,3 milyar dolar dış ticaret açığı verdiğini ifade eden Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Çin’in ithalat için ne kadar yakınsa, ihracat içinde o kadar yakın bir ülke olduğunu, Çin’e ihracatı artırmak için son yıllarda büyük emek verdiklerini dile getirdi.</strong></p>

<p><strong>&nbsp;2026 yılının, Türkiye ile Çin arasındaki resmi diplomatik ilişkilerinin tam 55. yılına denk geldiğini dillendiren Eskinazi, şöyle devam etti: “Her iki ülke de bu durumu bir fırsat olarak görüp ilişkilerini yeni bir seviyeye taşımayı umuyor. Bu nedenle bu yıl gerçekleştirmeyi planladığımız fuarlarda, edindiğimiz deneyimleri de göz önünde bulundurarak çok daha önce hazırlıklarına başlayıp ülkemizden daha fazla firmanın katılımıyla ülkemizin ürünlerini öne çıkarmayı planlıyoruz.</strong></p>

<p><strong>Çin’e yapılan her 100 dolar ihracatın 21 dolarında EİB’nin imzası var</strong></p>

<p><strong>Türkiye’nin Çin’e yaptığı ihracattan EİB olarak aldıkları payın 3 yılda yüzde 9’dan yüzde 16’a çıktığı bilgisini veren Eskinazi, “Çin’e ihracatta 2026 yılına daha başarılı bir giriş yaptık. 2026 yılının ocak-şubat döneminde Türkiye’nin Çin’e ihracatı yüzde 29’luk artışla 438 milyon dolardan 563 milyon dolara çıkarken, EİB’nin Çin’e ihracatı yüzde 64’lük artışla 70 milyon dolardan 115 milyon dolara çıktı. Türkiye’nin Çin’e yaptığı her 100 dolarlık ihracatın 21 dolarında EİB’nin imzası var. EİB olarak Çin’e 1 milyar dolar ihracat hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz. Bu amaçla Çin’de 3 fuara Türkiye Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştiriyoruz” dedi.</strong></p>

<p><strong>&nbsp;Haziran’da Urumçi, Kasım’da Şanghay</strong></p>

<p><strong>16-19 Mart 2026 tarihlerinde Çin/Xiamen'de düzenlenen Xiamen Stone Fair 2026 Fuarı’na Türkiye Milli Katılımı yaptıklarını ve 30 firmayla katıldıklarını paylaşan Eskinazi şöyle devam etti:“2026 yılının bundan sonraki diliminde Çin’deki iki fuara daha milli katılım organizasyonu yapacağız. İlk fuarımız 25-29 Haziran 2026 tarihlerinde Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin başkenti Urumçi’de düzenlenecek olan ‘2026 Çin Avrasya Expo Fuarı’ olacak. Çin Ticaret Bakanlığı, Çin Dışişleri Bakanlığı, Çin Uluslararası Ticareti Teşvik Konseyi ve Sincan Uygur Özerk Bölgesi Hükümeti tarafından ortaklaşa organize edilen fuara, 2026 yılında ikinci kez milli katılım organizasyonu gerçekleştireceğiz. Bu yıl 9. kez düzenlenecek olan fuar; bilişim teknolojileri, kimya, tekstil, lojistik ve gıda başta olmak üzere pek çok farklı sektörü kapsayan genel nitelikli bir fuar.</strong></p>

<p><strong>Çin’in Batıya açılan kapısı olan Urumçi’de Ege İhracatçı Birlikleri olarak gerçekleştirdiğimiz Milli Katılım Organizasyonumuz, sürdürülebilir, uzun soluklu ve karşılıklı güven içeren iş birlikleri kurma hedefimize büyük katkı sağlamıştır. Son yıllarda büyük bir gelişim gösteren ve lojistik bir hub haline gelen Sincan Uygur Özerk Bölgesi, Türk ürünlerinin Çin’e girişi için stratejik bir konumda yer alıyor. Biz de bu fuar vesilesiyle Türk ürünlerinin güvenilirliğini, kalitesini ve rekabetçiliğini Urumçi pazarına tanıtmayı amaçlıyoruz.</strong></p>

<p><strong>&nbsp;Türkiye’nin ihracat hedeflerini destekleyerek bölgesel iş birliği ve ticari çeşitliliği artırmayı amaçlayan Birliğimiz, önümüzdeki süreçte de uluslararası pazarlarda Türk sanayi, tarım ve hizmet sektörlerinin görünürlüğünü güçlendirmeye devam edecektir. Milli katılım organizasyonunda yer almak isteyen üyelerimizin&nbsp;sanayi1@eib.org.tr&nbsp;adresi aracılığıyla 24 Nisan 2026 tarihine kadar temasa geçmeleri gerekiyor.”&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Ege İhracatçı Birlikleri’nin Çin’de Türkiye Milli Katılım Organizasyonu yapacağı son fuar 5-10 Kasım 2026 tarihlerinde Şanghay’da düzenlenecek olan Çin Uluslararası İthalat Fuarı (CIIE) olacak. EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nın Çin Devleti tarafından ciddi anlamda desteklendiğinin altını çizdi.&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Çin’in ihracatçı kası kadar, ithalatçı kasının da güçlü olduğuna temas eden Eskinazi, “Çin 2025 yılında 3,77 trilyon dolarlık ihracata karşılık 2,6 trilyon dolar ithalat yaptı. Türkiye de Çin’e ihracatını artırabilecek potansiyele sahip. CIIE 2025’e 150 ülkeden 4108 firma ve 460.000’in üzerinde profesyonel ziyaretçi katıldı. CIIE 2025 Fuarı’nda ‘Hizmetler, Otomobil, Akıllı Endüstri ve Bilgi Teknolojileri, Tüketici Ürünleri, Medikal Ekipmanlar ve Sağlık Ürünleri, Gıda ve Tarımsal Ürünler’ holleri bulunuyor.</strong></p>

<p><strong>&nbsp;Geçen yıl fuara kuru meyve, süt ürünleri, hububat bakliyat ve yağlı tohumlar, zeytin, zeytinyağı, tekstil ve kozmetik sektörlerindeki firmalarımızın yanı sıra Çin ile ülkemizin yaptığı anlaşma sonrasında Ege İhracatçı Birliklerimiz bünyesinde yer alan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliğimiz katılım sağlamıştı. Özellikle su ürünlerinde iki ülke arasında yapılan anlaşma sonrasında su ürünleri ihracatı yapan firmalarımız için büyük potansiyel yaratacağını düşünüyoruz.&nbsp;</strong></p>

<p><strong>&nbsp;Ayrıca bu yıl kozmetik ürünlerinde daha fazla firmamızın katılımını sağlamayı hedefliyoruz. Geçen yıl Milli Katılım organizasyonumuz ile fuara katılan kozmetik firmaları Çinli tüketicilerden büyük ilgi gördü.&nbsp;</strong></p>

<p><strong>&nbsp;CİİE Fuarı’na katılacak ihracatçı firmalarımızın 15 Haziran 2026 Pazartesi günü mesai saati bitimine kadar&nbsp;ciie@eib.org.tr&nbsp;e-posta adresi aracılığıyla iletişim kurmalarını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.</strong></p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/turk-ihrac-urunleri-cin-in-batisina-urumci-den-dogusuna-sanghay-dan-girecek-1774537232.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Başkan Tugay kardeş şehir Lefkoşa da</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/baskan-tugay-kardes-sehir-lefkosa-da-84450</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/baskan-tugay-kardes-sehir-lefkosa-da-84450</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, çeşitli temaslarda bulunmak için Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gitti. Dün KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve KKTC Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük’ün anıt mezarları ile başlayan program, kardeş kent Lefkoşa Türk Belediyesi ziyaretiyle devam etti. Tugay, “Bu güzel adada ve bu güzel şehirde bulunmak bizler için büyük bir mutluluk” dedi. Dr. Cemil Tugay, bugün de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile bir araya gelecek.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, iki günlük program kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gitti. Dün İzmir’in kardeş şehri Lefkoşa Türk Belediyesi ziyareti başta olmak üzere çeşitli temaslarda bulunan Başkan Dr. Cemil Tugay’a Muharip Gaziler Derneği İzmir Şubesi ve Ödemiş Şubesi başkanları ile üyeleri de eşlik etti. Tugay ilk güne KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve KKTC Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük’ün anıt mezarlarını ziyaret ederek başladı. Tugay sonrasında kardeş kent Lefkoşa Türk Belediyesi’nin başkanı Mehmet Harmancı’yı makamında ziyaret etti. Dr. Cemil Tugay, bugün de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile bir araya gelecek.</p>

<p><strong>Tugay anıt özel defterini imzaladı</strong></p>

<p>İki günlük temasların ilk gününde Başkan Tugay ile heyet, Kıbrıslı Türk Toplum Lideri Dr. Fazıl Küçük ve Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın anıt mezarlarını ziyaret ederek mozolelere çelenk bıraktı. Dr. Cemil Tugay ziyaretinde anıt özel defterini de imzaladı. Kardeş şehir belediye başkanları anıt ziyaretlerinin ardından heyetleri ile birlikte Lefkoşa Türk Belediyesi ev sahipliğinde bir araya geldi.</p>

<p><strong>Tugay: Kıbrıs hepimiz için çok özel</strong></p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Lefkoşa’da yoğun bir program içinde olduklarını belirterek, ziyaretin kendileri için önemine vurgu yaptı. Kıbrıs’ın Türkiye’deki herkes için çok özel bir yere sahip olduğunu ifade eden Tugay, adanın tarihine dikkat çekti.</p>

<p>Kıbrıs Türk halkının geçmişte verdiği varoluş mücadelesine değinen Tugay, Rauf Denktaş gibi liderlerin öncülüğünde büyük bir direniş sergilendiğini belirtti. Aynı dönemde Başbakan Bülent Ecevit’in aldığı tarihi kararla gerçekleştirilen müdahalenin bugün hâlâ gururla anıldığını dile getirdi.</p>

<p><strong>“Kardeşliğiniz ve misafirperverliğiniz için teşekkür ederiz”</strong></p>

<p>2019 yılında İzmir ile Lefkoşa arasında imzalanan kardeş şehir protokolünün önemine de değinen Tugay, bu iş birliğinin kendileri için çok kıymetli olduğunu ifade etti. Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı’nın, kendisinin göreve geldiği ilk dönemde İzmir’i ziyaret ettiğini hatırlatan Tugay, bundan sonraki süreçte karşılıklı ziyaretlerin ve iş birliklerinin artarak devam edeceğini belirtti.</p>

<p>Tugay, ziyaret kapsamında hangi alanlarda ortak çalışmalar yapılabileceğinin de ele alınacağını aktardı. İzmir olarak Lefkoşa’nın ve Kıbrıs’ın yanında olmak istediklerini vurgulayan Tugay, iki şehir arasındaki ilişkilerin güçlenmesinin kendilerini mutlu edeceğini ifade etti. Ziyaretin sonunda Dr. Tugay, “Bu güzel adada ve bu güzel şehirde bulunmak bizler için büyük bir mutluluk. Kardeşliğiniz ve misafirperverliğiniz için teşekkür ederiz” dedi.</p>

<p><strong>Harmancı: Lefkoşa ile dayanışma içinde olmanızı her dönem hissettik</strong></p>

<p>Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı konuşmasına “Kardeş şehrinize hoş geldiniz. 2019’dan itibaren İzmir ile kardeşlik ilişkileri geliştirmekten ve şimdi bu ilişkileri daha da geliştirecek olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Pandemi döneminde iki şehir arasındaki ilişkiler başka bir boyuta taşınmıştı. Ama o tarihte de aslında dijital mecralardan iki kardeş şehir, iş birliği imkanlarını sonuna kadar zorladılar. Değerli dostum Dr. Cemil Tugay, sizlerle 2024 yılında İzmir'de bir araya geldik. Gerek kültürel faaliyetlerimizde gerekse de İzmir Fuarı gibi önemli etkinliklerde Lefkoşa ile dayanışmanızı her dönem hissettik” sözleriyle başladı.</p>

<p>Harmancı “Bilindiği üzere çok uzun yıllardır özellikle gençlerimiz uluslararası temaslar ve temsiliyette izolasyon yaşıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi uluslararası düzeyde bir belediye. Kardeş belediyemiz ile daha da geliştireceğimiz ilişkileri, bu açıdan da önemli bir adım olarak değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Başkan Harmancı konuşmasını, “Sosyal demokrat dayanışmamız her zaman devam ediyor. Türkiye'de 17 belediye başkanının cezaevinde olması bize de büyük bir rahatsızlık veriyor. En kısa sürede adaletin yerini bulmasını umuyoruz. Bizler bu demokrasi mücadelesinde sizlerle birlikte olacağız” sözleriyle tamamladı.</p>

<p><strong>Harmancı ve Tugay, Spor ve Kardeşlik Parkı alanını ziyaret etti</strong></p>

<p>Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB)Başkanı Mehmet Harmancı ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Dr. Cemil Tugay, Kaymaklı bölgesinde yapım çalışmalarına başlanan Spor ve Kardeşlik Parkı alanını ziyaret etti.  Ziyarette LTB Başkanı Harmancı, İzmirli mevkidaşına projeyle ilgili bilgi verirken, alana Dr. Cemil Tugay’ın Kıbrıs gazisi olan babası Cemal Tugay anısına da 3 adet zeytin fidanı dikildi.</p>

<p>30 bin metrekarelik alana sahip parkı birlikte gezen belediye başkanları, bu parkın spor altyapısına çok önemli katkılar sağlayacağını dile getirdiler. Başkan Harmancı park alanı ziyaretinde, sporun dönüştürücü gücünü parktaki imkânlarla başta gençler olmak üzere herkese ulaştırmayı hedeflediklerinin altını çizdi.</p>

<p>100 milyon TL yatırım öngörülen Spor ve Kardeşlik Parkı projesinde 2 futbol sahası, 3 basketbol sahası, 3 tenis kortu, 700 metrelik bisiklet ve yürüyüş yolu, fitness salonu ile çocuk oyun alanları yer alacak.</p>

<p><strong>Şehitleri unutmadı</strong></p>

<p>Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Dr. Cemil Tugay, Surlariçi bölgesini de ziyaret etti. Gezi turunda Başkan Harmancı, başkent Lefkoşa'nın tarihi mekanlarına dair bilgiler yanında LTB'nin bölgedeki projelerini aktardı.</p>

<p>İki kardeş şehrin belediye başkanları Bandabuliya ve Arasta bölgesindeki esnafı da ziyaret edip sohbet etti. Tugay son olarak Boğaz Şehitliği’ni ziyaret ederek anıta çelenk bıraktı.</p>

<p><strong>Tufan Erhürman ile bir araya gelecek</strong></p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, bugün de temaslarına devam edecek. Lefkoşa Türk Belediyesi’nin Yeni Dünya +1 Kafe ve El Ele Kreşi’ni ziyaret edecek Tugay, Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı’yla spor amaçlı park ve rekreasyon alanları yaratmak amacıyla ortak protokol imzalayacak. Başkan Dr. Cemil Tugay, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ı da makamında ziyaret edecek.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 17:59:49 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/baskan-tugay-kardes-sehir-lefkosa-da-1774537189.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Minik eller doğaya umut ekti</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/minik-eller-dogaya-umut-ekti-84449</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/minik-eller-dogaya-umut-ekti-84449</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bornovalı minikler Bornova Belediyesi’nin düzenlediği etkinlikte hazırladıkları tohum toplarını yangından zarar görmüş ormanlık alana atarak doğaya katkı sundu. Minikler hem eğlendi hem de çevre bilinci kazandı. Başkan Ömer Eşki, bu tür etkinliklerin çocuklarda doğa sevgisini güçlendirdiğini vurguladı.<b> </b></p>

<p>Bornova Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün düzenlediği anlamlı etkinlikte, Gelecek Anaokulu öğrencileri doğayla iç içe bir gün geçirdi. Beşyol Mahallesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte 3, 4 ve 5 yaşlarındaki minikler, öğretmenleri eşliğinde tohum topları hazırladı.<b> </b></p>

<p><b>Tohum toplarıyla yanan ormanlara hayat verdiler</b></p>

<p>Hazırladıkları tohum toplarını daha sonra Bornova Karaçam’da yangından zarar görmüş ormanlık alana götüren çocuklar, doğaya yeniden hayat vermek için topları toprağa bıraktı. Miniklerin heyecanı ve doğaya katkı sunmanın mutluluğu etkinliğe damga vurdu.</p>

<p><b>Küçük yaşta büyük farkındalık</b></p>

<p>Etkinlik sayesinde çocuklar hem doğayı korumanın önemini öğrendi hem de yangınlardan zarar gören alanların yeniden yeşertilmesine katkı sundu. Eğlenceli olduğu kadar öğretici olan etkinlik, çevre bilincinin küçük yaşta kazanılmasının önemini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p>Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki çocukların doğayla kurduğu bağın geleceğin teminatı olduğunu belirterek, “Minik yaşta kazanılan çevre bilinci, yarınlarımızı şekillendirecek en güçlü adımdır. Çocuklarımızın doğaya sahip çıkan bireyler olarak yetişmesi için bu tür etkinlikleri artırarak sürdüreceğiz” dedi.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 17:59:32 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/minik-eller-dogaya-umut-ekti-1774537172.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Milas Belediyesi Ekipleri İlçe Genelinde Hummalı Çalışmalar Yapıyor</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/milas-belediyesi-ekipleri-ilce-genelinde-hummali-calismalar-yapiyor-84448</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/milas-belediyesi-ekipleri-ilce-genelinde-hummali-calismalar-yapiyor-84448</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%">Milas Belediyesi tarafından ilçemiz merkez ve kırsal mahallelerinde gerçekleştirilen çalışmalar hız kesmeden devam ediyor.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%">Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz’un mahallelere gerçekleştirdiği ziyaretlerde tespit ettiği alanlar, muhtar ve vatandaşların talepleri doğrultusunda gerçekleşen çalışmalar ilçemizin farklı mahallelerinde sürüyor. Mahallelerde yoğun çalışmalar yapan ekipler parke kaplama çalışmaları, koruge boru bağlantıları, duvar örme, yol, asfalt tamirleri ve şarampol temizlikleri gerçekleştirdi. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%">İlçemizi daha modern bir görüntüye kavuşturmak ve mahalle sakinlerinin konforlu ve kullanışlı alanlarda yaşamlarını sürdürmesini sağlamak amacıyla faaliyetlerini gerçekleştiren Milas Belediyesi ekipleri; Danışment, Eğridere, Çökertme, Bozalan, Kurudere ve Selimiye</span></span> <span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%">mahallelerinde çalışmalarını tamamladı.</span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%">Çalışmalar tamamlanarak kullanıma sunuldu…</span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%">Çalışmalar kapsamında Danışment ve Eğridere mahalleleri arası yolu 400’lük koruge boru yenileme, 600’lük koruge boru önü duvar örme ve yol filler serme çalışmaları, Çökertme Mahallesi Kumcağız Mevkii yolu üzeri ve Bozalan Mahallesi’nde kilit parke çalışmaları, Kurudere Mahallesi mezarlık yolu koruge boru döşeme çalışmaları, yol asfalt tamirleri  ve şarampol temizlikleri, son olarak ise Selimiye Mahallesi’nde yol tamir çalışmaları yapılarak vatandaşların kullanımına sunuldu. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%">‘Mahalle sakinlerimize hayırlı olsun’… </span></span></b></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:115%">Planlanmış programlar çerçevesinde ekiplerin yoğun çalışmalar gerçekleştirdiğini belirten Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz “İlçemizin farklı mahallelerinde faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Gerçekleştirdiğimiz mahalle ziyaretleri, muhtar ve vatandaşlarımızın talepleri doğrultusunda çalışma programları hazırlayıp hizmetlerimizi hayata geçiriyoruz. Ekiplerimiz Danışment, Eğridere, Çökertme, Bozalan, Kurudere ve Selimiye Mahallelerinde çalışmalarını tamamladı. İlçemizi daha modern bir görüntüye kavuşturmak ve mahalle sakinlerinin konforlu ve kullanışlı alanlarda yaşamlarını sürdürmesini sağlamak amacıyla hizmetlerimiz yoğun bir şekilde devam edecek. Mahallelerimizde yapılması gereken çalışmaları tespit etmek amacıyla gerçekleştirdiğimiz ziyaretleri bundan sonraki süreçte de sürdüreceğiz. Çalışmalarımız tüm mahalle sakinlerimize hayırlı olsun” dedi. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p style="margin-bottom:13px"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 17:59:05 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/milas-belediyesi-ekipleri-ilce-genelinde-hummali-calismalar-yapiyor-1774537145.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Başkan Hatice Gençay, Deniz Ulaşımında Yeni Dönem İçin İZDENİZ ile Bir Araya Geldi</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/baskan-hatice-gencay-deniz-ulasiminda-yeni-donem-icin-izdeniz-ile-bir-araya-geldi-84447</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/baskan-hatice-gencay-deniz-ulasiminda-yeni-donem-icin-izdeniz-ile-bir-araya-geldi-84447</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Didim’in turizm ve ulaşım vizyonuna katkı sağlayacak önemli bir temas daha gerçekleştirildi. Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, İZDENİZ A.Ş. Genel Müdürü Gökhan Marım ve yönetim ekibiyle bir araya gelerek Didim merkezli yeni deniz ulaşımı ve turizm projelerini değerlendirdi.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Ege’de Yeni Ulaşım Hattı Gündemde</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Gerçekleştirilen görüşmede; Didim, Bodrum, Leros ve İzmir hattında planlanan deniz taşımacılığı, transfer ve turizm odaklı iş birlikleri ele alındı. Bölgesel turizmi canlandırması hedeflenen projelerin, özellikle yaz sezonunda hareketliliği artırması ve alternatif ulaşım imkânları sunması bekleniyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">“Tarihin ve turizmin kalbi” olarak nitelendirilen Didim’in vizyonu doğrultusunda gerçekleştirilen temasların verimli geçtiği ifade edildi.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Başkan Hatice Gençay: “Didim’i Ege’nin Önemli Cazibe Merkezlerinden Biri Haline Getireceğiz”</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Ziyarete ilişkin değerlendirmede bulunan Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, Didim’in gelişimi için ulaşımdan turizme her alanda yeni projeler üretmeye devam ettiklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">“Kentimizin potansiyelini en iyi şekilde değerlendirmek ve Didim’i Ege’nin önemli cazibe merkezlerinden biri haline getirmek için çalışıyoruz. Bu görüşmelerin somut projelere dönüşmesiyle birlikte hem turizm hem de ulaşım alanında önemli bir ivme yakalayacağımıza inanıyorum.”</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 10:48:49 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/baskan-hatice-gencay-deniz-ulasiminda-yeni-donem-icin-izdeniz-ile-bir-araya-geldi-1774424929.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dalında Çürüyen Değil, Sofraya Ulaşan Bereket</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/dalinda-curuyen-degil-sofraya-ulasan-bereket-84446</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/dalinda-curuyen-degil-sofraya-ulasan-bereket-84446</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Balçova Belediyesi, park ve bahçelerde dalında kalan zeytin ve turunçları toplayarak üretime dönüştürdü. Kent Lokantası’nda işlenen ürünler, ihtiyaç sahibi vatandaşların sofralarına ulaştırılırken Başkan Onur Yiğit, “Bu sadece bir üretim değil, dayanışmanın büyümesidir” dedi.<br />
<br />
Balçova’da yıllardır dalında kalan, yere düşerek çürüyen zeytin ve turunçlar artık ihtiyaç sahibi vatandaşların sofralarına ulaşıyor. Balçova Belediyesi'nin sosyal dayanışmayı güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği çalışmalar, doğanın sunduğu bereketi üretime ve paylaşmaya dönüştürüyor.<br />
<br />
Göreve geldiği günden bu yana sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı öncelikli alanlardan biri olarak belirleyen Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit’in öncülüğünde başlatılan çalışmalar kapsamında, park ve bahçelerdeki atıl durumdaki ürünler ekonomiye ve toplumsal faydaya kazandırıldı.<br />
<br />
İlk etapta ilçedeki zeytin ağaçlarından toplanan ürünler sıkıma gönderilerek zeytinyağına dönüştürüldü. Elde edilen yağlar Kent Lokantası bünyesindeki aşevinde yemek üretiminde kullanıldı. Günlük hazırlanan sıcak yemekler ise Mahalle Yaşam Alanları aracılığıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlara ulaştırıldı.<br />
<br />
Kış aylarında ise benzer bir çalışma turunç için hayata geçirildi. Park ve Bahçeler ekipleri tarafından özenle toplanan turunçlar, Kent Lokantası’nda işlenerek sofralık turunç suyu, reçel ve özellikle çocuklar için kurabiyeye dönüştürüldü. Üretilen tüm ürünler, yine Mahalle Yaşam Alanlarımız aracılığıyla ücretsiz olarak ihtiyaç sahiplerine dağıtıldı.<br />
<br />
<strong>“Bu kentin bereketi çöpe gitmeyecek”</strong><br />
<br />
Yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmede bulunan Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit, yapılan işin yalnızca bir üretim faaliyeti olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:<br />
<br />
“Bazen bir şeyi değiştirmek için büyük adımlar atmanız gerekmez. Etrafınıza dikkatle bakmanız yeterlidir. Yıllardır dalında kalan, yere düşen ve çürüyen bu ürünlere baktık ve dedik ki; doğanın bize sunduğu bu bereket neden sofralara ulaşmasın? Biz belediyeciliği yalnızca hizmet üretmek olarak görmüyoruz. Dayanışmayı büyütmek, paylaşmayı çoğaltmak ve kimseyi geride bırakmamaktır. Balçova’nın bereketi heba olmayacak.”<br />
<br />
Başkan Yiğit, toplanan ürünlerin emekle işlendiğini ve doğrudan ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığını belirterek, “Bir lokma paylaşıldığında bereket büyür. Biz de Balçova’da doğanın sunduğunu emekle işliyor, dayanışmayla büyütüyor ve yine hemşehrilerimizle paylaşıyoruz” dedi.<br />
<br />
<strong>Emek, doğa ve dayanışma aynı hikâyede buluştu</strong><br />
<br />
Çalışmalarda görev alan Park ve Bahçeler ekipleri ise turunç ve zeytin toplama sürecinin zorluğuna dikkat çekerek, dikenli ağaçlar ve soğuk hava koşullarına rağmen büyük bir özveriyle çalıştıklarını ifade etti. Ekipler, yıllarca çürüyüp giden ürünleri bu kez dalından toplayarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırmanın kendileri için ayrı bir motivasyon kaynağı olduğunu dile getirdi.<br />
<br />
Kent Lokantası’nda görev yapan ekipler de turunçların işlenme sürecinin zahmetli olduğunu ancak ortaya çıkan ürünlerin vatandaşlara ulaşmasının tüm yorgunluğu unutturduğunu belirtti.<br />
<br />
<strong>Hedef: Daha fazla üretim, daha fazla dayanışma</strong><br />
<br />
Balçova Belediyesi, mevcut üretim kapasitesini artırmayı ve daha fazla vatandaşa ulaşmayı hedefliyor. Bu kapsamda ilçede ağaç sayısının artırılması için çalışmalar sürdürülürken, “Hoş Geldin Bebek Hatıra Ormanı’nda dikilen zeytin ağaçlarından da önümüzdeki yıllarda ürün elde edilmesi planlanıyor.<br />
<br />
Balçova’da hayata geçirilen bu model, doğanın sunduğu kaynakların doğru yönetildiğinde nasıl bir toplumsal faydaya dönüşebileceğini gösterirken; dayanışma, üretim ve paylaşmanın aynı hikâyede buluştuğu örnek bir belediyecilik anlayışı olarak öne çıkıyor.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 10:48:14 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/dalinda-curuyen-degil-sofraya-ulasan-bereket-1774424894.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İzmir İtfaiyesi gücüne güç katıyor</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/izmir-itfaiyesi-gucune-guc-katiyor-84445</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/izmir-itfaiyesi-gucune-guc-katiyor-84445</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, yangın ve afet risklerine karşı müdahale kapasitesini artırmak için 14’ü kadın 100 itfaiye personeli alacak. KPSS’den en az 60 puan şartının arandığı başvurular 27 Mart’a kadar devam edecek, adaylar sözlü ve uygulamalı sınavların ardından belirlenecek.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, çoklu krizlerle daha etkin mücadele edebilmek amacıyla kadrosunu güçlendiriyor. İzmir İtfaiyesi bünyesinde görevlendirilmek üzere, 14’ü kadın toplam 100 itfaiye personeli için başvuru süreci başladı. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında gerçekleştirilecek alımlarla; arama kurtarma, yangınla mücadele, su baskınlarına müdahale ve teknik kurtarma alanlarında sahadaki müdahale kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Sınavlara katılmak isteyen adaylar, başvurularını İtfaiye Eğitim Şube Müdürlüğü’nün Buca Toros yerleşkesine şahsen yapıyor. Tüm adaylar için 2024 yılında yapılan KPSS’den en az 60 puan alma şartı aranıyor. Başvurular 27 Mart’a kadar devam edecek. Şartları sağlayan adaylar, sözlü ve uygulamalı sınavlara katılmaya hak kazanacak.</p>

<p><strong>“İzmir itfaiyesi her an göreve hazır”</strong></p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkan Vekili Ahmet Karaman, küresel iklim krizi ve artan kuraklığın kentler için ciddi bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekti. Geçen yıl İzmir’de yaşanan büyük orman yangınlarını hatırlatan Karaman, “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde 4 buçuk milyon nüfusa sahip kentimizin can ve mal güvenliğini korumak için teşkilatımızı güçlendiriyoruz. Bu kapsamda 100 yeni personelin istihdamı için süreci başlattık” dedi. Geçtiğimiz yıl meydana gelen ve ciddi tahribata yol açan yangınlarda İzmir İtfaiyesi’nin gece gündüz görev yaptığını, bu süreçte önemli bir deneyim kazandığını vurgulayan Karaman, “İzmir’in olası yangınları en az hasarla atlatması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hem araçlarımız hem de teşkilatımız 7 gün 24 saat göreve hazır. Ancak daha da iyi olmak için yoğun çaba gösteriyoruz” diye konuştu.</p>

<p><strong>İstenilen şartlar açıklandı</strong></p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılacak 100 kişilik itfaiye personeli alımı; lisans, ön lisans ve ortaöğretim düzeylerinde gerçekleştirilecek. Lisans mezunları arasından yapılacak 50 kişilik alımda; Acil Yardım ve Afet Yönetimi, Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği, Antrenörlük Eğitimi, Spor Yöneticiliği, Egzersiz ve Spor Bilimleri ile Rekreasyon bölümleri mezunları başvuru yapabilecek. Bu adayların en az B sınıfı sürücü belgesine sahip olması gerekiyor. Ön lisans mezunları arasından alınacak 40 kişi için; itfaiyecilik ve yangın güvenliği, itfaiyecilik ve sivil savunma ile sivil savunma ve itfaiyecilik programlarından mezun olma ve en az C sınıfı sürücü belgesi şartı aranıyor. Ortaöğretim düzeyinde yapılacak 10 kişilik alımda ise İtfaiyecilik ve Yangın Güvenliği alanından mezun ve en az B sınıfı sürücü belgesine sahip adaylar başvurabilecek.</p>

<p><strong>Boy ve kilo ölçümleri yapılıyor</strong></p>

<p>Başvuru şartlarında fiziki yeterlilik kriterleri de dikkat çekiyor. Buna göre erkek adayların en az 1,67 metre, kadın adayların ise en az 1,60 metre boyunda olması ve boy-kilo dengesinin belirlenen sınırlar içinde bulunması gerekiyor. Ölçümler başvuru sırasında yapılıyor. Ayrıca adayların, sınav tarihi itibarıyla 30 yaşını doldurmamış olması; kapalı alan, dar mekân ve yükseklik gibi durumlara karşı fobisinin bulunmaması ve itfaiye hizmetlerinin zorlu çalışma koşullarına uygun bir sağlık durumuna sahip olması şartı aranıyor.</p>

<p><strong>Sözlü ve uygulama sınavı mayısta</strong></p>

<p>Alım süreci, sözlü ve uygulamalı sınavların ardından tamamlanacak. Sözlü ve uygulamalı sınavlar, 4-15 Mayıs 2026 tarihleri arasında saat 09.00’dan itibaren, İtfaiye Eğitim Şube Müdürlüğü’nün Toros yerleşkesinde gerçekleştirilecek. Belirlenen tarihte sınava katılmayan adaylar sınav hakkını kaybetmiş sayılacak. Sözlü sınavda adaylar; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Atatürk İlke ve İnkılapları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile mahalli idarelere ilişkin temel mevzuattan sorumlu olacak. Başvuru süreci ve detaylara belediyenin resmi internet sitesi üzerinden ulaşılabiliyor.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/izmir-itfaiyesi-gucune-guc-katiyor-1774424880.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kartepe de Bayram, Çocukların Neşesiyle Güzelleşti</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/kartepe-de-bayram-cocuklarin-nesesiyle-guzellesti-84444</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/kartepe-de-bayram-cocuklarin-nesesiyle-guzellesti-84444</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kartepe Belediyesi tarafından Ramazan Bayramı’nın son iki gününde Kartepe Kent Çarşısı’nda düzenlenen çocuk şenliği, yoğun katılımla gerçekleşti. Bayram coşkusunun doyasıya yaşandığı etkinlikte çocuklar ve aileleri unutulmaz anlar yaşadı.</p>

<p><strong>Bayram Coşkusu Şenlikle Taçlandı</strong></p>

<p>Birbirinden renkli etkinlikler, oyunlar ve gösterilerle dolu şenlik alanı iki gün boyunca büyük ilgi gördü. Çocukların neşesi ve enerjisi alana yansırken, aileler de bayramın keyfini çocuklarıyla birlikte çıkardı. Şenlik alanına kurulan oyun parkurları ve şişme oyun grupları, çocukların en çok ilgi gösterdiği alanlar arasında yer aldı. Gün boyu süren aktivitelerde çocuklar doyasıya eğlenirken, aileler de bu mutluluğa ortak oldu.</p>

<p><strong>Sahne Gösterileri Büyük Beğeni Topladı</strong></p>

<p>Etkinlik kapsamında düzenlenen sahne performansları izleyenleri kendine hayran bırakırken, yarışmalar da yoğun ilgi gördü. Pamuk şekeri ve geleneksel ikramlar ise bayramın sıcak atmosferini pekiştirdi.</p>

<p><strong>Başkan Kocaman’dan Bayram Ziyareti</strong></p>

<p>Kartepe Belediye Başkanı Av. M. Mustafa Kocaman da şenlik alanını ziyaret ederek çocuklar ve ailelerle bir araya geldi. Çocuklarla yakından ilgilenen Başkan Kocaman, ailelerin mutluluğuna ortak oldu. Kartepe Belediye Başkanı Av. M. Mustafa Kocaman ailelerin Ramazan Bayramı’nı kutlayarak "Biz sadece bir şenlik düzenlemiyoruz; evlatlarımıza o eski, sıcak ve samimi bayram kültürünü aşılıyoruz. Çocuklarımızın yüzündeki o içten gülümsemenin, yıllar sonra bile hatırlayacakları güzel bir anıya dönüşmesini arzu ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki bugün yaşadıkları bu mutluluk, yarının en kıymetli hatıraları olacak. " dedi.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 13:45:31 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/kartepe-de-bayram-cocuklarin-nesesiyle-guzellesti-1774262731.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Down Sendromunda Beyin Gelişimini Desteklemenin Yolları</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/down-sendromunda-beyin-gelisimini-desteklemenin-yollari-84443</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/down-sendromunda-beyin-gelisimini-desteklemenin-yollari-84443</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Doğuştan gelen genetik bir farklılık olan Down sendromu, toplumda genellikle yüz görünümü ve öğrenme güçlüğü olarak biliniyor. Tüm vücudu etkileyen bir farklılık olan Down sendromunda; kalp, tiroid, sindirim sistemi gibi birçok organın düzenli olarak kontrolünün ve nörolojik takibin de yapılması gerekiyor. Down sendromlu çocuklarda beyin gelişiminde de bazı farklılıklar görülebiliyor. Bu farklılıkların “zaten Down sendromlu” diye geçiştirilmemesi gerekiyor. Erken dönemde yapılan fizyoterapi, konuşma terapisi ve özel eğitim desteği çocukların potansiyelini belirgin şekilde artırıyor. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Nörolojisi Bölümü’nden Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, Down sendromlu bireylerde nörolojik takibin önemi hakkında detaylı bilgiler verdi.&nbsp;</p>

<p><strong>Down sendromunda erken tanı, çocukların gelişimi için önemli</strong></p>

<p>Down sendromlu çocukların beyin gelişimi farklı bir seyir izler. Bu durum kas gevşekliği (hipotoni), motor gelişimde gecikme (geç oturma, geç yürüme), konuşmanın daha geç başlaması, dikkat ve öğrenme güçlükleri şeklinde kendini gösterebilir. Bu nedenle Down sendromlu çocukların çocuk nörolojisi uzmanı tarafından takibi ve düzenli testlerinin yapılması önemlidir. Çocuğun ihtiyacına göre önerilen fizik tedavi, konuşma terapisi ve özel eğitimler; Down sendromlu çocukların potansiyellerini görünür şekilde artırmaktadır.&nbsp;</p>

<p>Down sendromlu bir çocukta düzenli kontrol edilmesi gerekenler testler şunlardır;</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;•&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Kalp kontrolleri</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;•&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Tiroid testleri</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;•&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;İşitme ve görme muayeneleri</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;•&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Kan sayımı</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;•&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Çölyak taraması</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;•&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Ortopedik değerlendirme</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;•&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Nörolojik gelişim takibi</p>

<p><strong>Yaşam boyu düzenli kontrol, olası hastalıkların takibi için şart!</strong></p>

<p>Down sendromlu çocuklarda görülme riski olan bazı hastalıklar vardır. Yapılan düzenli kontroller ve doktor muayenesi çocukların gelişimi ve özellikle Down sendromlu çocuklarda daha sık görülebilecek hastalık risklerinin fark edilmesi açısından önemlidir.&nbsp;</p>

<p>Down sendromlu çocuklarda görülebilecek hastalıklar şunlardır;</p>

<p><strong>1-Sara (Epilepsi) Riski</strong></p>

<p>Down sendromlu çocuklarda sara hastalığı toplum ortalamasından daha sık görülür. Özellikle bebeklik döneminde bazı özel nöbet tipleri ortaya çıkabilir. Bunlardan biri West sendromu olarak bilinen bebeklik çağı spazmlarıdır. Erken tanı ve tedavi, çocuğun zihinsel gelişimi açısından çok önemlidir.</p>

<p>Ailelerin dikkat etmesi gereken durumlar şunlardır:</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;•&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Ani irkilme şeklinde tekrarlayan hareketler</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;•&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Dalgınlık atakları</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;•&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Daha önce kazandığı becerilerde gerileme</p>

<p><strong>2-Boyun Bölgesi ve Omurilik Riski</strong></p>

<p>Down sendromlu bireylerde bağ dokusu daha gevşek olabilir. Bu nedenle boyun omurları arasında gevşeklik görülebilir. Nadiren omuriliğe baskı yapabilecek bir durum gelişebilir.</p>

<p>Aşağıdaki belirtiler ciddiye alınmalıdır:</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;•&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Yürümede belirgin bozulma</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;•&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Kollarda güçsüzlük</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;•&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Denge kaybı</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;•&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;İdrar kontrolünde değişiklik</p>

<p>Bu tür durumlarda mutlaka bir nörolojik değerlendirme gerekir.</p>

<p><strong>3-Uyku Problemleri ve Öğrenme</strong></p>

<p>Down sendromlu çocuklarda horlama ve uyku apnesi daha sık görülür. Gece boyunca kaliteli uyuyamayan bir çocukta aşağıdaki sorunlar gelişebilir;</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;•&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Dikkat sorunları</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;•&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Huzursuzluk</p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;•&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Öğrenmede zorlanma</p>

<p>Bazen “davranış problemi” sanılan durumun altında uyku bozukluğu olabilir.</p>

<p><strong>4-Ergenlikte Görülebilen Gerileme</strong></p>

<p>Bazı Down sendromlu gençlerde ergenlik döneminde ani içine kapanma, konuşmada azalma veya hareketlerde yavaşlama görülebilir. Bu durum her zaman “ergenlik dönemi” diye açıklanamaz. Nörolojik ve psikiyatrik değerlendirme gerekebilir.</p>

<p><strong>5-Alzheimer</strong></p>

<p>Down sendromlu bireylerde ilerleyen yaşlarda Alzheimer hastalığı riski artmıştır. Bu nedenle nörolojik takip çocuklukta başlar ama yaşam boyu sürer.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 13:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/down-sendromunda-beyin-gelisimini-desteklemenin-yollari-1774262703.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Suyun Aktığı Yerde Eşitlik Büyür</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/suyun-aktigi-yerde-esitlik-buyur-84442</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/suyun-aktigi-yerde-esitlik-buyur-84442</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sürdürülebilir Üretim ve&nbsp;Tüketim Derneği Dünya Su Günü açıklamasında&nbsp;güvenli su ve sanitasyonun insan hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin kritik öğeleri olduğuna dikkat&nbsp;çekerek herkesin daha güvenli suya eriştiği, cinsiyet eşitliğinin sağlandığı yaşam için harekete geçerek</strong>&nbsp;<strong>su yönetimi çözümlerinde kadını öncelikleyelim&nbsp;çağrısı yaptı.</strong></p>

<p>Her yıl, evlerine yakın güvenli suya erişimi olmayan 2,1 milyar insanı etkileyen önemli bir soruna dikkat çeken bir tema ile 1993 yılından beri kutlanan 22 Mart Dünya Su Günü’nde&nbsp;İstanbul Teknik Üniversitesi(İTÜ) Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu&nbsp;herkesin daha güvenli suya eriştiği, cinsiyet eşitliğinin sağlandığı yaşam için harekete geçerek su yönetimi çözümlerinde kadını öncelikleyelim&nbsp;çağrısı yaparak SÜT-D Su Perileri Projesi ile etki yaratıyoruz dedi.</p>

<p><strong>Suyun aktığı yerde eşitlik büyür</strong></p>

<p>Bu yıl Birleşmiş Milletler(BM) Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları(SKA) içinde SKA5:Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve SKA6: Temiz Su ve Sanitasyon ile güvenli su ve sanitasyonun insan hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin kritik öğeleri olduğuna 22 Mart Dünya Su Günü’nde dikkat çekilerek tüm kadın ve kız çocuklarını güçlendirmek hedefli kampanya “Suyun aktığı yerde eşitlik büyür” teması ile yürütülüyor bilgisini veren İTÜ Öğretim Üyesi ve SÜT-D Başkanı Prof.Dr. Filiz Karaosmanoğlu, &nbsp;küresel su krizi herkesi etkiliyor. Ancak bu etki eşit değil. Eşitsizlikler artarken en büyük yükü kadınlar ve kız çocukları taşıyor, dedi.</p>

<p><strong>Su, kadın ve korkutucu sayılar</strong></p>

<p>Prof. Karaosmanoğlu BM verisine göre:&nbsp;</p>

<ul>
	<li>Kadınların dörtte birinden fazlası, 1 milyardan çok kadının güvenli içme suyu erişimi yok</li>
	<li>1,8 milyardan fazla evde içme suyu yokken &nbsp;her üç haneden ikisinde su toplamadan kadın sorumlu</li>
	<li>Veri&nbsp;bulunan 53 ülkede&nbsp;kadınlar ve kız çocukları &nbsp;erkekler ve erkek çocuklardan üç kat daha fazla olarak günde 250 milyon saat su toplama işi yapıyor</li>
	<li>Güvenli olmayan su, sanitasyon ve hijyen her gün beş yaşın altındaki yaklaşık bin çocuğun ölümüne neden oluyor</li>
	<li>Ülkelerin yaklaşık %14'ünde kadınların suyla ilgili karar alma ve su yönetimine eşit şekilde katılımını sağlayacak mekanizmalar bulunmamakta</li>
</ul>

<p>korkutucu sayılarına vurgu yaparak hepimize düşen görevleri bilme gereğine dikkat çekti.&nbsp;</p>

<p><strong>Su yönetimi çözümlerinde kadını öncelikleyelim</strong></p>

<p>Su yönetimi çözümlerinde evde, okulda, işte, yolda, tarlada, ormanda, yaşamda her yerde en doğru ve iyiyi başarmak için kadın ve kız çocuklarını merkeze alma vakti geldi.Kadın sesinin, liderliğinin ve yetkilerinin tam tanındığı, su&nbsp;kararlarında eşit söz hakkına sahip olduğu,&nbsp;dönüştürücü, kapsayıcı, hak temelli yeni bir yaklaşım şart. Hepimiz, tüm paydaşlar öğrenmeli, etki yolumuzu seçmeli ve nasıl değer yaratacağımızı belirlemeliyiz diyen Dr. Karaosmanoğlu sivil toplum kuruluşlarının bu yolda paydaş sorumluluğu yüksek değerlendirmesini yaptı.</p>

<p><strong>SÜT-D’nin su perileri görevde</strong></p>

<p>SÜT-D Başkanı Karaosmanoğlu “15 Eylül 2025’te kız çocuklarına sürdürülebilir yaşam kültürü için su yönetimini öğretme, uygulatma ile değer yaratma hedefli Su Perileri projemizi başlattık. İlk paydaş okulumuz Beşiktaş Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM). BİLSEM okullarımızda yetenekli öğrencilerin gelişimleri hızlandırılmakta, okul saatleri dışında özel eğitimler verilmekte. Beşitaş BİLSEM’de Müdür Dr. Meral Topal, Öğretmen Aysel Gökçe ve Öğretmen Ayşe Demirkan koordinasyonunda projemizde &nbsp;20 kız çocuğu, 20 anne ve 6 kız kardeş ile ilerliyoruz. Bugün çevrim içi kutlamamızı yapacağız, dedi.</p>

<p><strong>Harekete geçelim</strong></p>

<p>Herkesin daha güvenli suya eriştiği, cinsiyet eşitliğinin sağlandığı yaşam için harekete geçmek için hepimizin her yerde yapacakları olduğunu ifade eden Dr. Karaosmanoğlu, harekete geçelim çağrısı ile Dünya &nbsp;Su Günü kutlamasını sundu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/suyun-aktigi-yerde-esitlik-buyur-1774262671.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ASAT tan Alanya nın geleceğine yatırım</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/asat-tan-alanya-nin-gelecegine-yatirim-84441</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/asat-tan-alanya-nin-gelecegine-yatirim-84441</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, 2019-2026 yılları arasında Alanya’da gerçekleştirdiği yatırımlarla ilçenin altyapısını önemli ölçüde yeniledi ve güçlendirdi. Alanya’da içme suyu, kanalizasyon, yağmur suyu, atıksu arıtma ve üstyapı dahil olmak üzere toplam 3 milyar 524 milyon 272 bin 140 TL yatırım hayata geçirildi.</p>

<p>Büyükşehir Belediyesi’nin planlı ve sürdürülebilir şehircilik vizyonu doğrultusunda yürütülen çalışmalarla Alanya’nın altyapısı modern standartlara kavuşturuldu. Artan nüfus ve gelişen şehir yapısı doğrultusunda ilçede planlı yatırımlara devam edilecek.<br />
İÇME SUYUNDA GÜÇLÜ ALTYAPI<br />
ASAT tarafından ilçede 377 bin 237 metre içme suyu hattı imalatı gerçekleştirildi. Yeni yerleşim alanları sisteme dahil edilirken, ekonomik ömrünü tamamlayan hatlar yenilendi. Bu kapsamda içme suyu yatırımları için 1 milyar 468 milyon 425 bin 449 TL kaynak kullanıldı. Yapılan çalışmalarla vatandaşların sağlıklı ve kesintisiz içme suyuna erişimi güvence altına alındı.<br />
KANALİZASYON ŞEBEKESİ GENİŞLEDİ<br />
Alanya genelinde 84 bin 112 metre kanalizasyon hattı döşendi. Çevre sağlığını önceleyen projelerle atık suyun güvenli şekilde taşınması sağlandı. Kanalizasyon yatırımlarının toplam maliyeti 384 milyon 087 bin 324 TL oldu.<br />
YAĞMUR SUYU HATLARIYLA TAŞKIN RİSKİNE ÖNLEM<br />
İlçede aşırı yağışlara karşı önlem almak amacıyla 1.921 metre yağmur suyu hattı inşa edildi. Bu çalışmalar için 21 milyon 484 bin 762 TL yatırım gerçekleştirildi. Yapılan imalatlarla su baskınlarının önüne geçilmesi hedeflendi.<br />
ATIKSU YATIRIMLARIYLA ÇEVRE KORUMA<br />
Atıksu altyapısı ve arıtma yatırımları kapsamında 597 milyon 310 bin 590 TL’lik çalışma hayata geçirildi. Bu yatırımlar sayesinde atık suların çevreye zarar vermeden arıtılması sağlanarak Alanya’nın doğal değerleri koruma altına alındı.<br />
ASFALT VE ÜSTYAPI ÇALIŞMALARI<br />
Altyapı imalatlarının ardından üstyapı düzenlemeleri de eş zamanlı olarak yürütüldü. Bu kapsamda 450 milyon 598 bin 747 TL asfalt yatırımı gerçekleştirildi. Altyapı sonrası yolların hızlı şekilde yenilenmesiyle hem trafik güvenliği artırıldı hem de vatandaş memnuniyeti sağlandı.<br />
HİZMET VE DİĞER YATIRIMLAR<br />
Tesis, ekipman ve hizmet altyapısının güçlendirilmesi amacıyla yapılan diğer yatırımların toplamı ise 602 milyon 365 bin 268 TL oldu. Böylece ASAT’ın sahadaki operasyonel gücü ve hizmet kapasitesi artırıldı. </p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 13:44:19 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/asat-tan-alanya-nin-gelecegine-yatirim-1774262659.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Geçmişi yüzyıllara dayanan ipekböcekçiliği yeniden canlandırılıyor</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/gecmisi-yuzyillara-dayanan-ipekbocekciligi-yeniden-canlandiriliyor-84440</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/gecmisi-yuzyillara-dayanan-ipekbocekciligi-yeniden-canlandiriliyor-84440</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">Antalya Büyükşehir Belediyesi, kırsal üretimi güçlendirmek ve unutulmaya yüz tutan geleneksel üretim alanlarını yeniden canlandırmak amacıyla ipekböcekçiliğini yaygınlaştırma çalışmalarını sürdürüyor. Daha önce Sapadere İpek Evi bünyesinde başlatılan ipekböcekçiliğini geliştirme ve yaygınlaştırma çalışmaları, artık il genelinde daha geniş bir alana yayılıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">Anadolu’da uzun yıllar önemli bir geçim kaynağı olan ipekböcekçiliği, son yıllarda yeniden değer kazanmaya başladı. Dut yapraklarıyla beslenen ipekböceklerinin oluşturduğu kozalardan elde edilen ipek, tekstilden el sanatlarına kadar pek çok alanda kullanılıyor. Özellikle kırsal bölgelerde kadınların üretime katılmasını sağlayan ipekböcekçiliği, düşük maliyetli ancak katma değeri yüksek bir üretim modeli olarak dikkat çekiyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi, hem geleneksel üretimi yaşatmak hem de kırsaldaki üreticilere yeni bir gelir kapısı oluşturmak amacıyla ipekböcekçiliğini yaygınlaştırma çalışmalarına hız verdi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">35 ÜRETİCİYE 565 BESLEME TABLASI</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">Proje kapsamında Alanya’nın Dim Alacami, Bucak, Öteköy, Taşbaşı, Gümüşkavak, Uzunöz, Yaylakonak ve Şıhlar mahallelerinde üretim yapan 35 üreticiye toplam 565 adet ipekböceği besleme tablası hibe edildi. Dim Alacami Mahallesi’nde gerçekleştirilen dağıtımda Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri, üreticilere besleme tablalarını teslim etti. Yıllardır üretim yaptıklarını belirten bir üretici, verilen desteğin hayatı kolaylaştırdığı belirterek “1994’ten beri böcek tutuyorum Allah’a şükür. Tahta sandık nem tutuyordu, çok ağır oluyordu. Plastik sandık daha iyi olacak bizim için” diyerek memnuniyetini dile getirdi. &nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">“DAHA FAZLA ÜRETİM YAPMAYI PLANLIYORUZ”</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">Alanya Dim Alacami Mahallesi Muhtarı Kadir Kozak ise her yıl üretim yapıldığını belirterek, “Önceden ağaçlardan yapıyorduk, ağaçlar kırılıyordu. Kartondan yapıyorduk, karton yırtılıyordu. Kullanamıyorduk, bir seferlik oluyordu. Ama bu ömürlük oldu bizim için. Büyükşehir Belediyesi güzel bir kasa yapmış. Bunu sera şeklinde yapıp daha fazla üretmeyi düşünüyorum. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz. Öncü oldular” diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">BÖLGE EKONOMİSİNE BÜYÜK KATKI</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Cambria,serif">Alanya Ziraat Odası Başkanı Tahir Göktepe de özellikle kırsal mahallelerde üretimin desteklenmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayarak &nbsp;“Büyükşehir Belediyemize çok teşekkür ediyoruz. Özellikle Dim Alacami gibi en kırsal bölgelerin desteklenmesi çok önemli, üreticilerimiz için de çok kıymetli bir destek oldu” ifadelerini kullanarak bölge ekonomisine katkı sağlayacağını belirtti. </span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/gecmisi-yuzyillara-dayanan-ipekbocekciligi-yeniden-canlandiriliyor-1774262643.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi, Şubat 2026</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/yurt-disi-uretici-fiyat-endeksi-subat-2026-84439</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/yurt-disi-uretici-fiyat-endeksi-subat-2026-84439</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) yıllık %35,55 arttı, aylık %2,38 arttı</strong><br />
<br />
YD-ÜFE 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre %2,38 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %6,53 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %35,55 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %28,90 artış gösterdi.<br />
<br />
<strong>YD-ÜFE değişim oranları (%), Şubat 2026</strong></p>

<table>
	<thead>
		<tr>
			<th>&nbsp;</th>
			<th>Şubat 2026</th>
			<th>Şubat 2025</th>
			<th>Şubat 2024</th>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td>Bir önceki aya göre değişim oranı</td>
			<td>2,38</td>
			<td>2,05</td>
			<td>2,38</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Bir önceki yılın Aralık ayına göre değişim oranı</td>
			<td>6,53</td>
			<td>4,10</td>
			<td>7,06</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı</td>
			<td>35,55</td>
			<td>20,08</td>
			<td>62,38</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>On iki aylık ortalamalara göre değişim oranı</td>
			<td>28,90</td>
			<td>34,95</td>
			<td>52,96</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p><br />
<br />
<strong>YD-ÜFE yıllık değişim oranı (%), Şubat 2026</strong><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69c0f01ce2ff1.png" style="height:800px; width:1830px" /></p>

<p><strong>YD-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık %35,20 arttı</strong></p>

<p><br />
Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %56,66 artış, imalatta %35,20 artış olarak gerçekleşti.<br />
<br />
Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında %32,95 artış, dayanıklı tüketim mallarında %45,18 artış, dayanıksız tüketim mallarında %43,44 artış, enerjide %14,12 artış, sermaye mallarında %34,90 artış olarak gerçekleşti.<br />
<br />
<strong>YD-ÜFE yıllık değişim oranları (%), Şubat 2026</strong><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69c0f02534c1e.png" style="height:600px; width:1830px" /></p>

<p><strong>Sektörlere göre YD-ÜFE yıllık değişim oranları (%), Şubat 2026</strong><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69c0f0358badb.png" style="height:1400px; width:1830px" /></p>

<p><strong>YD-ÜFE imalat ürünlerinde aylık %2,36 arttı</strong></p>

<p><br />
Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %3,20 artış, imalatta %2,36 artış olarak gerçekleşti.<br />
<br />
Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında %2,50 artış, dayanıklı tüketim mallarında %2,13 artış, dayanıksız tüketim mallarında %2,81 artış, enerjide %4,17 artış, sermaye mallarında %1,69 artış olarak gerçekleşti.<br />
<br />
<strong>YD-ÜFE aylık değişim oranları (%), Şubat 2026</strong><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69c0f03ea0ea6.png" style="height:600px; width:1830px" /></p>

<p><strong>Sektörlere göre YD-ÜFE aylık değişim oranları (%), Şubat 2026</strong><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69c0f045ece3e.png" style="height:1400px; width:1830px" /></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/yurt-disi-uretici-fiyat-endeksi-subat-2026-1774262637.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Siber Güvenlik Uzmanı Eksikliği, Tedarik Zinciri Risklerini Önlemedeki En Büyük Engellerden Biri</title>
                <category>TEKNOLOJİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/siber-guvenlik-uzmani-eksikligi-tedarik-zinciri-risklerini-onlemedeki-en-buyuk-engellerden-biri-84438</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/siber-guvenlik-uzmani-eksikligi-tedarik-zinciri-risklerini-onlemedeki-en-buyuk-engellerden-biri-84438</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kaspersky tarafından gerçekleştirilen yeni bir küresel araştırma, nitelikli BT güvenliği çalışanı eksikliğinin ve küresel organizasyonların tedarik zinciri ile güven ilişkisine dayalı saldırı risklerini azaltmak için çeşitli güvenlik görevlerine öncelik verme ihtiyacının altını çiziyor. Türkiye'deki katılımcıların %44'ü her iki faktörü de temel engeller arasında gösteriyor.</strong></p>

<p>Kaspersky’nin tedarik zinciri ve güven ilişkisi risklerine odaklanan son araştırmasına* göre, tedarik zinciri saldırıları şirketler için en kritik tehditlerden biri haline gelmiş durumda.&nbsp;Son bir yıl içinde her üç kurumdan biri bu tür bir saldırıya maruz kaldığını belirtiyor. Söz konusu saldırıların artan sıklığı ve etkisi, şirketlerin bu riskleri etkin şekilde yönetmesini zorlaştıran temel nedenlerin anlaşılmasını zorunlu kılıyor.&nbsp;</p>

<p>Anket sonuçlarına göre, tedarik zinciri ve güven ilişkisinden kaynaklanan risklerin azaltılmasının önündeki en büyük engellerden biri uzman iş gücü eksikliği. Bu yetersizlik, organizasyonların kendi ekosistemlerindeki potansiyel üçüncü taraf zafiyetlerini düzenli olarak tespit etme ve izleme kapasitesini kısıtlıyor. Katılımcıların belirttiği bir diğer kritik engel ise birden fazla siber güvenlik önceliği arasında denge kurma zorunluluğu. Bu durum, güvenlik ekiplerinin aynı anda çok fazla görevle ilgilenmek zorunda kaldığını ve bunun sonucunda tedarik zinciri tehditlerinin gözden kaçabildiğini gösteriyor.</p>

<p>Kaynak kısıtlılığının ötesinde, katılımcılar yapısal sorunlara da dikkat çekiyor: Türkiye'deki işletmelerin %46’sı, yüklenicilerle yapılan sözleşmelerde net BT güvenliği yükümlülüklerinin bulunmadığını belirtiyor. Ayrıca katılımcıların %35'i, BT dışı güvenlik personelinin bu riskleri tam olarak kavramadığını dile getiriyor.</p>

<p>Araştırmaya göre Türkiye'deki işletmelerin %93 gibi ezici bir çoğunluğu, tedarik zinciri ve güven ilişkisi risklerine karşı koruma önlemlerini yükseltmeleri gerektiğini kabul ederken; mevcut güvenlik önlemlerini yeterli bulanların oranı yalnızca %7’de kalıyor.</p>

<p>Aynı zamanda araştırma sonuçları, üçüncü taraf risklerine yönelik mevcut risk yönetimi uygulamaları parçalı kaldığını ve hiçbir koruma yönteminin kullanıcılar arasında %42'den fazla bir benimsenme oranına ulaşamadığını gösteriyor. En yaygın koruyucu önlem olan iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) bile Türkiye de’ki katılımcıların yalnızca %26'sı tarafından kullanılıyor. Ayrıca, kuruluşların sadece %42'si yüklenicilerin siber güvenlik duruşlarını düzenli olarak gözden geçiriyor. Sonuç olarak, işletmelerin yaklaşık üçte ikisi iş ortaklarının güvenliği konusunda sürekli görünürlük sağlayamıyor; bu da onları ekosistemlerindeki gelişen zafiyetlere karşı savunmasız bırakıyor.</p>

<p>Küresel ölçekte dikkat çekici bulgular ise, halihazırda tedarik zinciri ve güven ilişkisine dayalı saldırılara maruz kalmış şirketlerin daha güçlü güvenlik alışkanlıkları edinme eğiliminde olmasıdır. Tedarik zinciri olaylarından etkilenen şirketlerin sızma testi sonuçlarını talep etme olasılığı daha yüksekken (%56); güven ilişkisi ihlali mağdurları endüstri standartlarına uyumluluk kontrollerine (%56) ve yüklenicilerin kendi tedarik zinciri politikalarına (%53) öncelik veriyor.</p>

<p><em><strong>Kaspersky Güvenlik Operasyonları Merkezi (SOC) Başkanı Sergey Soldatov</strong>&nbsp;konuyla ilgili şu değerlendirmede bulunuyor: "Güvenlik ekipleri kapasitelerinin üzerinde çalıştığında, personel eksikliği yaşandığında ve uzun vadeli dayanıklılık stratejileri yerine acil görevlere öncelik vermek zorunda kaldığında; organizasyonlar, tedarikçi ekosistemi içinde sessizce ilerleyebilen tehditlere karşı korumasız kalıyor. Bu döngüyü kırmak için endüstrinin; standartlaştırılmış yüklenici değerlendirmelerinden ekipler arası farkındalığın artırılmasına kadar daha bütünleşik ve tutarlı hafifletme stratejilerini benimsemesi gerekiyor. Tedarik zinciri güvenliği, tüm iş ağı genelinde paylaşılan ve hesap verebilir bir sorumluluk haline gelmelidir."</em></p>

<p>Şirketlerin tedarik zinciri risklerini azaltabilmesi ve iş sürekliliğini güvence altına alabilmesi, ancak organizasyon genelinde önleyici tedbirlerin uygulanması ve tedarikçi–yüklenici ilişkilerinin stratejik bir bakış açısıyla ele alınmasıyla mümkün.</p>

<p>Kaspersky, bu riskleri azaltmak için şu adımları öneriyor:</p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li><strong>Yönetilen güvenlik hizmetlerinden yararlanın:</strong>&nbsp;Siber güvenlik kaynakları sınırlı olan kurumlar için dış kaynak kullanımı kritik önem taşır.&nbsp;Kaspersky&nbsp;Managed Detection and Response (MDR)&nbsp;ve &nbsp;Incident Response&nbsp;gibi çözümler, tehdit tespitinden müdahaleye ve sürekli korumaya kadar tüm olay yönetimi sürecini kapsar.&nbsp;</li>
	<li><strong>Siber güvenlik eğitimlerine yatırım yapın:</strong>&nbsp;Çalışanların bilgi seviyesini artırmak için uygulamaya dönük, kendi kendine ilerlemeli veya&nbsp;Kaspersky Siber Güvenlik Eğitimleri&nbsp;tercih edilmelidir. Bu sayede güvenlik ekiplerinin teknik yetkinlikleri gelişir ve şirketler daha karmaşık saldırılara karşı korunur.&nbsp;</li>
	<li><strong>Tedarikçileri anlaşma öncesinde kapsamlı şekilde değerlendirin:</strong>&nbsp;Siber güvenlik politikaları, geçmiş olay kayıtları ve sektör standartlarına uyum gibi kriterler mutlaka incelenmelidir. Yazılım ve bulut hizmetleri için ayrıca zafiyet verileri ve penetrasyon test sonuçları değerlendirilmelidir.&nbsp;</li>
	<li><strong>Sözleşmelere güvenlik gerekliliklerini dahil edin:</strong>&nbsp;Tedarikçi sözleşmeleri; düzenli güvenlik denetimleri, kurum politikalarına uyum ve olay bildirim süreçleri gibi açık bilgi güvenliği yükümlülüklerini içermelidir.&nbsp;</li>
	<li><strong>Tedarikçilerle güvenlik konusunda iş birliği yapın:</strong>&nbsp;Koruma seviyesini her iki taraf için de güçlendirmek ve güvenliği ortak bir öncelik haline getirmek kritik önem taşır.</li>
</ul>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/siber-guvenlik-uzmani-eksikligi-tedarik-zinciri-risklerini-onlemedeki-en-buyuk-engellerden-biri-1774262613.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Osmangazi Belediyesi nden Çocuklara Afet Farkındalık Eğitimi</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/osmangazi-belediyesi-nden-cocuklara-afet-farkindalik-egitimi-84437</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/osmangazi-belediyesi-nden-cocuklara-afet-farkindalik-egitimi-84437</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Osmangazi Belediyesi, afetlere karşı bilinçli ve hazırlıklı bir toplum oluşturmak amacıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında çocuklara yönelik afet farkındalık eğitimi düzenledi.</p>

<p>Osmangazi Belediyesi, kentte afet bilincini artırmak ve özellikle çocukların küçük yaşta doğru bilgiyle yetişmesini sağlamak amacıyla eğitim faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda Osmangazi Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü’ne bağlı ekipler tarafından İsmail Hakkı Tonguç Kütüphanesi’nde düzenlenen eğitim programında yaklaşık 30 öğrenciye afet farkındalık eğitimi verildi. Program çerçevesinde öğrencilere deprem başta olmak üzere afet türleri, afet öncesinde alınması gereken tedbirler, afet anında doğru davranış biçimleri ve afet sonrasında yapılması gerekenler detaylı şekilde anlatıldı. </p>

<p>Eğitimin uygulamalı bölümünde ise öğrenciler, üç boyutlu modelleme ve VR gözlük teknolojisi sayesinde afet senaryolarını deneyimleyerek öğrendikleri bilgileri pekiştirme fırsatı buldu. Osmangazi Belediyesi Afet ve Acil Durum Müdahale İstasyonu’nu da gezen çocuklar, burada yer alan ekipmanları yakından inceleyerek, hangi durumlarda kullanılabileceğine ilişkin bilgiler aldı.</p>

<p>VR Gözlüklerle Afet Senaryolarını Deneyimlediler</p>

<p>Gerçekleştirilen eğitimlerin çocukların afet bilincini artırmak açısından büyük önem taşıdığını belirten Osmangazi Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü Eğitmeni Tuğba Arda, “Bugün kütüphanemizde ilköğretim öğrencilerini ağırladık. Bu eğitimleri sık sık veriyoruz. VR gözlüklerle birlikte 3 boyutlu modelleme ile afet farkındalık eğitimleri izlettik. Çocuklar, VR gözlükler eşliğinde afet çantasının nasıl hazırlanacağını deneyimledi ve bunu çok eğlenerek yaptılar. Ayrıca çocuklarımızı kütüphanemizde ağırladık, kitap okumanın önemini vurguladık. Burada, hem evlerinde, hem okullarında uygulamaları gereken bütün pozisyonları gördüler” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Program boyunca eğitimleri dikkatle takip eden ve doğal afetlere ilişkin daha bilinçli hale gelen çocuklar ise, “Deprem nedir, yangın sırasında ne yapmamız gerekir, deprem çantasını nasıl hazırlayacağımızı, deprem anında neler yapabileceğimizi öğrendik” şeklinde konuştu.</p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 13:43:14 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/osmangazi-belediyesi-nden-cocuklara-afet-farkindalik-egitimi-1774262594.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Selçuklunun Sembol Mekanları Bayram Tatilinde Ziyaretçi Akınına Uğradı</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/selcuklunun-sembol-mekanlari-bayram-tatilinde-ziyaretci-akinina-ugradi-84436</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/selcuklunun-sembol-mekanlari-bayram-tatilinde-ziyaretci-akinina-ugradi-84436</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Konya turizmine önemli katkılar sağlayan Selçuklu Belediyesi’nin sembol mekanları bayram tatilinde yoğun ilgi gördü. Tabiatın ve doğanın, şehir yaşamıyla buluştuğu Tropikal Kelebek Bahçesi, Sille Mahallesi ve müzeler Konya’ya bayram tatili için gelen ve 3 günlük bayram tatilini fırsat bilen ziyaretçileri misafir  etti. Bayram tatilinde Selçuklu binlerce kişiyi ağırladı. <br />
Tropikal Kelebek Bahçesi doğanın mucizesine tanıklık etmek isteyenlerin tercihi oldu  <br />
Konya’da Mevlana Müzesi’nden sonra en çok ziyaret edilen lokasyonların başında gelen Konya Tropikal Kelebek Bahçesi’ne bayram tatilinde ziyarete gelen misafirler kelebeklerin olağanüstü yaşam döngüsüne tanıklık etme fırsatı buldu. Birçok tür kelebeğe doğal yaşam alanı sunan bahçede farklı türlerde binlerce bitki de bulunurken tatilde bahçeye gelen  binlerce ziyaretçi bu unutulmayacak anlara şahitlik etti.<br />
Tarihin büyülü dokusu Sille’de <br />
Ziyaretçilerin gözde mekanlarından olan  binlerce yıllık geçmişe sahip Sille Mahallesi ve burada bulunan Aya Eleni Müzesi, Sille Müzesi ile Zaman Müzesi de en çok ziyaret edilen mekanlar arasında yer alarak misafirlerini ağırladı. <br />
Başkan Pekyatırmacı: “Misafirlerimizi Selçuklu’da ağırlamaktan mutluluk duyduk”<br />
Bayram tatili için şehre  gelen misafirleri ağırlamaktan dolayı memnuniyet duyduklarını ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, “Bayram tatilinde turizmin merkezi Selçuklumuzdaki sembol mekanlarımızda birçok misafirimizi ağırladık. Bayram heyecanını sevdikleriyle beraber yaşayan vatandaşlarımız yine her zaman olduğu gibi Selçuklumuzun gözde ziyaret mekanlarına yoğun ilgi gösterdi. Ramazan Bayramı tatilinde  Konya Tropikal Kelebek Bahçesi, ve müzelerimizde vatandaşlarımızı büyük bir memnuniyetle  misafir ettik. Konya’dan,  şehir dışından ve yurt dışından gelen tüm misafirlerimize ziyaretleri ve teveccühleri için çok teşekkür ediyorum, onları yılın her döneminde şehrimize ve Selçuklumuza bekliyoruz ” dedi.  </p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 13:42:51 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/selcuklunun-sembol-mekanlari-bayram-tatilinde-ziyaretci-akinina-ugradi-1774262571.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Deprem Uzmanı Moriwaki  Uyardı:  “Yapı ve Zemin Güvenliği Hayat Kurtarır”</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/deprem-uzmani-moriwaki-uyardi-yapi-ve-zemin-guvenligi-hayat-kurtarir-84435</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/deprem-uzmani-moriwaki-uyardi-yapi-ve-zemin-guvenligi-hayat-kurtarir-84435</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Ayvalık Belediyesi ile Ayvalık Kent Konseyi iş birliğinde düzenlenen “Balıkesir’in Depremselliği ve Yapı-Zemin İlişkisi” konulu konferans, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Vural Sineması Nejat Uygur Sahnesi’nde düzenlenen etkinlikte Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki önemli değerlendirmelerde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Türkiye ve Japonya’nın aktif deprem kuşağında yer aldığını vurgulayan Moriwaki, deprem öncesinde alınacak önlemlerin can ve mal kaybını büyük ölçüde azaltacağını belirtti. Özellikle yapı güvenliği ve zemin etüdünün hayati önem taşıdığına dikkat çeken Moriwaki, Japonya’daki uygulamaların Türkiye’de de yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Türkiye’de yapı denetim sisteminin 1999 depremi sonrası önemli ölçüde geliştiğini belirten Moriwaki, yeni yapılan binaların geçmişe göre daha dayanıklı olduğunu ancak sistemin eksikliklerinin giderilmesi gerektiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Türkiye’deki yapı stokunun önemli bir bölümünün kaçak yapılardan oluştuğunu da dile getiren Moriwaki, mevcut deprem yönetmeliğinin Japonya’ya kıyasla daha katı kurallar içerdiğini ancak bu kuralların etkin uygulanmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Konferans, deprem bilincinin artırılması ve güvenli yapılaşmanın önemine dikkat çekilmesi açısından katılımcılardan büyük ilgi gördü.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 14:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/deprem-uzmani-moriwaki-uyardi-yapi-ve-zemin-guvenligi-hayat-kurtarir-1773748063.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Polisan Holding Sürdürülebilirlik Endeksinde 6. Sırada</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/polisan-holding-surdurulebilirlik-endeksinde-6-sirada-84434</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/polisan-holding-surdurulebilirlik-endeksinde-6-sirada-84434</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kurumsal sürdürülebilirlik alanındaki güçlü performansını istikrarlı biçimde sürdüren Polisan Holding, BİST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde üst üste 9 yıl yer alarak önemli bir başarıya daha imza attı. Holding, sorumlu üretim ve sürdürülebilir değer yaratma yaklaşımıyla Refinitiv’in ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) değerlendirmesinde&nbsp;<strong>86 puan alarak kimya sektöründe değerlendirilen 517 şirket arasında 6’ncı sırada</strong>&nbsp;konumlandı.</p>

<p>Polisan Holding, 2017 yılından bu yana Borsa İstanbul tarafından oluşturulan BİST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer alarak sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını istikrarlı biçimde sürdürmeye devam ediyor.&nbsp; Çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansı; çevre boyutunda emisyonlar, kaynak kullanımı ve inovasyon, sosyal boyutta insan hakları, ürün sorumluluğu ve iş gücü, yönetişim boyutunda ise yönetim yapısı ile kurumsal sosyal sorumluluk stratejileri alanlarında ortaya koyduğu politika, uygulama ve performans sonuçları üzerinden değerlendirilmektedir.</p>

<p>Sürdürülebilirliği iş süreçlerinin merkezine konumlandıran Polisan Holding; enerji verimliliği, düşük karbon hedefleri, sıfır atık yaklaşımı ve yenilenebilir enerji kullanımı gibi alanlarda yürüttüğü çalışmalarla uzun vadeli değer yaratmayı amaçlıyor. Bu yaklaşım doğrultusunda sürdürülebilirlik performansını uluslararası standartlara uygun şekilde düzenli olarak raporluyor.</p>

<h2><strong>Yazıcı: “Sürdürülebilirlikteki istikrarımız rekabet gücümüzü güçlendiriyor”</strong></h2>

<p><strong>Polisan Holding İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi&nbsp;</strong><strong><strong>Esra Y</strong>azıcı</strong>, sürdürülebilirlik çalışmalarına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “BİST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde 9 yıl üst üste yer almak; sürdürülebilirliği tüm iş süreçlerimizin merkezine yerleştirme konusundaki kararlılığımızın önemli bir göstergesi. Tedarik zinciri yönetiminden dijitalleşme ve inovasyon projelerine, insan hakları ve çeşitlilik çalışmalarından döngüsel ekonomi uygulamalarına kadar geniş bir alanda sürdürülebilir değer yaratmayı hedefliyoruz. Çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında ortaya koyduğumuz bu performans, şirketimizin dayanıklılığını ve rekabet gücünü güçlendirmeye devam ediyor. Önümüzdeki dönemde de sosyal fayda üretmeye ve kaynak verimliliğine odaklanarak sürdürülebilirlik yolculuğumuzu kararlılıkla sürdüreceğiz.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 14:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/polisan-holding-surdurulebilirlik-endeksinde-6-sirada-1773748023.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bosch Rexroth ve Kawasaki den  İş Birliği</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/bosch-rexroth-ve-kawasaki-den-is-birligi-84433</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/bosch-rexroth-ve-kawasaki-den-is-birligi-84433</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bosch Rexroth AG ile Kawasaki Heavy Industries, Ltd., geleceğin şantiyelerinde inovasyon ve sürdürülebilirliği teşvik etme vizyonuyla arazi tipi makineler sektöründe kapsamlı bir iş birliği planladıklarını duyurdu. Bu amaç doğrultusunda bir Mutabakat Zaptı 2 Mart 2026 tarihinde ABD'de Conexpo fuarı öncesinde imzalandı. İş birliğinin kapsamı, önümüzdeki dönemde netleşecek teknik detayların ve rekabet hukuku incelemelerinin ardından tam olarak şekillenecek.</p>

<p>Planlanan stratejik ortaklık Bosch Rexroth’un sistem uzmanlığını, gelişmiş elektronik ve yazılım yetkinliklerini ve kapsamlı elektrik portföyünü, Kawasaki’nin hassas hidrolik donanımı ve benzersiz ekskavatör sistem uzmanlığı ile birleştirmeyi hedefliyor. Bu yaklaşım sayesinde sektörün en acil ihtiyaçlarına yanıt veren akıllı makine konseptlerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. &nbsp;Bu kapsamda artırılmış iş sahası güvenliği, otonom operasyon, kesintisiz veri alışverişi ve daha sürdürülebilir enerji kaynaklarına geçişin hızlandırılması için çalışılacak. Planlanan bu iş birliği, OEM iş ortakları ve son kullanıcılar için kalıcı ve dönüştürücü faydalar vaat ediyor.</p>

<p>Bosch Rexroth CTO’su ve Mühendislik faaliyetlerinden sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Steffen Haack iş birliği ile ilgili şunları söyledi: “Güçlerimizi birleştirme planımız, inovasyona ve müşteri odaklı çözümler sunmaya olan bağlılığımızın altını çiziyor. Öngörülen iş birliği kapsamında yetkinliklerimizi bir araya getirerek, OEM iş ortaklarımızın gelişmiş hidrolik, elektrifikasyon, dijitalleşme ve değişen enerji kaynaklarının getirdiği karmaşıklıkları güvenle yönetmelerini sağlamayı hedefliyoruz. Arazi tipi makine sektörü köklü bir dönüşümün eşiğindeyken, planlanan iş birliğimiz küresel ekskavatör pazarı için gerçekten entegre, yazılım tanımlı çözümleri hızlandırabilir.”</p>

<p>Kawasaki Heavy Industries, Ltd. Hassas Makine &amp; Robot Şirketi Başkanı Yoshimoto Matsuda ise şunları belirtti: “Kawasaki, hidrolik inovasyona her zaman bağlı kalmış ve OEM mühendislik ekiplerimizle güçlü iş birlikleri sayesinde uygulamaya özel çözümler sundu. Bosch Rexroth ile planlanan bu kapsamlı iş birliği, teklifimizi gelişmiş dijital ve elektrifikasyon çözümlerine doğru önemli ölçüde genişletiyor. Ayrıca müşterilerimizin hızla değişen ihtiyaçlarını karşılamamıza ve hassas hidrolikte sunduğumuz değeri artırmamıza olanak tanıyor. Birbirini tamamlayan güçlü yönlerimiz sayesinde, özellikle inşaat ekipmanları pazarının yaklaşık yarısını oluşturan ekskavatörler gibi kritik segmentlerde, daha önce mümkün olmayan entegre, akıllı ve doğası gereği daha güvenli çözümler sunabiliriz. Ayrıca, hidrojen toplumunun hayata geçirilmesinde en aktif şirketlerden biri olarak, Bosch Rexroth ile hidrojen çözümleri konusundaki diyaloğumuzu derinleştirmekten memnuniyet duyuyoruz.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/bosch-rexroth-ve-kawasaki-den-is-birligi-1773747965.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Samsung Galaxy S26 Serisi ve Galaxy Buds4 Serisi   tüm dünyada satışta</title>
                <category>TEKNOLOJİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/samsung-galaxy-s26-serisi-ve-galaxy-buds4-serisi-tum-dunyada-satista-84432</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/samsung-galaxy-s26-serisi-ve-galaxy-buds4-serisi-tum-dunyada-satista-84432</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Samsung Electronics,&nbsp;Galaxy S26 serisi&nbsp;ve&nbsp;Galaxy Buds4 serisinin&nbsp;dünya çapında satışa sunulduğunu duyurdu. Samsung'un üçüncü nesil AI telefonları olan Galaxy S26 Ultra, Galaxy S26+ ve Galaxy S26, şimdiye kadarki en sezgisel ve proaktif Galaxy AI&nbsp;deneyimlerini sunarak kullanıcıların daha az adımda daha fazlasını başarmasını destekliyor. Galaxy Unpacked etkinliğinin hemen ardından piyasaya sunulan Galaxy S26 serisi, yarattığı olağanüstü erken talep doğrultusunda, ön sipariş rakamlarında önceki yılların rekorlarını da geride bırakarak çift haneli bir artış kaydetti. Dünya çapında ön sipariş veren müşterilerin %70'inden fazlasının tercihi olan premium Galaxy S26 Ultra, hızla öne çıkan bir model haline geldi.</p>

<p><strong><u>İ</u>novasyonlara liderlik eden</strong>&nbsp;<strong>Galaxy S26 Ultra</strong></p>

<p>Galaxy S26 Ultra; güçlü performans, sektör lideri kamera sistemi, geliştirilmiş sezgisel Galaxy AI ve mobil telefonlarda dünyanın ilk yerleşik Privacy Display (Gizlilik Ekranı) özelliği gibi Samsung'un en gelişmiş inovasyonlarını tek bir cihazda bir araya getiriyor. Bu özellikte, günlük kullanıma yönelik geliştirilen donanım ile yazılım bir arada çalışarak günlük görüntüleme deneyiminden ödün vermeden gizliliği koruyor. Uzun süreli performans için tasarlanan Galaxy S26 Ultra, Galaxy S serisinde şimdiye kadarki en güçlü performansa sahip. Özel olarak geliştirilmiş mobil işlemci Snapdragon® 8 Elite Gen 5 Mobile Platform for Galaxy&nbsp;ile güçlendirilen Galaxy S26 Ultra; CPU, GPU ve NPU'da kaydettiği önemli kazanımlarla deneyimlerin önceki seriye kıyasla daha hızlı ve daha akıcı olmasını sağlıyor.</p>

<p>Galaxy S26 Ultra, Samsung'un bugüne kadarki en sezgisel ve kullanıcı dostu yapay zekâ deneyimlerini kullanıcılarla buluşturuyor. Now Nudge&nbsp;gibi özellikler proaktif ve ilgili bağlamı anlayan öneriler sunarken,&nbsp;Now Brief&nbsp;önemli etkinlikler için zamanında hatırlatmalar gösteriyor. Yapay zekâ asistanı seçme imkanı&nbsp;ise kullanıcıların tek bir tuşa basarak veya sesli bir komutla görevleri daha kolay tamamlamasına yardımcı oluyor. Galaxy S26 Ultra, Samsung'un etkileyici kamera sisteminin gücünü arkasına alarak, çekim, düzenleme ve paylaşım yapma işlemlerini tek bir sezgisel iş akışında akıcı bir şekilde birleştiriyor. Nightography video, düşük ışıkta bile görüntülerin canlı olmasını sağlarken Super Steady özelliği, dinamik hareketler sırasında bile daha fazla stabilite kazanmak için yeni bir yatay kilitleme seçeneği sunuyor. Düzenleme yapmak da aynı derecede kolaylaşıyor. Yükseltilmiş Photo Assist ile kullanıcılar, yapmak istedikleri değişiklikleri kendi sözcükleriyle kolayca tarif edip görüntüleri iyileştirebiliyor ve yaratıcılıklarını ifade edebiliyor. Creative Studio ile kullanıcılar, fikirlerini kolayca, sticker’dan davetiyelere veya kişiselleştirilmiş duvar kağıtlarına kadar, gösterişli görsellere dönüştürebiliyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Galaxy Buds4 serisi: Veri destekli tasarımla gelen üstün Hi-Fi ses kalitesi</strong></p>

<p>Kullanıcılar, Samsung’un en gelişmiş ses ve giyilebilir teknoloji inovasyonlarını akıcı bir deneyim ile bir araya getiren Galaxy Buds4 serisiyle Galaxy S26 serisinin yeteneklerini ileri taşıyabiliyor. Galaxy Buds4 Pro&nbsp;ve Galaxy Buds4, Galaxy Buds serisinde bugüne kadarki en iyi dinleme deneyimini sağlamak üzere&nbsp;üstün Hi-Fi ses ve giyilebilir teknolojilerin günlük rahatlığını sunuyor. Galaxy Buds4 serisi,&nbsp;girintili sıkıştırma kontrolü&nbsp;ile&nbsp;ergonominin ultra şık halini birleştirenyeni bir&nbsp;ikonik blade tasarımına sahip. Gün boyu rahatlık ve konfor&nbsp;sunan bu tasarım,&nbsp;dünyanın&nbsp;yüz milyonlarca noktasından gelen farklı kulak yapılarına dayanan veriler ve on binden fazla kulak yapısına uyum simülasyonu uyum simülasyonu kullanılarak geliştirildi. Galaxy Buds4 Pro'da yer alan&nbsp;daha geniş woofer,&nbsp;geliştirilmiş Adaptif Ekolayzer ve Aktif Gürültü Engelleme (ANC)&nbsp;gibi güçlü donanım ve yazılım inovasyonları, orijinal kayıtlara sadık, zengin ve tam spektrumlu sesler üretiyor. Çeşitli&nbsp;yapay zekâ asistanları&nbsp;ile&nbsp;Eller serbest sezgisel kullanım özelliklerinin entegrasyonu sayesinde Galaxy Buds4 serisi, Galaxy S26 serisinin' doğal bir tamamlayıcısı olarak günlük deneyimleri telefonun ötesine taşıyor.</p>

<p>Galaxy S26 serisi, 11 Mart'tan itibaren operatörler, perakendeciler ve&nbsp;Samsung.com&nbsp;üzerinden satışa sunuldu.&nbsp;Tüm modellerde aynı tasarım diline sahip olan Galaxy S26 serisi, Kobalt Mor, Beyaz, Siyah ve Gök Mavisi renk seçeneklerinin yanı sıra Samsung.com'a özel Pembe Altın ve Gümüş renk seçenekleriyle satılıyor.&nbsp;Zarif mat kaplamaya sahip Galaxy Buds4 serisi, iki modelde de (Galaxy Buds4 Pro ve Galaxy Buds4) Beyaz ve Siyah renk seçenekleriyle satışa sunuldu. Buds4 Pro için online satışa özel Pembe Altın renk seçeneği bulunuyor.&nbsp;Daha fazla gönül rahatlığıyla kullanım için Samsung Care+, kaza sonucu oluşan hasarların hızlı onarımı, uzatılmış garanti ve hem yurt içinde hem de yurt dışında sertifikalı uzman desteği dahil olmak üzere, cihazlarının değerini koruyan kapsamlı bir koruma paketi sunuyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/samsung-galaxy-s26-serisi-ve-galaxy-buds4-serisi-tum-dunyada-satista-1773747915.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye de akran zorbalığı dünya ortalamasını aştı!</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/turkiye-de-akran-zorbaligi-dunya-ortalamasini-asti-84431</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/turkiye-de-akran-zorbaligi-dunya-ortalamasini-asti-84431</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Üsküdar Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen “Okullarda Koruyucu Ruh Sağlığı Hizmetleri, Önleme ve Farkındalık Çalışmaları” başlıklı çevrim içi eğitim programında liselerde görev yapan psikolojik danışmanlarla bir araya geldi.</p>

<p>İstanbul’daki liselerde görev yapan rehber öğretmenlere yönelik düzenlenen seminere yaklaşık 2 bine yakın psikolojik danışman ve rehber öğretmen katıldı.</p>

<p>Programda okullarda koruyucu ruh sağlığı hizmetlerinin önemi, ergenlik dönemindeki gençlerin psikolojik ihtiyaçları ve okullarda uygulanabilecek önleyici yaklaşımlar ele alındı.</p>

<p><strong>“Rehber öğretmenlerin rolü çok kritik”</strong></p>

<p>Programda konuşan Prof. Dr. Tarhan, dijitalleşen dünyada gençlerin karşılaştığı risklerin arttığını ve bu süreçte rehber öğretmenlerin çok önemli bir rol üstlendiğini belirterek, “Bugün dijitalleşen dünyada ve küresel ölçekte gençlerin birçok riskle karşı karşıya kaldığı bir dönemde rehber öğretmenlerimizin kilit rolü olduğunu görüyorum. Okullarda hem büyük bir sorumlulukları var hem de büyük bir fırsatları var.” dedi.</p>

<p>Psikolojik danışmanların yaşadıkları vakaları kayıt altına almalarının mesleki gelişim açısından önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Rehber öğretmenlerimizin yaşadıkları olayları not almalarını ve bir olgu defteri tutmalarını tavsiye ederim. Karşılaştıkları vakaları yazmaları, daha sonra bunlar üzerine düşünmeleri ve çözüm arayışlarını kaydetmeleri onların mesleki gelişimleri açısından çok önemli bir birikim oluşturur. Bu belki kısa vadede bir külfet gibi görünebilir ama uzun vadede insanı ve gençleri daha iyi anlamayı sağlayacak çok değerli bir tecrübe kazandırır.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Ergenlik dönemi kimlik arayışının yoğun yaşandığı bir süreç</strong></p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, ergenlik döneminin gençlerin kimlik arayışı yaşadığı doğal bir süreç olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Gençlik döneminin doğal bir özelliği kimlik arayışıdır. Gençler bu dönemde ‘Ben kimim, nereye yönelmeliyim, niçin varım?’ gibi sorular sorarlar. Bu süreç özellikle 12–15 yaş aralığında daha yoğun yaşanır. Nörobiyolojik olarak ergenlik ortalama 22 yaşına kadar devam eder. Hatta bazı kişilerde 30’lu yaşlara kadar uzayabilen bir süreçten söz ediyoruz.”</p>

<p>Ergenlik döneminde beynin gelişimi nedeniyle duyguların aklın önüne geçebildiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Ergenlikte beynin duygusal bölgeleri daha hızlı gelişirken, düşünme ve karar verme ile ilgili frontal bölgeler daha geç gelişir. Bu nedenle ergenler çoğu zaman sonunu düşünmeden hareket edebilir. Hisleri akıllarının önüne geçebilir.” ifadesinde bulundu.</p>

<p><strong>Ergenlerin üç temel psikolojik ihtiyacı var</strong></p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, ergenlik döneminde gençlerin üç temel psikolojik ihtiyaca sahip olduğunu belirterek, “Ergenlerin üç temel psikolojik ihtiyacı vardır: Aidiyet, yeterlilik ve anlam. Aidiyet duygusu, gencin kendisini ailesine, okuluna veya arkadaş grubuna ait hissetmesiyle ilgilidir. Yeterlilik duygusu, bir alanda küçük de olsa başarı yaşayabilmesiyle oluşur. Anlam duygusu ise yaptığı işin değerli olduğunu hissetmesidir.” şeklinde konuştu.</p>

<p>Bu ihtiyaçların karşılanmasının ergenlik sürecini daha sağlıklı hale getirdiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “Bu üç ihtiyaç karşılandığında ergenlik dönemi daha az fırtınalı geçer. Ancak bu ihtiyaçlar karşılanmadığında gençler kendilerini değersiz veya dışlanmış hissedebilir.” dedi.</p>

<p><strong>Arkadaş önünde küçük düşürülmek ağır bir deneyim…&nbsp;</strong></p>

<p>Okul ortamında adalet duygusunun gençler için çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Ergenler adalet konusunda çok hassastır. Öğretmenin ayrımcılık yaptığını düşündükleri anda bu durum öfke birikimine yol açabilir. Kendini değersiz veya görülmemiş hisseden genç bazen güç gösterisiyle dikkat çekmeye çalışabilir.” diye konuştu.</p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, öğrencilerin arkadaşlarının önünde küçük düşürülmemesinin önemine de dikkat çekerek, “Bir gencin arkadaşlarının önünde küçük düşürülmesi çok ağır bir deneyimdir. Bazı gençler bu tür durumlarda içine kapanır, bazıları ise biriktirdikleri öfkeyi ani ve dürtüsel davranışlarla dışa vurabilir.” ifadesinde bulundu.</p>

<p><strong>Ergenlerin hata yapma hakkı vardır</strong></p>

<p>Gençlerin hatalarının cezalandırılmak yerine eğitsel bir fırsata dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “onarıcı adalet” yaklaşımına dikkat çekti ve “Ergenlerin hata yapma hakkı vardır. Ancak başkasına zarar verme hakları yoktur. Bu nedenle ceza vermek yerine onarıcı adalet yöntemleri uygulanabilir. Örneğin topluma hizmet çalışmaları yaptırmak veya iyilik projeleri hazırlatmak gibi yöntemler gençlerin davranışlarının sonuçlarını anlamasını sağlar.” dedi.</p>

<p><strong>Korkutarak genç yönetilemez</strong></p>

<p>Prof. Dr.<strong>&nbsp;</strong>Tarhan, günümüz dünyasında otoriter ve baskıcı yaklaşımların gençler üzerinde etkili olmadığını belirterek, “Artık dünyada toplumlar açık toplum haline geldi. Dijitalleşme dünyayı adeta elektronik köy haline getirdi. Böyle bir çağda korkutarak bir genci yönetmek mümkün değildir. Gençlerin kendilerini ifade edebileceği, konuşabileceği ve paylaşabileceği ortamların oluşturulması gerekiyor.” diye konuştu.</p>

<p>Ruh sağlığında önleyici çalışmaların önemine de dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Psikiyatri çoğu zaman sorun ortaya çıktıktan sonra devreye girer. Oysa birincil koruma dediğimiz yaklaşımda sağlıklı bireylerin psikolojik dayanıklılığını artırmaya odaklanırız. Okullarda yapılacak psikolojik sağlamlık çalışmaları bu açıdan çok değerlidir.” ifadesinde bulundu.</p>

<p><strong>Dijital ortam şiddetin tek nedeni değil</strong></p>

<p>Dijitalleşmenin gençler üzerindeki etkisinin çoğu zaman yanlış yorumlandığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijital araçların tek başına şiddet üretmediğini, ancak bazı psikolojik süreçlerle birleştiğinde şiddet eğilimini kolaylaştırabildiğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, “Dijital ortam tek başına şiddetin nedeni değildir. Ama başka psikolojik mekanizmalarla birleştiğinde şiddet eğilimini kolaylaştırıcı bir etkisi vardır. Sosyal medya, video oyunları ve internet içerikleri gençlerin dünyasının bir parçası. Ancak bunların bazıları şiddeti normalleştirebiliyor. Kavga videoları, saldırgan içerikler ve şiddeti çözüm gibi gösteren videolar, özellikle ergenler üzerinde etkili olabiliyor.” dedi.</p>

<p><strong>Agresif influencer gençler üzerinde etkili…</strong></p>

<p>Dijital ortamın en önemli etkilerinden birinin şiddeti sıradanlaştırmak olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, gençlerin yalnızca dijital içeriklerden değil, gerçek hayattaki rol modellerden de etkilendiğini vurguladı ve “Dijital ortamın yaptığı en önemli etki şiddeti normalleştirmesidir. Ancak bundan daha güçlü bir etki canlı şiddettir. Ailede, çevrede ya da toplumda öfke dili iletişim dili haline gelmişse çocuk bunu model alır. Gördüğü şiddeti alışılmış bir davranış gibi algılamaya başlar.” şeklinde konuştu.</p>

<p>Bu noktada sosyal öğrenmenin önemine değinen Prof. Dr. Tarhan, psikolog Albert Bandura’nın sosyal öğrenme kuramına dikkat çekerek, özellikle agresif influencer’ların ve zorbalık içeren içeriklerin gençler üzerinde güçlü model etkisi oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>Şiddete maruz kalmak empatiyi azaltıyor</strong></p>

<p>Şiddet içeriklerine sürekli maruz kalmanın gençlerde duygusal duyarsızlaşmaya yol açabileceğini söyleyen Tarhan, bunun empati duygusunu zayıflatabileceğini belirtti ve “Şiddetin görüntülerine çok maruz kalındığında korku ve empati azalır. Bu durum kötülüğün sıradanlaşmasına yol açar. Şiddet içeriklerine sürekli maruz kalmak gençlerin duyarlılığını azaltabilir.” ifadesinde bulundu.</p>

<p><strong>Sosyal medya algoritmaları agresif içerikleri öne çıkarabiliyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, sosyal medya algoritmalarının da bu süreçte etkili olduğunu ifade ederek, dijital platformların çoğu zaman dikkat çekici ve tartışmalı içerikleri daha fazla öne çıkardığını söyledi ve “Sosyal medya algoritmaları çoğu zaman şeffaf değil. Şok edici, agresif veya tartışmalı içerikler daha hızlı yayılıyor. Arama motorlarında ve sosyal platformlarda adeta ikna laboratuvarları gibi çalışan sistemler var. Kullanıcının ilgisine göre içerik sunuluyor ve kişi sürekli aynı tür içeriklerle besleniyor.” ifadesinde bulundu.</p>

<p>Dijital ortamın özellikle ergenlik döneminde kontrolsüz kullanıldığında bağımlılık riskini artırdığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Eğer bir genç dijital ortamda saatler geçiriyor, yemek reddi, okul reddi gibi davranışlar gösteriyorsa burada bağımlılıktan söz edebiliriz. Hatta bazı vakalarda çocukların odalarına pet şişe koyup tuvalete gitmek için bile oyunu bırakmak istemediklerini görüyoruz.” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, eğlence amaçlı ekran kullanımının günlük zamanın yüzde 20’sini geçmemesi gerektiğini vurgulayarak, bu sınırın aşılması durumunda bağımlılık riskinin arttığını ifade etti.</p>

<p><strong>Dijital zorbalık korkakça yapılan bir şiddet türü</strong></p>

<p>Siber zorbalığın da gençler arasında önemli bir risk alanı olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, anonim ortamların saldırgan davranışları kolaylaştırabildiğini söyledi ve “Dijital ortamda siber zorbalık dediğimiz bir durum var. Buna dijital zorbalık da diyoruz. Kişiler anonim şekilde saklanarak saldırgan davranışlar gösterebiliyor. Bu da özellikle ergenler için ciddi bir risk oluşturuyor.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Dijitalleşme tehdit olduğu kadar fırsat da</strong></p>

<p>Dijitalleşmenin yalnızca risk değil aynı zamanda önemli fırsatlar da sunduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, doğru kullanıldığında gençlerin gelişimine katkı sağlayabileceğini ifade etti.</p>

<p>“Dijitalleşme bir sel gibi geliyor. Bu sele lanet okumak yerine onu fırsata dönüştürmemiz gerekiyor. Uçurtmayı uçurtan rüzgar değil, rüzgara karşı aldığımız pozisyondur. Eğer doğru pozisyon alırsak gelecek nesiller bize teşekkür eder.” diye konuşan Prof. Dr. Tarhan, dijital çağda en önemli konunun etik değerler eğitimi olduğunu ve özellikle erken çocukluk dönemine dikkat çekti.</p>

<p>“Ahlak doğuştan gelmez, öğrenilen bir şeydir. Erdem ve değer eğitimi en etkili şekilde 4–6 yaş arasında verilir. Bu dönem altın değerindedir. Daha sonraki yıllarda da öğrenilir ama daha zor olur.” ifadesinde bulunan Prof. Dr. Tarhan, “Okullarda yaşanan olayları cezalandırma yerine fırsat eğitimine dönüştürmek gerekir. Öğrenciyi utandırmadan, incitmeden o olay üzerinden bir öğrenme fırsatı oluşturmak eğitimciliğin en önemli becerilerinden biridir.” dedi.</p>

<p><strong>Şiddet vakalarının öncü işaretleri var</strong></p>

<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okullarda görülebilecek şiddet vakalarının çoğunda önceden ortaya çıkan bazı işaretler bulunduğunu belirterek, bu belirtilerin erken fark edilmesinin kritik önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Şiddetin yalnızca başkalarına yönelik değil, kişinin kendisine yönelttiği davranışlar şeklinde de ortaya çıkabileceğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, özellikle intihar vakalarının çoğunda öncü belirtilerin görüldüğünü vurguladı ve “İntihar da aslında kendine yönelik bir şiddettir. Başkasına yönelik şiddet gibi intihar vakalarının da öncülleri vardır. Bu belirtileri erken fark edebilmek çok önemli. Bu öncülleri çoğu zaman sınıf öğretmenleri, öğrencinin yakın arkadaşları ya da sınıf temsilcileri daha kolay yakalayabilir.” dedi.</p>

<p><strong>Ani kişilik değişimleri önemli bir uyarı işareti</strong></p>

<p>Bir öğrencinin davranışlarında aniden ortaya çıkan değişimlerin dikkatle izlenmesi gerektiğini belirten Tarhan, özellikle ergenlik döneminde görülen ani duygu durum değişimlerinin risk işareti olabileceğini söyledi ve “Daha önce neşeli ve sakin olan bir öğrenci birden durgunlaşmışsa ya da tam tersi sürekli durgun olan bir öğrenci birden aşırı hareketli hale gelmişse burada bir kişilik değişimi olabilir. Bu tür durumlarda şüphelenmek gerekir. Çünkü bu değişimler bazen duygu durum bozukluklarının habercisi olabilir.” ifadesinde bulundu.</p>

<p><strong>Şiddetin küçük belirtileri büyük olayların habercisi olabilir</strong></p>

<p>Başkasına yönelik şiddetin de çoğu zaman küçük davranışlarla başladığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Küçük şiddet davranışları büyük şiddetin habercisi olabilir. Eğer bir kişi şiddeti bir sorun çözme yöntemi haline getirmişse o kişi risk grubunda kabul edilmelidir. Okullarda risk grubu oluşturulmalı ve bu öğrenciler birebir takip edilmelidir. Bu öğrencilerin içine attığı duygular, biriktirdiği öfke ya da yaşadığı sorunlar anlaşılmaya çalışılmalıdır.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Akran zorbalığı Türkiye’de yüksek seviyede</strong></p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, akran zorbalığının da gençler arasında önemli bir sorun olduğuna dikkat çekerek, uluslararası verilerle Türkiye’deki durumu karşılaştırdı ve “Dünyada akran zorbalığı ortalama yüzde 33 civarında. OECD ortalaması bu seviyede. Türkiye’de ise bu oran yüzde 40’lara kadar çıkıyor.” dedi.</p>

<p>Ergenlik dönemindeki bazı çatışmaların doğal olduğunu ancak sistematik zorbalığın mutlaka ele alınması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, okullarda sosyal ve duygusal becerilerin geliştirilmesinin önemini vurguladı.</p>

<p><strong>Sosyal ve duygusal beceriler şiddeti azaltır</strong></p>

<p>Gelişmiş eğitim sistemlerinde “Sosyal ve Duygusal Öğrenme” modelinin yaygın olarak uygulandığını belirten Tarhan, “Şiddeti azaltmanın önemli yollarından biri sosyal ve duygusal öğrenme modelidir. Bu model öğrencilerin empati kurmasını, duygularını yönetmesini ve sorunlarını şiddet dışı yollarla çözmesini öğretir.” diye konuştu.</p>

<p>Okullarda yaşanan disiplin sorunlarının yalnızca ceza ile çözülmemesi gerektiğini belirten Tarhan, “Disiplin uygulamalarında cezalandırıcı adalet yerine onarıcı adalet yaklaşımı benimsenmelidir. Öğrencinin yaptığı hatayı telafi etmesine imkân tanıyan yöntemler daha kalıcı sonuç verir. Bazı eğitim sistemlerinde öğrenciler rastgele iyilik projelerine gönderiliyor. Yaşlı bakım evlerinde, çocuk koruma kurumlarında gönüllü çalışmalar yapıyorlar. Böylece empati geliştiriyor ve hayatın farklı yönlerini deneyimleyerek öğreniyorlar.” dedi.</p>

<p><strong>Kriz yönetimi için hazırlıklı olmak gerekir</strong></p>

<p>Okullarda yaşanabilecek şiddet veya intihar vakalarına karşı kriz yönetim planlarının hazırlanmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Krizi yönetmenin birinci şartı krize hazırlıklı olmaktır. Krize hazırlıklı olmayan kişi krizin bir parçası haline gelir. Stres altında soğukkanlı kalmak çok önemli. Kriz anında liderlik ortaya çıkar. Panik yapanı sakinleştirmek, ortamı kontrol etmek ve doğru müdahale planını uygulamak gerekir.” ifadesinde bulundu.</p>

<p><strong>Şiddet olayları sosyal bir yangın gibi görülmeli</strong></p>

<p>Okullarda kriz müdahale ve risk yönetimi planlarının oluşturulması gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, bu konunun yangın güvenliği kadar ciddiye alınması gerektiğini söyledi ve “Yangın eğitimi nasıl ciddiye alınıyorsa bu konu da aynı şekilde ele alınmalıdır. Çünkü bu da bir sosyal yangındır. Okullarda kriz önleme ve kriz müdahale planları mutlaka hazırlanmalıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/turkiye-de-akran-zorbaligi-dunya-ortalamasini-asti-1773747870.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gürer Aykal ın Zafer Konseri Eşliğinde Görkemli Bir Dönüşüm</title>
                <category>KÜLTÜR SANAT</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/gurer-aykal-in-zafer-konseri-esliginde-gorkemli-bir-donusum-84430</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/gurer-aykal-in-zafer-konseri-esliginde-gorkemli-bir-donusum-84430</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de daha önce Hyatt Regency markasıyla hizmet veren otel, Grand Hyatt segmentine yükselerek yeni marka kimliğiyle yeniden konumlandı. Yenilenen otel ve Grand Hyatt İzmir İstinyePark olarak değiştirilen yeni ismi ile birlikte yeni marka kimliği şık bir davetle tanıtıldı.</p>

<p>Davet, Grand Hyatt İzmir İstinyePark Genel Müdürü Zafer Canbaz, Orjin Grup Yönetim Kurulu Eş Başkanı Zafer Yıldırım ve eşi Zerrin Yıldırım ev sahipliğinde gerçekleşti. Davete; NATO Müttefik Kara Komutanlığı Kurmay Başkanı Korgeneral Muammer Alper ve eşi Ruşen Şafak Alper, Almanya Federal Cumhuriyeti İzmir Başkonsolosu Ralf Schröer ve eşi Alexandra Schröer, ESBAŞ CEO’su Faruk Güler, Aida Tours Kurucusu Adviye Bergemann gibi iş, diplomasi ve cemiyet hayatından isimler katıldı.</p>

<p>Devlet Sanatçısı Şef Gürer Aykal yönetimindeki İzmir Filarmoni Orkestrası’nın Zafer Konseri’nin eşlik ettiği konser, davetlilere keyifli dakikalar yaşattı.</p>

<p><strong>Şehir deneyimini yeniden tanımlamak isteyenler için bir kaçış noktası</strong></p>

<p>Daha önce Hyatt Regency markasıyla İzmir’in konaklama ve misafirperverlik algısına yeni bir vizyon kazandıran Grand Hyatt İzmir İstinyePark, Grand Hyatt anlayışıyla yeniden tasarlanan birçok ortak alanı ile misafirlerine lüks konaklama deneyimi sunuyor. Yeni avlusu, İstinyePark İzmir alışveriş merkezine kolay erişim sağlayan, yeniden tasarlanan lobisi, yeni restoran FARO7 ve kısa süre içinde açılacak özel Grand Club’ı ile otel, İzmir’in konaklama deneyimini üst sıralara çıkarıyor. Modern tasarımı, geniş SPA alanı ve gastronomik deneyimleriyle Grand Hyatt İzmir İstinyePark, şehir deneyimini çok daha ayrıcalıklı yaşamak isteyenler için bir kaçış noktası oluyor.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 14:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/gurer-aykal-in-zafer-konseri-esliginde-gorkemli-bir-donusum-1773747829.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ege Bölgesi nin ihracatı iki ayda 496 milyon dolar eridi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/ege-bolgesi-nin-ihracati-iki-ayda-496-milyon-dolar-eridi-84429</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/ege-bolgesi-nin-ihracati-iki-ayda-496-milyon-dolar-eridi-84429</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı, şubat ayı faaliyet illeri ihracat istatistiklerine göre Ege Bölgesi’nin ihracatı 2026 yılının iki aylık döneminde 496 milyon dolar geriledi. Ege Bölgesi, 2025 yılının ocak - şubat döneminde 6,8 milyar dolar ihracat yapmışken 2026 yılının aynı döneminde 6,3 milyar dolar ihracat yapabildi.</p>

<p>Ege Bölgesi'nin ihracatı şubat ayında ise; yüzde 6,5'luk azalışla 3 milyar 374 milyon dolardan 3 milyar 155 milyon dolara indi.</p>

<p>Ege Bölgesi ihracatındaki keskin düşüşün yüzde 93’e tekabül eden 462 milyon dolarlık büyük kısmı Ege Bölgesi ihracatının yüzde 70’ine imza atan İzmir ve Manisa ihracatındaki kayıplar kaynaklı oldu. Afyonkarahisar’ın ihracatı da iki ayda 68 milyon dolar eridi.</p>

<p>Ocak ayında ihracatta yüzde 8’lik kan kaybı yaşayan Ege Bölgesi, şubat ayında yüzde 6,5’luk gerilemeye engel olamadı.</p>

<p>Türkiye’nin ihracatına en çok katkı sağlayan ikinci bölge olan Ege Bölgesi ocak ayında 286 milyon dolarlık ihracat kaybı yaşarken, şubat ayındaki ihracat azalışı 210 milyon dolar şeklinde kayıtlara geçti.</p>

<p>Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi, şubat ayında 52,1 düzeyinde gerçekleşti.</p>

<p>Endeks yılın ilk çeyreğinin ortasında&nbsp;imalatçıların ihracat pazar ikliminde ılımlı&nbsp;iyileşmenin sürdüğüne işaret etsede, dünya genelinde talep koşullarındaki güçlenme Ege Bölgesi ihracat verilerine yansımadı.</p>

<p>İki aylık dönemde Türkiye’nin ihracat kaybı yüzde 1 olurken, Ege Bölgesi’nin ihracatı 2026 yılının ocak ve şubat aylarında yüzde 7’ye ulaştı.</p>

<p><strong>İzmir dördüncü sıraya geriledi</strong></p>

<p>Türkiye’de en çok ihracat yapan üçüncü şehir olan İzmir, şubat ayında yüzde 8,3’lük ihracat kaybıyla 1 milyar 747 milyon dolardan 1 milyar 601 milyon dolara düştü. İzmir’in ihracatındaki bu azalış sıralamada da Bursa’nın gerisinde kalmasına yol açtı. İzmir, şubat ayında en çok ihracat yapan iller sıralamasında dördüncü basamağa tutundu.</p>

<p>İzmir’in ihracatı, 2026 yılının ilk iki aylık döneminde 3 milyar 649 milyon dolardan 3 milyar 301 milyon dolara gerilerken, ihracattaki eksilme yüzde 9,5 oldu.</p>

<p><strong>Manisa’nın ihracattaki kayıpları derinleşiyor</strong></p>

<p>Ege Bölgesi’nin ihracatına en büyük ikinci katkıyı veren Manisa’nın ihracatta son dönemdeki kayıpları şubat ayında da sürdü. 2025 yılı şubat ayında Türkiye’ye 611 milyon dolar döviz kazandıran Manisalı ihracatçılar, 2026 yılı şubat ayında yüzde 8’lik azalışla 561 milyon dolara indiler.</p>

<p>Şubat ayında Ege Bölgesi illeri arasında en dramatik düşüşü Afyonkarahisar yaşadı. 2025 şubatında 130 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya koyan Afyonkarahisar, 2026 yılının aynı ayında 62,3 milyon dolar ihracat seviyesinde kaldı. Afyonkarahisar’ın ihracattaki kaybı yüzde 52’ye ulaştı.</p>

<p>Denizli ihracatını yüzde 9,3’lük artışla 343 milyon dolardan 375 milyon dolara çıkarırken Ege Bölgesi illeri arasında ihracatını en çok artıran il olmayı başardı.</p>

<p>Ocak ayında Ege Bölgesi’nde ihracatını en çok artıran il olan Muğla, şubat ayında da ihracatını yüzde 9’luk artışla 98,7 milyon dolardan 107,5 milyon dolara taşıdı ve ihracat artışındaki istikrarını korudu.</p>

<p>Balıkesir, 190,8 milyon dolarlık ihracatla 2025 yılı şubat ayındaki performansını tekrarlarken, Aydın yüzde 1’lik ihracat azalışıyla 153 milyon dolardan 151 milyon dolara geriledi.</p>

<p>Kütahya’nın ihracatı yüzde 8’lik artışla 70 milyon dolardan 75,4 milyon dolara çıkarken, Uşak yüzde 1’lik ihracat artışıyla 30,4 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı.</p>

<p>İhracat tablosu ihracatçıların reel kur baskısı ve maliyet artışı nedeniyle rekabette zorlandıklarını ortaya koyuyor.</p>

<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" style="width:728px">
	<tbody>
		<tr>
			<td colspan="10">
			<p><strong>Faaliyet İllerine Göre Ege Bölgesi İlleri İhracat Tablosu&nbsp;</strong></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td colspan="10" style="vertical-align:bottom">
			<p>Değer: Milyon ABD Doları</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>&nbsp;</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>&nbsp;</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>&nbsp;</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>&nbsp;</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>&nbsp;</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>&nbsp;</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>&nbsp;</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>&nbsp;</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>&nbsp;</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>&nbsp;</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p><strong>İl Adı</strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><strong>2024</strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><strong>2025</strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><strong>Değ. %</strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><strong>2025<br />
			&nbsp;OCAK-SUBAT</strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><strong>2026<br />
			&nbsp; OCAK-SUBAT</strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><strong>Değ %</strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><strong>2025<br />
			&nbsp;SUBAT</strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><strong>2026<br />
			&nbsp;SUBAT</strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><strong>Değ %</strong></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>İZMİR</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>22.536.586.590</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>22.490.846.087</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>-0,20</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>3.649.317.286</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>3.301.505.212</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>-9,53</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>1.747.799.209</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>1.601.274.447</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>-8,38</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>MANİSA</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>7.889.013.429</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>7.585.838.957</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>-3,84</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>1.186.564.037</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>1.072.660.551</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>-9,60</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>610.885.875</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>561.287.562</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>-8,12</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>DENİZLİ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>4.244.885.584</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>4.525.788.970</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>6,62</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>720.570.162</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>756.875.135</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>5,04</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>343.108.898</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>374.967.891</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>9,29</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BALIKESİR</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>2.482.810.178</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>2.604.577.817</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>4,90</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>369.638.114</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>360.346.584</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>-2,51</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>190.582.893</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>190.859.505</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>0,15</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>AYDIN</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>1.875.374.736</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>1.957.771.857</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>4,39</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>320.148.209</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>307.573.974</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>-3,93</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>153.159.700</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>151.143.017</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>-1,32</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>MUĞLA</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>1.278.669.236</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>1.389.783.185</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>8,69</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>191.224.546</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>216.617.524</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>13,28</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>98.760.853</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>107.593.976</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>8,94</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>KÜTAHYA</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>939.190.459</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>975.384.178</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>3,85</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>143.712.527</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>146.785.144</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>2,14</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>69.940.716</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>75.426.423</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>7,84</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>AFYON</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>718.746.771</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>841.486.668</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>17,08</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>195.757.173</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>115.549.915</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>-40,97</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>130.367.486</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>62.343.676</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>-52,18</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>UŞAK</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>420.246.813</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>452.467.942</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>7,67</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>61.249.471</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>64.399.983</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>5,14</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>30.043.240</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>30.422.495</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>1,26</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>&nbsp;TOPLAM</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>42.385.523.798</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>42.823.945.659</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>&nbsp;1</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>6.838.181.524</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>6.342.314.022</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>-7,00</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>3.374.648.870</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>3.155.318.991</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>-6,50</p>
			</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/ege-bolgesi-nin-ihracati-iki-ayda-496-milyon-dolar-eridi-1773747760.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uyku Kalitenizi Sessizce Sabote Eden 5 Beslenme Hatası</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/uyku-kalitenizi-sessizce-sabote-eden-5-beslenme-hatasi-84428</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/uyku-kalitenizi-sessizce-sabote-eden-5-beslenme-hatasi-84428</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Uykunun yalnızca bedenin dinlendiği pasif bir süreç olmadığını belirten&nbsp;<strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Belinda İrem Ardal</strong>, “Uyku aynı zamanda vücudun kendini onardığı, yenilediği ve bir sonraki güne hazırlandığı kritik bir biyolojik dönemdir. Uyku sırasında protein sentezi artar, gün içinde hasar gören dokular tamir edilir, öğrenilen bilgiler hafızaya kaydedilerek kalıcı hale gelir ve bağışıklık sistemi yeniden düzenlenir. Aynı zamanda büyüme hormonu salgılanır, iştahı düzenleyen hormonların dengesi sağlanır ve metabolik sistemin sağlıklı işleyişi desteklenir. Ancak pek çok kişinin zaman zaman yaşadığı uykuya dalamama, gece sık uyanma ya da sabah yorgun kalkma gibi sorunlarının ardında yalnızca stres veya yoğun yaşam temposu değil, fark edilmeden sürdürülen yanlış beslenme alışkanlıkları ve hatalı besin seçimleri de yer alabilir. Özellikle günün ilerleyen saatlerinde tüketilen bazı besinler, vücudun biyolojik ritmini etkileyerek uykuya dalış süresini uzatabilir, uyku kalitesini düşürebilir ve gece boyunca gerçekleşmesi gereken onarım süreçlerini sekteye uğratabilir” diyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Uykuyu İyileştiren Hayatını İyileştiriyor!</strong></p>

<p>Uyku kalitesinin iyileştirilmesinin yalnızca daha iyi bir uyku anlamına gelmediğini belirten&nbsp;<strong>Acıbadem Life</strong>&nbsp;<strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Belinda İrem Ardal</strong>, “Kaliteli uykunun sağlanmasıyla birlikte kronik ağrıların azalabildiği, depresyon ve kaygı belirtilerinin gerileyebildiği, migren ataklarının daha seyrek görülebildiği ve metabolik sağlığın olumlu yönde etkilenebildiği gösteriliyor. Özellikle insülin direnci olan bireylerde uyku düzeninin iyileşmesiyle insülin duyarlılığının artabildiği, iştah kontrolünün dengelenebildiği ve uzun vadede tip 2 diyabet ile obezite riskinin azaltılabildiği belirtiliyor. Bu noktada beslenme alışkanlıkları kritik bir rol üstleniyor. Tüketilen besinlerin içerdiği biyoaktif bileşenler, melatonin üretiminin düzenlenmesinden gece boyunca kan şekeri dengesinin korunmasına ve beyin aktivitesinin desteklenmesine kadar pek çok mekanizma üzerinden uyku kalitesini doğrudan etkileyebiliyor” ifadelerini kullanıyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Uyku Kalitesini Bozan 5 Kritik Beslenme Hatası</strong></p>

<p>“Uyku kalitesini etkileyen en önemli ancak çoğu zaman göz ardı edilen faktörlerden biri, gün içinde ve özellikle akşam saatlerinde yapılan beslenme tercihleridir” diyen&nbsp;<strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı,</strong>&nbsp;uyku kalitesini doğrudan etkileyen en yaygın beslenme hatalarını sıralıyor:</p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li><strong>Geç saatlerde kafein tüketmek:</strong>&nbsp;Kahve, çay ve diğer kafein içeren içecekler sinir sistemini uyararak uykuya dalış süresini uzatabilir ve derin uyku evrelerini kısaltabilir. Kafeinin uyku üzerine etkilerinin incelendiği bir çalışmada; kafein tüketiminden sonra, toplam uyku süresinde 2 saatlik azalma görüldüğü gözlemlenmiştir.</li>
	<li><strong>Akşam saatlerinde ağır ve geç yemek yemek:</strong>&nbsp;Sindirimi zor ve yüksek kalorili öğünler, gece boyunca metabolizmanın aktif kalmasına neden olarak vücudun dinlenme sürecini sekteye uğratabilir.</li>
	<li><strong>Rafine karbonhidrat ağırlıklı beslenmek:</strong>&nbsp;Yapılan çalışmalarda hem gün içinde, hem uyku öncesinde basit şeker ve rafine karbonhidrat, glikoz, fruktoz tüketen bireylerin daha yüzeysel uykuya sahip oldukları, sabah yorgun uyandıkları görülmüştür.</li>
	<li><strong>Uyku kalitesini destekleyen mikro besinleri yetersiz almak:</strong>&nbsp;Magnezyum, triptofan ve B vitaminleri gibi besin öğelerinin eksikliği, uyku düzenini sağlayan hormonların üretimini olumsuz etkileyebilir.</li>
	<li><strong>Düzensiz ve biyolojik ritme uygun olmayan beslenme alışkanlıkları:</strong>&nbsp;Gün içinde düzensiz öğün saatleri ve geç saatlerde beslenme, vücudun doğal sirkadiyen ritmini bozarak uyku kalitesini düşürebilir.</li>
</ul>

<p><strong>Uyku Kaynağı Besinler</strong></p>

<ul>
	<li><strong>Melatonin ve Serotonin kaynakları:&nbsp;</strong>Uyku kalitesini destekleyen en önemli biyolojik mekanizmalardan birinin melatonin hormonu olduğunu belirten&nbsp;<strong>Acıbadem Life Beslenme ve Diyet Uzmanı Belinda İrem Ardal</strong>, “Vücudun doğal ritmini düzenleyen melatonin hormonudur. Melatonin, mutluluk ve denge hormonu olarak bilinen serotoninden, serotonin ise triptofan adlı bir amino asitten sentezlenir. Bu nedenle, günlük beslenmede bu biyolojik döngüyü destekleyen besinlere yer vermek, daha kolay uykuya dalmayı ve gece boyunca kesintisiz bir uyku sürecini destekleyebilir. Et, balık, yumurta, kemik suyu, nohut ve susam gibi protein kaynakları, bu süreci destekleyerek uyku kalitesinin artmasına katkı sağlayabilir. Bununla birlikte çilek, nar, kivi, badem, ceviz, brokoli ve mantar gibi melatonin içeriği yüksek besinler, antioksidan etkileri ve biyolojik ritim üzerindeki düzenleyici rolleri sayesinde uyku düzeninin korunmasına yardımcı olabilir” diyor.&nbsp;</li>
	<li><strong>Vitamin kaynakları:</strong>&nbsp;Serotonin ve melatonin metabolizmasının sağlıklı şekilde devam edebilmesi için folik asit ile B3 ve B6 vitaminlerinin de kritik rol oynadığını ifade eden&nbsp;<strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Belinda İrem Ardal</strong>, “Yeşil yapraklı sebzeler, baklagiller, yumurta, balık, kabak çekirdeği, kuruyemişler ve muz gibi besinler, sinir sistemi ve hormon dengesi üzerinden uyku kalitesini destekleyen önemli mikro besin öğeleri içerir. Aynı şekilde magnezyum eksikliği, melatonin üretimini olumsuz etkileyerek uyku bölünmelerine neden olabilir. Yeşillikler, tohumlar, balık, meyveler ve aromatik bitkiler magnezyum açısından zengin kaynaklar arasında yer alır” diyor.&nbsp;</li>
	<li><strong>Amino asit kaynakları:</strong>&nbsp;Bazı amino asitlerin uyku kalitesi üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirten&nbsp;<strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Belinda İrem Ardal</strong>, “Arjinin, büyüme hormonunun salgılanmasını destekleyerek gece boyunca gerçekleşen onarım süreçlerine katkı sağlarken; kırmızı et, balık, yumurta ve baklagiller bu amino asidin önemli kaynaklarıdır. Glisin ise sinir sistemini sakinleştirici etkisiyle uykuya geçişi kolaylaştırabilir ve daha derin bir uyku sürecini destekleyebilir” ifadelerini kullanıyor.&nbsp;</li>
</ul>

<p>“Bunların yanı sıra mor ve koyu renkli meyve ve sebzelerde bulunan antosiyanin gibi güçlü antioksidanlar ile maydanoz, kereviz, nane ve turunçgillerde bulunan apigenin gibi flavonoidler, hücresel düzeyde koruyucu etkiler göstererek uyku kalitesini artırmaya katkı sağlayabilir” diyen&nbsp;<strong>Acıbadem Life Beslenme ve Diyet Uzmanı Belinda İrem Ardal</strong>&nbsp;bu bileşenlerin düzenli olarak beslenmeye eklenmesinin biyolojik ritmi desteklediğini ve vücudun gece boyunca kendini daha etkin şekilde yenilemesine yardımcı olabileceğini belirtiyor.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/uyku-kalitenizi-sessizce-sabote-eden-5-beslenme-hatasi-1773747750.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hodri Meydan İftarı</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/hodri-meydan-iftari-84427</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/hodri-meydan-iftari-84427</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Hodri Meydan Taraftarlar Derneği’nin düzenlediği iftar programında Kocaelispor ile ilgili iddialı açıklamalarda bulundu. Büyükakın, “Kocaelispor çok daha iyi yerlerde olacak” dedi.</p>

<p><b>CAMİA TEK YÜREK OLDU</b></p>

<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaelispor taraftarının en büyük oluşumu olan Hodri Meydan Taraftarlar Derneği Başkanı Enver Güler ve yönetiminin verdiği iftar programına katıldı. Kocaeli Kongre Merkezi’ndeki iftara ilgi yüksek olurken, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, AK Parti Kocaeli Milletvekili Mehmet Akif Yılmaz, Kocaelispor Başkanı Recep Durul, Teknik Direktör Selçuk İnan ve kaleci Gökhan Değirmenci taraftarları yalnız bırakmadı. Taraftarların büyük ilgi gösterdiği ve sevgi gösterileri ile karşıladığı Başkan Büyükakın, bol bol imza dağıttı.</p>

<p><b>“DESTEK DEVAM EDECEK”</b></p>

<p>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın döneminde Kocaelispor, 4 kupa kaldırıp amatörden Süper Lig’e yükseldi. Yeşil-Siyahlı ekip 16 yıllık hasretine son verirken, Türk futbolunda eşi görülmemiş bir başarıya imza attı. “Amatörden Süper Lig’e Büyükşehir Seninle” sloganıyla Kocaelispor’un her zaman en büyük destekçisi olmaya devam etti. Süper Lig’deki ilk yılında orta sıralarda kendine yer bulan Kocaelispor’un daha iyi yerlere gelmesi için desteğe devam ettiklerini belirten Başkan Büyükakın şunları söyledi:</p>

<p><b>“KOCAELİSPOR ASANSÖR TAKIM OLMAYACAK”</b></p>

<p>“Olumsuz düşünmeyelim. Olumsuzluklar üzerine yoğunlaşırsanız bir adım bile ilerleyemezsiniz. Her zaman pozitif ve iyi olana bakın. Gençlerimizin Kocaelispor için duyduğu heyecana bakın. Taraftarlar, futbolcular, teknik heyet, yöneticiler bu takıma inandı. Bu takım için herkes asansör olur, bu sene tekrar düşer diyordu. Bu takım ligde inanılmaz işler başardı. Bunu tabi ki 12. futbolcusu yani taraftarıyla birlikte başardı. Sizler en umutsuz zamanlarda bu takıma inandınız. Kocaelispor çok daha iyi yerlerde olacak.</p>

<p><b>“TEMMUZ AYINA TESİSİ YETİŞTİRECEĞİZ”</b></p>

<p>Pozitif olun, moralinizi bozmayın. Tüm olumsuzlukları devire devire daha yukarı doğru gideceğiz. Özellikle Selçuk hocamı, kaptanımızın şahsında tüm futbolcularımızı tebrik ediyorum. Taraftar iyi günde de kötü günde de takıma ve hocasına sahip çıkar. Altyapıdan genç futbolcular çıkarmalıyız. Kulübün yeni tesis projesi üzerinde başkanımız ve hocamızla yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Temmuz ayına kadar Kocaelisporumuzun çok güzel bir tesisi olacak. Hodri Meydan’a destek vermeye devam edeceğiz. Beşiktaş maçında yaptığınız koreografi muhteşemdi. Kocaelispor taraftarının ne kadar büyük olduğunu gösterdiniz.”</p>

<p><b>MEŞALELERLE KARŞILANDI</b></p>

<p>Vali Aktaş konuşmasında “Kocaelisporumuza bu kutlu yolda başarılar diliyorum. Bu takım hedefine ulaşacaktır. Buna inancımız tamdır” dedi. Milletvekili  Yılmaz, “İnançla birlikte Kocaelispor yöneticileri ve Tahir Başkanımız da bu mücadelenin başarıya ulaşmasını sağladı” şeklinde konuştu. Recep Durul, “Bugün 33 puanla ligde 8. sıradayız. Avrupa hedefimiz için yukarılara tırmanmaya devam edeceğiz” derken, Enver Güler desteklerinden dolayı taraftar adına Başkan Büyükakın’a teşekkür etti. Konuşmaların ardından Başkan Büyükakın, altyapı futbolcuları ve taraftarlarla fotoğraf çektirmek için salon dışına gitti. Meşalelerle karşılanan Büyükakın daha sonra taraftarlarla geniş aile fotoğrafı da çektirdi.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 14:42:19 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/hodri-meydan-iftari-1773747739.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Didimliler İftar Sofrasında Buluşturdu</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/didimliler-iftar-sofrasinda-bulusturdu-84426</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/didimliler-iftar-sofrasinda-bulusturdu-84426</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Ramazan ayının en mübarek gecelerinden biri olan Kadir Gecesi dolayısıyla Didim Belediyesi tarafından Cumhuriyet Kent Meydanı’nda iftar programı düzenlendi. Kurulan gönül sofrasında 2 bini aşkın Didimli aynı sofrada orucunu açtı.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Halkın yoğun ilgi gösterdiği programda Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ruhu bir kez daha hissedildi. Didimliler aynı sofrada buluşarak Kadir Gecesi’nin manevi atmosferini birlikte yaşadı.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Başkan Hatice Gençay’dan Kadir Gecesi Mesajı</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Programda konuşan Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, “Ramazan ayı paylaşmanın, dayanışmanın, birlik ve beraberliğin en güzel şekilde yaşandığı mübarek bir aydır. Bu mübarek ayın en anlamlı gecelerinden biri olan Kadir Gecesi’nde hemşehrilerimizle aynı sofrayı paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Gönül sofralarımızda bir araya gelerek kardeşliğimizi, dayanışmamızı ve birlik ruhumuzu daha da güçlendiriyoruz. Bu vesileyle tüm hemşehrilerimizin Kadir Gecesi’ni kutluyor, edilen duaların kabul olmasını diliyorum. Bu mübarek gecenin ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa sağlık, huzur, barış ve bereket getirmesini temenni ediyorum.” dedi.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:"Times New Roman",serif">Program kapsamında semazen gösterisi gerçekleştirilirken çocuklar için Hacivat ve Karagöz gölge oyunu sahnelendi.</span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 14:41:57 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/didimliler-iftar-sofrasinda-bulusturdu-1773747717.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kümes Hayvancılığı Üretimi, Ocak 2026</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/kumes-hayvanciligi-uretimi-ocak-2026-84425</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/kumes-hayvanciligi-uretimi-ocak-2026-84425</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tavuk eti üretimi 238 bin 794 ton, tavuk yumurtası üretimi 1,90 milyar adet olarak gerçekleşti</strong><br />
<br />
Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre, tavuk yumurtası üretimi %15,1 arttı, kesilen tavuk sayısı %3,0 arttı, tavuk eti üretimi %2,4 arttı.<br />
<br />
<strong>Kümes hayvancılığı üretim miktarı, Ocak 2026</strong></p>

<table>
	<thead>
		<tr>
			<th>&nbsp;</th>
			<th colspan="3">Ocak</th>
		</tr>
		<tr>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>2025</td>
			<td>2026</td>
			<td>Değişim<br />
			(%)</td>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td>Tavuk eti (Ton)</td>
			<td>233 223</td>
			<td>238 794</td>
			<td>2,4</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Kesilen tavuk (Bin adet)</td>
			<td>123 747</td>
			<td>127 444</td>
			<td>3,0</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Tavuk yumurtası (Bin adet)</td>
			<td>1 652 691</td>
			<td>1 902 299</td>
			<td>15,1</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p>Tablodaki oranlar yuvarlanmış rakamlar üzerinden hesaplanmıştır.<br />
<br />
Bir önceki ay 253 bin 993 ton olan tavuk eti üretimi Ocak ayında %6,0 oranında azalarak 238 bin 794 ton oldu.<br />
<br />
<strong>Tavuk eti üretim miktarı, Ocak 2026</strong><br />
(Bin ton)<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69b26ef2605c2.png" style="height:800px; width:1830px" /></p>

<p>Bir önceki ay 1 milyar 860 milyon 594 bin adet olan tavuk yumurtası üretimi Ocak ayında %2,2 oranında artarak 1 milyar 902 milyon 299 bin adet oldu.</p>

<p><br />
<strong>Tavuk yumurtası üretim miktarı, Ocak 2026</strong><br />
(Milyar adet)<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69b26eff8347a.png" style="height:800px; width:1830px" /></p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/kumes-hayvanciligi-uretimi-ocak-2026-1773312652.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Süt ve Süt Ürünleri Üretimi, Ocak 2026</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/sut-ve-sut-urunleri-uretimi-ocak-2026-84424</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/sut-ve-sut-urunleri-uretimi-ocak-2026-84424</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p> </p>

<p><strong>Ticari süt işletmelerince 944 bin 926 ton inek sütü toplandı</strong><br />
<br />
Ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarı, Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %0,4 arttı.<br />
<br />
Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre, inek peyniri üretimi %3,1 arttı, ayran ve kefir üretimi %6,9 arttı, yoğurt üretimi %13,8 arttı, içme sütü üretimi %4,1 arttı, tereyağı ve sadeyağ üretimi %1,3 azaldı.<br />
<br />
<br />
<strong>Toplanan inek sütü ve üretilen süt ürünleri miktarı, Ocak 2026</strong></p>

<p>(Ton)</p>

<table>
	<thead>
		<tr>
			<th> </th>
			<th colspan="3">Ocak</th>
		</tr>
		<tr>
			<td> </td>
			<td>2025</td>
			<td>2026</td>
			<td>Değişim<br />
			(%)</td>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td>Toplanan inek sütü</td>
			<td>941 352</td>
			<td>944 926</td>
			<td>0,4</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>İçme sütü</td>
			<td>150 894</td>
			<td>157 106</td>
			<td>4,1</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Yoğurt</td>
			<td>105 107</td>
			<td>119 648</td>
			<td>13,8</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Ayran ve kefir</td>
			<td>75 286</td>
			<td>80 487</td>
			<td>6,9</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>İnek peyniri</td>
			<td>71 103</td>
			<td>73 309</td>
			<td>3,1</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Tereyağı ve sadeyağ</td>
			<td>9 131</td>
			<td>9 009</td>
			<td>-1,3</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p><small>Tablodaki oranlar yuvarlanmış rakamlar üzerinden hesaplanmıştır.</small><br />
<br />
Bir önceki ay 930 bin 898 ton olan ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı Ocak ayında %1,5 oranında artarak 944 bin 926 ton oldu.<br />
<br />
<strong>Toplanan inek sütü miktarı, Ocak 2026</strong><br />
(Bin ton)<img height="800" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69b26e9675514.png" width="1830" /></p>

<p>Bir önceki ay 139 bin 862 ton olan içme sütü üretimi Ocak ayında %12,3 oranında artarak 157 bin 106 ton olarak gerçekleşti.</p>

<p><br />
<strong>İçme sütü üretim miktarı, Ocak 2026</strong><br />
(Bin ton)<img height="800" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69b26e9e6dd33.png" width="1830" /></p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 13:50:47 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/sut-ve-sut-urunleri-uretimi-ocak-2026-1773312647.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İstatistiklerle Yaşlılar, 2025</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/istatistiklerle-yaslilar-2025-84423</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/istatistiklerle-yaslilar-2025-84423</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yaşlı nüfus 9 milyon 583 bin 59 kişi oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yaşlı nüfus olarak kabul edilen 65 ve daha yukarı yaştaki nüfus, 2020 yılında 7 milyon 953 bin 555 kişi iken son beş yılda %20,5 artarak 2025 yılında 9 milyon 583 bin 59 kişi oldu. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2020 yılında %9,5 iken, 2025 yılında %11,1'e yükseldi. Yaşlı nüfusun 2025 yılında %44,7'sini erkek nüfus, %55,3'ünü kadın nüfus oluşturdu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında %13,5, 2040 yılında %17,9, 2060 yılında %27,0, 2080 yılında %33,4 ve 2100 yılında %33,6 olacağı öngörüldü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Doğurganlık göstergelerindeki hızlı düşüş eğiliminin devam edeceğini varsayan düşük senaryoya göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında %13,5, 2040 yılında %18,2, 2060 yılında %28,8, 2080 yılında %38,5 ve 2100 yılında %42,8 olacağı öngörüldü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Doğurganlığı artırıcı tedbirlerin etkili olacağını varsayan yüksek senaryoya göre yaşlı nüfus oranının 2030 yılında %13,4, 2040 yılında %17,5, 2060 yılında %25,5, 2080 yılında %29,8 ve 2100 yılında %28,2 olacağı öngörüldü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yaşlı nüfus oranı, 1950-2100</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69b26e239107c.png" style="height:359px; width:1029px" /></p>

<p><br />
Kaynak: TÜİK, Genel Nüfus Sayımları, 1950-2000<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2010-2025<br />
&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; TÜİK,&nbsp;Nüfus Projeksiyonları, 2030-2100</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yaşlı nüfusun %62,9'unun 65-74 yaş grubunda yer aldığı görüldü</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yaşlı nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde, 2020 yılında yaşlı nüfusun %63,8'inin 65-74 yaş grubunda, %27,9'unun 75-84 yaş grubunda ve %8,4'ünün 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı görüldü. Yaşlı nüfusun 2025 yılında %62,9'unun 65-74 yaş grubunda, %29,3'ünün 75-84 yaş grubunda ve %7,8'inin 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldığı görüldü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yaşlı nüfusun %0,1'ini oluşturan 100 yaş ve üzerindeki yaşlı kişi sayısı, 2025 yılında 8 bin 290 oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yaş grubuna göre yaşlı nüfus oranı, 2020, 2025</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69b26e234f04b.png" style="height:273px; width:837px" /></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2020, 2025</p>

<p>Grafikteki rakamlar, yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Türkiye nüfusunun yaş yapısı değişti</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının %10,0'ını geçmesi nüfusun yaşlanmasının bir göstergesidir. Türkiye'de yaşlı nüfus, diğer yaş gruplarındaki nüfusa göre daha yüksek bir hız ile artış gösterdi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Küresel yaşlanma süreci olarak adlandırılan "demografik dönüşüm" sürecinde olan Türkiye'de, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalma ile birlikte sağlık alanında kaydedilen gelişmeler, yaşam standardının, refah düzeyinin ve doğuşta beklenen yaşam süresinin artması ile nüfusun yaş yapısı şekil değiştirdi. Çocuk ve gençlerin toplam nüfus içindeki oranı azalırken yaşlıların toplam nüfus içindeki oranı artış gösterdi. Türkiye, oransal olarak yaşlı nüfus yapısına sahip ülkelere göre hala genç bir nüfus yapısına sahip olsa da, yaşlı nüfus sayısal olarak oldukça fazladır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Nüfus piramidi, 1935, 1975, 2025</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69b26e24a9e74.png" style="height:344px; width:1356px" /></p>

<p><br />
Kaynak: TÜİK, Genel Nüfus Sayımları,1935, 1975<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Türkiye nüfusunun ortanca yaşı yükseldi</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ortanca yaş, yeni doğan bebekten en yaşlıya kadar nüfusu oluşturan kişilerin yaşları küçükten büyüğe doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşıdır. Nüfusun yaşlanması ile ilgili bilgi veren göstergelerden biri olan ortanca yaş, 2020 yılında 32,7 iken 2025 yılında 34,9 oldu. Ortanca yaş 2025 yılında erkeklerde 34,2, kadınlarda 35,7 olarak gerçekleşti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre ortanca yaşın 2030 yılında 37,1, 2040 yılında 41,4, 2060 yılında 48,0, 2080 yılında 51,5 ve 2100 yılında 52,2 olacağı öngörüldü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yaşlı bağımlılık oranı 2025 yılında %16,2 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Çalışma çağındaki yüz kişiye düşen yaşlı sayısını ifade eden yaşlı bağımlılık oranı, 2020 yılında %14,1 iken bu oran 2025 yılında %16,2'ye yükseldi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre yaşlı bağımlılık oranının 2030 yılında %19,5, 2040 yılında %26,5, 2060 yılında %45,5, 2080 yılında %61,9 ve 2100 yılında %61,6 olacağı öngörüldü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Türkiye, yaşlı nüfus oranına göre sıralamada 194 ülke arasında 75. sırada yer aldı</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Birleşmiş Milletler dünya nüfus tahminlerine göre 2025 yılı için dünya nüfusunun 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişi, yaşlı nüfusun ise 856 milyon 880 bin 405 kişi olduğu tahmin edildi. Bu tahminlere göre dünya nüfusunun %10,4'ünü yaşlı nüfus oluşturdu. En yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilk üç ülke sırasıyla %36,0 ile Monako, %30,0 ile Japonya ve %25,1 ile İtalya oldu. Türkiye, 194 ülke arasında 75. sırada yer aldı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yaşlı nüfus oranının en yüksek ve en düşük olduğu 5 ülke, 2025</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69b26e244ca55.png" style="height:315px; width:878px" /></p>

<p><br />
Kaynak: Birleşmiş Milletler, 2024 Dünya Nüfus Beklentileri, 2025<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il Sinop oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında %21,7 ile Sinop oldu. Bu ili %21,1 ile Kastamonu, %20,0 ile Giresun izledi. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu il ise %3,8 ile Şırnak oldu. Bu ili %4,5 ile Şanlıurfa, %4,7 ile Hakkari izledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yaşlı nüfus oranının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69b26e2370c14.png" style="height:326px; width:885px" /></p>

<p><br />
Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının %10,0 ve üzerinde olduğu il sayısı 2025 yılında 62 oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>İllere göre yaşlı nüfus oranı, 2025</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69b26e249f5f6.png" style="height:398px; width:1048px" /></p>

<p><br />
Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Bir birey 65 yaşına ulaştığında yaşaması beklenen ortalama ömür 18,0 yıl oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hayat Tabloları, 2022-2024 sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi Türkiye geneli için 78,1 yıl, erkekler için 75,5 yıl ve kadınlar için 80,7 yıl oldu. Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşamakta olup, doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,2 yıl oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Türkiye'de 65 yaşına ulaşan bir kişinin beklenen yaşam süresi ortalama 18,0 yıl oldu. Erkekler için bu sürenin 16,3 yıl, kadınlar için 19,6 yıl olduğu gözlendi. Diğer bir ifade ile 65 yaşına ulaşan kadınların erkeklerden ortalama 3,3 yıl daha fazla yaşayacağı tahmin edildi. Beklenen yaşam süresi 75 yaşında 11,0 yıl iken 85 yaşında 5,8 yıl oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yaş ve cinsiyete göre beklenen yaşam süresi, 2022-2024</strong><br />
<br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69b26e239c248.png" style="height:351px; width:853px" /><br />
<br />
Kaynak: TÜİK, Hayat Tabloları, 2022-2024<br />
<br />
<strong>Yaklaşık her 4 haneden birinde en az bir yaşlı fert bulunduğu görüldü</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Türkiye'de 2025 yılında toplam 26 milyon 977 bin 795 haneden 7 milyon 46 bin 560'ında en az bir yaşlı fert bulunduğu görüldü. En az bir yaşlı fert bulunan hanelerin oranı %26,1 oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Türkiye'de 1 milyon 836 bin 496 yaşlının tek başına yaşadığı görüldü</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>En az bir yaşlı fert bulunan 7 milyon 46 bin 560 hanenin 1 milyon 836 bin 496'sını tek başına yaşayan yaşlı fertler oluşturdu. Bu hanelerin %73,5'ini yaşlı kadınlar, %26,5'ini ise yaşlı erkekler oluşturdu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Hanehalkı tiplerine göre yaşlı nüfus oranı, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69b26e2463820.png" style="height:239px; width:820px" /></p>

<p><br />
Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025</p>

<p><br />
<strong>Tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en yüksek olduğu il Balıkesir oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>En az bir yaşlı fert bulunan haneler içinde tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında %34,3 ile Balıkesir oldu. Bu ili %34,1 ile Çanakkale, %33,7 ile Burdur izledi. Bu oranın en düşük olduğu il ise %8,3 ile Hakkari oldu. Bu ili %13,8 ile Batman, %15,0 ile Van izledi.</p>

<p><br />
<strong>Tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69b26e237b924.png" style="height:262px; width:793px" /></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yaşlı fertlerin %37,9'unun en az bir çocuğu ile aynı adreste ikamet ettiği görüldü</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yaşlı fertlerin 15 ve daha yukarı yaştaki yaşayan çocukları ile ikamet ettikleri yerlere göre yakınlıkları incelendiğinde ve birden fazla çocuğu olan yaşlı fertlerin en yakın mesafede ikamet eden çocuğunun ikamet yeri dikkate alındığında, 2025 yılında yaşlı fertlerin %37,9'unun en az bir çocuğu ile aynı adreste, %5,9'unun çocuğu ile aynı binada, %6,8'inin aynı cadde veya sokakta, %8,3'ünün çocuğu ile aynı köyde veya mahallede, %15,0'ının çocuğu ile aynı ilçede ve %9,3'ünün çocuğu ile aynı ildeki farklı bir ilçede ikamet ettiği görüldü. Yaşlı fertlerin %9,9'unun aynı ilde ikamet eden çocuğunun olmadığı, %1,7'sinin Türkiye'de ikamet eden çocuğunun olmadığı görüldü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yaşlı fertler yaş grubuna göre incelendiğinde, 75 ve daha yukarı yaştaki fertlerin %36,4'ünün, 85 ve daha yukarı yaştaki fertlerin %39,9'unun, 90 ve daha yukarı yaştaki fertlerin %43,0'ının en az bir çocuğu ile aynı adreste ikamet ettiği görüldü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin %14,3'ünün aynı ilde yaşayan çocuğunun olmadığı görüldü</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin 2025 yılında %10,1'inin en az bir çocuğu ile aynı binada, %12,8'inin aynı cadde veya sokakta, %13,3'ünün çocuğu ile aynı köyde veya mahallede, %22,8'inin çocuğu ile aynı ilçede ve %14,2'sinin çocuğu ile aynı ildeki farklı bir ilçede ikamet ettiği görüldü. Tek başına yaşayan yaşlı fertlerin %14,3'ünün aynı ilde ikamet eden çocuğunun olmadığı, %2,7'sinin Türkiye'de ikamet eden çocuğunun olmadığı görüldü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Tek başına yaşayan ve aynı ilde ikamet eden çocuğu olmayan yaşlı fertlerin oranının en yüksek olduğu il, 2025 yılında %40,9 ile Çankırı oldu. Bu ili %39,8 ile Kastamonu, %39,3 ile Sinop izledi. Tek başına yaşayan ve aynı ilde ikamet eden çocuğu olmayan yaşlı fertlerin oranının en düşük olduğu il ise %4,1 ile İstanbul oldu. Bu ili %4,8 ile Gaziantep, %5,2 ile Şırnak ve Şanlıurfa izledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Tek başına yaşayan ve aynı ilde çocuğu olmayan yaşlı fertlerin oranının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69b26e248288d.png" style="height:265px; width:783px" /></p>

<p><br />
Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Okuma yazma bilen yaşlı nüfus oranı 2024 yılında %88,4 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yaşlı nüfus içinde okuma yazma bilenlerin oranı 2024 yılında %88,4 iken okuma yazma bilmeyenlerin oranı %11,6 oldu. Yaşlı nüfus eğitim durumuna göre incelendiğinde, 2024 yılında yaşlı nüfusun %46,7'sinin ilkokul mezunu, %10,4'ünün ortaokul veya dengi okul/ilköğretim mezunu, %10,4'ünün lise veya dengi okul mezunu, %9,0'ının yükseköğretim mezunu olduğu görüldü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Okuma yazma bilen yaşlı erkeklerin oranı %97,0 iken yaşlı kadınların oranı %81,5 oldu. Bitirilen tüm eğitim düzeylerinde yaşlı erkek nüfus oranının yaşlı kadın nüfus oranından daha yüksek olduğu görüldü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Eğitim durumu ve cinsiyete göre yaşlı nüfus oranı, 2024</strong><br />
<br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69b26e2365835.png" style="height:283px; width:817px" /><br />
<br />
Kaynak: TÜİK, Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı, 2024<br />
Grafikteki rakamlar, yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.<br />
<br />
<strong>Eşi ölmüş yaşlı kadınların oranı, eşi ölmüş yaşlı erkeklerin oranının 4,2 katı oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yaşlı nüfus yasal medeni duruma göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu görüldü. Yaşlı erkek nüfusun 2025 yılında %1,5'inin hiç evlenmemiş, %83,8'inin resmi nikahla evli, %4,2'sinin boşanmış, %10,6'sının eşi ölmüş olduğu görülürken yaşlı kadın nüfusun %2,9'unun hiç evlenmemiş, %47,5'inin resmi nikahla evli, %4,7'sinin boşanmış, %44,9'unun ise eşi ölmüş olduğu görüldü.</p>

<p><br />
<strong>Medeni durum ve cinsiyete göre yaşlı nüfus oranı, 2025</strong><br />
<br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69b26e247819d.png" style="height:306px; width:951px" /><br />
<br />
Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2025<br />
Grafikteki rakamlar, yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan yaşlıların oranı %22,8 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre 2025 yılında toplam nüfusun %27,9'unun yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında iken yaşlı nüfus için bu oranın %22,8 olduğu görüldü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan yaşlı nüfus cinsiyete göre incelendiğinde, bu oranın yaşlı erkeklerde %21,8, yaşlı kadınlarda ise %23,6 olduğu görüldü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yaşlı nüfusun işgücüne katılma oranı 2024 yılında %13,1 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İşgücü İstatistiklerine göre, işgücüne katılma oranı 2020 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfus için&nbsp; %49,3 iken 2024 yılında %54,2 oldu. Bu oran yaşlı nüfus için 2020 yılında %10,0 iken 2024 yılında %13,1 oldu. İşgücüne katılma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, bu oran yaşlı erkek nüfusta 2024 yılında %21,4 iken yaşlı kadın nüfusta %6,5 oldu. Yaşlı nüfustaki işsizlik oranının 2020 yılında %2,7 iken 2024 yılında %2,9 olduğu görüldü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yaş grubu ve cinsiyete göre işgücü durumu, 2024</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69b26e2492701.png" style="height:303px; width:803px" /></p>

<p><br />
Kaynak: TÜİK, İşgücü İstatistikleri, 2024</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Çalışan yaşlı nüfusun 2024 yılında %56,9'u tarım sektöründe yer aldı</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İşgücü istatistiklerine göre, istihdam edilen yaşlı nüfusun sektörel dağılımı incelendiğinde, 2024 yılında yaşlı nüfusun %56,9'unun tarım, %32,0'ının hizmetler, %7,7'sinin sanayi, %3,4'ünün ise inşaat sektöründe yer aldığı görüldü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yaşlılar 2024 yılında en fazla dolaşım sistemi hastalıklarından hayatını kaybetti</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre, 2024 yılında ölen yaşlıların %39,9'u dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetti. Bu hastalığı ikinci sırada %17,2 ile solunum sistemi hastalıkları, üçüncü sırada %14,1 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler takip etti.<br />
<br />
Ölüm nedenleri cinsiyete göre incelendiğinde, cinsiyetler arası en büyük farkın iyi huylu ve kötü huylu tümörlerde olduğu görüldü. İyi huylu ve kötü huylu tümörler nedeniyle hayatını kaybeden yaşlı erkeklerin oranı %18,1 iken yaşlı kadınların oranı %10,1 oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Ölüm nedeni ve cinsiyete göre ölen yaşlıların oranı, 2024</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69b26e24d8f50.png" style="height:560px; width:860px" /></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: TÜİK, Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri, 2024</p>

<p>Grafikteki rakamlar, yuvarlamadan dolayı toplamı vermeyebilir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı 2024 yılında %3,0 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre, Alzheimer hastalığından hayatını kaybeden yaşlıların sayısı, 2020 yılında 13 bin 714 iken 2024 yılında 10 bin 742 oldu. Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı 2020 yılında %3,7 iken bu oran 2024 yılında %3,0 oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı cinsiyete göre incelendiğinde, 2024 yılında Alzheimer hastalığından ölen yaşlı erkeklerin oranı %2,2 iken yaşlı kadınların oranı %3,8 oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların cinsiyete göre oranı, 2010-2024</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69b26e250f26c.png" style="height:280px; width:830px" /></p>

<p><br />
Kaynak: TÜİK, Ölüm Nedeni İstatistikleri, 2010-2017<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; TÜİK, Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri, 2018-2024</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>İnternet kullanan yaşlı bireylerin oranı 2025 yılında %53,2 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre, İnternet kullanan 65-74 yaş grubundaki bireylerin oranı 2020 yılında %27,1 iken bu oran 2025 yılında %53,2'ye yükseldi. İnternet kullanan yaşlı bireyler cinsiyete göre incelendiğinde, erkeklerin kadınlardan daha fazla İnternet kullandığı görüldü. İnternet kullanan yaşlı erkeklerin oranı 2025 yılında %61,3 iken yaşlı kadınların oranı %46,1 oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yaşlı bireylerin internet kullanım oranı, 2020, 2025</strong></p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69b26e23a6b1f.png" style="height:238px; width:778px" /></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/istatistiklerle-yaslilar-2025-1773312633.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Geleceğin hekimleri ilk adımı attı!</title>
                <category>EĞİTİM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/gelecegin-hekimleri-ilk-adimi-atti-84422</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/gelecegin-hekimleri-ilk-adimi-atti-84422</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi&nbsp;2025-2026&nbsp;Akademik Yılı 1. sınıf öğrencileri, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlenen törenle hekimlik mesleğinin simgesi olan beyaz önlüklerini giydi. Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümlerine yeni başlayan geleceğin hekimleri, kutsal mesleklerine ilk adımı atmanın gururunu yaşadı.</p>

<p>Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi İbni Sina Oditoryumu’nda gerçekleştirilen "14 Mart Tıp Bayramı ve Beyaz Önlük Giyme Töreni", akademi dünyasını ve geleceğin doktorlarını bir araya getirdi.</p>

<p><strong>Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “İyi hekim olmanın yolu önce iyi insan olmaktan geçer”</strong></p>

<p>Ailelerin de ilgi gösterdiği törende konuşan Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Yönetim Üst Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, hekimlik mesleğinin yalnızca bilimsel bilgiye dayalı bir alan olmadığını, aynı zamanda etik değerler, insanlık ve iletişim becerileriyle şekillenen bir meslek olduğunu vurguladı.</p>

<p>Beyaz önlük giyme töreninin hekim adaylarının hayatında unutulmaz bir dönüm noktası olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “İnsan hayatında unutulmayacak bazı günler vardır. Beyaz önlük giyme töreni de bu açıdan çok önemli bir gün. Öğrencilerimizin meslek hayatları boyunca hatırlayacakları anlamlı bir başlangıçtır.” dedi.</p>

<p>Hekimliğin hem bir bilim hem de bir sanat olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Hekimlik sadece bir meslek değildir; aynı zamanda bir sanattır ve bilimle birlikte yürür. Bu nedenle iyi hekim olmadan önce iyi insan olmak gerekir. İyi insan olmayı başaramayan bir kişinin iyi hekim olması mümkün değildir.” diye konuştu.</p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, hekimliğin dünyada etik kuralları en erken gelişmiş mesleklerden biri olduğunu belirterek, meslek hayatında etik ilkelere bağlı kalmanın önemine dikkat çekti ve “Meslek hayatında sizi en güçlü şekilde koruyacak kalkan etik ilkelerdir. Küçük bir yanlış ya da küçük bir yalan zamanla büyük hatalara dönüşebilir. Büyük kötülükler çoğu zaman küçük bir hatayla başlar.” ifadesinde bulundu.</p>

<p><strong>“Bilimsel merakınızı kaybetmeyin”</strong></p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, tıp alanında bilginin hızla değiştiğini belirterek genç hekim adaylarının sürekli öğrenmeye açık olması gerektiğini ifade ederek, “Bilginin yarı ömrü eskiden 30 yıldı, bugün 3 yıla kadar düştü. Bu nedenle bilimsel merakınızı kaybetmemek çok önemli. Hastaya zarar vermenin yollarından biri de onu tedavisiz bırakmaktır. Yeni bilgileri takip etmek, literatürü sürekli güncel tutmak gerekir.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>“Tevazu ve eleştiriye açıklık hekimi geliştirir”</strong></p>

<p>Başarılı bir hekim olmanın önemli özelliklerinden birinin tevazu olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Tevazu, insana ‘Ben hata yapabilirim’ duygusunu verir. Bu duygu eleştiriye açık olmayı sağlar. Araştırmalar tevazu sahibi kişilerin daha az hata yaptığını ve karar mekanizmalarını daha sağlıklı kullandığını gösteriyor.” dedi.</p>

<p><strong>“İletişim, bazen ilaçtan daha etkilidir”</strong></p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, hekim-hasta ilişkisinde iletişimin önemine dikkat çekerek, “İlaçtan daha etkili bir yöntem vardır; iletişim. Hastayla kurulan güven ilişkisi tedavinin başarısını doğrudan etkiler.” diye konuştu.</p>

<p>Plasebo etkisinin de bu güven ilişkisini gösteren bilimsel bir örnek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, hastanın hekime güvenmesi durumunda tedavi sürecinin daha olumlu ilerleyebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>“Hastayı vaka değil insan olarak görmek gerekir”</strong></p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, hekimlikte yapılan en büyük hatalardan birinin hastayı yalnızca bir “vaka” olarak görmek olduğunu dile getirerek, “Hastayı vaka olarak değil insan olarak görmek gerekir. Hastayı dinlemek, onun duygularını anlamak tanı koymada ve tedavide büyük fark yaratır.” ifadesinde de bulundu.</p>

<p>Konuşmasında İbn-i Sina’nın hekimlik anlayışına da değinen Tarhan, “İbn-i Sina’nın dediği gibi; ‘Hekim bazen tedavi eder, çoğu zaman teselli eder.’ Hekimin görevi sadece tedavi etmek değil, aynı zamanda hastaya umut ve güven verebilmektir.” şeklinde konuştu.</p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, konuşmasının sonunda hekimliğin insan hayatına doğrudan dokunan çok özel bir meslek olduğunu belirterek, “Hekimin eli kutsaldır denirken aslında insanın varoluşuna ve hayatına dokunabilen bir meslekten söz edilir. Bu mesleğin size sunduğu fırsatı etik değerler ve insan sevgisiyle değerlendirmenizi diliyorum.” dedi.</p>

<p><strong>Prof. Dr. Hikmet Koçak: “Hekimlik bir meslek değil, bir yaşam tarzıdır”</strong></p>

<p>14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlenen beyaz önlük giyme töreninde konuşan Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hikmet Koçak, hekimliğin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı olduğunu vurgulayarak tıp öğrencilerini tebrik etti ve “İnsan hayatında önemli aşamalar vardır. Bunlardan biri de liseden sonra meslek seçme dönemidir. Belki bazılarınız kendi isteğiyle, bazılarınız da ailelerinin yönlendirmesiyle bu yolu seçti. Ancak sonuçta en kıymetli mesleklerden biri olan hekimliği tercih ettiniz. Hepinizi tebrik ediyorum, hayırlı olsun.” dedi.</p>

<p><strong>“Beyaz önlük güven ve sorumluluğun sembolüdür”</strong></p>

<p>Prof. Dr. Koçak, beyaz önlüğün hekimlik mesleğinde önemli bir sembol olduğunu belirterek, “Beyaz önlüğü giydiğinizde karşınızdaki hastaya aslında şu mesajı veriyorsunuz: ‘Bana güvenebilirsiniz. Ben sizin dertlerinize çare bulmak için kendimi bu mesleğe adadım.’ Aynı zamanda hekimlik, hastanın sırlarını korumayı da gerektirir. Çünkü hekim ile hasta arasında güçlü bir güven ilişkisi vardır.” ifadesinde bulundu.</p>

<p><strong>“Steteskop sadece bir araç değil, emeğin sembolüdür”</strong></p>

<p>Hekimliğin bir diğer önemli simgesinin steteskop olduğunu ifade eden Prof. Dr. Koçak, “Steteskop sadece bir kalbi dinlemek için kullanılan bir araç değildir. Gençliğinizi, hayallerinizi ve emeğinizi temsil eden bir semboldür. Beyaz önlük ve steteskop bir araya geldiğinde karşınızdaki insana güven veren bir hekim kimliği ortaya çıkar.” dedi.</p>

<p><strong>“Tıp geçmişten gelen bir birikimin devamıdır”</strong></p>

<p>Konuşmasında tıp tarihine de değinen Prof. Dr. Koçak, hekimliğin geçmişten bugüne birikerek gelen bir bilgi ve deneyim alanı olduğunu vurguladı. Bu kapsamda Hikmet Boran’ın Kurtuluş Savaşı dönemindeki rolüne dikkat çeken Prof. Dr. Koçak, ayrıca Osmanlı döneminde radyoloji alanında öncü çalışmalar yapan hekimleri de anarak, Esad Feyzi’nin Türkiye’de ilk röntgen ışınlarını getiren hekimlerden biri olduğunu, İbrahim Vasıf Çınar’ın ise röntgen uygulamalarında öncü çalışmalarıyla tanındığını ifade etti.</p>

<p>Prof. Dr. Koçak, “Hekim, geçmişten bugüne kadar oluşan bütün birikimi üzerinde taşıyan kişidir. Bugün burada aldığınız eğitim, geçmişte bu mesleğe emek vermiş insanların katkıları sayesinde mümkün olmuştur.” diye konuştu.</p>

<p>Konuşmasının sonunda sağlığın insan hayatındaki değerine değinen Prof. Dr. Koçak, Kanuni Sultan Süleyman’ın “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.” ünlü dizelerini hatırlattı.</p>

<p><strong>Prof. Dr. Haydar Sur: “Beyaz önlük törenleri hekimlik yolculuğunun unutulmaz anlarıdır”</strong></p>

<p>Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haydar Sur, törende yaptığı konuşmada, hekimlik mesleğinin değerlerinin kuşaktan kuşağa aktarılan bir emanet olduğunu vurguladı ve “Törenler aslında çok önemlidir; çünkü hayatımızın ilkelerinin görünür hale geldiği anları yaşarız. Öğrencilerimizin bugün yaşayacağı bu beyaz önlük giyme töreni, onların meslek hayatları boyunca unutamayacakları anlardan biri olacaktır.” dedi.</p>

<p><strong>“Hekimlik değerleri bir emanettir”</strong></p>

<p>Akademisyenlerin öğrencileri yetiştirme sorumluluğunu büyük bir onurla taşıdıklarını ifade eden Prof. Dr. Sur, hekimlik mesleğinin temel ilkelerinin geçmişten bugüne aktarıldığını söyledi ve “Bizler burada akademik önlüklerimizle, öğrencilerimizi yetiştirmek için şerefle karşınızdayız. Bu ilkeler bize gökten inmedi; bizden önceki hocalarımızın bize bıraktığı emanetlerdi. Biz de bu emaneti kendi öğrencilerimize devrediyoruz. Eminim ki öğrencilerimiz bu emaneti bizden daha iyi sahiplenip bir sonraki kuşaklara aktaracaklar. Böylece bilim ilerleyecek, insanlığa daha iyi hizmet sunulacaktır” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Öğrencilerimizi gördükçe umutlanıyoruz”</strong></p>

<p>Konuşmasında dünyada yaşanan savaşlar ve haksızlıklara da değinen Prof. Dr. Sur, bu durumların kendisini derinden üzdüğünü ifade etti ve “Dünyadaki savaşlar, haksızlıklar ve mazlumların yaşadığı acılar karşısında içim kan ağlıyor. Dünya hüzün içinde olabilir; ancak öğrencilerimizi gördüğümüz zaman içimiz umutla doluyor.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Tıp öğrencisi Yusuf Alpay: “Hekimlik yalnızca bir meslek değil, ömür boyu süren bir öğrenme yolculuğu”</strong></p>

<p>Tıp Fakültesi Türkçe 1. Sınıf Temsilcisi Yusuf Alpay, hekimlik yolculuğunun ilk adımlarını atmanın gururunu yaşadıklarını belirterek, tıp eğitiminin yalnızca bilgi değil aynı zamanda insan hayatına dokunma sorumluluğu taşıdığını vurguladı ve “Tıp ailesinin en genç üyeleri olarak yıllarca hayalini kurduğumuz hekimlik yolculuğunun ilk adımlarını attığımız bu dönemde böylesine köklü ve onurlu bir ailenin parçası olmanın gururunu yaşıyoruz.” dedi.</p>

<p><strong>Beyaz önlük sadece bir kıyafet değil</strong></p>

<p>Tıp fakültesine başlamanın yalnızca akademik bir süreç olmadığını vurgulayan Alpay, “O bembeyaz önlükleri omuzlarımıza geçirirken aslında sadece bir önlük giymediğimizi çok iyi biliyorduk. O önlük şifayı, umudu, merhameti ve insan hayatına duyulan derin saygıyı temsil ediyordu. Steteskoplarımız şimdilik çoğu zaman kendi heyecanlı kalp atışlarımızı dinliyor. Hücrenin, dokunun ve insan bedeninin o muazzam düzenini yeni yeni keşfediyoruz. Ancak biliyoruz ki bugün bu sıralarda öğrendiğimiz her bilgi, yarın bir insanın hayatına dokunacaktır.” ifadesinde bulundu.</p>

<p><strong>14 Mart aynı zamanda bir direnişin sembolü</strong></p>

<p>Alpay, 14 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü olmadığını belirterek, “1919 yılında İstanbul işgal altındayken Tıbbiyeli öğrenciler okulun iki kulesi arasına devasa bir Türk bayrağı asarak bağımsızlık ateşini yakmışlardı. Tıbbiyeli Hikmet Boran ve arkadaşlarının ortaya koyduğu cesaret yalnızca bir bayrak asma eylemi değil; bilimin, özgürlüğün ve vatan sevgisinin güçlü bir sembolüdür.” dedi.</p>

<p><strong>Tıp öğrencisi Emre Aydın: “Beyaz önlük yalnızca bir kumaş değil, büyük bir sorumluluğun simgesidir”</strong></p>

<p>14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlenen törende konuşan İngilizce Tıp 1. sınıf öğrenci temsilcisi Emre Aydın da hekimlik yolculuğunun ilk adımlarını atmanın gururunu yaşadıklarını belirterek beyaz önlüğün sadece bir sembol değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluğun ifadesi olduğunu vurguladı.</p>

<p>Aydın, öğrencilerin bu noktaya büyük fedakârlıklarla geldiğini ifade ederek, “Bugün giyeceğimiz bu beyaz önlüğün her bir parçasında geçmişteki uykusuz gecelerimizin, verdiğimiz emeklerin ve döktüğümüz alın terinin izleri var. Kimimiz uykusundan, kimimiz sosyal hayatından, kimimiz de gençliğinin en güzel anlarından feragat ederek bu noktaya geldi.” dedi.</p>

<p>Konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe verdiği öneme de değinen Aydın, “Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda, gösterdiği hedefe yürümeye söz veriyoruz. ‘Bütün ümidim gençliktedir’ sözüne layık bireyler olarak aklın, vicdanın ve bilimin rehberliğinde mesleğimizi icra edeceğiz.” ifadesinde bulundu.</p>

<p><strong>Önlükler giyildi, heyecan doruğa çıktı</strong></p>

<p>Konuşmaların ardından törenin en çok beklenen duygu dolu anlarına geçildi. Tıp Fakültesi Türkçe ve İngilizce bölümü 1. sınıf öğrencileri, gruplar halinde alkışlar eşliğinde sahneye davet edildi. Üniversitenin saygıdeğer akademisyenleri ve hocalarının ellerinden beyaz önlüklerini giyen öğrenciler, kutsal hekimlik mesleğine resmi olarak ilk adımlarını atmış oldular.&nbsp;2025-2026&nbsp;Akademik Yılı 14 Mart Tıp Bayramı ve Beyaz Önlük Giyme Töreni, hocalar ve önlüklerini giyen öğrencilerin sahnede bir araya gelerek günün anısına dev bir aile fotoğrafı çektirmesiyle coşku içinde sona erdi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/gelecegin-hekimleri-ilk-adimi-atti-1773312608.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gaziantep te 2,5 Milyon Metrekarelik Dev Ticaret Üssü Yükseliyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/gaziantep-te-25-milyon-metrekarelik-dev-ticaret-ussu-yukseliyor-84421</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/gaziantep-te-25-milyon-metrekarelik-dev-ticaret-ussu-yukseliyor-84421</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin üretim merkezlerinden Gaziantep’te kurulan Büyükşehir Sanayi ve Endüstri Merkezi (BÜSEM), etap etap tamamlanarak faaliyete geçiyor. 2 milyon 517 bin metrekarelik dev alana yayılan projede farklı sektörler yeni yerlerine taşınırken, tamamlandığında yaklaşık 150 bin kişiye istihdam sağlayacak merkez Türkiye’nin en büyük ticaret ve lojistik alanlarından biri olacak.</p>

<p><strong>Gaziantep’in Ticaret Gücünü Büyüten Dev Proje</strong></p>

<p>Gaziantep’in üretim ve ticaret gücünü daha da büyütecek Büyükşehir Sanayi ve Endüstri Merkezi (BÜSEM) projesi etap etap tamamlanarak yükselmeye devam ediyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen projede bazı alanlar tamamlanırken farklı meslek grupları yeni iş yerlerine taşınmaya başladı. Toplam 2 milyon 517 bin metrekarelik alan üzerinde kurulan BÜSEM, büyüklüğü ve kapsadığı sektör çeşitliliğiyle Türkiye’de benzeri az bulunan ticaret ve üretim merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Kentin farklı noktalarında dağınık halde faaliyet gösteren birçok sektör modern altyapıya sahip bu merkezde toplanıyor.</p>

<p><strong>Farklı Sektörler Aynı Merkezde Buluşuyor</strong></p>

<p>Projede nakliyatçılar, gıda depolama firmaları, ayakkabıcılar, fıstıkçılar, motorlu taşıyıcılar, galericiler, baharat imalatçıları, tır ve makineciler, tır alım satım siteleri, hurdacılar, geri dönüşümcüler ve briketçiler için özel ticaret alanları oluşturuldu. Etaplar tamamlandıkça esnaf ve işletmeler yeni iş yerlerine taşınarak faaliyetlerine burada devam ediyor.</p>

<p><strong>Sektörlere Özel Geniş Ticaret Alanları</strong></p>

<p>BÜSEM’de sektörlere göre geniş alanlar ayrıldı. BÜSEM’de sektörlere göre geniş alanlar ayrıldı.&nbsp;<strong>Tır dorse ve makineciler için 480 bin metrekare</strong>,&nbsp;<strong>ayakkabıcılar için 465 bin metrekare</strong>,&nbsp;<strong>fıstıkçılar için 392 bin metrekare</strong>&nbsp;alan planlandı. Gıda depolama firmalarına&nbsp;<strong>243 bin metrekare</strong>, motorlu taşıyıcılara&nbsp;<strong>209 bin metrekare</strong>, nakliyecilere&nbsp;<strong>185 bin metrekare</strong>&nbsp;alan ayrıldı. Baharatçılar ile geri dönüşümcüler için&nbsp;<strong>ayrı ayrı 145 bin metrekare</strong>, tır alım satımı yapan tüccarlar için&nbsp;<strong>103 bin metrekare</strong>, hurdacılar için&nbsp;<strong>95 bin metrekare</strong>&nbsp;ve briketçiler için ise&nbsp;<strong>55 bin metrekarelik</strong>&nbsp;alan oluşturuldu</p>

<p><strong>Dev Proje İçin Güçlü Ulaşım Altyapısı</strong></p>

<p>Dev ticaret merkezinin ulaşım altyapısı da güçlendirildi. BÜSEM’e ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla 40 kilometrenin üzerinde yeni yol inşa edildi. Bu kapsamda Taşlıca BÜSEM’de 18 kilometrelik imar yolu açıldı. Küllü ile BÜSEM arasındaki 19 kilometrelik yol tamamlanırken, Bilek Yolu üzerinden Taşlıca BÜSEM-1 bağlantısını sağlayan 3 bin 200 metrelik yeni yol da ulaşıma kazandırıldı. Ulaşımın daha hızlı ve kesintisiz sağlanması amacıyla planlanan BÜSEM Köprülü Kavşağı da projenin önemli yatırımları arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>“Türkiye’nin Ticaret Kapasitesine Stratejik Katkı”</strong></p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, BÜSEM’in yalnızca Gaziantep için değil Türkiye’nin üretim ve ticaret kapasitesi açısından da stratejik bir yatırım olduğunu belirterek, tamamlandığında merkezin kentin sanayi, lojistik ve ticaret gücünü önemli ölçüde artıracağını ifade ediyor.</p>

<p><strong>Hedef: 150 Bin Kişilik İstihdam</strong></p>

<p>Etap etap büyüyen BÜSEM’in tamamlandığında yaklaşık 150 bin kişiye istihdam sağlayarak Gaziantep’i Türkiye’nin en güçlü ticaret merkezlerinden biri haline getirmesi hedefleniyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 13:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/gaziantep-te-25-milyon-metrekarelik-dev-ticaret-ussu-yukseliyor-1773312593.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“Sınıfımız Orman, Oyunumuz Doğa”</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/sinifimiz-orman-oyunumuz-doga-84420</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/sinifimiz-orman-oyunumuz-doga-84420</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bornova Belediyesi Çocuk Oyun ve Aktivite Merkezleri tarafından Aşık Veysel Rekreasyon Alanı’nda düzenlenen “Sınıfımız Orman, Oyunumuz Doğa” atölyesinde çocuklar, doğal malzemelerle çeşitli etkinlikler yaparak hem eğlendi hem de doğayı keşfetti. Uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleşen etkinlikte çocuklar kitap okuyup doğayla ilgili yeni bilgiler öğrenirken, anneler de verilen hizmet için Bornova Belediyesi’ne teşekkür etti.<b> </b></p>

<p>Bornova Belediyesi Çocuk Oyun ve Aktivite Merkezleri, “Sınıfımız Orman, Oyunumuz Doğa” başlığıyla düzenlediği Doğa Atölyesi ile çocukları doğayla buluşturdu. Aşık Veysel Rekreasyon Alanı’nda gerçekleştirilen etkinlikte çocuklar, güzel havanın da keyfini çıkararak doğanın içinde öğrenmenin ve keşfetmenin mutluluğunu yaşadı.</p>

<p>Uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleşen atölyeye çocuklar anneleriyle birlikte katıldı. Minikler, yaprak, taş ve salyangoz kabuğu gibi doğal malzemelerle çeşitli çalışmalar yaptı. Etkinlik boyunca hem eğlenen hem de yeni bilgiler öğrenen çocuklar, kitap okudu, doğayla ilgili merak ettikleri soruları sordu ve çevreyi keşfetti.</p>

<p><b> Annelerden Bornova Belediyesi’ne teşekkür</b></p>

<p>Doğayla iç içe gerçekleştirilen etkinliğin çocuklar için hem eğitici hem de keyifli olduğunu belirten anneler, düzenlenen atölye ve çocuk merkezlerinde verilen hizmetler için Bornova Belediyesi’ne teşekkür etti.</p>

<p><b> Başkan Eşki: “Çocuklarımız doğayla büyüsün istiyoruz”</b></p>

<p><b> </b>Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, çocukların erken yaşta doğayla bağ kurmasının önemine dikkat çekerek, “Çocuklarımızın doğayı tanıyan, çevreye duyarlı bireyler olarak yetişmesini çok önemsiyoruz. Çocuk Oyun ve Aktivite Merkezlerimizde sadece güvenli bir ortam sunmakla kalmıyor, onların keşfederek öğrenmesini sağlayacak etkinlikler de düzenliyoruz. Çocuklarımızın doğayla iç içe büyümesini, merak eden ve öğrenen bireyler olmasını istiyoruz.” diye konuştu.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 13:49:38 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/sinifimiz-orman-oyunumuz-doga-1773312578.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dünya Böbrek Günü</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/dunya-bobrek-gunu-84419</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/dunya-bobrek-gunu-84419</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>12 Mart Dünya Böbrek Günü vesilesiyle açıklamalarda bulunan Türkiye Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Aydın Türkmen, Türkiye’deki kronik böbrek hastalığı tablosunun ciddiyetine dikkat çekerek organ bağışı ve erken tanının hayati önemini vurguladı.&nbsp;</p>

<p><strong>TÜRKİYE’DE 10 MİLYON KİŞİ RİSK ALTINDA</strong></p>

<p>Prof. Dr. Aydın Türkmen tarafından paylaşılan verilere göre, Türkiye’de kronik böbrek hastalığı görülme sıklığı %16 seviyesine ulaşmıştır. Bu istatistik, yaklaşık 10 milyon vatandaşımızın böbrek yetersizliği riskiyle karşı karşıya olduğunu göstermektedir. Hastalığın sinsi ve ilerleyici (progresif) karakterine değinen Türkmen, erken tanının süreci durdurabileceğini veya yavaşlatabileceğini belirterek vatandaşları düzenli kontrol yaptırmaya davet etti. Hastalık böbrek fonksiyonlarının %15’in altına düştüğü son evreye ulaştığında, hastalar için hayati seçeneklerin diyaliz veya organ nakli olduğunu belirten Türkmen, şu verileri paylaştı: "Türkiye’de her yıl yaklaşık 13 bin yeni hasta diyaliz sistemine eklenirken, yıllık nakil sayısı 3.500 civarında kalmaktadır. Organ nakli, hastaya sadece yüksek bir yaşam kalitesi sunmakla kalmaz, aynı zamanda diyalize oranla yaşam süresini de anlamlı ölçüde uzatır."</p>

<p><strong>ORGAN BAĞIŞINDA KADAVRA EKSİKLİĞİ VE BATI İLE UÇURUM</strong></p>

<p>Türkiye'nin organ nakli cerrahisindeki başarısına rağmen bağış oranlarında istenilen seviyede olmadığını vurgulayan Türkmen, kadavra bağışının yetersizliğine dikkat çekti. Batı ülkelerinde nakillerin %90'ı kadavradan (beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden) yapılırken, Türkiye'de bu oranın tam tersi olduğunu ve nakillerin %90'ının canlı donörlerden sağlandığını belirtti. Milyon nüfus başına düşen kadavra bağış sayısının Türkiye'de 5 iken, ABD ve İspanya gibi ülkelerde 50 seviyelerinde olması, toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p>Donör sıkıntısını aşmak için "Çapraz Nakil" (Takas Nakli) sisteminin önemine değinen Prof. Dr. Türkmen, doku veya kan grubu uyumsuzluğu nedeniyle nakil olamayan ailelerin ulusal bir havuzda toplanmasının nakil sayılarını en az %10 artıracağını ifade etti. Ayrıca, yeni yönetmeliklerle beyin ölümü tespit edilen vakalarda aileye haber verme sürecinin kolaylaştırılmasının bilimsel açıdan olumlu bir adım olduğunu, ancak toplumsal kabulün de eş zamanlı geliştirilmesi gerektiğini ekledi.</p>

<p><strong>BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ: NAKİLLİ ANNELER</strong></p>

<p>Organ naklinin sadece bir tedavi değil, hayata yeniden dönüş olduğunu belirten Türkmen, diyaliz aşamasında anne olma şansı biyolojik olarak çok düşük olan kadın hastaların, başarılı bir nakil sonrası sağlığına kavuşarak bebek sahibi olabildiğini müjdeledi. Türkmen, klinik bünyesinde takip edilen ve nakil sonrası anne olan yaklaşık 200 hastanın bulunduğunu, bu durumun organ bağışının toplumsal en somut meyvesi olduğunu ifade etti.</p>

<p>Sonuç olarak; erken tanı, bağış bilinci, nakil sonrası titiz takip ve merkezlerin "sağ kalım oranları" üzerinden sıkı denetlenmesi, Türkiye’nin böbrek sağlığı politikasının temel taşlarını oluşturmalıdır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 13:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/dunya-bobrek-gunu-1773312563.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İzmir, kültür ve sanatın adresi oldu</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/izmir-kultur-ve-sanatin-adresi-oldu-84418</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/izmir-kultur-ve-sanatin-adresi-oldu-84418</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de kültür ve sanat hayatı son iki yılda büyük bir hareketlilik kazandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği yüzlerce etkinlik, açılan yeni kütüphaneler ve desteklenen sanatsal üretimle kentte kültürel yaşam güçlendi.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, sanatsal üretimi desteklemek ve tüm yurttaşları kültür ve sanatla buluşturmak amacıyla önemli çalışmalara imza atıyor. Büyükşehir Belediyesi, tiyatro alanında son iki yılda 214 oyun sahneleyerek tüm ilçelerde 40 bin seyirciye ulaştı.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın kendi prodüksiyonlarıyla 2024-2025 sezonunda sahnelediği 153 temsili 33 bini aşkın seyirci izledi. 2026 yılının ilk iki ayında ise 27 temsilde 7 binin üzerinde seyirciyle buluşuldu.</p>

<p><strong>Film gösterim sayısı 284’e ulaştı</strong></p>

<p>Sinemada son iki yılda 284 film gösterimiyle yaklaşık 58 bin seyirciye ulaşıldı. Film Destek Birimi tarafından 54 projeye destek sağlandı. Performans sanatları alanında ise 520 gösterim yapıldı. </p>

<p>İzmir’de iki yılda 262 sergi sanatseverlerle buluştu. 2025 yılında gerçekleştirilen Refik Anadol sergisi, 295 bin ziyaretçi ağırladı.</p>

<p><strong>Mehmet Tüzüm Kızılcan Sanat Galerisi</strong> <strong>açıldı</strong></p>

<p>Kültürpark’ta Mehmet Tüzüm Kızılcan Sanat Galerisi kapılarını açtı. Bu yıl sanat galerisi içerisinde seramik atölyesi de açılması planlanıyor.</p>

<p><strong>İzmir’de kütüphaneler gençlerin yeni adresi oldu</strong></p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi,  kentteki kütüphaneleri gençlerin ders çalıştığı, araştırma yaptığı ve sosyalleştiği yeni nesil yaşam alanlarına dönüştürdü. 2024’te Menemen Gençlik Kütüphanesi, 2025’te ise Konak Metro Kütüphanesi ile Kültürpark İlber Ortaylı Kütüphanesi hizmete açıldı. Böylece kent genelinde faaliyet gösteren 11 kütüphane aracılığıyla yaklaşık 90 bin yayın kullanıcıların erişimine sunuldu.</p>

<p><strong>İzmir Oda Orkestrası’ndan müzik ziyafeti</strong></p>

<p>2025 yılında kurulan İzmir Oda Orkestrası, ilk konserini 30 Mayıs 2025’te gerçekleştirdi ve yıl içerisinde yurt dışı ve yurt içinden ünlü solist ve şeflerin katıldığı yedi konserle sanatseverlere müzik ziyafeti sundu. Orkestranın 2026 yılı boyunca 20 konser gerçekleştirmesi planlanıyor.</p>

<p><strong>Sanatseverlerin buluşma noktası: AASSM</strong></p>

<p>Kentin en önemli kültür-sanat buluşma noktalarından biri olan Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) 2024-2025 döneminde Uluslararası Barok Müzik Günleri ve İzmir Uluslararası Çoksesli Korolar Festivali gibi prestijli festivaller düzenlendi. 75 atölye çalışması ve 150 koro eğitimi ile farklı yaş gruplarına ücretsiz sanatsal eğitim verildi.</p>

<p><strong>Bini aşkın etkinlik, İzmirlilere keyifli anlar yaşattı</strong></p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ayrıca Mahalle Şenlikleri, Çim Konserleri, Gün Batımı Konserleri, Ramazan İftar Etkinlikleri, Yaza Merhaba Festivali, Yeni Yıl Festivali, “Cumhuriyet Her Yerde” 29 Ekim Etkinlikleri ile özel gün ve bayramlar kapsamında toplam 1780 konser ve müzik etkinliği düzenledi. 24 farklı branşta 1850 eğitim faaliyeti gerçekleştirilerek yurttaşların kültür, sanat ve eğitime erişimi güçlendirildi.</p>

<p><strong>APİKAM’la kentin kültürel miras ve tarihine ulaşmak çok kolay</strong></p>

<p>Kentin kültürel mirası ve tarihine erişimin güçlendirilmesi amacıyla da dijital arşiv çalışmaları geliştirildi. Araştırmacılar ve yurttaşlar, Ahmet Piriştina Kent Arşivi Müzesi (APİKAM) koleksiyonları üzerinden yeni dijital altyapılarla on binlerce belgeye kolaylıkla ulaşabilmeye başladı. Son iki yılda 46 bin 750 yeni veri dijital arşive eklendi, 4 bin 900 kayıtlı kullanıcı bu içeriklere erişti.</p>

<p><strong>Akdeniz kentleriyle kültürel etkileşim</strong></p>

<p>Uluslararası iş birlikleri, sempozyumlar ve kültür politikalarıyla İzmir’in Akdeniz kentleriyle kültürel etkileşimi de güçlendirildi. “Çocuklar için Akdeniz” eğitim programı, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında toplam 700 öğrenciye ulaştı.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 13:49:01 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/izmir-kultur-ve-sanatin-adresi-oldu-1773312541.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye de 500 Binden Fazla Glokom Hastası Tehlikede</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/turkiye-de-500-binden-fazla-glokom-hastasi-tehlikede-84417</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/turkiye-de-500-binden-fazla-glokom-hastasi-tehlikede-84417</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen ve halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen glokomla ilgili araştırmalara göre dünya genelinde 80 milyonun üzerinde insan bu hastalıktan muzdarip. Türkiye’de ise yaklaşık 500 bin kişi glokomlu hasta var ancak belirti vermemesinden kaynaklı bu sayının yaklaşık 4 katı hasta olduğu tahmin ediliyor.</p>

<p>Dünya genelinde kalıcı görme kaybı nedenleri arasında ikinci sırada yer alan glokom hastalığı hakkında, geç tanı konulduğunda geri dönüşün olamayacağını belirten Prof. Dr. Aykan, hastalığın belirtileri konusunda toplumun dikkat etmesi gerekenleri şu şekilde sıralıyor:</p>

<p>“Sabahları belirginleşen baş ağrıları, ışıkların etrafında halkalar görme ve ani bulanık görme gibi belirtiler yaşanabilir. 40 yaş üstü bireyler, ailesinde glokom öyküsü olanlar ve diyabet hastaları glokom açısından riskli gruptadır. Bu gruptakilerin çok daha dikkatli olması, rutin muayeneleri ihmal etmemesi gerekiyor.”</p>

<p><strong>FLIGHT Teknolojisi Yakında Türkiye’de</strong></p>

<p>Mevcut tedavilerde kullanılan damlaların uyum sorunları ve geleneksel cerrahilerin taşıdığı riskler, bilim dünyasını daha az invaziv (minimal müdahaleli) yöntemlere yöneltti. 2025 yılında Avrupa Katarakt ve Refraktif Cerrahi Derneği’nin düzenlediği kongrede ilk kez dünyaya tanıtılan ve büyük heyecan uyandıran FLIGHT (Görüntü Kılavuzlu Trabekülotomi Tekniği) tekniği, bu arayışın en gelişmiş sonucu olarak kabul ediliyor. Prof. Dr. Aykan, bu yeni teknolojinin dünya ile eş zamanlı olarak yakın bir tarihte ülkemizde de uygulanacağının müjdesini vererek, Türkiye’nin oftalmoloji alanındaki gelişmiş rolüne vurgu yaptı.</p>

<p><strong>&nbsp;Yüksek hasta konforu</strong></p>

<p>“FLIGHT yönteminin klinik sonuçları son derece umut vericidir. Geleneksel yöntemlere göre en büyük farkı herhangi bir implant kullanmadan göz içi basıncını düşürebilmemizdir. Aynı şekilde kesi gerektirmemesi ve cerrahi travmanın minimumda tutulması, komplikasyon risklerini ciddi oranda düşürmektedir. Tedavinin, diğer bir avantajı ise sunduğu yüksek hasta konforudur. İşlem sonrası hastalar, günlük aktivitelerine hızla dönebilmektedir. Bu teknolojiyle glokom tedavisinde kesisiz, ağrısız ve yüksek hassasiyetli yeni bir dönemin kapılarını aralıyoruz."</p>

<p><strong>10 Saniyede Hızlı ve Güvenli İşlem</strong></p>

<p>FLIGHT teknolojisinin oldukça hızlı ve güvenli olduğunun altını çizen Prof. Dr. Aykan, “Damla anestezi altında yapılan işlem süresi sadece 10-15 saniye sürmektedir. Görüntüleme sisteminin yüksek çözünürlüğü sayesinde tedavi edilecek alan mikron düzeyde hassasiyet ile belirlenebiliyor. Bu ileri teknolojik altyapı, müdahalenin hem güvenliğini hem de başarısını en üst seviyeye taşıyor” şeklinde konuştu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/turkiye-de-500-binden-fazla-glokom-hastasi-tehlikede-1773312528.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Başkan Hatice Gençay: “Türkiye Yelken Şampiyonası</title>
                <category>SPOR</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/baskan-hatice-gencay-turkiye-yelken-sampiyonasi-84416</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/baskan-hatice-gencay-turkiye-yelken-sampiyonasi-84416</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">2025–2026 TYF Yelken Ligi 2. Ayak Formula Kite – Wingfoil Türkiye Şampiyonası, Didim Belediyesi’nin ev sahipliğinde başladı. Türkiye’nin farklı illerinden gelen sporcular, Didim’in berrak sularında şampiyonluk için kıyasıya mücadele ediyor. Formula Kite ve Wingfoil kategorilerinde yarışan sporcular, hızları ve teknik performanslarıyla izleyenlere heyecan dolu anlar yaşatıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Didim Üçüncü Kez Ev Sahipliği Yapıyor</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Didim Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyon, ilçede üçüncü kez farklı kategorilerde düzenlenen Türkiye Yelken Şampiyonası olma özelliğini taşıyor. Doğal güzellikleri, rüzgâr potansiyeli ve deniziyle su sporları için önemli bir merkez haline gelen Didim, bu büyük organizasyonla bir kez daha sporun buluşma noktası oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şampiyona İçin Başarı Mesajı</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay organizasyonla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Didim, doğası, rüzgârı ve deniziyle su sporları için son derece elverişli bir kent. Türkiye’nin dört bir yanından gelen sporcularımızı ilçemizde ağırlamaktan büyük gurur ve mutluluk duyuyoruz. Bu tür büyük organizasyonlar hem sporun gelişmesine katkı sağlıyor hem de Didim’in tanıtımına önemli bir değer katıyor. Üçüncü kez farklı kategorilerde böyle önemli bir şampiyonaya ev sahipliği yapmak bizler için ayrı bir gurur. Tüm sporcularımıza başarılar diliyorum.”</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/baskan-hatice-gencay-turkiye-yelken-sampiyonasi-1773312507.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Huzurevinde iftar buluşması</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/huzurevinde-iftar-bulusmasi-84415</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/huzurevinde-iftar-bulusmasi-84415</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Sosyal Yaşam Kampüsü’ndeki Zübeyde Hanım Huzurevi sakinleri için iftar programı düzenledi.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ramazan ayının bereketini tüm kente yaymaya devam ediyor. Ramazan ayı boyunca 30 ilçede devam eden iftar programlarının yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Yaşam Kampüsü bünyesinde bulunan Zübeyde Hanım Huzurevi’nde iftar programı düzenlendi. Huzurevi sakinlerinin konuk olduğu iftara kurum yöneticileri ve personel katıldı. İftarda ezanın ardından hep birlikte oruçlar açıldı. Birlik ve beraberlik içinde ramazanın huzuru paylaşıldı.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 10:40:35 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/huzurevinde-iftar-bulusmasi-1773042035.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Polisan Holding, 2025 yılı finansal sonuçlarını açıkladı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/polisan-holding-2025-yili-finansal-sonuclarini-acikladi-84414</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/polisan-holding-2025-yili-finansal-sonuclarini-acikladi-84414</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Şirket, küresel ve yerel ekonomik koşullardaki zorluklara rağmen operasyonel verimliliğini ve bilanço disiplinini korumaya odaklanırken, 2025 yılında stratejik öncelikleri doğrultusunda önemli yeniden yapılanma adımlarını hayata geçirmiştir. Bu kapsamda boya grubu iştiraklerinin kısmi bölünme yoluyla ayrıştırılması tamamlanmış; operasyonel performansı uzun süredir baskı altında olan Polisan Hellas’ta faaliyetler durdurularak pay satış süreci başlatılmış ve söz konusu süreç Ocak 2026 itibarıyla tamamlanmıştır.</p>

<p><em><strong>Portföy yapısında gerçekleştirilen düzenlemelerin orta vadede finansal performansın daha sağlıklı bir zemine oturmasına katkı sağlaması hedeflenmektedir.</strong></em></p>

<p>2025 yılı finansal sonuçları üzerinde; Polisan Hellas kredilerinin Holding’e taşınmasına bağlı kur farkı giderleri, yatırım amaçlı gayrimenkullerde kaydedilen değer düşüklüğü ve VUK kapsamında enflasyon muhasebesinin yılın son çeyreğinde sona ermesine bağlı olarak kaydedilen ertelenmiş vergi giderleri etkili olmuştur. Bunun yanında özkaynak yöntemiyle değerlenen yatırımlardan kaydedilen zarar net dönem sonucu üzerinde ilave baskı oluşturmuştur. Enflasyon ile döviz kuru arasındaki makasın açılması ve hem yurt içi hem Avrupa pazarlarında talep daralması operasyonel kârlılğı etkileyen unsurlar arasında yer almıştır.</p>

<p>Söz konusu etkilerin önemli bir bölümü, yıl içerisinde gerçekleştirilen portföy yeniden yapılanması ve muhasebesel düzenlemelerden kaynaklanmaktadır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>POLİSAN HELLAS’A İLİŞKİN GELİŞMELER</strong></p>

<p>Polisan Holding, Haziran 2025’te faaliyetleri durdurulan Polisan Hellas S.A.’nın paylarının satış sürecini Ocak 2026 itibarıyla tamamlamıştır. Bu kapsamda Polisan Hellas’taki payların tamamı Polar Teknoloji Yatırım A.Ş. aracılığıyla nihai alıcılar olan Ilvief S.A. ve Sunrise Hellas M.I.K.E.’ye devredilmiş olup, işlemle birlikte Polisan Holding’in söz konusu şirketteki pay sahipliği sona ermiştir.</p>

<p>Polisan Hellas, Avrupa PET pazarında son yıllarda yaşanan talep daralması, yüksek enerji maliyetleri ve artan rekabet nedeniyle uzun süredir zayıf bir faaliyet performansı sergilemiştir. Şirketin geçmiş yıllarda oluşan zararları ve yüksek borçluluk seviyesi dikkate alınarak, finansal borçların yönetilmesi ve teknik iflas riskinin ortadan kaldırılması amacıyla 2025 yılı içerisinde Polisan Holding tarafından önemli tutarda sermaye artışı gerçekleştirilmiş ve söz konusu kaynak finansal borçların kapatılmasında kullanılmıştır. Bu çerçevede satış bedeli, geçmiş yatırım tutarlarından bağımsız olarak şirketin satış tarihindeki faaliyet durumu, finansal yapısı ve gelecekte yaratması beklenen ekonomik değer dikkate alınarak belirlenmiştir.</p>

<p><strong>“STRATEJİK ÖNCELİKLERİMİZE ODAKLANDIK”</strong></p>

<p><strong>Polisan Holding İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Esra Yazıcı</strong>&nbsp;yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:<strong>&nbsp;</strong><em>“2025 yılı, küresel ve yerel ölçekte zorlu makroekonomik koşulların etkisini sürdürdüğü bir dönem oldu. Bu süreçte Polisan Holding olarak operasyonel verimliliğimizi korumaya, mali disiplinimizi güçlendirmeye ve stratejik önceliklerimiz doğrultusunda portföyümüzü daha odaklı bir yapıya dönüştürmeye yönelik önemli adımlar attık. Yıl içinde gerçekleştirdiğimiz yeniden yapılanma kararlarının, önümüzdeki dönemde daha sade ve güçlü bir bilanço yapısı ile sürdürülebilir büyüme için sağlam bir zemin oluşturacağına inanıyoruz.”&nbsp;</em></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/polisan-holding-2025-yili-finansal-sonuclarini-acikladi-1773042026.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ailede Kolon Kanseri Varsa Taramalara 10 Yaş Erken Başlayın</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/ailede-kolon-kanseri-varsa-taramalara-10-yas-erken-baslayin-84413</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/ailede-kolon-kanseri-varsa-taramalara-10-yas-erken-baslayin-84413</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Erken evrede tespit edildiğinde önlenebilen ve tedavi edilebilen bir hastalık olan kolon kanserinde eğer aile hikayesi varsa taramaların ortalama risk grubuna göre 10 yıl daha erken başlatılması gerekiyor. Düzenli taramalar sayesinde risk grubunda olunsa da kolon kanseri erken dönemde saptanabiliyor. Memorial Göztepe Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Mürşit Dinçer, kolon kanserinin tanı ve tedavisi hakkında bilgi verdi.</p>

<p><strong>Polipler henüz kansere dönüşmeden çıkarılabilir</strong></p>

<p>Kolon kanseri (kolorektal kanserler), dünya genelinde en sık görülen kanser türleri arasında yer alır ve kansere bağlı yaşam kayıplarının önemli bir bölümünden sorumludur. Hastalık çoğunlukla kalın bağırsağın veya rektumun mukozasından gelişmektedir. Birçok vakada süreç, başlangıçta iyi huylu olan adenomatöz poliplerin yıllar içerisinde kötü huylu olan malign lezyonlara dönüşüm göstermesi ile ilerlemektedir. Bu dönüşümün uzun bir zaman diliminde gerçekleşmesi ise kolon kanserinin erken tanı ve önleme açısından önemli bir fırsat sunmasına olanak sağlar. Düzenli tarama programları sayesinde polipler henüz kansere dönüşmeden tespit edilip çıkarılabilir.</p>

<p><strong>50 yaş altı kolon kanserindeki artış dikkat çekiyor</strong></p>

<p>Son yıllarda kolon kanseri görülme sıklığında dikkat çekici bir artış gözlenmektedir. Bu artış özellikle 50 yaş altındaki bireylerde daha belirgin haldedir. Batı tipi beslenme alışkanlıklarının yaygınlaşması, işlenmiş ve rafine gıdaların daha fazla tüketilmesi, liften fakir diyetler, obezite görülme sıklığındaki artış ve fiziksel aktivitenin azalması bu yükselişte önemli rol oynamaktadır. Bunun yanı sıra bağırsak mikrobiyotasında meydana gelen değişiklikler, yaşam süresinin uzaması ve tanı yöntemlerinin gelişmesi de bildirilen vaka sayılarının artmasına katkıda bulunmaktadır.</p>

<p><strong>Baba 50 yaşında tanı almışsa çocuk 40 yaşında taramalara başlamalı</strong></p>

<p>Kolon kanseri, düzenli tarama programları sayesinde erken evrede saptanabilen ve hatta polip aşamasında önlenebilen bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Ortalama risk grubunda yer alan bireylerde tarama programlarına genellikle 45 yaşında başlanması önerilmektedir. Gaitada gizli kan testi yılda bir veya iki yılda bir uygulanabilmekte, kolonoskopi ise yaklaşık 10 yılda bir yapılması önerilen ve tanı açısından altın standart olarak kabul edilen yöntemlerden biri olarak değerlendirilmektedir.</p>

<p>Aile öyküsü bulunanlar, daha önce polip saptananlar veya inflamatuar bağırsak hastalığı olan bireyler yüksek risk grubunda yer almakta; bu kişilerde taramaların daha erken yaşta başlatılması ve daha sık aralıklarla yapılması önerilmektedir. Ailede kolon kanseri kaç yaşında saptanmışsa bu yaştan 10 yaş önce tarama programlarına başlamak gerekir. Örneğin; anne ya da baba 50 yaşında kolon kanseri tanısı almışsa çocukları 40 yaşında taramalara başlamalıdır.</p>

<p><strong>Fazla miktarda kırmızı et ve işlenmiş etlerin tüketimine dikkat!</strong></p>

<p>Beslenme alışkanlıkları kolon kanseri gelişiminde önemli rol oynar. Lif açısından zengin beslenme, bağırsak geçiş süresini kısaltmakta ve potansiyel kanserojen maddelerin bağırsak mukozası ile temas süresini azaltmaktadır. Ayrıca lifli gıdaların bağırsak mikrobiyotasını olumlu yönde etkilediği ve inflamasyonu azaltabildiği gösterilmektedir. İşlenmiş et ürünleri (sucuk, salam, sosis gibi), aşırı kırmızı et tüketimi ve yüksek oranda rafine şeker içeren gıdaların ise risk artışı ile ilişkilendirildiği belirtilmektedir. Buna karşılık tam tahıllar, sebzeler (özellikle turpgiller), meyveler, baklagiller ve fermente süt ürünleri bağırsak sağlığını destekleyen besinler arasında yer almaktadır.</p>

<p><strong>Değiştirilebilir faktörlere dikkat ederek kanser riskini azaltın</strong></p>

<p>Kolon kanseri açısından risk faktörleri değiştirilemeyen ve değiştirilebilir faktörler olarak iki ana grupta toplanmaktadır. İleri yaş, ailede kolon kanseri öyküsü bulunması, kalıtsal kanser sendromları ve inflamatuar bağırsak hastalıkları başlıca değiştirilemeyen risk faktörleridir. Buna karşılık obezite, hareketsiz yaşam tarzı, sigara ve alkol kullanımı, fazla miktarda kırmızı et ve işlenmiş etlerin tüketimi ile liften fakir beslenme önlenebilir ya da azaltılabilir risk faktörleri arasındadır. Kolon kanseri büyük ölçüde önlenebilir ve erken evrede tespit edildiğinde tedavi başarısı yüksek olan bir hastalıktır. Bu anlamda toplumda farkındalığın artırılması, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının teşvik edilmesi, düzenli fiziksel aktivite ve uygun yaşta başlatılan tarama programlarının yaygınlaştırılması önemlidir.</p>

<p><strong>Doğru zamanda cerrahi müdahale kolon kanserinde hayat kurtarıyor</strong></p>

<p>Erken evrede tespit edilen tümörlerde, kanserli bağırsak bölgesi çıkarılıp ve çevresindeki lenf düğümleri temizlenebilir. Cerrahi sırasında kullanılan yöntemler hastanın durumuna ve tümörün yerine göre değişir. Açık cerrahi yöntemlerinin yanı sıra laparoskopik ve robotik cerrahi teknikleri de yaygın şekilde uygulanır. Laparoskopik ve robotik yöntemler, karın bölgesinde küçük kesilerle operasyon yapılmasını sağlar bu da iyileşme süresini kısaltır ve hastaların günlük yaşama dönüşünü hızlandırır. Gerekli görüldüğünde hastalığın evresine göre cerrahi öncesi veya sonrası kemoterapi ve radyoterapi de uygulanabilir. Kolon kanserinde her kanser türünde olduğu gibi kişiye özel tedavi planları hazırlanır. Düzenli takipler ile cerrahi sonrası hastalığın tekrarlama riski izlenir ve koruyucu önlemler alınır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/ailede-kolon-kanseri-varsa-taramalara-10-yas-erken-baslayin-1773042020.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Osmangazi Belediyesinden Baharı Müjdeleyen Atölye</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/osmangazi-belediyesinden-bahari-mujdeleyen-atolye-84412</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/osmangazi-belediyesinden-bahari-mujdeleyen-atolye-84412</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği ‘Marteniçka Atölyesi’, kadınlara Balkan kökenli geleneksel bir bileklik kültürünü tanıma ve uygulama fırsatı sundu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">Atölye çalışmalarıyla Osmangazi’deki vatandaşları üretime ve kültürel paylaşımına teşvik ederek, kent yaşamına değer katan Osmangazi Belediyesi, baharın gelişini müjdeleyen ‘Marteniçka Atölyesi’ni gerçekleştirdi. Demirtaş Kültür Merkezi’nde düzenlenen atölyede kadınlar, marteniçka bilekliklerini yaparak el becerilerini geliştirme şansı buldu. Samimi ve keyifli bir ortamda gerçekleşen etkinlikte kadınlar, marteniçka geleneğinin kökeni, anlamı ve Balkan kültüründeki yeri hakkında da bilgilendirildi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><b><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">“Baharın Gelişini Semboller”</span></span></b></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">1 Mart’tan itibaren baharın gelişini müjdeleyen bir Balkan kültürü olan marteniçkanın yapımına ilişkin keyif dolu bir çalışma gerçekleştirdiklerini belirten Marteniçka Atölyesi Eğitmeni Ece Gündüz, geleneğe ilişkin verdiği bilgilerde “Marteniçka, Balkanlar’dan gelen, baharın gelişini sembolleyen bir bileklik kültürüdür. Kırmızı ve beyaz renklerindedir. Kırmızı rengi, sağlığı, bolluğu ve bereketi sembolize ederken, beyaz rengi de saflığı ve uzun ömürlülüğü sembolize eder. Bu bilekliği bileğimize takarız ve sonrasında bir leyleği gördüğümüzde, bilekliği bir ağaç dalına asarız.” ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">Eğitmen Ece Gündüz, desteklerinden ötürü Osmangazi Belediyesi ve Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a da teşekkürlerini sunarak, baharın bolluk, bereket ve sevgiyle geçmesi temennisinde bulundu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:"Times New Roman",serif"><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:"Bookman Old Style",serif">Atölyeye katılan kadınlar da, etkinliğin kendileri için hem öğretici hem de keyifli geçtiğini ifade ederek Osmangazi Belediyesi’ne ve Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti.</span></span></span></span></p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 10:39:58 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/osmangazi-belediyesinden-bahari-mujdeleyen-atolye-1773041998.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Öznur Tugay: Kadınlar için değişimi güç birliğiyle sağlayalım</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/oznur-tugay-kadinlar-icin-degisimi-guc-birligiyle-saglayalim-84411</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/oznur-tugay-kadinlar-icin-degisimi-guc-birligiyle-saglayalim-84411</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın eşi Öznur Tugay, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliğinde, “Kadınların şiddet görmediği, hayattan koparılmadığı ve Kadınlar Günü’nün sadece eğlence için kutlandığı günler gelsin; bu değişimi hep birlikte güç birliğiyle sağlayalım” dedi. </p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın eşi Öznur Tugay, İzmir Azerbaycan Derneği’nin (İZAZDER) 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliğine katıldı. Etkinlik, İZAZDER Kadınlar Komitesi Başkanı Terlan Akçay’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Tugay, “Bu anlamlı günde bir arada olmak çok değerli. Diliyorum ki kadınlar hayattan koparılmasın, psikolojik ve fiziki şiddet görmesin; Kadınlar Günü sadece eğlence için kutlanan bir gün haline gelsin. Bu değişimi hep birlikte, güç birliğiyle sağlayalım” dedi. Akçay, tüm kadınların Kadınlar Günü’nü kutlayarak Öznur Tugay’a Azerbaycan’a özgü bir örtü hediye etti; Tugay da Akçay’a nazar boncuğu verdi.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 10:39:25 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/oznur-tugay-kadinlar-icin-degisimi-guc-birligiyle-saglayalim-1773041965.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kadınlar adına “manşet” attılar</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/kadinlar-adina-manset-attilar-84410</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/kadinlar-adina-manset-attilar-84410</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında voleybol turnuvası düzenledi. Kadınların hak ettiği eşitlik ve fırsatlara erişim mücadelesine dikkat çekerek toplumsal farkındalık oluşturmak, kadın dayanışmasını ve eşitlik arayışını güçlü bir şekilde sahaya yansıtmak amacıyla düzenlenen turnuvada kazanan kadın dayanışması oldu.</p>

<p>Maltepe Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü tarafından, kadın haklarına dikkat çekmek, bu anlamda toplumsal farkındalık oluşturmak ve kadın dayanışmasını ve eşitlik arayışını güçlü bir şekilde sahaya yansıtmak amacıyla "8 Mart Dünya Kadınlar Günü Farkındalık Voleybol Turnuvası” gerçekleştirildi. Yalçın Kızılay Kapalı Spor Merkezi’nde düzenlenen turnuvaya Mor Ege, Cansın A, Lilyum, Papatya, Cansın B, Mor Atletik, Zambak, Thunders A, Manolya, Begonvil, Nilüfer ve Thunders B adında tamamen kadınlardan oluşan voleybol takımları katıldı.</p>

<p><b>ATATÜRK’ÜN SÖZLERİNİ İÇEREN PANKARTLA SAHAYA ÇIKTILAR</b></p>

<p>Karşılaşmalar sonunda kazanan kadınlar ve kadın dayanışması olurken birinci olan Cansın B, ikinci olan Cansın A ve üçüncü olan Nilüfer takımlarına günün anlam ve önemine ilişkin hediyelerle madalya ve kupaları verildi. Voleybolcular sahaya Atatürk’ün “Kadınlarını geri bırakan bir toplum geride kalmaya mahkûmdur.” sözlerini içeren pankartla sahaya çıktı.</p>

<p>Turnuva sonrası birinci olanlara ödüllerini Maltepe Belediye Başkan Yardımcısı Şükrü Akçadağ, Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Orhan Tuğra Aytaç ve Süreyyapaşa Spor Kulübü Başkan Yardımcısı Güven Doğan verdi.  Etkinliğin sonunda tüm katılımcılar hatıra fotoğrafı çektirdi.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 10:39:04 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/kadinlar-adina-manset-attilar-1773041944.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gloria Serenity Resort dünyanın en iyi oteli seçildi</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/gloria-serenity-resort-dunyanin-en-iyi-oteli-secildi-84409</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/gloria-serenity-resort-dunyanin-en-iyi-oteli-secildi-84409</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gloria Hotels &amp; Resorts bünyesinde yer alan Gloria Serenity Resort, turizm dünyasının saygın organizasyonlarından Coral Travel Starway World Best Hotels 2025 ödüllerinde önemli bir başarıya imza attı. Misafir memnuniyeti anketlerinin sonuçlarına göre belirlenen&nbsp;Top 100 World Best Hotels&nbsp;listesinde Gloria Serenity Resort birinci sırada yer alarak ‘Dünyanın En İyi Oteli’ seçildi.</strong></p>

<p>Ödüller, geçtiğimiz gün Berlin’deki Axica Kongre Merkezi’nde düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Dünyanın farklı destinasyonlarından otellerin değerlendirildiği organizasyonda, 25 ülkedeki 6.611 otelden elde edilen misafir memnuniyeti verileri kapsamlı bir analizden geçirildi. Bu değerlendirme sonucunda Gloria Serenity Resort listenin zirvesine yerleşerek uluslararası misafirlerin en yüksek memnuniyet puanını alan otel oldu.&nbsp;Gloria Serenity Resort adına ödülü Özaltın Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Yunus Özdemir teslim aldı.</p>

<p><strong>Özaltın Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Yunus Özdemir</strong>, törende yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: ‘Gloria Serenity Resort’un dünyanın en iyi oteli seçilmesi bizim için büyük bir gurur. Bu başarı, misafir memnuniyetini her zaman en ön planda tutan ekip arkadaşlarımızın özverili çalışmasının ve misafirlerimizin bize duyduğu güvenin bir sonucu. Gloria Hotels &amp; Resorts olarak misafirlerimize her zaman en yüksek standartlarda deneyimler sunmaya devam edeceğiz.’</p>

<p>Doğayla uyumlu mimarisi, rafine gastronomi deneyimi ve her misafire özel yaklaşımıyla öne çıkan Gloria Serenity Resort, sunduğu ayrıcalıklı konaklama deneyimi sayesinde dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerin takdirini kazanıyor. Otelin bu başarısı, misafir memnuniyetini merkeze alan hizmet anlayışının uluslararası ölçekte de karşılık bulduğunu gösteriyor.</p>

<p>Alınan bu prestijli ödül, Gloria Serenity Resort’un küresel turizm sahnesindeki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koyarken; markanın misafirlerine unutulmaz ve kişisel bir tatil deneyimi sunma konusundaki kararlılığını da pekiştiriyor.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 17:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/gloria-serenity-resort-dunyanin-en-iyi-oteli-secildi-1772806299.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Havacılığın Kadın Liderleri Genç Kuşak ile Gökyüzünde İz Bırakmak İçin Buluştu</title>
                <category>EĞİTİM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/havaciligin-kadin-liderleri-genc-kusak-ile-gokyuzunde-iz-birakmak-icin-bulustu-84408</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/havaciligin-kadin-liderleri-genc-kusak-ile-gokyuzunde-iz-birakmak-icin-bulustu-84408</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Havacılık sektörünün öncü kadın liderlerinden Ayşem Sargın, Dr. Aybike Molbay, Güliz Öztürk, Prof. Dr. Hülya Cebeci, Özlem Salihoğlu ve Serap Zuvin’in girişimi ile kurulan havacılıkta kadın insiyatifi, ilk tohumlarının atıldığı 2024 yılından bu yana çalışmalarını olgunlaştırarak “GökyüzündeyİZ – Havacılıkta Kadın Platformu” olarak, kadınların havacılıkta görünürlüğünü, gücünü ve temsilini arttırmayı ve gelecek nesillere ilham vererek desteklemeyi hedefleyen bir platforma dönüştü.&nbsp;</p>

<p>Platformun ilk etkinliği, Boeing’in desteği ile İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ev sahipliğinde Dünya Kadınlar Günü öncesinde, 5 Mart tarihinde İstanbul’da gerçekleştirildi. Etkinlik, havacılık sektörünün kadın liderlerini, 80 üniversite öğrencisi gençle İTÜ Ayazağa Kampüsü'ndeki Havacılık ve Uzay Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde (İTÜ ARC) buluşturdu.&nbsp;</p>

<p>Etkinlik kapsamında Boeing, GE Aerospace, Pegasus Hava Yolları, Türk Hava Yolları, İTÜ, Hitit, Çakmak Avukatlık Ortaklığı ve TAV Havalimanları’ndan kadın mentörler, pilotaj, mühendislik, teknik bakım ve onarım, hava trafik yönetimi, havacılık kurumsal yönetimi ve havacılıkta sürdürülebilirlik gibi alanlarda kariyer yolculuklarını öğrencilerle paylaşırken, birebir gerçekleştirilen hızlandırılmış mentörlük seanslarında katılımcıların sorularını doğrudan yanıtladı.</p>

<p>GökyüzündeyİZ – Havacılıkta Kadın Platformu, önümüzdeki dönemde havacılık sektöründe kadın temsilini ve liderliğini güçlendirmeye yönelik önemli projeler hayata geçirmeye devam edecek. Platform, bu doğrultuda, genç kız öğrenciler için mentörlük programları ve eğitici faaliyetlerin yanısıra, mühendislikten pilotaja, bakım onarımdan dijital havacılığa, havacılık yönetiminden havacılık hukuğuna kadar birçok alanda sektörde çalışan kadın profesyoneller için de farkındalık çalışmaları ve kariyer buluşmaları gerçekleştirerek sektörde fırsat eşitliğine ve kadın dayanışmasına katkı sağlamayı hedefliyor.&nbsp;</p>

<p>Platformun kurucularından Ayşem Sargın etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada, “Havacılığın sürdürülebilir büyümesi ve başarısı söz konusu olduğunda, sektörde kadın temsilinin artmasının mutlak ve stratejik bir gereklilik olduğuna inanıyorum. GökyüzündeyİZ Platformu, tam olarak bu amaçla, kadınların gökyüzünde bıraktıkları izi büyütmek amacıyla kuruldu. Boeing olarak, bugüne kadar Türkiye’deki ortaklarımızla yürüttüğümüz projelerle binlerce kız öğrenciyi bilim ve havacılığa özendiren çalışmalarda bulunduk. Bugün, GökyüzündeyİZ Platformu olarak düzenlediğimiz etkinlikle havacılığın kapılarını üniversiteli genç kızlarımıza açmaktan ve onlara bu alanda ilham vermekten büyük mutluluk duyuyorum. "&nbsp;dedi.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 17:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/havaciligin-kadin-liderleri-genc-kusak-ile-gokyuzunde-iz-birakmak-icin-bulustu-1772806149.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İstatistiklerle Kadın, 2025</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/istatistiklerle-kadin-2025-84407</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/istatistiklerle-kadin-2025-84407</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye nüfusunun %49,98'ini kadınlar, %50,02'sini erkekler oluşturdu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle, toplam nüfusun %49,98'ini kadınlar, %50,02'sini ise erkekler oluşturdu. Kadınlar ile erkekler arasındaki bu oransal denge, kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle, 60 ve daha yukarı yaş grubundan itibaren kadınların lehine değişti. Kadın nüfusun oranı, 60-74 yaş grubunda %51,9 iken 90 ve üzeri yaş grubunda %69,7 oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Cinsiyete ve yaş grubuna göre nüfus oranı, 2025</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69aa96a3be447.png" style="height:333px; width:982px" /><br />
<br />
Kaynak: TÜİK, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları, 2025</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Kadınların erkeklerden 5,2 yıl daha uzun yaşadığı görüldü</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hayat Tabloları sonuçlarına göre doğuşta beklenen yaşam süresi 2022-2024 döneminde Türkiye geneli için 78,1 yıl iken kadınlarda 80,7 yıl, erkeklerde 75,5 yıl oldu. Genel olarak kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı ve doğuşta beklenen yaşam süresi farkının 5,2 yıl olduğu görüldü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Doğuşta sağlıklı yaşam süresi kadınlarda 56,3 yıl oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısını ifade eden sağlıklı yaşam süresi, 2022-2024 döneminde sıfır yaşında bulunan bir kişi için Türkiye genelinde 57,6 yıl iken kadınlarda 56,3 yıl, erkeklerde 58,9 yıl oldu. Buna göre, erkeklerin doğuşta sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,6 yıl daha uzun olduğu görüldü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Ortalama eğitim süresi kadınlarda 8,8 yıl oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresinin yıllara göre arttığı görüldü. Türkiye geneli için 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2011 yılında 7,3 yıl, kadınlarda 6,4 yıl, erkeklerde 8,3 yıl iken, 2024 yılında Türkiye genelinde 9,5 yıl, kadınlarda 8,8 yıl, erkeklerde 10,2 yıl oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Cinsiyete göre ortalama eğitim süresi, 2011-2024</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69aa96a3d7aa3.png" style="height:324px; width:954px" /><br />
<br />
Kaynak: TÜİK, Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı, 2011-2024</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı %88,3 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranının 2008-2024 yılları arasında arttığı görüldü. En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki bireylerin toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında %75,1 iken 2024 yılında %92,6 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı %67,5, erkeklerin oranı %82,8 iken, bu oran 2024 yılında kadınlarda %88,3, erkeklerde ise %97,0 oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Cinsiyete göre en az bir eğitim düzeyini tamamlayanların oranı, 2008-2024</strong><br />
&nbsp;</p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69aa96a40379d.png" style="height:338px; width:949px" /><br />
<br />
Kaynak: TÜİK, Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı, 2008-2024</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı %23,6 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre yüksekokul ve fakülte, yüksek lisans ve doktora mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında %9,1 iken 2024 yılında %25,2 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı %7,1, erkeklerin oranı %11,2 iken bu oran 2024 yılında kadınlarda %23,6, erkeklerde ise %26,8 oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Cinsiyete göre seçilmiş göstergeler, 2024</strong><br />
<br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69aa96a520c0c.png" style="height:143px; width:780px" /><br />
<br />
Kaynak: TÜİK, Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı, 2024<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; TÜİK, Hanehalkı İşgücü Araştırması, 2024</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Annesi yükseköğretim mezunu olanların %84,4'ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ulusal Eğitim İstatistiklerine göre ebeveynin tamamladığı eğitim düzeyine göre ferdin tamamladığı eğitim düzeyi oranına bakıldığında, ebeveynin eğitim seviyesi yükseldikçe bireyin eğitim düzeyinin yükseldiği görüldü. Annesi yükseköğretim mezunu olan 25 yaş ve üzeri nüfusun 2024 yılında&nbsp;%84,4'ünün yükseköğretim mezunu olduğu görüldü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranı %68,7 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun işgücüne katılma oranının %54,2 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda %36,8, erkeklerde ise %72,0 oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İşgücüne katılma oranı eğitim durumuna göre incelendiğinde, kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne daha fazla katıldıkları görüldü. Okuryazar olmayan kadınların işgücüne katılma oranı %14,6, lise altı eğitimli kadınların işgücüne katılma oranı %27,5, lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı %38,5, mesleki veya teknik lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı %43,8 iken, yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılma oranı %68,7 oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Cinsiyet ve eğitim durumuna göre işgücüne katılma oranı, 2024</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69aa96a42b395.png" style="height:319px; width:841px" /></p>

<p><br />
Kaynak: TÜİK, Hanehalkı İşgücü Araştırması, 2024</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Kadınların istihdam oranının erkeklerin yarısından daha az olduğu görüldü</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun istihdam oranının %49,5 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda %32,5, erkeklerde ise %66,9 oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>En yüksek istihdam oranı %54,7 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük istihdam oranı ise %39,5 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) ve TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgelerinde gerçekleşti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>En yüksek kadın istihdam oranı, %39,3 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, en düşük kadın istihdam oranı ise %20,9 ile TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgesinde gerçekleşti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Kadın istihdam oranının en yüksek ve en düşük olduğu 5 bölge, İBBS 2. Düzey, 2024</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69aa96a41e93e.png" style="height:325px; width:961px" /></p>

<p><br />
Kaynak: TÜİK, Hanehalkı İşgücü Araştırması, 2024</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>En yüksek erkek istihdam oranı, %72,3 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde, en düşük erkek istihdam oranı ise %59,0 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) bölgesinde gerçekleşti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Erkek istihdam oranının en yüksek ve en düşük olduğu 5 bölge, İBBS 2. Düzey, 2024</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69aa96a44261c.png" style="height:313px; width:966px" /></p>

<p><br />
Kaynak: TÜİK, Hanehalkı İşgücü Araştırması, 2024</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Kadınların istihdamda yarı zamanlı çalışma oranı %18,3 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre yarı zamanlı çalışanların istihdam içindeki oranının 2024 yılında %12,1 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda %18,3, erkeklerde ise %9,0 oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadın istihdam oranı %26,9 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı, 2014 yılında %59,8 iken 2024 yılında %60,0 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2024 yılında hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının %26,9, erkeklerin istihdam oranının ise %90,9 olduğu görüldü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Kadın büyükelçi oranı %28,4 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Dışişleri Bakanlığı verilerine göre kadın büyükelçi oranı 2011 yılında %11,9 iken 2025 yılında %28,4 oldu. Erkek büyükelçi oranı ise 2011 yılında %88,1 iken 2025 yılında %71,6 oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Kadın milletvekili oranı %19,9 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre 2025 yıl sonu itibarıyla 592 milletvekili içerisinde kadın milletvekili sayısının 118, erkek milletvekili sayısının ise 474 olduğu görüldü. Meclisteki kadın milletvekili oranı 2007 yılında %9,1 iken, 2025 yılında %19,9 oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yükseköğretimde görevli profesörler içinde kadın profesör oranı %34,9 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yükseköğretim İstatistiklerine göre yükseköğretimde görevli profesörler içerisindeki kadın profesör oranı 2010-2011 öğretim yılında %27,6 iken 2024-2025 öğretim yılında %34,9 oldu. Yükseköğretimde görevli doçentler içerisindeki kadın doçent oranı ise, 2010-2011 öğretim yılında %32,2 iken 2024-2025 öğretim yılında %43,3 oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı %21,5 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre üst ve orta düzey yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012 yılında %14,4 iken 2024 yılında %21,5 oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Borsa İstanbul'da işlem gören en büyük 50 şirketin (BİST 50) yönetim kurulu üyelerine bakıldığında, 2016 yılında %12,2 olan kadın üye oranı 2025 yılında %18,3 oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Kadın Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) personelinin oranı %34,2 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Belirli bir dönemde (genellikle bir takvim yılı) bir kişi ya da grup tarafından Ar-Ge faaliyetleri için harcanan sürenin aynı dönemde çalışılan toplam süreye bölünmesi yoluyla hesaplanan Tam Zaman Eşdeğeri (TZE), 0 ile 1 arasında bir değer alarak uluslararası Ar-Ge personeli karşılaştırmalarında kullanılmaktadır. Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması sonuçlarına göre, TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel sayısı, 2024 yılında 106 bin 74 kişi ile toplam Ar-Ge personel sayısının %34,2'sini oluşturdu. Sektörler itibarıyla TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel oranı, yükseköğretimde %47,9, kâr amacı olmayan kuruluşların da dâhil edildiği genel devlette %30,6, mali ve mali olmayan şirketlerde ise %28,2 oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>TZE cinsinden Ar-Ge insan kaynağının cinsiyete göre sektör içi dağılımı, 2024</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69aa96a46812e.png" style="height:327px; width:880px" /></p>

<p><br />
Kaynak: TÜİK, Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması, 2024</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Ortalama ilk evlenme yaşı kadınlarda 26,0 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Evlenme İstatistiklerine göre resmi olarak ilk evliliğini 2025 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 26,0 iken erkeklerin ortalama evlenme yaşı 28,5 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il, kadınlarda 29,6 yaş, erkeklerde 32,4 yaş ile Tunceli oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en düşük olduğu il ise kadınlarda 23,7 yaş ile Kilis, erkeklerde 26,4 yaş ile Şanlıurfa oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Cinsiyete göre ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek ve en düşük olduğu 3 il, 2025</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/03/69aa96a48011b.png" style="height:256px; width:1095px" /></p>

<p><br />
Kaynak: TÜİK, Evlenme İstatistikleri, 2025</p>

<p>&nbsp;<strong>Kadınların %17,0'ının eğitim seviyelerinin eşlerinden daha yüksek olduğu görüldü</strong></p>

<p>&nbsp;ADNKS sonuçlarına göre resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde, 2024 yılında kadınların %38,3'ünün kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu görüldü. Eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranının %17,0, eğitim seviyeleri aynı olan eşlerin oranının ise %43,3 olduğu görüldü.</p>

<p>&nbsp;<strong>Kesinleşen boşanma davaları sonucu annenin velayetine verilen çocuk oranı %74,6 oldu</strong></p>

<p>Boşanma İstatistiklerine göre 2025 yılında kesinleşen boşanma davaları sonucu çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü.&nbsp;Annenin velayetine verilen çocuk oranı %74,6 iken babanın velayetine verilen çocuk oranı ise %25,4 oldu.</p>

<p>&nbsp;<strong>Yapay zeka kullanan kadınların oranı %18,8 oldu</strong></p>

<p>&nbsp;Yapay Zeka İstatistiklerine göre İnternet kullanan bireylerden üretken yapay zeka kullandığını beyan edenlerin oranı 2025 yılında %19,2 oldu. Bu oran kadınlarda %18,8 iken erkeklerde %19,4 oldu. Yapay zeka kullanma oranı yaş gruplarına göre incelendiğinde, en fazla yapay zeka kullanan bireylerin %39,4 ile 16-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubundaki kadınların %40,5'inin, erkeklerin ise %38,3'ünün yapay zeka kullandığı görüldü.</p>

<p>&nbsp;<strong>Beyin göçü oranı kadınlarda %1,6 oldu</strong>&nbsp;</p>

<p>Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistiklerine göre yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı 2024 yılında %2,0 oldu. Bu oran kadınlarda %1,6 iken erkeklerde %2,4 oldu.</p>

<p>&nbsp;<strong>Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan kadınların oranı %30,1 oldu</strong></p>

<p>Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre yaş gruplarına göre yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların oranına bakıldığında, 2025 yılında toplam nüfusun %27,9'unun risk altında olduğu, bu oranın kadınlarda %30,1 iken erkeklerde %25,6 olduğu görüldü. Aynı oranlara 18-64 yaş grubu için bakıldığında, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunan kadınların oranı %28,4, erkeklerin oranı %21,8 olarak görüldü.</p>

<p><strong>Kadınların en fazla maruz kaldığı şiddet türünün psikolojik şiddet olduğu görüldü</strong></p>

<p>Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması sonuçlarına göre yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların %28,2'sinin psikolojik şiddete, %18,3'ünün ekonomik şiddete, %12,8'inin fiziksel şiddete, %10,9'unun ısrarlı takibe, %8,3'ünün dijital şiddete ve %5,4'ünün cinsel şiddete uğradığı görüldü.</p>

<p>Tamamlanan eğitim seviyesi ve şiddet türüne göre şiddete maruz kalmış kadınların oranı incelendiğinde, eğitim seviyesi yükseldikçe ekonomik şiddet azalırken ısrarlı takip ve dijital şiddetin arttığı görüldü. Ekonomik şiddet, bir okul bitirmeyen kadınlar için %31,8 iken yükseköğretim mezunlarında %8,9 oldu. Israrlı takip ise yükseköğretim mezunu kadınlar için %16,1 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için %5,3 oldu. Dijital şiddet, yükseköğretim mezunu kadınlar için %13,4 iken bir okul bitirmeyen kadınlar için %2,2 oldu.</p>

<p>Yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmış kadınların %39,5 ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla %56,0, %42,0 ve %38,3 oranları ile en fazla eş/eski eş/birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı görüldü. Ekonomik şiddete maruz kalmış kadınların %66,5 ile en fazla ailelerinden biri tarafından şiddete uğradığı görüldü. Israrlı takip ve dijital şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla %39,6 ve %62,3 oranları ile en fazla yabancı biri tarafından şiddete uğradığı görüldü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 17:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/istatistiklerle-kadin-2025-1772806092.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlıklı sofralar, güçlü kadınlar: Mahalle Mutfağı açıldı</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/saglikli-sofralar-guclu-kadinlar-mahalle-mutfagi-acildi-84406</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/saglikli-sofralar-guclu-kadinlar-mahalle-mutfagi-acildi-84406</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, kadınların bir araya gelerek sağlıklı ve ekonomik yemekler pişirdiği, sosyalleştiği ve eğitimlerden yararlandığı Mahalle Mutfağı projesini Çiğli Evka-2 Mahallesi’nde hizmete açtı. Gıda ürünlerinin İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlandığı projede kadınlar, dayanışma ağını Mahalle Mutfağı’ndan başlatıyor.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı iş birliğinde Çiğli Evka-2 Mahallesi’nde kadınlara yönelik Mahalle Mutfağı projesi başladı. Mahalle Mutfağı, kadınların hem birlikte yemek yapabileceği hem de çeşitli eğitimler alabileceği bir dayanışma alanı olarak kurgulandı. Aşevleri Şube Müdürlüğü tarafından sağlanan ürünlerle dengeli, ekonomik ve besleyici menüler hazırlayan kadınlara, gıda mühendisleri ve Meslek Fabrikası Şube Müdürlüğü eğitmenleri eşlik ediyor.</p>

<p>Proje kapsamında sebze ağırlıklı dengeli tabak hazırlama, gıda israfını azaltma, mevsim ürünlerini değerlendirme ve günlük hayatta uygulanabilir pratik tarifler üzerine çalışılıyor. Bir yandan yemek yapıp bir yandan da Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü eğitmenlerinden sağlık, sosyal destek ve kişisel gelişim gibi konularda eğitimler alan kadınlar, pişirdikleri yemekleri evlerine götürüyor. Sağlıklı pişirme teknikleri, porsiyon kontrolü ve aile içi beslenme alışkanlıklarının da konuşulduğu Mahalle Mutfağı, sağlıklı yaşam kültürünün kadınlarla birlikte kurulduğu bir alan olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>“Dayanışma noktası”</strong></p>

<p>Mahalle Mutfağı projesi kapsamında ilk gün alaca çorba, Antep doğrama yemeği, bulgur pilavı, salata yapıldı. Ayrıca “iletişim becerileri ve hayır diyebilmek” ile “yasal haklar” konularında eğitimler gerçekleştirildi. Proje hakkında bilgi veren Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nde görevli Burçin Yılmaz, “Aslında burası sadece bir mutfak değil. Burada kadınlar iş birliği içinde sosyalleşiyor, bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyor. Ayrıca sağlıklı beslenme, pratik yemekler, ev ekonomisi ve bütçeleme, kadın sağlığı, kadın hakları gibi eğitimler alıyorlar. Mahalle Mutfağı, kadınların sosyal becerilerinin de geliştiği bir dayanışma noktası” dedi.</p>

<p><strong>Gıda mühendisleri ve eğitmenler eşlik ediyor</strong></p>

<p>Aşevleri Şube Müdürlüğü’nde görevli gıda mühendisi Melisa Müldür, “Burası, dayanışmanın bir örneği. Bizler de gıda mühendisleri olarak yemeklerin sağlıklı koşullarda, sağlıklı hammadde ile uygun pişirme koşullarında üretilmesi ve evlere doğru şekilde muhafaza edilerek götürülmesi için buradayız. Yemek pişirme öncesinde ve pişirilme aşamasında biz de burada olacağız. Aşevleri Şube Müdürlüğü olarak yemeklerin hammaddelerini biz temin edeceğiz. Kadınlar da yemeklerini yaparak sağlıklı koşullarda evlerine götürecek” diye konuştu. Projede Meslek Fabrikası’nda yiyecek ve içecek alanlarında eğitmen olarak görev yapan personel de kadınlarla birlikte menü oluşturarak pişirme süresi boyunca onlara eşlik ediyor.</p>

<p><strong>“Hem sosyalleşiyoruz hem dayanışıyoruz”</strong></p>

<p>Mahalle Mutfağı’na katılan Nesime Kılıç, “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı Mahalle Mutfağı’nda gruplar oluşturduk. Şu anda yemeklerin sarımsaklarını hazırlıyorum. Malzemeler İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından getirildi. Bizden bir tek tencere istediler. Önlüklerimiz, malzemelerimiz verildi. Her yer tertemiz, çok güzel. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni takdir ediyorum. Çok faal, çok çalışkan. Her yere ulaşmaya çalışıyor. Biz de burada hem sosyalleşiyoruz hem dayanışıyoruz. Burada eğitimler de alacağız” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Herkes için farklı bir heyecan oldu”</strong></p>

<p>Mahalle Mutfağı’nda yemek yapan Senem Becerikli ise “Bugün tencerelerimizi getirdik, bize sunulan sebze ve etlerle yemeklerimizi pişiriyoruz. Daha sonra yemeklerimizi eve götürüp komşularımızla paylaşacağız. Kadınlar ilgi gösteriyor. Duyan pek çok kişi daha gelecektir. Herkes için farklı bir heyecan oldu. Ortam güzel. Eğitimler de olacak. Eğitimlere kadınlar olarak hazırız. Kadınların aktif, haklarını savunan insanlar olması için çaba harcıyoruz ve bir araya geliyoruz” sözlerine yer verdi.</p>

<p><strong>Nasıl bilgi alınır?</strong></p>

<p>Mahalle Mutfağı’nda haftada iki gün İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin temin edeceği malzemelerle yemek yapılacak ve eğitimler verilecek. Mahalle Mutfağı projesi ile ilgili bilgi almak isteyen kadınlar Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nün 0232 293 91 48 numaralı telefonunu arayabiliyor.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 17:07:29 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/saglikli-sofralar-guclu-kadinlar-mahalle-mutfagi-acildi-1772806049.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YÖK ten Bilişim Alanlarında Akademisyen Yetiştirmek için Yeni Model</title>
                <category>EĞİTİM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/yok-ten-bilisim-alanlarinda-akademisyen-yetistirmek-icin-yeni-model-84405</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/yok-ten-bilisim-alanlarinda-akademisyen-yetistirmek-icin-yeni-model-84405</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurulu (YÖK), bilişim temelli alanlarda artan öğretim üyesi ihtiyacını karşılamak amacıyla yeni bir model üzerinde çalışıyor. Buna göre farklı disiplinlerden lisans mezunları merkezi bir sınavla seçilecek, bilişim alanlarında lisansüstü eğitim alacak ve ardından üniversitelerde öğretim elemanı olarak görev yapabilecek.</p>

<p>YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar yaptığı açıklamada, yükseköğretim sisteminin değişen ihtiyaçlarına dikkat çekerek üniversitelerin başarısının artık yalnızca akademik yayınlarla ölçülmediğini belirtti. Özvar, mezunların istihdama katılımı, ekonomiye katkı ve toplumsal faydanın da üniversitelerin performansını değerlendirmede önemli göstergeler arasında yer aldığını vurguladı. Özellikle bilişim temelli alanlarda öğretim üyesi ihtiyacının arttığını ifade eden Özvar, farklı disiplinlerden mezunların lisansüstü eğitim yoluyla bu alanlara kazandırılmasını amaçlayan yeni bir model üzerinde çalışıldığını söyledi.</p>

<p>Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, yükseköğretim sisteminin hızla değişen bilim ve teknoloji alanlarına uyum sağlamasının büyük önem taşıdığını belirterek, özellikle bilişim alanlarında nitelikli akademik kadrolar oluşturmanın Türkiye açısından stratejik bir konu olduğunu ifade etti.</p>

<p>Prof. Dr. Durman, üniversitelerin bilgi üreten, araştırma yapan ve toplumsal gelişime katkı sağlayan kurumlar olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“Dijital dönüşümün hızlandığı bir dönemde üniversitelerin yapay zeka, veri bilimi, siber güvenlik ve yazılım teknolojileri gibi alanlarda güçlü akademik kadrolara sahip olması büyük önem taşıyor. Yükseköğretim Kurulumuzun bu alandaki ihtiyaçları gözeterek insan kaynağının geliştirilmesine yönelik attığı adımların, güçlü lisansüstü eğitim programları ve sağlam akademik altyapılarla desteklenmesi halinde yükseköğretim sistemimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.”</p>

<p>Modern üniversitelerin en önemli özelliklerinden birinin disiplinlerarası araştırma kültürü olduğunu belirten Prof. Dr. Durman, farklı alanlardan gelen yetenekli gençlerin bilişim alanlarında akademik çalışmalara yönelmesinin bilimsel çeşitliliği ve yenilikçi araştırmaları güçlendirebileceğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Mehmet Durman, “Bugün dünyanın önde gelen üniversitelerinde farklı disiplinlerden gelen araştırmacıların veri bilimi ve yapay zeka gibi alanlarda birlikte çalıştıklarını görüyoruz. Bu yaklaşım yalnızca yeni teknolojilerin gelişmesine değil, aynı zamanda farklı düşünme biçimlerinin bir araya gelerek yeni bilimsel ufuklar açmasına da katkı sağlıyor” dedi.</p>

<p>Akademisyen yetiştirmenin uzun soluklu bir süreç olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Durman, kalite güvencesinin bu süreçte belirleyici olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Durman, “Akademisyen yetiştirmek zaman, sabır ve güçlü bir araştırma kültürü gerektirir. Lisansüstü eğitim süreçlerinin sağlam akademik altyapılarla desteklenmesi ve uluslararası bilimsel standartların gözetilmesi büyük önem taşır. Üniversiteler olarak bilimsel kaliteyi önceleyen bir anlayışla ülkemizin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sunmayı görev kabul ediyoruz” diye konuştu.&nbsp;</p>

<p>“Yükseköğretimde atılan bu tür adımların, güçlü kalite güvencesi mekanizmaları ve araştırma odaklı lisansüstü eğitim süreçleriyle desteklenmesi halinde Türkiye’nin bilimsel üretim kapasitesini ve küresel rekabet gücünü önemli ölçüde artıracağına inanıyorum” diyen Prof. Dr. Durman, üniversitelerin eğitim, araştırma ve toplumsal katkı alanlarında daha güçlü bir rol üstlenmesinin Türkiye’nin geleceği açısından stratejik önem taşıdığını belirtti. Durman, üniversitelerde akademik kaliteyi ve araştırma kültürünü merkeze alan bir yaklaşımın belirleyici olacağını ifade etti.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 17:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/yok-ten-bilisim-alanlarinda-akademisyen-yetistirmek-icin-yeni-model-1772806032.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Göktaş: Onların yanında devlet ve bizler varız</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/bakan-goktas-onlarin-yaninda-devlet-ve-bizler-variz-84404</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/bakan-goktas-onlarin-yaninda-devlet-ve-bizler-variz-84404</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli'de, "Dünya Yetimler Günü" dolayısıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da katıldığı iftar düzenlendi. Yetim çocuklar ve ailelerinin aynı sofrada buluştuğu iftar organizasyonu duygusal anlara sahne olurken, programda konuşan Bakan Göktaş, "Yetimlerimiz asla yetim değildir. Onların yanında devlet ve bizler varız" dedi.</p>

<p><strong>PROGRAMA YOĞUN KATILIM SAĞLANDI</strong></p>

<p>Dünya Yetimler Günü dolayısıyla Başiskele’de düzenlenen iftar programında yetim çocuklar ve aileleri aynı sofrada buluştu. Başiskele’deki bir otelde gerçekleştirilen programa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanı sıra Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş, Başiskele Kaymakamı Soner Şenel, Başiskele Belediye Başkanı Mehmet Yasin Özlü, AK Parti Kocaeli İl Başkanı Şahin Talus, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Yasemin Özdemir, Cumhurbaşkanlığı Etik Kurulu Üyesi İbrahim Karaosmanoğlu, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.</p>

<p><strong>ÇOCUKLARIN YAKINDAN İLGİLENİLDİ</strong></p>

<p>Ramazan ayının, paylaşma ve dayanışma ruhunun ön plana çıktığı programda protokol üyeleri yetim çocuklarla bir araya gelerek iftar yaptı. Yoğun ilgi gören programda yetim çocuklar ve aileleriyle yakından ilgilenildi. Katılımcılar, çocuklarla sohbet ederek onlara yalnız olmadıklarını hissettirdi.</p>

<p><strong>“KOCAELİ, ÜRETİMİ VE EMEĞİYLE GÜÇLÜ BİR ŞEHİR"</strong></p>

<p>İftar programında konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ramazan ayının yardımlaşma ve dayanışma duygularını güçlendirdiğini belirterek, yetim çocukların her zaman devletin himayesinde olduğunu vurguladı. Kocaeli’nin üretimi ve emeğiyle güçlü bir şehir olduğunu ifade eden Bakan Göktaş, “Emeğiyle büyüyen, üretimiyle güçlenen Kocaeli aynı zamanda paylaşma kültürüyle de öne çıkan kıymetli bir şehir. Ramazan ayı bizlere insan olmanın özünü ve birbirimize duyduğumuz sorumluluğu yeniden hatırlatıyor” dedi.</p>

<p><strong>"ONLARIN YANINDA DEVLET VARDIR"</strong></p>

<p>Çocukların Türkiye’nin geleceği olduğunu vurgulayan Göktaş, eğitimden sağlığa, spordan sanata kadar pek çok alanda çocukların imkanlarını genişletmeye yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti. “Yetimlerimiz asla yetim değildir” diyen Göktaş, “Onların yanında devlet ve bizler varız. Her bir çocuğumuzun geleceğe umutla bakacağı güçlü bir Türkiye için kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“RAMAZAN’IN RUHUNU BİRLİKTE YAŞIYORUZ”</strong></p>

<p>Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Ramazan ayının birlik ve beraberliği güçlendiren önemli bir zaman dilimi olduğunu ifade etti. Yetim çocuklarla aynı sofrayı paylaşmanın anlamlı olduğunu belirten Aktaş, Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ruhunu birlikte yaşamanın önemine vurgu yaptı.</p>

<p><strong>“RAMAZAN MERHAMETİN VE DAYANIŞMANIN AYI”</strong></p>

<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş ise Ramazan ayının toplumsal dayanışmanın en güzel şekilde yaşandığı dönemlerden biri olduğunu söyledi. Abiş, yetim çocuklarla aynı sofrada buluşmanın büyük bir anlam taşıdığını belirterek, Ramazan ayının merhamet ve kardeşlik duygularını güçlendirdiğini ifade etti.</p>

<p><strong>“BU BULUŞMALAR GÖNÜLLERİ BİRLEŞTİRİYOR”</strong></p>

<p>Başiskele Belediye Başkanı Mehmet Yasin Özlü de, her yıl Ramazan ayında yetim çocuklarla iftar programı düzenlediklerini belirterek, bu buluşmaları gelenek haline getirdiklerini söyledi. Bu organizasyonların sadece bir iftar programı olmadığını vurgulayan Özlü, “Bu sofralar gönüllerin birleştiği, paylaşmanın ve dayanışmanın en güzel örneklerinin yaşandığı buluşmalar oluyor” dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 17:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/bakan-goktas-onlarin-yaninda-devlet-ve-bizler-variz-1772806013.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Güvenli Trafik Bilinçli Hizmet</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/guvenli-trafik-bilincli-hizmet-84403</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/guvenli-trafik-bilincli-hizmet-84403</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gölcük Belediyesi, hizmet kalitesini artırmak ve trafik bilincini güçlendirmek amacıyla zabıta ve şoför kadrosundaki personellerine yönelik genel trafik kuralları eğitimi düzenledi.</p>

<p>Gölcük Belediyesi, hizmet kalitesini arttırmak amacıyla kurum içi eğitim faaliyetlerine devam ediyor. Son olarak, belediyede şoför olarak çalışan personele ve zabıta ekiplerine yönelik “genel trafik” eğitimi verildi. İlçe Emniyet Müdürlüğü personelleri tarafından verilen eğitimde Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan değişiklikler kapsamlı bir şekilde anlatıldı.</p>

<p><b>Temel Trafik Kuralları Anlatıldı</b></p>

<p>Meclis salonunda gerçekleştirilen eğitime Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer de katıldı. Eğitimde; hız kuralları ve sınırları, trafikte geçiş üstünlüğü, geçiş kuralları, trafikte asli kusurlar ve dikkat edilmesi gereken kurallar trafik polisleri tarafından detaylı bir şekilde anlatıldı.</p>

<p><b>Hizmet İçi Eğitimler Devam Edecek</b></p>

<p>Verdikleri faydalı bilgiler için polis memurlarına teşekkür eden Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, belediye personeline yönelik hizmet içi eğitimlerin devam edeceğini belirterek eğitime gösterdikleri özen ve ilgiden dolayı eğitime katılan personele de teşekkür etti.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 17:06:44 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/guvenli-trafik-bilincli-hizmet-1772806004.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Öğrenciler Başkan Çerçioğlu ile Doğa Sevgisini Öğreniyor</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/ogrenciler-baskan-cercioglu-ile-doga-sevgisini-ogreniyor-84402</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/ogrenciler-baskan-cercioglu-ile-doga-sevgisini-ogreniyor-84402</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu tarafından hayata geçirilen ve öğrencilerin eğitimlerine destek olan uygulamalar devam ediyor.</p>

<p>Cumhuriyet İlkokulu anasınıfı öğrencileri ve öğretmenleri, derslerini Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin Mimar Sinan Mahallesi’ndeki fidanlığında işledi.</p>

<p>Eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak ve çocukların gelişimlerine destek olmak için çeşitli faaliyetler düzenleyen Büyükşehir Belediyesi, ilkokul öğrencilerini Mimar Sinan Mahallesi’nde bulunan fidanlıkta misafir etti. Minik öğrenciler derslerinde doğa sevgisini işledi. Bir taraftan fidan dikimini öğrenen çocuklar, bir taraftan da fidanların gelişim süreci, serada yetişen bitkiler ve yetişme koşulları konularında eğitim aldı, doğayı korumak konusunda bilinçlendi. Minik öğrencilerin ders sonunda diktikleri çiçekler, Büyükşehir Belediyesi tarafından kendilerine hediye edildi.</p>

<p>Çocukların gelişimini destekleyici ve öğrencilere doğa sevgisini öğreten uygulamaların devam edeceğini belirten Başkan Çerçioğlu, Büyükşehir Belediyesi’nin fidanlıklarında öğrencileri misafir etmekten memnuniyet duyduklarını ifade etti.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 17:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/ogrenciler-baskan-cercioglu-ile-doga-sevgisini-ogreniyor-1772805960.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çukurova’da Hava Kalitesine 1,1 Milyon Aboneyle Güçlü Katkı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/cukurovada-hava-kalitesine-11-milyon-aboneyle-guclu-katki-84401</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/cukurovada-hava-kalitesine-11-milyon-aboneyle-guclu-katki-84401</guid>
                <description><![CDATA[Aksa Çukurova Doğalgaz, faaliyet gösterdiği Adana, Mersin, Hatay ve Osmaniye’de 2025 yılında 1 milyon 100 bini aşan abonesiyle güvenli ve kesintisiz gaz arzı için çalışmalarını sürdürürken, şehirlerin havasının daha solunabilir hâle gelmesine sundukları katkıdan dolayı mutlu olduklarını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Adana, Mersin, Hatay ve Osmaniye illerini kapsayan 9 bin 697 kilometre şebekesiyle 49 ilçe ve beldede hizmet veren Aksa Çukurova Doğalgaz’ın abone sayısı 1,1 milyonu aştığı kaydedildi. 2025 yılında altyapı ve genişleme çalışmalarını kesintisiz sürdüren Aksa Çukurova Doğalgaz, yıl içerisinde gerçekleştirdiği faaliyetlere ilişkin şu açıklamayı yaptı:</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“2025 doğal gaz konforuyla buluşturduğumuz ilçelerimizle birlikte şebekemizi genişletiyoruz. 2024 yılında 980 bin abonemizin doğal gaz konforu ve ekonomisiyle buluştuğu bölgemizde 2025’te abone sayımız yüzde 12 artarak 1 milyon 100 bin oldu. Abonelerimize güvenli ve kesintisiz gaz arzı için çalışmalarımızı sürdürürken, şehirlerimizin havasının daha solunabilir hâle gelmesinden mutluluk duyuyoruz. 2025 yılında 1,1 milyon abonemizin karbon yoğun yakıtlar yerine doğal gazı tercih etmesiyle 2,31 milyon ton daha az karbon emisyonu gerçekleşmesine katkı sağladık.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ADANA’DA ABONE SAYISI: 354 BİN</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">2025 yılında Adana’da doğal gaz şebekesi 3 bin 174 kilometreye çıktı. Bugün itibarıyla 354 bin abone doğal gaz kullanıyor. Ayrıca, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından yapımı tamamlanan ve devam eden deprem konutları için yapılan doğal gaz dağıtım şebekesiyle yeni 9 bin 925 konuta gaz arzı sağladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MERSİN’DE ABONE SAYISI: 294 BİN</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mersin’de lisans sınırları içerisinde bulunan Mezitli, Yenişehir, Toroslar, Akdeniz, Tarsus Anamur, Aydıncık, Bozyazı, Erdemli, Gülnar, Mut, Silifke ilçelerinde genişleme çalışmaları devam etti. Öte yandan şehrin kalkınmasına ve istihdama destek sağlayan Tarsus Organize Sanayi Bölgesi doğal gaza kavuştu. Doğal gaz şebeke büyüklüğü 2 bin 546 kilometreye ulaştı. Mersin’de 294 binden fazla abone doğal gaz konforu ve ekonomisinin keyfini çıkarıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">HATAY’DA ABONE SAYISI: 340 BİN</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">2025 yılında Hatay’da doğal gaz şebekesi 2 bin 850 kilometreyi, abone sayısı 365 bini aştı. Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında çalışmalar Antakya, İskenderun, Defne, Dörtyol, Kırıkhan, Reyhanlı, Arsuz, Belen, Hassa, Payas, Altınözü, Yayladağı, Kumlu ilçelerinde aralıksız sürüyor. 2025 yılında 421 kilometre dağıtım şebekesi imalatı gerçekleşti, 103 bin daire doğal gaz konforuna ulaştı. TOKİ ile rezerv alanda yapımı tamamlanan 60 bin deprem konutuna da doğal gaz arzı sağlandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">OSMANİYE ABONE SAYISI: 114 BİN</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Osmaniye’nin Hasanbeyli ve Sumbas ilçelerinin yanı sıra Yarbaşı ve Ellek beldeleri ilk defa doğal gaz konforu ve ekonomisiyle buluştu. Osmaniye genelinde devam eden altyapı ve genişleme çalışmalarıyla şebeke büyüklüğü 1.162 kilometreye, abone sayısı 114 bine ulaştı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">2025 YILINDA 2.098 HAT HASARI MEYDANA GELDİ </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İzinsiz kazı çalışmaları kaynaklı hat hasarlarının can ve mal güvenliğini tehdit ettiğine dair önemli açıklamalarda bulunan Aksa Çukurova Doğalgaz, dört ili kapsayan doğal gaz hattı üzerinde meydana gelen hasarlarla ilgili şu bilgileri paylaştı:</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;“2024 yılında 4 ilimizde toplamda 959 hat hasarı meydana gelirken, 2025 yılında bu sayı yüzde 118 artarak 2.089’a ulaştı. Hat hasarı nedeniyle 78 bin abonemiz ortalama 1 saat 16 dakika gazsız kaldı.&nbsp; Aksa Doğalgaz’ın dağıtım bölgeleri arasında hat hasarının en çok yaşandığı şehirlerin ilk sırasında yer alan Hatay’da ise 1.345 hat hasarı meydana geldi. Doğal gaz hattı bulunan alanlarda yapılan izinsiz kazılar yüksek hasar riski taşır; kontrolsüz gaz çıkışları, yangın, patlama ve benzeri ağır sonuçlara sebebiyet verebilir. Can ve mal güvenliğinin korunması ve kesintisiz gaz arzının sağlanabilmesi için doğal gaz hattı bulunan mahallelerden sokaklara değin tüm lokasyonlarda yürütülecek altyapı çalışmaları Altyapı Koordinasyon Merkezi’nin (AYKOME) yönetmeliği kapsamında doğal gaz dağıtım şirketinin bilgisi ve izni dahilinde yapılmalıdır. Kazı çalışması öncesinde 7/24 hizmet veren 444 4 187 numaralı Aksa Doğalgaz Çözüm Merkezimiz ile iletişime geçilmeli; şüpheli durumlarda ise 187 Doğal Gaz Acil Hattımız aranmalıdır.”</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/cukurovada-hava-kalitesine-11-milyon-aboneyle-guclu-katki-1772621511.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>QNB Türkiye ve İKADE Bekar Annelerin Sürdürülebilir İstihdam</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/qnb-turkiye-ve-ikade-bekar-annelerin-surdurulebilir-istihdam-84400</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/qnb-turkiye-ve-ikade-bekar-annelerin-surdurulebilir-istihdam-84400</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de yaklaşık 3,5 milyon bekar anne çocuklarını tek başına büyütüyor. Bu grubun önemli bir bölümü çeşitli nedenlerle iş hayatının dışında kalıyor. Bekar annelerin ekonomik sistemin dışında kalması yalnızca bireysel bir gelir kaybı değil, aynı zamanda uzun vadeli sosyal ve ekonomik maliyetler doğuran önemli bir toplumsal mesele olarak öne çıkıyor. Kadın istihdamındaki her artış; hane gelirinden çocukların eğitimine, sosyal refahtan ekonomik büyümeye kadar geniş bir etki alanı yaratıyor. QNB Türkiye ve IKADE iş birliğiyle hayata geçen programı, sadece bireyleri değil, aileleri ve dolaylı olarak gelecek nesilleri güçlendirmeyi hedefleyen bütüncül bir sosyal yatırım modeli olarak kurgulandı.</p>

<p>Program kapsamında katılımcılara, dijital pazarlama, e-ticaret ve e-ihracat, fintech ve dijital finans uygulamaları, yapay zekâ temelli çözümler, veri analizi ve içerik üretimi gibi alanlarda eğitimler sunulacak. Bunun yanı sıra hukuki danışmanlık, kişisel gelişim ve psikososyal dayanıklılığı destekleyen modüllerle çok boyutlu bir destek yapısı oluşturulacak. Program, ekonomik güçlenmenin yanı sıra katılımcıların sosyal ve bireysel dayanıklılıklarını artırmayı da hedefliyor.&nbsp;</p>

<p>Pilot aşamada 100 bekar annenin doğrudan desteklenmesi ve ilk altı ay içinde katılımcıların en az yüzde 40’ının istihdama geri dönmesi veya gelir getirici bir faaliyete başlaması hedefleniyor. Çocukları ve yakın çevreleri dikkate alındığında yaklaşık 500 kişilik dolaylı bir etki alanı oluşturulması öngörülüyor. Bu yönüyle program, kısa vadeli istihdam hedeflerinin ötesinde toplumsal dayanıklılığı artıran sürdürülebilir bir model sunuyor.</p>

<p>QNB Türkiye, bu projeyle yalnızca bir sosyal sorumluluk inisiyatifi başlatmakla kalmıyor, özel sektörün daha fazla sorumluluk alması gereken bir alanda örnek bir model ortaya koyuyor. Program, Banka’nın Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve kapsayıcılık hedeflerine doğrudan ve ölçülebilir katkı sunan somut bir adım niteliği taşıyor.</p>

<p>QNB Türkiye Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Yeliz Ataay Arıkök, programa ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Kadınların ekonomik hayata tam ve etkin katılımı olmadan sürdürülebilir kalkınmadan söz etmek mümkün değil. Bekar anneler hem ekonomik hem de sosyal açıdan yüksek dayanıklılık gerektiren bir sorumluluğu üstleniyor. Bu programla hedefimiz, yalnızca eğitim sunmak değil, kadınların dijital ekonomi içinde kalıcı bir yer edinmelerine katkı sağlamak. QNB Türkiye olarak, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği odağımızı, kapsayıcılığı geniş ve sosyal etkisi yüksek bu projeyle daha da&nbsp;güçlendiriyoruz. Finans sektörünün dönüştürücü rolüne inanıyor, kapsayıcı büyümenin somut ve ölçülebilir adımlarla mümkün olduğunu düşünüyoruz.”</p>

<p>İKADE Yönetim Kurulu Başkanı Sevtap Küçük ise projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti: “İKADE olarak, kadın özgürlüğünün en temel unsurlarından birinin ekonomik bağımsızlık, yani gelir üretme gücü olduğuna inanıyoruz. Bu ihtiyaç özellikle bekar annelerin yaşamında daha belirgin şekilde karşılık buluyor. Tüm projelerimizde olduğu gibi, bu projede de kadınların ekonomik olarak güçlenmesini ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin desteklenmesini odağımıza alıyoruz. Uzmanlık alanımız olan dijital gelir ve e-ihracat ekosistemi doğrultusunda bu modeli hayata geçiriyoruz. Projemizi üç temel etki alanı üzerine kurguladık: Anne ve çocuk odağı, gelir üretimi ve toplumsal güçlenme. Annenin güçlenmesinin çocuğun geleceğini doğrudan etkilediğine inanıyoruz. Bu nedenle yalnızca ekonomik değil, anne ve çocuğun ruhsal ve fiziksel iyilik halini destekleyen bir yaklamışımı benimsiyoruz. Bu süreçte birlikte hareket ettiğimiz tüm paydaşlarımızın katkısının, projenin etki alanını daha da güçlendirdiğine inanıyoruz.’’</p>

<p>Program sonunda oluşturulacak mezun ağı ile katılımcıların birbirlerine mentorluk sunmaya devam etmeleri ve dayanışma yapısının sürdürülebilir bir modele dönüşmesi hedefleniyor. QNB Türkiye, finans sektörünün dönüştürücü gücünü yalnızca finansman sağlamakla sınırlı görmüyor, sosyal sermayeyi güçlendiren kapsayıcı modellerle toplumsal etki yaratmaya devam ediyor.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 13:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/qnb-turkiye-ve-ikade-bekar-annelerin-surdurulebilir-istihdam-1772621349.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Diş hekimliğinde yapay zekâ her yönüyle ele alındı!</title>
                <category>EĞİTİM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/dis-hekimliginde-yapay-zeka-her-yonuyle-ele-alindi-84399</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/dis-hekimliginde-yapay-zeka-her-yonuyle-ele-alindi-84399</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nce düzenlenen “Diş Hekimliğinde Yapay Zekâ” başlıklı sempozyum Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi İbni Sina Oditoryumu’nda gerçekleştirildi. &nbsp;</p>

<p>Sağlık teknolojileri ve yapay zekânın (YZ) dental teşhis, tedavi ve planlama süreçlerindeki dönüştürücü rolünü akademik bir zeminde ele almak amacıyla düzenlenen sempozyumda, diş hekimliğinde yapay zekâ algoritmalarının teşhis doğruluğunu artırma, klinik karar destek sistemlerini güçlendirme ve kişiselleştirilmiş tedavi planlamaları oluşturma potansiyeli bilimsel yönleriyle ele alındı.&nbsp;</p>

<p><strong>Prof. Dr. Ergün Yücel: “Yapay zekâ günümüzde bir klinik pratiğidir”</strong></p>

<p>Program, Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ergün Yücel’in açılış konuşmasıyla başladı. Prof. Dr. Ergün Yücel, yapay zekânın artık bir gelecek tasavvuru değil, sağlık alanında günlük uygulamanın parçası haline geldiğini vurguladı.</p>

<p>Yapay zekâ konusunun teorik bir tartışma başlığı olmaktan çıktığını ifade eden Prof. Dr. Yücel, “Yapay zekâ günümüzde bir gelecek senaryosu değil, artık günümüzün bizim açımızdan bir klinik pratiğidir. Teşhisten tedavi planlamasına kadar her aşamada mesleğimizin bütün ana bilim dallarında oyunun kuralları adeta yeniden yazılmaktadır.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Hata ihtimali sıfıra inecek</strong></p>

<p>Prof. Dr. Yücel, “Yıllarca diş hekimliğinde ‘önce zarar verme’ dedik. Ama artık günümüzde yapay zekâ teknolojileri ile bir adım öteye geçtik ve ‘Hata yapma ihtimalini sıfıra indir’ diyoruz. Bu belki de yapay zekayla birlikte bir konsept olacak.” ifadesinde bulundu.</p>

<p><strong>Yapay zekâ hali hazırda kullanılıyor</strong></p>

<p>Yapay zekânın hâlihazırda birçok alanda aktif olarak kullanıldığını dile getiren Prof. Dr. Yücel, “Radyolojide insan gözünden kaçabilecek detayları yakalayabiliyoruz. Cerrahide milimetrik hassasiyetle rehberlik eden uygulamalar kullanıyoruz. Ortodontiden endodontiye, pedodontiden diğer alanlara kadar klinik destek mekanizması olarak bu teknolojilerden yararlanıyoruz.” dedi.</p>

<p>Ancak teknolojinin kutsallaştırılmaması gerektiğini de vurgulayan Prof. Dr. Yücel, yapay zekânın hekimlik sanatının yerini alamayacağını söyledi ve “En gelişmiş algoritma bile bir hekimin hastasıyla kurduğu güven bağının ve insani dokunuşun yerini tutamaz. Hiçbir algoritmanın empati yeteneği yoktur” diye konuştu.</p>

<p>Prof. Dr. Yücel, yapay zekânın mesleği tehdit etmediğini, aksine hata payını azalttığını ve zaman yönetiminde avantaj sağladığını ifade ederek, “Bu toplantının bir ilk olmasını ve bilimsel altyapı açısından daha farklı uygulamalarla geliştirilmesini diliyorum.” diyerek sözlerini tamamladı.</p>

<p><strong>Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel: “Geliştirdiğimiz sistemler hekimin yerine geçmez”</strong></p>

<p>Açılışın ardından gerçekleştirilen birinci oturumda yapay zekânın sağlık alanındaki genel çerçevesi ve etik boyutu ele alındı. Oturumda konuşan Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, “Yapay Zekâ ve Sağlıktaki Uygulamaları” başlıklı sunumunda özellikle klinik veriye dayalı gerçek uygulamaları paylaştı.</p>

<p>Yaklaşık 15 yıldır üniversite bünyesinde faaliyet gösteren NPİSTANBUL Hastanesi’nde üretilen klinik veriler üzerinden çalışmalar yürüttüklerini belirten Prof. Dr. Ergüzel, “Geliştirdiğimiz sistemlerin tamamı bir ön tanı sistemidir. Bunlar karar destek sistemleridir. Karar hekime aittir, bizim sistemlerimiz o karara destek olur.” dedi.&nbsp;</p>

<p><strong>Yapay zekânın en büyük ihtiyacı veri&nbsp;</strong></p>

<p>Yapay zekâ uygulamalarının temelinde büyük veri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ergüzel, Endüstri 4.0 süreciyle birlikte seri üretim mantığından “büyük veri odaklı” bir yapıya geçildiğini ifade etti ve “Günlük hayatta hepiniz veri üretiyorsunuz. Telefonlarınız yüzünüzü tanıyor, sesinizi tanıyor. Bunun arkasında sinyal işleme ve görüntü işleme algoritmaları var.” ifadesinde bulundu.</p>

<p>Makine öğrenmesinden derin öğrenmeye geçişle birlikte veri hacminin katlanarak arttığını, bu nedenle GPU’lu ve nöromorfik bilgisayarların devreye girdiğini ifade eden Prof. Dr. Ergüzel, “Nöromorfik bilgisayar nöronu taklit eder. Hem veri işler hem geçici hem kalıcı hafıza gibi çalışır. Müthiş hızlıdır.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Karınca, sürü ve arı algoritmaları</strong></p>

<p>Sunumunda biyomimetik (doğadan esinlenen) optimizasyon algoritmalarına da yer veren Prof. Dr. Ergüzel, karınca kolonisi, sürü zekâsı ve arı algoritmalarının sağlık verisi analizinde kullanıldığını anlattı. Karıncaların feromon yoluyla en kısa yolu bulma mekanizmasını örnek gösteren Prof. Dr. Ergüzel, bu mantığın veri içerisinden en anlamlı öznitelikleri seçmekte kullanıldığını söyledi ve “48 öznitelikle %60 doğruluk elde ediyorduk. Karınca koloni optimizasyonu kullandığımızda 22 öznitelik seçildi ve doğruluk %80’e çıktı.” dedi.</p>

<p>Sürü zekâsı ile sürü psikolojisinin karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ergüzel, “Sürü psikolojisinde sorgusuz taklit vardır. Sürü zekâsında ise başkalarının tecrübelerinden istifade ederek rasyonel karar verme vardır.” ifadesinde bulundu.</p>

<p>Arı algoritmasını ise “waggle dance” (arı dansı) üzerinden örnekleyen Prof. Dr. Ergüzel, arıların 6 kilometreye kadar noktasal doğrulukta nektar kaynağı adresi verebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>40 bin veriyle duygu tanıma modeli</strong></p>

<p>Psikiyatrik hastalıkların yanı sıra yüz üzerinden duygu tanıma çalışmaları da yürüttüklerini belirten Prof. Dr. Ergüzel, 40 binin üzerinde veri kullanarak 7 temel duyguyu sınıflandırdıklarını açıkladı.</p>

<p>Konuşmasının sonunda yapay zekânın sunduğu fırsatların yanında eğitim sistemine düşen sorumluluğa dikkat çeken Prof. Dr. Ergüzel, gençlerin makinelerin kolayca yapamayacağı alanlarda yetiştirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Prof. Dr. Bellaz: “Yapay zekâ diş hekimliğinde yeni bir cihaz değil, paradigmayı değiştirecek”</strong></p>

<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalından öğretim üyesi ve Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Protetik Diş Tedavisi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berk Bellaz, “Bilimsel Bilgi, Etik Sorunları ve Toplumsal Ön Yargılar” başlıklı konuşmasında yapay zekâ çalışmalarının etik sınırlarını ve toplumsal yansımalarını değerlendirerek, yapay zekânın yalnızca teknolojik bir yenilik değil, bilimsel düşünceyi ve hekim kimliğini dönüştürebilecek bir paradigma değişimi anlamına geldiğini söyledi.</p>

<p>Yapay zekânın diş hekimliğinde yalnızca yeni bir cihaz gibi algılanmasının eksik bir yaklaşım olduğunu belirten Prof. Dr. Bellaz, “Bilimsel doğrunun bile mutlak olmadığı bir dönemde yapay zekâ kararlarına nasıl yaklaşacağız?” sorusunu yöneltti.</p>

<p><strong>Yapay zekâ karar vermez, karar desteği sunar</strong></p>

<p>Yapay zekânın “her şeyi bilen bir falcı” gibi görülmesinin tehlikeli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bellaz, “Yapay zekâ mevcut verileri tarar, olasılıkları ortaya koyar ve bir karar destek mekanizması sunar. Kararın kendisini vermez.” dedi.</p>

<p>Yapay zekâ ile birlikte etik ve hukuki tartışmaların kaçınılmaz olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Bellaz, “Bilimsel doğrunun kesin olmadığı bir dönemde verilen karardan kim sorumlu olacak? Hekim mi, yazılımcı mı, algoritma mı?” sorusunu gündeme getirdi.</p>

<p><strong>Hekim kimliği değişecek</strong></p>

<p>Otonom robotların devreye girmesiyle fiziksel yorgunluk, manipülasyon hatası gibi insana özgü sınırlılıkların azalacağını söyleyen Prof. Dr. Bellaz, “Yeni hekim; empati odaklı, karar koordinatörü ve koruyucu hekimlik merkezli bir profile evrilecek.” diye konuştu.</p>

<p>Prof. Dr. Bellaz, yapay zekânın teşhis ve tedavide kullanımı için zorunlu bir “yapay zekâ formasyon eğitimi”nin de gündeme gelebileceğini ifade ederek, “Nasıl öğretmenlik için formasyon gerekiyorsa, belki de yapay zekâ kullanan hekimler için de benzer bir eğitim şart olacak” dedi.</p>

<p><strong>Prof. Dr. Yumuşhan Günay: “Yapay zekâ planlamada pusula olabilir ama tasarımda hâlâ yolun başındayız”</strong></p>

<p>Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Yumuşhan Günay, sempozyumda “Subperiostal İmplantların Yapımında Yapay Zekânın Kullanımı” başlıklı sunumuyla yapay zekânın implant planlamasındaki rolünü ve sınırlarını kapsamlı biçimde ele aldı.</p>

<p>Sunumunu, tez öğrencisi ve aynı zamanda intern diş hekimi Furkan Hastaoğlu ile birlikte hazırladıklarını belirten Prof. Dr. Günay, “Bu konu aynı zamanda öğrencimizin tez çalışması. Birlikte yürüttüğümüz bir araştırma sürecinin ara çıktıları niteliğinde.” dedi.</p>

<p><strong>Yüzde 30’a yakın bir popülasyonda klasik implant uygulanamıyor</strong></p>

<p>Subperiostal implantların önemine değinen Prof. Dr. Günay, günümüzde implant tasarımında hâkim olan konseptin “dübel mantığı” olarak ifade edilen yaklaşım olduğunu hatırlattı. “Bu tür implantların klinikte uygulanamadığı %30’a yakın bir popülasyon var” diyen Prof. Dr. Günay, ek cerrahi girişim gerektiren ya da buna rağmen uygulanamayan vakaların ciddi bir hasta grubunu oluşturduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Literatür ve planlamada güçlü, üç boyutlu tasarımda zayıf</strong></p>

<p>Yapay zekanın literatür ve planlamada güçlü, üç boyutlu tasarımda zayıf olduğunu söyleyen Prof. Dr. Günay, “Yapay zekânın tasarım aşamasındaki zayıflığının iki temel nedeni olabilir. Birincisi veri tabanının fakirliği. İkincisi görsel işleme yeteneğindeki zafiyet.” diye konuştu.</p>

<p>Planlama ve literatür derleme aşamasında yapay zekânın “inanılmaz bir tasarruf ve kolaylık” sağladığını vurgulayan Prof. Dr. Günay, üç boyutlu gerçek anatomik modelleme söz konusu olduğunda ise henüz klinik beklentileri karşılamadığını ifade etti.</p>

<p>Prof. Dr. Günay, yapay zekânın kolaycılık aracı olarak görülmemesi gerektiğini söyleyerek, “Beklentilerimizi kolaycılıkla eşleştirerek yapay zekâyı kullanmak sakat bir yaklaşım olur. İpin ucu bizim elimizde olmalı. Şu an itibarıyla yapay zekâ; yardımcı teşhis ve planlama aracı olarak çok güçlü, ama tasarımın sorumluluğunu devredeceğimiz bir noktada değil.” dedi.</p>

<p><strong>Sempozyumda neler yapıldı?</strong></p>

<p>İkinci oturumda Dr. Öğr. Üyesi Fatma Aslı Konca Taşova ortodontide yapay zekâ uygulamalarını ele alırken, Dr. Öğr. Üyesi Anıl Özgün Karatekin endodontide dijital rehberlik, artırılmış gerçeklik ve robotik destek konularını anlattı. Prof. Dr. Hacer Şahin Aydınyurt, periodontolojide akıllı tanı sistemlerinden kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarına uzanan süreci değerlendirdi. Dr. Öğr. Üyesi Büşra Sınmaz, derin öğrenme yöntemleriyle MR görüntüleri üzerinden temporomandibular eklem (TME) yapısal bileşenlerinin segmentasyonunu bilimsel veriler ışığında aktardı. Sempozyumun son bölümünde Dr. Öğr. Üyesi Hazal Abat, gömülü üçüncü molar dişlerde oluşan patolojik durumların yapay zekâ modelleriyle tespitini ele aldı. Dr. Öğr. Üyesi Ece İrem Ravalı Ertan, ağız, diş ve çene cerrahisinde yapay zekâ uygulamalarına ilişkin güncel gelişmeleri paylaştı. Programın son sunumu ise Öğr. Gör. Yaren Dilci Halmedow tarafından gerçekleştirildi. Halmedow, protetik diş tedavisinde yapay zekâ ve akıllı ajanların kullanımına dair gelecek perspektifini katılımcılarla paylaştı. Sempozyumda katılımcılarla toplu fotoğraf da çekildi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/dis-hekimliginde-yapay-zeka-her-yonuyle-ele-alindi-1772621326.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ege İhracatçı Birliklerinden Şubat ayında 1 milyar 472 milyon dolarlık ihracat</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/ege-ihracatci-birliklerinden-subat-ayinda-1-milyar-472-milyon-dolarlik-ihracat-84398</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/ege-ihracatci-birliklerinden-subat-ayinda-1-milyar-472-milyon-dolarlik-ihracat-84398</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), Şubat ayında yüzde 4 artışla 1 milyar 472 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.&nbsp;EİB’nin 2026 yılının Ocak-Şubat döneminde ihracatı yüzde 1 artışla 2 milyar 919 milyon dolar oldu.&nbsp;Sanayi ihracatı Şubat ayında yüzde 4 artışla 761 milyon dolar, tarım ihracatı ise yüzde 2 artışla 585 milyon dolar olarak gerçekleşti.&nbsp;</p>

<p>175 milyon dolarlık ihracata imza atan Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği zirvedeki yerini korudu.</p>

<p>Ege Tütün İhracatçıları Birliği, Şubat ayında yüzde 22 artışla ihracatını 77 milyon dolara çıkardı ve EİB bünyesinde ihracat artış rekortmeni oldu.</p>

<p>Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği yüzde 12 artışla 147 milyon dolar, Ege Maden İhracatçıları Birliği yüzde 21 artışla 125 milyon dolarlık ihracatla Şubat ayını geride bıraktı.</p>

<p>Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Şubat ayında 99 milyon dolar, Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği 98 milyon dolarlık döviz getirdi.</p>

<p>Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği yüzde 7 artışla 94 milyon dolar, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 83 milyon dolarlık ihracatı kayda aldı.</p>

<p>Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, 61 milyon dolarlık ihracat yaptı. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği 33 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi.</p>

<p>Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği, 17 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği ise ihracatını 15 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırdı.</p>

<p><strong>Ege Bölgesi’nin ihracatı 2 milyar 515 milyon dolar</strong></p>

<p>Ege Bölgesi, Şubat ayında 2 milyar 515 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. İzmir’de yerleşik iki serbest bölge İzmir’in ihracatına 308 milyon dolarlık katkı sağladı.</p>

<p>Kasım ayında İzmir, 1 milyar 405 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi ihracatının yüzde 55’ini tek başına gerçekleştirdi.</p>

<p>Denizli, Şubat ayında 388 milyon dolar, Manisa 357 milyon dolar ihracat yaptı. Muğla Şubat ayında 102 milyon dolarlık ihracatı, Balıkesir 88 milyon dolarlık ihracatı Türkiye’ye kazandırdı.</p>

<p>Aydın, Şubat ayında 77 milyon dolarlık döviz getirisine imza attı. Afyonkarahisar’ın ihracatı 39 milyon dolar olarak gerçekleşti. Kütahya 30 milyon dolar, Uşak 24 milyon dolarlık ihracat yaptı.</p>

<p><strong>“İhracat artış hızının yavaşlaması ve bazı sektörlerde gerileme görülmesi şaşırtıcı olmayacaktır”</strong></p>

<p>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Şubat ayında 183 ülke ve bölgeye ihracat gerçekleştirirken 105’ine ihracatımızı artırdık. Almanya yüzde 6 artışla 147 milyon dolarla ihracatımızda ilk sırada, ABD 120 milyon dolarla ikinci sırada, İtalya yüzde 37 artışla 110 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldı. Avrupa Birliği’ne yüzde 10 artışla 708 milyon dolar, Amerika ülkelerine 166 milyon dolar, Asya ve Okyanusya ülkelerine yüzde 21 artışla 122 milyon dolar, Afrika ülkelerine 100 milyon dolar, diğer Avrupa ülkelerine yüzde 11 artışla 89 milyon dolar, Eski Doğu Bloku ülkelerine yüzde 9 artışla 96 milyon dolar, Serbest Bölgelere yüzde 19 artışla 31 milyon dolar, Türk Cumhuriyetlerine 25 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Şubat ayında kaydedilen sınırlı artışlara rağmen mevcut tabloyu temkinli okumak gerekiyor; küresel talepteki zayıflama, Avrupa pazarındaki durgunluk, yüksek finansman maliyetleri ve kurun enflasyon karşısında yeterince rekabetçi seviyede olmaması ihracatçının kârlılığını ciddi biçimde aşındırıyor. Artış rakamları olumlu görünse de maliyet baskısı altında ezilen sektörlerimiz için sürdürülebilir bir büyümeden söz etmek güçleşiyor. Özellikle emek yoğun sektörlerde daralan marjlar, üretim iştahını ve yatırım kararlarını olumsuz etkiliyor. Eğer finansmana erişim kolaylaştırılmaz ve rekabetçiliği destekleyen adımlar hızla atılmazsa, önümüzdeki aylarda ihracat artış hızının daha da yavaşlaması ve bazı sektörlerde gerileme görülmesi şaşırtıcı olmayacaktır.” dedi. &nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/ege-ihracatci-birliklerinden-subat-ayinda-1-milyar-472-milyon-dolarlik-ihracat-1772621308.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Nilüfer, Deprem Simülasyon Merkezini “Eğitim Mutfağı”na dönüştürdü</title>
                <category>EĞİTİM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/nilufer-deprem-simulasyon-merkezini-egitim-mutfagina-donusturdu-84397</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/nilufer-deprem-simulasyon-merkezini-egitim-mutfagina-donusturdu-84397</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Nilüfer Belediyesi, Deprem Simülasyon Merkezi’ni bir tatbikat alanının ötesine taşıyarak Bursa’nın afetlere hazırlık mutfağına dönüştürdü. Nilüfer Belediyesi ve MEB AKUB, gençlerin birbirine öğrettiği ‘Akran Eğitimi’ modeliyle afet bilincinde yeni bir dönem başlattı. Projeyle, bilginin paylaştıkça çoğaldığı dev bir bilinç ağı örülmesi hedeflendi.</strong><br />
<br />
Nilüfer Belediyesi, afetlere karşı dirençli bir kent inşa etme vizyonunu, yapı stokunu güçlendirmenin ötesine taşıyarak toplumsal bir bilinç hareketine dönüştürüyor. 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı Arama Kurtarma Birliği (MEB AKUB) ile hayata geçirilen “Okul Tabanlı Afet Bilinci ve Akran Eğitimi” programı, Bursa’nın en donanımlı tesislerinden biri olan Nilüfer Belediyesi Deprem Simülasyon Merkezi’ni dev bir “eğitim mutfağına” çevirdi. Nilüfer İlçe Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’nde düzenlenen “Nilüfer Belediyesi MEB AKUB Okul Tabanlı Afet Bilinci ve Akran Eğitimi Yaygınlaştırma Programı”nda projenin yol haritası paylaşıldı. Gerçekleştirilen programa Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, Bursa İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Yunus Bulut ve iki kurumun yöneticileri katıldı.<br />
<br />
Nilüfer Belediyesi ve MEB AKUB arasındaki iş birliği ile ilçe genelindeki tüm öğrencilere ulaşmak hedefleniyor. Üç aşamalı olarak kurgulanan modelde; okullarda temel afet bilinci eğitimi, simülasyon merkezinde uygulamalar ve tatbikatlar gerçekleştirilecek. Proje kapsamında her yıl bin dolayında öğrencinin simülasyon merkezinde eğitim alması hedefleniyor.<br />
<br />
<strong>KENDİ HAZIRLIĞIMIZI YAPMAK ZORUNDAYIZ</strong><br />
Etkinlikte gençlere hitap eden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, deprem hazırlığının sadece yapı stokunu yenilemekten ibaret olmadığını, toplumsal bilincin hayati önem taşıdığını anlattı. Olası bir İstanbul depreminde Bursa’nın kendi kendine yetebilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir şunları söyledi:&nbsp;“Bugün burada, çocuklarımızın ve kentimizin güvenli geleceği için hayati bir adımı paylaşıyoruz. MEB AKUB ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, Bursa’da sadece Nilüfer’e özel, örnek bir model sunmaktadır. Bu iş birliği sayesinde, belediyemize ait olan ve Bursa’daki iki tesisten biri olan Deprem Simülasyon Merkezimizi, duman odamızı ve tüm eğitim kampüsümüzü öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin hizmetine açıyoruz. Biz burada işin “mutfağını” ve teknik imkanlarını sağlıyoruz; öğretmenlerimiz ise pedagojik formasyonlarıyla bu imkanları en doğru şekilde öğrencilerimize aktarıyor. Bu projenin en heyecan verici yanı ise ‘Akran Eğitimi’ modelidir. Özellikle 11. ve 12. sınıftaki akredite olmuş gençlerimiz, kendi sınıf arkadaşlarına afet bilinci eğitimi verecekler. Gençlerin birbirine öğrettiği, bilginin paylaştıkça çoğaldığı sürdürülebilir bir bilinç ağı oluşturuyoruz.”<br />
<br />
Afetlere hazırlıklı olmanın hayati bir sorumluluk olduğunun altını çizen Başkan Şadi Özdemir, “Bu sorumluluğu eğitim camiamızla omuz omuza taşımaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bu değerli çalışmada emeği geçen herkese teşekkür ediyor, projemizin Nilüfer’imize hayırlı olmasını diliyorum. Hep birlikte daha dirençli ve daha güvenli bir Nilüfer için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.<br />
<br />
<strong>TÜRKİYE’YE ROL MODEL PROJE</strong><br />
Proje kapsamında gerçekleştirilen çalışmaların Milli Eğitim Bakanlığı tarafından takdir edilerek tüm Türkiye’ye rol model gösterildiğini aktaran Bursa İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Yunus Bulut da, “Öğrencilerimizin afetlere karşı yetkinliklerinin artırılması, geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için bu merkezin çok büyük önemi var. Öncelikle emeklerinize teşekkür ediyoruz. Ve bu iş birliğini gerçekten çok önemsiyoruz. Burada deneyim kazanacak gençlerimizin bu gönüllük hareketini sadece Nilüfer’e değil Bursa’nın geneline hizmet edecek şekilde dalga dalga büyütmesini arzu ediyoruz. Bu anlamlı projede emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi.<br />
<br />
<strong>DENEYİMLE ÖĞRENDİLER</strong><br />
Nilüfer Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü yerleşkesinde bulunan ve Bursa’da yerel yönetimler bazında tek deprem simülasyon merkezi olan tesis, projenin en kritik aşamasını oluşturuyor. Projenin ilk gününde Nilüfer’deki çeşitli okullardan gelen 10. ve 11. sınıf öğrencileri, yerel yönetimler düzeyinde Bursa’daki tek merkez olan Deprem Similasyon Merkezi’nde kapsamlı eğitimlerden geçti. Konuşmaların ardından Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, protokol üyeleri ve öğrenciler, birlikte simülasyona katılarak deprem anındaki refleksler ve yapılması gerekenleri deneyimledi.</p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/nilufer-deprem-simulasyon-merkezini-egitim-mutfagina-donusturdu-1772621293.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bağırsak Dokusunda Sertleşme Gençlerde de Görülüyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/bagirsak-dokusunda-sertlesme-genclerde-de-goruluyor-84396</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/bagirsak-dokusunda-sertlesme-genclerde-de-goruluyor-84396</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Amerikan Kanser Derneği’nin 2026 Kanser İstatistikleri Raporu’na göre kanser tanısı alan her 10 kişiden 7’si en az 5 yıl yaşamını sürdürüyor. Bu oran, kanser tedavisinde önemli bir eşiğin aşıldığını gösterirken; aynı dönemde özellikle genç yaş grubunda kolon kanseri vakalarının artması dikkat çekiyor. Son bilimsel çalışmalar, bağırsak dokusunda meydana gelen sertleşmenin, kanser gelişiminde genetikten bağımsız erken bir uyarı mekanizması olabileceğine işaret ediyor. Güncel veriler ise kanserin yalnızca genetik bir hastalık olmadığını; erken tanı, doku yapısı ve yaşam tarzının da hastalığın gelişiminde belirleyici rol oynadığını ortaya koyuyor. Memorial Göztepe Hastanesi Kanser Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, kolon kanserinde son ve yeni bilimsel yaklaşımlara ilişkin bilgiler verdi.&nbsp;</p>

<p><strong>Kanser artık sadece genetik bir hastalık değil</strong></p>

<p>Kanser uzun yıllar ağırlıklı olarak genetik mutasyonlar üzerinden tanımlandı. Ancak güncel bilimsel veriler, genetik testleri normal olan bireylerde de kanser gelişebildiğini göstermektedir. Bu durum, kanserin yalnızca genetik değil; hücrenin bulunduğu doku ortamıyla da yakından ilişkili bir hastalık olduğunu ortaya koymaktadır.</p>

<p><strong>Genç yaşta kolon kanseri görülme sıklığı artıyor</strong></p>

<p>Kolon kanseri ileri yaş hastalığı olarak bilinmekle birlikte, 50 yaş altı bireylerde görülme sıklığında artış izlenmektedir. Genç hastaların önemli bir bölümünde kalıtsal genetik risk faktörleri saptanmamaktadır. Bu tablo, kolon kanserinin başlangıcında genetikten bağımsız biyolojik süreçlerin etkili olabileceğini düşündürür. Son 30 yıla bakıldığında yıllık artış oranı yüzde 0,5 ile 2,4 arasında değişmiş durumda. Mevcut eğilimin sürmesi halinde 2030 yılına kadar bu artışın yüzde 124’e ulaşması beklenmektedir. Örneğin; vakaların önemli bir bölümünde “Lynch sendromu” gibi kalıtsal genetik mutasyonlar saptanmamıştır. Bu durum, kolon kanserinin yalnızca genetik faktörlerle açıklanamayacağını gösterir.</p>

<p><strong>Bağırsak duvarındaki sertleşme erken bir uyarı olabilir</strong></p>

<p>Son çalışmalar, genç kolon kanseri hastalarında bağırsak duvarının normalden daha sert olduğunu göstermektedir. Üstelik bu sertliğin yalnızca tümörlü alanlarda değil, henüz normal görünümlü dokularda olduğu da tespit edildi. Elde edilen bulgulara bakıldığında kanser gelişiminin önce bağırsak dokusunda yapısal değişiklikler başlattığı net bir şekilde saptanmıştır.&nbsp;<strong>&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Kanserin fiziği, genetiği kadar belirleyici</strong></p>

<p>Hücrelerin yalnızca kimyasal sinyallere değil, içinde bulundukları dokunun sertliğine de yanıt vermektedir. Bağırsak duvarındaki sertleşmenin, hücrelerde kontrolsüz çoğalmayı tetikleyen sinyal yollarını aktive edebilir. Bu mekanizma, genetik bir bozukluk olmaksızın da kanser sürecinin başlatabilir.</p>

<p><strong>Gelecekte kolon kanserinde tarama yaklaşımları değişebilir</strong></p>

<p>Kanser tedavisinde son yıllarda önemli ilerlemeler kaydedildi. Erken tanı uygulamaları, hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler sayesinde sağkalım oranlarında belirgin artış sağlandı. Buna karşın kanser tanısı alan kişi sayısındaki artış, önleyici yaklaşımların güçlendirilmesini ve risk faktörlerinin daha fazla önemsenmesini gerekli kıldı.</p>

<p>Elde edilen bilimsel veriler, tarama yöntemlerinde yeni bir dönemin kapısını araladı. Gelecekte kolonoskopi uygulamalarında yalnızca poliplerin değil, bağırsak duvarı sertliğinin de değerlendirilmesi mümkün olabilecek. Bu da doku sertliğindeki artışın, kanser oluşmadan çok önce saptanabilmesini ve erken bir uyarı işareti olarak kullanılabilmesini sağlayabilir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/bagirsak-dokusunda-sertlesme-genclerde-de-goruluyor-1772621243.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bosch Rexroth Bursa Fabrikası Teknik ve Ticari Müdürü Daniel Seufert oldu</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/bosch-rexroth-bursa-fabrikasi-teknik-ve-ticari-muduru-daniel-seufert-oldu-84395</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/bosch-rexroth-bursa-fabrikasi-teknik-ve-ticari-muduru-daniel-seufert-oldu-84395</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa - Tahrik ve kontrol teknolojileri alanında dünyanın önde gelen tedarikçilerinden Bosch Rexroth’un Bursa'daki fabrikasında üst düzey bir atama gerçekleşti. Yaklaşık 20 yıldır Bosch Grubu bünyesinde çeşitli görevlerde bulunan Daniel Seufert, 1 Ekim 2025 itibarıyla Bosch Rexroth Bursa fabrikasının yeni Fabrika Teknik ve Ticari Müdürü oldu. Seufert, Bosch Rexroth'un mobil hidrolik ürünlerin üretildiği Bursa fabrikasına liderlik ediyor.</p>

<p><strong>Tesis 20 yıldır Bursa’da üretim yapıyor</strong></p>

<p>Türkiye'deki faaliyetlerine 1976 yılında başlayan ve 2001 yılında Bosch Grubu'na dahil olan Bosch Rexroth, 2006 yılından bu yana Bursa'da üretim yapıyor. Bünyesinde aynı zamanda Tasarım Merkezi bulunan fabrika, Bosch’un Türkiye'deki en önemli lokasyonlarından biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor.</p>

<p><strong>Bosch Grubu’nda başarılı bir kariyer</strong></p>

<p>Makine Mühendisliği bölümü mezunu olan Daniel Seufert, profesyonel kariyerine 2006 yılında Bosch Rexroth AG'nin Almanya’daki Schweinfurt fabrikasında Üretim Süreçleri Mühendisi olarak başladı. Şirketin Lineer Hareket Teknolojisi iş biriminde çeşitli kademelerde sorumluluk alan Seufert, 2008'de Üretim Proses Mühendisliği Takım Lideri, 2011'de Kilit Müşteri Yöneticisi (IPN) ve 2015'te Plastik Üretimi Kıdemli Müdürü ve Plastikler Yetkinlik Merkezi Başkanı olarak görev yaptı. Bursa’ya atanmasından önce Bosch’un Romanya’daki Blaj lokasyonunda üst düzey ve son olarak Romanya’daki Bosch Rexroth SRL şirketinin genel müdürü olarak görev yaptı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/bosch-rexroth-bursa-fabrikasi-teknik-ve-ticari-muduru-daniel-seufert-oldu-1772621234.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kemer heyeti ITB Berlin Fuarı nda</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/kemer-heyeti-itb-berlin-fuari-nda-84394</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/kemer-heyeti-itb-berlin-fuari-nda-84394</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın en büyük turizm organizasyonlarından ITB Berlin, 60. yılını kutlayarak kapılarını açtı. Fuara, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, Belediye Başkan Yardımcısı Emin Gül ile Belediye Meclis üyeleri Cansın Efir, Mehmet Akın ve Timur Zabitoğlu da katılarak Kemer tanıtımı için ikili görüşmeler gerçekleştirdi.</p>

<p>160 ülkeden 5 bin 800’ün üzerinde firmanın katıldığı fuar, 5 Mart’a kadar turizm sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getiriyor. Kemer heyeti, fuarın ilk gününde sektör temsilcileriyle yoğun bir görüşme trafiği yürüttü.</p>

<p>Sektörün güçlü aktörleriyle görüşmeler</p>

<p>Gerçekleştirilen temaslar kapsamında Başkan Topaloğlu ve beraberindeki heyet; Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul, ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, Coral Travel Group Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Bektaş, Kilit Grup Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Kilit, Akay Travel Group Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Okudur, Cornelia Diamond Hotel Genel Müdürü Zafer Alkaya, Sherwood Resorts &amp; Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Ali Ceylan, Jet2 Holiday yetkilileri Rahman Kale ve Joe Taylor ile bir araya geldi.</p>

<p>Görüşmelerde, Kemer’in mevcut sezon beklentileri, pazar çeşitliliği, uçuş planlamaları ve uluslararası tanıtım stratejileri ele alındı. Özellikle Avrupa pazarındaki gelişmeler ve alternatif pazarlara açılım konuları üzerinde duruldu.</p>

<p>Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu yaptığı değerlendirmede, turizmde başarının artık yalnızca fuar katılımlarıyla değil; detaylı saha analizleri, hedef pazar odaklı planlamalar ve güçlü iş birlikleriyle mümkün olduğunu vurguladı.</p>

<p>Yaz sezonu boyunca düzenlenecek organizasyonların uluslararası ölçekte daha görünür hale getirilmesi için yapılacak çalışmalar görüşmelerin önemli başlıkları arasında yer aldı. Ayrıca VisitKemer’in yeni tanıtım vizyonu ve yapay zekâ destekli video projeleri tur operatörleriyle paylaşıldı.</p>

<p>İngiltere Pazarı İçin Yeni Adım</p>

<p>Heyetin temasları kapsamında, İngiltere pazarına yönelik tanıtım faaliyetleri de gündeme geldi. Bu doğrultuda Rusya, Almanya ve Polonya pazarında yapılan tanıtım çalışmalarının değerlendirilmesinin yanında Jet2 ile İngiltere’de gerçekleştirilecek tanıtım çalışmaları için prensip anlaşmasına varıldığı belirtildi.</p>

<p>ITB Berlin’de yapılan görüşmeler, Kemer’in yalnızca sezonluk hedeflere değil; uzun vadeli ve sürdürülebilir turizm stratejilerine odaklandığını ortaya koyarken, uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesi ve dijital tanıtım araçlarının etkin kullanımı, Kemer’in önümüzdeki dönemdeki yol haritasının temel unsurları olarak öne çıktı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/kemer-heyeti-itb-berlin-fuari-nda-1772621221.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sektörün güçlü aktörleriyle görüşmeler</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/sektorun-guclu-aktorleriyle-gorusmeler-84393</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/sektorun-guclu-aktorleriyle-gorusmeler-84393</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gerçekleştirilen temaslar kapsamında Başkan Topaloğlu ve beraberindeki heyet; Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul, ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, Coral Travel Group Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Bektaş, Kilit Grup Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Kilit, Akay Travel Group Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Okudur, Cornelia Diamond Hotel Genel Müdürü Zafer Alkaya, Sherwood Resorts & Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Ali Ceylan, Jet2 Holiday yetkilileri Rahman Kale ve Joe Taylor ile bir araya geldi.</p>

<p>Görüşmelerde, Kemer’in mevcut sezon beklentileri, pazar çeşitliliği, uçuş planlamaları ve uluslararası tanıtım stratejileri ele alındı. Özellikle Avrupa pazarındaki gelişmeler ve alternatif pazarlara açılım konuları üzerinde duruldu.</p>

<p>Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu yaptığı değerlendirmede, turizmde başarının artık yalnızca fuar katılımlarıyla değil; detaylı saha analizleri, hedef pazar odaklı planlamalar ve güçlü iş birlikleriyle mümkün olduğunu vurguladı.</p>

<p>Yaz sezonu boyunca düzenlenecek organizasyonların uluslararası ölçekte daha görünür hale getirilmesi için yapılacak çalışmalar görüşmelerin önemli başlıkları arasında yer aldı. Ayrıca VisitKemer’in yeni tanıtım vizyonu ve yapay zekâ destekli video projeleri tur operatörleriyle paylaşıldı.</p>

<p>İngiltere Pazarı İçin Yeni Adım</p>

<p>Heyetin temasları kapsamında, İngiltere pazarına yönelik tanıtım faaliyetleri de gündeme geldi. Bu doğrultuda Rusya, Almanya ve Polonya pazarında yapılan tanıtım çalışmalarının değerlendirilmesinin yanında Jet2 ile İngiltere’de gerçekleştirilecek tanıtım çalışmaları için prensip anlaşmasına varıldığı belirtildi.</p>

<p>ITB Berlin’de yapılan görüşmeler, Kemer’in yalnızca sezonluk hedeflere değil; uzun vadeli ve sürdürülebilir turizm stratejilerine odaklandığını ortaya koyarken, uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesi ve dijital tanıtım araçlarının etkin kullanımı, Kemer’in önümüzdeki dönemdeki yol haritasının temel unsurları olarak öne çıktı.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 13:46:38 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/sektorun-guclu-aktorleriyle-gorusmeler-1772621198.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BASBAŞ ta Yatırımlar Hızlandı: İhracat Hedefi 3 Kat Arttı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/basbas-ta-yatirimlar-hizlandi-ihracat-hedefi-3-kat-artti-84392</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/basbas-ta-yatirimlar-hizlandi-ihracat-hedefi-3-kat-artti-84392</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bir yıl önce faaliyete geçmesine rağmen 2025 yılında, yarısı ihracat olmak üzere, 12.8 milyon dolarlık ticaret hacmi gerçekleşen ve 500 kişi istihdam edilen BASBAŞ Batı Anadolu Serbest Bölgesinde yeni fabrikalar hızla üretime hazır hale getiriliyor. 4 firmanın bu yıl üretime başlamak için gün saydığı bölgede, 2026 yılında ihracatın 3 kat, istihdamın ise 2 kat artması hedefleniyor.&nbsp;</strong></p>

<p>BASBAŞ tarafından inşa edilen iki üretim tesisi şimdiden kiraya verildi, iki üretim tesisinin kiralama süreci ise devam ediyor. Yeni bir üretim kompleksinin inşaatı da tamamlanmak üzere. Bunun yanı sıra, kendi üretim tesislerini yapacak olan yatırımcılar da inşaatları devam eden fabrikalarını hızla devreye almak için çalışmalarını yoğunlaştırmış durumda.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>İdatrim firması bir yıldır otomobil koltuk kılıflarını üreterek bölgeden Mercedes ve Audi gibi lüks segment modeller dahil, dünyanın en büyük otomotiv markalarına ihraç ediyor.</p>

<p>Dört firma ise bu yıl üretime geçmek için gün sayıyor. Fabrikasını tamamlayan Onursan firması, tesise demirbaş ve makinelerini kurarak yılın ilk yarısında üretime geçmiş olacak.&nbsp; Firma, otomotiv sektörüne yönelik üretim yapacak.</p>

<p>Endüstriyel raf sistemleri üretecek olan Zenith firması da fabrikasını tamamlamış durumda. Ege Serbest Bölgesinde de yatırımı bulunan Zenith, Bergama’daki fabrikasında ise bu yıl üretime başlayacak.</p>

<p>Nano ve fiber malzemelerden üretilen teknik tekstili kullanarak sağlık ve kozmetik sektörüne yönelik ürünler üretecek olan Nexture firması da bu yıl üretime başlayacak şekilde personel alımına başlamış durumda.</p>

<p>Dünyanın ilk ticarileştirilmiş üçüncü nesil ultra düşük atışlı elyaf ürünlerini üreten Hollanda-Çin ortak girişimi Vulcor Soli ise üretim tesisinin yüzde 60’ını tamamlamış durumda. Yılın ilk yarısında faaliyete geçmeyi planlayan firmanın elyaf formunda üreteceği yalıtım malzemeleri çelik metalurjisi, enerji, petrokimya, cam, seramik, yangın güvenliği, elektrik ekipmanları ve güneş enerjisi gibi yüksek ısı ortamlarının bulunduğu pek çok sektörde kullanılacak.</p>

<p>Bunların yanı sıra, bölgede yatırım yapmak için Ticaret Bakanlığı’ndan onay alan&nbsp; mobilya sektöründen bir firma da yılın ilk yarısında üretime başlayacak şekilde çalışmalarını sürdürüyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Yeni Fabrikalar İhracata ve İstihdama Katkı Sağlayacak</strong></p>

<p>Batı Anadolu Serbest Bölgesindeki yatırımların hızlı bir şekilde ilerlemesinden memnuniyet duyduklarını belirten BASBAŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Yürütme Kurulu Başkanı Dr. Faruk Güler, bölgedeki tesislerin istihdama ve ihracata katkı sağlayacağını vurguladı.</p>

<p>2024 yılında yatırımcı kabul etmeye başlayan BASBAŞ Batı Anadolu Serbest Bölgesinden ilk ihracatın 2025 yılında Ticaret Bakanlığı kayıtlarına geçtiğini ve yıl sonunda&nbsp;12.8 milyon dolarlık ticaret hacmi gerçekleştiğini aktaran&nbsp;Dr. Faruk Güler, şunları söyledi: “Bu rakamın yarısına tekabül eden yaklaşık 6 milyon dolar ihracat gelirinden sağlandı.&nbsp;Katma değerli ürünlerin üretim ve ihracatının hedeflendiği serbest bölgemizde yatırımlar hızla ilerliyor. Bu yıl diğer yatırımcıların üretimleri de başlayacağı için bölgenin ihracatı geometrik bir şekilde artacaktır. BASBAŞ olarak 3 büyük üretim tesisi yaptık ve ikisi doldu, biri için yeni yatırımcılarla görüşüyoruz. Dolayısıyla onlar da üretime başlayacaktır. 2026 yılında geçen yıl yaptığımız ihracatın 3 katına çıkacağımızı tahmin ediyorum. Bölgemizde şu anda yaklaşık 500 kişi çalışıyor. Bu sayının da 2026 yılında iki katına çıkacağını tahmin ediyoruz.”</p>

<p><strong>Yeni Yatırımcılarla Görüşmeler Sürüyor</strong></p>

<p>Dr. Faruk Güler, Batı Anadolu Serbest Bölgesini en doğru yerde kurmak için yıllar süren titiz bir çalışma sonucunda Bergama’da kurulmasına karar verdiklerini, sahip olunan lokasyon avantajları ile ülkeye gelecek yeni yatırımlar için cazip bir endüstri merkezi olduklarını vurguladı. Yerli ve yabancı yatırımcılardan gördükleri ilginin bunu gösterdiğini kaydeden Dr. Faruk Güler, “Aliağa’daki limanlara, İstanbul-İzmir Otoyolu ve 1915 Çanakkale Köprüsü'ne yakınlığıyla öne çıkan bölgemiz Avrupa pazarı başta olmak üzere küresel pazarlara açılmak isteyen yerli ve yabancı yatırımcılara büyük fırsatlar sunuyor. Buradan 30 dakikada limana, 4 saatte bir gümrük kapısına, 6 saatte diğer gümrük kapısına ulaşılabiliyor. Birçok yatırımcı ile görüşmelerimiz devam ediyor. Bir yıl içinde 6 yatırımcının daha burada inşaata başlayacağını tahmin ediyoruz” dedi.&nbsp;</p>

<p><strong>Süreç planlandığı şekilde ilerliyor</strong></p>

<p>Bölgede sürecin BASBAŞ’ın planladığı gibi ilerlediğini kaydeden Dr. Faruk Güler, “Burası Ege ve Marmara'da büyük sanayi yatırımlarına uygun nadir alanlardan biri.&nbsp;Bölge, yalnızca sanayi altyapısıyla değil, çalışanların yaşam kalitesine yönelik planlamalarıyla da öne çıkıyor. BASBAŞ Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB), işe giriş sağlık raporlarından periyodik kontrollerine kadar tüm iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini lisanslı biçimde sunuyor. Ayrıca, 10 bin kişiye hizmet verecek Gıda Üretim Tesisini hizmete açmış bulunuyoruz” diye konuştu.</p>

<p>Dr. Faruk Güler, İzmir'in kuzeyinin sahip olduğu dinamik çalışan nüfusu sayesinde iş gücü temini açısından elverişli olduğunu, bu özelliklerin hem yatırım hem de düşük işletme maliyetleri açısından bölgeyi cazip kıldığını da sözlerine ekledi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/basbas-ta-yatirimlar-hizlandi-ihracat-hedefi-3-kat-artti-1772621181.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bir dalga kırıcı set de Değirmendere sahiline</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/bir-dalga-kirici-set-de-degirmendere-sahiline-84391</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/bir-dalga-kirici-set-de-degirmendere-sahiline-84391</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, fırtınalı ve aşırı yağışlarda denizin kabarmasına karşı önlem olacak bir dalga kırıcı seti de Gölcük Değirmendere sahiline inşa edecek.</p>

<p><b>CAN VE MAL GÜVENLİĞİ SAĞLANACAK</b><br />
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, hayata geçirdiği projelerin yanı sıra vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlayan yatırımları da birer birer gerçekleştiriyor. Bu kapsamda Büyükşehir, Gölcük Ulaşlı’dan sonra bir dalga kırıcı seti de Değirmendere’ye inşa ediyor. 200 metre uzunluğundaki dalga kırıcı set, yine Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından inşa edilen “Değirmendere Kayık Çekek Yerinin” doğusunda yer alıyor.</p>

<p><b>316 ADET FORE KAZIK ÇAKILACAK</b><br />
Çalışmalar kapsamında 200 metrelik sahil şeridine 316 adet fore kazık çakılacak. Eski beton kalıntılarının temizlendiği sahilde yoğun bir çalışma yürüten Büyükşehir ekipleri, fore kazık makinesinin çalışabilmesi için platform zemin oluşturdu. Yapılacak zemin iyileştirme çalışmalarından sonra bölgeye yürüyüş yolu da inşa edilecek. Büyükşehir, Değirmendere sahiline inşa edeceği dalga kırıcı set ile hem sahil güvenliğini artırmayı hem de bölgeye yeni sosyal alanlar kazandırmayı amaçlıyor.</p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 13:45:47 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/bir-dalga-kirici-set-de-degirmendere-sahiline-1772621147.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>29 Takımla tarihinde ilk kez üst sınırdan start alıyor</title>
                <category>SPOR</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/29-takimla-tarihinde-ilk-kez-ust-sinirdan-start-aliyor-84390</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/29-takimla-tarihinde-ilk-kez-ust-sinirdan-start-aliyor-84390</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Bisiklet Federasyonu ve UCI resmi takviminde yer alan Türkiye’nin en prestijli yol bisikleti organizasyonlarından Tour of Antalya, 12–15 Mart 2026 tarihlerinde dört etap üzerinden gerçekleştirilecek. Yarış bu yıl, tarihinde ilk kez üst sınır olan 29 takım ile start alarak UCI 2.2 kategorisinde rekor bir katılıma sahne olacak.</p>

<p>Toplam&nbsp;174&nbsp;sporcu&nbsp;ile&nbsp;başlayacak&nbsp;organizasyon,&nbsp;ulusal&nbsp;ve&nbsp;uluslararası&nbsp;yayınlarla&nbsp;geniş&nbsp;bir&nbsp;erişim&nbsp;sağlayacak.&nbsp;TRT,&nbsp;yarışın&nbsp;4.&nbsp;etabını&nbsp;canlı&nbsp;olarak&nbsp;yayınlayacak;&nbsp;Eurosport&nbsp;ise&nbsp;Tour&nbsp;of&nbsp;Antalya’ya&nbsp;özel&nbsp;hazırlanan&nbsp;52&nbsp;dakikalık&nbsp;programı&nbsp;iki&nbsp;kez&nbsp;ekranlara&nbsp;getirecek.&nbsp;Tüm&nbsp;start&nbsp;ve&nbsp;finiş&nbsp;noktalarında&nbsp;SportsTV&nbsp;de&nbsp;canlı&nbsp;yayın&nbsp;yapacak.</p>

<p><strong>Dört&nbsp;Gün,&nbsp;Dört&nbsp;Etap,&nbsp;Tek&nbsp;Heyecan:&nbsp;Tüm&nbsp;Startlar&nbsp;The&nbsp;Land&nbsp;of&nbsp;Legends’tan</strong></p>

<p>2026&nbsp;edisyonunun&nbsp;tüm&nbsp;etap&nbsp;startları,&nbsp;Antalya'nın&nbsp;uluslararası&nbsp;cazibe&nbsp;merkezi&nbsp;The&nbsp;Land&nbsp;of&nbsp;Legends’ta verilecek.&nbsp;Toplamda&nbsp;513&nbsp;km&nbsp;olan&nbsp;etapların&nbsp;açılımları&nbsp;ise&nbsp;şu&nbsp;şekilde;</p>

<p>Etap&nbsp;finişleri&nbsp;sırasıyla:</p>

<ol>
	<li>Gün:&nbsp;Erdal&nbsp;İnönü&nbsp;Parkı&nbsp;–&nbsp;Lara&nbsp;(145km)</li>
	<li>Gün:&nbsp;The&nbsp;Land&nbsp;of&nbsp;Legends&nbsp;(137.9km)</li>
	<li>Gün:&nbsp;Saklıkent&nbsp;Kayak&nbsp;Merkezi&nbsp;(Kraliçe&nbsp;Etap)&nbsp;(87.7km)</li>
	<li>Gün:&nbsp;Atatürk&nbsp;Parkı&nbsp;–&nbsp;Antalya&nbsp;(142.2km)</li>
</ol>

<p>Kraliçe&nbsp;etap&nbsp;olan&nbsp;Saklıkent,&nbsp;yüksek&nbsp;rakım&nbsp;tırmanışıyla&nbsp;yarışın&nbsp;en&nbsp;belirleyici&nbsp;gününü&nbsp;oluşturuyor.</p>

<p><strong>29 Ülkeden Sporcu, 14 Ülkeden Takım Antalya’da Buluşuyor</strong></p>

<p>Tour&nbsp;of&nbsp;Antalya&nbsp;2026,&nbsp;katılımcı&nbsp;yapısıyla&nbsp;da&nbsp;dikkat&nbsp;çekiyor.&nbsp;ABD,&nbsp;Kanada,&nbsp;Almanya,&nbsp;Kenya,&nbsp;Kazakistan, Polonya,&nbsp;Cezayir,&nbsp;Özbekistan,&nbsp;Kosova,&nbsp;Belçika,&nbsp;Japonya,&nbsp;Çin&nbsp;ve&nbsp;Endonezya’nın&nbsp;da&nbsp;aralarında&nbsp;bulunduğu&nbsp;takımlar bu yıl Antalya’da yarışacak.<strong>&nbsp;</strong>Organizasyonda&nbsp;29&nbsp;farklı&nbsp;ülkeden&nbsp;sporcu&nbsp;pedal&nbsp;çevirecek.</p>

<p><strong>Tour of Antalya 2026 Takımları:</strong></p>

<ol>
	<li>Almaty Continental Team (Kazakistan)</li>
	<li>Antalya Spor Kulübü (Türkiye)</li>
	<li>APS Pro Cycling by Team Cadence Cyclery (ABD)</li>
	<li>ASC Monsters Indonesia (Endonezya)</li>
	<li>Azerbaijan National Team (Azerbaycan)</li>
	<li>Bike Aid (Almanya)</li>
	<li>China Anta – Mentech Cycling Team (Çin)</li>
	<li>China Chermin Cycling Team (Çin)</li>
	<li>CLN – Kosovo (Kosova)</li>
</ol>

<ol>
	<li>Gebiz Spor Kulübü (Türkiye)</li>
	<li>Hucare Factory Team (Almanya)</li>
	<li>İstanbul Team (Türkiye)</li>
	<li>Konya Büyükşehir Belediye Spor (Türkiye)</li>
	<li>Konya Gelişim Spor Kulübü (Türkiye)</li>
	<li>Les Rouleurs (Kanada)</li>
	<li>Li Ning Star (Çin)</li>
	<li>MBB Continental Cycling Team (Türkiye)</li>
	<li>Mazowsze Serce Polski (Polonya)</li>
	<li>National Team of Kazakhstan (Kazakistan)</li>
	<li>Project Echelon Racing (ABD)</li>
	<li>Rembe | rad-net (Almanya)</li>
	<li>Shimano Racing Team (Japonya)</li>
	<li>Soudal Quick-Step Devo Team (Belçika)</li>
	<li>Spor Toto Cycling Team (Türkiye)</li>
	<li>Team Amani (Ruanda)</li>
	<li>Team Huansheng (Çin)</li>
	<li>Team Vino (Kazakistan)</li>
	<li>Uzbekistan National Team (Özbekistan)</li>
	<li>Wibatech Lubelskie Perła Polski (Polonya)</li>
</ol>

<p><strong>&nbsp;Antalya’nın Kültürel Mirasını Tanıtan Özel Rota Yarış rotası;</strong></p>

<p>Perge, Silyon, Saklıkent, Doyran Göleti, Kaleiçi ve Konyaaltı gibi Antalya’nın turizm ve kültürel değerlerinden geçecek şekilde planlandı. Bu bölgeler, aynı zamanda yıl boyunca Antalya’ya gelen veteran sporcuların ve bisiklet turistlerinin de en sık kullandığı parkurlar arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>2026 Lider Forması Sistemi Dört Renk, Dört Zafer Hikâyesi</strong></p>

<p>Bu yıl Tour of Antalya’da dört farklı liderlik forması bulunuyor:</p>

<p><strong>Beyaz En Başarılı Genç Sporcu Forması – Go Türkiye</strong></p>

<p>Go Türkiye’nin doğal ve kültürel miras temasıyla uyumlu beyaz forma, yarışın en başarılı genç sporcusu tarafından taşınacak</p>

<p><strong>Lacivert Sprint Forması – Fraport TAV</strong></p>

<p>Yarışın en hızlı sprinterine verilen lacivert forma, Fraport TAV’ın pistlerindeki hız ve dinamizmi temsil ediyor.</p>

<p><strong>Kırmızı Tırmanış Forması – Corendon Airlines</strong></p>

<p>Corendon Airlines kırmızısı ile tasarlanan bu forma, yarışın “Dağların Kralı”nı simgeliyor.</p>

<p><strong>Turkuaz Genel Klasman Forması – Pedalia</strong></p>

<p>Turkuaz-mavi Pedalia forması, yarışın en prestijli formasıdır. Toplam sürede lider olan sporcu bu formayı giyecek.</p>

<p><strong>&nbsp;Ana Sponsorlar: Fraport TAV &amp; Corendon Airlines</strong></p>

<p>UCI&nbsp;ve&nbsp;Türkiye&nbsp;Bisiklet&nbsp;Federasyonu&nbsp;takviminde&nbsp;önemli&nbsp;bir&nbsp;yer&nbsp;tutan,&nbsp;Gençlik&nbsp;ve&nbsp;Spor&nbsp;Bakanlığı, Kültür&nbsp;ve&nbsp;Turizm&nbsp;Bakanlığı,&nbsp;Spor&nbsp;Toto&nbsp;ve&nbsp;Antalya&nbsp;Valiliği&nbsp;tarafından&nbsp;da&nbsp;desteklenen&nbsp;yarış&nbsp;özel kurumlarca da destekleniyor.</p>

<p>Bu&nbsp;yıl&nbsp;Tour&nbsp;of&nbsp;Antalya’nın&nbsp;ana&nbsp;sponsorluğunu&nbsp;Fraport&nbsp;TAV&nbsp;Antalya&nbsp;Airport&nbsp;ve&nbsp;Corendon&nbsp;Airlines üstleniyor.<strong>&nbsp;</strong>Her&nbsp;iki&nbsp;marka&nbsp;da&nbsp;Antalya’nın&nbsp;uluslararası&nbsp;spor&nbsp;turizmi&nbsp;vizyonuna&nbsp;güçlü&nbsp;katkı&nbsp;sağlamaktadır.</p>

<p><strong>Kurumsal Destekçiler</strong></p>

<p>Tour of Antalya 2026; Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Antalya Valiliği, Spor Toto Teşkilatı, Antalya Büyükşehir Belediyesi, Muratpaşa Belediyesi, Manavgat Belediyesi, Serik Belediyesi, Aksu Belediyesi, Döşemealtı Belediyesi, Kepez Belediyesi, Konyaaltı Belediyesi, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası ve Spor Turizm Birliği tarafından desteklenmektedir. Bu güçlü iş birliği, organizasyonun hem sportif hem kültürel yönünün daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlamaktadır.</p>

<p><strong>Resmi Açıklamalar:</strong></p>

<p><strong>Antalya&nbsp;Valisi&nbsp;Hulusi&nbsp;Şahin:</strong>&nbsp;“Antalya’nın önemli spor organizasyonu markalarından biri olan Tour Of Antalya’nın kentin tanıtımına büyük katkısı olduğunu ifade etmek istiyorum. Antalya kent olarak bisiklet sporuna kucak açan bir şehir. Antalya halkı bu konuda övgüyü hak ediyor. Antalya’nın iklim olarak sunduğu avantajı dünya televizyonlarından sunacak olmak çok anlamlı. Bisiklet dostu otellerin ve kentin altyapısındaki yeterliliğin yakın coğrafyalardaki ülkelere duyurulması da çok önemli. İlk kez üst sınır olan 29 takımın katılımı ile gerçekleşecek bir Tour Of Antalya bizleri bekliyor. Bu organizasyonda emeği geçen tüm paydaşlara ve sponsorları tebrik ediyorum.” dedi.</p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Antalya Gençlik ve Spor İl Müdürü Yavuz Gürhan:</strong>&nbsp;“Antalya, spor alanında Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biridir. Hem amatör hem profesyonel düzeyde çok geniş bir yelpazede spor organizasyonlarına ev sahipliği yapıyoruz. Tour of Antalya gibi marka değeri yüksek bir etkinliğin şehrimizde düzenleniyor olması bizleri son derece memnun ediyor. Antalya, iklimi, altyapısı ve spor kültürüyle bu tür büyük organizasyonlar için son derece uygun bir kent. Bisiklet sporu ise üzerinde özel olarak durduğumuz, geliştirilmesine büyük önem verdiğimiz bir branş. Hem Türkiye’de hem de dünyada yaygınlaşması için çalışmalarımız devam ediyor.” dedi.</p>

<p><strong>Türkiye Bisiklet Federasyonu Asbaşkanı Metin Cengiz:&nbsp;</strong>“Bu&nbsp;yıl&nbsp;6’ncısı&nbsp;gerçekleştirilecek&nbsp;olan&nbsp;Tour&nbsp;of&nbsp;Antalya,&nbsp;kısa&nbsp;süre&nbsp;içerisinde&nbsp;şehrimizin&nbsp;ve&nbsp;ülkemizin&nbsp;en önemli uluslararası spor organizasyonlarından biri haline gelmiştir. Antalya’mız; doğal güzellikleri, iklimi ve sahip olduğu güçlü turizm altyapısıyla yalnızca önemli bir tatil destinasyonu olmakla kalmayıp, Tour of Antalya gibi marka organizasyonlar sayesinde sporla, doğayla ve sürdürülebilir yaşam anlayışıyla bütünleşmiş çağdaş bir dünya kenti olarak da öne çıkmaktadır.Bu tür uluslararası organizasyonların; bisiklet altyapı yatırımlarının artmasına, bisiklete binen kişi sayısının artmasına ve ülkemizde bisiklet sporunun gelişimine önemli katkılar sunduğuna inanıyoruz. Bu nedenle Federasyon olarak, ev sahipliği yaptığımız tüm organizasyonlarda “Bir bisiklet yarışının ötesinde” anlayışını benimsiyoruz. Antalya’nın uluslararası takımlar için önemli bir kamp merkezi haline gelmesi, bu organizasyonlardan ilhamla kurulan Türk takımlarımız ve yarışı izleyen çocuklarımızın, gençlerimizin kurduğu hayaller bunun en somut göstergesidir.”dedi</p>

<p><strong>Corendon Airlines Kurumsal İletişim ve Pazarlama Kıdemli Müdürü Pınar Pehlivan:&nbsp;</strong>“Corendon Airlines olarak, spor turizmine yatırım yaparken sporcuların başarı yolculuğuna katkı sunma hedefimiz doğrultusunda ilerliyoruz. Çoklu sponsorluk modelimizle ulusal ve uluslararası birçok spor dalına verdiğimiz destekle sporu ve sporcuyu desteklemeye devam ediyoruz. 2018 yılından bu yana Tour of Antalya’nın sponsoru olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu sene de bu kıymetli organizasyonun konaklama sponsoru olarak yer alıyoruz. Sponsorluklarımızın uzun soluklu olmasına önem veriyoruz çünkü biliyoruz ki bu sadece bir sponsorluk değil, destek ve yol arkadaşlığı. Zirveye çıkacak sporcuya verilen “Dağların Kralı” lider forması Corendon Airlines sponsorluğunda sahibine kavuşmayı bekleyecek. Antalya’da hayata geçen bu prestijli yol bisiklet yarışını desteklemek, şehrimize ve spor ekonomisine katkı sağlamak Corendon Airlines ailesi için çok önemli. Tour of Antalya’ya ve bisiklet sporuna olan ilgiyi, verilen desteği artırmak için birlikte çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.</p>

<p><strong>Antalya, Spor Turizminin Parlayan Merkezi Olma Yolunda</strong></p>

<p>Tour of Antalya 2026, Antalya’nın turizm çeşitliliğini ve bisiklet sporundaki güçlü potansiyelini uluslararası arenaya taşıyan bir marka organizasyondur.<strong>&nbsp;</strong>Dört gün boyunca dünyanın dört bir yanından gelen sporcular, şehrin hem sportif hem de kültürel değerlerini milyonlarca izleyiciye ulaştıracak.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 17:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/29-takimla-tarihinde-ilk-kez-ust-sinirdan-start-aliyor-1772201105.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yapı İzin İstatistikleri, IV. Çeyrek: Ekim-Aralık 2025</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/yapi-izin-istatistikleri-iv-ceyrek-ekim-aralik-2025-84389</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/yapi-izin-istatistikleri-iv-ceyrek-ekim-aralik-2025-84389</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Yapı ruhsatı verilen binaların yüzölçümü %2,6 arttı</strong></p>

<p><br />
Bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, 2025 yılı IV. çeyreğinde yapı ruhsatı verilen bina sayısı %5,5, daire sayısı %13,8 ve yüzölçüm %2,6 arttı.</p>

<p><br />
<strong>Yapı ruhsatı verilen binaların daire sayısı ve yüzölçümü, IV. Çeyrek 2025</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/02/69a15b2ebca07.png" style="height:379px; width:708px" /><br />
<strong>Yapı ruhsatı istatistikleri, 2023-2025</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/02/69a15b2f4d4c7.png" style="height:417px; width:683px" /><br />
<br />
<strong>Toplam yüzölçümün %81,7'si belediyeler tarafından verildi</strong></p>

<p><br />
2025 yılı IV. çeyreğinde yapı ruhsatı verilen toplam yüzölçümün, %81,7'si belediyeler, %18,3'ü ise diğer yetkili idareler tarafından verildi.</p>

<p><br />
<strong>Yapı ruhsatı verilen yüzölçümde belediye ve diğer yetkili idarelerin payları (%), IV. Çeyrek 2025</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/02/69a15b2f42694.png" style="height:398px; width:728px" /><br />
<strong>En yüksek yüzölçüm payı %72,0 ile iki ve daha fazla daireli binaların oldu</strong></p>

<p><br />
2025 yılı IV. çeyreğinde yapı ruhsatı verilen binaların kullanma amacına göre en yüksek yüzölçüm payına 46,8 milyon m² ile iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar sahip oldu. Bunu 5,7 milyon m² ile sanayi binaları ve depolar izledi.</p>

<p><br />
<strong>Yapı ruhsatı verilen binaların kullanma amaçlarına göre yüzölçümü payları, IV. Çeyrek 2025</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/02/69a15b2eded1d.png" style="height:440px; width:692px" /><br />
<strong>Yapı kullanma izin belgesi verilen binaların yüzölçümü %1,5 azaldı</strong></p>

<p><br />
Bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, 2025 yılı IV. çeyreğinde yapı kullanma izin belgesi verilen bina sayısı %0,1 ve yüzölçüm %1,5 azalırken daire sayısı %3,1 arttı.<br />
&nbsp;</p>

<p><strong>Yapı kullanma izin belgesi verilen binaların daire sayısı ve yüzölçümü, IV. Çeyrek 2025</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/02/69a15b2f0bbfc.png" style="height:368px; width:711px" /><br />
<br />
<strong>Yapı kullanma izin belgesi istatistikleri, 2023-2025</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/02/69a15b2f6550d.png" style="height:417px; width:686px" /><br />
<br />
<strong>Toplam yüzölçümün %84,7'si belediyeler tarafından verildi</strong></p>

<p><br />
2025 yılı IV. çeyreğinde yapı kullanma izin belgesi verilen toplam yüzölçümün, %84,7'si belediyeler, %15,3'ü ise diğer yetkili idareler tarafından verildi.</p>

<p><br />
<strong>Yapı kullanma izin belgesi verilen yüzölçümde belediye ve diğer yetkili idarelerin payları (%), IV. Çeyrek 2025</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/02/69a15b2f00237.png" style="height:408px; width:725px" /><br />
<strong>En yüksek yüzölçüm payı %69,0 ile iki ve daha fazla daireli binaların oldu</strong></p>

<p><br />
2025 yılı IV. çeyreğinde yapı kullanma izin belgesi verilen binaların kullanma amacına göre en yüksek yüzölçüm payına 32,6 milyon m² ile iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar sahip oldu. Bunu 5,4 milyon m² ile sanayi binaları ve depolar izledi.</p>

<p><br />
<strong>Yapı kullanma izin belgesi verilen binaların kullanma amacına göre yüzölçümü payları, IV. Çeyrek 2025</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/02/69a15b2f3745d.png" style="height:433px; width:695px" /><br />
<strong>Takvim etkilerinden arındırılmış yapı ruhsatı toplam yüzölçümü %1,9 arttı</strong></p>

<p><br />
Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, 2025 yılı IV. çeyreğinde yapı ruhsatı verilen bina sayısı %4,7, daire sayısı %12,8 ve yüzölçüm %1,9 arttı.<br />
<br />
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde ise, bir önceki çeyreğe göre, 2025 yılı IV. çeyreğinde yapı ruhsatı verilen bina sayısı %3,1, daire sayısı %8,3 ve yüzölçüm %12,2 azaldı.</p>

<p><br />
<strong>Takvim etkilerinden arındırılmış yapı kullanma izin belgesi toplam yüzölçümü %2,8 azaldı</strong></p>

<p><br />
Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, 2025 yılı IV. çeyreğinde yapı kullanma izin belgesi verilen bina sayısı %1,5 ve yüzölçüm %2,8 azalırken daire sayısı %1,3 arttı.<br />
<br />
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde ise, bir önceki çeyreğe göre, 2025 yılı IV. çeyreğinde yapı kullanma izin belgesi verilen yüzölçüm %2,1 azalırken bina sayısı %5,6 ve daire sayısı %2,1 arttı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 17:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/yapi-izin-istatistikleri-iv-ceyrek-ekim-aralik-2025-1772201059.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Odeabank Finansal Karbon Muhasebesinde Küresel İş Birliği</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/odeabank-finansal-karbon-muhasebesinde-kuresel-is-birligi-84388</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/odeabank-finansal-karbon-muhasebesinde-kuresel-is-birligi-84388</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Odeabank, sürdürülebilirlik yolculuğunu uluslararası bir boyuta taşıyarak; finans sektöründe karbon muhasebesi standartlarının oluşumuna yön veren ve altı kıtada 700’ü aşkın finans kuruluşunu bir araya getiren küresel girişim Partnership for Carbon Accounting Financials (Finansal Karbon Muhasebesi Ortaklığı-PCAF)’e imzacı oldu.</strong></em></p>

<p><em><strong>&nbsp;Bugüne kadar Yeşil Dönüşüm Kredi Programı kapsamında enerji verimliliği yatırımlarına kaynak sağlayan Odeabank, bu iş birliğiyle küresel emisyon veri tabanlarına ve ileri teknik metodolojilere erişim sağlayarak finanse edilen emisyon hesaplamalarını uluslararası standartlarla uyumlu şekilde güçlendirmeyi hedefliyor.</strong></em></p>

<p>“Güçlendiren ve Dönüştüren Bankacılık” yaklaşımı doğrultusunda sürdürülebilirliği stratejisinin merkezine alan Odeabank, Türkiye’nin 2053 net sıfır hedefiyle uyumlu ilerleyişini sürdürürken, iklim etkisinin ölçülmesi ve yönetilmesi kapsamında PCAF’e imzacı oldu. Altı kıtada 700’ü aşkın finans kuruluşunu bir araya getiren PCAF’in imzacısı olarak sürdürülebilirlik yolculuğunu uluslararası bir boyuta taşıyan Odeabank kapsamlı eğitimlere, küresel emisyon veri tabanlarına ve ileri teknik metodolojilere erişim sağlayarak, finanse edilen emisyon hesaplamalarını uluslararası standartlarla uyumlu şekilde güçlendirmeyi hedefliyor.</p>

<p><strong>Odeabank enerji verimliliği yatırımlarını destekliyor</strong></p>

<p>PCAF’e üye olan Türkiye merkezli 4. banka olarak sürdürülebilirlik yolculuğunu yeni bir boyuta taşıyan Odeabank, bugüne kadar Yeşil Dönüşüm Kredi Programı aracılığıyla kendi kaynaklarıyla enerji verimliliği yatırımlarını finanse etti. Banka, çevresel ve sosyal risk izleme altyapısında bulunan veri ve bilgiler ile, kredi portföyünün yarısından fazlasını kapsayacak şekilde finanse edilen emisyonlarını hesaplayarak, çevresel etkisini veri temelli, şeffaf ve uluslararası standartlarla uyumlu bir çerçevede yönetmeye yönelik somut bir zemin oluşturdu.</p>

<p><strong>Düşük karbon dönüşümüne katkı&nbsp;</strong></p>

<p>Yeşil dönüşüm yolculuğunu operasyonlarla sınırlamayan Odeabank, iklim etkisini değer zinciri ve finanse edilen emisyonlar odağında bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. Bu doğrultuda sürdürülebilir finansman ürünleriyle dönüşüm sürecini desteklerken, finanse edilen emisyonların hesaplanmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Operasyonel tarafta ise yağmur suyu kullanımı, LED dönüşümleri, otomasyon ve atık yönetimi uygulamalarını yaygınlaştıran Banka, elektrik tüketiminin %100’ü oranında yenilenebilir enerji sertifikası temin ederek düşük karbon dönüşümünü destekliyor. 2025 yılında şubelerde tamamlanan aydınlatma çalışmalarıyla yüzde 8 enerji tasarrufu sağlanırken, araç filosunda dizel kullanımının sonlandırılmasıyla mobil yanma emisyonlarında yaklaşık yüzde 20 azalma kaydedildi.&nbsp;Bodrum Şube ve Ataşehir İletişim Merkezi’nde güneş enerjisi santrali (GES) ve Ataşehir İletişim Merkezi’nde elektrikli araç şarj istasyonu kurulumuyla, yenilebilir kaynaklardan elektrik üretimini artıran projeler hayata geçirildi. &nbsp;</p>

<p><em><strong>PCAF imzacısı olarak çevresel etkimizi uluslararası standartlarda ölçülebilir kılıyoruz</strong></em></p>

<h3>Odeabank Finansal Kurumlar, Fonlama ve Sürdürülebilirlik faaliyetlerinden Sorumlu Lideri Burcu Akın Öztemel, PCAF iş birliğiyle finanse edilen emisyon hesaplamalarına yönelik kapasitesini artıracaklarını belirterek, “Sürdürülebilirliği, uluslararası ölçekte tanımlanmış standartlar, ortak metodolojiler ve şeffaf veri setleriyle yönettiğimiz bütüncül bir sorumluluk alanı olarak ele alıyoruz. Attığımız bu adımla çevresel etkimizi küresel finans ekosistemiyle ortak bir dil üzerinden ölçülebilir kılıyor, finansal kararlarımızın iklim ve çevre üzerindeki etkisini uluslararası platformlarda karşılaştırılabilir ve izlenebilir hale getiriyoruz.” dedi.</h3>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 17:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/odeabank-finansal-karbon-muhasebesinde-kuresel-is-birligi-1772201035.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uluslararası Narkotik Kontrol Kurulu (INCB) 2025 Raporu açıklandı</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/uluslararasi-narkotik-kontrol-kurulu-incb-2025-raporu-aciklandi-84387</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/uluslararasi-narkotik-kontrol-kurulu-incb-2025-raporu-aciklandi-84387</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Narkotik Kontrol Kurulu (INCB) Başkanı, Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Adli Bilimler Bölüm Başkanı ve Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sevil Atasoy, Birleşmiş Milletler Viyana Uluslararası Merkezi’nde (VIC) gerçekleşen basın toplantısında kameralar karşısına geçti. 2025 Yılı INCB Yıllık Raporu’nun lansmanında yaptığı açıklamada, uluslararası uyuşturucu kontrol sisteminin halk sağlığını korumada kritik rolünü sürdürdüğünü anlattı.</p>

<p>Prof. Dr. Sevil Atasoy, Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu’nun (INCB), 2025 Yıllık Raporu’nda, uluslararası uyuşturucu kontrol sisteminin halk sağlığını korumada önemli bir rol oynamaya devam ettiğini kaydederek, “Bununla birlikte Kurul, sentetik uyuşturucuların, özellikle tıbbi olmayan sentetik opioidlerin hızla yayılması, yasa dışı üretim yöntemlerinin giderek daha karmaşık hale gelmesi ve temel kontrollü ilaçlara erişimdeki eşitsizliklerin devam etmesi gibi ciddi zorluklara dikkat çekmektedir.” dedi.</p>

<p><strong>Sentetik opioidler hızla yayılıyor!</strong></p>

<p>Raporun, kontrollü maddelerin tıbbi ve bilimsel amaçlarla yeterli ve kesintisiz erişiminin sağlanmasının, aynı zamanda bu maddelerin yasa dışı kanallara yönlendirilmesinin önlenmesiyle birlikte ele alınması gerektiğini vurguladığını anlatan Prof. Dr. Atasoy, “Bu çerçevede, uygun fiyatlı opioid analjeziklere erişimin artırılması, özellikle düşük ve orta gelirli ülkeler için kritik önem taşımaktadır.” ifadesinde bulundu.</p>

<p><strong>Tıbbi erişim ile kötüye kullanımın önlenmesi birlikte ele alınmalı</strong></p>

<p>INCB’nin, hükümetler arasında bilgi paylaşımını ve iş birliğini güçlendiren araçların etkin kullanımının somut sonuçlar verdiğini belirttiğini de söyleyen Prof. Dr. Atasoy, “Kurul ayrıca, özel sektörle iş birliğinin artırılmasının, kimya endüstrisi, çevrim içi platformlar ve lojistik hizmetlerin yasa dışı faaliyetler için kullanılmasının önlenmesinde kilit rol oynadığını ifade etmektedir. INCB, tüm ülkeleri uluslararası uyuşturucu kontrol sözleşmeleri çerçevesinde birlikte hareket etmeye ve insanlığın sağlık ve refahını koruma yönündeki ortak sorumluluklarını yerine getirmeye çağırmaktadır.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Son 60 yıldır, uyuşturucu kaçakçılığı ve kötüye kullanımıyla mücadele ediliyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Sevil Atasoy, raporda, hükümetler ile uluslararası kuruluşlara, üç uyuşturucu kontrol sözleşmesinin uygulanmasının nasıl iyileştirileceğine ilişkin öneriler sunulduğunu da dile getirerek, “Prekürsörler Raporu ise kimyasalların ve ekipmanların yasa dışı uyuşturucu üretimine yönlendirilmesini önlemeye yönelik alınan tedbirleri özetlemektedir. Uyuşturucu kontrol sözleşmeleri çerçevesinde yürütülen uluslararası iş birliği, dünya genelinde halk sağlığını ve refahını korumaya devam etmektedir. Son 60 yıldır, uyuşturucu kaçakçılığı ve kötüye kullanımıyla mücadele edilirken, temel ilaçların erişilebilirliğinin sağlanması bu sözleşmeler sayesinde etkin biçimde yürütülmüştür.” dedi.</p>

<p><strong>INCB, zorluklarla başa çıkmak için ülkeler arası iş birliğini güçlendirmeye kararlı</strong></p>

<p>Günümüzde sentetik uyuşturucuların yaygınlaşması, tıbbi kullanım için erişim eksiklikleri ve bazı devletler arasındaki görüş ayrılıklarının önemli zorluklar oluşturduğunu da söyleyen Prof. Dr. Atasoy, “INCB, bu zorluklarla başa çıkmak için ülkeler arası iş birliğini güçlendirmeye kararlıdır. Kontrollü maddelerin yasa dışı kanallara yönlendirilmesi oldukça düşük seviyede olup, bu durum uluslararası sistemin başarısını göstermektedir.” şeklinde konuştu.</p>

<p>INCB’nin, kimyasal maddelerin sevkiyatına ilişkin gerçek zamanlı veri paylaşım sistemleri sunarak hem ticaretin sürekliliğini sağladığını hem de yasa dışı üretimi önlediğini de kaydeden Prof. Dr. Atasoy, şöyle devam etti:</p>

<p>“INCB, Hükümetlerin sözleşmelere olan bağlılıklarını sürdürmelerini ve tıbbi kullanım için erişimi sağlamalarını önermektedir. Ayrıca, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede uluslararası iş birliği ve bilgi paylaşımının artırılması gerekmektedir. Opioid analjeziklere erişimdeki eşitsizlikler önemli bir sorundur. Dünya genelinde yeterli üretim olmasına rağmen, özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde erişim sınırlıdır. Psikotrop maddelerin erişimi konusunda da benzer sorunlar devam etmektedir. Bu durumun iyileştirilmesi için bütüncül bir yaklaşım gereklidir. Uluslararası seyahat eden hastalar, kontrollü ilaçlarla ilgili karmaşık düzenlemelerle karşılaşmaktadır.”</p>

<p><strong>Afrika’da uyuşturucu kaçakçılığı artıyor</strong></p>

<p>Kenevir üretiminin arttığına ancak düzenleyici boşlukların devam ettiğine de dikkat çeken Prof. Dr. Atasoy, “Afrika’da uyuşturucu kaçakçılığı artmaktadır. Avrupa’da sentetik uyuşturucu üretimi yaygınlaşmaktadır. Güney Asya opioid tüketiminde önde gelmektedir. Tıbbi amaçlı kontrollü maddelere erişim artırılmalıdır. Hükümetler uluslararası iş birliğini güçlendirmelidir.” dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Atasoy, 2025 yılında 190’dan fazla ülkenin INCB sistemleri üzerinden iş birliği yaptığını ifade ederek, “3 ton fentanil prekürsörünün yönlendirilmesi engellenmiştir. INCB Learning programı kapasite geliştirmeyi desteklemektedir. GRIDS programı uluslararası iş birliğini güçlendirmektedir.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 17:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/uluslararasi-narkotik-kontrol-kurulu-incb-2025-raporu-aciklandi-1772201019.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Canik Zabıtası Göz Açtırmıyor: Marketlere Sıkı Denetim</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/canik-zabitasi-goz-actirmiyor-marketlere-siki-denetim-84386</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/canik-zabitasi-goz-actirmiyor-marketlere-siki-denetim-84386</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:107%">Canik Belediyesi, ilçede faaliyet gösteren marketlere yönelik denetim ve kontrollerine aralıksız bir şekilde devam ediyor. </span></span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">Canik Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, ilçede faaliyet gösteren marketlere yönelik denetim ve kontrollerini yoğun bir şekilde sürdürüyor. Vatandaşların sağlıklı ve güvenli bir Ramazan ayı süreci geçirmeleri için büyük bir özveriyle çalışan ekipler, ilçede faaliyet gösteren yerel ve zincir marketleri tek tek denetiliyor. Denetimler çerçevesinde marketlerde oluşturulan Ramazan reyonlarını dikkatle inceleyen ekipler, satışa sunulan ürünlerin gramajını, son tüketim tarihini, raf ve kasa fiyat uygunluğunu dikkatle kontrol ediyor. </span></span></span></span></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><b><span style="font-size:14.0pt"><span style="line-height:107%">Denetimler Son Hız </span></span></b></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"><span style="font-size:11pt"><span style="line-height:107%"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="line-height:107%">İlçede denetimlerini hız kesmeden sürdüren Canik Zabıtası, özellikle vatandaşların Ramazan ayında rağbet gösterdiği tatlı ve şekerleme, soğuk zincir, bakliyat ve hazır gıda ürünlerini özveriyle kontrol ediyor. Marketlerin hijyen koşullarına uygunluğunu ve depolama alanlarını da inceleyen ekipler, satış ve hijyen koşullarına yönelik işletme sahipleri ile çalışanlara hatırlatmalarda ve uyarılarda bulunuyor. Canik Belediyesi tarafından vatandaşların sağlığı ve güvenliği için ilçede denetim ve kontrollerin aralıksız bir şekilde sürdürüldüğü bildirildi.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify; margin-bottom:11px"> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 17:03:30 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/canik-zabitasi-goz-actirmiyor-marketlere-siki-denetim-1772201010.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Şekerbank tan KOBİ ve işletmelere özel Ramazan kampanyası</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/sekerbank-tan-kobi-ve-isletmelere-ozel-ramazan-kampanyasi-84385</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/sekerbank-tan-kobi-ve-isletmelere-ozel-ramazan-kampanyasi-84385</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Şekerbank, Ramazan ayında gelenekselleştirdiği kampanyalar ile KOBİ ve işletmelerin nakit ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik finansman çözümleri sunmaya devam ediyor. “İşinize Ramazan Bereketi Kampanyası” ve “KOBİ’lere Özel Ramazan Destek Kampanyası” ile KOBİ ve işletmelerin Ramazan döneminde de işlerini büyütmeleri hedefleniyor. &nbsp;</p>

<p>Ramazan döneminde artan ticari hareketin beraberinde getirdiği finansman ihtiyacına yönelik çözümler geliştiren Şekerbank, farklı ihtiyaçlara yönelik kampanyalarıyla KOBİ ve işletmelerin yanında yer alıyor. Kampanya kapsamında 48 aya varan vade seçenekleriyle; KOBİ’lere 6 ay, işletmelere ise 3 ay anapara ödemesiz dönem imkânı ile finansman desteği sağlanıyor. Ramazan dönemi boyunca finansman desteğinin yanı sıra birçok finansal ayrıcalık da sunuluyor. POS Kart ile ciro üst sınırı olmadan ertesi gün sıfır komisyon ve 250 bin TL ciroya kadar ertesi gün 0,99 komisyon ile çalışma fırsatı sunulurken, internet ve mobil bankacılık kanalları üzerinden yapacakları EFT/havale ve FAST işlemlerinden masraf alınmıyor. Ayrıca ilk 25 yapraklı çek karnesi için de komisyon ücret muafiyeti tanınıyor.&nbsp;</p>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 17:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/sekerbank-tan-kobi-ve-isletmelere-ozel-ramazan-kampanyasi-1772201002.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YEO Teknoloji den Romanya ;ya  47,3 milyon Euro GES projesi</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/yeo-teknoloji-den-romanya-ya-473-milyon-euro-ges-projesi-84384</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/yeo-teknoloji-den-romanya-ya-473-milyon-euro-ges-projesi-84384</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yenilenebilir enerji projelerinde yatırımcı ve EPC (Mühendislik, Tedarik, Kurulum) kimliğiyle Romanya pazarının lider oyuncularından olan YEO Teknoloji, yeni bir projeye daha imza attığını duyurdu. YEO Teknoloji, Avrupa’daki iştiraki DEFIC Globe aracılığıyla Romanya’da üç ayrı sahada geliştirilen toplam 54 MWp kapasiteli güneş enerjisi santrali ve 80 MWh kapasiteli enerji depolama sistemlerini anahtar teslim olarak inşa ederek Enda Enerji’ye satacak.&nbsp;</p>

<p>Anlaşma kapsamında; anahtar teslim inşaatın yanı sıra kapasite tahsisi, arazi edinimi, tüm izin ve ruhsat süreçleri ile geliştirme faaliyetlerini içeren sözleşme, santrallerin kurulum aşamasına gelmesiyle birlikte yürürlüğe girecek. Projenin toplam kontrat bedeli 47,3 milyon Euro olarak belirlendi.<br />
<strong>&nbsp;Bataryaları İstanbul’da üretilecek</strong></p>

<p>Anlaşma çerçevesinde santrallerin mühendislik hizmetleri, yüksek gerilim trafo merkezleri, enerji nakil hatları ve enerji depolama sistemlerinin anahtar teslim inşası YEO Teknoloji şirketleri tarafından gerçekleştirilecek. Projede kullanılacak enerji depolama sistemleri ise grup şirketi olan ve İstanbul’daki fabrikasında enerji depolama sistemleri üreten Reap Battery tarafından sağlanacak.</p>

<p><strong>Romanya’da portföyü güçleniyor&nbsp;</strong></p>

<p>YEO Teknoloji, geçtiğimiz hafta da Romanya’da geliştirilen (Dobrun &amp; Sadova) iki güneş enerjisi santrali projesine ilişkin EPC hizmetlerini kapsayan 111,2 milyon dolarlık sözleşme imzalamıştı. YEO Teknoloji’nin Avrupa’daki iştiraki Defic Globe, söz konusu güneş enerjisi santrallerinin anahtar teslim inşasını üstlenirken aynı zamanda yatırımcı kimliğiyle de yüzde 35 oranında ortağı olacak. Santraller Norveç’in en büyük yenilenebilir enerji sahasına sahip grubu Scatec ile gerçekleştirilecek.</p>

<p>YEO Teknoloji’nin Avrupa’daki ilk yatırımı olan Romanya Caracal Güneş Enerjisi Santrali temiz enerji üretimine devam ediyor. Bu projede, şebeke esnekliğini desteklemek amacıyla Reap Battery tarafından geliştirilen enerji depolama sistemlerinin entegre edilmesi planlanıyor.</p>

<p>Caracal projesine paralel olarak Bobiceşti, Turceni-Măceşu, Vâlcea, Caracal 2 Dobrun ve Sadova sahalarındaki yatırımlarla birlikte, YEO Teknoloji’nin Romanya’daki toplam güneş enerjisi portföyü 887 MWp seviyesine ulaşıyor. YEO Teknoloji, Romanya’da hem EPC yüklenicisi hem de Bağımsız Enerji Üreticisi (IPP) kimliğiyle, Defic Globe aracılığıyla uzun vadeli yatırımcı olarak konumlanıyor.</p>

<p><strong>40 ülkede 400’den fazla proje</strong></p>

<p>2004 yılında kurulan YEO Teknoloji, bugün mühendislik, teknoloji ve yenilenebilir enerji alanlarında 40’tan fazla ülkede 400’ün üzerinde projeyi başarıyla tamamlamış küresel bir oyuncu konumunda bulunuyor. Gelişmiş enerji depolama çözümlerinden elektrik şebekelerine, yüksek gerilim trafo merkezlerinden yenilenebilir enerji santrallerine, endüstriyel ve ticari tesislerden konutların enerji dönüşümüne ve hidrojen teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyor.</p>

<p>YEO Teknoloji, 2030 yılına kadar 1 GW kurulu güç hedefi doğrultusunda yatırımlarını sürdürürken; güçlü EPC kabiliyetleri ve yatırımcı kimliğini birlikte kullanarak, Türkiye’de ve uluslararası pazarlarda sürdürülebilir ve dengeli büyüme stratejisini ‘Bizce Mümkün’ sloganıyla hayata geçirmeye devam ediyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 17:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/yeo-teknoloji-den-romanya-ya-473-milyon-euro-ges-projesi-1772200980.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Diyabet Hastalarına 5 Kritik Oruç Uyarısı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/diyabet-hastalarina-5-kritik-oruc-uyarisi-84383</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/diyabet-hastalarina-5-kritik-oruc-uyarisi-84383</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayında diyabet hastalarının en sık sorduğu soru “Oruç tutabilir miyim?” oluyor. Diyabet; kan şekeri dalgalanmalarına bağlı olarak hipoglisemi, hiperglisemi ve diyabetik koma gibi ciddi riskler barındırabilen kronik bir hastalık olduğu için oruç kararı kişiye özel tıbbi değerlendirme gerektiriyor. Bazı hasta gruplarında riskler hayati boyuta ulaşabiliyorken uygun hastalarda, doğru planlama ve düzenli takip ile oruç süreci güvenli bir şekilde yürütülebiliyor. Memorial Göztepe Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Serap Yavuzer, Ramazan ayında oruç tutmak isteyen diyabet hastalarının dikkat etmesi gereken önemli noktalar hakkında bilgi verdi.</p>

<p><strong>1️.&nbsp;Oruç kararı doktor kontrolüyle verilmeli</strong></p>

<p>Her diyabet hastası, takip edildiği hekimin mevcut durumunu değerlendirerek onay vermesi ve daha önemlisi güvenli oruç tutma sorumluluğunu alacak şekilde eğitim alması koşuluyla oruç tutabilir. Bu karar mutlaka kişinin durumu değerlendirilerek özel olarak verilmelidir. Kişi sağlıklı bir şekilde oruç tutmak istiyorsa öncelikle doktoruna başvurmalıdır. Yaş, diyabet tipi, ek hastalıklar, kullanılan tüm ilaçlar, hastalığın kontrol düzeyi ve hatta hastanın yaşam koşulları birlikte değerlendirilmelidir. Kontrolsüz diyabeti olan, HbA1c değeri 9’un üzerinde seyreden, sık hipoglisemi yaşayan veya yakın zamanda diyabet koması geçiren hastalar yüksek risk grubunda kabul edilir ve bu hastaların genellikle oruç tutması önerilmez.</p>

<p><strong>2️.&nbsp;Kan şekerinin kritik sınırları aşmamasına dikkat edilmeli</strong></p>

<p>Kan şekerinin 70 mg/dl’nin altına düşmesi ya da 300 mg/dl’nin üzerine çıkması diyabet hastaları açısından ciddi risk oluşturur. Bu nedenle oruç sürecinde kan şekeri değerlerinin güvenli aralıkta seyretmesine özellikle dikkat edilmelidir. Hipoglisemi; titreme, soğuk terleme, çarpıntı, bulanık görme, konuşma bozukluğu ve bilinç kaybı gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Bu tür şikayetlerin ciddiye alınması ve kan şekeri takibinin ihmal edilmemesi gerekir. Kan şekeri ölçümü gün içinde ihtiyaç duyulan her an ölçüm yapılması, olası risklerin erken fark edilmesi açısından önem taşır.</p>

<p><strong>3️. İlaç ve insülin dozları yeniden planlanmalı</strong></p>

<p>Oruç tutmayı planlayan diyabet hastalarında ilaç saatleri iftar ve sahura göre yeniden düzenlenmelidir. İnsülin kullanan hastalarda özellikle sahur dozu hipoglisemi riskine karşı azaltılabilir, iftar dozu ise alınan kaloriye göre ayarlanmalıdır. Doz ayarlaması yapmadan oruç tutmak ciddi risk oluşturabileceği için dikkat edilmelidir.</p>

<p><strong>4️.&nbsp;Sahurda protein, iftarda dengeli karbonhidrat</strong></p>

<p>Sahur, uzun açlık sürecine geçiş öğünü olduğu için içeriği büyük önem taşır. Böbrek fonksiyonları uygunsa; süt, yoğurt, kefir ve peynir gibi süt ürünleri, yumurta, az tuzlu zeytin, tavuk gibi protein açısından zengin besinler tercih edilmelidir. Bu öğüne domates ve salatalık gibi lif oranı yüksek sebzeler ile gereğinde tam tahıllar eklenebilir. Protein içeren besinler midede daha uzun süre kaldığı için tokluk süresini uzatır ve hipoglisemi riskini azaltmaya yardımcı olur.</p>

<p>İftarda ise uzun süren açlık sonrası hızlı ve aşırı karbonhidrat tüketimi kan şekerinin ani yükselmesine neden olabilir. Pide, hamur işleri, pirinç pilavı ve şerbetli tatlılar sınırlandırılmalıdır. İftara çorbayla başlamak hem sıvı ihtiyacını karşılamaya yardımcı olur hem de daha kontrollü bir geçiş sağlar. Sebze ve zeytinyağlı yemeklere ağırlık verilmesi, kuru fasulye, nohut, mercimek ve bulgur pilavı gibi glisemik indeksi düşük besinlerin tercih edilmesi gün içindeki kan şekeri dengesine katkı sağlar. Büyük porsiyonlar yerine daha küçük ve dengeli öğünler önerilir. Tatlı tüketilecekse küçük porsiyonlu sütlü tatlılar tercih edilmelidir.</p>

<p><strong>5️. İftardan sahura kadar sıvı ihtiyacını sağlanmalı</strong></p>

<p>Diyabetli hastada gün içi su ve sıvı alımının azalması ile oluşan sıvı açığı kan şekerinde dengesizlik yaratabilir. Sıvı açığı hipoglisemi, hiperglisemi ve ketoasidoz dahil tüm diyabetik komaların gelişimi için risk oluşturabilir. Bu nedenle iftara bol su ile başlamak, iki ana öğün ve aralarda yeterince su ve şekersiz içecekler ile vücudun sıvı dengesini düzenlemek gerekir. Ayrıca kahve ve çay gibi idrar söktürücü etki ile sıvı kaybını arttıran ve şeker ilave edilmiş meyve suyu, komposto, şurup gibi kan şekerini hızlıca arttıran içecekler en aza indirilmelidir.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 17:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/diyabet-hastalarina-5-kritik-oruc-uyarisi-1772200946.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hizmet Üretici Fiyat Endeksi, Ocak 2026</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/hizmet-uretici-fiyat-endeksi-ocak-2026-84382</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/hizmet-uretici-fiyat-endeksi-ocak-2026-84382</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) yıllık %34,07 arttı, aylık %7,74 arttı</strong><br />
<br />
H-ÜFE 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre %7,74 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %7,74 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %34,07 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %36,27 artış gösterdi.<br />
<br />
<strong>H-ÜFE değişim oranları(%), Ocak 2026</strong></p>

<table>
	<thead>
		<tr>
			<th>&nbsp;</th>
			<th>Ocak 2026</th>
			<th>Ocak 2025</th>
			<th>Ocak 2024</th>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td>Bir önceki aya göre değişim oranı</td>
			<td>7,74</td>
			<td>8,58</td>
			<td>15,25</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Bir önceki yılın Aralık ayına göre değişim oranı</td>
			<td>7,74</td>
			<td>8,58</td>
			<td>15,25</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı</td>
			<td>34,07</td>
			<td>40,44</td>
			<td>80,68</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>On iki aylık ortalamalara göre değişim oranı</td>
			<td>36,27</td>
			<td>63,25</td>
			<td>76,47</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p><br />
&nbsp;</p>

<p>H-ÜFE yıllık değişim oranı(%), Ocak 2026</p>

<p><strong>H-ÜFE ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yıllık %32,73 arttı</strong><br />
<br />
Bir önceki yılın aynı ayına göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde %32,73 artış, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde %33,85 artış, bilgi ve iletişim hizmetlerinde %35,06 artış, gayrimenkul hizmetlerinde %41,94 artış, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde %37,06 artış, idari ve destek hizmetlerde %32,07 artış gerçekleşti.<br />
&nbsp;</p>

<p>H-ÜFE yıllık değişim oranları (%), Ocak 2026<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/02/69a159979ae66.png" style="height:800px; width:1830px" /></p>

<p>Sektörlere göre H-ÜFE yıllık değişim oranları (%), Ocak 2026<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/02/69a1599fada52.png" style="height:600px; width:1830px" /></p>

<p><strong>H-ÜFE ulaştırma ve depolama hizmetlerinde aylık %6,08 arttı</strong><br />
<br />
Bir önceki aya göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde %6,08 artış, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde %6,62 artış, bilgi ve iletişim hizmetlerinde %7,68 artış, gayrimenkul hizmetlerinde %7,81 artış, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde %12,99 artış, idari ve destek hizmetlerde %9,29 artış gerçekleşti.<br />
&nbsp;</p>

<p>H-ÜFE aylık değişim oranları (%), Ocak 2026<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/02/69a159c06ba90.png" style="height:600px; width:1830px" /></p>

<p>Sektörlere göre H-ÜFE aylık değişim oranları (%), Ocak 2026<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/02/69a159c967557.png" style="height:1400px; width:1830px" /></p>

<p><br />
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 17:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/hizmet-uretici-fiyat-endeksi-ocak-2026-1772200932.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Diyetisyenden iftar uyarısı: 30 dakikadan önce sofradan kalkmayın</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/diyetisyenden-iftar-uyarisi-30-dakikadan-once-sofradan-kalkmayin-84381</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/diyetisyenden-iftar-uyarisi-30-dakikadan-once-sofradan-kalkmayin-84381</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Bağcılar Belediyesi’nde görevli Diyetisyen Sena Nur Bubani, Ramazan ayında yapılan beslenme hatalarına karşı önemli uyarılarda bulundu. Hızlı yemek yemenin insana zarar verdiğine dikkat çeken Bubani, “Beyne doygunluk sinyali 30 dakika içerisinde ulaşır. Eğer 30 dakikadan kısa sürede iftarınızı yapıp kalkarsanız hem doygunluk hissi oluşmaz ve hem de metabolik problemler yaşanabilir” dedi.</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Ramazan ayıyla birlikte beslenme alışkanlıklarımız değişiyor. Uzun süren açlık sonrası doğru ve dengeli beslenme de büyük önem taşıyor. Uzmanlar, özellikle iftar ve sahurda yapılan bazı hataların sağlık sorunlarına yol açabileceğini dile getiriyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Hız yapmak her yerde zararlıdır</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Bağcılar Belediyesi’nde görev yapan Diyetisyen Sena Nur Bubani, iftarda beslenmeyle ilgili önemli uyarılarda bulundu. Gün boyu yaşanan açlığın ardından iftar saatinde hızlı ve kontrolsüz yemek tüketiminin zararlı olduğunu ifade eden Bubani, “Hız yapmak her yerde zararlı olduğu gibi maalesef beslenme esnasında da zararlıdır. Hızlı tükettiğimiz besinlerde ne tükettiğimizi fazla anlamadan yememiz gerekenin çok daha fazlasını tüketmiş oluyoruz. Almamız gereken kalorinin yüzde 30-40 oranında daha fazlasını almış oluyoruz. Ama yavaş yavaş tükettiğimizde hem tükettiğimiz şeyin bilincine vararak ne yediğimizin farkında olarak tüketmiş oluyoruz. Hem de vücuda daha az kalori alınmasını sağlamış oluyoruz. O yüzden yavaş olalım sağlıklı olalım bilinçli beslenelim” dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-size:12.0pt">Metabolik problemler yaşayabiliriz</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">İftar sofrasında geçirilmesi gereken zamanla ilgili de bir sınırlama koyan Bubani, şöyle devam etti: “Beyne doygunluk sinyali 30 dakika içerisinde ulaşır. Eğer 30 dakikadan kısa sürede iftarımızı yapıp kalkarsak doyduğumuzu hissetmeyiz hemen tatlı tüketimine geçmek isteriz. İftar süremiz 30 dakikayı geçerse tam doygunluk hissederek kalkmış oluruz ve tatlı isteğimiz de daha düşük olur. Ayrıca hızlı yemek yemekten dolayı metabolik problemler de yaşayabiliriz.”</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 17:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/diyetisyenden-iftar-uyarisi-30-dakikadan-once-sofradan-kalkmayin-1772200895.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KOBİ lerin Avrupa sınavına yapay zekâ desteği:   KarbonBot tanıtıldı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/kobi-lerin-avrupa-sinavina-yapay-zeka-destegi-karbonbot-tanitildi-84380</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/kobi-lerin-avrupa-sinavina-yapay-zeka-destegi-karbonbot-tanitildi-84380</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>KOBİ’lerin yeşil dönüşüm sürecini hızlandırarak Avrupa pazarındaki rekabet gücünü korumak amacıyla hayata geçirilen “Kurumsal İkiz Dönüşüm Projesi” kapsamında geliştirilen “KarbonBot” uygulaması tanıtıldı. Şirketler, KarbonBot sayesinde karbonsuzlaşma ile alakalı karmaşık mevzuatlara ilişkin sorularına anında yanıt alabilecek ve ikiz dönüşüm süreçlerinde ihtiyaç duydukları bilgiye tek bir uygulama üzerinden ulaşabilecek.</p>

<p>İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) desteğiyle, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Türkiye Alüminyum Sanayicileri Derneği (TALSAD) ve Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği (TÜDÖKSAD) iş birliğiyle, Yeditepe Üniversitesi yürütücülüğünde hayata geçirilen “Kurumsal İkiz Dönüşüm Projesi”nin tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Teknopark İstanbul’da düzenlenen toplantıya Yeditepe Üniversitesi akademisyenleri ve öğrencilerinin yanı sıra sektör temsilcileri katıldı.</p>

<p>Proje kapsamında, Avrupa Birliği’nin yeşil dönüşüm politikaları ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) doğrultusunda artan yükümlülükler karşısında ihracatçı sektörlerin rekabet gücünün korunması hedefleniyor. KOBİ’lere yönelik eğitim modülleri ve yapay zekâ destekli KarbonBot uygulamasını içeren projenin, özellikle KOBİ’lerin mevzuata uyum süreçlerini kolaylaştırması ve Ar-Ge kapasitelerini artırması bekleniyor.</p>

<p><strong>Turan: İkiz Dönüşüm Çağımızın İhtiyacı</strong></p>

<p>Yeditepe Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi Müdürü, Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı ve proje yürütücüsü Doç. Dr. Ahmet Turan, projenin ortaya çıkış sürecini ve hedeflerini anlattı.</p>

<p>Doç. Dr. Turan, “İnsanlığın küresel ısınmayla mücadele ihtiyacından hareketle uzun yıllardır yürüttüğümüz akademik çalışmaların artık Türkiye’deki ilgili ekosistemlere aktarılması gerektiğini gördük. Bu nedenle proje bir ihtiyaç olarak ortaya çıktı. İkiz dönüşüm yaklaşımı, çağımızın, insanlığın ve sanayinin temel gerçeğini ortaya koyuyor. Bunlardan biri dijital dönüşüm; etkilerini hayatımızın her alanında görüyoruz. Diğeri ise yeşil dönüşüm. Hem günlük yaşamda hem sanayide hem de uluslararası ilişkilerde bu dönüşümün yansımalarını net biçimde görmekteyiz. Bu iki unsur birbirini güçlü biçimde destekliyor. Özellikle yeşil dönüşümün dijital dönüşümle birlikte yürütülmesi çarpan etkisi yaratarak süreçleri hızlandırıyor ve kolaylaştırıyor. Aynı zamanda küresel ısınmayla mücadeleyi daha etkin ve verimli hale getiriyor” dedi.</p>

<p><strong>‘Firmaların Ar-Ge Altyapılarını Güçlendirmeyi Amaçlıyoruz’</strong></p>

<p>Turan, projenin KOBİ’lerin rekabet gücünü artırmayı hedeflediğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p>“Gelişmiş ülkelerde sanayinin ana yükü KOBİ’lerin üzerindedir. Bu nedenle KOBİ’lerin hem bilimsel hem teknolojik altyapı bakımından gelişmesi ve Ar-Ge kapasitelerinin artırılması büyük önem taşıyor. Bu projeyle öncelikle İstanbul’daki, ardından ulusal ölçekteki KOBİ’lerin hem iç pazarda hem de ihracatta rekabet güçlerini artırmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda firmaların Ar-Ge altyapılarını güçlendirmeyi amaçlıyoruz. İstanbul Kalkınma Ajansı’nın desteği olmasaydı bu proje mümkün olmazdı. Proje ortaklarımızla kurduğumuz güçlü iş birliği sayesinde ulusal ölçekte sanayiye somut çıktılar sunacağız. Bu çalışma karbon çözümleri alanında önemli çıktılar üretirken, Yeditepe Üniversitesi Karbon Çözümleri Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin kurulmasına da zemin hazırlayacak. Proje sonuçları küresel ısınmayla mücadeleye dünya ölçeğinde katkı sağlayacak, ekonomik açıdan da firmaların uluslararası rekabette elini güçlendirecek.”</p>

<p><strong>Güvenilir ve Etkin Danışman: KarbonBot</strong></p>

<p>Yeditepe Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Hatice Kübra Akben de proje kapsamında geliştirilen KarbonBot uygulamasını anlattı.</p>

<p>Akben, “Projeye başlarken ‘Yeşil dönüşüm yolculuğunda firmalara nasıl katkı sağlayabiliriz?’ sorusuyla yola çıktık. Bu düşünceden hareketle KarbonBot geliştirme fikri doğdu. Günümüzde yapay zekâ araçları özel asistanlara dönüştü. Karbon yakalama ve karbon uyum süreçlerinde ise mevzuatlar oldukça kapsamlı. Sektör henüz bu düzenlemelerin tamamına hâkim değil. Bu nedenle ulusal ve uluslararası mevzuatı kapsayan güvenilir bir veri bankası oluşturduk. KarbonBot yalnızca bu veri bankasından beslenen bir geniş dil modeli olarak tasarlandı. Açık internetle ya da arama motorlarıyla doğrudan bağlantısı bulunmuyor. Bu nedenle firmalar için daha güvenilir bir yapay zekâ asistanı niteliği taşıyor” dedi.</p>

<p>“KarbonBot kendisini geliştirmeye devam edecek” diyen Akben şöyle devam etti:</p>

<p>“Şu anda pilot dönemdeyiz ve sisteme eklenen verilerle kapasitesi artıyor. Özellikle sürdürülebilirlik raporlama standartları kapsamında firmaların raporlama süreçlerine önemli katkı sağlayacak. Sadece büyük firmalar değil, KOBİ’ler ve orta ölçekli işletmeler de bu sürecin parçası. Çünkü sürdürülebilirlik raporlaması tüm tedarik zincirini kapsıyor. Tedarikçi firmaların da bu konuda güçlenmesi gerekiyor. Mevzuat metinlerini okumak ve anlamlandırmak firmalar için kolay değil. KarbonBot bu noktada bir danışman gibi çalışarak mevzuatın anlaşılmasını sağlayacak. Proje kapsamında yalnızca KarbonBot’u sunmuyoruz; aynı zamanda 15 farklı başlıkta eğitim içeriği oluşturduk. Amacımız tüm KOBİ’leri bu dönüşüm sürecinde bilgilendirmek ve güçlendirmek.”</p>

<p><strong>Saymen: Avrupa Pazarında Kalmak için Kritik</strong></p>

<p>Türkiye Alüminyum Sanayicileri Derneği Genel Sekreteri Duygu Saymen, projenin özellikle alüminyum sektörü açısından hayati önem taşıdığını belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Türkiye alüminyum sanayisi için bu proje çok önemli. Sektörümüzün toplam ihracatı 2025 itibarıyla 5,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti ve bunun yüzde 60-62’si doğrudan Avrupa’ya yapılıyor. Avrupa en önemli pazarlarımızdan biri. Dolayısıyla Avrupa’nın yeşil dönüşüm süreci ve SKDM gibi karbon uyum hedeflerine uyum sağlamak sektörümüz açısından kritik bir gereklilik. Projemiz yeşil dönüşümü dijitalleştirerek süreci hızlandırıyor.”</p>

<p>Saymen ayrıca platformun yaygın kullanımının önemine dikkat çekerek, üyelerinin projeyi büyük bir heyecanla karşıladığını ifade etti. Saymen, “Çünkü sanayimizin rekabetçiliği açısından son derece önemli bir dönemdeyiz ve karmaşık mevzuatlarla karşı karşıyayız. İş süreçlerini kolaylaştıracak, ticari faaliyetleri aksatmayacak ve rekabetçiliği destekleyecek bu tür projelere sektörümüzün çok ihtiyacı vardı” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p><strong>Kaplan: Karbon ve Su Ayak İzi Ölçümü Platformdan Yapılacak</strong></p>

<p>Türkiye İhracatçılar Meclisi Proje Koordinasyon Müdürü Melike Emiroğlu Kaplan ise projedeki rollerinin karbon ve su ayak izi ölçümü yapan bir platform geliştirmek olduğunu belirtti.</p>

<p>Kaplan, “Firmaların karbon ayak izi ölçümleri geliştirdiğimiz GreenTİM platformu üzerinden gerçekleştirilecek. Bunun yanı sıra çeşitli eğitim modüllerini de yine platform üzerinden firmaların kullanımına sunmayı planlıyoruz. Projede karbon çözümleri alanında somut çıktılar üretilecek” dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Feb 2026 16:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/kobi-lerin-avrupa-sinavina-yapay-zeka-destegi-karbonbot-tanitildi-1771852520.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bilim Kahramanları Fuar İzmir de buluştu</title>
                <category>EĞİTİM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/bilim-kahramanlari-fuar-izmir-de-bulustu-84379</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/bilim-kahramanlari-fuar-izmir-de-bulustu-84379</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim Kahramanları Buluşuyor FIRST LEGO League Challenge turnuvalarının 22’nci sezonu İzmir Ortaokul Yerel Turnuvaları’nın 2. ve 3’üncüsü Fuar İzmir’de düzenlendi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ’ın desteğiyle Bilim Kahramanları Derneği tarafından düzenlenen etkinlikte 10 takım ulusal turnuvaya katılma hakkı kazandı.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Her yıl 9-16 yaş arası çocuk ve gençlerin kendilerini “topluma duyarlı bilim insanı ve mühendis olarak görmelerini” sağlayan, dünyada 100’ü aşkın ülkeden 300 binden fazla çocuk ve gencin katıldığı FIRST LEGO League Challenge turnuvalarının 22’nci sezonu yapıldı. Ülkemizde, Bilim Kahramanları Derneği tarafından&nbsp;2004-2005&nbsp;sezonundan bu yana Bilim Kahramanları Buluşuyor adıyla düzenlen etkinliğe ilgi yine yoğun oldu. 2004 yılından bu yana Türkiye’de 80 şehirden 47 bin 127 çocuğun katıldığı turnuvalar, bu yıl UNEARTHED temasıyla gerçekleştiriliyor. Takımlar; geçmişin izini sürerek arkeolojik süreçleri, yer altı yapılarıyla gizli kalmış alanları ve eski uygarlıkların izlerini araştırıyor. Öğrenciler, karşılaştıkları sorunlara yenilikçi çözümler geliştirirken inşa edip kodladıkları robotlarla görevleri tamamlamaya çalışıyor.&nbsp;</p>

<p>Turnuvanın 22. sezonunda, 2. ve 3. İzmir Ortaokul Yerel Turnuvaları, Fuar İzmir D Hol’de gerçekleştirildi. 2. İzmir Ortaokul Turnuvası’na İzmir, Aydın, Balıkesir, Çanakkale, Denizli, Manisa ve Muğla’dan 36 takım, 318 öğrenci katılırken 3. İzmir Ortaokul Yerel Turnuvası’nda ise yine aynı illerden 36 takım ile 319 öğrenci yer aldı. Öğrenciler, kendilerine ayrılan stantlarda projelerinin tanıtımını yaptı ve robotlarının verilen görevleri yerine getirmesi için yoğun çaba harcadı. Yarışma için jürinin karşısına çıkan küçük bilim kahramanları, buldukları çözüm önerilerini paylaştı. İki günün sonunda düzenlenen ödül törenleriyle öğrencilere kupa ve madalyaları verilirken 10 takım da ulusal turnuvaya katılma hakkı elde etti.</p>

<p><strong>Bilimle büyüyen bir nesil</strong></p>

<p>Turnuvalarda iki günün birincisi olan takımlara ödüllerini veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeleri İpek Kul Bayar ve Sedef Cem, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin gençlere ve çocuklara her zaman destek olduğunu vurgulayarak, bilimin ve üretmenin geleceğin anahtarı olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>Büyükşehir ve İZFAŞ’a teşekkür etti</strong></p>

<p>Organizasyona uzun yıllardır ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını belirten İZFAŞ İletişim ve Etkinlikler Müdürü Zeynep Gülşen Can, geleceğin bilim insanları olan çocuklar ve gençlerden öğrenecek çok şeyleri olduğunu vurgulayarak, ulusal turnuvada yeniden Fuar İzmir’de buluşma temennisini paylaştı.<br />
Bilim Kahramanları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Aytuğ Mecik, daha iyi bir geleceğin, bugün sorular sormaya cesaret eden çocuklarla ve gençlerle mümkün olduğunu belirterek, “Bu sezon, Türkiye genelinde 501 takım ile 4 bin 472 çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz. Ankara, Antalya, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Mersin ve Ordu'da gerçekleşecek yerel turnuvalarımızın ardından İzmir’de 7 – 8 Mart tarihlerinde ulusal turnuva gerçekleştirilecek” diyerek yıllardır İzmir yerel ve ulusal turnuvalarına ev sahipliği yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve İZFAŞ’a teşekkür etti.</p>

<p><strong>Ulusal Turnuva da İzmir’de düzenlenecek</strong><br />
Şubat ve Mart 2026 boyunca İzmir’in yanı sıra Ankara, Antalya, Eskişehir, İstanbul, Kocaeli, Mersin ve Ordu’da gerçekleştirilecek 18 yerel turnuvanın ardından sezon, 7–8 Mart 2026 tarihlerinde yine İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ desteğiyle Fuar İzmir’de düzenlenecek Ulusal Turnuva ile tamamlanacak.<br />
<br />
İki günün sonunda Ulusal Turnuva’ya katılmaya hak kazanan takımlar ise şu şekilde oluştu:<br />
<br />
<strong>21 Şubat 2026&nbsp;</strong><br />
Karşıya Özel TAKEV Ortaokulu Astronova takımı - Şampiyonluk Ödülü</p>

<p>Özel Rota Ortaokulu Relic Hunters takımı - İkincilik Ödülü</p>

<p>Özel İzmir İstek Ortoakulu Northstars takımı - Üçüncülük Ödülü</p>

<p>İzmir Bayraklı Uğur Okulları Kampüsü Ortaokulu Cyber Ninjas takımı - Ulusal Çıkış 4</p>

<p>Özel Türk Koleji Marmaris Ortaokulu Felix takımı - Ulusal Çıkış 5</p>

<p><br />
<strong>22 Şubat 2026</strong><br />
Çiğli Aydoğan Yağcı Bilim ve Sanat Merkezi Spıca Jr takımı - Şampiyonluk Ödülü</p>

<p>Muğla Turgutreis Uğur Okulları Kampüsü Ortaokulu Maxıma Prime takımı - İkincilik Ödülü</p>

<p>Özel Çakabey Ortaokulu Leukai takımı - Üçüncülük Ödülü</p>

<p>Özel Bandırma Bahçeşehir Koleji Ortaokulu Enterprıse Kyzikos takımı - Ulusal Çıkış 4</p>

<p>Özel Manisa Bahçeşehir Koleji Ortaokulu Ouroboros takımı - Ulusal Çıkış 5</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Feb 2026 16:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/bilim-kahramanlari-fuar-izmir-de-bulustu-1771852475.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ramazan Ayını Sağlıklı Geçirmemizi Sağlayan 5 Öneri!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/ramazan-ayini-saglikli-gecirmemizi-saglayan-5-oneri-84378</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/ramazan-ayini-saglikli-gecirmemizi-saglayan-5-oneri-84378</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayı, yeme-içme düzeninin, uyku saatlerinin ve günlük aktivitenin değiştiği; bu nedenle planlı beslenmenin hem konforu hem de sağlık sonuçlarını belirgin şekilde etkilediği bir dönemdir. Ramazan ayında orucun birçok kişide kilo ve bazı metabolik göstergelerde hafif iyileşmeler sağlayabildiği; ancak aşırı/yanlış iftar, yetersiz sıvı, kötü uyku ve düzensiz fiziksel aktiviteyle bu durum tersine dönebiliyor. Ancak tüm bu önerilerin yanında, diyabet (özellikle insüline bağımlı), böbrek hastalığı, ileri kalp yetmezliği, gebelik/emzirme, ileri yaş gibi durumları olanların veya farklı klinik hastalığı olanların ramazan için mutlaka hekime danışması öneriliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uz. Dyt. Nihan Yakut, Ramazan ayında beslenme önerileri ile ilgili bilgi verdi.&nbsp;</p>

<ol>
	<li><strong>Kan şekeri dalgalanmalarını azaltmak oruç tutarken yardımcı olabilir!&nbsp;</strong></li>
</ol>

<p>Ramazan ayında oruç tutarken beslenmede bazı hedefler konulması gerekmektedir. İftara kadar aç kalan vücut iftarda kan şekeri dalgalanmalarıyla karşı karşıya kalabilmektedir.</p>

<ul>
	<li><strong>Kan şekeri dalgalanmalarını azaltmak:</strong>&nbsp;Çok hızlı sindirilen karbonhidratlar (şerbetli tatlılar, beyaz ekmek/pilav/makarna ağırlığı) iftardan sonra ani kan şekeri yükselmeleri, ardından erken acıkma ve tatlı isteğine neden olabilir. Bu durum özellikle iftardan hemen sonra görülen halsizlik ve düşük enerjiyi beraberinde getirebilmektedir. Düşük/orta glisemik yük, lif ve protein dengesi daha stabil enerji sağlar. &nbsp;</li>
	<li><strong>Kas kaybını sınırlamak:</strong>&nbsp;Uzun açlık aralığında günlük protein dağılımı önem kazanır. Sahur ve iftarda kaliteli protein (yumurta, yoğurt/kefir, peynir, balık-tavuk-et, baklagil) planlamak kas volümünü korumak için oldukça etkilidir. Ramazan modelini inceleyen güncel derlemeler, uygun makro dağılımıyla vücut kompozisyonunun daha iyi korunabildiğini vurgulamaktadır. &nbsp;</li>
	<li><strong>Hidrasyonu korumak:</strong>&nbsp;Özellikle uzun günlerde ve sıcak iklimde, iftar–sahur arasında suyu&nbsp;“toplam hedef” olarak görmek gerekir. Su tüketiminde ideal hedef için kg başına 30-35 ml su gerekmektedir. Yani 50 kg bir kişi için en az 1,5 litre su tüketilmelidir. Düşük su tüketimi, baş ağrısı, kabızlık, odaklanmada güçlük, yavaş metabolizma ile sonuçlanabilmektedir.&nbsp;</li>
	<li><strong>Uyku–sirkadiyen ritme destek olmak:</strong>&nbsp;Gece geç saatlerde ağır yemek, reflü ve uyku kalitesini bozabilir. Ramazan döneminde uyku ve yaşam davranışlarının değiştiğini gösteren&nbsp;çalışmalar, planlamayı daha da önemli kılar. &nbsp;Özellikle sahura kadar oturmak veya uykudan feragat etmemek için sahura hiç kalkmamak gibi süreçler daha zorlayıcı olabilmektedir.&nbsp;</li>
</ul>

<p>Ramazan ayında en sık ortaya çıkan şikayetler; kabızlık, reflü ve baş ağrısıdır. Bunlarla baş etmek için bazı önlemler alınabilmektedir.&nbsp;</p>

<ul>
	<li>Kabızlık: Lif (sebze, baklagil, tam tahıl), iftar–sahur arası yeterli su, sahurda yoğurt/kefir, yürüyüş.</li>
	<li>Reflü/hazımsızlık: İftarı bölmek, kızartma ve çok yağlı/çok baharatlıdan kaçınmak, yatmadan 2–3 saat önce yemeyi bitirmek.</li>
	<li>Baş ağrısı: Kademeli kafein azaltımı, düzenli su planı, sahuru atlamamak, uyku düzenini korumak. &nbsp;</li>
	<li><strong>İftarda yemeye yavaş başlamak metabolizmayı rahatlatıyor&nbsp;</strong></li>
</ul>

<p>Ramazan ayı boyunca en sık yapılan hata orucu tek öğünde “tıkınır” gibi açmaktır. Hızlı yenilen yemek hem mideyi yoruyor hem de daha tokluk sinyalini düzenliyor.&nbsp;</p>

<p>1. adım (0–10 dakika):&nbsp;</p>

<p>1–2 bardak su&nbsp;</p>

<p>1–2 hurma (veya 1 porsiyon meyve), istenirse küçük bir çorba.</p>

<p>2. adım (10–20 dakika): 10–15 dakikalık ara (mümkünse kısa yürüyüş/namaz arası). Bu ara, tokluk sinyallerinin gelmesini kolaylaştırır.</p>

<p>3. adım (ana öğün):&nbsp;“Tabak modeli” uygulayın:<br />
&nbsp;</p>

<ul>
	<li>Tabağın yarısı: salata/haşlanmış-sebze yemekleri</li>
	<li>Tabağın çeyreği: protein (balık/tavuk/et/yoğurt-baklagil)</li>
	<li>Tabağın çeyreği: tam tahıl veya nişastalı grup (bulgur, tam buğday, kepekli ürünler; porsiyon kontrollü)<br />
	&nbsp;</li>
</ul>

<p>Tatlı olacaksa: Şerbetli yerine sütlü/meyveli seçenekleri küçük porsiyonla; mümkünse iftardan 1–2 saat sonra tüketin. Böylece ana öğündeki aşırı enerji yükünü azaltmış olursunuz.</p>

<p>Karaciğer hastalıkları olanlarda da bireysel değerlendirme gerekir; beslenme gereksinimi ve malnütrisyon riski olanlarda hekim-diyetisyen planı şart olmaktadır.</p>

<ol>
	<li><strong>Sahuru atlamak gün içinde halsizliği artırır!&nbsp;</strong></li>
</ol>

<p>Sahuru atlamak, gün içinde halsizlik ve iftarda aşırı yeme riskini artırır. Özellikle lif + protein + sağlıklı yağ kombinasyonu daha uzun tokluk sağlar. Aynı zamanda bedenin ihtiyacı olan bütün besin öğelerini eksiksiz almayı kolaylaştırır.&nbsp;</p>

<p>Örnek sahur seçenekleri olarak;&nbsp;</p>

<ul>
	<li>Yumurta + yoğurt/kefir + tam tahıllı ekmek + salatalık-domates</li>
	<li>Yulaf + yoğurt/süt + chia/keten + ceviz/badem + tarçın + meyve (ölçülü)</li>
	<li>Baklagil bazlı seçenek: Nohutlu/mercimekli salata + ayran/yoğurt<br />
	&nbsp;Ramazan beslenmesi üzerine pratik öneriler ve diyabet kılavuzları, sahurda düşük glisemik indeksli karbonhidrat, yeterli protein ve sıvıyı özellikle vurgular. &nbsp;</li>
</ul>

<p>Sahurda kaçınılması gerekenler: Aşırı tuzlu (salamura, çok tuzlu peynir), çok baharatlı ve kızartmalar → gün içinde susuzluğu artırabilir; şekerli hamur işleri → hızla acıktırabilir.</p>

<ol>
	<li><strong>İftar ve sahur arası sıvı alımını düzenlemek önemli&nbsp;</strong></li>
</ol>

<p>Oruçluyken sıvı alınamadığı için, iftar–sahur arası sıvı alımını düzenlemek hayati önem taşıyor. İftarda 1-2 bardak su ile başladıktan sonra, ana öğün sonrası 1–2 bardak, teravih/akşam arası 1–2 bardak ve yine sahura kadar aralıklı 2–3 bardak su içmek gerekiyor.&nbsp;<br />
&nbsp;Toplam hedef kişiye göre değişmektedir. İdrar renginin açık saman rengi olması pratik bir göstergedir. Ramazan modelini değerlendiren derlemeler, hidrasyonun performans ve baş ağrısı üzerinde belirleyici olabildiğini belirtmektedir.</p>

<p>Kafein: Kahve/çay bazı kişilerde diürezi (idrarda artış) artırabilir ve uykuya zarar verebilir; miktarı sınırlı tutmak gerekmektedir.&nbsp;</p>

<ol>
	<li><strong>Ramazan ayında egzersizlerinizi de planlayarak devam ettirin&nbsp;</strong></li>
</ol>

<p>Ramazan ayında egzersizler tamamen bırakmadan zamanlaması planlanarak yapılması gerekir. Gün içinde veya iftara yakın hafif orta seviye aktiviteler yani yürüyüş veya esneme hareketleri oruç tutarken de yapılabilir. Daha yoğun antrenmanlarda ise iftardan 1–2 saat sonra (sıvı ve enerji alımı sonrası) yapılmasında fayda vardır. Sporcularda Ramazan orucu sırasında yük–toparlanma dengesinin hassaslaştığını bildiren çalışmalar, aşırı yoğunluğu azaltma ve hidrasyonu planlamayı önermektedirler. &nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Feb 2026 16:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/ramazan-ayini-saglikli-gecirmemizi-saglayan-5-oneri-1771852356.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Vakıf Leasing, Uluslararası Piyasalardan 50 Milyon Euro Tutarında Yeni Kaynak Temin Etti</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/vakif-leasing-uluslararasi-piyasalardan-50-milyon-euro-tutarinda-yeni-kaynak-temin-etti-84377</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/vakif-leasing-uluslararasi-piyasalardan-50-milyon-euro-tutarinda-yeni-kaynak-temin-etti-84377</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vakıf Leasing uluslararası finansman stratejisi doğrultusunda Bank ABC ile 50 milyon Euro tutarında yeni bir kredi anlaşmasına imza attı. Vakıf Leasing’in küresel piyasalardaki güvenilirliğini pekiştiren anlaşma, Türk reel sektörünün yatırım kapasitesine ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine güçlü bir katkı sunacak.</strong></p>

<p>Vakıf Leasing, küresel finans mimarisi içindeki konumunu daha sağlam bir zemine oturtmayı ve uluslararası finansman kaynaklarına erişim yetkinliğini niteliksel olarak derinleştirmeyi hedefleyen stratejik yaklaşımını istikrarlı biçimde hayata geçiriyor. Bu çerçevede Bank ABC ile tesis edilen 50 milyon Euro tutarındaki yeni kredi anlaşması, kurumun uluslararası finans çevrelerinde inşa ettiği güvenilir duruşun, sahip olduğu güçlü itibarın ve uzun vadeli iş birlikleri geliştirme kapasitesinin güçlü bir yansıması olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Geçtiğimiz yıl başarıyla hayata geçirilen ilk işlemin ardından sağlanan bu yeni kaynak, Vakıf Leasing’in uluslararası sermaye piyasalarındaki kredibilitesini daha da güçlendirirken; istikrarlı, uzun vadeli ve öngörülebilir finansman yapıları oluşturma hedefini de pekiştiriyor.</p>

<p><strong>Reel Sektörün Yatırım Gücüne Doğrudan Katkı</strong></p>

<p>Sağlanan 50 milyon Euro’luk finansman, başta sanayi olmak üzere üretim, ihracat ve katma değer odaklı yatırımların finansmanında etkin şekilde kullanılacak. Vakıf Leasing, bu kaynakla birlikte Türk yatırımcısının uzun vadeli finansman ihtiyaçlarına daha güçlü ve esnek çözümler sunmayı hedefliyor.</p>

<p>Küresel sermayeyi yerel yatırım dinamikleriyle buluşturan Vakıf Leasing, yalnızca mevcut finansman gereksinimlerine yanıt vermekle sınırlı kalmayarak; Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyüme perspektifine ve rekabet gücünün yapısal olarak güçlendirilmesine de stratejik bir katkı sunuyor.<strong>&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Metin Özetci: “Bu Anlaşma, Uzun Vadeli Stratejik İş Birliğimizin Somut Bir Göstergesidir”</strong></p>

<p><strong>Vakıf Leasing Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Metin Özetci</strong>, anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “Küresel finansman ağımızı istikrarlı ve seçici bir yaklaşımla genişletiyoruz. Bank ABC ile gerçekleştirdiğimiz bu yeni işlem, yalnızca bir kredi anlaşması değil; karşılıklı güvene dayalı, uzun vadeli ve stratejik iş birliğimizin güçlü bir yansımasıdır.</p>

<p>Uluslararası kaynaklara erişim gücümüzü artırarak, müşterilerimizin yatırım vizyonunu desteklemeye ve ülke ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlamaya devam edeceğiz. Vakıf Leasing olarak, sektörümüzde öncü rolümüzü ve reel sektörün stratejik çözüm ortağı olma misyonumuzu kararlılıkla sürdürecek, önümüzdeki dönemde de küresel finans piyasalarındaki derinliğimizi artırarak; reel sektörün dönüşümüne, yatırım iştahının güçlenmesine ve ekonomik büyümenin kalıcı hale gelmesine katkı sunmaya devam edeceğiz.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Feb 2026 16:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/vakif-leasing-uluslararasi-piyasalardan-50-milyon-euro-tutarinda-yeni-kaynak-temin-etti-1771852324.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Amerikalılar Türk levreğine hayran kaldı</title>
                <category>DÜNYA</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/amerikalilar-turk-levregine-hayran-kaldi-84376</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/amerikalilar-turk-levregine-hayran-kaldi-84376</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin ihracatta yıldız sektörlerinden biri olan su ürünleri sektörü Amerika Birleşik Devletleri’nde son 10 yılda büyük bir başarıya imza attı.&nbsp;</p>

<p>2015 yılında ABD’ye 23 milyon dolarlık su ürünleri ihraç eden Türkiye, 2025 yılı sonunda ihracatını yüzde 313’lük artışla 95 milyon dolara ulaştırdı. Son 10 yılda Türkiye’nin su ürünleri ihracatındaki genel artış ise yüzde 224 olarak gerçekleşti.</p>

<p><strong>Levrek toplam ihracattan yüzde 72 pay aldı</strong></p>

<p>Amerikalılar en çok Türk levreğine ilgi gösterdi. Türkiye’nin ABD’ye su ürünleri ihracatında levrek 68 milyon dolarla toplam ihracattan yüzde 72 pay aldı. Levreği 8 milyon dolarlık ihracatla çipura ve alabalık izledi.</p>

<p>ABD pazarında Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesi, New York Fancy Food Fuarı’yla yoğun tanıtım yaptıklarını dile getiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bedri Girit, bu tanıtım etkinliklerinin son halkasının 16–19 Şubat 2026 tarihleri arasında Nevada’da düzenlenen Aquaculture America 2026 Fuarı olduğunu kaydetti.&nbsp;</p>

<p><strong>Türk levreği Amerika’daki ünlü restoranların menülerinde yerini aldı</strong></p>

<p>Türk levreğinin ABD’de ünlü restoranların menülerinde yerini aldığı bilgisini veren Girit, “Turkish Tastes isimli projemizde Amerikan Aşçılar Federasyonu’nun üst düzey şefleriyle yaptığımız tadım etkinlikleri Türk su ürünlerinin ABD’ye ihracatının artışında çok etkili oldu. Türk Hava Yolları’nın Kargo uçakları da ihracat artışımızda itici güç oldu. ABD’nin yıllık su ürünleri tüketimi 26-32 milyar dolar aralığında oluyor. Hedefimiz ABD pazarından ilk etapta yüzde 1 pay almak” şeklinde konuştu.&nbsp;</p>

<p>Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin ABD’ye yaptığı 95,5 milyon dolarlık su ürünleri ihracatının 74 milyon dolarlık büyük diliminin Ege Bölgesi’nden yapıldığını sözlerine ekledi.&nbsp;</p>

<p>16–19 Şubat 2026 tarihleri arasında Nevada’da düzenlenen Aquaculture America 2026 Fuarına Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit ve&nbsp;Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu üyeleri Ufuk Atakan Demir ve Mehmet Şahin Çakan katıldı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Feb 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/amerikalilar-turk-levregine-hayran-kaldi-1771852310.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gizli Göz Hastalıkları Ramazan da Fark Edilebilir</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/gizli-goz-hastaliklari-ramazan-da-fark-edilebilir-84375</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/gizli-goz-hastaliklari-ramazan-da-fark-edilebilir-84375</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayında uzun süreli açlık ve iftar sonrası yaşanan ani kan şekeri değişimleri göz sağlığı açısından dikkat edilmesi gereken bir nokta. Özellikle henüz teşhis edilmemiş şeker hastalığı ve buna bağlı gelişen diyabetik retinopati, Ramazan’daki beslenme düzeni değişikliğiyle birlikte ilk sinyallerini vermeye başlayabiliyor.&nbsp;</p>

<p>Diyabetik retinopatinin şeker hastalığının en ciddi komplikasyonlarından olduğunu belirten Doç. Dr. Burak Erden, retinopatinin sinsice ilerlediğine dikkat çekerek, Ramazan ayı bağlamında şu kritik bilgileri paylaşıyor:</p>

<p>"Uzun süreli açlık sırasında kan şekeri dalgalanmaları yaşanabilir. Eğer kişide gizli bir diyabet varsa, bu dalgalanmalar gözün en hassas tabakası olan retinadaki kılcal damarlarda sızıntılara veya genişlemelere yol açar. Gözde bulanık görme veya ışık parlaması şeklinde belirti gösterebilir. Diyabetik retinopati, şeker hastalığının görme kaybı ile sonuçlanabilen en ciddi komplikasyonlarından biridir ve ne kadar erken teşhis edilirse, ilerlemesini önleme veya mevcut hasarı tedavi etme şansımız o kadar yüksek olur.”</p>

<p><strong>Her 10 yetişkinden biri diyabetli&nbsp;</strong></p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından ilk kez bulaşıcı niteliğe sahip olmayan salgın bir hastalık olarak nitelendirilen diyabetin ulaştığı rakamlar korkunç. &nbsp; Diyabetli bireylerin sayısı hızla artarken, bu hastalığın göz sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri de giderek büyüyor. Doç. Dr. Erden, rakamlar hem Türkiye’de hem de dünyada endişe verici şekilde arttığına dikkat çekerek, şunları söyledi: “Diyabet, gözleri de vuruyor. &nbsp; Diyabetik retinopati ise 50 yaş altındaki kişilerde körlüğe bile yol açabiliyor. Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) verilerine göre, dünya genelinde 2025 itibarıyla 828 milyon yetişkin diyabetle yaşıyor. Bu rakamın 2050 yılına kadar 1,3 milyara ulaşması bekleniyor. Her 10 yetişkinden biri diyabetli olmasına rağmen, bu kişilerin önemli bir kısmı hastalığının farkında değil veya yeterli tedavi alamıyor.” &nbsp;</p>

<p><strong>Ramazan öncesi muayene tavsiyesi</strong></p>

<p>Birçok göz hastalığının, özellikle retinopatinin erken evrelerde hiçbir belirti vermeden de ilerleyebileceğini hatırlatan Doç. Dr. Burak Erden, rutin göz muayenesinin altını çiziyor ve Ramazan öncesi yapılacak muayene ile birçok göz rahatsızlığının erken evrede teşhis edilebileceğini söylüyor.</p>

<p>Doç. Dr. Erden, “Ramazan öncesi yapılacak kontrollerde henüz belirti vermemiş diyabeti, yüksek tansiyonun damarlardaki tahribatını, glokom (göz tansiyonu) riskini görebiliyoruz. Ramazan’da değişen metabolizma hızı ve sıvı alımındaki azalma, göz içi dengelerini değiştirebileceği için, muayeneyi oruç öncesine çekmek kritik bir öneme sahiptir."</p>

<p><strong>Kalıcı görme kaybı oluşur</strong></p>

<p>Diyabetin, gözün ağ tabakasında kanamalara ve sarı noktada ödem oluşumuna yol açabileceğini belirten Doç. Dr. Erden, “Bu durumların zamanında fark edilmemesi halinde kalıcı görme kaybı yaşanabilir. Erken teşhis edilen vakalarda görme kaybını önlemek mümkündür. Ancak birçok hasta, gözde ciddi hasar oluşana kadar muayeneye gitmiyor. Bu da geri dönüşü olmayan sonuçlara neden oluyor” diye konuştu.</p>

<p><strong>Retinadaki kılcal damarları bozuyor</strong></p>

<p>‘Diyabetik retinopati’nin, görme oranında yüzde 90’a varan kayıplara yol açabileceğini belirten Doç. Dr. Erden, şöyle dedi: “Diyabet, retinadaki kılcal damarların yapısını bozarak hücre kaybına, damar geçirgenliğinin artmasına ve sarı noktada sıvı birikimine neden olur. Zamanla retinada yeni damarlar oluşur, bu damarlar kanayabilir ve göz içinde zar oluşumuna yol açabilir. Sonuç olarak ciddi görme kayıpları ve ağrılı göz tansiyonu artışları meydana gelir.”</p>

<p><strong>Göz kuruluğu Ramazan’da belirginleşebiliyor</strong></p>

<p>Sadece retina hastalıkları değil göz kuruluğu gibi problemlerin de Ramazan’da belirginleşebileceğini belirten Doç. Dr. Burak Erden, sözlerini şöyle tamamlıyor:</p>

<p>"Vücudun uzun süre susuz kalması, gözyaşı kalitesini düşürerek şiddetli göz kuruluğuna ve buna bağlı bulanık görmeye neden olabilir. Bu nedenle, özellikle ailesinde şeker hastalığı öyküsü olanlar, 40 yaş üstü bireyler ve yüksek miyopisi bulunanların Ramazan öncesi kapsamlı bir göz taramasından geçmesi, oldukça önemlidir.”&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Feb 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/gizli-goz-hastaliklari-ramazan-da-fark-edilebilir-1771852299.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yelken Şampiyonası, Didim Belediyesi nin Ev Sahipliğinde Başladı</title>
                <category>SPOR</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/yelken-sampiyonasi-didim-belediyesi-nin-ev-sahipliginde-basladi-84374</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/yelken-sampiyonasi-didim-belediyesi-nin-ev-sahipliginde-basladi-84374</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Türkiye Yelken Federasyonu 2025-2026 Yelken Ligi kapsamında düzenlenen IQ Foil 2. Ayak Türkiye Yeşilay Şampiyonası, Didim Belediyesi ev sahipliğinde başladı.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Didim, 3-7 Şubat tarihleri arasında yine Türkiye Yelken Federasyonu 2025-2026 Yelken Ligi kapsamında düzenlenen ILCA 3. Ayak Türkiye Şampiyonası’na da ev sahipliği yapmış; ulusal ölçekteki önemli organizasyonlarla spor camiasında adından söz ettirmişti. İlçe, art arda gerçekleştirilen şampiyonalarla spor turizmi alanındaki iddiasını bir kez daha ortaya koydu.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">25 Şubat tarihine kadar devam edecek organizasyonda, Türkiye’nin dört bir yanından gelen sporcular Ege’nin incisi Didim’in turkuaz sularında kıyasıya mücadele edecek. IQ Foil disiplininde gerçekleştirilen yarışlarda kıyasıya mücadele ediyor.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Başkan Hatice Gençay: “Sporcularımıza Başarılar Diliyorum”</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, şampiyonaya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Türkiye Yelken Federasyonu Yelken Ligi kapsamında düzenlenen IQ Foil 2. Ayak Türkiye Yeşilay Şampiyonası’nın Ege’nin incisi Didim’de gerçekleşmesinden büyük mutluluk duyuyoruz. Türkiye’nin farklı noktalarından gelen sporcularımız, performanslarını sergileme fırsatı bulacak. İlçemizin ulusal düzeyde böylesine prestijli bir organizasyona ev sahipliği yapması, Didim’in spor turizmi açısından geldiği noktayı göstermektedir. Organizasyona katılan tüm sporcularımıza başarılar diliyorum.”</span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Feb 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/yelken-sampiyonasi-didim-belediyesi-nin-ev-sahipliginde-basladi-1771852281.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“Orman Koruyucuları” hem eğlendirdi hem öğretti</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/orman-koruyuculari-hem-eglendirdi-hem-ogretti-84373</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/orman-koruyuculari-hem-eglendirdi-hem-ogretti-84373</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı KO-MEK uygulamalı tiyatro branşı anlamlı bir projeye daha imza attı. Çocuklara doğa bilinci kazandırmak ve orman yangınlarına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla hazırlanan “Orman Koruyucuları” adlı tiyatro oyunu minik izleyicilerle buluştu. Oyun, eğlenceli anlatımıyla önemli mesajlar verdi.</p>

<p><b>DOĞAYI KORUMA MESAJI MÜZİK ZİYAFETİYLE BİRLEŞTİ</b></p>

<p>Başiskele Türkiye Yüzyılı Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen tiyatro öncesinde KO-MEK müzik grubu eğitmenleri konser vererek tiyatro severlere müzik ziyafeti sundu. Oyunda kahramanların yolculuğu; kahkaha, heyecan ve zaman zaman da küçük korkularla doluydu. Ancak en güçlü mesaj; birlikte hareket etmenin, cesaretin ve doğayı koruma sorumluluğunun önemi oldu.  Bu büyülü dünyayı çocuklara hissettirmek için sahnelenen oyun, eğlenceli anlatımıyla önemli mesajlar verdi.</p>

<p><b>MİNİKLERE BÜYÜK SORUMLULUK</b></p>

<p>6-10 yaş grubuna hitap eden tiyatro gösterisi, orman yangınlarının sadece ağaçları değil; hayvanların yuvalarını, toprağı ve geleceğimizi tehdit ettiğini vurguladı. Oyunu izleyen çocuklar, doğayı korumanın aslında bir “süper kahramanlık” olduğunu fark etti. Bu kapsamda çocuklar, bazen söndürülmüş bir kibritin, bazen yere atılmamış bir çöpün kocaman bir ormanı kurtarabildiğini öğrenmenin mutluluğunu yaşadı.</p>

<p><b>KO-MEK TİYATRO BRANŞINDAN ANLAMLI ÇALIŞMA</b></p>

<p>Yönetmenliğini KO-MEK uygulamalı tiyatro branşı eğitmeni Murat Kaya’nın yaptığı oyun, KO-MEK uygulamalı tiyatro branşı kursiyerlerinin özverili çalışmalarıyla sahneye taşındı. Sanatla eğitimi buluşturan branş, hem kursiyerlerin sahne deneyimi kazanmasını sağladı hem de toplumsal farkındalığa katkı sundu.</p>

<p><b>EĞLENCELİ VE BİLGİLENDİRİCİ BİR GECE OLDU</b></p>

<p>Gösterim sonunda salonu dolduran çocuklar, hem keyifli vakit geçirdi hem de doğayı koruma bilinciyle bilgilenmiş oldu. Gecenin sonunda programa katılan Yaygın Eğitim Şube Müdürü Lokman Ceyhan, tiyatroda sahne alan kursiyerlere ve KO-MEK Müzik Branşı eğitmenlerine çiçek takdim ederek teşekkür etti.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Feb 2026 16:10:58 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/orman-koruyuculari-hem-eglendirdi-hem-ogretti-1771852258.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Minycenter ve Beykoz Üniversitesi Eğitim İş Birliği</title>
                <category>EĞİTİM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/minycenter-ve-beykoz-universitesi-egitim-is-birligi-84372</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/minycenter-ve-beykoz-universitesi-egitim-is-birligi-84372</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Minycenter ile Beykoz Üniversitesi arasında, akademi ile iş dünyası arasındaki etkileşimi artırmayı amaçlayan kurumsal iş birliği protokolü imzalandı. Söz konusu anlaşma kapsamında, öğrencilerin güncel sektör dinamikleriyle daha yakın temas kurmasını sağlayacak ortak çalışmaların geliştirilmesi hedefleniyor.</strong></p>

<p>Beykoz Üniversitesi İşletme Markalı Dersler programı kapsamında anlaşma yapılan dersin adı, “Strategies and Management of E-Commerce with Minycenter” markalı ders oldu. Markalı ders modeli sayesinde teorik altyapı korunurken, sektör temsilcilerinin katkılarıyla ders içerikleri pratik deneyimlerle destekleniyor. Program kapsamında öğrenciler; e-ticaret yönetimi, dijital pazarlama stratejileri ve güncel iş modellerini gerçek sektör örnekleri üzerinden inceleme fırsatı elde ediyor.</p>

<p>İmza törenine Minycenter’ı temsilen E-Ticaret &amp; Pazarlama Grup Direktörü Necmi Kahraman ile Kıdemli Pazarlama Yöneticisi Tolga Karlı katıldı. Beykoz Üniversitesi adına ise İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlker Kıymetli Şen, Dekan Yardımcıları Prof. Dr. A. Murat Köseoğlu ve Dr. Öğr. Üyesi Özgür Burçak Gürsoy, Uluslararası Ticaret ve Finansman Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Neslihan Balcı Varol ile B’Partners Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Aysun Varan törende yer aldı.</p>

<p><strong>Minycenter E-Ticaret &amp; Pazarlama Grup Direktörü Necmi Kahraman</strong>, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “E-ticaret ekosistemi her geçen gün daha hızlı dönüşürken, genç yeteneklerin yalnızca teorik bilgiyle değil gerçek sektör deneyimiyle yetişmesi büyük önem taşıyor. Beykoz Üniversitesi ile hayata geçirilen bu iş birliği sayesinde öğrencilerin güncel dijital pazarlama yaklaşımlarını ve e-ticaret stratejilerini uygulamalı örneklerle deneyimlemesine katkı sunmayı hedefliyoruz. Akademi ile sektör arasında kurulan bu güçlü bağın, geleceğin profesyonellerine ilham verecek sürdürülebilir bir değer yaratacağına inanıyoruz.”</p>

<p>Gerçek sektör deneyiminin akademik eğitimle buluşmasını amaçlayan bu iş birliği, öğrencilerin mesleki yetkinliklerini geliştirmeye katkı sunarken; üniversite–sektör entegrasyonuna yönelik sürdürülebilir projelerin de önünü açmayı hedefliyor.</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/minycenter-ve-beykoz-universitesi-egitim-is-birligi-1771327951.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Vodafone Uzun Dönem Staj Programına 15 Bini Aşkın Başvuru Yapıldı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/vodafone-uzun-donem-staj-programina-15-bini-askin-basvuru-yapildi-84371</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/vodafone-uzun-donem-staj-programina-15-bini-askin-basvuru-yapildi-84371</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren&nbsp;<strong>Vodafone</strong>, geleceğin teknolojilerine yön verecek genç yetenekleri bünyesine katmaya devam ediyor. Şirketin uzun dönem staj programına bu yıl bir önceki yıla kıyasla %88 artışla 15 bini aşkın başvuru yapıldı. Üniversite 2., 3. ve 4. sınıf öğrencilerinin başvuru yapabildiği programa 23 farklı üniversiteden alım yapılırken, %73’ü kadın olmak üzere toplam 60 kişi kabul edildi. Bu kişilerin 5’i, Vodafone’un üniversiteli gençlere yönelik düzenlediği “Bi’ Düşünsene” fikir maratonunu kazananlardan oluştu.</p>

<p>Programa kabul edilen öğrenciler, Vodafone’un İstanbul, Antalya, Diyarbakır, İzmir, Ankara ofislerinde görev yapacak. Öğrenciler, şirketin farklı departmanlarında minimum 3 gün olacak şekilde esnek bir yapıda kendi çalışma günlerini seçebilecek. Ayrıca, önceki yıllardan farklı olarak staj süresini kendi planlarına göre 6, 12 ya da 18 ay olarak seçme esnekliğine sahip olacak.&nbsp;</p>

<p><strong>Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Nazlı Tlabar Güler,</strong>&nbsp;şunları söyledi:</p>

<p>“Vodafone’da genç yeteneklere yatırım yapmak en büyük önceliklerimizden biri. Genç yetenekleri çekebilmek amacıyla güçlü bir işveren markası stratejisi oluşturmaya özen gösteriyor, gençlerin ihtiyaçlarını anlamaya ve kendimizi bu doğrultuda geliştirmeye dikkat ediyoruz. Amacımız, sunduğumuz gelişim fırsatları, istikrar ve güven ile gençler tarafından en çok tercih edilen işveren konumumuzu güçlendirmek.&nbsp;Uzun yıllardır devam ettirdiğimiz uzun dönem staj programıyla bugüne kadar yüzlerce gence profesyonel iş deneyimi sunduk.&nbsp;Bu yıl da 60 uzun dönem stajyer alımı yaptık. Bu yıl ayrıca, ‘Vodafone’da staj senin planına uyar’ diyerek programımızı tamamen esnek bir yapıya kavuşturduk. Öğrencilerimize 6, 12 veya 18 aylık staj modellerinden kendileri için uygun olanı seçme imkânı sunuyoruz.&nbsp;Her zaman olduğu gibi gelecekte de gençler en büyük motivasyonumuz ve rehberimiz olmaya devam edecek.”&nbsp;</p>

<p><strong>Discover Genç Yetenek Programı’na öncelikli adaylık fırsatı</strong></p>

<p>Vodafone’un uzun dönem staj programı, yıllardır yüzlerce gencin kariyer yolculuğuna eşlik ediyor.&nbsp;Program, gençlere yalnızca staj değil, başlangıç rollerine ve Discover Genç Yetenek Programı’na öncelikli adaylık fırsatı da sunuyor. Vodafone’da staj yapan gençler, tekrar iş arama stresine girmeden, kariyerlerini Vodafone’da sürdürme şansı elde ediyor.&nbsp;Bu gençlere çevik çalışma, esneklik ve global iş yapış kültürüne dayalı bir çalışma modeli sunuluyor. Uzun dönem staj programı, gençlere mentorluk, gerçek projelerde görev alma, kurumsal iş yapışına erken adaptasyon, global deneyim gibi avantajlar sunuyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 14:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/vodafone-uzun-donem-staj-programina-15-bini-askin-basvuru-yapildi-1771327908.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Motorlu Kara Taşıtları, Ocak 2026</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/motorlu-kara-tasitlari-ocak-2026-84370</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/motorlu-kara-tasitlari-ocak-2026-84370</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ocak ayında 144 bin 620 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı</strong><br />
&nbsp;</p>

<p>Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların %56,1'ini otomobil, %18,7'sini motosiklet, %18,4'ünü kamyonet, %3,3'ünü kamyon, %1,3'ünü minibüs, %1,3'ünü traktör, %0,6'sını otobüs ve %0,3'ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.</p>

<p><br />
<strong>Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre %41,7 azaldı</strong><br />
&nbsp;</p>

<p>Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre kamyonda %59,0, otobüste %36,4, minibüste %34,0 artarken traktörde %62,6, motosiklette %53,7, otomobilde %44,9, kamyonette %17,0 ve özel amaçlı taşıtta %12,2 azaldı.</p>

<p><br />
<strong>Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı, Ocak 2024-Ocak 2026</strong></p>

<p><img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/02/69942d3cd4c10.png" style="height:355px; width:902px" /><br />
<br />
<strong>Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre %12,7 azaldı</strong><br />
<br />
Ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı özel amaçlı taşıtta %186,3, otobüste %38,2, kamyonda %24,5, kamyonette %9,5, minibüste %9,1 artarken traktörde %41,0, otomobilde %22,3 ve motosiklette %2,0 azaldı.<br />
<br />
<strong>Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Ocak ayı sonu itibarıyla 33 milyon 751 bin 673 oldu</strong><br />
<br />
Ocak ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların %51,7'sini otomobil, %21,2'sini motosiklet, %14,6'sını kamyonet, %6,9'unu traktör, %3,1'ini kamyon, %1,6'sını minibüs, %0,6'sını otobüs ve %0,3'ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.<br />
<br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/02/69942d3cc1d59.png" style="height:373px; width:682px" /><br />
<br />
<strong>Ocak ayında 827 bin 673 adet taşıtın devri yapıldı</strong><br />
<br />
Ocak ayında devri(1)&nbsp;yapılan taşıtların %70,3'ünü otomobil, %15,7'sini kamyonet, %6,8'ini motosiklet, %2,9'unu traktör, %1,9'unu kamyon, %1,7'sini minibüs, %0,5'ini otobüs ve %0,2'sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.<br />
<br />
<strong>Ocak ayında 81 bin 108 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı</strong><br />
<br />
Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %15,9'u Renault, %8,6'sı Toyota, %7,8'i Peugeot, %7,0'ı Fiat, %6,4'ü Volkswagen, %6,2'si Citroen, %6,0'ı Opel, %5,8'i Hyundai, %5,6'sı TOGG, %4,6'sı BYD, %3,1'i Chery, %2,7'si Ford, %2,7'si Nissan, %2,6'sı Skoda, %1,8'i Mercedes-Benz, %1,7'si BMW, %1,6'sı Volvo, %1,4'ü Audi, %1,1'i Kia, %0,9'u Jaecoo ve %6,6'sı diğer(2)&nbsp;markalardan oluştu.&nbsp;<br />
<br />
<strong>Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %42,8'i benzin yakıtlıdır</strong><br />
<br />
Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan 81 bin 108 adet otomobilin %42,8'i benzin, %28,6'sı hibrit, %18,9'u elektrikli, %9,4'ü dizel ve %0,3'ü LPG yakıtlıdır. Ocak ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 457 bin 542 adet otomobilin ise %32,5'i dizel, %31,0'ı benzin, %30,0'ı LPG, %4,1'i hibrit ve %2,2'si elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen(3)&nbsp;otomobillerin oranı ise %0,2'dir.<br />
<br />
<strong>Trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yakıt cinslerine göre dağılımı, Ocak 2026</strong><br />
<img src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/02/69942d3de4cff.png" style="height:159px; width:495px" /><br />
<br />
<strong>Ocak ayında en fazla 1300 ve altı silindir hacimli otomobil kaydı yapıldı</strong><br />
<br />
Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan 81 bin 108 adet otomobilin %34,1'i 1300 ve altı, %14,2'si 1401-1500, %13,3'ü 1501-1600, %10,8'i 1301-1400, %8,1'i 1601-2000, %0,7'si 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir.<br />
<br />
<strong>Ocak ayında kaydı yapılan otomobillerin 33 bin 511'i gri renklidir</strong><br />
<br />
Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan 81 bin 108 adet otomobilin %41,3'ü gri, %27,5'i beyaz, %10,2'si mavi, %10,1'i siyah, %5,7'si yeşil, %2,9'u kırmızı, %1,4'ü kahverengi, %0,4'ü turuncu ve %0,2'si sarı renklidir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 14:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/motorlu-kara-tasitlari-ocak-2026-1771327871.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yaşam Memnuniyeti Araştırması, 2025</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/yasam-memnuniyeti-arastirmasi-2025-84369</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/yasam-memnuniyeti-arastirmasi-2025-84369</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye'nin %53,3'ü mutlu</strong><br />
 </p>

<p>Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre, mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı, 2024 yılında %49,6 iken 2025 yılında 3,7 puan artarak %53,3 oldu. Mutsuz olduğunu beyan eden bireylerin oranı ise 2024 yılında %14,5 iken 2025 yılında 1,5 puan azalarak %13,0 olarak gerçekleşti.</p>

<p> </p>

<p><strong>Genel mutluluk düzeyi (%), 2020-2025</strong></p>

<p> </p>

<p><img height="291" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/02/69942c6c524c2.png" width="702" /></p>

<p><br />
<strong>Kadınlar daha mutlu</strong></p>

<p> </p>

<p>Mutlu olduğunu beyan eden erkeklerin oranı, 2024 yılında %46,9 iken 2025 yılında %51,4 oldu. Kadınlarda ise bu oran, 2024 yılında %52,3 iken 2025 yılında %55,1 oldu.</p>

<p> </p>

<p><strong>Cinsiyete göre mutlu olduğunu beyan edenlerin oranı (%), 2020-2025</strong></p>

<p><img height="263" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/02/69942c6c71f93.png" width="747" /><br />
<strong>Mutluluk oranında en yüksek artış 55-64 yaş grubunda oldu</strong></p>

<p> </p>

<p>Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyi incelendiğinde; 55-64 yaş grubunda 2024 yılında %47,5 iken 2025 yılında 7,1 puan artış ile %54,6 oldu.<br />
<br />
Mutluluk oranı tüm yaş gruplarında arttı. Mutluluk oranı 2025 yılında bir önceki yıla göre 18-24 yaş grubunda 2,6 puan artış ile %54,4, 25-34 yaş grubunda 2,6 artış ile %53,6, 35-44 yaş grubunda 5,0 puan artış ile %52,9, 45-54 yaş grubunda 4,3 puan artış ile %50,8 olarak gerçekleşti. 65 ve daha yukarı yaştaki bireylerde ise 2024 yılında %54,1 iken 2025 yılında 0,2 puan artarak %54,3 oldu.</p>

<p> </p>

<p><strong>Yaş grubuna göre mutluluk oranı (%), 2024, 2025</strong></p>

<p><img height="294" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/02/69942c6c8dba4.png" width="639" /></p>

<p><br />
<strong>Evliler evli olmayanlardan daha mutlu</strong></p>

<p><br />
Evli bireylerin, evli olmayanlara göre daha mutlu olduğu görüldü. Mutlu olduğunu belirten evli bireylerin oranı, 2025 yılında %56,9 iken evli olmayanlarda bu oran, %46,6 olarak gerçekleşti. Evli olanların mutluluk düzeyi cinsiyete göre incelendiğinde; evli erkeklerin %54,2'sinin, evli kadınların ise %59,6'sının mutlu olduğu gözlendi.</p>

<p> </p>

<p><strong>Bireylerin mutluluk kaynağı çoğunlukla aileleri</strong></p>

<p><br />
Bireylerin mutluluk kaynağı olan kişiler incelendiğinde; en çok ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı, 2025 yılında %69,0 olurken bunu sırasıyla; %15,6 ile çocukları, %4,8 ile kendisi, %3,9 ile eşi, %3,3 ile annesi/babası ve %1,9 ile torunları takip etti.</p>

<p> </p>

<p><strong>Bireyleri en çok sağlıklı olmak mutlu etti</strong></p>

<p> </p>

<p>Bireylerin mutluluk kaynağı olan değerler incelendiğinde; kendilerini en çok sağlıklı olmanın mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı, 2025 yılında %64,9 olurken bunu sırasıyla; %14,7 ile sevgi, %9,8 ile başarı, %7,7 ile para ve %2,7 ile iş takip etti.</p>

<p><br />
<strong>Her 100 kişiden 67'si geleceğinden umutlu</strong></p>

<p><br />
Kendi geleceklerinden umutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı, 2025 yılında %67,1 oldu. Erkeklerin geleceklerinden umutlu olma oranı %67,1 iken kadınlarda bu oran %67,2 oldu.<br />
 </p>

<p><strong>Bireylerin ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 5,7 oldu</strong></p>

<p> </p>

<p>Bireylerin  hayatlarını bir bütün olarak düşündüklerinde hissettikleri yaşam memnuniyet düzeyini hesaplamak amacı ile; hiç memnun olmayanlar için "0", çok memnun olanlar için "10" arasında bir değer alınarak ortalama hesaplandı. Bireylerin ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2024 ve 2025 yıllarında 5,7 olarak hesaplandı. Erkeklerde ve kadınlarda 2024 yılında 5,7 olan ortalama yaşam memnuniyet düzeyi 2025 yılında da aynı kaldı.</p>

<p> </p>

<p><strong>Yaşam memnuniyet düzeyi, 2020-2025</strong></p>

<p><img height="233" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/02/69942c6c646bc.png" width="636" /></p>

<p><br />
<strong>En yüksek memnuniyet oranı %74,1 ile asayiş hizmetlerinde</strong></p>

<p> </p>

<p>Kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyleri incelendiğinde; 2025 yılında asayiş hizmetlerinden memnun olduğunu beyan edenlerin oranı %74,1 olurken bunu sırasıyla %71,3 ile ulaştırma, %69,4 ile sağlık, %64,5 ile Sosyal Güvenlik Kurumu, %60,5 ile adli ve %58,7 ile eğitim hizmetlerinden memnuniyet takip etti.</p>

<p> </p>

<p><strong>Kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyi (%), 2025</strong><br />
<img height="343" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/02/69942c6cad3e4.png" width="844" /><br />
<br />
<strong>Ülkenin en önemli sorunu hayat pahalılığı oldu</strong></p>

<p> </p>

<p>Ülkenin en önemli sorunu incelendiğinde; 2025 yılında hayat pahalılığı %31,3 ile ilk sırada yer alırken %16,5 ile yoksulluk ikinci sırada ve %16,1 ile eğitim üçüncü sırada yer aldı.</p>

<p><br />
<strong>Ülkenin en önemli sorunu (%), 2024-2025</strong><br />
<img height="314" src="https://www.beyazhaberajansi.com/images/files/2026/02/69942c6cb9088.png" width="1027" /><br />
 </p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 14:31:03 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/yasam-memnuniyeti-arastirmasi-2025-1771327863.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sanatın En Kırılgan Hali: Cam Üfleme ve İşleme</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/sanatin-en-kirilgan-hali-cam-ufleme-ve-isleme-84368</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/sanatin-en-kirilgan-hali-cam-ufleme-ve-isleme-84368</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çankaya Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde verilen cam üfleme ve işleme sanatı kursu, Çankayalılardan yoğun ilgi görüyor. Kısa sürede kontenjanları dolan cam işleme ve üfleme sanatı kursu hem geleneksel el sanatlarına ilgi duyanları hem de farklı bir sanat dalıyla tanışmak isteyenleri bir araya getirdi.</strong></p>

<p>Çankaya Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde düzenlenen cam üfleme ve işleme sanatı kursu, Çankayalıların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Kısa sürede kontenjanları dolan kurs, hem geleneksel el sanatlarına ilgi duyanları hem de farklı bir sanat dalını keşfetmek isteyenleri aynı çatı altında buluşturdu.</p>

<p>Ateşin karşısında şekillenen cam, kurs boyunca katılımcıların ellerinde sanat eserine dönüşüyor. Alanında deneyimli eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilen atölye çalışmalarında kursiyerler, cam üfleme ve işleme tekniklerini uygulamalı olarak öğrenme fırsatı buldu. Teorik bilgilerin yanı sıra birebir üretim sürecine dahil olan katılımcılar, camın yüksek ısıyla nasıl şekillendiğini yakından gözlemledi. Katılımcıların büyük bir ilgi ve heyecanla çalıştığı atölyede, camın kırılgan yapısının, doğru tekniklerle nasıl güçlü ve estetik bir forma dönüştüğünü gözler önüne serdi.</p>

<p>Çankaya Belediyesi’nin sanat ve kültür alanındaki çalışmalarından biri olan cam üfleme ve işleme sanatı kursu, hem geleneksel sanatların yaşatılmasına katkı sunuyor hem de katılımcılara yeni bir beceri kazanma imkanı sağlıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/sanatin-en-kirilgan-hali-cam-ufleme-ve-isleme-1771327839.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hazır giyim sektörüne gözümüz gibi bakmalıyız</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/hazir-giyim-sektorune-gozumuz-gibi-bakmaliyiz-84367</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/hazir-giyim-sektorune-gozumuz-gibi-bakmaliyiz-84367</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği 2025 yılında 1 milyar 268 milyon dolarlık ihracatının yüzde 75’ini gerçekleştiren 2 milyon dolar ve üzeri ihracat yapan 67 üyesi için “İhracatın Yıldızları Ödül Töreni” düzenledi.</p>

<p>Ödül töreninde konuşan Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe, konfeksiyon sektöründe son 3 yılda ihracatta yaşanan 4,4 milyar dolarlık erimeye rağmen 12 milyar dolar cari fazla verdiğini, üretim ve ihracatta Türkiye ekonomisinin lokomotifi olmayı sürdürdüğünü dile getirdi. Gültepe, “Sadece bu rakam bile hazır giyimin ülke ekonomisi için önemini gösteriyor. Dolayısıyla hazır giyime ve tüm sektörlerimize gözümüz gibi bakmalıyız. Hiçbir sektörden vazgeçmemeliyiz. &nbsp;Hiçbir sektörümüzü feda edemeyiz” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Büyümenin yarısı ihracatta gelmeli</strong></p>

<p>Sağlıklı ve sürdürebilir ekonomik büyümenin üretim ve ihracatla sağlanabileceğine inandıklarını vurgulayan Gültepe şöyle devam etti; “Ekonomimiz yüzde beş büyüdüyse bunun yarısı ihracattan gelmeli” diyoruz. Ancak bugün çok farklı bir tabloyla karşı karşıyayız. Net ihracat bir yıldır Türkiye’nin büyümesine katkı vermiyor. Tam aksine aşağıya çekiyor. Evet 2025’te ihracatımız yüzde 4,5 arttı. Mal ihracatında 273,4 milyar dolarla en yüksek yıllık değere ulaştık. Hizmet ihracatıyla birlikte 396 milyar doların üzerine çıktık. Ama tüm bu veriler, işlerin yolunda gittiği anlamına gelmiyor. Aksine alarmın rengi gittikçe kırmızıya dönüyor. Çünkü, hazır giyim başta olmak üzere birçok sektörümüz oyundan düşüyor.”</p>

<p><strong>Ocak ayında nefesimiz kesildi</strong></p>

<p>2025’te ihracatı otomotiv, kimya, savunma sanayi ve mücevher sektörlerinin domine ettiğinin altını çizen Gültepe, “Daha doğrusu bu sektörlerdeki 5 firmamızla artı yazdık. Ayrıca parite 5,4 milyar dolar gibi çok önemli bir katkı verdi. 2026’nın ilk ayında ise deyim yerindeyse&nbsp;<strong>nefesimiz kesildi.&nbsp;</strong>Pariteden gelen 1,1 milyar dolarlık katkıya rağmen ocak ayını yüzde 3,9 ekside tamamladık.&nbsp;Geçen ay 26 sektörümüzden sadece 10’u ihracatını artırabildi. Çünkü ihracatı tabana yayamıyoruz.&nbsp;Zayıflayan sektörleri ayağa kaldıramıyoruz” tespitinde bulundu.&nbsp;</p>

<p>İhracatımızın rekabetçiliğini koruması için sağlanan desteklere dikkati çeken TİM Başkanı Gültepe şöyle devam etti: “Yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteği var. İstihdam desteği 3 bin 500 liraya,&nbsp;Asgari ücret desteği 1.270 liraya çıkarıldı. İhracat ailemiz adına teşekkür ediyoruz. Ama mevcut koşullarda bu desteklerin yeterli olmadığını hepimiz biliyoruz. Döviz dönüşüm desteği en az yüzde 8’e,&nbsp;İstihdam desteği 6000 liraya,&nbsp;Asgari ücret desteği de 2500 liraya çıkarılmalı. Biz imtiyaz istemiyoruz. Alacağımız desteğin kat ve kat fazlasını bu ülkeye vereceğimizden eminiz. &nbsp;Nitekim önceki yıllarda verdik&nbsp;yine veriyoruz. Hazır giyim bunun en canlı örneği. Bakın hazır giyim ihracatımız üç yılda 4,4 milyar dolar daraldı. 235 bin istihdam kaybı yaşadık. Tüm bu olumsuz koşullara rağmen 2025’te 12 milyar doları aşan bir cari fazlamız var. Sadece bu rakam bile hazır giyimin ülke ekonomisi için önemini gösteriyor.&nbsp;Dolayısıyla hazır giyime ve tüm sektörlerimize gözümüz gibi bakmalıyız. Hiçbir sektörden vazgeçmemeliyiz. &nbsp;Hiçbir sektörümüzü feda edemeyiz” diyerek sözlerini noktaladı.</p>

<p><strong>Sertbaş: “Ortalama ihraç fiyatımız 21 doları aştı”</strong></p>

<p><strong>Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş,&nbsp;</strong>2025 yılı sonu hedeflerini mutlak büyüme yerine, pazar kaybetmeden &nbsp; &nbsp;değer bazlı ihracatı güçlendirmek üzerine konumlandırdıklarını, zor bir yılda dengeli kalmayı ve rekabetçiliğimizi korumayı amaçladıklarını kaydetti.</p>

<p>“İstihdama katkımız ve katma değerli ihracatımız son derece kıymetli” ifadelerini kullanan Sertbaş, “Nitekim sektörümüzün ortalama ihracat fiyatı Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde bir performans sergiliyor. Türkiye genelinde tüm sektörlerde ortalama ihracat birim fiyatı 1,6 $/kg iken; 2025 yılı hazır giyim Türkiye geneli ihracat birim fiyatı 16,21 $/kg, EHKİB ihracat birim fiyatı ise 21,19 $/kg seviyesindedir. 2025 yılının bütününde; EHKİB olarak 1191 üye firmamız 163 ülke ve bölgeye ihracat yaptı. İspanya, Almanya, Hollanda, İngiltere ve İtalya en çok ihracat yaptığımız ülkeler oldu. 2026’ya dönük hedefimiz; katma değerli üretim, tasarım ve markalaşma, sürdürülebilir dönüşüme uyum ve dijitalleşme yatırımlarını hızlandırarak ihracatta toparlanma eğilimini başlatmak olacak” dedi.</p>

<p><strong>8 yılda 26 milli katılım organizasyonuna 563 firmayla katıldık</strong></p>

<p>Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yaptığı 8 yıllık süreci de özetleyen Sertbaş sözlerini şöyle sürdürdü; “<strong>Başkanlığım boyunca 563 firma katılımıyla 26 milli katılım organizasyonu</strong>,&nbsp;<strong>3 sanal fuar katılımı</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>4 yurt içi sektörel fuar organizasyonu</strong>&nbsp;gerçekleştirdik. Bu tablo, Birliğimizin üyelerimizin pazar erişimini güçlendirme konusundaki kararlılığını açıkça ortaya koyuyor. Elbette yalnızca fuarlar değil; firmalarımızın alıcılarla doğrudan temasını sağlayan&nbsp;<strong>ticaret heyetleri ve ikili iş görüşmeleri</strong>&nbsp;de önemli başlıklarımızdan biri oldu. Hollanda merkezli firmalarla üyelerimizi buluşturarak ikili iş görüşmeleri düzenledik. Bunların yanı sıra, farklı ülkelerden alıcıları İzmir’de ağırladığımız&nbsp;<strong>alım heyetleri</strong>&nbsp;ile üyelerimizi doğrudan markalarla bir araya getirdik. Firmalarımızın rekabet gücünü kalıcı olarak artırmak için&nbsp;<strong>UR-GE projelerini</strong>&nbsp;de etkin bir şekilde kullandık. Bu 8 yıllık süreçte&nbsp;<strong>3 adet UR-GE projesi</strong>&nbsp;yürüttük. UR-GE çalışmalarımızın yanında&nbsp;<strong>Avrupa Birliği projeleri</strong>&nbsp;tarafında da önemli bir ağ ve kapasite oluşturduk. Koordinatör veya partner olarak&nbsp;<strong>2 ulusal</strong>,&nbsp;<strong>11 uluslararası</strong>&nbsp;proje başvurusu gerçekleştirdik. Sizlerle güzel bir haberi de paylaşmak istiyorum.&nbsp;<strong>Interreg NEXT MED Programı - Yeşil Dönüşüm</strong>&nbsp;çağrısı kapsamında, Birliğimizin de partneri olduğu projemiz ilk aşamayı başarıyla geçti. Tüm Akdeniz Havzası ülkelerinden yapılan&nbsp;<strong>814 başvuru</strong>&nbsp;arasından sıyrılarak&nbsp;<strong>ilk 79 proje</strong>&nbsp;arasına girmeyi başaran bu projemiz; toplam&nbsp;<strong>2.665.000 Euro</strong>&nbsp;bütçesiyle sürdürülebilir üretim vizyonumuzun uluslararası alandaki en somut yansımalarından biri olacaktır. 8 yıllık süreçte hem fiziksel hem dijital ortamda 100’ün üzerinde eğitim programı düzenledik. Özetle; 8 yılda tasarımı, ihracatı, sürdürülebilirliği, dijitalleşmeyi ve insan kaynağını odağa alarak Birliğimizin kurumsal kapasitesini güçlendirmeye; üyelerimizin uluslararası pazarlarda daha güçlü konumlanmasına katkı sunmaya gayret ettik.”</p>

<p><strong>4 kategoride 67 firma ödül aldı</strong></p>

<p>2-5 milyon dolar arası ihracat gerçekleştiren 39 firmaya bronz, 5-20 milyon dolar arası ihracat gerçekleştiren 19 firmaya gümüş, 20-100 milyon dolar ihracat gerçekleştiren 7 firmaya altın ve 100 milyon dolar ve üzeri ihracat gerçekleştiren 2 firmaya platin kategorilerinde ödülleri takdim edildi. 67 firma,&nbsp;Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılındaki 1 milyar 268 milyon dolarlık ihracatına 940 milyon dolarlık katkı sağladı.</p>

<p>Ödül Alan Firma Listesi</p>

<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" style="width:614px">
	<tbody>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>PLATİN</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>SUN TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>PLATİN</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>ÜNİTEKS TEKSTİL GIDA SANAYİ DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">&nbsp;</td>
			<td style="vertical-align:bottom">&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>ALTIN</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>ERA TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>ALTIN</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>FB DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>ALTIN</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>MASEKSPORT GIDA VE İHTİYAÇ MADDELERİ TEKSTİL TARIM İHRACAT İTHALAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>ALTIN</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>NARKONTEKS TEKSTİL İHR.İTH.SAN VE TİC.A.Ş.</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>ALTIN</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>ROTEKS TEKSTİL İHRACAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>ALTIN</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>SPOT TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>ALTIN</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>YAVUZÇEHRE TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">&nbsp;</td>
			<td style="vertical-align:bottom">&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>Gümüş</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>AYDEMA TEKSTİL OTOMOTİV DANIŞMANLIK İNŞAAT TURİZM İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>Gümüş</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BETA KONFEKSİYON TEKSTİL İHRACAT İTHALAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>Gümüş</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>DEBB UNİCA TEKSTİL SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>Gümüş</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>DEMİRIŞIK TEKS.KONF.SAN.AŞ.</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>Gümüş</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>DESMA MODA TEKSTİL SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>Gümüş</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>EGEDENİZ TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>Gümüş</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>FARBE TEKSTİL TURİZM İNŞAAT ENERJİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>Gümüş</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>FG TEKSTİL KONFEKSİYON SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>Gümüş</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>FIRATTEKS TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>Gümüş</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>GNT TEKSTİL BİLİŞİM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>Gümüş</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>GÜLCAN SEPİN TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>Gümüş</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>LEANA TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET A.Ş</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>Gümüş</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>MEBA GİYİM SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ.</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>Gümüş</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>MEDCARE SAĞLIK ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>Gümüş</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>MOSİ TEKSTİL ANONİM ŞİRKETİ-irfan özdeş</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>Gümüş</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>SINA TEKSTİL VE KONFEKSİYON SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>Gümüş</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>TAYRA TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>Gümüş</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>TYH ULUSL. TEKS. PAZ. SAN. VE TİC. AŞ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>Gümüş</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>ZAROTEKS TEKSTİL İNŞ.TAAHHÜT İTH.İHR.PAZ.SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">&nbsp;</td>
			<td style="vertical-align:bottom">&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">&nbsp;</td>
			<td style="vertical-align:bottom">&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>AKÇAKAYA GROUP TEKSTİL ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>ANTEBİ DESIGN TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>AYDIN SCV TEKSTİL GİYİM ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BAGGİ TEKSTİL İTHALAT VE İHRACAT SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BARSE TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BARTATEKS TEKSTİL KONFEKSİYON İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BEOTEKS TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BETOBE TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BR MAĞAZACILIK TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>DEMOTEKS TEKSTİL SAN.VE TİC. LTD.ŞTİ.</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>ECO TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>EM-Fİ TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>ENRA TEKSTİL KONFEKSİYON SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>EROS TEKSTİL KONFEKSİYON SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>FLAŞ KONF.SAN.VE TİC. LTD. ŞTİ.</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>GERMATÜRK SPOR GİYİM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>HOODIE HOO RESPONSIBLE PRODUCTION TEKSTİL ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>İMEKS TEKSTİL ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>İNCİ MOBİLYA MALZ.TİC.VE SAN. A.Ş.</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>İYA TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>JK MAĞAZACILIK TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>KİĞILI GİYİM TİC. AŞ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>MAGER TEKSTİL GİYİM GIDA INŞAAT TURİZM NAKLİYE VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>MASCULINI TEKSTİL GİYİM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>MERGÜ TEKSTİL KONF.SAN.VE TİC. LTD.ŞTİ.</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>MGM TEKSTİL SANAYİ VE TİC.A.Ş.</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>MODALT TEKSTİL KONFEKSİYON SAN VE TİC. LTD. ŞTİ.</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>NASTEKS TEKSTİL ÜRÜNLERİ VE YEMEK SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ.</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>ORİMPEX TEKSTİL ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>ÖZ SİMGE TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>ROKA TEKSTİL SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>RUBA FERMUAR VE PRES DÖKÜM SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>SEYFELİ TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>SİR HAZIR GİYİM TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>TULİNE TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>UNUVAR TEKSTİL MEDİKAL SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>VERSİON TEKSTİL TURİZM SANAYİ VE DIŞ TİC.A.Ş.</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>YARDA TEKSTİL KONFEKSİYON SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>BRONZ</p>
			</td>
			<td style="vertical-align:bottom">
			<p>YOTOTEKS TEKSTİL ÜRÜNLERİ SAN. VE TİC .LTD. ŞTİ.</p>
			</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/hazir-giyim-sektorune-gozumuz-gibi-bakmaliyiz-1771327803.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kartepe Kent Meydanı Camii ilk teravihle açılıyor</title>
                <category>AJANS</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/kartepe-kent-meydani-camii-ilk-teravihle-aciliyor-84366</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/kartepe-kent-meydani-camii-ilk-teravihle-aciliyor-84366</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kent genelinde hayata geçirdiği yatırımlarla vatandaşların hayatına değer katan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, toplumun manevi dünyasına hitap eden projeleri de birer birer hayata geçiriyor. Büyükşehir’in destekleri ile inşa edilen Kartepe Kent Meydanı Camii, Ramazan ayının ilk teravihinde (18 Şubat Çarşamba) ibadete açılacak.</p>

<p><b>KENT PROTOKOLÜ DE KATILACAK</b></p>

<p>Modern mimarisi, teknolojik altyapı ve birçok imkânı ile Kartepe Kent Meydanı’nda inşa edilen cami, bu Ramazan ayının ilk teravih namazında ibadete açılıyor. Kartepe Kent Meydanı Camii’nin ilk teravih namazına Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman ve kent protokol üyelerinin de katılması bekleniyor.</p>

<p><b>HAZIRLIKLAR TAMAMLANDI</b></p>

<p>Büyükşehir Belediyesi tarafından Kartepe’de 30 bin metrekarelik alan içerisinde inşa edilen Kent Meydanı Camii, modern mimarisiyle dikkat çekiyor. Aynı anda yaklaşık 3 bin kişinin saf tutabileceği camide tüm imalatlar başarıyla tamamlandı. Büyükşehir ekipleri son olarak cami içerisindeki temizlik çalışmalarını bitirerek, ibadethaneyi Ramazan ayına hazır hale getirdi.</p>

<p><b>3 KATLI VE ÇOK AMAÇLI MİMARİ</b></p>

<p>Kartepe Kent Meydanı Camii, 3 katlı ve çok amaçlı bir yapı olarak projelendirildi. Caminin toplam ibadet alanı 2 bin 265 metrekare olarak planlanırken, projenin toplam inşaat alanı 5 bin 250 metrekareyi kapsıyor. Yapının 1.814 metrekarelik bodrum katında çok amaçlı salon, kütüphane, 6 adet derslik, 2 öğretmen odası ile kız ve erkek çocuklar için şadırvan ve tuvaletler yer alıyor.</p>

<p><b>GENİŞ İBADET ALANLARI</b></p>

<p>2.467 metrekareden oluşan zemin katta ana ibadet alanı, son cemaat bölümü ve ayakkabılık alanı bulunuyor. Zemin kattaki ana ibadet alanı 1.375 metrekare, son cemaat alanı ise 325 metrekare olarak planlandı. 967 metrekarelik mahfil katında ise 565 metrekarelik ibadet alanı yer alıyor. Cami, her katıyla cemaatin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlandı.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 14:29:40 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/kartepe-kent-meydani-camii-ilk-teravihle-aciliyor-1771327780.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Böbrek Taşından Korunmak İçin 4 Önemli Öneri</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/bobrek-tasindan-korunmak-icin-4-onemli-oneri-84365</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/bobrek-tasindan-korunmak-icin-4-onemli-oneri-84365</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İnsanlık tarihinin en eski hastalıklarından birisi olan hatta Antik Mısır belgelerinde bile bahsedilen böbrek taşı günümüzde en sık görülen hastalıkların başında geliyor. Küresel bir salgın olarak da nitelenen böbrek taşı; bölgesel faktörler, hareketsiz yaşam, yetersiz sıvı alımı, gereğinden fazla protein - tuz tüketimi ve fazla kilolardan kaynaklanıyor. Kadınlarda da sık rastlanmaya başlayan böbrek taşı, zamanında tedavi edilmediği takdirde böbrek yetmezliği gibi hayati risklerle sonuçlanan rahatsızlıklara neden olabiliyor. Doğum sancısına benzer ağrılarla kişilerin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen böbrek taşları, lazerli ve robotik cerrahi yöntemlerle tedavi edilerek hastanın aynı gün taburcu olması sağlanabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Fatih Yanaral, böbrek taşlarının nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. &nbsp;</p>

<p><strong>Ülkemizde her 100 kişiden 15’inde böbrek taşı görülüyor</strong></p>

<p>Dünya genelinde böbrek taşı görülme sıklığı %5-15 arasındayken, Türkiye’de bu oran %15 seviyelerine kadar çıkmaktadır. Yani ülkemizde her 100 kişiden yaklaşık 15’i hayatının bir döneminde bu ağrılı süreçle tanışma riski altındadır. Bu yüksek oranın nedenlerini üç ana başlıkta açıklayabiliriz:</p>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li><strong>Sıcak İklim:</strong>&nbsp;Türkiye, dünyada "taş kuşağı" olarak adlandırılan riskli bölgededir. Artan hava sıcaklıkları vücutta sıvı kaybını artırırken, idrarın yoğunlaşmasına ve kristallerin çökmesine neden olur.</li>
	<li><strong>Beslenme Hataları:</strong>&nbsp;Aşırı tuz tüketimi (Türkiye'de günlük ortalama tuz tüketimi önerilenin iki katıdır) ve hayvansal proteinden zengin beslenme, kalsiyum dengesini bozarak taş oluşumunu tetikler.</li>
	<li><strong>Genetik Faktörler:</strong>&nbsp;Ailesinde taş öyküsü olanlarda risk %30 daha fazladır.&nbsp;</li>
</ul>

<p><strong>Tedavi edilmeyen taş böbrek yetmezliğine neden olabilir</strong></p>

<p>Böbrek taşının en önemli ve en sık belirtisi sırt ve bel ağrısıdır. Taşın olduğu böbrek tarafındaki uzun süren ağrılar ya da bıçak saplanır tarzdaki şiddetli ağrılar ile kendisini belli etmektedir. Ayrıca idrar yaparken yanma, idrar renginde değişiklik, bulantı, kusma ve ateş de böbrek taşının belirtisi olabilir. Bir böbrek taşı tespit edildiğinde, tedavi planlamasındaki en önemli faktör taşın boyutu ve böbrekteki yeridir. Taşın boyutu ne kadar büyükse, hastanın taşı kendiliğinden düşürme şansı o kadar azdır. Tıbbi cihazlardaki ve lazer teknolojisindeki gelişmeler sayesinde böbrek taşlarının cerrahi tedavisinde artık kapalı endoskopik yöntemler kullanılmaktadır.&nbsp;</p>

<p><strong>Böbrek taşları bıçaksız ve izsiz tedavi edilebiliyor</strong></p>

<p>Artık böbrek taşları için "açık ameliyat" tercih edilmemektedir.&nbsp;Özellikle endoskopik aletler ve lazer teknolojisindeki gelişmeler böbrek taşı tedavisini kolaylaştırmıştır.&nbsp;Son yıllarda gelişen en önemli yenilikler şunlardır:</p>

<ul>
	<li><strong>Lazer teknolojisi:&nbsp;</strong>Geleneksel lazerlerin yerini alan&nbsp;Thulium Fiber Lazer, böbrek taşı tedavisinde daha sık kullanılır hale geldi. Bu lazer taşları sadece kırmamakta, adeta "un" haline getirmektedir. Bu yöntemle hastalar, işlem sonrası büyük parçaları düşürme sancısı yaşamamaktadır. Ayrıca hızlı etkisi sayesinde operasyon sürelerini yarı yarıya kısaltmaktadır.</li>
</ul>

<ul style="list-style-type:disc">
	<li><strong>Akıllı aspirasyon sistemleri:&nbsp;</strong>Artık taşlar kırılırken aynı zamanda endoskopik cihazlara entegre sistemlerle vakumlanarak temizlenir. Bu da böbreğin içinin taşsız hale getirilmesini sağlamaktadır.</li>
</ul>

<p>Bu yenilikler, endoskopik tedavileri kolaylaştırmakta ve hastalar aynı gün taburcu olabilmektedir.</p>

<p>&nbsp;<strong>Taştan korunmak için yaşam biçiminizi değiştirin</strong></p>

<p>Böbrek taşı tedavisinden sonra yeniden taş oluşmaması için doktor kontrollerinin yayında kişinin yaşam biçiminde de şu değişiklikleri yapması gerekir;&nbsp;</p>

<ol start="1" style="list-style-type:decimal">
	<li><strong>Yeterli Su Tüketin:</strong>&nbsp;Günde en az 2,5 litre su tüketin ve içine bir dilim limon atın. Limondaki sitrat taş oluşumunu engeller.</li>
</ol>

<ol>
	<li><strong>Tuzu Azaltın:</strong>&nbsp;Sofradan tuzluğu kaldırın ve paketli gıdalardan uzak durun.</li>
</ol>

<ol start="3" style="list-style-type:decimal">
	<li><strong>Düzenli Egzersiz Yapın:</strong>&nbsp;Düzenli yürüyüş yerçekimi etkisiyle kristallerin böbrekten atılmasına yardımcı olur.</li>
	<li><strong>Meyve-Sebze Ağırlıklı Beslenin:</strong>&nbsp;Hayvansal protein tüketimini sınırlayıp sebze ve meyve ağırlıklı beslenme alışkanlığı kazanın</li>
</ol>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/bobrek-tasindan-korunmak-icin-4-onemli-oneri-1771327756.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mavi Çığlık</title>
                <category>GÜNDEM</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/mavi-ciglik-84364</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/mavi-ciglik-84364</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünyamızın ortak sorunu ve tükenmekte olan kaynağı Suyun önemine dikkat çekmek ve farkındalık yaratmak üzere Ege Orman Vakfı ve Uluslararası Lions 118 R Yönetim Çevresi Federasyonu iş birliği ile hayata geçirilen “Mavi Çığlık” projesi önemli bir başarıya imza attı.&nbsp;</strong>Bahar Lions Kulübü tarafından hazırlanan proje,&nbsp;<strong>Uluslararası Lions Çoğul Yönetim Çevresi Konseyi</strong>&nbsp;tarafından<strong>&nbsp;“İyilik Önemlidir” (Kindness Matters Award</strong>) yarışmasında birinci olarak uluslararası platformda yarışmaya hak kazandı.</p>

<p>Su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir su kullanımına yönelik farkındalık yaratmayı amaçlayan proje kapsamında; özel olarak hazırlanan eğitim içerikleri, kitaplar ve uygulamalı çalışmalarla&nbsp;<strong>1.365 öğrenciye</strong>&nbsp;doğrudan ulaşıldı. Proje, eğitim materyalleri, saha uygulamaları ve sonuç videosu ile bütüncül bir farkındalık modeli sunarak jüri tarafından örnek proje olarak değerlendirildi. Projenin ödülü, MD 118 Çoğul Yönetim Çevresi Konsey Başkanı Doktor Ender Tukay, Küresel Hizmet Takımı Koordinatörü Neşe Başak Güner ve 118R Genel Yönetmeni Arif Çorapçıoğlu tarafından Bursa’da düzenlenen 3. Konsey Toplantısı’nda takdim edildi.</p>

<p>Toplantıda konuşan&nbsp;<strong>Uluslararası Lions 118 R Yönetim Çevresi</strong>&nbsp;Genel Yönetmeni&nbsp;<strong>Lion Arif Çorapçıoğlu</strong>: “Ege Orman Vakfı ile birlikte yürüttüğümüz&nbsp;<em>Mavi Çığlık</em>&nbsp;Projemiz, Ulusal Federasyonumuz tarafından&nbsp;<em>New Voices</em>&nbsp;programı kapsamında&nbsp;<strong>Türkiye birinciliğine</strong>&nbsp;layık görülmüş ve yönetim çevremize büyük bir onur kazandırmıştır.” dedi.</p>

<p>Projeyi hazırlayan Bahar Lions Çevre Komitesi Başkanı Nadide Şele; “Mavi Çığlık Projesi, çocukların suyla kurduğu ilişkiyi dönüştüren; onları yalnızca bilgilendiren değil, aynı zamanda sorumluluk almaya teşvik eden çok değerli bir çalışmadır. Bu güçlü iş birliği sayesinde binlerce öğrencide kalıcı bir çevre bilinci oluşturulmuştur. Elde edilen Türkiye birinciliği, doğru ortaklıklarla çevre adına yaratılan etkinin somut bir göstergesidir.” diye konuştu.</p>

<p>Ege Orman Vakfı Genel Müdürü Perihan Öztürk ise; “katkılarınızla, eğitmenlerimiz suyun önemini ve su- orman ilişkisini toplam 1365 çocuğa anlattı. Bu önemli eğitim projesine destek olan federasyona ve bağlı kulüplere çok teşekkür ediyor önümüzdeki günlerde yeni farkındalık projelerinde buluşmayı diliyoruz.” dedi.</p>

<p>Çevre bilincini erken yaşta kazandırma vizyonu doğrultusunda yürütülen “Mavi Çığlık” Projesi; gönüllülük, kurumsal iş birliği ve eğitimi merkeze alan güçlü bir sosyal etki modeli ortaya koydu. Proje çıktısı olarak hazırlanan kitap, öğrencilerin suyun yaşam döngüsündeki yerini kavramalarına katkı sağlarken, eğitim süreci boyunca elde edilen kazanımlarla farkındalığın kalıcı hale gelmesi hedeflendi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 14:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/mavi-ciglik-1771327723.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ekran Kaydırırken Yaşlanıyoruz</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/ekran-kaydirirken-yaslaniyoruz-84363</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/ekran-kaydirirken-yaslaniyoruz-84363</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmek, yalnızca beslenme ve genel sağlık kontrolleriyle sınırlı değil; bedenimizi taşıyan kas, kemik ve eklemler de bu sürecin ayrılmaz bir parçası. Günümüzde masa başında geçirilen uzun saatler, farkında olmadan vücut duruşumuzu bozuyor. Özellikle kürek kemiklerinin öne açılandırılması, dirsek ve el bileklerinin sürekli bükülü halde tutulması, omuz ve kol kaslarının kısalmasına, sertleşmesine ve kolayca yırtılmasına neden oluyor. Kötü postür ise kola giden damar ve sinirleri sıkıştırarak iyileşme kabiliyetini azaltıyor.&nbsp;<strong>Acıbadem Life Ortopedi ve Travmatoloji, Omuz, Dirsek, El Cerrahisi, Bölümünden Prof. Dr. Arel Gereli, sağlıklı bir ömürde bedenimizin de bizi taşıyabilmesi için olmazsa olmaz önerileri sıralıyor.</strong></p>

<p><strong>“El, Kol ve Omuzlarınızın Ömrünü Uzatabilirsiniz”</strong></p>

<p>Uzun ömürlü olma hali olarak tanımlanan “Longevity planı” son dönemde giderek daha fazla gündeme geliyor. Ancak bu yaklaşım sadece uzun yaşamayı değil, aynı zamanda biyolojik yaşı gençleştirerek enerjik, sağlıklı ve hastalıklardan uzak bir hayat sürmeyi hedefliyor.&nbsp;<strong>Acıbadem Life Ortopedi ve Travmatoloji, Omuz, Dirsek, El Cerrahisi Bölümünden Prof. Dr. Arel Gereli</strong>, “Longevity planı, hastalıkları tedavi etmeye odaklanan geleneksel tıbbın aksine, sağlığı korumayı ve optimize etmeyi amaçlıyor. Her bireyin olduğu kadar her organın da kendine özel bir yaklaşıma ihtiyacı var” diyor.</p>

<p>Longevity yaklaşımı çerçevesinde her organın ayrı ayrı ele alındığını ve el, kol, omuzlarımızın özel öneme sahip olduğunu vurgulayan&nbsp;<strong>Prof. Dr. Gereli,</strong>&nbsp;“Çünkü kürek kemiğinden parmak ucuna kadar kolumuz tek bir ünite halinde çalışıyor. Kol ünitesini oluşturan kemikler, eklemler, kıkırdaklar, kaslar, tendonlar, damar ve sinir yapıları aslında ayrı karakterde dokular ama mükemmel bir organizasyon içinde işlev görüyor. Bu nedenle biyolojik yaş sürecini yavaşlatarak bu üniteyi uzun yıllar sağlıklı tutmak mümkün” diye konuşuyor.&nbsp;<strong>Acıbadem Life Ortopedi ve Travmatoloji, Omuz, Dirsek, El Cerrahisi Bölümünden Prof. Dr. Arel Gereli</strong>&nbsp;4 basit adımda omuz sağlığını nasıl koruyacağımızı anlatıyor.&nbsp;</p>

<ul>
	<li><strong>Ekran kaydırırken, tuşa basarken yaşlanıyoruz</strong></li>
</ul>

<p>El, kol ve omuz sağlığını tehdit eden en önemli faktörlerden biri tekrarlayan hareketler.&nbsp;<strong>Prof. Dr. Arel Gereli,</strong>&nbsp;“Ekran kaydırmak, sürekli tuşa basmak, bez sıkmak ya da arabanın arka koltuğundan çanta almak gibi gün içinde defalarca yaptığımız basit hareketler bile küçük yırtılmalara ve kronik inflamasyona yol açabiliyor” diyor.</p>

<p>Kısa vadede ağrı, yorgunluk ve güçsüzlük hissi oluşturan bu tablo, uyku kalitesini bozarak genel sağlığı da olumsuz etkiliyor. Uzun vadede ise dokularda sertleşme, kireçlenme, kas yırtıkları ve sıkışma sendromları ortaya çıkabiliyor.&nbsp;<strong>Prof. Dr. Gereli,</strong>&nbsp;“Özellikle gereksiz ve uzun süreli cep telefonu kullanımı veya bez sıkma gibi tekrarlayıcı aktivitelerden kaçınmak, el, kol ve omuzlarımızın ömrünü uzatmak için kritik önem taşıyor” diye uyarıyor.</p>

<ul>
	<li><strong>Oturma şeklinize dikkat edin</strong></li>
</ul>

<p>Kas-iskelet sağlığında duruşun kritik önemde olduğunu vurgulayan&nbsp;<strong>Prof. Dr. Arel Gereli</strong>, “Şekil fonksiyonu belirler; şekil bozulursa fonksiyon da bozulur” diyor.</p>

<p>Omuz başlarının kulak hizasında, göğsün gergin, dirseklerin hafif bükülü ve el bileklerinin düz olması ideal postürü oluşturuyor. Ancak özellikle bilgisayar başında uzun süre çalışanlarda kürek kemiklerinin öne açılandırılması ve el bileklerinin sürekli bükülü kalması, omuz ve kol kaslarının kısalmasına, sertleşmesine ve kolayca yırtılmasına yol açabiliyor. Kötü postür aynı zamanda kola giden damar ve sinirleri sıkıştırarak iyileşme kabiliyetini de azaltıyor.</p>

<p><strong>Prof. Dr. Gereli</strong>, “Çalışma ortamımızı dik durmamıza ve omuzlarımızı geride tutmamıza imkân verecek şekilde düzenlemeli, cep telefonu veya tablet karşısında uzun saatler aynı pozisyonda kalmaktan kaçınmalıyız” diye uyarıyor.</p>

<ul>
	<li><strong>Spor yapın ama doğru şekilde</strong></li>
</ul>

<p>Düzenli egzersiz, Longevity planının temel taşlarından biri. Dokuların performansını artırıyor, kas kütlesini koruyor ve yaşlanma sürecini yavaşlatıyor. Ancak her bireyin genetik yapısı ve yaşam tarzı farklı olduğundan, egzersiz programlarının kişiye ve yaşa uygun şekilde planlanması gerekiyor.</p>

<p><strong>Prof. Dr. Arel Gereli</strong>, “El, kol ve omuzlarımızın kullanım ömrünü uzatmak kişiselleştirilmiş egzersiz programları ile mümkün. Ancak ısınmadan yapılan mücadeleci, patlama tarzı sporlar veya aşırı yüklenme, bu bölgelerde ciddi sakatlıklara yol açabiliyor” diyor.</p>

<p>Bu tip sakatlanmaları önlemek için güçlenme ve esneklik arasındaki denge büyük önem taşıyor. Esnemeyen ve hareket kabiliyeti azalmış bir dokunun sadece güçlendirilmesinin yırtılmalara zemin hazırladığını vurgulayan&nbsp;<strong>Prof. Dr. Gereli</strong>, “Egzersiz programlarında kas kütlesi, yaş ve yaşam tarzına uygun güçlendirme ve direnç çalışmalarının yanında mutlaka esneklik, mobilite ve postür egzersizlerine de yer verilmelidir” diye belirtiyor.</p>

<ul>
	<li><strong>Kişisel risklerinizi öğrenin</strong></li>
</ul>

<p>Genetik özellikler ve çevresel faktörler, el, kol ve omuz sağlığında önemli rol oynuyor. Bazı doğuştan gelen farklılıklar, bu bölgelerde hastalıkların daha erken ortaya çıkmasına neden olabiliyor.</p>

<p><strong>Prof. Dr. Arel Gereli</strong>, “Kürek kemiklerindeki aşırı çıkıntılar omuz kası yırtıklarına, normalden kalın bağ yapıları ise sakatlanmalara zemin hazırlayabiliyor. Dirsek çevresindeki fazladan kas yapıları sinir sıkışmasına yol açarken, el eklemlerindeki aşırı esneklik veya kemikler arası darlıklar, başparmak kök ekleminde erken kireçlenmeye neden olabiliyor” diyor.</p>

<p>Elde kavrama gücünün toplam kas kütlesi hakkında ipucu verdiğini belirten&nbsp;<strong>Prof. Dr. Gereli</strong>, detaylı muayene ve uygun görüntüleme yöntemleriyle kişisel risk analizinin yapılmasının önemine dikkat çekiyor. “Ortalama yaşam süresinin uzadığı günümüzde, enerjik ve üretken kalabilmek için şimdiden tedbir almak şart. Sağlıklı yaş alma sürecinde bağımsız kalabilmek için el, kol ve omuzlarımızın gücü hayati önem taşıyor” diye ekliyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/ekran-kaydirirken-yaslaniyoruz-1771327677.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tüp bebek tedavisi gören çalışan kadınlara özel izin hakkı tanınmalı</title>
                <category>SİYASET</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/tup-bebek-tedavisi-goren-calisan-kadinlara-ozel-izin-hakki-taninmali-84362</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/tup-bebek-tedavisi-goren-calisan-kadinlara-ozel-izin-hakki-taninmali-84362</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yerli ve Milli Parti (YMP) Lideri Teoman Mutlu, kamu kurumlarında ve özel sektörde çalışan kadınların, tüp bebek tedavisi sürecinde tamamen izinli sayılmaları için yeni bir yasal düzenleme yapılması çağrısında bulundu. Teoman Mutlu, “Bir anne adayının çocuk sahibi olma umudu mesaiden daha değerlidir” dedi.</p>

<p><strong>TÜP BEBEK STRESİ YAŞATIYORLAR</strong></p>

<p>YMP Lideri Teoman Mutlu’nun açıklaması şöyle:</p>

<p>“Yürürlükteki yasal düzenleme, tüp bebek tedavisi görmek isteyen çalışan bir kadını strese sokuyor. Tetkik ve tahlillerin bitiminden sonra kadının işe dönme zorunluluğu, izin için yatarak tedavi olduğunu kanıtlaması, 10 günü geçen tedavi süreçlerinde kurul onayı istenmesi, özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi kadını zor durumda bırakıyor.&nbsp;</p>

<p>Üreme süreci yalnızca biyolojik değil, psikososyal bir süreçtir. Bu yüzden, tüp bebek tedavisi gören çalışan kadının her türlü stresten uzak kalması gerekiyor. Bunun için yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç var.&nbsp;</p>

<p><strong>21 GÜN YA DA DAHA FAZLA</strong></p>

<p>Yapılacak düzenlemede, çalışan kadının, SGK anlaşmalı ya da özel kliniklerde tüp bebek tedavisine başladığını bildirmesi izin hakkı için yeterli olmalı. &nbsp;</p>

<p>Doktorlarımızın verdiği bilgiye göre, normal şartlarda bir tüp bebek yapımı 21 gün sürüyor. Ancak çeşitli sorunlar çıktığında bu süreç uzuyor.&nbsp;</p>

<p>Çok sayıda testler, tahliller yaptırmak zorunda olan çalışan kadın, tekrar koştura koştura mesaiye dönmemeli. Tedavi gördüğü kliniğin, kadına istirahat raporu verip vermediğine bakılmaksızın anne adayı bu süreçlerde izinli sayılmalı.&nbsp;</p>

<p><strong>ÇOCUK SAHİBİ OLMA UMUDU</strong></p>

<p>Çalışan kadının tüp bebek tedavisi sürecinde kullandığı izinler normal hastalık izinlerinden düşülmemeli. Çalışma yasasında ‘tüp bebek izni’ başlığı altında özel bir izin hakkı oluşturulmalı.</p>

<p>Bir anne adayının çocuk sahibi olma umudu mesaiden daha değerlidir.&nbsp;</p>

<p><strong>HER DENEMEDE İZİNLİ SAYILACAKLAR</strong></p>

<p>Ak Parti’den, çalışan kadınlarımızı rahatlatacak bu düzenlemeyi yapmasını bekliyorum. Yeni düzenleme yapılmazsa Yerli ve Milli Parti iktidarında, kamu kurumlarında ve özel sektörde çalışan kadınlar, tüp bebek tedavisi sürecinde izinli sayılacak. Kaç defa tüp bebek denemesi yaptırırsa yaptırsın, bu süre boyunca izinli sayılacaklar.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 12 Feb 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/tup-bebek-tedavisi-goren-calisan-kadinlara-ozel-izin-hakki-taninmali-1770892623.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Erkeklerde en sık görülen ikinci kanser!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/erkeklerde-en-sik-gorulen-ikinci-kanser-84361</link>
                <guid>https://www.sektorel.com.tr/index.php/haber/erkeklerde-en-sik-gorulen-ikinci-kanser-84361</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde erkeklerde akciğer kanserinden sonra en sık görülen prostat kanserinin tedavisinde önemli ilerlemeler yaşanıyor.&nbsp;<strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Üroloji ve Üroonkoloji Uzmanı Prof. Dr. Can Öbek&nbsp;</strong>“Son yıllarda organa sınırlı prostat kanseri tedavisinde yeni bir döneme girmiş bulunmaktayız. Tedavi etkinliğinden ödün vermeden, hastanın yaşam kalitesini koruyan ‘minimal girişimsel tedavi yöntemleri’ giderek yaygınlaşıyor. Teknolojideki hızlı gelişmeler sayesinde artık ameliyatsız bir yaklaşım olan fokal (bölgesel) tedavi çok daha fazla uygulanıyor. Çok yakın gelecekte fokal tedavi, ameliyatın pabucunu dama atmaya aday gözüküyor” diyor. Prof. Dr. Can Öbek, günümüzde artık gençlerde de sık görülen ve sinsice ilerleyen prostat kanserinde yeni tedavi dönemini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. &nbsp;</p>

<p>Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de görülme sıklığı artan prostat kanseri, artık sadece ileri yaşta değil, gençlerde de yaygınlaşıyor.&nbsp;<strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Üroloji ve Üroonkoloji Uzmanı Prof. Dr. Can Öbek&nbsp;</strong>“Prostat erkek üreme sistemine ait bir salgı bezidir. Prostat bezi hücrelerinden kaynaklanan prostat kanseri, dünya ülkelerinin çoğunda erkeklerde en sık görülen organ kanserdir. Erken tanı hayat kurtarmakta, kanser prostatta sınırlıyken yakalanıp tedavi edildiğinde tam başarı sağlanabilmektedir. Ancak ülkemizde erkek kanserlerinde akciğer kanserinden sonra ikinci sırada yer alan prostat kanseri sinsice ilerlediği ve erken dönemde herhangi bir belirti vermediğinden dolayı, geç tanı konulma oranı yüzde 30’u bulmakta ve bu imkan önemli oranda kaçırılmaktadır” diyor.&nbsp;</p>

<p><strong>40 yaş sonrası tarama testi kritik önem taşıyor!</strong></p>

<p>Erken tanı için, günümüzde 40 yaşından itibaren PSA testi yaptırılmasının ve prostat muayenesinin çok önemli oldunu vurgulayan Prof. Dr. Öbek “Böylelikle kişinin mevcut durumunu ve ileride prostat kanseri riskini de tespit edebiliyoruz; takip sıklığımızı buna göre ayarlıyoruz. Erken tanı için PSA testi şart ancak kesin tanı muayenedeki bulgulara göre prostat biyopsisi ile konuluyor” diye konuşuyor.</p>

<p><strong>Ameliyatın yerini bölgesel (Fokal) tedavi alıyor</strong></p>

<p>Son yıllarda organa sınırlı prostat kanseri tedavisinde, teknoloji ve tıptaki hızlı ilerlemelerin de sayesinde büyük değişim yaşandığını vurgulayan Prof. Dr. Öbek, tedavi etkinliğinden ödün vermeden, hastanın yaşam kalitesini korumak odaklı, minimal girişimsel yöntemlerin daha çok tercih edildiğini söylüyor. Prof. Dr. Öbek sözlerine şöyle devam ediyor: “Robotik cerrahi, büyük ölçüde açık ameliyatın yerini aldı. Daha yakın dönemde, MR ve MR füzyon biyopsi teknolojisinin gelişmesi, fokal (bölgesel) tedavi yönteminin ortaya çıkmasına ve yaygınlaşmasına zemin hazırladı. Ameliyatsız bir yaklaşım olan fokal tedavi, giderek artan sıklıkta hastalar tarafından tercih edilmekte ve hekimler tarafından da uygulanmaktadır. Kanımca çok yakın gelecekte, ameliyatın pabucunu dama atmaya adaydır.” &nbsp;</p>

<p><strong>Prostatın sağlıklı bölgeleri korunuyor</strong></p>

<p>Ameliyatta prostatın tamamı çıkarılıp, radyoterapide tamamının ışınlandığını; oysa fokal tedavide sadece prostat içindeki kanserli odağın tedavi edilebildiğini belirten Prof. Dr. Öbek son yıllarda öne çıkan bu yöntem hakkında şu bilgileri veriyor: “Fokal tedavi, biyopsi ile tanısı konmuş kanser odağının, çevresindeki güvenlik alanıyla birlikte imha edilmesi ve prostatın sağlıklı bölgelerinin korunması prensibine dayanır. MR ile prostattaki kanser odağının net olarak görülebildiği, tek bir alanda gelişmiş ve biyopsi sonucuna göre orta derecede saldırgan (Gleason skoru 7) olduğu saptanan prostat kanseri hastaları, fokal tedavi için ideal hastalardır.”</p>

<p><strong>Yan etkileri çok daha nadir görülüyor</strong></p>

<p>Fokal tedavinin en önemli avantajları arasında; idrar kaçırma ve iktidarsızlık gibi yan etkileri minimum düzeye indirmesi bulunuyor. Prof. Dr. Öbek “Dünya literatürüne göre; ameliyat veya radyoterapiden sonra idrar kaçırma riski yüzde 10-21, sertleşme sorunu riski yüzde 23-68 ve bağırsak sorunu yaşama riski yüzde 35 olarak bildirilmektedir. Fokal tedavi bu yan etkileri bertaraf etmek iddiasında bir tedavi yaklaşımıdır” diyor. Fokal tedavi yaklaşık 60-90 dakika sürüyor ve anestezi altında uygulanıyor. Herhangi bir ameliyat kesisi olmuyor. Hasta en fazla bir gece hastanede kalıyor.&nbsp;</p>

<p><strong>Dünya literatüründe çarpıcı gerçek!</strong></p>

<p>Dünya literatüründe; fokal tedavi uygulanarak sonrasında 5 yıl izlenen hastalarda, hastalığın nüks riskinin yüzde 10-20 olarak bildirildiğini belirten Prof. Dr. Öbek şöyle konuşuyor: “Diğer bir deyişle, yüzde 80-90 oranında fokal tedavi etkili ve başarılı olmaktadır. Prostat kanserinde fokal tedavinin etkinliği ve güvenliği konusunda bilimsel yayınlar giderek arttığından, Avrupa Üroloji Derneği Kılavuzu, fokal tedavi yaklaşımını artık deneysel kategorisinden çıkartmış bulunmaktadır. Önümüzdeki 10 yılda, uygun hastalarda, prostatın tamamının tedavisinin tarih olacağı ve bu alanda fokal tedavinin standart olacağı düşüncesindeyim.”&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 12 Feb 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.sektorel.com.tr/index.php/images/haberler/2026/02/erkeklerde-en-sik-gorulen-ikinci-kanser-1770892568.jpg"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
